Hava Durumu

#Türkiye

giresunsonhaber - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ:  HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263 hektara ulaştı. Ülkedeki toplam meyve alanlarının yüzde 9,7’sini kaplayan fındık, Şili’yi Türkiye’nin ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna taşıdı. Sektör temsilcileri, dikim alanlarının gelecek 10 yılda 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Şili, Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümeyle dünya pazarındaki ağırlığını artırıyor. Ülkede dikili her 10 meyve ağacından yaklaşık birinin artık fındık olması, bu ürünün Şili tarımındaki yükselişini ortaya koyuyor. Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi Odepa, Şili Gümrük İdaresi ve sektör temsilcilerinin verilerine göre Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263,6 hektara yükseldi. Bu alan, Şili’deki toplam meyve üretim sahalarının yüzde 9,7’sine karşılık geliyor. Ülkede 1999 yılında yalnızca 30 hektar olan fındık bahçelerinin yaklaşık çeyrek asır içinde 49 bin hektarın üzerine çıkması, sektörde yaşanan dönüşümün boyutunu gösteriyor. Bu büyümeyle birlikte Şili; ABD ve İtalya’yı geride bırakarak, dünya fındık üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye, küresel fındık üretimindeki tarihsel liderliğini sürdürürken Şili özellikle Güney Yarım Küre’deki üretim takvimi, yüksek verim ve sanayiye yönelik kaliteli ürün avantajıyla öne çıkıyor. FINDIK ÜRETİMİNİN MERKEZİ MAULE Şili’de Avrupa fındığı üretiminin en yoğun olduğu bölge Maule oldu. Odepa’nın meyve alanları envanterine göre Maule’de 21 bin 857,2 hektar fındık bahçesi bulunuyor. Maule’yi şu bölgeler izliyor: La Araucanía: 9 bin 768,3 hektarÑuble: 8 bin 850,2 hektarBiobío: 4 bin 956,3 hektarLos Ríos: 2 bin 331,9 hektarLos Lagos: 1.433,8 hektar Bu dağılım, Şili’de fındık üretiminin ağırlıklı olarak ülkenin orta ve güney kesimlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. İklim koşulları, geniş tarım alanları ve mekanizasyona elverişli bahçeler, bölgedeki büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. HEDEF 10 YILDA 120 BİN HEKTARIN ÜZERİ Şilili üretici ve “La Avellana, el sabor que conquista al mundo” adlı kitabın yazarı Christian Chadwick, ülkedeki fındık dikim alanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Chadwick’e göre Şili’de sektörün güncel saha tahminleri yaklaşık 70 bin hektarlık bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Resmî envanterlerde kayıtlı alan daha düşük görünmesine rağmen yeni tesis edilen ve henüz tümüyle üretime geçmeyen bahçelerle birlikte sektörün fiilî büyüklüğünün daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Küresel pazarda yüksek kaliteli Avrupa fındığı arzının sınırlı kaldığını belirten Chadwick, yakın gelecekte dünya arzını köklü biçimde artırabilecek güçlü yeni üretici ülkelerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablonun, uzun vadede satış fiyatlarını desteklemesi ve Şili’deki yeni bahçe yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. İHRACATTA 504,9 MİLYON DOLARLIK REKOR Fındık üretimindeki büyüme, Şili’nin dış ticaret rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şili Gümrük İdaresi verilerine göre ülkenin fındık ihracatı 2025 yılında 504,9 milyon dolar FOB değere ulaştı. Bu rakam, Şili fındık sektörünün bugüne kadar kaydettiği en yüksek ihracat değeri oldu. Şili fındığının 2025 yılındaki başlıca pazarları şöyle sıralandı: İtalya: 237,7 milyon dolarAlmanya: 93,3 milyon dolarPolonya: 81,1 milyon dolarBrezilya: 39,2 milyon dolar 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise ihracat değeri 122,5 milyon dolar FOB olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk beş aylık rakamlarının sezonun tamamını kapsamadığı ve ihracatın hasat, işleme ve sevkiyat takvimine bağlı olarak yıl içinde değişebildiği belirtiliyor. TONDA DE GİFFONİ EN YAYGIN ÇEŞİT Şili’deki fındık bahçelerinde farklı ticari çeşitler yetiştiriliyor. Ülkede en fazla kullanılan çeşitler arasında: BarcelonaTonda de GiffoniTonda Gentile delle LangheYamhillLewisRomana yer alıyor. Bu çeşitler arasında Tonda de Giffoni, Şili’de en yaygın yetiştirilen fındık çeşidi olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli bu çeşit; sanayiye uygunluğu, iç kalitesi ve çikolata sektöründeki kullanım özellikleri nedeniyle üreticiler ve alıcılar tarafından tercih ediliyor. Şili’de Avrupa fındığının ortalama veriminin hektar başına 3 bin ile 3 bin 500 kilogram arasında değiştiği belirtiliyor. Ürünün vegetatif gelişim süreci yaklaşık 190 ile 220 gün sürerken tüketim ve işleme aşamasında tane neminin yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar düşürülmesi gerekiyor. Fındığın su ihtiyacının diğer bazı ticari meyve türlerine göre daha sınırlı olduğu, sulama gereksiniminin hektar başına yaklaşık saniyede 0,75 litre düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Ancak ihtiyaç duyulan su miktarı; bölgenin iklimine, toprağın yapısına, bahçenin yaşına ve sulama sisteminin verimliliğine göre değişebiliyor. ÜRETİMİN YÜZDE 99’U ÇİKOLATA SANAYİSİNE GİDİYOR Şili’de üretilen fındığın yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve şekerleme sanayisinde değerlendiriliyor. Bu oran, ülkedeki üretim modelinin büyük ölçüde sanayi talebi ve ihracat üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fındık; çikolata, pralin, sürülebilir krema, dondurma, atıştırmalık, unlu mamul, bitkisel yağ, kozmetik ürün ve bitkisel içecek üretiminde kullanılıyor. Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden Ferrero’nun ürünleri, Şili’deki fındık sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. PlanetNuts’un aktardığı verilere göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ünü fındık oluşturuyor. Bir Ferrero Rocher çikolatasının üretiminde ise doğrudan ve işlenmiş bileşenleriyle yaklaşık dört fındığın kullanıldığı belirtiliyor. FERRERO İÇİN STRATEJİK ÜLKE Ferrero’nun Şili’deki tarımsal faaliyetlerini yürüten AgriChile’nin Genel Müdürü Camillo Scocco, Şili’nin şirketin küresel tedarik zincirinde stratejik bir konuma ulaştığını belirtiyor. Scocco’ya göre ülkenin iklim koşulları, üretilen fındığın kalitesi ve üreticilerle sanayi arasında kurulan iş birliği, Şili’yi küresel pazarda güçlü bir tedarik merkezine dönüştürdü. 2025 sezonundaki üretim performansının Şili’yi dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna taşıdığını vurgulayan Scocco, büyümenin devam edebilmesi için yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Scocco, sektörün geleceğini belirleyecek iki temel unsurun yüksek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim olduğunu ifade ediyor. Üretim alanları genişlerken toprak, su, iş gücü, izlenebilirlik ve çevresel etkilerin de birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD İLE İKİNCİLİK REKABETİ SÜRECEK Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres de ülkenin dünya üretimindeki ikinci sırasını koruyabileceği görüşünde. Viñambres, özellikle ABD ile ikinci sırada ciddi bir rekabet yaşandığını ancak Şili’nin hızla genişleyen dikim alanları, hektar başına yüksek verimi ve ürün kalitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Şili’nin Güney Yarım Küre’de bulunması da ülkeye farklı bir ticari üstünlük sağlıyor. Kuzey Yarım Küre’deki büyük üretici ülkelerin hasat dönemlerinden farklı zamanda piyasaya ürün sunabilen Şili, çikolata ve gıda sanayisinin yıl boyunca devam eden ham madde ihtiyacına cevap verebiliyor. BÜYÜMENİN SINAVI KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLACAK Şili’de Avrupa fındığı, ülkenin en hızlı büyüyen tarımsal ürünlerinden biri haline geldi. Dikim alanlarının genişlemesi, ihracat gelirlerinin rekor seviyeye ulaşması ve uluslararası çikolata sanayisinin güçlü talebi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Ancak hızlı büyüme aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Hasat ve işleme tesislerinin kapasitesi, depolama ve lojistik altyapısı, nitelikli iş gücü, sulama yönetimi, ürün izlenebilirliği ve çevresel sürdürülebilirlik, sektörün yeni döneminde belirleyici olacak. Şili’nin Türkiye’nin ardından dünya fındık üretiminde ikinci sıraya yükselmesi, küresel fındık pazarının artık yalnızca geleneksel üretici ülkeler üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Üretim alanlarını hızla artıran Şili, önümüzdeki 10 yılda hem çikolata sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olmayı hem de dünya fındık ticaretindeki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. HABER KÜNYESİ Özgün haberin yazarı: Camila Muñoz Silva – PlanetNuts gazetecisi Yayın tarihi: 13 Temmuz 2026 Özgün yayın: PlanetNuts Ana kaynak: Economía y Negocios – El Mercurio Veri kaynakları: Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi (Odepa), Şili Gümrük İdaresi, AgriChile ve Şili Fındık Komitesi KAYNAKÇA PlanetNuts, “Chile consolida su liderazgo en avellanos: uno de cada diez frutales plantados en el país corresponde a este cultivo”, Camila Muñoz Silva, Temmuz 2026. Economía y Negocios – El Mercurio, Şili Avrupa fındığı üretimi ve ihracatına ilişkin sektör araştırması. Odepa, Şili meyve üretim alanları ve bölgesel dikim envanteri. Şili Gümrük İdaresi, 2025 ve 2026 fındık ihracat verileri. AgriChile Genel Müdürü Camillo Scocco’nun sektör değerlendirmeleri. Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres’in üretim ve pazar öngörüleri. Christian Chadwick, La Avellana, el sabor que conquista al mundo.

Sınırlı sayıda Fiat 500e Giorgio Armani Collector's Edition yeniden Türkiye'de Haber

Sınırlı sayıda Fiat 500e Giorgio Armani Collector's Edition yeniden Türkiye'de

FIAT, tasarımıyla olduğu kadar kullanışlı yapısı ve çoklu şarj seçenekleriyle şehir yaşamına mükemmel bir uyum sağlayan 500e'nin Giorgio Armani Collector's Edition versiyonunu yeniden Türkiye'de satışa sundu. BURSA (İGFA) - İtalyan otomotiv devi FIAT, tasarımıyla olduğu kadar kullanışlı yapısı ve çoklu şarj seçenekleriyle şehir yaşamına uyum sağlayan modeli 500e'nin Giorgio Armani Collector's Edition versiyonunu yeniden Türkiye'de satışa sundu. İtalyan zarafetini ve sürdürülebilir mobilite anlayışını yansıtan özel seri, sınırlı adetlerle FIAT showroomlarında yerini alıyor. Verde Scuro (Koyu Yeşil) ve Grej (Gri-Bej) olmak üzere iki özel renk seçeneğiyle sunulan model, 2.249.900 TL tavsiye edilen anahtar teslim liste fiyatıyla koleksiyonerler, tasarım, moda ve lüks tutkunları ile buluşmaya hazırlanıyor. TASARIM VE MÜHENDİSLİK YENİDEN BULUŞUYOR Elektrifikasyon sürecini iki temel ilkeye dayandıran FIAT, elektrikli otomobil konseptini yeniden tanımlarken bunu güzellik merceğinden hayata geçirme formülünü kullanıyor. Böylece elektrikli sürüş sadece heyecan verici ve çekici olmakla kalmıyor, aynı zamanda etik açıdan da doğru bir seçim olarak öne çıkıyor. Böylece her araç daha sürdürülebilir bir dünya yönünde bakış açısında bir değişim yaratıyor. FIAT’ın Torino’daki Mirafiori Fabrikası’nda üretilen otomobil, bir ulaşım aracından çok daha fazlasını; Giorgio Armani’nin ustalığının zirvesini ve FIAT Centro Stile’ın rafine sanatçılığını yansıtan imza niteliği taşıyor. İki ünlü İtalyan markanın bu yeni hamlesi ile ortaklık dikkat çekici bir canlanmayla yeniden güçlerini birleştirirken; Armani ve FIAT ekibinin aylarca süren yoğun çalışması sonucunda ortaya çıkan proje, her iki markanın özünü tek bir şaheserde bir araya getirmeyi amaçlıyor. Sonuç olarak, haute couture koleksiyonlarında görülen titizlik ve üstün kalite anlayışıyla şekillendirilen 500e Giorgio Armani Collector’s Edition, gerçek anlamda bir “Collector’s Edition” olarak ortaya çıkıyor. ŞEHİR YAŞAMINA UYGUN ELEKTRİKLİ MOBİLİTE Sınıfının en teknolojik otomobillerinden olan 500e Giorgio Armani Collector’s Edition, tam LED Infinity Design farlar ve modern estetiği vurgulayan zarif cam tavan gibi yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor. Versiyonda ayrıca üst düzey bir deneyim sunan JBL ses sistemi, 7 inç TFT ekran, DAB radyo ve kesintisiz bağlantı için kablosuz CarPlay/Android Auto desteğine sahip 10,25 inç dokunmatik navigasyon sistemi öne çıkıyor. 500e Giorgio Armani Collector’s Edition’ın kaputun altında 87 kW ve 118 HP güç üreten bir elektromotor yer alıyor. Böylece WLTP döngüsüne göre 320 kilometreye varan menzile ulaşılıyor. En güncel ADAS sistemleri ve Seviye 2 sürüş destek sistemiyle donatılan model; işlevselliğin yanında, güvenli bir sürüş deneyimi sağlıyor. Türkiye'de sınırlı adetle satışa sunulan Fiat 500e Giorgio Armani Collector's Edition, 2.249.900 TL anahtar teslim fiyatı ile satın alınabiliyor.

S-400 çalışmaları sürüyor... Mısır ile savunma iş birliği güçleniyor Haber

S-400 çalışmaları sürüyor... Mısır ile savunma iş birliği güçleniyor

Milli Savunma Bakanlığı, düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında S-400 sistemleri, Kıbrıs meselesi ve Türkiye-Mısır savunma ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık, S-400 ile ilgili süreçlerin sürdüğünü, Mısır ile askerî iş birliğinin ise yeni adımlarla güçlendirildiğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - Millî Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan bilgilendirmenin ardından, basın mensuplarının gündeme dair soruları yanıtlandı. S-400 ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri'nin güncel durumuna yönelik soruya cevap veren MSB, çalışmaların çok yönlü olarak devam ettiğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Somut gelişmeler yaşandığında kamuoyuyla paylaşılacaktır." ifadeleri kullanıldı. MSB'DEN AVRUPA PARLAMENTOSU'NUN KIBRIS KARARINA TEPKİ Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs meselesine ilişkin alınan karar hakkında değerlendirmelerde bulunan MSB, söz konusu kararı kabul etmediğini bildirdi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının geçmişte maruz kaldığı saldırıların ve yaşanan hadiselerin görmezden gelindiği belirtilerek, Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı garantörlük hakları doğrultusunda gerçekleştirdiği vurgulandı. Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve varlığını korumayı sürdüreceği kaydedilen açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Ada'daki mevcudiyetinin barış ve istikrarın teminatı olduğu ifade edildi. TÜRKİYE-MISIR SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENİYOR Türkiye ile Mısır arasındaki askerî ilişkilerin son dönemde ciddi bir ivme kazandığını belirten Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik diyaloğunun artırıldığını ifade ederken; askeri eğitim, müşterek faaliyetler ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği adımlarının atıldığını duyurdu. Tuğamiral Aktürk, Haziran 2026'da Türkiye ve Mısır'da hava unsurlarının katılımıyla icra edilen tatbikatların, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilme kabiliyetini artırdığını ve karşılıklı tecrübe paylaşımına destek sağladığını kaydetti. Açıklamada, iki ülkenin savunma bakanlıkları düzeyinde gerçekleştirilen görüşmelerde ikili savunma ve güvenlik konularının masaya yatırıldığı belirtilirken, görüşmeler neticesinde iki ülke arasında "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu" imzalandığı; bu belgenin Türkiye ve Mısır arasındaki savunma iş birliğini kurumsal bir çerçevede geliştirmeyi, bölgesel barış ve istikrara katkı sunacak yeni iş birliği alanları açmayı hedeflediği duyuruldu.

GİRESUN’DA 15 TEMMUZ HAFIZASI YENİDEN CANLANDI Haber

GİRESUN’DA 15 TEMMUZ HAFIZASI YENİDEN CANLANDI

GİRESUN’DA 15 TEMMUZ HAFIZASI YENİDEN CANLANDI ŞEHİTLER RAHMETLE, GAZİLER MİNNETLE ANILDI 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla Giresun’da düzenlenen programlarda millî irade, birlik ve beraberlik mesajı verildi. “15 Temmuz Hafıza Durağı” ziyaretçilere açılırken, şehit aileleri ve gaziler düzenlenen yemek programında devlet protokolüyle bir araya geldi. Vali Mustafa Koç, “Milletimizin iradesi hiçbir güç karşısında teslim alınamaz” dedi. Giresun’da 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında iki ayrı program düzenlendi. Belediye Kültür ve Fuar Merkezi’nde hazırlanan 15 Temmuz Hafıza Durağı törenle açılırken, şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları da Özel İdare Restoranı’nda düzenlenen yemek programında ağırlandı. Giresun Valisi Mustafa Koç, her iki programda yaptığı konuşmalarda 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişimi değil, doğrudan millet iradesine, devletin varlığına, demokrasiye ve Türkiye’nin ortak geleceğine yöneltilmiş büyük bir saldırı olduğunu vurguladı. 15 TEMMUZ HAFIZA DURAĞI ZİYARETE AÇILDI Giresun Valiliği tarafından hazırlanan 15 Temmuz Hafıza Durağı, 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü Belediye Kültür ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekili Ali Temür, il protokolü, kamu kurumlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Hafıza Durağı ziyaretçilere açıldı. Sergi alanında, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlara ilişkin fotoğraflar, belgeler ve çeşitli materyaller yer aldı. Vali Koç ve beraberindeki protokol üyeleri sergiyi gezerek çalışmaları inceledi. SADECE BİR SERGİ DEĞİL, BİR HAFIZA MEKÂNI Açılışta konuşan Vali Mustafa Koç, 15 Temmuz’un Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Koç, Hafıza Durağı’nın yalnızca fotoğraf ve belgelerin sergilendiği bir alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu alanın 15 Temmuz gecesi ortaya konulan direnişin, cesaretin ve kahramanlığın gelecek nesillere aktarılacağı önemli bir hafıza mekânı olduğunu ifade etti. Millî hafızanın canlı tutulmasının önemine dikkat çeken Koç, yaşananların genç nesillere doğru ve eksiksiz biçimde anlatılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. MİLLET İRADESİ MEYDANLARDA DİRENİŞE DÖNÜŞTÜ Vali Koç, 15 Temmuz 2016 gecesi vatandaşların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkarak vatanına, bayrağına, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıktığını belirtti. O gece ortaya konulan direnişin, millet iradesinin hiçbir silahlı güç, vesayet girişimi veya darbe teşebbüsü karşısında teslim alınamayacağını tüm dünyaya gösterdiğini vurgulayan Koç, 15 Temmuz’un toplumsal hafızada daima canlı tutulması gerektiğini söyledi. ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER VEFA SOFRASINDA BULUŞTU 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen Şehit ve Gazi Aileleri ile Yemek Programı, 14 Temmuz 2026 tarihinde Özel İdare Restoranı’nda gerçekleştirildi. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç’un yanı sıra Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, il protokolü, şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitler rahmet, minnet ve şükranla anıldı. Gazilerin fedakârlıkları ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine yaptıkları katkılar bir kez daha dile getirildi. 15 TEMMUZ, MİLLETİN ORTAK GELECEĞİNE YÖNELMİŞ BİR SALDIRIYDI Yemek programında konuşan Vali Mustafa Koç, 15 Temmuz 2016 gecesinin yalnızca bir askerî darbe girişimi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Koç, söz konusu girişimin milletin iradesine, devletin varlığına, ülkenin bağımsızlığına ve toplumun ortak geleceğine yöneltilmiş büyük bir saldırı olduğunu belirtti. Milletin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inerek demokrasiye ve bağımsızlığa sahip çıktığını ifade eden Koç, o gece sergilenen duruşun Türkiye’nin demokrasi tarihine altın harflerle yazıldığını kaydetti. “İRADE BİZİM, ZAFER BİZİM” Vali Koç, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 2026 yılı teması olan “İrade Bizim, Zafer Bizim” sözünün, milletin tarih boyunca ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve bağımsızlık iradesini yansıttığını söyledi. Koç, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Millî Mücadele’den 15 Temmuz’a kadar uzanan tarihî süreçte aynı mücadele ruhunun yaşatıldığını belirterek, Türk milletinin bağımsızlığına ve iradesine yönelik her saldırı karşısında ortak bir duruş sergilediğini ifade etti. DEVLET ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN YANINDA Şehit aileleri ve gazilere seslenen Vali Koç, devletin her zaman onların yanında olduğunu vurguladı. Şehitlerin emanetlerinin milletin en kıymetli değerleri arasında bulunduğunu dile getiren Koç, gazilerin de gösterdikleri fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisiyle gelecek nesillere örnek olmaya devam ettiğini söyledi. Koç, şehit aileleri ve gazilere gösterilen ilginin yalnızca belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini, bu vefanın hayatın her alanında sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etti. GİRESUNLU 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İSİM İSİM ANILDI Vali Mustafa Koç, Giresun’un da 15 Temmuz gecesi millî iradeye sahip çıkan illerden biri olduğunu belirtti. Konuşmasında Giresunlu 15 Temmuz şehitleri İsmail Kefal, Emrah Sağaz, Muharrem Kerem Yıldız ve Cengiz Hasbal’ı isim isim anan Koç, başta Giresunlu şehitler olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet ve minnetle yâd etti. Kahraman gazilere sağlık, huzur ve esenlik dileyen Koç, şehitlerin hatıralarının ve gazilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını söyledi. MİLLÎ HAFIZA GELECEK NESİLLERE AKTARILACAK Vali Koç, Hafıza Durağı’nın birlik ve beraberlik ruhunun güçlendirilmesine katkı sunmasını temenni ederek, programın hazırlanmasında emeği geçen kurumlara ve kişilere teşekkür etti. 15 Temmuz Hafıza Durağı’nın, fotoğraf, belge ve materyaller aracılığıyla o gece yaşananları gelecek nesillere aktarması hedeflenirken, düzenlenen yemek programıyla da şehit aileleri ve gazilere duyulan vefa bir kez daha gösterildi. Şehit ve Gazi Aileleri ile Yemek Programı, İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay’ın yaptığı duanın ardından sona erdi.

ŞİLİ FINDIĞINDA REKOR FİYATLA BAŞLAYAN SEZONA SAVAŞ FRENİ Haber

ŞİLİ FINDIĞINDA REKOR FİYATLA BAŞLAYAN SEZONA SAVAŞ FRENİ

ŞİLİ FINDIĞINDA REKOR FİYATLA BAŞLAYAN SEZONA SAVAŞ FRENİ Şili’de 2026 fındık sezonuna kilogram başına 6,61 dolara kadar yükselen fiyatlarla girilirken, Orta Doğu’da genişleyen çatışmaların limanları ve deniz taşımacılığı güzergâhlarını etkilemesi piyasanın yönünü değiştirdi. Şilili tarım danışmanı Matías Bianchini, sezon başındaki ticari beklentilerin korunamadığını, fiyat tahmininin yaklaşık 25 sent aşağı çekildiğini ve üreticiler açısından kârlılığın yeniden temel sorun hâline geldiğini söyledi. Şili’de şubat ayında başlayan, nisan ve bazı bölgelerde mayıs ayına kadar devam eden 2026 Avrupa fındığı hasat ve ürün teslim dönemi tamamlanırken, sezonun ticari sonuçları da daha belirgin hâle gelmeye başladı. Şilili danışman Matías Bianchini, sezon öncesinde oluşan yüksek fiyat beklentisinin yıl içerisinde zayıfladığını, özellikle Orta Doğu’daki savaşın limanlar, deniz taşımacılığı hatları ve alıcı davranışları üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Bianchini’nin açıklaması, Şubat 2027’de başlayacak yeni hasat sezonundan çok, 2026 yılında toplanan Şili fındığının pazarlanması sırasında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmeler içeriyor. “ÖNCEKİ SEZONA BENZER BİR TİCARİ SONUÇ BEKLİYORDUK” Bianchini, açıklamasında sezonun başlangıcında önceki yıla yakın bir ticari sonuç öngördüklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu sezona, ticari sonucun önceki sezona oldukça benzeyeceğini düşünerek çalışmaya başladık. Ancak yıl içerisinde fiyat beklentimiz yaklaşık 25 sent aşağı çekildi. Buna rağmen hâlâ sürdürülebilir bir ticaret yapılabileceğini düşünüyorduk.” Sezon öncesinde dünya fındık arzındaki daralma, özellikle Türkiye’deki üretim kaybı beklentileri ve sanayinin hammadde ihtiyacı nedeniyle Şili’de yüksek fiyat tahminleri yapılmıştı. Kasım 2025’te açıklanan ilk referanslarda, Şili’de en yüksek değere sahip çeşitlerden Tonda di Giffoni için kilogram başına 5,39 dolar, Barcelona çeşidi için ise 4,52 dolar seviyeleri gündeme gelmişti. Bir önceki 2025 sezonunda Tonda di Giffoni 4,25 dolar, Barcelona ise 3,26 dolar düzeyinde fiyatlanmıştı. TONDA DI GIFFONI’DE FİYAT 6,61 DOLARA ÇIKTI Şili’de mart ayında başlayan 2026 hasat döneminde, ülkede en geniş üretim alanına sahip çeşitlerden Tonda di Giffoni için üreticiye sunulan fiyatın kilogram başına 6,61 dolara kadar çıktığı bildirildi. Bu fiyat, 2025 sezonundaki 4,25 dolarlık seviyeye göre yüzde 55,5’lik artışa karşılık geldi. Böylece Şili fındık sektörü, 2026 sezonuna son yılların en yüksek üretici fiyatlarından biriyle başladı. Ancak sezon başındaki yüksek fiyatlara rağmen, dünya piyasasındaki gelişmeler ve ticaret güzergâhlarında yaşanan kesintiler, sezonun ilerleyen bölümünde beklentilerin yeniden gözden geçirilmesine neden oldu. ORTA DOĞU’DAKİ ÇATIŞMA TİCARET HATLARINI ETKİLEDİ Matías Bianchini, Orta Doğu’daki çatışmanın genişlemesiyle birlikte piyasanın hızla değiştiğini ifade ederek açıklamasını şöyle sürdürdü: “Orta Doğu’daki çatışma patlak verdiğinde birçok limanın bağlantısı kesildi. Birleşik Arap Emirlikleri tarafında bazı ticari gemi güzergâhları kesintiye uğradı.” “Nereye kadar ulaşacağını bilmediğimiz, oldukça önemli bir savaş ortaya çıkınca dünya genelinde piyasalar daraldı. Bu yalnızca fındıkta yaşanmadı. Birçok sektör etkilendi ve bu gelişme bizi de oldukça sert vurdu.” Bianchini’nin sözünü ettiği süreçte, Basra Körfezi ve Orta Doğu bağlantılı ticaret hatlarında artan risklerin sigorta, navlun, enerji ve taşıma maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğu, bu durumun emtia ve tarım ürünleri ticaretini de etkilediği belirtiliyor. YÜKSEK FİYAT TALEBİ DE YAVAŞLATTI Dünya fındık piyasası 2025 yılının ikinci yarısında tarihi seviyelere yaklaşan fiyatlarla karşılaştı. Ancak yüksek fiyatların nihai ürün maliyetlerine yansıtılmasında yaşanan güçlükler, büyük sanayi kuruluşlarının alımlarını yavaşlatmasına neden oldu. Mart 2026’da yayımlanan INC değerlendirmesinde, Türkiye’de fındık fiyatlarının Eylül 2025’te rekor seviyeye çıktıktan sonra kasım ve aralık aylarında gerilediği, ocakta dengelendiği ve daha sonra yeniden aşağı yönlü hareket ettiği belirtildi. Aynı dönemde Türkiye’nin fındık ihracatının önceki sezona göre yüzde 51 azalması, sanayicilerin yüksek fiyatlar karşısında alımlarını ertelediğini veya daha sınırlı miktarlarda ürün aldığını gösterdi. Bianchini de bazı kalite gruplarında sınırlı ve belirli ticari işlemler yapılabildiğini ancak genel görünümün zorlaştığını belirterek, “Karmaşık bir tabloyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu. “ÜRETİMİN DEVAMLILIĞINI SAĞLAYACAK KOŞULLARI ARAMALIYIZ” Şilili danışman, fiyatın tek başına yeterli olmadığını, üreticinin maliyetleri ile elde ettiği gelir arasındaki dengenin korunması gerektiğini vurguladı: “Danışmanlar olarak üzerinde durmamız gereken konu, üretimin ve bahçelerin devamlılığını sağlayacak alternatifler ile uygun koşulların oluşturulmasıdır.” “Bu çatışmanın bir ölçüde çözüme kavuşmasını, ticaret koşullarının yeniden düzelmesini, üretimin daha düzenli biçimde devam etmesini ve yetiştiriciliğin yeniden daha yüksek bir kârlılığa ulaşmasını bekliyoruz.” Bu ifadeler, doğrudan 2027 rekoltesine ilişkin bir tahminden çok, 2026 sezonundaki ticari sorunların üreticilerin gelecek sezon kararlarını etkileyeceği yönünde bir uyarı niteliği taşıyor. ŞİLİ 120 BİN 700 TON FINDIK ÜRETTİ Uluslararası Sert Kabuklu ve Kuru Meyveler Konseyi’nin Mayıs 2026’da Makao’da açıkladığı verilere göre Şili, 2025/26 sezonunda 120 bin 700 ton kabuklu fındık üretti. Bu üretimle Şili, dünya üretiminin yaklaşık yüzde 12’sini karşılayarak Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye’nin aynı dönemdeki üretimi 518 bin ton olarak hesaplandı. Şili’nin Şubat 2027’de başlayacak 2026/27 hasat döneminde ise üretiminin yaklaşık 123 bin tona çıkacağı tahmin ediliyor. DÜNYA PİYASASINDA 14 DOLARLIK İÇ FINDIK INC Makao toplantısında sunulan verilere göre, Türkiye’nin ihraç ettiği iç fındığın kilogram fiyatı 2026 yılının başında yaklaşık 14 dolara kadar yükseldi. Ancak yüksek fiyatların talebi ne ölçüde zayıflatacağı, sanayi kuruluşlarının alımlarını ne zaman tamamlayacağı ve Türkiye’nin 2026 ürünüyle dünya piyasasına ne kadar fındık sunacağı sezonun devamında belirleyici olacak. REKOR FİYAT ÜRETİCİYE KALICI KÂR GETİRMEDİ Şili’de 2026 sezonunun başlangıcında görülen 6,61 dolarlık üretici fiyatı, fındığın son yıllardaki en güçlü başlangıçlarından birine işaret etti. Buna karşın savaş, lojistik riskler, navlun maliyetleri, yüksek sanayi fiyatları ve talepteki yavaşlama, sezonun ilk aylarındaki iyimserliği sınırladı. Bianchini’nin değerlendirmesi, Şili’de 2026 fındık hasadının tamamlanmasının ardından ürünün satış ve ihracat sürecinin devam ettiğini; yüksek başlangıç fiyatlarına rağmen üretici açısından asıl meselenin fiyatın seviyesi kadar ticaretin devamlılığı, maliyetlerin karşılanması ve bahçelerin sürdürülebilir biçimde üretimde tutulması olduğunu ortaya koydu. https://planetnuts.cl/ https://planetnuts.cl/

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Haber

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI

FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Ferrero Grubu’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirketin kullandığı fındığın yüzde 97’si üreticiye kadar izlenebilir hale geldi. Raporda kakao, kahve ve palm yağında ulaşılan takip oranlarının yanı sıra karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve ambalajların dönüştürülmesine ilişkin veriler de paylaşıldı. Ferrero Grubu, 2024-2025 mali dönemindeki çevresel, sosyal ve tedarik zinciri çalışmalarını kapsayan 17’nci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin kuruluşunun 80’inci yılında açıklanan raporda sürdürülebilirlik çalışmaları; iklim ve çevre, sorumlu ham madde tedariki, tüketim yaklaşımı ile çalışanlar ve toplum başlıkları altında değerlendirildi. Ferrero, özellikle tarımsal ham maddelerin kaynağının takip edilmesine, çiftçilerle yürütülen çalışmalara ve tedarik zincirindeki çevresel risklerin azaltılmasına ağırlık verdiğini bildirdi. (Ferrero) FINDIKTA ÜRETİCİYE KADAR TAKİP ORANI YÜZDE 97 Raporda, Ferrero’nun üretim süreçlerinde kullandığı fındığın yüzde 97’sinin doğrudan üreticiye kadar izlenebildiği belirtildi. Kakao tedarikinde çiftliklerin sınırlarını gösteren tarımsal haritalara kadar izlenebilirlik oranının yüzde 98’e, palm yağında plantasyona kadar izlenebilirliğin yüzde 98,6’ya ve kahvede tarımsal parsel haritalarına kadar takip oranının yüzde 100’e ulaştığı açıklandı. (planetnuts.cl) Ferrero’nun açıkladığı veriler, küresel gıda sektöründe artık yalnızca ham maddenin hangi ülkeden geldiğinin değil, hangi üretim alanında ve hangi üretici tarafından yetiştirildiğinin de giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu. 230 BİN TARIMSAL ÜRETİM ALANI İNCELENDİ Şirket; kakao, kahve ve palm yağı tedarikçilerine ait yaklaşık 230 bin tarımsal alanın, Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne uyum amacıyla geliştirilen takip sistemi üzerinden incelendiğini açıkladı. Söz konusu sistemle ham maddelerin ormansızlaşmaya yol açan veya mevzuata uygun olmayan üretim alanlarından temin edilmesi riskinin azaltılması amaçlanıyor. (planetnuts.cl) Rapora göre kakao alımlarının yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons ve Fairtrade gibi bağımsız sertifika veya standartlar kapsamında gerçekleştirildi. Kullanılan palm yağının tamamının RSPO sertifikalı, kahvenin tamamının ise Rainforest Alliance sertifikasına sahip olduğu bildirildi. TEDARİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE TARIMSAL ÜRETİM VAR Ferrero, temel ham maddelerin tedarik sürecini “Ferrero Farming Values” adı verilen yaklaşım üzerinden yürüttüğünü duyurdu. Bu sistem; tedarikçilerin denetlenmesi, ürünün kaynağının izlenmesi, bağımsız sertifikasyon, iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, üretici topluluklarının desteklenmesi ve sektör genelinde iş birliği kurulması olmak üzere beş temel unsur üzerine oluşturuldu. Ferrero Grubu Üst Yöneticisi Lapo Civiletti, söz konusu yaklaşımın tedarikçi sorumluluğunu güçlendirmeyi, çiftçileri desteklemeyi ve farklı tarımsal ürünlerin kendine özgü üretim koşullarına göre çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladığını belirtti. (Ferrero) KARBON SALIMINDA YÜZDE 7,2’LİK AZALMA Raporda şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımlarının, önceki mali döneme göre yüzde 7,2 azaltıldığı açıklandı. Ferrero’ya ait 24 üretim tesisinin şebekeden temin edilen yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştığı, üretim tesislerine özel karbon azaltma yol haritaları hazırlanabilmesi amacıyla da “Karbonsuzlaşma Merkezi” kurulduğu bildirildi. (planetnuts.cl) Şirket ayrıca ilk kez grup genelindeki su ayak izini hesapladığını ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hedefleyen Alliance for Water Stewardship oluşumuna katıldığını duyurdu. AMBALAJLARIN YÜZDE 92,9’U DÖNÜŞÜME UYGUN TASARLANDI Ferrero’nun kullandığı ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir olacak şekilde tasarlandığı kaydedildi. Ambalajların yüzde 86,8’inin ise mevcut toplama ve geri dönüşüm sistemleri içerisinde uygulamada da dönüştürülebilir durumda olduğu belirtildi. Ferrero Rocher kutularında yapılan tasarım değişikliğiyle ürün başına kullanılan plastik oranının 2019-2020 dönemine göre yüzde 14,7 azaltıldığı, Eylül 2021’den bu yana yaklaşık 16 bin ton plastik kullanımının önüne geçildiği bildirildi. (planetnuts.cl) TARIMSAL TEDARİKTE YENİ DÖNEM Ferrero’nun açıkladığı rapor, büyük gıda şirketlerinin tedarik politikalarında izlenebilirlik, çevresel uygunluk, üretici kayıtları, sertifikasyon ve karbon ayak izinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi. Dünya fındık üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip Türkiye açısından da üreticinin kayıt altına alınması, bahçelerin dijital olarak haritalandırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ürünün bahçeden fabrikaya kadar izlenebilmesi, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin temel şartları arasında yer almaya devam edecek. Son paragrafta, raporun Türkiye ve Giresun fındık sektörü bakımından taşıdığı muhtemel sonuçlar gazetecilik değerlendirmesi olarak ayrıca işlendi. Kaynak: Camila Muñoz Silva/PlanetNuts için gazeteci https://planetnuts.cl/informe-de-sostenibilidad-2025-de-ferrero-destaca-avances-en-trazabilidad-descarbonizacion-y-abastecimiento-responsable/

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: Haber

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK:

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: “KÜRESEL PAZARIN YENİ DENGESİ ÜRETİCİ ÇEŞİTLİLİĞİYLE KURULACAK” Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyüme hedefinden geri adım atmıyor. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında konuşan AgriChile yetkilileri; fiyat istikrarı, kalite, depolama, sürdürülebilirlik, rejeneratif tarım ve yeni yatırımlar üzerinden Şili’nin küresel fındık pazarında daha güçlü bir aktör haline geldiğini anlattı. Ferrero ve AgriChile’den Şili Fındığına Güçlü Büyüme Mesajı Dünya fındık ve çikolata sektörünün en büyük aktörlerinden Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyümenin devam edeceğini açıkladı. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında ele alınan değerlendirmelerde, Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi; kalite, iklim avantajı, yatırım kapasitesi, sürdürülebilirlik ve yeni üretici bölgelerin küresel pazara etkisi üzerinden değerlendirildi. Programda verilen mesajlara göre AgriChile, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca bugünkü hacimle sınırlı kalmayacağını, ülkenin uygun iklim koşulları, artan işleme kapasitesi ve üretim tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini öngörüyor. Küresel Fındıkta Fiyat Dengesi: Tek Ülkeye Bağımlılık Azalıyor AgriChile Genel Müdürü Camilo Socco’nun değerlendirmelerine göre fındık fiyatları artık yalnızca yerel üretim koşullarıyla değil, küresel arz-talep dengesiyle şekilleniyor. Bir ülkedeki üretim düşüşü ya da artışı, dünya genelinde hammadde bulunabilirliğini doğrudan etkiliyor. Programda, fiyatlarda yaşanan sert dalgalanmaların küresel piyasa açısından sağlıklı olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Şili, Oregon ve Balkanlar gibi farklı üretim merkezlerinin gelişmesinin, gelecekte fındık fiyatlarının daha dengeli seyretmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Şili, Avrupa Fındığında İkinci Güç Olarak Öne Çıkıyor Yayında, Şili’nin Avrupa fındığında önemli bir üretici ülke konumuna geldiği belirtilirken, Oregon’un da Şili’ye yakın hacimlerle büyüdüğü, Balkanlar’da ise üretimin gelişme aşamasında olduğu aktarıldı. Bu tablo, küresel fındık pazarında geleneksel üretici ülkelerin yanında yeni merkezlerin de güç kazandığını gösteriyor. AgriChile’ye göre üretici ülke çeşitliliğinin artması, yalnızca arzı büyütmekle kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarı açısından da pazara katkı sunacak. Kalite Vurgusu: “Şili Fındığında A ve B Kalite Oranı Güçlü” Programda Şili’deki mevcut sezonun kalite açısından dirençli geçtiği belirtildi. AgriChile yetkilileri, bu sezon ürün kalitesinde önceki yıllara göre ciddi bir fark oluşmadığını, A ve B kalite oranının güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Yetkililere göre bu kalite düzeyi, Şili fındığını diğer üretim bölgelerinden ayıran başlıca unsurlardan biri. Ancak bazı bölgelerde küf ve zararlı baskısında küçük artışlar gözlendiği, bunun şu an için endişe verici boyutta olmadığı; buna rağmen gelecek sezonlar için dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Hasat Sonrası Kritik Uyarı: Depolama Kaliteyi Belirleyecek AgriChile’nin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri hasat sonrası depolama oldu. Artan üretim hacminin, tarladan alıcıya kadar geçen süreçte daha güçlü bir ara depolama altyapısını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Yetkililer, ürünün temizlenip kurutulduktan sonra uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Büyük havalandırmalı çuvallar ve silo sistemleri, fındığın nem, küf ve kalite kaybı yaşamadan alıcı tesislere ulaşması için etkili çözümler arasında gösterildi. “İyi Sezon, Yatırım İçin Fırsat” AgriChile temsilcileri, Şili’de bu sezonun hem fiyat hem de ürün hacmi açısından üreticiye önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu nedenle üreticilere temizleme, kurutma ve ara depolama yatırımlarını artırma çağrısı yapıldı. Programda, kaliteyi korumanın yalnızca üretim aşamasında değil, hasat sonrasında da başladığı vurgulandı. Fındığın pazara güçlü girebilmesi için üreticinin tarladaki başarısını depolama ve işleme süreçleriyle tamamlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel Araştırma Sahaya İndiriliyor AgriChile’nin Ar-Ge çalışmalarında da dikkat çeken başlıklar yer aldı. Şirketin düzenlediği bilimsel toplantılarda, Şili’de Avrupa fındığı üzerine yürütülen iki-üç yıllık ve daha uzun süreli araştırmaların üreticiye aktarılması hedefleniyor. Araştırmalar; besleme, sulama, zararlı ve hastalık kontrolü, karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim, biyolojik mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara yoğunlaşıyor. AgriChile yetkilileri, bu çalışmaların doğrudan üreticinin agronomik yönetimini geliştirmeye dönük olduğunu belirtti. Zararlılarla Mücadelede Yeni Dönem Programda, Şili’nin güney bölgelerinde sorun oluşturan bazı zararlılar için yeni mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Özellikle tuzak sistemleri, düşük çevresel etkiye sahip uygulamalar, biyolojik mücadele ve entegre zararlı yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AgriChile’ye göre gelecek dönemde yalnızca kimyasal gübreleme ve klasik mücadele yöntemleri yeterli olmayacak. Daha düşük toksikolojik etkiye sahip moleküller, biyolojik çözümler ve sürdürülebilir yönetim modelleri Avrupa fındığı üretiminde daha fazla önem kazanacak. İklim Değişikliğine Karşı Yeni Tedbirler Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişikliği de önemli gündemlerden biri olarak öne çıktı. Özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde artan radyasyon baskısına karşı bio-stimülantlar ve güneş koruyucu uygulamaların gelecekte daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, fındık üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, değişen iklim koşullarına uyum kabiliyetinin de stratejik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Sahadan Başlıyor Ferrero ve AgriChile’nin üzerinde durduğu ana başlıklardan biri de sürdürülebilirlik oldu. Programda sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir tercih değil; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları olan temel bir üretim yaklaşımı olduğu ifade edildi. AgriChile temsilcileri, tüketicinin artık sürdürülebilir üretim beklentisinin arttığını, bu nedenle fındık tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların doğrudan sahadan başlaması gerektiğini vurguladı. Rejeneratif Tarım: Daha Az Kimyasal, Daha Çok Biyolojik Denge Yayında, AgriChile’nin rejeneratif tarımı sahada uygulamaya çalıştığı belirtildi. Bu kapsamda kimyasal gübre kullanımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, faydalı böceklerin korunması ve doğal yaşam alanlarının üretim sahaları içinde desteklenmesi öne çıkarıldı. Tarla kenarlarında oluşturulan çiçekli alanların yalnızca görsel amaç taşımadığı, faydalı böcekler için biyolojik koridor görevi gördüğü anlatıldı. İşlenmeyen alanların doğallaştırılmasıyla flora ve fauna için yaşam alanı oluşturulduğu, bunun da üretim ekosistemine katkı sağladığı ifade edildi. “Farklı Yapmak, Daha Pahalı Yapmak Değildir” AgriChile yetkilileri, sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının her zaman daha yüksek maliyet ya da daha düşük üretim anlamına gelmediğini vurguladı. Programda, “bir işi farklı yapmak” ile “daha pahalı yapmak” arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı mesajı verildi. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevre duyarlılığı olarak değil, aynı zamanda verimlilik ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ele aldığını gösteriyor. Yeni Üreticilere Mesaj: “Doğru Yer, Doğru Planlama, Doğru Dikim” Avrupa fındığını farklı meyve türlerinden ya da geleneksel tarım ürünlerinden geçiş yapmak isteyen üreticiler için de değerlendiren AgriChile, en kritik unsurun doğru ekonomik analiz ve doğru saha seçimi olduğunu belirtti. Yetkililere göre Avrupa fındığı geniş iklim aralıklarına uyum sağlayabilen “esnek” bir ürün. Ancak bu esneklik, plansız dikim yapılabileceği anlamına gelmiyor. Üreticilere, yatırım kararı almadan önce iyi bir fizibilite, uygun arazi seçimi ve doğru dikim planlaması yapılması çağrısı yapıldı. Üçüncü Tesisle Alım ve İşleme Kapasitesi Artacak AgriChile’nin büyüme stratejisinde yeni tesis yatırımları da kritik yer tutuyor. Programda üçüncü tesisin devreye girmesiyle birlikte şirketin meyve kabul ve işleme kapasitesinin önemli ölçüde artacağı ifade edildi. Bu yatırım, Şili’de üretim hacminin artmasına paralel olarak sanayi altyapısının da güçlendirildiğini gösteriyor. AgriChile, yalnızca üretimi değil, hasat sonrası kabul, işleme, depolama ve kalite yönetimini de büyümenin parçası olarak ele alıyor. Şili İçin 100 Bin Tonun Üzeri Konuşuluyor Programda, Şili’nin uzun vadeli üretim potansiyeline ilişkin dikkat çekici rakamlar da gündeme geldi. 80 bin hektar seviyesinde üretimin 100 bin tonun üzerine çıkabileceği, hatta uzun vadede 200 bin ton ve 300 bin ton gibi rakamların da konuşulduğu ifade edildi. AgriChile yönetimi ise bu rakamlardan çekinmediğini belirtti. Şili’nin Avrupa fındığı için elverişli iklim koşullarına sahip olduğu, farklı mikroklimaların üretim alanını genişletebileceği, yeni çeşitler ve araştırmalarla verimin daha da artırılabileceği vurgulandı. “Doğru Yapılırsa Şili Büyümeye Devam Eder” AgriChile’nin verdiği ana mesaj, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin doğru planlama ile büyümeye devam edeceği yönünde oldu. Şirket, ülkenin iklim avantajı, artan üretici ilgisi, sanayi yatırımları ve bilimsel araştırmalarla bu büyümeyi sürdürebileceğini düşünüyor. Programda, tüketicinin aradığı kaliteye cevap verilebildiği sürece Şili’nin küresel pazarda büyümesinin önünde ciddi bir engel görülmediği ifade edildi. Türkiye ve Giresun İçin Dikkat Çeken Tablo Şili’de Ferrero ve AgriChile’nin ortaya koyduğu büyüme vizyonu, Türkiye ve özellikle Giresun fındığı açısından da dikkatle okunması gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Yayında verilen mesajlar, küresel fındık rekabetinin artık yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; kalite, sürdürülebilirlik, depolama, izlenebilirlik, Ar-Ge, iklim uyumu ve sanayi entegrasyonu üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle Şili’deki büyüme hamlesi, klasik anlamda yalnızca yeni bir üretici ülkenin yükselişi değil; fındıkta yeni rekabet standartlarının da habercisi niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.