Hava Durumu

#Fi̇skobi̇rli̇k

giresunsonhaber - Fi̇skobi̇rli̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fi̇skobi̇rli̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FİSKOBİRLİK FİYATI YENİDEN AŞAĞI ÇEKTİ Haber

FİSKOBİRLİK FİYATI YENİDEN AŞAĞI ÇEKTİ

FİSKOBİRLİK FİYATI YENİDEN AŞAĞI ÇEKTİ 50 Randıman Fındık 21 Ocak’tan Bu Yana 15 TL Geriledi Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), 3 Şubat 2026 tarihi itibarıyla yayımladığı yeni fiyat listesiyle, Giresun kalite kabuklu fındık alım fiyatlarını bir kez daha aşağı yönlü güncelledi. Açıklamaya göre 50 randıman Giresun kalite fındık 272 TL/kg seviyesinden alıma devam edilecek. Bu rakam, FİSKOBİRLİK’in 21 Ocak 2026 tarihinde açıkladığı 287 TL/kg seviyesine göre kilogram başına 15 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Hatırlanacağı üzere FİSKOBİRLİK, 19 Ocak’ta 292 TL olarak duyurduğu fiyatı iki gün sonra 287 TL’ye çekmiş, şimdi ise yeni listeyle fiyatı bir kez daha aşağı güncellemiş oldu. Coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı Üretici Belgesi bulunan üreticiler için 50 randıman fiyat 275 TL/kg olarak açıklandı. Sivri ve kara kalite fındıkta ise aynı randıman için alım fiyatı 215 TL/kg seviyesine geriledi. Kısa Sürede Üç Farklı Fiyat Son üç haftada yaşanan değişim, fındık piyasasındaki oynaklığı bir kez daha ortaya koydu: 19 Ocak 2026: 292 TL 21 Ocak 2026: 287 TL 3 Şubat 2026: 272 TL Bu tablo, sadece 15 gün içinde 50 randıman fındık fiyatında toplam 20 TL’lik geri çekilme yaşandığını gösteriyor. SEZON BAŞINDAKİ ZİRVEDEN UZAK 2025–2026 sezonunda 50 randıman fındık fiyatı 23 Eylül 2025’te 347 TL ile zirveyi görmüştü. Aralık ayında ise fiyatlar 270 TL seviyesine kadar gerilemişti. 3 Şubat itibarıyla açıklanan 272 TL’lik yeni fiyat, piyasada hâlâ net bir toparlanma yaşanmadığını gösteriyor. FİSKOBİRLİK’in 3 Şubat 2026 tarihli yeni fiyat listesi, fındık piyasasında istikrarlı bir yükseliş trendi oluşmadığını, aksine fiyatların hâlâ dalgalı ve kırılgan bir seyir izlediğini gösteriyor. Sezon başındaki sert yükselişlerin ardından gelen bu geri çekilmeler, fiyat oluşumunda kurumsal kararların tek başına yeterli olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.

FİSKOBİRLİK FİYATI AŞAĞI ÇEKTİ Haber

FİSKOBİRLİK FİYATI AŞAĞI ÇEKTİ

FİSKOBİRLİK FİYATI AŞAĞI ÇEKTİ 19 Ocak’tan 21 Ocak’a 50 Randıman Fındıkta 5 TL’lik Geri Adım Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), 21 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı yeni fiyat listesiyle, 19 Ocak 2026’da açıkladığı alım fiyatlarını aşağı yönlü güncelledi. İki gün arayla yapılan bu güncelleme, fındık piyasasında fiyat istikrarı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. 19 Ocak 2026 tarihinde açıklanan listede 50 randıman Giresun kalite fındık 292 TL/kg olarak ilan edilmişti. 21 Ocak 2026 tarihli yeni listede ise aynı kalite ve randıman için fiyat 287 TL/kg seviyesine çekildi. Böylece iki gün içinde kilogram başına 5 TL’lik düşüş yaşandı. Coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı Üretici Belgesi bulunan üreticiler için 19 Ocak’ta 295 TL/kg olarak açıklanan fiyat, 21 Ocak itibarıyla 290 TL/kg oldu. Sivri ve kara kalite fındıkta ise 50 randıman fiyat 250 TL’den 240 TL’ye geriledi. FİSKOBİRLİK’in iki gün arayla yaptığı bu güncelleme, Ağustos 2025’ten bu yana süren dalgalı fiyat seyrinin hâlâ sona ermediğini ortaya koydu. Hatırlanacağı üzere 50 randıman fındık fiyatı, 23 Eylül 2025’te 347 TL ile sezonun zirvesini görmüş, 9 Aralık 2025’te ise 270 TL ile dip seviyeye kadar gerilemişti. Uzmanlar, kısa aralıklarla yapılan fiyat değişikliklerinin üretici açısından belirsizliği artırdığına dikkat çekerek, fındık piyasasında daha öngörülebilir ve istikrarlı bir fiyatlama mekanizmasına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

FİSKOBİRLİK 19 OCAK’TA YENİDEN FİYAT AÇIKLADI Haber

FİSKOBİRLİK 19 OCAK’TA YENİDEN FİYAT AÇIKLADI

FİSKOBİRLİK 19 OCAK’TA YENİDEN FİYAT AÇIKLADI Fındıkta 5 Aylık Dalgalanmanın Ardından Gelen Son Tablo Ne Anlatıyor? Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), 19 Ocak 2026 tarihinde Giresun kalite kabuklu fındık için yeni alım fiyatlarını açıkladı. Açıklanan tabloya göre 50 randıman Giresun kalite fındık 292 TL/kg, coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı Üretici Belgesi bulunan üreticiler için ise kilogram başına ilave 3 TL primle 295 TL/kg olarak ilan edildi. Sivri ve kara kalite fındıkta ise 50 randıman fiyat 250 TL/kg seviyesinde belirlendi. Ancak 19 Ocak’ta açıklanan bu fiyat, tek başına bir rakamdan ibaret değil. Aksine, Ağustos 2025’ten bu yana yaşanan sert yükselişler, hızlı düşüşler ve dalgalı seyirle şekillenen uzun bir sürecin son halkası niteliğini taşıyor. TMO TABANIYLA BAŞLAYAN SÜREÇ FİSKOBİRLİK FİYATLARIYLA ŞEKİLLENDİ Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 25 Ağustos 2025 tarihinde Giresun kalite fındık için 200 TL/kg alım fiyatı açıklamasıyla sezonun resmî tabanı belirlenmişti. Ancak piyasada yönü tayin eden asıl hamle, kısa süre sonra FİSKOBİRLİK’ten geldi. FİSKOBİRLİK, 22 Ağustos 2025’te 50 randıman fındık için 230 TL/kg alım fiyatı açıklayarak, daha sezonun başında TMO tabanının 30 TL üzerine çıktı. Bu adım, piyasaya açık bir mesaj niteliğindeydi: “BU SEZON FİYATLAR 200 TL BANDINDA KALMAYACAK.” 50 RANDIMAN FINDIKTA TARİH TARİH FİYAT KRONOLOJİSİ (FİSKOBİRLİK’in resmî Facebook paylaşımlarına göre) Tarih Fiyat (TL/kg) 22.08.2025 230 26.08.2025 245 28.08.2025 255 30.08.2025 260 01.09.2025 272 06.09.2025 275 08.09.2025 280 09.09.2025 290 10.09.2025 310 12.09.2025 317 23.09.2025 347 (zirve) 27.09.2025 337 09.10.2025 325 13.10.2025 335 18.10.2025 320 21.10.2025 315 22.10.2025 307 04.11.2025 302 13.11.2025 297 14.11.2025 290 19.11.2025 290 25.11.2025 297 01.12.2025 292 04.12.2025 285 05.12.2025 280 06.12.2025 275 09.12.2025 270 (dip) 17.12.2025 272 20.12.2025 277 24.12.2025 280 29.12.2025 285 01.01.2026 297 08.01.2026 307 13.01.2026 300 19.01.2026 292 30 GÜNDE 117 TL’LİK SIÇRAMA, 2 AYDA SERT GERİ ÇEKİLME Tabloya bakıldığında, 50 randıman fındık fiyatının 22 Ağustos–23 Eylül 2025 arasında 230 TL’den 347 TL’ye yükseldiği görülüyor. Yaklaşık 30 günde 117 TL’lik artış, tarım ürünleri piyasaları açısından olağanüstü bir yükseliş olarak kayıtlara geçti. Ancak bu yükseliş kalıcı olmadı. Ekim ve Kasım aylarında fiyatlar kademeli biçimde gerileyerek Aralık başında 270 TL seviyesine kadar düştü. Yeni yılın ilk günlerinde kısa süreli bir toparlanma yaşansa da, 19 Ocak 2026’da açıklanan 292 TL, fiyatın hâlâ zirvenin oldukça altında seyrettiğini ortaya koydu. FİSKOBİRLİK PİYASAYI YÜKSELTTİ Mİ, PİYASA FİSKOBİRLİK’İ GERİ Mİ ÇEKTİ? Bu veriler ışığında ortaya çıkan tablo net: FİSKOBİRLİK, sezon başında fiyatı yukarı çeken öncü bir aktör rolü üstlendi. Sık aralıklarla yapılan fiyat artışları, üreticide “bekle-gör” davranışını güçlendirdi ve piyasada güçlü bir beklenti yarattı. Ancak fiyat belirli bir noktadan sonra reel alıcıların alım iştahını sınırladı. İhracatçılar ve büyük sanayi alıcıları, yükseliş dönemlerinde beklerken; fiyat doygunluğa ulaştığında toplu alımlarla piyasaya girdi. Bu durum, fiyatın geri çekilmesini hızlandırdı. Sonuçta FİSKOBİRLİK fiyatı yukarı taşımakta etkili oldu; ancak düşüş dönemlerinde fiyatı koruyacak yapısal gücü ortaya koyamadı. GÜNLÜK OYNAKLIĞIN ARDINDAKİ ASIL SORUN 2025–2026 sezonunda fındık fiyatlarının bu denli sık ve sert oynamasının temel nedenleri Günlük ve sık fiyat açıklama pratiği Şeffaf ve derin bir fındık borsasının bulunmaması Kooperatif–serbest piyasa arasında çift başlı fiyat yapısı Beklentiyle işlem yapılan piyasa kültürü Büyük alıcıların sessiz ve zamanlamaya dayalı alım stratejileri olarak özetlenebilir. Bu yapı sürdüğü sürece, fiyat istikrarı değil dalgalanma kaçınılmaz hale geliyor. 19 OCAK FİYATI BİR BAŞLANGIÇ DEĞİL, BİR SONUÇ FİSKOBİRLİK’in 19 Ocak 2026’da açıkladığı 292 TL’lik 50 randıman fiyatı, tek başına değerlendirilmesi gereken bir rakam değil. Bu fiyat, Ağustos 2025’te başlayan hızlı yükselişin, Eylül’de görülen zirvenin ve sonrasında yaşanan geri çekilmenin doğal bir sonucudur. Asıl sorun, fiyatın kaç lira olduğu değil; fındık piyasasında hâlâ kurallı, şeffaf ve öngörülebilir bir fiyatlama sisteminin bulunmamasıdır. Bu sistem kurulmadıkça, her sezon benzer dalgalanmalar yaşanacak; üretici, tüccar ve kamu arasındaki fiyat tartışmaları devam edecektir.

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: Haber

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR:

FİSKOBİRLİK’TE GERİLİM BÜYÜYOR: “800 MİLYON FAİZ BAŞARI MI, BU KURUM KİMİN?” FİSKOBİRLİK’in hafta sonu gerçekleştirilen Mali Genel Kurulu, Giresun kamuoyunda derin bir kırılmaya yol açtı. Genel kurul sonrası yapılan açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına, mali tablosuna ve kullanılan dile yönelik sert eleştirileri beraberinde getirdi. Eleştirilerin merkezinde ise FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın kürsüdeki üslubu ve “kurum benim” algısı yaratan söylemleri yer aldı. ZİRAAT ODASI BAŞKANI KARAN: “800 MİLYON FAİZ ÖDEMEK BAŞARI MI?” Tepkilerin en serti Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’dan geldi. Karan, genel kurulu “Dağ fare doğurdu” sözleriyle özetlerken, yapılan sunumların üreticiye dair somut hiçbir çözüm içermediğini söyledi. Karan, kürsüde anlatılanları şu sözlerle eleştirdi: “Birliğin başkanı kürsüye çıkıp adeta Rapunzel masalı anlatarak delegeyi ve protokolü oyaladı. Üreticinin yarını, kurumun kurtuluşu hakkında tek bir cümle kuramadı.” Kurumun mali tablosuna dikkat çeken Karan, en çok tartışma yaratan faiz rakamına sert çıktı: “Borç değil, sadece faiz… Tam 800 milyon lira! Bunu başarı gibi pazarlamaya kalkıyor, asıl garabet ise buna inanıp alkış tutanlarda.” FİSKOBİRLİK mülklerinin satışına ilişkin kullanılan dili “arsızlık” olarak nitelendiren Karan, Giresun protokolüne açık çağrıda bulundu: “Mal benim malım, satarım” anlayışının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Karan, FİSKOBİRLİK hesaplarının mutlaka incelenmesi gerektiğini ifade etti. MHP’DEN İMAR VE RANT SORGUSU: “İMARA KAPALI ARSA NASIL MİLYONLARCA LİRA ETTİ?” Genel kurul sonrası eleştiriler yalnızca mali tabloyla sınırlı kalmadı. Milliyetçi Hareket Partisi Giresun İl Başkanı Salih Akgün, FİSKOBİRLİK arazisinin satış süreci ve imar revizyonu planları üzerinden çok sert sorular yöneltti. Akgün, yaklaşık 7 dönümlük imara kapalı bir arazinin yüksek bedellerle el değiştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek şunları sordu: “İmara kapalı bir araziye milyonlarca lirayı kim, hangi güvenceyle verdi?” İmar planı sürecinde bazı parseller lehine ayrıcalıklar yaratıldığını savunan Akgün, “emsal kaybı” yaşandığını ve bunun hukuk ile eşitlik ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Akgün, MHP olarak imara değil, “kişiye özel” düzenlemelere karşı olduklarını vurguladı. İYİ PARTİ: “FİSKOBİRLİK DEĞİL, ‘LÜTFİBİRLİK’ OLMUŞ!” Tepki gösteren bir diğer siyasi parti ise İYİ Parti oldu. İl Başkanı İnan Taşgöz, FİSKOBİRLİK’in kamuoyunda artık “Lütfibirlik” olarak anıldığını söyledi. Taşgöz, Bayraktar’ın “Benim malıma ortak mısın?” sözlerine sert yanıt verdi: “Hayırdır Lütfi Bayraktar, kuruma çöktün de bizim mi haberimiz yok? Bu kurumu sen kurmadın, tapusunu üstüne geçirmedin. Herkes haddini bilecek!” Giresun Üniversitesi’ne yönelik sözlere sessiz kalındığını belirten Taşgöz, iktidar milletvekillerini eleştirerek, yapılan saygısızlığın şahıslara değil, Giresun’un kurumsal kimliğine yönelik olduğunu vurguladı. Taşgöz, 800 milyon lira faiz açıklamasını ise açık bir “itiraf” olarak değerlendirdi. ANAHTAR PARTİ: “FİSKOBİRLİK KİMSENİN ŞAHSİ MÜLKÜ DEĞİLDİR” Eleştirilerin son halkası Anahtar Parti Giresun İl Başkanı Aslan Tatar’dan geldi. Tatar, kullanılan dilin ne milletvekilliği sıfatıyla ne de devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını söyledi. Tatar, FİSKOBİRLİK’in Karadenizli üreticinin ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “FİSKOBİRLİK; herhangi bir şahsın, grubun ya da siyasi gücün malı değildir.” Kurumun ekonomik gerçeklerinin alkış ve hamasetle örtülmeye çalışıldığını belirten Tatar, duruşlarını üç net başlıkla özetledi: Mülkiyet, Üslup ve Yönetim. ORTAK NOKTA: ŞEFFAFLIK, HESAP VERİLEBİLİRLİK VE KURUMSAL SAYGI Ziraat Odası’ndan başlayıp MHP, İYİ Parti ve Anahtar Parti’ye uzanan açıklamalar, farklı siyasi çizgilerden gelse de ortak bir noktada buluşuyor: FİSKOBİRLİK’in şahıs diliyle değil, şeffaflık, liyakat ve ortak akılla yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor. Giresun kamuoyu açısından artık tartışma şu soruda düğümleniyor: 800 milyon lira faiz ödemek başarı mı, yoksa bu tablonun hesabı kimden sorulacak?

FİSKOBİRLİK GERİ ÇEKTİ, SERBEST PİYASA 265 TL’YE DÜŞTÜ Haber

FİSKOBİRLİK GERİ ÇEKTİ, SERBEST PİYASA 265 TL’YE DÜŞTÜ

FINDIK PİYASASINDA GİZEMLİ ÇÖKÜŞ: FİSKOBİRLİK GERİ ÇEKTİ, SERBEST PİYASA 265 TL’YE DÜŞTÜ Fındık piyasasında yaşanan son gelişmeler, fiyatların ekonomik gerçeklerle değil, belirsizliklerle şekillendiğini bir kez daha ortaya koydu. Kısa adı FİSKOBİRLİK olan Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliğinin 50 randıman tombul fındıkta yaptığı ardışık fiyat değişimleri sonrası, serbest piyasada 35 TL’lik ani bir düşüş yaşandı. FİYATLAR GERİ GELDİKÇE PİYASA ÇÖKTÜ FİSKOBİRLİK tarafından açıklanan alım fiyatları dikkat çekici bir seyir izledi: 01 Ocak 2026: 50 randıman fındık → 297 TL/kg 08 Ocak 2026: 50 randıman fındık → 307 TL/kg 16 Ocak 2026: 50 randıman fındık → 300 TL/kg’ye geri çekildi Bu son geri çekilmenin hemen ardından, nedeni açıklanamayan bir şekilde, fındık bugün serbest piyasada 50 randıman için 265 TL’den alıcı bulmaya başladı. Sadece birkaç gün içinde yaşanan bu sert düşüş, piyasada “fiyatı kim belirliyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KOOPERATİF FİYATI VAR, PİYASA YOK FİSKOBİRLİK’in fiyat açıklamasına rağmen sahada bu rakamların karşılık bulmaması, üreticiyi bir kez daha serbest piyasanın insafına bıraktı. Üreticiler, fiyatın var olduğunu ancak fiili alımın yetersiz kaldığını, bu durumun da tüccar fiyatlarını aşağı çektiğini dile getiriyor. TMO HÂLÂ 200 TL’DE: BU FİYAT NE ANLAMA GELİYOR? Öte yandan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Ağustos 2025’te açıkladığı 200 TL/kg alım fiyatını hâlâ uygulamaya devam ediyor. Serbest piyasa 265 TL’ye gerilemişken, TMO’nun 200 TL’de kalması piyasa regülasyonu açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. TMO’nun fiyatı piyasayı korumak için mi, yoksa sadece sembolik bir taban fiyat olarak mı var? EKONOMİK SONUÇ: KAZANAN YİNE ARACILAR Girdi maliyetlerinin hızla arttığı, işçilik ve bakım masraflerinin rekor seviyelere çıktığı bir dönemde; 265 TL’lik serbest piyasa fiyatı üretici açısından kârlılığın çok uzağında bulunuyor. Uzmanlara göre bu tablo, fiyat dalgalanmalarının üretici aleyhine, büyük alıcılar lehine çalıştığını açıkça gösteriyor. Fındıkta yaşanan bu son düşüş, kooperatiflerin piyasadaki etkinliği, TMO’nun rolü ve fiyat istikrarı politikalarının gerçekliği konusunda yeni ve daha sert bir tartışmanın kapısını araladı.

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI Haber

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI, BORÇ, FAİZ VE İPOTEK TABLOSU YANIT BEKLİYOR Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) 87. Olağan Mali Genel Kurulu EFİT Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurulda 2024-2025 faaliyet dönemine ilişkin mali tablolar, yönetim faaliyetleri ve bağımsız denetim raporları delegelerin onayına sunuldu. Genel kurulda konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, son dönemde kamuoyunda ve yerel basında gündeme getirilen eleştirilere sert yanıtlar verdi. Ancak mali genel kurulda sunulan faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporu birlikte okunduğunda, kurumun mali yapısına ilişkin ciddi soru işaretlerinin devam ettiği görülüyor. BORÇ NEREDEN GELİYOR? Bağımsız denetçi raporuna göre FİSKOBİRLİK’in banka borçları son bir yıl içerisinde hızlı biçimde artış gösterdi. Kısa vadeli banka kredileri 1 milyar TL sınırını aşarken, uzun vadeli borçlar da yüksek seviyesini koruyor. Bu tablo, Birliğin faaliyetlerini büyük ölçüde banka kredileriyle çevirdiğini ortaya koyuyor. Finansal veriler, borçlanmanın yeni yatırımlardan değil; işletme sermayesi açığını kapatmak ve mevcut yükümlülükleri çevirmek amacıyla yapıldığını gösteriyor. Bu durum, borcun kendi kendini besleyen bir yapıya dönüştüğüne işaret ediyor. FAİZ YÜKÜ FAALİYET KÂRINI SİLİP SÜPÜRÜYOR Denetim raporunda yer alan rakamlara göre, FİSKOBİRLİK’in finansman giderleri faaliyet kârını aşmış durumda. Başka bir ifadeyle, Birlik üretim ve ticari faaliyetlerinden kâr üretse bile, bu kâr faiz giderleriyle tamamen ortadan kalkıyor. Ekonomistler ve mali müşavirler açısından bu tablo, “faaliyet kârı var ama işletme zararda” anlamına geliyor. Kurumun ayakta kalması, üretimden değil finansman manevralarından sağlanıyor. KÂR VAR DENİYOR, AMA KAYNAĞI ÜRETİM DEĞİL Faaliyet raporunda net dönem kârı açıklandı. Ancak bağımsız denetçi raporunun dipnotları incelendiğinde, bu kârın esas faaliyetlerden değil, büyük ölçüde arsa ve gayrimenkul satışlarından elde edilen olağandışı gelirlerden kaynaklandığı görülüyor. Mali müşavirler açısından bu durum “sürdürülebilir kârlılık” değil, varlık satarak bilanço makyajı olarak değerlendiriliyor. Varlık satışıyla elde edilen gelir bir defalıktır; ancak borç ve faiz kalıcıdır. 2,4 MİLYAR TL’LİK İPOTEK: VARLIKLAR BANKALARA REHİNLİ Bağımsız denetçi raporunun en dikkat çekici başlıklarından biri de ipotekler. Rapora göre FİSKOBİRLİK ve bağlı ortaklıkların taşınmazları üzerinde yaklaşık 2,4 milyar TL tutarında banka ipoteği bulunuyor. Bu tablo, Birliğin sahip olduğu varlıkların önemli bir bölümünün fiilen bankalara teminat olarak verilmiş olduğunu gösteriyor. Mali çevrelere göre bu durum, gelecekte yeni finansman bulmayı zorlaştırdığı gibi, yeni arsa satışlarını da zorunlu hale getiren bir baskı oluşturuyor. ZARAR NASIL OLUŞUYOR? Denetim verileri, FİSKOBİRLİK’in olağan faaliyetleri sonucunda zarar ürettiğini, net kârın ise olağandışı gelirlerle sağlandığını ortaya koyuyor. Yani zarar, üretimde değil; finansman maliyetlerinde oluşuyor. Bu yapı devam ettiği sürece, kurumun her yıl yeni borçlanmaya ve yeni varlık satışlarına ihtiyaç duyması kaçınılmaz hale geliyor. MALİ GENEL KURUL YAPILDI, SORULAR YERİNDE DURUYOR Mali genel kurulda tablolar delegelerin onayına sunuldu. Ancak faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporunun birlikte okunması, FİSKOBİRLİK’in karşı karşıya olduğu mali risklerin ortadan kalkmadığını, aksine yapısal hale geldiğini gösteriyor. Değerlendirmelerine göre; borç-faiz-ipotek-arsa satışı döngüsü kırılmadığı sürece, bu tablo yalnızca ertelenmiş bir kriz anlamına geliyor.

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “FİSKOBİRLİK BORÇLA, FAİZLE VE ARSA SATARAK YÖNETİLEMEZ” Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “FİSKOBİRLİK BORÇLA, FAİZLE VE ARSA SATARAK YÖNETİLEMEZ”

CHP’Lİ ŞENYÜREK: “FİSKOBİRLİK BORÇLA, FAİZLE VE ARSA SATARAK YÖNETİLEMEZ” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in hafta sonu yapılacak mali genel kurulu öncesinde önemli açıklamalarda bulundu. Kurumun ağır bir borç sarmalına sürüklendiğini belirten Şenyürek, FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ı görevi bırakmaya davet etti. Şenyürek, açıklanan mali kârın üretimden değil, yıllar içinde üreticinin emeğiyle edinilmiş taşınmazların satışından kaynaklandığını vurgulayarak, bunun bir başarı değil, iflasın ötelenmesi anlamına geldiğini söyledi. Şenyürek, FİSKOBİRLİK yönetiminin kendi hazırladığı 2024–2025 Faaliyet Raporu ile bağımsız denetçi raporlarının, kurumun gerçek mali tablosunu bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu ifade etti. “1,6 MİLYAR TL’Yİ AŞAN BORÇ VAR, ÖDEME PLANI YOK” FİSKOBİRLİK’in borç yükünün alarm verdiğini dile getiren Şenyürek, kısa vadeli banka borçlarının bir yıl içinde 623 milyon TL’den 1 milyar 154 milyon TL’ye yükseldiğini, bir yıldan uzun vadeli kredi yükünün ise yüzde 81 artarak 457 milyon TL’ye ulaştığını belirtti. Kısa sürede ödenmesi gereken banka borcunun toplamda 1,6 milyar TL’yi aştığına dikkat çeken Şenyürek, faaliyet raporunda bu borcun hangi planla ve nasıl ödeneceğine dair somut bir yol haritası bulunmadığını söyledi. Şenyürek, yıllardır olduğu gibi yine tek çıkış yolu olarak gayrimenkul satışlarının işaret edildiğini ifade etti. “SADECE FAİZE 835 MİLYON TL ÖDENDİ” Finansman giderlerinin FİSKOBİRLİK’in mali yapısını çökerttiğini vurgulayan Şenyürek, 2024–2025 iş yılında banka faizleri için 835 milyon TL ödendiğini, bu tutarın tasarı bütçede öngörülen rakamın yüzde 39 üzerinde gerçekleştiğini kaydetti. Faiz yükünün operasyonel faaliyetlerle karşılanabilmesi için FİSKOBİRLİK’in yaklaşık 8,4 milyar TL’lik satış hacmine ulaşması gerektiğini belirten Şenyürek, gerçekleşen satışların ise 2,3 milyar TL’nin bile altında kaldığını söyledi. Bu tablonun, kurumun üretimle değil borçla ve yeni borçlarla ayakta tutulmaya çalışıldığını gösterdiğini ifade etti. “KÂR VAR DENİYOR AMA ÜRETİMDEN DEĞİL” Faaliyet raporunda açıklanan 13,7 milyon TL’lik kârın üretimden kaynaklanmadığını dile getiren Şenyürek, ortak içi ve ortak dışı operasyonel faaliyetlerin zarar ettiğini, kâr gibi görünen rakamın ise arsa ve gayrimenkul satışlarından elde edilen olağan dışı gelirlerden oluştuğunu belirtti. Özellikle Entegre Tesis önündeki arsa satışının mali tabloları geçici olarak rahatlattığını ifade eden Şenyürek, bu yöntemin kurumu uzun vadede daha kırılgan ve sürdürülemez bir yapıya sürüklediğini söyledi. “2,4 MİLYAR TL’LİK İPOTEK VAR” Bağımsız denetçi raporuna da dikkat çeken Şenyürek, banka borçlarına karşılık FİSKOBİRLİK’in taşınmazları üzerinde 2 milyar 422 milyon TL tutarında ipotek bulunduğunu belirtti. Şenyürek, bu durumun kurum varlıklarının fiilen bankalara rehinli olduğunu gösterdiğini ifade etti. “BELKOS–ŞÜKREDEN GIDA’NIN KONKORDATO SÜRECİNDE KURUMUN ZARARI VAR MI?” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’e bağlı EFİT A.Ş. üzerinden “Belkos” markasıyla bilinen Şükreden Gıda ile kurulan özel markalı üretim ilişkisine dair kamuoyuna yansıyan konkordato iddialarına da değinerek, FİSKOBİRLİK yönetimini kamuoyu önünde açıklama yapmaya çağırdı. FİSKOBİRLİK’in binlerce üreticinin alın terini yöneten, kamusal sorumluluğu yüksek bir kurum olduğunu vurgulayan Şenyürek, konkordato sürecinin kurum açısından bir zarar doğurup doğurmadığının ya da doğurma riski bulunup bulunmadığının şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini söyledi. “YATIRIM VAR DENİYOR AMA BÜTÇEDE KARŞILIĞI SIFIR” Bulancak Organize Sanayi Bölgesi’nde 17 milyon dolarlık yatırım yapılacağı yönündeki haberlere de değinen Şenyürek, faaliyet raporunda ve 2025–2026 tasarı bütçesinde “yapılmakta olan yatırımlar” kaleminin sıfır göründüğünü belirtti. Şenyürek, yatırım söylemi ile bütçe verileri arasındaki bu çelişkinin, Entegre Tesis arazisinin satışına yönelik kamuoyu direncini azaltmaya dönük bir algı çalışması şüphesini güçlendirdiğini ifade etti. “YÜZDE 10 MESELESİ HUKUKİ ZEMİNDE AYDINLATILMALIDIR” CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel’in gündeme taşıdığı iddialara da değinen Şenyürek, Bayraktar’ın “maaş almıyorum” beyanıyla çeliştiğini belirttiği 6 milyon 505 bin TL’lik huzur hakkı ödemesine dikkat çekti. Şenyürek, kamuoyu önünde yapılan açıklamalar ile faaliyet raporundaki veriler arasındaki çelişkinin mutlaka açıklanması gerektiğini söyledi. Adıgüzel’in kamuoyuna yansıyan “Yüzde 10 Lütfi” iddiasını da hatırlatan Şenyürek, iddiaların doğru olması halinde meselenin kötü yönetimin çok ötesine geçtiğini, yanlış olması halinde ise susmak yerine açık, şeffaf ve hukuki zeminde kamuoyunun aydınlatılması gerektiğini dile getirdi. “ÜRETİCİYLE BAĞ KOPMUŞ DURUMDA” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in üreticiyle bağının ciddi biçimde zayıfladığını belirterek, 88 bin kayıtlı ortağa rağmen fındık teslim eden ortak sayısının 5 bin 768 olduğunu söyledi. 2024 yılında Türkiye genelinde 650 bin ton olarak açıklanan fındık rekoltesine karşın, FİSKOBİRLİK’in alımının 11 bin 627 tonla binde 17 seviyesinde kaldığını ifade etti. “BU TABLOYLA DEVAM EDİLEMEZ” Açıklamasının sonunda hafta sonu yapılacak Mali Genel Kurul öncesinde FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ı görevi bırakmaya davet ettiklerini belirten Şenyürek, kurumun kimsenin kişisel mülkü olmadığını vurguladı. Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in yüzbinlerce üreticinin emeği olduğunu belirterek, CHP olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.