Hava Durumu

#Türkiye

giresunsonhaber - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Haber

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR

4 ŞUBAT DÜNYA KANSER GÜNÜ: ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR Farkındalık, tarama ve sağlıklı yaşam vurgusu: “Kanser erken yakalanabilir, durdurulabilir ve iyileştirilebilir.” Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı ve önlenebilir ölümlerin azaltılmasını hedefleyen küresel bir dayanışma çağrısı olarak öne çıkıyor. Uluslararası kampanyanın 2025–2027 dönemi teması olan “Benzersiz Birlik”, kanserle mücadelede her bireyin farklılığıyla güçlü bir bütünün parçası olduğunu vurguluyor. Amaç, yalnızca bir gün süren bir hatırlatma değil; kalıcı bilinç, davranış değişikliği ve düzenli sağlık kontrolleriyle sürdürülen bir mücadele kültürü oluşturmak. Uzmanlar, vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkan şikâyetlerin her zaman kanser anlamına gelmeyebileceğini ancak belirtilerin asla hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Erken evrede teşhis edilen kanserlerde tedavi başarısının belirgin şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de kanser, ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alıyor. En sık görülen kanser türleri ise akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserleri olarak sıralanıyor. Risk Faktörlerine Dikkat Uzmanlar, kanser gelişiminde yaşam tarzının belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Kaçınılması gereken başlıca risk faktörleri şöyle sıralanıyor: Sigara ve diğer tütün ürünleri kullanımı Obezite Aşırı alkol tüketimi Yetersiz meyve ve sebze tüketimi HPV başta olmak üzere cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar Hepatit ve diğer kanserojen enfeksiyonlara maruziyet Hava kirliliği İyonize radyasyona maruz kalma Bu faktörlerin kontrol altına alınmasının, birçok kanser türünün önlenmesinde kritik rol oynadığı ifade ediliyor. Ücretsiz Tarama Programları Hayat Kurtarıyor Kanserin erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken sağlık otoriteleri, vatandaşları düzenli tarama programlarına katılmaya davet ediyor. Türkiye’de yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında: Meme Kanseri Tarama Programı Ayda bir kendi kendine meme muayenesi konusunda danışmanlık Yılda bir klinik meme muayenesi 40–69 yaş arası kadınlara iki yılda bir mamografi Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Tarama Programı 30–65 yaş arası kadınlara beş yılda bir HPV-DNA testi Kolorektal Kanser Tarama Programı 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere iki yılda bir gaitada gizli kan testi 50–70 yaş arasında on yılda bir kolonoskopi Bu taramalar; KETEM’ler, İlçe Sağlık Müdürlükleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılıyor. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Melek Çağlayan, kanserle mücadelede en güçlü silahın erken tanı olduğunun altını çizerek, bireylerin düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini vurguluyor. Toplum genelinde bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte, kanser kaynaklı kayıpların azaltılabileceği belirtiliyor.

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı... TÜFE aylık yüzde 4,84 arttı, yıllıkta yüzde 30,65’e geriledi Haber

Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı... TÜFE aylık yüzde 4,84 arttı, yıllıkta yüzde 30,65’e geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından sağlanan verilere göre, Ocak 2026'da Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 4,84 oranında yükselirken, yıllık artış oranı yüzde 30,65 seviyesine düştü. Bu dönemde gıda, ulaştırma ve konut sektörleri önemli fiyat artışları kaydetti. Ocak ayında enflasyonun aylık düzeyde yüksek olduğu, fakat yıllık artışın biraz gerilediği görüldü. ANKARA (İGFA) - TÜİK tarafından açıklanan verilere göre Ocak ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜFE verileri ana harcama gruplarındaki değişimi gösteriyor; Ocak ayında TÜFE’de en yüksek ağırlığa sahip üç harcama grubunun yıllık değişimleri şöyle gerçekleşti: gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 31,69, ulaştırma yüzde 29,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar yüzde 45,36 olarak belirlendi. Bu grupların yıllık değişime katkıları sırasıyla 7,82, 4,64 ve 6,74 puan olarak gerçekleşti. Aylık bazda ise aynı gruplardaki değişimler; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,59, ulaştırmada yüzde 5,29, konutta ve enerjide yüzde 4,43 olarak gözlemlendi. Aylık değişime katkıları gıda ve alkolsüz içeceklerde 1,61, ulaştırmada 0,88 ve konutta 0,51 puan olarak hesaplandı. Endeks kapsamında değerlendirilen 174 alt sınıftan 14'ü düşerken, 3'ünde değişiklik olmadı ve 157 alt sınıfta artış yaşandı. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altın hariç TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 30,11, aylık yüzde 4,22 oranında yükseldi.

Savunma ve havacılık sanayiiden 2026’ya rekor ihracatla güçlü başlangıç Haber

Savunma ve havacılık sanayiiden 2026’ya rekor ihracatla güçlü başlangıç

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, savunma ve havacılık sanayiinin 2026 yılı Ocak ayında 555,3 milyon dolarlık ihracata ulaştığını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44,2’lik artış kaydedildiğini açıkladı. ANKARA (İGFA) - 2025 yılını rekorlarla kapatan Türkiye savunma ve havacılık sanayii, 2026 yılına da güçlü bir ihracat performansıyla başladı. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, yaptığı paylaşımda sektörün Ocak 2026’da 555,3 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu rakam, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44,2’lik artış anlamına geliyor. Prof. Dr. Görgün, elde edilen başarının; yüksek katma değerli ve ileri teknolojiye dayalı ürün portföyü, sahada kendini kanıtlamış sistemler ve güvene dayalı uzun vadeli uluslararası iş birliklerinin somut bir sonucu olduğunu vurgularken, savunma ve havacılık sanayiinin, küresel pazarlardaki rekabet gücü ve sürdürülebilir büyüme kapasitesiyle Türkiye’nin genel ihracat performansına stratejik katkı sunmaya devam ettiğini belirtti. Söz konusu başarının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen Millî Teknoloji Hamlesi ve Millî Yetkinlik Hamlesi kapsamında izlenen planlı, istikrarlı ve vizyoner politikaların bir yansıması olduğunu ifade eden Prof. Dr. Görgün, sektöre katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Prof. Dr. Görgün, katma değerli ve yüksek teknolojili ürünlerle daha güçlü bir Türkiye hedefi doğrultusunda savunma ve havacılık sanayiinin başarılarının artarak süreceğini kaydetti.

Türkiye sulak alanlar için kritik eşikte Haber

Türkiye sulak alanlar için kritik eşikte

Ramsar Sözleşmesi’nin 2026 teması “Sulak Alanlar ve Geleneksel Bilgi”, Türkiye’de hızla küçülen göllerin yalnızca ekosistemleri değil, binlerce yıllık insan-doğa ilişkisini de tehdit ettiğini gözler önüne seriyor. Uzmanlar, çözümün beton projelerde değil, bilimle yerel bilginin buluştuğu yeni bir su yönetimi anlayışında olduğunu vurguluyor. İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında açıklanan Ramsar Sözleşmesi’nin 2026 yılı teması, Türkiye’nin suyla kurduğu ilişkinin geldiği noktayı yeniden tartışmaya açtı. Burdur, Beyşehir ve Seyfe gibi tarih boyunca çevresindeki yerleşimlere hayat veren göllerin hızla küçülmesi, bu temayı geçmişe dönük bir hatırlatmadan çok, bugüne ve geleceğe yönelik güçlü bir uyarıya dönüştürüyor. Türkiye’deki sulak alanlar yalnızca kuşların, balıkların ve bitkilerin yaşam alanları değil; aynı zamanda üretim biçimlerini, yerel bilgiyi ve kültürel hafızayı şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Ancak yaşanan kayıplar, ekosistemlerle birlikte bu çok katmanlı mirası da zayıflatıyor. Bu tablo yalnızca Türkiye’ye özgü değil. Akdeniz Sulak Alanlar Gözlemevi’nin yayımladığı “Akdeniz Sulak Alanları Durum Raporu 3”, Akdeniz Havzası’ndaki tarihsel sulak alanların yarısından fazlasının büyük ölçüde kaybolduğunu ortaya koyuyor. Bilim insanları, bu kaybın rastlantısal değil, uzun süredir uygulanan su ve arazi politikalarının sonucu olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlara göre sorunun merkezinde, suyun ekosistemin canlı bir parçası olarak değil, kontrol edilmesi gereken bir kaynak olarak ele alınması yer alıyor. Barajlar ve yoğun tarımsal sulama, nehirlerin doğal akışını bozarken gölleri ve deltaları besleyen su döngülerini de zayıflatıyor. Kısa vadeli üretim artışı hedefleri ise uzun vadede su ve gıda güvenliğini riske atıyor. Çözüm için işaret edilen yol ise bilimsel verilerle yerel toplulukların yüzyıllara dayanan bilgisini bir araya getiren bütüncül bir yaklaşım. Balıkçıların, çiftçilerin ve göçerlerin doğaya dair gözlemleri, çoğu zaman ekolojik değişimleri erken fark edebilecek önemli ipuçları sunuyor. Proje Evi Kooperatifi, bu dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle özetliyor: “Göller sadece su birikintileri değil; bu toprakların hafızasının kilit taşları. Kuruyan her göl, bir ekosistemle birlikte bir yaşam biçimini de ortadan kaldırıyor. Çözüm, daha fazla beton değil; bilimi, o gölün kıyısında yaşayan insanların deneyimiyle buluşturan yeni bir su yönetimi anlayışıdır.”

Doğal gaz ve elektrik faturasının yarısı devletten Haber

Doğal gaz ve elektrik faturasının yarısı devletten

Osmaniye’de bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, doğal gaz ve elektrik faturasının yarısının devletten olduğunu açıkladı. OSMANİYE (İGFA) – Osmaniye Valiliği ve Osmaniye Belediyesi’ni ziyaret eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı açıklamada, “Kadim kültürümüzün izlerini taşıyan, Kaleler Diyarı güzel şehrimiz Osmaniye’deyiz. Enerjisi ve sanayisiyle Türkiye’nin üretim gücüne güç katan şehrimizde, ilk olarak Osmaniye Valimiz Mehmet Fatih Serdengeçti’yi ziyaret ederek, Bakanlığımızın görev alanındaki mevcut yatırımları ve asrın felaketi sonrası süren ihya ve inşa çalışmalarını değerlendirdik. Enerji ve madencilik alanındaki potansiyelimizi, yerel yönetimlerimizle tam bir uyum içerisinde artan bir ivmeyle yatırıma dönüştürmeye kararlıyız. Türkiye özellikle 2016'dan sonra yeni bir vizyon geliştirdi. Kendi gazını, petrolünü kendi gemileriyle denizlerinde arayan, karalarında petrolünü, doğal gazını yoğun bir şekilde arayan bir ülke haline geldi. Hamdolsun bu ilk stratejik adımdan sonra da neticelerini almaya başladık. Karadeniz'de 4 milyon eve yetecek kadar gazı üretir hale geldik. İnşallah bu sene yine önemli bir yıl, bu 8 milyon haneye gelecek. 2028'de 16-17 milyon hanenin gazını kendimiz karşılar hale geleceğiz. Doğal gaz ve elektrik faturalarının yarısı devletimiz tarafından karşılanıyor. Cumhur İttifakı’nın güçlü duruşu ve hizmet vizyonuyla her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz. Üreten ve gelişen Osmaniye için omuz omuza çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.

Su ürünlerinde 2,3 milyar dolarlık ihracat Haber

Su ürünlerinde 2,3 milyar dolarlık ihracat

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin 2025'te su ürünleri ihracatının 2,3 milyar dolara ulaştığını, bunun da yaklaşık 500 milyon dolarının Türk somonundan geldiğini söyledi. ANKARA (İGFA) - Borçka Baraj Gölü'ndeki Artvin Balıkçılık Somon Üretim Tesisi'ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman İl Müdürü Neşet Ulutaş ve Artvin Su Ürünleri Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Önder Alkan'dan bilgi aldı. Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'de balıkçılık sektörünün son yıllardaki gelişiminin kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini belirterek, "Son dönemde özellikle 1 milyon ton üretim barajına ulaşmış olması ve bu rekoru kırmış olması, balıkçılık sektörünün potansiyelini üretime çevirdiğiyle alakalı çok güzel sonuçlar getirdi bize." ifadesini kullandı. Türkiye'de balık yetiştiriciliğinin son 23 yılda 10 kat arttığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 650 bin tonlara gelmiş durumdayız. Türk somonu, alabalık, levrek, çipura gibi ürünlerin artık bir marka olarak da dünya pazarlarına ulaşmış olması bu manada sektörün daha da gelişeceğine dair bizler için umut verici bir durum. Su ürünleri üretiminde özellikle hem yetiştiricilikte hem avcılıkta üretim planlamasına 2024 yılından itibaren geçmiştik hatırlarsanız. Yüzde 95'in üzerinde bir oranda üretim planlaması uygulaması var. Bunu hem yetiştiricilikteki gelişmelerin üretim planlamasına çok ciddi bir şekilde katkı vermesi hem de avcılıktaki sonuçlardan özellikle koruma kullanma dengesini gözettiğimizde görmüş oluyoruz." TÜRK SOMONU ÜRETİMİNDE 8 YILDA 15 KAT ARTIŞ Bakan Yumaklı, bitkisel, hayvansal ve su ürünlerindeki üretim planlamasının başarılı olduğunu vurguladı. İşleme tesisleri ve ihracata hazırlık açısından yapmaları gereken yatırımların olduğunu belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "2025 yılında su ürünlerinden ülkemiz 2,3 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştı. Bunun da yaklaşık 500 milyon doları yine bizim Türk somonu dediğimiz ve artık dünya pazarlarına ulaşmış olan bir ürünümüzden gelmiş oldu. Son 8 yılda özellikle Türk somonu üretiminin 15 kat arttığını söylemek istiyorum. Bu manada özellikle hem iç sulardaki yetiştiricilikte hem de buna uygun denizlerimizdeki yetiştiricilikte çok başarılı bir sonuca ulaşmış durumdayız." Artvin'in Türk somonu üretiminde önemli şehirler arasında yer aldığına dikkati çeken Yumaklı, "Burada 11 tesis var. Bunun karşılığı 765 milyon lira. Yani bu rakamları sadece birer rakam olarak görmemek lazım. Bulunduğu şehre çok önemli bir ekonomik katkı da sağlamış oluyor aynı zamanda. Artvin'in bu potansiyelini daha da geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bu sektörde büyük potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, "Bunu harekete geçirdik, daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Bu balıklar hem yetiştiricilikte hem avcılıkta büyük karlar sağlayacak. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime, bütün üreticilerimize, sektörün başından sonuna kadar hepsine çok teşekkür ediyorum ve saygılar." diye konuştu. Daha sonra Artvin Valiliğine ziyarette bulunan Yumaklı, Vali Turan Ergün ile bir araya geldi.​

Dijital kuyumculuk popülerleşti! Gümüş e-ticaretin vazgeçilmezleri arasına girdi Haber

Dijital kuyumculuk popülerleşti! Gümüş e-ticaretin vazgeçilmezleri arasına girdi

E-ticarette yeni yılın ilk ay verilerine göre gümüşe ilgi yüzde 103 oranında artarken, 22 ayar altın bilezik talebi yüzde 50 yükseldi. Dijital kuyumculuğun popülerleştiği alışverişlerde en çok satış Çorum, Kayseri ve Diyarbakır'da yapıldı. Özellikle gümüş fiyatlarındaki artış dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - E-ticaret sitelerinden hepsiburada'nın Ocak 2026 verilerine göre, gümüş ürünlerine olan ilgi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 103 arttı. Aylık kırılımda ise bu artışın yalnızca tek bir dönemle sınırlı kalmadığı, gümüş tercihinin yıl geneline yayılan istikrarlı bir yükseliş sergilediği görülüyor. Son bir yılda gümüşün artık yatırım sepetlerinde düzenli ve tekrarlayan bir ürün haline gelmesi dikkat çekiyor. Verilere göre altın kategorisinde 22 ayar altın bilezik gibi daha yüksek hacimli ürünlere olan ilgi, istikrarını korumaya devam ederken, Ocak 2025’te gram altın ile 22 ayar bilezik arasındaki dengeli seyir 2026 yılı itibarıyla yerini belirgin bir tercih değişimine bıraktı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla değerlendirildiğinde, 22 ayar bileziğe olan talep gram altına göre yaklaşık yüzde 50 daha fazla artış gösterdi. Dijital kuyumculuğa olan ilginin Türkiye geneline yayıldığı görülüyor. Üç büyük ilin ardından yatırım amaçlı alışverişlerin en yoğun yaşandığı şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı. Satış tarafında ise Türkiye’nin geleneksel kuyumculuk merkezleri öne çıktı; Çorum, Kayseri ve Diyarbakır platform üzerinden en çok satış yapan şehirler oldu. Ocak ayının son 10 günü incelendiğinde, gümüş fiyatlarındaki artışın da etkisiyle yatırım amaçlı alışverişlerin bu dönemde belirgin biçimde yoğunlaştığı gözlendi. Özellikle 28 Ocak, ay ortalamasının yaklaşık yüzde 45 üzerine çıkarak, son 10 günün en yüksek satışının gerçekleştiği gün olarak öne çıktı. Ay sonuna doğru artan gümüş gündemi ve görünürlüğünün tüketici davranışları üzerinde etkili olduğunu gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.