Hava Durumu

#Nurittin Karan

giresunsonhaber - Nurittin Karan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nurittin Karan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARAN’DAN FINDIK FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞE SERT TEPKİ Haber

KARAN’DAN FINDIK FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞE SERT TEPKİ

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞE SERT TEPKİ Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, serbest piyasada fındık fiyatlarında yaşanan sert gerilemeye ilişkin yaptığı açıklamada üreticinin ağır kayıplar yaşadığını belirterek yetkililere acil müdahale çağrısında bulundu. Fındıkta hem verim hem de kalite açısından önemli bir sezon geride bırakılmasına rağmen üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını ifade eden Karan, piyasa koşullarının üretici aleyhine şekillendiğini söyledi. “Yok senesinde gerçek değerinde satamadığımız fındığı, var senesinde denize mi dökeceğiz?” sözleriyle tepkisini dile getiren Karan, üreticinin yaşadığı ekonomik kaybın artık tahammül sınırlarını aştığını kaydetti. Türkiye’nin dünya fındık üretim ve ihracatındaki lider konumuna dikkat çeken Karan, katma değerin büyük bölümünün üretici dışındaki aktörler tarafından paylaşıldığını vurguladı. Sanayici ve ihracatçının kazanç sağlamaya devam ettiğini, ancak bahçede üretim yapan kesimin sürekli gelir kaybına uğradığını belirten Karan, mevcut tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Sezon başında serbest piyasada 350 TL seviyelerine kadar çıkan fiyatların kısa süre içinde 250 TL bandına gerilemesini “bilinçli bir baskılama süreci” olarak değerlendiren Karan, üreticinin kilogram başına yaklaşık 100 TL zarar ettiğini söyledi. Bu kaybın ton bazında 100 bin TL’ye ulaştığını belirten Karan, söz konusu farkın üretim yapmayan kesimlere aktarıldığını savundu. Karan, bu durumu “ekmeden, biçmeden, üretmeden kazanan birilerinin cebine girdiğini” sözleriyle değerlendirdi. Açıklamasında Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) sezon başında açıkladığı referans fiyatın rekolteye göre düşük kaldığını da hatırlatan Karan, mevcut piyasa seviyelerinin üreticiyi korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. “Serbest piyasada 250 TL’ye sıkıştırılan fındık fiyatına acilen müdahale edilmelidir. Üreticinin elindeki ve emanetteki ürünün kaybı telafi edilmelidir. TMO referans alım fiyatını, ürün alsın ya da almasın, en az 300 TL olarak güncellemelidir. Üreticinin korunması, fındık üretiminin istikrarı için devletimizden bunu talep ediyor ve bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Bazı sektör aktörlerinin TMO’nun düşük referans fiyatını gerekçe göstererek piyasayı baskıladığını öne süren Karan, bunun üreticinin üretimden uzaklaşmasına yol açabileceği uyarısında bulundu. Uzun vadede fındıkta üretim alanlarının daralmasının hem bölge ekonomisini hem de Türkiye’nin ihracat gücünü olumsuz etkileyeceğini belirten Karan, üreticiyi koruyan ve piyasa dengesini gözeten yeni bir fiyat politikasının zorunlu hale geldiğini sözlerine ekledi.

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ Haber

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ FINDIK TARIMI ALARM VERİYOR Türkiye’ye milyarlarca dolarlık döviz kazandıran, yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olan fındık tarımı, 2025 yılında da çözümsüzlük, belirsizlik ve sahipsizlikle anıldı. Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini tek başına karşılayan Türkiye’de, üretici her geçen yıl biraz daha üretimden kopma noktasına sürükleniyor. Bu tabloya dikkat çeken Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2025 fındık sezonunu değerlendirerek, gelinen noktanın artık yalnızca ekonomik değil, yapısal bir kriz hâline dönüştüğünü vurguladı. Karan, 2026 yılının ise sorunların çözüme kavuştuğu ve üreticinin kazançlı çıktığı bir yıl olması temennisinde bulundu. 2025 yılında fındığın sahipsiz bırakıldığını ifade eden Karan, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyanın en kaliteli fındığı Türkiye’de, Türkiye’nin en kaliteli fındığı ise Giresun’da üretilmektedir. Fındık, 2024 yılında 2.6 milyar dolarlık ihracat geliriyle ülkemizin en yüksek gelir getiren tarım ürünü olmuştur. Ancak bu kadar özel ve değerli bir ürüne gerekli özen maalesef gösterilmemektedir. Fındık üretimi ve üreticisi 2025 yılında da sahipsiz kalmıştır. Özetle 2025 sezonu rekolte tartışmalarıyla başlamış, fiyat spekülasyonlarıyla sona ermiştir.” Stratejik Ürün, Plansız Yönetim Uzmanlara göre fındık; yalnızca bir tarım ürünü değil, kırsal istihdamdan ihracata, sanayiden gıda güvenliğine kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir ürün konumunda bulunuyor. Ancak plansız rekolte açıklamaları, geç ilan edilen alım fiyatları, yüksek girdi maliyetleri ve zayıflayan kooperatif yapısı, üreticiyi her yıl biraz daha savunmasız bırakıyor. Fındıkta yaşanan sorunların artık kronikleştiğine dikkat çeken Karan, 2026 yılına ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi: “2026 yılında inşallah ilimiz ve bölgemiz siyasetçileri fındıkta yaşanan ve artık kronikleşen sorunları gündemlerine alır ve çözüm yolları arar.” Üreticinin Önündeki 7 Temel Engel Başkan Karan, fındık tarımının sürdürülebilirliğini tehdit eden ve acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklar altında sıraladı: 1- Fiyat İstikrarsızlığı Serbest piyasadaki fiyat belirsizliği Tüccar–üretici arasındaki güç dengesizliği TMO’nun alım fiyatını geç ve yetersiz açıklaması 2- Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği Gübre, mazot ve işçilik maliyetlerindeki artış Döviz kurunun üretim maliyetlerini doğrudan etkilemesi Küçük üreticinin kârlılığını tamamen yitirmesi 3- Düşük Verim ve Kalite Yaşlanan fındık bahçeleri Bilinçsiz bakım ve gübreleme Zararlılar ve hastalıklar (kahverengi kokarca, külleme) 4- İşçilik Sorunu Hasat döneminde işçi bulma zorluğu Yüksek yevmiyeler Mekanizasyon eksikliği 5- Pazarlama Sorunu Ürünün çoğunlukla yaş olarak satılması Katma değerli ürün üretiminin sınırlı olması Kooperatif yapılarının zayıflaması 6- Borçlanma ve Finansman Krediye bağımlı üretim modeli Hasat öncesi tüccara mecbur satış Artan faiz yükü 7- Arazi Yapısı Küçük ve parçalı bahçeler Ölçek ekonomisinin kurulamaması Modern tarım uygulamalarının hayata geçirilememesi Böyle Devam Edemez Fındık üreticisinin sorunlarının her yıl raporlandığını ancak çözüm üretilmediğini belirten sektör temsilcileri, mevcut tabloyla devam edilmesi hâlinde hem üretimde hem de ihracatta ciddi kayıpların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE KRİTİK ÇKS UYARISI Haber

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE KRİTİK ÇKS UYARISI

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE KRİTİK ÇKS UYARISI Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında fındık üreticilerine dönüm başına 465 lira destek sağlanacağını açıkladı. Karan, bu destekten yararlanabilmek için üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularını en geç 31 Aralık 2025 tarihine kadar tamamlamaları gerektiğini vurguladı. Başkan Karan, yaptığı açıklamada tarımsal destekleme sisteminde önemli bir değişikliğe gidildiğini hatırlatarak, fındıkta uygulanan alan bazlı gelir desteği ile mazot ve gübre desteklerinin artık “Tarımsal Destek Ödemesi” adı altında tek kalemde ödeneceğini belirtti. Bu nedenle ÇKS kayıtlarının güncel olmasının her zamankinden daha büyük önem taşıdığına dikkat çekti. ÇKS Nedir, Neden Önemlidir? Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), üreticilerin tarımsal faaliyetlerini, ekili alanlarını ve ürün bilgilerini kayıt altına alan resmi bir sistemdir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan tüm tarımsal destekler yalnızca ÇKS’ye kayıtlı ve bilgileri güncel olan üreticilere ödenmektedir. Kayıtların güncel olmaması halinde üretici destekleme kapsamı dışında kalmaktadır. ÇKS İçin Gerekli Belgeler ÇKS başvurusu yapacak ya da kaydını güncelleyecek üreticilerin aşağıdaki belgeleri hazırlamaları gerekiyor: Nüfus cüzdanı fotokopisi Tapu kaydı (hisseli ise tüm hissedar bilgileri) Kiralık araziler için geçerli kira sözleşmesi Miras yoluyla intikal eden arazilerde veraset belgesi Güncel iletişim bilgileri Belgelerdeki eksikliklerin başvurunun gecikmesine ya da geçersiz sayılmasına neden olabileceğini belirten Karan, üreticilerin evraklarını dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Kimler ÇKS’ye Başvurmak Zorunda? Fındık üretimi yapan ve tarımsal desteklerden yararlanmak isteyen: Kendi adına tapulu fındık bahçesi bulunanlar Hisseli tapuda üretim yapan hissedarlar Kiralık arazide fındık üretimi yapan çiftçiler Miras yoluyla intikal etmiş ancak henüz tapu devri tamamlanmamış arazilerde üretim yapanlar ÇKS’ye başvurmak zorunda bulunuyor. Bu kapsamdaki üreticilerin kayıtlarını her yıl güncellemeleri gerektiği vurgulanıyor. Başvuruların son güne bırakılmaması gerektiğini özellikle hatırlatan Karan, yıl sonunda yaşanan yoğunluk nedeniyle eksik evrak ve sistemsel aksaklıkların üreticileri mağdur edebildiğine dikkat çekti. Ziraat Odası olarak üreticilere her türlü teknik ve idari desteği vermeye hazır olduklarını ifade eden Karan, henüz ÇKS başvurusu yapmayan ya da kaydını yenilemeyen üreticileri Ziraat Odası’na davet ederek şu çağrıda bulundu: “Çiftçilerimizin emeğinin karşılığını eksiksiz alabilmesi için ÇKS kayıtlarını son güne bırakmamalarını özellikle rica ediyoruz. Bu destekler üreticimiz için hayati önemdedir.”

FINDIKTA STRES OLASILIĞI Haber

FINDIKTA STRES OLASILIĞI

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin fındıkta strese yol açabileceğini belirterek 2026 mahsulü için endişelerin şimdiden başladığını ifade etti. Karan, yaptığı değerlendirmede gelecek sezon fındık üretimine ilişkin tabloyun umut vermediğini söyledi. Özellikle, popülasyonu bir türlü kontrol altına alınamayan kahverengi kokarca zararlısı ile geçtiğimiz nisan ayında yaşanan zirai donun fındık bahçelerinde önemli tahribata yol açtığını hatırlattı. Bu faktörlerin 2026 yılı rekoltesinde düşüşe neden olabileceğini kaydetti. Kasım ayından bu yana bölgede adeta yaz havasının yaşandığını vurgulayan Karan, şu ifadeleri kullandı: “Mevsimlerdeki değişiklik her bitkide olduğu gibi fındıkta da fenolojik değişime neden olmaktadır. Bu günlerde karanfil açması gereken fındık, havaların sıcak gitmesi nedeniyle gerekli soğuma ihtiyacını karşılayamadı. Fındıkta zamanında açmayan veya geç açan karanfil üretim için büyük tehlikedir. Ayrıca geçtiğimiz nisan ayında meydana gelen ve özellikle 500 rakımın üzerinde yüzde 100’e varan zirai don afetinden kaynaklı olarak fındık ocaklarında dal kuruları sıkça görülmektedir. Bu da gelecek sezon için rekolte kaybı demektir. Temennimiz, fındığın zamanında soğuma ihtiyacını karşılaması ve havaların mevsim normallerinde seyretmesidir.” Karan, üreticilerin zarar görmemesi için iklim koşullarının normale dönmesi ve fındığın ihtiyaç duyduğu soğuma sürecini tamamlamasının büyük önem taşıdığını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.