Hava Durumu

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ SOKAĞA TAŞTI

Giresun'da madencilik faaliyetlerine karşı yüzlerce kişi, Belediye Başkanı Fuat Köse ve STK'ların katılımıyla Debboy'dan Atatürk Meydanı'na yürüdü. Doğa, su kaynakları ve tarım alanlarının korunması vurgulanarak madenciliğe tepki gösterildi.

Haber Giriş Tarihi: 18.04.2026 00:36
Haber Güncellenme Tarihi: 18.04.2026 00:49
Kaynak: Giresun Sonhaber
GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ SOKAĞA TAŞTI

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ SOKAĞA TAŞTI


Giresun’da madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen yürüyüşte yüzlerce yurttaş Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yürüdü. Meydandaki konuşmalarda doğa, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam hakkı vurgusu öne çıktı.

Giresun’da son dönemde büyüyen madencilik tartışması, kent merkezindeki kitlesel yürüyüşle yeni bir aşamaya taşındı. Giresun Doğayı Koruma Topluluğu’nun çağrısıyla toplanan yüzlerce yurttaş, Debboy mevkisinden başlayarak Gazi Caddesi üzerinden Atatürk Meydanı’na yürüdü. Yürüyüşe Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Kalabalık yürüyüş boyunca “Giresun madene galip gelecek”, “Giresun bizimdir bizim kalacak”, “Maden sizin, Giresun bizim”, “Giresun yeşildir yeşil kalacak”, “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı. Eylem, kentte madencilik başlığının yalnızca çevre değil, su, üretim ve yaşam alanları ekseninde de büyüyen bir toplumsal itiraza dönüştüğünü ortaya koydu.

MEYDANDA VERİLEN MESAJ: “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

Topluluk adına konuşan Furkan Karakol, meydandaki kalabalığa doğrudan seslendi. Karakol, “Bizler dedikodu yapmayacağız, bizler karşı olacağız. Şimdi size soruyorum; Giresun maden şirketlerinin kepçeleri altında ezilecek kadar sahipsiz midir?” dedi.

Karakol, konuşmasının devamında, “Bugün bizleriz, yarın torunlarımızdır. Ve Giresun’un tapusu Sakarya’da, Afyonkarahisar’da şehitlerimizin kanıyla imzalanmıştır. Bu talana, bu yıkıma ‘evet’ demeyeceğiz. Biz buna izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Aynı konuşmada Karakol, doğa savunusunu kent aidiyetiyle birlikte tanımladı. “Vatanı sevmek onun dağını, suyunu, ağacını sevmektir” diyen Karakol, “Biz ayrıcalık değil adalet istiyoruz. Aynı hukuk herkese eşit uygulansın istiyoruz. Giresun sahipsiz değildir. Ormanlar bizimdir, topraklar bizimdir, kümbet bizimdir, yaylalar bizimdir” sözlerini kullandı.

SU, TOPRAK VE FINDIK AYNI İTİRAZDA BİRLEŞTİ

Meydanda konuşan Emirhan Yılmaz ise çevresel kaygılarla birlikte kentin ekonomik ve tarımsal geleceğini gündeme taşıdı. Yılmaz, “Giresun çok travması olan bir şehir. Bu travma sadece işgalin ve savaşın travmaları değil; Çernobil’in, Karadeniz Sahil Yolu’nun, Şebinkarahisar’ın travmaları hala Giresunlunun hafızasında” dedi.

Yılmaz, madencilik sahalarının genişliğine ilişkin eleştirisini de açık biçimde dile getirdi. “Giresun’un dağları kurşun yarası gibi delik deşik. Giresun’un yüzde 85’i maden sahası ilan edilmiş durumda. Giresunlulara deniyor ki; ‘bu geri kalan yüzde 15’te yaşayın.’ Buna ‘evet’ diyecek biri var mı acaba içinizde?” sözleri meydandaki en dikkat çeken ifadeler arasında yer aldı. Bu oran ve değerlendirmeler, konuşmacının meydandaki beyanı olarak kayda geçti.

Fındık ve tarımsal üretim başlığı da konuşmanın ana eksenlerinden biri oldu. Yılmaz, “Ne dedik? Fındığın başkenti, kirazın anavatanı. Giresun’da kiraz fidesi kaldı mı?” dedi. Ardından, “Uluslararası sermaye başka ülkelerde fındık bahçeleri açarken bizler dünyanın en kıymetlisini siyanüre tercih etmeyeceğiz” ve “Giresun kasten yoksullaştırılmasına rağmen madene ve maden şirketlerine esir olmayacak” ifadelerini kullandı.

EN SERT UYARI ATIK HAVUZLARI İÇİN YAPILDI

Meydandaki konuşmalarda su güvenliği ayrı bir başlık olarak öne çıktı. Yılmaz, “Bu madenlerdeki atık havuzlarının patlaması sularımızı zehirlerse Giresun gibi su zengini bir şehir su fakiri olacak” dedi. Aynı bölümde, “Bizim kucağımıza patlamaya hazır bir bomba veriyorsunuz. Bizim karşı çıkmamız bu bombanın kaldırılmasından ibaret” sözleriyle risk algısını anlattı. Bu değerlendirmeler de konuşmacının meydandaki beyanı olarak ifade edildi.

Yılmaz, izin sürecine ilişkin olarak da “Bize ‘siz kimsiniz?’ diye sordular. Biz de dedik ki: ‘Giresunlu gençleriz.’ Şimdi tekrar söylüyorum: Biz halkız. Halk diye bir şey var ya, o biziz” dedi.

KATILIMCILAR: “BU DAHA BAŞLANGIÇ”

Yürüyüşün ardından söz alan yurttaşlar da eylemin tek günlük bir tepkiyle sınırlı kalmayacağını söyledi. Bir katılımcı, “Topraklarımıza sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmak… Bu bugünün işi değil, ileriye dönük bir problem. Bizimkisi bir uyarı. Bu bir ilk adımdır, yarın devamı gelecek. Tüm halkımızın buna iştirak etmesini istiyoruz” dedi.

Bir başka yurttaş, “Memleketimize, tozuna, toprağına sahip çıkmak için buradayız. Karadeniz bizim, Giresun bizim. Biz yeşille mavinin kucaklaştığı bir yerdeyiz. Bunun bakir kalmasını istiyoruz” sözleriyle eyleme neden katıldığını anlattı. Aynı katılımcı, “Çocukken fındık bahçelerinde gece gündüz bekçilik yapıyorduk. Her şekilde toprağımıza, bahçelerimize sahip çıkacağız. Bu öyle kolay değil” ifadelerini kullandı.

Bir diğer katılımcı ise, “Toprağımızı, suyumuzu, havamızı, bütün canlı yaşamı savunmak için buradaydık. Giresun’da ve bütün Karadeniz’de bir ekokırım yaşanacak” dedi. Aynı konuşmada, “Biz provokatör değiliz, halkız. Sadece yaşam hakkını savunuyoruz. Tek derdimiz yaşamak ve yaşatmak” sözleri yer aldı.

TEPKİNİN MERKEZİNDE YAŞAM ALANLARI VAR

Giresun’daki yürüyüş, madencilik tartışmasının kentte yalnızca teknik bir yatırım meselesi olarak görülmediğini açık biçimde gösterdi. Meydandaki konuşmalar ve sloganlar, doğa koruma talebinin su kaynakları, tarım alanları, fındık üretimi ve yaşam hakkı başlıklarıyla birlikte dile getirildiğini ortaya koydu.

Kaynak: Giresun Sonhaber

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.