Hava Durumu

#Ziraat Odası

giresunsonhaber - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR” Haber

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK KAZANAMIYOR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan fındık üretiminin bu sezon 3,5 tona gerilediğini, yaklaşık 700 bin liralık hasılata karşılık üretim giderlerinin 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını açıkladı. Karan, yaklaşık 500 bin liralık zarar üzerinden üreticinin geldiği noktaya dikkat çekerek, “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez” dedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonunda üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyet ve gelir tablosunu somut bir üretici örneği üzerinden kamuoyuna taşıdı. Karan’ın verdiği bilgiye göre geçen sezon 6 ton fındık üreten bir üretici, bu yıl aynı bahçelerden yalnızca 3,5 ton ürün alabildi. Üreticinin yaklaşık 700 bin liralık hasılat elde ettiğini belirten Karan, gübre, ilaç, bahçe bakımı, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer giderlerle toplam maliyetin yaklaşık 1 milyon 200 bin liraya ulaştığını söyledi. Karan, ortaya çıkan tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu üreticimiz 700 bin TL hasılat elde etmiş, 1 milyon 200 bin TL masraf yapmıştır. Ortada yaklaşık 500 bin TL zarar vardır. Fındık üreticisi artık sadece emeğinin karşılığını alamamakla kalmıyor, kendi cebinden para koyarak üretim yapar hale geliyor.” ÜRETİM 6 TONDAN 3,5 TONA GERİLEDİ Karan, yalnızca fiyatların değil üretimdeki düşüşün de dikkate alınması gerektiğini belirterek, geçen yıl 6 ton ürün alan üreticinin bu yıl 3,5 tona gerilemesinin ekonomik sonucu ağırlaştırdığını vurguladı. “Bahçenin bakımı, gübre, ilaç, işçilik, patoz, taşıma, akaryakıt ve diğer girdi maliyetleri her geçen gün artarken üreticinin eline geçen para aynı oranda artmamaktadır” diyen Karan, üreticiden sürekli verim ve üretim artışı beklenirken üretimin ekonomik sürdürülebilirliğinin yeterince tartışılmadığını ifade etti. Karan şöyle devam etti: “Bir üretici 1 milyon 200 bin lira harcayıp 700 bin lira kazanıyorsa, siz ondan gelecek yıl daha fazla üretim yapmasını nasıl bekleyebilirsiniz?” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 210 TL, SERBEST PİYASA DAHA AŞAĞIDA Karan’ın açıklaması, fındık piyasasındaki fiyat ayrışmasını da yeniden gündeme getirdi. 2026 ürünü için TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık alım fiyatı kilogram başına 255 TL olarak uygulanıyor. FİSKOBİRLİK ise 3 Eylül’de yaptığı son güncellemeyle Giresun kalite tombul fındık alım fiyatını ortak üreticiler için 210 TL’ye, ortak olmayan üreticiler için 205 TL’ye çıkardı. Serbest piyasada ise Giresun’da açıklanan fiyatlar kalite, randıman, alıcı ve ilçeye göre değişmekle birlikte TMO fiyatının belirgin biçimde altında seyrediyor. Bu tablo, TMO’nun açıkladığı fiyatın neden serbest piyasanın tamamında taban oluşturamadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Üreticinin ürününü TMO’ya satabilmesi için randevu, teslimat, kalite ve alım süreçlerini tamamlaması gerekirken; nakit ihtiyacı bulunan veya ürününü hızlı şekilde piyasaya çıkarmak zorunda kalan üretici serbest piyasa koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. FİSKOBİRLİK’in de serbest piyasaya yakın fiyatlarla alım yapması, üreticinin elindeki alternatiflerin TMO dışında daralmasına yol açıyor. FİYATIN ÜZERİNDE İHRACAT BAĞLANTILARI DA TARTIŞILIYOR Fındık sektöründe sezon başlamadan veya hasadın ilk dönemlerinde yapılan ileri tarihli ihracat bağlantılarının iç piyasa üzerindeki etkisi de uzun süredir tartışılıyor. İhracatçıların daha önce belirli fiyatlardan satış bağlantısı yapması halinde, yükselen iç piyasa fiyatlarının ihracat maliyetlerini artırabileceği; bunun da alıcıların iç piyasadaki fiyat artışlarına karşı daha temkinli davranmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Ancak serbest piyasa fiyatının oluşumunu yalnızca alivre satışlara bağlamak mümkün değil. Rekolte beklentisi, üreticinin pazara ürün indirme hızı, ihracat talebi, sanayicinin stok durumu, TMO’nun piyasadan çektiği ürün miktarı, FİSKOBİRLİK’in alım politikası ve finansman ihtiyacı da fiyat üzerinde doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle üretici açısından temel mesele, açıklanan yüksek bir referans fiyatından çok, bu fiyatın piyasanın geneline ne ölçüde taşınabildiği noktasında düğümleniyor. PİYASAYI ÜRETİCİ LEHİNE DENGELEYEN MEKANİZMA TARTIŞMASI TMO’nun 255 TL’lik fiyatına rağmen serbest piyasanın daha aşağıda kalması, fındık piyasasında etkin regülasyon tartışmasını yeniden gündeme getiriyor. TMO’nun piyasada güçlü miktarda ürün çekmesi fiyat üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilecek en önemli araçlardan biri olarak görülürken, üreticinin geleneksel örgütü FİSKOBİRLİK’in TMO fiyatının altında alım yapması bu etkinin yayılmasını sınırlandırıyor. Ortaya çıkan tabloda üretici açısından temel beklenti; yalnızca fiyat ilan eden değil, gerektiğinde piyasadan yeterli miktarda ürün çekebilen, üreticinin acil nakit ihtiyacından kaynaklanan zorunlu satışları azaltabilen ve fiyatın maliyetlerin altına inmesini engelleyebilen güçlü bir piyasa mekanizmasının oluşturulması. Karan da açıklamasında bu noktaya dikkat çekerek şunları söyledi: “Üreticinin bahçesini terk etmesinin sebebini sadece verimde aramayın. Üreticinin umudunu kıran en önemli faktörlerden biri, emeğinin ve ürününün ekonomik karşılığını alamamasıdır.” “ÜRETİCİ KAZANACAK Kİ ÜRETİM DEVAM ETSİN” Fındığın Karadeniz ekonomisinin temel geçim kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Karan, ihracat rakamları konuşulurken üreticinin zarar etmesinin sürdürülebilir olmadığını söyledi. “Fındık Karadeniz'in alın teridir. Fındık üreticisinin emeği üzerinden ihracat rekorları konuşulurken üreticinin zarar etmesi kabul edilemez” diyen Karan, yetkililere fiyat politikasının yeniden ele alınması çağrısında bulundu. Karan açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık üreticisini zarar ettiren bir sistem sürdürülemez. Üreticinin önünü görebileceği, maliyetlerini karşılayabileceği ve emeğinin karşılığını alabileceği bir fiyat politikası oluşturulmalıdır. Çünkü bugün bahçede üretici kaybederse, yarın piyasada fındık bulamazsınız. Üretici kazanacak ki üretim devam etsin. Üretim devam edecek ki Karadeniz'in fındığı var olsun.”

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR Haber

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR PİYASAYI REGÜLE EDECEK GÜÇ OLMAZSA ÜRETİCİ YİNE FİYAT OYUNUNUN ORTASINDA KALACAK TMO’nun Giresun kalite fındığı 255 TL’den almaya başlamasına rağmen serbest piyasanın 190–200 TL bandındaki direnci sürüyor. Piyasanın hesabı; TMO’nun yeterli miktarda ürün alamaması, Ferrero’nun alıma geç girmesi ve FİSKOBİRLİK’in etkili bir fiyatla sahaya çıkmaması ihtimali üzerine kuruluyor. Bu senaryo gerçekleşirse kazanan düşük maliyetle ürün toplayan büyük alıcılar, kaybeden ise yine üretici olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 24 Ağustos 2026 itibarıyla yeni sezon fındık alımlarına başladı. Ancak kamu alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki büyük fark henüz kapanmadı. TMO, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL, Levant kaliteyi 250 TL, Sivri kaliteyi ise 245 TL’den alıyor. Giresun kalite fındıkta 50 randımanın üzerindeki her bir randıman için kilogram başına 5,10 TL ilave ödeme yapılıyor. Buna karşılık Giresun serbest piyasasında üreticinin karşısına ağırlıklı olarak 190–200 TL bandında fiyatlar çıkıyor. Böylece TMO ile serbest piyasa arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye ulaşıyor. TMO’nun resmî alım programında alımların ilk etapta 16 noktada başlayacağı, hasat durumuna göre bu sayının 61’e çıkarılabileceği belirtiliyor. BİR TON FINDIKTA 65 BİN LİRALIK FARK Giresun kalite fındığını 190 TL’den satan üretici ile TMO’ya 255 TL’den teslim eden üretici arasında bir ton üründe 65 bin TL fark bulunuyor. Serbest piyasa fiyatı 200 TL kabul edildiğinde bile bir ton üründeki fark 55 bin TL’ye ulaşıyor. Beş ton fındığı bulunan bir üretici açısından toplam kayıp 275 bin TL ile 325 bin TL arasında değişebiliyor. Bu rakam, sıradan bir piyasa farkı olarak görülemeyecek kadar büyük. Üstelik ürün aynı ürün, üretici aynı üretici, maliyet aynı maliyet. Değişen tek şey, üreticinin karşısında fındığını teslim edebileceği güçlü bir alternatifin bulunup bulunmaması. TÜCCAR NEDEN 190–200 TL BANDINDA DİRENİYOR? Serbest piyasadaki alıcıların fiyat yükseltmemesinin arkasında birkaç temel beklenti bulunuyor. Bunların başında TMO’nun açıkladığı 255 TL’ye rağmen piyasayı regüle edecek büyüklükte ürün alamayabileceği düşüncesi geliyor. TMO’nun alım kapasitesi sınırlı kalır, randevular ileri tarihlere uzar veya üretici ödeme süresini bekleyemezse fındığın yeniden tüccara yönelmesi bekleniyor. TMO ürün bedellerini teslimattan sonraki 21’inci günden itibaren ödüyor. Serbest piyasa ise daha hızlı ödeme, yerinde alım ve daha kolay teslim gibi avantajlar sunuyor. Ancak bu kolaylıkların kilogram başına 55–65 liralık farkı açıklayıp açıklayamayacağı ayrı bir tartışma konusu. Piyasadaki ikinci beklenti, büyük sanayi alıcılarının yeni sezon alımlarına gecikmeli başlaması. Özellikle Ferrero’nun hangi fiyat ve takvimle piyasaya gireceği yakından izleniyor. Şirketin alıma geç başlayacağı yönündeki değerlendirmeler şu aşamada resmî açıklamadan çok piyasa beklentisine dayanıyor. Üçüncü ve belki de en önemli başlık ise FİSKOBİRLİK’in henüz güçlü ve açık bir alım politikasıyla sahada görünmemesi. PİYASAYI AÇIKLANAN FİYAT DEĞİL, ALINAN TONAJ DÜZENLER TMO’nun 255 TL açıklaması tek başına serbest piyasayı regüle etmeye yetmez. Asıl belirleyici olan, Ofisin bu fiyatla kaç ton fındık alacağı ve üreticinin TMO’ya ne kadar kolay ulaşabileceğidir. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, randevuya konu fındık miktarının 100 bin tonu geçtiğini açıkladı. Bu rakam TMO tarafından kamuya açık toplam veri olarak henüz ayrıca duyurulmasa da üreticinin fiyat farkı nedeniyle TMO’ya yöneldiğini gösteren önemli bir açıklama olarak değerlendiriliyor. TMO gelen ürünü düzenli biçimde alırsa özel sektörün 190–200 TL’den fındık bulması zorlaşacak. Üretici ürününü pazara indirmezse arz daralacak ve özel sektör fiyat yükseltmek zorunda kalacak. Ancak TMO’nun alımı yavaşlar, randevular uzar ve üreticinin nakit ihtiyacı ağır basarsa serbest piyasa düşük fiyatı korumaya çalışabilecek. Bu nedenle sezonun temel sorusu yalnızca “TMO kaç lira açıkladı?” değil, “TMO piyasadan kaç ton fındık çekecek?” sorusudur. FİSKOBİRLİK’İN DEĞERİNİ ÖNCE KENDİSİ ANLAMALI Bugün yaşanan tablo, FİSKOBİRLİK’in neden kurulduğunu ve üretici açısından neden vazgeçilmez bir kurum olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK, 1938 yılında üreticinin ürününü değerinde pazarlaması ve özel alıcılar karşısında yalnız kalmaması amacıyla kuruldu. Uzun yıllar devlet destekleme alımlarında görev yaptı ve bazı dönemlerde Türkiye fındık üretiminin önemli bölümünü satın alarak piyasanın en güçlü aktörlerinden biri oldu. Ancak bugün TMO 255 TL’den alım yaparken serbest piyasa 190–200 TL’de direniyor ve üretici güçlü bir kooperatif alıcısının eksikliğini hissediyor. FİSKOBİRLİK’in resmî duyurular sayfasında 20 Ağustos tarihli “Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” başlığı yer alıyor. Buna karşın haberin hazırlandığı saat itibarıyla yeni sezon için açık bir alım fiyatı, başlangıç tarihi, ödeme takvimi ve ayrıntılı alım koşulları kamuoyuna net biçimde sunulmuş değil. Oysa üreticinin bugün ihtiyacı olan şey yalnızca kampanya başlığı değil; peşin veya kısa vadeli ödeme, açık fiyat, güçlü finansman ve yeterli tonajla yapılacak gerçek bir alımdır. FİSKOBİRLİK’in değerini yalnızca üretici veya kamuoyu değil, öncelikle kurumun kendisi anlamalıdır. Çünkü FİSKOBİRLİK’in anlamı tabelasında, geçmişinde veya yaptığı açıklamalarda değil; üreticinin en çaresiz olduğu gün piyasaya girerek denge kurabilmesindedir. ÜRETİCİ FİYATI BELİRLEYEN DEĞİL, ÖNÜNE KONULANI KABUL EDEN TARAF Piyasa yeterince regüle edilmediğinde ürününü bekletecek ekonomik gücü olmayan üretici, alıcının belirlediği fiyata razı olmak zorunda kalıyor. Düğün, okul, banka, işçilik, gübre, patoz ve günlük yaşam giderleri üreticinin kapısında bekliyor. Fındığı uzun süre elinde tutamayan üretici, hukuken satıp satmamakta özgür görünse de ekonomik olarak aynı özgürlüğe sahip değil. Bu şartlarda üretici fiyatı belirleyen değil, önüne konulan rakamı kabul etmeye zorlanan taraf haline geliyor. Başka bir ifadeyle piyasayı dengeleyecek güçlü bir kurum olmayınca üretici, fiyat oyununun ortasında yalnız bırakılıyor. DÜŞÜK FİYAT KİMİN İŞİNE YARIYOR? Serbest piyasadaki fiyatın yükselmemesi, yüksek miktarda hammadde satın alan sanayici ve ihracatçıların maliyet avantajını koruyor. Ürün 190–200 TL bandında toplandığında büyük alıcıların maliyeti düşerken üreticinin gelir kaybı büyüyor. Ancak bu durumun bütün tüccarların veya şirketlerin birlikte yürüttüğü organize bir fiyat politikası olduğu ileri sürülecekse somut belge ve veriye ihtiyaç bulunuyor. Her tüccarı aynı kefeye koymak doğru değil. Bununla birlikte ortaya çıkan ekonomik sonuç değişmiyor: TMO ile serbest piyasa arasındaki 55–65 liralık fark kapanmadığı sürece düşük fiyat büyük alıcının lehine, üreticinin aleyhine çalışıyor. ÜÇ KURUM, TEK KRİTİK DENGE Önümüzdeki günlerde fındık fiyatının yönünü üç gelişme belirleyecek: TMO’nun kaç ton ürün alacağı, Ferrero ve diğer büyük sanayi alıcılarının ne zaman ve hangi fiyatla piyasaya gireceği, FİSKOBİRLİK’in ise gerçek bir alım gücüyle sahaya çıkıp çıkmayacağı. TMO güçlü alım yapar, FİSKOBİRLİK açık ve rekabetçi fiyatla piyasaya girer, büyük alıcıların ürün ihtiyacı artarsa 190–200 TL bandının korunması zorlaşır. Buna karşılık TMO’nun tonajı sınırlı kalır, FİSKOBİRLİK beklemeyi sürdürür ve büyük sanayi alıcıları piyasaya geç girerse üreticinin fındığı düşük fiyatla satmaya zorlandığı dönem uzayabilir. FINDIKTA GERÇEK SINAV ŞİMDİ BAŞLADI TMO’nun 255 TL’den alıma başlaması önemli ancak tek başına yeterli değil. 255 TL’nin yalnızca tabelada kalan bir rakam mı, yoksa serbest piyasayı yukarı taşıyan gerçek bir güç mü olacağını TMO’nun alacağı ürün miktarı gösterecek. FİSKOBİRLİK’in 88 yıllık geçmişinin anlamı da tam bu noktada ortaya çıkacak. Kurum üreticinin yanında güçlü biçimde yer alırsa piyasanın dengesi değişebilir. Sessiz ve etkisiz kalırsa üretici bir kez daha alıcının belirlediği rakama mahkûm olabilir. Fındıkta bugün asıl mesele 190 mı, 255 mi sorusundan daha büyük. ÜRETİCİNİN FINDIĞININ FİYATINI KİM BELİRLEYECEK?

KARAN: “TMO’DA RANDEVU TALEBİ 100 BİN TONU AŞTI Haber

KARAN: “TMO’DA RANDEVU TALEBİ 100 BİN TONU AŞTI

KARAN: “TMO’DA RANDEVU TALEBİ 100 BİN TONU AŞTI ”Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, serbest piyasada fındık fiyatının baskılanmaya çalışıldığını savundu. Üreticiye TMO çağrısı yapan Karan, “Ürününüzü emanete bırakmayın” dedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) fındık alımlarına yoğun talep olduğunu belirterek randevu talebinin 100 bin tonu geçtiğini açıkladı. Serbest piyasada oluşan fiyatlara tepki gösteren Karan, üreticilerin mağdur olmamak için ürünlerini TMO’ya teslim etmelerini istedi. TMO DÖRT NOKTADA ALIM YAPIYOR TMO’nun 2026 ürünü fındık alımlarına Giresun’da başladığını hatırlatan Karan; il merkezindeki iki noktanın yanı sıra Tirebolu ve Bulancak’ta da alım yapıldığını belirtti. Karan, hasat ettiği ilk fındıkları Giresun–Dereli kara yolu üzerindeki TMO alım merkezine teslim etti. “RANDEVU TALEBİ 100 BİN TONU GEÇTİ” Üreticinin TMO’ya yöneldiğini ifade eden Karan, 24 Ağustos itibarıyla randevu talebinin 100 bin tonu aştığını söyledi. Yoğun talebin, serbest piyasa ile TMO arasındaki fiyat farkından kaynaklandığını belirten Karan, üreticinin ürününü değerinin altında satmaması gerektiğini vurguladı. SERBEST PİYASAYLA ARADA 50–60 LİRA FARK VAR Serbest piyasada fındığın kilogramının 190–200 lira bandında işlem gördüğünü kaydeden Karan, TMO ile piyasa arasında 50–60 liraya ulaşan fiyat farkı bulunduğuna dikkat çekti. Piyasadaki fiyat oluşumuna tepki gösteren Karan, şu ifadeleri kullandı: “Aradaki fiyat farkı tekelci ve işbirlikçilerinin cebine gidiyor. Üreticinin alın teri üzerinden fiyat oyunları oynanıyor. Ürünümüzü TMO’ya teslim edelim.” “FINDIĞINIZI EMANETE BIRAKMAYIN” Üreticilere “emanet fındık” konusunda da uyarıda bulunan Karan, geçen yıl kilogramı 300–350 liradan satılmayan ve emanete bırakılan bazı ürünlerin bugün 150 liradan işlem gördüğünü ileri sürdü. Karan, “Üreticilerimiz kesinlikle ürünlerini emanete bırakmasın. Fındığını pazara ihtiyacı kadar indirsin ve mümkünse TMO’ya teslim etsin” çağrısında bulundu. “PİYASA KENDİNE ÇEKİDÜZEN VERMEK ZORUNDA KALACAK” TMO’nun alım sürecini hızlı ve düzenli yürütmesinin önemine işaret eden Karan, kurumun piyasada daha etkin olmasıyla serbest piyasanın da kısa sürede fiyatlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağını söyledi.

KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Haber

KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK SÖZ DEĞİL, EYLEM İSTİYOR!” “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO’nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik alım fiyatına rağmen serbest piyasada üreticiye çok daha düşük rakamlar teklif edilmesine tepki gösterdi. Verim artışının yalnızca tavsiyeyle sağlanamayacağını belirten Karan, “Üreticinin emeğinin karşılığını vermezseniz yarın verimi artıracak üretici bulamazsınız” dedi. “YILLARDIR AYNI SENARYOYU İZLİYORUZ” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin yıllardır artan maliyetler ve düşük fiyat arasında sıkıştırıldığını belirterek fındık politikalarının artık sözle değil, üreticiyi doğrudan koruyacak somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Üreticiden sürekli bahçesine daha iyi bakmasının ve verimi artırmasının istendiğini hatırlatan Karan, üreticinin buna karşılık emeğinin karşılığını alamadığını vurguladı. Karan, “Fındıkta yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Üreticiden verimi artırması isteniyor fakat üretici emeğinin karşılığını alamıyor” ifadelerini kullandı. “TMO FİYATININ ALTINDA FINDIK NEDEN ALINIYOR?” TMO’nun 2026/2027 dönemi için açıkladığı fiyatlara göre 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık ise 250 TL’den alınacak. Buna rağmen serbest piyasada üreticiye TMO’nun açıkladığı fiyatların çok altında teklifler sunulduğuna dikkat çeken Karan, şu soruyu yöneltti: “TMO’nun açıkladığı fiyatın altında fındık neden alınıyor?” TMO’nun açıkladığı rakam özel sektör için bağlayıcı bir yasal asgari fiyat niteliği taşımasa da piyasada önemli bir referans oluşturuyor. Karan, serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek kamu alımlarının piyasada gerçek bir denge unsuru haline gelmesini istedi. GÜBRESİ DE İLACI DA İŞÇİLİĞİ DE PAHALI Üreticinin fındığı dalından çuvala getirene kadar karşılamak zorunda kaldığı bütün maliyetlerin ciddi şekilde arttığını söyleyen Karan; gübre, ilaç, mazot, işçilik ve bahçe bakım giderlerine dikkat çekti. Karan, “Üreticinin gübresi pahalı, ilacı pahalı, işçiliği pahalı, mazotu pahalı, bahçe bakımı pahalı. Üstelik bütün bu maliyetleri üretici kendi cebinden karşılıyor” dedi. Bütün masrafların üretici tarafından karşılanmasına rağmen üreticiden sürekli daha fazla yatırım yapmasının istendiğini dile getiren Karan, fındık politikasındaki temel çelişkiyi şu sözlerle anlattı: “Üreticiye ‘Bahçeye daha iyi bak, verimi artır’ deniliyor. Üretici de ‘Ben verimi artıracağım ama ürünümü maliyetimin altında satacaksam neden bahçeme daha fazla masraf yapayım?’ diye soruyor.” “ÜRETİCİYİ BAHÇEYE KÜSTÜRMEYİN” Düşük fiyat politikasının yalnızca bugünün üreticisini değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretimini de tehdit ettiğini söyleyen Karan, üreticinin bahçeden uzaklaşmasının uzun vadede verim kaybına yol açacağı uyarısında bulundu. Karan, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması halinde bahçe bakımının azalacağını belirterek şöyle konuştu: “Bugün üreticiye düşük fiyat verirseniz yarın bahçede bakım azalır. Gübre ve ilaç kullanımı düşer, gerekli işçilik yapılmaz ve verim geriler. Üreticinin bahçeye küstürülmesi sadece üreticinin değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretiminin de sorunudur.” Fındık bahçelerinde verimi artırmanın yalnızca üreticiye nasihat vermekle mümkün olmayacağını ifade eden Karan, bunun ilk şartının sürdürülebilir bir gelir sağlanması olduğunu vurguladı. “VERİMİN YOLU EMEĞİN KARŞILIĞINI VERMEKTEN GEÇİYOR” Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ticaretindeki stratejik konumunu koruyabilmesi için üreticinin bahçede kalmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Karan, üreticinin zarar ettiği bir sistemde verim artışının beklenemeyeceğini dile getirdi. Karan, “Verimi artırmanın yolu sadece üreticiye nasihat vermek değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını vermektir” dedi. Üreticinin fiyat beklentisinin açık olduğunu belirten Karan, sürdürülebilir bir fiyatın üç temel unsur üzerinden hesaplanması gerektiğini söyledi: “Maliyet, emeğin karşılığı ve sürdürülebilir üretim payı.” TMO’YA YÜKSEK MİKTARDA ALIM ÇAĞRISI Serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların üreticinin emeğini değersizleştirdiğini savunan Karan, TMO’nun yüksek miktarda günlük alım yaparak piyasada güçlü bir aktör olması gerektiğini söyledi. TMO’nun 24 Ağustos’ta alımlara başlayacak olmasının önemli olduğunu kaydeden Karan, Türkiye genelinde açıklanan günlük 5 bin tonluk alım kapasitesinin eksiksiz uygulanmasını istedi. Türkiye genelinde günlük 5 bin tonluk kapasite bilgisi, ziraat odası temsilcilerinin TMO ile yaptıkları görüşmelere dayandırdıkları açıklamalarda da kamuoyuna duyuruldu. Ünye Kent Gazetesi TMO’nun yalnızca fiyat açıklayan değil, açıklanan fiyatı yeterli randevu ve alım kapasitesiyle uygulayan bir kurum olması gerektiğini belirten Karan, güçlü kamu alımının serbest piyasadaki fiyatları da yukarı çekebileceğini ifade etti. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA İSTEMİYOR” Fındık üreticisinin ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını talep ettiğini vurgulayan Karan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Alın terinin karşılığını istiyor.” Karan, üreticiyi korumayan politikaların gelecekte üretim ve verim kaybı olarak ülkenin karşısına çıkacağı uyarısında bulunarak şunları söyledi: “Bugün üreticiyi korumazsanız yarın verimi artıracak üretici bulmakta zorlanırsınız. Fındıkta sorun sadece verim değildir. Asıl sorun, üreticinin emeğinin değerini bulamamasıdır.” “BAHÇEME NEDEN DAHA FAZLA MASRAF YAPAYIM?” Üreticinin artık açıklama ve vaat değil, doğrudan sahaya yansıyacak uygulamalar beklediğini söyleyen Karan, sözlerini üreticinin cevabını beklediği soruyla tamamladı: “Bahçeye neden daha fazla masraf yapayım? Benim fındığımın değeri neden emeğimin karşılığı değil?” Karan’ın açıklaması, TMO alımlarının başlayacağı 24 Ağustos öncesinde gözleri bir kez daha serbest piyasa fiyatlarına ve TMO’nun sahadaki alım gücüne çevirdi. Fındık üreticisinin beklentisi ise net: Söz değil, güçlü alım; vaat değil, emeğinin karşılığı.

KARAN: “TMO’NUN HIZLI ALIMI PİYASAYI REGÜLE EDECEKTİR” Haber

KARAN: “TMO’NUN HIZLI ALIMI PİYASAYI REGÜLE EDECEKTİR”

KARAN: “TMO’NUN HIZLI ALIMI PİYASAYI REGÜLE EDECEKTİR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, açıklanan fındık alım fiyatlarını üretici açısından yetersiz bulduklarını yineleyerek, TMO’nun hızlı ve güçlü bir alım kampanyası yürütmesinin serbest piyasadaki fiyat baskısını kıracağını söyledi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Toprak Mahsulleri Ofisinin 17 Ağustos Pazartesi günü randevu sistemini açacağını, 24 Ağustos Pazartesi günü ise 2026 yılı kabuklu fındık alımlarına başlayacağını hatırlattı. TMO tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıklanmıştı. Karan, bu rakamların üreticinin artan maliyetleri ve beklentileri karşısında yeterli olmadığını bir kez daha dile getirdi. Buna karşın TMO’nun yeni sezonda hızlı ve donanımlı bir alım süreci yürütmeye hazırlanmasını olumlu bulduklarını belirten Karan, kurumun piyasadaki düzenleyici görevini etkin biçimde yerine getirmesinin üreticiyi düşük fiyat karşısında koruyacağını ifade etti. TMO’nun alım tarihleri ve fiyatları kurumun resmî duyurusunda da yer aldı. “GÜNLÜK 5 BİN TONUN ÜZERİNDE ALIM PLANLANIYOR” Edindikleri bilgilere göre TMO’nun ülke genelinde günlük 5 bin tonun üzerinde kabuklu fındık almayı planladığını aktaran Karan, Giresun’un sahil ilçelerinde de üreticinin talebine göre alım merkezleri oluşturulmasının beklendiğini söyledi. Hızlı ilerleyecek bir alım kampanyasının serbest piyasaya doğrudan yansıyacağını savunan Karan, “TMO’nun güçlü biçimde piyasada bulunması, düşük fiyat baskısının kısa sürede kırılmasını ve piyasanın regüle edilmesini sağlayacaktır” dedi. “255 LİRALIK FINDIĞA 190 LİRA VERMEK TİCARİ AHLAKLA BAĞDAŞMAZ” Serbest piyasada fındığa 190 lira seviyesinde fiyat verildiğini belirten Karan, TMO’nun açıkladığı alım fiyatıyla piyasa arasındaki farkı sert sözlerle eleştirdi: “255 lira alım fiyatı açıklanan bir ürüne serbest piyasada yüzde 20-25 daha düşük fiyat belirlemek ticari ahlakla bağdaşmaz. Bu, üreticinin emeğine göz dikmektir.” “FINDIK TEKELLERİ ALIM FİYATINI YOK SAYIYOR” Devletin açıkladığı resmî rekolte ile TMO alım fiyatının bazı büyük alıcılar tarafından dikkate alınmadığını ileri süren Karan, piyasadaki fiyat oluşumunun ilgili kurumlar tarafından yakından incelenmesini istedi. Karan, “TMO’nun açıkladığı fiyatı yok sayarak üreticinin ürününü çok daha düşük rakamlardan almaya çalışanlara karşı ilgili resmî makamları göreve davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. ÜRETİCİYE “ACELE ETMEYİN” ÇAĞRISI Üreticilerden fındıklarını düşük fiyatla satmamalarını isteyen Karan, çağrısını şöyle sürdürdü: “Üreticilerimizden ricamız, ürünlerini açıklanan alım fiyatının altında serbest piyasaya teslim etmemeleridir. İmkânı olan üreticimiz acele etmemeli, TMO’nun randevu ve alım sürecini değerlendirmelidir. Tercihlerini üreticinin emeğini koruyacak kanallardan yana kullanmalıdır.”

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Haber

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yayımladığı açık mektupta, TMO’nun 2026/2027 sezonu için duyurduğu fındık alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Karan, mektubunda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığı görüşünü dile getirdi. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve diğer üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Karan, açıklanan fiyatların üreticinin mali koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınmasını talep etti. “FINDIK KARADENİZ’İN EKMEĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Karan, ürünün Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce, Sakarya ve bütün Karadeniz için temel geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Karan, “Karadeniz’in dik yamaçlarında, yağmurun ve güneşin altında alın teriyle fındık yetiştiren üretici bugün ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır” dedi. Türkiye’nin fındık ihracatından önemli miktarda döviz geliri elde ettiğini belirten Karan, bu gelirin temelini oluşturan üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını savundu. “ÜRETİCİ LÜTUF DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Üreticinin her sezon benzer fiyat tartışmalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karan, açık mektubunda şu sorulara yer verdi: “Dünya fındığının büyük bölümünü üreten Türkiye, neden kendi fındığının fiyatını belirleyemiyor? Neden üretici maliyetlerin altında ezilirken fındığın asıl değerini başkaları belirliyor? Neden fındık üreticisi her sezon aynı fiyat tartışmasını yaşamak zorunda bırakılıyor?” KALICI FINDIK POLİTİKASI ÇAĞRISI Karadeniz’deki üreticilerin yalnızca yıllık fiyat açıklaması değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir fındık politikası beklediğini kaydeden Karan, taleplerini şöyle sıraladı: TMO’nun gerektiğinde piyasaya güçlü şekilde müdahale etmesi,Üretim giderlerini dikkate alan gerçekçi bir taban fiyat uygulanması,Fındık piyasasında rekabetin güçlendirilmesi,Üreticinin piyasa baskısı karşısında korunması,Üreticinin emeğinin karşılığını almasının sağlanması. “BAHÇELERİN BOŞ KALMASI KARADENİZ’İN KAYBI OLUR” Fındık üreticisinin yeterli gelir elde edememesi durumunda bahçelerin geleceğinin tehlikeye gireceğini savunan Karan, “Bugün fındık üreticisi kazanamazsa yarın bu bahçeler boş kalacaktır. Boş kalan bahçe sadece bir tarım alanının kaybı değildir; Karadeniz’in geleceğinin kaybıdır” ifadelerini kullandı. Bir üreticinin yılda yalnızca bir kez ürün aldığını ve bu gelirle bütün yıl geçinmeye çalıştığını hatırlatan Karan, fiyattaki birkaç liralık değişikliğin dahi bölgedeki çok sayıda ailenin ekonomik hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. “FINDIK FİYATINI YENİDEN DEĞERLENDİRİN” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fındık üreticisinin taleplerine karşılık verecek bir irade beklediklerini ifade eden Karan, açık mektubunu şu sözlerle tamamladı: “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Karadeniz’in fındık bahçelerinde bugün sadece fındık değil, üreticinin umudu da yetişiyor. O umudu söndürmeyin. Fındık üreticisinin sesine kulak verin.”

KARAN: “AÇIKLANAN RAKAM TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Haber

KARAN: “AÇIKLANAN RAKAM TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR”

KARAN: “AÇIKLANAN RAKAM TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, 2026 yılı için açıklanan fındık alım fiyatlarının üretim maliyetlerinin ve ekonomik şartların gerisinde kaldığını belirterek, “Bu rakam tekelcilerin ekmeğine yağ sürer, üretici için yıkımdır” dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Giresun kalite fındık için 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarına üretici kesiminden tepkiler sürüyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, açıklanan fiyatların üreticilerin beklentisini karşılamadığını söyledi. Kamuoyunda kilogram başına en az 300 liralık fiyat beklentisi oluştuğunu hatırlatan Karan, belirlenen rakamın maliyetlerin ve mevcut ekonomik koşulların gerisinde kaldığını savundu. “BU FİYAT ÜRETİCİ İÇİN YIKIMDIR” Karan, açıklanan fiyatın üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Açıklanan 2026 yılı fındık alım fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Belirlenen rakam, maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır. Bu fiyat yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecektir. Üretici için açıklanan rakam tam anlamıyla bir yıkımdır.” 240 LİRALIK FİYAT ÖNERİSİ İDDİASINA TEPKİ Bazı bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kilogram başına 240 liralık fiyat önerdiği yönündeki iddiaları da değerlendiren Karan, söz konusu öneriye sert tepki gösterdi. Karan, “Eğer böyle bir teklif sunulduysa, bu fındık üreticisinin beklentilerinden ne kadar uzaklaşıldığını gösterir. Üreticinin maliyetlerini ve içinde bulunduğu şartları karşılamayan bir rakamın önerilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Böyle bir öneride bulunanlar üreticinin karşısına çıktıklarında bunu açıklamak zorundadır” dedi. “ÜRETİCİ BAHÇEYE GİRMEYİ SORGULAR HALE GELDİ” Açıklanan fiyatın üreticinin emeğini ve artan girdi maliyetlerini karşılamadığını savunan Karan, çiftçilerin üretimden uzaklaşma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Karan, “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girip girmemeyi dahi sorgular hale geldik. Bundan sonraki süreçte takdir fındık üreticilerinindir” ifadelerini kullandı.

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM Haber

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM

KARAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATI TAM BİR YIKIM KARAN’DAN KARAN’DAN 255 TL’LİK FINDIK FİYATINA SERT TEPKİ: ÜRETİCİ İÇİN TAM BİR YIKIM Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı fındık alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Açıklanan fiyat tam bir hayal kırıklığıdır. Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürer” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026-2027 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, levant kalite fındığın kilogramı ise 250 TL olarak açıklandı. Karara Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan sert tepki geldi. Doğudan batıya bütün fındık üreticileri adına konuştuğunu belirten Karan, açıklanan fiyatların üretim maliyetlerinden ve mevcut ekonomik şartlardan uzak olduğunu söyledi. “AÇIKLANAN FİYAT TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Karan, fiyat kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Doğudan batıya tüm fındık üreticileri adına ifade etmek isteriz ki açıklanan 2026 yılı fındık taban fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Giresun kalite fındık için belirlenen 255 TL, levant kalite için belirlenen 250 TL taban fiyat; maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır.” “BU FİYAT TEKELCİLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER” Açıklanan rakamların üreticiden çok piyasadaki güçlü alıcıların işine yarayacağını savunan Karan, “Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecek bir fiyattır” dedi. Üreticinin ve kamuoyunun en az 300 TL taban fiyat beklentisi içinde olduğunu vurgulayan Karan, belirlenen fiyatın geçen sezon serbest piyasada oluşan rakamların da yaklaşık 100 TL altında kaldığını ileri sürdü. Karan, “Üreticinin ve toplumun en az 300 TL beklenti içinde olduğu bir ortamda, üstelik geçen sezonun serbest piyasa fiyatının yaklaşık 100 TL altında kalan bu taban fiyat, fındık üreticisi için tam anlamıyla bir yıkımdır” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE “240 TL” TEPKİSİ Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 240 TL taban fiyat önerdiği yönündeki iddialara da tepki gösteren Karan, böyle bir teklifin üreticinin beklentileriyle bağdaşmadığını söyledi. Karan, “Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanımıza 240 TL taban fiyat teklifi sunduğu iddiası, fındık üreticisine yapılmış bir ihanettir” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddianın doğru olması hâlinde açıklanan rakamın şaşırtıcı olmayacağını savunan Karan, “Bu teklif karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine 10 TL daha koyarak fiyat belirlemesi gayet normaldir” dedi. “ÜRETİCİNİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?” Karan, 240 TL teklif sunduğu ileri sürülen milletvekillerine yönelik eleştirisini şöyle sürdürdü: “Fındık taban fiyatı için 240 TL isteyen bu milletvekillerinin üreticinin yüzüne nasıl bakacağı, üreticinin yanına nasıl gideceği merak konusudur.” “BAHÇEYE GİRMEMEYİ BİLE DÜŞÜNÜR HÂLE GELDİK” Açıklanan fiyatın üreticinin hasat kararını dahi etkileyebilecek düzeyde olduğunu dile getiren Karan, fındık üreticilerinin tepkisini şu sözlerle aktardı: “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girmemeyi bile düşünür hâle geldik. Takdir tüm üreticilerimizindir.” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı fındık alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Açıklanan fiyat tam bir hayal kırıklığıdır. Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürer” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından 2026-2027 sezonu için Giresun kalite kabuklu fındığın kilogramı 255 TL, levant kalite fındığın kilogramı ise 250 TL olarak açıklandı. Karara Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan sert tepki geldi. Doğudan batıya bütün fındık üreticileri adına konuştuğunu belirten Karan, açıklanan fiyatların üretim maliyetlerinden ve mevcut ekonomik şartlardan uzak olduğunu söyledi. “AÇIKLANAN FİYAT TAM BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR” Karan, fiyat kararına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Doğudan batıya tüm fındık üreticileri adına ifade etmek isteriz ki açıklanan 2026 yılı fındık taban fiyatı tam bir hayal kırıklığıdır. Giresun kalite fındık için belirlenen 255 TL, levant kalite için belirlenen 250 TL taban fiyat; maliyetlerden ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlardan çok uzaktır.” “BU FİYAT TEKELCİLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRER” Açıklanan rakamların üreticiden çok piyasadaki güçlü alıcıların işine yarayacağını savunan Karan, “Bu rakam yalnızca tekelcilerin ekmeğine yağ sürecek bir fiyattır” dedi. Üreticinin ve kamuoyunun en az 300 TL taban fiyat beklentisi içinde olduğunu vurgulayan Karan, belirlenen fiyatın geçen sezon serbest piyasada oluşan rakamların da yaklaşık 100 TL altında kaldığını ileri sürdü. Karan, “Üreticinin ve toplumun en az 300 TL beklenti içinde olduğu bir ortamda, üstelik geçen sezonun serbest piyasa fiyatının yaklaşık 100 TL altında kalan bu taban fiyat, fındık üreticisi için tam anlamıyla bir yıkımdır” ifadelerini kullandı. MİLLETVEKİLLERİNE “240 TL” TEPKİSİ Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 240 TL taban fiyat önerdiği yönündeki iddialara da tepki gösteren Karan, böyle bir teklifin üreticinin beklentileriyle bağdaşmadığını söyledi. Karan, “Bölge milletvekillerinin Cumhurbaşkanımıza 240 TL taban fiyat teklifi sunduğu iddiası, fındık üreticisine yapılmış bir ihanettir” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu iddianın doğru olması hâlinde açıklanan rakamın şaşırtıcı olmayacağını savunan Karan, “Bu teklif karşısında Sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine 10 TL daha koyarak fiyat belirlemesi gayet normaldir” dedi. “ÜRETİCİNİN YÜZÜNE NASIL BAKACAKLAR?” Karan, 240 TL teklif sunduğu ileri sürülen milletvekillerine yönelik eleştirisini şöyle sürdürdü: “Fındık taban fiyatı için 240 TL isteyen bu milletvekillerinin üreticinin yüzüne nasıl bakacağı, üreticinin yanına nasıl gideceği merak konusudur.” “BAHÇEYE GİRMEMEYİ BİLE DÜŞÜNÜR HÂLE GELDİK” Açıklanan fiyatın üreticinin hasat kararını dahi etkileyebilecek düzeyde olduğunu dile getiren Karan, fındık üreticilerinin tepkisini şu sözlerle aktardı: “Açıklanan fiyat karşısında üreticiler olarak bahçeye girmemeyi bile düşünür hâle geldik. Takdir tüm üreticilerimizindir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.