Hava Durumu

#Çatalağaç

giresunsonhaber - Çatalağaç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çatalağaç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“SEKÜ’DEKİ DİRENİŞ ATEŞİ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR” Haber

“SEKÜ’DEKİ DİRENİŞ ATEŞİ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR”

“FINDIK BAHÇELERİNİ MADENLERE PARSELLETMEYECEĞİZ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Karadeniz’de artan madencilik faaliyetlerine ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik krize sert sözlerle tepki gösterdi. Tirebolu Sekü’de 41 gündür sürdürülen çevre nöbetini Meclis kürsüsüne taşıyan Gezmiş, “Sekü’de yükselen mücadele yalnızca bir köyün değil, tüm Karadeniz’in vicdanıdır” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü’nde sürdürülen maden karşıtı direnişi ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik çıkmazı gündeme taşıdı. Gezmiş, Karadeniz’in fındık bahçelerinin, derelerinin, ormanlarının ve yaşam alanlarının maden ruhsatlarıyla tehdit edildiğini belirterek iktidarın çevre ve tarım politikalarına tepki gösterdi. Gezmiş, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Haritalarda renkli bloklara çevirdiğiniz o yerler; bizim fındık bahçelerimiz, derelerimiz, ormanlarımız ve yaşam alanlarımızdır” sözleriyle maden ruhsatlarına karşı çıktı. “SEKÜ’DE YANAN ATEŞ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR” Tirebolu’nun Sekü Köyü’nde 41 gündür devam eden maden nöbetini TBMM gündemine taşıyan Gezmiş, bölgede gençlerin, köylülerin ve bilim insanlarının doğayı, suyu ve toprağı korumak için nöbet tuttuğunu söyledi. Gezmiş, “İnsanlar, ‘Suyumuz zehirlenmesin, ormanlarımız yok olmasın’ diyerek gece gündüz yaşam alanlarını savunuyor. Sekü’de yükselen mücadele yalnızca bir köyün değil, tüm Karadeniz’in vicdanıdır” ifadelerini kullandı. Sekü’deki maden karşıtı mücadele, nisan ayından bu yana Giresun kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Bölge halkı, maden arama girişimlerine karşı çadır kurarak nöbet başlatırken, CHP’li Gezmiş de daha önce köylülerle bir araya gelerek direnişe destek vermişti. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlerde Sekü’deki mücadelenin su, toprak, orman ve fındık üretimi ekseninde sürdüğü aktarılmıştı. “RUHSAT HARİTALARINDAKİ RENKLİ BLOKLAR YAŞAM ALANLARIMIZDIR” Gezmiş, Giresun’da maden ruhsatlarının yalnızca belirli bölgeleri değil, kentin tarımsal üretimini ve doğal varlıklarını da tehdit ettiğini vurguladı. Karadeniz coğrafyasının masa başında çizilen ruhsat haritalarıyla parçalandığını ifade eden Gezmiş, fındık bahçelerinin ve derelerin maden sahalarına dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Gezmiş, “Ankara’da masa başında dağıtılan ruhsatlarla köylerimizi, yaylalarımızı, derelerimizi ve fındık bahçelerimizi yok sayamazsınız. Bizim yaşam alanlarımız sizin ruhsat haritalarınızda parsellenecek alanlar değildir” dedi. Milletvekili Gezmiş’in daha önceki açıklamalarında da Giresun’un geniş bir bölümünün maden sahası tehdidi altında olduğuna dikkat çekilmiş, “Fındığın başkentinde madene geçit yok” mesajı öne çıkmıştı. “AKP İKTİDARINDA 386 BİN MADEN RUHSATI DAĞITILDI” Madencilik politikalarına ilişkin rakamlarla iktidara yüklenen Gezmiş, Cumhuriyet’in ilk 80 yılında verilen maden ruhsatı sayısının 1.186 olduğunu, AKP iktidarı döneminde ise yaklaşık 386 bin ruhsat dağıtıldığını söyledi. Gezmiş, bu tabloyu çevre politikası değil, doğayı ve tarımı baskılayan bir tercih olarak nitelendirdi. “Cumhuriyet’in ilk 80 yılında 1.186 maden ruhsatı verilirken, AKP iktidarı boyunca yaklaşık 386 bin ruhsat dağıtıldı. Bu rakamlar, ülkenin toprağına ve suyuna nasıl bakıldığını açıkça gösteriyor” diye konuştu. Çatalağaç’ta yaşanan çevre kirliliğine de dikkat çeken Gezmiş, “Daha geçen hafta Çatalağaç’ta dereler zehirlendi. Biz bu ülkeye onurlu bir gelecek bırakmak istiyoruz; siz ise ekolojik bir yıkım bırakıyorsunuz” sözleriyle tepki gösterdi. “FINDIK BU ÜLKENİN MİLLİ SERVETİDİR” Gezmiş, konuşmasında fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik krizi de gündeme taşıdı. Fındık fiyatının 200 lira seviyesine sıkıştırıldığını belirten Gezmiş, üreticinin artan maliyetler karşısında bahçesine girmekte zorlandığını söyledi. Gezmiş, “Üretici bahçeye girmeye çekiniyor. Gübre mi alsın, geçimini mi sağlasın? Fındık bu ülkenin milli servetidir. Karadeniz’i üretimden koparıp madenciliğe mahkûm etmek isteyen anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Fındık üreticisinin yalnızca fiyat baskısıyla değil, aynı zamanda madencilik tehdidiyle de karşı karşıya bırakıldığını belirten Gezmiş, “Fındık bahçelerini madenlere parselletmeyeceğiz” mesajı verdi. “NİYETİNİZ ÜRETİCİYİ TOPRAĞINDAN KOPARMAK MI?” Gezmiş, düşük fındık fiyatları ile maden ruhsatlarının aynı bölgede yarattığı baskıya dikkat çekerek iktidara “Bu bir sürgün politikası mı?” sözleriyle seslendi. “Karadenizliyi toprağından koparıp madenlere alan mı açıyorsunuz?” diyen Gezmiş, üreticinin ekonomik olarak zayıflatılmasının bölgedeki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini vurguladı. Gezmiş, “Bir yandan üreticiyi maliyetlerin altında ezdiriyorsunuz, diğer yandan fındık bahçelerinin çevresini maden ruhsatlarıyla kuşatıyorsunuz. Niyetiniz üreticiyi toprağından koparmak mı?” sözleriyle iktidarın politikalarına tepki gösterdi. “ÜRETİCİMİZ DE TOPRAKLARIMIZ DA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Konuşmasının sonunda Karadeniz halkının doğasına, suyuna, toprağına ve üretimine sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Gezmiş, çevre mücadelesinin büyüyerek süreceğini ifade etti. Gezmiş, “Üreticimiz de topraklarımız da sahipsiz değildir. Biz çocuklarımıza talan edilmiş bir memleket değil; doğasıyla, suyuyla, toprağıyla yaşayan onurlu bir gelecek bırakmak istiyoruz” dedi. Sekü’deki çevre nöbetini Karadeniz’in ortak vicdanı olarak nitelendiren Gezmiş, “Selam olsun Sekü’de ateş başında doğasını, suyunu ve toprağını koruyan cesur yürekli dostlarıma” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.