Hava Durumu

#Ihracat

giresunsonhaber - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Haber

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR

HAMZA BÖLÜK: FINDIKTA YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan Karadeniz Ekonomi programında gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtladı. Bölük, bu sezon fındıkta rekolte düşüşünün fiyatı hızla yukarı taşıdığını, ancak aynı dönemde Türkiye’nin ihracatta sert daralma yaşadığını söyledi; Şili başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin büyümesinin Türk fındığı için doğrudan rekabet baskısı oluşturduğunu vurguladı. Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, programın başında fındık camiasının önemli isimlerinden eski Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Aslantürk’ü andı. Bölük, Aslantürk’ün üretici, ticaret ve sektör üzerine yoğun çalışan bir isim olduğunu söyledi; yerine kolay doldurulamayacak bir kayıp yaşandığını ifade etti. “BU SEZON ÖZEL VE ZOR BİR SEZON OLDU” Hamza Bölük, 2025-2026 sezonunu “özel bir sezon” olarak tanımladı. Rekolte düşünce fiyatın doğal olarak yükseldiğini, ancak bu kez artışın çok kısa sürede ve çok sert yaşandığını belirten Bölük, hasat başladıktan 15 gün sonra fındığın yüzde 100 prim yaptığını, bu tabloyu yönetmenin de çok zor hale geldiğini söyledi. Bölük, ticaret grubu açısından da sezonun son derece zor geçtiğini anlattı. Programda Murat Gürsoy, sezonun TMO’nun 200 liralık fiyat açıklamasıyla başladığını, eylül ayında fiyatların zirve gördüğünü ve kimi piyasalarda 350 liraya kadar yükseldiğini, ardından da sert düşüş yaşandığını hatırlattı. Bölük, bu çerçevede yaşananları rekolte daralması, ani fiyat yükselişi ve ihracat kaybı ekseninde değerlendirdi. İHRACATTA YÜZDE 45 DARALMA VURGUSU Bölük, dünya genelinde bu yıl fındık tüketiminde yüzde 25’lik daralma beklendiğini, ancak Türkiye’nin bunun da ötesinde kayıp yaşadığını söyledi. Kendi değerlendirmesine göre Türkiye’nin ihracatı geçen yıla göre yüzde 45 düştü. Bölük, bu farkın yalnızca tüketim azalmasıyla açıklanamayacağını, ani fiyat yükselişi nedeniyle alıcı firmaların Türkiye dışındaki üretici ülkelere yöneldiğini ifade etti. Bölük, Eylül-Aralık döneminde beklenen ihracat düzeyine ulaşılamadığını, sezonun ilk dört ayında 100 bin ton bandının görülemediğini, devrin yaklaşık 65-68 bin ton seviyesinde kaldığını söyledi. “Bir ürünün azlığı fiyatını artırabilir ama satamazsanız az olması da bir şey ifade etmez” diyen Bölük, bu sezonun tam da bunu gösterdiğini belirtti. “DÜNYA TÜRKİYE DIŞINDA YENİ FINDIK ALANLARI KURDU” Hamza Bölük, Türkiye’nin onlarca yıl boyunca dünya fındık pazarını büyüttüğünü, Türk ihracatçısının fındığı 130 ülkeye taşıdığını ve dünya pazarında güçlü bir alan oluşturduğunu söyledi. Ancak aynı süreçte büyük alıcıların ve küresel şirketlerin Türkiye’ye bağımlılığı azaltmak için başka ülkelerde üretim alanları geliştirdiğini anlattı. Bölük, 1980’lerden sonra 14 ülkede fındık dikiminin denendiğini, bunların 7’sinde üretimin başarıya ulaştığını ifade etti. Bölük’ün programdaki değerlendirmesine göre Gürcistan ve Azerbaycan’da üretim 50-60 bin ton seviyelerine ulaştı. Balkanlarda yeni üretim denemeleri sürüyor. Şili’de ise 2008’de 2 bin ton olan üretim 2014’te 8 bin tona, geçen yıl ise 125 bin tona çıktı. Bölük, bu büyümenin Türkiye’nin dünya üretimindeki ağırlığını aşağı çektiğini, Türkiye’nin payının yüzde 60’ın altına indiğini ve mevcut yapının sürmesi halinde 5-10 yıl içinde yüzde 50’lere gerileyebileceğini söyledi. ŞİLİ DOSYASI: “GÖRÜNTÜLERİ YERİNDE GÖRDÜK” Programın ana başlıklarından biri Giresun Ticaret Borsası yönetiminin Şili ziyareti oldu. Bölük, ziyaretin UR-GE projesi kapsamında yapıldığını, programın ticaret ataşeliği ve büyükelçilik koordinasyonuyla yürütüldüğünü söyledi. Amaçlarının, Türkiye dışındaki üretici ülkelerde ne tür planlama yapıldığını, nasıl yatırım geliştirildiğini ve rekabetin nereye gittiğini yerinde görmek olduğunu belirtti. Bölük, Şili’de fındık üretimine ilişkin görüntülerin sahadan alındığını, burada üretim tesisleri, yeni dikim alanları ve fidan üretim merkezlerini gördüklerini anlattı. Programda dile getirdiği bilgiye göre Şili’de geçen yıl 125 bin ton fındık üretildi, bu yıl ise yaklaşık 107 bin tonluk üretim bekleniyor. Hasadın şubat, mart ve nisan aylarına yayıldığını; üretimin üç periyot halinde yapıldığını söyledi. BÜYÜK ÖLÇEKLİ, SULAMALI, MAKİNELEŞMİŞ TARIM MODELİ Hamza Bölük, Şili’de gördüğü tabloyu Türkiye’deki küçük üretici yapısından tamamen farklı bir model olarak anlattı. Şili’de üretimin büyük şirketler eliyle yapıldığını, 1000 dönümün altında üretim yapan neredeyse bulunmadığını, sulama altyapısının güçlü olduğunu ve makineleşmenin çok ileri düzeye ulaştığını söyledi. Bölük, Ant Dağları’ndan taşınan suyla geniş sulama sistemleri kurulduğunu, bilimsel veriye dayalı tarım uygulandığını belirtti. Bölük, burada şirketlerin kârlı ürüne geçtiğini, kâr düştüğünde ise ürünü söküp başka üretime yöneldiğini söyledi. Şili’de önce yaban mersini, ardından kiraz, son dönemde ise fındığın öne çıktığını aktaran Bölük, Türkiye’de ise bahçenin aile mirası olması nedeniyle üreticinin toprağı kolay terk edemediğini vurguladı. ŞİLİ’DE FİDAN ATAĞI, TÜRKİYE İÇİN YENİ RİSK Bölük, Şili’de hızlı bir dikim alanı genişlemesi gördüklerini söyledi. Doku kültürüyle fidan üreten tesislerin bulunduğunu, yıllık 1,5 ila 2 milyon fidan üretildiğini, 2026 ve 2027 için üretimin büyük ölçüde dolu olduğunu anlattı. Bölük, oradaki aktörlerin kendi ifadelerine dayanarak, Şili’nin 5 yıl içinde 150 bin tona, 10 yıl içinde ise 200 bin tonun üzerine çıkabileceğini söyledi. Bu tabloyu “abartı değil, gerçek bir rekabet baskısı” olarak değerlendiren Bölük, özellikle Şili’yi ciddi rakip olarak gördüğünü belirtti. Amerika’nın da rakip olduğunu, ancak kendi iç tüketim gücü nedeniyle Şili kadar baskı oluşturmadığını söyledi. Yine programda anlattığına göre Amerika’da dikili alan 45 bin hektar seviyesinde ve bunun 80 bin hektara kadar çıkma potansiyeli bulunuyor. Bölük, Amerika’nın bu yıl ilk kez Avrupa’ya iç fındık sattığını da dile getirdi. MALİYET FARKI DOĞU KARADENİZ’İ ZORLUYOR Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri maliyet hesabı oldu. Bölük, Şili’de üretim maliyetinin 1,60 dolar seviyesinde olduğunu, Amerika için de daha düşük rakamların konuşulduğunu, Doğu Karadeniz’de ise maliyetin 3 doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Bu farkın Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Bölük, özellikle Ordu-Giresun hattında maliyet baskısının daha belirgin olduğunu ifade etti. Bölük, Şili’de gezdikleri bir firmada 6 bin dönüm alanda üretim yapıldığını, burada 2 bin ton fındık üretildiğinin ve maliyetin 1,60 dolar seviyesinde olduğunun aktarıldığını anlattı. Bu tabloyu Türkiye’deki parçalı arazi yapısı ve yüksek işçilik maliyetiyle kıyaslayan Bölük, “Bizim tarımımızla Şili tarımı arasında bağ kuramadım” dedi. ÇÖZÜM: YENİ PAZAR, KATMA DEĞER VE DOĞRUDAN DESTEK Hamza Bölük, çözüm için önce yeni tüketim alanları bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin küresel alıcılara bağımlılığını azaltması gerektiğini belirten Bölük, Hindistan, Pakistan, Afrika ve Brezilya gibi büyük nüfuslu pazarlara yönelmenin önemine dikkat çekti. Katma değerli ürün satışının artırılması gerektiğini de vurgulayan Bölük, fındığın yalnızca ham ürün olarak değil, daha kârlı ürün zinciriyle ihraç edilmesini savundu. Bölük, üretim tarafında ise fiyat desteklerinden çok üretim desteklerinin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Kendi önerisini açık biçimde dile getiren Bölük, dünya üretim maliyeti ile Doğu Karadeniz’deki maliyet arasındaki farkın doğrudan gelir desteğiyle kapatılmasını savundu. Böylece Ordu, Giresun ve kısmen Trabzon’daki üreticinin dünya ile aynı maliyet seviyesinde rekabet edebileceğini ifade etti. “GENÇ NÜFUS KÂRLI TARIMA DÖNER” Programda genç nüfusun tarımdan uzaklaşması da gündeme geldi. Bölük, bunun temel nedeninin kârsızlık olduğunu söyledi. “Bir şey kârlıysa herkes yapar” diyen Bölük, devlet desteği ve verimlilik artışı sağlanırsa genç nüfusun da yeniden üretime dönebileceğini belirtti. Bunun için budama, bahçe yenileme ve verimlilik odaklı yeniden yapılanmanın şart olduğunu kaydetti. LİSANSLI DEPO VE SPOT BORSA ÇAĞRISI Hamza Bölük, fındıkta fiyat oluşumunun söylentiyle değil, şeffaf piyasa düzeniyle belirlenmesi gerektiğini de söyledi. Ticaret borsalarının tescil görevi yaptığını, ihracatçı birliklerinin de kaydı tuttuğunu belirten Bölük, mevcut yapının söylenti ve sosyal medya etkisini kırmaya yetmediğini anlattı. Çözüm olarak lisanslı depo ağının yaygınlaştırılmasını ve kapısında spot borsa işleyen bir sistem kurulmasını önerdi. Bölük’ün tarif ettiği modele göre üretici fındığını lisanslı depoya getirecek, analiz yapılacak, ürün niteliği anlık görülecek ve alıcılar fiyat teklifini açık biçimde verecek. Bölük, 150 bin tonluk lisanslı depo kapasitesinin Türkiye için önemli bir rahatlama sağlayacağını, emanet fındığın bu sistem içinde işlem görmesi halinde fiyat oluşumunun da daha şeffaf hale geleceğini savundu. “BİR DÖNEM DAHA ADAY OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM” Programın sonunda Murat Gürsoy, Hamza Bölük’e yeni dönemde aday olup olmayacağını da sordu. Bölük, iki dönemdir başkanlık yaptığını belirtti ve arkadaşlarının ısrarıyla bir dönem daha aday olmayı düşündüğünü söyledi. Bölük, kapanış bölümünde üreticilere “vazgeçmesinler, üretsinler” çağrısı yaptı. Üretimin en kıymetli iş olduğunu belirten Bölük, fındığın doğru yönetilmemesi halinde stok baskısının yeni sezona da taşınacağını, buna karşılık üretimden kopulmaması gerektiğini söyledi. Kaynak: Altaş TV. Murat Gürsoy- Karadeniz Ekonomi https://www.youtube.com/watch?v=606zlt7YDyA

ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN İŞ DÜNYASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI Haber

ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN İŞ DÜNYASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI

ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN İŞ DÜNYASI İÇİN DESTEK ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, mevcut ekonomik tabloda özel sektörün hareket alanının daraldığını belirterek vergi desteği, kredi erişimi ve ihracatçı lehine kur düzenlemesi çağrısında bulundu. Çakırmelikoğlu, özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimindeki sıkışmanın yeniden ele alınmasını istedi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, özel sektörün manevra alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut ekonomik koşullarda iş dünyasının daha fazla destek ve daha esnek uygulamalara ihtiyaç duyduğunu belirten Çakırmelikoğlu, ekonomi yönetiminin özellikle vergi temelli teşvik başlıklarını öne çıkarması gerektiğini ifade etti. İş dünyasının beklentilerini sıralayan Çakırmelikoğlu, üretim ve ticaretin sürdürülebilirliği açısından finansman maliyetlerinin kritik başlıklardan biri haline geldiğine dikkat çekti. Bankaların kredi maliyetlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, KOBİ’lere yönelik kredi kısıtlamalarının da piyasanın gerçekleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun iş dünyasının en önemli taleplerinden birinin finansman erişiminin kolaylaştırılması olduğunu belirten Çakırmelikoğlu, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin mevcut şartlarda daha kırılgan hale geldiğini kaydetti. Bu nedenle kredi kanallarının açılmasının ve maliyet baskısının hafifletilmesinin reel sektör açısından belirleyici olacağını dile getirdi. Çakırmelikoğlu açıklamasında ihracat başlığına da ayrı parantez açtı. İhracatın güçlendirilmesi için kur politikasında rekabeti artıracak adımların yılın ikinci çeyreğinden itibaren devreye alınmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Çakırmelikoğlu, bu alanda yapılacak düzenlemelerin üretim, satış ve dış pazar kapasitesi üzerinde doğrudan etkili olacağını söyledi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’nın açıklaması, iş dünyasının yalnızca finansman değil, aynı zamanda vergi yükü, kredi erişimi ve dış ticaret rekabeti başlıklarında da yeni bir destek paketi beklentisi içinde olduğunu ortaya koydu. Reel sektör temsilcileri, ekonomik dengenin korunması için özel sektörün önünü açacak yeni adımların gecikmeden atılmasını istiyor.

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı Haber

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kümes Hayvancılığı Üretimi verilerine göre Türkiye’de tavuk yumurtası üretimi Ocak ayında önemli bir artış gösterdi. TÜİK verilerine göre Ocak ayında tavuk yumurtası üretimi 1 milyar 902 milyon 299 bin adet olarak gerçekleşti. Böylece yumurta üretimi 2022 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmış oldu. Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim AFYON, açıklanan verilerin sektörün üretim kapasitesinin artarak güçlü şekilde devam ettiğini ortaya koyduğunu belirterek üretimdeki artışın hem sektör hem de tüketiciler açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adede yükseldi. ÜRETİMDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR Son dönemde yumurta üretiminde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da açıklanan verilerin sektörün üretim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Ocak ayında üretimin 1,9 milyar adedi aşması, Türkiye’nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bu seviyenin son yılların en yüksek üretim rakamlarından biri olması, güçlü üretim altyapımız sayesinde yumurtada arz güvenliğinin sürdürüldüğünü ortaya koyarken üretimdeki artışın piyasadaki dengelerin korunmasına da katkı sağladığını gösteriyor. Yumurta yüksek besin değerine sahip temel gıdalar arasında yer alıyor ve dengeli beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Üretimdeki istikrarlı artış seyri, tüketicilerin kısa bir dönem uygun fiyatlı ve kaliteli protein kaynaklarına erişimini desteklerken, üretim tarafının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu durum yumurta sektörünün gıda arzı açısından stratejik bir rol üstlendiğini de ortaya koyuyor” dedi. TÜRKİYE YUMURTA ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ ÜLKELER ARASINDA Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada önemli üretici ülkeler arasında yer aldığını ve sektörün hem iç pazarın ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu hem de ihracat potansiyelini koruduğunu ifade eden YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Yumurta üretiminde güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Açıklanan veriler, sektörümüzün üretim kapasitesini koruduğunu ve üretimde istikrarın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge” dedi. AFYON, açıklanan TÜİK verilerinin Türkiye’de yumurta üretiminin dönemsel dalgalanmalar gösterebilse de güçlü bir üretim altyapısına dayandığını ortaya koyduğunu belirterek, ocak ayında ulaşılan 1,9 milyar adetlik üretim seviyesinin sektörün üretim kapasitesinin sürdüğünü gösterdiğini ve üretimdeki bu seviyenin piyasa dengeleri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti. DEĞİŞEN KÜRESEL DENGELERDE TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜSon dönemde dünyada değişen dengelerin Türkiye’nin gıda üretimindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten AFYON, “Rakibimiz olan birçok ülke çeşitli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kısıtlamalarına giderken Türkiye’de üretim gücü sayesinde arz fazlası oluşabilmektedir. 2024 yılında yüzde 133, 2025 yılında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşen yeterlilik oranımızın 2026 yılında yeniden yüzde 130 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu da iç tüketim karşılandıktan sonra ihracatımızı yeniden eski seviyelerine rahatlıkla taşıyabileceğimiz anlamına geliyor. Özellikle altını çizmek isterim ki ihracat, gıda arz güvenliği ve üretim artışının en önemli sigortalarından biridir” dedi.ARZ FAZLASI İHRACAT VE GIDA SANAYİİNDE DEĞERLENDİRİLMELİArz fazlasının üretim artışından kaynaklanmasının sektör açısından daha sağlıklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden AFYON, bu ürünlerin ihracat ve gıda sanayii aracılığıyla değerlendirilmesinin üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapmasını güvence altına aldığını belirtti.RAMAZAN’DA ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE DESTEKAFYON ayrıca, devletin enflasyonla mücadele sürecine sektör olarak destek verdiklerini ifade ederek, “Ramazan ayında vatandaşlarımızın yumurtaya daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretici tarafı önemli bir fedakârlık göstermiştir. Bu süreçte üreticilerin desteğini tüketiciye en doğru şekilde ulaştıran tüketici dostu perakende zincirlerine de teşekkür ediyoruz” dedi.YUMURTAYA YÖNELİK YANLIŞ ALGILARA DİKKATYumurtaya yönelik yanlış algılara da değinen AFYON, tüketicilere şu mesajı verdi: “Halkımız, tazelik ve temizlik kriterleri sağlandığı sürece tüm yumurtaları gönül rahatlığıyla tüketebilir. Farklı renkler veya çeşitli sıfatlarla pazarlanan yumurtalar arasında besin değeri açısından temel bir fark bulunmamaktadır. Bu tarz sınıflandırmalara itibar edilmemesi gerekir. Bu vesileyle de altını çizmek isterim ki, Ramazan ayında sofralarda sıkça yer alan yumurta, yüksek besin değeri sayesinde uzun süre tok tutan önemli bir gıdadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI Haber

İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI

GİRESUN GÜMRÜĞÜ’NDE ŞUBAT HAREKETLİLİĞİ İHRACATTA FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ ÖNE ÇIKTI Giresun Gümrük Müdürlüğü’nün Şubat 2026 işlem hacmi verileri kamuoyuna açıklandı. Giresun Valiliği’nin yayımladığı resmi duyuruya göre 1-28 Şubat 2026 tarihleri arasında kentte 28,5 milyon dolarlık ithalat, 97,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Aynı dönemde 63,6 milyon kilogram ithalat, 60,2 milyon kilogram ihracat yapılırken, 23,4 milyon TL vergi tahsil edildi. Şubat ayı verilerine göre ithalat tarafında fındık ve mamulleri (geri gelen eşya), ayçiçeği tohumu yağı ve küspesi, aspir, soya fasulyesi, organik mısır, buğday gluteni, arpa, adi buğday, tekstil ürünleri, LPG, 6 mm float cam ve tekerlekli sandalye hibesi yer aldı. İhracatta ise fındık ve fındık mamulleri, aspir yağı, ayçiçeği tohumu yağı, siyah çay, organik kırık mısır, soya fasulyesi küspesi, nohut unu, ayçekirdeği içi, tekstil ürünleri, kumanya, kedi kumu (bentonit), laminat yer kaplamaları, meyveli gazozlar ve topak halinde odun döküntü-atıkları öne çıktı. Giresun Limanı’nın dökme yük, genel kargo, konteyner ve bazı özel yük türlerini elleçleyebilen yapısı dikkate alındığında, açıklanan ürün listesi limanın mevcut yük profiliyle uyumlu bir tablo ortaya koyuyor. Resmi liman kaynakları ve sektör verileri, Giresun Limanı’nda dökme yük ve genel kargonun önemli yer tuttuğunu gösteriyor. Açıklanan tablo, Giresun dış ticaretinde fındık ve tarımsal ürünlerin ağırlığını koruduğunu, buna ek olarak gıda sanayi, yem, yapı malzemesi ve genel ticari ürünlerin de liman hattında işlem gördüğünü ortaya koydu. Resmi duyuruda herhangi bir kaza, çevresel olay, yaptırım ya da dava bilgisi yer almadı. Bu nedenle veriler, kentteki gümrük ve liman hattında olağan ticari hareketliliğin sürdüğünü gösteren aylık ekonomik tablo niteliği taşıyor. Kutu Bilgi Şubat 2026 Giresun Gümrüğü Özeti İthalat: 28.500.276,55 dolar İhracat: 97.204.032,67 dolar İthalat miktarı: 63.669.377 kg İhracat miktarı: 60.273.939 kg Tahsil edilen vergi: 23.464.311,65 TL

SARSILMAZ WDS 2026’da Yeni Nesil Silah Sistemlerini Tanıtacak Haber

SARSILMAZ WDS 2026’da Yeni Nesil Silah Sistemlerini Tanıtacak

Türkiye'nin savunma sanayii liderlerinden SARSILMAZ, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'da düzenlenecek World Defense Show (WDS) 2026'ya katılacak. Şirket, özellikle 25 mm TRM Topu gibi yeni nesil silah sistemlerini uluslararası kullanıcılara ve karar vericilere tanıtmayı amaçlamakta. 140 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan SARSILMAZ, bugün Türkiye'nin yanı sıra 80'den fazla ülkeye ihracat yapmakta ve askeri-güvenlik kuvvetlerine silah sistemleri geliştiren öncü bir savunma firması olarak öne çıkmakta. AR-GE odaklı üretim anlayışı ve geniş ürün yelpazesi ile dikkat çeken SARSILMAZ, bir ordunun ihtiyaç duyabileceği kapsamlı çözümlerle WDS 2026'da olacak. Şirket, fuar vesilesiyle Suudi Arabistan'ın savunma sanayii kurumları SAMI ve GAMI ile mevcut iş birliklerini daha da ileri götürmeyi hedefliyor. SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan şunları söyledi: “WDS, Orta Doğu pazarındaki konumumuzu pekiştirmek adına stratejik bir fırsat sunuyor.” SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, fuarla ilgili değerlendirmesinde şu sözleri kaydetti: “World Defense Show, yalnızca ürün sergileme alanı değil, savunma sanayiinde uzun vadeli iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform. Bu etkinlikte, farklı bölgelerin taleplerine uygun sistemlerimizi kullanıcılarla birebir buluşturmayı hedefliyoruz. Özellikle Suudi Arabistan başta olmak üzere, Orta Doğu pazarındaki mevcut iş birliklerimizi derinleştirmeyi ve yeni projeler için zemin hazırlamayı amaçlıyoruz.” Fuar boyunca, her türlü iklim ve operasyonel koşulda güvenle test edilmiş sistemlerini sergileyecek olan SARSILMAZ, TUSAŞ ile ortak TR Mekatronik tarafından geliştirilen 25 mm TRM Topu'nun yanı sıra farklı kalibrelerde ağır makineli tüfekler, piyade tüfekleri ve SAR9 tabanca ailesinin yeni modellerini de sergileyecek. SARSILMAZ, güvenlik güçlerinin farklı operasyonel gereksinimlerine yönelik geliştirdiği 12.7 mm SAR 127 MT, 7.62 mm SAR 762 MT makineli tüfeklerini, 7.62x39 SAR15T ve 7.62x51 MPT76 piyade tüfeklerini uluslararası kullanıcılara tanıtacak. World Defense Show 2026'ya, yaklaşık 80 ülkeden 800'e yakın şirketin katılımı, 440'tan fazla resmi heyetin de fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. Etkinliğin 106 bini aşkın ziyaretçi ve 950'nin üzerinde kayıtlı medya mensubu tarafından takip edilmesi öngörülüyor. Bu açıdan WDS, dünya çapında önemli bir iş birliği ve iletişim platformu olma özelliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Savunma ve havacılık sanayiiden 2026’ya rekor ihracatla güçlü başlangıç Haber

Savunma ve havacılık sanayiiden 2026’ya rekor ihracatla güçlü başlangıç

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, savunma ve havacılık sanayiinin 2026 yılı Ocak ayında 555,3 milyon dolarlık ihracata ulaştığını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,2’lik artış kaydedildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - 2025 yılını rekorlarla kapatan Türkiye savunma ve havacılık sanayii, 2026 yılına da güçlü bir ihracat performansıyla başladı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, yaptığı paylaşımda sektörün Ocak 2026’da 555,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44,2’lik artış anlamına geliyor. Prof. Dr. Görgün, elde edilen başarının; yüksek katma değerli ve ileri teknolojiye dayalı ürün portföyü, sahada kendini kanıtlamış sistemler ve güvene dayalı uzun vadeli uluslararası iş birliklerinin somut bir sonucu olduğunu vurgularken, savunma ve havacılık sanayiinin, küresel pazarlardaki rekabet gücü ve sürdürülebilir büyüme kapasitesiyle Türkiye’nin genel ihracat performansına stratejik katkı sunmaya devam ettiğini belirtti. Söz konusu başarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Millî Teknoloji Hamlesi ve Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında izlenen planlı, istikrarlı ve vizyoner politikaların bir yansıması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Görgün, sektöre katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Prof. Dr. Görgün, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlerle daha güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda savunma ve havacılık sanayiinin başarılarının artarak süreceğini kaydetti.

Su ürünlerinde 2,3 milyar dolarlık ihracat Haber

Su ürünlerinde 2,3 milyar dolarlık ihracat

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin 2025'te su ürünleri ihracatının 2,3 milyar dolara ulaştığını, bunun da yaklaşık 500 milyon dolarının Türk somonundan geldiğini söyledi. ANKARA (İGFA) - Borçka Baraj Gölü'ndeki Artvin Balıkçılık Somon Üretim Tesisi'ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman İl Müdürü Neşet Ulutaş ve Artvin Su Ürünleri Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Önder Alkan'dan bilgi aldı. Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'de balıkçılık sektörünün son yıllardaki gelişiminin kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini belirterek, "Son dönemde özellikle 1 milyon ton üretim barajına ulaşmış olması ve bu rekoru kırmış olması, balıkçılık sektörünün potansiyelini üretime çevirdiğiyle alakalı çok güzel sonuçlar getirdi bize." ifadesini kullandı. Türkiye'de balık yetiştiriciliğinin son 23 yılda 10 kat arttığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 650 bin tonlara gelmiş durumdayız. Türk somonu, alabalık, levrek, çipura gibi ürünlerin artık bir marka olarak da dünya pazarlarına ulaşmış olması bu manada sektörün daha da gelişeceğine dair bizler için umut verici bir durum. Su ürünleri üretiminde özellikle hem yetiştiricilikte hem avcılıkta üretim planlamasına 2024 yılından itibaren geçmiştik hatırlarsanız. Yüzde 95'in üzerinde bir oranda üretim planlaması uygulaması var. Bunu hem yetiştiricilikteki gelişmelerin üretim planlamasına çok ciddi bir şekilde katkı vermesi hem de avcılıktaki sonuçlardan özellikle koruma kullanma dengesini gözettiğimizde görmüş oluyoruz." TÜRK SOMONU ÜRETİMİNDE 8 YILDA 15 KAT ARTIŞ Bakan Yumaklı, bitkisel, hayvansal ve su ürünlerindeki üretim planlamasının başarılı olduğunu vurguladı. İşleme tesisleri ve ihracata hazırlık açısından yapmaları gereken yatırımların olduğunu belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "2025 yılında su ürünlerinden ülkemiz 2,3 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştı. Bunun da yaklaşık 500 milyon doları yine bizim Türk somonu dediğimiz ve artık dünya pazarlarına ulaşmış olan bir ürünümüzden gelmiş oldu. Son 8 yılda özellikle Türk somonu üretiminin 15 kat arttığını söylemek istiyorum. Bu manada özellikle hem iç sulardaki yetiştiricilikte hem de buna uygun denizlerimizdeki yetiştiricilikte çok başarılı bir sonuca ulaşmış durumdayız." Artvin'in Türk somonu üretiminde önemli şehirler arasında yer aldığına dikkati çeken Yumaklı, "Burada 11 tesis var. Bunun karşılığı 765 milyon lira. Yani bu rakamları sadece birer rakam olarak görmemek lazım. Bulunduğu şehre çok önemli bir ekonomik katkı da sağlamış oluyor aynı zamanda. Artvin'in bu potansiyelini daha da geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bu sektörde büyük potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, "Bunu harekete geçirdik, daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Bu balıklar hem yetiştiricilikte hem avcılıkta büyük karlar sağlayacak. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime, bütün üreticilerimize, sektörün başından sonuna kadar hepsine çok teşekkür ediyorum ve saygılar." diye konuştu. Daha sonra Artvin Valiliğine ziyarette bulunan Yumaklı, Vali Turan Ergün ile bir araya geldi.​

Şimşek: Cari açık 2026'da da sürdürülebilir seviyelerde kalacak Haber

Şimşek: Cari açık 2026'da da sürdürülebilir seviyelerde kalacak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari dengedeki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, ihracat ve turizm gelirlerinin dengeyi desteklediğini, 2026 için olumlu görünümün korunduğunu belirtti. ANKARA (İGFA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari dengeye ilişkin son verileri ve beklentileri kamuoyuyla paylaştı. Buna göre, Kasım ayında yıllık cari açık 23,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ocak–Kasım döneminde yıllık cari açıkta görülen 12,8 milyar dolarlık artışta, özellikle fiyat yükselişlerine bağlı olarak altın dengesindeki 6,4 milyar dolarlık bozulma etkili oldu. Bakan Şimşek, 2025 yılı boyunca küresel ticarette yaşanan zorluklara ve altın kaynaklı artışa rağmen, ihracatın dirençli yapısı ile turizm gelirlerindeki güçlü performansın cari dengenin sürdürülebilir seviyelerde korunmasını sağladığını vurguladı. Açıklamasında ileriye dönük beklentilere de yer veren Şimşek, sanayi üretimi ve ihracatın teknoloji kompozisyonundaki iyileşmenin, düşük enerji fiyatlarının ve avro/dolar paritesindeki destekleyici görünümün cari denge üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade etti. Bakan Şimşek, söz konus gelişmeler doğrultusunda 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde kalarak sürdürülebilirliğini korumasının beklendiğini duyurdu.

ARALIK 2025’TE 107 MİLYON DOLARLIK DIŞ TİCARET Haber

ARALIK 2025’TE 107 MİLYON DOLARLIK DIŞ TİCARET

GİRESUN GÜMRÜĞÜ’NDE ARALIK 2025’TE 107 MİLYON DOLARLIK DIŞ TİCARET Giresun Gümrük Müdürlüğü, 2025 yılı Aralık ayına ilişkin işlem hacmi verilerini açıkladı. 01–31 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen gümrük işlemleri, Giresun’un dış ticaretteki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Paylaşılan verilere göre Aralık ayında 29 milyon 893 bin dolar tutarında ithalat, 77 milyon 362 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirildi. Böylece söz konusu dönemde gümrük işlemlerine konu olan toplam dış ticaret hacmi 107 milyon doların üzerine çıktı. MİKTAR BAZINDA İHRACAT ÖNDE Aynı dönemde ithalat miktarı 35 milyon 552 bin kilogram, ihracat miktarı ise 55 milyon 740 bin kilogram olarak kaydedildi. Veriler, hem değer hem de miktar bazında ihracatın ithalatın üzerinde gerçekleştiğini gösterdi. FINDIK VE GIDA ÜRÜNLERİ İLK SIRADA Aralık 2025’te ithalat kalemleri arasında; geri gelen eşya kapsamında fındık ve fındık mamulleri, nebati gıdalar (ayçiçeği tohumu yağı, aspir, buğday ve buğday gluteni), tekstil ürünleri ile petrol ürünleri ve kimyasallar yer aldı. İhracat tarafında ise fındık ve fındık mamulleri başta olmak üzere, nebati gıdalar (aspir yağı, ayçiçeği tohumu yağı, aşurelik buğday), tekstil ürünleri, kumanya, kedi kumu (bentonit), çimento esaslı yapı kimyasalları, odun peletleri ve oluklu karton ambalaj ürünleri öne çıkan kalemler oldu. YAKLAŞIK 50 MİLYON TL VERGİ TAHSİLATI Aralık ayı boyunca yürütülen gümrük işlemleri kapsamında yaklaşık 50 milyon TL tutarında vergi tahsilatı yapıldı. Bu rakam, gümrük faaliyetlerinin hem bölge ekonomisine hem de kamu gelirlerine sağladığı katkıyı ortaya koydu. Açıklanan veriler, Giresun’un özellikle tarım, gıda ve sanayi ürünleri alanında ihracat kapasitesini koruduğunu ve çeşitlendirdiğini gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.