Hava Durumu

#Işçilik

giresunsonhaber - Işçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ” Haber

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ”

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, hasada sayılı günler kala fındık üreticisinin artan girdi maliyetleri ve fiyat belirsizliğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Gezmiş, taban fiyatın üretim maliyetleri esas alınarak açıklanmasını, üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmesini, Giresun kalite fındığa yüzde 10 kalite farkı uygulanmasını ve Toprak Mahsulleri Ofisinin güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesini istedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada yaklaşan fındık hasadı öncesinde üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındıkta üreticinin yeni sezona kaygıyla girdiğini belirten Gezmiş, fiyat politikasının maliyet ve üretici refahı temelinde kurulması gerektiğini söyledi. Gezmiş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Giresun’un ve Karadeniz’in en önemli geçim kaynağı olan fındıkta hasat sezonuna sayılı günler kaldı. Üreticimiz büyük bir belirsizlik içinde bırakıldı. Geçtiğimiz yıl 350 TL’ye kadar alıcı bulan fındık bugün 190 TL seviyelerine kadar geriledi. Buna karşılık gübre, ilaç, işçilik ve akaryakıt başta olmak üzere bütün üretim maliyetleri hızla arttı, girdi maliyetleri iki katına çıktı. Bu tablo üreticimizi her geçen gün daha zor durumda bırakıyor. Üretici yıl boyunca emek veriyor ancak emeğinin karşılığını alamıyor.” “TABAN FİYAT ÜRETİM MALİYETLERİ ESAS ALINARAK BELİRLENMELİ” Gezmiş, hasat öncesinde açıklanacak fiyatın yalnızca üretim giderlerini karşılayan bir seviyede kalmaması gerektiğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı: “Fındık hasadına girerken üreticinin emeğinin karşılığı olan fiyat belirlenmelidir. Taban fiyat, üretim maliyetleri esas alınarak açıklanmalı; üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmelidir. Giresun kalite fındığa yüzde 10 kalite farkı uygulanmalıdır.” “TMO GÜÇLÜ BİR ALIM POLİTİKASIYLA PİYASAYA GİRMELİ” Piyasanın yalnızca serbest alıcılara bırakılmaması gerektiğini savunan Gezmiş, Toprak Mahsulleri Ofisine de çağrıda bulundu: “TMO, güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmelidir. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve yeni sezona kaygıyla değil güvenle başlayabilmesi için fındık fiyatı maliyetlerin üzerinde belirlenmelidir.” Gezmiş, konuşmasını haberleştiren Giresun Öncü, Giresun Time, Ordu Olay ve Aretias TV’nin haber görsellerini sosyal medya hesabından paylaşarak basın emekçilerine teşekkür etti. Giresun Time tarafından yayımlanan haberde 15 Temmuz 2026 tarihi ve Dursun Onur imzası yer aldı.

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ Haber

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ

“FINDIK ÜRETİCİSİ KENDİ ÜRÜNÜNÜN KÖLESİ HALİNE GELDİ” KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ FINDIKTA HASAT ÖNCESİ ALARM: ÜRETİCİ MALİYETİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin son bir yılda artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları karşısında ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin vakit kaybetmeden 2026 yılı alım kriterlerini ve taban fiyatını açıklaması gerektiğini söyledi. Karan, geçtiğimiz Eylül–Ekim döneminde serbest piyasada 350 TL seviyelerine kadar çıkan fındığın bugün 200 TL bandında işlem gördüğünü ifade ederek, buna karşılık üreticinin gübre, ilaç, bakım, işçilik ve hasat maliyetlerinin yüzde 100’e yakın arttığını vurguladı. “TMO VAKİT KAYBETMEDEN FİYATI AÇIKLAMALI” 2026 fındık hasat sezonuna yaklaşık bir ay kaldığını hatırlatan Karan, üreticinin bahçeye girmeden önce önünü görmesi gerektiğini belirtti. Fındığın Türkiye, Karadeniz ve Giresun için stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karan, özellikle milletvekillerine çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Fındık bahçelerinden poz vermeyi bırakıp üretici lehine adım atmalarını bekliyoruz. Hasada sayılı günler kaldı.” “BİR KİLO FINDIĞIN MALİYETİ 230 TL’YE ÇIKIYOR” Üreticinin artık kendi ürünü karşısında ezildiğini söyleyen Karan, fındıkta maliyet hesabının üreticinin içinde bulunduğu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Karan, “Bir üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat dahil tüm işçiliği kendisi yapsa bir kilogram fındığın maliyeti 150 TL. İşçilikle birlikte bu rakam 230 TL’ye çıkıyor. Üretici kendi ürününün kölesi haline gelmiş durumda” dedi. Kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığıyla mücadelenin de üreticiye ek yük getirdiğini belirten Karan, bu nedenle maliyetlerin ikiye değil, üçe katlandığını söyledi. “300 TL’NİN ALTINDA FİYAT KABUL ETMİYORUZ” 2026 yılı girdi maliyetleri dikkate alındığında TMO’nun açıklayacağı taban fiyatın kesinlikle 300 TL’nin altında olmaması gerektiğini kaydeden Karan, üreticinin yalnızca maliyetini değil, emeğinin karşılığını da almak istediğini ifade etti. Karan, “Çok bir şey istemiyoruz. Yüzde 30 refah payı istiyoruz. Bu da fındık üreticisinin hakkıdır” diye konuştu. “TMO EN AZ 250 BİN TON ALIM YAPMALI” Karan, TMO’nun sezon başında güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesi gerektiğini belirterek, en az 250 bin tonluk alım yapılmasının serbest piyasayı dengeleyeceğini söyledi. Aksi halde serbest piyasanın yeniden üretici aleyhine şekilleneceğini vurgulayan Karan, kaybedenin üretici, kazananın ise “fındık baronları” olacağını dile getirdi. “GÖZÜMÜZ TMO’DA VE SİYASETÇİLERDE” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu saatten sonra gözümüz, kulağımız TMO’da ve fındık bahçelerinden poz veren siyasetçilerde.”

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” Haber

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR”

ŞENYÜREK: “ÜRETİCİYE GEÇİM DEĞİL, YOKSULLUK DAYATILIYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı için açıklanan yaş çay alım fiyatının üreticinin maliyetlerini karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fiyatın yeniden belirlenmesini istedi. Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde alım fiyatı açıklanması gerektiğini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, 2026 yılı yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan fiyatın üreticinin artan maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını belirten Şenyürek, “Üreticiye geçim değil, yoksulluk dayatılıyor” dedi. Çayın yalnızca Rize’nin değil, Giresun’da da binlerce ailenin temel geçim kaynakları arasında yer aldığını vurgulayan Şenyürek, kentte yaklaşık 15 bin kayıtlı çay üreticisi bulunduğunu ifade etti. Şenyürek, Eynesil başta olmak üzere Tirebolu, Görele, Çanakçı, Güce ve Espiye ilçelerinde çay tarımının önemli bir ekonomik faaliyet olduğunu belirtti. Giresun’da yaklaşık 16 bin 578 dekarlık alanda çay üretimi yapıldığını, yıllık yaş çay üretiminin ise 26 bin tonu aştığını kaydeden Şenyürek, açıklanan fiyatın bölgedeki binlerce aileyi doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. “MALİYETİN 31 TL’YE DAYANDIĞI BİR ORTAMDA 35 TL YETERLİ GÖSTERİLEMEZ” Yaş çay fiyatının yalnızca ekonomik bir karar olarak görülemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin gübre, işçilik, nakliye ve günlük yaşam giderlerinde büyük artışlarla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Şenyürek, “Bugün gübreden işçiliğe, nakliyeden günlük yaşam giderlerine kadar her kalemde ciddi artış yaşanırken, üreticiye verilen fiyat adeta ‘yoksullaşmaya devam edin’ demektir. Maliyetin 31 TL’ye dayandığı bir ortamda 35 TL’lik alım fiyatını yeterli göstermek, üreticinin aklıyla alay etmektir” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİ ÖZEL SEKTÖR KARŞISINDA SAVUNMASIZ BIRAKILIYOR” Şenyürek, üreticinin yalnızca düşük fiyat nedeniyle değil, ÇAYKUR’un kota uygulaması nedeniyle de mağduriyet yaşadığını belirtti. Kota sisteminin üreticiyi özel sektör karşısında zayıf bıraktığını söyleyen Şenyürek, üreticinin ürününü ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edemediği için özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme baskısıyla karşılaştığını ifade etti. Şenyürek, “Üretici, kotaya takıldığı için çayını ÇAYKUR’a yeterli miktarda teslim edememekte; bu nedenle özel sektörün düşük fiyat ve geç ödeme dayatmasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bugün birçok üretici, borçla yaptığı üretimin bedelini ancak 9 aya varan sürelerin sonunda alabilmektedir. Bu kabul edilemez bir mağduriyettir” dedi. Çayın Karadeniz insanı için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını vurgulayan Şenyürek, açıklanan fiyatın üreticiyi korumadığını, özel sektör karşısında daha savunmasız hale getirdiğini kaydetti. “ÇAY ÜRETİCİSİNİN EMEĞİ DEĞERSİZLEŞTİRİLİYOR” Şenyürek, kamuoyunda “taban fiyat” algısı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek açıklanan rakamın yalnızca ÇAYKUR’un alım fiyatı olduğunu söyledi. Özel sektörün bu fiyatın altında alım yapabildiğine dikkat çeken Şenyürek, üreticiyi koruyacak yasal düzenlemenin eksikliğine işaret etti. Şenyürek, “Özel sektör bugün bunun altında alım yapabilmektedir. Çünkü üreticiyi gerçekten koruyacak bir Çay Kanunu hala çıkarılmış değildir. Çay üreticisinin emeği göz göre göre değersizleştirilmektedir” ifadelerini kullandı. “ÇAYKUR İŞÇİLERİNİN KADRO TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Çay üretiminin yalnızca üreticilerle sınırlı olmadığını belirten Şenyürek, ÇAYKUR bünyesinde çalışan geçici işçilerin de yıllardır güvencesiz çalışma koşullarıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi. Şenyürek, “ÇAYKUR’da çalışan geçici işçilerimizin kadro beklentisi yıllardır çözümsüz bırakılmıştır. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de açıkça ifade ettiği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ÇAYKUR emekçilerinin kadro sorunu çözülecek, alın teriyle çalışan hiçbir emekçi güvencesizliğe mahkum edilmeyecektir” dedi. “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Yaş çay alım fiyatının günün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Şenyürek, kilogram başına en az 45 TL seviyesinde fiyat açıklanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Şenyürek, üreticiyi koruyacak Çay Kanunu’nun acilen çıkarılması, özel sektörün düşük fiyat dayatmasının önlenmesi, ÇAYKUR’un kota uygulamasının üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi, destekleme priminin yeniden uygulanması ve çay üreticisinin emeğinin korunması gerektiğini belirtti. CHP’nin Karadeniz’de çay üreticisinin emeğini savunmaya devam edeceğini söyleyen Şenyürek, “Üreticinin sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ Haber

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ FINDIK TARIMI ALARM VERİYOR Türkiye’ye milyarlarca dolarlık döviz kazandıran, yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olan fındık tarımı, 2025 yılında da çözümsüzlük, belirsizlik ve sahipsizlikle anıldı. Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini tek başına karşılayan Türkiye’de, üretici her geçen yıl biraz daha üretimden kopma noktasına sürükleniyor. Bu tabloya dikkat çeken Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2025 fındık sezonunu değerlendirerek, gelinen noktanın artık yalnızca ekonomik değil, yapısal bir kriz hâline dönüştüğünü vurguladı. Karan, 2026 yılının ise sorunların çözüme kavuştuğu ve üreticinin kazançlı çıktığı bir yıl olması temennisinde bulundu. 2025 yılında fındığın sahipsiz bırakıldığını ifade eden Karan, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyanın en kaliteli fındığı Türkiye’de, Türkiye’nin en kaliteli fındığı ise Giresun’da üretilmektedir. Fındık, 2024 yılında 2.6 milyar dolarlık ihracat geliriyle ülkemizin en yüksek gelir getiren tarım ürünü olmuştur. Ancak bu kadar özel ve değerli bir ürüne gerekli özen maalesef gösterilmemektedir. Fındık üretimi ve üreticisi 2025 yılında da sahipsiz kalmıştır. Özetle 2025 sezonu rekolte tartışmalarıyla başlamış, fiyat spekülasyonlarıyla sona ermiştir.” Stratejik Ürün, Plansız Yönetim Uzmanlara göre fındık; yalnızca bir tarım ürünü değil, kırsal istihdamdan ihracata, sanayiden gıda güvenliğine kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir ürün konumunda bulunuyor. Ancak plansız rekolte açıklamaları, geç ilan edilen alım fiyatları, yüksek girdi maliyetleri ve zayıflayan kooperatif yapısı, üreticiyi her yıl biraz daha savunmasız bırakıyor. Fındıkta yaşanan sorunların artık kronikleştiğine dikkat çeken Karan, 2026 yılına ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi: “2026 yılında inşallah ilimiz ve bölgemiz siyasetçileri fındıkta yaşanan ve artık kronikleşen sorunları gündemlerine alır ve çözüm yolları arar.” Üreticinin Önündeki 7 Temel Engel Başkan Karan, fındık tarımının sürdürülebilirliğini tehdit eden ve acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklar altında sıraladı: 1- Fiyat İstikrarsızlığı Serbest piyasadaki fiyat belirsizliği Tüccar–üretici arasındaki güç dengesizliği TMO’nun alım fiyatını geç ve yetersiz açıklaması 2- Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği Gübre, mazot ve işçilik maliyetlerindeki artış Döviz kurunun üretim maliyetlerini doğrudan etkilemesi Küçük üreticinin kârlılığını tamamen yitirmesi 3- Düşük Verim ve Kalite Yaşlanan fındık bahçeleri Bilinçsiz bakım ve gübreleme Zararlılar ve hastalıklar (kahverengi kokarca, külleme) 4- İşçilik Sorunu Hasat döneminde işçi bulma zorluğu Yüksek yevmiyeler Mekanizasyon eksikliği 5- Pazarlama Sorunu Ürünün çoğunlukla yaş olarak satılması Katma değerli ürün üretiminin sınırlı olması Kooperatif yapılarının zayıflaması 6- Borçlanma ve Finansman Krediye bağımlı üretim modeli Hasat öncesi tüccara mecbur satış Artan faiz yükü 7- Arazi Yapısı Küçük ve parçalı bahçeler Ölçek ekonomisinin kurulamaması Modern tarım uygulamalarının hayata geçirilememesi Böyle Devam Edemez Fındık üreticisinin sorunlarının her yıl raporlandığını ancak çözüm üretilmediğini belirten sektör temsilcileri, mevcut tabloyla devam edilmesi hâlinde hem üretimde hem de ihracatta ciddi kayıpların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

FINDIKTA  DÜŞÜŞ DURDURULAMIYOR! Haber

FINDIKTA DÜŞÜŞ DURDURULAMIYOR!

FİSKOBİRLİK 280 TL’YE ÇEKTİ- TMO HÂLÂ 200 TL’DE DİRENİYOR SERBEST PİYASA 260 TL/KG Karadeniz’de fındık fiyatlarında yeni bir düşüş furyası patladı. FİSKOBİRLİK’in bugün (05.12.2025) Giresun kalite tombul fındıkta alım fiyatını 280 TL/kg olarak açıkladı. Fiskobirlik ekonomik durumu nedeniyle büyük alıcı olmamasına rağmen üretici adına direnmeye çalışması sonuçsuz kalıyor. Son 48 saatte ikinci kez yapılan indirim, piyasayı altüst etti. Serbest piyasa 260 TL’de çakılı kalırken, TMO’nun aylar önce belirlediği 200 TL/kg fiyatı güncellememesi büyük tepki çekiyor. Bölgede tepkiler çığ gibi. Üretici artık TMO’nun düşük fiyat politikasının “siyasi bir tercih” olduğu gerçeği ile yüzleşti. “TMO fiyatı güncellemiyor, hükümet sessiz.” “Üretici değil, büyük alıcılar korunuyor.” “400 bin aile geçimini fındıktan sağlıyor; bu politika bölgeyi ekonomik olarak yaralar.” Üreticinin durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve kur artışıyla maliyetler yüzde 60’a yakın yükselirken, fındık fiyatı geri gidiyor. Tarım ekonomistleri, TMO’nun düşük fiyatının piyasada “taban referans” oluşturduğunu belirterek: “TMO artırmadan kimse artırmaz. Piyasa bilinçli şekilde baskılanıyor.” açıklamasında birleştiler. ÜRETİCİDE YÜZLER ASIK Fiyatların düşmesi Karadeniz köylerinde büyük moral bozukluğuna neden oldu. Üreticiler borçlarını ödeyebilmek için fındığı düşük fiyata satmaya zorlanıyor. Spot borsa yine gündemde: ŞEFFAFLIK YOK, PİYASA ÜÇ ALICININ ELİNDE Fındıkta yıllardır tartışılan spot borsa sistemi hâlâ hayata geçirilmedi. Bu nedenle fiyat oluşumu birkaç büyük alıcının yönlendirmesine bırakılmış durumda. Uzmanlara göre çözüm çok açık: Güncel maliyetlere göre gerçekçi taban fiyat, Fındık spot borsasının kurulması, TMO’nun üreticiyi koruyan aktif fiyat politikası, FİSKOBİRLİK’in güçlendirilmesi, Bahçelerde Verimlilik artışı sağlanması Ürünün hammadde olarak satışından daha çok son mamul olarak satılmasına yönelik çalışmalar. Bölgede bugün en çok konuşulan söz: “Bu milletin alın teriyle oynanıyor.” Karadeniz’de üretici, siyaset ve ekonomi çevreleri tek bir cümlede birleşiyor: “Fındıkta bu çöküş kader değil, siyasi tercih.”

OLCAY KÜÇÜK ‘’CİVELEKOĞLU HAYAL ALEMİNDE YAŞIYOR’’ Haber

OLCAY KÜÇÜK ‘’CİVELEKOĞLU HAYAL ALEMİNDE YAŞIYOR’’

OLCAY KÜÇÜK ‘’CİVELEKOĞLU HAYAL ALEMİNDE YAŞIYOR’’ “AK Parti Merkez İlçe Başkanı Ekrem Civelekoğlu’nun Giresun Belediyesi’nin su faturaları üzerinden yaptığı eleştiriler ardından, Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük sert tepki gösterdi. Küçük, Ekrem Civeloğlu’nun su fiyatlarına sanki yeni bir zam yapılmış algısı ile Belediye Meclis kararlarından bihaber olduğunu Giresun halkına kanıtladığını vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Küçük yaptığı yazılı açıklamada Ak Parti Merkez İlçe Başkanı Ekrem Civelekoğlu’nun halkı yanıltıcı söylemlerde bulunduğunu, sanki bugünlerde su fiyatlarına zam yapılmış gibi bir algı oluşturarak hayal aleminde olduğunu, su fiyatlarını Giresun Belediye Meclisinin belirlediğini söyledi. Küçük ‘’Giresun Belediyesi; komşu illere göre en uygun fiyatla su kullanan iller arasında ilk sıradadır. Komşu illerimiz her ay TEFE TÜFE oranında suya zam yaparken Giresun Belediye Meclisi 2025 yılı boyunca su fiyatlarına zam uygulamamıştır. Belediyemiz, vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarına doğrudan yansıyan su ücretlerinde mümkün olan en düşük tarifeyi uygulamakta, ekonomik koşullar ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın halkımızın yanında durmayı ilke edinmektedir. Unutulmamalıdır ki, ülkemizde son yıllarda enerji, akaryakıt, malzeme, işçilik ve bakım-onarım, gıda, ulaşım gibi tüm girdilerde çok ciddi artışlar yaşanmış ve enflasyon rekorları kırılmıştır. Birçok işyeri kapısına kilit vurmak durumunda kalmış, icra dosyalarındaki rekor artış sürecin takibini bile zorlaştırmıştır. Su hizmetleri de bu maliyet artışlarından doğrudan etkilenmektedir. Buna rağmen Giresun Belediyesi, maliyet artışlarını vatandaşımıza en az yansıtmak için büyük bir özveriyle çalışmaktadır. SİZİN DÖNEMİZDE BİRÇOK MAHALLEYE SU VEREMEDİNİZ Küçük, Ekrem Civelekoğlu’nun su konusunda yaptığı açıklamaları hayretle takip ettiklerini söylerken 5 yıl boyunca Ak Partili belediye Giresun’u yönettiği süreçte birçok mahallede günlerce aylarca su kesintisi yaşandığını söyledi. Küçük; ‘’Teyyaredüzü, Güre, Gaziler ve Erikliman Mahalleleri başta olmak üzere 5 yıl boyunca su kesintisi yaşanırken neredeydiniz Civelekoğlu? Belediye Başkanımız Fuat Köse göreve geldikten sonra verdiği sözü tutarak su sorunu yaşayan mahallelerimize yeni su depoları ve su kuyuları yaparak bölgedeki çağdışı susuzluk problemini giderdi. Bugün kalkıp su faturaları üzerinden algı siyaseti yapacağınıza Giresun halkını susuz bıraktığınız günlerin hesabını verin’’ BEŞ YILLIK HÜSRAN DÖNEMİNİ GİRESUN HALKI UNUTMADI AK Parti’nin devrettiği belediyenin Türkiye’nin nüfusa oranla en borçlu belediyesi olduğu, şehirde esnafın parasını alamadığı için belediyeye iş yapmaktan korktuğu, devasa borçların yapıldığı günleri ne çabuk unuttunuz. Belediye Başkanımız Fuat Köse ve çalışma arkadaşları, Belediyemizin kaynaklarını en verimli şekilde kullanıyor, yatırımlarını sürdürüyor ve hemşehrilerimizin ekonomik yükünü artırmadan hizmet sunmaya devam ediyor. Bugün şehrimizin birçok noktasında altyapı ve üst yapı çalışmalarıyla Giresun Belediyesi hizmet vermeye devam ediyor. Bu hizmetlerin yanı sıra bir yandan sizin döneminizden kalan devasa borçları ödüyor bir yandan da tasarrufla kurumun prestijini arttırıyor. Giresun Belediyesi şeffaf yönetim anlayışından taviz vermeden, halkımızın her kuruşunun hesabını verebilecek bir kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürecektir. Siyasi polemiklere değil, halkımıza hizmet etmeye odaklanmaya devam edeceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.