Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 sezonunda maliyetlerin artıp verimin düştüğünü belirterek, 700 bin TL hasılata karşı 1,2 milyon TL giderle üreticinin 500 bin TL zarar ettiğini ve mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu açıkladı.
Haber Giriş Tarihi: 04.09.2026 10:49
Haber Güncellenme Tarihi: 06.11.2026 21:55
Kaynak:
Giresun Sonhaber
KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan fındık üretiminin bu sezon 3,5 tona gerilediğini, yaklaşık 700 bin liralık hasılata karşılık üretim giderlerinin 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını duyurdu. Karan, yaklaşık 500 bin liralık zarar üzerinden üreticinin geldiği genişlemeye dikkat ederek, “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez” dedi.
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık türü üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet ve gelir tablosunu somut bir örnek üzerinden dünyaya taşıdı.
Karan'ın durumuna göre geçen sezon 6 ton fındık üreten bir üretici, bu yıl aynı bahçelerden yalnızca 3,5 ton ürün alabildi. Üreticinin yaklaşık 700 bin liralık hasılat elde ettiğini söyleyen Karan, gübre, ilaç, bahçe bakımı, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer giderlerle toplam maliyetin yaklaşık 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını söyledi.
Karan, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
"Bu bizim 700 bin TL hasılat elde etmiş, artık 1 milyon 200 bin TL masraf yapmıştır. Ortada yaklaşık 500 bin TL zarar vardır. Fındık üreticisinin sadece emeğinin üretici karşılığını alamamakla kalmak, kendi cebinden para üretmek üretim yapar hale geliyor."
ÜRETİM 6 TONDAN 3,5 TONA GERİLEDİ
Karan, yalnızca fiyatların değil üretimdeki düşüşün de dikkate alınmadığını belirterek, geçen yıl 6 tonluk ürünün alan üreticinin bu yıl 3,5 tonluk gerilemesinin ekonomik sonucunun ağırlaştırıldığını vurguladı.
“Bahçenin bakımı, gübre, ilaç, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer girdi maliyetleri her geçen gün artarken üreticinin eline geçen para aynı oranda artmamaktadır” diyen Karan, üreticiden sürekli verim ve üretim artışının arttığıken üretimin ekonomik sürdürülebilirliğinin yeterince tartışıldığını ifade etti.
Karan şöyle devam etti:
“Bir üretici 1 milyon 200 bin lira harcayıp 700 bin lira kazanıyorsa, siz ondan gelecek yıl daha fazla üretim nasıl yapılır?”
TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 210 TL, SERBEST PİYASA DAHA AŞAĞIDA
Karan'ın açıklaması, fındık fiyatlarının azalmasını da yeniden gündeme getirdi.
2026 ürünü için TMO'nun 50 randıman Giresun kaliteli fındık alım fiyatı kilogram başına 255 TL olarak uygulanıyor. FİSKOBİRLİK ise 3 Eylül'de yaptığı son güncellemeyle Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını ortak bilgiler için 210 TL'ye, ortak olmayan bilgiler için 205 TL'ye çıkardı.
Serbest ise Giresun'da uygulanan fiyat kalitesi, randıman, alıcı ve ilçeye göre değişmekle birlikte TMO fiyatının belirgin biçimde seyrediyor.
Bu tablo, TMO'nun açıkladığı fiyatların neden serbest piyasanın tamamında taban oluşturamadığı da beraberinde getiriyor.
Üreticinin ürününün TMO'ya satılabilmesi için randevu, teslimat, kalite ve alım süreçlerinin tamamlanması gerekirken; Nakit para bulunan veya ürün hızlı şekilde piyasaya sürmek zorunda kalan üretici serbest piyasa koşullarıyla karşı karşıya kalıyor.
FİSKOBİRLİK'in piyasaya sürülmesi yakın başlangıç aşamasında, üreticinin elindeki alternatiflerin TMO'nun dışına çıkmasının yolu açılıyor.
FİYATIN ÜZERİNDE İHRACAT BAĞLANTILARI DA TARTIŞILIYOR
Fındık sektöründe sezon başlamış veya hasadın ilk sürümü yapılan geçmiş tarihli ihracat bağlantılarının iç piyasa üzerindeki etkisi de uzun süredir tartışılıyor.
İhracatçıların daha önce belirli fiyatlardan satış bağlantısının yapılması, artan iç piyasa fiyatlarının ihracat maliyetlerinin artırılabilmesi; bunun da alıcıların iç piyasadaki fiyat artışlarına karşı daha temkinli davranışına yol açabileceği değerlendiriliyor.
Ancak serbest piyasa fiyatının gerçekleşmesi yalnızca canlı satışlara ayırmak mümkün değil. Rekolte standart, üreticinin pazara ürün indirme hızı, ihracat talebi, sanayicinin stok durumu, TMO'nun izlediğin ürün miktarı, FİSKOBİRLİK'in alım politikası ve finansal fiyat da fiyat üzerinde doğrudan etkili oluyor.
Bu nedenle üretici perspektifli temel politika, oluşturulan yüksek bir referans fiyattan çok, bu fiyatın piyasasının geneline ne ölçüde taşınabildiği yerde düğümleniyor.
TMO'nun 255 TL'lik fiyatına rağmen serbest piyasanın daha aşağıda kalması, fındık üreten etkin regülasyon tartışmasını yeniden gündeme getiriyor.
TMO'nun içerdiği bol miktarda ürün çekmesi fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek en önemli araçlardan biri olarak görülürken, üreticinin geleneksel rejimi FİSKOBİRLİK'in TMO fiyatının alım altında çalıştırılması bu etkinin dağıtılması sınırlandırılıyor.
Ortaya çıkan tabloda üretici açısından temel beklenti; yalnızca fiyat ilan veren değil, genel olarak yeterli miktarda ürün çekebilen, üreticinin acil nakit kapasitesinden kaynaklanan zorunlu satışları azaltabilen ve fiyatların maliyetlerinin yerinde inmesini engelleyebilen güçlü bir piyasa oranlarının seçenekleri.
Karan da açıklamada bu ayrıntıların dikkati dağıttığını söyledi:
"Üreticisinin bahçesini terk politikasını sadece verimde aramayın. Üreticinin dostunu kıran en önemli faktörlerden biri, emeğinin ve sağladığının ekonomik verim alamamasıdır."
“ÜRETİCİ KAZANACAK Kİ ÜRETİM DEVAM ETSİN”
Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karan, ihracat programında konuşulurken üreticinin zararın sürdürülemeyeceğini söyledi.
“Fındık Karadeniz'in alınışıdır. Fındık üreticisinin emeği üzerinden ihracat rekorları konuşulurken üreticinin zarar görmesi kabul edilemez” diyen Karan, kurumsale fiyat politikasının yeniden ele alınması programında yer aldı.
Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez. Üreticinin önünü görebileceği, fiyatları karşılayabileceğimiz ve emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. Çünkü bugün bahçede üreticiye ayırırsanız, verdiğiniz parayı bulamazsınız. Üretici kazanır ki üretim devam etsin. Üretim devam edecek ki Karadeniz'in fındığı var olsun."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 sezonunda maliyetlerin artıp verimin düştüğünü belirterek, 700 bin TL hasılata karşı 1,2 milyon TL giderle üreticinin 500 bin TL zarar ettiğini ve mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu açıkladı.
KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan fındık üretiminin bu sezon 3,5 tona gerilediğini, yaklaşık 700 bin liralık hasılata karşılık üretim giderlerinin 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını duyurdu. Karan, yaklaşık 500 bin liralık zarar üzerinden üreticinin geldiği genişlemeye dikkat ederek, “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez” dedi.
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık türü üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet ve gelir tablosunu somut bir örnek üzerinden dünyaya taşıdı.
Karan'ın durumuna göre geçen sezon 6 ton fındık üreten bir üretici, bu yıl aynı bahçelerden yalnızca 3,5 ton ürün alabildi. Üreticinin yaklaşık 700 bin liralık hasılat elde ettiğini söyleyen Karan, gübre, ilaç, bahçe bakımı, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer giderlerle toplam maliyetin yaklaşık 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını söyledi.
Karan, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
"Bu bizim 700 bin TL hasılat elde etmiş, artık 1 milyon 200 bin TL masraf yapmıştır. Ortada yaklaşık 500 bin TL zarar vardır. Fındık üreticisinin sadece emeğinin üretici karşılığını alamamakla kalmak, kendi cebinden para üretmek üretim yapar hale geliyor."
ÜRETİM 6 TONDAN 3,5 TONA GERİLEDİ
Karan, yalnızca fiyatların değil üretimdeki düşüşün de dikkate alınmadığını belirterek, geçen yıl 6 tonluk ürünün alan üreticinin bu yıl 3,5 tonluk gerilemesinin ekonomik sonucunun ağırlaştırıldığını vurguladı.
“Bahçenin bakımı, gübre, ilaç, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer girdi maliyetleri her geçen gün artarken üreticinin eline geçen para aynı oranda artmamaktadır” diyen Karan, üreticiden sürekli verim ve üretim artışının arttığıken üretimin ekonomik sürdürülebilirliğinin yeterince tartışıldığını ifade etti.
Karan şöyle devam etti:
“Bir üretici 1 milyon 200 bin lira harcayıp 700 bin lira kazanıyorsa, siz ondan gelecek yıl daha fazla üretim nasıl yapılır?”
TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 210 TL, SERBEST PİYASA DAHA AŞAĞIDA
Karan'ın açıklaması, fındık fiyatlarının azalmasını da yeniden gündeme getirdi.
2026 ürünü için TMO'nun 50 randıman Giresun kaliteli fındık alım fiyatı kilogram başına 255 TL olarak uygulanıyor. FİSKOBİRLİK ise 3 Eylül'de yaptığı son güncellemeyle Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını ortak bilgiler için 210 TL'ye, ortak olmayan bilgiler için 205 TL'ye çıkardı.
Serbest ise Giresun'da uygulanan fiyat kalitesi, randıman, alıcı ve ilçeye göre değişmekle birlikte TMO fiyatının belirgin biçimde seyrediyor.
Bu tablo, TMO'nun açıkladığı fiyatların neden serbest piyasanın tamamında taban oluşturamadığı da beraberinde getiriyor.
Üreticinin ürününün TMO'ya satılabilmesi için randevu, teslimat, kalite ve alım süreçlerinin tamamlanması gerekirken; Nakit para bulunan veya ürün hızlı şekilde piyasaya sürmek zorunda kalan üretici serbest piyasa koşullarıyla karşı karşıya kalıyor.
FİSKOBİRLİK'in piyasaya sürülmesi yakın başlangıç aşamasında, üreticinin elindeki alternatiflerin TMO'nun dışına çıkmasının yolu açılıyor.
FİYATIN ÜZERİNDE İHRACAT BAĞLANTILARI DA TARTIŞILIYOR
Fındık sektöründe sezon başlamış veya hasadın ilk sürümü yapılan geçmiş tarihli ihracat bağlantılarının iç piyasa üzerindeki etkisi de uzun süredir tartışılıyor.
İhracatçıların daha önce belirli fiyatlardan satış bağlantısının yapılması, artan iç piyasa fiyatlarının ihracat maliyetlerinin artırılabilmesi; bunun da alıcıların iç piyasadaki fiyat artışlarına karşı daha temkinli davranışına yol açabileceği değerlendiriliyor.
Ancak serbest piyasa fiyatının gerçekleşmesi yalnızca canlı satışlara ayırmak mümkün değil. Rekolte standart, üreticinin pazara ürün indirme hızı, ihracat talebi, sanayicinin stok durumu, TMO'nun izlediğin ürün miktarı, FİSKOBİRLİK'in alım politikası ve finansal fiyat da fiyat üzerinde doğrudan etkili oluyor.
Bu nedenle üretici perspektifli temel politika, oluşturulan yüksek bir referans fiyattan çok, bu fiyatın piyasasının geneline ne ölçüde taşınabildiği yerde düğümleniyor.
PİYASAYI ÜRETİCİ LEHİNE DENGELEYEN MEKANİZMA TARTIŞMASI
TMO'nun 255 TL'lik fiyatına rağmen serbest piyasanın daha aşağıda kalması, fındık üreten etkin regülasyon tartışmasını yeniden gündeme getiriyor.
TMO'nun içerdiği bol miktarda ürün çekmesi fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek en önemli araçlardan biri olarak görülürken, üreticinin geleneksel rejimi FİSKOBİRLİK'in TMO fiyatının alım altında çalıştırılması bu etkinin dağıtılması sınırlandırılıyor.
Ortaya çıkan tabloda üretici açısından temel beklenti; yalnızca fiyat ilan veren değil, genel olarak yeterli miktarda ürün çekebilen, üreticinin acil nakit kapasitesinden kaynaklanan zorunlu satışları azaltabilen ve fiyatların maliyetlerinin yerinde inmesini engelleyebilen güçlü bir piyasa oranlarının seçenekleri.
Karan da açıklamada bu ayrıntıların dikkati dağıttığını söyledi:
"Üreticisinin bahçesini terk politikasını sadece verimde aramayın. Üreticinin dostunu kıran en önemli faktörlerden biri, emeğinin ve sağladığının ekonomik verim alamamasıdır."
“ÜRETİCİ KAZANACAK Kİ ÜRETİM DEVAM ETSİN”
Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karan, ihracat programında konuşulurken üreticinin zararın sürdürülemeyeceğini söyledi.
“Fındık Karadeniz'in alınışıdır. Fındık üreticisinin emeği üzerinden ihracat rekorları konuşulurken üreticinin zarar görmesi kabul edilemez” diyen Karan, kurumsale fiyat politikasının yeniden ele alınması programında yer aldı.
Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez. Üreticinin önünü görebileceği, fiyatları karşılayabileceğimiz ve emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. Çünkü bugün bahçede üreticiye ayırırsanız, verdiğiniz parayı bulamazsınız. Üretici kazanır ki üretim devam etsin. Üretim devam edecek ki Karadeniz'in fındığı var olsun."
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler