Hava Durumu

#Giresun

giresunsonhaber - Giresun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİYATRO SAHNESİNDE KAHKAHA DOLU BİR GECE GİRESUN’U BEKLİYOR Haber

TİYATRO SAHNESİNDE KAHKAHA DOLU BİR GECE GİRESUN’U BEKLİYOR

TİYATRO SAHNESİNDE KAHKAHA DOLU BİR GECE GİRESUN’U BEKLİYOR Türk tiyatrosunun unutulmaz komedilerinden “7 Kocalı Hürmüz”, seyirciyle bu kez Giresun’da buluşuyor. Renkli kostümleri, kalabalık kadrosu ve müzikli sahneleriyle dikkat çeken oyun, izleyicilere hem nostaljik hem de bol kahkahalı bir akşam vaat ediyor. 1800’lü yılların sonlarında İstanbul Taşkasap’ta geçen hikâyede, Hürmüz isimli genç bir kadın, farklı meslek gruplarından altı erkekle yasal olmayan evlilikler yaparak hayatını sürdürür. Haftanın her günü başka bir “kocayı” ağırlayan Hürmüz, hem gönülleri hoş tutar hem de ekonomik sıkıntılarını bu yolla çözer. Ancak işler, gönlünü bir doktora kaptırmasıyla karışır. Doktorun da Hürmüz’e âşık olmasıyla birlikte olaylar içinden çıkılmaz, bir o kadar da eğlenceli bir hâl alır. Geleneksel Türk komedya geleneğinin en sevilen eserlerinden biri olan oyun; dansları, şarkıları ve tempolu sahneleriyle adeta bir müzikal tadı sunuyor. Geniş oyuncu kadrosu ve görsel zenginliğiyle sahneye taşınan yapım, tiyatroseverleri geçmişe doğru masalsı bir yolculuğa çıkarıyor. Yönetmen koltuğunda Cantuğ Turay’ın oturduğu oyun, 12 yaş ve üzeri izleyicilere hitap ediyor. Yaklaşık 2 saat 20 dakika süren gösteri, hem klasik metni hem de sahne enerjisiyle dikkat çekiyor. “7 Kocalı Hürmüz”, 9 Şubat Pazartesi akşamı saat 19.30’da Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Merkezi sahnesinde izleyici karşısına çıkacak. Şehrin kültür sanat takviminde öne çıkan etkinliklerden biri olarak gösterilen oyun için biletlerin yoğun ilgi gördüğü belirtiliyor. Kahkaha, müzik ve bol entrika vadeden bu klasik hikâye, Giresun’da tiyatro keyfi yaşamak isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat sunuyor. Şehir, bir akşamlığına Taşkasap’ın neşeli karmaşasına sahne olacak. biletleri https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/yedikocali-hurmuz-atf adresinden satınalabilirsiniz. https://biletinial.com/tr-tr/tiyatro/yedikocali-hurmuz-atf

DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA DOĞAYA CAN SUYU Haber

DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA DOĞAYA CAN SUYU

DÜNYA SULAK ALANLAR GÜNÜ’NDE GİRESUN’DA DOĞAYA CAN SUYU Tirebolu’da su kuşları ve balıklar beslendi, sulak alanların hayati önemi vurgulandı GİRESUN — 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Giresun Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından düzenlenen farkındalık etkinliği, doğanın kalbi sayılan sulak alanlara dikkat çekti. Tirebolu ilçesinde gerçekleştirilen çalışmada su kuşları ve balıklar için besleme yapılarak ekosistemin bütünlüğüne vurgu yapıldı. Etkinlik; Tirebolu Hamam Mahallesi Kumyalı Mevkii ile Harşit Vadisi güzergâhında gerçekleştirildi. Doğal yaşam alanlarında yapılan besleme çalışması, özellikle kış aylarında besin bulmakta zorlanan su kuşları için destek niteliği taşıdı. SULAK ALANLAR: DOĞANIN GİZLİ KAHRAMANLARI Uzmanlara göre sulak alanlar yalnızca kuşların konaklama noktası değil; aynı zamanda su döngüsünün düzenlenmesi, taşkınların önlenmesi, yeraltı sularının beslenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması açısından da kritik rol oynuyor. Dünya genelinde her yıl milyonlarca hektar sulak alan yok olurken, bu kayıp; kuş göç yollarından balık popülasyonlarına, iklim dengesinden tarımsal üretime kadar geniş bir zinciri etkiliyor. Türkiye ise üç kıtanın kesişiminde yer alması nedeniyle yüzlerce kuş türü için hayati öneme sahip sulak alanlara ev sahipliği yapıyor. Karadeniz kıyıları ve akarsu vadileri ise göç rotaları üzerinde bulunan en önemli doğal koridorlar arasında yer alıyor. GİRESUN’DA DOĞAL YAŞAMA ORTAK DESTEK Tirebolu’daki etkinliğe bölgedeki sivil paydaşlar da destek verdi. Tirebolu Balıkçılık Derneği, Tirebolu Avcılar ve Atıcılar Derneği ve Tirebolu Su Ürünleri Kooperatifi çalışmaya katkı sunarak sulak alanların korunmasına yönelik toplumsal duyarlılığın güçlenmesine destek oldu. Yetkililer, sulak alanların yalnızca yaban hayvanları için değil; temiz su kaynaklarının devamlılığı, balıkçılık faaliyetleri ve bölgesel iklim dengesi açısından da yaşamsal önemde olduğunu vurguladı. “SULAK ALANLAR DOĞANIN SİGORTASIDIR” Müdürlük tarafından yapılan açıklamada, sulak alanların kirletilmemesi, doğal yapısının bozulmaması ve su canlılarının yaşam alanlarının korunması için vatandaşların daha hassas davranması gerektiği belirtildi. Açıklamada şu mesaj öne çıktı: “Sulak alanlar doğanın sigortasıdır. Bu alanları korumak; kuşları, balıkları, suyu ve geleceğimizi korumaktır.” Giresun’da sulak alanların korunmasına ve yaban hayatının desteklenmesine yönelik çalışmaların yıl boyunca devam edeceği bildirildi.

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

ÇITLAKKALE’DE MEYDAN DÜZENLEMESİ SAHADA İNCELENDİ Haber

ÇITLAKKALE’DE MEYDAN DÜZENLEMESİ SAHADA İNCELENDİ

ÇITLAKKALE’DE MEYDAN DÜZENLEMESİ SAHADA İNCELENDİ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Çıtlakkale Mahallesi’nde yapımı süren meydan düzenleme çalışmalarını yerinde inceleyerek teknik ekipten projenin ilerleyişine ilişkin bilgi aldı. İnceleme sırasında mahalle muhtarı Müjdat Kıldacı da hazır bulundu. Toplam 606 metrekarelik alan üzerinde planlanan proje; zemin yenileme, çevre düzenlemesi, oturma grupları ve peyzaj uygulamalarını kapsıyor. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte mahallenin merkezinde hem estetik hem de işlevsel bir kamusal buluşma noktası oluşturulması hedefleniyor. “MAHALLELERİMİZDE YAŞAM ALANLARINI GÜÇLENDİRİYORUZ” Saha incelemesi sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Köse, kent genelinde kamusal alanları daha güvenli, düzenli ve nitelikli hale getirmek için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Köse, vatandaşların günlük yaşamda rahatça vakit geçirebileceği alanların artırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Çıtlakkale Meydanı’nın tamamlandığında bölgeye değer katacağını ifade eden Köse, proje kapsamında oluşturulacak donatı alanıyla mahallenin sosyal yaşamının da canlanacağını dile getirdi. Mahalle ölçeğinde yapılan bu tür düzenlemelerin, kent bütününde yaşam kalitesini doğrudan etkilediğine dikkat çekildi. Projenin tamamlanmasının ardından Çıtlakkale Mahallesi sakinlerinin daha düzenli, konforlu ve modern bir açık alan kazanması bekleniyor. Kent içinde insan odaklı mekân üretme yaklaşımı, belediyenin önümüzdeki dönemde de benzer mahalle projeleriyle devam edecek gibi görünüyor.

BERAT GECESİ GİRESUN’DA DUALARLA İDRAK EDİLDİ Haber

BERAT GECESİ GİRESUN’DA DUALARLA İDRAK EDİLDİ

BERAT GECESİ GİRESUN’DA DUALARLA İDRAK EDİLDİ Rahmet, af ve arınma gecesinde camiler doldu, gönüller semaya açıldı Ramazan ayının müjdecisi olarak kabul edilen Berat Gecesi, Giresun’da manevi bir atmosfer içinde idrak edildi. Üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 15’inci gecesine denk gelen mübarek gecede vatandaşlar camilere akın etti, düzenlenen programlara yoğun ilgi gösterdi. Giresun genelindeki camilerde akşam namazından itibaren başlayan programlarda Kur’an-ı Kerim tilavetleri, salavatlar, tesbihatlar ve ilahiler okundu. Cemaat, gece boyunca yapılan dualarla hem bireysel hem de toplumsal huzur için niyazda bulundu. Ellerin semaya, kalplerin rahmete açıldığı gecede camiler dolup taştı. Giresun İl Müftülüğü tarafından Hacı Miktat Camii’nde düzenlenen özel program ise gecenin en yoğun katılımlı buluşmalarından biri oldu. Programda din görevlileri tarafından Kur’an-ı Kerim tilavet edildi, mevlitten bölümler okundu ve cemaatle birlikte dualar edildi. Programa katılan Selçuk Kılıçbay, Berat Gecesi’nin İslam dünyasındaki yerine dikkat çekerek bu gecenin sadece bir ibadet vakti değil, aynı zamanda derin bir iç muhasebe zamanı olduğunu vurguladı. Kılıçbay, üç ayların insan ruhunu arındıran, kalbi yumuşatan ve hayatı yeniden gözden geçirmeye vesile olan müstesna zamanlar olduğunu belirtti. Berat’ın kelime anlamı itibarıyla “kurtuluş, arınma ve temize çıkma” anlamlarına geldiğini hatırlatan Kılıçbay, bu gecenin affedilme ümidiyle yapılan duaların, tövbelerin ve samimi yönelişlerin gecesi olduğunu ifade etti. Kur’an ve sünnet rehberliğinde bir hayat sürmenin önemine değinen Kılıçbay, kırılan gönüllerin onarılması, helalleşme ve kul hakkından sakınma çağrısında bulundu. Müftü Kılıçbay, yaptığı duada sadece bireysel bağışlanma için değil, aynı zamanda dünyada zulüm gören Müslümanlar ve tüm mazlumlar için de niyazda bulundu. Berat Gecesi dolayısıyla düzenlenen manevi programlar yalnızca camilerle sınırlı kalmadı. Vaizler, din görevlileri ve manevi danışmanlar tarafından huzurevleri, cezaevleri, kadın konuk evleri, çocuk evleri, KYK yurtları ve engelli bakım merkezlerinde de özel buluşmalar gerçekleştirildi. Böylece gecenin manevi iklimi toplumun her kesimine ulaştırıldı. Öte yandan 15 Temmuz Şehitler Camii’nde kadınlara yönelik özel bir Berat Gecesi programı düzenlendi. Kadın cemaatin yoğun ilgi gösterdiği programda vaazlar, dualar ve Kur’an tilaveti yer aldı. Berat Gecesi, Giresun’da bir kez daha sadece bireysel ibadetlerin değil; birlik, merhamet ve toplumsal dayanışma duygularının da güç kazandığı müstesna bir gece olarak hafızalara kazındı. Manevi arınmanın, affın ve yeniden başlangıcın sembolü olan bu kutlu gece, Ramazan’a doğru gönülleri hazırlayan güçlü bir durak oldu.

GİRESUN’UN BAĞRINA DEV MADEN GENİŞLEMESİ Haber

GİRESUN’UN BAĞRINA DEV MADEN GENİŞLEMESİ

GİRESUN’UN BAĞRINA DEV MADEN GENİŞLEMESİ Atık Barajı Büyüyor, Risk Haritası Kabarıyor Giresun’un Doğankent, Tirebolu ve Görele ilçelerine yayılan metal madenciliği sahasında planlanan kapasite artışı, yayımlanan Nihai ÇED Raporu ile resmiyet kazandı. Dosya; yeraltı maden ocaklarının, flotasyon (cevher zenginleştirme) tesisinin ve özellikle maden atık depolama tesisinin genişletileceğini ortaya koyuyor. Bu tablo, sıradan bir üretim artışından çok daha fazlasına işaret ediyor: Bölgenin su havzaları, orman varlığı ve kırsal yaşamı üzerinde uzun soluklu baskı yaratacak bir endüstriyel yoğunlaşma. ÇED dosyasında büyüyen sadece üretim değil; depolanacak atık hacmi de katlanıyor. TEHLİKELİ ATIK NİTELİĞİNDE DEV DEPOLAMA ALANI Rapor, flotasyon süreci sonrası oluşan atıkların depolanacağı tesisin kapasitesinin artırılacağını açıkça ortaya koyuyor. Bu atıklar mevzuat kapsamında özel işleme tabi ve potansiyel olarak tehlikeli kategoride değerlendiriliyor. İnce taneli, kimyasal işlem görmüş ve ağır metal içerebilen bu atıkların depolanacağı yapı, projenin çevresel risk merkezini oluşturuyor. Bu tür tesisler teknik olarak “atık depolama” olarak adlandırılsa da, içerikleri itibarıyla birer kimyasal risk barajı niteliği taşıyor. Asıl tehlike görünmeyen suda: Sızıntı ve asit üretimi ihtimali. ASİT KAYA DRENAJI: ZAMANLA BÜYÜYEN KİMYASAL TEHDİT ÇED raporunda da ayrı başlık altında yer alan asit kaya drenajı, sülfürlü kayaçların su ve oksijenle teması sonucu asit oluşması ve bu asidin ağır metalleri çözerek suya taşıması süreci olarak tanımlanıyor. Bu süreç başladığında: Yeraltı suları ağır metal yüküyle kirlenebiliyor Derelere asidik ve metal yüklü sular karışabiliyor Tarımsal sulama ve içme suyu kaynakları tehdit altına girebiliyor Bu riskin en çarpıcı yönü, maden işletmesi sürerken değil, yıllar sonra ortaya çıkabilmesi. ÇED dosyası bu ihtimali teknik olarak kabul ediyor; kontrol ve izleme sistemleri öngörüyor. Ancak bilimsel gerçek şu: Bu tür kimyasal süreçler durdurulamaz, ancak yönetilmeye çalışılır. Karadeniz’in yağışı, atık sahasının yükünü artırıyor. SU HAVZALARI VE DERELERLE İÇ İÇE BİR MADENCİLİK Rapor, proje alanının çok sayıda dere ve mikro havza ile ilişkili olduğunu, hidrolojik ve hidrojeolojik bağlantıların bulunduğunu ortaya koyuyor. Yüzey suları ve yeraltı suları için izleme sistemleri planlanmış olsa da, olası bir kirlenme senaryosunda etkinin sadece tesis sınırlarında kalmayacağı açık. Yüksek yağışlı Karadeniz coğrafyasında: Yüzey akışı artıyor İnce taneli atıklar taşınabiliyor Kirleticiler dere sistemlerine karışabiliyor Bu durum, bölgesel su kalitesi üzerinde zincirleme etki riski anlamına geliyor. Heyelan kuşağında atık barajı: Doğa ile mühendislik karşı karşıya. HEYELAN, TAŞKIN VE DEPREM GERÇEĞİ ÇED raporunda jeolojik yapı, heyelan riski, taşkın olasılığı ve depremsellik başlıkları detaylı şekilde ele alınmış. Bölgenin dik topoğrafyası, ayrışmış kayaç yapısı ve yoğun yağış rejimi, doğal afet hassasiyetini artırıyor. Bu koşullarda büyük hacimli bir atık depolama tesisinin güvenliği yalnızca projelendirme kalitesiyle değil, doğal sınırlarla da belirleniyor. Dünya örnekleri, benzer tesislerin en büyük kırılganlığı aşırı doğa olayları sırasında yaşadığını gösteriyor. Orman kaybı sadece ağaç değil, ekosistem zincirinin kopması demek. ORMAN, YABAN HAYATI VE TARIM ALANLARI ÇED dosyasında flora, fauna, orman alanları ve tarımsal faaliyetler ayrı başlıklarda incelenmiş durumda. Proje sahası ve çevresinde orman ekosistemlerinin bulunduğu, yaban hayatı habitatlarının etkileneceği ve tarım alanlarının dolaylı risk altında olabileceği belirtiliyor. Toz yayılımı, gürültü ve özellikle su kirliliği ihtimali: Fındık bahçeleri Sebze üretimi Hayvancılık faaliyetleri üzerinde uzun vadeli belirsizlik yaratıyor. Ağır metallerin toprak ve su yoluyla gıda zincirine girme riski, çevre meselesini doğrudan halk sağlığı boyutuna taşıyor. Ekonomik katkı geçici, çevresel yük kalıcı. İSTİHDAM VE GERÇEK MALİYET Rapor, projenin istihdam yaratacağını ve yerel ekonomiye katkı sağlayacağını belirtiyor. Ancak madencilik projelerinde sık görülen gerçeklik değişmiyor: Ekonomik hareketlilik işletme süresiyle sınırlı kalırken, çevresel yük uzun yıllar boyunca varlığını sürdürüyor. Maden kapandıktan sonra geride kalacak olan: Geniş bir atık depolama sahası Uzun süre izlenmesi gereken su sistemleri Doğal yapısı değişmiş bir arazi oluyor. Rehabilitasyon planları dosyada yer alsa da, ekosistemlerin eski haline dönmesi değil, yalnızca risklerin azaltılması mümkün. GİRESUN İÇİN STRATEJİK BİR ÇEVRE KARARI Bu kapasite artışı dosyası, hukuken bir ÇED süreci belgesi olabilir. Ancak pratikte, Giresun’un su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamı üzerinde onlarca yıl etkisi sürebilecek bir sanayi genişlemesinin resmi kaydı niteliğini taşıyor. Büyüyen maden sahasıyla birlikte büyüyen şey yalnızca üretim değil; kimyasal risk, jeoteknik hassasiyet ve ekolojik baskı da aynı oranda artıyor. Bu tablo, madenciliğin teknik sınırlarını aşan, doğrudan kamu yararı ve çevresel gelecek tartışmasının merkezine oturan bir süreç olarak değerlendirlmelidir.

CIMBIRLIK’TA 50 KİŞİLİK GRUPLA KAR YÜRÜYÜŞÜ Haber

CIMBIRLIK’TA 50 KİŞİLİK GRUPLA KAR YÜRÜYÜŞÜ

CIMBIRLIK’TA 50 KİŞİLİK GRUPLA KAR YÜRÜYÜŞÜ Giresun Doğa Sporları Kulübü (GİDOSK), sezonun ilk etkinliğini Cımbırlık Doğa Yürüyüşü ile gerçekleştirdi. Yaklaşık 50 doğaseverin katıldığı etkinlikte grup, yoğun kar örtüsü altında belirlenen parkuru güvenli şekilde tamamladı. Karla kaplı orman dokusu, sis geçişleri ve beyaz örtü altındaki patikalar yürüyüşe görsel bir şölen kattı. Katılımcılar, yürüyüş boyunca hem doğayı gözlemleme hem de kış şartlarında doğa yürüyüşü deneyimi kazanma fırsatı buldu. Molalarda çekilen fotoğraflar ise etkinliğin hafızasını oluşturdu. İKİNCİ DURAK: ORDU’DA ÇAMBAŞI KAYAK KEYFİ Kulübün ikinci etkinliği, Ordu’da bulunan Çambaşı Kayak Merkezi’nde düzenlenen kayak faaliyeti oldu. Katılımcılar gün boyunca pistte kayak yaparak kış sporlarının keyfini yaşadı. Organizasyon, planlı akış ve güvenlik tedbirleri sayesinde sorunsuz tamamlandı. Hem amatör hem deneyimli sporcular için uygun koşullar sunan etkinlik, kulüp üyelerinin dayanışma ve birlikte hareket etme kültürünü pekiştirdi. GİDOSK BAŞKANI AHMET KILIÇ: “AYNI RUHLA BİR ARADAYDIK” GİDOSK Başkanı Ahmet Kılıç, iki etkinliğin ardından yaptığı değerlendirmede doğa sporlarının birleştirici yönüne dikkat çekti. Kılıç, dağ yürüyüşü ile kayak etkinliğinin aynı topluluk ruhunu yansıttığını belirterek, önümüzdeki haftalarda da benzer organizasyonların süreceğini ifade etti. KARADENİZ’DE KIŞ, SPORLA CANLANIYOR GİDOSK’un yürüyüş ve kayak organizasyonları ile Ordu’daki yayla festivalleri birlikte değerlendirildiğinde, Karadeniz’de kış mevsiminin artık durağan değil hareketli geçtiği görülüyor. Dağ patikalarında atılan adımlar ile kayak pistlerinde bırakılan izler, bölgenin dört mevsim turizm potansiyelinin sahadaki yansımaları olarak öne çıkıyor. Doğa sporları kulüpleri ile yerel yönetimlerin eş zamanlı etkinlikleri, hem spor kültürünü yaygınlaştırıyor hem de kış turizmine canlılık kazandırıyor. Kar, bu kez hayatı durdurmuyor; aksine insanları doğada buluşturan ortak bir zemine dönüşüyor.

GİRESUN’DA  HIRÇIN DERELER DİZGİNLENİYOR Haber

GİRESUN’DA HIRÇIN DERELER DİZGİNLENİYOR

Doğu Karadeniz’in asi dereleriyle uğraşmak, doğayla bilek güreşi yapmak gibidir. Yağmur burada romantik değil; bazen düpedüz organize bir saldırı planı gibi iner. İşte tam bu noktada Devlet Su İşleri (DSİ) sahaya iniyor ve Giresun’u merkeze alan yoğun bir taşkınla mücadele programı yürütüyor. DOĞU KARADENİZ’İN HIRÇIN DERELERİ DİZGİNLENİYOR, GİRESUN’DA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yürüttüğü makinalı dere ıslah ve taşkın önleme çalışmaları kapsamında Giresun’da da yoğun bir faaliyet sürdürüyor. Bölgenin yüksek yağış rejimi nedeniyle sık sık taşkın riskiyle karşı karşıya kalan yerleşim alanlarında, dere yatakları temizleniyor, bentler güçlendiriliyor ve akış güvenliği artırılıyor. Mehmet Akif Balta yaptığı açıklamada, Doğu Karadeniz’de yürütülen çalışmaların temel amacının can ve mal güvenliğini korumak olduğunu belirtti. Balta, özellikle ani ve şiddetli yağışların arttığı son yıllarda, dere yataklarının düzenli temizlenmesi ve ıslahının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. GİRESUN’DA 63 NOKTADA MÜDAHALE DSİ verilerine göre 2025 yılı içinde Trabzon Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan illerde toplam 278 noktada makinalı dere çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmaların 63’ü Giresun’da yapıldı. Yürütülen faaliyetler arasında dere yataklarının genişletilmesi, rusubat temizliği, akışa engel olan malzemelerin kaldırılması ve bent temizlikleri yer aldı. Yetkililer, Giresun’un özellikle ani sağanaklara açık vadilerinde ve yerleşim yerlerine yakın dere kesimlerinde önleyici müdahalelerin önceliklendirildiğini ifade ediyor. “YEŞİL KARINCALAR” SAHADA DSİ Genel Müdürü Balta, sahada görev yapan iş makinelerini “yeşil karıncalar” olarak nitelendirerek, bölgenin zorlu coğrafyasında yoğun bir çalışma yürütüldüğünü söyledi. DSİ ile AFAD arasında imzalanan “Sel ve Taşkın Risk Azaltma Protokolü” kapsamında kuruma kazandırılan yeni makinelerin de Giresun dahil Doğu Karadeniz illerinde aktif olarak kullanıldığı belirtildi. Bu ekipman desteği sayesinde dere ıslahı ve bent temizliklerinin daha hızlı ve etkili şekilde yapıldığı vurgulandı. AMAÇ: YAĞMUR AFETE DÖNÜŞMESİN DSİ yetkilileri, çalışmaların idari imkanlar doğrultusunda aralıksız süreceğini belirterek temel hedefin net olduğunu ifade ediyor: Rahmet olan yağmurun afete dönüşmemesi. Giresun’da sürdürülen dere ıslah ve taşkın önleme çalışmalarıyla hem yerleşim alanlarının korunması hem de tarım arazilerinin zarar görmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Bölgedeki su yapılarının artmasının ise uzun vadede tarımsal üretime ve kırsal yaşamın güvenliğine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Doğu Karadeniz’de suyla mücadele bitmez; sadece yöntemler gelişir. Bilim, mühendislik ve planlama devreye girdiğinde ise doğanın hırçınlığı bile bir ölçüde terbiye edilebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.