Hava Durumu

#Verimlilik

giresunsonhaber - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR:  PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE Haber

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR: PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR: PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE YAPILACAK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, hızlanan profesyonelleşme süreci ve büyüyen teknik altyapısıyla yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, fidanlıkları, tedarikçileri, ihracatçıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te buluşturacak. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya konuşmacı olarak yer alacak; üreticiler de teknik masada kendi bahçe deneyimlerini paylaşacak. ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNDEKİ YERİNİ GÜÇLENDİRİYOR Şili, Avrupa fındığında dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri olma hedefini daha güçlü biçimde ortaya koyuyor. Ülkede 70 bin hektarı aşan dikim alanı, sürdürülebilir büyüme arayışı ve giderek profesyonelleşen üretim yapısı, fındığı Şili tarımı içinde stratejik ürünlerden biri haline getirdi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu büyüme döneminin teknik ve ticari yönünü tartışmaya açacak. Etkinlik, yalnızca bir üretici toplantısı olarak değil; Şili fındığının üretim, teknoloji, işleme, ihracat, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet başlıklarını aynı zeminde değerlendirecek bir sektör buluşması olarak hazırlanıyor. Toplantı, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Casa Laura, Los Ángeles’te yapılacak. Program 09.30’da başlayacak ve 15.00’e kadar sürecek. Bilet satışları Welcu üzerinden açıldı. Etkinliğin hedef kitlesi; üreticiler, danışmanlar, fidanlıklar, tedarikçiler, ihracatçılar, şirketler ve Avrupa fındığı sektöründe karar alıcı konumda bulunan profesyoneller olarak belirlendi. “ŞİLİ, FINDIK GÜCÜ” BAŞLIĞI ÖNE ÇIKTI PlanetNuts, 2026 buluşmasını “Chile, potencia avellanera” başlığıyla duyurdu. Bu ifade, Şili’nin artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil, Avrupa fındığında küresel ölçekte ağırlık kazanan bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Fındık üretiminin sezon açısından kritik bir aşamaya girdiği vurgulanırken, üreticilerin ve danışmanların sahada daha doğru karar alabilmesi için güncel teknik bilgiye ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bu çerçevede PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticilere, danışmanlara ve sektör profesyonellerine bilgi, deneyim ve pratik araçlar sunmayı hedefliyor. Şili’de Avrupa fındığı üretimi büyürken, sektörün gündemi de değişiyor. Yeni dikim alanları tek başına yeterli görülmüyor. Verimli bahçe yönetimi, bitki sağlığı, doğru budama, soğuklanma takibi, hastalık kontrolü, besleme programları, sürdürülebilir girdiler, işleme kapasitesi, otomasyon, ürün kalitesi ve ihracat bağlantıları aynı stratejik çerçevenin parçaları haline geliyor. İLK KONUŞMACILAR AÇIKLANDI PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk konuşmacıları da belli oldu. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya konuşmacı olarak yer alacak. Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman kimliğiyle programa katılacak. Aguilar’ın etkinlikte yer alması, bahçe yönetimi, sezon içi kararlar, hasat başarısı, verimlilik ve üreticinin sahada karşılaştığı teknik sorunların toplantının ana gündemlerinden biri olacağını gösteriyor. AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco’nun konuşmacı olarak açıklanması, etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığının sanayi, tedarik zinciri, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri bakımından da değerlendirileceğine işaret ediyor. Fitopatolog ve akademisyen Ernesto Moya ise programın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi boyutunu güçlendirecek. Moya’nın katılımı, Avrupa fındığında verim kayıplarına yol açan hastalık baskısı, odun hastalıkları, patojen riski ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin 2026 toplantısında daha görünür olacağını gösteriyor. ÜRETİCİLER TEKNİK MASADA SAHA DENEYİMİNİ ANLATACAK PlanetNuts, 2026 programında yalnızca uzman sunumlarına değil, üreticilerin doğrudan saha deneyimlerine de yer verecek. Etkinlikte teknik üretici masası oluşturulacak. Bu bölümde çiftçiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde aldıkları kararları, karşılaştıkları sorunları, öğrendikleri dersleri ve elde ettikleri sonuçları sektörle paylaşacak. Bu format, Şili fındık sektöründe bilgi paylaşımının daha pratik bir zemine taşındığını gösteriyor. Çünkü Avrupa fındığında verim, kalite ve sürdürülebilirlik artık yalnızca laboratuvar, firma sunumu ya da akademik değerlendirme konusu değil; doğrudan bahçe ölçeğinde alınan günlük kararlarla şekilleniyor. Üretici masası, danışmanlar, firmalar ve araştırmacılar için de önemli bir gözlem alanı oluşturacak. Gerçek bahçe deneyimleri, sektörün hangi teknik çözümlere ihtiyaç duyduğunu, hangi uygulamaların sahada karşılık bulduğunu ve hangi risklerin üreticiyi zorladığını daha net gösterecek. SPONSORLAR ÜRETİMDEN İŞLEMEYE UZANAN GENİŞ BİR TEKNİK HAT OLUŞTURDU PlanetNuts Day Avellanos 2026 için sponsor duyuruları art arda geldi. Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorlar arasında açıklanması, etkinliğin bahçe yönetiminden bitki sağlığına, biyostimülasyondan işleme teknolojilerine, ürün korumadan sürdürülebilir girdilere kadar geniş bir teknik gündemle hazırlandığını gösteriyor. Bu yapı, Şili fındık sektörünün geldiği aşamayı da ortaya koyuyor. Artık büyüme yalnızca üretim alanı ve hasat miktarıyla ölçülmüyor. Bahçenin teknik yönetimi, bitkinin dayanıklılığı, ürünün kalite standardı, hasat sonrası işleme kapasitesi, otomasyon, biyolojik çözümler ve üreticiye teknoloji aktarımı sektörün ana belirleyicileri arasına giriyor. TRINUTS BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK BOYUTUNU GÜÇLENDİRDİ Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasında yer aldı. Şirket, 30 yılı aşkın tarımsal deneyimiyle fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık ve üretim süreçleri üzerine çalışıyor. Trinuts’un çok disiplinli ekibi, bahçelerde verimlilik, etkin üretim, kârlılık ve üreticiye özel teknik çözüm geliştirme başlıklarıyla öne çıkıyor. Şirketin programa katılması, toplantının bahçe yönetimi ve saha danışmanlığı hattını güçlendirdi. Bu katılım, Avrupa fındığında yeni dönemin üreticiye daha yakın, bahçe bazında karar üreten ve her üretim alanının koşullarına göre çözüm geliştiren bir teknik danışmanlık yapısını gerekli kıldığını gösteriyor. FITOTECNOLOGÍA BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL GİRDİLERLE PROGRAMA GİRDİ Fitotecnología da PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında açıklandı. Maule Bölgesi çıkışlı Şili şirketi, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli doğal kaynaklı tarımsal girdiler geliştirme alanında çalışıyor. Şirketin uzmanlık alanları arasında biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri bulunuyor. Bu katılım, 2026 buluşmasında sürdürülebilir üretim, bitki sağlığı, besleme verimliliği ve çevreyle uyumlu tarımsal girdi kullanımının güçlü başlıklardan biri olacağını gösteriyor. Şili’de Avrupa fındığı üretimi genişlerken, üreticiler yalnızca daha fazla dikim yapma baskısıyla değil, daha sağlıklı ve dayanıklı bahçeler kurma ihtiyacıyla da karşı karşıya bulunuyor. Fitotecnología’nın sponsorluğu, bu teknik dönüşümün biyo-temelli çözümler üzerinden de ilerlediğini ortaya koyuyor. PACK-MAN İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE OTOMASYONLA ÖNE ÇIKTI Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin hasat sonrası süreçler ve sanayi kapasitesi boyutunu güçlendirdi. Şirket, meyve ve kuru yemişlerin işlenmesine yönelik teknolojik çözümler geliştiren bir firma olarak tanıtıldı. Pack-Man, 10 yılı aşkın deneyimiyle özel projeler, yüksek seviyeli ekipman ve uzman teknik servis hizmetleri sunuyor. Şirketin inovasyon ve otomasyon odağı, üreticilerin işleme süreçlerini optimize etmesini ve daha yüksek kalite standartlarına ulaşmasını hedefliyor. Bu sponsorluk, Şili’de fındık büyümesinin artık yalnızca tarlada değil, işleme hattında da yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Üretim artışı, eğer işleme kapasitesi, kalite standardı, otomasyon ve teknik servis altyapısıyla desteklenmezse sektörün rekabet gücünü sınırlayabilir. Pack-Man’in programa dahil edilmesi, bu nedenle etkinliğin sanayi ayağını tamamlayan önemli bir başlık oluşturuyor. UPL ÜRÜN KORUMA, BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLERLE KATILDI UPL, PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Küresel ölçekte tarım çözümleri alanında faaliyet gösteren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle programa dahil oldu. UPL’nin OpenAg yaklaşımı, iş birliği ve inovasyon ekseninde üreticilere verimliliği artıran, bitki dayanıklılığını güçlendiren ve geleceğe hazırlıklı tarım uygulamalarını destekleyen araçlar sunmayı hedefliyor. Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişkenliği, hastalık baskısı, verim istikrarı ve ürün kalitesi daha kritik hale gelirken, UPL’nin sponsorluğu toplantının ürün koruma ve sürdürülebilir üretim gündemini güçlendirdi. ROVENSA NEXT CHILE BİYOÇÖZÜMLERLE GÜNDEMİ GENİŞLETTİ Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarıma yönelik biyoçözümler portföyüyle PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Rovensa Next, biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlardan oluşan geniş ürün yapısıyla tanıtıldı. Şirketin sürdürülebilir tarım alanında çalışan 12 öncü firmanın birleşmesiyle oluşan yapısı, yerel teknik bilgi ile küresel deneyimi aynı çatı altında topluyor. Bu katılım, Şili fındık sektöründe biyolojik çözümler, bitki sağlığı, kalite ve çevresel sürdürülebilirlik başlıklarının daha fazla ağırlık kazandığını gösteriyor. Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, 2026 buluşmasının yalnızca verim artışını değil, verimin nasıl sürdürülebilir hale getirileceğini de tartışacağını ortaya koyuyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİNİ ÜRETİCİYE TAŞIYACAK FertiGlobal ve Fertiamerica da PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında açıklandı. Fertiamerica, FertiGlobal’in Şili’deki resmi distribütörü ve iş ortağı olarak konumlandırılıyor. FertiGlobal, biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanında uzmanlaşmış uluslararası bir şirket olarak tanıtıldı. Şirket, tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği artırmaya yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Bu teknolojilerin Fertiamerica aracılığıyla Şilili üreticilere ulaştırılması, Avrupa fındığında modern bitki besleme yönetiminin daha fazla önem kazandığını gösteriyor. İklim baskısı, hastalık riski, kalite standardı ve maliyet yönetimi aynı anda büyürken, üreticinin daha etkili teknik araçlara ihtiyaç duyduğu görülüyor. SUMITOMO CHEMICAL CHILE ÜRÜN KORUMA VE VERİMLİLİK HATTIYLA PROGRAMA DAHİL OLDU Sumitomo Chemical Chile, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasına katıldı. Küresel ölçekte tarımsal inovasyon alanında faaliyet gösteren şirket, ürün koruma ve üretkenlik çözümleriyle etkinliğe dahil olacak. Sumitomo Chemical, kimyasal ve biyolojik teknolojileri birlikte kullanarak daha verimli ve sürdürülebilir tarımı destekleyen çözümler geliştiriyor. Şirketin AgroSolutions bölümü, üreticilere verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarında araçlar sunuyor. Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorluğu, 2026 toplantısında bitki sağlığı, ürün koruma, verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarının daha güçlü biçimde yer alacağını gösteriyor. ALICAHUE GENEL PARTNER AĞINA KATILDI PlanetNuts’un son duyuruları yalnızca PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorlarıyla sınırlı kalmadı. Alicahue de PlanetNuts’un yeni genel partneri olarak açıklandı. Alicahue, ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimiyle tanıtıldı. Şirketin üreticilerle çalışma tecrübesi ve ulusal ile uluslararası pazarlar için yüksek kalite standartlarına sahip çözümler sunduğu belirtildi. Bu duyuru doğrudan PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsor listesine yazılacak bir etkinlik bilgisi değil. Ancak PlanetNuts’un fındık dışında daha geniş sert kabuklu meyve sektöründe de teknik bilgi, uzman içerik ve ticari bağlantı ağı kurduğunu gösteriyor. Platform, üreticiyi, şirketleri ve sektör aktörlerini aynı çatı altında buluşturan yapısını genişletiyor. KIŞ DÖNEMİ UYARILARI SAHA GÜNDEMİNİ GÖSTERDİ PlanetNuts’un güncel teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıktı. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira, kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Rivadeneira’nın değerlendirmesinde odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı stratejik bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi, düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması ve siyanamid kullanımının bölge koşullarına göre önceden değerlendirilmesi öne çıktı. Bu teknik uyarılar, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın neden yalnızca genel sektör değerlendirmesiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Şili fındığında üreticinin sahadaki kararları, gelecek sezonun verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. SAHA ZİYARETLERİ ÜRETİCİYE YAKIN TEKNİK DESTEK İHTİYACINI ORTAYA KOYDU PlanetNuts’un paylaşımlarında AminoChem’in VI Bölgesi temsilcisi Eduardo Muñoz’un üreticilere yapılan saha ziyaretlerine ilişkin değerlendirmesi de yer aldı. Bu içerik, meyve bahçelerinin mevcut sorunlarını doğrudan sahadan öğrenme ve üreticilere üretim aşamasına uygun çözümler sunma ihtiyacını öne çıkardı. Gün boyunca farklı teknik başlıkların ele alınması, üreticilere destek ve danışmanlık verilmesi, Şili’de fındık sektörünün yalnızca büyük toplantılarla değil, üretici bahçelerine inen teknik temaslarla da ilerlediğini gösteriyor. Bu tablo, 2026 buluşmasının arka planını güçlendiriyor. Üretici, danışman, teknoloji firması ve araştırmacı arasındaki ilişki artık daha sürekli, daha teknik ve daha sonuç odaklı bir yapıya doğru ilerliyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SEKTÖRÜN ANA RİSKLERİ ARASINDA PlanetNuts’un güncel akışında meyveciliği etkileyen iklim değişikliklerine dikkat çekilmesi, Avrupa fındığında yeni dönemin önemli risk başlıklarından birini de ortaya koydu. İklim baskısı, yalnızca verim dalgalanması değil; çiçeklenme, soğuklanma, hastalık baskısı, su yönetimi, bitki besleme ve hasat kalitesi üzerinde de doğrudan etkili oluyor. Şili fındık sektörü 70 bin hektarı aşan dikim alanıyla büyürken, iklim değişkenliği ve sürdürülebilir üretim ihtiyacı daha sert bir yönetim süreci gerektiriyor. Bu nedenle 2026 toplantısında teknik bilgi, saha deneyimi, ürün koruma, biyoçözümler, bitki besleme ve işleme teknolojileri aynı gündemin parçaları olarak öne çıkıyor. ŞİLİ MODELİ BÜTÜN ZİNCİRİYLE MASAYA GELİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili’de Avrupa fındığının büyüme sonrası dönemini tartışacak. Üretim alanı genişledi; sektör profesyonelleşti; sponsor yapısı bahçeden fabrikaya uzanan bütün zinciri kapsayacak şekilde oluştu; konuşmacı listesi üretim, sanayi ve bitki sağlığı başlıklarını aynı programda buluşturdu. Bu tablo, Şili fındık sektörünün artık yalnızca “ne kadar üretim yapılacak” sorusuyla ilerlemediğini gösteriyor. Yeni dönemin gündemi; üretimin nasıl yönetileceği, kalitenin nasıl korunacağı, hastalık baskısının nasıl azaltılacağı, sürdürülebilir girdilerin nasıl kullanılacağı, işleme kapasitesinin nasıl artırılacağı ve küresel pazarda kalıcı konumun nasıl kurulacağı üzerinden şekilleniyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN DİKKATLE İZLENMESİ GEREKEN BİR TABLO Şili’nin Avrupa fındığında ulaştığı ölçek, Türkiye açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici konumunu koruyor; ancak Şili’nin planlı büyümesi, teknik danışmanlık ağı, sanayi yatırımı, sürdürülebilirlik vurgusu, ürün koruma ve işleme teknolojileriyle güçlenen modeli, küresel rekabetin daha sertleşeceğini gösteriyor. Bu tablo, özellikle Giresun kalite fındığı için ayrı bir önem taşıyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yüksek işçilik maliyetiyle üretiliyor. Buna karşılık yeni büyüyen üretim bölgelerinde daha geniş alanlar, daha planlı bahçe yapıları, teknik danışmanlık destekleri ve sanayiyle entegre tedarik zincirleri öne çıkıyor. Giresun kalite fındığının aroma değeri, coğrafi niteliği, üretim zorluğu, işçilik maliyeti ve kalite farkı ortalama fiyat mantığı içinde eritilmemeli. Küresel rekabetin yeni döneminde Türkiye’nin yalnızca üretim miktarıyla değil; kalite standardı, üretici geliri, sürdürülebilirlik modeli, markalaşma, işleme kapasitesi ve ihracat stratejisiyle de güçlü bir cevap vermesi gerekiyor. Şili’nin yükselişi, Türkiye için bir tehdit başlığı olmanın ötesinde güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Dünya fındık piyasasında kalıcı güç, artık yalnızca ürün miktarıyla değil; üreticiyi merkeze alan teknik sistem, kaliteyi koruyan sanayi altyapısı, sürdürülebilirlik standardı ve markalaşmış ürün değeriyle kurulacak. PLANETNUTS GÜNÜ SEKTÖRÜN YÖNÜNÜ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün yeni aşamasını görünür hale getirecek. Casa Laura’daki buluşma, üretici, danışman, fidanlık, tedarikçi, ihracatçı, teknoloji firması, sanayi temsilcisi ve akademik uzmanları aynı zeminde buluşturacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı perspektifi; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile’nin sponsor yapısıyla birleştiğinde, 2026 toplantısı Şili fındığında üretimden pazara uzanan bütün zinciri kapsayan güçlü bir sektör gündemine dönüşüyor. Şili, Avrupa fındığında büyümesini artık yalnızca rakamlarla değil, teknik kapasite, sürdürülebilirlik, kalite, işleme teknolojisi ve küresel pazar hedefleriyle birlikte anlatıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin en net göstergelerinden biri olacak. KAYNAKÇA PlanetNuts’un PlanetNuts Day Avellanos 2026 duyuruları; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal/Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile sponsor açıklamaları; onaylı konuşmacı duyurusu; teknik üretici masası açıklaması; PlanetNuts’un kış dönemi saha yönetimi, budama, soğuklanma, hastalık koruması, AminoChem saha ziyareti, iklim değişikliği ve Alicahue partner duyurularına ilişkin güncel sosyal medya içerikleri esas alınmıştır.

ŞİLİ FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN BUDAMA TEKNİĞİNE ODAKLANDI Haber

ŞİLİ FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN BUDAMA TEKNİĞİNE ODAKLANDI

ŞİLİ FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN BUDAMA TEKNİĞİNE ODAKLANDI Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde düzenlenen teknik saha gününde, Avrupa fındığında verimlilik, bahçe yönetimi ve odun yenileme uygulamaları ele alındı. 70’ten fazla üretici ve danışmanın katıldığı program, fındıkta küresel rekabetin yalnızca dikim alanı üzerinden değil, teknik üretim kapasitesi üzerinden de şekillendiğini gösterdi. FINDIKTA VERİMLİLİK İÇİN SAHA ÇALIŞMASI Şili’de Avrupa fındığı üretiminde verimliliği artırmaya yönelik teknik çalışmalar hız kazandı. Ñuble Bölgesi’ndeki Bulnes kentinde düzenlenen saha gününde, üreticiler ve tarım danışmanları fındık bahçelerinde manuel ve mekanize budama uygulamalarını yerinde inceledi. Viña Casanueva’da gerçekleştirilen programa 70’ten fazla üretici ve danışman katıldı. Etkinlikte fındık ağaçlarında ışık geçirgenliği, odun yenileme, bitki dengesi, düzenli meyve üretimi ve bahçe yönetimi başlıkları öne çıktı. MANUEL VE MEKANİZE BUDAMA BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİ Programda Avrupa fındığı konusunda uzman danışman Dr. Khristopher Ogass, manuel ve mekanize budamanın birbirini dışlayan değil, doğru planlandığında birbirini tamamlayan iki yöntem olduğunu vurguladı. Manuel budamanın özellikle genç bahçelerde ağacın form kazanması ve üretim yapısının oluşturulması açısından kritik rol taşıdığı belirtildi. Daha gelişmiş bahçelerde ise mekanize budamanın, yoğun ve kapalı taç yapısını kontrol altına almak, ışık girişini artırmak ve üretim dengesini korumak için önemli avantaj sağladığı aktarıldı. ÜRETİMDE DALGALANMAYA KARŞI TEKNİK ÖNLEM Saha çalışmasında fındık bahçelerinde düzenli üretim kapasitesinin korunması ana gündemlerden biri oldu. Olgun bahçelerde görülebilen dönemsel verim dalgalanmalarına karşı budama, yalnızca bakım işlemi değil, ekonomik verimliliği doğrudan etkileyen bir üretim yönetimi aracı olarak ele alındı. Ağaçların dengeli gelişmesi, ışık ve hava sirkülasyonunun sağlanması, yaşlanan odunun yenilenmesi ve meyve yükünün düzenlenmesi; fındık üretiminde sürdürülebilir gelir, kalite ve rekabet gücü açısından kritik başlıklar arasında yer aldı. KÜRESEL FINDIK REKABETİNDE TEKNİK ÜRETİM ÖNE ÇIKIYOR Şili’de düzenlenen bu çalışma, fındıkta uluslararası rekabetin giderek daha fazla teknik bilgi, bahçe yönetimi ve verimlilik planlaması üzerinden ilerlediğini ortaya koydu. Türkiye ve özellikle Giresun kalite fındığı açısından bu gelişme dikkatle izlenmesi gereken bir başlık oluşturuyor. Giresun’da eğimli, parçalı ve emek yoğun arazilerde üretilen kaliteli fındık, yalnızca geleneksel üretim gücüyle değil; budama, bahçe yenileme, verim planlaması, kalite standardı ve üretici gelirini koruyan sürdürülebilir bir modelle desteklenmek zorunda. Şili’de üreticilerin teknik saha çalışmalarıyla verimlilik arayışını artırması, dünya fındık piyasasında kalite kadar üretim maliyeti, bahçe yönetimi ve teknoloji kullanımının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’nin fındıktaki tarihsel üstünlüğünü koruması, özellikle Giresun kalite fındığının farklı üretim koşullarını ve aroma değerini merkeze alan daha güçlü bir üretim politikasıyla mümkün olacak.

Mesleki eğitimde sektör iş birliği güçleniyor Haber

Mesleki eğitimde sektör iş birliği güçleniyor

MEB tarafından düzenlenen 'Üretim ve Planlama Kursu', 1-5 Haziran 2026'da Bursa İnegöl'de Çilek Mobilya ev sahipliğinde tamamlandı. 12 ilden gelen mobilya öğretmenleri, sektörle iş birliği kapsamında üretim süreçlerini yerinde inceledi. BURSA (İGFA) - MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2026 Yılı Hizmet İçi Eğitim Planı kapsamında gerçekleştirilen “Üretim ve Planlama Kursu”, 1-5 Haziran 2026 tarihleri arasında Bursa'nın İnegöl ilçesinde faaliyet gösteren Çilek Mobilya A.Ş. ev sahipliğinde tamamlandı. Mesleki ve teknik eğitimde sektör-okul iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan programa Türkiye’nin 12 farklı ilinden mobilya ve iç mekân tasarımı alanında görev yapan öğretmenler katıldı. Mersin, Çanakkale, Ankara, Ordu, Konya, Şanlıurfa, Rize, Diyarbakır, Kahramanmaraş, Yozgat, Ağrı ve Kastamonu’dan gelen öğretmenler, beş gün boyunca üretim ve planlama süreçlerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Kursun açılış törenine İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Aydın, İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ, İnegöl Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe, Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş, İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, Çilek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Çilek ile eğitim yöneticileri ve öğretmenler katıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, mesleki eğitimin niteliğinin artırılmasında sektör iş birliklerinin kritik öneme sahip olduğu vurgulanırken, öğretmenlerin güncel üretim süreçlerini işletmelerde doğrudan gözlemlemelerinin öğrencilere aktarılacak bilgi ve becerilere önemli katkı sağlayacağı ifade edildi. Program kapsamında katılımcılara üretim planlama, Satış ve Operasyon Planlama (S&OP), talep tahmin süreçleri, malzeme akışı yönetimi, üretim takip sistemleri ve üretim planlama uygulamaları hakkında kapsamlı eğitimler verildi. Ayrıca üretim hatlarında gerçekleştirilen saha incelemeleriyle üretim süreçleri yerinde gözlemlendi. Eğitimin ilerleyen bölümlerinde yalın üretim yaklaşımı, verimlilik uygulamaları ve süreç iyileştirme teknikleri ele alındı. Öğretmenler, yalın üretim prensiplerinin mobilya sektöründeki uygulamalarını sektör uzmanlarından dinleme imkânı buldu. Ürün geliştirme ve kalite yönetimi konularının işlendiği oturumlarda ise ürün geliştirme süreçleri, kalite kontrol uygulamaları ve kalite yönetim sistemleri detaylı şekilde incelendi. Programın son gününde lojistik operasyonları, sürdürülebilirlik uygulamaları ve dijital dönüşüm süreçleri değerlendirilerek sektörün geleceğine yönelik güncel yaklaşımlar paylaşıldı. Çilek Mobilya uzmanları tarafından verilen eğitimlerde katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra üretim süreçlerini yerinde gözlemleyerek uygulamaya dönük deneyim kazandı. Eğitim sonunda düzenlenen değerlendirme oturumlarında öğretmenler, edindikleri bilgi ve tecrübeleri görev yaptıkları okullarda öğrencilerle paylaşacaklarını belirtti. İnegöl Sektörel Mükemmeliyet Merkezi koordinasyonunda yürütülen program, mesleki eğitim ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğretmenlerin güncel üretim teknolojileriyle buluşturulması açısından önemli bir örnek olarak değerlendirildi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen öğretmenlerin aynı eğitim ortamında buluşarak bilgi ve deneyim paylaşımında bulunduğu programın çıktılarının, binlerce öğrenciye ulaşarak mesleki eğitimin niteliğinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

FERRERO FINDIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AKADEMİSİNDEN FINDIK ZİRVESİ Haber

FERRERO FINDIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK AKADEMİSİNDEN FINDIK ZİRVESİ

FINDIKTA YENİ DÖNEM MASAYA YATIRILDI Ferrero Fındık ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, 2 Haziran 2026’da Fairmont Quasar İstanbul’da gerçekleştirildi. 09.00-14.00 saatleri arasındaki programda iyi tarım uygulamaları, üreticinin sahadaki deneyimi, sosyal sürdürülebilirlik, çalışma yaşamı, çocuk işçiliği riski ve fındığın geleceğini belirleyecek yeni standartlar masaya yatırıldı. SEKTÖRÜN AKTÖRLERİ İSTANBUL’DA BULUŞTU Türkiye’nin fındıkta küresel konumunu korumak ve üretim zincirini daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, 2 Haziran 2026 Salı günü Fairmont Quasar İstanbul’da yapıldı. Ferrero Fındık ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle hazırlanan zirve, saat 09.00’da kayıt ve kahvaltı programıyla başladı. Gün boyunca fındıkta üretim, sosyal uygunluk, işçilik koşulları, üretici deneyimi ve sürdürülebilirlik başlıkları ele alındı. Zirve programında Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın, Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa, Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal Tuncer, Sürdürülebilirlik Akademisi Ülke Direktörü Semra Sevinç, Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Suat Dede, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı ve fındık üreticileri yer aldı. PROGRAM AÇILIŞ KONUŞMALARIYLA BAŞLADI Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde ilk açılış konuşmasını saat 09.45’te Ferrero Fındık Genel Müdürü Bamsı Akın yaptı. Program, saat 10.15’te Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sungur Bursa’nın açılış konuşmasıyla devam etti. Açılış bölümünde fındıkta sürdürülebilir üretim, tedarik zinciri, üreticiyle kurulan saha ilişkisi ve Türkiye’nin küresel fındık pazarındaki konumu öne çıktı. Zirvenin ana çerçevesi, yalnızca üretim miktarı ve ihracat rakamlarıyla sınırlı kalmadı. Fındığın hangi koşullarda üretildiği, üreticinin sahada ne yaşadığı, mevsimlik işçilik düzeni, çocukların korunması, iyi tarım uygulamaları ve uluslararası standartlar programın temel gündemi oldu. İYİ TARIM UYGULAMALARI ELE ALINDI Saat 10.30’da başlayan “İyi Tarım Uygulamaları” oturumu, Bloomberg HT Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Yalçın Ocak, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü temsilcileri ile Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal Tuncer yer aldı. Bu bölümde fındık üretiminde verimlilik, bitki sağlığı, doğru tarım teknikleri, hastalık ve zararlılarla mücadele, bahçe yönetimi ve sürdürülebilir üretim başlıkları değerlendirildi. Fındıkta sürdürülebilirlik artık yalnızca çevre duyarlılığıyla sınırlı bir kavram değil. Bahçede verimi artıran, kaliteyi koruyan, üreticinin maliyet baskısını azaltan ve ihracat pazarlarında güven sağlayan bütünlüklü bir üretim modeli olarak öne çıkıyor. ÜRETİCİNİN SAHADAKİ DENEYİMİ MASAYA TAŞINDI Programın 11.20 bölümünde “Üreticinin Gözünden” başlıklı oturum yapıldı. Oturumu Sürdürülebilirlik Akademisi Ülke Direktörü Semra Sevinç yönetti. Oturumda fındık üreticileri sahadaki deneyimlerini aktardı. Bu bölüm, zirvenin en kritik başlıklarından biri oldu. Çünkü fındıkta sürdürülebilirlik, yalnızca şirketlerin, kamu kurumlarının veya uluslararası kuruluşların belirlediği standartlarla sahada karşılık bulamaz. Üretici yeni modele dahil edilmediği sürece iyi tarım, izlenebilirlik ve sosyal uygunluk başlıkları kağıt üzerinde kalır. Üreticinin sahadaki temel sorunları açık: artan maliyetler, işçilik giderleri, yaşlanan bahçeler, iklim kaynaklı verim kaybı, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılar, genç nüfusun tarımdan uzaklaşması ve piyasa belirsizliği. Bu nedenle zirvede üretici deneyiminin ayrı bir başlık olarak ele alınması, fındığın geleceğine ilişkin tartışmanın sahadaki gerçeklerle bağını güçlendirdi. İYİ SOSYAL UYGULAMALAR ZİRVENİN ANA BAŞLIKLARINDAN BİRİ OLDU Zirvede saat 12.25’te “İyi Sosyal Uygulamalar” oturumu gerçekleştirildi. Oturumun moderatörlüğünü Nasıl Bir Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar yaptı. Oturumda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Suat Dede, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Ahmed Hassan ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Sait Tosyalı yer aldı. Bu bölümde mevsimlik tarım işçiliği, çalışma koşulları, çocukların korunması, eğitim, sosyal uygunluk ve uluslararası çalışma standartları öne çıktı. Fındıkta sosyal sürdürülebilirlik artık doğrudan ihracatın ve tedarik zincirinin parçası haline geliyor. Küresel alıcılar yalnızca ürünün kalitesine değil, üretim sürecindeki çalışma koşullarına, çocuk işçiliği riskine, işçi sağlığına, kayıt dışılığa ve sosyal denetim mekanizmalarına da bakıyor. ZİRVE NEDEN ÖNEMLİ? Türkiye’de fındık yıllardır büyük ölçüde fiyat, rekolte ve alım politikaları üzerinden tartışılıyor. Ancak son yıllarda tablo değişti. Küresel gıda şirketleri, ihracat pazarları ve uluslararası standartlar artık yalnızca ürün miktarını değil; üretimin nasıl yapıldığını, işçilik koşullarını, çevresel etkiyi, izlenebilirliği ve sosyal uygunluk kriterlerini de dikkate alıyor. Sürdürülebilir Fındık Zirvesi bu nedenle sıradan bir sektör toplantısı olarak görülemez. Zirve, Karadeniz’deki fındık üretim modelinin önümüzdeki yıllarda hangi kurallarla şekilleneceğini tartışmaya açtı. Toplantının temel amacı, Türkiye’nin fındıktaki küresel üstünlüğünü korumak için üretimden ihracata kadar tüm zincirin daha kontrollü, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir hale getirilmesiydi. AMAÇ: TÜRK FINDIĞINI GELECEĞE TAŞIYACAK MODELİ KURMAK Zirvenin merkezinde üç temel başlık yer aldı: verimli üretim, sosyal sorumluluk ve uluslararası güvenilirlik. İyi tarım uygulamalarıyla bahçelerde verim ve kaliteyi artırmak, iklim değişikliğinin üretim üzerindeki baskısına karşı yeni yöntemler geliştirmek, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılarla daha etkili mücadele etmek ve üreticinin bilgiye erişimini güçlendirmek toplantının tarımsal boyutunu oluşturdu. Sosyal boyutta ise mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları, çocuk işçiliği riski, işçi sağlığı ve güvenliği, eğitim faaliyetleri ve gönüllülük projeleri öne çıktı. Bu başlıklar, fındığın artık sadece bir tarım ürünü değil, uluslararası tedarik zincirlerinde denetlenen bir sosyal uygunluk alanı haline geldiğini gösterdi. FERRERO’NUN DEĞERLİ TARIM PROGRAMI SAHA AYAĞINI OLUŞTURUYOR Ferrero’nun 2012’den bu yana yürüttüğü Değerli Tarım programı, sürdürülebilir fındık tartışmasının sahadaki en görünür ayaklarından biri olarak öne çıkıyor. Program; iyi tarım uygulamaları, iyi sosyal uygulamalar ve izlenebilirlik başlıklarında üreticiyle temas kuruyor. Sakarya, Düzce, Samsun, Zonguldak, Ordu, Giresun ve Trabzon’da üreticilere yönelik yürütülen saha çalışmaları, fındık üretiminde daha izlenebilir ve sorumlu bir yapı oluşturmayı hedefliyor. Ancak bu tür programların sahadaki karşılığı, üreticinin sürece nasıl dahil edildiğine bağlı. Üretici açısından temel mesele, sürdürülebilirlik modelinin gelirini, verimini ve pazarlık gücünü artıran bir yapıya mı dönüşeceği, yoksa küresel alıcıların yeni standartlarını üreticinin sırtına ek yük olarak mı taşıyacağıdır. 2025’TE TEPKİ GELDİ, ZİRVE İPTAL EDİLDİ Sürdürülebilir Fındık Zirvesi, geçmiş yıllarda da tartışmaların odağında yer aldı. 2025’te İstanbul Four Seasons Bosphorus Hotel’de yapılacağı duyurulan zirve, program tarihinden önce Ferrero’ya yönelen eleştirilerle gündeme geldi. Ordu Ticaret ve Sanayi Odası eski başkanı ve sanayici Ömer Aydın, Ferrero’ya hitaben yayımladığı açık mektupta şirketin fındık sektöründeki uygulamalarını sert sözlerle eleştirdi. Aydın, Ferrero’nun iyi tarım söylemini üretici lehine gerçek bir model olarak görmediğini belirtti; üreticinin ayrıştırılmaması gerektiğini savundu. Tepkilerin ardından 2025’te yapılması planlanan Sürdürülebilir Fındık Zirvesi iptal edildi. İptale ilişkin şirket tarafından kamuoyuna açık bir gerekçe paylaşılmadı. Yerel basında, kararın Ferrero’ya yönelen eleştirilerin ardından geldiği bilgisi öne çıktı. Bu süreç, sürdürülebilirlik başlığının yalnızca teknik bir tarım politikası olmadığını gösterdi. Ferrero’nun Türkiye fındık piyasasındaki ağırlığı, rekabet tartışmaları ve üreticiyle kurduğu ilişki, zirvenin daha geniş bir ekonomik zeminde değerlendirilmesine yol açtı. FINDIKTA İHRACAT VERİLERİ UYARI VERİYOR Türkiye fındıkta küresel liderliğini sürdürüyor. Ancak ihracat verileri sektörün güçlü bir dönüşüm baskısı altında olduğunu gösteriyor. Karadeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre Türkiye, 2025 yılında 119 ülkeye 238 bin 704 ton iç fındık ihraç etti ve 2 milyar 255 milyon dolar döviz geliri elde etti. Ancak 2025 yılı ihracatı, 2024’e göre miktar bazında 84 bin 540 ton, değer bazında ise 380,5 milyon dolar geriledi. Bu tablo, fındıkta yalnızca fiyat tartışmasıyla ilerlemenin yeterli olmadığını gösteriyor. Üretim kalitesi, verimlilik, izlenebilirlik, pazar güveni ve sürdürülebilirlik başlıkları ihracatın geleceği açısından belirleyici hale geliyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KALİTEYİ KORUYARAK REKABETTE KALMAK Giresun fındığı, aroması ve kalite algısıyla Türkiye fındık piyasasında ayrı bir yere sahip. Ancak kalite avantajı tek başına yeterli değil. Giresun’un küçük ölçekli üretici yapısı, eğimli arazileri, yaşlanan bahçeleri ve yüksek işçilik maliyetleri sürdürülebilirlik tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bu nedenle Giresun açısından zirvenin mesajı net: kalite korunacaksa bahçe yönetimi güçlendirilmeli, üretici teknik bilgiyle desteklenmeli, zararlılarla mücadele ortak akılla yürütülmeli ve sosyal standartlara uyum sahada uygulanabilir hale getirilmelidir. Aksi halde Giresun fındığı kalite avantajına rağmen üretim maliyeti, verim düşüklüğü ve ihracat zincirindeki yeni standartlar karşısında zorlanabilir. YENİ DÖNEMİN KURALLARI SAHADA BELİRLENECEK Sürdürülebilirlik tartışması artık fındığın yan başlığı değil, doğrudan geleceğini belirleyecek ana gündemlerden biridir. İyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, çocuk işçiliğiyle mücadele, sosyal uygunluk, iklim risklerine uyum, kahverengi kokarca ile mücadele ve verimlilik artışı aynı bütünün parçaları haline geldi. Türkiye’nin fındıktaki liderliği güçlü bir geçmişe dayanıyor. Ancak bu liderliğin devamı, eski üretim alışkanlıklarının korunmasına değil, bahçeden ihracata kadar bütün zincirin yenilenmesine bağlı olacak. Üreticinin kafasındaki soru ise; Sürdürülebilirlik modeli üreticiyi güçlendiren bir yapıya mı dönüşecek, yoksa küresel alıcıların yeni standartlarını üreticinin sırtına yeni bir yük olarak mı taşıyacak? Fındıkta yeni dönemin kaderi, bu soruya sahada verilecek cevapla belirlenecek. KAYNAKÇA İstanbul İhracatçı Birlikleri: Sürdürülebilir Fındık Zirvesi afişi ve program akışı. Ferrero Hazelnut Company: Ferrero Değerli Tarım programı ve sürdürülebilir fındık tedariki bilgileri. Ferrero Türkiye: Sürdürülebilir fındık tedariki, sosyal uygunluk, çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riski başlıkları. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü:Kahverengi kokarca ve fındık zararlılarına ilişkin teknik kayıtlar. Karadeniz İhracatçı Birlikleri: 2025 yılı fındık ve mamulleri ihracat verileri. Anadolu Ajansı: 2025 fındık ihracat verilerinin ulusal haber ajansı teyidi. Dünya Gazetesi: 2025 fındık ihracat gelirine ilişkin ekonomi basını teyidi.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI Şili’de fındık üretimi, mekanizasyon, verimlilik ve teknik tarım uygulamalarıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir seviyeye ulaştı. Nuffield Tarım Bursu kapsamında farklı ülkelerde üretim sistemlerini inceleyen ziraat mühendisi ve fındık üreticisi Ignacio López, Şili’nin son 30 yılda kurduğu fındık endüstrisinin dünya standartlarında olduğunu vurguladı. FINDIKTA KÜRESEL DENEYİM ŞİLİ’NİN SEVİYESİNİ ORTAYA KOYDU Şili fındık sektörü, uluslararası tarım çevrelerinde daha güçlü biçimde görünür hale geliyor. Ziraat mühendisi ve fındık üreticisi Ignacio López’in Nuffield Tarım Bursu kapsamında yürüttüğü uluslararası saha incelemeleri, Şili’nin fındık üretiminde ulaştığı teknik seviyeyi yeniden gündeme taşıdı. López; Yeni Zelanda, Avustralya, İtalya, Kanada, Hindistan, İspanya ve İskoçya gibi ülkelerde farklı tarım modellerini yerinde inceledi. Küçük ölçekli aile işletmelerinden büyük tarımsal üretim alanlarına, süt çiftliklerinden meyve bahçelerine, paketleme tesislerinden tarım sanayisine kadar geniş bir yelpazede gözlem yaptı. Bu deneyim, fındık üretiminde Şili’nin özellikle mekanizasyon, verim, profesyonel bahçe yönetimi ve teknik gelişme başlıklarında güçlü bir noktaya geldiğini gösterdi. “KİMSEYE İMRENECEK BİR SEVİYEDE DEĞİLİZ” Ignacio López, fındık özelinde yaptığı değerlendirmede Şili üreticilerinin son 30 yılda önemli bir endüstri kurduğunu belirtti. Şili’de otomasyonun artması, danışmanlık şirketlerinin yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ve profesyonel tarım yönetimi, fındık bahçelerinde yüksek verim ve kalite standardını beraberinde getirdi. López’in değerlendirmesi, Şili fındıkçılığının yalnızca büyüyen bir üretim alanı olmadığını; aynı zamanda dünyadaki farklı üretim merkezleriyle karşılaştırılabilecek teknik bir kapasiteye ulaştığını ortaya koyuyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’daki fındık bahçelerinin çoğunlukla küçük ölçekli ve yan ürün niteliğinde yürütüldüğünü aktaran López, Şili’de ise daha profesyonel, daha ölçekli ve daha organize bir yapı oluştuğunu vurguladı. İTALYA, AVUSTRALYA VE YENİ ZELANDA DENEYİMLERİ López’in fındık alanındaki en dikkat çekici ziyaretlerinden biri İtalya’da gerçekleşti. FACMA fabrikası ve sahalarında yapılan incelemelerde, fındıkta makineleşme ve operasyonel profesyonellik öne çıktı. Avustralya ve Yeni Zelanda’daki üreticiler ise entegre zararlı yönetimi, örtü bitkileri, yabancı ot kontrolünde koyun otlatma ve yüksek düzeyde mekanizasyon uygulamalarıyla dikkat çekti. Ancak bu ülkelerde fındık bahçelerinin küçük ölçekli olması, sektörün büyümesini sınırlayan başlıklardan biri olarak öne çıktı. López, özellikle büyük alıcıların eksikliğinin bazı ülkelerde fındık sektörünün gelişimini yavaşlattığını değerlendirdi. Bu tablo, Şili’nin üretim yapısı, alım kanalları ve teknik kapasitesiyle daha güçlü bir konum elde ettiğini gösteriyor. FINDIKTA KALİTE TOPRAKTAN BAŞLIYOR Şili’nin fındıkta yakaladığı seviyenin korunması için sürdürülebilirlik başlığı kritik önem taşıyor. López, yüksek kaliteli fındık üretiminin temelinde canlı toprak, doğru gübreleme, etkili sulama yönetimi ve güçlü bitki sağlığı takibinin bulunduğunu vurguladı. Fındıkta yalnızca verim artışı değil, üretimin uzun vadeli sürdürülebilirliği de belirleyici hale geliyor. Toprak mikrobiyotasının korunması, mikroorganizma yönünden zengin canlı toprak yapısının desteklenmesi ve bitkinin yalnızca gübreyle değil, bütüncül toprak yönetimiyle beslenmesi gerekiyor. Bu yaklaşım, modern fındık üretiminde artık klasik tarım uygulamalarının ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ZARARLI VE HASTALIK TAKİBİ KALİTEYİ BELİRLİYOR Fındık üretiminde kaliteyi etkileyen en önemli başlıklardan biri zararlı ve hastalık yönetimi. López, tahtakurusu, kınkanatlı böcekler, Xanthomonas ve çeşitli mantar hastalıklarının sahada kaliteyi doğrudan etkileyen riskler arasında yer aldığını belirtti. Bu nedenle ilaçlamanın ezbere ve takvime bağlı yapılması yerine, bahçenin gerçek durumuna dayalı izleme sistemiyle yürütülmesi gerekiyor. Programlı ilaçlama anlayışı, zararlı yoğunluğu ve hastalık baskısı doğru ölçülmeden uygulandığında hem maliyeti artırıyor hem de sürdürülebilir üretim hedefini zayıflatıyor. Fındıkta gelecek, yalnızca daha fazla üretimle değil; daha doğru gözlem, daha etkili takip ve daha bilinçli müdahaleyle şekillenecek. HASAT SONRASI SÜREÇ FINDIKTA DEĞERİ KORUYOR Kaliteli fındık üretimi bahçede bitmiyor. Hasat sonrası süreç, ürünün gerçek değerini koruyan en kritik aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. López, fındığın mümkün olan en kısa sürede toplanması, ihtiyaç halinde doğru şekilde kurutulması ve teslimata kadar uygun koşullarda saklanması gerektiğini vurguladı. Hasat sonrası ihmal edilen her aşama, bahçede elde edilen kaliteyi zayıflatabiliyor. Bu nedenle Şili fındık sektörünün ulaştığı standart, yalnızca bahçe yönetimiyle değil; hasat, kurutma, depolama ve pazara teslim zincirinin bütününde korunuyor. ŞİLİ FINDIKTA BÜYÜYEN BİR REFERANS HALİNE GELİYOR Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi, küresel tarımda yeni bir referans alanı oluşturuyor. Ülke, teknik bilgi, mekanizasyon, bahçe yönetimi ve Ar-Ge kapasitesiyle dünya fındık pazarında daha güçlü bir yer edinmeye başladı. Nuffield deneyimi, Şili fındıkçılığının güçlü yanlarını ortaya koyarken, sektörün önündeki temel gelişim alanını da netleştirdi: sürdürülebilirlik. Toprak sağlığı, su yönetimi, zararlı takibi, bitki besleme, hasat sonrası kalite ve kaynakların verimli kullanımı, Şili fındık sektörünün gelecek dönem performansını belirleyecek ana başlıklar olacak. Şili, fındıkta yalnızca üretim alanını büyüten bir ülke değil; aynı zamanda modern, profesyonel ve dünya standartlarında üretim modeli kuran bir sektör örneği haline geliyor. https://planetnuts.cl/una-experiencia-internacional-junto-a-nuffield-que-reafirma-el-potencial-y-nivel-de-la-industria-avellanera-chilena/?fbclid=IwY2xjawSGSjFleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeBsaAXNMkXMIgqKm7CGAom2QIPkJCoT6DDxmfsLfiOf1hDRcyM5pIfWkMlcs_aem_uuQ5wQVjPjlG5tJeeGM0FQ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi Haber

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi

Macaristan'ın İhracatı Özendirme Ajansı HEPA Türkiye'nin desteğiyle CAADEX–SİMECS iş birliği sonucu geliştirilen bal ısıtma ceketi, 16. Türkiye Arıcılık Fuarı'nda tanıtıldı. Türkiye arıcılık sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan 16. Türkiye Arıcılık Fuarı, 16–18 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde, SİMECS Group’un ana sponsorluğunda gerçekleştirildi ve yoğun katılım sağlandı. Arı sağlığı, bal ve arı ürünleri teknolojileri, modern kovan sistemleri ve profesyonel arıcılık ekipmanları gibi konular ağırlıklı olup, Azerbaycan, Özbekistan, Sırbistan, Bulgaristan, Kosova, Bosna-Hersek ve Lübnan’dan uluslararası ziyaretçileri ağırlayarak güçlü iş birlikleri ve etkileşimleri güçlendirdi. Arıcılıkta Daha İyi Verim ve Kalite Sağlayan Teknoloji Macaristan merkezli CAADEX firmasının, Türkiye dahil olmak üzere 8 ülkede faaliyet gösteren distribütörü SİMECS Group ile birlikte geliştirdiği bal ısıtma ceketi, SİMECS standında sektör profesyonellerinin ilgisine sunuldu. Balda kristalleşme ve donmanın sebep olduğu kalite ve verim kayıplarını engellemeye yönelik bu yenilikçi teknoloji; sürdürülebilir üretim, enerji tasarrufu ve ürün kalitesinin korunması açısından ilgi çekti. Türk ve Macar İş Birliğiyle Ar-Ge Vizyonu HEPA Türkiye, etkinlik boyunca SİMECS standında yer alarak ürünün tanıtımı ve iletişim stratejisine katkıda bulundu. HEPA Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve uluslararası iş birliklerini geliştirme çabası, Türk–Macar ortaklığının Ar-Ge ve yenilikçilik perspektifini ön plana çıkardı. Bu katılım, tarım ve gıda teknolojilerinde yenilikçi çözümlerin doğru ortaklarla buluşturulması ve uluslararası iş ilişkilerinin ilerletilmesi adına önemli bir fırsat oluşturdu. HEPA Türkiye, gelecekte de tarım, hayvancılık ve gıda teknoloji alanlarında katma değer yaratan projeleri desteklemeye, uluslararası firmalar ile Türkiye pazarı arasında köprü kurmaya devam edecektir. Agroexpo 2026'da Macaristan'ın Güçlü Temsiliyeti HEPA Türkiye, 3-7 Şubat 2026 tarihlerinde İzmir’de düzenlenecek olan 21. Agroexpo Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na Macaristan Pavyonu ile katılım göstereceğini açıkladı. Toplamda 8 Macar firması tarafından temsil edilecek olan ülkede; tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik yüksek teknoloji çözümleri, yenilikçi üretim yöntemleri, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalar sergilenecek. Agroofeed, Dronefiller, Humikal, Hupro, Livestocker, Myrazonit, Tolnagro ve Weedeye gibi firmaların katkılarıyla Macaristan Pavyonu, iki ülke arasında ticari ve teknolojik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlarken, sektör profesyonellerine gelecek tarım konsepti hakkında ilham verecek bir vizyon sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUNLU MÜHENDİSE ANKARA’DA STRATEJİK GÖREV Haber

GİRESUNLU MÜHENDİSE ANKARA’DA STRATEJİK GÖREV

GİRESUNLU MÜHENDİSE ANKARA’DA STRATEJİK GÖREV Ezgi Kutlu Aldağ, TEDAŞ Genel Müdürlüğü Özel Kalem Müdürü oldu Giresun’un yetiştirdiği nitelikli insan kaynağına bir başarı hikâyesi daha eklendi. Giresun Fen Lisesi mezunu Endüstri Mühendisi Ezgi Kutlu Aldağ, Türkiye’nin enerji altyapısında kritik bir rol üstlenen Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) Genel Müdürlüğü Özel Kalem Müdürü olarak görevlendirildi. Eğitimden Sanayiye, Sanayiden Kamu Yönetimine 2011 yılında Giresun Fen Lisesi’nden mezun olan Aldağ, lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. Üniversite eğitimi süresince üretim, kalite ve süreç yönetimi alanlarında uzmanlaşan Aldağ, Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları Hyundai Assan ve Pirelli’de mühendislik stajları yaparak sahaya dayalı deneyim kazandı. Özel sektörde Kalite Mühendisi olarak görev alan Aldağ, bu süreçte verimlilik, standartlaşma, raporlama ve organizasyonel koordinasyon alanlarında önemli tecrübeler edindi. TEDAŞ’ta 9 Yıllık Kurumsal Birikim 2017 yılında TEDAŞ Genel Müdürlüğü bünyesine katılan Aldağ, yaklaşık 9 yıl boyunca farklı teknik ve idari görevlerde bulundu. Kurumun işleyişine, mevzuatına ve karar alma mekanizmalarına hâkimiyetiyle öne çıkan Aldağ, 2024 Eylül ayında Başmühendis unvanını aldı. Bu süreçte yalnızca teknik üretim alanlarında değil; kurum içi koordinasyon, planlama ve üst yönetime hazırlık süreçlerinde de aktif rol üstlendi. Özel Kalem Müdürlüğü Neden Kritik? TEDAŞ Genel Müdürlüğü Özel Kalem Müdürlüğü; Genel Müdürlük makamının idari ve kurumsal koordinasyonunu, Kurum içi ve kurumlar arası yazışma süreçlerini, Üst düzey toplantı, gündem ve protokol organizasyonlarını, Stratejik bilgi akışının düzenli ve sağlıklı biçimde yürütülmesini kapsayan yüksek sorumluluk gerektiren bir görev alanı olarak biliniyor. Ezgi Kutlu Aldağ’ın bu göreve atanması, TEDAŞ’ta kurumsal hafızaya dayalı liyakat anlayışının güçlendiği şeklinde yorumlanıyor. Giresun’dan Ankara’ya Uzanan Bir Başarı Aldağ’ın ataması, Ankara’daki Giresunlu bürokratlar arasında da memnuniyetle karşılandı. Eğitimde fırsat eşitliği, teknik donanım ve kamu hizmeti bilincinin birleştiği bu kariyer çizgisi, genç mühendisler için de örnek bir profil olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.