Hava Durumu

#Karadeniz

giresunsonhaber - Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Haber

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Giresun Valisi Mustafa Koç, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda kardeşlik, dayanışma, huzur ve bereket vurgusu yaptı. Baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz’un, binlerce yıllık kültürel mirasıyla yalnızca bir mevsim geçişini değil; toplumsal birlik, yenilenme ve ortak hafızayı da simgelediği bir kez daha öne çıktı. Vali Mustafa Koç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Baharın müjdecisi, kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü Nevruz Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı. Koç, mesajında bu kadim geleneğin gönüllere huzur, ülkeye ve Giresun’a ise bereket getirmesi temennisinde bulundu. Paylaşımda, Nevruz’un yalnızca kültürel bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren ortak bir değer olduğuna işaret edildi. Her yıl 21 Mart’ta kutlanan Nevruz, “yeni gün” anlamını taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre bu tarih, gece ile gündüzün eşitlendiği; doğanın yeniden canlandığı, toprağın uyandığı ve baharın başladığı gün olarak kabul ediliyor. UNESCO da Nevruz’u doğanın yenilenmesini simgeleyen, törenler, aile ziyaretleri, özel sofralar ve toplumsal buluşmalarla yaşatılan köklü bir gelenek olarak tanımlıyor. UNESCO verilerine göre Nevruz, Balkanlar’dan Karadeniz havzasına, Kafkasya’dan Orta Asya ve Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada 3 bin yılı aşkın süredir kutlanıyor. Aynı kaynaklarda Nevruz’un kuşaklar arası dayanışma, komşuluk, barış ve toplumsal uzlaşı gibi değerleri taşıdığı vurgulanıyor. Bu yönüyle Nevruz, yalnızca bir takvim günü değil, farklı toplumları ortak kültürel hafızada buluşturan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Nevruz, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi; çok uluslu dosya 2016 yılında genişletildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 2010 yılında 21 Mart’ı “Uluslararası Nevruz Günü” olarak ilan etti. Böylece Nevruz, yerel ve bölgesel kutlamaların ötesine geçerek uluslararası düzeyde de tanınan kültürel bir miras statüsü kazandı. Giresun’dan verilen son mesaj da bu çerçevede, Nevruz’un taşıdığı tarihsel ve kültürel anlamı yerel düzeyde yeniden görünür kıldı. Vali Koç’un kutlama paylaşımı, baharın gelişiyle birlikte kardeşlik, dayanışma ve ortak yaşam iradesinin altını çizen bir mesaj olarak kayda geçti.

GİRESUN ADASI’NA BAYRAM ROTASI Haber

GİRESUN ADASI’NA BAYRAM ROTASI

GİRESUN ADASI’NA BAYRAM ROTASI Ramazan Bayramı’nda Giresun’un tarih ve turizm simgelerinden Giresun Adası’na rehber eşliğinde tur düzenlenecek. Seferler 20, 21 ve 22 Mart tarihlerinde saat 14.30’da Cumhuriyet Parkı Altın Post İskelesi’nden yapılacak. BAYRAMDA ROTANIN ADRESİ GİRESUN ADASI Bayram tatilinde kentin en dikkat çeken gezi duraklarından biri yine Giresun Adası olacak. Yapılan duyuruya göre, Ramazan Bayramı süresince ada seferleri üç gün boyunca düzenlenecek. Rehber eşliğinde gerçekleştirilecek turlarla ziyaretçiler, hem deniz yolculuğu yapacak hem de Giresun’un tarihsel mirasına yakından temas edecek. SEFERLER 20, 21 VE 22 MART’TA Programa göre Giresun Adası seferleri 20 Mart, 21 Mart ve 22 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek. Her üç gün için kalkış saati 14.30 olarak açıklandı. Turların çıkış noktası ise Cumhuriyet Parkı Altın Post İskelesi olacak. TARİH VE DOĞA AYNI ROTADA Giresun Adası, yalnızca doğal görünümüyle değil, kentin hafızasındaki özel yeriyle de öne çıkıyor. Karadeniz’in en dikkat çekici noktalarından biri olarak gösterilen ada, Giresun’da bayram günlerinde nefes almak, kenti denizden görmek ve tarihi atmosferi yerinde hissetmek isteyenler için özel bir alternatif sunuyor. REHBER EŞLİĞİNDE GEZİLECEK Bayram programı kapsamında düzenlenecek turlarda ziyaretçiler adaya rehber eşliğinde çıkacak. Bu sayede gezi, yalnızca ulaşım odaklı bir sefer olmaktan çıkıp, kentin simge alanlarından birine yönelik bilgilendirici bir ziyaret niteliği de taşıyacak. PROGRAM NETLEŞTİ 20 Mart: 14.30 21 Mart: 14.30 22 Mart: 14.30 Kalkış noktası: Cumhuriyet Parkı Altın Post İskelesi

GİRESUN-ŞEBİNKARAHİSAR YOLUNDA KRİTİK EŞİK Haber

GİRESUN-ŞEBİNKARAHİSAR YOLUNDA KRİTİK EŞİK

GİRESUN-ŞEBİNKARAHİSAR YOLUNDA KRİTİK EŞİK: GOTANA HATTI İHALEYE HAZIRLANIYOR Giresun’un iç kesimlere açılan en stratejik ulaşım koridorlarından biri olan Giresun-Şebinkarahisar karayolunda yeni bir adım gündemde. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Gotana mevkisindeki 7 kilometrelik bölüm için ihale sürecinin başlatıldığını açıkladı. Yaklaşık 2 milyar liralık yatırımın, Dereli’den Kümbet sapağına uzanan hatta yeni bir kırılma oluşturması bekleniyor. Giresun-Şebinkarahisar karayolunda yıllardır beklenen yatırım başlıklarından biri daha hareket kazandı. AK Parti Giresun Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Ali Temür, kamuoyuna yaptığı açıklamada, yolun Gotana mevkisi olarak bilinen 7 kilometrelik kritik bölümünde ihale hazırlıklarının başladığını duyurdu. Temür’ün verdiği bilgiye göre proje, Dereli ilçesinden Şebinkarahisar Kümbet sapağına uzanan güzergâhın en sorunlu ve öncelikli kesimlerinden birini kapsıyor. Milletvekili Temür, konuyu AK Parti Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan istişare toplantısında gündeme taşıdığını, bölgedeki ulaşım sorununun aciliyetini doğrudan ilettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı sonrasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü nezdinde teknik sürecin hızlandığını ifade eden Temür, Gotana hattında yapım ihalesinin en kısa sürede gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Edinilen bilgilere göre Gotana mevkisinde planlanan yeni etap yaklaşık 7 kilometrelik güzergâhı kapsıyor. Projenin toplam maliyetinin yaklaşık 2 milyar lira düzeyinde öngörüldüğü bildiriliyor. Söz konusu yatırımın, Karadeniz’i iç bölgelere ve güney hattına bağlayan ulaşım aksında hem güvenlik hem de erişilebilirlik açısından önemli bir rahatlama sağlaması bekleniyor. Yalnızca mesafe kısaltan bir yol çalışması olarak görülmeyen proje, aynı zamanda sürüş güvenliğini artıracak, kış şartlarında ulaşım riskini azaltacak ve bölgenin ticari hareketliliğine doğrudan katkı sunacak bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Giresun’un sahil hattı ile güney ilçeleri arasındaki bağlantının güçlenmesi, yerel üretimin pazarlara daha hızlı ulaşması ve turizm hareketliliğinin desteklenmesi de beklentiler arasında yer alıyor. Milletvekili Ali Temür, yatırımın tamamlanmasıyla birlikte ulaşım konforunun artacağını, şehirler arası sosyal ve ekonomik bağların güçleneceğini belirterek sürecin takipçisi olduklarını söyledi. Temür, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Karayolları Genel Müdürlüğü’ne teşekkür etti. YOL YILLARDIR BÖLGENİN ORTAK TALEBİ Giresun-Şebinkarahisar hattı, yalnızca son günlerin değil, son yılların en güçlü ulaşım taleplerinden biri olarak öne çıkıyor. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 2025 yılında yaptığı açıklamada 86 kilometrelik Dereli-Şebinkarahisar yolunun yatırım programında daha güçlü yer bulması gerektiğini vurgulamış, özellikle Pınarlar bölgesinde planlanan tünel yatırımının hattın geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirtmişti. Aynı açıklamada, yolun bölge ticareti, turizm ve iç kesim bağlantısı açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekilmişti. YATIRIM PROGRAMINDA HATTIN İZİ VAR 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı’na ilişkin basına yansıyan bilgiler de bu ulaşım aksının devlet yatırım gündeminde yer almaya devam ettiğini gösteriyor. İHA’nın yatırım programı derlemesine göre Giresun Ayrımı-Dereli-Şebinkarahisar-Suşehri Devlet Yolu için 2026 yılında 135 milyon liralık ödenek ayrıldı. Aynı haberde, bu proje için bugüne kadar 5 milyar liranın üzerinde harcama yapıldığı bilgisi de yer aldı. Bu tablo, koridorun etap etap ilerleyen büyük bir yatırım zincirinin parçası olduğunu ortaya koyuyor. BAKANLIK KAYITLARINDA DA STRATEJİK KORİDOR Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Giresun’daki ulaştırma yatırımlarını özetleyen resmî tanıtım dokümanında da Dereli-Şebinkarahisar aksı, devlet yolu ve tünel yatırımları arasında yer alıyor. Aynı dokümanda Eğribel Tüneli dahil bazı kesimlerde yüksek standartlı yol yatırımlarının devreye alındığı bilgisi bulunuyor. Bu da Gotana etabının, sıfırdan ortaya çıkan bir gündem değil, devam eden büyük ulaşım koridorunun yeni halkası olarak değerlendirildiğini gösteriyor.

TOKAT’TA GECE YARISI DEPREMİ: GİRESUN DA SARSILDI Haber

TOKAT’TA GECE YARISI DEPREMİ: GİRESUN DA SARSILDI

TOKAT’TA GECE YARISI DEPREMİ: GİRESUN DA SARSILDI Tokat’ın Niksar ilçesinde gece saatlerinde meydana gelen 5,5 büyüklüğündeki deprem, Giresun’un da aralarında bulunduğu geniş bir bölgede hissedildi. İlk resmi açıklamalarda can kaybı ya da ağır yıkıma ilişkin olumsuz bir tablo bildirilmezken, artçı sarsıntılar sabaha kadar sürdü. Karadeniz, 13 Mart gecesini uykudan uyandıran sert bir sarsıntıyla geçirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre deprem saat 03.35’te Tokat’ın Niksar ilçesinde meydana geldi. AFAD, depremin büyüklüğünü 5,5, derinliğini ise 6,4 kilometre civarında açıkladı. Sığ odaklı bu deprem, yalnızca merkez üssünde değil, çevre illerde de güçlü biçimde hissedildi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin ilk değerlendirmesinde ise aynı sarsıntı 5,6 büyüklüğünde kayda geçti. Kandilli kayıtlarında depremin odağı Erbaa’ya bağlı Pınarbeyli çevresi olarak yer aldı. Böylece ilk dakikalarda kamuoyuna yansıyan 5,5 ile 5,6 arasındaki farkın, kurumların ayrı ölçüm ve ön değerlendirme sistemlerinden kaynaklandığı ortaya çıktı. Deprem, Tokat’la sınırlı kalmadı; Karadeniz hattında geniş bir alanda hissedildi. İlk haber akışlarına göre Samsun, Amasya, Çorum, Sinop, Ordu ve Giresun’da da çok sayıda vatandaş gece yarısı sarsıntıyla uyandı. Giresun’da hissedilen etki, özellikle yüksek katlı yapılarda ve sessiz gece saatlerinde daha belirgin algılandı. Depremin ardından ilk resmi tablo, paniğe yol açacak ağır bir sonuç olmadığını gösterdi. AP’nin AFAD verilerine dayandırdığı haberde, olayın ardından “olumsuz bir gelişme” bildirilmediği aktarıldı. Tokat Valisi Abdullah Köklü de sabaha karşı yaptığı açıklamada, ilk alan taramalarında çok ciddi bir sıkıntı tespit edilmediğini, ancak gün ışığıyla birlikte daha ayrıntılı inceleme yapılacağını söyledi. Bununla birlikte, deprem tamamen iz bırakmadan geçmedi. Vali Köklü’nün açıklamalarına göre bazı ilçelerdeki bazı okullarda sıva çatlakları ve küçük çaplı hasarlar görüldü. Yerel haber akışında Niksar’daki bir yatılı bölge ortaokulunda duvar çatlakları oluştuğu bilgisi de yer aldı. Bu bulgular, ilk anda ağır bir yıkım yaşanmasa da saha taramalarının neden önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Ana depremin ardından artçı sarsıntılar da kaydedildi. İlk saatlerde 2,8 ve 3,3 büyüklüğünde artçıların meydana geldiği bildirildi. Bu tablo, bölgedeki sismik hareketliliğin ana şokun ardından da sürdüğünü gösterirken, vatandaşların gece boyunca tedirgin bekleyişini uzattı. Deprem anında birçok kişinin evlerinden çıkıp araçlarında ya da açık alanlarda beklediği bildirildi. AP’nin aktardığına göre, soğuk havaya rağmen bazı yurttaşlar sabaha kadar evlerine dönmek istemedi. Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle bu tür depremler yeni değil; ancak gece yarısı yaşanan ve geniş alanda hissedilen sarsıntılar, toplumda çok daha güçlü bir psikolojik etki bırakıyor. Giresun açısından bakıldığında ise şu aşamada tablo nettir: Kentte deprem güçlü biçimde hissedildi, ancak resmi kaynaklara yansıyan can kaybı ya da hasar bilgisi bulunmuyor. Bu nedenle haberin mevcut aşamadaki en sağlam çerçevesi; Tokat merkezli depremin Giresun’da hissedildiği, resmi makamların ilk saatlerde ağır bir olumsuzluk bildirmediği ve artçı sarsıntı riskinin sürdüğü gerçeğinde toplanıyor.

TEMÜR’DEN GİRESUN’A DENİZ GÜVENLİĞİ HAMLESİ Haber

TEMÜR’DEN GİRESUN’A DENİZ GÜVENLİĞİ HAMLESİ

TEMÜR’DEN GİRESUN’A DENİZ GÜVENLİĞİ HAMLESİ: ACİL MÜDAHALE MERKEZİ KURULUYOR AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun’a tam donanımlı bir Acil Müdahale Merkezi kurulacağını açıkladı. Temür, yaklaşık 110 milyon liralık müdahale botu, teknik personel ve uzman ekipten oluşacak yapının, kentin deniz güvenliği altyapısında stratejik bir eşik olacağını söyledi. AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun’un deniz güvenliği kapasitesini artıracak önemli bir yatırımın hayata geçirileceğini açıkladı. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ile yürütülen temasların sonuç verdiğini belirten Temür, kente tam donanımlı bir Acil Müdahale Merkezi kurulacağını duyurdu. Temür, kurulacak yapının yalnızca fiziki bir merkezden ibaret olmayacağını, teknik personeli, uzman kadrosu ve son teknolojiyle donatılmış müdahale botuyla birlikte hizmet vereceğini ifade etti. Açıklamasında, söz konusu merkezin Giresun’un denizdeki güvenlik kapasitesini güçlendirecek stratejik bir unsur olacağını vurguladı. “Denizde çelik kalkan olacak” Milletvekili Ali Temür, merkezin özellikle deniz kazaları ve olağanüstü durumlarda hızlı müdahale kabiliyetiyle öne çıkacağını belirtti. En zorlu hava şartlarında ve fırtınalı dönemlerde dahi etkin şekilde görev yapabilecek bir yapının planlandığını kaydeden Temür, can güvenliğini önceleyen bir sistem kurulacağını söyledi. Temür’ün verdiği bilgilere göre merkez bünyesinde yer alacak müdahale botu, kıyı şeridinde meydana gelebilecek yangınlara karşı da kullanılacak. Botun, 70 metre mesafeye kadar etkili yangın söndürme kapasitesine sahip olacağı ve bu yönüyle olası afetlerin büyümeden kontrol altına alınmasına katkı sunacağı ifade edildi. 110 milyon liralık stratejik yatırım Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri de yatırımın mali büyüklüğü oldu. Temür, yaklaşık 110 milyon lira değerindeki üstün donanımlı müdahale botunun teknik personeliyle birlikte Giresun’a kazandırılacağını belirterek, bunun Karadeniz’in önemli kıyı şehirlerinden biri olan Giresun için güçlü bir denizcilik altyapısı anlamına geldiğini dile getirdi. Söz konusu yatırımın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, gelecekte oluşabilecek risklere karşı da önleyici ve hazırlıklı bir güvenlik kapasitesi oluşturacağı değerlendirmesi yapıldı. Dört ay içinde kurulması hedefleniyor AK Partili Temür, Ulaştırma Bakanlığı ile Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından yürütülecek teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından merkezin dört ay içerisinde Giresun’da kurulmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu açıklama, hem deniz güvenliği hem de afetlere müdahale kapasitesi açısından Giresun’da yeni bir dönemin başlayacağı şeklinde yorumlandı. Özellikle kıyı hattında artan riskler, deniz ulaşımı ve olası acil durumlar dikkate alındığında, kurulacak merkezin şehir açısından önemli bir kamu yatırımı olacağı değerlendiriliyor. Hizmet ve altyapı vurgusu Temür’ün açıklaması, AK Parti’nin Giresun’da altyapı ve kamu yatırımları üzerinden verdiği siyasi mesajın yeni halkalarından biri olarak öne çıktı. Açıklamada hem merkezi idare ile yerel ihtiyaçlar arasındaki koordinasyon vurgulandı hem de kentin stratejik konumuna dikkat çekildi. Deniz güvenliği, afetlere hazırlık ve kamu hizmetlerinde müdahale hızını artırma başlıklarını bir araya getiren proje, önümüzdeki süreçte Giresun siyasetinde de tartışılacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

ÇİFTE TRANSFER HAMLESİ: ZERDA TAŞÇI VE İLAYDA AKDENİZ KADRODA Haber

ÇİFTE TRANSFER HAMLESİ: ZERDA TAŞÇI VE İLAYDA AKDENİZ KADRODA

GİRESUN SANAYİSPOR’DA ÇİFTE TRANSFER HAMLESİ: ZERDA TAŞÇI VE İLAYDA AKDENİZ KADRODA Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde kritik haftalara girilirken Giresun Sanayispor, kadrosunu iki önemli isimle güçlendirdi. Yeşil-beyazlı ekip, kaleye Zerda Taşçı’yı, hücum hattına ise eski oyuncusu İlayda Akdeniz’i katarak Yüksekova SK maçı öncesi dikkat çeken bir takviye yaptı. Giresun Sanayispor, ligin son bölümüne yaklaşılırken transfer çalışmalarında vites yükseltti. Karadeniz temsilcisi, hem savunma hem de hücum hattına yaptığı dokunuşlarla kadro derinliğini artırırken, 12 Mart 2026 Perşembe günü sahasında oynayacağı Yüksekova SK maçı öncesinde önemli mesaj verdi. Kulübün duyurusuna göre, 22 yaşındaki kaleci Zerda Taşçı yeşil-beyazlı ekibin yeni transferleri arasında yer aldı. Kariyerinde Dudullu, Amed SK, Siverek SK ve 1207 Antalyaspor formaları giyen genç file bekçisi, bundan böyle Giresun Sanayispor başarısı için ter dökecek. Kulüp yönetimi, Zerda Taşçı’ya “hoş geldin” diyerek yeni takımında başarı dileklerini paylaştı. Giresun Sanayispor’un bir diğer dikkat çeken hamlesi ise hücum hattında geldi. Daha önce iki sezon boyunca yeşil-beyazlı formayı giyen ve 1. Lig şampiyonluğu yaşayan kadroda yer alan 22 yaşındaki forvet İlayda Akdeniz, yeniden kulübüne döndü. Orduspor 1967 ve Rusumat-4 geçmişi bulunan genç oyuncunun, sezon başında transfer olduğu Sakarya Kadın Futbol Kulübü’nde başarılı bir dönem geçirdikten sonra yeniden Giresun’a dönmesi camiada memnuniyetle karşılandı. Kulüp açıklamasında, İlayda Akdeniz için de “tekrar hoş geldin” mesajı verilirken, oyuncunun takımı ve şehir atmosferini yakından tanımasının önemli bir avantaj oluşturduğu değerlendiriliyor. Teknik heyetin, hücum hattında hareketlilik ve alternatif üretme adına bu dönüşe özel önem verdiği görülüyor. Peş peşe gelen iki transfer, Giresun Sanayispor’un yalnızca kadro sayısını artırmaya değil, aynı zamanda tecrübe, uyum ve rekabet düzeyini yükseltmeye dönük bir planlama içinde olduğunu ortaya koydu. Kaleye yapılan Zerda Taşçı takviyesi savunma güvenliğini güçlendirmeyi hedeflerken, İlayda Akdeniz’in dönüşü ise hücum hattında skor katkısı beklentisini artırdı. Öte yandan yeşil-beyazlı ekip, Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nin 21. haftasında 12 Mart 2026 Perşembe günü saat 13.00’te sahasında Yüksekova SK ile karşı karşıya gelecek. Giresun temsilcisi, yeni transferlerin yarattığı moralle bu maça hazırlıklarını sürdürürken, taraftar da takımın sahaya nasıl bir kadroyla çıkacağını merakla bekliyor. Yüksekova maçı öncesi moral takviyesi Transfer gelişmelerinin maç haftasına denk gelmesi, Giresun Sanayispor cephesinde moralleri yükseltti. Teknik ekibin, hem mevcut iskeleti koruyup hem de yeni isimleri sisteme entegre ederek ligin kalan bölümünde daha dirençli bir takım yapısı oluşturmayı hedeflediği değerlendiriliyor.

2026-2027 İLK REKOLTE TAHMİNİ :829 BİN 239 TON Haber

2026-2027 İLK REKOLTE TAHMİNİ :829 BİN 239 TON

2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı Fındıkta Rekolte Savaşı: 829 Bin Tonluk İlk Tahmin Piyasaya Mesaj mı? İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayanan ilk tahminine göre, 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak öngörüldü. Geçen yıl don nedeniyle düşen üretimin ardından bu sezon için sahadan gelen ilk veriler daha güçlü bir hasada işaret ediyor. İhracatçı birliklerinin 2026-2027 sezonu için açıkladığı 829 BİN 239 TONLUK ilk rekolte tahmini, fındık piyasasında sadece üretim değil fiyat tartışmasını da alevlendirdi. Üretici cephesinde ise, Rekolte rakamı erkenden büyütülürken, maliyet, arazi yapısı, işçilik yükü ve kalite farkı geri plana itiliyor olmasının daha hasat başlamadan pazarlık zemininin aleyhlerine işleyebileceğinden endişesi oluşturdu. Türkiye’de fındık için yeni sezon daha başlamadan, piyasa dilini belirleyecek ilk büyük sayı masaya kondu. İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı çalışmasına göre 2026-2027 sezonunun birinci tahmini 829 bin 239 ton olarak açıklandı. Söz konusu çalışma 12 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal üzerinden yürütüldü. İlk bakışta güçlü üretim sinyali veren bu rakam, piyasada “ürün bol olacak” algısını öne çıkarırken, üretici tarafında bunun erken fiyat baskısı oluşturabileceği yönünde ciddi bir kuşku doğurdu. Ancak tartışmanın özü sadece rakamın büyüklüğü değil. Çünkü fındıkta mesele yalnızca rekolte değil; maliyet, eğim, işçilik, randıman ve kalite birlikte okunmadığında ortaya çıkan tablo eksik kalıyor. Doğu Karadeniz’in parçalı arazi yapısı ve zor bahçe koşulları, aynı tonajın her bölgede aynı ekonomik sonucu üretmediğini gösteriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rekolte hesaplama yöntemi de zaten bunu dolaylı olarak ortaya koyuyor; çünkü hesaplama yalnızca çiçek veya karanfil sayısından ibaret değil, çotanak dönüşüm oranı, sağlam tane sayısı, ocak ve dal yoğunluğu gibi çok sayıda değişkene dayanıyor. Bu nedenle sezon başındaki ilk sayı, nihai üretim sonucu değil, ancak ilk projeksiyon olarak değerlendirilebiliyor. Geçen yılın rakamları bu yüzden kritik Geçen sezon yaşanan tablo, bu yıl açıklanan ilk tahmine neden ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini açık biçimde gösteriyor. 2025-2026 sezonunda ilk tahmin şubatta 768 bin 715 ton olarak duyuruldu. Aynı sezon için temmuz sayımı 601 bin 206 tona, kasım revizesi ise 528 bin 808 tona kadar geriledi. INC’de Türkiye için 2025/26 sezonu tahmini 609 bin ton olarak aktarılırken, Kasım 2025’te Türkiye-AB iş birliği toplantısında Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın 453 bin tonluk kabuklu üretim tahminini sunduğu INC tarafından ayrıca duyuruldu. Aradaki fark, erken dönem rekolte rakamlarının kesin üretim sonucu gibi sunulmasının teknik açıdan sorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Tam da bu nedenle 829 bin tonluk ilk tahmin, üretici nezdinde yalnızca bir tarımsal veri olarak değil, aynı zamanda piyasa sinyali olarak okunuyor. Buradaki temel siyasi ve ekonomik gerilim de burada başlıyor: Rekolte yüksek gösterildiğinde fiyat beklentisi aşağı çekiliyor mu? Bu soruya bugün için kesin hükümle “evet” demek mümkün değil; ancak bu kuşkunun temelsiz olduğu da söylenemiyor. Rekabet Kurumu’nun fındık sektör araştırmasında, rekolte tahminlerine ilişkin metodoloji farklılıklarının ve beklenti yönetiminin fiyat spekülasyonlarını tetikleyebildiği açıkça belirtiliyor. Kurum, modern ve ortak kurallara dayanmayan rekolte çalışmalarının yanlış fiyat beklentileri yaratabildiğine dikkat çekiyor. Rekolte açıklanıyor, alivre fiyat neden açıklanmıyor? Tartışmanın en sert noktası burada düğümleniyor. Sektörde rekolte tahmini kamuoyuna güçlü biçimde servis edilirken, aynı dönemde kimlerin hangi fiyatlardan ileri teslim bağlantısı yaptığı, başka bir ifadeyle alivre pozisyonların hangi seviyelerde kurulduğu aynı açıklıkla görülmüyor. Oysa lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası mevzuatı içinde alivre sözleşmeler ve teslim esaslı ticaret mekanizmaları tanımlı ekonomik araçlar arasında yer alıyor. Yani mesele alivre işlemin varlığı değil; bu işlemin fiyat oluşumuna etkisinin ne ölçüde şeffaf olduğudur. 2025 sezonunda piyasada alivre fiyatların 200 TL ve üzerine çıkmaya başladığı yönünde sektörden kamuya yansıyan açıklamalar oldu. Aynı sezonda TMO da Giresun kalite için 200 TL, levant kalite için 195 TL alım fiyatı açıkladı. Sektör temsilcileri, düşük rekolte beklentisi nedeniyle piyasa fiyatlarının TMO fiyatlarının üzerinde seyredeceğini ifade etti. Bu tablo, alivre ve beklenti yönetimi başlığının artık tali değil, doğrudan fiyat oluşumunun merkezindeki başlıklardan biri haline geldiğini gösteriyor. Bu yüzden üretici cephesinden yükselen talep nettir: 2026 ürünü için alivre bağlantı yapıldıysa, bunun hangi fiyat aralıklarında, hangi vadelerde ve hangi miktarlarda kurulduğu açıklanmalıdır. İhracatçılar, tüccarlar ve büyük alıcılar rekolte projeksiyonunu kamuoyuna sunuyorsa, piyasa tarafında kurdukları erken fiyat pozisyonlarını da aynı şeffaflıkla ortaya koymalıdır. Aksi halde kamuya açık olan yalnızca “ürün çok olacak” mesajı olur; piyasayı fiilen etkileyen fiyatlama davranışı ise kapalı kalır. Bu da üretici ile piyasa aktörleri arasındaki bilgi dengesini bozar. Mesele sadece ekonomi değil, doğrudan güç ilişkisi Fındıkta rekolte tartışması artık yalnızca tarımsal üretim başlığı değil; aynı zamanda ekonomik güç, siyasi temsil ve bölgesel gelir dağılımı başlığıdır. Çünkü Karadeniz’de yüz binlerce üretici için fındık, yalnızca ihracat kalemi değil temel geçim aracıdır. Rekolte rakamı, maliyet tablosundan bağımsız biçimde dolaşıma sokulduğunda, bu sadece piyasa beklentisini değil üreticinin siyasal ve ekonomik konumunu da etkiler. Özellikle eğimli ve küçük ölçekli bahçelerde çalışan üretici için esas mesele “kaç ton ürün var” sorusundan önce “bu ürün hangi maliyetle üretildi ve hangi fiyattan el değiştirecek” sorusudur. Bugün gelinen noktada kamuoyunun önündeki soru şudur: 829 bin 239 tonluk ilk tahmin gerçekten sezonun güçlü seyrine işaret eden teknik bir veri midir, yoksa henüz sahadaki riskler netleşmeden fiyat çıpasını aşağı çekebilecek erken bir piyasa dili mi üretilmektedir? Bu sorunun sağlıklı cevabı, yalnızca ikinci ve üçüncü sayımlarla değil; alivre bağlantılar, stok düzeyi, kalite dağılımı ve bölgesel maliyet farkları da şeffaf biçimde ortaya konduğunda verilebilir. Sonuç olarak, Fındıkta sorun rekolte açıklanması değil; rekoltenin tek başına fiyat hükmüne çevrilmesidir. Geçen yılki sert sapmalar ortadayken, ilk tahmini kesin üretim gibi okumak da bu sayı üzerinden daha hasat gelmeden fiyat iklimi kurmak da ciddi bir sorun alanıdır. Bugün açıklanması gereken yalnızca bahçedeki çiçek sayısı değil; piyasadaki erken fiyat pozisyonlarıdır. Rekolte kadar fiyatlama davranışının da görünür hale gelmesidir. . Kaynakça Ekonomim, “2026-2027 tahmini fındık rekoltesi açıklandı.” https://www.ekonomim.com/sektorler/tarim/2026-2027-tahmini-findik-rekoltesi-aciklandi-haberi-880270 Tarım ve Orman Bakanlığı, “Fındıkta Rekolte Tahmin Yöntemi.” Rekabet Kurumu, “Fındık Sektör Araştırması Raporu.” INC, “INC Attends 2025 Meeting of Türkiye-EU Cooperation Scheme on Hazelnuts.” Bata Food, “Hazelnut Market Update – Highlights from INC Congress 2025.” Tarım ve Orman Bakanlığı / TMO, 2025-2026 sezonu kabuklu fındık alım fiyatları. Ekonomim, “TMO fındığa 200 TL verdi…” ve “Fındıkta piyasa fiyatları, TMO fiyatlarının üzerinde seyredecek.” Memur Postası’na yansıyan sektör değerlendirmesi, alivre fiyatların 200 TL üzeri seyre başladığı beyanı. Ticaret Bakanlığı, lisanslı depoculuk ve sözleşme/taahhütname esasları.

GEZMİŞ: “SEFER SAYILARI ARTMALI, GİRESUN’UN ULAŞIM HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ” Haber

GEZMİŞ: “SEFER SAYILARI ARTMALI, GİRESUN’UN ULAŞIM HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ”

ORDU-GİRESUN HAVALİMANI GÜNDEMDE CHP’Lİ MİLLETVEKİLİ ELVAN IŞIK GEZMİŞ: “SEFER SAYILARI ARTMALI, GİRESUN’UN ULAŞIM HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ” Karadeniz Bölgesi’nin önemli ulaşım yatırımlarından biri olan Ordu-Giresun Havalimanı, son dönemde uçuş sayıları ve destinasyon eksikliği tartışmalarıyla yeniden siyasi gündeme taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, havalimanındaki sefer sayılarının yetersiz olduğunu belirterek, bölge halkının ulaşım hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Havalimanımız Komşu Şehirlerin Gölgesinde Kalıyor” Milletvekili Gezmiş yaptığı açıklamada, Ordu-Giresun Havalimanı’nın potansiyeline rağmen yeterince kullanılmadığını ifade ederek, Giresun ve Ordu halkının kendi havalimanını daha aktif kullanabilmesi için yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladı. Gezmiş açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ordu-Giresun Havalimanımız komşu şehirlerin gölgesinde kalıyor. Hemşehrilerimiz kendi havaalanımızdan seyahat edebilmelidir. Sefer sayıları yetersiz, destinasyonlar eksiktir.” GURBETÇİ YOĞUNLUĞU VURGUSU Bölgedeki gurbetçi nüfusuna dikkat çeken CHP’li milletvekili, özellikle Avrupa’da yaşayan Karadenizli vatandaşların memleketlerine ulaşımını kolaylaştıracak doğrudan uçuşların artırılması gerektiğini dile getirdi. Gezmiş, Almanya başta olmak üzere gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı ülkelere direkt uçuş sayılarının artırılmasının hem bölge ekonomisine hem de turizme katkı sağlayacağını belirtti. Yeni Destinasyon Talebi Milletvekili Gezmiş, Ordu-Giresun Havalimanı’ndan talep gören bazı hatlara doğrudan uçuşların başlatılması gerektiğini belirterek şu önerileri sıraladı: Antalya’ya direkt uçuşlar Çukurova Havalimanı bağlantıları Öğrencilerin yoğun bulunduğu Kuzey Kıbrıs’a düzenli seferler Gezmiş, özellikle yaz sezonu öncesinde bu adımların atılmasının önemine dikkat çekerek, “Giresunlu hemşehrilerimizin ulaşım hakkı ihmal edilmemeli” dedi. YAZ UÇUŞ PROGRAMI TARTIŞMA YARATTI Ordu-Giresun Havalimanı ile ilgili tartışmaların artmasında 2026 yaz uçuş programı da etkili oldu. Bölgedeki iş dünyası temsilcileri ve bazı sivil toplum kuruluşları, yaz sezonunda Antalya ve İzmir gibi yoğun talep gören destinasyonlara yeterli uçuş planlanmamasını eleştirdi. Uzmanlar, bu durumun özellikle turizm ve gurbetçi trafiği açısından bölge için önemli bir eksiklik oluşturduğunu belirtiyor. KARADENİZ’DE YATIRIM DENGESİ TARTIŞMASI Öte yandan Karadeniz Bölgesi’nde planlanan yeni havalimanı yatırımları da tartışmayı büyüttü. Özellikle Trabzon’a ikinci havalimanı yapılması planı, bölgede yatırım dengesi konusunda yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Bazı çevreler, yeni yatırımlar yerine mevcut havalimanlarının uçuş ağının genişletilmesi ve altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. AVRUPA’NIN DENİZ ÜZERİNE KURULU İLK HAVALİMANI 2015 yılında hizmete giren Ordu-Giresun Havalimanı, deniz üzerine inşa edilen Avrupa’daki ilk havalimanı olma özelliğini taşıyor. Yıllık yaklaşık 3 milyon yolcu kapasitesine sahip olan havalimanı, Karadeniz’de ulaşım altyapısının güçlenmesi açısından stratejik bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Resmî verilere göre havalimanı açıldığı günden bu yana 8 milyondan fazla yolcuya hizmet verdi. Ancak bölge halkı, potansiyeline rağmen uçuş sayısının sınırlı olmasının havalimanının etkin kullanımını engellediğini ifade ediyor. BÖLGE HALKI YENİ SEFERLER BEKLİYOR Sivil toplum kuruluşları ve yerel iş dünyası temsilcileri, yaz sezonu öncesinde uçuş ağının genişletilmesi ve yeni destinasyonların eklenmesi halinde Ordu-Giresun Havalimanı’nın hem bölge ekonomisine hem de turizme önemli katkı sağlayacağını belirtiyor. CHP’li Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in açıklamasıyla birlikte havalimanındaki uçuş planlaması ve yeni hat talepleri, önümüzdeki günlerde siyasi ve kamuoyu gündeminde daha fazla tartışılacağa benziyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.