Hava Durumu

#Çatalağaç

giresunsonhaber - Çatalağaç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çatalağaç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Haber

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Giresun’da bahar aylarında köy yollarından meydanlara, mahkeme salonlarından Meclis gündemine kadar taşınan maden tartışmaları son iki ayda kamuoyu gündeminde daha az yer almaya başladı. Ancak şirketlerin sahalardan çekildiğini, ruhsatların iptal edildiğini, sondaj ve arama programlarının sona erdiğini gösteren bir karar bulunmuyor. CHP’de mutlak butlan tartışmasıyla başlayan yönetim krizi Giresun örgütünü iç meselelerine yöneltirken, maden şirketlerinin ruhsat, izin, dava ve saha dosyaları işlemeye devam ediyor. Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin siyaseten en görünür takipçilerinden biri CHP Giresun İl Örgütü olmuştu. 7 Mayıs’ta Tirebolu’da düzenlenen basın açıklaması ve ardından Sekü Köyü’nde gerçekleştirilen buluşma, köylülerin sondaj girişimlerine karşı mücadelesini ulusal ölçekte gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve yerel örgüt yöneticileri; Sekü-Karlıbel hattındaki sondaj girişimlerinin yanı sıra Dereli, Doğankent, Çatalağaç, Alucra ve Şebinkarahisar’daki maden dosyalarını aynı program içinde ele aldı. Ancak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan parti içi kriz, Giresun örgütünü de doğrudan etkiledi. Giresun’da yapılması planlanan belediye başkanları toplantısı iptal edildi; ardından il ve merkez ilçe yönetimleri görevden alındı, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Birkaç hafta önce maden ruhsatlarını, sondajları ve köylerin yaşam alanlarını gündeme taşıyan parti örgütü, bu kez kendi yönetim ve temsil krizine yöneldi. CHP içe döndükçe Giresun’daki maden dosyasının siyaset ve kamuoyu gündeminde yer alma sıklığı da azaldı. Ancak şirketlerin dosyaları durmadı; ruhsatlar, davalar, arama bildirimleri ve teknik süreçler işlemeye devam etti. GÜNDEMDE YER ALMA AZALDI, DOSYALAR KAPANMADI 2026 yılının mart, nisan ve mayıs aylarında Giresun’un farklı ilçelerinden art arda maden haberleri geldi. Sekü ve Karlıbel’de köylüler sondaj makinelerinin önüne geçti. Dereli’de başlayan sondaj çalışmaları mahkemeye taşındı. Batlama Vadisi’nde yeni arama sahaları için kolluk birimlerine bildirim yapıldı. Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik nedeniyle şirkete para cezası kesildi. Tirebolu ve Sekü’de siyasi heyetler köylülerle buluştu. Görele’de maden karşıtı miting düzenlendi. Mayıs ayının sonundan sonra ise bu dosyaların kamuoyu gündeminde görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Bu durum, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Kamuya açık kayıtlarda Sekü-Karlıbel, Dereli, Batlama, Çatalağaç, Alucra ve diğer ruhsat sahalarında şirketlerin tamamen çekildiğine ilişkin bir karar bulunmuyor. Maden sahaları ortadan kalkmadı; siyasi takip, haber yoğunluğu ve kamuoyu baskısı zayıfladı. GİRESUN MADEN GÜNLÜĞÜ Bugünkü sessizliği anlayabilmek için Giresun’da son yıllarda yaşanan maden kazalarını, çevre ihlallerini, ruhsat kararlarını, sondaj girişimlerini, mahkeme süreçlerini ve toplumsal tepkileri tarihleriyle yeniden hatırlamak gerekiyor. 18 KASIM 2021 — ŞEBİNKARAHİSAR’DA ATIK BARAJI SETİ YIKILDI Giresun’un yakın dönem maden tarihindeki en ciddi olaylardan biri 18 Kasım 2021’de Şebinkarahisar’da yaşandı. Nesko Maden A.Ş.’ye ait işletmenin atık barajındaki iç set yıkıldı. Olayın ardından Giresun Valiliği tarafından teknik heyet görevlendirildi ve işletmenin faaliyetleri durduruldu. Yaşanan olay, yalnızca bir işletme kazası olarak kalmadı. Atık barajında biriken maden atıklarının toprak ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler, bölgedeki atık depolama sistemlerinin güvenliği ve denetimlerin yeterliliği tartışmaya açıldı. Şebinkarahisar’daki olay, madencilikte asıl tehlikenin yalnızca kazı ve üretimden ibaret olmadığını; atık barajı, depolama güvenliği, çevresel izleme ve acil müdahale planlarının da yaşamsal önem taşıdığını gösterdi. Faaliyetlerin durdurulmasının ardından atık barajının hangi yöntemle güvenli hale getirildiği, çevresel ölçümlerin hangi sonuçları verdiği ve sonraki yıllarda işletmenin hangi şartlarla yeniden çalıştığı konusunda kamuoyuna düzenli ve bütünlüklü bir bilgilendirme yapılmadı. 4 TEMMUZ 2022 — ÇATALAĞAÇ’TA DERE KİRLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyündeki maden sahasıyla ilgili çevre kirliliği tartışması 2022 yılında resmi kayıtlara yansıdı. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında maden sahasından dere yataklarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığının tespit edildiğini bildirdi. Şirket hakkında Çevre Kanunu kapsamında idari işlem uygulandığı ve olumsuzlukların giderilmesi için süre verildiği açıklandı. Dört yıl sonra aynı sahada yeni bir çevre ihlalinin tespit edilmesi, uygulanan cezaların ve verilen sürelerin ne ölçüde caydırıcı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KASIM 2022 — GİRESUN’UN 720 RUHSATLIK HARİTASI ORTAYA ÇIKTI TEMA Vakfının MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışma, Giresun’daki ruhsat yoğunluğunu görünür hale getirdi. Çalışmaya göre Giresun il sınırları içinde toplam 720 IV. Grup maden ruhsatı bulunuyordu. İncelenen çalışma alanının yüzde 85’i arama, işletme veya ihale safhasındaki ruhsat alanlarıyla çakışıyordu. Ruhsat alanlarının; yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki alanlardan oluşuyordu. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtildi. Aynı çalışmada orman alanlarının yüzde 90’ının, tarım alanlarının yüzde 85’inin, meraların yüzde 99’unun ve iskân alanlarının yüzde 84’ünün IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakıştığı hesaplandı. Korunan alanlarda bu oran yüzde 89’a, Önemli Doğa Alanlarında ise yüzde 94’e ulaşıyordu. Ruhsat haritası, maden meselesinin yalnızca dağların veya kullanılmayan arazilerin değil; fındık bahçelerinin, meraların, köy yerleşimlerinin, ormanların ve su kaynaklarının meselesi olduğunu ortaya koydu. 18 MAYIS 2025 — ÇATALAĞAÇ YENİDEN DENETİM GÜNDEMİNE GELDİ Çatalağaç’taki maden işletmesi 2025 yılında da denetim başlığıyla gündeme geldi. Giresun Valiliğinin 18 Mayıs 2025 tarihli açıklamasında Doğankent-Çatalağaç köyündeki maden sahasına ilişkin denetim süreci kamuoyuna yansıdı. 2022 yılında tespit edilen çevresel sorunlardan sonra aynı bölgenin yeniden denetim konusu olması, Çatalağaç dosyasının tek bir olaydan ibaret olmadığını gösterdi. 2026’NIN İLK AYLARI — KAPASİTE ARTIŞINA “ÇED OLUMLU” KARARI 2026 yılının ilk aylarında Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan büyük maden projesi yeniden gündeme geldi. Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje yalnızca bir maden ocağından oluşmuyordu. Dosyada bakır, kurşun ve çinko üretimiyle birlikte flotasyon tesisi, maden ocakları, kapasite artışı ve maden atık depolama tesisi yer alıyordu. Proje alanının Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatak-Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi çevresine yayıldığı açıklandı. Bu genişlik, projenin tek bir köyü değil, Doğankent-Görele-Tirebolu hattındaki çok sayıda yerleşimi, dereyi, orman alanını ve tarım arazisini ilgilendirdiğini gösterdi. 24 ŞUBAT 2026 — SEKÜ-KARLIBEL HATTINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel köyü arasındaki maden arama ve sondaj projesi, 2026 yılının en yoğun tartışılan dosyalarından biri oldu. Giresun İdare Mahkemesinin proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiği kamuoyuna yansıdı. Ancak mahkeme kararının ardından sondaj makinelerinin bölgeye çıkarılmak istenmesi, kararın sahada nasıl uygulandığı ve şirketin hangi izinlere dayanarak çalışma yapmak istediği konusunda tartışma yarattı. MART 2026 — DERELİ’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI Dereli ilçesinde Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız ve Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği zirve hattında maden sondaj çalışmaları başladı. Çalışmaların su kaynakları, tarım alanları, yayla ve meralar ile köy yaşamı üzerindeki olası etkileri bölge halkının tepkisine neden oldu. Yerel itirazlar yargıya taşındı. Ancak sondajların kaç noktada yapıldığı, hangi derinliğe ulaşıldığı, kaç numune alındığı ve şirketin sonraki faaliyet programının ne olduğu düzenli biçimde açıklanmadı. Dereli dosyası, Giresun’daki maden baskısının yalnızca Sekü-Karlıbel hattında değil, ilin iç kesimlerindeki köy ve yayla kuşağında da sahaya indiğini gösterdi. 3 NİSAN 2026 — BATLAMA VADİSİ İÇİN SAHA BİLDİRİMİ Giresun Merkez’deki en önemli yeni dosyalardan biri Batlama Vadisi’nde ortaya çıktı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre Lidya Madencilik, 3 Nisan 2026 tarihli yazıyla Giresun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına bildirimde bulundu. Bildirimde; 3535163, 3535202, 3536360 erişim numaralı sahalarda çalışma yapılacağı belirtildi. İlk aşamada kazı gerektirmeyen yüzeysel jeolojik inceleme, numune alma, jeofizik ve jeokimyasal araştırmalar ile jeoloji ve hidrojeoloji haritalama çalışmalarının planlandığı aktarıldı. Bu bildirim, Batlama Vadisi’nde doğrudan üretime başlandığı anlamına gelmiyordu. Ancak ruhsat sürecinin yalnızca evrak üzerinde kalmadığını, şirketin saha hazırlığı ve araştırma aşamasına geçtiğini ortaya koyuyordu. Batlama Vadisi’ndeki çalışmaların geri çekildiğine veya iptal edildiğine ilişkin daha sonra kamuya açık bir karar yayımlanmadı. 4-5 NİSAN 2026 — KÖYLÜLER SONDAJ MAKİNELERİNİN ÖNÜNE GEÇTİ Nisan ayının ilk haftasında Sekü-Karlıbel hattına çıkarılmak istenen sondaj makinesi köylüler tarafından durduruldu. Köylüler, çevre örgütleri ve hukukçular yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak ağır tonajlı ve paletli iş makinelerinin bölgeye girişine karşı çıktı. Köy yolunda başlayan nöbet, kısa sürede Giresun’un en görünür çevre mücadelelerinden birine dönüştü. Alagöz Maden ise yaptığı açıklamalarda sondaj ve numune alma çalışmalarının izinlere, “ÇED kapsam dışı” kararlarına ve orman izinlerine dayandığını savundu. Böylece aynı saha üzerinde mahkeme kararı, şirketin geçerli olduğunu ileri sürdüğü izinler ve köylülerin yaşam alanı mücadelesi karşı karşıya geldi. NİSAN 2026 — YENİ İHALELERLE RUHSAT HARİTASI GENİŞLEDİ MAPEG’in 317. Grup ihale süreciyle birlikte Giresun’daki maden alanlarına yenileri eklendi. Yerel kaynaklarda Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere-Kümbet çevresine uzanan sahalar sıralandı. Bazı haberlerde 5 ilçedeki 8 bölge için 12 bin 511,99 hektarlık alandan, bazı haberlerde ise 6 ilçeyi kapsayan yaklaşık 17 bin 930 hektarlık alandan söz edildi. Rakamların farklı olmasına rağmen ortak tablo değişmedi: Giresun’daki ruhsat ve arama baskısı yeni sahalarla genişliyordu. Kesin tablonun ortaya çıkabilmesi için erişim numarası bazında ruhsat sahibi, saha büyüklüğü, ihale sonucu, yürürlük tarihi, ruhsat aşaması ve varsa devir ya da iptal bilgilerinin açıklanması gerekiyor. 4 MAYIS 2026 — ALAGÖZ MADENCİLİK’E 2 MİLYON 517 BİN LİRA CEZA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 4 Mayıs 2026’da Doğankent’in Çatalağaç köyünde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik’e 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Denetimlerde maden sahasından çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi. Aynı ihlalin daha önce iki kez gerçekleşmesi nedeniyle ceza üç kat uygulandı. Kirliliğe neden olduğu belirtilen yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri, gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak karar; şirketin tüm faaliyetlerinin sona erdirildiği, ruhsatlarının iptal edildiği, maden sahasının tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyordu. Durdurma kararı yalnızca kirlilikle ilişkilendirilen yeraltı galerisi ve ilgili üretim bölümüyle sınırlıydı. Kısmi kapatma kararından sonra yeniden denetim yapılıp yapılmadığı, gerekli havuz ve arıtma tedbirlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve galerinin yeniden üretime açılıp açılmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmadı. 7 MAYIS 2026 — CHP HEYETİ TİREBOLU VE SEKÜ’DE SAHAYA İNDİ CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 7 Mayıs’ta Tirebolu’da basın açıklaması yaptı. Heyet daha sonra Sekü Köyü’ne giderek köylülerle buluştu. Programda Sekü-Karlıbel sondaj girişimleri, Dereli’deki çalışmalar, Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Çatalağaç’taki çevre ihlalleri, Giresun’daki 720 ruhsat ve ruhsatların tarım, su, orman, mera ve köy yaşamıyla çakışması gündeme taşındı. Bu buluşma, Giresun’daki maden mücadelesinin köy sınırlarından çıkarılarak bölgesel ve ulusal bir siyasi başlığa dönüşmesini sağladı. 29 MAYIS 2026 — GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG Mayıs ayı boyunca Sekü’de, Tirebolu’da ve Giresun’un farklı bölgelerinde toplantılar ve dayanışma programları düzenlendi. 29 Mayıs’ta Görele Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan maden karşıtı miting, bahar aylarındaki toplumsal hareketliliğin en geniş buluşmalarından biri oldu. Köylüler, çevre örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar; su kaynaklarının, fındık bahçelerinin, ormanların, meraların ve köy yerleşimlerinin korunması çağrısında bulundu. Bu mitingin ardından maden dosyalarının kamuoyu gündemindeki görünürlüğü giderek azaldı. DEVAM EDEN DAVALAR Giresun’daki maden dosyalarının bir bölümü yargı aşamasında bulunurken, bazı kararların sahada nasıl uygulandığına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL DAVASI Sekü-Karlıbel hattındaki yürütmeyi durdurma kararının hangi proje ve izinleri kapsadığı, şirketin hangi idari belgelere dayanarak sahaya girmek istediği ve kararın sahada tam olarak nasıl uygulandığı açıklığa kavuşmuş değil. Köylülerin ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi sona ermiş değil. DERELİ DOSYASI Dereli’deki sondaj çalışmalarına karşı başlatılan yargı süreci devam eden başlıklar arasında bulunuyor. Dava sonuçlanmadan kaç noktada sondaj yapıldığı, alınan numunelerin hangi aşamada olduğu ve şirketin yeni çalışma programı hazırlayıp hazırlamadığı açıklanmadı. ÇED VE RUHSAT İTİRAZLARI Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Alucra’daki altın projeleri ve farklı ilçelerdeki yeni arama sahalarıyla ilgili hukuki ve idari itirazlar da kapanmış değil. Ruhsat iptali, “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının kaldırılması ve yaşam alanlarının korunması yönündeki talepler sürüyor. ÇALIŞMALARIN DURDUĞU AÇIKLANMADIBATLAMA VADİSİ Lidya Madencilik’in üç erişim numaralı saha için yaptığı bildirim geçerliliğini koruyor. Arama sürecinin iptal edildiğine veya şirketin sahadan çekildiğine ilişkin kamuya açık bir karar bulunmuyor. DERELİ HATTI Dereli’deki sondaj çalışmalarının tamamlandığı veya sona erdirildiği açıklanmadı. Sondajlardan elde edilen jeolojik verilerin şirket tarafından değerlendirilmesi ve sonraki ruhsat aşamalarında kullanılması ihtimali devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL Sahadaki görünür makine hareketliliği azalmış olsa da şirketin ruhsat hakkından vazgeçtiğine veya projeyi tamamen iptal ettiğine ilişkin resmi bir belge bulunmuyor. ÇATALAĞAÇ Alagöz Madencilik’e verilen ceza, tüm işletmeyi değil kirliliğe neden olan belirli yeraltı galerisi bölümünü kapsıyor. Şirketin Giresun’daki diğer işletme, tesis ve kapasite artışı süreçlerinin sona erdiği açıklanmış değil. ALUCRA Alucra Demirözü’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. adına altın-gümüş açık ocak projelerine ilişkin “ÇED Olumlu” kararları bulunuyor. Tohumluk köyündeki altın-bakır projesinde ise ÇED inceleme ve değerlendirme süreci gündeme gelmişti. Bu dosyaların iptal edildiğini veya şirketlerin sahalardan vazgeçtiğini gösteren bir karar bulunmuyor. YENİ İHALE SAHALARI Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere çevresindeki yeni ihale alanları ruhsat baskısının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Hangi şirketin hangi erişim numarasıyla, hangi çalışma aşamasında ve hangi saha takvimiyle hareket ettiği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmıyor. SESSİZCE SÜRÜYOR ARTIK İŞLER 12 Temmuz 2026 itibarıyla Giresun’daki maden dosyasının görünümü değişmiş değil: Bahar aylarında köy yollarında yükselen tepkiler, meydanlara taşınan itirazlar ve siyasi heyetlerin açıklamaları gündemden çekilirken şirketlerin ruhsat, izin, numune, arama ve sondaj takvimlerinin durduğuna ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı. Giresun’da madenler sessizliğe gömüldü; sondaj ve arama süreçleri ise daha az görünür biçimde devam ediyor.

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI

GEZMİŞ, TİREBOLU SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Tirebolu Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin saatlerce ifadeye alınmasına ve broşür dağıttıkları gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırılmasına tepki gösterdi. Gezmiş, Giresun’da HES ve maden projelerinin dereleri, fındık bahçelerini, ormanları ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirterek, “Toprağımızın üstü toprağımızın altından bin kat daha değerlidir” dedi. SEKÜ’DEKİ GENÇLER MECLİS GÜNDEMİNDE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 17’nci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, Tirebolu Sekü’de vahşi madenciliğe karşı doğasını, suyunu ve yaşam alanını savunan gençlere verilen cezayı gündeme taşıdı. Gezmiş, Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin soruşturma geçirdiğini, saatlerce ifadeye alındığını ve miting için dağıttıkları kâğıt broşürler nedeniyle “çevreyi kirlettikleri” gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırıldığını söyledi. “ÇEVREYİ KİRLETEN GENÇLER Mİ, MADEN ATIKLARI MI?” Gezmiş, gençlere verilen cezaya tepki göstererek çevreyi asıl kirletenin yaşam alanına sahip çıkan köylüler değil, maden faaliyetleri olduğunu vurguladı. CHP’li Gezmiş, “Çevreyi kirleten, kâğıt broşür dağıtan köyün gençleri mi, maden şirketlerinin havuzlarından akıtılan atıklar mı?” sözleriyle Meclis kürsüsünden tepki gösterdi. Gezmiş, bir derenin kirlenmesinin yalnızca suyun kirlenmesi anlamına gelmediğini; tarımın, hayvancılığın ve yaşamın da zarar gördüğünü ifade etti. HES MUAFİYETİNE ELEŞTİRİ Gezmiş’in konuşması, DSİ eliyle yürütülen enerji üretim amaçlı projelerde lisans muafiyetinin 31 Aralık 2025’ten 31 Aralık 2040’a kadar uzatılmasını öngören madde üzerinden başladı. Gezmiş, muafiyetin hangi baraj ve projeleri kapsadığının ayrıntılı biçimde belirtilmediğini, kamu kaynaklarının ve ülke değerlerinin korunması için bu süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş, maddenin mevcut hâliyle eksik olduğunu ifade etti. “GİRESUN 44 HES’LE KARADENİZ’DE EN FAZLA HES BULUNAN İLLERDEN BİRİ” Konuşmasında Karadeniz’in HES baskısı altında olduğunu belirten Gezmiş, Giresun’un 44 HES’le Karadeniz’de en fazla HES bulunan illerden biri olduğunu söyledi. Gezmiş, HES projeleri yapılırken derelerin, ormanların, köylerin ve ekosistemin geleceğinin yeterince hesaplanmadığını belirtti. HES’lerin yalnızca suyun akışını değil, yaşamın akışını da değiştirdiğini vurgulayan Gezmiş, derelerin kuruduğunu, biyolojik çeşitliliğin yok olduğunu, erozyon ve heyelan riskinin arttığını, sel felaketlerinin etkisinin büyüdüğünü dile getirdi. DERELİ SEL FELAKETİ HATIRLATILDI Gezmiş, 2020 yılında Giresun’da yaşanan sel felaketini de Meclis kürsüsünden hatırlattı. Dereli başta olmak üzere kentte yaşanan sel felaketinde 11 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Gezmiş, bu acılardan gerekli derslerin çıkarılmadığını, HES ve maden projelerinin devam ettiğini söyledi. Gezmiş, Giresun’da Çanakçı Deresi’nde Avrasya su samurunun ve derelerde kırmızı benekli alabalığın kalmadığını, arı ölümleri ve kanser vakalarındaki artış iddialarının bölgede kaygı yarattığını ifade etti. MADEN RUHSATLARI KARADENİZ’İ BASKI ALTINA ALDI Gezmiş, konuşmasında Giresun ve Karadeniz’deki maden ruhsatlarına da dikkat çekti. TEMA verilerine atıf yapan Gezmiş, Giresun’un yüzde 85’inin, Ordu’nun yüzde 72’sinin, Trabzon’un ise yüzde 77’sinin maden ruhsatlarına açıldığını söyledi. Derelerin, fındık bahçelerinin ve ormanların Ankara’da çizilen haritalarda ruhsat alanlarına dönüştürüldüğünü belirten Gezmiş, bu haritalarda köylünün alın terinin, çocukların geleceğinin ve Karadeniz’in doğal mirasının görülmediğini ifade etti. “KARADENİZ HARİTA ÜZERİNDEKİ KOORDİNATLARDAN İBARET DEĞİLDİR” Gezmiş, Karadeniz’in yalnızca ruhsat sahalarıyla tarif edilemeyeceğini belirterek, bölgenin alın teri, emek, doğayla uyumlu yaşam, fındık ve çay üretimiyle var olduğunu söyledi. Kontrolsüz verilen maden ruhsatlarıyla yüz binlerce insanın geçim kaynağının risk altına girdiğini ifade eden Gezmiş, birkaç yıllık maden faaliyeti uğruna binlerce yıllık doğal zenginliklerin, tarımın ve insan sağlığının tehlikeye atıldığını belirtti. ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇATALAĞAÇ ÖRNEKLERİ Gezmiş, konuşmasında Şebinkarahisar’da yaşanan maden felaketini ve Çatalağaç’ta kimyasalların derelere karıştığı iddialarını da gündeme getirdi. Ağır metallerin derelere karıştığını, toprağın ve suyun zehirlendiğini belirten Gezmiş, çevre felaketlerinin tekrarlandığını söyledi. Bu tabloyu Tirebolu Sekü’de verilen cezayla birlikte değerlendiren Gezmiş, çevreyi korumaya çalışan yurttaşların değil, doğaya zarar veren uygulamaların sorgulanması gerektiğini vurguladı. “DOĞA YOKSA HAYAT YOKTUR” Gezmiş, konuşmasının sonunda Giresun’un ve Karadeniz’in gerçek zenginliğinin ormanları, temiz havası, suyu, fındığı ve çayı olduğunu söyledi. “Biz biliyoruz ki, doğa yoksa hayat yoktur” diyen Gezmiş, gelecek nesillere talan edilmiş bir memleket değil, onurlu bir gelecek bırakmak istediklerini ifade etti.

“SEKÜ’DEKİ DİRENİŞ ATEŞİ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR” Haber

“SEKÜ’DEKİ DİRENİŞ ATEŞİ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR”

“FINDIK BAHÇELERİNİ MADENLERE PARSELLETMEYECEĞİZ” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Karadeniz’de artan madencilik faaliyetlerine ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik krize sert sözlerle tepki gösterdi. Tirebolu Sekü’de 41 gündür sürdürülen çevre nöbetini Meclis kürsüsüne taşıyan Gezmiş, “Sekü’de yükselen mücadele yalnızca bir köyün değil, tüm Karadeniz’in vicdanıdır” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü’nde sürdürülen maden karşıtı direnişi ve fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik çıkmazı gündeme taşıdı. Gezmiş, Karadeniz’in fındık bahçelerinin, derelerinin, ormanlarının ve yaşam alanlarının maden ruhsatlarıyla tehdit edildiğini belirterek iktidarın çevre ve tarım politikalarına tepki gösterdi. Gezmiş, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, “Haritalarda renkli bloklara çevirdiğiniz o yerler; bizim fındık bahçelerimiz, derelerimiz, ormanlarımız ve yaşam alanlarımızdır” sözleriyle maden ruhsatlarına karşı çıktı. “SEKÜ’DE YANAN ATEŞ KARADENİZ’İN VİCDANIDIR” Tirebolu’nun Sekü Köyü’nde 41 gündür devam eden maden nöbetini TBMM gündemine taşıyan Gezmiş, bölgede gençlerin, köylülerin ve bilim insanlarının doğayı, suyu ve toprağı korumak için nöbet tuttuğunu söyledi. Gezmiş, “İnsanlar, ‘Suyumuz zehirlenmesin, ormanlarımız yok olmasın’ diyerek gece gündüz yaşam alanlarını savunuyor. Sekü’de yükselen mücadele yalnızca bir köyün değil, tüm Karadeniz’in vicdanıdır” ifadelerini kullandı. Sekü’deki maden karşıtı mücadele, nisan ayından bu yana Giresun kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Bölge halkı, maden arama girişimlerine karşı çadır kurarak nöbet başlatırken, CHP’li Gezmiş de daha önce köylülerle bir araya gelerek direnişe destek vermişti. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlerde Sekü’deki mücadelenin su, toprak, orman ve fındık üretimi ekseninde sürdüğü aktarılmıştı. “RUHSAT HARİTALARINDAKİ RENKLİ BLOKLAR YAŞAM ALANLARIMIZDIR” Gezmiş, Giresun’da maden ruhsatlarının yalnızca belirli bölgeleri değil, kentin tarımsal üretimini ve doğal varlıklarını da tehdit ettiğini vurguladı. Karadeniz coğrafyasının masa başında çizilen ruhsat haritalarıyla parçalandığını ifade eden Gezmiş, fındık bahçelerinin ve derelerin maden sahalarına dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini belirtti. Gezmiş, “Ankara’da masa başında dağıtılan ruhsatlarla köylerimizi, yaylalarımızı, derelerimizi ve fındık bahçelerimizi yok sayamazsınız. Bizim yaşam alanlarımız sizin ruhsat haritalarınızda parsellenecek alanlar değildir” dedi. Milletvekili Gezmiş’in daha önceki açıklamalarında da Giresun’un geniş bir bölümünün maden sahası tehdidi altında olduğuna dikkat çekilmiş, “Fındığın başkentinde madene geçit yok” mesajı öne çıkmıştı. “AKP İKTİDARINDA 386 BİN MADEN RUHSATI DAĞITILDI” Madencilik politikalarına ilişkin rakamlarla iktidara yüklenen Gezmiş, Cumhuriyet’in ilk 80 yılında verilen maden ruhsatı sayısının 1.186 olduğunu, AKP iktidarı döneminde ise yaklaşık 386 bin ruhsat dağıtıldığını söyledi. Gezmiş, bu tabloyu çevre politikası değil, doğayı ve tarımı baskılayan bir tercih olarak nitelendirdi. “Cumhuriyet’in ilk 80 yılında 1.186 maden ruhsatı verilirken, AKP iktidarı boyunca yaklaşık 386 bin ruhsat dağıtıldı. Bu rakamlar, ülkenin toprağına ve suyuna nasıl bakıldığını açıkça gösteriyor” diye konuştu. Çatalağaç’ta yaşanan çevre kirliliğine de dikkat çeken Gezmiş, “Daha geçen hafta Çatalağaç’ta dereler zehirlendi. Biz bu ülkeye onurlu bir gelecek bırakmak istiyoruz; siz ise ekolojik bir yıkım bırakıyorsunuz” sözleriyle tepki gösterdi. “FINDIK BU ÜLKENİN MİLLİ SERVETİDİR” Gezmiş, konuşmasında fındık üreticisinin yaşadığı ekonomik krizi de gündeme taşıdı. Fındık fiyatının 200 lira seviyesine sıkıştırıldığını belirten Gezmiş, üreticinin artan maliyetler karşısında bahçesine girmekte zorlandığını söyledi. Gezmiş, “Üretici bahçeye girmeye çekiniyor. Gübre mi alsın, geçimini mi sağlasın? Fındık bu ülkenin milli servetidir. Karadeniz’i üretimden koparıp madenciliğe mahkûm etmek isteyen anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı. Fındık üreticisinin yalnızca fiyat baskısıyla değil, aynı zamanda madencilik tehdidiyle de karşı karşıya bırakıldığını belirten Gezmiş, “Fındık bahçelerini madenlere parselletmeyeceğiz” mesajı verdi. “NİYETİNİZ ÜRETİCİYİ TOPRAĞINDAN KOPARMAK MI?” Gezmiş, düşük fındık fiyatları ile maden ruhsatlarının aynı bölgede yarattığı baskıya dikkat çekerek iktidara “Bu bir sürgün politikası mı?” sözleriyle seslendi. “Karadenizliyi toprağından koparıp madenlere alan mı açıyorsunuz?” diyen Gezmiş, üreticinin ekonomik olarak zayıflatılmasının bölgedeki tarımsal üretimi de tehdit ettiğini vurguladı. Gezmiş, “Bir yandan üreticiyi maliyetlerin altında ezdiriyorsunuz, diğer yandan fındık bahçelerinin çevresini maden ruhsatlarıyla kuşatıyorsunuz. Niyetiniz üreticiyi toprağından koparmak mı?” sözleriyle iktidarın politikalarına tepki gösterdi. “ÜRETİCİMİZ DE TOPRAKLARIMIZ DA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Konuşmasının sonunda Karadeniz halkının doğasına, suyuna, toprağına ve üretimine sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Gezmiş, çevre mücadelesinin büyüyerek süreceğini ifade etti. Gezmiş, “Üreticimiz de topraklarımız da sahipsiz değildir. Biz çocuklarımıza talan edilmiş bir memleket değil; doğasıyla, suyuyla, toprağıyla yaşayan onurlu bir gelecek bırakmak istiyoruz” dedi. Sekü’deki çevre nöbetini Karadeniz’in ortak vicdanı olarak nitelendiren Gezmiş, “Selam olsun Sekü’de ateş başında doğasını, suyunu ve toprağını koruyan cesur yürekli dostlarıma” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.