Hava Durumu

#Verimlilik

Giresun Sonhaber - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MÜFTÜ OKUŞ’TAN  4-6 YAŞ KUR’AN KURSLARI İÇİN ÖNEMLİ MESAJ Haber

MÜFTÜ OKUŞ’TAN 4-6 YAŞ KUR’AN KURSLARI İÇİN ÖNEMLİ MESAJ

MÜFTÜ OKUŞ’TAN 4-6 YAŞ KUR’AN KURSLARI İÇİN ÖNEMLİ MESAJ Giresun İl Müftülüğü, 4-6 yaş Kur’an kurslarında eğitim kalitesini artırmak, yaşanan sorunlara çözüm bulmak ve yeni projeler geliştirmek amacıyla değerlendirme toplantısı düzenledi. İl Müftüsü Hüseyin Okuş, çocukların karakter gelişiminde bu kursların önemine dikkat çekerek ortak çalışma çağrısında bulundu. Eğitimde verimlilik ve yaşanan sorunlar ele alındı Giresun İl Müftülüğü tarafından düzenlenen “4-6 Yaş Grubu Kur’an Kursları Değerlendirme Toplantısı”nda, kursların mevcut durumu ve eğitim faaliyetleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Öğretim süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi, kurslar arasında uygulama birliğinin sağlanması, sahada karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi üzerinde duruldu. Müftü Okuş: Eğitim büyük bir sorumluluk gerektiriyor Toplantıda konuşan Giresun İl Müftüsü Hüseyin Okuş, 4-6 yaş grubuna yönelik Kur’an kurslarının çocukların karakter gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Okuş, eğitim faaliyetlerinin hassasiyet ve sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak öğreticilerin ortak gayret ve iş birliği içerisinde çalışmalarının önemine dikkat çekti. Yeni projeler ve ortak çalışma gündemde Toplantıda, mevcut eğitim uygulamalarının geliştirilmesine yönelik yeni proje önerileri de görüşüldü. Değerlendirme toplantısına İl Müftü Yardımcısı Sibel Gül Ülker, Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Aktaş ve Kur’an kursu öğreticileri katıldı. TARİH: 6 Kasım 2026 (Haberin e-posta ile iletildiği tarih; toplantı tarihi belirtilmedi.) KAYNAK: Giresun İl Müftülüğü — Kurumsal haber bülteni

GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ Haber

GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ

FINDIKTA VERİM KAYBI ALARMI! GİRESUN VE ORDU'DAN ORTAK PROJE HAMLESİ, ALKAN'DAN DESTEK SÖZÜ Giresun ve Ordu'da fındık bahçelerinde yaşanan verim kaybı, zararlılarla mücadele ve fiyat istikrarsızlığı, yeni bir proje girişimini gündeme getirdi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, iki ili kapsayan ortak bir verimlilik projesi hazırlayacaklarını açıklarken AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, projeye destek vermeye hazır olduklarını bildirdi. Ordu'da daha önce hayata geçirilen ve bazı bahçelerde verimi iki katına çıkaran FINVER uygulaması ise yeni çalışma açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, yönetim kurulu ve meclis üyeleriyle birlikte AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan'a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezleri olan Giresun ve Ordu'daki bahçelerin verimliliği, üretim kayıpları, zararlılarla mücadele ve piyasalarda yaşanan fiyat istikrarsızlığı ele alındı. Görüşmenin en önemli sonucu, Giresun ve Ordu'yu kapsayan ortak bir fındık verimliliği projesinin hazırlanması konusunda ortaya konulan irade oldu. ALKAN'DAN SİYASİ DESTEK: “FINDIK VE FINDIK ÜRETİCİSİNİN YANINDAYIZ” AK Parti Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan, fındığın Türkiye ekonomisi, ihracat gelirleri ve Karadeniz'deki üreticilerin geçimi bakımından taşıdığı öneme dikkat çekti. Alkan'ın açıklamasında, AK Parti hükümeti olarak “fındık ve fındık üreticisinin yanında” oldukları vurgulandı. Ziyarete ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “İl Başkanı Alkan, AK Parti hükümeti olarak fındık ve fındık üreticisinin yanında olduklarını vurgulayarak, Türkiye’nin dünya pazarındaki üretim ve ihracat gücünü koruması için üreticilere ve sektöre büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. Alkan, Ziraat Odası tarafından hazırlanacak verimi artırıcı projeye destek vermeye hazır olduklarını belirtti.” Alkan'ın bu açıklamasıyla Giresun ve Ordu'da hazırlanması planlanan projeye siyasi destek mesajı verilmiş oldu. KARAN: GİRESUN VE ORDU ORTAK PROJE HAZIRLAYACAK Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan ise fındıkta verimliliğin artırılması için iki ilin birlikte hareket etmesini öngören bir çalışma hazırlayacaklarını bildirdi. Karan, Alkan'ın destek yaklaşımından duyduğu memnuniyeti ifade ederek üreticiler adına teşekkür etti. Basın açıklamasında Karan'ın, “Giresun ve Ordu illeri olarak ortak bir proje hazırlayacaklarını ve gerekli destek için projeyi İl Başkanı Alkan'a sunacaklarını” söylediği aktarıldı. Projenin hangi kurumların ortaklığıyla yürütüleceği, kaç üreticiyi ve ne kadar bahçe alanını kapsayacağı, finansman modeli ve uygulama takvimi hazırlıkların ardından netleşecek. FINDIKTA ÜÇ TEMEL SORUN: VERİM, ZARARLILAR VE FİYAT Görüşmede ele alınan konular, fındık üreticisinin son yıllarda karşılaştığı temel sorunları yeniden gündeme taşıdı. Yaşlanan ve yeterli bakım yapılmayan bahçelerde verim düşüklüğü, üretim maliyetlerini artırırken birim alandan elde edilen geliri de sınırlıyor. Budama, toprak analizi, uygun gübreleme ve bahçe gençleştirme uygulamaları, verimliliğin geliştirilmesinde önem taşıyor. Kahverengi kokarca başta olmak üzere hastalık ve zararlılarla mücadele de üretimin korunması açısından öncelikli konular arasında bulunuyor. Fiyat istikrarsızlığı ise üreticilerin gelir beklentilerini ve gelecek yıllara yönelik bahçe yatırımlarını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle verimi artırmaya yönelik bir projenin başarısı, yalnızca daha fazla ürün elde edilmesiyle değil, üretim maliyetleri, ürün kalitesi ve üreticiye sağlanan ekonomik katkıyla birlikte değerlendirilecek. ORDU'DA UYGULANAN FINVER PROJESİNDE VERİM İKİ KATINA ÇIKTI Giresun ve Ordu için hazırlanması planlanan yeni çalışma gündemdeki yerini korurken komşu Ordu'da daha önce başlatılan Fındık Verimliliği (FINVER) Projesi, sahadaki uygulamaları ve açıklanan sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in öncülüğünde başlatılan ve belediye iştiraki ORTAR A.Ş. tarafından yürütülen proje, özellikle bakımsız kalan ve verimi düşen fındık bahçelerini yeniden üretime kazandırmayı amaçlıyor. FINVER kapsamında bahçe sahiplerinden beş yıllığına kiralanan alanlarda ziraat mühendislerinin gözetiminde budama, gübreleme, yabani ot temizliği, bitki sağlığı uygulamaları ve hasat işlemleri gerçekleştiriliyor. Ordu Büyükşehir Belediyesinin 24 Mart 2025 tarihli açıklamasına göre başlangıçta 300 dönüm olan uygulama alanı 1.000 dönüme ulaştı. Aynı açıklamada, proje kapsamındaki bazı bahçelerde dekar başına yaklaşık 65 kilogram olan fındık veriminin uygulanan bakım yöntemleriyle 130 kilograma yükseldiği bildirildi. Bu sonuç, söz konusu bahçelerde verimin yüzde 100 artması anlamına geliyor. 2026 HEDEFİ: DEKAR BAŞINA 350 KİLOGRAM FINDIK Ordu'daki projede 2026 yılında yeni bir uygulama aşamasına geçildi. Ordu Büyükşehir Belediyesinin 12 Şubat 2026 tarihli açıklamasına göre Altınordu ilçesinin Kökenli Mahallesi'nde teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama yöntemlerinin birlikte uygulandığı örnek bahçe çalışması başlatıldı. İlk aşamada 5 dekar olan uygulama alanı 15 dekara çıkarıldı. ORTAR A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, mevcut koşullarda dekar başına 80–90 kilogram düzeyinde olan verimin uygun tekniklerle 350 kilograma çıkarılmasının hedeflendiğini bildirdi. Bu miktar, proje için belirlenen bir üretim hedefi olup henüz gerçekleşmiş verim sonucu olarak açıklanmadı. Ordu'da yürütülen çalışmanın sonuçları, modern bahçe bakım yöntemlerinin fındık üretimine sağlayabileceği katkıyı göstermesi bakımından önem taşıyor. YENİ ORTAK PROJE İÇİN ORDU DENEYİMİ ÖNEMLİ BİR ÖRNEK Giresun Ziraat Odasının Ordu ile hazırlamayı planladığı ortak projenin FINVER ile doğrudan bağlantılı olduğuna ilişkin henüz bir açıklama bulunmuyor. Bununla birlikte komşu ildeki uygulamalar, verim kaybıyla mücadelede değerlendirilebilecek somut saha deneyimleri sunuyor. İki ili kapsayacak yeni girişimde bahçelerin mevcut verimlerinin belirlenmesi, bakım ve yenileme ihtiyaçlarının tespit edilmesi, üretici eğitimleri ve uygulama sonuçlarının izlenmesi gibi konuların nasıl ele alınacağı önem taşıyacak. Giresun ve Ordu'da fındık üreticilerinin beklentisi, hazırlanacak ortak projenin sahada uygulanabilir yöntemlere dönüşmesi, verim kayıplarının azaltılması ve elde edilen ekonomik katkının üreticiye yansıması.

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Haber

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR”

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan gazeteci Murat Gürsoy’un hazırlayıp sunduğu “Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi” programına konuk oldu. Giresun Ticaret Borsası’nın 100. yılı dolayısıyla Borsa yerleşkesinde gerçekleştirilen programda Bölük; kurumun 100 yıllık geçmişinden lisanslı depoculuğa, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nden dijital tescile, kahverengi kokarcadan fındıkta verim ve üretim maliyetlerine, ihracattan dünya pazarındaki rekabete kadar çok sayıda başlıkta açıklamalarda bulundu. Bölük, yeni dönemde Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olduğunu da açıkladı. Gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtlayan Bölük, programın başında Giresun Ticaret Borsası’nın geçmişine ilişkin bilgi verdi. Borsanın 1 Ağustos 1926 tarihinde resmî olarak kurulduğunu ve ilk başkanının İsmail Aykutoğlu olduğunu belirten Bölük, bugüne kadar kurumda 28 başkanın görev yaptığını söyledi. Görev yapan yönetim ve meclis üyelerinin Borsanın bugün ulaştığı noktada emeği bulunduğunu ifade etti. “100 YILIN SONUNDA ÖRNEK BORSALARDAN BİRİ HALİNE GETİRDİK” Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın mevcut yerleşkesinin bulunduğu yaklaşık 40 dönümlük arazinin 2001 yılında satın alındığını, imar düzenlemesinin ardından yaklaşık 30 dönümlük alan üzerinde Avrupa Birliği projesi kapsamında lisanslı depo ve idari bina yatırımlarının gerçekleştirildiğini anlattı. Yerleşkenin 2017 yılında hizmete açıldığını belirten Bölük, lisanslı deponun da aynı tarihten itibaren faaliyet gösterdiğini söyledi. Borsanın geldiği noktaya ilişkin Bölük, “Amacımız Giresun Ticaret Borsası’nı 100 yılın sonunda Türkiye’deki örnek borsalardan biri haline getirmekti; getirdik, başardık. Bundan sonrası daha da ileri götürmek” ifadelerini kullandı. GATAM’DA RUHSAT SÜRECİ DEVAM EDİYOR Bölük, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nin oluşturulma sürecine ilişkin de bilgi verdi. Merkezin 2018 yılında başlayan çalışmaların ardından kurulduğunu, 2024 yılının mart ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Merkezin faaliyet gösterebilmesi için akreditasyon ve izin süreçlerinin bulunduğunu belirten Bölük, 2025 yılında akreditasyon sürecinin tamamlandığını, ardından Tarım ve Orman Bakanlığı nezdindeki işlemlerin başlatıldığını ifade etti. Çalışma ruhsatının alınmasına yönelik sürecin devam ettiğini söyleyen Bölük, izinlerin tamamlanmasının ardından merkezin bölgedeki gıda ürünlerine yönelik analiz gerçekleştiren bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Bölük, GATAM’ın cihaz ve ekipmanlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 2,5 milyon avro olduğunu söyledi. “ÜRETİCİYİ LİSANSLI DEPOYA ALIŞTIRAMADIK” Lisanslı depoculuk sistemini ayrıntılarıyla anlatan Bölük, Giresun’daki tesisin yaklaşık 15-16 bin tona kadar ürün kapasitesine ulaşabildiğini söyledi. Lisanslı deponun esas amacının üreticinin fındığını teslim ederek elektronik ürün senedi karşılığında depolaması veya daha sonra satışını gerçekleştirmesi olduğunu anlatan Bölük, spot borsa sistemiyle üreticinin ürününün analiz edilerek satışa çıkarılabileceğini de belirtti. Üreticilerin lisanslı depoculuğa yönelmesi amacıyla köylere, muhtarlıklara ve kahvehanelere kadar giderek sistemi anlattıklarını ifade eden Bölük, kira ve nakliye desteğinin yanı sıra ürün karşılığında finansmana erişim imkânları konusunda bilgilendirmeler yaptıklarını söyledi. Bölük buna rağmen, “Maalesef üreticiyi buraya alıştıramadık” dedi. Lisanslı depoya getirilecek ürünün belirli nem, kırık ve çürük oranları gibi standartları karşılaması gerektiğini belirten Bölük, üreticilerin daha kolay satış yöntemlerini tercih ettiğini söyledi. “LİSANSLI DEPOYU KAPATMAK İSTEMİYORUZ” Üreticinin yeterli miktarda ürün getirmemesi üzerine lisanslı deponun faaliyetini sürdürebilmesi için sanayi kuruluşları, fabrikacılar ve fındık ticareti yapan işletmelere de depolama imkânı sağladıklarını belirten Bölük, pandemi dönemi dışında tesisin kendi kendisini yönetebilen ve zarar etmeyen bir yapıya getirildiğini söyledi. Türkiye’de Giresun’dan önce Ünye ve Düzce’de lisanslı depoculuğun denendiğini ancak bu tesislerin kapandığını ifade eden Bölük, Giresun’daki tesisin kapanmasını istemediklerini belirtti. Bölük, “Şayet biz burayı atıl hale getirip kapatırsak kimse lisanslı depo yapmaz, kötü örnek olur” dedi. Gerektiğinde GİFLİDAŞ’ın zararının Borsa tarafından karşılandığını ifade eden Bölük, amaçlarının lisanslı depoculuğu ayakta tutmak ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. TESCİL İŞLEMLERİNDE DİJİTAL DÖNEM Giresun Ticaret Borsası’nın teknolojik dönüşüm çalışmalarına da değinen Bölük, Türkiye’de iki borsada uzaktan erişimle tescil işlemi yapıldığını, Giresun Ticaret Borsası’nın üçüncü olmak amacıyla yazılım geliştirdiğini anlattı. Bölük, üyelerin işyerlerinden tescil işlemlerini yapabilmelerinin hedeflendiğini belirterek, sistem sayesinde Eynesil, Görele ve Tirebolu gibi ilçelerden üyelerin tescil işlemi için Giresun merkeze gelmek zorunda kalmayacağını söyledi. “RANDIMANLI ALIŞVERİŞE DÖNDÜK” Fındık ticaretinde randıman sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bölük, geçmişte Giresun’da 50 randıman esasına göre yaygın bir ticaret yapılmadığını söyledi. Yaklaşık sekiz yıldır kabuklu kuruyemiş ticaretinin randımansız yapılmaması gerektiğini anlattıklarını belirten Bölük, Giresun dışındaki üretim bölgelerinde fındığın randıman üzerinden alınıp satıldığını ifade etti. Gelinen noktayı, “Allah’a şükür yüzde 80’ini başardık. Şimdi randımanlı alışverişe döndük. Giresun’u da artık fındık piyasasına entegre ettik” sözleriyle değerlendirdi. KOKARCA, KURUTMA VE FINDIK KABUĞU İÇİN AR-GE Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın üreticilere yönelik çalışmalarından da söz etti. Kahverengi kokarcanın bölgeye geleceğinin gündeme gelmesi üzerine 2018 yılında 100 adet feromon tuzağı satın alarak tarım teşkilatına verdiklerini söyledi. Fındığın kurutulmasına yönelik Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli seyyar kurutma sistemi üzerinde Ar-Ge çalışması yaptıklarını belirten Bölük, sistemin teknik sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Fındık kabuğundan aktif karbon elde edilmesi konusunda da araştırma yaptıklarını söyleyen Bölük, aktif karbon üretmeyi başardıklarını ancak maliyetin yüksek olması nedeniyle projeyi sürdüremediklerini anlattı. Fındığın yan ürünlerinden yakıt elde edilmesi dahil farklı çalışmalar üzerinde durduklarını belirten Bölük, “Biz bir tüccar kuruluşuyuz ama ürün yoksa tüccar da yok. Her şeyden önce ürün lazım. Biz ürünün peşindeyiz, üreticinin verimini artırma peşindeyiz” dedi. “KATMA DEĞERLİ ÜRÜN SATMA MECBURİYETİMİZ VAR” Giresun ekonomisi ve ihracata ilişkin soruları da yanıtlayan Bölük, kentin temel ihracat ürününün fındık olduğunu söyledi. Fındığı dünyanın çok sayıda ülkesine ulaştıran ihracatçıların sektör açısından önemine değinen Bölük, ürünün satılamadığı dönemlerde yaşanan sıkıntıların geçen sezon görüldüğünü ifade etti. Büyük firmaların yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmelerin de gelişmesi gerektiğini belirten Bölük, asıl hedefin fındığın daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmesi olduğunu söyledi. “Az olsun ama katma değerli ürün satalım” diyen Bölük, Avrupa ve ABD’deki market raflarında Türk markalarının daha fazla görülmesi gerektiğini belirtti. Bölük, “Biz hep dışarıya gittiğimizde fındığı bir İtalyan markasıyla, bir İsviçre markasıyla, bir Alman markasıyla tüketmek zorunda kalmayalım. Bu tüketimi Türk markalarıyla sağlayalım diye çabalıyoruz” dedi. “GİRESUN’DA KOKARCA İLE MÜCADELEYİ BAŞARAMADIK” Kahverengi kokarcanın 2026 ürünü üzerindeki etkisini de değerlendiren Bölük, özellikle düşük rakımlı bölgelerde ciddi zarar oluştuğunu söyledi. Bölük, “300 metrenin altında kokarcanın en az yüzde 50 zararı var ve çok ciddi ürün kaybımız var. Uğurlu fındık çok, çürük fındık fazla. Maalesef Giresun’da biz kahverengi kokarca ile ilgili mücadeleyi başaramadık” ifadelerini kullandı. Ordu’daki mücadele çalışmalarına dikkat çeken Bölük, Giresun’daki ilgili kurumların Ordu, Terme ve Çarşamba’da uygulanan yöntemleri incelemesi gerektiğini söyledi. “Onlar nasıl yaptıysa biz de yapacağız” diyen Bölük, il ve ilçe tarım müdürlükleriyle bu konuda çalışma yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Yapıştırılan metin GİRESUN VE ORDU İÇİN ÖZEL DESTEK ÖNERİSİ Giresun ve Ordu’daki fındık üretim koşullarının diğer üretim bölgelerinden farklı olduğunu belirten Bölük, özellikle eğimli arazi yapısının üretim ve toplama maliyetlerini yükselttiğini söyledi. Samsun, Düzce ve Sakarya gibi bölgelerde düz araziler ve makineli tarım imkânlarının üreticiye avantaj sağladığını ifade eden Bölük, Giresun ve Ordu’da ise düşük verim ve yüksek toplama maliyetinin üreticiyi zorladığını belirtti. Bu nedenle bölgeye özel bir destekleme modelinin değerlendirilebileceğini söyleyen Bölük, üretim maliyetiyle piyasa fiyatı arasındaki farkın belirli bir geçiş döneminde destekleme yoluyla karşılanabileceğini ifade etti. “ANA ÇÖZÜM 80 KİLOYU 160 KİLOYA ÇIKARMAK” Bölük, desteklemenin tek başına kalıcı çözüm olmadığını belirterek asıl çözümün verimlilikte olduğunu söyledi. “Ana çözüm, biz dönümdeki 80 kiloyu 160 kiloya çıkarmak zorundayız” diyen Bölük, Giresun’da yaklaşık 121 bin hektar fındık alanı bulunduğunu ve ortalama 80-100 bin ton arasında üretim gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölük, “Oysa 120-121 bin hektarda minimum 180-200 bin ton arasında fındık üretmemiz gerekir” dedi. Yapıştırılan metin Arazi parçalanmasının önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Bölük, 5-10 dönümlük küçük arazilerin bulunduğunu, üreticilerin önemli bölümünün gurbette veya şehir merkezlerinde yaşadığını söyledi. Fındıktan doğrudan geçimini sağlayan üretici oranının azaldığını savunan Bölük, birçok kişinin fındığı ek gelir olarak değerlendirdiğini belirterek mevcut üretim yapısının verimlilik sorununu büyüttüğünü ifade etti. “ÜRETİCİ BU FİYATLARLA PARA KAZANAMAZ” Fındık fiyatlarını da değerlendiren Bölük, üreticinin mevcut koşullardaki sıkıntısına dikkat çekti. “Üretici yüzde 100 haklı. Bu fiyatlarla para kazanamaz. Zarar eder” diyen Bölük, fiyatların oluşmasına yol açan nedenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini gerçekleştirdiğini belirten Bölük, bugün bu oranın kendi değerlendirmesine göre yüzde 50 seviyelerine gerilediğini ifade etti. Türkiye dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasının uluslararası alıcılar açısından alternatif oluşturduğunu belirten Bölük, diğer ülkelerde üretim maliyetlerinin daha düşük olduğunu ve alıcıların öncelikle daha düşük fiyatlı pazarlara yöneldiğini söyledi. Programın gerçekleştirildiği dönemde sezonun ilk üç haftalık ihracatının yaklaşık 10 bin ton olduğunu belirten Bölük, “Bu ihracat rakamıyla fındık satılmıyor demektir. Biz fındığın fiyatından yurt içinde rahatsızız, şikâyetçiyiz. Bu üreticiyi memnun etmiyor ama biz bu fındığı bile satamıyoruz” dedi. Yapıştırılan metin “TÜRKİYE ARTIK FINDIĞIN ESKİSİ GİBİ SAHİBİ DEĞİL” Bölük, önümüzdeki yıllarda fındıkta uluslararası rekabetin daha da artacağı görüşünü dile getirdi. Şili’deki üretim alanlarının genişletilmesine yönelik projeksiyonlara değinen Bölük, ülkedeki dikili alanın 2034 yılında 100 bin hektara çıkarılmasının planlandığını söyledi. Şili’nin yanı sıra Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de fındık üretiminin yaygınlaştığını belirten Bölük, “Dünya fındık üretme yarışında” ifadelerini kullandı. Bölük, Türkiye’nin dünya pazarındaki konumunu ise şu sözlerle değerlendirdi: “Bizim anlamamız gereken artık dünyada Türkiye fındığın eskisi gibi sahibi değil. Artık Türkiye’nin rakibi var. Dünyada rakibi var. Rakip ülkeler var ve hâlâ dikmeye devam ediyorlar.” Bölük sözlerini, “Biz eskiden fındığın patronuyduk. Biz ne dersek o oluyordu. Ama şimdi patron biz değiliz. Artık pazarda rakibimiz var” ifadeleriyle sürdürdü. REKABET İNCELEMESİ: “DENETİMDEN RAHATSIZ DEĞİLİZ” Programda fındık piyasasına ilişkin gerçekleştirilen kamu denetimleri ve incelemeler de gündeme geldi. Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın denetlenmesinin olağan olduğunu belirterek, “Biz denetimden rahatsız değiliz. Burası bir devlet. Devletler denetler. Denetlenmemek yanlış zaten” dedi. Ticaret borsaları ve ticaret-sanayi odalarının Ticaret Bakanlığı’nın denetimindeki kuruluşlar olduğunu belirten Bölük, Borsanın daha önce de müfettiş denetiminden geçtiğini söyledi. Son incelemenin ise şirketlerin fındık fiyatları konusunda ortak hareket edip etmediğinin araştırılmasına yönelik olduğunu ifade etti. “FINDIK PİYASASINDA REKABET AŞIRI” Bölük, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 700 bin tonluk fındık kırma kapasitesi bulunduğunu, buna karşılık ürün miktarının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğunu söyledi. İhracatçıların işleme kapasitesinin de mevcut ürün miktarının üzerinde olduğunu belirten Bölük, firmaların kapasitelerini kullanabilmek amacıyla ürün alımında rekabet ettiğini ifade etti. “Fındık piyasası dünyanın en acımasız rekabetinin olduğu bir piyasadır” diyen Bölük, yalnız Türkiye içindeki firmalar arasında değil, uluslararası pazarda da ciddi bir rekabet bulunduğunu söyledi. “FİYATI ARZ VE TALEP DENGELER” Fındık fiyatlarının düşük oluşmasının tacirler, ihracatçılar, tüccarlar, manavlar veya fabrikacılardan kaynaklandığı görüşüne katılmadığını belirten Bölük, serbest piyasadaki fiyatın arz ve talebe göre oluştuğunu söyledi. “Alım ve satım fiyatı serbest piyasada alınıp satılıyorsa bir ürünü arz ve talep dengeler” diyen Bölük, talebin olmadığı ortamda ürün alımının da yavaşladığını ifade etti. Geçen sezon ürünün az olduğu yönündeki beklentinin fiyatları 350 lira seviyelerine kadar taşıdığını, ancak bu fiyatlardan yeterli satış gerçekleştirilememesi üzerine fiyatların gerilediğini söyledi. Bölük, geçen sezondan yeni sezona yaklaşık 150 bin ton fındık devredildiğini belirterek, köylerde hâlâ eski mahsul bulunduğunu ifade etti. Üreticilerin bir bölümünün 300-350 lira beklentisi nedeniyle ürününü satmadığını, daha sonra fiyatların gerilemesiyle bu ürünlerin yeni sezona kaldığını söyledi. 180 LİRALIK FINDIK RAFTA NEDEN 1.000 LİRAYA ÇIKIYOR? Gazeteci Murat Gürsoy’un, üreticiden yaklaşık 180 liraya alınan fındığın market rafında 1.000 liraya kadar ulaşmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Bölük, kabuklu fındık ile tüketiciye sunulan işlenmiş iç fındığın doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini söyledi. Fındığın üreticiden çıktıktan sonra manav, fabrika, sanayici, toptancı ve perakende aşamalarından geçtiğini belirten Bölük, her aşamada işleme ve maliyet unsurlarının oluştuğunu ifade etti. Randıman nedeniyle kabuklu ürünün tamamının iç fındığa dönüşmediğini, ardından kavurma ve diğer işlemlerde nem ve fire kaybı yaşandığını anlatan Bölük; ambalaj, nakliye ve diğer maliyetlerin de fiyatın üzerine eklendiğini söyledi. Bölük, “180 liraya aldığınız fındığın zaten randıman bazındaki maliyeti 400 lira” değerlendirmesinde bulundu. Kavrulmuş fındığın işlemeci veya sanayiciden toptancıya çıkış fiyatının ortalama 650 lira civarında olduğunu belirten Bölük, işlenmiş ürünün yaklaşık 600-650 lira seviyesinde piyasaya sunulduğunu söyledi. Bölük, bundan sonraki perakende aşamasında oluşan fiyat konusunda ise, “Ondan sonrasının rafa kadar niye o kadar arttığını tabii kamuoyu diğer ürünlerde, sebze meyvede de aynı şeyi konuşuyor” değerlendirmesinde bulundu. HAMZA BÖLÜK YENİDEN ADAY Programın son bölümünde gazeteci Murat Gürsoy, Hamza Bölük’ün Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı için yeniden adaylığını açıklamasını da gündeme getirdi. Bölük, yaklaşık sekiz yıldır Borsada görev yaptığını belirterek ilk döneminde bir süre mevcut Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş ile birlikte çalıştığını, ardından yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiğini anlattı. Bölük, “Bu dönemde de yine yol arkadaşlarımın ve üyelerimizin desteğiyle beraber yeniden aday olmaya karar verdik ve adaylık sürecimizi açıkladık” dedi. “100 YILLIK MİRASI DAHA İLERİ TAŞIMAK İSTİYORUZ” Yeni döneme ilişkin hedeflerini anlatan Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nı mevcut noktadan daha ileri taşımak istediklerini söyledi. Teknolojiye uyum sağlayan, üyelerine daha modern hizmet sunan bir Borsa hedeflediklerini belirten Bölük, Giresun kalite fındığının ve genel olarak fındık sektörünün sorunlarını kamuoyu ve devlet kurumları nezdinde gündeme getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Borsaların temel görevlerinden birinin tescil olduğunu ancak Giresun Ticaret Borsası’nın bunun dışında da kendisine görevler yüklediğini belirten Bölük; lisanslı depo, ileri teknoloji laboratuvarı, uzaktan erişimli tescil ve üyelere yönelik bilgilendirme çalışmalarını örnek gösterdi. Üyelere randıman makinesi desteği verdiklerini ve bu desteği sürdürdüklerini belirten Bölük, daha önce dağıtılan nem ölçüm cihazlarının yeniden değerlendirildiğini söyledi. Ortak bir fındık yazılım programı geliştirmeye çalıştıklarını da açıklayan Bölük, amaçlarının üyelerin ticaretlerini daha modern yöntemlerle yönetmesi, kâr-zarar hesaplarını daha kolay yapabilmesi ve sektör içindeki iletişimin güçlendirilmesi olduğunu ifade etti. Üreticilere kahverengi kokarcayla mücadeleden fidan desteğine kadar farklı alanlarda destek vermeye devam edeceklerini belirten Bölük, programdaki mesajlarını şu sözlerle tamamladı: “Fındık yoksa biz yokuz. Fındık yoksa ticaret yok. Fındık yoksa tüccar yok. O yüzden en değerlisi bizim için üreticiler. Onların her zaman yanında olmaya çalışacağız.” KAYNAK: PROGRAM: Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi SUNAN: Gazeteci Murat Gürsoy YAYIN: Altaş TV KONUK: Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük ÇEKİM YERİ: Giresun Ticaret Borsası yerleşkesi KAYNAK: Altaş TV – Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi / Hamza Bölük röportajı

Audi A6 Sportback e-tron ile Guinness Dünya Rekoru Haber

Audi A6 Sportback e-tron ile Guinness Dünya Rekoru

Avrupa Ralli Şampiyonu Miko Marczyk, Audi A6 Sportback e-tron performance ile Polonya’da tek şarjla 1.338 kilometre yol kat ederek Guinness World Records’a girdi. Normal trafik akışında gerçekleşen yolculukta ortalama enerji tüketimi 100 kilometrede 7,09 kWh oldu. Rekor, otomobilin teknolojisi kadar Marczyk’in sürüş biçimiyle de şekillendi. Ralli parkurlarında saniyelerin hesabını yapan Miko Marczyk, bu kez her kilometrede kullandığı enerjiye odaklandı. Saat 01.55’te başlayan yolculuğu, Vistül Nehri boyunca Krakow, Sandomierz, Varşova, Torun ve Grudziadz üzerinden Baltık Denizi kıyısındaki Hel’e uzandı. Marczyk aynı güzergahı izleyerek dönüşe geçti. Audi A6 Sportback e-tron performance, yolculuk boyunca şarj edilmeden 45 saati aşkın süre sonra Torun ile Ciechocinek arasında durdu. Kilometre sayacı 1.338’i gösteriyordu. Deneme trafiğe açık yollarda, yoğun saatleri de kapsayan koşullarda yapıldı. Yolculuk boyunca ortalama hava sıcaklığı 15 dereceydi; Grudziadz’da sabahın erken saatlerinde sıcaklık 7 dereceye kadar düştü. Marczyk, bataryayı yeniden şarj etmeden 1.338 kilometre yol almıştı. Rekorun ardından otomobilin sunduğu potansiyele dikkat çeken Marczyk sonuca kendisinin de şaşırdığını söyleyerek “Audi A6 Sportback e-tron performance 367 PS güç üretiyor ve 0’dan 100 km/sa hıza 5,4 saniyede ulaşıyor. 94,9 kWh net kapasiteli bataryası ve düşük hava sürtünmesiyle uzun menzil için güçlü bir temele sahip. Yine de 1.338 kilometrelik sonuç benim için de güzel bir sürpriz oldu.” dedi. Menzili belirleyen yalnızca batarya değil Audi’nin global WLTP verilerine göre A6 Sportback e-tron performance, 777 kilometreye kadar menzil sunuyor. Marczyk’in ulaştığı 1.338 kilometre ise menzili en üst düzeye çıkarmaya odaklanan özel bir rekor denemesinin sonucu; günlük kullanımda beklenen menzil olarak değerlendirilmemeli. İki değer arasındaki fark, sürüş biçiminin enerji tüketiminde ne kadar etkili olabildiğini gösteriyor. Marczyk’e göre verimli bir yolculuğun ilk adımı, kullanılan otomobili tanımakla başlıyor. Sürüş modlarının ve sistemlerin farklı koşullarda nasıl çalıştığını bilmek, tepkilerinin farklında olmak enerjiyi daha bilinçli kullanmaya yardımcı oluyor. Yavaşlama sırasında enerjiyi geri kazanan rejeneratif frenlemeden yararlanmak ve lastik basıncını doğru seviyede tutmak da tüketimi azaltmaya yardımcı oluyor. Bunları, yolu önceden okuyarak akıcı sürmek tamamlıyor: Gereksiz hızlanmalardan ve ani frenlerden kaçınmak, eldeki enerjiyi daha uzun bir mesafeye yaymayı sağlıyor. Teknoloji ve sürüşün ortak sonucu Rekoru kıran Marczyk’ti ancak, uzun yolculuğun teknik temelini de Audi A6 Sportback e-tron’un verimlilik için geliştirilen yapısı oluşturdu. Premium Platform Electric (PPE) üzerinde geliştirilen ikinci model olan otomobil, 800 voltluk elektrik mimarisini 100 kWh brüt, 94,9 kWh net kapasiteli bataryayla birleştiriyor. Rejeneratif frenleme, günlük kullanımdaki frenleme işlemlerinin yaklaşık yüzde 95’ini karşılayabiliyor; enerji geri kazanım gücü 220 kW’a kadar çıkıyor. Hız arttıkça aerodinaminin rolü de büyüyor. WLTP ölçümünde Sportback’in enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ı hava direncinden kaynaklanıyor. 0,21’lik hava sürtünme katsayısı, A6 Sportback e-tron’u Audi’nin bugüne kadarki en aerodinamik modeli yapıyor. Marczyk’in yolculuğu kendisi için bir Guinness Dünya Rekoru ile sona erdi. Audi A6 Sportback e-tron içinse teknolojinin ve mühendislik yaklaşımının, bilinçli sürüşle bir araya geldiğinde neleri mümkün kılabilidiğini ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN’DA ARICILIK DESTEĞİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA ARICILIK DESTEĞİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI

GİRESUN’DA ARICILIK DESTEĞİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI Giresun’da 2026 yılı arılı kovan desteklemesi için başvuru süreci başladı. Arıcılar 30 Ekim’e kadar başvurularını yapabilecek, destek kapsamına alınacak arılı kovanların tespit işlemleri ise 31 Ekim 2026’ya kadar tamamlanacak. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün duyurusuna göre başvurular 7 Eylül-30 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Birlik üyesi arıcılar bağlı oldukları birliğe, birlik üyesi olmayan yetiştiriciler ise İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvuru dilekçelerini verecek. Arılı kovanların da Arıcılık Yönetmeliği kapsamında 31 Ekim’e kadar tespit ettirilmesi gerekiyor. GİRESUN’DA 100 BİNİ AŞKIN ARILI KOVAN Arıcılık Giresun’da destekleme kapsamı geniş bir tarımsal faaliyet konumunda. 2024 yılı destekleme sonuçlarına göre il genelinde 1.427 arıcıya, 102 bin 722 arılı kovan için toplam 11 milyon 391 bin 858 lira ödeme yapıldı. İl Müdürlüğü ayrıca Ağustos 2026’da DOKAP destekli “Arıcılığın Desteklenmesi ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği ile Bulancak ve Şebinkarahisar Bal Üreticileri Birliği üyesi 100 üreticiye 2 bin modern strafor kovan dağıttı. Proje yüzde 70 hibe, yüzde 30 üretici katkısıyla gerçekleştirildi. Modern kovan projesiyle arı kolonilerinin kış şartlarından daha az etkilenmesi, ilkbaharda daha hızlı gelişmesi ve bal verimliliğinin artırılması hedefleniyor. Böylece 2026 destekleme başvuruları, Giresun’da kovan varlığının kayıt altında tutulmasının yanı sıra son dönemde yürütülen kovan modernizasyonu ve verimlilik çalışmalarının da devamı niteliği taşıyor.

FINDIK MALİYETİNİ ARTIRMADAN VERİMLİLİĞİ YÜKSELTMEK Haber

FINDIK MALİYETİNİ ARTIRMADAN VERİMLİLİĞİ YÜKSELTMEK

ŞİLİ FINDIKTA TEKNOLOJİ HAMLESİNİ BÜYÜTÜYOR HEDEF: ÜRETİM MALİYETİNİ ARTIRMADAN VERİMLİLİĞİ YÜKSELTMEK Dünya fındık üretiminde payını artırmayı hedefleyen Şili, bahçedeki üretimin yanı sıra hasat sonrası kurutma, işleme ve depolama teknolojilerine yöneliyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026’da üretim maliyetlerini yükseltmeden verimlilik ve kalite sağlamanın yolları ele alındı. Şili’nin Los Ángeles kentinde 13 Ağustos’ta düzenlenen PlanetNuts Day Avellanos 2026, ülkenin büyüyen fındık sektöründeki teknolojik dönüşümü gündeme taşıdı. Üreticiler, teknik uzmanlar, akademisyenler, alıcılar ve makine firmalarının katıldığı etkinlikte; üretim verimliliği, hasat mekanizasyonu, kurutma, işleme, depolama ve hastalıklarla mücadele başlıkları değerlendirildi. Etkinliğin ardından PlanetNuts tarafından yayımlanan röportajda, Arjantin merkezli IDM Desarrollos’un fındık üreticilerine sunduğu teknolojiler tanıtıldı. Görüşmede, “Üretim maliyetlerini artırmadan teknolojiyle verimlilik nasıl yükseltilebilir?” konusu üzerinde duruldu. "PlanetNuts’un IDM röportajı" (https://planetnuts.cl/idm-desarrollos-en-planetnuts-day-2026-tecnologia-para-avellanos-desde-mendoza/) KURUTMA VE İŞLEMEDE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM IDM Desarrollos’un geliştirdiği sistemlerin özellikle hasat sonrası süreçlere yoğunlaştığı belirtildi. Şirket; fındığın kurutulması, temizlenmesi, kırılması, ayrıştırılması ve işlenmesine yönelik makine ve üretim hatları geliştiriyor. Teknolojik sistemlerle ürün kayıplarının azaltılması, işlemlerin hızlandırılması ve standart kalitenin korunması hedefleniyor. Bu yaklaşım, yalnızca daha fazla ürün elde edilmesine değil, hasat edilen ürünün değer kaybetmeden işlenmesine de dayanıyor. Çünkü üretim miktarındaki artışın aynı ölçüde kurutma, depolama ve işleme kapasitesiyle desteklenmemesi; ürünün beklemesine, kalite kaybına ve üretici maliyetlerinin yükselmesine yol açabiliyor. ARJANTİN VE ŞİLİ ARASINDA MAKİNE İŞ BİRLİĞİ Arjantinli IDM Desarrollos ile Şilili tarım makineleri şirketi Agroimec arasında fındık sektörüne yönelik stratejik iş birliği de kuruldu. Anlaşma kapsamında IDM tarafından geliştirilen fındık işleme hatları ve kurutma sistemleri, Agroimec tarafından Şili pazarında üretici ve işletmelere sunulacak. İş birliğinin ilk aşamasında Avrupa fındığına yönelik işleme ve kurutma sistemlerine ağırlık verilecek. Üretimin büyümesine bağlı olarak makine ve teknoloji portföyünün genişletilmesi planlanıyor. "IDM–Agroimec iş birliğinin ayrıntıları" (https://planetnuts.cl/agroimec-e-idm-desarrollos-sellan-alianza-estrategica-para-lineas-de-proceso-y-secado-de-avellana-en-chile/) ÜRETİM ARTIŞI İŞLEME KAPASİTESİYLE DESTEKLENECEK PlanetNuts Day’de yapılan değerlendirmelerde, Şili fındık sektörünün yalnızca yeni bahçeler kurarak büyüyemeyeceğine dikkat çekildi. Artan üretimin karşılanabilmesi için ürün kabul merkezlerinin, geçici depolama alanlarının, kurutma tesislerinin ve işleme hatlarının geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Üreticilerin ürünü zamanında teslim edebilmesi, fındığın uygun nem oranına indirilmesi ve kalite kaybı yaşanmadan işlenmesi, sektörün önümüzdeki dönemindeki temel ihtiyaçlar arasında gösterildi. Etkinlikte ayrıca mekanik hasat, hastalık ve zararlıların erken tespiti, sulama yönetimi ve uluslararası kalite standartları da ele alındı. "PlanetNuts Day Avellanos 2026" (https://planetnuts.cl/planetnuts-day-de-avellanos-la-industria-avellanera-se-reunio-en-biobio-para-mirar-los-proximos-diez-anos/) TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN DİKKAT ÇEKEN ÖRNEK Şili’de yürütülen çalışmalar, küresel fındık rekabetinin yalnızca üretim miktarı üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Hasadın mekanizasyonu, ürünün hızlı kurutulması, nem ve kalite kontrolü, sınıflandırma, depolama ve katma değerli ürüne dönüştürme kapasitesi de rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye dünya fındık üretiminde liderliğini korurken Şili başta olmak üzere rakip ülkelerin yeni bahçelerin yanı sıra teknoloji, altyapı ve işleme tesislerine yatırım yapması dikkat çekiyor. Giresun ve diğer fındık üretim bölgelerinde küçük üreticilerin ortak kullanabileceği kurutma, temizleme, sınıflandırma ve depolama tesislerinin yaygınlaştırılması; ürün kayıplarının azaltılması ve kalite değerinin korunması açısından önem taşıyor. Şili’nin attığı adımlar, fındıkta geleceğin rekabetinin yalnızca daha fazla üretmekle değil, ürünü daha düşük kayıpla ve daha yüksek kaliteyle pazara ulaştırmakla şekilleneceğini ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.