Hava Durumu

#Giresun

giresunsonhaber - Giresun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Haber

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR

HAMZA BÖLÜK: FINDIKTA YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan Karadeniz Ekonomi programında gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtladı. Bölük, bu sezon fındıkta rekolte düşüşünün fiyatı hızla yukarı taşıdığını, ancak aynı dönemde Türkiye’nin ihracatta sert daralma yaşadığını söyledi; Şili başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin büyümesinin Türk fındığı için doğrudan rekabet baskısı oluşturduğunu vurguladı. Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, programın başında fındık camiasının önemli isimlerinden eski Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Aslantürk’ü andı. Bölük, Aslantürk’ün üretici, ticaret ve sektör üzerine yoğun çalışan bir isim olduğunu söyledi; yerine kolay doldurulamayacak bir kayıp yaşandığını ifade etti. “BU SEZON ÖZEL VE ZOR BİR SEZON OLDU” Hamza Bölük, 2025-2026 sezonunu “özel bir sezon” olarak tanımladı. Rekolte düşünce fiyatın doğal olarak yükseldiğini, ancak bu kez artışın çok kısa sürede ve çok sert yaşandığını belirten Bölük, hasat başladıktan 15 gün sonra fındığın yüzde 100 prim yaptığını, bu tabloyu yönetmenin de çok zor hale geldiğini söyledi. Bölük, ticaret grubu açısından da sezonun son derece zor geçtiğini anlattı. Programda Murat Gürsoy, sezonun TMO’nun 200 liralık fiyat açıklamasıyla başladığını, eylül ayında fiyatların zirve gördüğünü ve kimi piyasalarda 350 liraya kadar yükseldiğini, ardından da sert düşüş yaşandığını hatırlattı. Bölük, bu çerçevede yaşananları rekolte daralması, ani fiyat yükselişi ve ihracat kaybı ekseninde değerlendirdi. İHRACATTA YÜZDE 45 DARALMA VURGUSU Bölük, dünya genelinde bu yıl fındık tüketiminde yüzde 25’lik daralma beklendiğini, ancak Türkiye’nin bunun da ötesinde kayıp yaşadığını söyledi. Kendi değerlendirmesine göre Türkiye’nin ihracatı geçen yıla göre yüzde 45 düştü. Bölük, bu farkın yalnızca tüketim azalmasıyla açıklanamayacağını, ani fiyat yükselişi nedeniyle alıcı firmaların Türkiye dışındaki üretici ülkelere yöneldiğini ifade etti. Bölük, Eylül-Aralık döneminde beklenen ihracat düzeyine ulaşılamadığını, sezonun ilk dört ayında 100 bin ton bandının görülemediğini, devrin yaklaşık 65-68 bin ton seviyesinde kaldığını söyledi. “Bir ürünün azlığı fiyatını artırabilir ama satamazsanız az olması da bir şey ifade etmez” diyen Bölük, bu sezonun tam da bunu gösterdiğini belirtti. “DÜNYA TÜRKİYE DIŞINDA YENİ FINDIK ALANLARI KURDU” Hamza Bölük, Türkiye’nin onlarca yıl boyunca dünya fındık pazarını büyüttüğünü, Türk ihracatçısının fındığı 130 ülkeye taşıdığını ve dünya pazarında güçlü bir alan oluşturduğunu söyledi. Ancak aynı süreçte büyük alıcıların ve küresel şirketlerin Türkiye’ye bağımlılığı azaltmak için başka ülkelerde üretim alanları geliştirdiğini anlattı. Bölük, 1980’lerden sonra 14 ülkede fındık dikiminin denendiğini, bunların 7’sinde üretimin başarıya ulaştığını ifade etti. Bölük’ün programdaki değerlendirmesine göre Gürcistan ve Azerbaycan’da üretim 50-60 bin ton seviyelerine ulaştı. Balkanlarda yeni üretim denemeleri sürüyor. Şili’de ise 2008’de 2 bin ton olan üretim 2014’te 8 bin tona, geçen yıl ise 125 bin tona çıktı. Bölük, bu büyümenin Türkiye’nin dünya üretimindeki ağırlığını aşağı çektiğini, Türkiye’nin payının yüzde 60’ın altına indiğini ve mevcut yapının sürmesi halinde 5-10 yıl içinde yüzde 50’lere gerileyebileceğini söyledi. ŞİLİ DOSYASI: “GÖRÜNTÜLERİ YERİNDE GÖRDÜK” Programın ana başlıklarından biri Giresun Ticaret Borsası yönetiminin Şili ziyareti oldu. Bölük, ziyaretin UR-GE projesi kapsamında yapıldığını, programın ticaret ataşeliği ve büyükelçilik koordinasyonuyla yürütüldüğünü söyledi. Amaçlarının, Türkiye dışındaki üretici ülkelerde ne tür planlama yapıldığını, nasıl yatırım geliştirildiğini ve rekabetin nereye gittiğini yerinde görmek olduğunu belirtti. Bölük, Şili’de fındık üretimine ilişkin görüntülerin sahadan alındığını, burada üretim tesisleri, yeni dikim alanları ve fidan üretim merkezlerini gördüklerini anlattı. Programda dile getirdiği bilgiye göre Şili’de geçen yıl 125 bin ton fındık üretildi, bu yıl ise yaklaşık 107 bin tonluk üretim bekleniyor. Hasadın şubat, mart ve nisan aylarına yayıldığını; üretimin üç periyot halinde yapıldığını söyledi. BÜYÜK ÖLÇEKLİ, SULAMALI, MAKİNELEŞMİŞ TARIM MODELİ Hamza Bölük, Şili’de gördüğü tabloyu Türkiye’deki küçük üretici yapısından tamamen farklı bir model olarak anlattı. Şili’de üretimin büyük şirketler eliyle yapıldığını, 1000 dönümün altında üretim yapan neredeyse bulunmadığını, sulama altyapısının güçlü olduğunu ve makineleşmenin çok ileri düzeye ulaştığını söyledi. Bölük, Ant Dağları’ndan taşınan suyla geniş sulama sistemleri kurulduğunu, bilimsel veriye dayalı tarım uygulandığını belirtti. Bölük, burada şirketlerin kârlı ürüne geçtiğini, kâr düştüğünde ise ürünü söküp başka üretime yöneldiğini söyledi. Şili’de önce yaban mersini, ardından kiraz, son dönemde ise fındığın öne çıktığını aktaran Bölük, Türkiye’de ise bahçenin aile mirası olması nedeniyle üreticinin toprağı kolay terk edemediğini vurguladı. ŞİLİ’DE FİDAN ATAĞI, TÜRKİYE İÇİN YENİ RİSK Bölük, Şili’de hızlı bir dikim alanı genişlemesi gördüklerini söyledi. Doku kültürüyle fidan üreten tesislerin bulunduğunu, yıllık 1,5 ila 2 milyon fidan üretildiğini, 2026 ve 2027 için üretimin büyük ölçüde dolu olduğunu anlattı. Bölük, oradaki aktörlerin kendi ifadelerine dayanarak, Şili’nin 5 yıl içinde 150 bin tona, 10 yıl içinde ise 200 bin tonun üzerine çıkabileceğini söyledi. Bu tabloyu “abartı değil, gerçek bir rekabet baskısı” olarak değerlendiren Bölük, özellikle Şili’yi ciddi rakip olarak gördüğünü belirtti. Amerika’nın da rakip olduğunu, ancak kendi iç tüketim gücü nedeniyle Şili kadar baskı oluşturmadığını söyledi. Yine programda anlattığına göre Amerika’da dikili alan 45 bin hektar seviyesinde ve bunun 80 bin hektara kadar çıkma potansiyeli bulunuyor. Bölük, Amerika’nın bu yıl ilk kez Avrupa’ya iç fındık sattığını da dile getirdi. MALİYET FARKI DOĞU KARADENİZ’İ ZORLUYOR Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri maliyet hesabı oldu. Bölük, Şili’de üretim maliyetinin 1,60 dolar seviyesinde olduğunu, Amerika için de daha düşük rakamların konuşulduğunu, Doğu Karadeniz’de ise maliyetin 3 doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Bu farkın Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Bölük, özellikle Ordu-Giresun hattında maliyet baskısının daha belirgin olduğunu ifade etti. Bölük, Şili’de gezdikleri bir firmada 6 bin dönüm alanda üretim yapıldığını, burada 2 bin ton fındık üretildiğinin ve maliyetin 1,60 dolar seviyesinde olduğunun aktarıldığını anlattı. Bu tabloyu Türkiye’deki parçalı arazi yapısı ve yüksek işçilik maliyetiyle kıyaslayan Bölük, “Bizim tarımımızla Şili tarımı arasında bağ kuramadım” dedi. ÇÖZÜM: YENİ PAZAR, KATMA DEĞER VE DOĞRUDAN DESTEK Hamza Bölük, çözüm için önce yeni tüketim alanları bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin küresel alıcılara bağımlılığını azaltması gerektiğini belirten Bölük, Hindistan, Pakistan, Afrika ve Brezilya gibi büyük nüfuslu pazarlara yönelmenin önemine dikkat çekti. Katma değerli ürün satışının artırılması gerektiğini de vurgulayan Bölük, fındığın yalnızca ham ürün olarak değil, daha kârlı ürün zinciriyle ihraç edilmesini savundu. Bölük, üretim tarafında ise fiyat desteklerinden çok üretim desteklerinin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Kendi önerisini açık biçimde dile getiren Bölük, dünya üretim maliyeti ile Doğu Karadeniz’deki maliyet arasındaki farkın doğrudan gelir desteğiyle kapatılmasını savundu. Böylece Ordu, Giresun ve kısmen Trabzon’daki üreticinin dünya ile aynı maliyet seviyesinde rekabet edebileceğini ifade etti. “GENÇ NÜFUS KÂRLI TARIMA DÖNER” Programda genç nüfusun tarımdan uzaklaşması da gündeme geldi. Bölük, bunun temel nedeninin kârsızlık olduğunu söyledi. “Bir şey kârlıysa herkes yapar” diyen Bölük, devlet desteği ve verimlilik artışı sağlanırsa genç nüfusun da yeniden üretime dönebileceğini belirtti. Bunun için budama, bahçe yenileme ve verimlilik odaklı yeniden yapılanmanın şart olduğunu kaydetti. LİSANSLI DEPO VE SPOT BORSA ÇAĞRISI Hamza Bölük, fındıkta fiyat oluşumunun söylentiyle değil, şeffaf piyasa düzeniyle belirlenmesi gerektiğini de söyledi. Ticaret borsalarının tescil görevi yaptığını, ihracatçı birliklerinin de kaydı tuttuğunu belirten Bölük, mevcut yapının söylenti ve sosyal medya etkisini kırmaya yetmediğini anlattı. Çözüm olarak lisanslı depo ağının yaygınlaştırılmasını ve kapısında spot borsa işleyen bir sistem kurulmasını önerdi. Bölük’ün tarif ettiği modele göre üretici fındığını lisanslı depoya getirecek, analiz yapılacak, ürün niteliği anlık görülecek ve alıcılar fiyat teklifini açık biçimde verecek. Bölük, 150 bin tonluk lisanslı depo kapasitesinin Türkiye için önemli bir rahatlama sağlayacağını, emanet fındığın bu sistem içinde işlem görmesi halinde fiyat oluşumunun da daha şeffaf hale geleceğini savundu. “BİR DÖNEM DAHA ADAY OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM” Programın sonunda Murat Gürsoy, Hamza Bölük’e yeni dönemde aday olup olmayacağını da sordu. Bölük, iki dönemdir başkanlık yaptığını belirtti ve arkadaşlarının ısrarıyla bir dönem daha aday olmayı düşündüğünü söyledi. Bölük, kapanış bölümünde üreticilere “vazgeçmesinler, üretsinler” çağrısı yaptı. Üretimin en kıymetli iş olduğunu belirten Bölük, fındığın doğru yönetilmemesi halinde stok baskısının yeni sezona da taşınacağını, buna karşılık üretimden kopulmaması gerektiğini söyledi. Kaynak: Altaş TV. Murat Gürsoy- Karadeniz Ekonomi https://www.youtube.com/watch?v=606zlt7YDyA

NAZIM ELMAS: GİRESUNLU GENÇLER TBMM’DE AĞIRLANDI Haber

NAZIM ELMAS: GİRESUNLU GENÇLER TBMM’DE AĞIRLANDI

NAZIM ELMAS: GİRESUNLU GENÇLER TBMM’DE AĞIRLANDI AK Parti Giresun Milletvekili ve TBMM Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Nazım Elmas, AK Gençlik Giresun ÜNİAK Başkanı Şahin Çetin ile Giresun Üniversitesi öğrencilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ağırladığını açıkladı. Ziyaret programında Meclis çalışmaları ile 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı yer aldı. Nazım Elmas, sosyal medya paylaşımında Giresunlu gençlerle Ankara’da bir araya geldiklerini duyurdu. Elmas, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gençlerle sohbet ettiklerini, Meclis çalışmalarını anlattıklarını, öğrencilerin düşüncelerini, beklentilerini ve gelecek hedeflerini dinlediklerini belirtti. TBMM’DE GENÇLERLE BULUŞMA Nazım Elmas, paylaşımında AK Gençlik Giresun ÜNİAK Başkanı Şahin Çetin ile Giresun Üniversitesi öğrencilerinin Meclis ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Elmas, gençlerin ziyaretini yalnızca bir protokol buluşması olarak değil, karşılıklı görüş alışverişi imkânı olarak değerlendirdiklerini ifade etti. Elmas, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “AK Gençlik Giresun ÜNİAK Başkanımız Şahin Çetin ve Giresun Üniversitesi’nden kıymetli genç kardeşlerimizi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde misafir etmekten büyük memnuniyet duyduk. Gençlerimizle bir araya gelerek hem Meclis çalışmalarımız hakkında sohbet ettik, hem onların düşüncelerini, beklentilerini ve gelecek hedeflerini dinledik, hem de bu yıl 8'incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarında ileri teknoloji Türk ürünlerini görme fırsatı bulduk.” FUAR PROGRAMI DA ZİYARETE EKLENDİ Ziyaret programında 8. Verimlilik ve Teknoloji Fuarı da yer aldı. Fuarın resmî programında etkinliğin 16-19 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara ATO Congresium’da düzenlendiği yer alıyor. Elmas, paylaşımında gençlerin fuarda ileri teknoloji Türk ürünlerini yerinde görme fırsatı bulduğunu vurguladı. Ziyaretin, gençlerin teknoloji, üretim ve gelecek vizyonu açısından dikkat çekici bir deneyim olduğunu belirtti. ELMAS’TAN GENÇLERE MESAJ Nazım Elmas, açıklamasının devamında gençlerin azmi, heyecanı ve ülkeye bağlılığının kendilerine umut verdiğini söyledi. Elmas, Türkiye’nin geleceğinde gençlerin daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek olan gençlerimizin her alanda kendilerini geliştirmeleri, üretmeleri ve söz sahibi olmaları en büyük temennimizdir. Bu anlamlı ziyaretleriyle bizleri mutlu eden kardeşlerimize teşekkür ediyor; eğitim hayatlarında başarılar, yollarının açık olmasını diliyorum.”

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI: Haber

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI:

GİRESUN’DA MADEN GÜNDEMİ İÇİN SİVİL İNİSİYATİF: YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinden Atapark’a yürüyüş düzenleyecek. Program, yürüyüşün ardından yapılacak basın açıklamasıyla tamamlanacak. Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, kentte büyüyen madencilik tartışmasının ortasında sivil bir çağrı yaptı. Beş genç tarafından 10 gün önce kurulan topluluk, ilk temasını Giresun Üniversitesi’nde akademisyenlerle gerçekleştirdi. Ardından sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin il teşkilatları ziyaret edildi. Topluluk, bu görüşmelerin ardından hem bir yürüyüş organize etmek hem de Giresun’daki tüm paydaşları ortak zeminde buluşturmak için çalışma başlattı. “BU BİR MEMLEKET MESELESİDİR” Topluluk, çevre meselesini yalnızca bir protesto başlığı olarak değil, Giresun’un geleceğini ilgilendiren ortak bir yaşam ve üretim sorunu olarak tanımlıyor. Bu nedenle çağrı metninde, sağ-sol ayrımının ötesinde ortak bir tutum alınması gerektiği vurgulanıyor. Topluluk üyeleri, maden meselesinin kentte siyaset üstü bir başlık haline geldiğini, toprağın, suyun ve üretimin aynı anda savunulması gerektiğini ifade ediyor. YÜRÜYÜŞ KARARI SAHADAKİ GERİLİMİN ARDINDAN GELDİ Giresun’da son günlerde madencilik başlığında peş peşe gelişmeler yaşandı. MAPEG’in 317. ihale grubu kapsamında 1 ve 2 Nisan 2026 tarihli sonuç listelerinde Giresun’daki çeşitli IV. Grup sahalar için ihale sonuçları yayımlandı. Aynı süreçte yayımlanan saha listelerinde de Giresun adına çok sayıda alan yer aldı. 11 Nisan 2026’da ise Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Giresun Ziraat Odası ortak açıklama yaptı. Açıklamada, artan madencilik faaliyetlerinin doğa, tarım ve su kaynakları üzerinde geri dönülemez riskler yarattığı uyarısı yapıldı. Aynı haber akışında, TEMA Vakfı’nın MAPEG verilerine dayanan değerlendirmesinde Giresun il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden arama ruhsat sahası haline geldiği bilgisi de yer aldı. DEBBOY’DAN ATAPARK’A YÜRÜYÜŞ Topluluğun çağrısı, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinde başlayacak yürüyüşte somutlaşacak. Katılımcılar Atapark’a kadar yürüyecek. Basın açıklaması da yürüyüşün ardından yapılacak. Duyurularda “Giresun için harekete geç” çağrısı öne çıkarıldı. “FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZIN ANAVATANI” TARTIŞMANIN MERKEZİNDE Giresun, resmi ve kurumsal dilde uzun süredir “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” sloganıyla anılıyor. Bu ifade Giresun Belediyesi’nin yayımladığı içeriklerde de açık biçimde kullanılıyor. Topluluk ise tam bu noktaya dikkat çekiyor. Gençler, Giresun’un tarımsal ve doğal kimliğinin madencilik baskısıyla aşındığını savunuyor. Çağrının en sert cümlesi de bu kaygıyı özetliyor: “Fındığın başkenti, kirazın anavatanı olan Giresun’un; siyanürün başkenti, arseniğin anavatanı olmasını istemiyoruz.” KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, yürüyüşü yalnızca bir miting ya da kısa süreli bir tepki olarak görmüyor. Topluluk, bu buluşmayı yerel siyaset, sivil toplum, akademi ve yurttaşlar arasında daha geniş bir çevre hattı kurmanın ilk adımı olarak tanımlıyor. Verilen mesaj net: Giresun’da maden meselesi artık yalnızca belli çevrelerin değil, bütün kentin ortak gündemi haline geldi.

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI: Haber

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI:

GİRESUN’DA MADEN GÜNDEMİ İÇİN SİVİL İNİSİYATİF: YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinden Atapark’a yürüyüş düzenleyecek. Program, yürüyüşün ardından yapılacak basın açıklamasıyla tamamlanacak. Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, kentte büyüyen madencilik tartışmasının ortasında sivil bir çağrı yaptı. Beş genç tarafından 10 gün önce kurulan topluluk, ilk temasını Giresun Üniversitesi’nde akademisyenlerle gerçekleştirdi. Ardından sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin il teşkilatları ziyaret edildi. Topluluk, bu görüşmelerin ardından hem bir yürüyüş organize etmek hem de Giresun’daki tüm paydaşları ortak zeminde buluşturmak için çalışma başlattı. “BU BİR MEMLEKET MESELESİDİR” Topluluk, çevre meselesini yalnızca bir protesto başlığı olarak değil, Giresun’un geleceğini ilgilendiren ortak bir yaşam ve üretim sorunu olarak tanımlıyor. Bu nedenle çağrı metninde, sağ-sol ayrımının ötesinde ortak bir tutum alınması gerektiği vurgulanıyor. Topluluk üyeleri, maden meselesinin kentte siyaset üstü bir başlık haline geldiğini, toprağın, suyun ve üretimin aynı anda savunulması gerektiğini ifade ediyor. YÜRÜYÜŞ KARARI SAHADAKİ GERİLİMİN ARDINDAN GELDİ Giresun’da son günlerde madencilik başlığında peş peşe gelişmeler yaşandı. MAPEG’in 317. ihale grubu kapsamında 1 ve 2 Nisan 2026 tarihli sonuç listelerinde Giresun’daki çeşitli IV. Grup sahalar için ihale sonuçları yayımlandı. Aynı süreçte yayımlanan saha listelerinde de Giresun adına çok sayıda alan yer aldı. 11 Nisan 2026’da ise Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Giresun Ziraat Odası ortak açıklama yaptı. Açıklamada, artan madencilik faaliyetlerinin doğa, tarım ve su kaynakları üzerinde geri dönülemez riskler yarattığı uyarısı yapıldı. Aynı haber akışında, TEMA Vakfı’nın MAPEG verilerine dayanan değerlendirmesinde Giresun il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden arama ruhsat sahası haline geldiği bilgisi de yer aldı. DEBBOY’DAN ATAPARK’A YÜRÜYÜŞ Topluluğun çağrısı, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinde başlayacak yürüyüşte somutlaşacak. Katılımcılar Atapark’a kadar yürüyecek. Basın açıklaması da yürüyüşün ardından yapılacak. Duyurularda “Giresun için harekete geç” çağrısı öne çıkarıldı. “FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZIN ANAVATANI” TARTIŞMANIN MERKEZİNDE Giresun, resmi ve kurumsal dilde uzun süredir “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” sloganıyla anılıyor. Bu ifade Giresun Belediyesi’nin yayımladığı içeriklerde de açık biçimde kullanılıyor. Topluluk ise tam bu noktaya dikkat çekiyor. Gençler, Giresun’un tarımsal ve doğal kimliğinin madencilik baskısıyla aşındığını savunuyor. Çağrının en sert cümlesi de bu kaygıyı özetliyor: “Fındığın başkenti, kirazın anavatanı olan Giresun’un; siyanürün başkenti, arseniğin anavatanı olmasını istemiyoruz.” KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, yürüyüşü yalnızca bir miting ya da kısa süreli bir tepki olarak görmüyor. Topluluk, bu buluşmayı yerel siyaset, sivil toplum, akademi ve yurttaşlar arasında daha geniş bir çevre hattı kurmanın ilk adımı olarak tanımlıyor. Verilen mesaj net: Giresun’da maden meselesi artık yalnızca belli çevrelerin değil, bütün kentin ortak gündemi haline geldi.

GİRESUN’DA EĞİTİM SENDİKALARINDAN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI Haber

GİRESUN’DA EĞİTİM SENDİKALARINDAN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI

GİRESUN’DA EĞİTİM SENDİKALARINDAN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI Giresun’da eğitim sendikaları 15 Nisan 2026’da üç ayrı noktada basın açıklaması yaptı. Türk Eğitim-Sen Atatürk Meydanı’nda, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Atapark’ta, Hürriyetçi Eğitim-Sen ile Eğitim-Sen ise valilik bahçesinde okul güvenliğinin güçlendirilmesini istedi. Açıklamaların odağı, okullarda artan şiddet, güvenlik personeli eksikliği ve denetimsiz giriş-çıkışlar oldu. Giresun’da eğitim camiası okul güvenliği başlığı altında ortak tepki verdi. Kentte yapılan açıklamalar, Şanlıurfa Siverek’teki okul saldırısı ile Kahramanmaraş’taki kanlı olayın ardından düzenlendi. Yerel açıklamalarda okulların korunmasız bırakıldığı, eğitim çalışanları ile öğrencilerin doğrudan risk altında olduğu vurgulandı. ATATÜRK MEYDANI’NDA GÜVENLİK ÖNLEMİ ÇAĞRISI Türk Eğitim-Sen Giresun Şube Başkanı Tacettin Engin, Atatürk Meydanı’ndaki açıklamada okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekti. Engin, kamera sistemlerinin güçlendirilmesini, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği verilmesini, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli hale getirilmesini ve okul yönetimlerinin bu alanda daha güçlü desteklenmesini istedi. Engin’in açıklaması, okul güvenliğinin yalnız idari bir ayrıntı değil, doğrudan can güvenliği meselesi haline geldiğini ortaya koydu. Türk Eğitim-Sen, öğretmen ve öğrencilere yönelik saldırıların ardından önlemin gecikmeden sahaya yansımasını talep etti. ATAPARK’TA ŞİDDET VE CEZASIZLIK VURGUSU Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Giresun İl Temsilciliği, Atapark’taki açıklamada “Eğitimde Şiddete ve Cezasızlığa Son” çağrısı yaptı. Eğitim-Bir-Sen Giresun Şube Başkanı Muhammet Sarı, eğitim kurumlarında yaşanan şiddetin münferit olmaktan çıktığını, yaygın bir toplumsal soruna dönüştüğünü söyledi. Sarı, bir gün önce de Siverek’teki saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada eğitimcilere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu, öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının savunmasız bırakılamayacağını belirtti. Sarı, eğitimcilerin yaptıkları işin ağırlığına uygun çalışma ve güvenlik şartlarıyla korunması gerektiğini söyledi. VALİLİK BAHÇESİNDE RİSK ANALİZİ VE HESAP VERME TALEBİ Hürriyetçi Eğitim-Sen ile Eğitim-Sen üyeleri valilik bahçesinde ortak basın açıklaması yaptı. Hürriyetçi Eğitim-Sen Giresun Şube Başkan Yardımcısı İbrahim Günay, yeterli güvenlik personeli bulunmamasının, giriş-çıkışların kontrol altına alınmamasının ve etkin risk analizlerinin yapılmamasının bu tür olaylara doğrudan zemin hazırladığını söyledi. Eğitim-Sen Giresun Şube Başkanı Yıldıray Bıçak da öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlayamayan kurumlar ile yöneticilerin kamuoyu önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti. Bıçak, eğitim alanının bilimsel ve pedagojik temelden uzaklaşmasının ağır sonuçlar ürettiğini vurguladı ve güvenliğin kamusal sorumluluk olduğunu ifade etti. GİRESUN’DAN ÇIKAN ORTAK MESAJ NETLEŞTİ Giresun’daki üç ayrı açıklama, farklı sendikal çizgilerin aynı başlıkta buluştuğunu gösterdi. Kentte verilen ortak mesaj, okul güvenliğinin ertelenemez olduğu, her okulda somut önlem alınması gerektiği ve eğitim kurumlarının şiddetin değil güvenli kamusal yaşamın alanı olarak korunması zorunluluğu oldu.

ESPİYE CEZAEVİNDE 14 AYDA HAFIZ OLDU Haber

ESPİYE CEZAEVİNDE 14 AYDA HAFIZ OLDU

ESPİYE CEZAEVİNDE 14 AYDA HAFIZ OLDU Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bir hükümlü, 14 ayda Kur’an-ı Kerim’i ezberleyerek hafız oldu. Kurum bünyesinde yürütülen hafızlık eğitim programını tamamlayan hükümlü için düzenlenen icazet merasimi, Giresun’da ceza infaz kurumlarında sürdürülen manevi rehberlik çalışmalarının dikkat çeken örneklerinden biri oldu. Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Manevi Rehberlik Birimi tarafından yürütülen program kapsamında hafızlığını tamamlayan hükümlü için düzenlenen törende, hem eğitim sürecinin manevi boyutu hem de ceza infaz kurumlarında yürütülen iyileştirme çalışmalarının önemi öne çıktı. Programda yapılan konuşmalarda, hafızlık başarısının yalnızca bireysel bir kazanım olmadığı, aynı zamanda yeniden başlangıç iradesinin güçlü bir göstergesi olduğu vurgulandı. VALİ KOÇ: BU BAŞARI ŞARTLAR DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE ÇOK DAHA KIYMETLİ Merasimde konuşan Giresun Valisi Mustafa Koç, hafızlığını tamamlayan hükümlüyü ve emeği geçenleri tebrik etti. Koç, içinde bulunulan şartlar dikkate alındığında ortaya çıkan sonucun daha da anlamlı hale geldiğini söyledi. Vali Koç, Kur’an-ı Kerim’in yalnızca okunacak bir kitap olmadığını, aynı zamanda anlaşılması, yaşanması ve hayata yön vermesi gereken ilahi bir rehber olduğunu belirtti. Cezaevinde bulunan hükümlülere de seslenen Koç, insanın hayatının her döneminde yeni bir başlangıç yapabileceğini ifade etti. Azim, irade ve kararlılıkla daha iyi bir geleceğe yönelmenin mümkün olduğunu söyleyen Koç, cezaevinde elde edilen bu sonucun bunun güçlü bir örneği olduğunu dile getirdi. CUMHURİYET BAŞSAVCISI AKKİRAZ: 2019’DAN BU YANA 4 HÜKÜMLÜ HAFIZ OLDU Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz da törende yaptığı konuşmada, Kur’an-ı Kerim’in insanlığa huzuru, barışı ve kurtuluşu gösteren en büyük rehber olduğunu söyledi. Akkiraz, insan hayatının her döneminde yeni bir başlangıç imkânı bulunduğunu belirterek Espiye Ceza İnfaz Kurumu’nda yürütülen hafızlık çalışmalarının somut sonuç verdiğini açıkladı. Akkiraz, kurumun 2019 yılında faaliyete geçmesinden bu yana bugünkü hükümlülerle birlikte toplam 4 hükümlünün hafız olduğunu bildirdi. Halen 10 hükümlü ve tutuklunun hafızlık eğitimine devam ettiğini açıklayan Akkiraz, bu tablonun kurum açısından ayrı bir gurur kaynağı olduğunu söyledi. Elde edilen sonuçlarda emeği bulunan tüm görevlilere teşekkür etti. İL MÜFTÜSÜ KILIÇBAY: KUR’AN’I HAYATA TAŞIMAK ASIL SORUMLULUKTUR Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay, törendeki konuşmasında Kur’an-ı Kerim’in çağları aşan evrensel mesajına dikkat çekti. Her müminin ilahi kelama hürmetle yönelmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçbay, Kur’an’ın kalpler üzerindeki dönüştürücü gücüne işaret etti. Kılıçbay, Kur’an’a yönelişin yalnızca dinleme ve ezberleme ile sınırlı kalmaması gerektiğini, asıl sorumluluğun ayetleri hayata nakşetmek ve Kur’an ahlakıyla yeniden inşa olmak olduğunu ifade etti. İlahi hitaba gösterilen gerçek hürmetin, Kur’an’ı hayatın merkezine almakla mümkün olduğunu söyledi. KUR’AN-I KERİM VE TÜRK BAYRAĞI HEDİYE EDİLDİ Konuşmaların ardından Giresun Valisi Mustafa Koç tarafından hafızlığını tamamlayan hükümlüye Kur’an-ı Kerim ve Türk Bayrağı hediye edildi. Programda cübbe ve sarık merasimi de gerçekleştirildi. Tören, yapılan dua ile sona erdi. PROTOKOLDEN YOĞUN KATILIM Espiye’de düzenlenen hafızlık icazet merasimine Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Hamza Gökçe, Espiye İlçe Müftüsü Haki Özgül, Espiye Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Celil Yetim ile il ve ilçe protokolünden çok sayıda davetli katıldı. CEZAEVİNDE MANEVİ DÖNÜŞÜMÜN GÜÇLÜ ÖRNEĞİ Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 14 ayda tamamlanan hafızlık süreci, ceza infaz kurumlarında yürütülen manevi rehberlik faaliyetlerinin ulaştığı noktayı gözler önüne serdi. Hafızlık icazeti alan hükümlünün başarısı, sabır, disiplin ve vazgeçmeme iradesiyle cezaevi şartlarında da güçlü bir dönüşümün mümkün olduğunu ortaya koydu.

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI Haber

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI

BULANCAK’TA 103 HAFIZ İCAZET ALDI Bulancak İlçe Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında hafızlık eğitimlerini tamamlayan 103 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet aldı. Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu öğrencileri için gerçekleştirilen program, Bulancak’ta geniş katılımla yapıldı. Hafızlık merasimi, yalnızca öğrencilerin eğitim sürecini tamamladığı bir tören olmadı; aynı zamanda ilçede din eğitimi alanında yürütülen çalışmanın ulaştığı seviyeyi de ortaya koydu. Törene dinî ve mülkî idare temsilcileri, il ve ilçe müftülüğü yöneticileri, öğreticiler, aileler ve vatandaşlar katıldı. Program boyunca yapılan konuşmalarda, hafızlığın anlamı, öğrencilerin üstlendiği sorumluluk ve Kur’an eğitiminin toplumsal etkisi öne çıktı. 103 ÖĞRENCİ HAFIZLIK İCAZETİ ALDI Bulancak İlçe Müftülüğüne bağlı iki önemli eğitim kurumu olan Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu’nda hafızlıklarını tamamlayan 103 öğrenci, düzenlenen merasimle icazet belgesine kavuştu. Tören, öğrencilerin uzun ve yoğun bir eğitim sürecinin ardından ulaştıkları önemli başarıyı kayıt altına aldı. Bulancak’ta gerçekleştirilen bu büyük merasim, hem öğrenci sayısı hem de katılımcı profili bakımından dikkat çekti. Hafızlık eğitimini tamamlayan öğrenciler, aileleri ve hocalarıyla birlikte törende yer alırken, program il genelinden yoğun ilgi gördü. İLÇE MÜFTÜSÜ ERİŞTİ: HAFIZLIK SABIR VE SEBAT İSTER Programın açış konuşmasını Bulancak İlçe Müftüsü Cevat Erişti yaptı. Erişti, hafızlığın emek, sabır ve kararlılık isteyen özel bir eğitim süreci olduğunu vurguladı. Hafızlığın yalnızca Kur’an-ı Kerim’i ezberlemekten ibaret olmadığını belirten Erişti, asıl sorumluluğun bu emaneti hayat boyunca korumak ve yaşatmak olduğunu söyledi. Cevat Erişti, hafız öğrencilerin gelecekte topluma yön verecek bir sorumluluk taşıdığını ifade ederek, bu gençlerin Kur’an’ın hayat veren ilkelerini çevrelerine aktarması gerektiğini dile getirdi. Hafızlığın muhafazasının, hafızlığı tamamlamaktan daha güçlü bir irade gerektirdiğini vurgulayan Erişti, öğrencilerin örnek şahsiyetler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. İL MÜFTÜSÜ KILIÇBAY: HAFIZLAR ÜÇ NURLA AYDINLANDI Programda kürsüye çıkan Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay da Kur’an-ı Kerim’in insan hayatını aydınlatan ilahi bir nur olduğunu söyledi. Kılıçbay, Müslümanın sahip olduğu üç temel nurdan söz ederek, bunların iman nuru, Kur’an nuru ve Hz. Muhammed’in rehberlik nuru olduğunu ifade etti. Selçuk Kılıçbay, kalpteki iman nurunun Allah’ın ayetleriyle ve Peygamber ahlakıyla güçlendiğini belirtti. Kur’an nurunun hem dünyayı hem ahireti aydınlattığını, Peygamber nurunun ise hayatın her safhasında istikamet verdiğini söyleyen Kılıçbay, hafız öğrencilerin bu üç nurla yetiştiğini vurguladı. İl Müftüsü Kılıçbay, Bulancak’ta hafızlık hizmetine önemli katkılar sunan Nuri Genç Hoca’yı da anarak, onun bıraktığı hizmet bayrağının daha ileriye taşınması temennisinde bulundu. Hafız öğrenciler için başarı duasında bulunan Kılıçbay, Giresun ve Bulancak’ta hafızlık geleneğinin güçlü biçimde sürdüğünü ortaya koydu. KAYMAKAM TUNCER: HAFIZLIK TOPLUMUN MANEVİ İKLİMİNİ GÜÇLENDİRİYOR Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer de törende yaptığı konuşmada, hafız öğrencilerin sevincini paylaştıklarını söyledi. Tuncer, hafızlığın sabrın, emeğin, disiplinin ve manevi bağlılığın bir sonucu olduğunu vurguladı. Ömer Faruk Tuncer, hafızlığa yönelen öğrencilerin yalnızca kendi hayatlarını değil, ailelerini ve toplumun manevi iklimini de zenginleştirdiğini ifade etti. Hafızlığın, öğrencilerin gayreti, öğreticilerin emeği ve ailelerin duasıyla yükseldiğini belirten Kaymakam Tuncer, bu unvanın aynı zamanda önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Tuncer, öğrencilerin bundan sonraki süreçte Kur’an’ın anlamını hayatlarına taşımalarının, onun ahlakıyla yaşamalarının ve çevrelerine örnek bireyler olarak yol göstermelerinin beklendiğini dile getirdi. DİYANET’TEN HAFIZLIK EĞİTİMİNE GÜÇLÜ MESAJ Merasimde konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Hafızlık Eğitimi Daire Başkanı İbrahim Yılmaz, Türkiye’nin her bölgesinde hafızlık eğitiminin kesintisiz devam ettiğini söyledi. Yılmaz, Kur’an-ı Kerim’in korunmuşluğunun insan eliyle, hafızlar vasıtasıyla sürdürüldüğünü belirterek hafızlığın İslam geleneği içindeki yerine dikkat çekti. İbrahim Yılmaz, hafızların Kur’an lafzını ezberleyerek ilahi kelamı hafızalarında koruma altına aldığını, bununla da çok özel bir vazifeyi üstlendiklerini ifade etti. Hafızlığın sadece lafzı taşımakla sınırlı olmadığını vurgulayan Yılmaz, ayetlerin anlamını öğrenmenin, onu hayata tatbik etmenin ve Kur’an ahlakıyla yaşamanın da hafızlık kimliğinin asli unsuru olduğunu söyledi. Törende yapılan bu konuşma, Diyanet’in hafızlık eğitimini yalnızca ezbere dayalı bir süreç olarak değil, anlam, ahlak ve hikmet boyutuyla ele aldığını da gösterdi. DUA VE HEDİYE TAKDİMİYLE SONA ERDİ Bulancak’taki hafızlık merasimi, Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyesi Hamza Gökçe’nin yaptığı duayla tamamlandı. Duanın ardından hafızlık eğitimini başarıyla bitiren öğrencilere hediyeleri takdim edildi. Tören, öğrenciler, aileler ve davetliler açısından duygusal anlara sahne oldu. Programın sonunda protokol üyeleri ve katılımcılar, hafız öğrencileri tek tek tebrik etti. Ailelerin gururu ve öğrencilerin heyecanı, merasimin en dikkat çekici yönlerinden biri oldu. YOĞUN KATILIM DİKKAT ÇEKTİ Merasime İl Müftü Yardımcıları Adem Orhan ile Sibel Gül Ülker, emekli İl Müftüleri Necati Akkuş ve Muhittin Oral, ilçe müftüleri, il ve ilçe protokolü, vaizler, Kur’an kursu öğreticileri, din görevlileri, öğrenciler, aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bu yoğun katılım, Bulancak’ta hafızlık eğitimine verilen önemi bir kez daha ortaya koydu. BULANCAK’TA MANEVİ GURUR GÜNÜ Bulancak’ta düzenlenen merasim, 103 öğrencinin hafızlık icazeti almasıyla ilçede önemli bir manevi tablo ortaya çıkardı. Program, din eğitimi alanında yürütülen çalışmaların somut sonucunu yansıtırken, hafızlık geleneğinin yeni nesiller üzerinden güçlenerek sürdüğünü gösterdi. Nuri Genç Erkek Yatılı Kur’an Kursu ile Hiranur Kız Yatılı Kur’an Kursu’ndan mezun olan öğrenciler, aldıkları icazetle hem ailelerine hem de Bulancak’a gurur yaşattı.

BAŞKAN KÖSE TALİMATI VERDİ: CANLI HAYVAN PAZARI PROJESİ KURBAN BAYRAMI’NA YETİŞTİRİLECEK Haber

BAŞKAN KÖSE TALİMATI VERDİ: CANLI HAYVAN PAZARI PROJESİ KURBAN BAYRAMI’NA YETİŞTİRİLECEK

BAŞKAN KÖSE TALİMATI VERDİ: CANLI HAYVAN PAZARI PROJESİ KURBAN BAYRAMI’NA YETİŞTİRİLECEK Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Ülper Köyü’nde yapımı süren canlı hayvan pazarı alanında inceleme yaptı. Köse, projedeki son durumu yerinde değerlendirdi ve çalışmaların hızlandırılarak Kurban Bayramı öncesinde tamamlanması talimatını verdi. Giresun Belediyesi’nin önemli yatırımları arasında yer alan canlı hayvan pazarı projesi, kentte uzun süredir hissedilen önemli bir ihtiyaca cevap vermeyi hedefliyor. Ülper Köyü’nde sürdürülen çalışmaları ilgili birim müdürleriyle birlikte inceleyen Başkan Fuat Köse, projenin hem hayvancılıkla uğraşan üreticiler hem de vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Köse, yeni hayvan pazarının modern, düzenli ve hijyenik bir yapıda hizmet vereceğini belirterek, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde alanın hazır hale getirilmesini istedi. Köse, vatandaşların daha sağlıklı koşullarda hizmet almasının hedeflendiğini vurguladı. “HİJYENİK VE DÜZENLİ BİR ALAN OLUŞTURUYORUZ” Fuat Köse, canlı hayvan pazarıyla ilgili değerlendirmesinde, “Vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap verecek, hijyenik ve düzenli bir canlı hayvan pazarı oluşturuyoruz. Şehrimizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak planladığımız bu proje, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız için önemli bir hizmet olacak. Yeni hayvan pazarı hem satıcılara hem de alıcılara büyük kolaylık sağlayacak. Aynı zamanda şehrimiz ekonomisine de katkı sunacağına inanıyoruz” dedi. 31,5 DÖNÜMLÜK ARAZİNİN 3 DÖNÜMÜNDE KURULUYOR Giresun Belediyesi’ne ait toplam 31,5 dönümlük arazinin 3 dönümlük bölümünde hayata geçirilen proje kapsamında hayvan satış ve yerleştirme alanları oluşturuluyor. Projede ayrıca vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayabilecek dinlenme alanları, yiyecek ve içecek noktaları ile çeşitli ihtiyaç birimleri de yer alacak. Canlı hayvan pazarı tamamlandığında, üreticiler ve vatandaşlar için daha güvenli, sağlıklı ve düzenli bir alışveriş alanı hizmete açılmış olacak. Belediye yönetimi, projenin Kurban Bayramı öncesinde yetiştirilmesi için çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdürüleceğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.