Hava Durumu

#Işçilik

giresunsonhaber - Işçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Işçilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” Haber

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’”

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık fiyatlarındaki gerileme ve artan üretim maliyetleri üzerinden iktidarın tarım politikasını sert sözlerle eleştirdi. Giresun kalite fındığın geçen yıl eylül ayında 300 liraya kadar alıcı bulduğunu, bugün ise 180–210 lira bandına gerilediğini belirten Şenyürek, “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir” dedi. Şenyürek; TMO alım fiyatının en az 300 liraya çıkarılmasını, alım kotasının kaldırılmasını, FİSKOBİRLİK’in piyasayı yukarı taşıyacak bir fiyat açıklamasını ve Giresun’da fındığı işleyerek katma değer yaratan KOBİ’lerin desteklenmesini istedi. YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşüne ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü karşısında korunamadığını savundu. Fındıktaki mevcut tablonun sıradan bir piyasa hareketi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ürününü geçen yılın altında kalan fiyatlardan satmak zorunda bırakıldığını söyledi. “BUNUN ADI SERBEST PİYASA DEĞİL” Şenyürek, geçen yıl eylül ayında Giresun’da fındığın 300 liraya kadar alıcı bulduğunu hatırlatarak, bugün Giresun kalite fındığın randıman ve alım noktasına göre 180–210 lira bandına kadar gerilediğini ifade etti. Üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Şenyürek, şöyle konuştu: “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir.” Şenyürek, enflasyonun ve tarımsal girdi maliyetlerinin arttığı bir dönemde üretici fiyatının gerilemesinin kabul edilemez olduğunu savunarak, iktidarın yerel temsilcilerine de tepki gösterdi. “Madem 355 lira bile yeterli değil, fındık 180–210 lira bandına düştüğünde neden susuyorsunuz?” “ÜRETİCİ HER KİLOGRAMDA ZARAR EDİYOR” Şenyürek, ziraat odalarının bir kilogram fındığın işçilik dahil maliyetini 230–245 lira aralığında hesapladığını belirterek, serbest piyasada 180–210 liraya satış yapan üreticinin kilogram başına 20 ila 60 lira zarar ettiğini söyledi. Bu kaybın ton bazında 20 bin ila 60 bin liraya ulaştığını ifade eden Şenyürek, işçilik, patoz, akaryakıt, gübre ve diğer girdilerdeki artışların üreticinin yükünü daha da ağırlaştırdığını kaydetti. Giresun’da işçi yevmiyelerinin yer yer 2 bin 500 liraya, patoz çekim bedelinin ise ton başına 6 bin liraya kadar çıktığını belirten Şenyürek, mevcut tarımsal desteklerin üretim maliyetlerinin çok gerisinde kaldığını savundu. “Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecektir?” “TMO’NUN AÇIKLADIĞI FİYAT ÜRETİCİNİN CEBİNE GİRMİYOR” TMO’nun Giresun kalite fındık için 255 lira, Levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Şenyürek, açıklanan fiyat ile serbest piyasadaki fiyat arasındaki farkın üretici açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Şenyürek, TMO’nun yalnızca fiyat açıklamasının yeterli olmadığını, güçlü ve yaygın alımlarla piyasayı desteklemesi gerektiğini savundu. “Sadece fiyat açıklamak yetmez; o fiyatı güçlü ve yaygın alımlarla savunmak gerekir.” TMO’daki alım kotası, randevu sistemi, alım noktalarının kapasitesi ve ürün bedellerinin ödeme süresine ilişkin eleştirilerde bulunan Şenyürek, üreticinin nakit ihtiyacı nedeniyle bekleyemediğini ve bu durumun serbest piyasadaki alıcıların elini güçlendirdiğini ileri sürdü. “TMO’nun görevi sınırlı miktarda ürün almak değil; piyasaya yön vermek, fiyatın aşağı çekilmesini önlemek ve üreticiyi güçlü alıcılar karşısında korumaktır.” “FİSKOBİRLİK KİMİN BİRLİĞİDİR?” Şenyürek’in açıklamasında en sert eleştirilerden biri de FİSKOBİRLİK’e yönelik oldu. FİSKOBİRLİK’in 1938 yılında Giresun’da üreticiyi korumak ve piyasada denge sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Şenyürek, kurumun 2026 sezonunda Giresun kalite fındık için 205 lira, Levant kalite için 195 lira seviyesinden alım fiyatı açıklamasını eleştirdi. “Üretici birliği olduğunu söyleyen bir kurum, TMO’nun 50 lira altında ve üretim maliyetinin bile gerisinde fiyat açıklayamaz. FİSKOBİRLİK’in görevi düşük fiyatları takip etmek değil, üreticiden yana ağırlık koyarak piyasayı yukarı taşımaktır.” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in yönetim yapısına da siyasi eleştiri yönelterek kurumun yeniden üreticinin söz ve karar sahibi olduğu bağımsız bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. “TMO 255 lira açıklamışken siz neden 205 lira fiyat verdiniz? Maliyeti 230–245 lira olan fındığı bu rakamdan alarak kimi koruyorsunuz?” “MİLYARLARCA DOLARLIK ÜRÜNÜN SAHİBİ ZARAR EDİYOR” Şenyürek, Türkiye’nin fındık ihracatından elde ettiği döviz gelirine dikkat çekerek, dünya piyasasında yüksek ekonomik değere sahip bir ürünün üreticisinin maliyet baskısı altında ezilmesinin sürdürülebilir olmadığını savundu. “Bütün riski üstlenen, donla, kuraklıkla, hastalıkla ve artan maliyetlerle mücadele eden çiftçi kendi ürününü maliyetinin altında satmaktadır.” Şenyürek, üretici zarar ederken fındığın ticari değerinden daha güçlü alıcıların yararlandığını ileri sürerek mevcut piyasa düzeninin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIĞIN KATMA DEĞERİ GİRESUN’DA KALMALIDIR” Şenyürek’in açıklamasında yalnızca üretici değil, fındığı işleyerek katma değer yaratan Giresunlu işletmeler de yer aldı. Çikolatalı fındık kreması, ezme, kavrulmuş fındık ve benzeri ürünler üreten yerel KOBİ’lerin enerji, ambalaj ve finansman maliyetleri karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade eden Şenyürek, yerel markalaşmanın güçlendirilmesini istedi. “Üreticinin hakkını korumakla yerel imalatçıyı desteklemek birbirinin alternatifi değildir.” Şenyürek, Giresun’da yetişen fındığın mümkün olduğunca yine Giresun’da işlenmesi, markalaştırılması ve ihracata konu edilmesi gerektiğini vurguladı. “Fındık Giresun’da yetişiyorsa burada işlenmeli, burada markalaşmalı ve yarattığı katma değer de Giresun’da kalmalıdır.” TMO’YA KOTA VE FİYAT ÇAĞRISI Şenyürek, çözüm önerilerini de sıraladı. TMO’nun dönüm başına uyguladığı alım kotasının kaldırılmasını isteyen Şenyürek, ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin standartlara uygun ürünlerinin tamamının alınması gerektiğini söyledi. Giresun’un bütün ilçelerinde yeterli sayıda alım noktası oluşturulmasını, alım kapasitesinin artırılmasını ve ürün bedellerinin birkaç gün içinde üreticiye ödenmesini isteyen Şenyürek, Giresun kalite fındığın TMO alım fiyatının da en az 300 liraya yükseltilmesi gerektiğini savundu. FİSKOBİRLİK’e de çağrıda bulunan Şenyürek, kurumun piyasayı takip eden değil, üreticiden yana fiyat oluşumuna öncülük eden bir politika izlemesini istedi. Şenyürek ayrıca Rekabet Kurumu’nun fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşmasını ve eş zamanlı fiyat hareketlerini incelemesi gerektiğini belirterek mazot, gübre ve ilaçta üreticiye daha güçlü doğrudan destek verilmesi çağrısında bulundu. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek açıklamasını, üreticinin fındıktan daha yüksek ve sürdürülebilir bir gelir elde etmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Emeğinin karşılığını ve dünya pazarında milyarlarca dolar kazandıran ürününden hak ettiği payı istiyor.” Şenyürek, YENİ Parti’nin üretici, yerel işletme ve fındıkta katma değer oluşturan kesimlerin desteklenmesini savunduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “YENİ Parti olarak fındığı birkaç büyük alıcının insafına, üreticiyi borca ve çaresizliğe teslim eden bu politikanın karşısındayız. Bahçedeki üreticimizden fındığı işleyip markalaştıran KOBİ’lerimize kadar alın teriyle değer yaratan herkesin yanındayız. Giresun’un emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Fındığın gerçek sahibi üreticidir ve son sözü de üretici söyleyecektir.”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR” Haber

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan fındık üretiminin bu sezon 3,5 tona gerilediğini, yaklaşık 700 bin liralık hasılata karşılık üretim giderlerinin 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını açıkladı. Karan, yaklaşık 500 bin liralık zarar üzerinden üreticinin geldiği noktaya dikkat çekerek, “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez” dedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonunda üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet ve gelir tablosunu somut bir üretici örneği üzerinden kamuoyuna taşıdı. Karan’ın verdiği bilgiye göre geçen sezon 6 ton fındık üreten bir üretici, bu yıl aynı bahçelerden yalnızca 3,5 ton ürün alabildi. Üreticinin yaklaşık 700 bin liralık hasılat elde ettiğini belirten Karan, gübre, ilaç, bahçe bakımı, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer giderlerle toplam maliyetin yaklaşık 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını söyledi. Karan, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu üreticimiz 700 bin TL hasılat elde etmiş, 1 milyon 200 bin TL masraf yapmıştır. Ortada yaklaşık 500 bin TL zarar vardır. Fındık üreticisi artık sadece emeğinin karşılığını alamamakla kalmıyor, kendi cebinden para koyarak üretim yapar hale geliyor.” ÜRETİM 6 TONDAN 3,5 TONA GERİLEDİ Karan, yalnızca fiyatların değil üretimdeki düşüşün de dikkate alınması gerektiğini belirterek, geçen yıl 6 ton ürün alan üreticinin bu yıl 3,5 tona gerilemesinin ekonomik sonucu ağırlaştırdığını vurguladı. “Bahçenin bakımı, gübre, ilaç, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer girdi maliyetleri her geçen gün artarken üreticinin eline geçen para aynı oranda artmamaktadır” diyen Karan, üreticiden sürekli verim ve üretim artışı beklenirken üretimin ekonomik sürdürülebilirliğinin yeterince tartışılmadığını ifade etti. Karan şöyle devam etti: “Bir üretici 1 milyon 200 bin lira harcayıp 700 bin lira kazanıyorsa, siz ondan gelecek yıl daha fazla üretim yapmasını nasıl bekleyebilirsiniz?” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 210 TL, SERBEST PİYASA DAHA AŞAĞIDA Karan’ın açıklaması, fındık piyasasındaki fiyat ayrışmasını da yeniden gündeme getirdi. 2026 ürünü için TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık alım fiyatı kilogram başına 255 TL olarak uygulanıyor. FİSKOBİRLİK ise 3 Eylül’de yaptığı son güncellemeyle Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını ortak üreticiler için 210 TL’ye, ortak olmayan üreticiler için 205 TL’ye çıkardı. Serbest piyasada ise Giresun’da açıklanan fiyatlar kalite, randıman, alıcı ve ilçeye göre değişmekle birlikte TMO fiyatının belirgin biçimde altında seyrediyor. Bu tablo, TMO’nun açıkladığı fiyatın neden serbest piyasanın tamamında taban oluşturamadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Üreticinin ürününü TMO’ya satabilmesi için randevu, teslimat, kalite ve alım süreçlerini tamamlaması gerekirken; nakit ihtiyacı bulunan veya ürününü hızlı şekilde piyasaya çıkarmak zorunda kalan üretici serbest piyasa koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. FİSKOBİRLİK’in de serbest piyasaya yakın fiyatlarla alım yapması, üreticinin elindeki alternatiflerin TMO dışında daralmasına yol açıyor. FİYATIN ÜZERİNDE İHRACAT BAĞLANTILARI DA TARTIŞILIYOR Fındık sektöründe sezon başlamadan veya hasadın ilk dönemlerinde yapılan ileri tarihli ihracat bağlantılarının iç piyasa üzerindeki etkisi de uzun süredir tartışılıyor. İhracatçıların daha önce belirli fiyatlardan satış bağlantısı yapması halinde, yükselen iç piyasa fiyatlarının ihracat maliyetlerini artırabileceği; bunun da alıcıların iç piyasadaki fiyat artışlarına karşı daha temkinli davranmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ancak serbest piyasa fiyatının oluşumunu yalnızca alivre satışlara bağlamak mümkün değil. Rekolte beklentisi, üreticinin pazara ürün indirme hızı, ihracat talebi, sanayicinin stok durumu, TMO’nun piyasadan çektiği ürün miktarı, FİSKOBİRLİK’in alım politikası ve finansman ihtiyacı da fiyat üzerinde doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle üretici açısından temel mesele, açıklanan yüksek bir referans fiyatından çok, bu fiyatın piyasanın geneline ne ölçüde taşınabildiği noktasında düğümleniyor. PİYASAYI ÜRETİCİ LEHİNE DENGELEYEN MEKANİZMA TARTIŞMASI TMO’nun 255 TL’lik fiyatına rağmen serbest piyasanın daha aşağıda kalması, fındık piyasasında etkin regülasyon tartışmasını yeniden gündeme getiriyor. TMO’nun piyasada güçlü miktarda ürün çekmesi fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek en önemli araçlardan biri olarak görülürken, üreticinin geleneksel örgütü FİSKOBİRLİK’in TMO fiyatının altında alım yapması bu etkinin yayılmasını sınırlandırıyor. Ortaya çıkan tabloda üretici açısından temel beklenti; yalnızca fiyat ilan eden değil, gerektiğinde piyasadan yeterli miktarda ürün çekebilen, üreticinin acil nakit ihtiyacından kaynaklanan zorunlu satışları azaltabilen ve fiyatın maliyetlerin altına inmesini engelleyebilen güçlü bir piyasa mekanizmasının oluşturulması. Karan da açıklamasında bu noktaya dikkat çekerek şunları söyledi: “Üreticinin bahçesini terk etmesinin sebebini sadece verimde aramayın. Üreticinin umudunu kıran en önemli faktörlerden biri, emeğinin ve ürününün ekonomik karşılığını alamamasıdır.” “ÜRETİCİ KAZANACAK Kİ ÜRETİM DEVAM ETSİN” Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karan, ihracat rakamları konuşulurken üreticinin zarar etmesinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. “Fındık Karadeniz'in alın teridir. Fındık üreticisinin emeği üzerinden ihracat rekorları konuşulurken üreticinin zarar etmesi kabul edilemez” diyen Karan, yetkililere fiyat politikasının yeniden ele alınması çağrısında bulundu. Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez. Üreticinin önünü görebileceği, maliyetlerini karşılayabileceği ve emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. Çünkü bugün bahçede üretici kaybederse, yarın piyasada fındık bulamazsınız. Üretici kazanacak ki üretim devam etsin. Üretim devam edecek ki Karadeniz'in fındığı var olsun.”

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” Haber

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU”

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 205 TL: “EMEĞİNİN KARŞILIĞI VERİLMEDİ” YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 2026 ürünü fındık için açıklanan alım fiyatlarının artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Bu sezon da fındık üreticisi mağdur edildi; alın terinin ve emeğinin karşılığı verilmedi” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026/2027 sezonunda yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındık için 255 TL/kg, Levant kalite için 250 TL/kg alım fiyatı açıkladı. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her bir puan için Giresun kalitede 5,10 TL, Levant kalitede ise 5 TL ilave ödeme yapılacak. TMO alımları 24 Ağustos'ta başladı. Gezmiş ise açıklanan rakamların gübre, ilaç, mazot, işçilik, patoz ve nakliye maliyetlerindeki artışı karşılamadığını savundu. “MALİYETİN ÜZERİNE REFAH PAYI EKLENMELİ” Her sezon öncesinde ziraat odaları, sendikalar, üretici örgütleri ve çiftçilerle görüşerek fındık üreticisinin beklentilerini gündeme taşıdıklarını belirten Gezmiş, fiyatın üretim maliyeti esas alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş şöyle konuştu: “Üreticimizin beklentisini ve olması gereken fiyatı her platformda anlatıyoruz. Fındığın kilogram fiyatının maliyetin üzerine en az yüzde 30 refah payı eklenerek belirlenmesini ve Giresun kalite fındığa en az yüzde 10 fiyat farkı verilmesini istiyoruz. Ancak görüyoruz ki üreticinin alın terine ve emeğine gereken değer verilmiyor.” “İŞÇİ YEVMİYESİ 2 BİN 500 LİRAYA ULAŞTI” Üretim maliyetlerinin özellikle hasat döneminde önemli ölçüde yükseldiğini belirten Gezmiş, tarım işçisi yevmiyelerinin 2 bin 500 liraya kadar çıktığını ifade etti. Gübre, zirai ilaç, mazot, patoz ve nakliye giderlerindeki artışa da dikkat çeken Gezmiş, açıklanan fiyatın üreticinin maliyet ve gelir dengesini sağlamaktan uzak olduğunu savundu. “Üretici bütün bu masrafları karşıladıktan sonra elinde ne kalacak? Bu fiyat hangi yaraya merhem olacak?” diyen Gezmiş, fiyat politikasının yeniden değerlendirilmesini istedi. FİSKOBİRLİK 205 TL AÇIKLADI Gezmiş'in açıklamasında FİSKOBİRLİK'in üreticinin yanında daha güçlü biçimde yer alması gerektiği vurgulanırken, Birliğin 2026 sezonuna ilişkin ilk fiyatları da belli oldu. FİSKOBİRLİK, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındıkta ortak üretici için 205 TL/kg, Levant kalite fındıkta ise 195 TL/kg taban fiyat belirledi. Böylece Giresun kalite fındıkta FİSKOBİRLİK'in taban fiyatı TMO'nun 255 TL'lik fiyatının 50 TL altında kaldı. Bu nedenle Gezmiş'in ilk açıklamasındaki “FİSKOBİRLİK neden suskun?” eleştirisi yerine, güncel tabloda Birliğin açıkladığı fiyatın üreticinin beklentisini ne ölçüde karşılayacağının tartışılması daha doğru hale geldi. TMO'DA ÇKS VE RANDEVU SİSTEMİ Gezmiş, üreticinin ürününün önemli bölümünün serbest piyasada daha düşük fiyatlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekerek TMO'nun piyasada daha güçlü alıcı olması gerektiğini savundu. Güncel TMO alım şartlarına göre üreticinin ÇKS kaydının güncel olması gerekiyor. Randevular da ÇKS belgesinde kayıtlı üretim miktarı üzerinden oluşturuluyor. Bir tona kadar ürün için en fazla bir, bir tonun üzerindeki kayıtlı üretim için ise en fazla iki randevu veriliyor. Ürün bedellerinin teslimden itibaren 21. günden başlayarak ödeneceği duyuruldu. Bu nedenle açıklamadaki “TMO dekar başına sınırlı miktarda alım yapıyor” ifadesi yerine, güncel resmî koşullara uygun olarak “TMO alımları ÇKS'de kayıtlı üretim miktarı ve randevu sistemi üzerinden yürütüyor” ifadesinin kullanılması daha doğru. “ÜRETİCİ SANDIKTA HESABINI SORACAK” Giresun'un Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Gezmiş, üreticinin düşük fiyat ve yükselen maliyet baskısı altında bırakıldığını söyledi. Gezmiş, iktidarın fındık politikasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Giresunlu üretici ağır maliyetlerle, düşük fiyatlarla ve tekellerin baskısıyla mücadele ediyor. İktidar, üreticinin alın terini yok saymanın ve onu her sezon mağdur etmenin karşılığını sandıkta görecektir. Üretici kendisine yapılan bu haksızlığın hesabını mutlaka soracaktır.” Fındığın yalnızca bölgesel bir geçim kaynağı değil, Türkiye'nin tarımsal ihracatı açısından da stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Gezmiş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık sıradan bir tarım ürünü değildir; Karadeniz'in emeği, alın teri ve geleceğidir.”

KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Haber

KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK SÖZ DEĞİL, EYLEM İSTİYOR!” “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO’nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik alım fiyatına rağmen serbest piyasada üreticiye çok daha düşük rakamlar teklif edilmesine tepki gösterdi. Verim artışının yalnızca tavsiyeyle sağlanamayacağını belirten Karan, “Üreticinin emeğinin karşılığını vermezseniz yarın verimi artıracak üretici bulamazsınız” dedi. “YILLARDIR AYNI SENARYOYU İZLİYORUZ” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin yıllardır artan maliyetler ve düşük fiyat arasında sıkıştırıldığını belirterek fındık politikalarının artık sözle değil, üreticiyi doğrudan koruyacak somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Üreticiden sürekli bahçesine daha iyi bakmasının ve verimi artırmasının istendiğini hatırlatan Karan, üreticinin buna karşılık emeğinin karşılığını alamadığını vurguladı. Karan, “Fındıkta yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Üreticiden verimi artırması isteniyor fakat üretici emeğinin karşılığını alamıyor” ifadelerini kullandı. “TMO FİYATININ ALTINDA FINDIK NEDEN ALINIYOR?” TMO’nun 2026/2027 dönemi için açıkladığı fiyatlara göre 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık ise 250 TL’den alınacak. Buna rağmen serbest piyasada üreticiye TMO’nun açıkladığı fiyatların çok altında teklifler sunulduğuna dikkat çeken Karan, şu soruyu yöneltti: “TMO’nun açıkladığı fiyatın altında fındık neden alınıyor?” TMO’nun açıkladığı rakam özel sektör için bağlayıcı bir yasal asgari fiyat niteliği taşımasa da piyasada önemli bir referans oluşturuyor. Karan, serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek kamu alımlarının piyasada gerçek bir denge unsuru haline gelmesini istedi. GÜBRESİ DE İLACI DA İŞÇİLİĞİ DE PAHALI Üreticinin fındığı dalından çuvala getirene kadar karşılamak zorunda kaldığı bütün maliyetlerin ciddi şekilde arttığını söyleyen Karan; gübre, ilaç, mazot, işçilik ve bahçe bakım giderlerine dikkat çekti. Karan, “Üreticinin gübresi pahalı, ilacı pahalı, işçiliği pahalı, mazotu pahalı, bahçe bakımı pahalı. Üstelik bütün bu maliyetleri üretici kendi cebinden karşılıyor” dedi. Bütün masrafların üretici tarafından karşılanmasına rağmen üreticiden sürekli daha fazla yatırım yapmasının istendiğini dile getiren Karan, fındık politikasındaki temel çelişkiyi şu sözlerle anlattı: “Üreticiye ‘Bahçeye daha iyi bak, verimi artır’ deniliyor. Üretici de ‘Ben verimi artıracağım ama ürünümü maliyetimin altında satacaksam neden bahçeme daha fazla masraf yapayım?’ diye soruyor.” “ÜRETİCİYİ BAHÇEYE KÜSTÜRMEYİN” Düşük fiyat politikasının yalnızca bugünün üreticisini değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretimini de tehdit ettiğini söyleyen Karan, üreticinin bahçeden uzaklaşmasının uzun vadede verim kaybına yol açacağı uyarısında bulundu. Karan, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması halinde bahçe bakımının azalacağını belirterek şöyle konuştu: “Bugün üreticiye düşük fiyat verirseniz yarın bahçede bakım azalır. Gübre ve ilaç kullanımı düşer, gerekli işçilik yapılmaz ve verim geriler. Üreticinin bahçeye küstürülmesi sadece üreticinin değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretiminin de sorunudur.” Fındık bahçelerinde verimi artırmanın yalnızca üreticiye nasihat vermekle mümkün olmayacağını ifade eden Karan, bunun ilk şartının sürdürülebilir bir gelir sağlanması olduğunu vurguladı. “VERİMİN YOLU EMEĞİN KARŞILIĞINI VERMEKTEN GEÇİYOR” Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ticaretindeki stratejik konumunu koruyabilmesi için üreticinin bahçede kalmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Karan, üreticinin zarar ettiği bir sistemde verim artışının beklenemeyeceğini dile getirdi. Karan, “Verimi artırmanın yolu sadece üreticiye nasihat vermek değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını vermektir” dedi. Üreticinin fiyat beklentisinin açık olduğunu belirten Karan, sürdürülebilir bir fiyatın üç temel unsur üzerinden hesaplanması gerektiğini söyledi: “Maliyet, emeğin karşılığı ve sürdürülebilir üretim payı.” TMO’YA YÜKSEK MİKTARDA ALIM ÇAĞRISI Serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların üreticinin emeğini değersizleştirdiğini savunan Karan, TMO’nun yüksek miktarda günlük alım yaparak piyasada güçlü bir aktör olması gerektiğini söyledi. TMO’nun 24 Ağustos’ta alımlara başlayacak olmasının önemli olduğunu kaydeden Karan, Türkiye genelinde açıklanan günlük 5 bin tonluk alım kapasitesinin eksiksiz uygulanmasını istedi. Türkiye genelinde günlük 5 bin tonluk kapasite bilgisi, ziraat odası temsilcilerinin TMO ile yaptıkları görüşmelere dayandırdıkları açıklamalarda da kamuoyuna duyuruldu. Ünye Kent Gazetesi TMO’nun yalnızca fiyat açıklayan değil, açıklanan fiyatı yeterli randevu ve alım kapasitesiyle uygulayan bir kurum olması gerektiğini belirten Karan, güçlü kamu alımının serbest piyasadaki fiyatları da yukarı çekebileceğini ifade etti. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA İSTEMİYOR” Fındık üreticisinin ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını talep ettiğini vurgulayan Karan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Alın terinin karşılığını istiyor.” Karan, üreticiyi korumayan politikaların gelecekte üretim ve verim kaybı olarak ülkenin karşısına çıkacağı uyarısında bulunarak şunları söyledi: “Bugün üreticiyi korumazsanız yarın verimi artıracak üretici bulmakta zorlanırsınız. Fındıkta sorun sadece verim değildir. Asıl sorun, üreticinin emeğinin değerini bulamamasıdır.” “BAHÇEME NEDEN DAHA FAZLA MASRAF YAPAYIM?” Üreticinin artık açıklama ve vaat değil, doğrudan sahaya yansıyacak uygulamalar beklediğini söyleyen Karan, sözlerini üreticinin cevabını beklediği soruyla tamamladı: “Bahçeye neden daha fazla masraf yapayım? Benim fındığımın değeri neden emeğimin karşılığı değil?” Karan’ın açıklaması, TMO alımlarının başlayacağı 24 Ağustos öncesinde gözleri bir kez daha serbest piyasa fiyatlarına ve TMO’nun sahadaki alım gücüne çevirdi. Fındık üreticisinin beklentisi ise net: Söz değil, güçlü alım; vaat değil, emeğinin karşılığı.

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Haber

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yayımladığı açık mektupta, TMO’nun 2026/2027 sezonu için duyurduğu fındık alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Karan, mektubunda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığı görüşünü dile getirdi. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve diğer üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Karan, açıklanan fiyatların üreticinin mali koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınmasını talep etti. “FINDIK KARADENİZ’İN EKMEĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Karan, ürünün Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce, Sakarya ve bütün Karadeniz için temel geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Karan, “Karadeniz’in dik yamaçlarında, yağmurun ve güneşin altında alın teriyle fındık yetiştiren üretici bugün ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır” dedi. Türkiye’nin fındık ihracatından önemli miktarda döviz geliri elde ettiğini belirten Karan, bu gelirin temelini oluşturan üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını savundu. “ÜRETİCİ LÜTUF DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Üreticinin her sezon benzer fiyat tartışmalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karan, açık mektubunda şu sorulara yer verdi: “Dünya fındığının büyük bölümünü üreten Türkiye, neden kendi fındığının fiyatını belirleyemiyor? Neden üretici maliyetlerin altında ezilirken fındığın asıl değerini başkaları belirliyor? Neden fındık üreticisi her sezon aynı fiyat tartışmasını yaşamak zorunda bırakılıyor?” KALICI FINDIK POLİTİKASI ÇAĞRISI Karadeniz’deki üreticilerin yalnızca yıllık fiyat açıklaması değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir fındık politikası beklediğini kaydeden Karan, taleplerini şöyle sıraladı: TMO’nun gerektiğinde piyasaya güçlü şekilde müdahale etmesi,Üretim giderlerini dikkate alan gerçekçi bir taban fiyat uygulanması,Fındık piyasasında rekabetin güçlendirilmesi,Üreticinin piyasa baskısı karşısında korunması,Üreticinin emeğinin karşılığını almasının sağlanması. “BAHÇELERİN BOŞ KALMASI KARADENİZ’İN KAYBI OLUR” Fındık üreticisinin yeterli gelir elde edememesi durumunda bahçelerin geleceğinin tehlikeye gireceğini savunan Karan, “Bugün fındık üreticisi kazanamazsa yarın bu bahçeler boş kalacaktır. Boş kalan bahçe sadece bir tarım alanının kaybı değildir; Karadeniz’in geleceğinin kaybıdır” ifadelerini kullandı. Bir üreticinin yılda yalnızca bir kez ürün aldığını ve bu gelirle bütün yıl geçinmeye çalıştığını hatırlatan Karan, fiyattaki birkaç liralık değişikliğin dahi bölgedeki çok sayıda ailenin ekonomik hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. “FINDIK FİYATINI YENİDEN DEĞERLENDİRİN” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fındık üreticisinin taleplerine karşılık verecek bir irade beklediklerini ifade eden Karan, açık mektubunu şu sözlerle tamamladı: “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Karadeniz’in fındık bahçelerinde bugün sadece fındık değil, üreticinin umudu da yetişiyor. O umudu söndürmeyin. Fındık üreticisinin sesine kulak verin.”

ARIKAN: “AÇIKLANAN RAKAM ZAM DEĞİL, İNDİRİMDİR” Haber

ARIKAN: “AÇIKLANAN RAKAM ZAM DEĞİL, İNDİRİMDİR”

ARIKAN: “AÇIKLANAN RAKAM ZAM DEĞİL, İNDİRİMDİR” “ÜRETİCİ BİR KEZ DAHA HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADI” Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL olarak açıklanan alım fiyatına sert tepki gösterdi. Arıkan, “Referans noktası makyajlı enflasyon değil, alın teri olmalı” diyerek fiyat belirlenirken gerçek üretim maliyetlerinin ve üreticinin emeğinin esas alınmasını istedi. ANKARA – 6 Ağustos 2026 Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026–2027 dönemi için açıklanan kabuklu fındık alım fiyatlarını değerlendirdi. Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL olarak belirlenen fiyatın üreticinin beklentilerini karşılamadığını savunan Arıkan, açıklanan rakamın yüksek enflasyon ve artan tarımsal girdi maliyetleri karşısında gerçek anlamda bir artış sayılamayacağını belirtti. Arıkan, fiyatın geçen döneme göre yüzde 27,5 artırılmasının üreticinin yaşadığı maliyet artışını karşılamaya yetmediğini ifade ederek, “Açıklanan rakam zam değil, reel olarak indirimdir” dedi. “ÜRETİCİNİN EMEĞİ HER GEÇEN GÜN DEĞERSİZLEŞİYOR” Açıklanan fiyatın fındık üreticisinin bir yıllık emeğinin karşılığı olmadığını savunan Arıkan, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fındık alım fiyatını yüzde 27,5 artırarak 255 TL’ye çıkaran iktidar; artan maliyetler ve yüksek enflasyon karşısında emeği her geçen gün değersizleşen üreticimizi bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır.” Fındık üreticisinin yalnızca hasat döneminde değil, yıl boyunca bahçe bakımı, gübreleme, ilaçlama, temizlik, toplama ve taşıma gibi birçok kalemde harcama yapmak zorunda kaldığına dikkat çeken Arıkan, fiyat belirlenirken üretim sürecinin bütün maliyetlerinin hesaba katılması gerektiğini vurguladı. “KÂĞIT ÜZERİNDE ARTIŞ, ÜRETİCİNİN CEBİNDE KAYIP” Açıklanan yüzde 27,5’lik artışın yalnızca nominal bir yükseliş olduğunu savunan Arıkan, mazottan gübreye, zirai ilaçtan işçiliğe kadar temel giderlerde yaşanan artışların üreticinin kazancını erittiğini ileri sürdü. Arıkan, “Mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik ve nakliye maliyetleri katlanırken fındığa yapılan bu artış zam değil, reel olarak indirimdir” ifadelerini kullandı. Üreticinin ürününü değerinin altında satmak zorunda bırakılmasının tarımsal üretimin devamlılığı açısından da risk oluşturduğunu belirten Arıkan, maliyetini karşılayamayan çiftçinin üretimden uzaklaşabileceği uyarısında bulundu. “REFERANS NOKTASI MAKYAJLI ENFLASYON DEĞİL, ALIN TERİ OLMALI” Fındık alım fiyatının belirlenmesinde kullanılan ekonomik ölçütleri de eleştiren Arıkan, resmi enflasyon verileri üzerinden yapılan hesaplamaların üreticinin karşı karşıya kaldığı gerçek maliyetleri yansıtmadığını savundu. Fiyatlandırmada üreticinin emeği, üretim giderleri ve geçimini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu gelir düzeyinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Arıkan, şunları kaydetti: “Çiftçinin alın teri, makyajlanmış enflasyon rakamlarına göre değil; hakkaniyet ve gerçek üretim maliyetlerine göre karşılık bulmalıdır.” ÜRETİCİYİ KORUYAN FİYAT POLİTİKASI ÇAĞRISI Arıkan, fındık fiyatının yalnızca önceki yılın rakamı üzerine belirli bir oranda artış yapılarak belirlenemeyeceğini dile getirerek; üretim maliyetlerini karşılayan, çiftçinin emeğini koruyan ve tarımsal üretimin devamlılığını sağlayan adil bir fiyat politikasının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

FINDIKTA 255 TL AÇIKLANDI, ÜRETİCİ HÜSRANDA Haber

FINDIKTA 255 TL AÇIKLANDI, ÜRETİCİ HÜSRANDA

FINDIKTA 255 TL AÇIKLANDI, ÜRETİCİ HÜSRANDA FINDIK FİYATI ENFLASYONUN BİLE GERİSİNDE KALDI TMO, geçen yıl kilogramı 200 TL olan Giresun kalite kabuklu fındığın 2026 yılı alım fiyatını 255 TL olarak açıkladı. Fiyat artışı yüzde 27,5’te kalırken TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon yüzde 31,75’e ulaştı. En az 300 TL bekleyen üretici, açıklanan fiyatla bir kez daha hayal kırıklığına uğradı. 200 TL’YE ENFLASYON EKLENSE 263,50 TL OLACAKTI Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026-2027 sezonunda uygulanacak kabuklu fındık alım fiyatlarını kamuoyuna duyurdu. Yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite kabuklu fındığın kilogram fiyatı 255 TL olarak belirlendi. Geçen yıl 200 TL olan Giresun kalite fındığa bu yıl 55 TL artış yapıldı. Ancak bu artış yalnızca yüzde 27,5 olarak gerçekleşti. TÜİK’in Temmuz 2026 verilerine göre yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,75 oldu. Geçen yılki 200 TL’lik fiyat yalnızca resmî enflasyon oranında artırılsaydı, Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 263,50 TL olması gerekiyordu. AÇIKLANAN FİYAT TÜİK ENFLASYONUNUN 8,50 TL ALTINDA TMO’nun açıkladığı 255 TL’lik fiyat, yalnızca tüketici enflasyonuna göre hesaplanan 263,50 TL’nin bile 8,50 TL altında kaldı. Böylece fındık fiyatı kâğıt üzerinde artarken üreticinin alım gücü geriledi. Bir ton fındık üzerinden yapılan hesaplamada, resmî enflasyona göre oluşması gereken fiyat ile açıklanan fiyat arasındaki kayıp 8 bin 500 TL’ye ulaşıyor. TARIMSAL GİRDİLERDEKİ ARTIŞ DAHA YÜKSEK Üreticinin maliyetlerini doğrudan etkileyen tarımsal girdilerdeki artış ise tüketici enflasyonunun da üzerine çıktı. TÜİK verilerine göre Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yıllık yüzde 36,65 arttı. Geçen yılki 200 TL’lik alım fiyatına tarımsal girdi enflasyonu yansıtıldığında, Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 273,30 TL olması gerekiyor. Buna göre açıklanan fiyat, tarımsal maliyetlerdeki artışın kilogram başına 18,30 TL gerisinde kaldı. ÜRETİCİ EN AZ 300 TL BEKLİYORDU Gübre, ilaç, akaryakıt, işçilik, patoz, taşıma ve bahçe bakım giderlerindeki yüksek artış nedeniyle üreticinin beklentisi en az 300 TL seviyesindeydi. Ancak açıklanan 255 TL’lik fiyat, bu beklentinin kilogram başına 45 TL altında kaldı. Bir ton fındıkta üreticinin beklediği fiyat ile TMO’nun açıkladığı rakam arasındaki fark 45 bin TL’yi buldu. MALİYET ARTTI, ÜRETİCİNİN PAYI KÜÇÜLDÜ Fındık üreticisi yıl boyunca artan maliyetlerle mücadele ederken bahçe temizliği, gübreleme, ilaçlama, toplama, taşıma ve kurutma giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Üreticiler, yalnızca yıllık enflasyonu karşılayan değil; emek, maliyet ve geçim payını da içeren bir fiyat bekliyordu. Açıklanan 255 TL ise daha fındık bahçeye girmeden tartışmaların odağına yerleşti. 300 TL BEKLENTİSİNE 255 TL’LİK YANIT Sezon öncesinde üretici kesimlerinden yükselen “en az 300 TL” talebi karşılık bulmadı. Açıklanan fiyatın beklentilerin altında kalması, Karadeniz genelinde hayal kırıklığına neden oldu. Şimdi üreticinin gözü serbest piyasaya çevrildi. TMO fiyatının piyasada taban oluşturup oluşturmayacağı ve tüccar fiyatlarının hangi seviyede şekilleneceği merakla bekleniyor. GİRESUN 255, LEVANT 250, SİVRİ 245 TL TMO’nun yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre açıkladığı alım fiyatları şöyle belirlendi: Giresun kalite kabuklu fındık: 255 TLLevant kalite kabuklu fındık: 250 TLSivri kalite kabuklu fındık: 245 TL Yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kalite fındığa 5,10 TL, levant kaliteye 5 TL, sivri kaliteye ise 4,90 TL ilave ödeme yapılacak. MİLLETVEKİLİ ALİ TEMÜR’DEN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, TMO’nun 2026-2027 dönemi kabuklu fındık alım fiyatlarını açıklamasının ardından değerlendirmede bulundu. Giresun kalite fındık için 255 TL, levant kalite fındık için ise 250 TL fiyat belirlendiğini hatırlatan Temür, yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kalite fındığa 5,10 TL, levant kalite fındığa da 5 TL ilave ödeme yapılacağını belirtti. Temür, açıklamasında, “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya ve emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum.” ifadelerini kullandı. ALIMLAR 24 AĞUSTOS’TA BAŞLAYACAK TMO, kabuklu fındık alımlarına 24 Ağustos 2026 tarihinde ilk etapta 16 noktada başlayacak. Hasat durumuna göre alım noktalarının sayısı 61’e kadar çıkarılabilecek. Randevu sistemi 17 Ağustos saat 09.00’da açılacak. Ürün bedelleri ise teslimatın ardından 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına yatırılacak. https://www.tmo.gov.tr/kurum-haber/1304/findik-alimlarina-24-agustosta-basliyoruz

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ” Haber

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ”

GEZMİŞ: “ÜRETİCİYE YÜZDE 30 REFAH PAYI, GİRESUN KALİTE FINDIĞA YÜZDE 10 FARK VERİLMELİ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, hasada sayılı günler kala fındık üreticisinin artan girdi maliyetleri ve fiyat belirsizliğiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Gezmiş, taban fiyatın üretim maliyetleri esas alınarak açıklanmasını, üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmesini, Giresun kalite fındığa yüzde 10 kalite farkı uygulanmasını ve Toprak Mahsulleri Ofisinin güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesini istedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada yaklaşan fındık hasadı öncesinde üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındıkta üreticinin yeni sezona kaygıyla girdiğini belirten Gezmiş, fiyat politikasının maliyet ve üretici refahı temelinde kurulması gerektiğini söyledi. Gezmiş, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Giresun’un ve Karadeniz’in en önemli geçim kaynağı olan fındıkta hasat sezonuna sayılı günler kaldı. Üreticimiz büyük bir belirsizlik içinde bırakıldı. Geçtiğimiz yıl 350 TL’ye kadar alıcı bulan fındık bugün 190 TL seviyelerine kadar geriledi. Buna karşılık gübre, ilaç, işçilik ve akaryakıt başta olmak üzere bütün üretim maliyetleri hızla arttı, girdi maliyetleri iki katına çıktı. Bu tablo üreticimizi her geçen gün daha zor durumda bırakıyor. Üretici yıl boyunca emek veriyor ancak emeğinin karşılığını alamıyor.” “TABAN FİYAT ÜRETİM MALİYETLERİ ESAS ALINARAK BELİRLENMELİ” Gezmiş, hasat öncesinde açıklanacak fiyatın yalnızca üretim giderlerini karşılayan bir seviyede kalmaması gerektiğini belirterek taleplerini şöyle sıraladı: “Fındık hasadına girerken üreticinin emeğinin karşılığı olan fiyat belirlenmelidir. Taban fiyat, üretim maliyetleri esas alınarak açıklanmalı; üreticiye en az yüzde 30 refah payı verilmelidir. Giresun kalite fındığa yüzde 10 kalite farkı uygulanmalıdır.” “TMO GÜÇLÜ BİR ALIM POLİTİKASIYLA PİYASAYA GİRMELİ” Piyasanın yalnızca serbest alıcılara bırakılmaması gerektiğini savunan Gezmiş, Toprak Mahsulleri Ofisine de çağrıda bulundu: “TMO, güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmelidir. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi ve yeni sezona kaygıyla değil güvenle başlayabilmesi için fındık fiyatı maliyetlerin üzerinde belirlenmelidir.” Gezmiş, konuşmasını haberleştiren Giresun Öncü, Giresun Time, Ordu Olay ve Aretias TV’nin haber görsellerini sosyal medya hesabından paylaşarak basın emekçilerine teşekkür etti. Giresun Time tarafından yayımlanan haberde 15 Temmuz 2026 tarihi ve Dursun Onur imzası yer aldı.

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ Haber

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ

“FINDIK ÜRETİCİSİ KENDİ ÜRÜNÜNÜN KÖLESİ HALİNE GELDİ” KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ FINDIKTA HASAT ÖNCESİ ALARM: ÜRETİCİ MALİYETİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin son bir yılda artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları karşısında ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin vakit kaybetmeden 2026 yılı alım kriterlerini ve taban fiyatını açıklaması gerektiğini söyledi. Karan, geçtiğimiz Eylül–Ekim döneminde serbest piyasada 350 TL seviyelerine kadar çıkan fındığın bugün 200 TL bandında işlem gördüğünü ifade ederek, buna karşılık üreticinin gübre, ilaç, bakım, işçilik ve hasat maliyetlerinin yüzde 100’e yakın arttığını vurguladı. “TMO VAKİT KAYBETMEDEN FİYATI AÇIKLAMALI” 2026 fındık hasat sezonuna yaklaşık bir ay kaldığını hatırlatan Karan, üreticinin bahçeye girmeden önce önünü görmesi gerektiğini belirtti. Fındığın Türkiye, Karadeniz ve Giresun için stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karan, özellikle milletvekillerine çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Fındık bahçelerinden poz vermeyi bırakıp üretici lehine adım atmalarını bekliyoruz. Hasada sayılı günler kaldı.” “BİR KİLO FINDIĞIN MALİYETİ 230 TL’YE ÇIKIYOR” Üreticinin artık kendi ürünü karşısında ezildiğini söyleyen Karan, fındıkta maliyet hesabının üreticinin içinde bulunduğu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Karan, “Bir üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat dahil tüm işçiliği kendisi yapsa bir kilogram fındığın maliyeti 150 TL. İşçilikle birlikte bu rakam 230 TL’ye çıkıyor. Üretici kendi ürününün kölesi haline gelmiş durumda” dedi. Kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığıyla mücadelenin de üreticiye ek yük getirdiğini belirten Karan, bu nedenle maliyetlerin ikiye değil, üçe katlandığını söyledi. “300 TL’NİN ALTINDA FİYAT KABUL ETMİYORUZ” 2026 yılı girdi maliyetleri dikkate alındığında TMO’nun açıklayacağı taban fiyatın kesinlikle 300 TL’nin altında olmaması gerektiğini kaydeden Karan, üreticinin yalnızca maliyetini değil, emeğinin karşılığını da almak istediğini ifade etti. Karan, “Çok bir şey istemiyoruz. Yüzde 30 refah payı istiyoruz. Bu da fındık üreticisinin hakkıdır” diye konuştu. “TMO EN AZ 250 BİN TON ALIM YAPMALI” Karan, TMO’nun sezon başında güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesi gerektiğini belirterek, en az 250 bin tonluk alım yapılmasının serbest piyasayı dengeleyeceğini söyledi. Aksi halde serbest piyasanın yeniden üretici aleyhine şekilleneceğini vurgulayan Karan, kaybedenin üretici, kazananın ise “fındık baronları” olacağını dile getirdi. “GÖZÜMÜZ TMO’DA VE SİYASETÇİLERDE” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu saatten sonra gözümüz, kulağımız TMO’da ve fındık bahçelerinden poz veren siyasetçilerde.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.