Hava Durumu

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI

CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu Sekü'de doğayı korumak için broşür dağıtan gençlere verilen 115 bin TL'lik para cezasına TBMM'de tepki gösterdi. Gezmiş, maden ve HES projelerinin Karadeniz doğasını tehdit ettiğini vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 12.06.2026 08:41
Haber Güncellenme Tarihi: 12.06.2026 11:19
Kaynak: Giresun Sonhaber
GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI

GEZMİŞ, TİREBOLU SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI

CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Tirebolu Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin saatlerce ifadeye alınmasına ve broşür dağıttıkları gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırılmasına tepki gösterdi. Gezmiş, Giresun’da HES ve maden projelerinin dereleri, fındık bahçelerini, ormanları ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirterek, “Toprağımızın üstü toprağımızın altından bin kat daha değerlidir” dedi.

SEKÜ’DEKİ GENÇLER MECLİS GÜNDEMİNDE

CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 17’nci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, Tirebolu Sekü’de vahşi madenciliğe karşı doğasını, suyunu ve yaşam alanını savunan gençlere verilen cezayı gündeme taşıdı.

Gezmiş, Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin soruşturma geçirdiğini, saatlerce ifadeye alındığını ve miting için dağıttıkları kâğıt broşürler nedeniyle “çevreyi kirlettikleri” gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırıldığını söyledi.

“ÇEVREYİ KİRLETEN GENÇLER Mİ, MADEN ATIKLARI MI?”

Gezmiş, gençlere verilen cezaya tepki göstererek çevreyi asıl kirletenin yaşam alanına sahip çıkan köylüler değil, maden faaliyetleri olduğunu vurguladı.

CHP’li Gezmiş, “Çevreyi kirleten, kâğıt broşür dağıtan köyün gençleri mi, maden şirketlerinin havuzlarından akıtılan atıklar mı?” sözleriyle Meclis kürsüsünden tepki gösterdi. Gezmiş, bir derenin kirlenmesinin yalnızca suyun kirlenmesi anlamına gelmediğini; tarımın, hayvancılığın ve yaşamın da zarar gördüğünü ifade etti.

HES MUAFİYETİNE ELEŞTİRİ

Gezmiş’in konuşması, DSİ eliyle yürütülen enerji üretim amaçlı projelerde lisans muafiyetinin 31 Aralık 2025’ten 31 Aralık 2040’a kadar uzatılmasını öngören madde üzerinden başladı.

Gezmiş, muafiyetin hangi baraj ve projeleri kapsadığının ayrıntılı biçimde belirtilmediğini, kamu kaynaklarının ve ülke değerlerinin korunması için bu süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş, maddenin mevcut hâliyle eksik olduğunu ifade etti.

“GİRESUN 44 HES’LE KARADENİZ’DE EN FAZLA HES BULUNAN İLLERDEN BİRİ”

Konuşmasında Karadeniz’in HES baskısı altında olduğunu belirten Gezmiş, Giresun’un 44 HES’le Karadeniz’de en fazla HES bulunan illerden biri olduğunu söyledi.

Gezmiş, HES projeleri yapılırken derelerin, ormanların, köylerin ve ekosistemin geleceğinin yeterince hesaplanmadığını belirtti. HES’lerin yalnızca suyun akışını değil, yaşamın akışını da değiştirdiğini vurgulayan Gezmiş, derelerin kuruduğunu, biyolojik çeşitliliğin yok olduğunu, erozyon ve heyelan riskinin arttığını, sel felaketlerinin etkisinin büyüdüğünü dile getirdi.

DERELİ SEL FELAKETİ HATIRLATILDI

Gezmiş, 2020 yılında Giresun’da yaşanan sel felaketini de Meclis kürsüsünden hatırlattı.

Dereli başta olmak üzere kentte yaşanan sel felaketinde 11 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Gezmiş, bu acılardan gerekli derslerin çıkarılmadığını, HES ve maden projelerinin devam ettiğini söyledi. Gezmiş, Giresun’da Çanakçı Deresi’nde Avrasya su samurunun ve derelerde kırmızı benekli alabalığın kalmadığını, arı ölümleri ve kanser vakalarındaki artış iddialarının bölgede kaygı yarattığını ifade etti.

MADEN RUHSATLARI KARADENİZ’İ BASKI ALTINA ALDI

Gezmiş, konuşmasında Giresun ve Karadeniz’deki maden ruhsatlarına da dikkat çekti.

TEMA verilerine atıf yapan Gezmiş, Giresun’un yüzde 85’inin, Ordu’nun yüzde 72’sinin, Trabzon’un ise yüzde 77’sinin maden ruhsatlarına açıldığını söyledi. Derelerin, fındık bahçelerinin ve ormanların Ankara’da çizilen haritalarda ruhsat alanlarına dönüştürüldüğünü belirten Gezmiş, bu haritalarda köylünün alın terinin, çocukların geleceğinin ve Karadeniz’in doğal mirasının görülmediğini ifade etti.

“KARADENİZ HARİTA ÜZERİNDEKİ KOORDİNATLARDAN İBARET DEĞİLDİR”

Gezmiş, Karadeniz’in yalnızca ruhsat sahalarıyla tarif edilemeyeceğini belirterek, bölgenin alın teri, emek, doğayla uyumlu yaşam, fındık ve çay üretimiyle var olduğunu söyledi.

Kontrolsüz verilen maden ruhsatlarıyla yüz binlerce insanın geçim kaynağının risk altına girdiğini ifade eden Gezmiş, birkaç yıllık maden faaliyeti uğruna binlerce yıllık doğal zenginliklerin, tarımın ve insan sağlığının tehlikeye atıldığını belirtti.

ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇATALAĞAÇ ÖRNEKLERİ

Gezmiş, konuşmasında Şebinkarahisar’da yaşanan maden felaketini ve Çatalağaç’ta kimyasalların derelere karıştığı iddialarını da gündeme getirdi.

Ağır metallerin derelere karıştığını, toprağın ve suyun zehirlendiğini belirten Gezmiş, çevre felaketlerinin tekrarlandığını söyledi. Bu tabloyu Tirebolu Sekü’de verilen cezayla birlikte değerlendiren Gezmiş, çevreyi korumaya çalışan yurttaşların değil, doğaya zarar veren uygulamaların sorgulanması gerektiğini vurguladı.

“DOĞA YOKSA HAYAT YOKTUR”

Gezmiş, konuşmasının sonunda Giresun’un ve Karadeniz’in gerçek zenginliğinin ormanları, temiz havası, suyu, fındığı ve çayı olduğunu söyledi.

“Biz biliyoruz ki, doğa yoksa hayat yoktur” diyen Gezmiş, gelecek nesillere talan edilmiş bir memleket değil, onurlu bir gelecek bırakmak istediklerini ifade etti.

Kaynak: Giresun Sonhaber

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.