Hava Durumu

#Türkiye

giresunsonhaber - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Haber

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Fındık ihracatçılarının 2026-2027 sezonu için mart ayında 829 bin 239 ton olarak açıkladığı ilk rekolte tahmini, mayıs ayında 809 bin 940 ton olarak güncellendi. İki çalışma arasında 19 bin 299 tonluk düşüş bulunmasına rağmen ihracatçıların yüksek rekolte beklentisinin ana çerçevesi değişmedi. (Ekonomim) Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesine ilişkin ihracatçı birlikleri tarafından yapılan iki ayrı saha çalışması, üretimin 800 bin tonun üzerinde gerçekleşeceği yönündeki beklentinin mart ayından mayıs ayına kadar korunduğunu gösterdi. İlk çalışma çiçek sayımına, ikinci çalışma ise karanfilden çotanağa dönüşüm sürecinde yapılan yeni saha incelemelerine dayandırıldı. (Ekonomim) 7 MART: İLK TAHMİN 829 BİN 239 TON 7 Mart 2026, saat 11.57 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı” başlığıyla yayımlanan haberde, ihracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk çalışması aktarıldı. Haberde 12 ilde, 79 ilçede, 446 bahçede ve 1.483 dal üzerinde yapılan sayımlar sonucunda Türkiye’nin 2026-2027 sezonu ilk tahmini fındık rekoltesinin 829 bin 239 ton olarak belirlendiği bildirildi. Haber aynı gün saat 12.26’da güncellendi. (Ekonomim) İlk değerlendirmede, yeni sezon ürünüyle mevcut stokların birlikte hesaplanması hâlinde Türkiye’nin toplam fındık arzının 800-900 bin ton aralığında olabileceği belirtildi. Bu rakam, ihracatçıların sezonun daha başlangıcında güçlü bir üretim ve arz beklentisi taşıdığını ortaya koydu. (Ekonomim) 10 MART: AYNI TAHMİN AYRINTILARIYLA YAYIMLANDI 10 Mart 2026, saat 00.00 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “İhracatçı birliklerinin fındık rekolte tahmini 829 bin ton” başlıklı ikinci haberde, aynı çalışmanın ayrıntıları yeniden yayımlandı. Bu yayında çalışma alanı 17 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal olarak verilirken rekolte tahmini yine 829 bin 239 ton olarak korundu. (Ekonomim) 7 Mart tarihli ilk haberde il sayısı 12, 10 Mart tarihli ayrıntılı haberde ise 17 olarak yer aldı. Buna karşılık ilçe, bahçe ve dal sayıları ile açıklanan toplam rekolte tahmini değişmedi. (Ekonomim) 14 MAYIS: İKİNCİ SAHA ÇALIŞMASI 809 BİN 940 TON DEDİ 14 Mayıs 2026, saat 13.55 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “INC’de açıklandı: Türkiye’nin fındık üretimi 810 bin ton” başlıklı haberde, 12-14 Mayıs 2026 tarihlerinde Makao’da düzenlenen 43. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nde açıklanan yeni tahminler aktarıldı. Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak duyuruldu. Haber aynı gün saat 15.04’te güncellendi. (Ekonomim) Mayıs ayında açıklanan rakamın, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin ikinci saha çalışmasına dayandığı belirtildi. Çalışma kapsamında Batı ve Doğu Karadeniz’de 7 il, 64 ilçe ve 409 bahçede inceleme yapıldı; 1.342 dal üzerinden karanfilden çotanağa dönüşüm süreci değerlendirildi. Bahçelerdeki kayıp oranlarının bölge ve çeşitlere göre yüzde 5 ile yüzde 40 arasında değiştiği; uç kuruması, fındık filiz güvesi ve kahverengi kokarca gibi etkenlerin bazı bölgelerde verimi etkilediği kaydedildi. (Ekonomim) 19 BİN 299 TONLUK REVİZYON, YÜKSEK BEKLENTİYİ DEĞİŞTİRMEDİ Mart ayında açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk tahmin ile mayıs ayında açıklanan 809 bin 940 tonluk ikinci tahmin arasında 19 bin 299 tonluk düşüş oluştu. Ancak ikinci saha çalışmasında kayıp ve zararlı etkileri hesaba katılmasına rağmen tahminin 800 bin tonun üzerinde kalması, ihracatçıların mart ayında ortaya koyduğu yüksek rekolte beklentisini sürdürdüğünü gösterdi. (Ekonomim) Açıklanan rakamlar kesin hasat sonucu değil, sezonun farklı aşamalarındaki saha gözlemlerine dayalı tahminlerden oluşuyor. Nihai ürün miktarı; hava koşulları, döllenme ve çotanak gelişimi, hastalık ve zararlılar, ürün dökümü, randıman ve hasat dönemindeki gelişmelerin ardından ortaya çıkacak. (Ekonomim) GEÇEN SEZON TAHMİNLER AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE EDİLMİŞTİ 10 Mart tarihli haberde aktarılan verilere göre ihracatçı birliklerinin 2025-2026 sezonu için açıkladığı tahminler yıl içinde önemli ölçüde değişmişti. Şubat ayında 768 bin 715 ton olarak açıklanan tahmin, mayısta 609 bin 384 tona, temmuzda 601 bin 206 tona ve kasım ayındaki revizyonla 528 bin 808 tona gerilemişti. Geçen sezon yaşanan zirai don ve olumsuz hava koşulları, ilk tahminlerle sonraki değerlendirmeler arasında ciddi fark oluşmasına neden olmuştu. (Ekonomim) Bu geçmiş tablo, 2026-2027 sezonu için mart ve mayıs aylarında açıklanan 829 bin 239 ton ve 805 bin 246 tonluk rakamların sezon içindeki gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte ihracatçılar, iki ayrı saha çalışmasında da Türkiye için 800 bin tonun üzerinde rekolte beklentisini koruyor. (Ekonomim)

ŞENYÜREK: “YENİ PARTİ’Yİ KURAN MİLLETİMİZDİR” Haber

ŞENYÜREK: “YENİ PARTİ’Yİ KURAN MİLLETİMİZDİR”

ŞENYÜREK: “YENİ PARTİ’Yİ KURAN MİLLETİMİZDİR” Dr. Gökhan Şenyürek, işçilerden emeklilere, esnaftan çiftçilere, kadınlardan gençlere toplumun bütün kesimleriyle yeni bir mücadele yoluna çıktıklarını belirterek, “Bu partide Türkiye’nin bütün renklerine, bütün kimliklerine ve demokrasiye inanan herkese yer vardır” dedi. Dr. Gökhan Şenyürek, emeğin karşılığını aldığı, adaletin herkese eşit uygulandığı, liyakatin esas olduğu ve hiçbir yurttaşın kendisini sahipsiz hissetmediği bir Türkiye hedefiyle yeni bir yola çıktıklarını açıkladı. İşçiler, emekliler, esnaflar, çiftçiler, kadınlar ve geleceği elinden alınmak istenen gençlerle birlikte yürütülecek mücadelenin geniş bir toplumsal iradeye dayandığını vurgulayan Şenyürek, yeni siyasi hareketin yalnızca belirli bir kadronun değil, değişim isteyen milyonların ortak iradesi olduğunu ifade etti. “TÜRKİYE’NİN BÜTÜN RENKLERİNE YER VAR” Şenyürek, YENİ Parti’nin meydanlarda adalet isteyenlerin, yağmur altında omuz omuza yürüyenlerin, baskılara rağmen teslim olmayanların ve değişime inananların partisi olacağını belirtti. Toplumun hiçbir kesiminin dışlanmayacağını kaydeden Şenyürek, “Bu partide Türkiye’nin bütün renklerine, bütün kimliklerine ve demokrasiye inanan herkese yer vardır” sözleriyle kapsayıcı bir siyaset anlayışını esas alacaklarını söyledi. GİRESUN’DA MÜCADELE AYNI KARARLILIKLA SÜRECEK Giresun’da bugüne kadar halkın, örgütün ve Cumhuriyet değerlerinin yanında dimdik durduklarını ifade eden Şenyürek, bundan sonra da aynı inanç ve kararlılıkla mücadele edeceklerini bildirdi. Hiç kimseyi geride bırakmadan ve hiç kimseyi ötekileştirmeden milletle omuz omuza yürüyeceklerini vurgulayan Şenyürek, Giresun’dan yükselen değişim iradesinin Türkiye’nin geleceğine katkı sunacağını belirtti. “MİLLETİN DEĞİŞİM İRADESİNİN ÖNÜNDE HİÇBİR GÜÇ DURAMAZ” Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde karanlığı dağıtmak ve halkın iktidarını kurmak için yola çıktıklarını belirten Şenyürek, önlerine çıkarılacak engellerin mücadele kararlılıklarını değiştirmeyeceğini söyledi. Şenyürek, “Önümüze hangi engeli çıkarırlarsa çıkarsınlar, milletin değişim iradesinin karşısında hiçbir güç duramayacaktır” diyerek yeni dönemin temel hedefinin halkın iradesini iktidara taşımak olduğunu ifade etti. CUMHURİYETİN KURUCU DEĞERLERİ GELECEĞE TAŞINACAK Geçmişlerini inkâr etmediklerini ve Cumhuriyetin kurucu değerlerini geleceğe taşıdıklarını vurgulayan Şenyürek, geriye bakmadan, yoldan sapmadan ve umudu kaybetmeden yürümeye devam edeceklerini kaydetti. YENİ Parti’nin toplumun bütün kesimlerinin sesi olacağını belirten Şenyürek, mesajını şu sözlerle tamamladı: “YENİ Parti’yi kuran milletimizdir. İşçinin YENİ Partisi, Emeklinin YENİ Partisi, Memurun YENİ Partisi, Esnafın YENİ Partisi, Çiftçinin YENİ Partisi, Kadınların YENİ Partisi, Gençlerin YENİ Partisi, Türkiye’nin YENİ Partisi… Güzel günleri hep birlikte kuracağız. Yolumuz açık, mücadelemiz kutlu olsun.”

Kartlı ödeme tutarı yüzde 50 arttı Haber

Kartlı ödeme tutarı yüzde 50 arttı

Bankalararası Kart Merkezi (BKM), 2026 yılına ait Haziran ayı verilerini paylaştı. Haziran ayında toplam 2,9 trilyon TL hacminde 1,9 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleştirildi. İSTANBUL (İGFA) - Haziran 2026 verileri itibarıyla Türkiye’deki kredi kartı sayısı 150,4 milyon, banka kartı sayısı 221,6 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 99,7 milyon olarak kaydedildi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla kredi kartı sayısı %11, banka kartı sayısı %3 artış gösterirken, ön ödemeli kartlarda %4'lük bir düşüş görüldü. Toplam kart sayısı ise %4 artışla 471,7 milyona ulaştı. Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar aracılığıyla Haziran ayında yapılan toplam ödeme tutarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artışla 2.867,7 milyar TL'ye çıktı. Kartlı ödemelerin 2.463,7 milyar TL’lik kısmının kredi kartları ile karşılandığı dönemde; 396,2 milyar TL’de banka kartları, 7,8 milyar TL’de ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerdeki büyüme oranı önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 53, banka kartlarındaki büyüme yüzde 37 olurken, ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde bu oran yüzde -35 olarak gerçekleşti. Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Haziran ayında gerçekleştirilen toplam ödeme adedi, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 14 artarak 1,9 milyar adede yükseldi. Kartlı ödemelerin 1.132,0 milyon adedinin kredi kartları ile yapıldığı belirtilirken, 776,3 milyon adedinde banka kartları, 34,9 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar tercih edildi. Kredi kartı ödeme adetlerindeki büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16, banka kartlarında yüzde 16 olurken, ön ödemeli kartlarla yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -28 oldu. İnternet üzerinden yapılan kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60 artışla 891,6 milyar TL’ye ulaştı. İnternetten yapılan ödemelerin toplam hacim içindeki payı ise yüzde 31 olarak kaydedildi. İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 artarak 260,7 milyon adede çıktı. İnternet üzerinden yapılan işlemlerin toplam aded içindeki payı ise yüzde 14 oldu. Kartlarla gerçekleştirilen temassız ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 13 artışla 1.300,7 milyon adede yükseldi. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 939,3 milyar TL oldu. Haziran ayında mağaza içinde yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız olarak tamamlandı.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ:  HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263 hektara ulaştı. Ülkedeki toplam meyve alanlarının yüzde 9,7’sini kaplayan fındık, Şili’yi Türkiye’nin ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna taşıdı. Sektör temsilcileri, dikim alanlarının gelecek 10 yılda 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Şili, Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümeyle dünya pazarındaki ağırlığını artırıyor. Ülkede dikili her 10 meyve ağacından yaklaşık birinin artık fındık olması, bu ürünün Şili tarımındaki yükselişini ortaya koyuyor. Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi Odepa, Şili Gümrük İdaresi ve sektör temsilcilerinin verilerine göre Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263,6 hektara yükseldi. Bu alan, Şili’deki toplam meyve üretim sahalarının yüzde 9,7’sine karşılık geliyor. Ülkede 1999 yılında yalnızca 30 hektar olan fındık bahçelerinin yaklaşık çeyrek asır içinde 49 bin hektarın üzerine çıkması, sektörde yaşanan dönüşümün boyutunu gösteriyor. Bu büyümeyle birlikte Şili; ABD ve İtalya’yı geride bırakarak, dünya fındık üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye, küresel fındık üretimindeki tarihsel liderliğini sürdürürken Şili özellikle Güney Yarım Küre’deki üretim takvimi, yüksek verim ve sanayiye yönelik kaliteli ürün avantajıyla öne çıkıyor. FINDIK ÜRETİMİNİN MERKEZİ MAULE Şili’de Avrupa fındığı üretiminin en yoğun olduğu bölge Maule oldu. Odepa’nın meyve alanları envanterine göre Maule’de 21 bin 857,2 hektar fındık bahçesi bulunuyor. Maule’yi şu bölgeler izliyor: La Araucanía: 9 bin 768,3 hektarÑuble: 8 bin 850,2 hektarBiobío: 4 bin 956,3 hektarLos Ríos: 2 bin 331,9 hektarLos Lagos: 1.433,8 hektar Bu dağılım, Şili’de fındık üretiminin ağırlıklı olarak ülkenin orta ve güney kesimlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. İklim koşulları, geniş tarım alanları ve mekanizasyona elverişli bahçeler, bölgedeki büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. HEDEF 10 YILDA 120 BİN HEKTARIN ÜZERİ Şilili üretici ve “La Avellana, el sabor que conquista al mundo” adlı kitabın yazarı Christian Chadwick, ülkedeki fındık dikim alanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Chadwick’e göre Şili’de sektörün güncel saha tahminleri yaklaşık 70 bin hektarlık bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Resmî envanterlerde kayıtlı alan daha düşük görünmesine rağmen yeni tesis edilen ve henüz tümüyle üretime geçmeyen bahçelerle birlikte sektörün fiilî büyüklüğünün daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Küresel pazarda yüksek kaliteli Avrupa fındığı arzının sınırlı kaldığını belirten Chadwick, yakın gelecekte dünya arzını köklü biçimde artırabilecek güçlü yeni üretici ülkelerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablonun, uzun vadede satış fiyatlarını desteklemesi ve Şili’deki yeni bahçe yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. İHRACATTA 504,9 MİLYON DOLARLIK REKOR Fındık üretimindeki büyüme, Şili’nin dış ticaret rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şili Gümrük İdaresi verilerine göre ülkenin fındık ihracatı 2025 yılında 504,9 milyon dolar FOB değere ulaştı. Bu rakam, Şili fındık sektörünün bugüne kadar kaydettiği en yüksek ihracat değeri oldu. Şili fındığının 2025 yılındaki başlıca pazarları şöyle sıralandı: İtalya: 237,7 milyon dolarAlmanya: 93,3 milyon dolarPolonya: 81,1 milyon dolarBrezilya: 39,2 milyon dolar 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise ihracat değeri 122,5 milyon dolar FOB olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk beş aylık rakamlarının sezonun tamamını kapsamadığı ve ihracatın hasat, işleme ve sevkiyat takvimine bağlı olarak yıl içinde değişebildiği belirtiliyor. TONDA DE GİFFONİ EN YAYGIN ÇEŞİT Şili’deki fındık bahçelerinde farklı ticari çeşitler yetiştiriliyor. Ülkede en fazla kullanılan çeşitler arasında: BarcelonaTonda de GiffoniTonda Gentile delle LangheYamhillLewisRomana yer alıyor. Bu çeşitler arasında Tonda de Giffoni, Şili’de en yaygın yetiştirilen fındık çeşidi olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli bu çeşit; sanayiye uygunluğu, iç kalitesi ve çikolata sektöründeki kullanım özellikleri nedeniyle üreticiler ve alıcılar tarafından tercih ediliyor. Şili’de Avrupa fındığının ortalama veriminin hektar başına 3 bin ile 3 bin 500 kilogram arasında değiştiği belirtiliyor. Ürünün vegetatif gelişim süreci yaklaşık 190 ile 220 gün sürerken tüketim ve işleme aşamasında tane neminin yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar düşürülmesi gerekiyor. Fındığın su ihtiyacının diğer bazı ticari meyve türlerine göre daha sınırlı olduğu, sulama gereksiniminin hektar başına yaklaşık saniyede 0,75 litre düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Ancak ihtiyaç duyulan su miktarı; bölgenin iklimine, toprağın yapısına, bahçenin yaşına ve sulama sisteminin verimliliğine göre değişebiliyor. ÜRETİMİN YÜZDE 99’U ÇİKOLATA SANAYİSİNE GİDİYOR Şili’de üretilen fındığın yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve şekerleme sanayisinde değerlendiriliyor. Bu oran, ülkedeki üretim modelinin büyük ölçüde sanayi talebi ve ihracat üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fındık; çikolata, pralin, sürülebilir krema, dondurma, atıştırmalık, unlu mamul, bitkisel yağ, kozmetik ürün ve bitkisel içecek üretiminde kullanılıyor. Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden Ferrero’nun ürünleri, Şili’deki fındık sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. PlanetNuts’un aktardığı verilere göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ünü fındık oluşturuyor. Bir Ferrero Rocher çikolatasının üretiminde ise doğrudan ve işlenmiş bileşenleriyle yaklaşık dört fındığın kullanıldığı belirtiliyor. FERRERO İÇİN STRATEJİK ÜLKE Ferrero’nun Şili’deki tarımsal faaliyetlerini yürüten AgriChile’nin Genel Müdürü Camillo Scocco, Şili’nin şirketin küresel tedarik zincirinde stratejik bir konuma ulaştığını belirtiyor. Scocco’ya göre ülkenin iklim koşulları, üretilen fındığın kalitesi ve üreticilerle sanayi arasında kurulan iş birliği, Şili’yi küresel pazarda güçlü bir tedarik merkezine dönüştürdü. 2025 sezonundaki üretim performansının Şili’yi dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna taşıdığını vurgulayan Scocco, büyümenin devam edebilmesi için yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Scocco, sektörün geleceğini belirleyecek iki temel unsurun yüksek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim olduğunu ifade ediyor. Üretim alanları genişlerken toprak, su, iş gücü, izlenebilirlik ve çevresel etkilerin de birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD İLE İKİNCİLİK REKABETİ SÜRECEK Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres de ülkenin dünya üretimindeki ikinci sırasını koruyabileceği görüşünde. Viñambres, özellikle ABD ile ikinci sırada ciddi bir rekabet yaşandığını ancak Şili’nin hızla genişleyen dikim alanları, hektar başına yüksek verimi ve ürün kalitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Şili’nin Güney Yarım Küre’de bulunması da ülkeye farklı bir ticari üstünlük sağlıyor. Kuzey Yarım Küre’deki büyük üretici ülkelerin hasat dönemlerinden farklı zamanda piyasaya ürün sunabilen Şili, çikolata ve gıda sanayisinin yıl boyunca devam eden ham madde ihtiyacına cevap verebiliyor. BÜYÜMENİN SINAVI KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLACAK Şili’de Avrupa fındığı, ülkenin en hızlı büyüyen tarımsal ürünlerinden biri haline geldi. Dikim alanlarının genişlemesi, ihracat gelirlerinin rekor seviyeye ulaşması ve uluslararası çikolata sanayisinin güçlü talebi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Ancak hızlı büyüme aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Hasat ve işleme tesislerinin kapasitesi, depolama ve lojistik altyapısı, nitelikli iş gücü, sulama yönetimi, ürün izlenebilirliği ve çevresel sürdürülebilirlik, sektörün yeni döneminde belirleyici olacak. Şili’nin Türkiye’nin ardından dünya fındık üretiminde ikinci sıraya yükselmesi, küresel fındık pazarının artık yalnızca geleneksel üretici ülkeler üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Üretim alanlarını hızla artıran Şili, önümüzdeki 10 yılda hem çikolata sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olmayı hem de dünya fındık ticaretindeki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. HABER KÜNYESİ Özgün haberin yazarı: Camila Muñoz Silva – PlanetNuts gazetecisi Yayın tarihi: 13 Temmuz 2026 Özgün yayın: PlanetNuts Ana kaynak: Economía y Negocios – El Mercurio Veri kaynakları: Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi (Odepa), Şili Gümrük İdaresi, AgriChile ve Şili Fındık Komitesi KAYNAKÇA PlanetNuts, “Chile consolida su liderazgo en avellanos: uno de cada diez frutales plantados en el país corresponde a este cultivo”, Camila Muñoz Silva, Temmuz 2026. Economía y Negocios – El Mercurio, Şili Avrupa fındığı üretimi ve ihracatına ilişkin sektör araştırması. Odepa, Şili meyve üretim alanları ve bölgesel dikim envanteri. Şili Gümrük İdaresi, 2025 ve 2026 fındık ihracat verileri. AgriChile Genel Müdürü Camillo Scocco’nun sektör değerlendirmeleri. Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres’in üretim ve pazar öngörüleri. Christian Chadwick, La Avellana, el sabor que conquista al mundo.

Sınırlı sayıda Fiat 500e Giorgio Armani Collector's Edition yeniden Türkiye'de Haber

Sınırlı sayıda Fiat 500e Giorgio Armani Collector's Edition yeniden Türkiye'de

FIAT, tasarımıyla olduğu kadar kullanışlı yapısı ve çoklu şarj seçenekleriyle şehir yaşamına mükemmel bir uyum sağlayan 500e'nin Giorgio Armani Collector's Edition versiyonunu yeniden Türkiye'de satışa sundu. BURSA (İGFA) - İtalyan otomotiv devi FIAT, tasarımıyla olduğu kadar kullanışlı yapısı ve çoklu şarj seçenekleriyle şehir yaşamına uyum sağlayan modeli 500e'nin Giorgio Armani Collector's Edition versiyonunu yeniden Türkiye'de satışa sundu. İtalyan zarafetini ve sürdürülebilir mobilite anlayışını yansıtan özel seri, sınırlı adetlerle FIAT showroomlarında yerini alıyor. Verde Scuro (Koyu Yeşil) ve Grej (Gri-Bej) olmak üzere iki özel renk seçeneğiyle sunulan model, 2.249.900 TL tavsiye edilen anahtar teslim liste fiyatıyla koleksiyonerler, tasarım, moda ve lüks tutkunları ile buluşmaya hazırlanıyor. TASARIM VE MÜHENDİSLİK YENİDEN BULUŞUYOR Elektrifikasyon sürecini iki temel ilkeye dayandıran FIAT, elektrikli otomobil konseptini yeniden tanımlarken bunu güzellik merceğinden hayata geçirme formülünü kullanıyor. Böylece elektrikli sürüş sadece heyecan verici ve çekici olmakla kalmıyor, aynı zamanda etik açıdan da doğru bir seçim olarak öne çıkıyor. Böylece her araç daha sürdürülebilir bir dünya yönünde bakış açısında bir değişim yaratıyor. FIAT’ın Torino’daki Mirafiori Fabrikası’nda üretilen otomobil, bir ulaşım aracından çok daha fazlasını; Giorgio Armani’nin ustalığının zirvesini ve FIAT Centro Stile’ın rafine sanatçılığını yansıtan imza niteliği taşıyor. İki ünlü İtalyan markanın bu yeni hamlesi ile ortaklık dikkat çekici bir canlanmayla yeniden güçlerini birleştirirken; Armani ve FIAT ekibinin aylarca süren yoğun çalışması sonucunda ortaya çıkan proje, her iki markanın özünü tek bir şaheserde bir araya getirmeyi amaçlıyor. Sonuç olarak, haute couture koleksiyonlarında görülen titizlik ve üstün kalite anlayışıyla şekillendirilen 500e Giorgio Armani Collector’s Edition, gerçek anlamda bir “Collector’s Edition” olarak ortaya çıkıyor. ŞEHİR YAŞAMINA UYGUN ELEKTRİKLİ MOBİLİTE Sınıfının en teknolojik otomobillerinden olan 500e Giorgio Armani Collector’s Edition, tam LED Infinity Design farlar ve modern estetiği vurgulayan zarif cam tavan gibi yenilikçi özellikleriyle dikkat çekiyor. Versiyonda ayrıca üst düzey bir deneyim sunan JBL ses sistemi, 7 inç TFT ekran, DAB radyo ve kesintisiz bağlantı için kablosuz CarPlay/Android Auto desteğine sahip 10,25 inç dokunmatik navigasyon sistemi öne çıkıyor. 500e Giorgio Armani Collector’s Edition’ın kaputun altında 87 kW ve 118 HP güç üreten bir elektromotor yer alıyor. Böylece WLTP döngüsüne göre 320 kilometreye varan menzile ulaşılıyor. En güncel ADAS sistemleri ve Seviye 2 sürüş destek sistemiyle donatılan model; işlevselliğin yanında, güvenli bir sürüş deneyimi sağlıyor. Türkiye'de sınırlı adetle satışa sunulan Fiat 500e Giorgio Armani Collector's Edition, 2.249.900 TL anahtar teslim fiyatı ile satın alınabiliyor.

S-400 çalışmaları sürüyor... Mısır ile savunma iş birliği güçleniyor Haber

S-400 çalışmaları sürüyor... Mısır ile savunma iş birliği güçleniyor

Milli Savunma Bakanlığı, düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında S-400 sistemleri, Kıbrıs meselesi ve Türkiye-Mısır savunma ilişkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık, S-400 ile ilgili süreçlerin sürdüğünü, Mısır ile askerî iş birliğinin ise yeni adımlarla güçlendirildiğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - Millî Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan bilgilendirmenin ardından, basın mensuplarının gündeme dair soruları yanıtlandı. S-400 ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri'nin güncel durumuna yönelik soruya cevap veren MSB, çalışmaların çok yönlü olarak devam ettiğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Somut gelişmeler yaşandığında kamuoyuyla paylaşılacaktır." ifadeleri kullanıldı. MSB'DEN AVRUPA PARLAMENTOSU'NUN KIBRIS KARARINA TEPKİ Avrupa Parlamentosu'nda Kıbrıs meselesine ilişkin alınan karar hakkında değerlendirmelerde bulunan MSB, söz konusu kararı kabul etmediğini bildirdi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının geçmişte maruz kaldığı saldırıların ve yaşanan hadiselerin görmezden gelindiği belirtilerek, Türkiye'nin 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nı garantörlük hakları doğrultusunda gerçekleştirdiği vurgulandı. Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve varlığını korumayı sürdüreceği kaydedilen açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Ada'daki mevcudiyetinin barış ve istikrarın teminatı olduğu ifade edildi. TÜRKİYE-MISIR SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENİYOR Türkiye ile Mısır arasındaki askerî ilişkilerin son dönemde ciddi bir ivme kazandığını belirten Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik diyaloğunun artırıldığını ifade ederken; askeri eğitim, müşterek faaliyetler ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği adımlarının atıldığını duyurdu. Tuğamiral Aktürk, Haziran 2026'da Türkiye ve Mısır'da hava unsurlarının katılımıyla icra edilen tatbikatların, iki ülke silahlı kuvvetleri arasındaki birlikte çalışabilme kabiliyetini artırdığını ve karşılıklı tecrübe paylaşımına destek sağladığını kaydetti. Açıklamada, iki ülkenin savunma bakanlıkları düzeyinde gerçekleştirilen görüşmelerde ikili savunma ve güvenlik konularının masaya yatırıldığı belirtilirken, görüşmeler neticesinde iki ülke arasında "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu" imzalandığı; bu belgenin Türkiye ve Mısır arasındaki savunma iş birliğini kurumsal bir çerçevede geliştirmeyi, bölgesel barış ve istikrara katkı sunacak yeni iş birliği alanları açmayı hedeflediği duyuruldu.

GİRESUN’DA 15 TEMMUZ HAFIZASI YENİDEN CANLANDI Haber

GİRESUN’DA 15 TEMMUZ HAFIZASI YENİDEN CANLANDI

GİRESUN’DA 15 TEMMUZ HAFIZASI YENİDEN CANLANDI ŞEHİTLER RAHMETLE, GAZİLER MİNNETLE ANILDI 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla Giresun’da düzenlenen programlarda millî irade, birlik ve beraberlik mesajı verildi. “15 Temmuz Hafıza Durağı” ziyaretçilere açılırken, şehit aileleri ve gaziler düzenlenen yemek programında devlet protokolüyle bir araya geldi. Vali Mustafa Koç, “Milletimizin iradesi hiçbir güç karşısında teslim alınamaz” dedi. Giresun’da 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü anma etkinlikleri kapsamında iki ayrı program düzenlendi. Belediye Kültür ve Fuar Merkezi’nde hazırlanan 15 Temmuz Hafıza Durağı törenle açılırken, şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları da Özel İdare Restoranı’nda düzenlenen yemek programında ağırlandı. Giresun Valisi Mustafa Koç, her iki programda yaptığı konuşmalarda 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişimi değil, doğrudan millet iradesine, devletin varlığına, demokrasiye ve Türkiye’nin ortak geleceğine yöneltilmiş büyük bir saldırı olduğunu vurguladı. 15 TEMMUZ HAFIZA DURAĞI ZİYARETE AÇILDI Giresun Valiliği tarafından hazırlanan 15 Temmuz Hafıza Durağı, 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü Belediye Kültür ve Fuar Merkezi’nde düzenlenen törenle açıldı. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekili Ali Temür, il protokolü, kamu kurumlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Hafıza Durağı ziyaretçilere açıldı. Sergi alanında, 15 Temmuz 2016 gecesi yaşananlara ilişkin fotoğraflar, belgeler ve çeşitli materyaller yer aldı. Vali Koç ve beraberindeki protokol üyeleri sergiyi gezerek çalışmaları inceledi. SADECE BİR SERGİ DEĞİL, BİR HAFIZA MEKÂNI Açılışta konuşan Vali Mustafa Koç, 15 Temmuz’un Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu söyledi. Koç, Hafıza Durağı’nın yalnızca fotoğraf ve belgelerin sergilendiği bir alan olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu alanın 15 Temmuz gecesi ortaya konulan direnişin, cesaretin ve kahramanlığın gelecek nesillere aktarılacağı önemli bir hafıza mekânı olduğunu ifade etti. Millî hafızanın canlı tutulmasının önemine dikkat çeken Koç, yaşananların genç nesillere doğru ve eksiksiz biçimde anlatılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu dile getirdi. MİLLET İRADESİ MEYDANLARDA DİRENİŞE DÖNÜŞTÜ Vali Koç, 15 Temmuz 2016 gecesi vatandaşların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara çıkarak vatanına, bayrağına, demokrasisine ve bağımsızlığına sahip çıktığını belirtti. O gece ortaya konulan direnişin, millet iradesinin hiçbir silahlı güç, vesayet girişimi veya darbe teşebbüsü karşısında teslim alınamayacağını tüm dünyaya gösterdiğini vurgulayan Koç, 15 Temmuz’un toplumsal hafızada daima canlı tutulması gerektiğini söyledi. ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER VEFA SOFRASINDA BULUŞTU 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen Şehit ve Gazi Aileleri ile Yemek Programı, 14 Temmuz 2026 tarihinde Özel İdare Restoranı’nda gerçekleştirildi. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç’un yanı sıra Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Cumhuriyet Başsavcısı Zeynel Abidin Akkiraz, Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, il protokolü, şehit aileleri, gaziler ve gazi aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitler rahmet, minnet ve şükranla anıldı. Gazilerin fedakârlıkları ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesine yaptıkları katkılar bir kez daha dile getirildi. 15 TEMMUZ, MİLLETİN ORTAK GELECEĞİNE YÖNELMİŞ BİR SALDIRIYDI Yemek programında konuşan Vali Mustafa Koç, 15 Temmuz 2016 gecesinin yalnızca bir askerî darbe girişimi olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Koç, söz konusu girişimin milletin iradesine, devletin varlığına, ülkenin bağımsızlığına ve toplumun ortak geleceğine yöneltilmiş büyük bir saldırı olduğunu belirtti. Milletin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara inerek demokrasiye ve bağımsızlığa sahip çıktığını ifade eden Koç, o gece sergilenen duruşun Türkiye’nin demokrasi tarihine altın harflerle yazıldığını kaydetti. “İRADE BİZİM, ZAFER BİZİM” Vali Koç, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 2026 yılı teması olan “İrade Bizim, Zafer Bizim” sözünün, milletin tarih boyunca ortaya koyduğu birlik, beraberlik ve bağımsızlık iradesini yansıttığını söyledi. Koç, Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Millî Mücadele’den 15 Temmuz’a kadar uzanan tarihî süreçte aynı mücadele ruhunun yaşatıldığını belirterek, Türk milletinin bağımsızlığına ve iradesine yönelik her saldırı karşısında ortak bir duruş sergilediğini ifade etti. DEVLET ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN YANINDA Şehit aileleri ve gazilere seslenen Vali Koç, devletin her zaman onların yanında olduğunu vurguladı. Şehitlerin emanetlerinin milletin en kıymetli değerleri arasında bulunduğunu dile getiren Koç, gazilerin de gösterdikleri fedakârlık, cesaret ve vatan sevgisiyle gelecek nesillere örnek olmaya devam ettiğini söyledi. Koç, şehit aileleri ve gazilere gösterilen ilginin yalnızca belirli günlerle sınırlı kalmaması gerektiğini, bu vefanın hayatın her alanında sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade etti. GİRESUNLU 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİ İSİM İSİM ANILDI Vali Mustafa Koç, Giresun’un da 15 Temmuz gecesi millî iradeye sahip çıkan illerden biri olduğunu belirtti. Konuşmasında Giresunlu 15 Temmuz şehitleri İsmail Kefal, Emrah Sağaz, Muharrem Kerem Yıldız ve Cengiz Hasbal’ı isim isim anan Koç, başta Giresunlu şehitler olmak üzere vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri rahmet ve minnetle yâd etti. Kahraman gazilere sağlık, huzur ve esenlik dileyen Koç, şehitlerin hatıralarının ve gazilerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını söyledi. MİLLÎ HAFIZA GELECEK NESİLLERE AKTARILACAK Vali Koç, Hafıza Durağı’nın birlik ve beraberlik ruhunun güçlendirilmesine katkı sunmasını temenni ederek, programın hazırlanmasında emeği geçen kurumlara ve kişilere teşekkür etti. 15 Temmuz Hafıza Durağı’nın, fotoğraf, belge ve materyaller aracılığıyla o gece yaşananları gelecek nesillere aktarması hedeflenirken, düzenlenen yemek programıyla da şehit aileleri ve gazilere duyulan vefa bir kez daha gösterildi. Şehit ve Gazi Aileleri ile Yemek Programı, İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay’ın yaptığı duanın ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.