Hava Durumu

#Karadeniz

giresunsonhaber - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÜMBET’TE 32. FESTİVAL 8-9 AĞUSTOS’TA Haber

KÜMBET’TE 32. FESTİVAL 8-9 AĞUSTOS’TA

KÜMBET’TE 32. FESTİVAL 8-9 AĞUSTOS’TA Giresun’un Dereli ilçesinde düzenlenen Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, bu yıl 32’nci kez gerçekleştirilecek. Kümbet Yaylası’nın Aymaç mevkisindeki iki günlük programda şenlik ateşi, halk oyunları gösterileri ve konserler yer alacak. 32. Uluslararası Dereli Kümbet Kültür ve Sanat Festivali, 8-9 Ağustos 2026 tarihlerinde Kümbet Yaylası’nda düzenlenecek. Dereli Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek festivalin davetiyesinde, vatandaşlar “Karadeniz’in incisi, doğal turizmin başkenti” ifadeleriyle Kümbet’e davet edildi. Organizasyonun her iki günü de Kümbet Yaylası’nın Aymaç mevkisinde gerçekleştirilecek. İLK GÜN ŞENLİK ATEŞİ YAKILACAK Festivalin ilk gün programı 8 Ağustos Cumartesi günü saat 20.00’de yapılacak açılışla başlayacak. Saat 20.30’da şenlik ateşi yakılacak, saat 21.00’de havai fişek gösterisi gerçekleştirilecek. Program, saat 21.20’de mahalli sanatçıların vereceği konserle devam edecek ve saat 23.30’da sona erecek. İKİNCİ GÜN KONSERLER VE HALK OYUNLARI VAR Festivalin ikinci günü olan 9 Ağustos Pazar günü program saat 10.00’da başlayacak. Saat 10.10’da mahalli sanatçı sahne alacak. Saat 10.50’de festivalle ilgili konuşmalar yapılacak, saat 11.20’de halk oyunları gösterisi sunulacak. Sanatçı konserleri saat 12.00’de başlayacak. Festival, saat 15.30’daki kapanış programıyla tamamlanacak. Paylaşılan programda sahne alacak sanatçıların isimlerine ilişkin ayrıntılı bir listeye yer verilmedi. KÖKLERİ OTÇULAR ŞENLİKLERİNE DAYANIYOR Kümbet’teki festivalin kültürel kökleri, Giresun’un geleneksel yaylacılık hayatı içerisinde oluşan Otçu Göçü ve Otçular Şenlikleri geleneğine dayanıyor. Kümbet Yaylası üzerine yapılan akademik çalışmalarda, yaylanın çevredeki yerleşimler açısından bir pazar merkezi olduğu, yaz döneminde cuma günleri kurulan pazara Giresun merkez ve ilçelerinden satıcıların geldiği belirtiliyor. Temmuz ayının ilk haftasında düzenlenen toplu buluşmaların ise halk arasında “Otçular Şenlikleri” olarak adlandırıldığı aktarılıyor. Zaman içerisinde mahallî eğlenceler, horonlar, kemençe dinletileri, halk oyunları ve yayla buluşmaları daha geniş katılımlı bir organizasyona dönüştü. Kamuya açık tanıtım kaynaklarında, Kümbet Şenliği’nin modern festival formatında ilk kez 1989 yılında düzenlendiği bilgisi yer alıyor. Festivalin düzenlenmesindeki temel amaç; Kümbet Yaylası ile çevresinin tanıtılması, yayla turizminin geliştirilmesi ve bölgenin kültürel değerlerinin yaşatılması olarak açıklanıyor. FESTİVALE ZAMAN ZAMAN ARA VERİLDİ Her yıl kesintisiz gerçekleştirilemeyen festivalin 29’uncusu 2019 yılında yapıldı. Pandemi ve Dereli’de yaşanan sel afetinin ardından organizasyona iki yıl ara verildi. Festival 2022 yılında 30’uncu kez düzenlendi. 2023 yılında yeniden ara verilen organizasyon, 2024 yılında 31’inci kez Aymaç mevkisinde gerçekleştirildi. Bu yıl düzenlenecek organizasyonla birlikte Kümbet Kültür ve Sanat Festivali 32’nci kez bölge halkını, gurbetçileri ve ziyaretçileri bir araya getirecek. GİRESUN’A YAKLAŞIK 60 KİLOMETRE Dereli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Kümbet Turizm Merkezi, Giresun şehir merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Ortalama 1640 metre rakıma sahip Kümbet Yaylası; Kümbet yerleşimi, çevredeki yaylalar ve festivalin gerçekleştirildiği Aymaç mevkiinden oluşuyor

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Haber

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR

İHRACATÇILAR MART AYINDAN BERİ 800 BİN TONUN ÜZERİNDE REKOLTE BEKLİYOR Fındık ihracatçılarının 2026-2027 sezonu için mart ayında 829 bin 239 ton olarak açıkladığı ilk rekolte tahmini, mayıs ayında 809 bin 940 ton olarak güncellendi. İki çalışma arasında 19 bin 299 tonluk düşüş bulunmasına rağmen ihracatçıların yüksek rekolte beklentisinin ana çerçevesi değişmedi. (Ekonomim) Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesine ilişkin ihracatçı birlikleri tarafından yapılan iki ayrı saha çalışması, üretimin 800 bin tonun üzerinde gerçekleşeceği yönündeki beklentinin mart ayından mayıs ayına kadar korunduğunu gösterdi. İlk çalışma çiçek sayımına, ikinci çalışma ise karanfilden çotanağa dönüşüm sürecinde yapılan yeni saha incelemelerine dayandırıldı. (Ekonomim) 7 MART: İLK TAHMİN 829 BİN 239 TON 7 Mart 2026, saat 11.57 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı” başlığıyla yayımlanan haberde, ihracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk çalışması aktarıldı. Haberde 12 ilde, 79 ilçede, 446 bahçede ve 1.483 dal üzerinde yapılan sayımlar sonucunda Türkiye’nin 2026-2027 sezonu ilk tahmini fındık rekoltesinin 829 bin 239 ton olarak belirlendiği bildirildi. Haber aynı gün saat 12.26’da güncellendi. (Ekonomim) İlk değerlendirmede, yeni sezon ürünüyle mevcut stokların birlikte hesaplanması hâlinde Türkiye’nin toplam fındık arzının 800-900 bin ton aralığında olabileceği belirtildi. Bu rakam, ihracatçıların sezonun daha başlangıcında güçlü bir üretim ve arz beklentisi taşıdığını ortaya koydu. (Ekonomim) 10 MART: AYNI TAHMİN AYRINTILARIYLA YAYIMLANDI 10 Mart 2026, saat 00.00 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “İhracatçı birliklerinin fındık rekolte tahmini 829 bin ton” başlıklı ikinci haberde, aynı çalışmanın ayrıntıları yeniden yayımlandı. Bu yayında çalışma alanı 17 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal olarak verilirken rekolte tahmini yine 829 bin 239 ton olarak korundu. (Ekonomim) 7 Mart tarihli ilk haberde il sayısı 12, 10 Mart tarihli ayrıntılı haberde ise 17 olarak yer aldı. Buna karşılık ilçe, bahçe ve dal sayıları ile açıklanan toplam rekolte tahmini değişmedi. (Ekonomim) 14 MAYIS: İKİNCİ SAHA ÇALIŞMASI 809 BİN 940 TON DEDİ 14 Mayıs 2026, saat 13.55 — Ekonomim — Veysel Ağdar: “INC’de açıklandı: Türkiye’nin fındık üretimi 810 bin ton” başlıklı haberde, 12-14 Mayıs 2026 tarihlerinde Makao’da düzenlenen 43. Dünya Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi’nde açıklanan yeni tahminler aktarıldı. Türkiye’nin 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 809 bin 940 ton olarak duyuruldu. Haber aynı gün saat 15.04’te güncellendi. (Ekonomim) Mayıs ayında açıklanan rakamın, Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliğinin ikinci saha çalışmasına dayandığı belirtildi. Çalışma kapsamında Batı ve Doğu Karadeniz’de 7 il, 64 ilçe ve 409 bahçede inceleme yapıldı; 1.342 dal üzerinden karanfilden çotanağa dönüşüm süreci değerlendirildi. Bahçelerdeki kayıp oranlarının bölge ve çeşitlere göre yüzde 5 ile yüzde 40 arasında değiştiği; uç kuruması, fındık filiz güvesi ve kahverengi kokarca gibi etkenlerin bazı bölgelerde verimi etkilediği kaydedildi. (Ekonomim) 19 BİN 299 TONLUK REVİZYON, YÜKSEK BEKLENTİYİ DEĞİŞTİRMEDİ Mart ayında açıklanan 829 bin 239 tonluk ilk tahmin ile mayıs ayında açıklanan 809 bin 940 tonluk ikinci tahmin arasında 19 bin 299 tonluk düşüş oluştu. Ancak ikinci saha çalışmasında kayıp ve zararlı etkileri hesaba katılmasına rağmen tahminin 800 bin tonun üzerinde kalması, ihracatçıların mart ayında ortaya koyduğu yüksek rekolte beklentisini sürdürdüğünü gösterdi. (Ekonomim) Açıklanan rakamlar kesin hasat sonucu değil, sezonun farklı aşamalarındaki saha gözlemlerine dayalı tahminlerden oluşuyor. Nihai ürün miktarı; hava koşulları, döllenme ve çotanak gelişimi, hastalık ve zararlılar, ürün dökümü, randıman ve hasat dönemindeki gelişmelerin ardından ortaya çıkacak. (Ekonomim) GEÇEN SEZON TAHMİNLER AŞAĞI YÖNLÜ REVİZE EDİLMİŞTİ 10 Mart tarihli haberde aktarılan verilere göre ihracatçı birliklerinin 2025-2026 sezonu için açıkladığı tahminler yıl içinde önemli ölçüde değişmişti. Şubat ayında 768 bin 715 ton olarak açıklanan tahmin, mayısta 609 bin 384 tona, temmuzda 601 bin 206 tona ve kasım ayındaki revizyonla 528 bin 808 tona gerilemişti. Geçen sezon yaşanan zirai don ve olumsuz hava koşulları, ilk tahminlerle sonraki değerlendirmeler arasında ciddi fark oluşmasına neden olmuştu. (Ekonomim) Bu geçmiş tablo, 2026-2027 sezonu için mart ve mayıs aylarında açıklanan 829 bin 239 ton ve 805 bin 246 tonluk rakamların sezon içindeki gelişmelere göre yeniden değerlendirilebileceğini gösteriyor. Bununla birlikte ihracatçılar, iki ayrı saha çalışmasında da Türkiye için 800 bin tonun üzerinde rekolte beklentisini koruyor. (Ekonomim)

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: Haber

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ:

KAHVERENGİ KOKARCA KİVİYE DE YÖNELDİ: MEYVE DIŞTAN SAĞLAM, İÇTEN HASARLI KALABİLİYOR Fındık Araştırma Enstitüsü, kahverengi kokarcanın kivi bahçelerinde yoğun olarak görüldüğünü duyurdu. Bilimsel araştırmalar, zararlının meyve dokusunu emerek kabuk altında yeşil ve beyaz lekeler oluşturduğunu; böcek yoğunluğu arttıkça hasarın ağırlaştığını gösteriyor. Üreticinin takvime bakarak gelişigüzel ilaçlama yapması değil, bahçeyi düzenli kontrol ederek mücadele eşiğine göre hareket etmesi gerekiyor. Fındıkla özdeşleşen kahverengi kokarca tehdidi, Karadeniz’in önemli alternatif ürünlerinden kiviye de uzandı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, istilacı zararlının kivi bahçelerinde yoğun biçimde görüldüğünü belirterek üreticileri zamanında ve doğru mücadele konusunda uyardı. Enstitünün açıklamasında, 300’den fazla konukçuya sahip kahverengi kokarcanın yalnızca fındıkla beslenmediği; kivi başta olmak üzere çok sayıda meyve ve sebze türünde ürün kaybına yol açabildiği vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde yer alan bitki koruma ürünlerinin üretim dönemi, etiket bilgisi ve hasat aralığı dikkate alınarak kullanılması istendi. ZARAR KABUĞUN ALTINDA GİZLENEBİLİYOR Kahverengi kokarca, ergin ve nimf dönemlerinde sokucu-emici ağız yapısıyla meyve dokusuna giriyor. Bitki özsuyunu emerken dokuda bozulmaya yol açan salgılar bırakıyor. Bunun sonucunda meyvede çöküntü, şekil bozukluğu, sertleşme ve kabuk altında süngerimsi alanlar oluşabiliyor. Kivideki kritik sorunlardan biri, hasarın ilk bakışta dış yüzeyden tam olarak fark edilememesi. Journal of Pest Science dergisinde yayımlanan kontrollü kafes çalışmasında “Hayward”, “Xuxiang” ve “Nongdajinmi” çeşitleri incelendi. Hem nimflerin hem de erginlerin kivi kabuğunun altında yeşil ve beyaz zarar lekeleri oluşturduğu belirlendi. Deney koşullarında zarar görülen meyve oranı çeşitlere göre yüzde 73,5 ile yüzde 82,5 arasında ölçüldü. Bu rakamlar Türkiye’deki bahçeler için doğrudan ürün kaybı tahmini değil; zararlının kivide oluşturabileceği hasarın niteliğini ve potansiyelini gösteren kontrollü deney sonuçlarıdır. Çalışmada böcek sayısı arttıkça zarar şiddetinin de yükseldiği görüldü. Meyve başına düşen zararlı yoğunluğu arttığında kabuk altındaki hasar ağırlaştı; kafeslere dört veya daha fazla böcek bırakılan gruplarda zarar şiddeti, iki böcek bulunan gruplara göre belirgin biçimde yükseldi. Bilimsel araştırmanın sonuçları FINDIKTAN KİVİYE GEÇİŞ, MÜCADELEYİ BAHÇE SINIRLARININ DIŞINA TAŞIYOR Kahverengi kokarca çok sayıda bitki üzerinde beslenebildiği için tek bir bahçedeki mücadele yeterli olmayabiliyor. Zararlı; farklı konukçu bitkiler, bahçe kenarları, yabani bitkiler ve yerleşim alanlarındaki kışlaklar arasında hareket edebiliyor. Bu özellik, fındık ve kivi bahçelerinin birbirine yakın olduğu Karadeniz üretim alanlarında düzenli saha takibini daha önemli hâle getiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlının meyve bahçelerine girişinden hasada kadar farklı gelişme dönemlerinde görülebileceğini, bu nedenle popülasyonun sezon boyunca izlenmesi gerektiğini bildiriyor. Feromon tuzakları varlığı ve hareketliliği takip etmeye yardımcı olsa da ilaçlama kararı yalnızca tuzakta böcek görülmesine dayandırılmamalı; bahçe içindeki örnekleme sonuçları esas alınmalı. KİVİDE SAYIM DARBEYLE DEĞİL, GÖZLE YAPILIYOR Bakanlığın mücadele esaslarına göre kivi bahçelerinde örnekleme gözle inceleme yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Üreticinin yalnızca meyveye bakması yeterli değil; yaprak, sürgün ve dalların da kontrol edilmesi gerekiyor. 1–10 dekarlık bahçelerde 10 omca, 11–20 dekarlık bahçelerde 20 omca, 20 dekardan büyük bahçelerde 30 omca inceleniyor. Örneklemede 10 omcada toplam 10 nimf veya 10 ergin görülmesi, kimyasal mücadele için önerilen eşik olarak kabul ediliyor. Bu eşik, bahçede zararlı görülür görülmez gelişigüzel ilaçlama yerine sayım ve gözleme dayalı karar verilmesini sağlıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı mücadele esasları KİMYASAL MÜCADELEDE ETİKET VE HASAT ARALIĞI KRİTİK Tarım ve Orman Bakanlığının geçici tavsiye listesinde kivi için bitki koruma seçenekleri bulunuyor. Ancak tavsiye geçerlilikleri, ürün ruhsatları ve kullanım koşulları değişebildiği için uygulama öncesinde Bakanlığın güncel Bitki Koruma Ürünleri Veri Tabanı kontrol edilmeli. Yalnızca kivi ve kahverengi kokarca için tavsiye edilen ürün; etiketteki doz, uygulama sayısı ve son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye uyularak kullanılmalı. Özellikle hasada yaklaşan dönemde bekleme süresinin ihlal edilmesi, üründe kalıntı riskini artırabilir. Daha yüksek doz ya da daha sık uygulama daha güçlü mücadele anlamına gelmediği gibi faydalı böcekler, çevre ve gıda güvenliği üzerinde ek baskı oluşturabilir. Bakanlık, uygulamanın yağmurlu günlerde ve güneşli öğle saatlerinde yapılmamasını, bitkinin her tarafının uygun biçimde ilaçlanmasını ve uygulamadan yedi gün sonra canlı zararlı sayısının yeniden kontrol edilmesini öngörüyor. Bakanlığın geçici tavsiye listesi TEK BAŞINA İLAÇLAMA DEĞİL, ENTEGRE MÜCADELE Kahverengi kokarcayla mücadelede kimyasal uygulama tek araç değil. Kışlamak için ev, depo ve işyerlerine yönelen erginlerin toplandıkları noktalarda mekanik olarak imha edilmesi, popülasyonun feromon tuzaklarıyla izlenmesi ve biyolojik mücadele birlikte yürütülüyor. Zararlının yumurtalarını parazitleyen Samuray arıcığı Trissolcus japonicus, biyolojik mücadelenin önemli unsurlarından biri. Fındık Araştırma Enstitüsü, Kahverengi Kokarca Ülkesel Entegre Mücadele Projesi kapsamında üretilen Samuray arıcıklarını 6 Temmuz 2026’da Keşap’taki fındık bahçelerine bıraktı. Enstitü, salımlarla birlikte etkinlik ve yayılış izlemelerinin sürdürüleceğini açıkladı. Bu çalışma uzun vadeli biyolojik baskılama açısından önem taşısa da üreticinin kendi kivi bahçesindeki düzenli kontrol ve mücadele sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor. Keşap’taki biyolojik mücadele çalışması ÜRETİCİNİN UYGULAYACAĞI BEŞ ADIM Kivi omcalarının meyve, yaprak, sürgün ve dallarını düzenli olarak inceleyin. Ergin, nimf ve yaprakların altındaki yumurta kümelerini birlikte takip edin. Bahçe büyüklüğüne uygun sayıda omcada sayım yapmadan ilaçlama kararı vermeyin. Mücadele eşiği aşılmışsa İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden teknik destek alın; yalnızca güncel veri tabanında tavsiye edilen ürünü etikete uygun kullanın. Son ilaçlama ile hasat arasındaki zorunlu süreyi koruyun ve uygulamadan yedi gün sonra bahçeyi yeniden kontrol edin. Fındık Araştırma Enstitüsünün uyarısı, kahverengi kokarcanın yalnızca bir fındık zararlısı olarak ele alınamayacağını gösteriyor. Kivide görünmeyen iç doku hasarı, pazarlanabilir kaliteyi ve üreticinin gelirini tehdit edebilir. Mücadelenin başarısı; erken teşhis, doğru sayım, eşik temelli karar, güncel ruhsat bilgisi ile mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal yöntemlerin birlikte uygulanmasına bağlı.

Ordu Altınordu rıhtımında son 30 metre Haber

Ordu Altınordu rıhtımında son 30 metre

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in deniz turizminden daha fazla yararlanma amacıyla başlattığı çalışmalar arasında yer alan Altınordu Atatürk Rıhtımının uzatılması çalışmaları tamamlanma aşamasına geliyor. 140 metre uzatılması planlanan çalışmanın 110 metresi tamamlandı. ORDU (İGFA) - Rıhtımın kapasitesini artıracak iskele uzatma çalışmalarında ise önemli ilerleme kaydedildi. Toplam uzunluğu 140 metre artırılarak 410 metreye çıkarılacak iskelede 72 kazığın çakımı tamamlandı. Bu çalışma ile 140 metrenin 110 metresinde döşeme ve beton imalatları bitirildi. İskelede bulunan 24 başlık kirişinden 21’inin beton dökümü tamamlanırken, kalan kirişlerde çalışmalar hızla sürüyor. Mevcut iskelenin yenilenmesinde kullanılacak prekast döşemelerin üretimi sahada devam ederken, uzatma bölümündeki 90’lık kazıklar ile parmak iskelelerin kazık çakım işlemleri tamamlandı. Güçlendirme çalışmalarında ise sona yaklaşılırken geriye yalnızca 41 kazığın çakımı kaldı. Bu arada yapımı süren gümrük binasında önemli bir aşama tamamlandı. Binanın 1. kat tabliyesi beton dökümüne hazır hale getirilirken, katlarda ince işçilik öncesindeki hazırlıklar tamamlanıyor. Deniz yapılarının uzun ömürlü ve güvenli şekilde hizmet vermesi amacıyla sürdürülen tahkimat çalışmalarında da önemli mesafe alındı ve imalatların bir bölümü tamamlandı. KENTİN SOSYAL YAŞAMINA DA DEĞER KATACAK Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in vizyonuyla sürdürülen çalışmalar tamamlandığında Altınordu Atatürk Rıhtımı turizm ve ticaretin yanı sıra kentin sosyal yaşamına da değer katacak, Ordu’nun Karadeniz’deki güçlü denizcilik kimliğini daha da pekiştirecek.

​​​​​​​YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI Haber

​​​​​​​YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI

YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI: GİRESUN PM’DE, KARADENİZ MYK’DE YOK Özgür Özel’in genel başkanlığında kurulan YENİ Parti’de üst yönetim ve karar organları belirlendi. Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 80 kişilik Parti Meclisi’nde görev alırken; Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Rize ve Artvin milletvekillerinden hiçbiri 9 kişilik Merkez Yönetim Kurulu’na giremedi. Partide Genel Başkan, üç grup başkanvekili, MYK üyeleri, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu ile birlikte görev verilen isimlerin tamamı açıklandı. YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından yönetim kademelerindeki görev dağılımı tamamlandı. Ankara’daki Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirilen Kurucular Kurulu toplantısında Özgür Özel oy birliğiyle Genel Başkan seçildi. Aynı toplantıda 80 kişilik Parti Meclisi ile 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu oluşturulurken, kapalı grup toplantısında üç TBMM Grup Başkanvekili belirlendi. Parti Meclisi’nin ilk toplantısında ise 9 kişilik Merkez Yönetim Kurulu onaylandı. Genel Başkan Özgür Özel ile birlikte MYK’nin 10 kişilik bir kurul olarak çalışacağı açıklandı. GİRESUN’DAN ELVAN IŞIK GEZMİŞ PARTİ MECLİSİ’NDE Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, YENİ Parti’nin 80 kişilik Parti Meclisi’nde yer aldı. Böylece Giresun, partinin en geniş karar organlarından biri olan Parti Meclisi’nde temsil hakkı kazandı. (Gazete Oksijen) Karadeniz’in altı ilinden seçilen milletvekilleri de Parti Meclisi listesinde yer buldu. Giresun’dan Elvan Işık Gezmiş, Ordu’dan Seyit Torun, Trabzon’dan Sibel Suiçmez, Samsun’dan Murat Çan, Rize’den Tahsin Ocaklı ve Artvin’den Uğur Bayraktutan Parti Meclisi’ne seçildi. KARADENİZ’İN ALTI İLİ MYK LİSTESİNDE YER ALMADI Partinin örgütlenme, yerel yönetimler, hukuk, seçim, medya, mali işler, yurt dışı örgütlenme ve halkla ilişkiler alanlarındaki görev dağılımını üstlenecek MYK’de Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Rize ve Artvin milletvekillerinden hiçbirine görev verilmedi. Karadeniz’in bu altı ili Parti Meclisi’nde birer milletvekiliyle temsil edilirken, Genel Başkan çevresindeki daha dar yönetim kadrosu olan MYK’de bölgedeki illerden seçilmiş bir milletvekili bulunmadı. Giresun açısından yönetim tablosu, Elvan Işık Gezmiş’in Parti Meclisi üyeliğiyle şekillendi. ÖZGÜR ÖZEL GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ CHP’den ayrılan Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri tarafından kurulan YENİ Parti’nin ilk Kurucular Kurulu toplantısında Özel, oy birliğiyle Genel Başkanlığa seçildi. YENİ Parti, Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu 91 milletvekiliyle kuruluşunu gerçekleştirdi. (euronews) YENİ PARTİ’NİN 9 KİŞİLİK MYK’Sİ Parti Meclisi tarafından onaylanan Merkez Yönetim Kurulu’ndaki görev dağılımı şöyle gerçekleşti: Genel Sekreter: Yunus Emre Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ensar Aytekin İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Özgür Ceylan Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yaşar Tüzün Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Gizem Özcan Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Nurhayat Altaca Kayışoğlu Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Utku Çakırözer Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Aylin Yaman Parti Sözcüsü: Zeynel Emre. (Cumhuriyet) MYK’de Genel Sekreterlik görevini Yunus Emre, örgüt yönetimini Ensar Aytekin, idari ve mali işleri Özgür Ceylan üstlendi. Yerel yönetimler Yaşar Tüzün’e, hukuk ve seçim işleri Gizem Özcan’a, yurt dışı örgütlenme Nurhayat Altaca Kayışoğlu’na, medya Utku Çakırözer’e, halkla ilişkiler Aylin Yaman’a bağlandı. Partinin kamuoyuna yönelik açıklamalarını ise Parti Sözcüsü Zeynel Emre yapacak. (Cumhuriyet) TBMM GRUP YÖNETİMİNDE ÜÇ İSİM YENİ Parti’nin kapalı grup toplantısında TBMM Grup Başkanvekilliği görevlerine Ali Mahir Başarır, Murat Emir ve Gökhan Günaydın seçildi. (Gazete Oksijen) 80 KİŞİLİK PARTİ MECLİSİ YENİ Parti’nin 80 kişilik Parti Meclisi’nde şu isimler görev aldı: Ahmet Tuncay Özkan, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Ali Gökçek, Aliye Timisi Ersever, Aliye Coşar, Asu Kaya, Aşkın Genç, Ayça Taşkent, Ayhan Barut, Aykut Kaya, Aylin Yaman, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, Barış Karadeniz, Bekir Başevirgen, Bilal Bilici, Bülent Tezcan, Cavit Arı, Cemal Enginyurt, Cumhur Uzun ve Deniz Yavuzyılmaz. Deniz Yücel, Doğan Demir, Ednan Arslan, Elvan Işık Gezmiş, Ensar Aytekin, Evrim Karakoz, Evrim Rızvanoğlu Emir, Eylem Ertuğ Ertuğrul, Fahri Özkan, Fethi Açıkel, Gamze Taşcıer, Gizem Özcan, Gökçe Gökçen, Hasan Öztürk, Hikmet Yalım Halıcı, İbrahim Arslan, İsmail Atakan Ünver, İsmet Güneşhan, İzzet Akbulut ve Kayıhan Pala. Mahmut Tanal, Mehmet Tahtasız, Mehmet Salih Uzun, Melih Meriç, Metin İlhan, Murat Bakan, Murat Çan, Mustafa Erdem, Mustafa Sarıgül, Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Mühip Kanko, Nail Çiler, Namık Tan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Okan Konuralp, Orhan Sümer, Özgür Ceylan, Gökan Zeybek, Özgür Erdem İncesu ve Reşat Karagöz. Servet Mullaoğlu, Seyit Torun, Sibel Suiçmez, Suat Özçağdaş, Süleyman Bülbül, Süreyya Öneş Derici, Şeref Arpacı, Tahsin Ocaklı, Talat Dinçer, Talih Özcan, Türkan Elçi, Uğur Bayraktutan, Ulaş Karasu, Utku Çakırözer, Ümit Özlale, Yaşar Tüzün, Yunus Emre, Yüksel Taşkın, Zeynel Emre ve Seda Kaya Ösen. 15 KİŞİLİK YÜKSEK DİSİPLİN KURULU Partinin Yüksek Disiplin Kurulu ise şu 15 isimden oluştu: Ahmet Tuna Soydemir, Ali Güvenbaş, Buse Batyar, Bülent Yücetürk, Deniz Orhon, Emin Anıl Koç, Emresan Dalveren, Ezgi Rahime Taşdemir, Gülsemin Kaya, Işıl Name Evgin, Kubilay Cem Baran Fırat, Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Mete Doğukan Beyaz, Ural Baysal ve Ziya Gökalp Koca. GİRESUN’UN PARTİDEKİ GÖREVİ PM ÜYELİĞİYLE ŞEKİLLENDİ YENİ Parti’nin ilk yönetim tablosunda Giresun’a düşen görev, Elvan Işık Gezmiş’in Parti Meclisi üyeliği oldu. Gezmiş, Giresun’u partinin 80 kişilik karar organında temsil edecek. Karadeniz’in diğer illerinden seçilen beş milletvekili de Parti Meclisi’nde yer alırken, bölgedeki altı ilin milletvekilleri dokuz kişilik MYK listesinin dışında kaldı.

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI? Haber

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI?

SAYIM İÇİN VERİLEN SÜRE DOLDU: FINDIK REKOLTESİ NEDEN HÂLÂ AÇIKLANMADI? Giresun’da 13 ilçede, 130 örnek bahçede yürütülen 2026 yılı fındık rekolte tespit çalışmasının yaklaşık 15 günde tamamlanacağı açıklanmıştı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 14 Temmuz’da 11 ilçedeki sayımın bittiğini, kalan iki ilçenin de aynı hafta içinde tamamlanacağını duyurdu. Ancak açıklamada, Giresun rekoltesinin ve Türkiye toplamının hangi gün ilan edileceğine ilişkin kesin bir takvim paylaşılmadı. Hasada sayılı günler kala üretici, yine birbirinden farklı tahminlerin arasında bırakıldı. Türkiye’nin en önemli fındık üretim merkezlerinden Giresun’da 2026 yılı rekoltesini belirlemek amacıyla başlatılan saha çalışmalarının, açıklanan takvime göre tamamlanmış olması gerekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 14 Temmuz tarihli açıklamasına göre 12 kişilik komisyon, o gün itibarıyla 13 ilçenin 11’indeki çalışmalarını bitirmişti. Kalan iki ilçedeki tespitlerin de aynı hafta içinde tamamlanacağı bildirilmişti. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, yaklaşık 15 gün sürecek çalışmaların ardından Giresun’un 2026 yılı tahmini fındık üretim miktarının belirleneceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığına bildirileceğini açıkladı. Ancak sayımın ne zaman tamamlanacağının anlatıldığı açıklamada, sonucun hangi tarihte üreticiyle paylaşılacağı belirtilmedi. 25 Temmuz’a gelinmesine rağmen üreticinin önünde hâlâ açıklanmış bir sonuç takvimi bulunmuyor. Hasat yaklaşırken farklı kurumların, birliklerin ve sektör temsilcilerinin birbirinden farklı tahminleri konuşulmaya devam ediyor. 130 BAHÇEDE SAYIM YAPILDI, SONUÇ İÇİN GÜN VERİLMEDİ Rekolte çalışma ekibinde Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi Giresun Başmüdürlüğü, Giresun Üniversitesi, Giresun Ticaret Borsası, Karadeniz İhracatçılar Birliği ve FİSKOBİRLİK temsilcileri yer aldı. Komisyonun sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgelerden seçilen 130 örnek bahçede inceleme yaptığı açıklandı. Dal üzerindeki çotanak sayıları, sağlam dane oranı ve farklı rakımlardaki ürün gelişimi değerlendirmeye alındı. Bazı sayım noktalarında rastgele seçilen 100 fındık kırılarak iç doluluk ve sağlam dane oranı tespit edilmeye çalışıldı. İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, çalışmanın farklı fındık çeşitleri ile sahil, orta ve yüksek kesimlerdeki üretim alanlarını temsil edecek bahçelerde yürütüldüğünü belirterek şu açıklamayı yaptı: “Bugün 11’inci ilçemizde rekolte çalışmalarını gerçekleştiriyoruz. Kalan iki ilçemizde de bu hafta içinde tespitleri tamamlayacağız. Ardından yapılacak hesaplamalarla birlikte Giresun ilimizin 2026 yılı fındık rekoltesini belirleyerek Bakanlığımıza bildireceğiz.” Bu açıklamadaki takvime göre Giresun’daki saha sayımının temmuz ayının üçüncü haftasında tamamlanmış olması gerekiyor. Bundan sonra yapılacak iş; bahçelerden alınan verilerin hesaplanması, il toplamına dönüştürülmesi, komisyon tarafından değerlendirilmesi, tutanak altına alınması ve Bakanlığa gönderilmesi. Ancak bu işlemlerin ne kadar süreceği ve sonucun hangi gün açıklanacağı belirtilmedi. HER İL KENDİ SINIRLARINDA SAYIM YAPIYOR Rekolte tespit sistemi, tek bir ekibin bütün Karadeniz’i dolaşarak sayım yapmasına dayanmıyor. Her üretici il, kendi sınırları içindeki örnek bahçelerde çalışma yürütüyor. Giresun komisyonu Giresun’daki, Ordu komisyonu Ordu’daki, Trabzon komisyonu Trabzon’daki üretim alanlarını inceliyor. Diğer fındık üreticisi illerde de aynı yöntemle il rekolte tahmin komisyonları oluşturuluyor. İl komisyonlarının belirlediği tahmini rakamlar Tarım ve Orman Bakanlığına gönderiliyor. Türkiye toplamının ise illerden gelen sonuçların bir araya getirilmesiyle oluşturulması gerekiyor. Bu nedenle Giresun’daki sayımın tamamlanması, Türkiye rekoltesinin aynı gün açıklanacağı anlamına gelmiyor. Ancak Bakanlığın bütün illeri kapsayan ortak bir açıklama takvimi ilan etmemesi, süreci gereksiz biçimde belirsiz hâle getiriyor. İl bazlı çalışmaların başlangıç ve bitiş tarihleri açıklanırken, sonuçların hangi gün Bakanlığa ulaştırılacağı ve Türkiye toplamının ne zaman duyurulacağı da aynı açıklıkla belirtilmeliydi. KARANFİL KAÇ KEZ SAYILIYOR? Rekolte tartışmalarında kafa karıştıran başlıklardan biri, yıl içerisinde birden fazla sayım yapılması. Ancak aynı karanfilin defalarca sayılması söz konusu değil. Fındığın farklı gelişim aşamaları, farklı tarihlerde takip ediliyor. İlk aşamada kış sonu ve ilkbahar başında karanfil, yani dişi çiçek yoğunluğu inceleniyor. Bu çalışma bahçedeki ilk üretim potansiyelini gösteriyor. Karanfil sayısının fazla olması, aynı miktarda fındığın hasat edileceği anlamına gelmiyor. Çünkü karanfillerin bir bölümü döllenmiyor, dökülüyor veya iklim koşullarından zarar görüyor. İkinci aşamada karanfillerin ne kadarının çotanağa dönüştüğü kontrol ediliyor. Bu dönemde ilk tahmin ile çotanak oluşumu arasındaki kayıp ortaya çıkıyor. Hasada yakın dönemde ise dal üzerindeki çotanak sayıları, çotanak içindeki dane miktarı, boş veya zarar görmüş taneler ve sağlam dane oranı değerlendiriliyor. Temmuz ayında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yapılan çalışma bu nedenle karanfil sayımı değil, çotanak ve sağlam dane tespitidir. Yıl içindeki çalışmalar aynı işlemin tekrarı değil; fındığın çiçekten çotanağa, çotanaktan sağlam ürüne dönüşürken yaşadığı kaybın aşama aşama ölçülmesidir. HER SAYIM AYNI DEĞERDE DEĞİL Karanfil döneminde yapılan ilk tahmin, üretim potansiyelini gösterir. Ancak hasada daha aylar olduğu için bu rakamın değişme ihtimali yüksektir. Çotanak dönemindeki çalışma, ürünü daha görünür hâle getirir. Temmuz ayında yapılan sağlam dane kontrolü ise hasada en yakın tahminin oluşturulmasını sağlar. Bu nedenle şubat veya mart ayında karanfil sayımına dayanarak açıklanan bir rakam ile temmuz ayında çotanak ve sağlam dane üzerinden hesaplanan rakam aynı ağırlıkta değerlendirilemez. Erken tahminlerde henüz görülmeyen dökülme, boş dane, hastalık, zararlı etkisi ve iklim kayıpları, hasada yakın sayımlarda daha açık biçimde ortaya çıkar. Buna rağmen kamuoyuna açıklanan rakamların hangi gelişim dönemine ait olduğu çoğu zaman yeterince anlatılmıyor. Yüksek bir rekolte tahmini piyasada hızla dolaşıma sokulurken, bu rakamın karanfil üzerinden mi, çotanak üzerinden mi, yoksa sağlam dane kontrolüyle mi hazırlandığı ikinci planda kalıyor. “TAHMİNİ VERİ KESİNLEŞECEK” İFADESİ YANILTICI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, çalışmaların tamamlanmasının ardından “Giresun’un 2026 yılı fındık üretim miktarının tahmini verilerinin kesinleşeceği” ifade edildi. Ancak bu ifade teknik açıdan yanlış anlaşılmaya açık. Rekolte, hasat öncesinde yapılan bir tahmindir. Tahmini rakamın gerçek üretim miktarı gibi “kesinleştiğinin” söylenmesi doğru değildir. Komisyon çalışması tamamlandığında kesinleşen şey, Giresun için Bakanlığa gönderilecek resmî tahmin olacaktır. Bahçeden gerçekten toplanan, kurutulan, depolanan ve piyasaya giren ürün miktarı ise ancak hasat sonrasında ortaya çıkar. Temmuz sayımından hasada kadar aşırı sıcaklık, kuraklık, dolu, hastalık, fındık kurdu, kahverengi kokarca, erken dökülme ve randıman kaybı gibi birçok unsur üretimi etkileyebilir. Bu nedenle açıklanacak rakam, hasada en yakın resmî tahmin olarak değerlendirilmelidir; gerçekleşmiş üretim miktarı olarak değil. Kurumların kullandığı dil bu ayrımı açık biçimde kurmalıdır. “Tahmini rekolte çalışması tamamlandı” denilebilir; ancak hasat yapılmadan “üretim miktarı kesinleşti” denilemez. 130 BAHÇE GİRESUN’UN TAMAMINI NASIL TEMSİL EDİYOR? Giresun’da yaklaşık 120 bin hektarlık alanda fındık üretimi yapılıyor. Bu kadar geniş bir alandaki bütün ocakların ve dalların tek tek sayılması mümkün değil. Bu nedenle örnekleme yöntemi kullanılıyor. Sahil, orta ve yüksek rakımlı bölgeleri, farklı ilçeleri ve fındık çeşitlerini temsil ettiği belirtilen bahçeler seçiliyor. Bu bahçelerde belirlenen ocak ve dallar üzerinden sayım yapılarak il geneline ilişkin tahmin oluşturuluyor. Ancak açıklanan toplam rakamın güvenilirliğinin değerlendirilebilmesi için yalnızca “130 bahçede çalışma yapıldı” denilmesi yeterli değil. Hangi ilçede kaç bahçenin incelendiği, bu bahçelerin hangi rakım kuşağında bulunduğu, kaç ocakta ve kaç dalda sayım yapıldığı, sağlam dane oranının ne çıktığı ve zararlı etkisinin hesaplamaya nasıl yansıtıldığı da açıklanmalı. Örnek bahçelerin dağılımı ve hesaplama yöntemi paylaşılmadan yalnızca nihai tonajın duyurulması, üreticinin açıklanan rakamı denetlemesini zorlaştırıyor. FINDIKTA REKOLTE SADECE TEKNİK BİR RAKAM DEĞİL Fındık rekoltesi yalnızca tarımsal üretim miktarını gösteren teknik bir veri değil. Açıklanan her yüksek veya düşük tahmin; üreticinin satış kararını, tüccarın alım politikasını, sanayicinin stok planını, ihracatçının bağlantılarını ve serbest piyasa fiyatını doğrudan etkileyebilir. Yüksek rekolte beklentisi, hasat öncesinde fiyatların aşağı yönlü baskılanmasına neden olabilir. Düşük rekolte beklentisi ise sanayici ve ihracatçının alım planlarını değiştirebilir. Bu nedenle rekolte tahmininin hangi kurum tarafından, hangi yöntemle ve hangi tarihte hazırlandığı büyük önem taşıyor. Hasat öncesinde farklı kurumların birbirinden farklı rakamlar açıklaması, özellikle üretici açısından güven sorunu oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığının resmî açıklamasının gecikmesi de bu bilgi boşluğunu büyütüyor. Resmî rakam açıklanmadıkça piyasa, sektör kuruluşlarının tahminlerine ve kaynağı belirsiz rakamlara daha açık hâle geliyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİ SONUCU BEKLİYOR Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre kentte yaklaşık 120 bin hektar alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. Giresun’daki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sı fındık bahçelerinden oluşuyor. Bu büyüklük, rekolte açıklamasını sıradan bir istatistik olmaktan çıkarıyor. Fındık; üreticinin yıllık gelirini, esnafın cirosunu, borçların ödeme takvimini, düğün ve eğitim harcamalarını ve kent ekonomisinin genel hareketliliğini doğrudan etkiliyor. Üretici, bir yıllık emeğinin karşılığını hangi koşullarda pazara sunacağını belirlemeye çalışırken rekolte rakamı da fiyat beklentisinin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Bu nedenle açıklamanın gecikmesi yalnızca teknik bir işlem gecikmesi olarak görülemez. REKOLTE AÇIKLAMASI DAHA NE KADAR SÜRECEK? Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün kendi açıklamasındaki takvim dikkate alındığında saha çalışmaları için verilen süre sona erdi. 14 Temmuz’da yalnızca iki ilçenin kaldığı ve bu ilçelerin aynı hafta içinde tamamlanacağı duyurulduğuna göre, 25 Temmuz itibarıyla Giresun’a ait saha verilerinin toplanmış olması beklenir. Bu aşamadan sonra yapılması gereken; bahçe verilerinin il toplamına dönüştürülmesi, komisyon üyeleri tarafından değerlendirilmesi, tutanakların hazırlanması ve sonucun Bakanlığa gönderilmesidir. Türkiye toplamının açıklanması için diğer üretici illerden gelen sonuçların da birleştirilmesi gerekebilir. Ancak bu işlem, açıklama tarihinin belirsiz bırakılmasını haklı çıkarmaz. Mevcut takvime göre sonuç için artık haftalardan değil, günlerden söz edilmesi gerekir. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı fındık rekoltesinin hangi tarihte açıklanacağını duyurmalı; gecikme varsa bunun nedenini açıklamalıdır. Sonuç temmuz ayı sonuna kadar paylaşılmayacaksa, gecikmenin gerekçesi ve yeni açıklama takvimi üreticiye açık biçimde bildirilmelidir. BAKANLIK SADECE TÜRKİYE TOPLAMINI AÇIKLAMAMALI Açıklanacak rekolte rakamı yalnızca Türkiye toplamından ibaret kalmamalı. Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce ve diğer üretici illerin tahminleri ayrı ayrı yayımlanmalı. Her il için üretim alanı, örnek bahçe sayısı, rakım kuşakları, ortalama çotanak sayısı, sağlam dane oranı, hastalık ve zararlı etkisi ile önceki yıla göre değişim de açıklanmalıdır. İl bazlı ayrıntılı tablo, hem üreticinin açıklanan rakamı değerlendirmesini sağlar hem de rekoltenin fiyat baskısı oluşturmak amacıyla kullanıldığı yönündeki tartışmaları azaltır. Fındık üreticisinin ihtiyacı, kaynağı ve yöntemi belirsiz yeni bir rakam değil; il bazında denetlenebilen, hesaplama yöntemi açıklanan ve zamanında yayımlanan resmî veridir. Saha çalışması için verilen süre doldu. Tarım ve Orman Bakanlığının artık rakamı, yöntemi ve açıklama tarihini ortaya koyması gerekiyor.

Trabzon’a yeni havalimanı müjdesi Haber

Trabzon’a yeni havalimanı müjdesi

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, hayata geçirilecek yeni havalimanı projesinin şehir için tarihi bir yatırım olduğunu vurgulayarak, "Karadeniz'in dünyaya açılan kapısı konumundaki Trabzon'umuz, gelecekteki ihtiyaçlara cevap verecek modern ve yüksek kapasiteli bir havalimanına fazlasıyla layıktır" ifadelerini kullandı. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin gelişen ekonomik yapısı, artan turizm potansiyeli ve her yıl yükselen yolcu trafiği nedeniyle mevcut havalimanı kapasitesinin yetersiz kalmaya başladığını belirterek, "Şehrimizin yükselen vizyonuna uygun olarak, mevcut havalimanının daha yüksek kapasiteyle hizmet verecek şekilde yeniden inşa edilecek olması Trabzon'umuz için tarihi bir adımdır. Bu yatırım sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak; turizmden ticarete, istihdamdan bölgesel kalkınmaya kadar pek çok sahada şehrimize kritik katkılar sunacaktır" şeklinde konuştu. TRABZON'UMUZ KAZANMAYA DEVAM EDİYOR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle Trabzon'a çok önemli yatırımların kazandırıldığının altını çizen Başkan Genç, "Devletimizin güçlü vizyonu sayesinde Trabzon'umuz geleceğe güvenle ilerlemektedir. Yeni havalimanı projesi, bu vizyonun en değerli eserlerinden biri olacaktır. Şehrimizin ulaşım altyapısını modernize edecek bu yatırım, Trabzon'un ulusal ve uluslararası düzeydeki rekabet gücünü de yukarı taşıyacaktır" dedi. TEŞEKKÜR ETTİ Başkan Genç; projeye destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu'na, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen'e, Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu'ya şükranlarını sundu. Büyükşehir Belediyesi olarak şehrin istikbaline değer katacak her projenin destekçisi olacaklarını kaydeden Başkan Genç, "Trabzon'umuzun daha güçlü, daha müreffeh ve ulaşılabilir bir şehir haline gelmesi adına tüm kurumlarımızla eş güdüm içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Şehrimiz için atılan her stratejik adımın takipçisi ve yanındayız" şeklinde konuştu.

GİRESUN’DA 24 TEMMUZ İÇİN KRİTİK UYARI: DENİZE GİRMEYİN Haber

GİRESUN’DA 24 TEMMUZ İÇİN KRİTİK UYARI: DENİZE GİRMEYİN

GİRESUN’DA 24 TEMMUZ İÇİN KRİTİK UYARI: DENİZE GİRMEYİN Giresun Valiliği, Meteorolojiden alınan son verilere göre 24 Temmuz 2026 Cuma günü il genelinde dalga yüksekliğinin 1 ila 1,5 metreye ulaşmasının beklendiğini duyurdu. Muhtemel boğulma vakalarının önlenmesi amacıyla vatandaşlardan denize girmemeleri, kıyı kesimlerinde ise dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. Giresun Valiliği, Karadeniz’de beklenen dalga yüksekliği nedeniyle vatandaşları deniz ve kıyı güvenliği konusunda uyardı. Valiliğin yayımladığı “Önemli Duyuru” başlıklı açıklamada, 24 Temmuz Cuma günü Giresun genelinde denize girmenin tehlikeli olacağı bildirildi. DALGA YÜKSEKLİĞİ 1 İLA 1,5 METREYE ULAŞABİLİR Meteorolojiden alınan son verilere göre cuma günü il genelinde dalga yüksekliğinin 1 ila 1,5 metre arasında olması bekleniyor. Olumsuz deniz koşullarının oluşturabileceği risklere karşı vatandaşların uyarıları dikkate almaları istendi. BOĞULMA VAKALARINA KARŞI DENİZE GİRMEYİN Valilik, muhtemel boğulma vakalarının önüne geçilebilmesi amacıyla Giresun ili genelinde denize girilmesinin tehlikeli olduğunu açıkladı. Vatandaşların can güvenliklerini riske atmamak için 24 Temmuz Cuma günü denize girmemeleri gerektiği vurgulandı. KIYI KESİMLERİNDE DE DİKKATLİ OLUN Uyarı yalnızca denize girecek vatandaşları kapsamıyor. Kıyı kesimlerinde bulunacak kişilerin de yükselen dalgalar nedeniyle dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. Valiliğin duyurusunda, “Lütfen uyarıları dikkate alalım, can güvenliğimizi riske atmayalım” çağrısına yer verilirken, “Güvenlik için tedbir, hayat için farkındalık” mesajı paylaşıldı. Kaynak: T.C. Giresun Valiliği

ELVAN IŞIK GEZMİŞ MECLİS’TE FINDIK ÜRETİCİSİNİN SESİ OLDU Haber

ELVAN IŞIK GEZMİŞ MECLİS’TE FINDIK ÜRETİCİSİNİN SESİ OLDU

ELVAN IŞIK GEZMİŞ MECLİS’TE FINDIK ÜRETİCİSİNİN SESİ OLDU CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulunda fındık üreticisinin artan maliyetlerini, hasat öncesi yaşadığı fiyat belirsizliğini ve adil fiyat beklentisini gündeme taşıdı. TMO’nun piyasaya hızla girmesini isteyen Gezmiş, taban fiyatının en az 350 lira olarak açıklanması ve Giresun kalite fındığına yüzde 10 kalite farkı verilmesi çağrısında bulundu. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada fındık üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Her geçen gün artan üretim maliyetlerini, hasat öncesindeki belirsizliği ve üreticinin haklı beklentilerini dile getiren Gezmiş, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisine çağrıda bulundu. “FINDIK ZAMANI SADECE ÜRÜN DEĞİL, UMUT DA TOPLANIR” Fındığın Karadeniz ve Giresun için taşıdığı ekonomik ve toplumsal öneme işaret eden Gezmiş, hasat mevsimine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Fındık zamanı geldiğinde sadece ürün değil, umut da toplanır. Dalında emeği, alın teri ve bir yılın bekleyişi olan fındık; milyonlarca üreticimizin geçim kaynağıdır. Hasat öncesinde üreticimizin en büyük beklentisi, emeğinin gerçek karşılığını alabileceği adil bir fiyatın açıklanmasıdır. Çünkü fındıkta kazanan sadece aracılar değil, alın teriyle üreten çiftçimiz olmalıdır. Üreticimizin yüzü gülsün, bereket sofralara yansısın. Emeğin, dayanışmanın ve bereketin mevsimi hayırlı olsun.” “FINDIK PAZARA İNDİ, FİYAT HÂLÂ BELLİ DEĞİL” TBMM Genel Kurulundaki konuşmasına her hasat döneminde aynı tablonun yaşandığını belirterek başlayan Gezmiş, fiyatın geç açıklanmasına tepki gösterdi: “Değerli milletvekilleri, her hasat döneminde aynı tablo yaşanıyor: Önce sessizlik, sonra belirsizlik, ardından geç açıklanan fiyat… Fındık pazara indi, yeni fındığın hâlâ fiyatı belli değil. Bunun adı tarım politikası değil; üreticiyi piyasaya terk etmektir.” “TMO PİYASANIN GERİSİNDE KALDI” Toprak Mahsulleri Ofisinin piyasayı yönlendiren ve üreticiyi koruyan bir kurum olması gerektiğini vurgulayan Gezmiş, kurumun mevcut konumunu şu sözlerle eleştirdi: “TMO, piyasaya yön veren değil, piyasanın gerisinde kalan bir kurum hâline geldi. TMO’nun görevi üreticiyi korumak, piyasaya güven vermek ve istikrar sağlamaktır.” TABAN FİYAT İÇİN EN AZ 350 LİRA ÇAĞRISI Tarım ve Orman Bakanlığına seslenen Gezmiş; Karadeniz’deki ziraat odaları, üretici örgütleri ve çiftçilerin görüşlerini hatırlatarak TMO taban fiyatının en az 350 lira olarak açıklanmasını istedi. Gezmiş, “TMO, taban fiyatını en az 350 lira olarak açıklamalı; artan enflasyon oranına göre de fiyatı güncellemelidir. TMO hızla piyasaya girmeli, yeterli alım yaparak üreticiyi korumalıdır” dedi. GİRESUN KALİTE FINDIĞINA YÜZDE 10 FARK İSTEDİ Giresun kalite fındığının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gezmiş, yıllardır dile getirdikleri kalite farkı talebini Meclis kürsüsünden yineledi: “Giresun kalite fındığına, yıllardır dile getirdiğimiz gibi, en az yüzde 10 kalite farkı mutlaka verilmelidir. Karadeniz için fındık yalnızca bir tarım ürünü değil, ekonominin lokomotifidir.” “FINDIĞIN TADINI ACILAŞTIRMAYIN” Üreticinin hasat dönemini kaygıyla değil, umutla karşılamak istediğini söyleyen Gezmiş, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Ağustos ayında biz, fındık bahçelerinde fındığımızı neşeyle toplamak, lezzetle ikram etmek ve sofralarımıza bereket olarak taşımak istiyoruz. Fındığın tadını acılaştırmayın! Fındığın tadını acılaştıran ne topraktır ne de iklimdir. Acı olan, emeğin hak ettiği değeri alamamasıdır.” “BAHÇEDE, SAHADA VE MECLİS’TE ÜRETİCİNİN SESİ OLACAĞIM” Karadeniz’de yeniden neşeyle fındık türküleri söylemek istediklerini ifade eden Gezmiş, “Fındığın başkenti Giresun’un milletvekili olarak bahçede, sahada ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde fındık üreticimizin sesi olmaya devam edeceğim” dedi. Gezmiş, Genel Kurulu ve hemşehrilerini saygıyla selamlayarak konuşmasını tamamladı. TBMM’deki konuşmasının ardından değerlendirmede bulunan Gezmiş, şunları kaydetti: “Fındık üreticilerimizin yaşadığı sorunları, her geçen gün artan üretim maliyetlerini, hasat öncesinde yaşanan belirsizlikleri ve üreticimizin haklı beklentilerini bir kez daha dile getirdim. Fındık üreticimizin sesi olmaya; bahçede, sahada, Meclis’te ve her platformda mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.