Hava Durumu

#Şebinkarahisar

giresunsonhaber - Şebinkarahisar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şebinkarahisar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VALİ KOÇ, HÜSEYİN ALKAN VE YENİ İL YÖNETİMİNİ KABUL ETTİ Haber

VALİ KOÇ, HÜSEYİN ALKAN VE YENİ İL YÖNETİMİNİ KABUL ETTİ

AK PARTİ GİRESUN’DA YENİ DÖNEMİN VALİLİK TEMASI VALİ KOÇ, HÜSEYİN ALKAN VE YENİ İL YÖNETİMİNİ KABUL ETTİ Giresun Valisi Mustafa Koç, 3 Temmuz’da AK Parti Giresun İl Başkanlığı görevine getirilen Hüseyin Alkan ile il yönetim kurulu üyelerini Valilik makamında kabul etti. Koç, Alkan ve yeni yönetime başarı diledi. Ziyaret, AK Parti Giresun teşkilatında haziran ayında başlayan yönetim değişikliğinin ardından yeni il yönetiminin Valilikle gerçekleştirdiği kurumsal temaslardan biri oldu. GİRESUN – Giresun Valisi Mustafa Koç, Adalet ve Kalkınma Partisi Giresun İl Başkanı Hüseyin Alkan ile beraberindeki il yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Giresun Valiliğinde gerçekleşen görüşmede Vali Koç, İl Başkanı Alkan ve yönetim kurulu üyelerinin yeni görevlerini kutlayarak çalışmalarında başarılar diledi. Valiliğin ziyarete ilişkin açıklamasında görüşmenin içeriği hakkında ayrıntılı bir siyasi veya idari gündem paylaşılmadı. Kabul, yeni oluşturulan AK Parti İl Yönetiminin kentteki kurumlarla yürüttüğü protokol ziyaretleri kapsamında gerçekleşti. ALKAN, 3 TEMMUZ’DA İL BAŞKANI OLDU AK Parti Giresun teşkilatındaki değişim, Mete Bahadır Yılmaz’ın 3 Haziran 2026’da il başkanlığı görevinden ayrılmasıyla başladı. Yaklaşık bir ay süren temayül ve değerlendirme sürecinin ardından Hüseyin Alkan, 3 Temmuz 2026’da AK Parti Giresun İl Başkanı olarak görevlendirildi. (Giresun İleri) AK Parti Genel Merkezinin yürüttüğü süreçte Hüseyin Alkan, Hakan Korkmaz ve Ömer Faruk Erten son değerlendirme için İstanbul’a davet edildi. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından il başkanlığı görevi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Alkan’a tebliğ edildi. (yildizhaber.com.tr) Alkan, görevlendirmenin ardından 5 Temmuz’da düzenlenen devir teslim programıyla il başkanlığı görevine başladı. (Bulancak Haber) Giresun Valiliğinin güncel protokol listesinde de Hüseyin Alkan, iktidar partisinin Giresun İl Başkanı olarak yer alıyor. (Giresun Valiliği) GENÇLİK TEŞKİLATLARINDAN İL BAŞKANLIĞINA Giresun’da iş insanı kimliğiyle tanınan Hüseyin Alkan, daha önce AK Parti Gençlik Kolları Başkanvekilliği ve Türkiye Gençlik Vakfı Giresun İl Temsilciliği görevlerinde bulundu. Alkan, AK Parti İl Başkanlığı görevinden önce farklı sivil toplum kuruluşlarının oluşturduğu Eğitime Destek Platformunun Giresun İl Başkanlığını yürütüyordu. Eğitime Destek Platformu görevine Ekim 2025’te getirilen Alkan, eğitim ve kültür alanında faaliyet gösteren kuruluşlarla ortak çalışmalar yürüttü. (Yeşilgiresun Gazetesi) Alkan, Şubat 2026’da Eğitime Destek Platformu Başkanı sıfatıyla dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin Vali Mustafa Koç’a yaptığı ziyarette de yer almıştı. (Giresun Valiliği) Yeni görevlendirmeyle birlikte Alkan, sivil toplum çalışmalarından AK Parti’nin Giresun’daki siyasi ve teşkilat yönetiminin başına geçti. YENİ YÖNETİM KURUMSAL TEMASLARINI SÜRDÜRÜYOR Hüseyin Alkan’ın göreve başlamasının ardından AK Parti Giresun İl Başkanlığı, teşkilat yapılanması ve kurumsal ziyaret programına yöneldi. AK Parti Ordu İl Başkanı Samet Özdemir de 18 Temmuz’da il yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Alkan’ı ziyaret ederek yeni görevini kutladı. (Ünye Kent Gazetesi) Alkan, temmuz ayının son bölümünde Şebinkarahisar’da esnaf, muhtarlar, mülki idare yöneticileri ve Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin ilçe teşkilatıyla görüşmeler yaptı. Ziyaretlerde Alkan’a ilçe teşkilatı ve yerel yönetim temsilcileri eşlik etti. (Kelkit Vadisi) Vali Mustafa Koç ile gerçekleştirilen son görüşme de yeni il yönetiminin göreve başlamasının ardından yürüttüğü kurumsal temasların devamı niteliğini taşıdı. VALİ KOÇ GÖREVE OCAK AYINDA BAŞLADI Mustafa Koç, 7 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Giresun Valiliğine atandı ve 20 Ocak 2026’da görevine başladı. Koç, Giresun’a atanmadan önce 2022-2023 yıllarında Niğde, 2023-2026 yıllarında ise Ağrı Valisi olarak görev yaptı. (Giresun Valiliği) Koç’un göreve başlamasının ardından dönemin AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz; il yönetimi, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kollarıyla birlikte 23 Ocak’ta Valilik makamına hayırlı olsun ziyaretinde bulunmuştu. Görüşmede Giresun’daki çalışmalar ve yerel konular ele alınmıştı. (Giresun Valiliği) Yaklaşık altı ay sonra aynı makamda gerçekleşen son kabul, AK Parti Giresun teşkilatındaki başkanlık ve yönetim değişiminin kurumsal düzeydeki yeni dönemini ortaya koydu. GÖRÜŞMENİN AYRINTILI GÜNDEMİ AÇIKLANMADI Valilik açıklamasında Vali Mustafa Koç’un Alkan ve yönetim kurulu üyelerine başarı dilemesi dışında, Giresun’daki yatırımlar, merkezi hükûmet projeleri, belediyelerle ilişkiler veya teşkilatın gündemindeki siyasi konulara ilişkin bir bilgi yer almadı. Bu nedenle görüşme, açıklanan bilgiler çerçevesinde bir çalışma veya yatırım toplantısı değil; yeni il başkanı ve yönetiminin tanıtıldığı kurumsal kabul niteliği taşıyor. Yeni yönetimin siyasi faaliyetlerinin, ilçe teşkilatlarıyla kurulacak koordinasyon, yerel yönetimlerle ilişkiler, parti içi organizasyon ve Giresun’un Ankara’daki yatırım dosyalarının takibi üzerinden şekillenmesi bekleniyor. Bu başlıklara ilişkin somut program ise AK Parti Giresun İl Başkanlığı tarafından henüz ayrıntılı biçimde açıklanmadı.

GEMİNBELİ TÜNELİ KIŞ ÖNCESİ AÇILACAK: 13 YILLIK BEKLEYİŞTE 4 EYLÜL HEDEFİ Haber

GEMİNBELİ TÜNELİ KIŞ ÖNCESİ AÇILACAK: 13 YILLIK BEKLEYİŞTE 4 EYLÜL HEDEFİ

GEMİNBELİ TÜNELİ KIŞ ÖNCESİ AÇILACAK: 13 YILLIK BEKLEYİŞTE 4 EYLÜL HEDEFİ Şebinkarahisar–Sivas kara yolunun en kritik geçişlerinden biri olan Geminbeli Tüneli için yeni açılış takvimi açıklandı. 2013 yılında ihale edilen ve ilk planlamada 1.275 günde tamamlanması öngörülen projenin 4 Eylül 2026’ya yetiştirilmesi, bu tarih aşılsa bile kış mevsimi başlamadan trafiğe açılması hedefleniyor. (Bayburt Grup) Sivas’ın Zara ve Suşehri ilçeleri arasındaki Geminbeli Geçidi’nde yapımı süren tünelde yaklaşık 13 yıllık bekleyişin ardından son aşamaya gelindi. Karayolları 16. Bölge Müdürü Yusuf Yaşar Öcal, tünel ve bağlantı yollarındaki çalışmaların hızla sürdürüldüğünü belirterek, “İnşallah aksamadan 4 Eylül tarihinde tüneli yetiştireceğiz. Yoğun bir şekilde takip ediyor ve çalışmaları izliyoruz. Kış sezonu öncesi kesin olarak açılacak” dedi. (Erzurum Gazetesi) SÜREÇ 2013’TE BAŞLADI, İLK TAKVİM YILLAR ÖNCE DOLDU Projenin hazırlık sürecinde firmaların ön yeterlilik tekliflerinin 6 Mart 2013’te alınması planlandı. Zara–Geminbeli–Suşehri yolunun tünel ve bağlantı yollarını kapsayan kesiminin ihale tarihi ise yüklenici kayıtlarında 10 Haziran 2013 olarak yer aldı. İlk planlamaya göre işin yer tesliminden sonra 1.275 gün içinde tamamlanması gerekiyordu. (Bayburt Grup) Ancak proje öngörülen sürede tamamlanamadı. Yapımı yaklaşık 13 yıldır devam eden tünel için farklı dönemlerde çok sayıda bitiş ve açılış tarihi açıklandı. Karayolları yetkilileri, 2025 hedefinin de bazı aksaklıklar nedeniyle tutmadığını, eksik imalatların tamamlanmasının ardından projenin 2026 yılında hizmete alınacağını duyurdu. Son açıklamayla birlikte 4 Eylül 2026, tünel için verilen yeni hedef tarih oldu. (İHA) Geminbeli Tüneli’nin yapım süreci, bugüne kadar sekiz farklı ulaştırma bakanının görev dönemine yayıldı. Proje için açıklanan tarihler defalarca değişirken, son takvimin tünel için verilen yedinci açılış tarihi olduğu belirtildi. (İHA) İKİ TÜPÜN TOPLAM UZUNLUĞU 8,6 KİLOMETRE Geminbeli Tüneli, her biri yaklaşık 4 bin 280 metre uzunluğunda iki ayrı tüpten oluşuyor. Sol tüpün 4 bin 279, sağ tüpün ise 4 bin 288 metre olduğu projede toplam tünel uzunluğu 8 bin 567 metreye, yani yaklaşık 8,6 kilometreye ulaşıyor. Tünel ve bağlantı yollarını kapsayan proje kesimi ise yaklaşık 9 kilometre uzunluğunda bulunuyor. (Günlük Taahhüt Haber) Tünelin elektrik ve elektromekanik sistemlerinde önemli ilerleme sağlanırken; üstyapı, yol kaplaması ve bağlantı yollarındaki eksik imalatların tamamlanmasına yönelik çalışmalar sürüyor. Karayolları yetkilileri, çalışmaların hızlandırıldığını ve yılın ikinci yarısında trafiğin açılmasının planlandığını açıkladı. (DHA | Demirören Haber Ajansı) 2015’TE 297 MİLYON TL, SON AÇIKLAMADA 3,7 MİLYAR TL Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü, 2015 yılında projenin bedelini 297 milyon TL olarak açıklamıştı. O tarihte tünelde yaklaşık yüzde 50 fiziki gerçekleşme sağlandığı ve 148 milyon TL harcama yapıldığı bildirilmişti. (Anadolu Ajansı) 2025 yılında kamuoyuna yansıyan son açıklamalarda ise Geminbeli Tüneli’nin yaklaşık maliyeti 3 milyar 700 milyon TL olarak duyuruldu. İki rakam farklı yılların fiyatları ve süreç içinde güncellenen imalat kalemleri üzerinden açıklandığı için doğrudan aynı maliyet hesabı olarak değerlendirilmese de projenin yıllar içinde ulaştığı yatırım büyüklüğünü ortaya koyuyor. (DHA | Demirören Haber Ajansı) 2 BİN 10 RAKIMLI GEÇİT TÜNELLE AŞILACAK Geminbeli Geçidi, yaklaşık 2 bin 10 metrelik rakımı, keskin virajları, yoğun kar yağışı, tipi ve buzlanma riski nedeniyle özellikle kış aylarında sürücüler için zorlu bir güzergâh oluşturuyor. Tünelin hizmete girmesiyle yüksek rakımlı ve virajlı geçişin büyük bölümü devre dışı kalacak. (Anadolu Ajansı) Proje tamamlandığında yol kotu ortalamasının yaklaşık 1.800 metreye düşmesi ve böylece kış koşullarından kaynaklanan ulaşım sorunlarının önemli ölçüde azalması bekleniyor. Çift tüplü yapı sayesinde trafik iki ayrı yönde daha güvenli biçimde işleyecek; özellikle ağır vasıtaların eğimli ve virajlı yolda karşılaştığı güçlükler azalacak. (Anadolu Ajansı) 45 DAKİKALIK GEÇİŞ 20 DAKİKAYA İNECEK Projenin ilk hesaplamalarına göre Suşehri ile Zara arasındaki Geminbeli geçişinin yaklaşık 45 dakikadan 20 dakikaya düşmesi öngörülüyor. Böylece sürücüler yaklaşık 25 dakika zaman kazanacak. (Anadolu Ajansı) Daha kısa ve kesintisiz güzergâh sayesinde yakıt tüketimi ile araç işletme giderlerinin azalması, kış aylarında yaşanan zaman kayıplarının önüne geçilmesi ve yolculuk konforunun yükselmesi bekleniyor. (DHA | Demirören Haber Ajansı) ŞEBİNKARAHİSAR’IN SİVAS BAĞLANTISI GÜÇLENECEK Geminbeli Tüneli yalnızca Zara ile Suşehri arasındaki ulaşımı kolaylaştırmayacak. Şebinkarahisar ve çevre ilçelerin Sivas üzerinden İç Anadolu’ya bağlantısında da daha güvenli, hızlı ve kesintisiz bir güzergâh oluşturacak. Proje, Karadeniz’i Sivas üzerinden İç Anadolu ve Akdeniz’e bağlayan ulaşım koridorunun önemli halkalarından biri olacak. (Anadolu Ajansı) Tünelin hizmete girmesiyle bölgedeki ticaret, lojistik ve turizm hareketliliğinin güçlenmesi; sağlık, eğitim ve günlük ihtiyaçlar için gerçekleştirilen yolculukların kolaylaşması bekleniyor. (DHA | Demirören Haber Ajansı) GÖZLER 4 EYLÜL’E ÇEVRİLDİ Yaklaşık 13 yıldır tamamlanması beklenen Geminbeli Tüneli için açıklanan son hedef 4 Eylül 2026. Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü, çalışmaların bu tarihe yetiştirilmesi için yoğun biçimde sürdürüldüğünü, olası bir gecikme halinde ise tünelin kış sezonu başlamadan trafiğe açılacağını bildirdi. (Erzurum Gazetesi)

MADENCİLER MAAŞLARINI İSTİYOR: BEŞ AYDIR SÖZ VAR, ÖDEME YOK! Haber

MADENCİLER MAAŞLARINI İSTİYOR: BEŞ AYDIR SÖZ VAR, ÖDEME YOK!

MADENCİLER MAAŞLARINI İSTİYOR: BEŞ AYDIR SÖZ VAR, ÖDEME YOK! Nesko Maden işçileri, mart ayından bu yana ödenmediğini belirttikleri ücretleri için Şebinkarahisar meydanına indi. Verilen tarihler tutulmadı, borçlar büyüdü, bazı aileler ilçeden göç etmek zorunda kaldı. Madenciler, alın terlerinin karşılığını istiyor. Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde faaliyet gösteren Nesko Maden’in işçileri, aylardır devam eden ücret krizini bu kez ilçe meydanına taşıdı. Daha önce maden işletmesinde eylem yapan çalışanlar, 21 Temmuz 2026’da ilçe merkezinde yürüyerek hak ettikleri ücretlerin ödenmesini istedi. Hak arama sloganlarıyla yürüyen işçilere CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol ile ilçe yönetim kurulu üyeleri de destek verdi. SALI DENDİ, CUMA DENDİ; MAAŞ YİNE YATMADI Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, işçilerin seslerini yerel ve ulusal basın ile sosyal medya üzerinden duyurmaya çalıştıkları ancak beş aydır sonuç alamadıkları belirtildi. İşçiler, Yıldızlar SSS Holding yönetiminin alacaklarla ilgili verdiği sözlerin yerine getirilmediğini ve mağduriyetin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Ödeme için önce salı, ardından cuma gününün işaret edildiğini anlatan çalışanlar, bildirilen tarihler geçmesine rağmen ücretlerin hesaplara yatırılmadığını ifade etti. Uzayan belirsizlik nedeniyle bazı işçilerin aileleriyle birlikte Şebinkarahisar’dan göç etmek zorunda kaldığı da açıklandı. EVDE BORÇ, SOFRADA EKSİK, MEYDANDA EMEK MÜCADELESİ Ücretlerini alamadıkları için temel ihtiyaçlarını ve borçlarını karşılamakta zorlandıklarını dile getiren işçiler; bakkal borçlarının, kredi kartı yükünün ve geçim sıkıntısının dayanılmaz bir noktaya ulaştığını anlattı. Bir işçi yaşadıkları tabloyu, “Maddi olarak bittik, manevi olarak çöktük” sözleriyle özetledi. Çalışanlar, taleplerinin yardım veya ayrıcalık olmadığının altını çizerek, “Biz sadaka değil, emeğimizin ve alın terimizin karşılığını istiyoruz” dedi. MADENCİNİN MAAŞI YOKSA ŞEBİNKARAHİSAR ESNAFI DA KAYBEDİYOR Eylemde, ödenmeyen maaşların ilçenin ekonomik hayatına verdiği zarara da dikkat çekildi. İşçiler, ücretlerin düzenli ödenmesi durumunda çalışanların harcamalarıyla Şebinkarahisar ekonomisine ayda yaklaşık 12 milyon lira girdi sağlandığını belirtti. Madencilerin kazandıkları parayı yine ilçede harcadığını vurgulayan çalışanlar; esnafı, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi partileri ve ilçe halkını emek mücadelelerine destek vermeye çağırdı. İşçilerin açıklamalarına göre ücretlerin ödenmemesi, ailelerin geçim şartlarını ağırlaştırırken ilçedeki harcama gücünü ve esnafın iş hacmini de doğrudan etkiliyor. CEVHER VAR, İŞÇİ VAR; ÖDENMEYEN MAAŞ VAR İşçilerden biri, mart 2026 ücretinin hâlâ ödenmediğini belirterek işletmede üretimi sürdürebilecek cevherin ve deneyimli iş gücünün bulunduğunu söyledi. Dağın altında yaklaşık 50 yıllık rezerv bulunduğunu ileri süren işçi, hem yer altı ocaklarında hem de tesiste çalışabilecek durumda olduklarını ifade etti. Madenciler, biriken ücretlerinin ödenmesini ve bir an önce işlerinin başına dönmek istediklerini bildirdi. İŞÇİLER DEVLETİN TÜM KADEMELERİNE SESLENDİ Basın açıklamasında Şebinkarahisar Kaymakamlığı, Giresun Valiliği, Giresun milletvekilleri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Enerji ve Tabii Kaynaklar, İçişleri ve Sanayi ve Teknoloji bakanlıklarına çağrı yapıldı. İşçiler, hemşehrileri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da sorunun çözümü için devreye girmesini istedi. Çalışanlar, sürecin bakanlara iletildiği ve takip edildiği yönünde kendilerine bilgi verildiğini ancak ücretlerin ödenmesini sağlayacak somut bir sonuç çıkmadığını söyledi. ŞAHİN: ÜCRET LÜTUF DEĞİL, KANUNLA KORUNAN HAKTIR Eyleme destek veren avukat Sevda Karataş Şahin, işçilerin istediği şeyin yalnızca emeklerinin karşılığı olan ücret olduğunu vurguladı. Ücret hakkının kanunla güvence altına alındığını belirten Şahin, çalışanların maaşlarını alamadığını ve zorunlu ücretsiz izne çıkarıldığını söyledi. Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki benzer ücret sorunlarının yalnızca Şebinkarahisar’da yaşanmadığını savunan Şahin; Elazığ ve Eskişehir’deki işçilerin eylemlerini hatırlatarak Doruk Madencilik çalışanlarının mücadelesine işaret etti. MAAŞLAR ÖDENMEZSE EYLEMLER BÜYÜYECEK Sevda Karataş Şahin, ödeme yapılmaması halinde işçilerin mücadeleyi büyüterek yeni eylemler planlayacağını belirtti. Şahin, Yıldızlar SSS Holding yönetimine, “Paşa paşa yatıracaksınız o parayı” sözleriyle seslendi. Şebinkarahisar meydanındaki yürüyüş, aylardır maden sahasında ve sosyal medyada sürdürülen hak arayışını ilçe merkezinin gündemine taşıdı. Madenciler, ücretleri hesaplarına yatırılıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini açıkladı. https://yenisebinkarahisar.net/haber/28383469/madenciler-meydana-indi-isciler-maaslarini-istiyor

ŞEBİNKARHİSAR’DA HASAT YANGINI: 30 DÖNÜM BUĞDAY ALANI ZARAR GÖRDÜ Haber

ŞEBİNKARHİSAR’DA HASAT YANGINI: 30 DÖNÜM BUĞDAY ALANI ZARAR GÖRDÜ

ŞEBİNKARHİSAR’DA HASAT YANGINI: 30 DÖNÜM BUĞDAY ALANI ZARAR GÖRDÜ Şebinkarahisar’ın Gökçetaş köyünde buğday hasadı sırasında çıkan yangın, yaklaşık 30 dönümlük ekili alanda zarara yol açtı. Alevler diğer tarım arazilerine ve ağaçlık bölgeye sıçramadan kontrol altına alınırken olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Yangın, 20 Temmuz 2026 Pazartesi günü saat 13.20 sıralarında Gökçetaş köyünün Manasur Mahallesi’nde meydana geldi. Yusuf K.’ye ait arazide buğday hasadı yapıldığı sırada yükselen alevler, kuru ekinlerin etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. TARIM MAKİNESİNDEN ÇIKAN KIVILCIM İDDİASI İlk değerlendirmelere göre yangının, hasat sırasında kullanılan tarım makinesinin taşlarla teması sonucu oluştuğu öne sürülen kıvılcımların kuru ekinleri tutuşturmasıyla başladığı iddia edildi. Yangının kesin çıkış nedeni başlatılan incelemenin ardından belirlenecek. ZORLU ARAZİDE YOĞUN MÜDAHALE İhbar üzerine bölgeye Şebinkarahisar Belediyesi itfaiye ekipleri ile Şebinkarahisar Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı ekipler sevk edildi. Orman ekipleri arazözle müdahale ederken köy sakinleri de traktörleri ve kendi imkânlarıyla söndürme çalışmalarına destek verdi. Arazinin engebeli yapısı ve bazı noktalara araçla ulaşımın güç olması müdahaleyi zorlaştırdı. ALEVLER AĞAÇLIK ALANA ULAŞMADAN DURDURULDU Ekiplerin ve köylülerin yoğun çalışması sonucunda yangın, çevredeki diğer tarım arazilerine ve ağaçlık alana sıçramadan kontrol altına alındı. Yaklaşık 30 dönümlük buğday ekili alanın zarar gördüğü yangında can kaybı veya yaralanma meydana gelmedi. Bölgede yeniden alevlenme riskine karşı soğutma çalışmaları sürdürülürken yangının kesin çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatıldı. Kaynak: Yeni Şebinkarahisar Gazetesi

ŞEBİNKARAHİSAR’DA MADENCİNİN SABRI TÜKENDİ: Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA MADENCİNİN SABRI TÜKENDİ:

ŞEBİNKARAHİSAR’DA MADENCİNİN SABRI TÜKENDİ: DÖRT AYLIK ÜCRET İÇİN MEYDANA YÜRÜYORLAR Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Nesko Maden’de çalışan işçiler, yaklaşık dört aydır ücretlerini alamadıklarını belirterek 21 Temmuz Salı günü saat 13.00’te eski otogar önünden Şebinkarahisar Kent Meydanı’na yürüyecek. Haziran ayında maden sahasında yükselen itiraz bu kez ilçe merkezine taşınacak; madenciler yürüyüşün ardından basın açıklaması yapacak. Şebinkarahisar’da yüzlerce ailenin geçim kaynağı olan maden işletmesindeki ücret sorunu büyüyerek devam ediyor. Nesko Maden işçileri, mart ayından bu yana biriken ücretlerinin ödenmediğini belirterek seslerini bu kez kent merkezinden duyurmaya hazırlanıyor. “Madenci Yürüyüşü” adıyla düzenlenecek eylem, 21 Temmuz Salı günü saat 13.00’te eski otogar önünden başlayacak. İşçiler buradan Şebinkarahisar Kent Meydanı’na yürüyecek ve meydanda yapacakları basın açıklamasıyla birikmiş ücretlerinin ödenmesini isteyecek. Yürüyüş programı MADEN SAHASINDAKİ İTİRAZ KENTİN MERKEZİNE TAŞINIYOR Bu yürüyüş, ücret sorununun ilk kez gündeme gelişi değil. Nesko Maden işçileri 12 Haziran’da işletme bölgesinde bir araya gelmiş, yaklaşık 200 çalışanın mart ayı ücretini dahi alamadığını açıklamıştı. Aradan geçen sürede sorunun çözülmediğini belirten madencilerin yaklaşık dört aylık ücret alacağı için bu kez kent meydanına yürüyecek olması, krizin derinleştiğini ortaya koydu. Haziran ayındaki eylemde konuşan işçiler; kiralarını ödeyemediklerini, markete, bakkala ve fırına borçlandıklarını, Kurban Bayramı’nı da parasız geçirmek zorunda kaldıklarını anlatmıştı. Çalışanların ortak sözü, “Yeni hak istemiyoruz; çalıştığımızın karşılığını istiyoruz” olmuştu. ANKA Haber’in 13 Haziran tarihli haberi VERİLEN ÖDEME TARİHLERİ ERTELENDİ İDDİASI İşçiler daha önce yaptıkları açıklamalarda şirket yönetiminin ödeme için farklı tarihler verdiğini, ancak bu tarihlerin sürekli ertelendiğini öne sürmüştü. Bazı çalışanlar ücretlerin uzun süredir düzenli ödenmediğini, haziran ayındaki eylem sırasında işlerini kaybetmekle tehdit edildiklerini ve kendilerine idari izin verildiğini de iddia etmişti. İşçilerin anlattığı tablo, ücret krizinin yalnızca maden sahasıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Düzenli geliri kesilen çalışanların kira, fatura ve temel gıda borçlarını karşılayamaması, aileleriyle birlikte ilçedeki esnafı da etkileyen geniş bir ekonomik zincir oluşturuyor. SENDİKASIZ İŞÇİLER MÜCADELEYİ KENDİ İMKÂNLARIYLA SÜRDÜRÜYOR Haziran ayındaki eyleme CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol da destek vermişti. O dönem basına yansıyan bilgilerde çalışanların sendikalı olmadığı belirtilmiş; işçiler, sendikalaşmalarına izin verilmediğini ileri sürmüştü. Bu nedenle madencilerin ücret ve özlük hakları için yürüttüğü mücadelenin büyük ölçüde kendi aralarındaki dayanışmayla sürdüğü aktarılmıştı. Şebinkarahisar’daki ilk eylemin ayrıntıları AYNI HOLDİNGİN DORUK MADENCİLİK İŞÇİLERİ EMSAL GÖSTERİLMİŞTİ Nesko Maden çalışanları, haziran ayındaki açıklamalarında ücretleri ödenmezse mücadeleyi Ankara’ya taşıyabileceklerini söylemiş ve yine Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerinin eylemlerini örnek göstermişti. Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’ya kadar uzanan mücadelesi 2026 Haziranı’nda sonuç vermiş; kıdem ve ihbar tazminatları, kullanılmayan yıllık izin ücretleri, toplu iş sözleşmesi farkları ve zorunlu ücretsiz izin dönemine ait alacakların ödendiği açıklanmıştı. Doruk Madencilik işçilerinin kazanımla sonuçlanan mücadelesi Şebinkarahisar’daki yürüyüş, Nesko Maden işçilerinin de hak arama mücadelesini işletme sahasının dışına taşıdığı yeni bir aşama olacak. ÜRETİLEN MADEN İHRAÇ EDİLİYOR, İŞÇİ ÜCRETİNİ BEKLİYOR Yıldızlar SSS Holding’in kurumsal bilgilerine göre Nesko Maden 1987 yılında üretime başladı ve 2008’de holding bünyesine katıldı. Şebinkarahisar ilçe merkezine 18 kilometre uzaklıktaki işletmede kurşun, çinko ve bakır konsantreleri üretiliyor; üretilen ürünlerin tamamı yurt dışındaki izabe tesislerine ihraç ediliyor. Yıldızlar SSS Holding – Nesko Maden Yerin altında ağır ve riskli koşullarda çalışan madencilerin talebi yeni bir ücret artışı ya da ilave sosyal hak değil; aylar önce çalışarak hak ettikleri ücretlerin ödenmesi. İşçiler, 21 Temmuz’daki yürüyüşle hem şirket yönetimine hem de sorumluluğu bulunan kamu kurumlarına birikmiş ücretler ve özlük hakları konusunda gecikmeden adım atılması çağrısı yapacak. İŞ KANUNU ÜCRETİN ZAMANINDA ÖDENMESİNİ ZORUNLU KILIYOR 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32’nci maddesine göre ücret en geç ayda bir ödenmek zorunda. Kanunun 34’üncü maddesi ise mücbir bir neden dışında, ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ücreti ödenmeyen işçiye çalışmaktan kaçınma hakkı tanıyor. İşçilerin bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak çalışmamaları grev sayılmıyor; iş sözleşmeleri sırf bu gerekçeyle feshedilemiyor, yerlerine yeni işçi alınamıyor ve işleri başkalarına yaptırılamıyor. 4857 sayılı İş Kanunu Şebinkarahisar’daki madenciler şimdi dört aya yaklaşan ücret krizinin sona erdirilmesini, birikmiş alacaklarının eksiksiz ödenmesini ve çalışma düzenine ilişkin açık bir takvimin ortaya konulmasını istiyor. kaynak: https://yenisebinkarahisar.net/ https://yenisebinkarahisar.net/

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ? Haber

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ?

1.500 YILLIK KAYA KİLİSESİNİN KAPISI NEDEN HÂLÂ BELİRSİZ? 2013’TE RESTORE EDİLDİ, 2016’DA HAFTADA İKİ GÜN AÇILDI: MERYEM ANA KAYA KİLİSESİ İÇİN BUGÜN HÂLÂ AÇIK BİR ZİYARET TAKVİMİ YOK Giresun şehir merkezinde kayaların içine oyularak oluşturulan ve geçmişi Milattan Sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyıla dayandırılan Meryem Ana Kaya Kilisesi, restorasyonunun tamamlanmasının üzerinden 13 yıl geçmesine rağmen düzenli bir ziyaret sistemine kavuşamadı. Kültür ve Turizm Bakanlığının bir sayfasında “en çok ziyaret edilen kültür varlıkları” arasında gösterilen yapı, başka bir resmî sayfada çevre düzenlemesine ödenek ayrılamadığı için turizme açılamayan eser olarak tanımlanıyor. Kilisenin bugün hangi gün ve saatlerde gezilebildiğine ilişkin güncel bir resmî açıklama ise bulunmuyor. Giresun’un merkezindeki tarihî yapılar arasında özel bir yere sahip olan Meryem Ana Kaya Kilisesi; mimarisi, doğal mağara yapısı, kutsal kabul edilen su kaynağı, sarnıcı, su kanalı ve kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan mezarlarıyla yaklaşık 1.500 yıllık bir geçmişin izlerini taşıyor. Ancak şehir merkezinde, araçla ve yürüyerek kolaylıkla ulaşılabilecek bir noktada bulunan bu tarihî yapı, restorasyonuna rağmen yıllardır düzenli ve sürekli biçimde ziyaret edilebilen bir kültür alanına dönüştürülemedi. Resmî kaynaklar ise kilisenin bugünkü durumu konusunda aynı bilgiyi vermiyor. ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MANASTIRLA KARIŞTIRILIYOR Meryem Ana Kaya Kilisesi, zaman zaman Şebinkarahisar ilçesine bağlı Kayadibi köyündeki büyük Meryem Ana Manastırı ile karıştırılıyor. Ancak söz konusu yapı, Şebinkarahisar’daki çok bölümlü manastır değil; Giresun şehir merkezinde, Sultanselim Mahallesi’nde, eski Askerlik Şubesi civarında ve Giresun Kalesi’nin batı bölümündeki kayalık alanda bulunan küçük kaya kilisesidir. Yapı, denize ve tarihî liman bölgesine hâkim kayalık alanın içerisine oyulmuş durumda. Giresun İli Sultanselim Mahallesi'nde yer alan kilise Giresun Kalesi'nin batı tarafında, limana bakan kısımda yoldan 2-3 metre yükseklikte kaya içerisine oyulmuş küçük bir mağara şeklindedir. Önceleri küçük bir mağara olan bu yapının genişletilerek M.S 4'üncü veya 5'inci yüzyılda kiliseye dönüştürüldüğü tahmin edilmektedir. Kilise olarak kullanılan bu mağaraya Osmanlı Dönemi'nde yapılmış tek gözlü küçük bir taş kemer köprü ile ulaşılmaktadır. Yapının çevresi bir atriumla çevrelenmiştir. Kilisenin avluya bakan tarafında denizcilerin su aldığı ve kiliseye gelenlerin kullandığı kutsal sayılan ayazma niteliğinde bir çeşme yer almaktadır. Halk arasında Meryem Ana Kilisesi olarak bilinen bu yapı tek nefli, dikdörtgen formlu küçük bir kilisedir. Genel olarak basit malzemelerle yapılan kilisede yer yer düzgün kesme taşlar da kullanılmış, taşların araları beyaz harçla sıvanmıştır. Yapıya kuzey batı köşesine sonradan eklenmiş küçük bir açıklıktan girilmektedir. Kuzeybatı duvarı üzerinde üç adet mazgal şeklindeki dikdörtgen pencereler mekânı aydınlatmaktadır. Kilisenin üzeri mağara içinden beşik tonozla örtülmüş, doğu cephesine yarım yuvarlak bir apsis eklenmiştir. Kilise içerisinde birçok niş mevcut olup bazıları kırılmış vaziyettedir. Kilisenin apsis kısmından ileriye doğru devam eden mağaradan gelen su, kilise altındaki beşik tonozlu bir kanaldan geçirilerek sarnıca taşınmış, buradan da çeşmeye bağlanmıştır. Bazı eski kaynaklarda yapının eskiden “Panaia” ya da "Surp Serkis” adı ile anıldığı, üç katlı olduğu ve Meryem Ana adına izafe edilen kutsal suyun şifa dağıttığı kabul edilir. Giresun Arkeoloji Müzesi tarafından zeminde gerçekleştirilen kurtarma kazısında sarnıca giden su kanalı ve üç adet mezar ortaya çıkarılmıştır. Mağaranın doğal kaya olan yüzeyi kısmen sıvanmıştır. Kilisedeki restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlanmıştır. Giresun'da en çok ziyaret edilen önemli taşınmaz kültür varlıkları arasındandır. DOĞAL MAĞARA KİLİSEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’ndaki bilgilere göre yapı, başlangıçta doğal ve küçük bir mağaraydı. Mağara daha sonra insan eliyle genişletildi ve Milattan Sonra 4’üncü veya 5’inci yüzyılda kiliseye dönüştürüldü. Yapının kesin inşa tarihini gösteren bir kitabe ya da yayımlanmış tarihî belge bulunmuyor. Bu nedenle 4’üncü ve 5’inci yüzyıl tarihlendirmesi, mimari özellikler ve arkeolojik değerlendirmeler üzerinden yapılan bir tahmine dayanıyor. Kilisenin bulunduğu mağaraya, Osmanlı döneminde yapıldığı belirtilen tek gözlü küçük bir taş kemer köprüyle ulaşılıyor. Yapının ön kısmında ise tarihî kiliselerde giriş ve ana ibadet mekânı arasında yer alan avlu niteliğindeki atrium bölümü bulunuyor. KAYA İÇİNDE TEK NEFLİ KÜÇÜK BİR İBADET ALANI Meryem Ana Kaya Kilisesi, doğu-batı doğrultusunda uzanan, dikdörtgen planlı ve tek nefli küçük bir ibadet alanı olarak düzenlendi. Duvarlarda genel olarak basit taş malzeme kullanılırken bazı bölümlerde düzgün kesme taşlara yer verildi. Taşların arasının beyaz harçla kapatıldığı yapının doğu bölümünde yarım daire biçiminde bir apsis bulunuyor. İç mekân, kuzeybatı duvarında açılan üç dikdörtgen pencereyle aydınlatılıyor. Doğal kaya yüzeylerinin bazı bölümleri sıvanmış durumda. Kilisenin duvarlarında ve mağara içerisinde farklı büyüklüklerde çok sayıda niş bulunurken Bakanlık kaydında bu nişlerden bir bölümünün kırıldığı da belirtiliyor. KİLİSENİN ALTINDAN GEÇEN TARİHÎ SU SİSTEMİ Yapıyı diğer tarihî kiliselerden ayıran en önemli unsurlardan biri, mağara içerisindeki su kaynağı ile bu suyun taşınmasını sağlayan tarihî sistem. Kilisenin apsis bölümünden ileri doğru devam eden mağaradan gelen su, yapının altından geçen beşik tonozlu bir kanal aracılığıyla sarnıca ulaştırılıyor. Burada biriken su daha sonra kilisenin avlusundaki çeşmeye aktarılıyor. Tarihî kayıtlarda çeşmenin yalnızca kiliseye gelenler tarafından değil, geçmiş dönemlerde Giresun Limanı’na yanaşan denizciler tarafından da kullanıldığı aktarılıyor. Bazı eski kaynaklarda mağaradan çıkan suyun kutsal kabul edildiği, Meryem Ana’ya atfedildiği ve şifa verdiğine inanıldığı belirtiliyor. Yapının geçmişte “Panaia” veya “Surp Serkis” isimleriyle anıldığına ilişkin bilgiler de Kültür Portalı’nda yer alıyor. Ancak bu iki ismin yapının farklı dönemlerde kullanılan adları mı olduğu, yoksa farklı dinî geleneklerden kaynaklanan iki ayrı isimlendirmeyi mi ifade ettiği konusunda kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir bilimsel değerlendirme bulunmuyor. ZEMİNDE ÜÇ MEZAR VE SU KANALI BULUNDU Giresun Arkeoloji Müzesi tarafından kilisenin zemininde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında tarihî su sistemine ait önemli kalıntılar ortaya çıkarıldı. Kazılarda sarnıca ulaşan su kanalı ile birlikte üç mezar bulundu. Yapının altındaki su sistemine bağlı mimari kalıntılar da kazı sırasında görünür hale getirildi. Buna karşın mezarların hangi döneme ait olduğu, kimler için yapıldığı, kazılar sırasında insan kalıntısı ya da başka arkeolojik eser bulunup bulunmadığı konusunda Kültür Portalı’nda ayrıntılı bilgi yer almıyor. Kazıya ilişkin bilimsel raporların yayımlanıp yayımlanmadığı da kamuoyuna açık kaynaklardan anlaşılamıyor. RESTORASYON 2013 YILINDA TAMAMLANDI Uzun süre bakımsız kalan Meryem Ana Kaya Kilisesi’nde yürütülen restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlandı. Bakanlığın Kültür Portalı da restorasyonun tamamlanma tarihini 2013 olarak gösteriyor. Dönemin haberlerine göre restorasyon kapsamında kilise zemini araştırıldı, bahçe taşları yenilendi, merdivenler düzenlendi ve çatı bölümü onarıldı. Kayalardan gelen suyun yapıya zarar vermemesi ve tarihî su sisteminin yeniden çalışabilmesi amacıyla su yolu oluşturuldu. Kazılarla ortaya çıkarılan bazı arkeolojik bölümlerin ziyaretçiler tarafından görülebilmesi için şeffaf cam zemin uygulaması yapıldı. Çalışmalar sırasında tavanda ortaya çıkarıldığı belirtilen freskler restore edildi; yapının nişleri ve zarar gören mimari bölümleri de onarıldı. Ancak 2013’te tamamlanan restorasyon esas olarak yapının iç bölümlerini kapsadı. Kilisenin çevre düzenlemesi, ziyaretçi giriş alanı, güvenli yürüyüş güzergâhı ve sürekli işletme sistemi aynı süreç içerisinde tamamlanmadı. RESTORASYON BİTTİ, ÇEVRE DÜZENLEMESİ İÇİN ÖDENEK BULUNAMADI Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî internet sitesinde yer alan açıklama, kilisenin neden restorasyondan hemen sonra sürekli ziyarete açılamadığını açık biçimde ortaya koyuyor. Açıklamaya göre Meryem Ana Kaya Kilisesi için çevre düzenleme projesi hazırlandı. Ancak İl Özel İdaresi tarafından gerekli ödenek ayrılmadığı için proje uygulanamadı ve yapı turizme açılamadı. Böylece iç restorasyonu tamamlanan kilise; güvenli giriş alanı, çevre düzenlemesi, ziyaretçi güzergâhı, yönlendirme levhaları, aydınlatma, bakım ve görevli personel gibi düzenli ziyaretin gerektirdiği unsurlara tam olarak kavuşamadı. Kilisenin kayalık bir alan içerisinde bulunması nedeniyle kaya yüzeylerinin kontrolü, mağaradan gelen suyun tahliyesi, nemle mücadele, elektrik güvenliği ve ziyaretçi hareketinin düzenlenmesi de yapının yalnızca kapısı açılarak çözülemeyecek sorunları arasında yer alıyor. Bununla birlikte resmî açıklamada güvenlik veya teknik eksikliklerin her biri ayrı ayrı sıralanmıyor. Kesin olarak belirtilen neden, çevre düzenleme projesinin ödenek ayrılamadığı için uygulanamaması. 2016’DA HAFTADA İKİ GÜN ZİYARETÇİ KABUL ETMEYE BAŞLADI Restorasyonun tamamlanmasından yaklaşık üç yıl sonra, 18 Mayıs 2016 tarihinde Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin kontrollü biçimde ziyarete açıldığı duyuruldu. Anadolu Ajansının haberine göre kilise, çevre düzenleme çalışmaları henüz tamamlanmadan haftada iki gün ziyaretçi kabul etmeye başladı. Dönemin Giresun İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Hulusi Güleç, çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra kilisenin haftanın her günü ziyarete açılmasının hedeflendiğini açıkladı. Ancak haberde kilisenin haftanın hangi iki günü ve hangi saatler arasında açık olacağı belirtilmedi. Bu nedenle yapının ziyaret süreci, mevcut resmî kayıtlar ve dönemin haberlerine göre şöyle gelişti: 2013 öncesinde arkeolojik araştırma ve restorasyon çalışmaları yürütüldü.2013 yılında iç restorasyon tamamlandı.2013-2016 arasında çevre düzenlemesi tamamlanamadığı için sürekli ziyaret sistemi kurulamadı.Mayıs 2016’da kilise haftada iki gün kontrollü olarak ziyaretçi kabul etmeye başladı.Çevre düzenlemesi tamamlandıktan sonra yapının her gün açılması hedeflendi.İl Müdürlüğünün daha sonraki resmî açıklamasında ise ödenek ayrılamadığı için çevre düzenlemesinin yapılamadığı ve kilisenin turizme açılamadığı belirtildi.İKİ RESMÎ SAYFA, İKİ FARKLI DURUM Meryem Ana Kaya Kilisesi hakkındaki en dikkat çekici sorun, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı iki resmî internet sayfasının yapının ziyaret durumu hakkında birbiriyle uyuşmayan bilgiler içermesi. Kültür Portalı, Meryem Ana Kaya Kilisesi’ni Giresun’un “gezilecek yerleri” arasında gösteriyor. Sayfada yapının şehir merkezinde bulunduğu, araçla ve yürüyerek kolaylıkla ulaşılabildiği ve Giresun’un en çok ziyaret edilen önemli taşınmaz kültür varlıklarından biri olduğu belirtiliyor. Buna karşılık Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün resmî sayfasında, çevre düzenleme projesine ödenek ayrılamadığı için çalışmanın yapılamadığı ve kilisenin turizme açılamadığı yazıyor. Bir resmî kayıt yapıyı en çok ziyaret edilen kültür varlıklarından biri olarak tanımlarken diğer resmî kayıt turizme açılamadığını belirtiyor. Kültür Portalı’nda ayrıca kilisenin: Açılış ve kapanış saatleri,Ziyaret günleri,Giriş ücretinin bulunup bulunmadığı,Randevu gerekip gerekmediği,Hangi kurumun sorumluluğunda olduğu,Görevli telefon numarası,Ziyaret için iletişim bilgileri yer almıyor. Bu tablo, yapının güncel işletme ve ziyaret statüsünün resmî internet sayfalarına açık ve tutarlı biçimde yansıtılmadığını gösteriyor. 2016’DA BAŞLAYAN UYGULAMA NE KADAR SÜRDÜ? Kilise 2016 yılında haftada iki gün ziyarete açıldı. Ancak bu uygulamanın ne kadar sürdüğü, daha sonra devam edip etmediği veya hangi tarihte sona erdiği açıklanmadı. Çevre düzenlemesinin tamamlanmasının ardından yapının her gün ziyaretçi kabul etmesi hedeflenmesine rağmen, projenin daha sonraki yıllarda uygulanıp uygulanmadığına ilişkin açık bir sonuç bilgisi yayımlanmadı. Kültür Portalı yapıyı ziyaret edilebilir bir yer olarak tanıtırken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü sayfası turizme açılamadığını belirtiyor. Bu iki bilgi arasındaki farkın, sayfaların farklı dönemlerde hazırlanmasından mı yoksa yapının dönemsel olarak açılıp kapatılmasından mı kaynaklandığı da açıklanmış değil. BUGÜN AÇIK MI, KAPALI MI? Mevcut kaynaklara dayanarak Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin bugün haftanın her günü ve belirli saatler arasında düzenli biçimde açık olduğunu söylemek mümkün değil. Yapının dış bölümüne ve çevresine ulaşılabiliyor olması, kilisenin iç mekânının düzenli olarak ziyaretçi kabul ettiği anlamına gelmiyor. Kültür Portalı’nda ziyaret günleri ve saatleri bulunmazken İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün sayfasında çevre düzenlemesi yapılamadığı için turizme açılamadığı belirtiliyor. Anadolu Ajansının 2016 tarihli haberi ise yapının haftada iki gün ziyarete açıldığını belgeliyor. Bu üç kayıt birlikte değerlendirildiğinde ortaya şu sonuç çıkıyor: Meryem Ana Kaya Kilisesi 2016 yılında sınırlı ve kontrollü biçimde ziyaretçi kabul etmeye başladı; ancak çevre düzenlemesinin tamamlandığını, sürekli işletme modelinin kurulduğunu ve güncel ziyaret programının uygulamaya alındığını gösteren açık bir resmî bilgilendirme yayımlanmadı. RESTORE EDİLEN FRESKLERİN BUGÜNKÜ DURUMU DA BİLİNMİYOR Restorasyon sırasında yapının tavanında ortaya çıkarıldığı ve onarıldığı belirtilen fresklerin bugünkü korunma durumu hakkında da güncel bilgi bulunmuyor. Mağara içerisindeki yoğun nem, kayalardan gelen su, sıcaklık değişimleri ve havalandırma şartları, tarihî boyalı yüzeylerin korunması açısından özel önlemler gerektiriyor. Buna rağmen fresklerin periyodik olarak kontrol edilip edilmediği, nem ölçümü yapılıp yapılmadığı veya yeni bir koruma çalışmasının planlanıp planlanmadığı kamuoyuna açıklanmış değil. Benzer biçimde kurtarma kazılarında bulunan üç mezarın bilimsel inceleme sonuçları ile su kanalı ve sarnıcın günümüzdeki fiziksel durumu da bilinmiyor. ŞEHRİN MERKEZİNDEKİ TARİHÎ DEĞER TURİZM ROTASINA DAHİL EDİLEBİLİR Meryem Ana Kaya Kilisesi; Giresun Kalesi, Zeytinlik Semti, Giresun Müzesi, tarihî liman bölgesi ve şehir merkezindeki diğer kültür varlıklarıyla birlikte değerlendirildiğinde güçlü bir tarih ve kültür rotasının parçası olabilecek konumda. Üstelik yapının şehir merkezinde bulunması ve ulaşımının kolay olması, uzun ve maliyetli bir ulaşım organizasyonu gerektirmeden yerli ve yabancı turistlere sunulabilmesini mümkün kılıyor. Buna rağmen ziyaret saatlerinin açıklanmaması, yönlendirme sisteminin bulunmaması ve resmî sayfalarda farklı bilgiler yer alması, bu tarihî değerin turizm potansiyelinin kullanılmasını engelliyor. Kilisenin ziyarete açılması yalnızca kapısının belirli günlerde açılmasıyla sınırlı tutulmamalı. Yapının tarihini anlatan Türkçe ve yabancı dilde panolar, dijital rehber, güvenli ziyaret güzergâhı, uygun aydınlatma, su ve nem kontrolü, düzenli bakım, güvenlik denetimi ve görevli personel sistemi birlikte oluşturulmalı. 16 SORU HÂLÂ CEVAP BEKLİYOR Meryem Ana Kaya Kilisesi’nin geleceği ve mevcut durumu hakkında Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Giresun Müze Müdürlüğü, Giresun Valiliği ve İl Özel İdaresinin yanıtlaması gereken çok sayıda soru bulunuyor: Kilise bugün resmen ziyarete açık mı? Açık ise haftanın hangi günleri ve hangi saatlerde ziyaretçi kabul ediyor? İç mekâna bireysel olarak girilebiliyor mu, yoksa görevli veya randevu mu gerekiyor? 2016 yılında başlatılan haftada iki günlük ziyaret uygulaması ne kadar sürdü? Yapı daha sonra kapatıldıysa hangi tarihte ve hangi gerekçeyle kapatıldı? 2013 yılında tamamlanan restorasyonun toplam maliyeti ne kadardı? Çalışmayı hangi firma veya kurum yürüttü? Çevre düzenleme projesi ne zaman hazırlandı ve projenin tahmini bedeli neydi? İl Özel İdaresi projeye neden ödenek ayırmadı? Daha sonraki yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığına, Valiliğe veya başka kurumlara yeni bir ödenek talebi sunuldu mu? Yapıda kaya düşmesi, nem, su tahliyesi, elektrik, yangın veya ziyaretçi güvenliği yönünden risk tespit edildi mi? Kurtarma kazılarında bulunan üç mezara ilişkin bilimsel rapor hazırlandı mı? Restorasyon sırasında ortaya çıkarılan fresklerin bugünkü durumu nedir? Kültür Portalı yapıyı “en çok ziyaret edilen kültür varlıkları” arasında gösterirken neden ziyaret günleri, saatleri ve iletişim bilgileri yayımlanmıyor? İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün turizme açılamadığı yönündeki açıklaması neden güncellenmiyor? En önemlisi, Meryem Ana Kaya Kilisesi için 2026 yılı içinde hazırlanmış yeni bir çevre düzenleme, koruma veya turizme kazandırma programı bulunuyor mu? SORUN RESTORASYON DEĞİL, RESTORASYON SONRASININ PLANLANMAMASI Meryem Ana Kaya Kilisesi, yaklaşık 1.500 yıllık geçmişi, kayaya oyulmuş mimarisi, kutsal su inancı, sarnıcı, su kanalı, mezarları ve freskleriyle Giresun’un en önemli tarihî miraslarından biri. Yapının iç restorasyonu 2013 yılında tamamlandı. Kilise 2016 yılında haftada iki gün ziyarete açıldı. Ancak çevre düzenlemesi için kaynak sağlanamadı, sürekli işletme modeli kurulamadı ve güncel ziyaret takvimi kamuoyuyla paylaşılmadı. Meryem Ana Kaya Kilisesi’ndeki temel sorun artık restorasyonun yapılmamış olması değil; restorasyon sonrasında yapının nasıl korunacağının, kim tarafından işletileceğinin ve ziyaretçinin hangi koşullarda kabul edileceğinin kurumsal bir sisteme bağlanmamış olmasıdır. Şehir merkezindeki bu tarihî miras, Kültür ve Turizm Bakanlığının internet sitesinde tanıtılıyor; fakat ziyaret etmek isteyen bir kişi hangi gün, hangi saatte ve hangi koşullarda içeri girebileceğini öğrenemiyor. Giresun’un yaklaşık 1.500 yıllık kaya kilisesi, bugün tarihî değerinden çok, yıllardır çözülemeyen ziyaret ve işletme belirsizliğiyle gündemde bulunuyor.

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Haber

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Giresun’da bahar aylarında köy yollarından meydanlara, mahkeme salonlarından Meclis gündemine kadar taşınan maden tartışmaları son iki ayda kamuoyu gündeminde daha az yer almaya başladı. Ancak şirketlerin sahalardan çekildiğini, ruhsatların iptal edildiğini, sondaj ve arama programlarının sona erdiğini gösteren bir karar bulunmuyor. CHP’de mutlak butlan tartışmasıyla başlayan yönetim krizi Giresun örgütünü iç meselelerine yöneltirken, maden şirketlerinin ruhsat, izin, dava ve saha dosyaları işlemeye devam ediyor. Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin siyaseten en görünür takipçilerinden biri CHP Giresun İl Örgütü olmuştu. 7 Mayıs’ta Tirebolu’da düzenlenen basın açıklaması ve ardından Sekü Köyü’nde gerçekleştirilen buluşma, köylülerin sondaj girişimlerine karşı mücadelesini ulusal ölçekte gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve yerel örgüt yöneticileri; Sekü-Karlıbel hattındaki sondaj girişimlerinin yanı sıra Dereli, Doğankent, Çatalağaç, Alucra ve Şebinkarahisar’daki maden dosyalarını aynı program içinde ele aldı. Ancak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan parti içi kriz, Giresun örgütünü de doğrudan etkiledi. Giresun’da yapılması planlanan belediye başkanları toplantısı iptal edildi; ardından il ve merkez ilçe yönetimleri görevden alındı, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Birkaç hafta önce maden ruhsatlarını, sondajları ve köylerin yaşam alanlarını gündeme taşıyan parti örgütü, bu kez kendi yönetim ve temsil krizine yöneldi. CHP içe döndükçe Giresun’daki maden dosyasının siyaset ve kamuoyu gündeminde yer alma sıklığı da azaldı. Ancak şirketlerin dosyaları durmadı; ruhsatlar, davalar, arama bildirimleri ve teknik süreçler işlemeye devam etti. GÜNDEMDE YER ALMA AZALDI, DOSYALAR KAPANMADI 2026 yılının mart, nisan ve mayıs aylarında Giresun’un farklı ilçelerinden art arda maden haberleri geldi. Sekü ve Karlıbel’de köylüler sondaj makinelerinin önüne geçti. Dereli’de başlayan sondaj çalışmaları mahkemeye taşındı. Batlama Vadisi’nde yeni arama sahaları için kolluk birimlerine bildirim yapıldı. Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik nedeniyle şirkete para cezası kesildi. Tirebolu ve Sekü’de siyasi heyetler köylülerle buluştu. Görele’de maden karşıtı miting düzenlendi. Mayıs ayının sonundan sonra ise bu dosyaların kamuoyu gündeminde görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Bu durum, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Kamuya açık kayıtlarda Sekü-Karlıbel, Dereli, Batlama, Çatalağaç, Alucra ve diğer ruhsat sahalarında şirketlerin tamamen çekildiğine ilişkin bir karar bulunmuyor. Maden sahaları ortadan kalkmadı; siyasi takip, haber yoğunluğu ve kamuoyu baskısı zayıfladı. GİRESUN MADEN GÜNLÜĞÜ Bugünkü sessizliği anlayabilmek için Giresun’da son yıllarda yaşanan maden kazalarını, çevre ihlallerini, ruhsat kararlarını, sondaj girişimlerini, mahkeme süreçlerini ve toplumsal tepkileri tarihleriyle yeniden hatırlamak gerekiyor. 18 KASIM 2021 — ŞEBİNKARAHİSAR’DA ATIK BARAJI SETİ YIKILDI Giresun’un yakın dönem maden tarihindeki en ciddi olaylardan biri 18 Kasım 2021’de Şebinkarahisar’da yaşandı. Nesko Maden A.Ş.’ye ait işletmenin atık barajındaki iç set yıkıldı. Olayın ardından Giresun Valiliği tarafından teknik heyet görevlendirildi ve işletmenin faaliyetleri durduruldu. Yaşanan olay, yalnızca bir işletme kazası olarak kalmadı. Atık barajında biriken maden atıklarının toprak ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler, bölgedeki atık depolama sistemlerinin güvenliği ve denetimlerin yeterliliği tartışmaya açıldı. Şebinkarahisar’daki olay, madencilikte asıl tehlikenin yalnızca kazı ve üretimden ibaret olmadığını; atık barajı, depolama güvenliği, çevresel izleme ve acil müdahale planlarının da yaşamsal önem taşıdığını gösterdi. Faaliyetlerin durdurulmasının ardından atık barajının hangi yöntemle güvenli hale getirildiği, çevresel ölçümlerin hangi sonuçları verdiği ve sonraki yıllarda işletmenin hangi şartlarla yeniden çalıştığı konusunda kamuoyuna düzenli ve bütünlüklü bir bilgilendirme yapılmadı. 4 TEMMUZ 2022 — ÇATALAĞAÇ’TA DERE KİRLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyündeki maden sahasıyla ilgili çevre kirliliği tartışması 2022 yılında resmi kayıtlara yansıdı. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında maden sahasından dere yataklarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığının tespit edildiğini bildirdi. Şirket hakkında Çevre Kanunu kapsamında idari işlem uygulandığı ve olumsuzlukların giderilmesi için süre verildiği açıklandı. Dört yıl sonra aynı sahada yeni bir çevre ihlalinin tespit edilmesi, uygulanan cezaların ve verilen sürelerin ne ölçüde caydırıcı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KASIM 2022 — GİRESUN’UN 720 RUHSATLIK HARİTASI ORTAYA ÇIKTI TEMA Vakfının MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışma, Giresun’daki ruhsat yoğunluğunu görünür hale getirdi. Çalışmaya göre Giresun il sınırları içinde toplam 720 IV. Grup maden ruhsatı bulunuyordu. İncelenen çalışma alanının yüzde 85’i arama, işletme veya ihale safhasındaki ruhsat alanlarıyla çakışıyordu. Ruhsat alanlarının; yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki alanlardan oluşuyordu. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtildi. Aynı çalışmada orman alanlarının yüzde 90’ının, tarım alanlarının yüzde 85’inin, meraların yüzde 99’unun ve iskân alanlarının yüzde 84’ünün IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakıştığı hesaplandı. Korunan alanlarda bu oran yüzde 89’a, Önemli Doğa Alanlarında ise yüzde 94’e ulaşıyordu. Ruhsat haritası, maden meselesinin yalnızca dağların veya kullanılmayan arazilerin değil; fındık bahçelerinin, meraların, köy yerleşimlerinin, ormanların ve su kaynaklarının meselesi olduğunu ortaya koydu. 18 MAYIS 2025 — ÇATALAĞAÇ YENİDEN DENETİM GÜNDEMİNE GELDİ Çatalağaç’taki maden işletmesi 2025 yılında da denetim başlığıyla gündeme geldi. Giresun Valiliğinin 18 Mayıs 2025 tarihli açıklamasında Doğankent-Çatalağaç köyündeki maden sahasına ilişkin denetim süreci kamuoyuna yansıdı. 2022 yılında tespit edilen çevresel sorunlardan sonra aynı bölgenin yeniden denetim konusu olması, Çatalağaç dosyasının tek bir olaydan ibaret olmadığını gösterdi. 2026’NIN İLK AYLARI — KAPASİTE ARTIŞINA “ÇED OLUMLU” KARARI 2026 yılının ilk aylarında Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan büyük maden projesi yeniden gündeme geldi. Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje yalnızca bir maden ocağından oluşmuyordu. Dosyada bakır, kurşun ve çinko üretimiyle birlikte flotasyon tesisi, maden ocakları, kapasite artışı ve maden atık depolama tesisi yer alıyordu. Proje alanının Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatak-Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi çevresine yayıldığı açıklandı. Bu genişlik, projenin tek bir köyü değil, Doğankent-Görele-Tirebolu hattındaki çok sayıda yerleşimi, dereyi, orman alanını ve tarım arazisini ilgilendirdiğini gösterdi. 24 ŞUBAT 2026 — SEKÜ-KARLIBEL HATTINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel köyü arasındaki maden arama ve sondaj projesi, 2026 yılının en yoğun tartışılan dosyalarından biri oldu. Giresun İdare Mahkemesinin proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiği kamuoyuna yansıdı. Ancak mahkeme kararının ardından sondaj makinelerinin bölgeye çıkarılmak istenmesi, kararın sahada nasıl uygulandığı ve şirketin hangi izinlere dayanarak çalışma yapmak istediği konusunda tartışma yarattı. MART 2026 — DERELİ’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI Dereli ilçesinde Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız ve Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği zirve hattında maden sondaj çalışmaları başladı. Çalışmaların su kaynakları, tarım alanları, yayla ve meralar ile köy yaşamı üzerindeki olası etkileri bölge halkının tepkisine neden oldu. Yerel itirazlar yargıya taşındı. Ancak sondajların kaç noktada yapıldığı, hangi derinliğe ulaşıldığı, kaç numune alındığı ve şirketin sonraki faaliyet programının ne olduğu düzenli biçimde açıklanmadı. Dereli dosyası, Giresun’daki maden baskısının yalnızca Sekü-Karlıbel hattında değil, ilin iç kesimlerindeki köy ve yayla kuşağında da sahaya indiğini gösterdi. 3 NİSAN 2026 — BATLAMA VADİSİ İÇİN SAHA BİLDİRİMİ Giresun Merkez’deki en önemli yeni dosyalardan biri Batlama Vadisi’nde ortaya çıktı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre Lidya Madencilik, 3 Nisan 2026 tarihli yazıyla Giresun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına bildirimde bulundu. Bildirimde; 3535163, 3535202, 3536360 erişim numaralı sahalarda çalışma yapılacağı belirtildi. İlk aşamada kazı gerektirmeyen yüzeysel jeolojik inceleme, numune alma, jeofizik ve jeokimyasal araştırmalar ile jeoloji ve hidrojeoloji haritalama çalışmalarının planlandığı aktarıldı. Bu bildirim, Batlama Vadisi’nde doğrudan üretime başlandığı anlamına gelmiyordu. Ancak ruhsat sürecinin yalnızca evrak üzerinde kalmadığını, şirketin saha hazırlığı ve araştırma aşamasına geçtiğini ortaya koyuyordu. Batlama Vadisi’ndeki çalışmaların geri çekildiğine veya iptal edildiğine ilişkin daha sonra kamuya açık bir karar yayımlanmadı. 4-5 NİSAN 2026 — KÖYLÜLER SONDAJ MAKİNELERİNİN ÖNÜNE GEÇTİ Nisan ayının ilk haftasında Sekü-Karlıbel hattına çıkarılmak istenen sondaj makinesi köylüler tarafından durduruldu. Köylüler, çevre örgütleri ve hukukçular yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak ağır tonajlı ve paletli iş makinelerinin bölgeye girişine karşı çıktı. Köy yolunda başlayan nöbet, kısa sürede Giresun’un en görünür çevre mücadelelerinden birine dönüştü. Alagöz Maden ise yaptığı açıklamalarda sondaj ve numune alma çalışmalarının izinlere, “ÇED kapsam dışı” kararlarına ve orman izinlerine dayandığını savundu. Böylece aynı saha üzerinde mahkeme kararı, şirketin geçerli olduğunu ileri sürdüğü izinler ve köylülerin yaşam alanı mücadelesi karşı karşıya geldi. NİSAN 2026 — YENİ İHALELERLE RUHSAT HARİTASI GENİŞLEDİ MAPEG’in 317. Grup ihale süreciyle birlikte Giresun’daki maden alanlarına yenileri eklendi. Yerel kaynaklarda Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere-Kümbet çevresine uzanan sahalar sıralandı. Bazı haberlerde 5 ilçedeki 8 bölge için 12 bin 511,99 hektarlık alandan, bazı haberlerde ise 6 ilçeyi kapsayan yaklaşık 17 bin 930 hektarlık alandan söz edildi. Rakamların farklı olmasına rağmen ortak tablo değişmedi: Giresun’daki ruhsat ve arama baskısı yeni sahalarla genişliyordu. Kesin tablonun ortaya çıkabilmesi için erişim numarası bazında ruhsat sahibi, saha büyüklüğü, ihale sonucu, yürürlük tarihi, ruhsat aşaması ve varsa devir ya da iptal bilgilerinin açıklanması gerekiyor. 4 MAYIS 2026 — ALAGÖZ MADENCİLİK’E 2 MİLYON 517 BİN LİRA CEZA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 4 Mayıs 2026’da Doğankent’in Çatalağaç köyünde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik’e 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Denetimlerde maden sahasından çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi. Aynı ihlalin daha önce iki kez gerçekleşmesi nedeniyle ceza üç kat uygulandı. Kirliliğe neden olduğu belirtilen yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri, gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak karar; şirketin tüm faaliyetlerinin sona erdirildiği, ruhsatlarının iptal edildiği, maden sahasının tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyordu. Durdurma kararı yalnızca kirlilikle ilişkilendirilen yeraltı galerisi ve ilgili üretim bölümüyle sınırlıydı. Kısmi kapatma kararından sonra yeniden denetim yapılıp yapılmadığı, gerekli havuz ve arıtma tedbirlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve galerinin yeniden üretime açılıp açılmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmadı. 7 MAYIS 2026 — CHP HEYETİ TİREBOLU VE SEKÜ’DE SAHAYA İNDİ CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 7 Mayıs’ta Tirebolu’da basın açıklaması yaptı. Heyet daha sonra Sekü Köyü’ne giderek köylülerle buluştu. Programda Sekü-Karlıbel sondaj girişimleri, Dereli’deki çalışmalar, Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Çatalağaç’taki çevre ihlalleri, Giresun’daki 720 ruhsat ve ruhsatların tarım, su, orman, mera ve köy yaşamıyla çakışması gündeme taşındı. Bu buluşma, Giresun’daki maden mücadelesinin köy sınırlarından çıkarılarak bölgesel ve ulusal bir siyasi başlığa dönüşmesini sağladı. 29 MAYIS 2026 — GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG Mayıs ayı boyunca Sekü’de, Tirebolu’da ve Giresun’un farklı bölgelerinde toplantılar ve dayanışma programları düzenlendi. 29 Mayıs’ta Görele Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan maden karşıtı miting, bahar aylarındaki toplumsal hareketliliğin en geniş buluşmalarından biri oldu. Köylüler, çevre örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar; su kaynaklarının, fındık bahçelerinin, ormanların, meraların ve köy yerleşimlerinin korunması çağrısında bulundu. Bu mitingin ardından maden dosyalarının kamuoyu gündemindeki görünürlüğü giderek azaldı. DEVAM EDEN DAVALAR Giresun’daki maden dosyalarının bir bölümü yargı aşamasında bulunurken, bazı kararların sahada nasıl uygulandığına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL DAVASI Sekü-Karlıbel hattındaki yürütmeyi durdurma kararının hangi proje ve izinleri kapsadığı, şirketin hangi idari belgelere dayanarak sahaya girmek istediği ve kararın sahada tam olarak nasıl uygulandığı açıklığa kavuşmuş değil. Köylülerin ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi sona ermiş değil. DERELİ DOSYASI Dereli’deki sondaj çalışmalarına karşı başlatılan yargı süreci devam eden başlıklar arasında bulunuyor. Dava sonuçlanmadan kaç noktada sondaj yapıldığı, alınan numunelerin hangi aşamada olduğu ve şirketin yeni çalışma programı hazırlayıp hazırlamadığı açıklanmadı. ÇED VE RUHSAT İTİRAZLARI Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Alucra’daki altın projeleri ve farklı ilçelerdeki yeni arama sahalarıyla ilgili hukuki ve idari itirazlar da kapanmış değil. Ruhsat iptali, “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının kaldırılması ve yaşam alanlarının korunması yönündeki talepler sürüyor. ÇALIŞMALARIN DURDUĞU AÇIKLANMADIBATLAMA VADİSİ Lidya Madencilik’in üç erişim numaralı saha için yaptığı bildirim geçerliliğini koruyor. Arama sürecinin iptal edildiğine veya şirketin sahadan çekildiğine ilişkin kamuya açık bir karar bulunmuyor. DERELİ HATTI Dereli’deki sondaj çalışmalarının tamamlandığı veya sona erdirildiği açıklanmadı. Sondajlardan elde edilen jeolojik verilerin şirket tarafından değerlendirilmesi ve sonraki ruhsat aşamalarında kullanılması ihtimali devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL Sahadaki görünür makine hareketliliği azalmış olsa da şirketin ruhsat hakkından vazgeçtiğine veya projeyi tamamen iptal ettiğine ilişkin resmi bir belge bulunmuyor. ÇATALAĞAÇ Alagöz Madencilik’e verilen ceza, tüm işletmeyi değil kirliliğe neden olan belirli yeraltı galerisi bölümünü kapsıyor. Şirketin Giresun’daki diğer işletme, tesis ve kapasite artışı süreçlerinin sona erdiği açıklanmış değil. ALUCRA Alucra Demirözü’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. adına altın-gümüş açık ocak projelerine ilişkin “ÇED Olumlu” kararları bulunuyor. Tohumluk köyündeki altın-bakır projesinde ise ÇED inceleme ve değerlendirme süreci gündeme gelmişti. Bu dosyaların iptal edildiğini veya şirketlerin sahalardan vazgeçtiğini gösteren bir karar bulunmuyor. YENİ İHALE SAHALARI Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere çevresindeki yeni ihale alanları ruhsat baskısının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Hangi şirketin hangi erişim numarasıyla, hangi çalışma aşamasında ve hangi saha takvimiyle hareket ettiği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmıyor. SESSİZCE SÜRÜYOR ARTIK İŞLER 12 Temmuz 2026 itibarıyla Giresun’daki maden dosyasının görünümü değişmiş değil: Bahar aylarında köy yollarında yükselen tepkiler, meydanlara taşınan itirazlar ve siyasi heyetlerin açıklamaları gündemden çekilirken şirketlerin ruhsat, izin, numune, arama ve sondaj takvimlerinin durduğuna ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı. Giresun’da madenler sessizliğe gömüldü; sondaj ve arama süreçleri ise daha az görünür biçimde devam ediyor.

ŞEBİNKARAHİSAR’DA DOĞALGAZ AĞI YÜZDE 85’E ULAŞACAK Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA DOĞALGAZ AĞI YÜZDE 85’E ULAŞACAK

ŞEBİNKARAHİSAR’DA DOĞALGAZ AĞI YÜZDE 85’E ULAŞACAK Şebinkarahisar Belediye Başkanı Ömer Şentürk, ilçede devam eden doğalgaz altyapı çalışmalarını yerinde inceleyerek kazı, ana hat ve bina bağlantı çalışmalarının son durumu hakkında teknik ekiplerden bilgi aldı. Yeni yatırım programının tamamlanmasıyla doğalgazın ilçe merkezinin yaklaşık yüzde 85’ine ulaştırılması hedefleniyor. Şebinkarahisar’da doğalgaz kullanım alanını genişletmeye yönelik altyapı çalışmaları sürüyor. Belediye Başkanı Ömer Şentürk, çalışma yapılan bölgelerde incelemelerde bulunarak sahadaki uygulamaları takip etti. Kazı ve boru döşeme çalışmalarını inceleyen Şentürk, yüklenici firma ve teknik ekiplerden çalışmaların ilerleme durumu, uygulanacak güzergâhlar ve bağlantı programı hakkında bilgi aldı. ANA HATLARLA BİRLİKTE BİNA BAĞLANTILARI YAPILIYOR Çalışmalar kapsamında yerleşim alanlarına doğalgaz ulaştıracak polietilen dağıtım hatları döşenirken, altyapısı tamamlanan güzergâhlarda bina bağlantı hatları da oluşturuluyor. Şebeke imalatlarının ardından kontrol ve test süreçlerinin tamamlanması, uygun bulunan hatların kademeli olarak işletmeye alınması planlanıyor. Şebinkarahisar’daki doğalgaz dağıtım hizmetleri, Giresun’un da içerisinde bulunduğu lisans bölgesinde faaliyet gösteren Aksa Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. sorumluluğunda yürütülüyor. Şirket, dağıtım şebekesinin kurulması, işletilmesi, bakımının yapılması ve güvenli gaz arzının sağlanmasından sorumlu bulunuyor. İLÇENİN YÜZDE 85’İNE ULAŞMASI HEDEFLENİYOR Şebinkarahisar Belediyesi tarafından daha önce yapılan açıklamada, yeni etap çalışmalarının tamamlanmasıyla doğalgaz altyapısının ilçe merkezinin yaklaşık yüzde 85’ine ulaştırılmasının hedeflendiği belirtilmişti. İlçede ilk doğalgaz arzı 2023 yılında başlatılmış, abonelik ve iç tesisat işlemlerini tamamlayan konutlarda doğalgaz kullanımı kademeli olarak başlamıştı. Devam eden yeni şebeke yatırımlarıyla daha fazla mahalle, sokak ve binanın sisteme dâhil edilmesi amaçlanıyor. ŞENTÜRK ESNAF VE VATANDAŞLARI DİNLEDİ Başkan Ömer Şentürk, incelemeleri sırasında sahada görev yapan çalışanlara kolaylıklar dilerken, bölgedeki esnaf ve vatandaşlarla da görüşerek çalışmalar sırasında yaşanan sorunlar ile talep ve önerileri dinledi. Altyapı yatırımlarının belirlenen program doğrultusunda ilerlediğini belirten Şentürk, çalışmaların kurumlar, belediye ekipleri ve yüklenici firma arasında koordinasyon sağlanarak en kısa sürede tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini ifade etti. KAZI YAPILAN ALANLARDA ÜSTYAPI YENİLENECEK Doğalgaz borularının döşenmesi ve bağlantı işlemlerinin tamamlanmasının ardından kazı yapılan cadde ve sokaklarda dolgu, zemin sıkıştırma, parke, asfalt ve yol onarım çalışmalarının yapılması bekleniyor. Belediye yönetimi, çalışmalar sırasında gösterilen sabır ve anlayış nedeniyle ilçe halkına teşekkür ederek daha modern, güvenli ve yaşanabilir bir Şebinkarahisar için altyapı yatırımlarının sürdürüleceğini bildirdi.

ŞEBİNKARAHİSAR, “PEYK” FİLMİYLE SİNEMA PLATOSUNA DÖNÜŞTÜ Haber

ŞEBİNKARAHİSAR, “PEYK” FİLMİYLE SİNEMA PLATOSUNA DÖNÜŞTÜ

ŞEBİNKARAHİSAR, “PEYK” FİLMİYLE SİNEMA PLATOSUNA DÖNÜŞTÜ Osmanlı Devleti’nin haberleşme teşkilatında önemli görevler üstlenen peyklerin hikâyesini beyaz perdeye taşıyacak “Peyk – Umudun Yolu” filminin Alucra’da başlayan çekimleri Şebinkarahisar’da devam ediyor. Tarihî yapıları, vadileri, kırsal dokusu ve doğal güzellikleriyle filmin başlıca çekim merkezlerinden biri olan ilçede, Şebinkarahisarlı gençler de kamera karşısına geçiyor. Giresun merkezli Çınar Yapım tarafından hazırlanan uzun metraj tarihî sinema filmi “Peyk – Umudun Yolu”nun çekim süreci, Alucra’nın ardından Şebinkarahisar’da sürdürülüyor. Hazırlık çalışmaları haftalar öncesinden başlayan filmin çekim takvimi 30 Haziran 2026 tarihinde uygulamaya alınırken, ilk sahneler Alucra’nın tarihî ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Peksimet Tepesi’nde çekildi. Yapım ekibi, Alucra etabının ardından filmin farklı sahneleri için Şebinkarahisar’a geçti. (sebinkarahisar.bel.tr) OSMANLI’NIN HABERCİLERİ ANLATILIYOR Film, Osmanlı döneminde devletin haberleşme sisteminde kritik görevler üstlenen, uzun mesafeleri koşarak aşan ve önemli haberleri zamanında ulaştırmakla görevlendirilen peyklerin yaşamını konu alıyor. Sadakat, cesaret, fedakârlık ve umut temalarının işlendiği yapımda, peyklerin zorlu yolculukları ile taşıdıkları sorumluluk tarihî ve dramatik bir anlatımla beyaz perdeye aktarılıyor. Filmin aksiyon ağırlıklı sahnelerinde Karadeniz’in dağları, yaylaları, vadileri ve tarihî yolları doğal plato olarak kullanılıyor. (sebingundem.com) TANINMIŞ OYUNCULAR KAMERA KARŞISINDA Filmin oyuncu kadrosunda Korel Cezayirli, Cemal Hünal ve yapımcı oyuncu Fırat Çınar gibi isimler yer alıyor. Yapımcılığını Deniz ve Fırat Çınar kardeşlerin üstlendiği projede senaryo çalışmasıyla Deniz Çınar’ın adı öne çıkıyor. (Alucra Haber) Çınar Yapım, daha önce Giresun ve bölge coğrafyasında çekilen “Avcı/Sound Hunter” ve 2023 yılında gösterime giren “Bulutların Üstünde” gibi yapımlarla da sinema çalışmaları gerçekleştirmişti. “Peyk – Umudun Yolu” ise tarihî konusu, oyuncu kadrosu ve çekim alanlarının genişliğiyle şirketin bölgedeki yeni uzun metraj projesi olarak öne çıkıyor. (giresunsonhaber) ŞEBİNKARAHİSARLI GENÇLER DE FİLMDE ROL ALIYOR Şebinkarahisar’daki çekimlerin ilçede oluşturduğu heyecan, yerel gençlerin de filmde rol almasıyla daha da arttı. Çekimlerde profesyonel oyuncuların yanı sıra Şebinkarahisarlı gençler de çeşitli sahnelerde kamera karşısına geçerek yapım sürecine katılıyor. Yerel oyuncu ve yardımcı oyuncuların projede yer alması, filmin Şebinkarahisar’la kurduğu bağı yalnızca çekim mekânlarıyla sınırlı bırakmazken, ilçedeki gençlere sinema setini yakından tanıma ve profesyonel oyuncularla aynı projede çalışma imkânı da sağlıyor. BAŞKAN ŞENTÜRK SETİ ZİYARET ETTİ Şebinkarahisar Belediye Başkanı Ömer Şentürk de ilçede devam eden çekimleri ziyaret ederek oyuncular, yapımcılar ve teknik ekiple bir araya geldi. Film ekibinden çekim süreci ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Şentürk, Şebinkarahisar’ın doğal, tarihî ve kültürel değerlerinin sinema aracılığıyla geniş kitlelere ulaştırılmasının önemine dikkat çekti. Başkan Şentürk, ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede, “Şebinkarahisar’ımızın doğal ve tarihî güzelliklerini beyaz perdeye taşıyan ‘Peyk’ filmi ekibine gönülden teşekkür ediyor, tüm oyuncularımıza ve teknik ekibe başarılar diliyorum. Filmin gişesi bol, yolu açık olsun” ifadelerini kullandı. TARİHÎ VE DOĞAL MEKÂNLAR BEYAZ PERDEYE TAŞINIYOR Şebinkarahisar ve Alucra’nın tarihî dokusu, kırsal yerleşimleri, dağları, vadileri, yaylaları ve eski ulaşım güzergâhları filmin atmosferinin oluşturulmasında önemli rol oynuyor. Dönem filminin görsel yapısına uygun çok sayıda doğal mekâna sahip olan Şebinkarahisar, çekimler süresince açık hava film platosuna dönüşürken, yapımın ilçenin mimari ve kültürel birikimini de izleyiciyle buluşturması hedefleniyor. (sebingundem.com) ÇEKİMLER BÖLGEDE HAREKETLİLİK OLUŞTURDU Oyuncular, teknik ekip ve yapım görevlilerinin bölgede bulunması; konaklama, ulaşım, yeme-içme ve çeşitli hizmet alanlarında da hareketlilik oluşturdu. Film çekimlerinin sağladığı kısa süreli ekonomik katkının yanı sıra, yapımda kullanılan doğal ve tarihî alanların sinema izleyicisine ulaşmasının Şebinkarahisar ve Alucra’nın kültür ve doğa turizmindeki görünürlüğünü güçlendirmesi bekleniyor. KELKİT VADİSİ SİNEMA PERDESİNE TAŞINACAK “Peyk – Umudun Yolu”, yalnızca tarihî bir hikâyeyi anlatmakla kalmayacak; Şebinkarahisar ve Alucra başta olmak üzere Kelkit Vadisi’nin doğal yapısını, tarihî hafızasını, yöresel dokusunu ve insan hikâyelerini de sinema perdesine taşıyacak. Şebinkarahisar’daki farklı tarihî ve doğal mekânlarda devam eden çekimlerin tamamlanmasının ardından filmin kurgu ve yapım sonrası çalışmalarına geçilecek. Yapımın gösterime girmesiyle birlikte ilçenin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin daha geniş kitleler tarafından tanınması amaçlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.