Hava Durumu

#Ihracat

giresunsonhaber - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN REKABET KURUMU’NA FINDIK VE İHRACAT ZİYARETİ Haber

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN REKABET KURUMU’NA FINDIK VE İHRACAT ZİYARETİ

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN REKABET KURUMU’NA FINDIK VE İHRACAT ZİYARETİ Giresun heyeti, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle ile Ankara’da yaptığı görüşmede fındık piyasasında tekelleşmenin önlenmesi, üreticinin korunması ve kentin ihracat gücünün artırılması taleplerini gündeme taşıdı. Giresun iş dünyası, fındık piyasasında rekabet dengesinin korunması ve ihracat altyapısının güçlendirilmesi için Ankara’da kritik bir temas gerçekleştirdi. Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fatoğlu, Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, Meclis Başkanı Ertaç Öztürk, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Mümtaz Bekçi ve yönetim kurulu üyeleri, Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle’yi makamında ziyaret etti. Ankara’da gerçekleşen görüşmede, Giresun’un ticaret ve ihracat kapasitesi ile fındık piyasasında üreticiyi doğrudan etkileyen rekabet başlıkları ele alındı. FINDIKTA TEKELLEŞME KAYGISI MASAYA TAŞINDI Görüşmenin ana başlığını fındık oluşturdu. Giresun heyeti, milli ürün olarak değerlendirilen fındıkta tekelleşmenin önüne geçilmesi ve üreticinin korunması için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Fındık piyasasında alıcı yapısı, fiyat oluşumu, üretici geliri, ihracatçıların hareket alanı ve yerel sanayinin geleceği açısından belirleyici rol oynuyor. Bu nedenle Rekabet Kurumu nezdinde yapılan temas, yeni sezon öncesinde piyasanın yakından izlenmesi beklentisini güçlendirdi. Ziyaretten kamuoyuna açıklanmış bir karar, soruşturma ya da yaptırım çıkmadı. Ancak görüşme, Giresun iş dünyasının fındık piyasasındaki rekabet kaygısını doğrudan Rekabet Kurumu’nun en üst makamına taşıması bakımından önem taşıyor. Giresun heyetinin beklentileri üç başlıkta öne çıkıyor: Piyasa denetiminin güçlendirilmesi: Fındıkta güçlü alıcıların piyasa üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi, üretici aleyhine oluşabilecek baskıların önlenmesi bekleniyor. Üreticinin korunması: Fiyat oluşumunda serbest ve adil rekabet koşullarının işletilmesi, üreticinin tek taraflı piyasa gücü karşısında korunması isteniyor. İhracatın artırılması: Giresun’un 1 milyar doları aşan ihracat hacminin daha yukarı taşınması için üretim, ticaret, sanayi ve ihracat zincirinin daha güçlü işlemesi hedefleniyor. FERRERO DOSYASI ZİYARETİN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR Giresun heyetinin ziyareti, Rekabet Kurumu’nun fındık piyasasına ilişkin daha önce aldığı kararlar nedeniyle ayrı bir önem taşıyor. Rekabet Kurulu, Ferrero’nun Türkiye fındık piyasasına yönelik taahhütleriyle ilgili süreçte 2025 yılına özgü revizyon yapmış; şirketin Eylül-Aralık döneminde en az 45 bin ton kabuklu fındık alma yükümlülüğünü 2025 yılı için 30 bin tona düşürmüştü. Bu süreç, fındık piyasasında rekabetin yalnızca üretici açısından değil, ihracatçı, sanayici ve bölge ekonomisi açısından da yakından izlenmesi gereken bir alan olduğunu ortaya koydu. GİRESUN EKONOMİSİ İÇİN STRATEJİK BAŞLIK Giresun’un ihracatında fındık belirleyici ağırlığını koruyor. Kentin 1 milyar doları aşan ihracat hacmi, fındık piyasasında rekabet dengesinin Giresun ekonomisi için doğrudan stratejik bir konu olduğunu gösteriyor. Bu nedenle ziyaret, yalnızca bir nezaket teması olarak değil; üretici, tüccar, sanayici ve ihracatçının ortak beklentisinin Ankara’ya taşındığı ekonomik bir girişim olarak öne çıktı. DAHA GÜÇLÜ TİCARET, DAHA ADİL REKABET Giresun heyetinin Rekabet Kurumu temasından beklenen ana sonuç, fındık piyasasında daha etkin izleme, üreticiyi koruyan rekabet zemini ve ihracatı destekleyen kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi oldu. Giresun iş dünyası, fındıkta tekelleşme riskinin azaltıldığı, üreticinin korunduğu, yerel firmaların güçlendiği ve ihracat kapasitesinin artırıldığı bir piyasa yapısı talep ediyor. Ankara’daki görüşme, bu talebin Rekabet Kurumu nezdinde doğrudan gündeme taşınması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi.

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI Haber

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI FİSKOBİRLİK, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’nda Türk fındığını ve Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli mamulleri uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturdu. Fuarda kurulan ticari temasların, 2026 mahsul döneminden itibaren ihracata, üretici gelirine ve bölgesel kalkınmaya olumlu yansıması bekleniyor. FİSKOBİRLİK, 10-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’na katılarak Türk fındığının dünya pazarlarındaki tanıtımına katkı sundu. Gıda sektörünün önemli uluslararası buluşmaları arasında yer alan fuarda FİSKOBİRLİK’i Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Yönetim Kurulu Üyesi Kani Uygun, Genel Müdür Turgay Çakmak ve İhracat Uzmanı Demet Karabıçak temsil etti. FİSKOBİRLİK standı, fuar süresince Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen sektör temsilcileri, firma yetkilileri ve uluslararası iş ortaklarından yoğun ilgi gördü. TÜRK FINDIĞI ULUSLARARASI PAZARDA TANITILDI FİSKOBİRLİK heyeti, fuarda yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Görüşmelerde mevcut iş birliklerinin güçlendirilmesi, yeni ihracat bağlantılarının kurulması ve Türk fındığının dünya gıda pazarlarında daha güçlü temsil edilmesi hedeflendi. Fuar süresince çok sayıda firma yetkilisiyle temas kuran FİSKOBİRLİK, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonellerine aktardı. Kurulan bağlantılar, Türk fındığının yalnızca ham ürün olarak değil, işlenmiş ve katma değerli ürünlerle de uluslararası pazarda daha görünür hale gelmesi açısından önem taşıdı. BAYRAKTAR: TÜRK FINDIĞINI ULUSLARARASI İŞ ORTAKLARIMIZLA BULUŞTURDUK FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, fuarın ardından yaptığı değerlendirmede, Milano’daki katılımın başarıyla tamamlandığını belirtti. Bayraktar, yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçiler ve iş ortaklarıyla buluşturduklarını ifade ederek, fuarda mevcut iş birliklerini güçlendirdiklerini ve farklı ülkelerden birçok yeni firma ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. FİSKOBİRLİK standının fuar süresince yoğun ilgi gördüğünü vurgulayan Bayraktar, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı bulduklarını belirterek standı ziyaret eden misafirlere, iş ortaklarına ve emeği geçenlere teşekkür etti. ÇİKOLATA SANAYİSİ İÇİN KALİTE FARKI Giresun kalite fındık, aroması, yağ dengesi ve lezzet profiliyle çikolata sanayisi için yüksek değer taşıyan ürünler arasında yer alıyor. Çikolata ve şekerleme sektöründe kullanılan fındığın kalitesi, nihai mamulün lezzetini, raf değerini ve marka algısını doğrudan etkiliyor. Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli ürünler, standart ham madde ihracatının ötesine geçerek Türk fındığının dünya pazarlarında daha güçlü bir marka değeriyle temsil edilmesine katkı sağlıyor. Bu kalite farkı, uluslararası çikolata üreticileri için güvenilir ham madde avantajı oluştururken bölge üreticisinin emeğinin daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine imkân sağlıyor. GİRESUN FINDIĞI DÜNYA PAZARLARINA AÇILIYOR Giresun kalite fındıktan üretilen mamullerin uluslararası pazarlara sunulması, Türk markalarının dünya ölçeğinde tanınırlığını artırırken bölge üreticisinin kalkınmasına katkı sağlayacak yeni ticari bağlantıların da önünü açacak. Milano’da atılan adımların ve kurulan temasların olumlu sonuçlarının 2026 mahsulünün toplanmaya başlamasıyla birlikte sahada daha belirgin şekilde hissedilmesi bekleniyor.

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK NEFES TALEBİ Haber

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK NEFES TALEBİ

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK RAHATLAMA ÇAĞRISI Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük; yüksek faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler ve nakit akışı üzerindeki baskılar nedeniyle kalkınmada öncelikli illere yönelik acil bir vergi yapılandırması talep etti. Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, kalkınmada öncelikli iller için vergi yapılandırması yapılması yönünde çağrıda bulundu. Bölük; küresel enflasyon, enerji, hammadde ve lojistik maliyetlerindeki artış ile yüksek faiz ve kredi erişimindeki zorlukların işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu vurguladı. Bölük, Giresun’un sahip olduğu kalkınmada öncelikli il statüsünün, kamu destekleri planlanırken göz önünde bulundurulmasını istedi. YÜKSEK İŞLEM HACMİ NAKİT SIKINTISINI ÖRTMÜYOR Giresun Ticaret Borsası, 2025 yılında 76 milyar 307 milyon 190 bin TL'lik bir işlem hacmine imza attı. Bu rakam, 2024 yılındaki 43 milyar 561 milyon 421 bin TL'lik hacimle karşılaştırıldığında yüzde 75,17'lik bir artışa işaret ediyor. İşlem hacmindeki bu yükseliş Giresun ekonomisinin büyüklüğünü kanıtlasa da işletmelerin nakit akışındaki daralmayı gidermiyor. Fındık ticareti; yüksek sermaye ihtiyacı, sezonluk ürün alımı, stok finansmanı, ihracat süreçleri, depolama, işçilik ve vergi ödevleri gibi kalemlerle yürütülen bir süreç. Dolayısıyla cirodaki artış, her zaman yüksek kârlılık veya ödeme kolaylığı anlamına gelmiyor. FINDIK SEKTÖRÜ BORSANIN TEMEL DİREĞİ 1 Ağustos 1926 tarihinde kurulan Giresun Ticaret Borsası, fındık ticaretinde borsa işlemlerinin başlatıldığı öncü merkezlerden biri olmuştur. Borsa, kentin fındık ekonomisindeki kurumsal yapının en önemli aktörleri arasında yer almaktadır. 2025 yılındaki işlem hacminde fındık ve fındık ürünleri belirleyici rol oynadı. Yerel ekonomi verilerine göre, Giresun Ticaret Borsası'ndaki toplam işlem hacminin yüzde 98,25'ini fındık ve fındık ürünlerinin oluşturduğu, bu ticaretin yaklaşık 74,9 milyar TL seviyesine ulaştığı bildirildi. Bu veriler, vergi yapılandırması talebinin sadece genel bir ticari istek olmadığını, doğrudan fındığın alımı, işlenmesi, depolanması, pazarlanması ve ihracat halkasında yer alan işletmelerin finansal döngülerini etkilediğini kanıtlıyor. VERGİ YAPILANDIRMASI TALEBİNİN NEDENLERİ Borsanın yaptığı çağrı, eş zamanlı olarak etkili olan üç temel ekonomik baskıdan kaynaklanıyor. İlk olarak, yüksek faiz ortamı işletmelerin kredi maliyetlerini yukarı çekti. Firmalar vergi, stok, ham madde ve sezonluk alım finansmanını çok daha maliyetli kaynaklarla yönetmek zorunda kaldı. İkinci olarak, fındık sektöründeki nakit ihtiyacı mevsimsel olarak yoğunlaşıyor. Ürün alım dönemlerinde sermaye ihtiyacı zirveye çıkarken; satış, ihracat ve tahsilat süreçleri daha uzun bir zamana yayılıyor. Üçüncü olarak, artan genel maliyetler işletmelerin kâr marjlarını daraltıyor. Enerji, lojistik ve işçilik giderleri yükseldiğinde, yüksek işlem hacmi dahi işletmeye yeterli nakit bırakmayabiliyor. Sezonluk sermaye gerektiren fındık ticaretinde işletmeler; ürün alımı, depolama, işçilik, enerji, ihracat hazırlığı ve vergi ödemelerini aynı finansal çemberde karşılamak durumunda. Yüksek faizlerin getirdiği kredi maliyeti, bu hassas döngüyü daha kırılgan hale getiriyor. Vergi yapılandırması, kısa vadede işletmelerin ödeme takvimine nefes aldırabilir. Vergi borçlarının taksitlendirilmesi, gecikme faizlerinin azaltılması ve vadelerin uzatılması piyasadaki nakit sıkışıklığını hafifletebilir. Bu durum; üretici ödemeleri, tedarik zincirinin korunması, sezon hazırlıkları ve işletmelerin sürekliliği için kritik önem taşımaktadır. Öte yandan vergi yapılandırması kalıcı bir çözüm yolu değildir. Giresun ekonomisinin temel ihtiyacı; düşük maliyetli finansman imkanları, fındıkta katma değerli üretim modelleri, modernize edilmiş depolama altyapısı, yeni ihracat pazarları ve KOBİ'lerin finansmana daha rahat erişebilmesidir.

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Haber

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR

HAMZA BÖLÜK: FINDIKTA YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan Karadeniz Ekonomi programında gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtladı. Bölük, bu sezon fındıkta rekolte düşüşünün fiyatı hızla yukarı taşıdığını, ancak aynı dönemde Türkiye’nin ihracatta sert daralma yaşadığını söyledi; Şili başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin büyümesinin Türk fındığı için doğrudan rekabet baskısı oluşturduğunu vurguladı. Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, programın başında fındık camiasının önemli isimlerinden eski Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Aslantürk’ü andı. Bölük, Aslantürk’ün üretici, ticaret ve sektör üzerine yoğun çalışan bir isim olduğunu söyledi; yerine kolay doldurulamayacak bir kayıp yaşandığını ifade etti. “BU SEZON ÖZEL VE ZOR BİR SEZON OLDU” Hamza Bölük, 2025-2026 sezonunu “özel bir sezon” olarak tanımladı. Rekolte düşünce fiyatın doğal olarak yükseldiğini, ancak bu kez artışın çok kısa sürede ve çok sert yaşandığını belirten Bölük, hasat başladıktan 15 gün sonra fındığın yüzde 100 prim yaptığını, bu tabloyu yönetmenin de çok zor hale geldiğini söyledi. Bölük, ticaret grubu açısından da sezonun son derece zor geçtiğini anlattı. Programda Murat Gürsoy, sezonun TMO’nun 200 liralık fiyat açıklamasıyla başladığını, eylül ayında fiyatların zirve gördüğünü ve kimi piyasalarda 350 liraya kadar yükseldiğini, ardından da sert düşüş yaşandığını hatırlattı. Bölük, bu çerçevede yaşananları rekolte daralması, ani fiyat yükselişi ve ihracat kaybı ekseninde değerlendirdi. İHRACATTA YÜZDE 45 DARALMA VURGUSU Bölük, dünya genelinde bu yıl fındık tüketiminde yüzde 25’lik daralma beklendiğini, ancak Türkiye’nin bunun da ötesinde kayıp yaşadığını söyledi. Kendi değerlendirmesine göre Türkiye’nin ihracatı geçen yıla göre yüzde 45 düştü. Bölük, bu farkın yalnızca tüketim azalmasıyla açıklanamayacağını, ani fiyat yükselişi nedeniyle alıcı firmaların Türkiye dışındaki üretici ülkelere yöneldiğini ifade etti. Bölük, Eylül-Aralık döneminde beklenen ihracat düzeyine ulaşılamadığını, sezonun ilk dört ayında 100 bin ton bandının görülemediğini, devrin yaklaşık 65-68 bin ton seviyesinde kaldığını söyledi. “Bir ürünün azlığı fiyatını artırabilir ama satamazsanız az olması da bir şey ifade etmez” diyen Bölük, bu sezonun tam da bunu gösterdiğini belirtti. “DÜNYA TÜRKİYE DIŞINDA YENİ FINDIK ALANLARI KURDU” Hamza Bölük, Türkiye’nin onlarca yıl boyunca dünya fındık pazarını büyüttüğünü, Türk ihracatçısının fındığı 130 ülkeye taşıdığını ve dünya pazarında güçlü bir alan oluşturduğunu söyledi. Ancak aynı süreçte büyük alıcıların ve küresel şirketlerin Türkiye’ye bağımlılığı azaltmak için başka ülkelerde üretim alanları geliştirdiğini anlattı. Bölük, 1980’lerden sonra 14 ülkede fındık dikiminin denendiğini, bunların 7’sinde üretimin başarıya ulaştığını ifade etti. Bölük’ün programdaki değerlendirmesine göre Gürcistan ve Azerbaycan’da üretim 50-60 bin ton seviyelerine ulaştı. Balkanlarda yeni üretim denemeleri sürüyor. Şili’de ise 2008’de 2 bin ton olan üretim 2014’te 8 bin tona, geçen yıl ise 125 bin tona çıktı. Bölük, bu büyümenin Türkiye’nin dünya üretimindeki ağırlığını aşağı çektiğini, Türkiye’nin payının yüzde 60’ın altına indiğini ve mevcut yapının sürmesi halinde 5-10 yıl içinde yüzde 50’lere gerileyebileceğini söyledi. ŞİLİ DOSYASI: “GÖRÜNTÜLERİ YERİNDE GÖRDÜK” Programın ana başlıklarından biri Giresun Ticaret Borsası yönetiminin Şili ziyareti oldu. Bölük, ziyaretin UR-GE projesi kapsamında yapıldığını, programın ticaret ataşeliği ve büyükelçilik koordinasyonuyla yürütüldüğünü söyledi. Amaçlarının, Türkiye dışındaki üretici ülkelerde ne tür planlama yapıldığını, nasıl yatırım geliştirildiğini ve rekabetin nereye gittiğini yerinde görmek olduğunu belirtti. Bölük, Şili’de fındık üretimine ilişkin görüntülerin sahadan alındığını, burada üretim tesisleri, yeni dikim alanları ve fidan üretim merkezlerini gördüklerini anlattı. Programda dile getirdiği bilgiye göre Şili’de geçen yıl 125 bin ton fındık üretildi, bu yıl ise yaklaşık 107 bin tonluk üretim bekleniyor. Hasadın şubat, mart ve nisan aylarına yayıldığını; üretimin üç periyot halinde yapıldığını söyledi. BÜYÜK ÖLÇEKLİ, SULAMALI, MAKİNELEŞMİŞ TARIM MODELİ Hamza Bölük, Şili’de gördüğü tabloyu Türkiye’deki küçük üretici yapısından tamamen farklı bir model olarak anlattı. Şili’de üretimin büyük şirketler eliyle yapıldığını, 1000 dönümün altında üretim yapan neredeyse bulunmadığını, sulama altyapısının güçlü olduğunu ve makineleşmenin çok ileri düzeye ulaştığını söyledi. Bölük, Ant Dağları’ndan taşınan suyla geniş sulama sistemleri kurulduğunu, bilimsel veriye dayalı tarım uygulandığını belirtti. Bölük, burada şirketlerin kârlı ürüne geçtiğini, kâr düştüğünde ise ürünü söküp başka üretime yöneldiğini söyledi. Şili’de önce yaban mersini, ardından kiraz, son dönemde ise fındığın öne çıktığını aktaran Bölük, Türkiye’de ise bahçenin aile mirası olması nedeniyle üreticinin toprağı kolay terk edemediğini vurguladı. ŞİLİ’DE FİDAN ATAĞI, TÜRKİYE İÇİN YENİ RİSK Bölük, Şili’de hızlı bir dikim alanı genişlemesi gördüklerini söyledi. Doku kültürüyle fidan üreten tesislerin bulunduğunu, yıllık 1,5 ila 2 milyon fidan üretildiğini, 2026 ve 2027 için üretimin büyük ölçüde dolu olduğunu anlattı. Bölük, oradaki aktörlerin kendi ifadelerine dayanarak, Şili’nin 5 yıl içinde 150 bin tona, 10 yıl içinde ise 200 bin tonun üzerine çıkabileceğini söyledi. Bu tabloyu “abartı değil, gerçek bir rekabet baskısı” olarak değerlendiren Bölük, özellikle Şili’yi ciddi rakip olarak gördüğünü belirtti. Amerika’nın da rakip olduğunu, ancak kendi iç tüketim gücü nedeniyle Şili kadar baskı oluşturmadığını söyledi. Yine programda anlattığına göre Amerika’da dikili alan 45 bin hektar seviyesinde ve bunun 80 bin hektara kadar çıkma potansiyeli bulunuyor. Bölük, Amerika’nın bu yıl ilk kez Avrupa’ya iç fındık sattığını da dile getirdi. MALİYET FARKI DOĞU KARADENİZ’İ ZORLUYOR Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri maliyet hesabı oldu. Bölük, Şili’de üretim maliyetinin 1,60 dolar seviyesinde olduğunu, Amerika için de daha düşük rakamların konuşulduğunu, Doğu Karadeniz’de ise maliyetin 3 doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Bu farkın Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Bölük, özellikle Ordu-Giresun hattında maliyet baskısının daha belirgin olduğunu ifade etti. Bölük, Şili’de gezdikleri bir firmada 6 bin dönüm alanda üretim yapıldığını, burada 2 bin ton fındık üretildiğinin ve maliyetin 1,60 dolar seviyesinde olduğunun aktarıldığını anlattı. Bu tabloyu Türkiye’deki parçalı arazi yapısı ve yüksek işçilik maliyetiyle kıyaslayan Bölük, “Bizim tarımımızla Şili tarımı arasında bağ kuramadım” dedi. ÇÖZÜM: YENİ PAZAR, KATMA DEĞER VE DOĞRUDAN DESTEK Hamza Bölük, çözüm için önce yeni tüketim alanları bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin küresel alıcılara bağımlılığını azaltması gerektiğini belirten Bölük, Hindistan, Pakistan, Afrika ve Brezilya gibi büyük nüfuslu pazarlara yönelmenin önemine dikkat çekti. Katma değerli ürün satışının artırılması gerektiğini de vurgulayan Bölük, fındığın yalnızca ham ürün olarak değil, daha kârlı ürün zinciriyle ihraç edilmesini savundu. Bölük, üretim tarafında ise fiyat desteklerinden çok üretim desteklerinin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Kendi önerisini açık biçimde dile getiren Bölük, dünya üretim maliyeti ile Doğu Karadeniz’deki maliyet arasındaki farkın doğrudan gelir desteğiyle kapatılmasını savundu. Böylece Ordu, Giresun ve kısmen Trabzon’daki üreticinin dünya ile aynı maliyet seviyesinde rekabet edebileceğini ifade etti. “GENÇ NÜFUS KÂRLI TARIMA DÖNER” Programda genç nüfusun tarımdan uzaklaşması da gündeme geldi. Bölük, bunun temel nedeninin kârsızlık olduğunu söyledi. “Bir şey kârlıysa herkes yapar” diyen Bölük, devlet desteği ve verimlilik artışı sağlanırsa genç nüfusun da yeniden üretime dönebileceğini belirtti. Bunun için budama, bahçe yenileme ve verimlilik odaklı yeniden yapılanmanın şart olduğunu kaydetti. LİSANSLI DEPO VE SPOT BORSA ÇAĞRISI Hamza Bölük, fındıkta fiyat oluşumunun söylentiyle değil, şeffaf piyasa düzeniyle belirlenmesi gerektiğini de söyledi. Ticaret borsalarının tescil görevi yaptığını, ihracatçı birliklerinin de kaydı tuttuğunu belirten Bölük, mevcut yapının söylenti ve sosyal medya etkisini kırmaya yetmediğini anlattı. Çözüm olarak lisanslı depo ağının yaygınlaştırılmasını ve kapısında spot borsa işleyen bir sistem kurulmasını önerdi. Bölük’ün tarif ettiği modele göre üretici fındığını lisanslı depoya getirecek, analiz yapılacak, ürün niteliği anlık görülecek ve alıcılar fiyat teklifini açık biçimde verecek. Bölük, 150 bin tonluk lisanslı depo kapasitesinin Türkiye için önemli bir rahatlama sağlayacağını, emanet fındığın bu sistem içinde işlem görmesi halinde fiyat oluşumunun da daha şeffaf hale geleceğini savundu. “BİR DÖNEM DAHA ADAY OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM” Programın sonunda Murat Gürsoy, Hamza Bölük’e yeni dönemde aday olup olmayacağını da sordu. Bölük, iki dönemdir başkanlık yaptığını belirtti ve arkadaşlarının ısrarıyla bir dönem daha aday olmayı düşündüğünü söyledi. Bölük, kapanış bölümünde üreticilere “vazgeçmesinler, üretsinler” çağrısı yaptı. Üretimin en kıymetli iş olduğunu belirten Bölük, fındığın doğru yönetilmemesi halinde stok baskısının yeni sezona da taşınacağını, buna karşılık üretimden kopulmaması gerektiğini söyledi. Kaynak: Altaş TV. Murat Gürsoy- Karadeniz Ekonomi https://www.youtube.com/watch?v=606zlt7YDyA

ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN İŞ DÜNYASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI Haber

ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN İŞ DÜNYASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI

ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN İŞ DÜNYASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, mevcut ekonomik tabloda özel sektörün hareket alanının daraldığını belirterek vergi desteği, kredi erişimi ve ihracatçı lehine kur düzenlemesi çağrısında bulundu. Çakırmelikoğlu, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimindeki sıkışmanın yeniden ele alınmasını istedi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, özel sektörün manevra alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut ekonomik koşullarda iş dünyasının daha fazla destek ve daha esnek uygulamalara ihtiyaç duyduğunu belirten Çakırmelikoğlu, ekonomi yönetiminin özellikle vergi temelli teşvik başlıklarını öne çıkarması gerektiğini ifade etti. İş dünyasının beklentilerini sıralayan Çakırmelikoğlu, üretim ve ticaretin sürdürülebilirliği açısından finansman maliyetlerinin kritik başlıklardan biri haline geldiğine dikkat çekti. Bankaların kredi maliyetlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, KOBİ’lere yönelik kredi kısıtlamalarının da piyasanın gerçekleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun iş dünyasının en önemli taleplerinden birinin finansman erişiminin kolaylaştırılması olduğunu belirten Çakırmelikoğlu, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin mevcut şartlarda daha kırılgan hale geldiğini kaydetti. Bu nedenle kredi kanallarının açılmasının ve maliyet baskısının hafifletilmesinin reel sektör açısından belirleyici olacağını dile getirdi. Çakırmelikoğlu açıklamasında ihracat başlığına da ayrı parantez açtı. İhracatın güçlendirilmesi için kur politikasında rekabeti artıracak adımların yılın ikinci çeyreğinden itibaren devreye alınmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Çakırmelikoğlu, bu alanda yapılacak düzenlemelerin üretim, satış ve dış pazar kapasitesi üzerinde doğrudan etkili olacağını söyledi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’nın açıklaması, iş dünyasının yalnızca finansman değil, aynı zamanda vergi yükü, kredi erişimi ve dış ticaret rekabeti başlıklarında da yeni bir destek paketi beklentisi içinde olduğunu ortaya koydu. Reel sektör temsilcileri, ekonomik dengenin korunması için özel sektörün önünü açacak yeni adımların gecikmeden atılmasını istiyor.

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı Haber

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kümes Hayvancılığı Üretimi verilerine göre Türkiye’de tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında önemli bir artış gösterdi. TÜİK verilerine göre Ocak ayında tavuk yumurtası üretimi 1 milyar 902 milyon 299 bin adet olarak gerçekleşti. Böylece yumurta üretimi 2022 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim AFYON, açıklanan verilerin sektörün üretim kapasitesinin artarak güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koyduğunu belirterek üretimdeki artışın hem sektör hem de tüketiciler açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adede yükseldi. ÜRETİMDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR Son dönemde yumurta üretiminde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da açıklanan verilerin sektörün üretim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Ocak ayında üretimin 1,9 milyar adedi aşması, Türkiye’nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bu seviyenin son yılların en yüksek üretim rakamlarından biri olması, güçlü üretim altyapımız sayesinde yumurtada arz güvenliğinin sürdürüldüğünü ortaya koyarken üretimdeki artışın piyasadaki dengelerin korunmasına da katkı sağladığını gösteriyor. Yumurta yüksek besin değerine sahip temel gıdalar arasında yer alıyor ve dengeli beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Üretimdeki istikrarlı artış seyri, tüketicilerin kısa bir dönem uygun fiyatlı ve kaliteli protein kaynaklarına erişimini desteklerken, üretim tarafının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu durum yumurta sektörünün gıda arzı açısından stratejik bir rol üstlendiğini de ortaya koyuyor” dedi. TÜRKİYE YUMURTA ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ ÜLKELER ARASINDA Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada önemli üretici ülkeler arasında yer aldığını ve sektörün hem iç pazarın ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu hem de ihracat potansiyelini koruduğunu ifade eden YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Yumurta üretiminde güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Açıklanan veriler, sektörümüzün üretim kapasitesini koruduğunu ve üretimde istikrarın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge” dedi. AFYON, açıklanan TÜİK verilerinin Türkiye’de yumurta üretiminin dönemsel dalgalanmalar gösterebilse de güçlü bir üretim altyapısına dayandığını ortaya koyduğunu belirterek, ocak ayında ulaşılan 1,9 milyar adetlik üretim seviyesinin sektörün üretim kapasitesinin sürdüğünü gösterdiğini ve üretimdeki bu seviyenin piyasa dengeleri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti. DEĞİŞEN KÜRESEL DENGELERDE TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜSon dönemde dünyada değişen dengelerin Türkiye’nin gıda üretimindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten AFYON, “Rakibimiz olan birçok ülke çeşitli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kısıtlamalarına giderken Türkiye’de üretim gücü sayesinde arz fazlası oluşabilmektedir. 2024 yılında yüzde 133, 2025 yılında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşen yeterlilik oranımızın 2026 yılında yeniden yüzde 130 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu da iç tüketim karşılandıktan sonra ihracatımızı yeniden eski seviyelerine rahatlıkla taşıyabileceğimiz anlamına geliyor. Özellikle altını çizmek isterim ki ihracat, gıda arz güvenliği ve üretim artışının en önemli sigortalarından biridir” dedi.ARZ FAZLASI İHRACAT VE GIDA SANAYİİNDE DEĞERLENDİRİLMELİArz fazlasının üretim artışından kaynaklanmasının sektör açısından daha sağlıklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden AFYON, bu ürünlerin ihracat ve gıda sanayii aracılığıyla değerlendirilmesinin üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapmasını güvence altına aldığını belirtti.RAMAZAN’DA ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE DESTEKAFYON ayrıca, devletin enflasyonla mücadele sürecine sektör olarak destek verdiklerini ifade ederek, “Ramazan ayında vatandaşlarımızın yumurtaya daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretici tarafı önemli bir fedakârlık göstermiştir. Bu süreçte üreticilerin desteğini tüketiciye en doğru şekilde ulaştıran tüketici dostu perakende zincirlerine de teşekkür ediyoruz” dedi.YUMURTAYA YÖNELİK YANLIŞ ALGILARA DİKKATYumurtaya yönelik yanlış algılara da değinen AFYON, tüketicilere şu mesajı verdi: “Halkımız, tazelik ve temizlik kriterleri sağlandığı sürece tüm yumurtaları gönül rahatlığıyla tüketebilir. Farklı renkler veya çeşitli sıfatlarla pazarlanan yumurtalar arasında besin değeri açısından temel bir fark bulunmamaktadır. Bu tarz sınıflandırmalara itibar edilmemesi gerekir. Bu vesileyle de altını çizmek isterim ki, Ramazan ayında sofralarda sıkça yer alan yumurta, yüksek besin değeri sayesinde uzun süre tok tutan önemli bir gıdadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI Haber

İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI

GİRESUN GÜMRÜĞÜ’NDE ŞUBAT HAREKETLİLİĞİ İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI Giresun Gümrük Müdürlüğü’nün Şubat 2026 işlem hacmi verileri kamuoyuna açıklandı. Giresun Valiliği’nin yayımladığı resmi duyuruya göre 1-28 Şubat 2026 tarihleri arasında kentte 28,5 milyon dolarlık ithalat, 97,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Aynı dönemde 63,6 milyon kilogram ithalat, 60,2 milyon kilogram ihracat yapılırken, 23,4 milyon TL vergi tahsil edildi. Şubat ayı verilerine göre ithalat tarafında fındık ve mamulleri (geri gelen eşya), ayçiçeği tohumu yağı ve küspesi, aspir, soya fasulyesi, organik mısır, buğday gluteni, arpa, adi buğday, tekstil ürünleri, LPG, 6 mm float cam ve tekerlekli sandalye hibesi yer aldı. İhracatta ise fındık ve fındık mamulleri, aspir yağı, ayçiçeği tohumu yağı, siyah çay, organik kırık mısır, soya fasulyesi küspesi, nohut unu, ayçekirdeği içi, tekstil ürünleri, kumanya, kedi kumu (bentonit), laminat yer kaplamaları, meyveli gazozlar ve topak halinde odun döküntü-atıkları öne çıktı. Giresun Limanı’nın dökme yük, genel kargo, konteyner ve bazı özel yük türlerini elleçleyebilen yapısı dikkate alındığında, açıklanan ürün listesi limanın mevcut yük profiliyle uyumlu bir tablo ortaya koyuyor. Resmi liman kaynakları ve sektör verileri, Giresun Limanı’nda dökme yük ve genel kargonun önemli yer tuttuğunu gösteriyor. Açıklanan tablo, Giresun dış ticaretinde fındık ve tarımsal ürünlerin ağırlığını koruduğunu, buna ek olarak gıda sanayi, yem, yapı malzemesi ve genel ticari ürünlerin de liman hattında işlem gördüğünü ortaya koydu. Resmi duyuruda herhangi bir kaza, çevresel olay, yaptırım ya da dava bilgisi yer almadı. Bu nedenle veriler, kentteki gümrük ve liman hattında olağan ticari hareketliliğin sürdüğünü gösteren aylık ekonomik tablo niteliği taşıyor. Kutu Bilgi Şubat 2026 Giresun Gümrüğü Özeti İthalat: 28.500.276,55 dolar İhracat: 97.204.032,67 dolar İthalat miktarı: 63.669.377 kg İhracat miktarı: 60.273.939 kg Tahsil edilen vergi: 23.464.311,65 TL

SARSILMAZ WDS 2026’da Yeni Nesil Silah Sistemlerini Tanıtacak Haber

SARSILMAZ WDS 2026’da Yeni Nesil Silah Sistemlerini Tanıtacak

Türkiye'nin savunma sanayii liderlerinden SARSILMAZ, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'da düzenlenecek World Defense Show (WDS) 2026'ya katılacak. Şirket, özellikle 25 mm TRM Topu gibi yeni nesil silah sistemlerini uluslararası kullanıcılara ve karar vericilere tanıtmayı amaçlamakta. 140 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan SARSILMAZ, bugün Türkiye'nin yanı sıra 80'den fazla ülkeye ihracat yapmakta ve askeri-güvenlik kuvvetlerine silah sistemleri geliştiren öncü bir savunma firması olarak öne çıkmakta. AR-GE odaklı üretim anlayışı ve geniş ürün yelpazesi ile dikkat çeken SARSILMAZ, bir ordunun ihtiyaç duyabileceği kapsamlı çözümlerle WDS 2026'da olacak. Şirket, fuar vesilesiyle Suudi Arabistan'ın savunma sanayii kurumları SAMI ve GAMI ile mevcut iş birliklerini daha da ileri götürmeyi hedefliyor. SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan şunları söyledi: “WDS, Orta Doğu pazarındaki konumumuzu pekiştirmek adına stratejik bir fırsat sunuyor.” SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, fuarla ilgili değerlendirmesinde şu sözleri kaydetti: “World Defense Show, yalnızca ürün sergileme alanı değil, savunma sanayiinde uzun vadeli iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform. Bu etkinlikte, farklı bölgelerin taleplerine uygun sistemlerimizi kullanıcılarla birebir buluşturmayı hedefliyoruz. Özellikle Suudi Arabistan başta olmak üzere, Orta Doğu pazarındaki mevcut iş birliklerimizi derinleştirmeyi ve yeni projeler için zemin hazırlamayı amaçlıyoruz.” Fuar boyunca, her türlü iklim ve operasyonel koşulda güvenle test edilmiş sistemlerini sergileyecek olan SARSILMAZ, TUSAŞ ile ortak TR Mekatronik tarafından geliştirilen 25 mm TRM Topu'nun yanı sıra farklı kalibrelerde ağır makineli tüfekler, piyade tüfekleri ve SAR9 tabanca ailesinin yeni modellerini de sergileyecek. SARSILMAZ, güvenlik güçlerinin farklı operasyonel gereksinimlerine yönelik geliştirdiği 12.7 mm SAR 127 MT, 7.62 mm SAR 762 MT makineli tüfeklerini, 7.62x39 SAR15T ve 7.62x51 MPT76 piyade tüfeklerini uluslararası kullanıcılara tanıtacak. World Defense Show 2026'ya, yaklaşık 80 ülkeden 800'e yakın şirketin katılımı, 440'tan fazla resmi heyetin de fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. Etkinliğin 106 bini aşkın ziyaretçi ve 950'nin üzerinde kayıtlı medya mensubu tarafından takip edilmesi öngörülüyor. Bu açıdan WDS, dünya çapında önemli bir iş birliği ve iletişim platformu olma özelliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.