Hava Durumu

#Tmo

giresunsonhaber - Tmo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜLDAL: “MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ” Haber

GÜLDAL: “MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ”

FINDIKTA BİR YILLIK STOK SİNYALİ! GÜLDAL: “MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ” TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'ın 2026 mahsulü fındığın yaklaşık bir yıl boyunca satışa sunulmayabileceğini açıklaması, fındık piyasasında gözleri stoklara çevirdi. Kurumun alımları 77 bin tona yaklaşırken her gün 3 bin ile 5 bin ton arasında yeni ürün alınıyor. Giresun'da serbest piyasada fındığın kilogramı 180-190 lira arasında işlem görürken TMO'nun 255 liralık alım fiyatıyla aradaki fark 75 liraya kadar çıkıyor. TMO'nun fındığı uzun süre stokta tutma planı, önümüzdeki dönemde fiyatların nasıl şekilleneceği sorusunu gündeme taşıdı. Büyük sanayi kuruluşlarının hammadde ihtiyacının artması ve piyasadaki satılabilir stokların azalması halinde fındık fiyatlarında yukarı yönlü hareket yaşanabilir. Ancak fiyatların yükselmesi, sanayici talebinin gücüne ve özel sektörün elindeki fındık miktarına bağlı olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, 7 Ekim 2026 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığının resmî yayın platformu Tarım Orman Ekranı'nda yayımlanan Tarım Orman Gündemi programında, 2026 yılı fındık alımlarına ve kurumun stok politikasına ilişkin açıklamalarda bulundu. TMO'nun üreticilerden satın aldığı fındığı uzun süre muhafaza etmeyi planladığını belirten Güldal'ın sözleri, özellikle sanayi kuruluşlarının ilerleyen aylarda karşılaşabileceği hammadde ihtiyacı ve serbest piyasa fiyatlarının seyri açısından dikkat çekti. “BU ALDIĞIMIZ FINDIĞI BİR YIL SÜRELİ MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ” Güldal'ın canlı yayın konuşmasından basına yansıyan açıklamada, TMO'nun 2026 sezonunda aldığı fındığın kısa vadede piyasaya sürülmesinin planlanmadığı belirtildi. Güldal, “Muhtemelen bu sene hiç fındık satmayacağız. Yani bu aldığımız fındığı bir yıl süreli muhtemelen satmayacağız. Uzun süre muhafaza edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, TMO'nun fındık piyasasındaki alım faaliyetlerinin yanında stok yönetiminde de önemli bir planlama yaptığını gösteriyor. Ancak açıklama, bir yıllık satış yapılmaması yönünde kesinleşmiş bir yasak anlamına gelmiyor. Güldal'ın kullandığı “muhtemelen” ifadesi, söz konusu uygulamanın kurumun mevcut planlaması olduğunu ortaya koyuyor. TMO HER GÜN 3-5 BİN TON FINDIĞI PİYASADAN ALIYOR TMO'nun 24 Ağustos'ta başlattığı 2026 sezonu fındık alımları devam ediyor. Güldal'ın açıklamasına göre 7 Ekim itibarıyla satın alınan fındık miktarı 75-77 bin tona ulaştı. Alımlar 71 ekiple sürdürülürken günlük teslim alınan ürün miktarı 3 bin ile 5 bin ton arasında değişiyor. Alımların devam etmesi, TMO'nun piyasadan satın aldığı toplam fındık miktarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor. Kurumun satın aldığı fındıkları satışa çıkarmaması halinde bu ürünler, belirlenen muhafaza süresi boyunca sanayi kuruluşları ve tüccarlar açısından doğrudan erişilebilir ticari arzın dışında kalacak. BÜYÜK SANAYİCİLERİN FINDIK TALEBİ FİYATLARI HAREKETLENDİREBİLİR TMO'nun fındığı uzun süre stokta tutma planının en önemli ekonomik etkisi, piyasaya sunulabilecek ürün miktarı üzerinde görülebilir. Çikolata, şekerleme ve fındık işleme sektöründe faaliyet gösteren büyük kuruluşlar, üretimlerini sürdürebilmek için yıl boyunca hammadde satın almak zorunda. Bu kuruluşlar ihtiyaçlarını mevcut stoklarından, üreticilerden, tüccarlardan ve diğer ticari tedarik kanallarından karşılıyor. TMO'nun satın aldığı fındığı piyasaya sunmaması durumunda sanayicilerin kamu stoklarından ürün temin etme imkânı sınırlanacak. Özel sektörün elindeki fındık stoklarının azalması ve sanayicilerin yeni alımlara yönelmesi halinde, satışa hazır ürünlere yönelik rekabet artabilir. Ekonomik açıdan bu durum, arzın daraldığı ve talebin güçlü kaldığı bir piyasada fiyatları yukarı yönlü destekleyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte büyük sanayi kuruluşlarının mevcut stoklarının ne kadar olduğu ve önümüzdeki aylarda ne miktarda yeni fındık satın alacakları konusunda doğrulanmış güncel bir toplu veri bulunmuyor. Dolayısıyla sanayicilerin kesin olarak fındık sıkıntısı yaşayacağı söylenemiyor. GİRESUN'DA 255 LİRALIK TMO FİYATINA KARŞILIK PİYASADA 180-190 LİRA Fındık üreticileri açısından dikkat çeken bir diğer gelişme, TMO'nun alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki fark. TMO, yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite kabuklu fındığı kilogram başına 255 liradan, Levant kalite fındığı ise 250 liradan satın alıyor. 10 Ekim 2026 tarihli yerel piyasa derlemesinde ise Giresun merkezde kilogram fiyatları 180-190 lira, Tirebolu, Görele ve Espiye'de 190-200 lira aralığında bildirildi. Buna göre Giresun merkezdeki serbest piyasa fiyatıyla TMO'nun Giresun kalite alım fiyatı arasında kilogram başına 65-75 liralık fark bulunuyor. Söz konusu fiyatlar karşılaştırılırken ürünün randımanı, kalitesi, nem durumu ve alım şartlarının farklılık gösterebileceği de dikkate alınmalı. TMO'nun daha yüksek fiyatla alım yapması, belirlenen kalite şartlarını karşılayan üreticilere serbest piyasaya alternatif bir satış kanalı sağlıyor. FINDIKTA FİYAT ARTIŞININ ANAHTARI: ARZ VE TALEP DENGESİ TMO'nun satış yapmama planı, piyasanın geleceğine ilişkin iki temel ihtimali gündeme getiriyor. İlk ihtimal, TMO alımlarının sürmesiyle serbest piyasaya çıkan fındık miktarının azalması ve buna karşılık sanayici talebinin güçlü kalması. Bu durumda tüccarların elindeki stoklara yönelik talep artabilir. Aynı dönemde birden fazla büyük alıcının hammadde teminine yönelmesi, fiyatların yükselmesini destekleyebilir. İkinci ihtimal ise özel sektör stoklarının yeterli olması veya ihracat ve sanayi talebinin beklenen düzeye ulaşmaması. Böyle bir durumda TMO'nun satış yapmamasına rağmen serbest piyasada belirgin bir fiyat yükselişi görülmeyebilir. Bu nedenle fındık fiyatlarındaki olası artışın tek belirleyicisi TMO'nun stok politikası olmayacak. Piyasanın yönü, önümüzdeki aylarda gerçek alım talebi ile satışa hazır fındık miktarının oluşturacağı dengeye bağlı olacak. İHRACATTA İLK AYDA 18 BİN 929 TONLUK SATIŞ Fındık piyasasının gelecek dönemine ilişkin değerlendirmelerde ihracat rakamları da önem taşıyor. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin açıkladığı verilere göre Türkiye, 2026-2027 ihracat sezonunun ilk ayı olan eylülde 18 bin 929 ton fındık ihraç ederek 192 milyon 83 bin 755 dolar gelir elde etti. Geçen yılın aynı döneminde 13 bin 926 ton fındık ihracatı gerçekleştirilmişti. İhracat miktarındaki yıllık artış dış talebin sürdüğünü gösterirken, bu tek aylık veri önümüzdeki dönemde sanayicilerin ne kadar fındık satın alacağını veya fiyatların hangi seviyeye ulaşacağını belirlemek için yeterli değil. İhracat siparişlerinin devamı ve büyük alıcıların stok yenileme kararları, fiyatların yönü bakımından yakından takip edilecek. KAHVERENGİ KOKARCA VE ÇÜRÜK FINDIK STOKLARI TEHDİT EDİYOR Güldal'ın konuşmasında üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de ürün kalitesinin korunması oldu. Özellikle kahverengi kokarca zararlısı ve çürük oluşumunun fındığın depolanabilirliğini olumsuz etkilediğini belirten Güldal, uzun süre muhafaza edilecek ürünlerde kalite kriterlerinin önem taşıdığını söyledi. Çürük oranı yüksek fındıkların sağlam stoklar için de bozulma riski oluşturabileceğine dikkat çeken Güldal, TMO'nun satın aldığı ürünün artık kamu malı olduğunu ve değerinin korunması gerektiğini ifade etti. TMO'nun bir yıllık stok planlaması açısından da fındığın sağlıklı koşullarda muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor. ÜRETİCİNİN GÖZÜ ARTIK SANAYİCİNİN ALIMLARINDA Giresun ve Karadeniz'de fındığını henüz satmamış üreticiler açısından TMO'nun alımları ve stok politikası önemini koruyor. TMO'nun satın aldığı fındıkları uzun süre piyasaya sunmaması, özel sektörün mevcut ürün stoklarıyla birlikte değerlendirildiğinde ilerleyen aylarda farklı bir arz-talep dengesi oluşturabilir. Özellikle sanayi kuruluşlarının yeni sezon üretimleri için alımlarını artırması ve piyasada satışa hazır kaliteli fındığın azalması halinde, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması mümkün. Ancak fiyatların ne zaman ve ne ölçüde değişeceğine ilişkin doğrulanmış bir tahmin bulunmuyor. Güldal'ın açıklaması sonrasında fındık piyasasında yanıtı merak edilen temel soru ise şu: TMO'nun satın aldığı fındık uzun süre depolarda kalırsa, büyük sanayi kuruluşlarının hammadde ihtiyacı serbest piyasada fiyatları yukarı taşıyacak mı? Bu sorunun yanıtını TMO'nun alım ve satış politikası kadar sanayicilerin gerçek talebi, özel sektör stokları ve ihracatın önümüzdeki aylardaki seyri belirleyecek.

FINDIK ÜRETİCİSİNE İKİ ÖDEMEDE 2 MİLYAR 854 MİLYON TL Haber

FINDIK ÜRETİCİSİNE İKİ ÖDEMEDE 2 MİLYAR 854 MİLYON TL

FINDIK ÜRETİCİSİNE İKİ ÖDEMEDE 2 MİLYAR 854 MİLYON TL TMO, 27 Ağustos–2 Eylül 2026 tarihleri arasında teslim edilen fındıklar için 902 milyon TL, 3–9 Eylül teslimleri için ise 1 milyar 952 milyon TL ödeme yaptı. Böylece son iki ödeme diliminde fındık üreticilerinin hesaplarına aktarılan tutar 2 milyar 854 milyon TL’ye ulaştı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 30 Eylül’de açıkladığı yeni ödeme, serbest piyasada fiyatların TMO seviyesinin belirgin biçimde altında kaldığı bir dönemde geldi. TMO’nun 2026/27 sezonu için 50 randıman Giresun kalite fındıkta açıkladığı alım fiyatı 255 TL/kg, Levant kalitede ise 250 TL/kg. TMO’nun gerçekleştirdiği son ödemeler, kamu alım sisteminin yalnız fiyat açıklamakla kalmadığını, teslim edilen ürünlerin bedellerinin üretici hesaplarına aktarılmaya devam ettiğini de ortaya koydu. FİSKOBİRLİK FİSKOBİRLİK’in 2026 sezonunda kooperatif ortakları için açıkladığı ilk alım fiyatı 50 randıman Giresun kalite fındıkta 210 TL/kg, Levant kalitede 195 TL/kg seviyesinde kaldı. Çeşitli ek ödemeler ve alışveriş çeki uygulaması bulunmasına rağmen baz fiyat karşılaştırmasında TMO, Giresun kalite fındıkta kilogram başına 50 TL daha yüksek fiyat uyguluyor. Bu nedenle sezonun mevcut fiyat tablosunda üreticinin önündeki kamu alım seçeneğinde TMO belirgin biçimde öne çıkıyor. SERBEST PİYASA 30 Eylül itibarıyla yayımlanan bölgesel piyasa verilerinde Giresun kalite fındık 190–200 TL, Levant kalite ise 185–190 TL bandında gösteriliyor. Buna karşılık TMO, aynı 50 randıman esasına göre Giresun kaliteyi 255 TL’den, Levant kaliteyi 250 TL’den alıyor; 50 randımanın üzerindeki ürünlere ayrıca randıman farkı ödüyor. Böylece Giresun’da dahi TMO ile serbest piyasa arasında ürüne göre kilogram başına yaklaşık 55–65 TL’ye varan fiyat farkı oluşuyor. Üreticinin 185–200 TL bandındaki piyasa fiyatıyla karşı karşıya kaldığı bu dönemde TMO’nun hem 255 TL’lik alım fiyatını koruması hem de teslim edilen ürünlerin bedelini açıklanan ödeme takvimiyle banka hesaplarına aktarması, kamu alımının piyasadaki önemini daha görünür hale getiriyor. TMO’nun 30 Eylül ödeme programında ayrıca hububat için 1 milyar 106 milyon TL, haşhaş kapsülü ve tohumu için 59 milyon TL, yeşil mercimek için 193 milyon TL olmak üzere fındık dahil toplam 3 milyar 310 milyon TL üretici hesaplarına yatırıldı.

KARAN: “FINDIKTA FİYATIN YÜKSELMESİ İÇİN 5 ACİL TEDBİR ALINMALIDIR” Haber

KARAN: “FINDIKTA FİYATIN YÜKSELMESİ İÇİN 5 ACİL TEDBİR ALINMALIDIR”

KARAN: “FINDIKTA FİYATIN YÜKSELMESİ İÇİN 5 ACİL TEDBİR ALINMALIDIR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık piyasasına ilişkin değerlendirmesinde üreticinin temel sorununun yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmek olduğunu belirtti. Karan; TMO’nun piyasada etkin olması, üreticiye finansman desteği sağlanması, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, rekabetin artırılması ve rekolte verilerinin şeffaflaştırılması çağrısında bulundu. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık fiyatları ve üreticinin piyasadaki konumuna ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu: “Fındık üreticimizin bugün en önemli sorunu yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmektir. Serbest piyasada oluşan fiyat ile üreticinin beklentisi arasındaki fark giderek büyümektedir. Üreticinin maliyetleri artarken, fındığın gerçek değerini bulamaması kabul edilebilir değildir. Fındık fiyatının yükselmesi için artık günübirlik açıklamalar değil, kalıcı ve uygulanabilir bir piyasa politikası ortaya konulmalıdır.” “TMO PİYASADA ETKİN OLMALIDIR” Karan, alınması gerektiğini belirttiği beş acil tedbirin ilk sırasında TMO’nun piyasadaki rolüne dikkat çekti: “Birinci olarak; TMO piyasada etkin olmalıdır. TMO’nun alımları güçlü ve düzenli şekilde devam etmeli, üreticinin karşısında güvenilir bir alternatif oluşturmalıdır. TMO’nun açıkladığı fiyat, serbest piyasa açısından da önemli bir referans noktasıdır.” “ÜRETİCİ DÜŞÜK FİYATTAN SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALIDIR” Üreticinin borç ve finansman baskısının hasat dönemindeki satış kararlarını doğrudan etkilediğini belirten Karan, ikinci tedbiri şöyle açıkladı: “Üreticinin borç ve finansman baskısı nedeniyle ürününü hasat döneminde elinden çıkarması fiyatların üzerindeki arz baskısını artırmaktadır. Üreticiye uygun koşullarda finansman sağlanmalı, fındığını değerini bulana kadar muhafaza edebilmesinin önü açılmalıdır.” “ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ GÜÇLENDİRİLMELİDİR” Karan, üreticinin piyasadaki pazarlık gücünün artırılması için örgütlü yapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti: “Üçüncü olarak; üretici örgütleri güçlendirilmelidir. Kooperatifler ve üretici birlikleri daha etkin bir pazarlama yapısına kavuşturulmalıdır. Üretici tek tek pazarlık yapan değil, örgütlü şekilde piyasaya çıkan güçlü bir taraf haline getirilmelidir.” “FINDIK PİYASASINDA REKABET ARTIRILMALIDIR” Dördüncü başlıkta alıcı sayısı ve ihracat kanallarının artırılmasını isteyen Karan, şunları kaydetti: “Alıcı sayısının ve ihracat kanallarının artırılması, üreticinin sınırlı sayıda alıcıya bağımlı kalmasını önleyecektir. Fındık piyasasında rekabet ne kadar güçlenirse üreticinin pazarlık gücü de o kadar artacaktır.” “REKOLTE VE PİYASA VERİLERİ ŞEFFAF OLMALIDIR” Karan, beşinci tedbir olarak rekolte tahminlerinde güvenilir ve ortak bir veri sistemine ihtiyaç bulunduğunu belirtti: “Farklı kurumların birbirinden farklı rekolte rakamları açıklaması piyasadaki beklentileri etkileyebilmektedir. Üreticinin, tüccarın ve sanayicinin güvenebileceği şeffaf ve bilimsel bir rekolte sistemi oluşturulmalıdır.” “SADECE ‘FINDIĞINI SATMA, BEKLE’ DEMEK YETERLİ DEĞİLDİR” Üreticinin ürünü bekletebilmesi için ekonomik koşulların da oluşturulması gerektiğini vurgulayan Karan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Buradan açıkça ifade ediyoruz: Fındık üreticisi zararına satış yapmak zorunda değildir. Ancak üreticiye sadece ‘fındığını satma, bekle’ demek de yeterli değildir. Üreticinin bekleyebilmesi için finansman desteği, güçlü TMO alımı ve örgütlü pazarlama sistemi birlikte hayata geçirilmelidir.” Karan, talebinin fiyatların yapay biçimde yükseltilmesi olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bizim talebimiz fındık fiyatının yapay yollarla yükseltilmesi değil; üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, rekabetin bulunduğu, şeffaf ve sürdürülebilir bir piyasa düzeninin kurulmasıdır. Fındık Karadeniz’in sadece tarım ürünü değil, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve Türkiye’nin önemli ihracat değerlerinden biridir. Üreticinin alın terinin karşılığını bulacağı bir piyasa için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

FINDIKTA 902 MİLYON TL HESAPLARA YATTI Haber

FINDIKTA 902 MİLYON TL HESAPLARA YATTI

FINDIKTA 902 MİLYON TL HESAPLARA YATTI Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 ürünü fındık alımlarında yeni ödeme dilimini üreticilerin hesaplarına aktardı. 27 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında TMO’ya teslim edilen fındıkların karşılığı olarak 902 milyon TL ödeme gerçekleştirildi. Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026 yılı ürün alım bedeli ödemelerinin devam ettiğini açıkladı. TMO’nun 23 Eylül’de duyurduğu ödeme programına göre, 27 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında teslim edilen fındık için 902 milyon TL, üreticilerin banka hesaplarına yatırıldı. TOPLAM ÖDEME 3 MİLYAR 592 MİLYON TL TMO’nun bugün gerçekleştirdiği ödeme yalnızca fındığı kapsamıyor. Aynı ödeme programında 27 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında teslim edilen hububat için 2 milyar 501 milyon TL, 2-8 Eylül arasında teslim edilen haşhaş kapsülü ve tohumu için 142 milyon TL, 31 Ağustos-2 Eylül arasında teslim edilen yeşil mercimek için ise 47 milyon TL ödeme yapıldı. Böylece üreticilerin hesaplarına aktarılan toplam tutar 3 milyar 592 milyon TL’ye ulaştı. GİRESUN KALİTE FINDIKTA FİYAT 255 TL Fındık üretiminin merkezlerinden Giresun’u doğrudan ilgilendiren ödeme, TMO’nun 24 Ağustos’ta başlattığı 2026/27 kabuklu fındık alım kampanyasının yeni ödeme dilimini oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sezon başında yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındığın kilogram fiyatı 255 TL, levant kalite fındığın fiyatı ise 250 TL olarak belirlenmişti. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her 1 randıman için Giresun kalite fındığa kilogram başına 5,10 TL ilave fiyat uygulanıyor. TMO’nun alım esaslarına göre ürün bedelleri, fındığın teslim edilmesini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılıyor. Kurum, ödemesi gerçekleştirilen üreticilerin SMS ile bilgilendirildiğini ve ürün bedeli ödemelerinin periyodik olarak devam edeceğini bildirdi.

KARAN’DAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “ÜRETİCİYİ BORSAYLA DEĞİL, TEKELLE MÜCADELEYLE KORUYUN!” Haber

KARAN’DAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “ÜRETİCİYİ BORSAYLA DEĞİL, TEKELLE MÜCADELEYLE KORUYUN!”

KARAN’DAN FINDIKTA SERT ÇIKIŞ: “ÜRETİCİYİ BORSAYLA DEĞİL, TEKELLE MÜCADELEYLE KORUYUN!” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Ticaret Bakanlığı’nın Ordu ve Giresun’daki ticaret borsalarına yönelik incelemesinin ardından dikkatleri fındık piyasasındaki alıcı yapısına çevirdi. Karan, büyük ölçekli firmaların kabuklu fındık alımlarının, piyasa paylarının ve alım politikalarının incelenmesini isteyerek Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu’na çağrıda bulundu. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık piyasasındaki rekabet yapısına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Karan’ın değerlendirmelerinin merkezinde, üreticinin karşı karşıya bulunduğunu savunduğu alıcı yoğunlaşması ve pazarlık gücü sorunu yer aldı. Karan'ın açıklamasındaki “tekel” ve piyasa gücüne ilişkin ifadeler Karan'ın görüş ve iddialarıdır. Rekabet Kurumu'nun geçmiş kararlarında ise “kabuklu fındık alım pazarı”nın ayrı bir ilgili ürün pazarı olarak ele alındığı ve Giresun Ziraat Odası Başkanı Karan'ın görüşlerine de yer verildiği görülüyor. “ASIL MESELE REKABETİN GERÇEKTEN SAĞLANIP SAĞLANAMADIĞIDIR” Karan, Ticaret Bakanlığı'nın piyasa denetimlerini önemsediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Ticaret Bakanlığı’nın piyasa denetimlerini elbette önemsiyoruz. Ancak fındık üreticisinin bugün karşı karşıya olduğu temel sorun, yalnızca borsaların veya piyasanın denetlenmesi değildir. Asıl mesele, fındık ticaretinde rekabetin gerçekten sağlanıp sağlanamadığıdır.” “ÜRETİCİ BİRKAÇ BÜYÜK ALICININ OLUŞTURDUĞU ŞARTLARDA SATMAK ZORUNDA KALIYOR” Karan, üreticinin üretim sürecindeki maliyetleri üstlendiğini, ancak hasat sonrasında pazarlık gücünün zayıfladığını savundu: “Üreticimiz yıllarca emek veriyor, bahçesinin bütün masraflarını karşılıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürününü birkaç büyük alıcının oluşturduğu piyasa şartlarında satmak zorunda kalıyor.” TİCARET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI: “BÜYÜK FİRMALARIN ALIM POLİTİKALARINI DENETLEYİN” Giresun Ziraat Odası Başkanı, çağrısını doğrudan Ticaret Bakanlığı'na yöneltti: “Buradan Ticaret Bakanlığı’na açıkça çağrıda bulunuyorum: Borsaları denetlemek kadar, hatta ondan daha önemli olarak, fındık piyasasında belirleyici konuma gelen büyük firmaların alım politikalarını denetleyin! Özellikle kabuklu fındık ticaretinde piyasa gücünün tek elde veya sınırlı sayıda alıcıda yoğunlaşmasının üretici fiyatına etkisi bütün yönleriyle araştırılmalıdır.” Rekabet Kurumu kayıtlarında geçmişte fındık sektörüne ilişkin incelemeler yapıldığı ve “kabuklu fındık alım pazarı”nın ayrıca değerlendirildiği görülüyor. Karan da geçmiş yıllarda Rekabet Kurumu'nu fındık piyasasındaki yoğunlaşmayı incelemeye çağırmıştı. “ÜRETİCİNİN ÖZGÜRCE SATABİLECEĞİ BİR PİYASA İSTİYORUZ” Karan, taleplerinin belirli bir firmanın hedef alınmasından ziyade rekabetçi piyasa koşullarının sağlanması olduğunu belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bizim talebimiz çok açık: Üreticinin ürününü özgürce satabileceği, çok sayıda alıcının rekabet ettiği ve fiyatın gerçek arz-talep şartlarında oluştuğu bir piyasa istiyoruz. Eğer bir firmanın piyasa gücü üreticinin pazarlık gücünü ortadan kaldırıyorsa, bunun adı sadece ticaret değildir; bunun ekonomik sonuçları mutlaka incelenmelidir.” “KABUKLU FINDIK TİCARETİNDE YENİ BİR DÜZENLEME GEREKİYOR” Karan, büyük ölçekli alıcıların piyasadaki faaliyetlerinin daha şeffaf şekilde takip edilmesini de istedi: “Yetkililerden, özellikle büyük ölçekli firmaların kabuklu fındık alımlarına ilişkin miktar, piyasa payı, depolama kapasitesi ve alım politikalarının şeffaf biçimde izlenmesini talep ediyoruz. Üreticinin alternatifi olmadığı bir piyasa, gerçek anlamda rekabetçi piyasa değildir.” “ÜRETİCİNİN HAKKI BİRİLERİNİN BELİRLEDİĞİ FİYATA RAZI OLMAK DEĞİLDİR” Karan, fiyat oluşumunda şeffaflık ve rekabet vurgusunu öne çıkararak: “Fındık üreticisinin hakkı, birilerinin belirlediği fiyata razı olmak değildir. Üretici fiyatı; şeffaflık, rekabet ve gerçek arz-talep şartları içerisinde oluşmalıdır.” ifadelerini kullandı. “FINDIĞI TARLADAN FABRİKAYA KADAR İNCELEYİN” Karan'ın çağrısının adresinde Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu başta olmak üzere ilgili kamu kurumları bulunuyor: “Ticaret Bakanlığı'na, Rekabet Kurumu'na ve ilgili bütün kurumlara çağrımızdır: Fındık piyasasını sadece borsadan izlemeyin. Fındığın tarladan fabrikaya kadar olan bütün ticaret zincirini inceleyin. Üreticinin alın terinin karşılığını koruyacak düzenlemeler yapılmadan, yalnızca piyasanın görünen kısmına yönelik denetimler fındık sorununu çözmez.” Karan'ın fındık piyasasındaki fiyat oluşumu ve rekabet konusunda yaptığı bu çıkış ilk değil. GiresunSonHaber, 31 Ağustos 2026'da Karan'ın TMO'nun 255 TL'lik alım fiyatı ile yaklaşık 190 TL seviyesindeki serbest piyasa fiyatı arasındaki farkın incelenmesi yönündeki çağrısını haberleştirmişti. Bu açıklamada ise önceki çağrıdan farklı olarak büyük alıcıların piyasa payı, depolama kapasitesi, alım miktarı ve alım politikalarının izlenmesi ile kabuklu fındık ticaretine yönelik yeni düzenleme talebi öne çıkıyor. “FINDIK ÜRETİCİSİ YALNIZ DEĞİLDİR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz Ziraat Odaları olarak üreticimizin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Fındık üreticisi yalnız değildir. Fındıkta rekabet istiyoruz. Şeffaf piyasa istiyoruz. Üreticinin güçlü olduğu bir fındık piyasası istiyoruz.”

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR Haber

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR, GÜNLÜK ALIM 4 BİN TONU AŞTI Toprak Mahsulleri Ofisi, serbest piyasada fındık fiyatlarının TMO seviyelerinin belirgin biçimde altında kalmasının tartışıldığı bir dönemde alım sistemini üretici lehine genişletti. İlçe verim ortalamaları yüzde 30 artırılacak, düşük kotası bulunan üretici en az 100 kilogram/dekar üzerinden ürün teslim edebilecek. TMO’nun günlük fiili alımı 4 bin tonu aşarken, yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. Alım kapasitesindeki bu genişlemenin üreticinin alternatif satış kanalını güçlendirmesi nedeniyle serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde de etkili olup olmayacağı yakından izlenecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 17 Eylül 2026 tarihli açıklamasıyla fındık alımlarında uygulanan sistemde önemli düzenlemelere gitti. Kurum, düzenlemelerin fındık piyasasında istikrarın sağlanması ile üreticilerin pazarlama, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığını bildirdi. TMO'nun açıkladığı rakamlar, kamu alımının ulaştığı ölçeği de ortaya koydu. 24 Ağustos'ta 17 noktada başlayan fındık alımları 55 noktaya ve 75 ekibe çıktı. İş yerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, günlük fiili alım miktarı 4 bin tonun üzerine ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. ÜRETİCİNİN EN ÇOK TARTIŞTIĞI KOTA YÜZDE 30 ARTIRILIYOR Yeni düzenlemenin üretici açısından en önemli bölümlerinden biri kamuoyunda "kota" olarak bilinen ilçe verim ortalamaları oldu. TMO'nun açıklamasına göre; İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda Ziraat Odaları, Ticaret Borsaları, İhracatçı Birlikleri, üniversiteler, Fiskobirlik ve diğer ilgili kurumların katıldığı komisyonların çotanak sayımlarına göre belirlediği ilçe verim ortalamaları daha önce yüzde 20 artırılmıştı. TMO şimdi yüksek verim alan üreticilerden gelen talepleri dikkate alarak artış oranını yüzde 30'a çıkaracağını açıkladı. KOTASI DÜŞÜK KALANA 100 KİLOGRAM/DEKAR GÜVENCESİ Düzenleme yalnızca yüzde 30'luk artışla sınırlı değil. Yapılan artışın ardından kotası hâlâ 100 kilogram/dekarın altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kilogram/dekara tamamlanacak. ÇKS'ye ilçe verim ortalamasının 160 kilogram/dekar üzerinde girildiği üreticilerde ise TMO, sisteme girilen miktar kadar ürün almaya devam edecek. Böylece yüksek verim elde ettiği halde ilçe ortalaması nedeniyle ürününün tamamını TMO'ya yönlendirmekte zorlanan üreticiler açısından alım imkânı genişletilmiş olacak. TMO 255 TL, SERBEST PİYASADA MAKAS AÇIK Düzenlemenin zamanlaması fındık piyasası açısından ayrıca önem taşıyor. TMO, 2026 ürünü için 50 randıman esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL/kg, Levant kaliteyi 250 TL/kg üzerinden alıyor. Buna karşılık 17 Eylül tarihli piyasa haberlerinde Giresun'da kalite ve alıcıya göre farklı rakamlar görülüyor; bazı kaynaklarda Levant kalite için 175-185 TL bandı, bazı piyasa derlemelerinde ise Giresun kalite için yaklaşık 195-205 TL bandı bildiriliyor. Dolayısıyla "185 TL" bütün Giresun fındığı için tek ve resmî piyasa fiyatı olarak değil, belirli kalite ve alıcılarda görülen bir seviye olarak değerlendirilmelidir. Bu rakamlarla TMO'nun alım fiyatı ile bazı serbest piyasa fiyatları arasında kilogram başına 50-70 TL'ye ulaşabilen farklar oluşabiliyor. KOTA GENİŞLEDİKÇE ÜRETİCİNİN PAZARLIK GÜCÜ ARTABİLİR Yeni düzenlemenin piyasa açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor. Kotasının yetersiz olması veya teslimat imkânının sınırlı kalması nedeniyle ürününü serbest piyasaya yönlendirmek durumunda kalan üreticinin TMO'ya satabileceği miktarın yükselmesi, üreticinin satış alternatifini genişletebilir. TMO'nun günlük 4 bin tonun üzerinde fiili alım yapması ve 205 bin tonluk randevu talebine ulaşması da kamu alımının piyasadaki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bunun 185 TL civarındaki özel sektör alımlarını kesin olarak yukarı çekeceğini söylemek için ise henüz erken. Ancak üreticinin TMO'ya daha fazla ürün teslim edebilmesi, düşük fiyat veren alıcılara satış zorunluluğunu azaltabileceğinden serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir. Fiyatın bundan sonraki yönünü TMO'ya gerçekleşen fiili teslimatın yanı sıra ihracat talebi, piyasaya gelen ürün miktarı, kalite ve randıman belirleyecek. RANDEVU SORUNU: TMO “AYNI GÜN TESLİM” DİYOR TMO, randevu konusunda da kapasitenin artırıldığını bildirdi. Kurumun açıklamasına göre birçok alım noktasında üreticiler talep ettikleri güne kolaylıkla randevu alabiliyor ve ürünlerini aynı gün içerisinde teslim edebiliyor. 55 alım noktası ve 75 ekiple sürdürülen sistemde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu kapasitesine ulaşılması, kota artışıyla birlikte daha fazla ürünün TMO kanalına yönelmesine imkân sağlayabilecek. ÜRETİCİ GİDEMEZSE YAKINI FINDIĞI TESLİM EDEBİLECEK TMO, hasattan sonra memleketinden ayrılmak zorunda kalan üreticiler için de yeni kolaylık sağladı. Ürünün esas olarak üreticinin kendisi tarafından teslim edilmesi kuralı devam ederken, üretici artık birinci veya ikinci derece yakınına vekâlet vererek fındığını TMO'ya teslim ettirebilecek. Bu düzenleme özellikle hasat sonrasında başka şehirlerdeki işine veya ikametine dönmek zorunda kalan üreticilerin TMO alım fiyatından yararlanabilmesi açısından önem taşıyor. KOKARCA NEDENİYLE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEMDE TMO açıklamasında kahverengi kokarcanın fındık üzerindeki etkisine de ayrı bölüm ayırdı. Çürük iç fındık için kabul edilen oran 2022 yılında yüzde 3'ten yüzde 5'e, 2024 yılında ise azami yüzde 7'ye yükseltilmişti. Kurum, kahverengi kokarca popülasyonundaki artış karşısında bahçe bakımını düzenli gerçekleştiren üreticilerin mağduriyetinin azaltılmasının amaçlandığını belirtirken, sınırın daha fazla yükseltilmesinin uzun süreli depolamada sağlam ürünleri de etkileyerek stoklarda kalite ve değer kaybına neden olabileceğine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.