Hava Durumu

#Tbmm

giresunsonhaber - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesine tepki gösterdi. Bölgede üreticilerle bir araya gelen Gezmiş, hayvancılığın temel dayanağı olan meraların korunması gerektiğini belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. KÖYLÜNÜN ASIRLIK OTLAKLARI MECLİS GÜNDEMİNDE Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesi, bölgede hayvancılıkla geçinen üreticilerin tepkisine neden oldu. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çiftlik Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan üreticilerin itirazlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki mera alanlarının enerji proje sahasına dahil edilmesinin, bölgede küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçinen vatandaşların üretim düzenini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. “KÖYLÜNÜN OTLAĞINA DOKUNMAYIN” Bölgedeki üreticiler, yüzyıllardır hayvanlarını otlattıkları kadastral mera alanlarının GES projelerine açılmasına karşı çıkıyor. Yem maliyetlerinin ağırlaştığı bir dönemde meraların köylünün elindeki en önemli doğal kaynak olduğunu belirten üreticiler, otlakların kaybedilmesi halinde hayvancılığın daha da zorlaşacağını ifade ediyor. Meraların enerji projeleri için gündeme gelmesi, Şebinkarahisar’da yalnızca arazi kullanımı tartışması olarak değil; kırsal üretim, hayvancılık, geçim kaynakları ve köy yaşamının geleceği açısından da kritik görülüyor. GEZMİŞ SAHADA ÜRETİCİLERLE GÖRÜŞTÜ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da saha çalışması yaparak muhtarlar, üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından açıklama yapan Gezmiş, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların tarımsal değeri bulunan alanlarda ve hayvancılığın dayandığı meralarda yapılmaması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Bizler elbette yenilenebilir enerjiye, temiz enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak bu yatırımlar, köylünün yüzyıllardır hayvancılık yaptığı, hayvanını otlattığı asırlık meralarda, tarımsal değeri olan topraklarda yapılmamalıdır” dedi. “HALKI YOK SAYAN PROJELERİN KARŞISINDAYIZ” Gezmiş, Şebinkarahisar’da yaşayan vatandaşların meralarından edilmek istendiğini belirterek, projelerin halkın görüşü alınmadan yürütülmesine tepki gösterdi. Köylülerin hayvanlarını nerede otlatacaklarını düşünmek zorunda bırakıldığını söyleyen Gezmiş, “Halkımız meralarından ediliyor, hayvanlarını nerede otlatacaklarını kara kara düşünüyor. Kimseye sormadan, halkı yok sayarak yapılan bu projelerin karşısındayız” ifadelerini kullandı. SORU ÖNERGESİ TBMM’YE SUNULDU Şebinkarahisar’daki incelemelerinin ardından TBMM’ye dönen CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Gezmiş, önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu’na dikkat çekerek meraların devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. Vatandaşın sorunlarını Meclis gündemine taşımaya devam edeceklerini belirten Gezmiş, “Vatandaşımızın Meclis’teki sesi olduk, Bakanlığa önergemizi verdik. Bu haklı mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi. BAKANLIĞA MERA TAHSİSİ SORULARI Gezmiş’in TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Şebinkarahisar’daki mera tahsisleriyle ilgili Bakanlıktan yanıt istendi. Önergede şu başlıklar öne çıktı: Şebinkarahisar ilçesinde son 5 yılda enerji yatırımları için tahsis edilen toplam mera alanı miktarının ne kadar olduğu, bu tahsis işlemleri yapılırken bölge halkının, muhtarların ve üreticilerin görüşünün alınıp alınmadığı soruldu. Gezmiş ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile İl Mera Komisyonu’ndan söz konusu enerji yatırımı için tahsis amacı değişikliği onayı alınıp alınmadığının, onay alındıysa bunun hukuki gerekçesinin açıklanmasını istedi. Önergede, hayvancılıkla geçinen Çiftlik Mahallesi ve bölge halkının uğradığı ekonomik zararların tazmin edilip edilmeyeceği ve köylüye eşdeğer nitelikte alternatif otlak alanı sağlanması için bir çalışma yapılıp yapılmayacağı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. HAYVANCILIK VE KIRSAL YAŞAM RİSK ALTINDA Şebinkarahisar’da yaşanan mera tartışması, kırsal bölgelerde enerji yatırımları ile tarımsal üretim alanları arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Meraların hayvancılıkla geçinen köylüler için yalnızca otlak değil, üretim zincirinin temel unsuru olduğunu belirten Gezmiş, bu alanların kaybının yem maliyetlerini artıracağını, küçük üreticiyi daha da zor durumda bırakacağını ve kırsal göçü hızlandıracağını söyledi. ŞEBİNKARAHİSAR’DA HAYVANCILIK MERAYA DAYANIYOR Şebinkarahisar, Giresun’un hayvancılık açısından en güçlü ilçeleri arasında yer alıyor. Eldeki verilere göre ilçede büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık birlikte yürütülürken, üretimin ana dayanağını geniş mera ve yayla alanları oluşturuyor. İlçede 27 bin 437 büyükbaş, 21 bin 322 küçükbaş olmak üzere toplam 48 bin 759 baş hayvan varlığı bulunuyor. Bu tablo, Şebinkarahisar’daki meraların yalnızca boş arazi olarak değerlendirilemeyeceğini; süt üretimi, besicilik, küçükbaş hayvancılık, yem maliyeti ve kırsal geçim kaynakları açısından doğrudan üretim alanı olduğunu gösteriyor. Yem maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticiler için meralar, hayvan besleme sürecinde en önemli doğal kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Çiftlik Mahallesi ve çevresindeki mera alanlarının GES projeleri için gündeme gelmesi, bölgede hayvancılığın geleceği ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da değerlendiriliyor. Şebinkarahisar’daki tartışmanın merkezinde, enerji yatırımlarının hangi alanlarda yapılacağı kadar, bu yatırımların köylünün üretim düzenini, hayvan varlığını, otlatma imkânlarını ve geçim kaynaklarını nasıl etkileyeceği de yer alıyor. Etkilenecek aile sayısı, proje sahasını kullanan üretici sayısı, merada otlayan hayvan varlığı ve alternatif otlak alanı sağlanıp sağlanmayacağı ise Bakanlık yanıtı ve yerel kurumların yapacağı açıklamalarla netleşecek. “MERA TALANINA HAYIR” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, enerji yatırımlarında kamu yararı, üretici hakkı ve çevresel denge ilkesinin birlikte gözetilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki meraların korunması için konunun takipçisi olacaklarını vurgulayarak, köylünün asırlık otlaklarının enerji projelerine feda edilmemesi gerektiğini söyledi. Şebinkarahisar’daki üreticilerin itirazı, TBMM’ye taşınan soru önergesiyle birlikte hem yerel hem ulusal düzeyde siyasi gündeme girdi.

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN  ÖNERGE Haber

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un güzergâh dışında bırakılabileceği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan projenin güncel aşamasını, güzergâh planlamasında Giresun’un yerini ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların öngörülüp öngörülmediğini açıklamasını istedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Karadeniz’in en önemli ulaşım yatırımlarından biri olarak gösterilen Samsun-Sarp Demiryolu Projesi için yeni bir yazılı soru önergesi verdi. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede, son dönemde kamuoyuna yansıyan güzergâh iddialarını Meclis denetimine taşıdı. Giresun’un proje dışında bırakılabileceği yönündeki iddialar, önergenin ana gündemini oluşturdu. GİRESUN’UN PROJE DIŞINDA KALMA İHTİMALİ MECLİS GÜNDEMİNDE Gezmiş, verdiği önergede Giresun’un Karadeniz’in üretim, turizm ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin böylesine stratejik bir ulaşım yatırımının dışında bırakılacağı yönündeki iddiaların Giresun kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtti. Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin yalnızca bir ulaşım hattı olarak değil, Karadeniz’in ekonomik kalkınmasını, lojistik gücünü ve bölgesel bağlantılarını doğrudan etkileyecek bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gezmiş, proje sürecine ilişkin kamuoyunun açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini istedi. Gezmiş’in önergesi, Giresun’un demir yolu hattındaki yerinin belirsiz bırakılmaması, kent merkezi ve ilçelerin projeyle nasıl ilişkilendirileceğinin açıklanması ve güzergâh planlamasının teknik kararların ötesinde bölgesel kalkınma etkisiyle ele alınması talebini öne çıkardı. BAKANLIĞA GÜZERGÂH, ETÜT VE BAĞLANTI SORULARI Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yönelttiği sorularda ilk olarak Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin güncel durumunun açıklanmasını istedi. Etüt, fizibilite ve proje çalışmalarının hangi aşamada bulunduğu, Bakanlığın yanıtlaması beklenen başlıkların başında yer aldı. Milletvekili Gezmiş, Bakanlık tarafından belirlenen ya da değerlendirilen güzergâhlarda Giresun’un bulunup bulunmadığını da sordu. Kamuoyuna yansıyan “Giresun güzergâh dışında kalacak” iddialarının doğru olup olmadığına ilişkin resmi açıklama talep etti. Önergede ayrıca Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin mevcut planlamasında Giresun merkez ve ilçelerine hizmet verecek herhangi bir hat, istasyon ya da bağlantı noktası öngörülüp öngörülmediği de gündeme getirildi. Bu üç başlık, projenin Giresun açısından yalnızca harita üzerinde geçiş meselesi olmadığını; kent merkezi, ilçeler, liman bağlantısı, üretim alanları, turizm merkezleri ve iç bölge erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. GÜZERGÂH KARARI GİRESUN’UN EKONOMİK GELECEĞİNİ ETKİLEYECEK Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Karadeniz kıyı hattında ulaşımı güçlendirmesi, limanları demir yolu ağıyla buluşturması, yük ve yolcu taşımacılığında yeni bir kapasite oluşturması bakımından bölgesel ölçekte kritik bir yatırım olarak görülüyor. Giresun’un bu hattaki konumu ise kent ekonomisi açısından doğrudan belirleyici nitelik taşıyor. Giresun Limanı, fındık başta olmak üzere üretim ve ihracat kapasitesi, sahil ticareti, turizm potansiyeli ve iç bölgelere açılan bağlantı ihtiyacı, demir yolu güzergâhının kent için stratejik önemini artırıyor. Bu nedenle güzergâh planlamasında Giresun’un dışarıda bırakılması ya da kent merkezi ve ilçelerin güçlü bağlantı noktalarıyla projeye dahil edilmemesi, yalnızca ulaşım tercihi değil, Giresun’un uzun vadeli kalkınma yönünü etkileyecek bir karar olarak değerlendiriliyor. GEZMİŞ: GİRESUN’UN KONUMU NETLEŞTİRİLMELİ Gezmiş’in yeni önergesi, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un konumunun Bakanlık tarafından açık biçimde ortaya konulmasını hedefliyor. Projede etüt ve fizibilite çalışmalarının hangi aşamada olduğu, Giresun’un güzergâhta yer alıp almadığı ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların planlanıp planlanmadığı, Meclis yoluyla resmi yanıt bekleyen temel başlıklar hâline geldi. Giresun kamuoyu açısından Bakanlığın vereceği yanıt, yalnızca projenin teknik ilerleme durumunu değil, kentin demir yolu ağına nasıl dahil edileceğini de gösterecek. GEZMİŞ SÜRECİ DAHA ÖNCE DE MECLİSE TAŞIMIŞTI Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’ni daha önce de yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı. 24 Kasım 2023 tarihli 7/6628 esas sayılı önergesinde, Karadeniz Bölgesi’nde karayolu dışında ulaşım ağı eksikliğinin bölge illeri ve ülke ekonomisi açısından kayıplara yol açtığını belirtmişti. Gezmiş’in önceki önergesinde Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Samsun’dan Sarp’a uzanacak, Doğu Karadeniz illerinin ulaşımına, ekonomik kalkınmasına ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak büyük bir yatırım olarak tanımlanmıştı. Söz konusu önergede planlanan hattın Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’i kapsayan 513 kilometrelik güzergâhla Karadeniz’in doğusuna ulaşacağı belirtilmiş; Tirebolu’nun iç bölge bağlantısı da Giresun açısından kritik başlık olarak gündeme getirilmişti. Gezmiş, önceki önergesinde Tirebolu’nun Erzincan bağlantılı demir yolu hattından çıkarılmasının Giresun için büyük kayıp yaratacağını vurgulamıştı. BAKANLIK 2024’TE ETÜT PROJE YANITI VERDİ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gezmiş’in 7/6628 esas sayılı önergesine 18 Ocak 2024 tarihinde yanıt verdi. Bakanlık, Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi olarak anılan Samsun-Hopa-Sarp hattının etüt proje ve mühendislik hizmetleri işinin 2024 yılı Yatırım Programı’na teklif edildiğini bildirdi. Bakanlık yanıtında, projenin yatırım programına alınmasının ardından ihale hazırlık çalışmalarına başlanacağı belirtildi. Yanıtta Giresun merkez, ilçeler, Tirebolu bağlantısı, istasyon planlaması ve güzergâh tercihleri konusunda ayrı bir açıklama yer almadı. Gezmiş’in yeni önergesi, bu eksik kalan başlıkları doğrudan Giresun’un güzergâh üzerindeki yeri, bağlantı noktaları ve proje planlamasındaki konumu üzerinden yeniden gündeme taşıdı. 2024’TE DE SOMUT ADIM SORULMUŞTU Gezmiş, Bakanlığın 2024’te verdiği yanıtın ardından Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’ni ikinci kez Meclis gündemine aldı. 31 Temmuz 2024 tarihli 7/14719 esas sayılı önergesinde, etüt proje işlerinin yatırım programına teklif edildiği açıklamasına rağmen projede somut adım atılıp atılmadığını sordu. Bu önergeyle Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’nin 2024 Yatırım Programı’na alınıp alınmadığı, ihale sürecinin hangi aşamada bulunduğu ve hizmete açılış için öngörülen bir takvim olup olmadığı gündeme getirildi. Yeni önergeyle birlikte Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde tartışma artık yalnızca yatırım programı ve ihale süreciyle sınırlı kalmadı. Giresun’un güzergâhta yer alıp almayacağı, kent merkezi ve ilçelere hizmet verecek hat, istasyon ya da bağlantı noktalarının planlanıp planlanmadığı, projenin Giresun açısından en kritik başlığı hâline geldi.

CHP'de olağanüstü hamle... Murat Emir: 900'e yakın imzayla Genel Merkeze gideceğiz Haber

CHP'de olağanüstü hamle... Murat Emir: 900'e yakın imzayla Genel Merkeze gideceğiz

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, parti içerisinde olağanüstü kurultay çağrısı için girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, yaklaşık 900 imza ile Çarşamba günü CHP Genel Merkezi'ne başvuruda bulunacaklarını duyurdu. Emir, partinin seçimlere girme noktasında risk altında olduğunu savunurken, disiplin sevklerinin ve grup yönetimine dair alınan kararların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia etti. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de gerçekleştirdiği basın toplantısında parti içindeki güncel gelişmelere dair kritik açıklamalarda bulundu. Parti yönetimi ve grubun işleyişine yönelik tartışmalara değinen Emir, CHP'de olağanüstü kurultay talebi için gereken desteğin toplandığını vurgulayarak, "Kurultay kararı almak amacıyla 900'e yakın imza ile çarşamba günü 74 il başkanımız ve bizimle ortak hareket etmeyen il başkanlarımızın illerindeki delegelerle beraber Genel Merkezimize olağanüstü kurultay talebimizi ileteceğiz" şeklinde konuştu. Partideki son durumun tüzük, iç yönetmelik ve Siyasi Partiler Kanunu doğrultusunda ele alınması gerektiğini belirten Emir, genel başkan ile grup yönetimi arasındaki yetki çekişmelerine de dikkat çekti. Emir, grup başkanlığı ve grup başkanvekillikleriyle ilgili yürütülen tasarrufların parti iç mevzuatıyla çeliştiğini öne sürdü. CHP milletvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekilinin tedbirli kesin çıkarma istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine tepki gösteren Murat Emir, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu savundu. Daha önce benzer bir meselede verilen yargı kararını hatırlatan Emir, disiplin sürecinin mahkemeden döneceğini ileri sürdü. 20 Temmuz’dan önce beklediğimiz iki karar var. Birincisi, Yargıtay'dan 20 Temmuz'a kadar hukukun gereğini yapmasını ve siyaseti bu darbe girişiminden kurtarmasını bekliyoruz! İkincisi ise partimizin seçime sokulmama riskine karşı 20 Temmuz’dan önce kurultay toplanmalıdır. Bu… pic.twitter.com/wEynxcjhbk — Murat Emir (@muratemirchp) June 16, 2026 TBMM Başkanlığı'nın grup yönetimine yönelik tutumlarını da eleştiren Emir, Meclis Başkanlığı'nın muhatabının siyasi partilerin genel başkanları değil, grup başkanları olduğunu ifade ederek yürütülen işlemlerin hem parti tüzüğüne hem de Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etti. CHP'nin seçimlere katılma noktasında risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Emir, bu sebeple 20 Temmuz'a kadar hem olağanüstü kurultay kararını hem de yargı süreçlerini takip ettiklerini söyledi. Yeni bir parti kurulacağı yönündeki iddialara dair soruları yanıtlayan Emir, öncelikli hedeflerinin CHP içerisinde mücadele etmek olduğunu vurguladı. Ancak tüm ihtimallerin değerlendirildiğini kaydeden Emir, "CHP'nin milyonlarının ve milletin umudunu bağladığı kadrolar olarak her türlü seçeneği aklımızın ve masamızın bir köşesinde tutuyoruz" ifadelerini kullandı. Emir, açıklamasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile herhangi bir diyalog ya da uzlaşma zeminine sahip olmadıklarını da sözlerine ekledi.

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI

GEZMİŞ, TİREBOLU SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Tirebolu Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin saatlerce ifadeye alınmasına ve broşür dağıttıkları gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırılmasına tepki gösterdi. Gezmiş, Giresun’da HES ve maden projelerinin dereleri, fındık bahçelerini, ormanları ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirterek, “Toprağımızın üstü toprağımızın altından bin kat daha değerlidir” dedi. SEKÜ’DEKİ GENÇLER MECLİS GÜNDEMİNDE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 17’nci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, Tirebolu Sekü’de vahşi madenciliğe karşı doğasını, suyunu ve yaşam alanını savunan gençlere verilen cezayı gündeme taşıdı. Gezmiş, Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin soruşturma geçirdiğini, saatlerce ifadeye alındığını ve miting için dağıttıkları kâğıt broşürler nedeniyle “çevreyi kirlettikleri” gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırıldığını söyledi. “ÇEVREYİ KİRLETEN GENÇLER Mİ, MADEN ATIKLARI MI?” Gezmiş, gençlere verilen cezaya tepki göstererek çevreyi asıl kirletenin yaşam alanına sahip çıkan köylüler değil, maden faaliyetleri olduğunu vurguladı. CHP’li Gezmiş, “Çevreyi kirleten, kâğıt broşür dağıtan köyün gençleri mi, maden şirketlerinin havuzlarından akıtılan atıklar mı?” sözleriyle Meclis kürsüsünden tepki gösterdi. Gezmiş, bir derenin kirlenmesinin yalnızca suyun kirlenmesi anlamına gelmediğini; tarımın, hayvancılığın ve yaşamın da zarar gördüğünü ifade etti. HES MUAFİYETİNE ELEŞTİRİ Gezmiş’in konuşması, DSİ eliyle yürütülen enerji üretim amaçlı projelerde lisans muafiyetinin 31 Aralık 2025’ten 31 Aralık 2040’a kadar uzatılmasını öngören madde üzerinden başladı. Gezmiş, muafiyetin hangi baraj ve projeleri kapsadığının ayrıntılı biçimde belirtilmediğini, kamu kaynaklarının ve ülke değerlerinin korunması için bu süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş, maddenin mevcut hâliyle eksik olduğunu ifade etti. “GİRESUN 44 HES’LE KARADENİZ’DE EN FAZLA HES BULUNAN İLLERDEN BİRİ” Konuşmasında Karadeniz’in HES baskısı altında olduğunu belirten Gezmiş, Giresun’un 44 HES’le Karadeniz’de en fazla HES bulunan illerden biri olduğunu söyledi. Gezmiş, HES projeleri yapılırken derelerin, ormanların, köylerin ve ekosistemin geleceğinin yeterince hesaplanmadığını belirtti. HES’lerin yalnızca suyun akışını değil, yaşamın akışını da değiştirdiğini vurgulayan Gezmiş, derelerin kuruduğunu, biyolojik çeşitliliğin yok olduğunu, erozyon ve heyelan riskinin arttığını, sel felaketlerinin etkisinin büyüdüğünü dile getirdi. DERELİ SEL FELAKETİ HATIRLATILDI Gezmiş, 2020 yılında Giresun’da yaşanan sel felaketini de Meclis kürsüsünden hatırlattı. Dereli başta olmak üzere kentte yaşanan sel felaketinde 11 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Gezmiş, bu acılardan gerekli derslerin çıkarılmadığını, HES ve maden projelerinin devam ettiğini söyledi. Gezmiş, Giresun’da Çanakçı Deresi’nde Avrasya su samurunun ve derelerde kırmızı benekli alabalığın kalmadığını, arı ölümleri ve kanser vakalarındaki artış iddialarının bölgede kaygı yarattığını ifade etti. MADEN RUHSATLARI KARADENİZ’İ BASKI ALTINA ALDI Gezmiş, konuşmasında Giresun ve Karadeniz’deki maden ruhsatlarına da dikkat çekti. TEMA verilerine atıf yapan Gezmiş, Giresun’un yüzde 85’inin, Ordu’nun yüzde 72’sinin, Trabzon’un ise yüzde 77’sinin maden ruhsatlarına açıldığını söyledi. Derelerin, fındık bahçelerinin ve ormanların Ankara’da çizilen haritalarda ruhsat alanlarına dönüştürüldüğünü belirten Gezmiş, bu haritalarda köylünün alın terinin, çocukların geleceğinin ve Karadeniz’in doğal mirasının görülmediğini ifade etti. “KARADENİZ HARİTA ÜZERİNDEKİ KOORDİNATLARDAN İBARET DEĞİLDİR” Gezmiş, Karadeniz’in yalnızca ruhsat sahalarıyla tarif edilemeyeceğini belirterek, bölgenin alın teri, emek, doğayla uyumlu yaşam, fındık ve çay üretimiyle var olduğunu söyledi. Kontrolsüz verilen maden ruhsatlarıyla yüz binlerce insanın geçim kaynağının risk altına girdiğini ifade eden Gezmiş, birkaç yıllık maden faaliyeti uğruna binlerce yıllık doğal zenginliklerin, tarımın ve insan sağlığının tehlikeye atıldığını belirtti. ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇATALAĞAÇ ÖRNEKLERİ Gezmiş, konuşmasında Şebinkarahisar’da yaşanan maden felaketini ve Çatalağaç’ta kimyasalların derelere karıştığı iddialarını da gündeme getirdi. Ağır metallerin derelere karıştığını, toprağın ve suyun zehirlendiğini belirten Gezmiş, çevre felaketlerinin tekrarlandığını söyledi. Bu tabloyu Tirebolu Sekü’de verilen cezayla birlikte değerlendiren Gezmiş, çevreyi korumaya çalışan yurttaşların değil, doğaya zarar veren uygulamaların sorgulanması gerektiğini vurguladı. “DOĞA YOKSA HAYAT YOKTUR” Gezmiş, konuşmasının sonunda Giresun’un ve Karadeniz’in gerçek zenginliğinin ormanları, temiz havası, suyu, fındığı ve çayı olduğunu söyledi. “Biz biliyoruz ki, doğa yoksa hayat yoktur” diyen Gezmiş, gelecek nesillere talan edilmiş bir memleket değil, onurlu bir gelecek bırakmak istediklerini ifade etti.

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR Haber

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR

CHP ÖRGÜTÜNDEN NET MESAJ: ÖNCE KURULTAY, SONRA İKTİDAR 74 İL BAŞKANINDAN KURULTAY ÇAĞRISI CHP’DE YOL HARİTASI: KURULTAYLA ÇIKIŞ, İKTİDARLA HEDEF CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM’de düzenlenen CHP Grup Toplantısı’na katıldı. Genel Başkan Özgür Özel’in gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu toplantının ardından 74 il başkanı, kurultay sürecinin netleşmesi ve iktidar yürüyüşünün sürdürülmesi çağrısı yaptı. ŞENYÜREK VE GEZMİŞ TBMM’DEKİ GRUP TOPLANTISINA KATILDI Cumhuriyet Halk Partisi’nde kurultay tartışmaları ve partiye yönelik yargı süreci üzerinden büyüyen siyasi gerilim, TBMM’deki grup toplantısında örgüt iradesi vurgusuyla ele alındı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM CHP Grup Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ardından CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 74 il başkanı tarafından yayımlanan ortak basın açıklamasına imza attı. KRİZİN YANITI KURULTAY VE ÖRGÜT İRADESİ OLDU CHP il başkanları, parti içi tartışmaların mahkeme sürecine sıkışmaması ve gerilimin sokaklara taşınmaması için kurultay zemininin işletilmesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, CHP’nin kurultay geleneği, örgüt iradesi ve iktidar hedefi öne çıkarıldı. Açıklamada, CHP’nin iç tartışma görüntüsüne sürüklenmek istenen süreci kurumsal hafızası, üyeleri, delegeleri ve örgüt iradesiyle aşacağı mesajı verildi. 74 İL BAŞKANINDAN ORTAK AÇIKLAMA CHP il başkanlarının ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’nin kaybedecek vakti yok: Önce Kurultay, Sonra İktidar. Atamızın emaneti, Cumhuriyetin kurucusu partimiz, AKP iktidarının siyasi çıkarları uğruna demokrasi tarihimizde hiç görülmemiş şekilde felç edilmeye çalışılıyor. Partimiz atlattığı büyük badirelerde bu gibi dönemlerde ne yapacağını kurumsal hafızasına kazımıştır. CHP kurulduğu günden yana kongreler ve kurultaylar partisidir. İktidar tarafından kurgulanmış gerilimin mahkeme salonlarından sokaklara taşmasını engellemenin yolu, meşru rekabet arenası olan kurultayımızın toplanmasıdır. Tarihimiz boyunca olduğu gibi, tüm oyunları bozmak için kendi öz gücümüze, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesine dönmek zorundayız. Çünkü mesele partimizin iç meselesi değildir. Partimizde bir ikilik, çekişme ve kavga yoktur. Mesele memleketimizdir, milletimizin iradesidir. Partimizin kurultayının yapılacağı tarih 25 Temmuz 2026’dan önce olmalıdır ve bir an önce ilan edilmelidir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ şiarımızla açık biçimde ilan ediyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür. Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur. Üyelerimizin, seçmenlerimizin ve ceberrut iktidara karşı birleşen halkımızın partimizden beklentisi bir an önce iktidar yürüyüşüne devam etmesidir. 81 ilde örgütlerimiz kurultaya da iktidara da hazırdır. 2 milyon üyemizin iradesi; CHP’yi bu cendereden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü tüm gücüyle sürdürecek kudrete sahiptir. Halkın dediği olur.” KURULTAY TARİHİ İÇİN 25 TEMMUZ 2026 VURGUSU Ortak açıklamada, CHP kurultayının 25 Temmuz 2026’dan önce yapılması gerektiği açık biçimde ifade edildi. İl başkanları, kurultay tarihinin bir an önce ilan edilmesini istedi. Bu çağrı, parti içindeki tartışmaların uzatılmadan örgüt iradesiyle çözüme kavuşturulması ve CHP’nin siyasi enerjisinin yeniden iktidar hedefine yöneltilmesi mesajı taşıdı. “CHP’DE EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ ÖRGÜTÜNDÜR” Açıklamada en güçlü vurgu, örgüt iradesi üzerinden yapıldı. İl başkanları, CHP’de karar mekanizmasının üyeler ve delegeler üzerinden işlemesi gerektiğini belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi’nde egemenlik kayıtsız şartsız örgütündür” ifadesini kullandı. Bu mesajla CHP örgütleri, krizin mahkeme salonları ve parti içi gerilim algısıyla değil, kurultay iradesiyle aşılması gerektiğini ortaya koydu. GİRESUN ÖRGÜTÜ ORTAK AÇIKLAMAYA İMZA ATTI CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ortak açıklamaya imza atması, Giresun örgütünün de kurultay ve iktidar yürüyüşü çağrısına destek verdiğini gösterdi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in TBMM’deki grup toplantısına katılımı ise Giresun’un hem Meclis grubundaki hem de örgüt düzeyindeki siyasi hatta yer aldığını ortaya koydu. CHP’de il başkanlarının açıklamasıyla verilen mesaj, parti içi tartışmaların kurultay zemininde çözülmesi, örgüt iradesinin güçlendirilmesi ve iktidar yürüyüşünün kesintiye uğratılmaması oldu.

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI

GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI TALEBİ TBMM KÜRSÜSÜNE TAŞINDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, kente İstiklal Madalyası verilmesi için Meclis’e çağrı yaptı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” dedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 9 Haziran 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un İstiklal Madalyası talebini gündeme taşıdı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında açılan 99’uncu birleşimde gündem dışı söz alan Gezmiş, Kurtuluş Savaşı’nda Giresun’un verdiği mücadeleyi, gönüllü alayları, cephelerde şehit düşen Giresun uşaklarını ve kentin uzun yıllardır bekleyen tarihî talebini Meclis kürsüsünden anlattı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Kurtuluş Savaşı’ndaki gönüllü alaylarını, şehitlerini ve tarihî fedakârlığını anlatarak kente İstiklal Madalyası verilmesini istedi. Gezmiş, konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurucu iradesine ve millî egemenlik vurgusuna dikkat çekerek başladı. Giresun’un Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca asker gönderen bir şehir olmadığını, gönüllü alaylarıyla cephe hattında doğrudan yer aldığını belirten Gezmiş, kentin bu mücadelesinin resmî olarak İstiklal Madalyası ile tescillenmesi gerektiğini söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELEDEKİ YERİ MECLİS’TE ANLATILDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı yıllarında nüfusuna oranla verdiği şehit sayısı, cephedeki gönüllü birlikleri ve halkın sağladığı destekle Millî Mücadele tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Giresun uşaklarının Mangal Dağı’nda, Afyon’da, Dumlupınar’da ve Sakarya’da destan yazdığını belirten Gezmiş, İğneli Pembe Hatunlar başta olmak üzere cephe gerisinde ve cephede mücadele eden kahramanları da andı. Mondros Mütarekesi’nin ardından işgallere karşı Giresun’da hızlı bir örgütlenme başladığını hatırlatan Gezmiş, Aralık 1918’de Milis Komutan Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın, Şubat 1919’da ise Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin kurulduğunu ifade etti. İzmir’in işgaline karşı Giresun’da büyük bir miting düzenlendiğini, İngiltere, İtalya ve İstanbul Hükûmetine protesto telgrafları gönderildiğini dile getirdi. GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN AĞIR CEPHELERİNDE SAVAŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin merkezinde, Millî Mücadele yıllarında kurulan gönüllü alayların cephede üstlendiği görev bulunuyor. Giresun’da işgale karşı başlayan yerel savunma örgütlenmesi, kısa sürede yalnızca bölge güvenliğiyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin düzenli askerî yapısına katılan gönüllü birliklere dönüştü. Giresun gönüllülerinden oluşan birlikler, önce Karadeniz’de güvenlik ve direniş hattının güçlendirilmesinde görev aldı. Pontusçu çetelerin faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, kıyı hattının savunulması ve Millî Mücadele’ye insan gücü sağlanması bu sürecin ilk aşamasını oluşturdu. Ardından Giresunlu gönüllüler, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz başta olmak üzere savaşın kaderini belirleyen cephelere sevk edildi. Tarihsel kaynaklarda Giresun gönüllüleri denildiğinde özellikle 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alaylar öne çıkıyor. 42’nci Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın adıyla; 47’nci Alay ise Osman Ağa’nın komutasındaki gönüllülerle anılıyor. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, Giresun’un Millî Mücadele’deki askerî katkısının yalnızca iki alayla sınırlı tutulamayacağını, 44’üncü Giresun Alayı’nın da bu tarihsel bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Gezmiş, Giresun’un Millî Mücadele’de yalnızca cepheye asker gönderen bir şehir değil, gönüllü alaylarıyla savaşın en ağır yükünü omuzlayan tarihî bir merkez olduğunu vurguladı. 42’NCİ ALAY SAKARYA’DA AĞIR BEDEL ÖDEDİ 42’nci Giresun Gönüllü Alayı, Millî Mücadele’nin en kritik cephelerinden biri olan Sakarya’da ağır kayıplar verdi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki alay, Ankara’nın savunulmasında hayati öneme sahip hatlarda savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Giresun’dan cepheye giden çok sayıda gönüllü şehit oldu. Bu alay, yalnızca askerî bir birlik olarak değil, Giresun’un vatan savunmasına verdiği toplu cevabın sembollerinden biri olarak hafızaya yerleşti. Giresun’un farklı ilçelerinden gelen gençlerin aynı sancak altında cepheye yürümesi, kentin Millî Mücadele’ye katılımını kişisel kahramanlıkların ötesine taşıdı; şehir ölçeğinde örgütlenen bir fedakârlık tablosu ortaya çıkardı. 47’NCİ ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDA CEPHEYE ÇIKTI 47’nci Giresun Gönüllü Alayı, Osman Ağa komutasında Millî Mücadele’nin önemli birlikleri arasında yer aldı. Osman Ağa’nın öncülüğünde oluşturulan gönüllü yapı, Karadeniz’deki direniş hattından Ankara’nın güvenliğine, iç isyanların bastırılmasından cephe savaşlarına kadar farklı alanlarda görev üstlendi. Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak anılması da bu tarihsel sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Bu görev, Giresun gönüllülerinin yalnızca cephede değil, Millî Mücadele’nin merkezinde ve kurucu iradenin güvenliğinde de yer aldığını gösterdi. 47’nci Alay’ın cephedeki varlığı, Giresun’un Millî Mücadele’ye sunduğu insan gücünün ve örgütlenme kapasitesinin açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 44’ÜNCÜ ALAY GİRESUN’UN MÜCADELE HAFIZASINDA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un gönüllü alaylarıyla ilgili çalışmalarda uzun süre 42’nci ve 47’nci alaylar daha fazla bilinirken, son araştırmalar 44’üncü Giresun Alayı’nın da Millî Mücadele içindeki yerini daha görünür hale getirdi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Giresun gönüllü alaylarının üçlü bir yapı içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bilgi, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini daha geniş bir tarihsel zemine oturtuyor. Çünkü kent yalnızca belirli bir cepheye asker gönderen değil, farklı birliklerle Millî Mücadele’nin birçok aşamasına katılan bir şehir olarak öne çıkıyor. 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alayların birlikte değerlendirilmesi, Giresun’un savaş yıllarındaki fedakârlığını daha bütünlüklü biçimde ortaya koyuyor. “GİRESUN, DOĞU KARADENİZ’DE DİRENİŞİN ÖNCÜSÜ OLDU” Gezmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan örgütlenme sürecinde Giresun’un Doğu Karadeniz’de direnişin öncü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda Giresunluların Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek millî hükûmetin hizmetine girdiklerini bildirdiğini belirten Gezmiş, Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak da tarihî bir görev üstlendiğini hatırlattı. Bu vurguyla Giresun’un Millî Mücadele’deki rolünü yalnızca cephedeki savaşlarla sınırlamayan Gezmiş, kentin Ankara’daki millî iradeye verdiği erken desteği de Meclis gündemine taşıdı. GÖNÜLLÜ ALAYLARIN SİLAH VE TEÇHİZATI GİRESUN HALKI TARAFINDAN KARŞILANDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı’na tamamı gönüllülerden oluşan üç alayla katıldığını belirtti. Osman Ağa komutasındaki 47’nci Alay ile Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki gönüllü birliklerin Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da en ön saflarda savaştığını söyledi. Giresun halkının yalnızca cepheye insan gücü göndermediğini, gönüllü alayların silah ve teçhizatını da kendi imkânlarıyla karşıladığını dile getiren Gezmiş, bu fedakârlığın kentin İstiklal Madalyası talebinin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. Hüseyin Avni Alparslan dâhil Giresun’dan yola çıkan gönüllülerin büyük bölümünün genç yaşta şehit olduğunu belirten Gezmiş, bu mücadelenin Giresun’un toplumsal hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir vefa meselesi haline geldiğini ifade etti. ŞEHİTLERİN İSİMLERİ TBMM KÜRSÜSÜNDEN OKUNDU Gezmiş, konuşmasında dedeleri Mustafa Koser ve Hasan Onbaşı’yı da andı. Dedesine ait İstiklal Madalyası ile kürsüye çıkan Gezmiş, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Giresun şehitliklerinde yatan kahramanların adlarını Meclis tutanaklarına geçirdi. Keskinoğullarından Vehbi, Dalmanoğullarından Ahmet, Hocaoğullarından Mustafa, Velioğullarından Temel oğlu Ahmet, Sarıbayraktaroğlularından Numan ve Resuloğullarından Abdullah’ın adlarını anan Gezmiş, Piraziz’den Keşap’a, Bulancak’tan Görele’ye, Espiye’den Eynesil’e, Tirebolu’dan Dereli’ye, Alucra’dan Şebinkarahisar’a, Güce’den Yağlıdere’ye ve Çamoluk’a kadar Giresun’un dört bir yanından cepheye giden şehitleri hatırlattı. Gezmiş’in konuşmasında öne çıkan en güçlü vurgu, Giresun’un Millî Mücadele’ye yalnızca yerel bir destek vermediği, vatan savunmasının en zorlu cephelerinde doğrudan bedel ödediği oldu. “GİRESUN’A HAKKI OLAN İSTİKLAL MADALYASI VERİLMELİDİR” Gezmiş, Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesi için hazırladığı kanun teklifini hatırlatarak Meclis’e açık çağrı yaptı. “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” diyen Gezmiş, bu talebin yalnızca bir siyasi öneri değil, tarihî adalet ve vefa meselesi olduğunu söyledi. Gezmiş, Giresun’un İstiklal Madalyası talebi için Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Giresunluların yüz binlerce imza topladığını belirtti. Tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Giresun kamuoyunu bu konuda tek yürek olmaya davet etti. KANUN TEKLİFİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM kayıtlarında “Giresun İline İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi” başlığıyla yer alıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ilk imza sahibi olduğu teklif, 3 Ekim 2025’te TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin özetinde, Millî Mücadele dönemindeki faaliyetleri sebebiyle Giresun iline İstiklal Madalyası verilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Teklif, İçişleri Komisyonunda bulunuyor. Teklif metninde Giresun’un Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere karşı erken dönemde örgütlendiği, Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın kurulduğu, Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin Millî Mücadele sürecinde önemli görev üstlendiği ve Giresun’un işgale karşı direnişte öne çıkan kentlerden biri olduğu belirtiliyor. DAHA ÖNCEKİ HABERLERDE DE AYNI TALEP ÖNE ÇIKMIŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, daha önce de yerel ve ulusal basında geniş yer buldu. Ekim 2025’te yayımlanan haberlerde Gezmiş’in TBMM’ye kanun teklifi sunduğu, Giresun’un 42., 44. ve 47. gönüllü alaylarla Millî Mücadele’ye katıldığı, bu alayların silah ve teçhizatının Giresun halkı tarafından karşılandığı aktarıldı. Haberlerde, Afyon’daki Giresunlular Şehitliği’nin kentin Millî Mücadele’de ödediği bedelin somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Giresun’un kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan şehirlerden biri olması, talebin tarihî dayanakları arasında gösterildi. Gezmiş, önceki açıklamalarında da Giresun’un gönüllü alaylarıyla bağımsızlık mücadelesine katıldığını, her haneden bir şehit verdiğini ve bu fedakârlığın İstiklal Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini dile getirmişti. GİRESUN’UN TALEBİ MECLİS KARARI BEKLİYOR TBMM kürsüsünde yapılan son konuşmayla birlikte Giresun’un İstiklal Madalyası talebi yeniden Meclis gündemine taşındı. Gezmiş’in konuşması, kentin Millî Mücadele hafızasını, gönüllü alayların cephedeki rolünü, şehitlerin hatırasını ve Giresun kamuoyunun uzun süredir sürdürdüğü ortak talebi aynı başlık altında topladı. Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, artık yalnızca yerel bir beklenti olarak değil, TBMM’de kanun teklifi bulunan ve komisyon süreci devam eden tarihî bir karar başlığı olarak Meclis iradesinin önünde duruyor.

ADD’DEN ÖZGÜR ÖZEL’E DESTEK ZİYARETİ Haber

ADD’DEN ÖZGÜR ÖZEL’E DESTEK ZİYARETİ

ADD’DEN ÖZGÜR ÖZEL’E DESTEK ZİYARETİ Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Dr. Hüsnü Bozkurt ve ADD Genel Saymanı Ecz. Basri Gürsoy, 2 Haziran’da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i TBMM’deki makamında ziyaret etti. Görüşmede üniter ulus devlet, laik Cumhuriyet, dil birliği, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü ile demokrasi ve hukuk devleti vurgusu öne çıktı. ZİYARET TBMM’DE GERÇEKLEŞTİ Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Dr. Hüsnü Bozkurt ve ADD Genel Saymanı Ecz. Basri Gürsoy, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i 2 Haziran’da TBMM’deki makamında ziyaret etti. Görüşmede Türkiye’nin içinden geçtiği süreç, Cumhuriyet’in temel değerleri, laiklik, üniter devlet yapısı, dil birliği, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü ile demokrasi ve hukuk devleti başlıkları değerlendirildi. BOZKURT: TARİHİN DOĞRU YERİNDE DURMA SORUMLULUĞUMUZ VAR ADD Genel Başkanı Dr. Hüsnü Bozkurt, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede, yaşanan süreci bir memleket meselesi olarak gördüklerini belirtti. Bozkurt, üniter ulus devlete, laik Cumhuriyet’e, dil birliğine, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmanın tarihsel bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, bu anlayışla CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e dayanışma duygularını ilettiklerini ifade etti. Bozkurt, Özel’e nazik ev sahipliği ve sıcak ilgisi nedeniyle teşekkür etti. GÜRSOY: TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE DAİR İNANCIMIZ GÜÇLENDİ ADD Genel Saymanı, Bulancaklı Ecz. Basri Gürsoy da görüşmenin Türkiye’nin güncel sorunları ve geleceği üzerine verimli geçtiğini belirtti. Gürsoy, Özgür Özel’in daha sonra CHP grup toplantısında yaptığı konuşmaların kararlı ve özgüvenli bir siyasal duruş ortaya koyduğunu ifade ederek, Türkiye’nin yeniden hukuk, demokrasi ve Cumhuriyet değerleriyle buluşacağına olan inançlarının güçlendiğini söyledi. ÖZEL’DEN ADD’YE MEMNUNİYET MESAJI Gürsoy, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Atatürk Türkiyesi’nin, Cumhuriyet’in ve demokrasinin savunucusu olan Atatürkçü Düşünce Derneği’ni yanında görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini aktardı. ADD’nin Cumhuriyet değerleri, laiklik, hukuk devleti ve demokrasi konusundaki çizgisinin Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte daha da önem kazandığını belirten Gürsoy, Genel Başkan Dr. Hüsnü Bozkurt’un öncülüğünde Özgür Özel’e desteklerini ilettiklerini kaydetti. CUMHURİYET DEĞERLERİ ETRAFINDA DAYANIŞMA MESAJI Ziyaret, Türkiye’de hukuk devleti, demokrasi, laiklik ve Cumhuriyet değerleri etrafında yürüyen siyasi tartışmanın içinde dikkat çeken bir temas olarak öne çıktı. ADD’nin kurumsal çizgisi ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son dönemde yaptığı hukuk, demokrasi ve Cumhuriyet vurguları aynı siyasal zeminde buluştu. Görüşme, yalnızca bir nezaket ziyareti değil, Cumhuriyet’in temel değerleri ve ülkenin bütünlüğü konusunda verilen dayanışma mesajı olarak değerlendirildi. Gürsoy, Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda tam bağımsız, demokratik ve laik Türkiye için mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, “Umudumuz büyük, kararlılığımız tamdır. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Atatürk devrimleri” ifadelerini kullandı.

GEZMİŞ: GİRESUN’UN YENİ ACILARA TAHAMMÜLÜ YOK Haber

GEZMİŞ: GİRESUN’UN YENİ ACILARA TAHAMMÜLÜ YOK

GEZMİŞ: GİRESUN’UN YENİ ACILARA TAHAMMÜLÜ YOK CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun Sahil Yolu üzerindeki Liman Kavşağı’nı yeniden gündeme getirdi. Gezmiş, yıllardır can ve mal güvenliğini tehdit eden kavşak için kalıcı çözüm istedi; Güney Çevre Yolu ve Liman Köprülü Kavşağı’nın ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısı yaptı. LİMAN KAVŞAĞI MECLİS KÜRSÜSÜNDE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 3 Haziran 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Giresun’un yıllardır çözüm bekleyen ulaşım sorununu Meclis gündemine taşıdı. Gezmiş, Giresun Sahil Yolu üzerindeki Liman Kavşağı’nın uzun süredir can ve mal güvenliği açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Kent merkezinden geçen sahil yolu hattında trafik yükünün her geçen gün arttığını vurgulayan Gezmiş, Giresun’un bu sorunu daha fazla erteleyemeyeceğini söyledi. Gezmiş, Meclis konuşmasına ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: > “TBMM Genel Kurulu’nda, Giresun Sahil Yolu üzerindeki Liman Kavşağı’nın yıllardır can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini, Giresun’a Güney Çevre Yolu’nun kazandırılması ve Liman Köprülü Kavşağı’nın ivedilikle hayata geçirilmesini bir kez daha dile getirdim.” “YAŞANANLAR KADER DEĞİL; İHMALİN SONUCUDUR” Gezmiş, Liman Kavşağı’ndaki tehlikenin yeni ortaya çıkmadığını, yıllardır yapılan uyarılara rağmen kalıcı adım atılmadığını belirtti. Giresun’da aynı noktada yaşanan kazaların artık görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Gezmiş, sorunun yalnızca trafik yoğunluğu değil, doğrudan can güvenliği meselesi olduğunu vurguladı. Gezmiş, şu sözlerle tepki gösterdi: > “Giresun Liman Kavşağı yıllardır can ve mal güvenliğini tehdit ediyor. Defalarca uyardık, defalarca gündeme getirdik. Yaşananlar kader değil; ihmalin sonucudur.” GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN NET ÇAĞRI Gezmiş, Giresun’un şehir içi ulaşım güvenliğini artıracak en önemli yatırımlardan birinin Güney Çevre Yolu olduğunu belirtti. Karadeniz’in diğer illerinde çevre yolu yatırımlarının hayata geçirildiğini hatırlatan Gezmiş, Giresun’un aynı hizmetten mahrum bırakılmasına tepki gösterdi. Gezmiş, açıklamasında şu ifadeye yer verdi: > “Giresun’a şehir içi ulaşım güvenliğini artıracak Güney Çevre Yolu, Karadeniz’in diğer illerine yapılmış olmasına rağmen Giresun’a çok görülüyor.” Güney Çevre Yolu’nun hayata geçirilmesiyle sahil yolu üzerindeki trafik baskısının azaltılması, şehir içi geçişlerin rahatlatılması ve can güvenliğini tehdit eden risklerin düşürülmesi hedefleniyor. LİMAN KÖPRÜLÜ KAVŞAĞI İÇİN ACİL ADIM İSTEDİ Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Liman Köprülü Kavşağı’nın da gecikmeden yapılması gerektiğini söyledi. Liman bağlantısı, şehir içi trafik ve sahil yolu geçişinin aynı bölgede yoğunlaşmasının Giresun merkezde ciddi güvenlik sorunu oluşturduğunu belirten Gezmiş, geçici çözümlerle zaman kaybedilmemesi gerektiğini ifade etti. Gezmiş, talebini şu sözlerle yineledi: > “Güney Çevre Yolu ve Liman Köprülü Kavşağı bir an önce yapılmalıdır.” “GİRESUN’UN BEKLEMEYE TAHAMMÜLÜ YOK” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun’un ulaşım yatırımlarında daha fazla bekletilmemesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, Liman Kavşağı’nın yıllardır can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini, Güney Çevre Yolu’nun kente kazandırılmasının zorunlu hale geldiğini ve Liman Köprülü Kavşağı’nın artık ertelenemeyeceğini söyledi. Gezmiş, çağrısını şu sözlerle tamamladı: > “Giresun’un Güney Çevre Yolu ve Liman Köprülü Kavşağı için beklemeye, vatandaşlarımızın yeni acılar yaşamaya tahammülü yok.” Giresun’un şehir içi ulaşım güvenliği için Güney Çevre Yolu ve Liman Köprülü Kavşağı artık ertelenemez iki yatırım başlığı olarak öne çıkıyor. Kentin beklentisi, yıllardır dile getirilen uyarıların somut projeye dönüşmesi ve sahil yolu üzerindeki can güvenliği riskinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılması.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.