Hava Durumu

#Sel Felaketi

giresunsonhaber - Sel Felaketi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sel Felaketi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKSU DERESİ’NDE TAŞKIN KONTROLÜNDE SONA DOĞRU: Haber

AKSU DERESİ’NDE TAŞKIN KONTROLÜNDE SONA DOĞRU:

AKSU DERESİ’NDE TAŞKIN KONTROLÜNDE SONA DOĞRU: 2020’DEKİ ACI TABLO TEKRARLANMASIN Giresun’da geçmiş yıllarda taşkınlarla gündeme gelen Aksu Vadisi’nde yürütülen taşkın kontrol çalışmalarında sona yaklaşılıyor. DSİ 22. Bölge Müdürlüğü, Aksu Deresi ile Ülper Köyiçi, Arap ve Conu derelerinde devam eden imalatların tamamlanmasıyla Giresun şehir merkezindeki taşkın riskinin azaltılmasının hedeflendiğini açıkladı. Çalışmaların önemi ise Aksu Deresi’nin geçmişte neden olduğu taşkınlar hatırlandığında daha belirgin hale geliyor. Devlet Su İşleri (DSİ) 22. Bölge Müdürlüğü, Giresun Merkez’de yürütülen Aksu Deresi Taşkın Kontrol İnşaatı ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini duyurdu. DSİ tarafından yapılan açıklamada; “Aksu Deresi taşkın kontrol inşaatımızda sona yaklaşıyoruz. Söz konusu işimiz kapsamında Ülper Köyiçi, Arap ve Conu derelerinde imalatlarımız devam etmektedir. Çalışmalarımızın tamamlanması ile birlikte şehir merkezinde taşkın riskleri azaltılmış olacaktır.” ifadelerine yer verildi. DSİ’nin daha önceki açıklamalarında da Aksu Vadisi, Giresun’da devam eden taşkın kontrol yatırımlarının öncelikli çalışma alanları arasında gösterilmişti. Temmuz 2026’da yapılan saha incelemelerinde Aksu Deresi ile birlikte Ülper Köyiçi ve Ülper Arap derelerindeki çalışmaların sürdüğü açıklanmıştı. 2020’DE AKSU DERESİ TAŞTI, YOL ULAŞIMA KAPANDI Aksu Deresi’ndeki çalışmaların önemi, 22 Ağustos 2020’de Giresun’da yaşanan büyük sel felaketi ile çok daha net ortaya çıkmıştı. Aşırı yağışların ardından debisi hızla yükselen Aksu Deresi, Giresun merkeze bağlı Duroğlu beldesi çevresinde ve farklı noktalarda taşmış, Giresun–Dereli–Sivas kara yolu ulaşıma kapanmıştı. Ülper köyü yakınlarında polis tarafından kontrol noktaları oluşturulmuş ve güvenlik gerekçesiyle araçların geçişine izin verilmemişti. Duroğlu belde merkezindeki bazı iş yerleri de Aksu Deresi’nin taşması nedeniyle zarar görmüştü. Aynı afet sırasında Dereli ilçe merkezinden geçen Aksu Deresi de taşmış; çok sayıda ev ve iş yerini su basmış, araçlar sürüklenmiş, cadde ve sokaklarda büyük hasar meydana gelmişti. 2020 SELİ GİRESUN’UN HAFIZASINDA 22 Ağustos 2020’deki afet yalnız Aksu Vadisi’ni değil, Giresun’un geniş bir bölümünü etkiledi. Giresun il merkezi ile Dereli, Doğankent, Tirebolu, Espiye, Güce, Görele ve Yağlıdere’de etkili olan aşırı yağışlar sel ve heyelanlara neden olmuş; can kayıpları yaşanmış, yüzlerce kişi afet bölgesinden kurtarılmış ve çok geniş bir alanda altyapı zarar görmüştü. Afet sonrasında yapılan teknik değerlendirmelerde de özellikle Aksu havzasındaki taşkın debilerinin dikkate alınması gerektiği ortaya çıktı. Giresun Valiliğinin daha sonraki açıklamalarında, Dereli’de Aksu Deresi’nin yatak genişliğinin artan taşkın debileri dikkate alınarak 18 metreden 26 metreye çıkarıldığı bilgisi paylaşılmıştı. GİRESUN’DA TAŞKIN TEHLİKESİ GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR Taşkın riski yalnız geçmişe ait bir sorun değil. Ağustos 2026’da Giresun’da etkili olan şiddetli yağışların ardından özellikle Keşap ilçesinde yeniden taşkınlar yaşanmış, DSİ ekipleri afetin ardından sahada çalışma başlatmıştı. DSİ Genel Müdürlüğü ve 22. Bölge Müdürlüğü ekipleri taşkından etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunmuştu. Bu gelişmeler, Giresun’da dere ıslahı ve taşkın kontrol yatırımlarının yalnızca bir çevre veya altyapı yatırımı olmadığını, aynı zamanda can ve mal güvenliği açısından doğrudan afet riskini azaltmaya yönelik çalışmalar olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. GİRESUN’DA 100 TAŞKIN KONTROL TESİSİ TAMAMLANDI DSİ verilerine göre 2003–2026 döneminde Giresun’da 100 taşkın kontrol tesisi tamamlandı. Bu tesislerle Giresun şehir merkezi, 169 yerleşim yeri ve 14 bin 582 hektar alanın taşkın kontrolünün sağlandığı, ayrıca 34 taşkın koruma tesisinin yatırım veya inşaat aşamasında bulunduğu bildirildi. DSİ, Giresun’un Türkiye’nin en fazla yağış alan illerinden biri olduğuna dikkat çekerken, özellikle yukarı havzalarda sel kapanları, tersip bentleri ve sel tırmıkları gibi yapıların da taşkın riskinin azaltılmasında kullanıldığını belirtiyor. AKSU VADİSİ İÇİN KRİTİK YATIRIM Aksu Deresi; Dereli’den Duroğlu ve Ülper hattına, oradan Giresun şehir merkezine uzanan havza yapısıyla kentin taşkın güvenliği açısından kritik akarsularından biri durumunda. Bu nedenle Aksu Deresi ile onu besleyen yan derelerde yürütülen çalışmaların birlikte tamamlanması önem taşıyor. DSİ’nin son açıklamasına göre Ülper Köyiçi, Arap ve Conu derelerindeki imalatların da tamamlanmasıyla Aksu Deresi taşkın kontrol projesinin önemli bir bölümü bitirilmiş olacak. 2020 yılında Aksu Deresi’nin taşmasıyla yaşananlar hafızalardaki yerini korurken, tamamlanmak üzere olan yatırımın asıl hedefi aynı tablonun yeniden yaşanma ihtimalini azaltmak. Giresun açısından projenin başarısı ise yalnız yapılan duvarların veya dere ıslahının tamamlanmasıyla değil, şiddetli yağışlarda suyun güvenli biçimde taşınabilmesi ve yerleşim alanlarının korunabilmesiyle ölçülecek.

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI

GEZMİŞ, TİREBOLU SEKÜ’DEKİ GENÇLERE VERİLEN CEZAYI TBMM’YE TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Tirebolu Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin saatlerce ifadeye alınmasına ve broşür dağıttıkları gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırılmasına tepki gösterdi. Gezmiş, Giresun’da HES ve maden projelerinin dereleri, fındık bahçelerini, ormanları ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirterek, “Toprağımızın üstü toprağımızın altından bin kat daha değerlidir” dedi. SEKÜ’DEKİ GENÇLER MECLİS GÜNDEMİNDE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen kanun teklifinin 17’nci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, Tirebolu Sekü’de vahşi madenciliğe karşı doğasını, suyunu ve yaşam alanını savunan gençlere verilen cezayı gündeme taşıdı. Gezmiş, Sekü’de doğayı korumak için mücadele eden gençlerin soruşturma geçirdiğini, saatlerce ifadeye alındığını ve miting için dağıttıkları kâğıt broşürler nedeniyle “çevreyi kirlettikleri” gerekçesiyle 115 bin TL para cezasına çarptırıldığını söyledi. “ÇEVREYİ KİRLETEN GENÇLER Mİ, MADEN ATIKLARI MI?” Gezmiş, gençlere verilen cezaya tepki göstererek çevreyi asıl kirletenin yaşam alanına sahip çıkan köylüler değil, maden faaliyetleri olduğunu vurguladı. CHP’li Gezmiş, “Çevreyi kirleten, kâğıt broşür dağıtan köyün gençleri mi, maden şirketlerinin havuzlarından akıtılan atıklar mı?” sözleriyle Meclis kürsüsünden tepki gösterdi. Gezmiş, bir derenin kirlenmesinin yalnızca suyun kirlenmesi anlamına gelmediğini; tarımın, hayvancılığın ve yaşamın da zarar gördüğünü ifade etti. HES MUAFİYETİNE ELEŞTİRİ Gezmiş’in konuşması, DSİ eliyle yürütülen enerji üretim amaçlı projelerde lisans muafiyetinin 31 Aralık 2025’ten 31 Aralık 2040’a kadar uzatılmasını öngören madde üzerinden başladı. Gezmiş, muafiyetin hangi baraj ve projeleri kapsadığının ayrıntılı biçimde belirtilmediğini, kamu kaynaklarının ve ülke değerlerinin korunması için bu süreçlerin şeffaf yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş, maddenin mevcut hâliyle eksik olduğunu ifade etti. “GİRESUN 44 HES’LE KARADENİZ’DE EN FAZLA HES BULUNAN İLLERDEN BİRİ” Konuşmasında Karadeniz’in HES baskısı altında olduğunu belirten Gezmiş, Giresun’un 44 HES’le Karadeniz’de en fazla HES bulunan illerden biri olduğunu söyledi. Gezmiş, HES projeleri yapılırken derelerin, ormanların, köylerin ve ekosistemin geleceğinin yeterince hesaplanmadığını belirtti. HES’lerin yalnızca suyun akışını değil, yaşamın akışını da değiştirdiğini vurgulayan Gezmiş, derelerin kuruduğunu, biyolojik çeşitliliğin yok olduğunu, erozyon ve heyelan riskinin arttığını, sel felaketlerinin etkisinin büyüdüğünü dile getirdi. DERELİ SEL FELAKETİ HATIRLATILDI Gezmiş, 2020 yılında Giresun’da yaşanan sel felaketini de Meclis kürsüsünden hatırlattı. Dereli başta olmak üzere kentte yaşanan sel felaketinde 11 vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Gezmiş, bu acılardan gerekli derslerin çıkarılmadığını, HES ve maden projelerinin devam ettiğini söyledi. Gezmiş, Giresun’da Çanakçı Deresi’nde Avrasya su samurunun ve derelerde kırmızı benekli alabalığın kalmadığını, arı ölümleri ve kanser vakalarındaki artış iddialarının bölgede kaygı yarattığını ifade etti. MADEN RUHSATLARI KARADENİZ’İ BASKI ALTINA ALDI Gezmiş, konuşmasında Giresun ve Karadeniz’deki maden ruhsatlarına da dikkat çekti. TEMA verilerine atıf yapan Gezmiş, Giresun’un yüzde 85’inin, Ordu’nun yüzde 72’sinin, Trabzon’un ise yüzde 77’sinin maden ruhsatlarına açıldığını söyledi. Derelerin, fındık bahçelerinin ve ormanların Ankara’da çizilen haritalarda ruhsat alanlarına dönüştürüldüğünü belirten Gezmiş, bu haritalarda köylünün alın terinin, çocukların geleceğinin ve Karadeniz’in doğal mirasının görülmediğini ifade etti. “KARADENİZ HARİTA ÜZERİNDEKİ KOORDİNATLARDAN İBARET DEĞİLDİR” Gezmiş, Karadeniz’in yalnızca ruhsat sahalarıyla tarif edilemeyeceğini belirterek, bölgenin alın teri, emek, doğayla uyumlu yaşam, fındık ve çay üretimiyle var olduğunu söyledi. Kontrolsüz verilen maden ruhsatlarıyla yüz binlerce insanın geçim kaynağının risk altına girdiğini ifade eden Gezmiş, birkaç yıllık maden faaliyeti uğruna binlerce yıllık doğal zenginliklerin, tarımın ve insan sağlığının tehlikeye atıldığını belirtti. ŞEBİNKARAHİSAR VE ÇATALAĞAÇ ÖRNEKLERİ Gezmiş, konuşmasında Şebinkarahisar’da yaşanan maden felaketini ve Çatalağaç’ta kimyasalların derelere karıştığı iddialarını da gündeme getirdi. Ağır metallerin derelere karıştığını, toprağın ve suyun zehirlendiğini belirten Gezmiş, çevre felaketlerinin tekrarlandığını söyledi. Bu tabloyu Tirebolu Sekü’de verilen cezayla birlikte değerlendiren Gezmiş, çevreyi korumaya çalışan yurttaşların değil, doğaya zarar veren uygulamaların sorgulanması gerektiğini vurguladı. “DOĞA YOKSA HAYAT YOKTUR” Gezmiş, konuşmasının sonunda Giresun’un ve Karadeniz’in gerçek zenginliğinin ormanları, temiz havası, suyu, fındığı ve çayı olduğunu söyledi. “Biz biliyoruz ki, doğa yoksa hayat yoktur” diyen Gezmiş, gelecek nesillere talan edilmiş bir memleket değil, onurlu bir gelecek bırakmak istediklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.