Hava Durumu

#Ziraat Odası

giresunsonhaber - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARAN: “TMO’NUN HIZLI ALIMI PİYASAYI REGÜLE EDECEKTİR” Haber

KARAN: “TMO’NUN HIZLI ALIMI PİYASAYI REGÜLE EDECEKTİR”

KARAN: “TMO’NUN HIZLI ALIMI PİYASAYI REGÜLE EDECEKTİR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklanan fındık alım fiyatlarını üretici açısından yetersiz bulduklarını yineleyerek, TMO’nun hızlı ve güçlü bir alım kampanyası yürütmesinin serbest piyasadaki fiyat baskısını kıracağını söyledi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Toprak Mahsulleri Ofisinin 17 Ağustos Pazartesi günü randevu sistemini açacağını, 24 Ağustos Pazartesi günü ise 2026 yılı kabuklu fındık alımlarına başlayacağını hatırlattı. TMO tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıklanmıştı. Karan, bu rakamların üreticinin artan maliyetleri ve beklentileri karşısında yeterli olmadığını bir kez daha dile getirdi. Buna karşın TMO’nun yeni sezonda hızlı ve donanımlı bir alım süreci yürütmeye hazırlanmasını olumlu bulduklarını belirten Karan, kurumun piyasadaki düzenleyici görevini etkin biçimde yerine getirmesinin üreticiyi düşük fiyat karşısında koruyacağını ifade etti. TMO’nun alım tarihleri ve fiyatları kurumun resmî duyurusunda da yer aldı. “GÜNLÜK 5 BİN TONUN ÜZERİNDE ALIM PLANLANIYOR” Edindikleri bilgilere göre TMO’nun ülke genelinde günlük 5 bin tonun üzerinde kabuklu fındık almayı planladığını aktaran Karan, Giresun’un sahil ilçelerinde de üreticinin talebine göre alım merkezleri oluşturulmasının beklendiğini söyledi. Hızlı ilerleyecek bir alım kampanyasının serbest piyasaya doğrudan yansıyacağını savunan Karan, “TMO’nun güçlü biçimde piyasada bulunması, düşük fiyat baskısının kısa sürede kırılmasını ve piyasanın regüle edilmesini sağlayacaktır” dedi. “255 LİRALIK FINDIĞA 190 LİRA VERMEK TİCARİ AHLAKLA BAĞDAŞMAZ” Serbest piyasada fındığa 190 lira seviyesinde fiyat verildiğini belirten Karan, TMO’nun açıkladığı alım fiyatıyla piyasa arasındaki farkı sert sözlerle eleştirdi: “255 lira alım fiyatı açıklanan bir ürüne serbest piyasada yüzde 20-25 daha düşük fiyat belirlemek ticari ahlakla bağdaşmaz. Bu, üreticinin emeğine göz dikmektir.” “FINDIK TEKELLERİ ALIM FİYATINI YOK SAYIYOR” Devletin açıkladığı resmî rekolte ile TMO alım fiyatının bazı büyük alıcılar tarafından dikkate alınmadığını ileri süren Karan, piyasadaki fiyat oluşumunun ilgili kurumlar tarafından yakından incelenmesini istedi. Karan, “TMO’nun açıkladığı fiyatı yok sayarak üreticinin ürününü çok daha düşük rakamlardan almaya çalışanlara karşı ilgili resmî makamları göreve davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. ÜRETİCİYE “ACELE ETMEYİN” ÇAĞRISI Üreticilerden fındıklarını düşük fiyatla satmamalarını isteyen Karan, çağrısını şöyle sürdürdü: “Üreticilerimizden ricamız, ürünlerini açıklanan alım fiyatının altında serbest piyasaya teslim etmemeleridir. İmkânı olan üreticimiz acele etmemeli, TMO’nun randevu ve alım sürecini değerlendirmelidir. Tercihlerini üreticinin emeğini koruyacak kanallardan yana kullanmalıdır.”

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Haber

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yayımladığı açık mektupta, TMO’nun 2026/2027 sezonu için duyurduğu fındık alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Karan, mektubunda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığı görüşünü dile getirdi. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve diğer üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Karan, açıklanan fiyatların üreticinin mali koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınmasını talep etti. “FINDIK KARADENİZ’İN EKMEĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Karan, ürünün Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce, Sakarya ve bütün Karadeniz için temel geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Karan, “Karadeniz’in dik yamaçlarında, yağmurun ve güneşin altında alın teriyle fındık yetiştiren üretici bugün ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır” dedi. Türkiye’nin fındık ihracatından önemli miktarda döviz geliri elde ettiğini belirten Karan, bu gelirin temelini oluşturan üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını savundu. “ÜRETİCİ LÜTUF DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Üreticinin her sezon benzer fiyat tartışmalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karan, açık mektubunda şu sorulara yer verdi: “Dünya fındığının büyük bölümünü üreten Türkiye, neden kendi fındığının fiyatını belirleyemiyor? Neden üretici maliyetlerin altında ezilirken fındığın asıl değerini başkaları belirliyor? Neden fındık üreticisi her sezon aynı fiyat tartışmasını yaşamak zorunda bırakılıyor?” KALICI FINDIK POLİTİKASI ÇAĞRISI Karadeniz’deki üreticilerin yalnızca yıllık fiyat açıklaması değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir fındık politikası beklediğini kaydeden Karan, taleplerini şöyle sıraladı: TMO’nun gerektiğinde piyasaya güçlü şekilde müdahale etmesi,Üretim giderlerini dikkate alan gerçekçi bir taban fiyat uygulanması,Fındık piyasasında rekabetin güçlendirilmesi,Üreticinin piyasa baskısı karşısında korunması,Üreticinin emeğinin karşılığını almasının sağlanması. “BAHÇELERİN BOŞ KALMASI KARADENİZ’İN KAYBI OLUR” Fındık üreticisinin yeterli gelir elde edememesi durumunda bahçelerin geleceğinin tehlikeye gireceğini savunan Karan, “Bugün fındık üreticisi kazanamazsa yarın bu bahçeler boş kalacaktır. Boş kalan bahçe sadece bir tarım alanının kaybı değildir; Karadeniz’in geleceğinin kaybıdır” ifadelerini kullandı. Bir üreticinin yılda yalnızca bir kez ürün aldığını ve bu gelirle bütün yıl geçinmeye çalıştığını hatırlatan Karan, fiyattaki birkaç liralık değişikliğin dahi bölgedeki çok sayıda ailenin ekonomik hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. “FINDIK FİYATINI YENİDEN DEĞERLENDİRİN” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fındık üreticisinin taleplerine karşılık verecek bir irade beklediklerini ifade eden Karan, açık mektubunu şu sözlerle tamamladı: “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Karadeniz’in fındık bahçelerinde bugün sadece fındık değil, üreticinin umudu da yetişiyor. O umudu söndürmeyin. Fındık üreticisinin sesine kulak verin.”

KARAN: “AÇIKLANAN RAKAM TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Haber

KARAN: “AÇIKLANAN RAKAM TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR”

KARAN: “AÇIKLANAN RAKAM TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, 2026 yılı için açıklanan fındık alım fiyatlarının üretim maliyetlerinin ve ekonomik şartların gerisinde kaldığını belirterek, “Bu rakam tekelcilerin ekmeğine yağ sürer, üretici için yıkımdır” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Giresun kalite fındık için 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarına üretici kesiminden tepkiler sürüyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, açıklanan fiyatların üreticilerin beklentisini karşılamadığını söyledi. Kamuoyunda kilogram başına en az 300 liralık fiyat beklentisi oluştuğunu hatırlatan Karan, belirlenen rakamın maliyetlerin ve mevcut ekonomik koşulların gerisinde kaldığını savundu. “BU FİYAT ÜRETİCİ İÇİN YIKIMDIR” Karan, açıklanan fiyatın üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Açıklanan 2026 yılı fındık alım fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Belirlenen rakam, maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır. Bu fiyat yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecektir. Üretici için açıklanan rakam tam anlamıyla bir yıkımdır.” 240 LİRALIK FİYAT ÖNERİSİ İDDİASINA TEPKİ Bazı bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kilogram başına 240 liralık fiyat önerdiği yönündeki iddiaları da değerlendiren Karan, söz konusu öneriye sert tepki gösterdi. Karan, “Eğer böyle bir teklif sunulduysa, bu fındık üreticisinin beklentilerinden ne kadar uzaklaşıldığını gösterir. Üreticinin maliyetlerini ve içinde bulunduğu şartları karşılamayan bir rakamın önerilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Böyle bir öneride bulunanlar üreticinin karşısına çıktıklarında bunu açıklamak zorundadır” dedi. “ÜRETİCİ BAHÇEYE GİRMEYİ SORGULAR HALE GELDİ” Açıklanan fiyatın üreticinin emeğini ve artan girdi maliyetlerini karşılamadığını savunan Karan, çiftçilerin üretimden uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Karan, “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girip girmemeyi dahi sorgular hale geldik. Bundan sonraki süreçte takdir fındık üreticilerinindir” ifadelerini kullandı.

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM Haber

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM KARAN’DAN KARAN’DAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATINA SERT TEPKİ: ÜRETİCİ İÇİN TAM BİR YIKIM Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı fındık alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Açıklanan fiyat tam bir hayal kırıklığıdır. Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürer” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026-2027 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, levant kalite fındığın kilogramı ise 250 TL olarak açıklandı. Karara Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan sert tepki geldi. Doğudan batıya bütün fındık üreticileri adına konuştuğunu belirten Karan, açıklanan fiyatların üretim maliyetlerinden ve mevcut ekonomik şartlardan uzak olduğunu söyledi. “AÇIKLANAN FİYAT TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Karan, fiyat kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Doğudan batıya tüm fındık üreticileri adına ifade etmek isteriz ki açıklanan 2026 yılı fındık taban fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Giresun kalite fındık için belirlenen 255 TL, levant kalite için belirlenen 250 TL taban fiyat; maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır.” “BU FİYAT TEKELCİLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER” Açıklanan rakamların üreticiden çok piyasadaki güçlü alıcıların işine yarayacağını savunan Karan, “Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecek bir fiyattır” dedi. Üreticinin ve kamuoyunun en az 300 TL taban fiyat beklentisi içinde olduğunu vurgulayan Karan, belirlenen fiyatın geçen sezon serbest piyasada oluşan rakamların da yaklaşık 100 TL altında kaldığını ileri sürdü. Karan, “Üreticinin ve toplumun en az 300 TL beklenti içinde olduğu bir ortamda, üstelik geçen sezonun serbest piyasa fiyatının yaklaşık 100 TL altında kalan bu taban fiyat, fındık üreticisi için tam anlamıyla bir yıkımdır” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE “240 TL” TEPKİSİ Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 240 TL taban fiyat önerdiği yönündeki iddialara da tepki gösteren Karan, böyle bir teklifin üreticinin beklentileriyle bağdaşmadığını söyledi. Karan, “Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanımıza 240 TL taban fiyat teklifi sunduğu iddiası, fındık üreticisine yapılmış bir ihanettir” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddianın doğru olması hâlinde açıklanan rakamın şaşırtıcı olmayacağını savunan Karan, “Bu teklif karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine 10 TL daha koyarak fiyat belirlemesi gayet normaldir” dedi. “ÜRETİCİNİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?” Karan, 240 TL teklif sunduğu ileri sürülen milletvekillerine yönelik eleştirisini şöyle sürdürdü: “Fındık taban fiyatı için 240 TL isteyen bu milletvekillerinin üreticinin yüzüne nasıl bakacağı, üreticinin yanına nasıl gideceği merak konusudur.” “BAHÇEYE GİRMEMEYİ BİLE DÜŞÜNÜR HÂLE GELDİK” Açıklanan fiyatın üreticinin hasat kararını dahi etkileyebilecek düzeyde olduğunu dile getiren Karan, fındık üreticilerinin tepkisini şu sözlerle aktardı: “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girmemeyi bile düşünür hâle geldik. Takdir tüm üreticilerimizindir.” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı fındık alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Açıklanan fiyat tam bir hayal kırıklığıdır. Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürer” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026-2027 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, levant kalite fındığın kilogramı ise 250 TL olarak açıklandı. Karara Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan sert tepki geldi. Doğudan batıya bütün fındık üreticileri adına konuştuğunu belirten Karan, açıklanan fiyatların üretim maliyetlerinden ve mevcut ekonomik şartlardan uzak olduğunu söyledi. “AÇIKLANAN FİYAT TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Karan, fiyat kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Doğudan batıya tüm fındık üreticileri adına ifade etmek isteriz ki açıklanan 2026 yılı fındık taban fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Giresun kalite fındık için belirlenen 255 TL, levant kalite için belirlenen 250 TL taban fiyat; maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır.” “BU FİYAT TEKELCİLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER” Açıklanan rakamların üreticiden çok piyasadaki güçlü alıcıların işine yarayacağını savunan Karan, “Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecek bir fiyattır” dedi. Üreticinin ve kamuoyunun en az 300 TL taban fiyat beklentisi içinde olduğunu vurgulayan Karan, belirlenen fiyatın geçen sezon serbest piyasada oluşan rakamların da yaklaşık 100 TL altında kaldığını ileri sürdü. Karan, “Üreticinin ve toplumun en az 300 TL beklenti içinde olduğu bir ortamda, üstelik geçen sezonun serbest piyasa fiyatının yaklaşık 100 TL altında kalan bu taban fiyat, fındık üreticisi için tam anlamıyla bir yıkımdır” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE “240 TL” TEPKİSİ Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 240 TL taban fiyat önerdiği yönündeki iddialara da tepki gösteren Karan, böyle bir teklifin üreticinin beklentileriyle bağdaşmadığını söyledi. Karan, “Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanımıza 240 TL taban fiyat teklifi sunduğu iddiası, fındık üreticisine yapılmış bir ihanettir” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddianın doğru olması hâlinde açıklanan rakamın şaşırtıcı olmayacağını savunan Karan, “Bu teklif karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine 10 TL daha koyarak fiyat belirlemesi gayet normaldir” dedi. “ÜRETİCİNİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?” Karan, 240 TL teklif sunduğu ileri sürülen milletvekillerine yönelik eleştirisini şöyle sürdürdü: “Fındık taban fiyatı için 240 TL isteyen bu milletvekillerinin üreticinin yüzüne nasıl bakacağı, üreticinin yanına nasıl gideceği merak konusudur.” “BAHÇEYE GİRMEMEYİ BİLE DÜŞÜNÜR HÂLE GELDİK” Açıklanan fiyatın üreticinin hasat kararını dahi etkileyebilecek düzeyde olduğunu dile getiren Karan, fındık üreticilerinin tepkisini şu sözlerle aktardı: “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girmemeyi bile düşünür hâle geldik. Takdir tüm üreticilerimizindir.”

1 KİLOGRAM FINDIĞIN MALİYETİ 233,33 TL Haber

1 KİLOGRAM FINDIĞIN MALİYETİ 233,33 TL

1 KİLOGRAM FINDIĞIN MALİYETİ 233,33 TL: DÜŞÜK VERİMDE 287 TL'Yİ AŞIYOR Bir dönüm nakit, bütün bakım ve hasat işlerinin dışarıdan yaptırıldığı nakit senaryosu, 1 kilogramın fındığı maliyetin 233,33 TL olarak ortaya çıktı. Dönümden 100 kilogramlık ürün üretiminin toplam faturası 23 bin 333 TL'yi buluyor. Verim 80 kilogram düştüğünde kilogram maliyeti 287,16 TL'ye çıkıyor; 160 kilogramda 168,84 TL'ye geriliyor. Hesaplama, Giresun Valiliğinin 2026 taban tarifesi ile fiilen kullanılan işçilik ve makine süresi esas olarak yer almaktadır. Giresun'da 2025 hasadının ardından başlayan budama, gübreleme, ilaçlama ve bahçe altı temizliğinden 2026 tedavisinin, patoza hastalığına ve günümüze kadar uzanan üretim döneminin giderleri kalem kalemi çıkarıldı. Ana senaryo, bir dönümden 100 kilogram kuru kabuklu fındık hazırlama ve bahçedeki bütün işlerin dış hizmet kiralama üzerine kurulması üzerine kuruldu. Hasat işçisinde Giresun Valiliğinin 2026 yılı için açıkladığı, yemek işverenine ait günlük taban ücreti kaydedildi. Toplam işçisi 1.101 TL, çuvalcı 1.380 TL, patozun saatleri ise 6 bin TL olarak hesaplandı. Valilik kararındaki rakamlarla tavsiye niteliğinde asgari ücretler. Taraflar bu bedelin düşmemesiyle daha yüksek bir ücrette anlaşabiliyor. Bu nedenle tablo, serbest dolaşımda değişmeyecek kesin fiyat değil, tarifelerle oluşturulmuş ana maliyet planı sunumunu gösteriyor. MALİYET HANGİ VARSAYIMLARLA HESAPLANDI MI? Hesapta Giresun'da yaygınlaşan yerden hasat yöntemi kaydedildi. Anadolu Ajansına bilgi veren Giresun Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Erim Yaman, daldan hasatta bir işçinin günde 70-75 kilogram, yerden hasatta ise 110-120 kilogram zuruflu fındık toplayabildiğini belirtmişti. Ayrı bir teknik değerlendirmede 70-75 kilogram zuruflu ürünü yaklaşık 20-25 kilogram kuru fındığa karşılık geldiği açıklanmıştı. Bu verilerden hareketle işçi başına günlük 35 kilogram kuru ürün ücreti kaydedildi. Kesirli işçi günleri yukarı yuvarlandı. Yemek çalışanının ait tarifeye göre ayrıca kişi başı günlük 200 TL yemek gideri varsayıldı. Bu rakam Valilikçe belirlenmiş bir yemek bedeli değil; evde veya toplu hazırlanacak yemek için kullanılan hesap bulunmaktadır. Patoz hesabında 100 kilogram kuru ürün yaklaşık 300 kilogram zuruflu ürüne karşılık geldiği kabul edildi. İşlem süresi 0,30 saat olarak hesaplandı. Böylece patoz gideri, makinenin tamamlamakta olduğu süre üzerinden 0,30 saat × 6.000 TL hesabıyla 1.800 TL oldu. FINDIK DAHA DALINDAYKEN 13 BİN 250 TL HARCANIYOR Hasat öncesinde bakım programı fındık tarımına uygun tarihler korunarak aşağıdakiler yer aldı: Eylül–Ekim 2025: Toprak analizi. Ekim 2025–Şubat 2026: Budama, kuru ve hastalıklı dalların toplanması ve ilk dip sürgünü Tedavisi. Kasım 2025–Şubat 2026: Fosforlu ve bitki örtüsüne göre kışlık gübre analizi. Şubat sonu – Mart 2026: Azotlu gübresinin ilk yarısında. Nisan 2026: Külleme kontrolü ve bakımları ilk ilaçlama. Mayıs başı 2026: Birinci ot ve diken biçimi. 13 Mayıs sahili, 16 Mayıs orta, 19 Mayıs yüksek kol: Mücadelenin sona ermesiyle fındık kurdu ve kahverengi kokarcaya karşı ilaçlama. Mayıs sonu–Haziran 2026: Azotlu gübrenin ikinci yarıda ve ikinci dip sürgünü Temizliği. Mayıs–Haziran 2026: İhtiyaca göre ikinci külleme veya zararlı ilaçlaması. Temmuz 2026: Hasattan 5-15 gün önce ikinci ot biçme ve bahçe altı temizliği. Ağustos 2026: Resmî hasat toplandıktan sonra toplama, bahçeden harmana taşıma, patoz, kurutma ve depoya veya satış noktası nakliyesi. Bu programdaki toprak analizi, budama, gübreleme, üç ayrı mücadele uygulaması ve iki otun toplamı 13 bin 250 TL olarak hesaplandı. Hizmet bedelleri bir dönümlük alan için dönemsel ve alan temelli çalışma üzerinden belirlendi. 100 KİLOGRAM FINDIĞIN NAKİT MALİYETİ 23 BİN 333 TL zaman Yapılan iş Hesaplama Maliyet Eylül-Ekim Toprak analizi 1 500 TL Ekim–Şubat Budama, kuru ve hastalıklı dalların toplanması, ilk dip sürgünü temizliği Dönüm tabanlı dış hizmet 2.500 TL Kasım-Şubat Fosforlu ve ürünlerilü kışlık gübre Gübre ve uygulama 1.600 TL Şubat sonu–Mart Azotlu içeceklerin ilk yarısı Gübre ve uygulama 850 TL Nisan Külleme kontrolü ve bakımı ilk ilaçlama İlaç, makine, yakıt ve işçilik 900 TL Mayıs başı Birinci ot ve diken Motor, yakıt ve bıçak 1.900 TL 13-19 Mayıs Fındık kurdu ve kahverengi kokarca mücadelesi İlaç ve tedavi 1.000 TL Mayıs sonu–Haziran Azotlu gübrenin ikinci geç ve ikinci dip sürgünü temizliği Gübre ve dövme 1.200 TL Mayıs-Haziran İhtiyaca göre ikinci ilaçlama İlaç, makine ve teknik 900 TL Temmuz İkinci ot biçme ve hasat öncesi temizlik Motor, yakıt ve bıçak 1.900 TL Fındık 3 tam işçi günü × 1.101 TL 3.303 TL Çuvalcı ve harmana taşıma 1 gün × 1.380 TL 1.380 TL Toplama işçileri ve çuvalcının yemeği 4 kişi/gün × 200 TL 800 TL Patoz 0,30 saat × 6.000 TL 1.800 TL Serme, çevirme, kurutma ve seçme Dışarıdan işçilik 1.200 TL Ağustos Çuval, branda ve hasat malzemeleri Kullanım payı 400 TL Ağustos Kuruyan ürünün depoya veya satış noktasına taşınması Tahmini 700 TL Yıl boyunca Küçük sarf ve beklenmeyen giderler Toplu 500 TL TOPLAM 23.333 TL Toplam maliyetin 13 bin 250 TL’si hasat öncesi bakıma, 3 bin 303 TL’si toplama işçiliğine, 1.380 TL’si çuvalcıya, 800 TL’si yemeğe, 1.800 TL’si patoza ayrıldı. Kurutma, malzeme, son taşıma ve küçük giderlerin toplamı ise 2 bin 800 TL olarak hesaplandı. Böylece 100 kilogram ürün alınan bir dönümlük bahçede doğrudan nakit maliyet 23 bin 333 TL, kilogram maliyeti 233,33 TL oluyor. 80 KİLODA MALİYET 287 TL’YE ÇIKIYOR Budama, gübreleme, ilaçlama ve ot biçme gibi giderlerin önemli bölümü ürün azaldığında ortadan kalkmıyor. Bu nedenle dönüm verimi düştükçe kilogram maliyeti yükseliyor. Toplama kapasitesi işçi başına 35 kilogram kuru ürün karşılığı kabul edildi. Buna göre 80 ve 100 kilogram için üç, 120 ve 140 kilogram için dört, 160 kilogram için beş tam işçi günü kullanıldı. Çuvalcı her verim düzeyinde bir tam gün yazıldı. Patoz süresi ürün miktarıyla orantılı olarak 0,24 ile 0,48 saat arasında değiştirildi. Dönüm verimi İşçi günü Toplama Çuvalcı Yemek Patoz Diğer giderler Toplam maliyet Kg maliyeti 80 kg 3 gün 3.303 TL 1.380 TL 800 TL 1.440 TL 16.050 TL 22.973 TL 287,16 TL 100 kg 3 gün 3.303 TL 1.380 TL 800 TL 1.800 TL 16.050 TL 23.333 TL 233,33 TL 120 kg 4 gün 4.404 TL 1.380 TL 1.000 TL 2.160 TL 16.050 TL 24.994 TL 208,28 TL 140 kg 4 gün 4.404 TL 1.380 TL 1.000 TL 2.520 TL 16.050 TL 25.354 TL 181,10 TL 160 kg 5 gün 5.505 TL 1.380 TL 1.200 TL 2.880 TL 16.050 TL 27.015 TL 168,84 TL Tablo verim etkisini açıkça gösteriyor. Dönümden 80 kilogram ürün alınırsa toplam gider 22 bin 973 TL’de kalmasına rağmen kilogram maliyeti 287,16 TL’ye çıkıyor. Verim 160 kilograma yükseldiğinde toplam gider 27 bin 15 TL’ye çıkıyor ancak kilogram maliyeti 168,84 TL’ye geriliyor. DÜŞÜK TOPLAMA KAPASİTESİ MALİYETİ 27 BİN 284 TL’YE ÇIKARIYOR Küçük bahçede patoz ücreti makinenin fiilen çalıştığı süre kadar hesaplanıyor. Ana tabloda 18 dakikalık kullanım için 1.800 TL maliyet yazıldı. Toplama kapasitesi 35 kilogramdan 25 kilograma düşerse bir işçi günü ve bir kişilik yemek daha gerekiyor. Bunun maliyeti 1.301 TL. Bakım hizmetlerinin tablodaki bedellerden yüzde 20 daha yüksek gerçekleşmesi ise 2 bin 650 TL ekliyor. Bu iki koşul birlikte oluşursa toplam maliyet 27 bin 284 TL’ye, kilogram maliyeti 272,84 TL’ye ulaşıyor. Buna göre 23 bin 333 TL ana maliyet senaryosunu, 27 bin 284 TL ise düşük toplama kapasitesi ve yüksek bakım ücretlerinin aynı anda oluştuğu maliyet seviyesini gösteriyor. VALİLİĞİN TABAN TARİFESİ SERBEST PİYASADA AŞILABİLİR Bahçenin eğimi, dalların sıklığı, ürünün seyrekliği, ulaşım güçlüğü, işçi bulunamaması ve hasadın uzaması serbest piyasa yevmiyesini artırabilir. Toplama yevmiyesindeki her 100 TL artış, kullanılan işçi gününe göre 80 ve 100 kilogramda toplam maliyete 300 TL; 120 ve 140 kilogramda 400 TL; 160 kilogramda 500 TL ekliyor. Çuvalcı ücretindeki 100 TL'lik artış toplamı doğrudan 100 TL'ye yükseliyor. Kişi başına yemek giderindeki ona 50 TL artış, 80 ve 100 kilogramda 200 TL; 120 ve 140 kilogramda 250 TL; 160 kilogramda 300 TL ilave maliyet yaratır. Patozun maliyeti her 1.000 TL arttığında fiili çalışma süresi esas alınıyor. Buna göre maliyet 80 kilogramda 240 TL, 100 kilogramda 300 TL, 120 kilogramda 360 TL, 140 kilogramda 420 TL, 160 kilogramda 480 TL yükseliyor. GİRESUN ZİRAAT ODASININ 230 TL'LİK TAHMİNİYLE AYNI BANTTA Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Temmuz 2026 başındaki açıklamanda üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat işçiliğini kendisi ortadan kaldırmak için bir kilogram fındığın maliyetinin yaklaşık 150 TL, harici çalıştırmanın ek olarak 230 TL'ye çıktığını söyledi. Bu mümkün olan 100 kilogram getiri için bulunan 233,33 TL'lik doğrudan nakit maliyet, Giresun Ziraat Odası Başkanının açıkladığı 230 TL'lik seviyeye yakın sonuç veriyor. Ancak odanın bu rakamı hangi kar verimi, gübre miktarı, ilaçlama sayısı, işçi günü ve patoz süresiyle ilgili hesap, kalem kalem cetvelinin yayımlanması gerektiğini gösteriyor. AKÇAKOCA ZİRAAT ODASI 242,73 TL HESAPLADI Akçakoca Ziraat Odası, 13 Temmuz 2026 tarihinde yayınlanan son dört yıllık ortalama dekarda 150 kilogram verimi kabul etti. Oda, kültürel işlem giderlerini 33 bin 100 TL, yüzde 10 genel idare ödemesiyle toplam maliyeti 36 bin 410 TL, kilogram maliyetini ise 242,73 TL olarak açıkladı. Akçakoca sıralamada gübreleme ve işçilik 8 bin TL, zirai mücadele 3 bin 800 TL, hasat ve toplama 8 bin 800 TL, bakım ve onarım 4 bin 500 TL olarak yer aldı. Belleme, çaplama, boğaz doldurma, kireç veya kükürt ve genel idare payı da dahil edildi. Bu nedenle Akçakoca'nın tam ekonomik maliyet yaklaşımı ile Giresun için hazırlanan doğrudan nakit tablosu aynı yetenek değil. Giresun Ziraat Odası kendi ayrıntılı tablosunu yayımlarsa iki parça gübre miktarı, bakım işçiliği, hasat kapasitesi, patoz süresi, arazi kirası, amortisman ve giderleri aynı standartlar altında sınıflandırılarak tekrar değerlendirilecek. ÜRETİCİNİN KİRASI, FAİZİ VE KENDİ EMEĞİ BU HESAPTA YOK Ana tabloya arazi kirası, üreticinin yönetimi ve gözetim emeği, kredi faizi, sermaye maliyeti, TARSİM primi, tarım kireci, çiftlik gübresi, drenaj, teras ve bahçe yolu onarımı eklenmedi. Toprak analizine göre kireç veya organik gübreleme, bahçede yol ve drenaj çalışması yapılması ya da üretimin krediyle finanse edilmesi halinde gerçek ekonomik maliyet daha yüksek olacaktır. Bu nedenle 233,33 TL'lik sonuç fındığın ekonomik bütün maliyet değil, kaydedilen bakım programı ile dışarıdan alınan hizmetler doğrudan nakit giderini gösteriyor.

​​​​​​​“FINDIK KABUK BAĞLADI, SİYASETÇİLER KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ” Haber

​​​​​​​“FINDIK KABUK BAĞLADI, SİYASETÇİLER KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ”

“FINDIK KABUK BAĞLADI, SİYASETÇİLER KENDİ DERDİNE DÜŞTÜ” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, hasada sayılı günler kala fındık üreticisinin yalnız bırakıldığını belirterek hem iktidar hem de ana muhalefet temsilcilerine sert tepki gösterdi. Karan, “Kabuk bağlayıp iç dolduran fındıktan bihaberler; üreticinin, çalışanın ve esnafın derdini gören yok” dedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yaklaşan fındık hasadı öncesinde üreticinin sorunlarının siyaset gündeminde yeterince yer bulmadığını savundu. Fındığın bahçelerde kabuk bağlayıp iç doldurduğu, üreticinin ise artan maliyetler ve fiyat belirsizliğiyle mücadele ettiği bir dönemde siyasetçilerin parti içi hesaplara yöneldiğini belirten Karan, yereldeki siyasi tabloya tepki gösterdi. “ÜRETİCİNİN YANINDA NE ZAMAN SAF TUTACAKLAR?” Hasada sayılı günler kala üreticinin yalnız bırakıldığını söyleyen Karan, siyasetçilere şu sözlerle seslendi: “Bugün üreticinin yanında olmayan, ürününe sahip çıkmayan siyasetçiler ne zaman üreticinin yanında saf tutup ürününe sahip çıkacak?” Karan, Giresun siyasetinde hem iktidar hem de ana muhalefet temsilcilerinin toplumun gerçek gündeminden uzaklaştığını ileri sürdü. İKTİDAR PARTİ İÇİ YARIŞTA, MUHALEFET BUTLAN TARTIŞMASINDA İktidar temsilcileri ile milletvekillerinin parti içi yarışlarla, ana muhalefetin ise mutlak butlan tartışmalarıyla meşgul olduğunu belirten Karan, ekonomik sorunların siyasi gündemin gerisinde kaldığını ifade etti. “İktidar temsilcileri ve milletvekilleri parti içi yarışın derdinde, ana muhalefet ise mutlak butlan kararıyla meşgul. Üreticinin, çalışanın, esnafın derdini gören yok.” “FINDIK SADECE KURUYEMİŞ DEĞİL, EKMEK VE AŞTIR” Karan, fındık üreticisinin sorunlarını gündemde tuttuğunu ve üreticinin sesini duyurduğunu belirttiği MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’a teşekkür etti. Konal’ın fındığın Giresun için yalnızca bir kuruyemiş olmadığını, binlerce ailenin ekmeği ve geçim kaynağı olduğunu sürekli dile getirdiğini belirten Karan, üreticinin sorunlarına sahip çıkan siyasi yaklaşımın önemine dikkat çekti. MALİYET ARTIYOR, ÜRETİCİNİN EMEĞİ ERİYOR Fındık üretiminde gübre, mazot, ilaç ve işçilik maliyetlerinin katlandığını belirten Karan, üreticinin emeğinin fiyatlara yeterince yansımadığını söyledi. “Fındık fiyatlarına bakınca üreticiye verilen değerin ne kadar az olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Gübre, mazot, ilaç ve işçilik maliyetleri artarken üreticinin alın teri yok sayılıyor.” Bir yıl boyunca bahçede emek veren üreticinin hasat döneminde hakkını alamamasının ciddi bir sorun olduğunu vurgulayan Karan, fındık fiyatının masa başında değil, üreticinin maliyeti ve emeği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini ifade etti. “ÜRETİCİ OLMAZSA FINDIK DA OLMAZ” Fındığın Türkiye’ye her yıl milyarlarca dolarlık döviz kazandırdığını hatırlatan Karan, buna rağmen üreticinin geçim sıkıntısı yaşamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Karan, üreticiyi yoksullaştıran fiyat anlayışının sürdürülebilir olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Milyarlarca dolar kazandıran fındıkta üretici geçim derdi yaşıyor. Emeğin karşılığını vermeyen, üreticiyi yoksullaştıran fiyat anlayışı sürdürülebilir değildir. Üretici olmadan fındık olmaz. Emeği önceleyen bir fiyat politikası istiyoruz.”

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ Haber

KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ

“FINDIK ÜRETİCİSİ KENDİ ÜRÜNÜNÜN KÖLESİ HALİNE GELDİ” KARAN’DAN TMO’YA ÇAĞRI: 300 TL’NİN ALTINDA TABAN FİYAT KABUL EDİLEMEZ FINDIKTA HASAT ÖNCESİ ALARM: ÜRETİCİ MALİYETİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin son bir yılda artan girdi maliyetleri ve düşen ürün fiyatları karşısında ağır bir ekonomik baskı altında kaldığını belirterek, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin vakit kaybetmeden 2026 yılı alım kriterlerini ve taban fiyatını açıklaması gerektiğini söyledi. Karan, geçtiğimiz Eylül–Ekim döneminde serbest piyasada 350 TL seviyelerine kadar çıkan fındığın bugün 200 TL bandında işlem gördüğünü ifade ederek, buna karşılık üreticinin gübre, ilaç, bakım, işçilik ve hasat maliyetlerinin yüzde 100’e yakın arttığını vurguladı. “TMO VAKİT KAYBETMEDEN FİYATI AÇIKLAMALI” 2026 fındık hasat sezonuna yaklaşık bir ay kaldığını hatırlatan Karan, üreticinin bahçeye girmeden önce önünü görmesi gerektiğini belirtti. Fındığın Türkiye, Karadeniz ve Giresun için stratejik bir ürün olduğuna dikkat çeken Karan, özellikle milletvekillerine çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Fındık bahçelerinden poz vermeyi bırakıp üretici lehine adım atmalarını bekliyoruz. Hasada sayılı günler kaldı.” “BİR KİLO FINDIĞIN MALİYETİ 230 TL’YE ÇIKIYOR” Üreticinin artık kendi ürünü karşısında ezildiğini söyleyen Karan, fındıkta maliyet hesabının üreticinin içinde bulunduğu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Karan, “Bir üretici bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat dahil tüm işçiliği kendisi yapsa bir kilogram fındığın maliyeti 150 TL. İşçilikle birlikte bu rakam 230 TL’ye çıkıyor. Üretici kendi ürününün kölesi haline gelmiş durumda” dedi. Kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığıyla mücadelenin de üreticiye ek yük getirdiğini belirten Karan, bu nedenle maliyetlerin ikiye değil, üçe katlandığını söyledi. “300 TL’NİN ALTINDA FİYAT KABUL ETMİYORUZ” 2026 yılı girdi maliyetleri dikkate alındığında TMO’nun açıklayacağı taban fiyatın kesinlikle 300 TL’nin altında olmaması gerektiğini kaydeden Karan, üreticinin yalnızca maliyetini değil, emeğinin karşılığını da almak istediğini ifade etti. Karan, “Çok bir şey istemiyoruz. Yüzde 30 refah payı istiyoruz. Bu da fındık üreticisinin hakkıdır” diye konuştu. “TMO EN AZ 250 BİN TON ALIM YAPMALI” Karan, TMO’nun sezon başında güçlü bir alım politikasıyla piyasaya girmesi gerektiğini belirterek, en az 250 bin tonluk alım yapılmasının serbest piyasayı dengeleyeceğini söyledi. Aksi halde serbest piyasanın yeniden üretici aleyhine şekilleneceğini vurgulayan Karan, kaybedenin üretici, kazananın ise “fındık baronları” olacağını dile getirdi. “GÖZÜMÜZ TMO’DA VE SİYASETÇİLERDE” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu saatten sonra gözümüz, kulağımız TMO’da ve fındık bahçelerinden poz veren siyasetçilerde.”

GİRESUN’DA FINDIK REKOLTESİ İÇİN KOMİSYON SAHAYA ÇIKIYOR Haber

GİRESUN’DA FINDIK REKOLTESİ İÇİN KOMİSYON SAHAYA ÇIKIYOR

GİRESUN’DA FINDIK REKOLTESİ İÇİN KOMİSYON SAHAYA ÇIKIYOR Giresun’da 2026 yılı fındık rekoltesinin belirlenmesi için oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu toplandı. Komisyon, 6-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında 13 ilçede, 130 örnek bahçede sayım yaparak sezonun tahmini rekoltesini ortaya koyacak. Giresun’da fındık üreticisinin, ihracatçının, sanayicinin ve piyasanın yakından takip ettiği 2026 yılı fındık rekoltesi için resmi süreç başladı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu, İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz başkanlığında 6 Temmuz 2026 tarihinde saat 09.00’da İl Müdürlüğü toplantı salonunda bir araya geldi. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) 13 İLÇEDE 130 ÖRNEK BAHÇEDE SAYIM YAPILACAK Toplantıda, 2026 yılı rekolte tahmin çalışmalarının 6-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında yürütüleceği açıklandı. Buna göre komisyon, Giresun’un 13 ilçesinde belirlenen 130 örnek bahçede inceleme yapacak. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Çalışmalar kapsamında bahçelerde çotanak, dal ve meyve durumu incelenerek fındığın üretim potansiyeli tespit edilmeye çalışılacak. Elde edilen veriler, 2026 yılı Giresun fındık rekoltesinin tahmini olarak belirlenmesinde esas alınacak. YILMAZ: ÇALIŞMALAR ÜRETİCİMİZ İÇİN KIYMETLİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, toplantıda yaptığı değerlendirmede komisyon üyelerinin sahada yürüteceği çalışmaların büyük önem taşıdığını belirtti. Yılmaz, İl Müdürlüğü olarak komisyona her türlü desteğin sağlanacağını ifade ederek, 2026 yılı rekolte tahmin çalışmalarının üreticilere, Giresun’a ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) GİRESUN’DA GÖZLER SAHADAN GELECEK VERİLERDE Fındıkta sezon öncesi en kritik başlıklardan biri olan rekolte tahmini, üretici fiyat beklentilerinden ihracat planlamasına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor. Giresun’da yapılacak saha çalışmalarıyla birlikte, özellikle sahil, orta ve yüksek kesimlerdeki bahçelerin durumu daha net ortaya çıkacak. Komisyonun çalışmaları tamamlamasının ardından elde edilen verilerin ilgili kurumlara iletilmesi bekleniyor. ORDU’DA FINDIK REKOLTE TAHMİN KOMİSYONU SAHADA Giresun’da komisyon toplantısıyla süreç başlarken, fındığın en önemli üretim merkezlerinden Ordu’da da 2026 yılı rekolte tahmin çalışmaları daha önce sahada başlamıştı. Ordu’da İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda oluşturulan Fındık Rekolte Tahmin Komisyonu, 2026 yılı fındık rekoltesinin belirlenmesi amacıyla çalışma yürütüyor. Yaklaşık 130 bin üreticinin geçim kaynağı olan fındıkta, gerçeğe en yakın rekolte tahminine ulaşılması hedefleniyor. ORDU’DA 400 NOKTADA SAYIM YAPILACAK Ordu İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, ziraat odası başkanlarıyla birlikte komisyonun sahadaki çalışmalarını yerinde inceledi. Ay, komisyonun çalışmalarını hassasiyetle yürüttüğünü belirterek, hastalık ve zararlıların fındık üzerindeki etkilerinin de dikkate alındığını söyledi. Ordu’da sayımların il genelini temsil edecek şekilde yaklaşık 400 noktada yapılacağı açıklandı. Çalışmaların sahil kesimden başladığı, ardından orta ve yüksek kesimlerde devam edeceği bildirildi. 100 FINDIK KIRILARAK DOLULUK ORANI İNCELENİYOR Ordu’daki rekolte tahmin çalışmalarında yalnızca dal ve çotanak sayımı yapılmıyor. Aynı zamanda 100 fındık kırılarak doluluk ve meyveye dönüşüm oranı da inceleniyor. Bu yöntemle fındığın dış görünümünün yanında iç doluluk durumu da dikkate alınarak daha sağlıklı bir rekolte tahminine ulaşılması amaçlanıyor. SONUÇLAR BAKANLIĞA BİLDİRİLECEK Ordu’da yürütülen çalışmaların Temmuz ayının 23’üne kadar tamamlanması planlanıyor. Komisyonun sahadan elde edeceği veriler raporlanarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na bildirilecek. Böylece hem Giresun’da hem Ordu’da yürütülen çalışmalarla, 2026 yılı fındık sezonuna ilişkin resmi rekolte tahmin süreci adım adım şekillenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.