“ŞİLİ VE ABD TÜRK FINDIĞININ İHRACAT DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK SEVİYEYE GELDİ
“ŞİLİ VE ABD TÜRK FINDIĞININ İHRACAT DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK SEVİYEYE GELDİ
Balsu Gıda CEO'su Ahmet Bilge Anbarlılar, Şili ve ABD'nin artan üretimiyle Türk fındığı için yeni bir rekabet dönemi başladığını belirtti. Rekolte düşüşü ve maliyetler nedeniyle ihracatın son 40 yılın en düşük seviyelerine gerilediğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 21.06.2026 21:58
Haber Güncellenme Tarihi: 21.06.2026 22:07
Kaynak:
Giresun Sonhaber
“ŞİLİ VE ABD TÜRK FINDIĞININ İHRACAT DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK SEVİYEYE GELDİ
”Balsu Gıda CEO’su Ahmet Bilge Anbarlılar, Türkiye’nin fındık ihracatında son 40 yılın en düşük dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, Şili ve ABD’nin artan üretiminin Türk fındığı için yeni rekabet gerçeği oluşturduğunu söyledi. Anbarlılar, modern tarım teknikleri, verimlilik, sulama, bahçe gençleştirme ve yeni pazar stratejisinin sektör için ertelenemez başlıklar haline geldiğini vurguladı.
Balsu Gıda CEO’su Ahmet Bilge Anbarlılar, A Para’da yayımlanan Paranın Rotası programında Türkiye fındık sektörünün üretim, ihracat, rekabet ve yatırım gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Anbarlılar, don, kuraklık ve böcek istilasının rekolteyi düşürdüğünü, ihracatın ise sezon içinde yüzde 50’nin üzerinde daraldığı dönemler yaşadığını ifade etti.
“TÜRKİYE’DE TARİHİNİN EN DÜŞÜK FINDIK REKOLTELERİNDEN BİRİ GERÇEKLEŞTİ”
Anbarlılar, Türkiye’de fındık sezonlarının her yıl farklı bir ritim izlediğini, bu sezonun ise “asenkron” bir tablo ortaya çıkardığını söyledi. Nisan ayında özellikle Doğu Karadeniz’deki üretim alanlarında don hasarı yaşandığını belirten Anbarlılar, ardından kuraklık ve böcek istilasının üretimi daha da baskıladığını dile getirdi.
Anbarlılar, “Türkiye’de tarihinin en düşük fındık rekoltelerinden bir tanesi gerçekleşti” sözleriyle üretimdeki kaybın boyutuna dikkat çekti.
“TÜRKİYE’NİN İHRACATI SON 40 SENENİN EN DÜŞÜK NOMİNAL RAKAMINA GELDİ”
Fındık arzındaki daralmanın ihracata doğrudan yansıdığını belirten Anbarlılar, üreticiden sezonun en yoğun döneminde piyasaya çok az ürün aktığını ve fiyatların hızla yükseldiğini söyledi. Bu gelişmenin ardından yurt dışı alıcıların ABD ve Şili’deki üreticilere yöneldiğini ifade etti.
Anbarlılar, “Eylül, ekim, kasım aylarında Türkiye’nin ihracatı son 40 senenin en düşük nominal ihracat rakamına geldi” dedi.
Türkiye’nin geçen yıla göre 215 bin ton kabuklu fındık karşılığı daha az ihracat yapmış göründüğünü belirten Anbarlılar, sezon sonuna kadar aranın bir miktar kapanabileceğini ancak Türk fındık ekosisteminin yılı istenen ihracat miktarıyla tamamlayamayacağını söyledi.
“ŞİLİ VE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ İBREYİ OYNATACAK SEVİYEYE GELDİ”
Anbarlılar, Şili ve ABD’deki üretim artışının artık Türkiye’nin ihracat dengelerini etkileyebilecek noktaya ulaştığını vurguladı. Türk fındık sektörü açısından bunun ilk kez bu kadar belirgin hissedildiğini ifade eden Anbarlılar, geleneksel ihracat takviminin de bu süreçte kaydığını söyledi.
“Şili ve Amerikan rekoltelerinin ibreyi oynatacak seviyeye gelmesi” ifadesini kullanan Anbarlılar, bu gelişmenin Türk fındık ihracatçı sektörünün karşılaştığı yeni rekabet gerçeğini gösterdiğini belirtti.
“ŞİLİ VE ABD BİZİM İHRACATIMIZI ETKİLEYEBİLECEK MİKTARDA ÜRETİM YAPIYOR”
Küresel alıcıların daha uygun fiyatlı ve istedikleri kalitede ürüne ulaşmaları halinde ülke değiştirebildiğini belirten Anbarlılar, Türkiye’nin maliyet baskısı ve döviz-enflasyon farkı nedeniyle rekabet gücünde zorlandığını söyledi.
Anbarlılar, “Şili ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bizim ihracatımızı etkileyebilecek miktarda üretim yaptığını gösteriyor” diyerek, alternatif üretici ülkelerin Türk fındığı üzerindeki baskısının artık somutlaştığını ifade etti.
“5 DOLAR ÜRETİCİYİ KURTARIRKEN DÜNYADA FAHİŞ FİYAT OLARAK GÖRÜLEBİLİYOR”
Türkiye’de parasal sıkılaşmanın başladığı 2023 ortasından bu yana enflasyonun devalüasyonun üzerinde seyrettiğini belirten Anbarlılar, bu tablonun üretim maliyetleriyle ihracat fiyatları arasında ciddi bir açıklık oluşturduğunu söyledi.
Normal şartlarda fındık fiyatlarının 3,5 dolar seviyelerinde seyrettiğini ifade eden Anbarlılar, mevcut maliyet yapısında 5 dolar seviyesinin üreticiyi ancak kurtarabilir hale geldiğini, buna karşılık dünya piyasasında bu fiyatın fahiş görülebildiğini anlattı.
“AYNI ARAZİDEN DAHA ÇOK FINDIK EDİNEREK REKABETÇİ OLMALIYIZ”
Sektörün önündeki çıkış yolunun verimlilikten geçtiğini vurgulayan Anbarlılar, modern tarım tekniklerinin daha sık ve yaygın uygulanması gerektiğini söyledi.
Anbarlılar, “Aynı araziden daha çok fındık edinerek, daha rekabetçi fiyatlarla, üreticinin aynı zamanda refahını daraltmayarak belli modeller düşünülebilir” dedi.
Kuraklık ve böcek hasarına karşı önleyici adımların atılabileceğini belirten Anbarlılar, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti. ABD ve Şili’de damla sulamayla fındık yetiştirildiğini hatırlatan Anbarlılar, yağmursuz bölgelerde de fındık üretiminin yapılabildiğini söyledi.
“DOĞU KARADENİZ’DE ELLE HASAT MALİYETİN YARISINA YAKININI OLUŞTURUYOR”
Anbarlılar, Türkiye’nin özellikle Doğu Karadeniz’de doğal dezavantajlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sarp ve eğimli arazilerde yapılan fındık üretiminde elle hasadın maliyetler üzerinde büyük yük oluşturduğunu belirtti.
“Doğu Karadeniz bölgesindeki sarp fındık yetiştirme bölgelerinde elle hasat yapıldığı zaman bu, üretim maliyetinin yarısına yakın bir miktarını oluşturuyor” diyen Anbarlılar, bahçelerde gençleştirme budamalarıyla ağaç başına verimin artırılabileceğini ifade etti.
“ABD VE ŞİLİ’DE FINDIK TARIMI BİR İŞ KOLU OLARAK YAPILIYOR”
Küresel rakip ülkelerde fındık üretiminin ticari mantıkla yürütüldüğünü belirten Anbarlılar, ABD ve Şili’de üreticilerin kârlılık esasına göre hareket ettiğini söyledi.
Anbarlılar, “Fındık kârlıysa fındık üretiyorlar. Fındık kârsızsa fındığı söküyorlar, başka bir şey dikiliyor” ifadelerini kullandı.
Şili’de fındık arazilerinin eski kiraz, ceviz ve şeker pancarı bahçelerinden dönüştürüldüğünü aktaran Anbarlılar, Türkiye’nin de kendi verimini artırarak rekabetçiliğini koruyabileceğini söyledi.
“ANA ÜRETİM ÜSSÜMÜZ HER ZAMAN TÜRKİYE OLACAK”
Balsu Gıda’nın operasyonlarına ilişkin bilgi veren Anbarlılar, şirketin Türkiye’de Hendek-Sakarya ve Ordu’da iki büyük fındık işleme fabrikası işlettiğini belirtti.
Anbarlılar, “Her zaman ana üretim üssümüz Türkiye olacak” dedi.
Şirketin ana ihracat ülkelerinin Avrupa ve ABD olduğunu söyleyen Anbarlılar, bu pazarlarda rekabetçilik anlamında paylarını artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
“ŞİLİ’DEKİ İLK ENTEGRE FINDIK FABRİKASINI TAMAMLAYACAĞIZ”
Balsu Gıda’nın Şili’de hem tarım hem sanayi yatırımı bulunduğunu belirten Anbarlılar, sanayi yatırımının ilk fazının tamamlandığını, ikinci fazın ise 2026’nın üçüncü çeyreği sonunda devreye girmesinin planlandığını söyledi.
Anbarlılar, “Şili’deki ilk entegre fındık fabrikasını nasip olursa tamamlayacağız” dedi.
Şili yatırımının Güney Amerika pazarı için stratejik önem taşıdığını ifade eden Anbarlılar, bölgede güçlü çikolata kültürü bulunduğunu ancak fındıklı ürünlerin yeterince yaygın olmadığını söyledi.
“ŞİLİ’NİN ÜRETİMİNİN 200 BİN TON CİVARINDA OLACAĞINI BEKLİYORUZ”
Şili’nin Türkiye açısından göz ardı edilemeyecek bir gerçek olduğunu belirten Anbarlılar, ülkedeki üretimin 20 yıl önce 5 bin ton civarında olduğunu, bugün ise 120 bin ton seviyesine çıktığını söyledi.
Anbarlılar, “Dikilen ağaçların tam verime geçtikten sonra Şili’nin üretiminin 200 bin ton civarında olacağını bekliyoruz” dedi.
Bu miktarın Türkiye’yi fındık üretimindeki lider konumundan edecek düzeyde olmadığını belirten Anbarlılar, buna karşılık alım sırasını değiştirebilecek ve küresel tercihi etkileyebilecek kadar önemli olduğunu vurguladı.
“SENEDE 25 BİN TON KABUKLU FINDIK İŞLEYEBİLECEK KAPASİTEDE OLACAĞIZ”
Balsu Gıda’nın Şili’de kurduğu entegre tesisle ilgili bilgi veren Anbarlılar, kırım fabrikasının tamamlandığını, işleme fabrikasının da devreye girmesiyle yıllık yaklaşık 25 bin ton kabuklu fındık işleyebilecek kapasiteye ulaşacaklarını söyledi.
Bu kapasitenin Şili’nin mevcut rekoltesinin yüzde 15-20’sine karşılık geldiğini belirten Anbarlılar, yatırımın şirketin küresel operasyon gücünü artıracağını dile getirdi.
“FINDIK KABUĞUNDAN AKTİF KARBONDA TÜRKİYE’DE ÜRETİLMEYEN BİR ŞEY ÜRETİYORUZ”
Anbarlılar, fındık kabuğundan aktif karbon üretimi konusunda Türkiye’de daha önce girişimler yapıldığını ancak teknoloji seçimi veya sermaye eksikliği nedeniyle bunların istenen noktaya taşınamadığını söyledi.
Laboratuvar testlerinin ardından test makinesinin devreye alındığını belirten Anbarlılar, global kriterlere uygun aktif karbon üretiminin başladığını ifade etti.
Anbarlılar, “Bununla aslında Türkiye’de üretilmeyen bir şey üretmiş oluyorsunuz” diyerek, aktif karbonun Türkiye’de büyük miktarlarda üretilmediğini ve ithal edildiğini hatırlattı.
“AKTİF KARBONDA İLK ADIMDA DÖVİZ ÇIKIŞI ÖNLENECEK”
Aktif karbon yatırımının ithalatı azaltıcı yönüne dikkat çeken Anbarlılar, ilk aşamada Türkiye’den döviz çıkışının önlenebileceğini, sonraki aşamada ise ihracat pazarlarının değerlendirilebileceğini söyledi.
Fındık kabuğunun yakılmadan karbonizasyon işlemine tabi tutulduğunu ifade eden Anbarlılar, bu yatırımın sıfır atık, döngüsel ekonomi ve karbon emisyonu açısından da önemli olduğunu belirtti.
“TÜRKİYE’DE 40 BİN TONLAR CİVARI İÇ FINDIK İŞLEYEBİLMEMİZ GEREKİYOR”
Balsu Gıda’nın işleme kapasitesine ilişkin değerlendirmede bulunan Anbarlılar, şirketin Türkiye’de 40 bin tonlar civarında iç fındık işleyebilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Bu miktarın Türkiye’deki ihracatın yüzde 15’ine kadar çıkabildiğini belirten Anbarlılar, ölçek ekonomisinin maliyetleri baskılamak ve rekabetçi olmak açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.
“SADECE AVRUPA’YA BAĞIMLI KALMAMAMIZ GEREKİYOR”
Anbarlılar, Avrupa’nın dünyada çikolatayı en çok üreten ve ihraç eden bölgelerden biri olduğunu belirterek, İtalya, Almanya, Fransa, İsviçre ve Polonya gibi ülkelerin önemli pazarlar arasında yer aldığını söyledi.
Balsu Gıda’nın dünyadaki büyük markalarla çalıştığını belirten Anbarlılar, Avrupa dışında ABD, Güney Amerika, Asya ve Güneydoğu Asya’da da fındıklı ürünler için ciddi potansiyel bulunduğunu ifade etti.
Anbarlılar, “Sadece biz Avrupa’ya bağımlı kalmamamız gerekiyor sektör olarak” dedi.
“AMERİKA’DA FINDIK TÜKETİMİYLE İLGİLİ ÇOK MUAZZAM BİR BOŞLUK VAR”
ABD’de fındık tüketimi açısından büyük bir potansiyel bulunduğunu belirten Anbarlılar, Güney Amerika’nın da kültürel olarak fındıklı ürünlere hazır bir pazar olduğunu söyledi.
Asya ve Güneydoğu Asya’da fındıklı ürünlere merak olduğunu ancak bilgi eksikliği bulunduğunu ifade eden Anbarlılar, bu pazarların emek ve çabayla geliştirilebileceğini dile getirdi.
“GELİRİMİZİN YÜZDE 70’E YAKINI DÖVİZ BAZLIYDI”
Şirketin gelir yapısına ilişkin bilgi veren Anbarlılar, son iki seneye kadar gelirlerin yüzde 70’e yakınının döviz bazlı olduğunu söyledi. Enflasyon ve kur dengesindeki değişim nedeniyle iç piyasaya daha fazla önem verdiklerini belirten Anbarlılar, 2026 itibarıyla döviz bazlı gelirin yeniden yüzde 50’nin üzerine çıkmasının beklendiğini ifade etti.
Anbarlılar, makroekonomik normalleşme sağlandığında üretimin yüzde 50’yi aşan bölümünün doğal biçimde ihracat olarak değerlendirileceğini söyledi.
Balsu Gıda’nın büyük küresel markalarla çalışmasının şirket standartlarına doğrudan yansıdığını belirten Anbarlılar, her müşteriden farklı bir şey öğrendiklerini söyledi.
Anbarlılar, “Çalıştığımız şirketler dünya devleri ve standartları çok yüksek” dedi.
Müşterilerin istediği standartların neden talep edildiğini anlamaya çalıştıklarını ifade eden Anbarlılar, bu sürecin fındık işleme ve kalite açısından şirketi daha ileri bir noktaya taşıdığını belirtti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
“ŞİLİ VE ABD TÜRK FINDIĞININ İHRACAT DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK SEVİYEYE GELDİ
Balsu Gıda CEO'su Ahmet Bilge Anbarlılar, Şili ve ABD'nin artan üretimiyle Türk fındığı için yeni bir rekabet dönemi başladığını belirtti. Rekolte düşüşü ve maliyetler nedeniyle ihracatın son 40 yılın en düşük seviyelerine gerilediğini vurguladı.
“ŞİLİ VE ABD TÜRK FINDIĞININ İHRACAT DENGESİNİ DEĞİŞTİRECEK SEVİYEYE GELDİ
”Balsu Gıda CEO’su Ahmet Bilge Anbarlılar, Türkiye’nin fındık ihracatında son 40 yılın en düşük dönemlerinden birini yaşadığını belirterek, Şili ve ABD’nin artan üretiminin Türk fındığı için yeni rekabet gerçeği oluşturduğunu söyledi. Anbarlılar, modern tarım teknikleri, verimlilik, sulama, bahçe gençleştirme ve yeni pazar stratejisinin sektör için ertelenemez başlıklar haline geldiğini vurguladı.
Balsu Gıda CEO’su Ahmet Bilge Anbarlılar, A Para’da yayımlanan Paranın Rotası programında Türkiye fındık sektörünün üretim, ihracat, rekabet ve yatırım gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Anbarlılar, don, kuraklık ve böcek istilasının rekolteyi düşürdüğünü, ihracatın ise sezon içinde yüzde 50’nin üzerinde daraldığı dönemler yaşadığını ifade etti.
“TÜRKİYE’DE TARİHİNİN EN DÜŞÜK FINDIK REKOLTELERİNDEN BİRİ GERÇEKLEŞTİ”
Anbarlılar, Türkiye’de fındık sezonlarının her yıl farklı bir ritim izlediğini, bu sezonun ise “asenkron” bir tablo ortaya çıkardığını söyledi. Nisan ayında özellikle Doğu Karadeniz’deki üretim alanlarında don hasarı yaşandığını belirten Anbarlılar, ardından kuraklık ve böcek istilasının üretimi daha da baskıladığını dile getirdi.
Anbarlılar, “Türkiye’de tarihinin en düşük fındık rekoltelerinden bir tanesi gerçekleşti” sözleriyle üretimdeki kaybın boyutuna dikkat çekti.
“TÜRKİYE’NİN İHRACATI SON 40 SENENİN EN DÜŞÜK NOMİNAL RAKAMINA GELDİ”
Fındık arzındaki daralmanın ihracata doğrudan yansıdığını belirten Anbarlılar, üreticiden sezonun en yoğun döneminde piyasaya çok az ürün aktığını ve fiyatların hızla yükseldiğini söyledi. Bu gelişmenin ardından yurt dışı alıcıların ABD ve Şili’deki üreticilere yöneldiğini ifade etti.
Anbarlılar, “Eylül, ekim, kasım aylarında Türkiye’nin ihracatı son 40 senenin en düşük nominal ihracat rakamına geldi” dedi.
Türkiye’nin geçen yıla göre 215 bin ton kabuklu fındık karşılığı daha az ihracat yapmış göründüğünü belirten Anbarlılar, sezon sonuna kadar aranın bir miktar kapanabileceğini ancak Türk fındık ekosisteminin yılı istenen ihracat miktarıyla tamamlayamayacağını söyledi.
“ŞİLİ VE AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ İBREYİ OYNATACAK SEVİYEYE GELDİ”
Anbarlılar, Şili ve ABD’deki üretim artışının artık Türkiye’nin ihracat dengelerini etkileyebilecek noktaya ulaştığını vurguladı. Türk fındık sektörü açısından bunun ilk kez bu kadar belirgin hissedildiğini ifade eden Anbarlılar, geleneksel ihracat takviminin de bu süreçte kaydığını söyledi.
“Şili ve Amerikan rekoltelerinin ibreyi oynatacak seviyeye gelmesi” ifadesini kullanan Anbarlılar, bu gelişmenin Türk fındık ihracatçı sektörünün karşılaştığı yeni rekabet gerçeğini gösterdiğini belirtti.
“ŞİLİ VE ABD BİZİM İHRACATIMIZI ETKİLEYEBİLECEK MİKTARDA ÜRETİM YAPIYOR”
Küresel alıcıların daha uygun fiyatlı ve istedikleri kalitede ürüne ulaşmaları halinde ülke değiştirebildiğini belirten Anbarlılar, Türkiye’nin maliyet baskısı ve döviz-enflasyon farkı nedeniyle rekabet gücünde zorlandığını söyledi.
Anbarlılar, “Şili ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bizim ihracatımızı etkileyebilecek miktarda üretim yaptığını gösteriyor” diyerek, alternatif üretici ülkelerin Türk fındığı üzerindeki baskısının artık somutlaştığını ifade etti.
“5 DOLAR ÜRETİCİYİ KURTARIRKEN DÜNYADA FAHİŞ FİYAT OLARAK GÖRÜLEBİLİYOR”
Türkiye’de parasal sıkılaşmanın başladığı 2023 ortasından bu yana enflasyonun devalüasyonun üzerinde seyrettiğini belirten Anbarlılar, bu tablonun üretim maliyetleriyle ihracat fiyatları arasında ciddi bir açıklık oluşturduğunu söyledi.
Normal şartlarda fındık fiyatlarının 3,5 dolar seviyelerinde seyrettiğini ifade eden Anbarlılar, mevcut maliyet yapısında 5 dolar seviyesinin üreticiyi ancak kurtarabilir hale geldiğini, buna karşılık dünya piyasasında bu fiyatın fahiş görülebildiğini anlattı.
“AYNI ARAZİDEN DAHA ÇOK FINDIK EDİNEREK REKABETÇİ OLMALIYIZ”
Sektörün önündeki çıkış yolunun verimlilikten geçtiğini vurgulayan Anbarlılar, modern tarım tekniklerinin daha sık ve yaygın uygulanması gerektiğini söyledi.
Anbarlılar, “Aynı araziden daha çok fındık edinerek, daha rekabetçi fiyatlarla, üreticinin aynı zamanda refahını daraltmayarak belli modeller düşünülebilir” dedi.
Kuraklık ve böcek hasarına karşı önleyici adımların atılabileceğini belirten Anbarlılar, sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti. ABD ve Şili’de damla sulamayla fındık yetiştirildiğini hatırlatan Anbarlılar, yağmursuz bölgelerde de fındık üretiminin yapılabildiğini söyledi.
“DOĞU KARADENİZ’DE ELLE HASAT MALİYETİN YARISINA YAKININI OLUŞTURUYOR”
Anbarlılar, Türkiye’nin özellikle Doğu Karadeniz’de doğal dezavantajlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Sarp ve eğimli arazilerde yapılan fındık üretiminde elle hasadın maliyetler üzerinde büyük yük oluşturduğunu belirtti.
“Doğu Karadeniz bölgesindeki sarp fındık yetiştirme bölgelerinde elle hasat yapıldığı zaman bu, üretim maliyetinin yarısına yakın bir miktarını oluşturuyor” diyen Anbarlılar, bahçelerde gençleştirme budamalarıyla ağaç başına verimin artırılabileceğini ifade etti.
“ABD VE ŞİLİ’DE FINDIK TARIMI BİR İŞ KOLU OLARAK YAPILIYOR”
Küresel rakip ülkelerde fındık üretiminin ticari mantıkla yürütüldüğünü belirten Anbarlılar, ABD ve Şili’de üreticilerin kârlılık esasına göre hareket ettiğini söyledi.
Anbarlılar, “Fındık kârlıysa fındık üretiyorlar. Fındık kârsızsa fındığı söküyorlar, başka bir şey dikiliyor” ifadelerini kullandı.
Şili’de fındık arazilerinin eski kiraz, ceviz ve şeker pancarı bahçelerinden dönüştürüldüğünü aktaran Anbarlılar, Türkiye’nin de kendi verimini artırarak rekabetçiliğini koruyabileceğini söyledi.
“ANA ÜRETİM ÜSSÜMÜZ HER ZAMAN TÜRKİYE OLACAK”
Balsu Gıda’nın operasyonlarına ilişkin bilgi veren Anbarlılar, şirketin Türkiye’de Hendek-Sakarya ve Ordu’da iki büyük fındık işleme fabrikası işlettiğini belirtti.
Anbarlılar, “Her zaman ana üretim üssümüz Türkiye olacak” dedi.
Şirketin ana ihracat ülkelerinin Avrupa ve ABD olduğunu söyleyen Anbarlılar, bu pazarlarda rekabetçilik anlamında paylarını artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
“ŞİLİ’DEKİ İLK ENTEGRE FINDIK FABRİKASINI TAMAMLAYACAĞIZ”
Balsu Gıda’nın Şili’de hem tarım hem sanayi yatırımı bulunduğunu belirten Anbarlılar, sanayi yatırımının ilk fazının tamamlandığını, ikinci fazın ise 2026’nın üçüncü çeyreği sonunda devreye girmesinin planlandığını söyledi.
Anbarlılar, “Şili’deki ilk entegre fındık fabrikasını nasip olursa tamamlayacağız” dedi.
Şili yatırımının Güney Amerika pazarı için stratejik önem taşıdığını ifade eden Anbarlılar, bölgede güçlü çikolata kültürü bulunduğunu ancak fındıklı ürünlerin yeterince yaygın olmadığını söyledi.
“ŞİLİ’NİN ÜRETİMİNİN 200 BİN TON CİVARINDA OLACAĞINI BEKLİYORUZ”
Şili’nin Türkiye açısından göz ardı edilemeyecek bir gerçek olduğunu belirten Anbarlılar, ülkedeki üretimin 20 yıl önce 5 bin ton civarında olduğunu, bugün ise 120 bin ton seviyesine çıktığını söyledi.
Anbarlılar, “Dikilen ağaçların tam verime geçtikten sonra Şili’nin üretiminin 200 bin ton civarında olacağını bekliyoruz” dedi.
Bu miktarın Türkiye’yi fındık üretimindeki lider konumundan edecek düzeyde olmadığını belirten Anbarlılar, buna karşılık alım sırasını değiştirebilecek ve küresel tercihi etkileyebilecek kadar önemli olduğunu vurguladı.
“SENEDE 25 BİN TON KABUKLU FINDIK İŞLEYEBİLECEK KAPASİTEDE OLACAĞIZ”
Balsu Gıda’nın Şili’de kurduğu entegre tesisle ilgili bilgi veren Anbarlılar, kırım fabrikasının tamamlandığını, işleme fabrikasının da devreye girmesiyle yıllık yaklaşık 25 bin ton kabuklu fındık işleyebilecek kapasiteye ulaşacaklarını söyledi.
Bu kapasitenin Şili’nin mevcut rekoltesinin yüzde 15-20’sine karşılık geldiğini belirten Anbarlılar, yatırımın şirketin küresel operasyon gücünü artıracağını dile getirdi.
“FINDIK KABUĞUNDAN AKTİF KARBONDA TÜRKİYE’DE ÜRETİLMEYEN BİR ŞEY ÜRETİYORUZ”
Anbarlılar, fındık kabuğundan aktif karbon üretimi konusunda Türkiye’de daha önce girişimler yapıldığını ancak teknoloji seçimi veya sermaye eksikliği nedeniyle bunların istenen noktaya taşınamadığını söyledi.
Laboratuvar testlerinin ardından test makinesinin devreye alındığını belirten Anbarlılar, global kriterlere uygun aktif karbon üretiminin başladığını ifade etti.
Anbarlılar, “Bununla aslında Türkiye’de üretilmeyen bir şey üretmiş oluyorsunuz” diyerek, aktif karbonun Türkiye’de büyük miktarlarda üretilmediğini ve ithal edildiğini hatırlattı.
“AKTİF KARBONDA İLK ADIMDA DÖVİZ ÇIKIŞI ÖNLENECEK”
Aktif karbon yatırımının ithalatı azaltıcı yönüne dikkat çeken Anbarlılar, ilk aşamada Türkiye’den döviz çıkışının önlenebileceğini, sonraki aşamada ise ihracat pazarlarının değerlendirilebileceğini söyledi.
Fındık kabuğunun yakılmadan karbonizasyon işlemine tabi tutulduğunu ifade eden Anbarlılar, bu yatırımın sıfır atık, döngüsel ekonomi ve karbon emisyonu açısından da önemli olduğunu belirtti.
“TÜRKİYE’DE 40 BİN TONLAR CİVARI İÇ FINDIK İŞLEYEBİLMEMİZ GEREKİYOR”
Balsu Gıda’nın işleme kapasitesine ilişkin değerlendirmede bulunan Anbarlılar, şirketin Türkiye’de 40 bin tonlar civarında iç fındık işleyebilmesinin hedeflendiğini söyledi.
Bu miktarın Türkiye’deki ihracatın yüzde 15’ine kadar çıkabildiğini belirten Anbarlılar, ölçek ekonomisinin maliyetleri baskılamak ve rekabetçi olmak açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.
“SADECE AVRUPA’YA BAĞIMLI KALMAMAMIZ GEREKİYOR”
Anbarlılar, Avrupa’nın dünyada çikolatayı en çok üreten ve ihraç eden bölgelerden biri olduğunu belirterek, İtalya, Almanya, Fransa, İsviçre ve Polonya gibi ülkelerin önemli pazarlar arasında yer aldığını söyledi.
Balsu Gıda’nın dünyadaki büyük markalarla çalıştığını belirten Anbarlılar, Avrupa dışında ABD, Güney Amerika, Asya ve Güneydoğu Asya’da da fındıklı ürünler için ciddi potansiyel bulunduğunu ifade etti.
Anbarlılar, “Sadece biz Avrupa’ya bağımlı kalmamamız gerekiyor sektör olarak” dedi.
“AMERİKA’DA FINDIK TÜKETİMİYLE İLGİLİ ÇOK MUAZZAM BİR BOŞLUK VAR”
ABD’de fındık tüketimi açısından büyük bir potansiyel bulunduğunu belirten Anbarlılar, Güney Amerika’nın da kültürel olarak fındıklı ürünlere hazır bir pazar olduğunu söyledi.
Asya ve Güneydoğu Asya’da fındıklı ürünlere merak olduğunu ancak bilgi eksikliği bulunduğunu ifade eden Anbarlılar, bu pazarların emek ve çabayla geliştirilebileceğini dile getirdi.
“GELİRİMİZİN YÜZDE 70’E YAKINI DÖVİZ BAZLIYDI”
Şirketin gelir yapısına ilişkin bilgi veren Anbarlılar, son iki seneye kadar gelirlerin yüzde 70’e yakınının döviz bazlı olduğunu söyledi. Enflasyon ve kur dengesindeki değişim nedeniyle iç piyasaya daha fazla önem verdiklerini belirten Anbarlılar, 2026 itibarıyla döviz bazlı gelirin yeniden yüzde 50’nin üzerine çıkmasının beklendiğini ifade etti.
Anbarlılar, makroekonomik normalleşme sağlandığında üretimin yüzde 50’yi aşan bölümünün doğal biçimde ihracat olarak değerlendirileceğini söyledi.
“DÜNYA DEVLERİYLE ÇALIŞMAK STANDARTLARIMIZI YÜKSELTİYOR”
Balsu Gıda’nın büyük küresel markalarla çalışmasının şirket standartlarına doğrudan yansıdığını belirten Anbarlılar, her müşteriden farklı bir şey öğrendiklerini söyledi.
Anbarlılar, “Çalıştığımız şirketler dünya devleri ve standartları çok yüksek” dedi.
Müşterilerin istediği standartların neden talep edildiğini anlamaya çalıştıklarını ifade eden Anbarlılar, bu sürecin fındık işleme ve kalite açısından şirketi daha ileri bir noktaya taşıdığını belirtti.
Kaynak :https://www.youtube.com/watch?v=3zlnOvLrN9U
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler