Hava Durumu

#Zarar

giresunsonhaber - Zarar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zarar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” Haber

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’”

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık fiyatlarındaki gerileme ve artan üretim maliyetleri üzerinden iktidarın tarım politikasını sert sözlerle eleştirdi. Giresun kalite fındığın geçen yıl eylül ayında 300 liraya kadar alıcı bulduğunu, bugün ise 180–210 lira bandına gerilediğini belirten Şenyürek, “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir” dedi. Şenyürek; TMO alım fiyatının en az 300 liraya çıkarılmasını, alım kotasının kaldırılmasını, FİSKOBİRLİK’in piyasayı yukarı taşıyacak bir fiyat açıklamasını ve Giresun’da fındığı işleyerek katma değer yaratan KOBİ’lerin desteklenmesini istedi. YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşüne ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü karşısında korunamadığını savundu. Fındıktaki mevcut tablonun sıradan bir piyasa hareketi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ürününü geçen yılın altında kalan fiyatlardan satmak zorunda bırakıldığını söyledi. “BUNUN ADI SERBEST PİYASA DEĞİL” Şenyürek, geçen yıl eylül ayında Giresun’da fındığın 300 liraya kadar alıcı bulduğunu hatırlatarak, bugün Giresun kalite fındığın randıman ve alım noktasına göre 180–210 lira bandına kadar gerilediğini ifade etti. Üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Şenyürek, şöyle konuştu: “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir.” Şenyürek, enflasyonun ve tarımsal girdi maliyetlerinin arttığı bir dönemde üretici fiyatının gerilemesinin kabul edilemez olduğunu savunarak, iktidarın yerel temsilcilerine de tepki gösterdi. “Madem 355 lira bile yeterli değil, fındık 180–210 lira bandına düştüğünde neden susuyorsunuz?” “ÜRETİCİ HER KİLOGRAMDA ZARAR EDİYOR” Şenyürek, ziraat odalarının bir kilogram fındığın işçilik dahil maliyetini 230–245 lira aralığında hesapladığını belirterek, serbest piyasada 180–210 liraya satış yapan üreticinin kilogram başına 20 ila 60 lira zarar ettiğini söyledi. Bu kaybın ton bazında 20 bin ila 60 bin liraya ulaştığını ifade eden Şenyürek, işçilik, patoz, akaryakıt, gübre ve diğer girdilerdeki artışların üreticinin yükünü daha da ağırlaştırdığını kaydetti. Giresun’da işçi yevmiyelerinin yer yer 2 bin 500 liraya, patoz çekim bedelinin ise ton başına 6 bin liraya kadar çıktığını belirten Şenyürek, mevcut tarımsal desteklerin üretim maliyetlerinin çok gerisinde kaldığını savundu. “Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecektir?” “TMO’NUN AÇIKLADIĞI FİYAT ÜRETİCİNİN CEBİNE GİRMİYOR” TMO’nun Giresun kalite fındık için 255 lira, Levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Şenyürek, açıklanan fiyat ile serbest piyasadaki fiyat arasındaki farkın üretici açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Şenyürek, TMO’nun yalnızca fiyat açıklamasının yeterli olmadığını, güçlü ve yaygın alımlarla piyasayı desteklemesi gerektiğini savundu. “Sadece fiyat açıklamak yetmez; o fiyatı güçlü ve yaygın alımlarla savunmak gerekir.” TMO’daki alım kotası, randevu sistemi, alım noktalarının kapasitesi ve ürün bedellerinin ödeme süresine ilişkin eleştirilerde bulunan Şenyürek, üreticinin nakit ihtiyacı nedeniyle bekleyemediğini ve bu durumun serbest piyasadaki alıcıların elini güçlendirdiğini ileri sürdü. “TMO’nun görevi sınırlı miktarda ürün almak değil; piyasaya yön vermek, fiyatın aşağı çekilmesini önlemek ve üreticiyi güçlü alıcılar karşısında korumaktır.” “FİSKOBİRLİK KİMİN BİRLİĞİDİR?” Şenyürek’in açıklamasında en sert eleştirilerden biri de FİSKOBİRLİK’e yönelik oldu. FİSKOBİRLİK’in 1938 yılında Giresun’da üreticiyi korumak ve piyasada denge sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Şenyürek, kurumun 2026 sezonunda Giresun kalite fındık için 205 lira, Levant kalite için 195 lira seviyesinden alım fiyatı açıklamasını eleştirdi. “Üretici birliği olduğunu söyleyen bir kurum, TMO’nun 50 lira altında ve üretim maliyetinin bile gerisinde fiyat açıklayamaz. FİSKOBİRLİK’in görevi düşük fiyatları takip etmek değil, üreticiden yana ağırlık koyarak piyasayı yukarı taşımaktır.” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in yönetim yapısına da siyasi eleştiri yönelterek kurumun yeniden üreticinin söz ve karar sahibi olduğu bağımsız bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. “TMO 255 lira açıklamışken siz neden 205 lira fiyat verdiniz? Maliyeti 230–245 lira olan fındığı bu rakamdan alarak kimi koruyorsunuz?” “MİLYARLARCA DOLARLIK ÜRÜNÜN SAHİBİ ZARAR EDİYOR” Şenyürek, Türkiye’nin fındık ihracatından elde ettiği döviz gelirine dikkat çekerek, dünya piyasasında yüksek ekonomik değere sahip bir ürünün üreticisinin maliyet baskısı altında ezilmesinin sürdürülebilir olmadığını savundu. “Bütün riski üstlenen, donla, kuraklıkla, hastalıkla ve artan maliyetlerle mücadele eden çiftçi kendi ürününü maliyetinin altında satmaktadır.” Şenyürek, üretici zarar ederken fındığın ticari değerinden daha güçlü alıcıların yararlandığını ileri sürerek mevcut piyasa düzeninin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIĞIN KATMA DEĞERİ GİRESUN’DA KALMALIDIR” Şenyürek’in açıklamasında yalnızca üretici değil, fındığı işleyerek katma değer yaratan Giresunlu işletmeler de yer aldı. Çikolatalı fındık kreması, ezme, kavrulmuş fındık ve benzeri ürünler üreten yerel KOBİ’lerin enerji, ambalaj ve finansman maliyetleri karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade eden Şenyürek, yerel markalaşmanın güçlendirilmesini istedi. “Üreticinin hakkını korumakla yerel imalatçıyı desteklemek birbirinin alternatifi değildir.” Şenyürek, Giresun’da yetişen fındığın mümkün olduğunca yine Giresun’da işlenmesi, markalaştırılması ve ihracata konu edilmesi gerektiğini vurguladı. “Fındık Giresun’da yetişiyorsa burada işlenmeli, burada markalaşmalı ve yarattığı katma değer de Giresun’da kalmalıdır.” TMO’YA KOTA VE FİYAT ÇAĞRISI Şenyürek, çözüm önerilerini de sıraladı. TMO’nun dönüm başına uyguladığı alım kotasının kaldırılmasını isteyen Şenyürek, ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin standartlara uygun ürünlerinin tamamının alınması gerektiğini söyledi. Giresun’un bütün ilçelerinde yeterli sayıda alım noktası oluşturulmasını, alım kapasitesinin artırılmasını ve ürün bedellerinin birkaç gün içinde üreticiye ödenmesini isteyen Şenyürek, Giresun kalite fındığın TMO alım fiyatının da en az 300 liraya yükseltilmesi gerektiğini savundu. FİSKOBİRLİK’e de çağrıda bulunan Şenyürek, kurumun piyasayı takip eden değil, üreticiden yana fiyat oluşumuna öncülük eden bir politika izlemesini istedi. Şenyürek ayrıca Rekabet Kurumu’nun fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşmasını ve eş zamanlı fiyat hareketlerini incelemesi gerektiğini belirterek mazot, gübre ve ilaçta üreticiye daha güçlü doğrudan destek verilmesi çağrısında bulundu. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek açıklamasını, üreticinin fındıktan daha yüksek ve sürdürülebilir bir gelir elde etmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Emeğinin karşılığını ve dünya pazarında milyarlarca dolar kazandıran ürününden hak ettiği payı istiyor.” Şenyürek, YENİ Parti’nin üretici, yerel işletme ve fındıkta katma değer oluşturan kesimlerin desteklenmesini savunduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “YENİ Parti olarak fındığı birkaç büyük alıcının insafına, üreticiyi borca ve çaresizliğe teslim eden bu politikanın karşısındayız. Bahçedeki üreticimizden fındığı işleyip markalaştıran KOBİ’lerimize kadar alın teriyle değer yaratan herkesin yanındayız. Giresun’un emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Fındığın gerçek sahibi üreticidir ve son sözü de üretici söyleyecektir.”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR” Haber

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan fındık üretiminin bu sezon 3,5 tona gerilediğini, yaklaşık 700 bin liralık hasılata karşılık üretim giderlerinin 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını açıkladı. Karan, yaklaşık 500 bin liralık zarar üzerinden üreticinin geldiği noktaya dikkat çekerek, “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez” dedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonunda üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet ve gelir tablosunu somut bir üretici örneği üzerinden kamuoyuna taşıdı. Karan’ın verdiği bilgiye göre geçen sezon 6 ton fındık üreten bir üretici, bu yıl aynı bahçelerden yalnızca 3,5 ton ürün alabildi. Üreticinin yaklaşık 700 bin liralık hasılat elde ettiğini belirten Karan, gübre, ilaç, bahçe bakımı, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer giderlerle toplam maliyetin yaklaşık 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını söyledi. Karan, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu üreticimiz 700 bin TL hasılat elde etmiş, 1 milyon 200 bin TL masraf yapmıştır. Ortada yaklaşık 500 bin TL zarar vardır. Fındık üreticisi artık sadece emeğinin karşılığını alamamakla kalmıyor, kendi cebinden para koyarak üretim yapar hale geliyor.” ÜRETİM 6 TONDAN 3,5 TONA GERİLEDİ Karan, yalnızca fiyatların değil üretimdeki düşüşün de dikkate alınması gerektiğini belirterek, geçen yıl 6 ton ürün alan üreticinin bu yıl 3,5 tona gerilemesinin ekonomik sonucu ağırlaştırdığını vurguladı. “Bahçenin bakımı, gübre, ilaç, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer girdi maliyetleri her geçen gün artarken üreticinin eline geçen para aynı oranda artmamaktadır” diyen Karan, üreticiden sürekli verim ve üretim artışı beklenirken üretimin ekonomik sürdürülebilirliğinin yeterince tartışılmadığını ifade etti. Karan şöyle devam etti: “Bir üretici 1 milyon 200 bin lira harcayıp 700 bin lira kazanıyorsa, siz ondan gelecek yıl daha fazla üretim yapmasını nasıl bekleyebilirsiniz?” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 210 TL, SERBEST PİYASA DAHA AŞAĞIDA Karan’ın açıklaması, fındık piyasasındaki fiyat ayrışmasını da yeniden gündeme getirdi. 2026 ürünü için TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık alım fiyatı kilogram başına 255 TL olarak uygulanıyor. FİSKOBİRLİK ise 3 Eylül’de yaptığı son güncellemeyle Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını ortak üreticiler için 210 TL’ye, ortak olmayan üreticiler için 205 TL’ye çıkardı. Serbest piyasada ise Giresun’da açıklanan fiyatlar kalite, randıman, alıcı ve ilçeye göre değişmekle birlikte TMO fiyatının belirgin biçimde altında seyrediyor. Bu tablo, TMO’nun açıkladığı fiyatın neden serbest piyasanın tamamında taban oluşturamadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Üreticinin ürününü TMO’ya satabilmesi için randevu, teslimat, kalite ve alım süreçlerini tamamlaması gerekirken; nakit ihtiyacı bulunan veya ürününü hızlı şekilde piyasaya çıkarmak zorunda kalan üretici serbest piyasa koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. FİSKOBİRLİK’in de serbest piyasaya yakın fiyatlarla alım yapması, üreticinin elindeki alternatiflerin TMO dışında daralmasına yol açıyor. FİYATIN ÜZERİNDE İHRACAT BAĞLANTILARI DA TARTIŞILIYOR Fındık sektöründe sezon başlamadan veya hasadın ilk dönemlerinde yapılan ileri tarihli ihracat bağlantılarının iç piyasa üzerindeki etkisi de uzun süredir tartışılıyor. İhracatçıların daha önce belirli fiyatlardan satış bağlantısı yapması halinde, yükselen iç piyasa fiyatlarının ihracat maliyetlerini artırabileceği; bunun da alıcıların iç piyasadaki fiyat artışlarına karşı daha temkinli davranmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ancak serbest piyasa fiyatının oluşumunu yalnızca alivre satışlara bağlamak mümkün değil. Rekolte beklentisi, üreticinin pazara ürün indirme hızı, ihracat talebi, sanayicinin stok durumu, TMO’nun piyasadan çektiği ürün miktarı, FİSKOBİRLİK’in alım politikası ve finansman ihtiyacı da fiyat üzerinde doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle üretici açısından temel mesele, açıklanan yüksek bir referans fiyatından çok, bu fiyatın piyasanın geneline ne ölçüde taşınabildiği noktasında düğümleniyor. PİYASAYI ÜRETİCİ LEHİNE DENGELEYEN MEKANİZMA TARTIŞMASI TMO’nun 255 TL’lik fiyatına rağmen serbest piyasanın daha aşağıda kalması, fındık piyasasında etkin regülasyon tartışmasını yeniden gündeme getiriyor. TMO’nun piyasada güçlü miktarda ürün çekmesi fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek en önemli araçlardan biri olarak görülürken, üreticinin geleneksel örgütü FİSKOBİRLİK’in TMO fiyatının altında alım yapması bu etkinin yayılmasını sınırlandırıyor. Ortaya çıkan tabloda üretici açısından temel beklenti; yalnızca fiyat ilan eden değil, gerektiğinde piyasadan yeterli miktarda ürün çekebilen, üreticinin acil nakit ihtiyacından kaynaklanan zorunlu satışları azaltabilen ve fiyatın maliyetlerin altına inmesini engelleyebilen güçlü bir piyasa mekanizmasının oluşturulması. Karan da açıklamasında bu noktaya dikkat çekerek şunları söyledi: “Üreticinin bahçesini terk etmesinin sebebini sadece verimde aramayın. Üreticinin umudunu kıran en önemli faktörlerden biri, emeğinin ve ürününün ekonomik karşılığını alamamasıdır.” “ÜRETİCİ KAZANACAK Kİ ÜRETİM DEVAM ETSİN” Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karan, ihracat rakamları konuşulurken üreticinin zarar etmesinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. “Fındık Karadeniz'in alın teridir. Fındık üreticisinin emeği üzerinden ihracat rekorları konuşulurken üreticinin zarar etmesi kabul edilemez” diyen Karan, yetkililere fiyat politikasının yeniden ele alınması çağrısında bulundu. Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez. Üreticinin önünü görebileceği, maliyetlerini karşılayabileceği ve emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. Çünkü bugün bahçede üretici kaybederse, yarın piyasada fındık bulamazsınız. Üretici kazanacak ki üretim devam etsin. Üretim devam edecek ki Karadeniz'in fındığı var olsun.”

ŞEBİNKARHİSAR’DA HASAT YANGINI: 30 DÖNÜM BUĞDAY ALANI ZARAR GÖRDÜ Haber

ŞEBİNKARHİSAR’DA HASAT YANGINI: 30 DÖNÜM BUĞDAY ALANI ZARAR GÖRDÜ

ŞEBİNKARHİSAR’DA HASAT YANGINI: 30 DÖNÜM BUĞDAY ALANI ZARAR GÖRDÜ Şebinkarahisar’ın Gökçetaş köyünde buğday hasadı sırasında çıkan yangın, yaklaşık 30 dönümlük ekili alanda zarara yol açtı. Alevler diğer tarım arazilerine ve ağaçlık bölgeye sıçramadan kontrol altına alınırken olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Yangın, 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü saat 13.20 sıralarında Gökçetaş köyünün Manasur Mahallesi’nde meydana geldi. Yusuf K.’ye ait arazide buğday hasadı yapıldığı sırada yükselen alevler, kuru ekinlerin etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. TARIM MAKİNESİNDEN ÇIKAN KIVILCIM İDDİASI İlk değerlendirmelere göre yangının, hasat sırasında kullanılan tarım makinesinin taşlarla teması sonucu oluştuğu öne sürülen kıvılcımların kuru ekinleri tutuşturmasıyla başladığı iddia edildi. Yangının kesin çıkış nedeni başlatılan incelemenin ardından belirlenecek. ZORLU ARAZİDE YOĞUN MÜDAHALE İhbar üzerine bölgeye Şebinkarahisar Belediyesi itfaiye ekipleri ile Şebinkarahisar Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi. Orman ekipleri arazözle müdahale ederken köy sakinleri de traktörleri ve kendi imkânlarıyla söndürme çalışmalarına destek verdi. Arazinin engebeli yapısı ve bazı noktalara araçla ulaşımın güç olması müdahaleyi zorlaştırdı. ALEVLER AĞAÇLIK ALANA ULAŞMADAN DURDURULDU Ekiplerin ve köylülerin yoğun çalışması sonucunda yangın, çevredeki diğer tarım arazilerine ve ağaçlık alana sıçramadan kontrol altına alındı. Yaklaşık 30 dönümlük buğday ekili alanın zarar gördüğü yangında can kaybı veya yaralanma meydana gelmedi. Bölgede yeniden alevlenme riskine karşı soğutma çalışmaları sürdürülürken yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı. Kaynak: Yeni Şebinkarahisar Gazetesi

ALİ TEMÜR: TBMM’DE TÜRKŞEKER’İN SAYIŞTAY RAPORLARI GÖRÜŞÜLDÜ Haber

ALİ TEMÜR: TBMM’DE TÜRKŞEKER’İN SAYIŞTAY RAPORLARI GÖRÜŞÜLDÜ

ALİ TEMÜR: TBMM’DE TÜRKŞEKER’İN SAYIŞTAY DOSYASI GÖRÜŞÜLDÜ AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Alt Komisyonu’nda Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin 2023-2024 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin ele alındığını açıkladı. TBMM’nin resmi denetim programı, TÜRKŞEKER oturumunu 15 Nisan 2026 Çarşamba günü saat 10.00’da Ankara’da gösterdi. Temür’ü 28. Dönem AK Parti Giresun Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi olarak bulunuyor. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TÜRKŞEKER’in Sayıştay raporlarının TBMM gündemine geldiğini açıkladı. TBMM’nin yayımladığı 2023-2024 yılı alt komisyon denetim programında Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., 15 Nisan 2026 tarihli toplantı gündeminde yer aldı. Toplantı yeri, TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI Genel Müdürlüğü/Ankara olarak kayda geçti. Ali Temür, 28. Dönem AK Parti Giresun Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyesi olarak yer alıyor. RESMİ RAPORLARDA 18 BULGU TÜRKŞEKER’in 2024 Faaliyet Raporu, şirketin Sayıştay denetimine tabi olduğunu açık biçimde yazdı. Aynı raporda, 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda 15 bulgu ve 3 diğer bulgu olmak üzere toplam 18 bulgu bulunduğu, bu başlıklardaki işlemler için çalışmaların sürdüğü belirtildi. Raporda ayrıca 2024 yılı bağımsız mali denetim sürecinin devam ettiği bilgisi de yer aldı. 2023 MALİ TABLOSU AĞIR ZARAR YAZDI TÜRKŞEKER’in 2023 Faaliyet Raporu, şirketin satış hacmini 17 milyar 431 milyon 156 bin 227 lira 14 kuruş olarak kayda geçirdi. Aynı raporda dönem zararı 3 milyar 339 milyon 986 bin 30 lira 43 kuruş olarak yer aldı. Şirketin 2023/24 kampanya döneminde 9 milyon 60 bin ton pancar işlediği ve 1 milyon 161 bin 100 ton kristal şeker ürettiği de resmi faaliyet raporunda açıklandı. 2024’TE ÜRETİM TAAHHÜDÜ TAM KARŞILANMADI TÜRKŞEKER’in 2024 Faaliyet Raporu, 8 milyon 100 bin tonluk pancar üretim taahhüdüne karşılık 7 milyon 314 bin 19 ton üretim gerçekleştiğini gösterdi. Taahhüdü karşılama oranı yüzde 90,30’da kaldı. Aynı raporda, 2024 yılında oluşan polar şeker varlığına göre 1 ton A kotası şeker pancarının alım fiyatı 2.249,12 lira, primlerle birlikte ortalama net alım fiyatı ise 2.361,06 lira olarak kayda geçti. TBMM’de görüşülen dosya, yalnızca bir siyasi açıklama başlığı olarak kalmadı. Resmi belgeler, TÜRKŞEKER dosyasının denetim bulguları, zarar rakamı, üretim gerçekleşmesi ve pancar alım fiyatlarıyla birlikte çok yönlü bir mali ve idari inceleme başlığı taşıdığını ortaya koydu. Kaynaklar: TBMM 2023-2024 Alt Komisyonlar Denetim Programı, TBMM milletvekili kayıtları, TÜRKŞEKER 2023 ve 2024 Faaliyet Raporları.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.