Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, Giresun'un %85'inin maden ruhsatlarıyla abluka altına alındığını belirterek; tarım alanlarının, su kaynaklarının ve toplumsal yapının tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.
Haber Giriş Tarihi: 23.04.2026 08:06
Haber Güncellenme Tarihi: 23.04.2026 08:08
Kaynak:
Giresun Sonhaber
YAVUZ ÖNAL’DAN MADEN RUHSATLARINA SERT TEPKİ
Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, Karadeniz ve Giresun’daki maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin tarım alanlarını, su kaynaklarını ve toplumsal yapıyı tehdit ettiğini açıkladı. Önal, fındık ve çay üretim alanlarının korunmasını, halk onayı olmadan hiçbir maden projesinin başlatılmamasını ve bölge için özel yasal güvence oluşturulmasını istedi.
GİRESUN VE KARADENİZ İÇİN “BÜYÜK TEHLİKE” UYARISI
Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, yaptığı açıklamada maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin Giresun ve Karadeniz’in geleceğini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Önal, açıklamasında yalnızca siyasi bir kimlikle değil, “bu toprakların evladı, bu coğrafyanın bir ferdi ve bir sosyolog olarak” konuştuğunu belirterek, bölge halkını toprağına, suyuna ve üretim alanlarına sahip çıkmaya çağırdı.
Önal, “Bugün burada sadece bir siyasi partinin ilçe başkanı olarak değil; bu toprakların evladı, bu coğrafyanın bir ferdi ve bir sosyolog olarak, kapımıza dayanan büyük bir tehlikeyi haykırmak için huzurlarınızdayım” dedi.
Önal, Giresun’daki ruhsatlandırma tablosunun teknik bir veri olmanın ötesine geçtiğini vurguladı. “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ve bağımsız kuruluşların verileri önümüzde korkunç bir tablo koymaktadır. Bugün Giresun ilimizin yüzölçümünün %85’i, IV. Grup maden ruhsatları ile adeta abluka altına alınmıştır” sözleriyle durumu değerlendiren Önal, bunun doğrudan köylerin, yaylaların, fındık bahçelerinin ve içme suyu kaynaklarının geleceğini ilgilendirdiğini ifade etti.
Önal, “Bu sadece bir teknik veri değildir; bu Yağlıdere’nin yaylasının, fındık bahçesinin ve içme suyunun geleceğinin başkalarının insafına bırakılması demektir” dedi.
“KÖYLÜMÜZÜ KENDİ TOPRAĞINDA İŞÇİ YAPTIRMAYACAĞIZ”
Açıklamasında toplumsal yapının bozulma riskine dikkat çeken Önal, maden faaliyetlerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kırılma yaratacağını savundu. Bölge insanının bağımsız yaşam kültürüne vurgu yapan Önal, toprağını kaybeden üreticinin kimliğini ve geleceğini de kaybedeceğini söyledi.
Önal, “Bizim en büyük endişemiz toplumsal dokumuzun bozulmasıdır. Karadeniz insanı hürdür, bağımsızdır. Kendi toprağının efendisi olan köylümüzü, arazisini elinden alıp maden ocaklarında asgari ücretli birer modern köleye dönüştürmek isteyen bu sistem, ‘Milli Görüş’ duvarına çarpacaktır” ifadelerini kullandı.
Önal, “Toprağını kaybeden insan, sadece malını değil; kimliğini ve geleceğini de kaybeder” dedi.
“FINDIK VE ÇAY, MADENDEN DEĞERLİDİR”
Karadeniz’in temel geçim kaynaklarına işaret eden Önal, bölgedeki fındık ve çay üretim alanlarının maden sahalarıyla çakıştığını belirterek tarımın stratejik önemine dikkat çekti. Maden gelirinin ekonomik payı ile tarımsal üretimin bölge halkı açısından taşıdığı yaşamsal değer arasında büyük bir fark olduğunu savundu.
Önal, “Bölge genelinde fındık ve çay bahçelerimizin %76’sı maden sahaları ile çakışmaktadır. Türkiye’nin yıllık 2 milyar dolarlık fındık ihracatını, yani milletin rızkını, bir avuç şirketin kâr hırsına kurban etmek akıl tutulmasıdır” dedi.
Önal, “Madenin ekonomideki payı %1 iken, tarımın Karadeniz insanı için hayatiyeti %100’dür” sözleriyle açıklamasını sürdürdü.
YENİDEN REFAH PARTİSİ’NİN ÇÖZÜM BAŞLIKLARI
Önal, açıklamasında partisinin çözüm önerilerini de sıraladı. Fındık ve çay gibi stratejik ürünlerin yetiştirildiği alanlar için özel koruma rejimi istedi. Halk onayı olmadan hiçbir projenin başlamaması gerektiğini belirten Önal, bölgenin yağışlı yapısı nedeniyle siyanürlü ayrıştırma gibi yöntemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Önal, “Fındık ve çay gibi stratejik ürünlerin bulunduğu alanlar derhal ‘Maden Yasaklı Bölge’ ilan edilmelidir” dedi.
Önal, “Halkın rızası olmayan hiçbir proje hayata geçemez. Köylünün ‘Hayır’ dediği yerde, iş makineleri kontağı açamaz” ifadelerini kullandı.
Önal, “Yağışlı coğrafyamızda siyanürlü ayrıştırma, pimi çekilmiş bir el bombasıdır. İliç’te yaşanan felaketin bir benzerini Karadeniz’de yaşamaya niyetimiz yok” dedi.
“KÂRIN %5’İ BÖLGE İNSANINA VE DOĞANIN ONARIMINA AKTARILMALI”
Maden çıkarılması halinde bölge halkının doğrudan pay alması gerektiğini de savunan Önal, kurulacak bir köy kalkınma fonu ile yerel ekonominin ve doğa onarımının desteklenmesini istedi. Hammadde ihracatı yerine yerinde işleme ve sanayi yatırımı çağrısı yaptı.
Önal, “Eğer bir yerde maden çıkarılacaksa, kârın %5’i doğrudan bölge insanına ve doğanın onarımına aktarılmalı; hammadde dışarıya değil, kurulacak milli sanayi tesislerimizde işlenerek gençlerimize iş kapısı olmalıdır” dedi.
Açıklamasının sonunda kalkınmaya ve sanayiye karşı olmadıklarını belirten Önal, önceliklerinin insanın, doğanın ve üretimin korunması olduğunu söyledi. Yağlıdere’nin dereleri, Giresun’un yeşili ve bölge insanının yaşam hakkı için mücadele edeceklerini vurguladı.
Önal, “Yerin altındaki cevher, ancak yerin üstündeki insanın onurunu koruduğu sürece değerlidir. Biz ne kalkınmaya karşıyız ne de sanayiye; ancak bizim önceliğimiz her zaman ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ diyerek insanımızın ve doğamızın hukukunu korumaktır” dedi.
Önal, “Yağlıdere’nin derelerini, Giresun’un yeşilini ve insanımızın haysiyetini kimsenin insafına terk etmeyeceğiz. Toprağımıza sahip çıkmak, vatanımıza sahip çıkmaktır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YAVUZ ÖNAL’DAN MADEN RUHSATLARINA SERT TEPKİ
Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, Giresun'un %85'inin maden ruhsatlarıyla abluka altına alındığını belirterek; tarım alanlarının, su kaynaklarının ve toplumsal yapının tehdit altında olduğu uyarısında bulundu.
YAVUZ ÖNAL’DAN MADEN RUHSATLARINA SERT TEPKİ
Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, Karadeniz ve Giresun’daki maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin tarım alanlarını, su kaynaklarını ve toplumsal yapıyı tehdit ettiğini açıkladı. Önal, fındık ve çay üretim alanlarının korunmasını, halk onayı olmadan hiçbir maden projesinin başlatılmamasını ve bölge için özel yasal güvence oluşturulmasını istedi.
GİRESUN VE KARADENİZ İÇİN “BÜYÜK TEHLİKE” UYARISI
Yeniden Refah Partisi Yağlıdere İlçe Başkanı Yavuz Önal, yaptığı açıklamada maden ruhsatlandırma faaliyetlerinin Giresun ve Karadeniz’in geleceğini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. Önal, açıklamasında yalnızca siyasi bir kimlikle değil, “bu toprakların evladı, bu coğrafyanın bir ferdi ve bir sosyolog olarak” konuştuğunu belirterek, bölge halkını toprağına, suyuna ve üretim alanlarına sahip çıkmaya çağırdı.
Önal, “Bugün burada sadece bir siyasi partinin ilçe başkanı olarak değil; bu toprakların evladı, bu coğrafyanın bir ferdi ve bir sosyolog olarak, kapımıza dayanan büyük bir tehlikeyi haykırmak için huzurlarınızdayım” dedi.
“GİRESUN’UN %85’İ KAĞIT ÜZERİNDE PARSELİZE EDİLMİŞTİR”
Önal, Giresun’daki ruhsatlandırma tablosunun teknik bir veri olmanın ötesine geçtiğini vurguladı. “Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ve bağımsız kuruluşların verileri önümüzde korkunç bir tablo koymaktadır. Bugün Giresun ilimizin yüzölçümünün %85’i, IV. Grup maden ruhsatları ile adeta abluka altına alınmıştır” sözleriyle durumu değerlendiren Önal, bunun doğrudan köylerin, yaylaların, fındık bahçelerinin ve içme suyu kaynaklarının geleceğini ilgilendirdiğini ifade etti.
Önal, “Bu sadece bir teknik veri değildir; bu Yağlıdere’nin yaylasının, fındık bahçesinin ve içme suyunun geleceğinin başkalarının insafına bırakılması demektir” dedi.
“KÖYLÜMÜZÜ KENDİ TOPRAĞINDA İŞÇİ YAPTIRMAYACAĞIZ”
Açıklamasında toplumsal yapının bozulma riskine dikkat çeken Önal, maden faaliyetlerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir kırılma yaratacağını savundu. Bölge insanının bağımsız yaşam kültürüne vurgu yapan Önal, toprağını kaybeden üreticinin kimliğini ve geleceğini de kaybedeceğini söyledi.
Önal, “Bizim en büyük endişemiz toplumsal dokumuzun bozulmasıdır. Karadeniz insanı hürdür, bağımsızdır. Kendi toprağının efendisi olan köylümüzü, arazisini elinden alıp maden ocaklarında asgari ücretli birer modern köleye dönüştürmek isteyen bu sistem, ‘Milli Görüş’ duvarına çarpacaktır” ifadelerini kullandı.
Önal, “Toprağını kaybeden insan, sadece malını değil; kimliğini ve geleceğini de kaybeder” dedi.
“FINDIK VE ÇAY, MADENDEN DEĞERLİDİR”
Karadeniz’in temel geçim kaynaklarına işaret eden Önal, bölgedeki fındık ve çay üretim alanlarının maden sahalarıyla çakıştığını belirterek tarımın stratejik önemine dikkat çekti. Maden gelirinin ekonomik payı ile tarımsal üretimin bölge halkı açısından taşıdığı yaşamsal değer arasında büyük bir fark olduğunu savundu.
Önal, “Bölge genelinde fındık ve çay bahçelerimizin %76’sı maden sahaları ile çakışmaktadır. Türkiye’nin yıllık 2 milyar dolarlık fındık ihracatını, yani milletin rızkını, bir avuç şirketin kâr hırsına kurban etmek akıl tutulmasıdır” dedi.
Önal, “Madenin ekonomideki payı %1 iken, tarımın Karadeniz insanı için hayatiyeti %100’dür” sözleriyle açıklamasını sürdürdü.
YENİDEN REFAH PARTİSİ’NİN ÇÖZÜM BAŞLIKLARI
Önal, açıklamasında partisinin çözüm önerilerini de sıraladı. Fındık ve çay gibi stratejik ürünlerin yetiştirildiği alanlar için özel koruma rejimi istedi. Halk onayı olmadan hiçbir projenin başlamaması gerektiğini belirten Önal, bölgenin yağışlı yapısı nedeniyle siyanürlü ayrıştırma gibi yöntemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Önal, “Fındık ve çay gibi stratejik ürünlerin bulunduğu alanlar derhal ‘Maden Yasaklı Bölge’ ilan edilmelidir” dedi.
Önal, “Halkın rızası olmayan hiçbir proje hayata geçemez. Köylünün ‘Hayır’ dediği yerde, iş makineleri kontağı açamaz” ifadelerini kullandı.
Önal, “Yağışlı coğrafyamızda siyanürlü ayrıştırma, pimi çekilmiş bir el bombasıdır. İliç’te yaşanan felaketin bir benzerini Karadeniz’de yaşamaya niyetimiz yok” dedi.
“KÂRIN %5’İ BÖLGE İNSANINA VE DOĞANIN ONARIMINA AKTARILMALI”
Maden çıkarılması halinde bölge halkının doğrudan pay alması gerektiğini de savunan Önal, kurulacak bir köy kalkınma fonu ile yerel ekonominin ve doğa onarımının desteklenmesini istedi. Hammadde ihracatı yerine yerinde işleme ve sanayi yatırımı çağrısı yaptı.
Önal, “Eğer bir yerde maden çıkarılacaksa, kârın %5’i doğrudan bölge insanına ve doğanın onarımına aktarılmalı; hammadde dışarıya değil, kurulacak milli sanayi tesislerimizde işlenerek gençlerimize iş kapısı olmalıdır” dedi.
“TOPRAĞIMIZA SAHİP ÇIKMAK, VATANIMIZA SAHİP ÇIKMAKTIR”
Açıklamasının sonunda kalkınmaya ve sanayiye karşı olmadıklarını belirten Önal, önceliklerinin insanın, doğanın ve üretimin korunması olduğunu söyledi. Yağlıdere’nin dereleri, Giresun’un yeşili ve bölge insanının yaşam hakkı için mücadele edeceklerini vurguladı.
Önal, “Yerin altındaki cevher, ancak yerin üstündeki insanın onurunu koruduğu sürece değerlidir. Biz ne kalkınmaya karşıyız ne de sanayiye; ancak bizim önceliğimiz her zaman ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ diyerek insanımızın ve doğamızın hukukunu korumaktır” dedi.
Önal, “Yağlıdere’nin derelerini, Giresun’un yeşilini ve insanımızın haysiyetini kimsenin insafına terk etmeyeceğiz. Toprağımıza sahip çıkmak, vatanımıza sahip çıkmaktır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler