Hava Durumu

#Ihracat

giresunsonhaber - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankası, PPK özetini yayımladı Haber

Merkez Bankası, PPK özetini yayımladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 22 Ekim 2026 tarihli Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının özetini yayımladı. Özette, küresel jeopolitik gelişmelerin enerji ve emtia fiyatları üzerindeki etkisinin enflasyon açısından yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtilirken, yurt içi talepteki zayıf seyrin sürdüğüne dikkat çekildi. ANKARA (İGFA) - Merkez Bankası, politika faizinin yüzde 37'den yüzde 36'ya indirilmesi kararının ardından sıkı para politikası duruşunun fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürüleceğini vurguladı. PPK toplantısında, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37'den yüzde 36'ya indirilmesine karar verildi. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40'tan yüzde 39'a, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5'ten yüzde 34,5'e düşürüldü. Toplantı özetinde, para politikası adımlarının enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması halinde para politikası duruşunun yeniden sıkılaştırılabileceği belirtildi. KÜRESEL ENERJİ VE EMTİA FİYATLARI ENFLASYON RİSKİ OLUŞTURUYOR TCMB, devam eden jeopolitik belirsizliklerin enerji fiyatlarında yüksek ve dalgalı seyre neden olduğunu bildirdi. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin fiyatların gelecekteki seyrinde belirleyici olacağı kaydedildi. Tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle yüksek seyrin devam ettiği belirtilirken, bu durumun küresel enflasyon beklentileri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu ifade edildi. İÇ TALEPTE ZAYIF SEYİR SÜRÜYOR Yurt içi ekonomik aktiviteye ilişkin değerlendirmelerde, yakın dönemdeki verilerin iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğine işaret ettiği belirtildi. Ağustos ayında perakende satış hacmi aylık yüzde 1,4, çeyreklik bazda yüzde 1,7 arttı. Buna karşın altın hariç perakende satışların çeyreklik artışı yüzde 0,3 ile sınırlı kaldı. Sanayi üretimi ise ağustos ayında aylık yüzde 1, yıllık yüzde 1,9 geriledi. Üçüncü çeyrekte sanayi üretimindeki düşüş yüzde 2,4 olarak gerçekleşti. İmalat sanayine yönelik anketlerin gelecek üç aya ilişkin üretim hacmi beklentilerinde azalışa işaret ettiği belirtilirken, sanayi üretiminin ana eğiliminde zayıflama gözlendiği kaydedildi. İnşaat üretim endeksi ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte çeyreklik yüzde 3,3 artarken, yıllık bazda yüzde 1,1 azaldı. Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon kişi olarak gerçekleşti. İstihdam, bir önceki çeyrek ortalamasına göre sınırlı gerileme gösterdi. İşgücüne katılım oranı çeyreklik bazda 0,2 puan düşerken, istihdam ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı yataya yakın seyretti. TCMB verilerine göre cari işlemler dengesi ağustos ayında 4,1 milyar dolar fazla verdi. Ancak 12 aylık birikimli cari açık, önceki aya göre 0,6 milyar dolar artarak 42,1 milyar dolara yükseldi. Hizmetler dengesi fazlası 63,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, seyahat gelirleri aylık 8,2 milyar dolar, yıllık birikimli olarak 60,1 milyar dolar oldu. Eylül ayında ihracat ve ithalatın arttığı, ihracattaki artışın daha yüksek gerçekleştiği belirtildi. Mevcut veriler doğrultusunda 12 aylık birikimli cari açığın eylül ayında azalmasının beklendiği ifade edildi. Toplantı özetinde enflasyon gelişmelerine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Tüketici fiyatları eylül ayında yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon 1,78 puan gerileyerek yüzde 29,73 oldu. Yıllık enflasyonun enerji grubunda yükseldiği, temel mallarda yatay seyrettiği, hizmet ile gıda ve alkolsüz içecekler gruplarında ise gerilediği bildirildi. Eylül ayında enerji fiyatları yüzde 6,25 artarken, yurt içi üretici fiyatları aylık yüzde 2,07 yükseldi. Yıllık üretici enflasyonu ise yüzde 27,38 olarak gerçekleşti. Hizmet enflasyonunda yavaşlama eğiliminin sürdüğüne dikkat çekilen özette, yıllık mal enflasyonunun yüzde 25, hizmet enflasyonunun ise yüzde 38 civarında olduğu belirtildi. Eğitim hizmetleri fiyatları eylül ayında yüzde 14,19 artarken, kiralardaki yavaşlama eğiliminin devam ettiği kaydedildi. ENFLASYON BEKLENTİLERİNDE 2027 YILI İÇİN YÜKSELİŞ Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,6 seviyesinde sabit kaldı. 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 0,6 puan artarak yüzde 23,3'e yükseldi. 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 23,9'a çıkarken, 24 ay sonrasına ilişkin beklenti yüzde 17,9'a geriledi. Reel sektörün 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi yüzde 32,5'e düşerken, hane halkının enflasyon beklentisi yüzde 45,6 seviyesinde değişmedi. Merkez Bankası, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini bildirdi. SIKI PARA POLİTİKASI MESAJI KORUNDU PPK özetinde, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceği vurgulandı. Bu duruşun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini destekleyeceği ifade edildi. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği belirtildi. TCMB, likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceğini kaydetti. Söz konusu özet rapora ulaşmak için tıklayabilirsiniz

TÜRKİYE FINDIK  İTHALATINDA ÜÇÜNCÜ SIRAYA... Haber

TÜRKİYE FINDIK İTHALATINDA ÜÇÜNCÜ SIRAYA...

AVRUPA FINDIK PAZARINDA DENGELER DEĞİŞTİ: TÜRKİYE İTHALAT DEĞERİNDE ÜÇÜNCÜ SIRADA Avrupa Birliği'nin fındık ithalat harcaması 2026'nın ilk dokuz ayında yüzde 59,3 artarak yaklaşık 946 milyon avroya ulaştı. Şili yüzde 48, ABD yüzde 20 pay alırken, Türkiye'nin payı yüzde 20'nin altında kaldı. Yeni veriler, Giresun fındığı açısından Avrupa pazarındaki rekabeti yeniden gündeme getirdi. Avrupa Birliği'nin (AB) fındık ithalatında 2026 yılının ilk dokuz ayında önemli değişimler yaşandı. Uluslararası tarım ve emtia piyasalarını takip eden Mundus Agri'nin 27 Ekim 2026 tarihli haberinde, Avrupa Komisyonunun tarımsal dış ticaret verilerine dayanılarak fındık ithalatında miktar ve harcama bakımından rekor seviyelere ulaşıldığı bildirildi. Haberde, AB'nin kabuklu ve iç fındık ithalatına yaptığı harcamanın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,3 artarak 945 milyon 956 bin 234 avroya yükseldiği belirtildi. AVRUPA'NIN FINDIK İTHALAT HARCAMASI 946 MİLYON AVROYA YAKLAŞTI Gösterge 2025 2026 Değişim İthalat miktarı 82.673 ton 95.034 ton +%15,0 İthalat değeri 593,69 milyon € 945,96 milyon € +%59,3 Değer artışı — 352,27 milyon € — Tablo 1: Ocak–Eylül dönemleri karşılaştırması. Kaynak: Mundus Agri, 27 Ekim 2026; Avrupa Komisyonu DG AGRI/DG TAXUD verileri. İthalat miktarı yaklaşık yüzde 15 artarken, ithalat harcamasının yüzde 59,3 yükselmesi dikkat çekti. Bu farklılık, ithal edilen ürünlerin ortalama birim değerinde de artış yaşandığını gösteriyor. Ancak bu artışın tamamını üretici satış fiyatlarındaki yükselişle açıklamak mümkün değil. Ürün türü, kalite, menşe ve ticari koşullar da ortalama ithalat değerini etkileyebilir. ŞİLİ İLK SIRADA, TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ Mundus Agri'nin yayımladığı değerlendirmeye göre AB'nin 2026 yılı ilk dokuz aylık fındık ithalat değerinde Şili yüzde 48 payla ilk sırada yer aldı. ABD yüzde 20 payla ikinci, Türkiye ise yüzde 20'nin biraz altındaki payıyla üçüncü sırada bulunuyor. Ülke AB ithalat değerindeki payı Sıralama Şili %48 1 ABD %20 2 Türkiye %20'nin altında 3 Diğer ülkeler Kalan pay — Tablo 2: 2026 Ocak–Eylül dönemi, AB fındık ithalat değerinin tedarikçi ülkelere dağılımı. Paylar ithalat miktarını değil, parasal değeri ifade etmektedir. Bu sıralama, Türkiye'nin dünya fındık üretiminde veya toplam dünya ihracatında üçüncü olduğu anlamına gelmiyor. Veriler yalnızca AB'nin belirtilen dönemdeki ithalat değerinin tedarikçi ülkelere dağılımını gösteriyor. Mundus Agri, Şili ve ABD'nin Türkiye'nin önüne geçtiğini belirterek Avrupa pazarındaki tedarikçi dağılımında yaşanan değişime dikkat çekti. AVRUPA'DA EN BÜYÜK ALICI İTALYA AB ülkeleri arasında fındık ithalat değerinde İtalya yüzde 54 payla ilk sırada bulunuyor. Almanya yüzde 30 ile ikinci, Polonya ise yüzde 4 ile üçüncü sırada yer alıyor. AB ülkesi İthalat değerindeki payı İtalya %54 Almanya %30 Polonya %4 Diğer AB ülkeleri %12 Tablo 3: AB içindeki başlıca fındık ithalatçılarının 2026 ilk dokuz aylık değer payları. İtalya ve Almanya'nın birlikte yüzde 84'lük paya ulaşması, Avrupa fındık ithalatında bu iki ülkenin ağırlığını ortaya koyuyor. FINDIK, KAJU FISTIĞINI GERİDE BIRAKTI Avrupa Birliği'nin sert kabuklu meyve ithalatında fındık, değer bakımından kaju fıstığını geride bırakarak Antep fıstığı ve bademin ardından üçüncü sıraya yükseldi. Ürün 2025 ithalat değeri 2026 ithalat değeri Değişim Antep fıstığı 1.256,0 milyon € 1.266,3 milyon € +%0,8 Badem 1.197,6 milyon € 1.264,0 milyon € +%5,5 Fındık 593,7 milyon € 946,0 milyon € +%59,3 Kaju fıstığı 941,4 milyon € 941,1 milyon € Yaklaşık %0 Tablo 4: Seçilmiş sert kabuklu ürünlerin AB ithalat değerleri. Kaynak: Mundus Agri, 27 Ekim 2026. Bu veriler, fındığın Avrupa'nın sert kabuklu meyve ithalatında parasal değer bakımından daha önemli bir konuma ulaştığını gösteriyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN YENİ REKABET TABLOSU Avrupa Birliği'nin fındık ithalatına yaptığı harcamanın artmasına rağmen Türkiye'nin değer payının Şili ve ABD'nin gerisinde kalması, Giresun'daki üreticiler ve ihracatçılar açısından da önem taşıyor. Giresun fındığının kalite özellikleri, işleme kapasitesi, tedarik sürekliliği ve pazarlama koşulları, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor. Bununla birlikte AB'nin toplam fındık ithalat değerindeki değişim, tek başına Giresun fındığının ihracat miktarının veya satış fiyatının düştüğünü göstermiyor. İTHALAT HARCAMASINDAKİ ARTIŞ ÜRETİCİYE YANSIYOR MU? AB'nin fındık ithalat harcamasının yüzde 59,3 artması, Avrupa'daki alıcıların fındığa önceki yılın aynı döneminden daha fazla ödeme yaptığını ortaya koyuyor. Ancak bu gelişmenin Türk fındık üreticilerinin gelirine ne ölçüde yansıdığını belirlemek için Türkiye'nin AB'ye sattığı fındığın miktarı, birim değeri, ürün niteliği ve üretici fiyatlarının birlikte incelenmesi gerekiyor. Özellikle Giresun'da üretim maliyetleri ile serbest piyasa fiyatları arasındaki farkın gündemde olduğu bir dönemde, uluslararası ticaret değerindeki yükselişin üretici gelirleriyle karşılaştırılması önem taşıyor. TÜRKİYE'NİN PAZAR PAYI DAHA AYRINTILI İNCELENMELİ Mundus Agri'nin 27 Ekim tarihli değerlendirmesi, Avrupa fındık pazarında tedarikçi ülkeler arasındaki rekabetin önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin konumunu daha kapsamlı değerlendirebilmek için 2025 ve 2026 yıllarına ait ülke bazında ithalat miktarlarının, fiyatların ve değer paylarının karşılaştırılması gerekiyor. Mevcut veriler, Türkiye'nin 2026'nın ilk dokuz ayında AB fındık ithalat değerinde üçüncü sırada bulunduğunu gösteriyor. Ancak bu sonuçtan hareketle Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki genel konumunun aynı ölçüde değiştiği sonucuna varılamaz. KAYNAKLAR Mundus Agri – Der AUDITOR, Nuts: EU Imports Slow at Record High, 27 Ekim 2026, 11.45. https://www.mundus-agri.eu/news/nuts-eu-imports-slow-record-high.n38286.html https://www.mundus-agri.eu/news/nuts-eu-imports-slow-record-high.n38286.html Avrupa Komisyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü (DG AGRI) ve DG TAXUD, gümrük ithalat gözetim verileri. Mundus Agri tarafından aktarılan 2026 istatistikleri. Giresun Sonhaber, Fındıkta Üretici Makasta, 21 Ekim 2026. Giresun'daki üretim maliyetleri ve fiyat koşullarına ilişkin önceki haber.

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI Haber

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI

TÜRK FINDIĞINDA KALİTE ALARMI: ULUSLARARASI PİYASADAN FİYAT UYARISI Uluslararası tarım ürünleri piyasasını izleyen Mundus Agri, Türkiye'de 2026 mahsulü fındıkta kalite sorunlarının yaygınlaştığını bildirdi. Yayına göre TMO ve Ferrero'nun yüksek miktarda ürünü kabul etmemesi, piyasada kaliteli hammadde teminine ilişkin endişeleri artırırken gelecek aylarda fiyat dalgalanmaları yaşanabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası tarımsal emtia yayın kuruluşu Mundus Agri, 22 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı piyasa değerlendirmesinde Türk fındık sektörünün karşı karşıya bulunduğu kalite sorunlarını gündeme taşıdı. Ordu merkezli piyasa değerlendirmesinde, fındıkta kalite sorununun yaygın olduğu, alım fiyatlarında değişimler yaşandığı ve ihracat performansının beklentilerin altında kaldığı belirtildi. TMO VE FERRERO'NUN ALIMLARINDA KALİTE SORUNU Mundus Agri'nin haberine göre Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile uluslararası gıda şirketi Ferrero, kalite sorunları nedeniyle yüksek miktarda fındığı alım için kabul etmedi. Haberde, TMO'nun bazı kalite kriterlerini esnetmesine rağmen sezon sonunda gerçekleştirebileceği toplam alım miktarına ilişkin beklentilerin aşağı yönlü değiştiği ifade edildi. Başlangıçta 200 bin ile 250 bin ton arasında öngörülen alım miktarının, 150 bin ile 200 bin ton düzeyinde kalabileceği değerlendirildi. Ancak bu rakamlar gerçekleşmiş alım miktarları değil, uluslararası piyasa yayınında yer alan tahminlerdir. KALİTELİ FINDIKTA ARZ SORUNU YAŞANABİLİR Piyasa değerlendirmesinde dikkat çekilen bir diğer konu, kalite sorunlarının ticarete sunulan fındığın niteliği üzerindeki olası etkileri oldu. Kalite standartlarını karşılayan ürün miktarının sınırlanması halinde, özellikle sanayi ve ihracat için uygun hammadde temininde güçlükler yaşanabileceği değerlendiriliyor. Mundus Agri, bu durumun önümüzdeki aylarda fiyatlarda ani yükselişlere yol açabileceğine ilişkin piyasa beklentilerini aktardı. Bununla birlikte söz konusu değerlendirme, fiyatların kesin olarak yükseleceği anlamına gelmiyor. Fiyatların yönü; üreticilerin satış kararları, sanayi kuruluşlarının stokları, ihracat talebi ve piyasaya sunulan ürün miktarına bağlı olacak. GİRESUN FINDIĞI İÇİN KALİTE DAHA DA ÖNEM KAZANIYOR Uluslararası piyasalarda kalite konusunun öne çıkması, Giresunlu fındık üreticileri açısından da önem taşıyor. Ürünlerin sağlam iç oranı, randımanı, nem durumu ve diğer kalite özellikleri, satış fiyatı ile alıcıların kabul koşullarını doğrudan etkileyebiliyor. Kalite standartlarını karşılayan fındığa yönelik talebin artması, uygun nitelikte ürün bulunduran üreticiler için pazarlama avantajı oluşturabilir. Buna karşılık kalite sorunu yaşayan üreticilerin ürünlerini değerlendirmesi güçleşebilir. Ancak Giresun'daki üreticilerin ne kadarının bu durumdan etkilendiğini ortaya koyan güncel ve doğrulanmış il bazlı bir veri bulunmuyor. FINDIK PİYASASINDA GÖZLER YENİ ALIM VERİLERİNDE Mundus Agri'nin değerlendirmesi, 2026 fındık sezonunda yalnızca toplam üretim miktarının değil, ticarete uygun ürün miktarının da yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde TMO'nun gerçekleşen alımları, özel sektörün hammadde talebi ve ihracat verileri, kalite sorunlarının piyasa üzerindeki etkisini daha somut biçimde ortaya koyacak. KAYNAKLAR Mundus Agri – Der AUDITOR, Hazelnuts: Quality Viewed as Widespread Problem, 22 Ekim 2026, saat 13.06. Orijinal haber. https://www.mundus-agri.eu/news/hazelnuts-quality-viewed-widespread-problem.n38256.html?utm_source=chatgpt.com Giresun Sonhaber, Fındıkta Üretici Makasta, 21 Ekim 2026. Giresun'daki fiyat ve maliyet koşullarına ilişkin önceki haber. Giresun Sonhaber, TMO Genel Müdürü Güldal Fındık Alım Merkezlerini Denetledi, 25 Ekim 2026. Randıman ve alım uygulamalarına ilişkin önceki haber.

TMO 124 BİN TON FINDIK ALDI: ÜRETİCİDEN ALIMLAR DEVAM EDİYOR Haber

TMO 124 BİN TON FINDIK ALDI: ÜRETİCİDEN ALIMLAR DEVAM EDİYOR

TMO 124 BİN TON FINDIK ALDI: ÜRETİCİDEN ALIMLAR DEVAM EDİYOR Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, TBMM KİT Üst Komisyonunda yaptığı açıklamada, 2026 yılı fındık alımlarının 124 bin tona ulaştığını ve alımların sürdüğünü bildirdi. Güldal, TMO'nun farklı tarım ürünlerinde gerçekleştirdiği alımların güncel değerinin 218,3 milyar liraya ulaştığını, bunun 202 milyar lirasının ödendiğini açıkladı. Toprak Mahsulleri Ofisinin 2023 ve 2024 yıllarına ait bilanço ve netice hesapları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Üst Komisyonunda görüşüldü. Komisyon Başkanı Mustafa Savaş başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılı tarımsal üretim ve alım faaliyetlerine ilişkin verileri paylaştı. Karadeniz Bölgesi ve Giresun ekonomisi açısından önem taşıyan fındık alımlarının 124 bin tona ulaştığını belirten Güldal, fındık alım kampanyasının devam ettiğini bildirdi. FINDIK ALIMLARI SÜRÜYOR, 124 BİN TONLUK ALIM GERÇEKLEŞTİRİLDİ Güldal'ın TBMM'de açıkladığı verilere göre TMO, 2026 yılında ülke genelinde 124 bin ton fındık alımı gerçekleştirdi. Kurumun fındığın yanı sıra kuru üzüm, haşhaş kapsülü ve çeltik alımlarını da sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, 124 bin tonluk fındık alımının illere göre dağılımına yer verilmedi. TMO'NUN ALDIĞI ÜRÜNLERİN DEĞERİ 218,3 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI 2026 yılında tarımsal üretimde yüksek verimlilik yaşandığını belirten Güldal, TMO'nun yoğun bir alım dönemi geçirdiğini ifade etti. Alımı gerçekleştirilen bütün ürünlerin güncel karşılığının 218,3 milyar liraya ulaştığını açıklayan Güldal, “TMO olarak bunun 202 milyar lirasını ödemiş bulunmaktayız.” dedi. Açıklanan tutarların yalnızca fındığa değil, TMO'nun alımını gerçekleştirdiği tüm tarım ürünlerine ait olduğu belirtildi. Verilere göre toplam ürün değeri ile yapılan ödemeler arasında 16,3 milyar liralık fark bulunuyor; ancak bu farkın ürünler bazındaki dağılımı açıklanmadı. HUBUBAT ALIMINDA 12,3 MİLYON TONLUK REKOR Güldal, 2026 yılında TMO'nun 88 yıllık tarihinde en yüksek hububat alım miktarına ulaşıldığını belirterek toplam 12,3 milyon ton hububat alındığını açıkladı. Bu miktarın 9,7 milyon tonunu buğday, 2,6 milyon tonunu arpa oluşturdu. Hububat dışında 124 bin ton fındık, 57 bin ton kuru üzüm, 12 bin ton yeşil mercimek, 11 bin ton haşhaş kapsülü ve 4 bin ton çeltik alımı gerçekleştirildiğini bildirdi. 501 BİNİ AŞKIN ÜRETİCİYE 767 BİN 860 RANDEVU TMO'nun 2026 yılındaki yüksek rekolte beklentisi doğrultusunda randevu sisteminin kapasitesini artırdığını belirten Güldal, 15,5 milyon ton ürün için 501 bin 618 üreticiye toplam 767 bin 860 randevu verildiğini söyledi. Güldal, “Randevu alamadım diyen bir üreticimiz olmadı. Herhangi bir problem yaşamadık.” ifadelerini kullandı. Bu rakamların kurumun genel alım faaliyetlerini kapsadığı, yalnızca fındık üreticilerine ilişkin olmadığı anlaşılıyor. 2026 YILINDA HUBUBAT İTHALATI PLANLANMIYOR Türkiye'de 2026 yılında yaklaşık 24,5–25 milyon ton buğday ve 10 milyon ton arpa rekoltesine ulaşıldığını belirten Güldal, yüksek stoklar nedeniyle hububat ithalatı yapılmasının planlanmadığını, bunun yerine ihracat olanaklarının değerlendirildiğini açıkladı. TMO'nun 20 milyon tonluk depolama hazırlığı yaptığını belirten Güldal, ekim ayı itibarıyla 5,5 milyon ton buğdayın satış sürecinin devam ettiğini bildirdi. KARADENİZ'DEKİ FINDIK ALIMLARI İÇİN PERSONEL SAHADA TMO personelinin yoğun alım döneminde önemli bir çalışma yürüttüğünü belirten Güldal, 2025 yılında 213 bin, 2026 yılında ise 253 bin saat fazla mesai yapıldığını açıkladı. Ayrıca 3 bin 200'ün üzerinde geçici görevlendirmeyle alım faaliyetlerine destek sağlandığını söyledi. Güldal, Karadeniz'de fındık alımlarında görev yapan personel de dâhil olmak üzere çalışanlara teşekkür etti. TMO'NUN 2023 VE 2024 YILI HESAPLARI İBRA EDİLDİ TBMM KİT Üst Komisyonunda TMO'nun geçmiş dönem faaliyetleri, piyasa düzenleme çalışmaları, depolama kapasitesi ve kurumsal yatırımları da değerlendirildi. Kurumun 2023 ve 2024 yıllarına ait bilanço ve netice hesapları, görüşmelerin ardından oylanarak ibra edildi.

GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ Haber

GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ

FINDIKTA VERİM KAYBI ALARMI! GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ Giresun ve Ordu'da fındık bahçelerinde yaşanan verim kaybı, zararlılarla mücadele ve fiyat istikrarsızlığı, yeni bir proje girişimini gündeme getirdi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, iki ili kapsayan ortak bir verimlilik projesi hazırlayacaklarını açıklarken AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, projeye destek vermeye hazır olduklarını bildirdi. Ordu'da daha önce hayata geçirilen ve bazı bahçelerde verimi iki katına çıkaran FINVER uygulaması ise yeni çalışma açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle birlikte AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan'a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezleri olan Giresun ve Ordu'daki bahçelerin verimliliği, üretim kayıpları, zararlılarla mücadele ve piyasalarda yaşanan fiyat istikrarsızlığı ele alındı. Görüşmenin en önemli sonucu, Giresun ve Ordu'yu kapsayan ortak bir fındık verimliliği projesinin hazırlanması konusunda ortaya konulan irade oldu. ALKAN'DAN SİYASİ DESTEK: “FINDIK VE FINDIK ÜRETİCİSİNİN YANINDAYIZ” AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, fındığın Türkiye ekonomisi, ihracat gelirleri ve Karadeniz'deki üreticilerin geçimi bakımından taşıdığı öneme dikkat çekti. Alkan'ın açıklamasında, AK Parti hükümeti olarak “fındık ve fındık üreticisinin yanında” oldukları vurgulandı. Ziyarete ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “İl Başkanı Alkan, AK Parti hükümeti olarak fındık ve fındık üreticisinin yanında olduklarını vurgulayarak, Türkiye’nin dünya pazarındaki üretim ve ihracat gücünü koruması için üreticilere ve sektöre büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. Alkan, Ziraat Odası tarafından hazırlanacak verimi artırıcı projeye destek vermeye hazır olduklarını belirtti.” Alkan'ın bu açıklamasıyla Giresun ve Ordu'da hazırlanması planlanan projeye siyasi destek mesajı verilmiş oldu. KARAN: GİRESUN VE ORDU ORTAK PROJE HAZIRLAYACAK Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan ise fındıkta verimliliğin artırılması için iki ilin birlikte hareket etmesini öngören bir çalışma hazırlayacaklarını bildirdi. Karan, Alkan'ın destek yaklaşımından duyduğu memnuniyeti ifade ederek üreticiler adına teşekkür etti. Basın açıklamasında Karan'ın, “Giresun ve Ordu illeri olarak ortak bir proje hazırlayacaklarını ve gerekli destek için projeyi İl Başkanı Alkan'a sunacaklarını” söylediği aktarıldı. Projenin hangi kurumların ortaklığıyla yürütüleceği, kaç üreticiyi ve ne kadar bahçe alanını kapsayacağı, finansman modeli ve uygulama takvimi hazırlıkların ardından netleşecek. FINDIKTA ÜÇ TEMEL SORUN: VERİM, ZARARLILAR VE FİYAT Görüşmede ele alınan konular, fındık üreticisinin son yıllarda karşılaştığı temel sorunları yeniden gündeme taşıdı. Yaşlanan ve yeterli bakım yapılmayan bahçelerde verim düşüklüğü, üretim maliyetlerini artırırken birim alandan elde edilen geliri de sınırlıyor. Budama, toprak analizi, uygun gübreleme ve bahçe gençleştirme uygulamaları, verimliliğin geliştirilmesinde önem taşıyor. Kahverengi kokarca başta olmak üzere hastalık ve zararlılarla mücadele de üretimin korunması açısından öncelikli konular arasında bulunuyor. Fiyat istikrarsızlığı ise üreticilerin gelir beklentilerini ve gelecek yıllara yönelik bahçe yatırımlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle verimi artırmaya yönelik bir projenin başarısı, yalnızca daha fazla ürün elde edilmesiyle değil, üretim maliyetleri, ürün kalitesi ve üreticiye sağlanan ekonomik katkıyla birlikte değerlendirilecek. ORDU'DA UYGULANAN FINVER PROJESİNDE VERİM İKİ KATINA ÇIKTI Giresun ve Ordu için hazırlanması planlanan yeni çalışma gündemdeki yerini korurken komşu Ordu'da daha önce başlatılan Fındık Verimliliği (FINVER) Projesi, sahadaki uygulamaları ve açıklanan sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in öncülüğünde başlatılan ve belediye iştiraki ORTAR A.Ş. tarafından yürütülen proje, özellikle bakımsız kalan ve verimi düşen fındık bahçelerini yeniden üretime kazandırmayı amaçlıyor. FINVER kapsamında bahçe sahiplerinden beş yıllığına kiralanan alanlarda ziraat mühendislerinin gözetiminde budama, gübreleme, yabani ot temizliği, bitki sağlığı uygulamaları ve hasat işlemleri gerçekleştiriliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesinin 24 Mart 2025 tarihli açıklamasına göre başlangıçta 300 dönüm olan uygulama alanı 1.000 dönüme ulaştı. Aynı açıklamada, proje kapsamındaki bazı bahçelerde dekar başına yaklaşık 65 kilogram olan fındık veriminin uygulanan bakım yöntemleriyle 130 kilograma yükseldiği bildirildi. Bu sonuç, söz konusu bahçelerde verimin yüzde 100 artması anlamına geliyor. 2026 HEDEFİ: DEKAR BAŞINA 350 KİLOGRAM FINDIK Ordu'daki projede 2026 yılında yeni bir uygulama aşamasına geçildi. Ordu Büyükşehir Belediyesinin 12 Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre Altınordu ilçesinin Kökenli Mahallesi'nde teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama yöntemlerinin birlikte uygulandığı örnek bahçe çalışması başlatıldı. İlk aşamada 5 dekar olan uygulama alanı 15 dekara çıkarıldı. ORTAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, mevcut koşullarda dekar başına 80–90 kilogram düzeyinde olan verimin uygun tekniklerle 350 kilograma çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi. Bu miktar, proje için belirlenen bir üretim hedefi olup henüz gerçekleşmiş verim sonucu olarak açıklanmadı. Ordu'da yürütülen çalışmanın sonuçları, modern bahçe bakım yöntemlerinin fındık üretimine sağlayabileceği katkıyı göstermesi bakımından önem taşıyor. YENİ ORTAK PROJE İÇİN ORDU DENEYİMİ ÖNEMLİ BİR ÖRNEK Giresun Ziraat Odasının Ordu ile hazırlamayı planladığı ortak projenin FINVER ile doğrudan bağlantılı olduğuna ilişkin henüz bir açıklama bulunmuyor. Bununla birlikte komşu ildeki uygulamalar, verim kaybıyla mücadelede değerlendirilebilecek somut saha deneyimleri sunuyor. İki ili kapsayacak yeni girişimde bahçelerin mevcut verimlerinin belirlenmesi, bakım ve yenileme ihtiyaçlarının tespit edilmesi, üretici eğitimleri ve uygulama sonuçlarının izlenmesi gibi konuların nasıl ele alınacağı önem taşıyacak. Giresun ve Ordu'da fındık üreticilerinin beklentisi, hazırlanacak ortak projenin sahada uygulanabilir yöntemlere dönüşmesi, verim kayıplarının azaltılması ve elde edilen ekonomik katkının üreticiye yansıması.

ŞİLİ FINDIKTA SATIŞINI BÜYÜTTÜ: FİYATLARDA YENİ TABLO Haber

ŞİLİ FINDIKTA SATIŞINI BÜYÜTTÜ: FİYATLARDA YENİ TABLO

ŞİLİ FINDIKTA SATIŞINI BÜYÜTTÜ: FİYATLARDA YENİ TABLO Şili’nin fındık ihracat geliri eylül–ağustos döneminde iki katını aşarken, sektörün gündeminde fiyatların seyri ve gelecek hasadı etkileyebilecek yağışlar bulunuyor. Avrupa’ya yapılan satışlar, resmî ihracat ortalamaları ve sektör temsilcilerinin açıkladığı işlem fiyatları, dönemleri ve kapsamları ayrılarak değerlendirildiğinde daha anlaşılır bir tablo ortaya çıkıyor. Şili Tarım Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisinin (ODEPA) 17 Eylül 2026 tarihli bültenine göre, Eylül 2025–Ağustos 2026 döneminde fındık ihracat geliri 753,1 milyon dolara ulaştı. Önceki döneme göre gelir yüzde 106,1, ihracat miktarı yüzde 84,3 arttı. Fındık, Şili’nin sert kabuklu meyve ihracatında gelir bakımından cevizi geride bıraktı. odepa.gob.cl İHRACAT GELİRİ NE KADAR ARTTI? Gösterge Sonuç Eylül 2024–Ağustos 2025 ihracat geliri* 365,3 milyon dolar Eylül 2025–Ağustos 2026 ihracat geliri 753,1 milyon dolar Gelirde artış 387,8 milyon dolar Gelirde artış oranı %106,1 İhracat miktarında artış %84,3 A Önceki dönem tutarı, ODEPA’nın açıkladığı yeni toplam ile gelir artışının farkından hesaplandı. FINDIK KAÇA İHRAÇ EDİLDİ? Ürün Eylül 2024–Ağustos 2025 Eylül 2025–Ağustos 2026 Hesaplanan değişim Kabuklu fındık 4,17 dolar/kg 6,52 dolar/kg +%56,4 İç fındık 9,99 dolar/kg 13,57 dolar/kg +%35,8 Kaynak: ODEPA, 17 Eylül 2026. Rakamlar ortalama FOB ihracat birim değeridir; üretici alım fiyatı değildir. ODEPA, bazı ihracat işlemlerindeki satış değerlerinin sevkiyat beyanından sonraki altı ay içinde güncellenebileceğini belirtiyor. Bu nedenle sonuçlar, bültenin yayımlandığı tarihte bildirilen değerler olarak okunmalı. odepa.gob.cl 563 MİLYON DOLAR İLE 753 MİLYON DOLAR NEDEN FARKLI? ODEPA’nın Temmuz 2026 bültenindeki 563 milyon dolar, Nisan 2025–Mart 2026 dönemine ait. Eylül bültenindeki 753,1 milyon dolar ise Eylül 2025–Ağustos 2026 dönemini kapsıyor. Dönemler örtüştüğünden bu tutarlar toplanamaz; aralarındaki fark da doğrudan ihracat artışı sayılamaz. opia.fia.cl HANGİ ÜLKEYE NE KADAR SATILDI? Alıcı Nisan 2025–Mart 2026 gelir payı Yaklaşık tutar* İtalya %47,5 267,4 milyon dolar Almanya %17 95,7 milyon dolar Polonya %16 90,1 milyon dolar Diğerleri %19,5 109,8 milyon dolar Toplam %100 563 milyon dolar ODEPA’nın yuvarlanmış paylarından hesaplandı. Aynı dönemde 46,3 bin ton iç fındık ve 15,7 bin ton kabuklu fındık ihraç edildi. Bu iki ürünün ağırlıkları, kabuklu eşdeğerine çevrilmeden üretim miktarıyla karşılaştırılamaz. opia.fia.cl 2026’NIN NİSAN–HAZİRAN DÖNEMİNDE SATIŞLAR SÜRDÜ Gösterge Nisan–Haziran 2026 Fındık ihracat geliri 122,8 milyon dolar Önceki yılın aynı dönemine göre değişim −%7,3 Kabuklu ortalama ihracat değeri 6,902 dolar/kg İç fındık ortalama ihracat değeri 16,223 dolar/kg Bu dönemde kabuklu ihracatının tamamı miktar bakımından İtalya’ya gitti. İç fındık ihracat miktarının yüzde 38,1’i İtalya’ya, yüzde 37,7’si Almanya’ya, yüzde 11,3’ü Polonya’ya gönderildi. Kaynak: ODEPA Temmuz 2026 bülteni, FIA/OPIA aktarımı. opia.fia.cl MAYIS FİYATIYLA BUGÜNKÜ FİYAT KARŞILAŞTIRILABİLİR Mİ? Üç aylık ihracat ortalaması, mayıs ayının üretici fiyatı yerine kullanılamaz. Aynı şekilde sezon ortalaması da ekim ayındaki güncel satış fiyatını göstermez. Sağlıklı bir karşılaştırmada ürünün kabuklu veya iç oluşu, kalite sınıfı, satış tarihi, teslim koşulları ve fiyatın üreticiye mi ihracatçıya mı ait olduğu bilinmeli. Bu koşulları karşılayan mayıs–ekim üretici fiyatları doğrulanamadığı için aylık değişim tablosu oluşturulmadı. 15 DOLARDAN 9 DOLARA İNEN FİYAT AÇIKLAMASI NE ANLATIYOR? PlanetNuts’un gazeteci Camila Muñoz Silva imzalı Fruittrade 2026 haberinde, Nefuen ve Grupo Hijuelas yöneticisi Jorge Mohr’un uluslararası fiyatlara ilişkin değerlendirmeleri yer alıyor. Habere göre Mohr, iç fındıkta daha önce kilogram başına yaklaşık 15 dolar düzeyinde görülen fiyatlara karşılık bazı yakın tarihli işlemlerin 9 dolara yaklaştığını anlattı. Ancak işlemlerin miktarı, ürün sınıfı ve teslim koşulları açıklanmıyor. Bu nedenle söz konusu rakamlar, Şili genelinde gerçekleşmiş aylık ortalama veya bütün piyasada yüzde 40 düşüşün kanıtı olarak sunulamaz. PlanetNuts Mohr, yüksek fiyatların doğrudan tüketimi sınırlayabileceğini ve alıcıları başka kuruyemişlere yöneltebileceğini de savundu. Yeni bahçe yatırımlarında olağanüstü fiyatların kalıcı kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. Aynı açıklamada Şili’nin 2040’tan önce 300 bin ton üretimi aşabileceği öngörüsünü paylaşan Mohr, kalite, izlenebilirlik ve alıcının istediği özelliklerde üretimin önemini vurguladı. Bu rakam gerçekleşmiş üretim veya resmî rekolte tahmini değil, sektör temsilcisinin uzun vadeli öngörüsü. PlanetNuts ÜRETİM VE HASAT BİLGİSİ NASIL OKUNMALI? PlanetNuts’un Şili sektörünü ele alan ayrı değerlendirmesinde, 2025/26 dönemi kabuklu fındık üretimi sektör verilerine dayanılarak yaklaşık 120 bin 700 ton olarak aktarılıyor. Bu bilgi, ihracat geliriyle aynı ölçüyü ifade etmiyor: üretim kabuklu ürün ağırlığı, ihracat ise farklı ürün biçimlerinin belirli tarihler arasındaki satışını kapsıyor. PlanetNuts Dolayısıyla “120 bin ton üretildi, tamamı 753 milyon dolara satıldı” sonucu çıkarılamaz. Böyle bir hesap için ihraç edilen ürünlerin hangi hasada ait olduğu ve stok hareketleri de bilinmeli. 2027 HASADINDA YAĞIŞ KAYNAKLI RİSK Şili Tarımsal Araştırmalar Enstitüsünün (INIA) 4 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre, ülkenin orta ve güney kesimlerindeki temmuz–ağustos yağışları tozlaşma dönemine rastladı. INIA Quilamapu araştırmacısı Jorge Retamal, en yoğun polen salımının yağışlarla çakışmasının üretim bahçelerinde yüzde 30’a yaklaşan kayıp riski oluşturabileceğini belirtti. Rüzgârla taşınan polenin yağmurla yere inmesi ve nem nedeniyle canlılığını kaybetmesi, döllenmeyi olumsuz etkileyebiliyor. INIA Retamal’ın açıklamasına göre bu durumun sonucu, Şubat–Mart 2027 hasadında içi boş fındık olarak görülebilir. Uzun süre su altında kalan topraklarda kök hastalıklarının gelişmesi de ayrı bir risk. Ancak açıklama, Şili’nin toplam üretiminin kesin olarak yüzde 30 azalacağı anlamına gelmiyor. Ülke geneline ait gerçekleşmiş kayıp oranı veya kesinleşmiş ulusal rekolte hesabı sunulmuyor. INIA GİRESUN ÜRETİCİSİ AÇISINDAN NE SÖYLENEBİLİR? Bu veriler, Şili’deki satışların Giresun üretici fiyatını doğrudan ne kadar etkilediğini hesaplamaya yetmiyor. Aynı nedenle, 2027’de yaşanabilecek üretim kaybından hareketle bugünden fiyat artışı öngörülemez. Türkiye açısından değerlendirme yapılırken rakip ülkelerin üretiminin yanında alıcıların stokları, ürün niteliği, teslim zamanı ve karşılaştırılabilir satış fiyatlarının da incelenmesi gerekiyor. . KAYNAKLAR VE KAPSAMLARI Kaynak Haberde kullanılan bilgi ODEPA, 17 Eylül 2026 Eylül–ağustos ihracat sonuçları, ortalama birim değerler ve güncelleme uyarısı ODEPA Temmuz 2026 bülteni — FIA/OPIA, 22 Temmuz 2026 Nisan–mart ihracatı, alıcı ülkeler, ürün miktarları ve nisan–haziran satışları PlanetNuts — Jorge Mohr’un Fruittrade 2026 değerlendirmesi Belirli işlemlere ilişkin fiyat örnekleri ve uzun vadeli sektör görüşleri PlanetNuts — Şili fındık sektörünün gelişimi Sektör verilerine atfedilen yaklaşık 120 bin 700 tonluk üretim bilgisi INIA, 4 Eylül 2026 Yağışların tozlaşmaya etkisi ve 2027 hasadına ilişkin risk değerlendirmesi

GÜLDAL: “MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ” Haber

GÜLDAL: “MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ”

FINDIKTA BİR YILLIK STOK SİNYALİ! GÜLDAL: “MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ” TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'ın 2026 mahsulü fındığın yaklaşık bir yıl boyunca satışa sunulmayabileceğini açıklaması, fındık piyasasında gözleri stoklara çevirdi. Kurumun alımları 77 bin tona yaklaşırken her gün 3 bin ile 5 bin ton arasında yeni ürün alınıyor. Giresun'da serbest piyasada fındığın kilogramı 180-190 lira arasında işlem görürken TMO'nun 255 liralık alım fiyatıyla aradaki fark 75 liraya kadar çıkıyor. TMO'nun fındığı uzun süre stokta tutma planı, önümüzdeki dönemde fiyatların nasıl şekilleneceği sorusunu gündeme taşıdı. Büyük sanayi kuruluşlarının hammadde ihtiyacının artması ve piyasadaki satılabilir stokların azalması halinde fındık fiyatlarında yukarı yönlü hareket yaşanabilir. Ancak fiyatların yükselmesi, sanayici talebinin gücüne ve özel sektörün elindeki fındık miktarına bağlı olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, 7 Ekim 2026 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığının resmî yayın platformu Tarım Orman Ekranı'nda yayımlanan Tarım Orman Gündemi programında, 2026 yılı fındık alımlarına ve kurumun stok politikasına ilişkin açıklamalarda bulundu. TMO'nun üreticilerden satın aldığı fındığı uzun süre muhafaza etmeyi planladığını belirten Güldal'ın sözleri, özellikle sanayi kuruluşlarının ilerleyen aylarda karşılaşabileceği hammadde ihtiyacı ve serbest piyasa fiyatlarının seyri açısından dikkat çekti. “BU ALDIĞIMIZ FINDIĞI BİR YIL SÜRELİ MUHTEMELEN SATMAYACAĞIZ” Güldal'ın canlı yayın konuşmasından basına yansıyan açıklamada, TMO'nun 2026 sezonunda aldığı fındığın kısa vadede piyasaya sürülmesinin planlanmadığı belirtildi. Güldal, “Muhtemelen bu sene hiç fındık satmayacağız. Yani bu aldığımız fındığı bir yıl süreli muhtemelen satmayacağız. Uzun süre muhafaza edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, TMO'nun fındık piyasasındaki alım faaliyetlerinin yanında stok yönetiminde de önemli bir planlama yaptığını gösteriyor. Ancak açıklama, bir yıllık satış yapılmaması yönünde kesinleşmiş bir yasak anlamına gelmiyor. Güldal'ın kullandığı “muhtemelen” ifadesi, söz konusu uygulamanın kurumun mevcut planlaması olduğunu ortaya koyuyor. TMO HER GÜN 3-5 BİN TON FINDIĞI PİYASADAN ALIYOR TMO'nun 24 Ağustos'ta başlattığı 2026 sezonu fındık alımları devam ediyor. Güldal'ın açıklamasına göre 7 Ekim itibarıyla satın alınan fındık miktarı 75-77 bin tona ulaştı. Alımlar 71 ekiple sürdürülürken günlük teslim alınan ürün miktarı 3 bin ile 5 bin ton arasında değişiyor. Alımların devam etmesi, TMO'nun piyasadan satın aldığı toplam fındık miktarının önümüzdeki dönemde daha da artabileceğine işaret ediyor. Kurumun satın aldığı fındıkları satışa çıkarmaması halinde bu ürünler, belirlenen muhafaza süresi boyunca sanayi kuruluşları ve tüccarlar açısından doğrudan erişilebilir ticari arzın dışında kalacak. BÜYÜK SANAYİCİLERİN FINDIK TALEBİ FİYATLARI HAREKETLENDİREBİLİR TMO'nun fındığı uzun süre stokta tutma planının en önemli ekonomik etkisi, piyasaya sunulabilecek ürün miktarı üzerinde görülebilir. Çikolata, şekerleme ve fındık işleme sektöründe faaliyet gösteren büyük kuruluşlar, üretimlerini sürdürebilmek için yıl boyunca hammadde satın almak zorunda. Bu kuruluşlar ihtiyaçlarını mevcut stoklarından, üreticilerden, tüccarlardan ve diğer ticari tedarik kanallarından karşılıyor. TMO'nun satın aldığı fındığı piyasaya sunmaması durumunda sanayicilerin kamu stoklarından ürün temin etme imkânı sınırlanacak. Özel sektörün elindeki fındık stoklarının azalması ve sanayicilerin yeni alımlara yönelmesi halinde, satışa hazır ürünlere yönelik rekabet artabilir. Ekonomik açıdan bu durum, arzın daraldığı ve talebin güçlü kaldığı bir piyasada fiyatları yukarı yönlü destekleyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte büyük sanayi kuruluşlarının mevcut stoklarının ne kadar olduğu ve önümüzdeki aylarda ne miktarda yeni fındık satın alacakları konusunda doğrulanmış güncel bir toplu veri bulunmuyor. Dolayısıyla sanayicilerin kesin olarak fındık sıkıntısı yaşayacağı söylenemiyor. GİRESUN'DA 255 LİRALIK TMO FİYATINA KARŞILIK PİYASADA 180-190 LİRA Fındık üreticileri açısından dikkat çeken bir diğer gelişme, TMO'nun alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki fark. TMO, yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite kabuklu fındığı kilogram başına 255 liradan, Levant kalite fındığı ise 250 liradan satın alıyor. 10 Ekim 2026 tarihli yerel piyasa derlemesinde ise Giresun merkezde kilogram fiyatları 180-190 lira, Tirebolu, Görele ve Espiye'de 190-200 lira aralığında bildirildi. Buna göre Giresun merkezdeki serbest piyasa fiyatıyla TMO'nun Giresun kalite alım fiyatı arasında kilogram başına 65-75 liralık fark bulunuyor. Söz konusu fiyatlar karşılaştırılırken ürünün randımanı, kalitesi, nem durumu ve alım şartlarının farklılık gösterebileceği de dikkate alınmalı. TMO'nun daha yüksek fiyatla alım yapması, belirlenen kalite şartlarını karşılayan üreticilere serbest piyasaya alternatif bir satış kanalı sağlıyor. FINDIKTA FİYAT ARTIŞININ ANAHTARI: ARZ VE TALEP DENGESİ TMO'nun satış yapmama planı, piyasanın geleceğine ilişkin iki temel ihtimali gündeme getiriyor. İlk ihtimal, TMO alımlarının sürmesiyle serbest piyasaya çıkan fındık miktarının azalması ve buna karşılık sanayici talebinin güçlü kalması. Bu durumda tüccarların elindeki stoklara yönelik talep artabilir. Aynı dönemde birden fazla büyük alıcının hammadde teminine yönelmesi, fiyatların yükselmesini destekleyebilir. İkinci ihtimal ise özel sektör stoklarının yeterli olması veya ihracat ve sanayi talebinin beklenen düzeye ulaşmaması. Böyle bir durumda TMO'nun satış yapmamasına rağmen serbest piyasada belirgin bir fiyat yükselişi görülmeyebilir. Bu nedenle fındık fiyatlarındaki olası artışın tek belirleyicisi TMO'nun stok politikası olmayacak. Piyasanın yönü, önümüzdeki aylarda gerçek alım talebi ile satışa hazır fındık miktarının oluşturacağı dengeye bağlı olacak. İHRACATTA İLK AYDA 18 BİN 929 TONLUK SATIŞ Fındık piyasasının gelecek dönemine ilişkin değerlendirmelerde ihracat rakamları da önem taşıyor. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin açıkladığı verilere göre Türkiye, 2026-2027 ihracat sezonunun ilk ayı olan eylülde 18 bin 929 ton fındık ihraç ederek 192 milyon 83 bin 755 dolar gelir elde etti. Geçen yılın aynı döneminde 13 bin 926 ton fındık ihracatı gerçekleştirilmişti. İhracat miktarındaki yıllık artış dış talebin sürdüğünü gösterirken, bu tek aylık veri önümüzdeki dönemde sanayicilerin ne kadar fındık satın alacağını veya fiyatların hangi seviyeye ulaşacağını belirlemek için yeterli değil. İhracat siparişlerinin devamı ve büyük alıcıların stok yenileme kararları, fiyatların yönü bakımından yakından takip edilecek. KAHVERENGİ KOKARCA VE ÇÜRÜK FINDIK STOKLARI TEHDİT EDİYOR Güldal'ın konuşmasında üzerinde durduğu önemli başlıklardan biri de ürün kalitesinin korunması oldu. Özellikle kahverengi kokarca zararlısı ve çürük oluşumunun fındığın depolanabilirliğini olumsuz etkilediğini belirten Güldal, uzun süre muhafaza edilecek ürünlerde kalite kriterlerinin önem taşıdığını söyledi. Çürük oranı yüksek fındıkların sağlam stoklar için de bozulma riski oluşturabileceğine dikkat çeken Güldal, TMO'nun satın aldığı ürünün artık kamu malı olduğunu ve değerinin korunması gerektiğini ifade etti. TMO'nun bir yıllık stok planlaması açısından da fındığın sağlıklı koşullarda muhafaza edilmesi büyük önem taşıyor. ÜRETİCİNİN GÖZÜ ARTIK SANAYİCİNİN ALIMLARINDA Giresun ve Karadeniz'de fındığını henüz satmamış üreticiler açısından TMO'nun alımları ve stok politikası önemini koruyor. TMO'nun satın aldığı fındıkları uzun süre piyasaya sunmaması, özel sektörün mevcut ürün stoklarıyla birlikte değerlendirildiğinde ilerleyen aylarda farklı bir arz-talep dengesi oluşturabilir. Özellikle sanayi kuruluşlarının yeni sezon üretimleri için alımlarını artırması ve piyasada satışa hazır kaliteli fındığın azalması halinde, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması mümkün. Ancak fiyatların ne zaman ve ne ölçüde değişeceğine ilişkin doğrulanmış bir tahmin bulunmuyor. Güldal'ın açıklaması sonrasında fındık piyasasında yanıtı merak edilen temel soru ise şu: TMO'nun satın aldığı fındık uzun süre depolarda kalırsa, büyük sanayi kuruluşlarının hammadde ihtiyacı serbest piyasada fiyatları yukarı taşıyacak mı? Bu sorunun yanıtını TMO'nun alım ve satış politikası kadar sanayicilerin gerçek talebi, özel sektör stokları ve ihracatın önümüzdeki aylardaki seyri belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.