Hava Durumu

#Doğu Karadeniz

giresunsonhaber - Doğu Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Haber

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK”

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” İstanbul’da düzenlenen panel, Doğu Karadeniz’de vahşi madenciliğin su kaynakları, tarım alanları, ormanlar, halk sağlığı ve yaşam alanları üzerinde oluşturduğu riskleri gündeme taşıdı. Panelde, doğa katliamına bugün “dur” denilmezse gelecekte geri dönüşün olmayacağı vurgulandı. DOĞU KARADENİZ’DEKİ MADEN RİSKİ İSTANBUL’DA TARTIŞILDI Görele ve Çanakçı Çevre Koruma Platformu ile Giresun’dan bazı çevreci sivil toplum kuruluşları, İstanbul’da “Halkımız Doğu Karadeniz’de Vahşi Madenciliğe Neden Karşı Çıkıyor?” temalı panel düzenledi. İstanbul Esenler Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Dr. Adil Emecan yaptı. Panele İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Öztürk, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Birsen Oksal ve Prof. Dr. Hakan Bektaş, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fehmi Çalık ile Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Dalman konuşmacı olarak katıldı. “DOĞA KATLİAMINA ‘DUR’ DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK” Panelde vahşi madenciliğin Doğu Karadeniz’in doğal yapısı, su havzaları, tarım üretimi ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Konuşmacılar, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını, bölgenin yaşam hakkını ve gelecek güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Panelde şu vurgu yapıldı: " DOĞA KATLİAMINA 'DUR' DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK" Konuşmacılar, bölgedeki maden faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu coğrafyada yapılan madencilik 'kalkınma' değil, kontrollü bir yıkımdır.'Maden şirketleri istihdam sağlıyor, ekonomiye katkı yapıyor' gibi söylemler acı gerçekleri örtmeye yetmiyor." DERELER, İÇME SULARI VE TARIM ALANLARI İÇİN TEHLİKE UYARISI Panelde, açılan maden sahalarının dereleri, içme suyu kaynaklarını, tarım arazilerini ve ormanlık alanları tehdit ettiği ifade edildi. Siyanür ve ağır metallerin toprağa karışması halinde etkilerin yıllarca değil, nesiller boyunca sürebileceği vurgulandı. Konuşmacılar şu açıklamayı yaptı: "Açılan maden sahalarıyla birlikte dereler zehir akıyor, bulanıyor, içme suları risk altına giriyor. Siyanür ve zehirli ağır metaller toprağa karışıyor, bunun etkisi yıllarca değil, nesiller boyu sürecek.Sadece bu da değil, heyelan riski katlanarak artıyor ve Karadeniz’in zaten hassas olan yapısı daha da kırılgan hale geliyor. Bölgemizde fındık, çay, arıcılık ve hayvancılık bitme noktasına geliyor. Ormanlar kesiliyor, topraklara, derelere maden zehiri akıtılıyor, dolayısıyla önü alınamaz büyük bir tahribat meydana geliyor. 'Bir siyanür havuzu hiç sızdırmaz bile olsa 500 yıl muhafaza edilmesi gerekiyor ki doğaya zararı enaza indirgensin' dersek durumun vahameti daha net anlaşılır.Tüm bu yaşananlar İnsanlarda kanser ve kronik hastalık riskini ciddi şekilde yükseltiyor. Şimdi açıkça şunu sormak gerekiyor, maden şirketlerinin birkaç yıllık geliri ve devlete verilen yüzde 3-4 oranında katkı için yüzyılların doğasını, suyunu, toprağını feda etmek akıl işi midir? Şu da bir gerçek; bu mesele artık sadece çevrecilerin hassasiyeti değildir, bu mesele çocuklarımızın geleceği, içeceği su, yiyeceği gıda, yaşayacağı toprak meselesidir. Bir de şu var, bu projeler yapılırken çoğu zaman bölge halkının fikri bile sorulmuyor. Kararlar masada alınıyor, bedel köyde, derede, bahçede, tarlada ödeniyor. Biz şunu söylüyoruz; bu topraklar sahipsiz değildir. Bu dereler, bu ormanlar, bu yaşam alanları birkaç şirketin insafına bırakılacak kadar değersiz değildir. Bu panelde ortaya koyduğumuz bilimsel gerçekler gayet nettir; yaşanan doğa katliamına eğer bugün 'dur' denilmezse gelecekte kesinlikle geri dönüş olmayacaktır.Yakın zamanda panelde yapılan tüm konuşmaları video serisi halinde paylaşacağız. Herkes izlesin ve ürkütücü gerçeği görsün. Çünkü bu mücadele sadece Giresun'un değil; Doğu Karadeniz halkının, hatta bu ülkede nefes alan herkesin meselesidir." “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Panelde insan sağlığına yönelik riskler de öne çıktı. Konuşmacılar, suya, toprağa ve tarımsal üretime karışabilecek kirleticilerin bölgede yaşayan yurttaşlar açısından ciddi sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti. Panelde şu uyarı yapıldı: " İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK" GİRESUN’UN YÜZDE 85’İ İÇİN MADEN SAHASI UYARISI Konuşmacılar, Giresun’daki maden rezervlerinin orta ve düşük düzeyde olduğunu, bu nedenle yeraltı katmanında dağınık halde bulunduğunu ifade etti. Bu yapının, maden çalışmalarını geniş alanlara yayma riski taşıdığı belirtildi. Panel şu vurguyla tamamlandı: " Giresun'da çıkarılacak madenler orta ve düşük düzeyde, bu nedenle yeraltı katmanında çok dağınık durumda. İlimizin yüzde 85'nin maden sahası ilan edilmesinin sebebi budur.Bu da, çalışmaların çok geniş bir alanda, yani tarım arazilerinde ve su havzalarında da yapılacağını gösteriyor." PANELİ SİYASETÇİLER, AKADEMİSYENLER VE STK TEMSİLCİLERİ TAKİP ETTİ Paneli Beyoğlu Belediye Başkanı Sefer Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, bazı siyasetçiler, kurum, kuruluş ve STK yöneticileri, akademisyenler, iş insanları ile çeşitli meslek gruplarından çok sayıda katılımcı takip etti.

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU Haber

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU CHP İletişim’in Trabzon’da düzenlediği Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması tamamlandı. Dokuz ilden gazetecileri bir araya getiren programda yerel basının ekonomik daralması, basın özgürlüğü, mesleki güvencesizlik ve dijital dönüşüm başlıkları gün boyu tartışıldı. Açılışta Burhanettin Bulut, Ahmet Kaya, Mustafa Bak ve Sibel Suiçmez konuştu; panel ve söyleşilerde sahadan gelen sorunlar masaya yatırıldı. TRABZON — Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, 24 Nisan’da Trabzon Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Çok Amaçlı Salonu’nda yapıldı. Trabzon, Artvin, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Tokat ve Samsun’dan yerel medya temsilcilerinin katıldığı program, açılış konuşmaları, “Yerelde Gazetecilik” paneli ve öğleden sonraki söyleşi oturumlarıyla tamamlandı. CHP İletişim Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut öncülüğünde Trabzon Ortahisar Belediyesi’nde gerçekleşti. Programa Giresun’dan il yöneticileri Serdar Bayramoğlu, Ömür Yüksel, Ali Han Bektaş ile basın emekçileri Ufuk Kekül, Nur Kılıç, Hasan Seyis, Mehmet Yaşar ve Hilal Karaibrahim katıldı. Giresun heyetinin katılımı ve katkısı, toplantının bölgesel niteliğine ayrı bir derinlik kattı. AÇILIŞTA YEREL MEDYANIN KRİZ BAŞLIKLARI ÖNE ÇIKTI Programın açılışında CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut söz aldı. Toplantıya ayrıca CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, çevre illerden parti temsilcileri ve çok sayıda gazeteci katıldı. MUSTAFA BAK: YEREL BASIN EN ZORLU DÖNEMLERDEN BİRİNİ YAŞIYOR CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, yerel basının ulusal medyanın ötesinde bir anlam taşıdığını, sokağın sorununu görünür kıldığını ve yerel yöneticileri denetlenebilir tuttuğunu söyledi. Bak, artan baskı, dağıtım ve personel maliyetleri karşısında reklam gelirlerinin eridiğini, birçok gazetenin kapanma noktasına sürüklendiğini belirtti. Düşük ücret, güvencesiz çalışma ve ağır iş yükünün mesleğin geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Bak, yerel basına verilecek desteğin lütuf değil zorunluluk olduğunu dile getirdi. AHMET KAYA: ÖZGÜR BASIN ŞEFFAF YÖNETİMİN GÜVENCESİDİR Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon basınının Türk basın tarihinde köklü ve onurlu bir gelenek taşıdığını söyledi. Kaya, basın kuruluşlarının siyasi ve ekonomik baskı altında varoluş mücadelesi verdiğini, bu baskının halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını da zedelediğini ifade etti. Kaya, sadece yaptıklarını alkışlayan bir basın istemediklerini belirterek, eleştiren, denetleyen ve halkın talebini doğrudan yönetime taşıyan özgür basının demokratik yerel yönetim için temel güvence olduğunu vurguladı. SUİÇMEZ: YEREL MEDYA KENTİN HAFIZASI, VİCDANI VE SESİDİR CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, yerel medyanın yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığını, kentin hafızasını, vicdanını ve sesini taşıdığını söyledi. Suiçmez, artan maliyetler, azalan reklam gelirleri, kamu ilanlarının adil dağılmaması, düşük ücret ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının yerel basını ağır bir baskı altına soktuğunu belirtti. Dijital dönüşüm için gerekli eğitim ve desteğin sağlanmaması halinde yerel medyanın daha da kırılgan hale geleceğini vurgulayan Suiçmez, medya için desteğin tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. BULUT: BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, yerel medyanın ekonomik sorunlarının yanında çok daha ağır bir özgürlük sorunu yaşadığını söyledi. Bulut, gazetecilerin mesleklerini yapamaz hale getirildiğini, otosansürün birçok yerde kurumsal biçimde büyüdüğünü ve Türkiye’de gazeteciliğin giderek bir cesaret mesleğine dönüştüğünü ifade etti. Basın özgürlüğü zayıfladığında sağlıklı siyasetten ve demokrasiden söz edilemeyeceğini belirten Bulut, farklı bölgelerde yapılan toplantılardan çıkacak verilerin bir araya getirilerek daha kapsamlı bir medya çerçevesi oluşturulacağını açıkladı. PANELDE SAHADAKİ GAZETECİLİK MASAYA YATIRILDI Açılışın ardından CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç moderatörlüğünde “Yerelde Gazetecilik” paneli yapıldı. Panelde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Aydın Gelleci, Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, TV52 Genel Yayın Müdürü Fatih Özdemir ve gazeteci Nur Kılıç söz aldı. Öğleden sonraki bölümde ise Burhanettin Bulut moderatörlüğünde Kıvanç El yazılı basını, Gülşah İnce görsel basını, Ahmet Hilmi Hacaloğlu ise dijital gazeteciliği değerlendirdi. KILINÇ İLETİŞİM KÖPRÜSÜ, GELLECİ EKONOMİK BAĞIMSIZLIK, KARAFAZLI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEDİ Yüksel Mansur Kılınç, buluşmanın medya sektörünün sorunlarını doğrudan sahadan dinlemek ve kalıcı bir iletişim köprüsü kurmak için düzenlendiğini söyledi. Aydın Gelleci, gelirler düştükçe medya bağımsızlığının da zedelendiğini, dijital dönüşüm sancıları ile nitelikli personel eksikliğinin yerel basını daralttığını anlattı. Gençağa Karafazlı ise yerel medyanın ekonomik, politik ve hukuki kuşatma altında olduğunu belirterek yerel medya yoksa demokrasinin de olmayacağını söyledi. ORTAK GÜNDEM: EKONOMİK DARALMA, GÜVENCESİZLİK, DİJİTAL DÖNÜŞÜM Toplantı boyunca artan maliyetler, azalan reklam gelirleri, kamu ilanlarının dağıtımındaki sorunlar, düşük ücret, güvencesiz çalışma, basın özgürlüğü üzerindeki baskılar ve dijital dönüşümün yarattığı yeni yükler ortak başlıklar olarak öne çıktı. Yerel medya temsilcileri, bölgesel basının ayakta kalmasının yalnızca mesleki değil, demokratik kamusal hayat açısından da kritik önemde olduğu görüşünde birleşti. TRABZON PROGRAMI GÜN BOYU SÜRDÜ VE TAMAMLANDI Trabzon’daki buluşma, açılış konuşmalarının ardından panel ve söyleşi oturumlarıyla gün boyu devam etti. Program, yerel medya temsilcilerinin sorunlarını doğrudan aktardığı, siyaset ve basın çevrelerinin aynı başlıklar etrafında buluştuğu bölgesel bir medya toplantısı olarak tamamlandı. Trabzon buluşması, yerel basının taleplerini görünür kılan ve çözüm başlıklarını ortaklaştıran bir toplantı olarak kayda geçti.

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Haber

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Giresunlu gazeteci Ahmet Kayacık, Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Ailesi, meslektaşları ve dostları, bölge basınında iz bırakan Kayacık’ın haberciliğini, etik duruşunu ve çevre duyarlılığını bir kez daha hatırlattı. 12 yıl önce yaşamını yitiren NTV Doğu Karadeniz Temsilcisi Ahmet Kayacık için Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında anma töreni düzenlendi. Törene Kayacık’ın oğlu Kuzey, gazeteciler, mahalle muhtarı Zafer Işık ve yakın çevresi katıldı. Anma programı, Giresun Belediye Meclisi Üyesi gazeteci Mustafa Öztürk’ün konuşmasıyla başladı. Törende Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, Kent Konseyi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Cem Feridunoğlu, okul arkadaşı İsmail Tataroğlu ile gazeteciler Ahmet Bilge, Mehmet Yaşar, Yusuf Aksu ve Ufuk Kekül söz aldı. Katılımcılar, Ahmet Kayacık’ın meslek yaşamından anıları paylaştı; sahadaki refleksini, haber disipliniyle kurduğu güveni ve Karadeniz’i ülke gündemine taşıyan gazeteciliğini anlattı. Kur’an tilaveti ve dua ile süren anma, Ellez Pide Salonu’nda Ahmet Kayacık’ın sevdiği Giresun simidi ve tulum peyniri ikramıyla sona erdi. BÖLGE BASININDA İZ BIRAKAN BİR İSİM Ahmet Kayacık, 1955 doğumluydu. Gazeteciliğe 1978 yılında Gündüz Gazetesi’nde başladı. Daha sonra İleri Gazetesi, Karadeniz Gazetesi ve 13 yıl boyunca Hürriyet’te görev yaptı. 1997 yılında NTV’nin Karadeniz temsilciliğini üstlendi. Toplam 36 yıllık meslek hayatında haber, fotoğraf ve röportaj alanlarında çok sayıda çalışmaya imza attı. Kayacık, yalnızca televizyon haberciliğiyle değil, fotoğraf çalışmalarıyla da tanındı. Yıllar boyunca çektiği kareleri “Dağdeniz Karadeniz Al Gözüm Seyreyle” adlı kitapta topladı. Çevre sorunlarına dikkat çeken haberleri ve bölge meselelerine gösterdiği ısrarlı ilgi, meslek yaşamının belirgin çizgileri arasında yer aldı. SAHADA, EKRANDA VE HAFIZADA KALAN GAZETECİ Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin daha önceki anma metninde Ahmet Kayacık için “çok yönlü bir gazeteci” tanımı yapıldı. Aynı metinde, yerel basında yaptığı röportajlarla toplumsal meselelerin üzerine gittiği, spor müdürlüğü görevi üstlendiği ve ardından NTV’de bölge temsilciliği yaptığı vurgulandı. Kayacık, 21 Nisan 2014’te yaşamını yitirdi. Dönemin haberlerinde, uzun süredir NTV’nin Doğu Karadeniz bölge temsilciliğini yürüttüğü ve hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü bilgisi yer aldı. Cenazesi Trabzon’daki törenin ardından memleketi Giresun’da toprağa verildi. MESLEĞİN İÇİNDEN GELEN SAYGI Ahmet Kayacık’ın ölümünün ardından yapılan anmalarda meslektaşları, onun haberciliğini yalnızca ekranla sınırlı görmedi. Bölgeyi bilen, sahayı tanıyan, insan hikâyesini kaçırmayan ve haberin peşini bırakmayan bir gazeteci olarak anıldı. Bu yönüyle Kayacık, Karadeniz basınında adı yalnızca bir kurumla değil, doğrudan gazetecilik pratiğiyle hatırlanan isimlerden biri oldu.

İKİ PROJESİ BELFOR 2026’DA ÖRNEK UYGULAMA OLARAK YER ALDI Haber

İKİ PROJESİ BELFOR 2026’DA ÖRNEK UYGULAMA OLARAK YER ALDI

GİRESUN BELEDİYESİ’NİN İKİ PROJESİ BELFOR 2026’DA ÖRNEK UYGULAMA OLARAK YER ALDI Türkiye Belediyeler Birliği’nin 16-17 Nisan 2026’da düzenlediği Belediyecilik Forumu’nda, Giresun Belediyesi’nin “Gençlik Açık Ofisi” ile “STK Yerleşkesi” projeleri örnek uygulamalar arasında sunuldu. Türkiye Belediyeler Birliği, 16-17 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlediği Belediyecilik Forumu’nda yerel yönetimlerin iyi uygulama örneklerini bir araya getirdi. Forumun resmî programında Giresun Belediyesi, “Gençlik Açık Ofisi” ve “Giresun Belediyesi STK Yerleşkesi” başlıklarıyla örnek uygulamalar arasında yer aldı. Forumun açılışını TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. TBB’nin yayımladığı bilgiye göre BELFOR’a Türkiye’nin farklı ölçeklerdeki belediyelerinden yoğun başvuru geldi. Yıldız, “Bu sadece bir sayı değildir; yerelde üretilen bilgi, deneyim ve çözüm kapasitesinin büyüklüğünü gösteren güçlü bir göstergedir” dedi. BELFOR 2026 programı; sosyal politika, gençlik politikaları, demokratik belediyecilik ve katılımcılık, bakım hizmetleri, çevre ve su politikaları, alternatif ekonomik modeller, kamusal alanların iyileştirilmesi ile bilimsel ve teknolojik yenilik başlıklarında toplam 21 oturumdan oluştu. Örnek gösterilen projelerden Gençlik Açık Ofisi, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre SOGEP kapsamında hayata geçirilen Giresun Sosyal Girişimcilik Merkezi bünyesinde kuruldu. Merkezde grafik tasarım, programlama, yapay zekâ, dijital okuryazarlık, proje hazırlama ve 3D yazıcı uygulamaları gibi alanlarda eğitimler yürütülüyor. STK Yerleşkesi tarafında ise Giresun Belediyesi’nin 7 Nisan 2026 tarihli açıklaması, Avrupa Birliği finansmanlı ve UNDP “Sivil Katılım” Hibe Programı kapsamındaki GOSİSAM projesinin Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak seçildiğini ortaya koydu. Aynı açıklamada, proje çalışmalarının Giresun STK Yerleşkesi’nde yürütüldüğü ve modelin diğer belediyelere örnek uygulama olarak sunulmasının planlandığı belirtildi. Bu tablo, Giresun Belediyesi’nin gençlik ve sivil toplum odaklı iki uygulamasının yalnızca yerel hizmet başlığı olarak değil, belediyecilikte yaygınlaştırılabilir model olarak da öne çıktığını gösterdi. BELFOR 2026, belediyeler arası deneyim paylaşımını büyüten ve iyi uygulamaları görünür hale getiren bir zemin olarak tamamlandı.

YILMAZ: GİRESUN’DA YEREL KALKINMA HAMLESİ BAŞVURULARI BAŞLADI Haber

YILMAZ: GİRESUN’DA YEREL KALKINMA HAMLESİ BAŞVURULARI BAŞLADI

METE BAHADIR YILMAZ: GİRESUN’DA YEREL KALKINMA HAMLESİ BAŞVURULARI BAŞLADI AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Giresun’da dört yatırım başlığı için başvuruların açıldığını açıkladı. Program, turizmden sanayiye, fındıktan su ürünlerine kadar uzanan yatırım alanlarında 15 Mayıs 2026’ya kadar başvuru kabul edecek. Mete Bahadır Yılmaz, Giresun için yeni yatırım başvuru döneminin açıldığını duyurdu. Yılmaz, “yatırım destek başvuruları başladı” dedi ve programın ilin üretim, istihdam ve turizm kapasitesini büyütmeyi hedeflediğini belirtti. Yılmaz, açıklamasında programın Giresun’un “ekonomik, sosyal ve turizm alanındaki gelişimini hızlandırmaya yönelik” hazırlandığını vurguladı. Açıklamada, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı üzerinden yürütülecek başvurular için yatırımcılara “301 milyon liraya varan mali destek”, vergi avantajı ve SGK prim desteği sağlanacağı belirtildi. Başvurular 15 Mayıs 2026’da sona erecek. GİRESUN İÇİN SEÇİLEN DÖRT YATIRIM ALANI Giresun çağrısında dört başlık öne çıktı. Bunlar doğa temelli turizm yatırımları, kaldırma ve taşıma ekipmanları üretimi, fındık ve fındık atıklarından yüksek katma değerli ürünler üretimi ile su ürünleri üretimi ve işleme yatırımları oldu. Bakanlığın yatırım konuları listesinde doğa temelli turizm ve kaldırma-taşıma ekipmanları açık biçimde yer alırken, aynı resmi listede fındık atık ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli üretim ile su ürünleri işleme başlıkları da yer aldı. Açıklanan dört yatırım alanı için , “301 milyon TL’ye varan” destek vurgusu ve 15 Mayıs son başvuru tarihi, programın resmi çağrı takvimi olarak belirlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yerel Kalkınma Hamlesi sayfasında 2026 çağrısı için başvuru takvimi 2 Mart-15 Mayıs olarak ilan edildi. Programın resmi bilgi sayfasında vergi indirimi, yatırım yeri tahsisi, gümrük vergisi muafiyeti ve 301 milyon liraya kadar nakdi destek ya da faiz/kâr payı desteği de destek unsurları arasında sayıldı. Program, 81 ilde toplam 324 yatırım konusunu kapsayan ulusal bir teşvik modeli olarak yürütülüyor. Her il için dört öncelikli yatırım konusu belirlendi ve kalkınma ajansları bu başlıklar üzerinden başvuru ile ön değerlendirme sürecini yürütüyor. Programın başka illerdeki örnekleri, İzmir’de aktarma elemanları üretimi, deniz ürünleri kaynaklı fonksiyonel gıda üretimi, Küçük Menderes Havzası’nda doğa temelli turizm ve nitelikli kültür endüstrisi yatırımları destek listesine alındı. Antalya’da sporcu sağlığı ve performans merkezi, mikroalg tabanlı omega-3 ve biyogübre üretimi, tıbbi ve aromatik bitkisel ürünler ile organik sera atıklarından selüloz ve mikrobiyal gübre üretimi öne çıktı. Isparta’da gül ve diğer tıbbi-aromatik bitki özlerinden kozmetik üretimi, meyve atıklarından katma değerli ürünler ve geriatri turizmi yatırımları destek başlıkları arasında yer aldı. Doğu Akdeniz Bölgesi’nde ise Hatay için ayakkabı ve mobilya yan sanayi, su ürünleri ve ileri metal malzemeler; Kahramanmaraş için altın rafinerisi, havacılık ve uzay sanayine yönelik ara ve nihai ürün üretimi, entegre su ürünleri tesisi ve teknik tekstil; Osmaniye için demir-çelik geri kazanımı, çelik tabanlı katma değerli üretim, entegre sera ve tarımsal atıklardan katma değerli üretim başlıkları ilan edildi.

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ HEM SOSYAL PROJEDE HEM SAHADA Haber

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ HEM SOSYAL PROJEDE HEM SAHADA

GİRESUN İL ÖZEL İDARESİ HEM SOSYAL PROJEDE HEM SAHADA Giresun İl Özel İdaresi, engelli çocuğa sahip annelere yönelik üretim ve eğitim projesine destek verirken, köy yollarında da heyelan temizleme ve altyapı güçlendirme çalışmalarını aynı anda sürdürüyor. Merkez Osmaniye köyünde yol güvenliği için müdahale yapıldı, Tirebolu Halaçlı köyünde ise büz yerleştirme çalışması gerçekleştirildi. Giresun İl Özel İdaresi, kentte hem sosyal destek projelerinde hem de kırsal altyapı hizmetlerinde çok yönlü çalışma yürütüyor. Kurum, engelli çocuğa sahip kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımını artırmayı hedefleyen projeye destek verirken, kırsalda yol güvenliği ve altyapı yatırımlarını da sürdürüyor. ANNELERE ÜRETİM, ÇOCUKLARA EĞİTİM ALANI Giresun’da engelli çocuğa sahip kadınlar için hazırlanan proje kapsamında annelere üretim atölyeleri, çocuklara ise özel eğitim alanları oluşturuluyor. Çalışmada annelerin sosyalleşmesi, üretime katılması ve aile ekonomisine destek sunması amaçlanıyor. Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi, Ticaret İl Müdürlüğü ve Giresun İl Özel İdaresi iş birliğiyle yürütülen projede İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı da ortaklar arasında yer alıyor. Projenin tanıtım sürecine Giresunlu Miss Turkey birincisi Sıla Saraydemir de destek verdi. OSMANİYE KÖYÜNDE HEYELAN TEMİZLENDİ İl Özel İdaresi ekipleri, yol güvenliğini ve trafik akışını olumsuz etkileyen güzergahlarda heyelan temizleme çalışmalarını sürdürüyor. Merkez Osmaniye köyünde heyelan nedeniyle daralan yolda iş makineleriyle temizlik yapıldı. Yola akan toprak kütleleri kaldırıldı, güzergah yeniden güvenli hale getirildi. HALAÇLI KÖYÜNDE ALTYAPI GÜÇLENDİRİLDİ Köy yollarında altyapıyı güçlendirmeye dönük çalışmalar da devam ediyor. Tirebolu ilçesine bağlı Halaçlı köyünde kapsamlı büz yerleştirme çalışması gerçekleştirildi. Bu müdahaleyle özellikle yağışlı dönemlerde yol gövdesinin korunması ve su tahliyesinin daha düzenli hale getirilmesi hedefleniyor. Giresun İl Özel İdaresi’nin son çalışmaları, kurumun yalnızca yol ve altyapı hizmetlerinde değil, sosyal destek alanında da sahada aktif rol üstlendiğini ortaya koydu.

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI Haber

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI

KULAKKAYA’DA TURİZM ATAĞI: 11,3 MİLYON TL’LİK IPARD YATIRIMI IPARD III Kapsamında Stratejik Turizm Yatırımı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Giresun İl Koordinatörlüğü tarafından, IPARD III Programı 7. Başvuru Çağrı Dönemi kapsamında desteklenen Kulakkaya Pansiyon Projesi için yatırımcı Ebru Hanife Güneş ile sözleşme imzalandı. Toplam 11.339.943,11 TL uygun harcama tutarına sahip yatırım, Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek. Proje, kırsal turizmin kurumsallaşması ve konaklama altyapısının güçlendirilmesi açısından bölgesel kalkınma perspektifinde dikkat çekiyor. Bu yatırım; turizm gelirlerinin kırsal alana yayılması, yayla turizminin dört mevsime yayılması ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturulması hedefleriyle uyumlu bir model sunuyor. STRATEJİK KONUM VE DOĞAL REKABET AVANTAJI Yaklaşık 1.600 metre rakıma sahip Kulakkaya Yaylası, Doğu Karadeniz yayla turizminin yükselen destinasyonlarından biri olarak öne çıkıyor. Bölgenin doğal avantajları: Yoğun ladin ve göknar ormanları Serin ve düşük nem oranına sahip yaz iklimi Zengin flora ve fauna çeşitliliği Yürüyüş ve doğa sporlarına elverişli topoğrafya Şehir merkezine ulaşım kolaylığı Bu unsurlar, bölgeyi yalnızca klasik yayla turizmi açısından değil; ekoturizm, doğa sporları ve deneyim odaklı alternatif turizm açısından da rekabetçi hale getiriyor. SOSYO-KÜLTÜREL SERMAYENİN EKONOMİYE ENTEGRASYONU Kulakkaya Yaylası, doğal varlıklarının yanı sıra güçlü bir kültürel mirasa sahip. Proje kapsamında bu sosyo-kültürel sermayenin ekonomik değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Bölgenin kültürel değerleri: Geleneksel ahşap yayla evleri Yaz aylarında düzenlenen yayla şenlikleri Horon ve kemençe eşliğinde kültürel etkinlikler Yerel mutfak kültürü (karalahana, mısır ekmeği, yayla peynirleri) Yaylacılık geleneğinin sürdürülmesi Planlanan pansiyon yatırımı ile bu değerlerin deneyim turizmi modeli içerisinde paketlenmesi ve katma değere dönüştürülmesi öngörülüyor. DÖRT MEVSİM TURİZM STRATEJİSİ Kulakkaya Yaylası, sezon bağımlı bir destinasyon olmaktan çıkarılarak yıl geneline yayılan bir turizm ekonomisi hedefleniyor. Mevsimsel turizm potansiyeli: İlkbahar: Doğa yürüyüşü, fotoğraf turizmi Yaz: Yayla turizmi, kamp, festival organizasyonları Sonbahar: Manzara ve gastronomi turizmi Kış: Kar manzaralı butik konaklama ve sakin turizm Ayrıca yayla; Kümbet Yaylası ve Göksu Travertenleri (Mavi Göl) gibi önemli turizm merkezlerine olan yakınlığı sayesinde bölgesel turizm rotasında stratejik bir konuma sahip. Bu durum, Dereli ilçesinde destinasyon bütünlüğü oluşturma ve turizm süresini uzatma açısından önemli bir avantaj sunuyor. BÖLGE EKONOMİSİNE ÇARPAN ETKİSİ IPARD III desteği ile hayata geçirilecek yatırımın, kırsal kalkınma ekseninde çok boyutlu ekonomik çıktı üretmesi bekleniyor. Beklenen ekonomik katkılar: Doğrudan ve dolaylı istihdam artışı Kadın girişimciliğinin desteklenmesi Yerel üreticilerin turizm tedarik zincirine entegrasyonu Kırsalda gelir çeşitliliğinin artırılması Dereli’nin turizm markasının güçlendirilmesi IPARD destek mekanizması; kırsal alanlarda yaşam kalitesini yükseltmeyi, göçü azaltmayı ve sürdürülebilir ekonomik yapı oluşturmayı hedefliyor. Kulakkaya Pansiyon Projesi ise bu vizyonun sahadaki somut yansımalarından biri olarak değerlendiriliyor. Dereli İçin Yeni Bir Turizm Eşiği 11,3 milyon TL’lik bu yatırım, yalnızca bir konaklama tesisi projesi değil; kırsal kalkınma, yerel ekonomi ve turizm markalaşması açısından stratejik bir adım niteliği taşıyor. Kulakkaya Yaylası’nda hayata geçirilecek proje ile Dereli’nin turizm kapasitesinin artması, ekonomik hareketliliğin yaygınlaşması ve yayla turizminin daha kurumsal bir yapıya kavuşması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.