Hava Durumu

#Fi̇skobi̇rli̇k

giresunsonhaber - Fi̇skobi̇rli̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fi̇skobi̇rli̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA 300 TL BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİ Haber

FINDIKTA 300 TL BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİ

FINDIKTA 300 TL BİR SLOGAN DEĞİL, ÜRETİMİN DEVAM EŞİĞİ 2026 mahsulü için TMO’nun açıklayacağı fiyat beklenirken üretim maliyeti, alivre satış, döviz kuru ve ihracat verileri aynı noktayı işaret ediyor. Giresun’da 80 kilogram verim alınan bir dönüm bahçede kilogram maliyeti 287,16 TL’ye çıkarken, piyasada konuşulan 6,25 dolarlık alivre fiyatın güncel kur karşılığı 295 TL’ye dayanıyor. Bu tablo, 50 randıman Giresun kalite fındıkta 300 TL’nin yüksek bir talep değil, üreticiyi ancak ayakta tutabilecek müdahale eşiği olduğunu gösteriyor. Giresun’da hasat yaklaşırken gözler Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026 mahsulü için açıklayacağı kabuklu fındık alım fiyatına çevrildi. Ancak fiyat tartışması yalnızca “TMO kaç lira açıklayacak?” sorusuna sıkıştırılamayacak kadar geniş bir ekonomik tablo ortaya koyuyor. Giresun Sonhaber’in bugüne kadar yayımladığı fındık yazıları ile son maliyet, işçilik, rekolte ve piyasa dosyaları birlikte değerlendirildiğinde; üretim maliyeti, Giresun’un düşük dekar verimi, ihracatın döviz değeri, alivre satışlar, kalite farkı ve üreticinin finansman ihtiyacı aynı sonuca ulaşıyor: 2026 mahsulü 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için TMO müdahale alım fiyatı kilogram başına 300 TL’nin altında kalmamalı. 6,25 DOLARLIK ALİVRE SATIŞIN KARŞILIĞI 295 TL’YE DAYANDI Piyasada 2026 ürünü kabuklu fındık için kilogram başına 6,25 dolar düzeyinde alivre satışlardan söz ediliyor. TCMB’nin 20 Temmuz 2026 için açıkladığı 47,0938 TL’lik dolar alış kuru esas alındığında 6,25 dolar 294,34 TL’ye, 47,1787 TL’lik satış kuruyla ise 294,87 TL’ye karşılık geliyor. Başka bir ifadeyle, 300 TL talebi bugün konuşulan alivre satışın Türk lirası karşılığından yalnızca 5–6 lira daha yüksek. Üstelik bu hesapta Giresun kalite fındığın ayrı aroma, randıman, işlenebilirlik ve menşe değeri için ek bir kalite primi bulunmuyor. Alivre satış; ihracatçının ürün daha dalındayken gelecekte teslim edilmek üzere yabancı alıcıyla yaptığı sözleşmeyi ifade ediyor. Üreticinin henüz satış fiyatını bilmediği bir dönemde ihracat bağlantısının döviz üzerinden kurulması, yeni sezon fiyatının hangi ekonomik alan içinde şekillendiğini göstermesi bakımından önem taşıyor. İHRACATTA MİKTAR YÜZDE 38,7 AZALDI, KİLOGRAM DEĞERİ YÜZDE 59 ARTTI Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin 3 Temmuz 2026 tarihli bültenine göre Türkiye, 1 Eylül 2025–30 Haziran 2026 döneminde 169 bin 480 ton iç fındık ihraç ederek 2 milyar 216 milyon 121 bin 203 dolar gelir sağladı. Bir önceki sezonun aynı döneminde 276 bin 374 ton ihracat karşılığında 2 milyar 268 milyon 655 bin 648 dolar gelir elde edilmişti. Buna göre ihraç edilen miktar yüzde 38,7 azalırken toplam gelir yalnızca yüzde 2,3 geriledi. Bu iki verinin birlikte okunması, iç fındığın ortalama ihracat değerinin kilogram başına 8,21 dolardan 13,08 dolara yükseldiğini gösteriyor. Artış yaklaşık yüzde 59,3. 50 randımanda bir kilogram iç fındık için teorik olarak iki kilogram kabuklu fındık gerekiyor. Kabuklu fındıkta konuşulan 6,25 dolarlık alivre fiyat bu nedenle iç fındıkta 12,50 dolarlık ham madde karşılığı oluşturuyor. İhracat ortalamasının 13,08 dolar olması, alivre rakamının piyasa dışı olmadığını; 300 TL’lik kabuklu fiyatın da döviz ve ihracat değerinden kopmadığını ortaya koyuyor. İhracat ortalaması bütün kalite, kalibre ve işlenmiş ürünleri kapsadığı için doğrudan üretici fiyatı olarak okunamaz. Ancak miktardaki sert düşüşe rağmen kilogram başına döviz gelirinin güçlü biçimde artması, sektörün ödeme kapasitesini ve fındığın uluslararası değerini gösteren önemli bir ölçüdür. GİRESUN’UN VERİMİ 80 KİLOYA YAKIN, MALİYET 287,16 TL Tarım ve Orman Bakanlığının 2025 Giresun Tarımsal Yatırım Rehberinde ilde 1 milyon 177 bin 729 dekar alanda 92 bin 402 ton fındık üretildiği belirtiliyor. Bu iki rakam Giresun’da dekar başına yaklaşık 78,46 kilogram verime karşılık geliyor. Giresun Sonhaber’in 2026 yılı bakım, hasat, işçilik, patoz, kurutma, taşıma ve diğer doğrudan giderleri kalem kalem hesapladığı maliyet dosyasında, dönümden 80 kilogram ürün alınan bahçede kilogram maliyeti 287,16 TL’ye çıkıyor. Giresun’un resmî verim ortalaması da bu 80 kilogramlık senaryoya çok yakın. Üretici fındığını 300 TL’den satabildiğinde, 80 kilogram ürünün toplam geliri 24 bin TL oluyor. Aynı senaryodaki doğrudan nakit maliyet yaklaşık 22 bin 973 TL. Bir dönüm bahçede üreticinin elinde yalnızca 1.027 TL brüt fark kalıyor. Bu farkın içinde üreticinin bir yıllık emeği, kullandığı sermayenin karşılığı, üretim riski, bahçenin yenilenme ihtiyacı ve gelecek sezonun başlangıç giderleri bulunuyor. Dolayısıyla 300 TL, düşük verimli Giresun bahçesinde yüksek kâr değil; başa baş noktasının hemen üzerinde kalabilme imkânı veriyor. 100 KİLOGRAMLIK BAHÇEDE BİLE MALİYET 233,33 TL Aynı maliyet çalışmasında dönümden 100 kilogram kuru kabuklu fındık alındığında toplam doğrudan gider 23 bin 333 TL, kilogram maliyeti 233,33 TL olarak hesaplandı. Verim 160 kilograma çıktığında maliyet 168,84 TL’ye gerilerken, 80 kilograma düştüğünde 287,16 TL’ye yükseldi. Bu tablo fındıkta tek ve değişmez bir kilogram maliyeti bulunmadığını açık biçimde gösteriyor. Budama, gübreleme, ilaçlama, ot biçme ve bahçe hazırlığı gibi giderlerin önemli bölümü ürün azaldığında ortadan kalkmıyor. Verim düştükçe aynı sabit gider daha az ürüne bölünüyor ve kilogram maliyeti hızla yükseliyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı TEPGE’nin Temmuz 2026 raporunda da fındık üretici fiyatının yılın ilk beş aylık ortalaması 223,05 TL olarak verildi. Bu ortalama, 100 kilogram verim esas alınarak hesaplanan 233,33 TL’lik maliyetin dahi altında kalıyor. RESMÎ YEVMİYEYLE YAPILAN HESAP BİLE ALT SINIRA DAYANDI Üstelik 233,33 TL ve 287,16 TL’lik maliyetler, Giresun Valiliğinin 2026 için açıkladığı yemek işverene ait 1.101 TL’lik tavsiye yevmiyesi esas alınarak oluşturuldu. Geçen sezon Giresun’da fiilî yevmiye yemek işverene aitken 1.750 TL’ye, yemek işçiye aitken 1.950 TL’ye kadar çıktı. Ordu’da 2026 hasadı için yemek işçiye ait günlük ücret 1.750 TL olarak belirlendi. Giresun’da hasat başladığında işçilik fiyatı resmî tavsiye rakamının üzerine çıkarsa kilogram maliyeti de bugün yapılan hesabın üzerinde oluşacak. Bu nedenle 300 TL’lik fiyatın içinde sanıldığı kadar geniş bir üretici kârı bulunmuyor. Düşük verim ve piyasa yevmiyesi birleştiğinde, 300 TL bazı bahçelerde yalnızca maliyeti karşılayabilecek; bazı bahçelerde ise maliyetin altında dahi kalabilecek bir seviyeye dönüşebilir. GEÇEN SEZONUN 200 LİRASI BUGÜN ÜRETİCİYİ KORUYAMAZ TMO, 5 Ağustos 2025’te 50 randıman esasına göre Giresun kalite kabuklu fındık için 200 TL, Levant kalite için 195 TL alım fiyatı açıklamıştı. İki kalite arasındaki fark yalnızca 5 TL’de kalmıştı. Aradan geçen dönemde gübre, ilaç, akaryakıt, bahçe temizliği, budama, işçilik, taşıma, kurutma, çuval, depolama ve finansman giderleri arttı. Bu nedenle geçen sezonun 200 lirasını yalnızca nominal bir artışla güncellemek, üreticinin gerçek maliyetini karşılamaya yetmez. 300 TL, geçen yılın fiyatına rastgele eklenmiş 100 lira değildir. Bugünkü alivre satışın kur karşılığı, ihracat birim değeri, Giresun’un dekar verimi ve sahadaki doğrudan maliyet birlikte hesaplandığında ortaya çıkan ekonomik eşiktir. GİRESUN KALİTEYE BEŞ LİRALIK FARK YETMEZ Giresun kalite fındık, Levant kaliteyle aynı fiyat kalıbına sıkıştırılamaz. Giresun Tombul Fındığı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından menşe adıyla tescilli; Avrupa Birliği nezdinde de Korunmuş Menşe Adı statüsüne sahip bir üründür. Avrupa Komisyonu ürünü “premium fındık” olarak tanımlıyor. Bu koruma yalnızca ürünün adını değil, yetiştiği coğrafya ile niteliği arasındaki güçlü bağı da kabul ediyor. Giresun’un eğimli ve parçalı bahçelerinde, makine kullanımının sınırlı olduğu koşullarda yoğun insan emeğiyle yetiştirilen ürünün maliyeti; düz, geniş ve mekanizasyona uygun bahçelerdeki üretimle aynı değil. Fiyatlandırmada randıman, sağlam iç oranı, kalibre, aroma, yağ yapısı, işlenebilirlik, menşe değeri ve bölgesel üretim maliyeti birlikte ölçülmeli. Giresun kalite için birkaç liralık sembolik fark değil, ölçülebilir ve ayrı bir kalite primi uygulanmalı. REKOLTE TAHMİNİ FİYATI BASTIRMA ARACINA DÖNÜŞMEMELİ 2026 sezonu için mart ayında açıklanan ilk tahmin 829 bin 239 tondu. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı TEPGE’nin Temmuz raporunda ise TÜİK’in birinci tahminine göre 2026 üretimi 715 bin ton olarak yer aldı. İki rakam arasında 114 bin tonu aşan fark bulunuyor. Bu değişim, karanfil sayımına dayalı erken tahminlerin kesin üretim miktarı gibi kullanılamayacağını gösteriyor. Rekolte; tek başına kaç ton ürün beklendiğini değil, ürünün hangi bölgede, hangi verimle, hangi arazi koşulunda ve hangi maliyetle yetiştiğini de anlatmalı. Yüksek bir toplam rekolte tahmini, Giresun’un yamaç bahçelerindeki düşük verimi ve yüksek birim maliyeti ortadan kaldırmıyor. Türkiye’nin toplam üretimi üzerinden kurulan tek fiyat düzeni, bölgesel maliyet ile kalite farkını görünmez hâle getiriyor. TMO FİYATI SERBEST PİYASAYA YASAK DEĞİL, KAMUNUN MÜDAHALE EŞİĞİDİR TMO’nun açıklayacağı fiyat, özel alıcıların uymak zorunda olduğu yasal bir asgari fiyat değil; ürününü düşük bedelle satmak zorunda kalan üreticiye kamu tarafından sunulan alım güvencesidir. Bu nedenle fiyatın 300 TL olarak açıklanması tek başına yeterli olmayacak. TMO’nun kaç ton ürün alacağı, hangi alım noktalarını açacağı, randevu sisteminin nasıl işleyeceği, randıman ölçümünün nasıl denetleneceği ve ürün bedelinin kaç günde ödeneceği de aynı anda ilan edilmeli. Sınırlı miktarda alım yapan ve üreticiyi uzun süre bekleten bir kamu fiyatı piyasa üzerinde güçlü bir çıpa oluşturamaz. Etkin müdahale için yeterli bütçe, yaygın alım ağı, şeffaf eksperlik ve kısa ödeme süresi gerekiyor. FİSKOBİRLİK FİYAT AÇIKLAMAKLA YETİNEMEZ FİSKOBİRLİK’in üretici lehine yeniden piyasa kurucu bir rol üstlenmesi için yalnızca fiyat listesi yayımlaması yeterli değil. Açıklanan fiyatın kaç tonluk alımla destekleneceği, üreticinin ürününü nereye teslim edeceği ve parasını ne zaman alacağı açıklanmalı. Fındık piyasasının geçmişi, üreticiyi koruyan kurumların zayıfladığı dönemlerde fiyatın büyük alıcılar ve finansman gücünü elinde tutan kesimler tarafından daha kolay yönlendirildiğini gösteriyor. FİSKOBİRLİK; stok yönetebilen, gerektiğinde ürünü işleyerek mamul hâlde satabilen, lisanslı depoculukla çalışan ve üreticiye finansman sağlayan güçlü bir kooperatif yapısına kavuşmadıkça tabeladaki fiyatın etkisi sınırlı kalacak. ÜRETİCİ HASATTA SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALI Fındık fiyatını yalnızca rekolte, ihracat ve döviz belirlemiyor. Üreticinin ürünü hangi tarihte ve hangi zorunluluk altında piyasaya indirdiği de fiyatın yönünü değiştiriyor. İşçi ücretini, gübre ve ilaç borcunu, taşıma ve patoz giderini ödemek zorunda kalan küçük üretici, ürününü hasadın hemen ardından satmaya mecbur kaldığında alıcının pazarlık gücü artıyor. Kısa sürede yüksek miktarda ürünün piyasaya inmesi fiyat üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Bu baskının azaltılması için düşük faizli hasat finansmanı, ürün karşılığı kredi, güvenilir emanet sistemi ve lisanslı depoculuk yaygınlaştırılmalı. Üreticinin bekleme gücü olmadan açıklanan yüksek fiyatın önemli bölümü kâğıt üzerinde kalabilir. 300 TL’NİN ALTI GİRESUN FINDIĞININ GELECEĞİNİ DARALTIR Türkiye dünya fındık üretiminde liderliğini koruyor ancak Şili, ABD, İtalya ve Azerbaycan gibi üretici ülkelerin büyümesi rekabeti artırıyor. Bu yeni dönemde Türkiye’nin gücü yalnızca tonajdan değil; Giresun kalite gibi üstün nitelikli ürünleri ayrı fiyatlandırmasından, işlemesinden ve kendi markasıyla dünya pazarına sunmasından gelecek. Kalite farkı üreticinin gelirine yansıtılmazsa bahçe bakımı geriler, yaşlı bahçelerin yenilenmesi ertelenir, verim düşer ve genç nüfus üretimden uzaklaşır. Giresun kalite fındık korunmak isteniyorsa ürünün adı kadar üreticisinin geliri de korunmalı. Üretim maliyeti, Giresun’un düşük dekar verimi, 6,25 dolarlık alivre satışın 295 TL’ye yaklaşan kur karşılığı, kilogram başına 13,08 dolara yükselen ihracat değeri ve coğrafi işaretli ürünün kalite farkı birlikte değerlendirildiğinde 300 TL abartılı bir fiyat değil. TMO, 2026 mahsulü 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için kilogram başına en az 300 TL müdahale alım fiyatı açıklamalı; bu fiyatı yeterli alım kapasitesi, kısa ödeme takvimi ve şeffaf randıman sistemiyle desteklemeli. 300 TL, üreticiyi zenginleştirecek fiyat değil; Giresun’da fındık üretiminin gelecek yıllarda da devam edebilme eşiğidir. Kaynak: Giresun Sonhaber / Özel Haber

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Haber

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI

FORUM AVM İÇİN KRİTİK SÜREÇ BAŞLADI Giresun’da yıllardır tartışmaların odağında bulunan FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önündeki arazi için planlanan Forum AVM projesi kamuoyuna açıklandı. Çotanak Yatırım A.Ş. tarafından duyurulan projede 3 kat kapalı otopark, 12 bin metrekare kiralanabilir alan ve en az 400 kişilik istihdam hedefi öne çıktı. Mahkemenin “üniversite alanı” kararına ilişkin hükmünün ardından gözler yeniden Güre’deki kritik araziye çevrilirken, yatırımcı grup projenin mevcut imar durumunu değiştirmediğini savundu. Giresun’da ekonomik yatırım beklentisi ile kamu yararı ve şehir planlaması tartışmasını aynı başlıkta buluşturan Forum AVM projesinde kritik süreç resmen başladı. Çotanak Yatırım A.Ş., FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önünde yer alan ve uzun süredir kent gündeminde bulunan arazi için hazırlanan alışveriş merkezi projesini kamuoyuna duyurdu. Açıklanan proje, yalnızca bir AVM yatırımı olarak değil; Giresun’un ekonomik geleceği, istihdam olanakları, şehircilik politikası ve kamusal alan tartışmaları açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. GİRESUN’UN GÖZÜ BU ARAZİDE FİSKOBİRLİK entegre tesisleri önündeki arazi, uzun yıllardır Giresun’da hem ekonomik hem de kamusal yönüyle tartışılan alanların başında geliyor. Kentin merkezi konumlarından birinde yer alan bölge, geçmişte üniversite gelişim alanı tartışmalarıyla gündeme gelmiş, son olarak Forum AVM projesinin açıklanmasıyla yeniden kamuoyunun odağına yerleşmişti. Giresun İdare Mahkemesi’nin 2012 tarihli “üniversite alanı” kararına ilişkin hükmünün ardından, alana yönelik tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Mahkeme kararı sonrası kamuoyunda “arazinin geleceği ne olacak?” sorusu yeniden gündeme gelirken, yatırımcı grup projeye ilişkin açıklama yaparak sürecin kendi açısından devam ettiğini ortaya koydu. 3 KAT KAPALI OTOPARK, 12 BİN METREKARE KİRALANABİLİR ALAN Çotanak Yatırım A.Ş. tarafından açıklanan bilgilere göre Forum AVM projesinde 3 kat kapalı otopark ve 12 bin metrekare kiralanabilir alan planlanıyor. Projenin ticari alan, mağaza kullanımı, sosyal yaşam, hizmet sektörü ve yeme-içme alanlarını kapsayacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Bu yönüyle proje, Giresun’da yalnızca alışveriş yapılacak bir merkez değil; kent içi sosyal hareketliliği artıracak, perakende sektörünü büyütecek ve hizmet alanında yeni bir çekim noktası oluşturacak yatırım olarak sunuluyor. 400 KİŞİLİK İSTİHDAM HEDEFİ Forum AVM projesinin en dikkat çeken başlıklarından biri ise istihdam hedefi oldu. Yatırımcı grup, projenin hayata geçmesi halinde en az 400 kişiye istihdam sağlanmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu rakam, Giresun gibi genç nüfusun iş olanakları konusunda beklenti içinde olduğu bir kentte önemli bir ekonomik vaat olarak öne çıkıyor. AVM’nin faaliyete geçmesiyle birlikte yalnızca mağaza personeli değil; güvenlik, temizlik, teknik servis, lojistik, kafe-restoran, yönetim, bakım ve tedarik alanlarında da yeni iş kapılarının açılabileceği değerlendiriliyor. YATIRIMCI CEPHEDEN NET MESAJ: “MEVCUT İMAR DURUMUNU DEĞİŞTİRMİYOR” Mahkeme kararı sonrası kamuoyunda yükselen tartışmalara karşı yatırımcı grup, projenin mevcut imar durumunu değiştirmediğini savundu. Yatırımcı cephesine göre gündeme gelen karar, geçmişteki planlama sürecine ilişkin hukuki bir değerlendirme niteliği taşıyor ve bugün açıklanan projenin mevcut sürecini doğrudan ortadan kaldıran bir sonuç üretmiyor. Bu açıklama, projenin hem hukuki hem de idari yönünün önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacağını gösteriyor. Çünkü alanın geçmişi, yalnızca ticari yatırım başlığıyla değil; üniversite, kamu yararı, kent planlaması ve şehir kimliği açısından da geniş bir zeminde değerlendiriliyor. YATIRIM MI, KAMU YARARI MI? Forum AVM projesi, Giresun’da iki güçlü yaklaşımı karşı karşıya getirdi. Bir tarafta kente yeni yatırım, istihdam, ticari canlılık ve sosyal yaşam alanı kazandırılacağı beklentisi bulunuyor. Diğer tarafta ise kamu yararı, üniversite alanı ihtiyacı, kent merkezindeki planlama tercihleri ve mevcut esnaf üzerindeki olası etkiler tartışılıyor. Bu nedenle proje, sıradan bir alışveriş merkezi yatırımı olmaktan çıkarak Giresun’un gelecek vizyonuna ilişkin daha büyük bir sorunun parçası haline geldi: Giresun büyürken öncelik yatırım mı olacak, kamusal ihtiyaç mı; yoksa ikisini dengeleyecek yeni bir şehircilik aklı mı kurulacak? ŞEHİR EKONOMİSİ İÇİN YENİ BİR ÇEKİM MERKEZİ İDDİASI Yatırımcı grup, Forum AVM’nin Giresun ekonomisine ciddi katkı sağlayacağını belirtiyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte kentte perakende hareketliliğinin artması, farklı markaların Giresun’a gelmesi, gençlerin sosyal yaşam alanlarının genişlemesi ve şehir merkezinde yeni bir ticari yoğunluk oluşması bekleniyor. Ancak bu beklentinin yanında, şehir merkezindeki trafik yükü, otopark ihtiyacı, mevcut yerel esnafın rekabet gücü, kıyı-kent ilişkisi ve arazinin geçmişteki kamusal kullanım tartışmaları da yanıt bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. KRİTİK SÜREÇ ŞİMDİ BAŞLIYOR Forum AVM projesinin açıklanmasıyla birlikte gözler artık sürecin bundan sonraki aşamalarına çevrildi. Mimari proje, ruhsat süreci, hukuki başlıklar, imar değerlendirmeleri ve yatırım takvimi önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddeleri olacak. Giresun kamuoyu ise bu süreci yalnızca bir yatırım projesi olarak değil, kentin geleceğine yön verecek bir tercih olarak izliyor. Sonuç olarak Forum AVM projesi, Giresun’da aynı anda iki duyguyu büyüttü: ekonomik yatırım umudu ve kamu yararı hassasiyeti. Şimdi bütün dikkatler, Güre’deki o kritik arazide atılacak yeni adımlara çevrilmiş durumda.

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE Haber

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE

TAPU ÖZEL TEŞEBBÜSTE, ÜNİVERSİTE HÂLÂ ESKİ DOSYANIN PEŞİNDE FİSKOBİRLİK’in Güre’deki 7,5 dönümlük arsasında satış ve tapu devri süreci tamamlandı. Tapunun özel teşebbüse geçtiği belirtilirken, Giresun Üniversitesi’nin alanı geri kazanmak istiyorsa yeni maliklerle resmi görüşme yürütmesi gerekiyor. GİRESUN — FİSKOBİRLİK’in Güre Mahallesi’nde, Giresun Üniversitesi yerleşkesinin karşısında bulunan 7,5 dönümlük arsasıyla ilgili tartışma, satış ve tapu devrinin ardından yeni bir aşamaya taşındı. Üniversitenin kampüs bütünlüğü, sahil bağlantısı ve gelişim alanı açısından kritik gördüğü taşınmazın yaklaşık bir yıl önce özel teşebbüs tapulu arsası olmuşken, Giresun Üniversitesi “dostlar alışverişte görsün “ misali dosyanın hâlâ eski mülkiyet tartışması üzerinden yürütülmesinden nasıl bir elde edilmek istendiği bilinmiyor. Arsanın geçmişinde FİSKOBİRLİK’in satış kararı, üniversitenin gelişim alanı talebi, belediye meclisi gündemi, ret kararı, idari dava süreci, 2026 yılı revizyon imar planı tartışmaları ve sahada başlayan fiziki çalışma bulunuyor. Ancak satıştan sonra tapunun özel teşebbüse geçmesi, dosyanın bugünkü muhatabını değiştirdi. Bu aşamadan sonra üniversitenin alanı geri kazanmak için yalnızca FİSKOBİRLİK üzerinden değil, taşınmazın güncel sahipleri üzerinden resmi ve hukuki süreç yürütmesi gerekiyor. TAPU DEVRİ DOSYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ FİSKOBİRLİK arsasıyla ilgili tartışmanın ilk aşamasında ana konu, üretici birliğine ait taşınmazın satılıp satılmayacağı, satışın hangi bedelle yapılacağı ve alanın üniversiteye kazandırılıp kazandırılmayacağıydı. Ancak tapu devri tamamlandıysa, hukuki zemin artık farklı bir noktadadır. Bugün ortada FİSKOBİRLİK’in elinde tuttuğu bir taşınmazdan çok, özel teşebbüs adına tapuya geçmiş bir mülkiyet bulunmaktadır. Bu nedenle üniversitenin alanı kampüs bütünlüğü için zorunlu görmesi halinde izlemesi gereken yol, yeni maliklerle satın alma, takas, uzlaşmalı devir veya kamu yararı gerekçesine dayalı yasal seçenekleri değerlendirmektir. Özel mülkiyete geçmiş bir taşınmaz için eski malik üzerinden yürütülen tartışma, alanın bugünkü tapu durumunu değiştirmiyor. Üniversite bu arsayı hâlâ stratejik bir ihtiyaç olarak görüyorsa, süreci güncel mülkiyet gerçeği üzerinden kurmak zorundadır. 2011’DE PLANLANDI, 2025’TE YENİDEN MECLİSE GELDİ FİSKOBİRLİK’in Güre’deki 1717 ada 1 parseliyle ilgili tartışmanın geçmişi 2025’te başlamadı. Giresun Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği’nin 25 Nisan 2025 tarihli açıklamasında, söz konusu parselin 2011 yılında “Üniversite Gelişim Alanı” olarak planlandığı ve Giresun Belediyesi tarafından yapılan imar planı değişikliğiyle imara kapatıldığı bilgisi yer aldı. 2011 yılı, Giresun Belediyesi’nde Kerim Aksu dönemine denk geliyor. Bu nedenle dosyanın ilk kritik eşiği, alanın belediye planlarında üniversite gelişim alanı olarak değerlendirildiği bu dönemdir. Ancak açık kaynaklarda bu plan değişikliğine ilişkin meclis karar numarası ve karar metni henüz yer almıyor. Bu bilgi, Giresun Belediyesi’nin 2011 yılı imar planı değişikliği arşivinden çıkarılmalıdır. Aradan geçen yıllara rağmen alanın üniversiteye kazandırılamaması, bugün tartışmanın merkezindeki en önemli başlıklardan biri haline geldi. Parsel planlarda üniversite gelişim alanı olarak görülmesine rağmen satın alma, takas, kamulaştırma veya uzlaşmalı devir sürecinin tamamlanamaması, üniversite yönetimlerinin yıllara yayılan karar alma eksikliğini gündeme taşıdı. 2020 SENATO KARARI BELEDİYEYE SUNULDU, İŞLEM TESİS EDİLMEDİ Giresun Belediye Meclisi’nin 2 Temmuz 2025 tarihli karar özetinde, üniversitenin daha önce de bu alan için karar aldığı açık biçimde yer aldı. Karar No: 245’te, Giresun Üniversitesi’nin 2020-180/3 sayılı Senato Kararı’nın belediyeye önceden sunulduğu, ancak herhangi bir işlem tesis edilmediği belirtildi. Aynı kararda, üniversitenin 2025-423/1 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile Güre Mahallesi’nde bulunan taşınmazların, yerleşke bütünlüğünün sağlanması ve fiziki alan ihtiyacının karşılanması amacıyla “Üniversite Gelişim Sahası”na alınmasına karar verdiği kayda geçti. Bu kayıt, üniversitenin alanı yıllardır gündeminde tuttuğunu; buna rağmen mülkiyetin üniversiteye geçirilmesi konusunda sonuç doğuran bir adım atılamadığını gösterdi. 22 NİSAN VE 2 HAZİRAN 2025’TE BELEDİYEYE RESMİ YAZI GÖNDERİLDİ Giresun Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı, 22 Nisan 2025 tarih ve 82535 sayılı yazı ile 2 Haziran 2025 tarih ve 91487 sayılı yazıyla belediyeye başvurdu. Üniversite, FİSKOBİRLİK EFİT A.Ş.’ye ait 1717 ada 1 parsel ile 1719 ada 178, 182, 186, 187, 188 ve 189 numaralı parsellerin üniversite eğitim alanı içine alınmasını istedi. Giresun Belediye Meclisi, 2 Temmuz 2025’te bu talebi İmar Komisyonu’na havale etti. Karar, Fuat Köse’nin belediye başkanlığı döneminde alındı. 8 TEMMUZ 2025’TE TALEP REDDEDİLDİ Giresun Belediye Meclisi, 8 Temmuz 2025’te üniversitenin FİSKOBİRLİK EFİT A.Ş.’ye ait parsellerin Giresun Üniversitesi gelişim sahası içine alınması talebini oy çokluğuyla reddetti. Oylamada CHP grubu ret, AK Parti grubu kabul oyu kullandı. Bu karar, üniversitenin yıllardır çözemediği gelişim alanı meselesinde ikinci büyük kırılma noktası oldu. Alanın 2011’de üniversite gelişim alanı olarak planlandığı belirtilmesine, 2020’de Senato kararı alınmasına ve 2025’te iki ayrı resmi yazıyla belediyeye başvurulmasına rağmen taşınmazın üniversite mülkiyetine geçirilememesi, dosyanın yalnızca FİSKOBİRLİK satışıyla açıklanamayacağını ortaya koydu. 2022 MAHKEME VE BELEDİYE KARARI İMAR TARTIŞMASINI SINIRLADI Giresun Üniversitesi açıklamasında, Ordu 1. İdare Mahkemesi’nin 9 Şubat 2022 tarihli kararında alanın konut veya farklı fonksiyonlara dönüştürülmesinin kamu yararına uygun olmadığına hükmettiği belirtildi. Aynı açıklamada, Giresun Belediye Meclisi’nin 2022 yılında oy birliğiyle kabul ettiği imar planı değişikliği kararına atıf yapılarak parselin mevcut durumda konut veya ticari tesis alanı olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca “İdari Hizmet Alanı / FİSKOBİRLİK Genel Müdürlük Hizmet Binası” olarak kullanılabileceği savunuldu. Bu bilgi, 2026’da yeniden büyüyen imar tartışmasının hukuki arka planını güçlendirdi. Ancak 2022 belediye kararının karar numarası ve tam metni de resmi arşivden ayrıca çıkarılmalıdır. 2026’DA EMSAL VE YÜKSEKLİK TARTIŞMASI BAŞLADI Giresun Belediye Meclisi’nin 4 Nisan 2026 tarihli ve 755 sayılı kararında, Güre Mahallesi 1589 ada 6 parsel ve 1717 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu alanda emsal ve yükseklik değerlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi talebi oy çokluğuyla kabul edildi. Bu karar, tapu devri, dava süreci ve üniversitenin gelişim alanı talebine ek olarak dosyanın imar boyutunu da büyüttü. Alanın yapılaşma koşulları, yalnızca mülkiyet tartışması değil, kentin sahil hattı, üniversite yerleşkesi ve kamu yararı dengesi açısından da yeni bir başlık haline geldi. ÜNİVERSİTE YILLARCA ALAMADI, ŞİMDİ DAVA İLE TELAFİ ARIYOR Resmi kayıtlar ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde tablo netleşiyor. Alanın 2011’de üniversite gelişim alanı olarak planlandığı belirtiliyor. Üniversitenin 2020 tarihli Senato Kararı belediyeye sunuluyor, ancak işlem tesis edilmiyor. 2025’te üniversite iki ayrı yazıyla yeniden başvuruyor. Belediye 2 Temmuz 2025’te dosyayı İmar Komisyonu’na havale ediyor, 8 Temmuz 2025’te talep reddediliyor. 2026’da ise aynı alan emsal ve yükseklik tartışmasıyla yeniden belediye gündemine geliyor. Bu zincir, üniversitenin yıllar içinde alanı satın alma, takas, kamulaştırma veya uzlaşmalı devir yoluyla kendi mülkiyetine geçiremediğini gösteriyor. Bugün açılan dava, bu gecikmiş sürecin ardından gelen hukuki hamle olarak görülüyor. Ancak tapu özel teşebbüse geçtiyse, üniversitenin yalnızca geçmiş plan kararlarına dayanması yeterli olmayacaktır. Alan üniversite için hâlâ zorunlu görülüyorsa, yeni maliklerle resmi görüşme yapılmalı, satın alma veya takas seçeneği açık biçimde masaya konulmalıdır. DAVA ESKİ KARAR ÜZERİNDEN YÜRÜYOR Belediye meclisinin 8 Temmuz 2025 tarihli ret kararının ardından Giresun Üniversitesi dosyayı idari yargıya taşıdı. Üniversite, FİSKOBİRLİK arazisinin yeniden üniversite gelişim alanına alınması talebinin reddedilmesine karşı Ordu İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Davanın dikkat çeken yönü, doğrudan satış işleminin iptalinden çok, belediyenin üniversite gelişim alanı talebini reddetmesi üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu nedenle yargı süreci, arsanın bugünkü tapu durumundan bağımsız değerlendirilemez. Tapu özel teşebbüse geçtiyse, davanın sonucu kadar güncel maliklerle yürütülecek temas da belirleyici hale gelir. Üniversitenin dava yoluyla eski plan kararlarını tartışması mümkündür. Ancak özel mülkiyete geçmiş bir alanın yeniden üniversiteye kazandırılması için yalnızca geçmiş kararların iptali yeterli olmayabilir. Bu noktada yeni maliklerle yapılacak resmi görüşmeler, satın alma veya takas ihtimali ve kamu yararı gerekçesine dayalı yasal süreçler dosyanın merkezine alınmalıdır. YENİ MALİKLERLE GÖRÜŞME YAPILDI MI? Arsanın yaklaşık bir yıl önce özel teşebbüs adına tapuya geçtiği belirtilirken, üniversitenin yeni sahiplerle resmi bir görüşme yürütüp yürütmediği kamuoyunun yanıt beklediği başlıkların başında geliyor. Üniversite bu alanı kampüs bütünlüğü için vazgeçilmez görüyorsa, yeni maliklere resmi teklif sunup sunmadığını açıklamalıdır. Satın alma, takas, uzlaşmalı devir veya kamusal ihtiyaç gerekçesiyle başka bir yol izlenip izlenmediği netleşmedi. 2026’DA İMAR TARTIŞMASI YENİDEN BÜYÜDÜ Dosya 2026 yılında revizyon imar planı süreciyle yeniden gündeme geldi. Giresun Belediyesi’nin 4 Nisan 2026 tarihli ve 755 sayılı kararında, Güre Mahallesi 1589 ada 6 parsel ile 1717 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazların bulunduğu alanda emsal ve yükseklik değerlerinin kamu yararı açısından yeniden değerlendirilmesi talebi oy çokluğuyla kabul edildi. Bu karar, arsanın yalnızca satış ve mülkiyet yönüyle değil, yapılaşma koşulları bakımından da yeni bir tartışmanın içine girdiğini gösterdi. Aynı süreçte alanın konut, ticaret veya karma kullanım yönünde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği sorusu kamuoyunda öne çıktı. Üniversite kaynaklı açıklamalarda ise 1717 ada 1 parselin mevcut durumda konut ya da ticari tesis alanı olarak değerlendirilemeyeceği, yalnızca “İdari Hizmet Alanı / FİSKOBİRLİK Genel Müdürlük Hizmet Binası” fonksiyonuyla kullanılabileceği savunuldu. ÜNİVERSİTENİN YOL HARİTASI NETLEŞMELİ Giresun Üniversitesi bu alanı gerçekten kampüs bütünlüğü için zorunlu görüyorsa, bundan sonraki süreci eski tartışmanın içinde değil, güncel mülkiyet ve imar gerçekliği üzerinden yürütmelidir. FİSKOBİRLİK satışı yaptıysa, tapu özel teşebbüse geçtiyse ve sahada çalışma başladıysa, üniversitenin alanı geri kazanmak için yeni maliklerle masaya oturması gerekir. Güre’deki arsa artık yalnızca FİSKOBİRLİK’in geçmiş satış dosyası değildir. Tapu, imar, ruhsat, dava ve üniversitenin yeni maliklerle temas kurup kurmadığı aynı dosyada birleşmiştir. Kent kamuoyu, bu aşamada eski tartışmaların tekrarını değil, güncel mülkiyet durumuna uygun açık ve sonuç alıcı bir yol haritası beklemektedir.

Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji Sınavı Haber

Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji Sınavı

Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji Sınavı Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji SınavıPlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili’nin fındıkta üretimden teknolojiye uzanan planlı büyümesini görünür kılacak. Türkiye için asıl sınav, bu gelişmeleri izleyen kurumların bilgiyi üreticiye, sanayiciye ve politika yapıcıya nasıl aktaracağı olacak. Şili’de 13 Ağustos 2026’da Los Ángeles kentindeki Casa Laura’da düzenlenecek PlanetNuts Day Avellanos 2026, Avrupa fındığında büyüyen bir üretici ülkenin teknik kapasitesini, sanayi bağlantılarını ve küresel pazar hedeflerini aynı programda toplaması bakımından dikkat çekiyor. Etkinliğin hedef kitlesi yalnızca üreticilerden oluşmuyor; danışmanlar, fidanlıklar, tedarikçiler, ihracatçılar, sanayi temsilcileri ve karar alıcılar aynı zeminde buluşturuluyor. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya gibi isimlerin yer alması, bahçe yönetimi, sanayi, pazar ve bitki sağlığı başlıklarının birlikte ele alınacağını gösteriyor. Bu etkinlik, Şili’nin fındıkta yalnızca dikim alanını büyüten bir ülke olmadığını; üretimi, teknik danışmanlığı, sürdürülebilir girdileri, bitki sağlığını, işleme teknolojisini, otomasyonu ve ihracat bağlantılarını birlikte yöneten bir sektör mimarisi kurmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile gibi sponsorların etkinlikte yer alması, bahçeden fabrikaya uzanan bütün zincirin programın parçası haline getirildiğini gösteriyor. Türkiye açısından bu gelişme yalnızca uzak bir rakip ülkenin sektör toplantısı olarak okunamaz. Şili’nin büyümesi, Türkiye’nin fındıkta üretici geliri, Giresun kalite fındığın ayrı konumu, sanayi katma değeri, sürdürülebilirlik standardı, rekolte yönetimi ve teknik bilgi aktarımı başlıklarını yeniden değerlendirmesini gerektiren daha geniş bir strateji dosyasına dönüşüyor. Şili, ikinci büyük üretici konumunu teknik kapasiteyle güçlendiriyor Şili Fındık Komitesi’nin 2026’da yayımladığı verilere göre ülke, 2025/26 sezonunda 120 bin 700 ton kabuklu fındık üretimiyle dünya üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti; aynı değerlendirmede Şili’nin küresel üretimden yaklaşık yüzde 12 pay aldığı, Türkiye’nin ise 518 bin tonla yüzde 49 paya sahip olduğu belirtildi. Şili’de dikim alanının yaklaşık 70 bin hektara ulaştığı ve 2030’a doğru 85 bin hektara yaklaşmasının beklendiği de aynı kaynakta yer aldı. (Comité Del Avellano) Bu tablo, Şili’nin fındıktaki yükselişinin geçici bir üretim artışı değil, uzun vadeli bir tarımsal yatırım hattı olduğunu gösteriyor. Şili’nin avantajı yalnızca yeni dikim alanlarından ibaret değil; mekanizasyon, profesyonel bahçe yönetimi, sanayiyle entegre tedarik zinciri ve büyük alıcıların güvenilir alternatif kaynak arayışı bu büyümeyi destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Giresun Son Haber’de daha önce yayımlanan değerlendirmelerde de Şili’nin mekanizasyon, verimlilik ve profesyonel yönetimle dünya standartlarını yakaladığına dikkat çekilmişti. (Giresun Son Haber) Türkiye hâlâ dünya fındık piyasasının merkez ülkesi. Ticaret Bakanlığı’nın sektör raporuna göre Türkiye, dünyanın en büyük fındık ihracatçısı konumunu sürdürüyor; ayrıca işlenmiş fındık ürünlerinin ihracattaki payı son yıllarda yüzde 40’lara ulaşmış durumda. Ancak aynı tablo, Türkiye’nin üstünlüğünü yalnızca üretim miktarıyla koruyamayacağını da gösteriyor. Çünkü küresel rekabet artık üretim alanı, verim, teknik danışmanlık, izlenebilirlik, sanayi yatırımı ve markalı ürün kapasitesinin birlikte yönetildiği bir döneme ilerliyor. (https://ticaret.gov.tr) PlanetNuts Day, Şili’nin değer zinciri modelini görünür kılıyor PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın dikkat çekici tarafı, etkinliğin klasik konferans formatının ötesine geçmesi. Programda yalnızca uzman sunumları değil, üreticilerin kendi bahçe deneyimlerini aktaracağı teknik masa formatı da bulunuyor. Bu yapı, teorik bilginin sahadaki karşılığını tartışmaya açıyor; hangi uygulamanın verime etki ettiği, hangi hastalık baskısının üreticiyi zorladığı, hangi budama, besleme veya koruma stratejisinin sonuç verdiği doğrudan üretici deneyimi üzerinden görünür hale geliyor. Bu yönüyle Şili’nin yaptığı, yalnızca etkinlik düzenlemek değil; sektör hafızası oluşturmaktır. Üretici, danışman, araştırmacı, sanayi temsilcisi ve teknoloji firması aynı gündem içinde buluşturulduğunda, fındık yalnızca bahçede yetişen bir ürün olmaktan çıkar ve planlanan, ölçülen, işlenen, pazarlanan bir değer zincirine dönüşür. Türkiye’nin bu gelişmeyi dikkatle izlemesi gerekir. Ancak izlemek, yalnızca Şili’deki toplantıya katılmak, fotoğraf paylaşmak ya da genel izlenim aktarmak anlamına gelmemelidir. Uluslararası teknik ziyaretlerin gerçek değeri, dönüşte üreticiye, sanayiciye ve politika yapıcıya sunulan somut bilgiyle ölçülür. Giresun’da aynı dönemde fiyat baskısı ve piyasa belirsizliği öne çıktı Şili’de teknik kapasite ve sektör örgütlenmesi güçlenirken, Giresun’da üreticinin gündemi yeni mahsul öncesi fiyat baskısı oldu. FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi, 5 Haziran 2026’da 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatını 215 TL’den 207 TL’ye düşürdü. Giresun Son Haber’in haberinde, 7 Mayıs 2026’da 227 TL seviyesinde bulunan fiyatın 207 TL’ye kadar gerilediği ve Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatla karşılaştırıldığında üretici beklentisinin zayıfladığı vurgulandı. (Giresun Son Haber) Bu fiyat teknik olarak 2025 mahsulü için açıklanmış görünse de, zamanlaması nedeniyle 2026 mahsulü öncesinde piyasanın psikolojik eşiğini etkileyebilecek bir referans niteliği taşıyor. Fiyat açıklayan kurumun piyasada ne kadar alım yaptığı, hangi stok gücüne sahip olduğu ve açıklanan fiyatın fiili alım kapasitesiyle desteklenip desteklenmediği üretici açısından kritik hale geliyor. Giresun Son Haber’deki değerlendirmede de FİSKOBİRLİK’in kaç ton ürün aldığı, ne kadar alım yapacağı ve stok durumuna ilişkin şeffaf bilgi paylaşmamasının üretici güvenini zayıflattığı belirtildi. (Giresun Son Haber) Bu nedenle Şili’deki gelişmeler Türkiye açısından yalnızca üretim rekabeti olarak değil, fiyat oluşumu ve üretici pazarlık gücü açısından da okunmalıdır. Rakip ülkeler teknik kapasite ve sanayi entegrasyonu kurarken, Türkiye’de üretici hasat öncesinde düşük referans fiyat, belirsiz rekolte beklentisi ve kurumların piyasa ağırlığı konusundaki soru işaretleriyle karşı karşıya kalıyor. Rekolte tahminleri fiyat dilini erken kuruyor Türkiye’de fındık piyasasında yalnızca gerçekleşen üretim değil, sezon başlamadan açıklanan rekolte tahminleri de fiyat beklentisini etkiliyor. İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk tahminine göre 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak öngörüldü. Giresun Son Haber’in aktardığına göre çalışma 12 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal üzerinden yürütüldü. (Giresun Son Haber) Erken rekolte tahminleri piyasaya güçlü üretim sinyali verdiğinde, hasat başlamadan önce “ürün bol olacak” algısı oluşabiliyor. Bu algı, özellikle finansman ihtiyacı yüksek olan küçük üretici açısından pazarlık gücünü zayıflatma riski taşıyor. Rekolte verisi, maliyet, arazi yapısı, işçilik yükü, kalite ve bölgesel üretim zorluğu ile birlikte değerlendirilmediğinde fiyat tartışması eksik kalıyor. Türkiye’nin fındıkta ihtiyacı olan şey, rekolte tahminlerini yalnızca piyasa sinyali olarak açıklamak değil; bu veriyi üretici gelirini, kalite farkını ve bölgesel maliyet yapısını koruyacak bir politika çerçevesi içinde yönetmektir. Şili’nin üretim alanı artışı ve küresel alıcılar için alternatif kaynak haline gelmesi, Türkiye’de rekolte dilinin daha dikkatli kurulmasını zorunlu hale getiriyor. Giresun kalite fındık ortalama ürün mantığına bırakılmamalı Giresun kalite fındık, küresel rekabet analizinde yalnızca “Türkiye fındığı” başlığı altında eritilemez. Giresun’da üretim büyük ölçüde eğimli ve parçalı arazilerde, yamaç bahçelerinde, yoğun insan emeğine dayalı ve yüksek maliyetli bir modelle sürdürülüyor. Buna karşılık ova karakteri taşıyan bölgelerde makineleşmeye daha uygun arazi yapısı, bakım ve hasat süreçlerinde maliyet avantajı sağlayabiliyor. (Giresun Son Haber) Giresun Son Haber’de daha önce yayımlanan değerlendirmede, Çarşamba Ovası gibi düz üretim alanlarında dekar veriminin 300-400 kilogram aralığında, Giresun’un dik yamaç üretiminde ise 100-160 kilogram aralığında değerlendirildiği belirtilmişti. Aynı yazıda sahadaki üretici hesabına göre Çarşamba Ovası’nda kilogram maliyetinin 80-100 TL, Giresun kalite üretiminde ise 180-200 TL bandında oluştuğu ileri sürüldü; ayrıca 2025 için tüm bölgeleri kapsayan, aynı metodolojiyle hazırlanmış resmi kilogram maliyet verisine ulaşılamadığı da özellikle not edildi. (Giresun Son Haber) Bu fark, Giresun kalite fındığın neden ayrı ekonomik kategori olarak ele alınması gerektiğini açıklıyor. Aynı fiyat politikası, her bölgede aynı sonucu üretmiyor. Düz arazide yüksek verim ve daha düşük işçilik maliyetiyle çalışan üretici ile dik yamaçta düşük verim ve yüksek insan emeğiyle üretim yapan Giresun üreticisi aynı piyasa mantığına sıkıştırıldığında kalite cezalandırılmış oluyor. Giresun kalite fındık için ayrı referans fiyat, kalite primi, menşe standardı ve bölgesel maliyet farkını dikkate alan destek modeli kurulmadıkça, sürdürülebilirlik söylemi üretici için sahada karşılık bulmaz. Kalite yalnızca övgü cümleleriyle korunamaz; üreticinin gelirine yansımayan kalite zamanla zayıflar. Yaşlı bahçeler ve düşük verim Türkiye’nin rekabet dosyasında ayrı başlık olmalı Türkiye’nin fındıkta yapısal sorunu yalnızca fiyat değildir. Yaşlı bahçeler, eğimli arazi, düşük verim, toprak yönetimi eksikliği ve iklim riski rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Giresun Son Haber’de yayımlanan “Fındıkta Kırılma” başlıklı yazıda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 Giresun Tarımsal Yatırım Rehberi’ne göre ilde 1 milyon 177 bin 729 dekar alanda 92 bin 402 ton fındık üretildiği, bunun dekara yaklaşık 78,46 kilogram ortalama verime işaret ettiği aktarıldı. Aynı yazıda TEPGE’nin 2025 raporunda Doğu Karadeniz’de fındık bahçelerinin önemli bölümünün 50-100 yıllık olduğu ve ekonomik ömrünü tamamlayan bahçelerin yenilenmesi gerektiği belirtildi. (Giresun Son Haber) Bu veri, Türkiye’nin Şili’ye vereceği cevabın yalnızca ihracat politikasıyla sınırlı olamayacağını gösteriyor. Bahçe yenileme, toprak analizi, pH yönetimi, çeşit seçimi, gençleştirme, hastalık-zararlı takibi ve iklim riskine göre bölgesel danışmanlık sistemi kurulmadan Türkiye’nin üretim üstünlüğü uzun vadede korunamaz. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nün teknik kapasitesi, laboratuvar altyapısı ve kurumsal hafızası güçlü görünse de, Giresun Son Haber’in özel haberinde sahadaki beklentinin araştırmayı bahçede sonuç haline getirmek olduğu vurgulandı. Aynı haberde, yaşlanan bahçeyi yenileyen, toprak disiplinini sahaya yayan ve verimi kitlesel ölçekte artıran dönüşümün kamuya açık somut saha verileriyle yeterince görünür olmadığı belirtildi. (Giresun Son Haber) Bitki sağlığı yeni rekabet döneminin ortak başlığına dönüşüyor Şili’deki PlanetNuts programında bitki sağlığı, hastalık baskısı, odun hastalıkları ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin öne çıkması tesadüf değil. Fındıkta küresel rekabet yalnızca verim ve fiyatla sınırlı kalmıyor; hastalık ve zararlı yönetimi, ürün kalitesinin ve ihracat güvenliğinin ana unsurlarından biri haline geliyor. Türkiye’de de fındık kurdu, kahverengi kokarca ve külleme üretici gelirini doğrudan etkileyen riskler arasında. Giresun Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2026 yılı takvimine göre fındık kurdu ve kahverengi kokarcaya karşı ilaçlı mücadele sahil kolda 13 Mayıs, orta kolda 16 Mayıs, yüksek kolda ise 19 Mayıs’ta başlayacak şekilde planlandı; üreticilere bahçe kontrolü, ruhsatlı ürün kullanımı ve külleme hastalığına karşı dikkatli olma uyarısı yapıldı. (Giresun Son Haber) Bu tablo, Türkiye’nin rakip izleme stratejisinin yalnızca Şili’nin kaç hektar dikim yaptığına veya kaç ton üretim beklediğine bakmakla sınırlı kalamayacağını gösteriyor. Zararlı yönetimi, biyolojik mücadele, erken uyarı sistemi, ruhsatlı ürün kullanımı, teknik eğitim ve bölgesel uygulama takvimi de rekabet stratejisinin parçası haline getirilmelidir. TMO tek başına politika yerine geçemez Türkiye’de üretici her sezon TMO’nun açıklayacağı fiyatı bekliyor. Ancak TMO’nun varlığı, tek başına kalıcı bir fındık politikası anlamına gelmiyor. Giresun Son Haber’de yayımlanan değerlendirmede, 2026 mahsulü için üreticinin yine TMO’ya bakmasının fındık politikasındaki yapısal eksikliği gösterdiği; TMO’nun FİSKOBİRLİK’in, üretici kooperatiflerinin veya Giresun kalite fındığı dünya markasına dönüştürecek bir sistemin yerine geçemeyeceği belirtildi. (Giresun Son Haber) Fındıkta kalıcı piyasa düzeni için TMO tamamlayıcı bir araç olarak konumlandırılmalı; FİSKOBİRLİK, kooperatifler, lisanslı depoculuk, üretici finansmanı, kaliteye dayalı fiyatlama ve bölgesel ürün ayrımı aynı politika içinde ele alınmalıdır. Üretici hasat döneminde nakit ihtiyacı nedeniyle ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalıyorsa, açıklanan taban fiyatın tek başına koruyucu etkisi sınırlı kalır. Giresun iş dünyasının Rekabet Kurumu’na yaptığı ziyarette de fındık piyasasında tekelleşmenin önlenmesi, üreticinin korunması ve ihracat gücünün artırılması talepleri gündeme taşındı. Bu ziyaret, fındıkta fiyat oluşumu ve alıcı yapısının yalnızca üretici açısından değil, yerel sanayi ve ihracat açısından da stratejik öneme sahip olduğunu gösterdi. (Giresun Son Haber) Sürdürülebilirlik yalnızca alıcının izlenebilirliği olmamalı Küresel fındık ticaretinde sürdürülebilirlik artık isteğe bağlı bir başlık değil. Büyük alıcılar ürünün nerede, hangi koşullarda, hangi sosyal ve çevresel standartlarla üretildiğini daha yakından izliyor. İstanbul’da 2 Haziran 2026’da düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde iyi tarım uygulamaları, üreticinin sahadaki deneyimi, sosyal sürdürülebilirlik, çalışma yaşamı, çocuk işçiliği riski ve fındığın geleceğini belirleyecek yeni standartlar ele alındı. (Giresun Son Haber) Bu gelişme Türkiye için iki yönlü okunmalıdır. Bir yandan sürdürülebilirlik, ihracat pazarlarında güven sağlayan ve kaliteyi koruyan bir üretim modeli olarak önem kazanıyor. Diğer yandan, izlenebilirlik yalnızca alıcının tedarik zincirini kontrol ettiği bir sisteme dönüşürse üreticinin emeği, maliyeti ve kalite farkı görünmez kalabilir. Giresun kalite fındık için kurulacak sürdürülebilirlik modeli, ürünün hangi bahçeden geldiğini göstermenin ötesine geçmelidir. Bu sistem üreticinin arazi zorluğunu, işçilik maliyetini, düşük dekar verimini, kalite farkını ve gelir hakkını da görünür hale getirmelidir. Ürün izlenebilir olacaksa, üreticinin kaybı ve maliyeti de izlenebilir olmalıdır. Kalite belgelenecekse, kaliteyi üreten emeğin fiyat karşılığı da güvence altına alınmalıdır. Giresun sanayide büyüyor, ancak son mamul eşiği hâlâ kritik Giresun’un fındık sanayisindeki başarıları önemli bir avantaj sağlıyor. Giresun Son Haber’in 17 Haziran 2026 tarihli haberine göre Yavuz Gıda 180’inci, Yavuzkan Hazel 254’üncü ve Ahmet Ak Gıda 364’üncü sıradan İSO 500 listesine girdi. Haberde bu başarının kentin üretim ve ihracat gücünü gösterdiği, ancak ihracatın önemli ölçüde ara mamul ve yarı mamul ürünlere dayandığı vurgulandı. (Giresun Son Haber) Natürel iç fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu ve fındık püresi kabuklu ürün satışına göre daha ileri işleme düzeyini temsil ediyor. Ancak bu ürünlerin büyük bölümü son tüketiciye Giresun markasıyla ulaşan çikolata, bar, gofret, nuga, fındık kreması veya paketli premium ürün haline gelmiyor. Asıl marka değeri çoğu zaman başka ülkelerdeki veya küresel şirketlerdeki nihai ürün zincirinde oluşuyor. Bu nedenle Türkiye’nin Şili’ye vereceği cevap yalnızca bahçede değil, raflarda da kurulmalıdır. Giresun kalite fındık dünya sanayisinin kaliteli girdisi olmakla yetinmemeli; kendi adı, kendi menşe değeri ve kendi markalı son ürünüyle dünya pazarında daha görünür hale gelmelidir. Fındık atıkları yeni katma değer alanına dönüşebilir Fındıkta katma değer yalnızca iç fındık, kavrulmuş ürün veya fındık kremasıyla sınırlı görülmemelidir. Yan ürünlerin değerlendirilmesi, döngüsel ekonomi ve gıda teknolojileri de yeni rekabet alanı olarak öne çıkıyor. Giresun Son Haber’de yayımlanan habere göre Bursa Teknik Üniversitesi’nde Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu yürütücülüğünde TÜBİTAK destekli bir projeyle fındık yağı üretiminden kalan küspelerin ohmik ısıtma yöntemiyle yüksek değerli bitkisel proteine dönüştürülmesi hedefleniyor. Haberde, projenin gıda atıklarının azaltılması, fındığın ekonomik değerinin artırılması ve bitki bazlı alternatif protein kaynaklarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığı belirtildi. (Giresun Son Haber) Bu yaklaşım, Türkiye’nin fındık stratejisinin yalnızca ana ürüne odaklanmaması gerektiğini gösteriyor. Küspe, kabuk, yağ, protein, lif, biyokütle ve fonksiyonel gıda bileşenleri gibi alanlar, fındığın ekonomik değerini genişletebilir. Giresun ve Türkiye, fındığı yalnızca tarımsal ürün olarak değil, gıda teknolojisi, sürdürülebilir sanayi ve döngüsel ekonomi ürünü olarak da konumlandırmalıdır. Teknik ziyaret üreticiye dönmediğinde bilgi değere dönüşmez Türkiye’den Şili’deki etkinliklere katılacak kurumların, birliklerin, odaların, ihracatçıların veya özel sektör temsilcilerinin katkısı, ziyaretin görünürlüğüyle değil, dönüşte üretecekleri bilgiyle ölçülmelidir. Uluslararası teknik ziyaretlerin ardından hazırlanacak rapor; Şili’deki bahçe yönetimi, budama, hastalık kontrolü, işleme teknolojisi, üretici-danışman ilişkisi, sürdürülebilir girdi kullanımı ve sanayi entegrasyonu başlıklarını Türkiye koşullarıyla karşılaştırmalıdır. Bu rapor yalnızca kurum arşivinde kalmamalıdır. Giresun, Ordu, Trabzon, Sakarya, Düzce ve Samsun gibi farklı üretim bölgeleri için ayrı uygulanabilirlik notları hazırlanmalı; ziraat odaları, kooperatifler, üniversiteler, ticaret borsaları ve üretici toplantıları aracılığıyla sahaya indirilmelidir. Giresun Son Haber’de Fındık Çalışma Grubu toplantılarına ilişkin yayımlanan haberde, üretici talepleri, verimlilik, kalite, kahverengi kokarca mücadelesi, rekolte, maliyet, fiyat istikrarı ve piyasa beklentilerinin gündeme geldiği aktarıldı. Aynı haberde, bu toplantıların üretici açısından gerçek değer üretmesi için hangi verilerle hazırlandığının, hangi kurumların düzenli davet edildiğinin, alınan kararların nasıl izlendiğinin ve üreticiye ne kazandırdığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiği vurgulandı. (Giresun Son Haber) Bu çerçeve, yurt dışı teknik ziyaretler için de geçerli olmalıdır. Şili’de izlenen her sunum, Türkiye’ye ancak üreticinin bahçesinde, sanayicinin yatırım kararında ve politika yapıcının düzenlemesinde karşılık bulduğu ölçüde değer kazandırır. Türkiye’nin Şili’ye cevabı kopyalama değil, kendi modelini kurma olmalı Şili’nin fındıkta kurduğu model Türkiye için doğrudan kopyalanacak bir reçete değildir. Şili’de daha planlı, geniş ve mekanizasyona uygun bahçeler öne çıkarken, Giresun’da üretim eğimli, parçalı ve yoğun insan emeğine dayalı bir coğrafyada sürdürülüyor. Bu nedenle Türkiye’nin stratejisi, Şili’nin yaptığı her uygulamayı aynen almak değil; Şili’nin sistem kurma aklını Türkiye’nin kendi üretim coğrafyasına çevirmek olmalıdır. Türkiye’nin yeni fındık stratejisi şu başlıklarda netleşmelidir: Birinci başlık, Giresun kalite fındığın ayrı ekonomik kategoriye dönüştürülmesidir. Aroma, menşe, üretim zorluğu, düşük dekar verimi, yüksek işçilik maliyeti ve kalite farkı ayrı referans fiyat, kalite primi ve izlenebilirlik sistemiyle korunmalıdır. İkinci başlık, bahçe yenileme ve verimlilik reformudur. Yaşlı bahçeler, düşük verim, toprak yönetimi eksikliği ve iklim riski bölgesel programlarla ele alınmalıdır. Üçüncü başlık, üretici merkezli piyasa düzenidir. TMO geçici müdahale aracı olarak kalmalı; FİSKOBİRLİK, kooperatifler, lisanslı depoculuk ve üretici finansmanı birlikte güçlendirilmelidir. Dördüncü başlık, teknik bilgi aktarımının zorunlu hale getirilmesidir. Yurt dışı etkinliklere katılan her kurum dönüşte kamuya açık teknik rapor, bölgesel karşılaştırma notu ve üretici eğitimi yapmakla yükümlü olmalıdır. Beşinci başlık, markalı son mamul üretimidir. Giresun sanayisinin ara mamul başarısı, çikolata, bar, nuga, gofret, fındık kreması ve paketli premium ürünlerle nihai tüketici pazarına taşınmalıdır. Altıncı başlık, sürdürülebilirlikte üretici hakkıdır. İzlenebilirlik yalnızca alıcının ürünü takip ettiği bir sistem değil; üreticinin emeğini, maliyetini, kalite farkını ve gelir hakkını kayıt altına alan bir model olmalıdır. Yedinci başlık, bitki sağlığı ve erken uyarı sistemidir. Kahverengi kokarca, fındık kurdu, külleme, don, aşırı yağış ve iklim baskısı için bölgesel, ölçülebilir ve üreticiye doğrudan ulaşan teknik destek ağı kurulmalıdır. Sekizinci başlık, döngüsel ekonomi ve yan ürün değeridir. Fındık küspesi, kabuk, yağ ve protein gibi yan ürünler gıda teknolojisi, alternatif protein, enerji ve sürdürülebilir sanayi alanlarında değerlendirilmelidir. Sonuç: Liderlik, bilgi ve değer zincirini kimin yöneteceğiyle belirlenecek Şili’nin fındıkta büyümesi Türkiye için yalnızca yeni bir rakip dosyası değildir. Bu gelişme, Türkiye’nin kendi sistemini yenilemesi gerektiğini gösteren güçlü bir uyarıdır. Türkiye üretim üstünlüğünü hâlâ koruyor; ancak dünya fındık piyasasında liderlik artık yalnızca tonajla belirlenmiyor. Yeni dönemde belirleyici olan, üreticiyi ne kadar koruduğunuz, kaliteyi fiyata ne kadar yansıttığınız, teknik bilgiyi sahaya ne kadar indirdiğiniz, sanayiyi son mamule ne kadar taşıdığınız, sürdürülebilirliği üretici hakkıyla ne kadar bütünleştirdiğiniz ve rakip ülkelerdeki gelişmeleri ne kadar hızlı stratejiye çevirdiğinizdir. PlanetNuts Day Avellanos 2026’da izlenecek her sunum, Türkiye için ancak üreticinin bahçesinde karşılık bulursa değer kazanacaktır. Teknik gezi rapora, rapor eğitime, eğitim uygulamaya, uygulama da üretici gelirine dönüşmediği sürece bilgi eksik kalır. Şili fındıkta planlı büyüyor. Türkiye’nin cevabı, geçmiş liderliğin rahatlığına yaslanmak değil; Giresun kalite fındığı merkezine alan, üreticiyi güçlendiren, sanayiyi markalı değere taşıyan ve küresel rekabete kendi modeliyle cevap veren yeni bir fındık stratejisi kurmak olmalıdır.

FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI Haber

FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI

ELMAS FINDIK TOPLANTISINI DUYURDU: ÜRETİCİNİN BEKLEDİĞİ BAŞLIKLAR MASADA AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekilleriyle birlikte Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan toplantıya katıldı. Toplantıda yeni hasat sezonu hazırlıkları, üretim sürecinde alınacak tedbirler, piyasa beklentileri ve üreticinin emeğinin karşılığını almasına yönelik başlıklar ele alındı. Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür’ün toplantıda yer aldığı açıklanırken, AKP Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar’ın da fındık bölgesi milletvekilleriyle yapılan toplantılara katıldığı kamuoyuna yansıdı. FINDIKTA SEZON ÖNCESİ TOPLANTI Fındıkta yeni hasat sezonu öncesi hazırlıklar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan Fındık Çalışma Grubu toplantısında değerlendirildi. Toplantıya fındık üreten illerin milletvekilleri katılırken, Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür de görüşmede yer aldı. Toplantının ana gündemini yeni hasat sezonuna yönelik hazırlıklar, üretim sürecinde alınması gereken tedbirler, piyasa beklentileri, verim ve kalite başlıkları ile üreticinin emeğinin karşılığını almasına dönük değerlendirmeler oluşturdu. AKP Giresun Milletvekili Nazım Elmas, toplantı sonrası yaptığı açıklamada üreticinin alın terini koruyacak çalışmaların ele alındığını belirtti. Elmas, fındıkta verim ve kaliteyi artıracak adımlar üzerinde istişarelerde bulunulduğunu, sezon öncesi yol haritasının değerlendirildiğini ifade etti. ELMAS: ÜRETİCİMİZİN ALIN TERİNİ KORUYACAK ÇALIŞMALARI ELE ALDIK Nazım Elmas, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığındaki toplantıya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekillerimizle birlikte, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başkanlığında bir araya geldik. Toplantımızda; fındıkta yeni hasat sezonuna yönelik hazırlıklar, üretim sürecinde alınması gereken tedbirler, piyasa beklentileri ve üreticilerimizin emeğinin karşılığını alabilmesine yönelik hususlar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Üreticimizin alın terini koruyacak, fındıkta verim ve kaliteyi artıracak çalışmalar üzerine istişarelerde bulunarak sezon öncesi yol haritasını ele aldık. Ülkemiz ve tüm fındık üreticilerimiz için hayırlı ve bereketli bir sezon olmasını temenni ediyorum.” GİRESUN’DAN ELMAS VE TEMÜR KATILDI Toplantıya Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlık etti. Giresun’dan AKP milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür’ün de toplantıda yer aldığı bilgisi yerel basına yansıdı. Kamuya açık haberlerde toplantıların tüm katılımcı listesi her defasında isim isim paylaşılmıyor. Bu nedenle toplantıya katılan diğer milletvekilleri için açıklamalarda çoğunlukla “Fındık Çalışma Grubu üyesi milletvekilleri”, “fındık üreten illerin milletvekilleri” veya “bölge milletvekilleri” ifadeleri kullanılıyor. Önceki toplantılara ilişkin kamuya yansıyan bilgilerde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın başkanlığındaki görüşmelere AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, AKP Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Düzce milletvekilleri Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk ile fındık üreten illerin milletvekillerinin katıldığı görüldü. LÜTFİ BAYRAKTAR DA FINDIK DOSYASININ MERKEZİNDE Fındık dosyasında öne çıkan isimlerden biri de AKP Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar. Bayraktar, yalnızca Sakarya Milletvekili kimliğiyle değil, uzun yıllardır FİSKOBİRLİK Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütmesi nedeniyle de fındık politikalarının en önemli siyasi ve kurumsal aktörleri arasında yer alıyor. Bayraktar’ın fındık bölgesi milletvekilleriyle Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında yapılan toplantılara katıldığına ilişkin açıklamalar kamuoyuna yansıdı. Bu durum, FİSKOBİRLİK’in fındık politikalarındaki yerinin toplantı başlıkları içinde daha açık biçimde değerlendirilmesi gerektiğini de gösterdi. Fındık üreticisi açısından Bayraktar’ın toplantılardaki varlığı veya FİSKOBİRLİK’in hangi düzeyde temsil edildiği yalnızca protokol bilgisi değildir. Bu konu, üreticinin örgütlü gücünün, kooperatif yapısının, piyasa dengeleme kapasitesinin ve Giresun kalite fındığın değer politikasının masaya nasıl taşındığıyla doğrudan bağlantılıdır. DİĞER KATILIMCILAR VE BÖLGE MİLLETVEKİLLERİ Fındık Çalışma Grubu toplantılarına ilişkin önceki haberlerde AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın koordinasyon ve katılım bilgisi öne çıktı. Düzce’den Ayşe Keşir ve Ercan Öztürk’ün açıklamalarında ise üretici beklentileri, rekolte, maliyet, fiyat istikrarı ve verimlilik başlıklarının toplantılarda ele alındığı belirtildi. Fındık üretimi yapılan illerin milletvekillerinden oluşan çalışma yapısı, Giresun, Ordu, Trabzon, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Samsun ve bölgedeki diğer fındık üretim merkezlerini ilgilendiren sorunları siyasi düzeyde gündeme taşıyor. Ancak üretici açısından toplantıya hangi milletvekillerinin katıldığı kadar, bu isimlerin toplantıya hangi verilerle hazırlandığı, sahadan hangi üretici taleplerini taşıdığı, FİSKOBİRLİK, ziraat odaları, kooperatifler ve yerel üretici temsilcileriyle nasıl temas kurduğu da önem taşıyor. FİSKOBİRLİK’İN MASADAKİ ROLÜ DAHA AÇIK GÖRÜLMELİ Fındıkta üreticinin pazarlık gücü, yalnızca sezon öncesi fiyat beklentisiyle sınırlı bir konu değil. FİSKOBİRLİK’in piyasa dengeleme kapasitesi, kooperatif yapısı, üreticiyle doğrudan bağı ve tarihsel rolü, fındık politikasının merkezinde değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle Fındık Çalışma Grubu’nun yeni sezon öncesi toplantılarında FİSKOBİRLİK’in hangi düzeyde temsil edildiği, görüşlerinin nasıl alındığı ve üretici lehine hangi önerileri masaya taşıdığı açık biçimde paylaşılmalıdır. FİSKOBİRLİK’in yalnızca geçmişte adı geçen bir kurum olarak değil; üretici lehine piyasa dengesi kurabilecek, kaliteye dayalı fiyat politikasını destekleyebilecek, Giresun kalite fındığın değerini koruyabilecek ve kooperatif gücünü yeniden sahaya taşıyabilecek etkin bir aktör olarak değerlendirilmesi gerekiyor. FINDIK ÇALIŞMA GRUBU 2019’DAN BU YANA GÜNDEMDE Fındık Çalışma Grubu, kamuoyuna 2019 yılında fındık üretimi yapılan illerin milletvekillerinden oluşan bir siyasi çalışma yapısı olarak yansıdı. Grubun amacı, üreticinin talep ve beklentilerini değerlendirmek, fındık politikalarına ilişkin başlıkları siyasi düzeyde takip etmek ve sezon öncesi oluşan sorunları Tarım ve Orman Bakanlığına taşımak olarak açıklandı. Fındık Çalışma Grubu’nun farklı yıllarda sezon öncesi toplantılar yaptığı biliniyor. Ancak grubun yılda kaç kez toplandığı, toplantı takviminin nasıl belirlendiği, gündemin hangi verilerle hazırlandığı, toplantılara hangi kurumların düzenli davet edildiği ve alınan kararların nasıl izlendiği konusunda kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir bir takvim bulunmuyor. Bu durum, üreticinin en çok yanıt beklediği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Fındık üreticisi, toplantıların yalnızca sezon öncesi açıklamalarla sınırlı kalmamasını; üretim maliyeti, destek modeli, TMO alım politikası, FİSKOBİRLİK’in piyasa rolü, kahverengi kokarca mücadelesi, don zararı, verim düşüklüğü ve Giresun kalite fındığın ayrı değerlendirilmesi gibi başlıklarda somut kararlar üretilmesini bekliyor. ÖNCEKİ TOPLANTILARDA KAHVERENGİ KOKARCA, REKOLTE VE ÜRETİCİ TALEPLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Fındık Çalışma Grubu’nun önceki toplantılarında üretici talepleri, verimlilik, kalite, kahverengi kokarca zararlısıyla mücadele, beklenen rekolte, üretim maliyetleri, fiyat istikrarı ve sezon öncesi piyasa beklentileri gündeme geldi. 2024 yılında yapılan toplantılarda fındık üreten illerin milletvekilleri Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı başkanlığında bir araya geldi. Bu toplantılarda üreticilerden gelen talepler, beklenen rekolte, fiyat istikrarı, üretim maliyetleri ve verimlilik başlıkları değerlendirildi. Nazım Elmas’ın önceki açıklamalarında da üreticilerden gelen talep ve önerilerin ele alındığı, fındıkta verimliliği ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmaların görüşüldüğü, kahverengi kokarca zararlısına karşı mücadelenin sürdürüldüğü belirtildi. Fındıkta son dönemde yalnızca fiyat değil; zararlı baskısı, iklim riski, don hasarı, üretim maliyetleri, işçilik giderleri ve kalite kaybı da üreticinin gelirini doğrudan etkileyen ana sorunlar arasında yer alıyor. UZMAN KURUL DEĞİL, SİYASİ ÇALIŞMA GRUBU Kamuya açık bilgiler, Fındık Çalışma Grubu’nun tarım ekonomistleri, ziraat mühendisleri, kooperatif uzmanları, ihracat temsilcileri veya akademisyenlerden oluşan bağımsız bir uzman kurul değil; fındık üreten illerin milletvekillerinden oluşan siyasi bir çalışma grubu olduğunu gösteriyor. Bu nedenle grubun uzman danışmanlardan düzenli rapor alıp almadığı, her sezon öncesi maliyet hesabı, rekolte beklentisi, zarar tespiti, kalite sınıflandırması ve fiyat politikası konusunda hangi teknik verilerle hareket ettiği kamuoyuna açıklanmalıdır. Fındık gibi Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan bir alanda siyasi takip önemlidir; ancak üretici lehine kalıcı sonuç alınabilmesi için bu siyasi takibin sahadan gelen veri, uzman raporu, üretici örgütleriyle düzenli temas ve sonuçları açıklanan bir çalışma düzeniyle desteklenmesi gerekir. GİRESUN KALİTE FINDIK İÇİN AYRI POLİTİKA BEKLENİYOR Giresun kalite fındığı, yalnızca Türkiye fındık üretiminin bir parçası olarak değil; aroması, menşe değeri, işlenme kabiliyeti, geleneksel üretim kültürü ve coğrafi niteliğiyle ayrı değerlendirilmesi gereken stratejik bir ürün olarak öne çıkıyor. Bu nedenle fındık toplantılarında Giresun kalite fındık için ayrı bir başlık açılması gerekiyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde eğimli ve parçalı arazilerde, yamaç bahçelerinde, yoğun insan emeğine dayalı ve yüksek maliyetli bir üretim modeliyle yetiştiriliyor. Ova karakteri taşıyan bölgelerde ise makineleşmeye daha uygun koşullar, bakım ve hasat süreçlerinde maliyet avantajı oluşturabiliyor. Yamaçta elle üretilen, daha düşük dekar verimiyle elde edilen, işçilik maliyeti yüksek Giresun kalite fındığı ile ova bölgelerinde daha kolay işlenebilen üretimin aynı fiyat mantığı içinde değerlendirilmesi, üretim gerçeğini ve kalite farkını görünmez hale getiriyor. Fındıkta fiyatın yalnızca sezonluk arz, piyasa dengesi ve ortalama randıman üzerinden değil; arazi yapısı, üretim maliyeti, işçilik yükü, dekar başına verim, aroma, kalite ve menşe değeri üzerinden de şekillenmesi gerekiyor. TÜRKİYE KENDİ FINDIK STANDARDINI KURMALI Fındıkta sürdürülebilirlik başlığı, yalnızca dış alıcıların ve küresel şirketlerin belirlediği uygulama takvimine bırakılamayacak kadar stratejik bir konudur. Türkiye’nin fındık politikası, küresel şirketlerin sürdürülebilirlik programlarına uyum sağlayan pasif üretici ülke çizgisine sıkışmamalıdır. Türkiye kendi sürdürülebilirlik kurumlarını, kendi kalite standardını, kendi izlenebilirlik sistemini ve kendi üretici merkezli denetim modelini kurmalıdır. Bu süreçte kamu kurumları, üniversiteler, ziraat odaları, üretici örgütleri, kooperatifler, FİSKOBİRLİK, yerel yönetimler, ihracatçı birlikleri ve sürdürülebilirlik alanında çalışan ulusal kuruluşlar aynı hedef etrafında bir araya gelmelidir. Giresun kalite fındığının menşe değeri, aroma üstünlüğü, yamaç üretimi, düşük dekar verimi, yüksek emek maliyeti ve sosyal üretim yapısı Türkiye’nin kendi sürdürülebilirlik standardının merkezine yerleştirilmelidir. DESTEK VE SİGORTA MODELİ YENİDEN KURULMALI Fındık üreticisinin karşı karşıya olduğu maliyet yapısı, eski destek modelleriyle açıklanamayacak kadar ağırlaştı. İşçilik, gübre, ilaç, bakım ve taşıma giderleri artarken; bahçelerin yaşlanması, verim düşüklüğü, kahverengi kokarca zararlısı ve iklim değişikliğine bağlı don, aşırı yağış, kuraklık ve hastalık baskısı üretim riskini büyütüyor. Bu tablo karşısında yalnızca arazi varlığına dayalı destek anlayışı, üretimi ve kaliteyi güçlendirmekte yetersiz kalıyor. Fındıkta yeni destek modeli, üretim yapan, bahçesine bakan, ürününü kayıtlı sisteme sokan, kaliteyi yükselten, zararlılarla mücadele eden ve ekonomiye gerçek ürün kazandıran üreticiyi önceleyen bir yapıya dönüştürülmelidir. Zirai sigorta sistemi de fındığın yeni risklerine göre yeniden düzenlenmelidir. Don, aşırı yağış, kuraklık, fırtına, dolu, hastalık ve kahverengi kokarca gibi zararlıların oluşturduğu gelir kaybı; yalnızca ürün miktarı üzerinden değil, kalite kaybı ve randıman düşüşü üzerinden de değerlendirilmelidir. TOPLANTIDAN BEKLENEN: AÇIK, ÖLÇÜLEBİLİR VE ÜRETİCİ LEHİNE SONUÇ Fındık Çalışma Grubu toplantısı, yeni sezon öncesi üreticinin beklentilerinin Bakanlık düzeyinde ele alınması açısından önem taşıyor. Ancak üreticinin beklediği karşılık, toplantı sonrası yapılan genel açıklamaların ötesine geçen somut sonuçlardır. Fındık üreticisi, Fındık Çalışma Grubu’nun ne sıklıkla toplandığını, toplantılara kimlerin katıldığını, FİSKOBİRLİK ve üretici örgütleriyle hangi tarihlerde görüşüldüğünü, uzman raporu alınıp alınmadığını, maliyet hesabının nasıl yapıldığını, Giresun kalite fındığın ayrı değerinin nasıl korunacağını ve bugüne kadar alınan kararların üreticiye ne kazandırdığını bilmek istiyor. Yeni hasat sezonu öncesinde yapılacak fındık politikası; açık katılımcı listesi, sahadan toplanmış veri, üretici örgütlerinin doğrudan temsili, uzman raporları, yayımlanmış sonuç bildirgesi ve uygulamaya dönüşen kararlarla güç kazanabilir. Fındıkta üreticinin emeğini koruyacak yol; yalnızca temenni açıklamalarıyla değil, üreticiyi bahçede tutan, Giresun kalite fındığı ayrı değer olarak gören, FİSKOBİRLİK ve kooperatifleri yeniden güçlendiren, destek ve sigorta sistemini yeni risklere göre düzenleyen, Türkiye’nin kendi sürdürülebilirlik standardını kuran bütünlüklü bir ulusal fındık politikasıyla açılabilir.

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI Haber

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI

FİSKOBİRLİK 207 TL’YE İNDİ, ÜRETİCİDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi, Giresun kalite 50 randıman fındık fiyatını 207 TL olarak açıkladı. G eçen hafta 215 TL üzerinden tartışma yaratan fiyatın bugün 8 TL daha aşağı çekilmesi, yeni mahsul öncesinde piyasada düşük fiyat zemini oluşturulduğu yönündeki endişeleri artırdı. YENİ LİSTEDE 50 RANDIMAN GİRESUN KALİTE 207 TL OLDU FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin bugün yayımladığı yeni fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite fındık 207 TL, coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı 210 TL, sivri/kara kalite fındık ise 160 TL olarak yer aldı. Tabloda coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı üretici belgesine sahip üreticilere kilogram başına 3 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Bu ek ödeme, 50 randıman Giresun kalite fındıkta fiyatı 210 TL’ye taşıdı. FİSKOBİRLİK fiyatların net olduğunu, herhangi bir kesinti uygulanmadığını açıkladı. Ancak üretici cephesindeki tartışma kesinti başlığında değil, fiyatın seviyesi, düşüşün hızı ve yeni mahsul öncesindeki piyasa etkisi üzerinde yoğunlaştı. BUGÜNKÜ FİYAT TABLOSU Randıman Giresun Kalite Coğrafi İşaretli Sivri/Kara 50 randıman 207,00 TL 210,00 TL 160,00 TL 51 randıman 211,14 TL 214,14 TL 163,20 TL 52 randıman 215,28 TL 218,28 TL 166,40 TL 53 randıman 219,42 TL 222,42 TL 169,60 TL 54 randıman 223,56 TL 226,56 TL 172,80 TL 55 randıman 227,70 TL 230,70 TL 176,00 TL 56 randıman 231,84 TL 234,84 TL 179,20 TL Yeni tablo, FİSKOBİRLİK’in önceki fiyat açıklamalarına kıyasla düşüş eğilimini sürdürdüğünü gösterdi. 50 randıman Giresun kalite fındıkta geçen hafta 215 TL olan fiyat bugün 207 TL’ye indi. BİR HAFTADA 8 TL DAHA DÜŞTÜ Giresun Sonhaber’in geçen hafta yayımladığı değerlendirme haberinde FİSKOBİRLİK’in 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatını 215 TL’ye çekmesinin üreticide şaşkınlık ve endişe yarattığı vurgulanmıştı. Haberde, Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatın yeni mahsul öncesinde 215 TL’ye gerilemesinin piyasa baskısı tartışmasını büyüttüğü ifade edilmişti. Bugünkü yeni listeyle birlikte fiyat 215 TL’den 207 TL’ye düştü. Böylece bir hafta içinde kilogram başına 8 TL’lik yeni bir gerileme yaşandı. 7 Mayıs 2026’da 227 TL seviyesinde bulunan 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı, bugünkü tabloyla birlikte 20 TL aşağı indi. Bu düşüş yaklaşık yüzde 8,8’lik kayba karşılık geldi. 347 TL’DEN 207 TL’YE: ÜRETİCİNİN BEKLENTİSİ ZAYIFLATILIYOR FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü Giresun kalite fındık fiyatı sezon içinde 347 TL’ye kadar yükselmişti. Bugünkü 207 TL’lik fiyat, zirve seviyeye göre kilogram başına 140 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Bu tablo, yalnızca eski mahsul fiyatındaki gerilemeyi göstermiyor. Yeni mahsulün hasadına kısa süre kala açıklanan her düşük fiyat, serbest piyasada beklenti oluşturan bir referans haline geliyor. Üretici açısından risk burada başlıyor. FİSKOBİRLİK’in fiyatı teknik olarak eski mahsule dönük görünse de açıklamanın zamanı yeni sezon pazarlığını doğrudan etkiliyor. Hasat öncesi dönemde 207 TL seviyesinin ortaya konulması, yeni mahsul için daha düşük fiyat beklentisinin güçlenmesine yol açabilecek bir zemin oluşturuyor. FİSKOBİRLİK’İN FİYATI ALIM GÜCÜYLE DESTEKLENMİYORSA PİYASADA BASKI UNSURUNA DÖNÜŞÜR FİSKOBİRLİK geçmişte üretici adına piyasada denge kuran bir kurum olarak görülüyordu. Bugün ise kurumun fiyat açıklamalarının arkasındaki fiili alım gücü, stok miktarı ve piyasa ağırlığı tartışma konusu olmayı sürdürüyor. FİSKOBİRLİK’in 2025/2026 sezonunda üreticiden kaç ton kabuklu fındık aldığı, bu fiyatlarla ne kadar ürün alacağı ve elindeki stokun hangi seviyede bulunduğu kamuoyuna açık biçimde paylaşılmıyor. Bu belirsizlik devam ederken yayımlanan düşük fiyat listeleri, üretici lehine güven veren bir alım politikası olarak değil, piyasaya aşağı yönlü fiyat sinyali veren bir açıklama olarak okunuyor. Fiyat açıklayan kurumun piyasada güçlü alıcı olup olmadığı kritik önem taşıyor. Çünkü yüksek tonajlı alım yapılmayan bir fiyat listesi, üreticinin elindeki ürüne gerçek talep oluşturmaz; buna karşılık sanayici ve tüccar tarafında düşük referans fiyat algısı yaratabilir. GİRESUN KALİTE FINDIK ORTALAMA FİYAT MANTIĞINA SIKIŞTIRILAMAZ Giresun kalite fındık, üretim koşulları bakımından Türkiye’deki birçok bölgeden farklı bir maliyet yapısına sahip bulunuyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yoğun insan emeğiyle üretiliyor. Ova bölgelerinde makineleşmeye daha uygun koşullar varken Giresun’da üretici daha düşük verim, daha yüksek işçilik maliyeti ve daha zor arazi koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen Giresun kalite fındığın aroma ve kalite değeri piyasa fiyatına yeterince yansımıyor. Bugün açıklanan 207 TL’lik fiyat, bu üretim gerçekliğini karşılamaktan uzak bir tablo ortaya koyuyor. Giresun kalite fındık, yalnızca randıman üzerinden ve ortalama piyasa mantığıyla fiyatlandırıldığında üreticinin maliyeti, emeği ve ürünün kalite farkı görünmez hale geliyor. YENİ MAHSUL ÖNCESİ DÜŞÜK REFERANS RİSKİ BÜYÜYOR Fındık piyasasında hasat öncesi açıklanan fiyatlar, yalnızca mevcut ürünün değil, yeni sezonun pazarlık sınırlarının da şekillenmesine neden oluyor. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’in 207 TL’lik fiyatı üretici açısından kritik bir eşik haline geldi. Üretici, artan bahçe bakım maliyetleri, gübre, ilaç, patoz, taşıma ve işçilik giderleriyle yeni sezona hazırlanırken fiyatın aşağı çekilmesi beklentiyi zayıflatıyor. Üstelik bu fiyatı açıklayan kurumun piyasadan ne kadar ürün alacağı da bilinmiyor. Bu şartlarda 207 TL’lik fiyat, üreticinin yeni mahsul için güçlü pazarlık yapmasını zorlaştırabilecek bir referans olarak öne çıkıyor. Sanayici ve ihracatçı tarafının bu seviyeyi yeni sezon öncesi dayanak fiyat gibi kullanması üretici aleyhine sonuç doğurabilir. YANIT BEKLEYEN BAŞLIKLAR ARTTI FİSKOBİRLİK’in bugün açıkladığı yeni fiyat tablosu, kurumun kamuoyuna açıklaması gereken başlıkları daha da önemli hale getirdi. Yanıt Bekleyen Başlık Üretici Açısından Önemi 2025/2026 sezonunda kaç ton fındık alındı? Fiyat açıklamasının gerçek piyasa ağırlığını gösterir. 207 TL fiyatıyla ne kadar alım yapılacak? Listenin fiili alım mı, piyasa sinyali mi olduğunu ortaya koyar. Mevcut stok miktarı nedir? Kurumun piyasaya müdahale kapasitesini belirler. Fiyat neden 215 TL’den 207 TL’ye çekildi? Düşüşün gerekçesini ve yeni mahsule etkisini açıklar. Ödeme takvimi nasıl işleyecek? Üreticinin ürünü teslim etme kararını etkiler. Yeni sezon beklentisine etkisi hesaplandı mı? 2026 mahsulü pazarlığı açısından belirleyici olur. FİSKOBİRLİK bu başlıklarda açık, belgeli ve ölçülebilir bilgi vermediği sürece üretici güveni güçlenmez. Fiyat listesi yayımlamak tek başına piyasa düzenleyici bir adım değildir. Üretici lehine sonuç doğurması için açıklanan fiyatın alım tonajı, ödeme gücü ve şeffaf stok bilgisiyle desteklenmesi gerekir. ÜRETİCİ 207 TL’Yİ ALIM FİYATI DEĞİL, YENİ SEZON MESAJI OLARAK OKUYOR Bugünkü tablo, FİSKOBİRLİK’in fiyat politikasına yönelik tartışmayı daha sert bir noktaya taşıdı. Geçen hafta 215 TL üzerinden başlayan tepki, bugün 207 TL ile daha da büyüdü. Fındık üreticisi açısından bu rakam yalnızca elde kalan eski mahsulün fiyatı değildir. Hasat öncesi dönemde açıklanan 207 TL, yeni mahsul pazarlığında üreticinin karşısına çıkabilecek düşük bir eşik anlamı taşıyor. FİSKOBİRLİK üretici lehine hareket ettiğini göstermek istiyorsa fiyat listesi yayımlamakla yetinmemeli; kaç ton alım yaptığını, hangi fiyatla ne kadar ürün alacağını, stok durumunu, ödeme planını ve fiyat düşüşünün gerekçesini kamuoyuna açıklamalıdır. Şeffaflık sağlanmadığı sürece 207 TL’lik fiyat, üretici tarafından güven veren bir alım politikası olarak değil, yeni mahsul öncesi düşük fiyat beklentisini güçlendiren bir hamle olarak değerlendirilecektir. KAYNAKÇA FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi bugün yayımlanan fiyat tablosu: 50 randıman Giresun kalite 207 TL, coğrafi işaretli Giresun tombul 210 TL, sivri/kara 160 TL. Giresun Sonhaber, “FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI”, 02.06.2026, güncelleme: 03.06.2026. https://www.giresunsonhaber.com/ekonomi/fiskobirlik-ureticide-saskinlik-ve-endise-yaratti-14450

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI Haber

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI

FİSKOBİRLİK’İN 215 TL’LİK FINDIK FİYATI YENİ MAHSUL ÖNCESİ ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI FINDIKTA 347 TL’DEN 215 TL’YE: FİSKOBİRLİK’İN FİYATI PİYASA BASKISI TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ YENİ MAHSUL ÖNCESİ 215 TL GERİLİMİ: FİSKOBİRLİK FİYAT MI AÇIKLADI, PİYASAYA ÇIPA MI ATTI? FİSKOBİRLİK’İN 215 TL’LİK FINDIK FİYATI YENİ MAHSUL ÖNCESİ ÜRETİCİDE ŞAŞKINLIK VE ENDİŞE YARATTI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin yeni fiyat listesinde 2025 mahsulü Giresun kalite 50 randıman fındık için alım fiyatı 215 TL/kg olarak açıklandı. Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatın, 2026 mahsulünün toplanmasına yaklaşık iki ay kala 215 TL’ye kadar gerilemesi üretici cephesinde şaşkınlık ve endişe yarattı. Alım gücü, stok miktarı ve fiili piyasa ağırlığı belirsiz olan bir kurumun fiyat açıklamalarıyla yeni sezon beklentisini aşağı çekip çekmediği sorusu yeniden gündemin merkezine yerleşti. YENİ LİSTEDE 50 RANDIMAN FINDIK 215 TL OLDU Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ne bağlı Giresun Kooperatifi yeni fiyat tablosunu yayımladı. Açıklanan tablo, fındık piyasasında yeni mahsul öncesi sert bir tartışma başlattı. FİSKOBİRLİK, 2025 mahsulü Giresun kalite fındıkta 50 randıman için alım fiyatını 215 TL/kg olarak duyurdu. Coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı üretici belgesine sahip üreticilere kilogram başına 3 TL ek ödeme yapılacağı belirtildi. Bu farkla 50 randıman coğrafi işaretli Giresun tombul fındığı fiyatı 218 TL/kg oldu. Sivri/kara kalite fındıkta 50 randıman fiyatı ise 160 TL/kg seviyesinde kaldı. FİSKOBİRLİK, tabloda yer alan fiyatların net olduğunu ve herhangi bir kesinti uygulanmadığını bildirdi. Ancak üretici açısından tartışma kesinti başlığında değil, fiyatın seviyesi, zamanlaması ve piyasa etkisi üzerinde yoğunlaştı. BUGÜNKÜ FİSKOBİRLİK FİYAT TABLOSU Randıman Giresun Kalite Coğrafi İşaretli Giresun Tombul Sivri/Kara 50 randıman 215,00 TL 218,00 TL 160,00 TL 53 randıman 227,90 TL 230,90 TL 169,60 TL 54 randıman 232,20 TL 235,20 TL 172,80 TL 56 randıman 240,80 TL 243,80 TL 179,20 TL Kaynak: FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin bugün yayımlanan fiyat tablosu. Bu tablo eski mahsule dönük teknik bir liste olarak okunamaz. Fındıkta fiyat açıklaması, özellikle yeni mahsul öncesinde, serbest piyasanın beklentisini doğrudan etkiler. FİSKOBİRLİK’in 215 TL’lik fiyatı bu nedenle yalnızca alım fiyatı değil, aynı zamanda yeni sezon öncesi piyasa mesajıdır. 7 MAYIS’A GÖRE 12 TL’LİK DÜŞÜŞ VAR FİSKOBİRLİK’in 7 Mayıs 2026’da yayımlanan önceki fiyat tablosunda 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı 227 TL/kg seviyesindeydi. Bugünkü listede aynı kalite ve randımanda fiyat 215 TL/kg olarak açıklandı. Bu tablo, yaklaşık bir ay içinde 12 TL’lik düşüş anlamına geliyor. Gerileme, 7 Mayıs fiyatına göre yaklaşık yüzde 5,3 seviyesinde. Karşılaştırma 50 Randıman Giresun Kalite Fiyatı Değişim 7 Mayıs 2026 227 TL/kg - Bugünkü tablo 215 TL/kg -12 TL Oransal değişim - Yaklaşık -%5,3 Düşüşün zamanlaması üretici cephesindeki tepkinin ana nedenidir. 2026 mahsulünün toplanmasına yaklaşık iki ay kala yapılan bu açıklama, yalnızca 2025 mahsulü için cari bir alım fiyatı değildir. Bu fiyat, yeni sezon beklentisini aşağı çekebilecek doğrudan bir piyasa sinyalidir. EYLÜL 2025’TE 347 TL’YE ÇIKAN FİYAT 215 TL’YE GERİLEDİ FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü için açıkladığı fiyatlar sezon içinde sert yükseldi, ardından kademeli biçimde geri çekildi. Giresun kalite 50 randıman fındıkta fiyat, Ağustos 2025’te 190 TL seviyesinden başladı. Eylül ayında 347 TL’ye kadar çıktı. 2026 yılına girildikten sonra fiyatlarda belirgin düşüş yaşandı. Bugünkü 215 TL’lik fiyat, Eylül 2025’teki 347 TL seviyesinden 132 TL daha düşük bir noktaya işaret ediyor. Bu gerileme üretici açısından ağırdır. Yeni mahsul öncesinde böyle bir fiyat seviyesi üreticinin beklentisini güçlendirmez, zayıflatır. FİYAT KRONOLOJİSİ: 50 RANDIMAN GİRESUN KALİTE Tarih Açıklanan Fiyat 5 Ağustos 2025 190 TL 18 Ağustos 2025 220 TL 22 Ağustos 2025 230 TL 26 Ağustos 2025 245 TL 30 Ağustos 2025 260 TL 1 Eylül 2025 272 TL 10 Eylül 2025 310 TL 23 Eylül 2025 347 TL 27 Eylül 2025 337 TL 9 Ekim 2025 325 TL 13 Ekim 2025 335 TL 4 Kasım 2025 302 TL 14 Kasım 2025 290 TL 9 Aralık 2025 270 TL 8 Ocak 2026 307 TL 3 Şubat 2026 272 TL 23 Mart 2026 257 TL 25 Mart 2026 242 TL 7 Mayıs 2026 227 TL Bugünkü tablo 215 TL Not: Kronoloji, FİSKOBİRLİK’in kamuya yansıyan fiyat paylaşımları ve yerel haber kaynaklarında yayımlanan fiyat listeleri esas alınarak hazırlanmıştır. Fiyat kronolojisi açık bir tablo ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK’in 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatı, Eylül 2025’te zirveye çıktıktan sonra 2026 mahsulü öncesinde 215 TL’ye kadar çekildi. Üreticinin tepkisi bu gerilemeye ve bu gerilemenin zamanlamasına yöneliyor. ASIL SORU: FİSKOBİRLİK GERÇEKTEN NE KADAR FINDIK ALIYOR? Bugünkü fiyat açıklamasının tartışma yaratmasının nedeni yalnızca fiyatın düşmesi değildir. Daha kritik sorun, FİSKOBİRLİK’in bu fiyatların arkasında ne kadar fiili alım yaptığıdır. Kurumun 2025/2026 sezonunda üreticiden kaç ton kabuklu fındık aldığı bilinmiyor. Elindeki stok miktarı düzenli biçimde açıklanmıyor. Açıklanan fiyatlarla piyasadan ne kadar ürün çekildiği kamuoyuna açık, düzenli ve denetlenebilir biçimde paylaşılmıyor. Bu nedenle üretici çevrelerinde şu soru öne çıkıyor: FİSKOBİRLİK yüksek tonajlı alım yapan güçlü bir piyasa oyuncusu gibi fiyat açıklıyor; ancak bu açıklamaların arkasında gerçekten ne kadar fiili alım var? Bu soru yanıtlanmadan açıklanan fiyatın piyasa etkisi sağlıklı biçimde değerlendirilemez. Fiyat açıklamak tek başına yeterli değildir. Fiyatın arkasında tonaj, stok, ödeme takvimi ve gerçek alım gücü olmalıdır. PİYASA HAKİMİYETİ Mİ, ALGI ETKİSİ Mİ? FİSKOBİRLİK geçmişte üretici adına piyasada denge unsuru olarak görülen bir kurumdu. Ancak son yıllarda kurumun piyasadaki fiili ağırlığını kaybettiği yönündeki eleştiriler arttı. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, daha önce yaptığı açıklamalarda FİSKOBİRLİK’in artık fındık üretilen ilçelerde dahi belirleyici bir piyasa gücü kalmadığını savundu. Karan, kurumun üretici lehine fiyat oluşturma kabiliyetini kaybettiğini ileri sürdü. Bu eleştiriler, 215 TL’lik fiyat açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Piyasa hakimiyeti olmayan ya da alım tonajı bilinmeyen bir kurumun fiyat açıklaması, fiili alım gücünden çok piyasa beklentisi üzerinde etkili olur. Bu noktada tartışma dört soruda düğümleniyor: Soru Önemi FİSKOBİRLİK kaç ton fındık aldı? Açıklanan fiyatın gerçek piyasa ağırlığını gösterir. Elindeki stok ne kadar? Kurumun piyasaya müdahale kapasitesini gösterir. Fiyat açıklanan günlerde fiili alım yapılıyor mu? Fiyatın gerçek alım fiyatı mı, referans sinyali mi olduğunu gösterir. Yeni mahsul öncesi fiyat düşüşü neden yapıldı? 2026 mahsulü fiyat beklentisine etkisini gösterir. Bu soruların yanıtı verilmeden 215 TL’lik fiyatın üretici lehine çalıştığı söylenemez. YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT ÇIPASI TARTIŞMASI BÜYÜDÜ Ekonomi çevrelerinde fiyat çıpası, piyasadaki aktörlerin beklentilerini belirleyen referans fiyat anlamına gelir. FİSKOBİRLİK’in 215 TL’lik fiyat açıklaması da bu açıdan tartışılıyor. Açıklanan fiyat teknik olarak 2025 mahsulüne ilişkin olsa da zamanlama açısından 2026 mahsulü öncesine denk geliyor. Yeni sezon fındığının toplanmasına yaklaşık iki ay kala eski mahsul fiyatının aşağı çekilmesi, üreticinin yeni sezon pazarlık gücünü zayıflatabilecek bir beklenti oluşturabilir. Üretici açısından risk açıktır: Olası Etki Üretici Açısından Sonuç Eski mahsul fiyatı aşağı çekilir Yeni mahsul için düşük beklenti oluşabilir. Alım tonajı açıklanmaz Fiyatın gerçek piyasa ağırlığı bilinmez. Kurum güçlü alıcı gibi görünür Piyasada düşük referans fiyat oluşabilir. Sanayici/ihracatçı bu fiyatı baz alır Üreticinin pazarlık alanı daralabilir. Bu nedenle bugünkü fiyat listesi yalnızca 2025 mahsulü alım fiyatı olarak görülemez. Liste, 2026 sezonu öncesinde piyasanın psikolojik eşiğini belirleyebilecek bir açıklama niteliği taşıyor. Piyasa, FİSKOBİRLİK’in kaç ton fındık aldığını bilmek istiyor. Hangi fiyattan ne kadar alım yapıldığını görmek istiyor. Stok miktarının açıklanmasını istiyor. Yeni mahsul öncesi fiyat düşüşünün gerekçesini öğrenmek istiyor. Bu bilgiler verilmediği sürece fiyat açıklamaları üretici lehine güven verici bir mekanizma olmaktan çıkar. Piyasa beklentisini aşağı çeken bir araca dönüşür. Fındık üreticisi için 215 TL yalnızca bir kilogram fiyatı değildir. Bu rakam, yeni sezon pazarlığının nereden başlayacağını belirleyebilecek bir eşiktir. YANIT BEKLEYEN SORULAR FİSKOBİRLİK yönetiminin bugünkü fiyat tablosunun ardından kamuoyuna açık yanıt vermesi gereken sorular şunlardır: Soru Beklenen Açıklama 2025/2026 sezonunda kaç ton fındık alındı? İl/kooperatif bazında toplam alım miktarı 215 TL fiyatıyla fiilen ne kadar alım yapılacak? Tonaj ve süre bilgisi Elinizdeki mevcut stok nedir? Kabuklu, iç ve mamul ürün kırılımı Fiyat neden 347 TL’den 215 TL’ye kadar indi? Piyasa, stok, finansman ve satış gerekçesi Yeni mahsul öncesi bu fiyatın etkisi hesaplandı mı? 2026 mahsulü beklentisine etkisi Gayrimenkul satışlarından elde edilen gelir nereye harcandı? Borç, faiz, yatırım veya işletme gideri kırılımı Kurumun fiyat açıklama yeteneği fiili alım gücüyle uyumlu mu? Alım kapasitesi ve piyasa payı Bu sorulara açık, belgeli ve ölçülebilir yanıt verilmeden üretici güveni kurulamaz. FİSKOBİRLİK’in bugün açıkladığı 215 TL’lik fiyat, teknik olarak 2025 mahsulü için geçerli bir alım fiyatıdır. Ancak açıklamanın zamanlaması ve kurumun alım tonajındaki belirsizlik, bu listeyi sıradan bir fiyat duyurusu olmaktan çıkardı. Yeni mahsule kısa süre kala yapılan aşağı yönlü fiyat açıklaması, piyasada üretici aleyhine beklenti oluşturma riski taşıyor. Bu fiyatı açıklayan kurumun ne kadar ürün aldığı, piyasada ne kadar ağırlığı bulunduğu ve stok gücünün ne seviyede olduğu bilinmiyorsa, açıklamanın piyasa üzerindeki etkisi daha da tartışmalı hale gelir. Bugünkü tablo, FİSKOBİRLİK’in artık yalnızca kaç lira fiyat açıkladığı üzerinden değil, bu fiyatı hangi güçle, hangi amaçla ve kimin çıkarına açıkladığı üzerinden tartışılması gerektiğini gösteriyor. Fındık piyasasında üreticinin korunması için fiyat listelerinden önce şeffaflık gerekir. FİSKOBİRLİK’in alım tonajını, stokunu, finansal durumunu ve fiyat politikası gerekçesini açıklaması üretici güveni ve piyasa sağlığı açısından zorunlu hale gelmiştir. 215 TL’LİK FİYAT LİSTESİ KAPANMIŞ BİR KONU DEĞİL Bugün açıklanan 215 TL’lik FİSKOBİRLİK fiyatı, 2025 mahsulü için bir alım listesi olmanın ötesine geçti. Bu fiyat, 2026 mahsulü öncesinde piyasa beklentisini etkileyebilecek kritik bir gelişmeye dönüştü. Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatının yeni sezon öncesinde 215 TL’ye kadar çekilmesi üretici cephesinde haklı sorular doğurdu. FİSKOBİRLİK bu sorulara açık ve belgeli yanıt vermediği sürece bugünkü fiyat listesi üretici tarafından alım duyurusu olarak değil, yeni mahsul öncesi fiyat baskısı olarak okunmaya devam edecektir. KAYNAKÇA FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi bugün yayımlanan fiyat tablosu 50 randıman Giresun kalite 215 TL, coğrafi işaretli 218 TL, sivri/kara 160 TL. FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi 7 Mayıs 2026 fiyat tablosu 50 randıman Giresun kalite 227 TL, coğrafi işaretli 230 TL. Kelkit Vadisi, 7 Mayıs 2026 “FİSKOBİRLİK’ten fındık fiyatlarında revize: Güncel alım listesi açıklandı.” https://kelkitvadisi.com.tr/haber/631-fi-skobi-rli-k-ten-findik-fiyatlarinda-revize-guncel-alim-listesi-aciklandi Giresun Sonhaber fiyat kronolojisi FİSKOBİRLİK’in 2025 mahsulü için Ağustos 2025’ten itibaren açıkladığı fiyatlara ilişkin haber arşivi. https://www.giresunsonhaber.com/haberleri/giresun-kalite Yeni Şebinkarahisar, Ağustos 2025 fiyat artışları FİSKOBİRLİK’in Ağustos 2025’te bir hafta içinde yaptığı fiyat güncellemeleri. https://yenisebinkarahisar.net/haber/26020719/fiskobirlikten-bir-haftada-3-kez-findik-fiyati-artisi-iste-guncel-giresun-kalite-findik-fiyatlari TBMM Lütfi Bayraktar özgeçmişi Lütfi Bayraktar’ın siyasi geçmişi, FİSKOBİRLİK yönetim kurulu görevi ve milletvekilliği bilgileri. https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/milletvekilidetay?DonemId=134155f0-c3d6-4d24-893b-f3a2ef695ae7&Id=4d804eac-0ad4-4397-b33d-01886762726e TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyeleri Lütfi Bayraktar’ın komisyon üyeliği. https://tbmm.gov.tr/ihtisas-komisyonlari/KomisyonUyeleri/tarim-orman-ve-koyisleri-komisyonu/f72877d1-b476-037b-e050-007f01005610 FİSKOBİRLİK açıklaması, 27 Mayıs 2025 Kurumun borç, yatırım ve gayrimenkul iddialarına ilişkin yanıtı. https://www.fiskobirlik.com.tr/tr/fiskobirlikten-medyada-cikan-iddialara-iliskin-yalanlama/bdetay/155 Haberler / ANKA, 4 Aralık 2025 Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’ın FİSKOBİRLİK ve Lütfi Bayraktar’a yönelik eleştirileri. https://www.haberler.com/yerel/giresun-ziraat-odasi-baskani-karan-dan-fiskobirlik-19323762-haberi/ Haberler / ANKA, 21 Nisan 2025 FİSKOBİRLİK’in gayrimenkul satışları ve üretici çevrelerinde oluşan tartışmalar. https://www.haberler.com/ekonomi/fiskobirlik-in-gayrimenkul-satisi-tartisma-yaratti-18534725-haberi/

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI Haber

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI FİSKOBİRLİK, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’nda Türk fındığını ve Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli mamulleri uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturdu. Fuarda kurulan ticari temasların, 2026 mahsul döneminden itibaren ihracata, üretici gelirine ve bölgesel kalkınmaya olumlu yansıması bekleniyor. FİSKOBİRLİK, 10-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’na katılarak Türk fındığının dünya pazarlarındaki tanıtımına katkı sundu. Gıda sektörünün önemli uluslararası buluşmaları arasında yer alan fuarda FİSKOBİRLİK’i Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Yönetim Kurulu Üyesi Kani Uygun, Genel Müdür Turgay Çakmak ve İhracat Uzmanı Demet Karabıçak temsil etti. FİSKOBİRLİK standı, fuar süresince Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen sektör temsilcileri, firma yetkilileri ve uluslararası iş ortaklarından yoğun ilgi gördü. TÜRK FINDIĞI ULUSLARARASI PAZARDA TANITILDI FİSKOBİRLİK heyeti, fuarda yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Görüşmelerde mevcut iş birliklerinin güçlendirilmesi, yeni ihracat bağlantılarının kurulması ve Türk fındığının dünya gıda pazarlarında daha güçlü temsil edilmesi hedeflendi. Fuar süresince çok sayıda firma yetkilisiyle temas kuran FİSKOBİRLİK, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonellerine aktardı. Kurulan bağlantılar, Türk fındığının yalnızca ham ürün olarak değil, işlenmiş ve katma değerli ürünlerle de uluslararası pazarda daha görünür hale gelmesi açısından önem taşıdı. BAYRAKTAR: TÜRK FINDIĞINI ULUSLARARASI İŞ ORTAKLARIMIZLA BULUŞTURDUK FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, fuarın ardından yaptığı değerlendirmede, Milano’daki katılımın başarıyla tamamlandığını belirtti. Bayraktar, yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçiler ve iş ortaklarıyla buluşturduklarını ifade ederek, fuarda mevcut iş birliklerini güçlendirdiklerini ve farklı ülkelerden birçok yeni firma ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. FİSKOBİRLİK standının fuar süresince yoğun ilgi gördüğünü vurgulayan Bayraktar, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı bulduklarını belirterek standı ziyaret eden misafirlere, iş ortaklarına ve emeği geçenlere teşekkür etti. ÇİKOLATA SANAYİSİ İÇİN KALİTE FARKI Giresun kalite fındık, aroması, yağ dengesi ve lezzet profiliyle çikolata sanayisi için yüksek değer taşıyan ürünler arasında yer alıyor. Çikolata ve şekerleme sektöründe kullanılan fındığın kalitesi, nihai mamulün lezzetini, raf değerini ve marka algısını doğrudan etkiliyor. Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli ürünler, standart ham madde ihracatının ötesine geçerek Türk fındığının dünya pazarlarında daha güçlü bir marka değeriyle temsil edilmesine katkı sağlıyor. Bu kalite farkı, uluslararası çikolata üreticileri için güvenilir ham madde avantajı oluştururken bölge üreticisinin emeğinin daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine imkân sağlıyor. GİRESUN FINDIĞI DÜNYA PAZARLARINA AÇILIYOR Giresun kalite fındıktan üretilen mamullerin uluslararası pazarlara sunulması, Türk markalarının dünya ölçeğinde tanınırlığını artırırken bölge üreticisinin kalkınmasına katkı sağlayacak yeni ticari bağlantıların da önünü açacak. Milano’da atılan adımların ve kurulan temasların olumlu sonuçlarının 2026 mahsulünün toplanmaya başlamasıyla birlikte sahada daha belirgin şekilde hissedilmesi bekleniyor.

FİSKOBİRLİK FINDIKTA FİYATI 227 LİRAYA ÇEKTİ Haber

FİSKOBİRLİK FINDIKTA FİYATI 227 LİRAYA ÇEKTİ

FİSKOBİRLİK FINDIKTA FİYATI 227 LİRAYA ÇEKTİ 357 LİRA BANDINI GÖREN 2025 MAHSULÜNDE YENİ MAHSUL ÖNCESİ DÜŞÜK REFERANS TARTIŞMASI FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi’nin yeni fiyat listesi, 2025 mahsulü fındıkta yeni mahsul öncesi fiyat baskısını yeniden gündeme taşıdı. Yeni listede 50 randıman Giresun kalite fındığın kilogram fiyatı 227 TL olarak açıklandı. Bir önceki listede aynı ürünün fiyatı 240 TL seviyesindeydi. Böylece Giresun kalite 50 randıman fındıkta kilogram başına 13 TL’lik düşüş yaşandı. Bu düşüş, oransal olarak yaklaşık yüzde 5,42 gerilemeye karşılık geldi. Coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı Üretici Belgesi bulunan üreticilere uygulanan 3 TL’lik ek ödeme korundu. Ancak ana fiyat gerilediği için coğrafi işaretli 50 randıman fındığın fiyatı da 243 TL’den 230 TL’ye indi. Sivri/Kara fındıkta ise düşüş daha sert gerçekleşti. Bir önceki listede 175 TL olan 50 randıman Sivri/Kara fındık, yeni listede 160 TL’ye çekildi. Son iki fiyat listesi kullanıcı tarafından paylaşılan FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi tablolarına dayanmaktadır. GİRESUN KALİTE FINDIKTA BİR ÖNCEKİ LİSTEYE GÖRE DÜŞÜŞ Randıman Bir önceki fiyat Yeni fiyat Fark Oransal değişim 50 240,00 TL 227,00 TL -13,00 TL %-5,42 51 244,80 TL 231,54 TL -13,26 TL %-5,42 52 249,60 TL 236,08 TL -13,52 TL %-5,42 53 254,40 TL 240,62 TL -13,78 TL %-5,42 54 259,20 TL 245,16 TL -14,04 TL %-5,42 55 264,00 TL 249,70 TL -14,30 TL %-5,42 56 268,80 TL 254,24 TL -14,56 TL %-5,42 Yeni listeye göre düşüş tüm randımanlara aynı oranda yansıdı. Ancak randıman yükseldikçe kilogram başına kayıp da büyüdü. 50 randımanda 13 TL olan düşüş, 56 randımanda 14,56 TL’ye çıktı. COĞRAFİ İŞARETLİ FINDIKTA PRİM KORUNDU, TOPLAM GELİR GERİLEDİ Randıman Bir önceki coğrafi işaretli fiyat Yeni coğrafi işaretli fiyat Fark 50 243,00 TL 230,00 TL -13,00 TL 51 247,80 TL 234,54 TL -13,26 TL 52 252,60 TL 239,08 TL -13,52 TL 53 257,40 TL 243,62 TL -13,78 TL 54 262,20 TL 248,16 TL -14,04 TL 55 267,00 TL 252,70 TL -14,30 TL 56 271,80 TL 257,24 TL -14,56 TL Coğrafi işaretli ürüne verilen 3 TL’lik prim, Giresun Tombul Fındığı’nın kalite farkının listede tanındığını gösteriyor. Ancak ana fiyatın düşmesi nedeniyle bu prim üreticinin gelir kaybını telafi etmiyor. 50 randıman üzerinden bakıldığında coğrafi işaretli fiyat 243 TL’den 230 TL’ye geriledi. Yani belgeli üretici de kilogram başına 13 TL kayıp yaşadı. Bugünkü 227 TL ana fiyat karşısında 3 TL’lik coğrafi işaret primi, yaklaşık yüzde 1,32 seviyesinde kalıyor. 2025 MAHSULÜNDE FİYAT NASIL YÜKSELDİ, NASIL GERİLEDİ? 2025 mahsulü fındık sezonunda resmi taban, TMO’nun açıkladığı fiyatla oluştu. Tarım ve Orman Bakanlığı duyurusuna göre TMO, 2025-2026 sezonu kabuklu fındık alım fiyatını 50 randıman esasına göre Giresun kalite için 200 TL, levant kalite için 195 TL olarak belirledi. FİSKOBİRLİK cephesinde ise sezon başında fiyat hareketi daha hızlı gelişti. 18 Ağustos 2025 tarihli güncellemede 50 randıman fiyat 190 TL’den 220 TL’ye, 53 randıman fiyat 201,40 TL’den 233,20 TL’ye, 55 randıman fiyat ise 209 TL’den 242 TL’ye çıkarıldı. 21 Ağustos’ta 50 randıman fiyat 225 TL’ye, 53 randıman 238,50 TL’ye, 55 randıman 247,50 TL’ye yükselirken, coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı Üretici Belgesi olan üreticilere verilen fark 1 TL’den 2 TL’ye çıkarıldı. 26 Ağustos’ta FİSKOBİRLİK fiyatı yeniden artırdı; 50 randıman 230 TL’den 245 TL’ye, 53 randıman 259,70 TL’ye, 55 randıman ise 269,50 TL’ye yükseldi. 28 Ağustos’ta ise 50 randıman 245 TL’den 255 TL’ye, 53 randıman 270,30 TL’ye, 55 randıman 282,50 TL’ye çıkarıldı. 30 Ağustos’ta 50 randıman Giresun kalite fındık 260 TL, coğrafi işaretli fiyat 263 TL olarak açıklandı. 1 Eylül’de 50 randıman fiyat 272 TL’ye, coğrafi işaretli 50 randıman fiyat ise 275 TL’ye yükseldi. 7 Eylül’de 50 randıman coğrafi işaretsiz fiyat 275 TL, coğrafi işaretli fiyat 278 TL, Sivri/Kara fiyat ise 250 TL olarak listelendi. Eylül ortasında yükseliş hızlandı. 10 Eylül’de 50 randıman fiyat 290 TL’den 310 TL’ye, 53 randıman 328,60 TL’ye, 55 randıman ise 341 TL’ye çıkarıldı. 12 Eylül’de 50 randıman fiyat 317 TL’ye, 53 randıman 336,02 TL’ye, 55 randıman ise 348,70 TL’ye yükseltildi. AĞUSTOS 2025’TEN BUGÜNE FİYAT KRONOLOJİSİ Aşağıdaki tablo, erişilebilir haber kayıtları, FİSKOBİRLİK’in Facebook paylaşımlarına dayandırılan kronoloji ve kullanıcı tarafından paylaşılan son iki liste birlikte değerlendirilerek hazırlanmıştır. Tarih / dönem 50 randıman Giresun kalite 53 randıman 55 randıman Not 05.08.2025 190 TL 201,40 TL 209,00 TL FİSKOBİRLİK’te sezon öncesi fiyat seviyesi 18.08.2025 220 TL 233,20 TL 242,00 TL Ortalama 30 TL artış 21.08.2025 225 TL 238,50 TL 247,50 TL Coğrafi işaret primi 2 TL’ye çıktı 22.08.2025 230 TL — — Facebook kronolojisinde yer alan seviye 26.08.2025 245 TL 259,70 TL 269,50 TL Hızlı yükseliş devam etti 28.08.2025 255 TL 270,30 TL 282,50 TL Ağustos içinde 6. artış 30.08.2025 260 TL 275,60 TL 286,00 TL Coğrafi işaretli 50 randıman 263 TL 01.09.2025 272 TL 288,32 TL 299,20 TL Coğrafi işaretli 50 randıman 275 TL 06/07.09.2025 275 TL 291,50 TL 302,50 TL Coğrafi işaretli 278 TL; Sivri/Kara 250 TL 08.09.2025 280 TL — — Facebook kronolojisinde yer alan seviye 09.09.2025 290 TL — — Facebook kronolojisinde yer alan seviye 10.09.2025 310 TL 328,60 TL 341,00 TL 50 randımanda 20 TL artış 12.09.2025 317 TL 336,02 TL 348,70 TL Fiyat artışı devam etti 23.09.2025 347 TL — — Facebook kronolojisine göre 50 randıman zirve 27.09.2025 337 TL 357,22 TL 370,70 TL 9 Ekim revizyon haberinde önceki seviye olarak yer aldı 09.10.2025 325 TL 344,50 TL 357,50 TL 337’den 325’e revizyon 13.10.2025 335 TL — — Facebook kronolojisinde toparlanma 18.10.2025 320 TL — — Geri çekilme 21.10.2025 315 TL — — Geri çekilme 22.10.2025 307 TL — — Geri çekilme 04.11.2025 302 TL — — Kasımda düşüş sürdü 13.11.2025 297 TL — — 300 TL altına iniş 14.11.2025 290 TL — — Düşük bant 19.11.2025 290 TL — — Sabit seviye 25.11.2025 297 TL — — Kısa toparlanma 01.12.2025 292 TL — — Aralık başı 04.12.2025 285 TL — — Düşüş 05.12.2025 280 TL — — Düşüş 06.12.2025 275 TL — — Düşüş 09.12.2025 270 TL — — Kronolojide dip seviye 17.12.2025 272 TL — — Kısmi toparlanma 20.12.2025 277 TL — — 5 TL artış 24.12.2025 280 TL — — Kısmi toparlanma 29.12.2025 285 TL — — Kısmi toparlanma 01.01.2026 297 TL — — Yeni yıl toparlanması 08.01.2026 307 TL — — Ocak başında güçlü seviye 13.01.2026 300 TL — — Geri çekilme 19.01.2026 292 TL — — 50 randıman 292 TL 21.01.2026 287 TL — — 19 Ocak’a göre 5 TL düşüş 03.02.2026 272 TL — — 21 Ocak’a göre toplam 15 TL düşüş 23.03.2026 257 TL 272,42 TL 282,70 TL Martta sert çözülme 25.03.2026 242 TL 256,52 TL 266,20 TL 23 Mart’a göre 15 TL düşüş 30.03.2026 240 TL — — Mart sonu fiyatı Bir önceki liste 240 TL 254,40 TL 264,00 TL Kullanıcının paylaştığı önceki liste Bugünkü liste 227 TL 240,62 TL 249,70 TL Kullanıcının paylaştığı yeni liste Giresun Sonhaber’in FİSKOBİRLİK’in Facebook paylaşımlarına dayandırdığı kronoloji, 22 Ağustos 2025’te 230 TL olan 50 randıman fiyatın 23 Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıktığını; ardından Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kademeli biçimde gerilediğini gösteriyor. Aynı kronolojide 19 Ocak 2026 fiyatı 292 TL olarak yer alıyor. 357 TL RAKAMI NEREDE DURUYOR? Fiyat göstergesi Görülen yüksek seviye Bugünkü karşılığı Fark Değişim 50 randıman baz fiyat 347 TL 227 TL -120 TL %-34,58 53 randıman fiyat 357,22 TL 240,62 TL -116,60 TL %-32,64 55 randıman fiyat 370,70 TL 249,70 TL -121,00 TL %-32,64 Bir önceki 50 randıman 240 TL 227 TL -13 TL %-5,42 TMO 50 randıman Giresun kalite 200 TL 227 TL +27 TL %+13,50 Bu tablo, bugünkü 227 TL’nin TMO’nun 200 TL’lik sezon fiyatının üzerinde kaldığını; ancak sezon içinde oluşan yüksek fiyat hafızasına göre ciddi biçimde aşağı geldiğini gösteriyor. YENİ MAHSUL ÖNCESİ FİYAT BASKISI DERİNLEŞİYOR FİSKOBİRLİK’in yeni listesi, yalnızca eski mahsulde yapılan teknik bir fiyat güncellemesi olarak okunamaz. Yeni mahsul piyasaya inmeden önce fiyatın düşürülmesi, tarım ekonomisi açısından referans fiyatı aşağı çekme, beklenti yönetimi ve pazarlık zeminini alıcı lehine kurma anlamına gelir. Fındık gibi depolanabilir ve ihracata bağlı ürünlerde açıklanan fiyatlar, yalnızca o günkü alım seviyesini göstermez. Aynı zamanda üreticinin, tüccarın, sanayicinin ve ihracatçının yeni sezona hangi fiyat algısıyla gireceğini belirler. Bugün açıklanan 227 TL seviyesi, bu nedenle yalnızca eski mahsul fiyatı değildir. Aynı zamanda 2026 yeni mahsulü öncesinde piyasaya verilen bir mesajdır: Yüksek fiyat hafızası geri çekiliyor, yeni sezon öncesi daha düşük bir referans bandı oluşturuluyor. Ekonomik kavram Fındık piyasasındaki karşılığı Referans fiyatın düşürülmesi Yeni sezon pazarlığının daha düşük seviyeden başlatılması Beklenti yönetimi Üreticinin yüksek fiyat beklentisinin zayıflatılması Alıcı lehine pazarlık gücü Sanayici ve ihracatçının yeni mahsule daha düşük maliyet beklentisiyle girmesi Psikolojik fiyat eşiği Piyasanın 347/357 TL bandı yerine 227 TL’yi konuşmaya başlaması Üretici baskısı Elinde eski mahsul bulunan üreticinin satışa yönlendirilmesi Kalite primi tartışması Giresun kalite fındığın aroma ve sanayi değerinin yeterince fiyatlanmaması Yeni mahsul öncesinde fiyatın aşağı çekilmesi, üreticinin bekleme gücünü test eder. Elinde eski mahsul bulunan üretici, fiyatın daha da düşebileceği endişesiyle satışa yönelebilir. Alıcı taraf ise yeni mahsul gelmeden önce piyasada daha düşük bir fiyat zemini oluşturma avantajı kazanır. GİRESUN KALİTE FINDIKTA ASIL MESELE: RANDIMAN MI, KALİTE DEĞERİ Mİ? Giresun kalite fındıkta fiyat tartışması yalnızca randıman hesabıyla sınırlı tutulamaz. Giresun Tombul Fındığı’nın ekonomik değeri, sadece iç verimiyle değil; aroması, yağ dengesi, kavrulduğunda ortaya çıkan lezzeti, coğrafi işaret değeri ve sanayi hammaddesi niteliğiyle oluşur. Kültür Portalı’nda yer alan coğrafi işaret bilgisinde, Giresun Tombul Fındığı’nın kendine özgü tat ve lezzeti, çiğ veya kavrulmuş tüketildiğinde damakta bıraktığı aroma ve tadıyla diğer fındık çeşitlerinden ayrıldığı belirtiliyor. Bilimsel çalışmalarda da Giresun Tombul Fındığı’nın tadı, aroması ve kalite özellikleriyle öne çıktığı; bu nedenle ulusal ve uluslararası piyasada ayrı bir değer gördüğü, hem tüketici hem de sanayici tarafından ayrıca rağbet gördüğü ifade ediliyor. FİSKOBİRLİK’in kurumsal içeriğinde de Giresun Tombul Fındığı’nın tadı, aroması, ağızda bıraktığı lezzeti, kalite özellikleri, yağ, vitamin ve mineral değerleriyle diğer çeşitlerden ayrıldığı; Giresun Tombul Fındığı’nın AB’de coğrafi işaretli ürün olarak tescil edildiği bilgisi yer alıyor. Bu özellikler, Giresun kalite fındığın fiyatında daha güçlü bir kalite farkı oluşması gerektiğini gösteriyor. Bugünkü listede coğrafi işaretli ürüne verilen 3 TL’lik prim, kalite ayrımının sembolik olarak korunduğunu gösterse de, ürünün aroma ve sanayi değeri dikkate alındığında güçlü bir fiyat farkı yaratmıyor. ÇİKOLATA SANAYİSİ İÇİN GİRESUN FINDIĞININ ÖNEMİ Giresun kalite fındık, çikolata, fındık kreması, ezme, kavrulmuş iç fındık ve fındıklı mamuller açısından önemli bir hammadde niteliği taşıyor. Bu ürünlerde fındığın aroması, kavrulduğunda verdiği lezzet, yağ dengesi ve ağızda bıraktığı tat profili nihai ürün kalitesini doğrudan etkiler. Giresun kalite fındığın kendine özgü aroma, yüksek yağ oranı, vitamin-mineral değerleri ve kalite itibarıyla dünyadaki fındık çeşitleri içinde ayrı bir konuma sahip olduğu yönündeki değerlendirmeler, bu ürünün yalnızca kabuklu fındık fiyatlamasıyla ele alınamayacağını gösteriyor. Bu nedenle Giresun kalite fındık için üretici beklentisi yalnızca daha yüksek randımanın fiyatlanması değildir. Asıl beklenti, Giresun kalite farkının üretici gelirine daha güçlü ve görünür bir prim olarak yansımasıdır. Bugünkü listede coğrafi işaretli ürün için 3 TL fark korunmuş olsa da bu fark, 227 TL’lik ana fiyat karşısında sınırlı kalıyor. Oysa Giresun kalite fındığın aroma, coğrafi işaret, çikolata sanayisindeki hammadde niteliği ve marka değeri daha güçlü bir kalite primi tartışmasını zorunlu kılıyor. ÜRETİCİ AÇISINDAN 2026 MAHSULÜ HANGİ REFERANSLA AÇILACAK? FİSKOBİRLİK’in yeni fiyat listesi, üretici açısından kritik bir soruyu gündeme getiriyor: 2026 mahsulü hangi referansla açılacak? Yeni sezon fiyatı, 2025 mahsulünde görülen yüksek fiyat hafızası üzerinden mi tartışılacak, yoksa bugünkü 227 TL’lik düşük referans yeni pazarlık zemini haline mi getirilecek? 50 randıman fiyatın 23 Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıktığı kronoloji dikkate alındığında, bugünkü 227 TL seviyesi zirveye göre 120 TL aşağıda bulunuyor. Bu, üretici açısından yalnızca eski mahsulde gelir kaybı değil, yeni mahsul öncesi pazarlık gücü kaybı anlamına da geliyor. Ayrıca 9 Ekim tarihli revizyon haberinde 53 randımanın 357,22 TL’den, 55 randımanın ise 370,70 TL’den aşağı çekilmiş olması, yüksek randımanlı ürünlerde de güçlü fiyat hafızasının bulunduğunu gösteriyor. Bugünkü listede 53 randıman fiyat 240,62 TL, 55 randıman fiyat ise 249,70 TL seviyesinde. Bu da yüksek randımanlı fiyatlarda da yaklaşık üçte birlik geri çekilme anlamına geliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.