Hava Durumu

#Karadeniz

giresunsonhaber - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP  7 MAYIS’TA SEKÜ’DE Haber

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE CHP heyeti, 7 Mayıs Perşembe günü Giresun’da maden ruhsatları, sondaj girişimleri, ÇED süreçleri, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı başlıklarını gündeme taşıyacak. Heyet, Tirebolu’daki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’nde yurttaşlarla buluşacak. CHP HEYETİ TİREBOLU’DA AÇIKLAMA YAPACAK CHP Genel Başkan Yardımcıları, gölge bakanlar, bölge milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ile il ve ilçe örgütleri, “Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılan Karadeniz’de Halkımızın Yanındayız” programı kapsamında 7 Mayıs’ta Giresun’a gelecek. Giresun programı, saat 16.30’da Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde yapılacak geniş katılımlı basın açıklamasıyla başlayacak. Heyet, açıklamanın ardından saat 17.00’de Sekü Köyü’ne hareket edecek. Sekü Köy Meydanı’ndaki halk buluşması saat 17.30’da yapılacak. SEKÜ KÖYÜ’NDE MADEN VE SONDAJ GÜNDEMİ ELE ALINACAK CHP heyeti, Sekü Köyü’nde köylülerin maden arama ve sondaj girişimlerine karşı yürüttüğü yaşam alanı mücadelesini yerinde dinleyecek. Programda Giresun’un geneline yayılan maden ruhsatları, sondaj faaliyetleri, işletme sahaları, kapasite artışı dosyaları, ÇED süreçleri, mahkeme başlıkları, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı birlikte değerlendirilecek. GİRESUN’DA 720 MADEN RUHSATI BULUNUYOR TEMA Vakfı’nın MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışmada Giresun’daki ruhsat yoğunluğu dikkat çekti. Çalışmada Giresun il sınırları içinde 720 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğu, çalışma alanının yüzde 85’inin maden ruhsat alanı içinde kaldığı belirtildi. Ruhsatlı alanların yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak sınıflandırıldı. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde IV. Grup madenlere ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. FINDIK, SU, ORMAN VE MERA ALANLARI RİSK BAŞLIĞINDA Giresun’da orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u ve iskân alanlarının yüzde 84’ü IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Bu tablo, maden ruhsatlarının yalnızca dağlık ve yerleşim dışı bölgelerle sınırlı kalmadığını; fındık bahçelerini, köy yerleşimlerini, meraları, orman varlığını ve su kaynaklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor. KORUNAN ALANLARDA RUHSAT ÇAKIŞMASI YÜZDE 89’A ULAŞTI Giresun’daki korunan alanların yüzde 89’u IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Arkeolojik sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında çakışma oranı yüzde 100’e ulaşıyor. Tabiat parklarının yüzde 98’i, gölet ve barajların yüzde 95’i, tohum-meşcere alanlarının ise yüzde 36’sı ruhsat haritası içinde yer alıyor. SEKÜ’DEN DERELİ’YE, DOĞANKENT’TEN ALUCRA’YA MADEN BAŞLIĞI GENİŞLİYOR Tirebolu Sekü Köyü ile Görele Karlıbel Köyü hattı, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan sondaj girişimleri nedeniyle Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin öne çıkan noktalarından biri oldu. Dereli hattında Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği bölgede sondaj çalışmaları başladı. Doğankent, Görele ve Tirebolu sınırlarındaki bakır-kurşun-çinko flotasyon tesisi, maden ocakları ve atık depolama kapasite artışı dosyası da Giresun’un maden gündemindeki ana başlıklar arasında yer alıyor. Alucra Demirözü çevresindeki altın-gümüş madeni açık ocak işletmeciliği dosyası ve Şebinkarahisar’da 2021 yılında yaşanan atık barajı olayı da kentte maden faaliyetlerine ilişkin tartışmaları büyüten başlıklar arasında bulunuyor. KARADENİZ PROGRAMI RİZE MİTİNGİYLE TAMAMLANACAK CHP’nin Karadeniz programı Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerini kapsıyor. Program 7 Mayıs’ta Ordu Fatsa’da başlayacak, aynı gün Giresun Tirebolu ve Sekü Köyü ile devam edecek. Heyet, 8 Mayıs’ta Trabzon Araklı ve Rize Çayeli programlarını gerçekleştirecek. Program, 9 Mayıs Cumartesi günü Rize’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak mitingle tamamlanacak.

CHP GİRESUN DAHİL 81 İLDE SAHAYA İNİYOR Haber

CHP GİRESUN DAHİL 81 İLDE SAHAYA İNİYOR

CHP GİRESUN DAHİL 81 İLDE SAHAYA İNİYOR CHP, 4 Mayıs 2026’da Giresun dahil 81 il ve 973 ilçede saha çalışması başlatıyor. Parti, 196 bin sandık görevlisi, genel merkez kadroları, il ve ilçe örgütleriyle yurttaş buluşmaları yapacak; Giresun’da fındık, maden sahaları, esnaf, emekli ve gençlerin sorunları öne çıkacak. Cumhuriyet Halk Partisi, 4 Mayıs 2026’da Türkiye genelinde geniş kapsamlı saha programını başlatıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı’nda “4 Mayıs’ta CHP 81 ildedir, 973 ilçededir” sözleriyle çalışmanın tüm ülkeye yayılacağını açıkladı. ÖZEL 81 İL VE 973 İLÇE MESAJI VERDİ CHP Genel Başkanı Özgür Özel, saha çalışmasını partisinin iktidar yürüyüşünün yeni aşaması olarak tarif etti. Özel, CHP örgütlerinin 4 Mayıs’ta 81 il ve 973 ilçede sahada olacağını belirtti. Özel’in açıklaması, CHP’nin çalışmayı yalnızca büyükşehirler üzerinden değil, ilçe örgütleri ve yerel temas noktaları üzerinden yürüteceğini ortaya koydu. Parti, mahallelerden köylere, pazar yerlerinden esnaf ziyaretlerine kadar geniş bir temas ağı kuracak. GENEL MERKEZ SAHA PROGRAMINI AÇIKLADI CHP Genel Merkezi, 4 Mayıs saha programını 196 bin sandık görevlisiyle birlikte yürütecek. CHP Sözcüsü Zeynel Emre, Parti Meclisi ve Merkez Yönetim Kurulu toplantılarının ardından yaptığı açıklamada partinin 81 ilde sahaya çıkacağını bildirdi. Programda MYK üyeleri, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kadroları, il başkanlıkları ve ilçe başkanlıkları görev alacak. CHP, yurttaşlarla doğrudan temas kuracak ve ülkenin ekonomik, sosyal ve demokratik sorunlarına ilişkin çözüm önerilerini sahada anlatacak. GİRESUN PROGRAMIN KARADENİZ AYAĞINDA YER ALACAK CHP Giresun İl Örgütü, genel saha çalışmasına il ve ilçe örgütleriyle katılacak. Giresun’da mahalleler, köyler, pazar yerleri, esnaf noktaları, üretim alanları ve yurttaş buluşmaları saha programının ana temas noktaları olacak. Giresun ayağında fındık üreticileri, küçük esnaf, emekliler, gençler, dar gelirli yurttaşlar ve maden sahalarının etkilediği bölgelerde yaşayan vatandaşlar öncelikli gündem içinde yer alacak. FINDIK VE MADEN SAHALARI GİRESUN GÜNDEMİNİN MERKEZİNDE OLACAK Giresun’da saha çalışmasının en önemli başlıklarını fındık üreticisinin sorunları ve maden sahalarının yarattığı etkiler oluşturacak. Fındık üreticisi üretim maliyetleri, gelir kaybı, fiyat beklentisi ve piyasa koşulları nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. CHP örgütleri, üreticinin taleplerini köylerde, mahallelerde ve üretim bölgelerinde doğrudan dinleyecek. Maden sahaları ise Giresun’da tarım alanları, orman varlığı, su kaynakları ve köy yaşamı açısından önemli bir tartışma başlığı haline geldi. CHP’nin saha çalışmasında maden ruhsatlarının yerleşim yerleri, tarımsal üretim, çevre dengesi ve kırsal yaşam üzerindeki etkileri gündeme taşınacak. ÖZEL MADEN KONUSUNU KARADENİZ ÜZERİNDEN GÜNDEME TAŞIDI CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 3 Mayıs 2026’da Karabük’te yaptığı konuşmada Karadeniz’deki madencilik faaliyetlerine ayrı başlık açtı. Özel, Ordu, Giresun ve Karabük’teki madencilik faaliyetlerinin doğaya verdiği zararı gündeme taşıdı. Özel, CHP’nin madenlere değil, orman katliamına yol açan vahşi madenciliğe karşı olduğunu söyledi. Bu açıklama, Giresun’daki maden sahaları tartışmasını CHP’nin genel saha programıyla doğrudan ilişkilendirdi. ESNAF, EMEKLİ VE GENÇLERİN SORUNLARI SAHADA DİNLENECEK CHP’nin Giresun programında küçük esnaf, emekliler, gençler ve dar gelirli yurttaşlar da saha çalışmasının öncelikli kesimleri arasında yer alacak. Küçük esnaf yüksek maliyet, düşen alım gücü ve daralan ticaret hacmiyle mücadele ediyor. Emekliler düşük maaşlar ve artan yaşam giderleri karşısında geçim sorunu yaşıyor. Gençler ise işsizlik, göç ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kalıyor. CHP örgütleri bu başlıkları pazarlarda, çarşılarda, mahallelerde, köylerde ve üretim bölgelerinde yurttaşlarla konuşacak. 196 BİN SANDIK GÖREVLİSİ SAHA ÇALIŞMASINA KATILACAK CHP, saha çalışmasını örgüt kadrolarıyla sınırlı tutmayacak. Parti, 196 bin sandık görevlisini de saha programının parçası haline getirecek. Bu adım, seçmen teması, mahalle örgütlenmesi ve sandık güvenliği hazırlığı açısından CHP’nin yerel çalışma ağını büyütecek. Sandık görevlilerinin kendi bölgelerinde aktif çalışmaya katılması, CHP’nin saha programını yalnızca genel merkez yönlendirmesiyle değil, yerel seçmen temasına dayalı örgütlü bir süreç olarak yürüteceğini gösteriyor. CHP GİRESUN’DA YEREL GÜNDEMİ SAHAYA TAŞIYACAK CHP’nin 4 Mayıs’ta başlatacağı saha programı, Giresun’da yerel sorunların ulusal siyaset gündemine taşınması açısından önemli bir süreç olacak. Fındık üreticisinin gelir sorunu, maden sahalarının köyler üzerindeki etkisi, esnafın daralan ticareti, emeklilerin geçim mücadelesi ve gençlerin gelecek kaygısı, Giresun’daki saha çalışmasının merkezinde yer alacak. CHP Giresun İl Örgütü, genel merkez programını kentin ekonomik, çevresel ve sosyal sorunlarıyla birleştirerek sahada görünür bir siyaset hattı kuracak.

“KARADENİZ’DEKİ VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” Haber

“KARADENİZ’DEKİ VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ”

“KARADENİZ’DEKİ VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük’te düzenlenen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’nde Karadeniz’deki madencilik faaliyetlerine sert tepki gösterdi. Özel, Ordu, Giresun ve Karabük’ün madencilerin talanına açıldığını söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük’te gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi’ne katıldı. Mitingde konuşan Özel, Karabük’ün orman varlığına dikkat çekerek Eflani, Ovacık ve Safranbolu’daki maden ruhsatları üzerinden çevre tahribatı uyarısı yaptı. “ORMANLAR GİDERSE GERİ GELMEZ” Özgür Özel, Karabük’ün Türkiye’de orman oranı en yüksek iller arasında yer aldığını belirterek madencilik faaliyetlerinin bölge için ciddi çevresel risk oluşturduğunu ifade etti. Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Tabii Karabük’ün sorunu, derdi deyince bir yandan Türkiye’de yüzde 65’lik orman oranıyla Türkiye’nin yüzölçümü olarak, yüzdesel olarak en fazla ormanı olan ikinci şehri. Ama maalesef Eflani’de, Ovacık’ta ve Safranbolu’da beş maden ruhsatıyla ve 7 bin 200 futbol sahası büyüklüğünde yeri madenleri açarak, hem büyük bir çevre katliamı yapılıyor hem de Karabük gibi bir yerde ormanlar katlediliyor.” ORDU, GİRESUN VE KARABÜK VURGUSU CHP Lideri Özel, Karadeniz’de özellikle Ordu, Giresun ve Karabük’ün madencilik baskısı altında olduğunu söyledi. Özel, iktidarın son döneminde bölgenin madencilik faaliyetlerine açıldığını savundu. Özel, “Bugün 3 Mayıs, seçimler iki yıl sonra en geç 14 Mayıs’ın olduğu hafta yapılmak zorunda. Ve birileri giderayak Karadeniz’i, özellikle Ordu’yu, Giresun’u ve Karabük’ü inanılmaz biçimde madencilerin talanına açmış durumda” dedi. “MADENLERE DEĞİL, VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin madenlere karşı olmadığını, ancak orman tahribatı ve çevre riskleriyle yürütülen madencilik anlayışına karşı çıktığını vurguladı. Özel, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Buradan AK Parti’ye, MHP’ye geçmişte oy vermiş, gönül vermiş bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum. Bu ormanlar giderse geri gelmez. Siyanürlü altın araması zaten yüksek olan kanser oranlarını iyice yukarıya tırmandırır. Bakır diyorlar, altına çeviriyorlar. Bakır da olsa altın da olsa fark etmez. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak madenlere karşı değiliz ama vahşi madenciliğe, özellikle orman katliamıyla, Karadeniz’de yapılmaya çalışılan vahşi madenciliğe karşıyız.”

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

YAVUZ ÖNAL’DAN MADEN RUHSATLARINA SERT TEPKİ Haber

YAVUZ ÖNAL’DAN MADEN RUHSATLARINA SERT TEPKİ

YAVUZ ÖNAL’DAN MADEN RUHSATLARINA SERT TEPKİ Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, Karadeniz ve Giresun’daki maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin tarım alanlarını, su kaynaklarını ve toplumsal yapıyı tehdit ettiğini açıkladı. Önal, fındık ve çay üretim alanlarının korunmasını, halk onayı olmadan hiçbir maden projesinin başlatılmamasını ve bölge için özel yasal güvence oluşturulmasını istedi. GİRESUN VE KARADENİZ İÇİN “BÜYÜK TEHLİKE” UYARISI Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, yaptığı açıklamada maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin Giresun ve Karadeniz’in geleceğini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Önal, açıklamasında yalnızca siyasi bir kimlikle değil, “bu toprakların evladı, bu coğrafyanın bir ferdi ve bir sosyolog olarak” konuştuğunu belirterek, bölge halkını toprağına, suyuna ve üretim alanlarına sahip çıkmaya çağırdı. Önal, “Bugün burada sadece bir siyasi partinin ilçe başkanı olarak değil; bu toprakların evladı, bu coğrafyanın bir ferdi ve bir sosyolog olarak, kapımıza dayanan büyük bir tehlikeyi haykırmak için huzurlarınızdayım” dedi. “GİRESUN’UN %85’İ KAĞIT ÜZERİNDE PARSELİZE EDİLMİŞTİR” Önal, Giresun’daki ruhsatlandırma tablosunun teknik bir veri olmanın ötesine geçtiğini vurguladı. “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ve bağımsız kuruluşların verileri önümüzde korkunç bir tablo koymaktadır. Bugün Giresun ilimizin yüzölçümünün %85’i, IV. Grup maden ruhsatları ile adeta abluka altına alınmıştır” sözleriyle durumu değerlendiren Önal, bunun doğrudan köylerin, yaylaların, fındık bahçelerinin ve içme suyu kaynaklarının geleceğini ilgilendirdiğini ifade etti. Önal, “Bu sadece bir teknik veri değildir; bu Yağlıdere’nin yaylasının, fındık bahçesinin ve içme suyunun geleceğinin başkalarının insafına bırakılması demektir” dedi. “KÖYLÜMÜZÜ KENDİ TOPRAĞINDA İŞÇİ YAPTIRMAYACAĞIZ” Açıklamasında toplumsal yapının bozulma riskine dikkat çeken Önal, maden faaliyetlerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kırılma yaratacağını savundu. Bölge insanının bağımsız yaşam kültürüne vurgu yapan Önal, toprağını kaybeden üreticinin kimliğini ve geleceğini de kaybedeceğini söyledi. Önal, “Bizim en büyük endişemiz toplumsal dokumuzun bozulmasıdır. Karadeniz insanı hürdür, bağımsızdır. Kendi toprağının efendisi olan köylümüzü, arazisini elinden alıp maden ocaklarında asgari ücretli birer modern köleye dönüştürmek isteyen bu sistem, ‘Milli Görüş’ duvarına çarpacaktır” ifadelerini kullandı. Önal, “Toprağını kaybeden insan, sadece malını değil; kimliğini ve geleceğini de kaybeder” dedi. “FINDIK VE ÇAY, MADENDEN DEĞERLİDİR” Karadeniz’in temel geçim kaynaklarına işaret eden Önal, bölgedeki fındık ve çay üretim alanlarının maden sahalarıyla çakıştığını belirterek tarımın stratejik önemine dikkat çekti. Maden gelirinin ekonomik payı ile tarımsal üretimin bölge halkı açısından taşıdığı yaşamsal değer arasında büyük bir fark olduğunu savundu. Önal, “Bölge genelinde fındık ve çay bahçelerimizin %76’sı maden sahaları ile çakışmaktadır. Türkiye’nin yıllık 2 milyar dolarlık fındık ihracatını, yani milletin rızkını, bir avuç şirketin kâr hırsına kurban etmek akıl tutulmasıdır” dedi. Önal, “Madenin ekonomideki payı %1 iken, tarımın Karadeniz insanı için hayatiyeti %100’dür” sözleriyle açıklamasını sürdürdü. YENİDEN REFAH PARTİSİ’NİN ÇÖZÜM BAŞLIKLARI Önal, açıklamasında partisinin çözüm önerilerini de sıraladı. Fındık ve çay gibi stratejik ürünlerin yetiştirildiği alanlar için özel koruma rejimi istedi. Halk onayı olmadan hiçbir projenin başlamaması gerektiğini belirten Önal, bölgenin yağışlı yapısı nedeniyle siyanürlü ayrıştırma gibi yöntemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Önal, “Fındık ve çay gibi stratejik ürünlerin bulunduğu alanlar derhal ‘Maden Yasaklı Bölge’ ilan edilmelidir” dedi. Önal, “Halkın rızası olmayan hiçbir proje hayata geçemez. Köylünün ‘Hayır’ dediği yerde, iş makineleri kontağı açamaz” ifadelerini kullandı. Önal, “Yağışlı coğrafyamızda siyanürlü ayrıştırma, pimi çekilmiş bir el bombasıdır. İliç’te yaşanan felaketin bir benzerini Karadeniz’de yaşamaya niyetimiz yok” dedi. “KÂRIN %5’İ BÖLGE İNSANINA VE DOĞANIN ONARIMINA AKTARILMALI” Maden çıkarılması halinde bölge halkının doğrudan pay alması gerektiğini de savunan Önal, kurulacak bir köy kalkınma fonu ile yerel ekonominin ve doğa onarımının desteklenmesini istedi. Hammadde ihracatı yerine yerinde işleme ve sanayi yatırımı çağrısı yaptı. Önal, “Eğer bir yerde maden çıkarılacaksa, kârın %5’i doğrudan bölge insanına ve doğanın onarımına aktarılmalı; hammadde dışarıya değil, kurulacak milli sanayi tesislerimizde işlenerek gençlerimize iş kapısı olmalıdır” dedi. “TOPRAĞIMIZA SAHİP ÇIKMAK, VATANIMIZA SAHİP ÇIKMAKTIR” Açıklamasının sonunda kalkınmaya ve sanayiye karşı olmadıklarını belirten Önal, önceliklerinin insanın, doğanın ve üretimin korunması olduğunu söyledi. Yağlıdere’nin dereleri, Giresun’un yeşili ve bölge insanının yaşam hakkı için mücadele edeceklerini vurguladı. Önal, “Yerin altındaki cevher, ancak yerin üstündeki insanın onurunu koruduğu sürece değerlidir. Biz ne kalkınmaya karşıyız ne de sanayiye; ancak bizim önceliğimiz her zaman ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ diyerek insanımızın ve doğamızın hukukunu korumaktır” dedi. Önal, “Yağlıdere’nin derelerini, Giresun’un yeşilini ve insanımızın haysiyetini kimsenin insafına terk etmeyeceğiz. Toprağımıza sahip çıkmak, vatanımıza sahip çıkmaktır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

DAMLA GÖNÜLLÜLÜK HAREKETİ GİRESUN’DA SAHAYA ÇIKIYOR Haber

DAMLA GÖNÜLLÜLÜK HAREKETİ GİRESUN’DA SAHAYA ÇIKIYOR

DAMLA GÖNÜLLÜLÜK HAREKETİ GİRESUN’DA SAHAYA ÇIKIYOR Türkiye’nin farklı illeri ve üniversitelerinden Giresun’a gelen gönüllü gençler, Damla Gönüllülük Hareketi kapsamında Vali Mustafa Koç’u ziyaret etti. 17-26 Nisan 2026 tarihleri arasındaki programla kentte gönüllülük odaklı çalışmalar yürütülecek. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın güncel resmî duyurularında Damla Gönüllülük Hareketi, 2014 yılında hazırlanıp uygulamaya konulan, 10 gün süren ve 40 kişilik ekiplerle sahaya çıkan bir gönüllülük programı olarak tanımlanıyor. VALİ KOÇ GÖNÜLLÜ GENÇLERİ AĞIRLADI Türkiye’nin farklı illeri ve üniversitelerinden Giresun’a gelen gönüllü gençler, Damla Gönüllülük Hareketi kapsamında Vali Mustafa Koç’u ziyaret etti. Ziyarette proje ekibi 17-26 Nisan 2026 tarihleri arasında il genelinde yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi verdi. Vali Koç, gönüllülük faaliyetlerinin önemine dikkat çekti ve gençlere başarı diledi. PROJE 2014’TE BAKANLIK TARAFINDAN BAŞLATILDI Damla Gönüllülük Hareketi, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hazırlanan ve uygulamaya konulan bir proje olarak yürütülüyor. Proje, gönüllülük esaslı ve insan odaklı bir çalışma olarak tarif ediliyor. NASIL İŞLİYOR? Program 10 gün sürüyor. Ekipler çoğunlukla 18-29 yaş aralığındaki gençlerden, özellikle de üniversitelerde öğrenim gören Türk ve uluslararası öğrencilerden oluşturuluyor. Her dönem yaklaşık 40 kişilik gönüllü ekip sahaya çıkıyor. Gün sabah sporu ile başlıyor; saha faaliyetleri, değerlendirme toplantıları ve masa çalışmalarıyla tamamlanıyor. Ulaşımda tren ve otobüs biletleri, ayrıca konaklama ve yemek giderleri proje kapsamında karşılanıyor. SAHADA NE YAPIYORLAR? Damla ekipleri huzurevi, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri, çocuk evleri, ilkokul, ortaokul ve liselerde etkinlikler düzenliyor. Engelsiz yaşam merkezleri ziyaret ediliyor, kütüphaneler kuruluyor, çevre temizliği yapılıyor, kuş yemlikleri hazırlanıyor, şehitlik ve mezarlık ziyaretleri gerçekleştiriliyor. Esnaf ve aile ziyaretleri ile yöre halkıyla temas kuruluyor, fidan dikimi ve kültürel mekân gezileri de programın parçası oluyor. Bakanlığın açıklamalarında bu çalışmanın gençlerin kişisel gelişimine, merhamet duygusuna, zaman yönetimine, tertip-düzen alışkanlığına ve kültürler arası kaynaşmaya katkı sunduğunu vurgulanıyor. SON YILLARDA YÜZLERCE GENCE ULAŞTI Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2025 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu, Damla Gönüllülük Hareketi kapsamında 2025’in ilk yarısında 8 program yapıldığını ve 280 katılımcı gencin bu programlara katıldığını gösteriyor. Bakanlığın 2024 raporunda ise bir önceki yılın ilk yarısı için 9 program ve 325 katılımcı genç bilgisi yer alıyor. Bu tablo, projenin tek seferlik bir etkinlik değil, düzenli takvimle sürdürülen bir gönüllülük ağına dönüştüğünü ortaya koyuyor. DAMLA SADECE ZİYARET PROGRAMIYLA SINIRLI KALMADI Proje yıllar içinde yalnızca kısa süreli il ziyaretleriyle sınırlı kalmadı. Bakanlığın 2022 raporuna göre Damla gönüllüleri, Covid-19 döneminde Ankara’da yürütülen “Yemeğini Paylaş” hareketiyle Haziran 2022 sonuna kadar 3 milyon 377 bin 411 porsiyon sıcak yemeği ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Yine Damla gönüllülerinin 6 Aralık 2019’da başlattığı “Komşum” hareketi de 4 Temmuz 2022 itibarıyla 81 ilde 603 bin 377 porsiyon sıcak yemek dağıtımına ulaştı. GİRESUN AYAĞI NE ANLAMA GELİYOR? Giresun programı, Damla’nın standart saha modelinin Karadeniz’deki yeni halkalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu model, gençleri yalnızca bir protokol ziyaretinde buluşturmuyor; çocuklarla, yaşlılarla, ailelerle ve yerel hayatın farklı kesimleriyle doğrudan temas kuran bir sosyal çalışma düzeni kuruyor. Giresun’daki 10 günlük etap da bu çerçevede gönüllülük bilincini büyüten, şehirle gençler arasında doğrudan bağ kuran bir saha programı niteliği taşıyor.

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Haber

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Giresunlu gazeteci Ahmet Kayacık, Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Ailesi, meslektaşları ve dostları, bölge basınında iz bırakan Kayacık’ın haberciliğini, etik duruşunu ve çevre duyarlılığını bir kez daha hatırlattı. 12 yıl önce yaşamını yitiren NTV Doğu Karadeniz Temsilcisi Ahmet Kayacık için Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında anma töreni düzenlendi. Törene Kayacık’ın oğlu Kuzey, gazeteciler, mahalle muhtarı Zafer Işık ve yakın çevresi katıldı. Anma programı, Giresun Belediye Meclisi Üyesi gazeteci Mustafa Öztürk’ün konuşmasıyla başladı. Törende Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, Kent Konseyi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Cem Feridunoğlu, okul arkadaşı İsmail Tataroğlu ile gazeteciler Ahmet Bilge, Mehmet Yaşar, Yusuf Aksu ve Ufuk Kekül söz aldı. Katılımcılar, Ahmet Kayacık’ın meslek yaşamından anıları paylaştı; sahadaki refleksini, haber disipliniyle kurduğu güveni ve Karadeniz’i ülke gündemine taşıyan gazeteciliğini anlattı. Kur’an tilaveti ve dua ile süren anma, Ellez Pide Salonu’nda Ahmet Kayacık’ın sevdiği Giresun simidi ve tulum peyniri ikramıyla sona erdi. BÖLGE BASININDA İZ BIRAKAN BİR İSİM Ahmet Kayacık, 1955 doğumluydu. Gazeteciliğe 1978 yılında Gündüz Gazetesi’nde başladı. Daha sonra İleri Gazetesi, Karadeniz Gazetesi ve 13 yıl boyunca Hürriyet’te görev yaptı. 1997 yılında NTV’nin Karadeniz temsilciliğini üstlendi. Toplam 36 yıllık meslek hayatında haber, fotoğraf ve röportaj alanlarında çok sayıda çalışmaya imza attı. Kayacık, yalnızca televizyon haberciliğiyle değil, fotoğraf çalışmalarıyla da tanındı. Yıllar boyunca çektiği kareleri “Dağdeniz Karadeniz Al Gözüm Seyreyle” adlı kitapta topladı. Çevre sorunlarına dikkat çeken haberleri ve bölge meselelerine gösterdiği ısrarlı ilgi, meslek yaşamının belirgin çizgileri arasında yer aldı. SAHADA, EKRANDA VE HAFIZADA KALAN GAZETECİ Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin daha önceki anma metninde Ahmet Kayacık için “çok yönlü bir gazeteci” tanımı yapıldı. Aynı metinde, yerel basında yaptığı röportajlarla toplumsal meselelerin üzerine gittiği, spor müdürlüğü görevi üstlendiği ve ardından NTV’de bölge temsilciliği yaptığı vurgulandı. Kayacık, 21 Nisan 2014’te yaşamını yitirdi. Dönemin haberlerinde, uzun süredir NTV’nin Doğu Karadeniz bölge temsilciliğini yürüttüğü ve hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü bilgisi yer aldı. Cenazesi Trabzon’daki törenin ardından memleketi Giresun’da toprağa verildi. MESLEĞİN İÇİNDEN GELEN SAYGI Ahmet Kayacık’ın ölümünün ardından yapılan anmalarda meslektaşları, onun haberciliğini yalnızca ekranla sınırlı görmedi. Bölgeyi bilen, sahayı tanıyan, insan hikâyesini kaçırmayan ve haberin peşini bırakmayan bir gazeteci olarak anıldı. Bu yönüyle Kayacık, Karadeniz basınında adı yalnızca bir kurumla değil, doğrudan gazetecilik pratiğiyle hatırlanan isimlerden biri oldu.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ SOKAĞA TAŞTI Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ SOKAĞA TAŞTI

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ SOKAĞA TAŞTI Giresun’da madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen yürüyüşte yüzlerce yurttaş Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Meydandaki konuşmalarda doğa, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam hakkı vurgusu öne çıktı. Giresun’da son dönemde büyüyen madencilik tartışması, kent merkezindeki kitlesel yürüyüşle yeni bir aşamaya taşındı. Giresun Doğayı Koruma Topluluğu’nun çağrısıyla toplanan yüzlerce yurttaş, Debboy mevkisinden başlayarak Gazi Caddesi üzerinden Atatürk Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşe Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katıldı. Kalabalık yürüyüş boyunca “Giresun madene galip gelecek”, “Giresun bizimdir bizim kalacak”, “Maden sizin, Giresun bizim”, “Giresun yeşildir yeşil kalacak”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Eylem, kentte madencilik başlığının yalnızca çevre değil, su, üretim ve yaşam alanları ekseninde de büyüyen bir toplumsal itiraza dönüştüğünü ortaya koydu. MEYDANDA VERİLEN MESAJ: “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Topluluk adına konuşan Furkan Karakol, meydandaki kalabalığa doğrudan seslendi. Karakol, “Bizler dedikodu yapmayacağız, bizler karşı olacağız. Şimdi size soruyorum; Giresun maden şirketlerinin kepçeleri altında ezilecek kadar sahipsiz midir?” dedi. Karakol, konuşmasının devamında, “Bugün bizleriz, yarın torunlarımızdır. Ve Giresun’un tapusu Sakarya’da, Afyonkarahisar’da şehitlerimizin kanıyla imzalanmıştır. Bu talana, bu yıkıma ‘evet’ demeyeceğiz. Biz buna izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Aynı konuşmada Karakol, doğa savunusunu kent aidiyetiyle birlikte tanımladı. “Vatanı sevmek onun dağını, suyunu, ağacını sevmektir” diyen Karakol, “Biz ayrıcalık değil adalet istiyoruz. Aynı hukuk herkese eşit uygulansın istiyoruz. Giresun sahipsiz değildir. Ormanlar bizimdir, topraklar bizimdir, kümbet bizimdir, yaylalar bizimdir” sözlerini kullandı. SU, TOPRAK VE FINDIK AYNI İTİRAZDA BİRLEŞTİ Meydanda konuşan Emirhan Yılmaz ise çevresel kaygılarla birlikte kentin ekonomik ve tarımsal geleceğini gündeme taşıdı. Yılmaz, “Giresun çok travması olan bir şehir. Bu travma sadece işgalin ve savaşın travmaları değil; Çernobil’in, Karadeniz Sahil Yolu’nun, Şebinkarahisar’ın travmaları hala Giresunlunun hafızasında” dedi. Yılmaz, madencilik sahalarının genişliğine ilişkin eleştirisini de açık biçimde dile getirdi. “Giresun’un dağları kurşun yarası gibi delik deşik. Giresun’un yüzde 85’i maden sahası ilan edilmiş durumda. Giresunlulara deniyor ki; ‘bu geri kalan yüzde 15’te yaşayın.’ Buna ‘evet’ diyecek biri var mı acaba içinizde?” sözleri meydandaki en dikkat çeken ifadeler arasında yer aldı. Bu oran ve değerlendirmeler, konuşmacının meydandaki beyanı olarak kayda geçti. Fındık ve tarımsal üretim başlığı da konuşmanın ana eksenlerinden biri oldu. Yılmaz, “Ne dedik? Fındığın başkenti, kirazın anavatanı. Giresun’da kiraz fidesi kaldı mı?” dedi. Ardından, “Uluslararası sermaye başka ülkelerde fındık bahçeleri açarken bizler dünyanın en kıymetlisini siyanüre tercih etmeyeceğiz” ve “Giresun kasten yoksullaştırılmasına rağmen madene ve maden şirketlerine esir olmayacak” ifadelerini kullandı. EN SERT UYARI ATIK HAVUZLARI İÇİN YAPILDI Meydandaki konuşmalarda su güvenliği ayrı bir başlık olarak öne çıktı. Yılmaz, “Bu madenlerdeki atık havuzlarının patlaması sularımızı zehirlerse Giresun gibi su zengini bir şehir su fakiri olacak” dedi. Aynı bölümde, “Bizim kucağımıza patlamaya hazır bir bomba veriyorsunuz. Bizim karşı çıkmamız bu bombanın kaldırılmasından ibaret” sözleriyle risk algısını anlattı. Bu değerlendirmeler de konuşmacının meydandaki beyanı olarak ifade edildi. Yılmaz, izin sürecine ilişkin olarak da “Bize ‘siz kimsiniz?’ diye sordular. Biz de dedik ki: ‘Giresunlu gençleriz.’ Şimdi tekrar söylüyorum: Biz halkız. Halk diye bir şey var ya, o biziz” dedi. KATILIMCILAR: “BU DAHA BAŞLANGIÇ” Yürüyüşün ardından söz alan yurttaşlar da eylemin tek günlük bir tepkiyle sınırlı kalmayacağını söyledi. Bir katılımcı, “Topraklarımıza sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmak… Bu bugünün işi değil, ileriye dönük bir problem. Bizimkisi bir uyarı. Bu bir ilk adımdır, yarın devamı gelecek. Tüm halkımızın buna iştirak etmesini istiyoruz” dedi. Bir başka yurttaş, “Memleketimize, tozuna, toprağına sahip çıkmak için buradayız. Karadeniz bizim, Giresun bizim. Biz yeşille mavinin kucaklaştığı bir yerdeyiz. Bunun bakir kalmasını istiyoruz” sözleriyle eyleme neden katıldığını anlattı. Aynı katılımcı, “Çocukken fındık bahçelerinde gece gündüz bekçilik yapıyorduk. Her şekilde toprağımıza, bahçelerimize sahip çıkacağız. Bu öyle kolay değil” ifadelerini kullandı. Bir diğer katılımcı ise, “Toprağımızı, suyumuzu, havamızı, bütün canlı yaşamı savunmak için buradaydık. Giresun’da ve bütün Karadeniz’de bir ekokırım yaşanacak” dedi. Aynı konuşmada, “Biz provokatör değiliz, halkız. Sadece yaşam hakkını savunuyoruz. Tek derdimiz yaşamak ve yaşatmak” sözleri yer aldı. TEPKİNİN MERKEZİNDE YAŞAM ALANLARI VAR Giresun’daki yürüyüş, madencilik tartışmasının kentte yalnızca teknik bir yatırım meselesi olarak görülmediğini açık biçimde gösterdi. Meydandaki konuşmalar ve sloganlar, doğa koruma talebinin su kaynakları, tarım alanları, fındık üretimi ve yaşam hakkı başlıklarıyla birlikte dile getirildiğini ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.