Hava Durumu

#Madencilik

giresunsonhaber - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA MADEN SAHASINA GİTTİ Haber

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA MADEN SAHASINA GİTTİ

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA MADEN SAHASINA GİTTİ İYİ Parti heyeti, Tirebolu’ya bağlı Sekü Köyü’nde yürütülen madencilik sondaj çalışmalarına karşı yükselen tepkinin ardından Giresun’a gelerek sahada inceleme yaptı. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun talimatıyla bölgeye gelen heyet, sondaj alanında incelemelerde bulundu, köylülerle bir araya geldi, ardından Tirebolu’daki kurum ziyaretlerinde Sekü’deki kaygıları gündeme taşıdı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi Ünzile Yüksel, İl Başkanı İnan Taşgöz ve partililerden oluşan heyet, ilk olarak Sekü Köyü’ndeki sondaj alanına çıktı. Heyet, son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan madencilik faaliyetleriyle ilgili köylülerin itirazlarını ve yaşadıkları sorunları yerinde dinledi. “İÇME SULARI KULLANILAMAZ HALE GELDİ” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, bölgede yürütülen çalışmaların hem doğaya hem de köy halkına zarar verdiğini söyledi. Yılmaz, içme sularının kullanılamaz hale geldiğini belirterek, Sekü’deki mücadelenin Meclis gündemine taşınacağını ifade etti. Yılmaz, “Burada bir irade göstermeye geldik. Siyaseti millet için yapıyoruz. Kendinizi yalnız hissetmeyin. 30 milletvekilimiz var ve bilin ki Sekü’nün, Tirebolu’nun sesi Meclis’te duyulacak. Ne istiyorsanız onun takipçisi olacağız” dedi. “TOPRAĞIN GÜVENLİĞİ KALMADI” Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da daha önce verilen sözlere rağmen sondaj çalışmalarının başlatıldığını söyleyerek sürecin hukuki boyutuna dikkat çekti. Türkoğlu, Türkiye genelindeki ruhsat sayılarındaki artışın ciddi bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Türkoğlu, “Bu memlekette artık kimsenin toprağı güvende değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerel iradeyi baypas ediyor. 20 yıl önce 5 bin civarında olan ruhsat sayısı bugün 300 binin üzerine çıktı. ‘Hiçbir şey olmayacak’ diyorlar ama Kaz Dağları’nda, İliç’te ne olduğunu gördük. Bu memleketin suyuna, toprağına, fındığına sahip çıkma mücadelesinde sizin yanınızdayız” ifadelerini kullandı. KÖYLÜLERLE BULUŞTULAR, KURUMLARI ZİYARET ETTİLER Sondaj alanındaki incelemenin ardından İYİ Parti heyeti, Sekü Köyü kahvesinde vatandaşlarla buluştu. Heyet, köylülerin görüşlerini ve taleplerini dinledi. Görüşmede, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkiler öne çıktı. Heyet daha sonra Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara’yı ve Tirebolu Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmelerde, Sekü köylülerinin madencilik faaliyetlerine ilişkin kaygıları aktarıldı. SEKÜ’DEKİ GERİLİM SİYASİ GÜNDEMDE Tirebolu Sekü Köyü’nde yürütülen sondaj çalışmaları son günlerde Giresun’da çevre ve yaşam alanları eksenli tartışmanın merkezine yerleşti. Bölgeye giden siyasi heyetlerin artması, köylülerin itirazının yalnızca yerel bir tepki olmaktan çıkıp daha geniş bir siyasal gündeme dönüştüğünü gösterdi. İYİ Parti heyetinin Giresun programı da bu tartışmanın son halkası oldu. Parti yöneticileri, Sekü’deki sürecin takipçisi olacaklarını ve köylülerin taleplerini siyasi ve hukuki zeminde gündemde tutacaklarını açıkladı.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleyecek. Dernek, miting çağrısında fındık üretim alanları, su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamın madencilik baskısı altında olduğunu savundu. Giresun’da madencilik faaliyetlerine karşı miting çağrısı yapıldı. Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, 18 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleneceğini açıkladı. Dernek, yaptığı çağrıda Giresun’un toprağına, kültürüne, ekonomisine ve doğasına sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, tüm Giresunlular mitinge davet edildi. Paylaşılan çağrı görsellerinde, Giresun ekonomisinin büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Metinde, şehrin ekonomik temelini fındık üretiminin oluşturduğu, tarım arazilerinin en az yüzde 64’ünde fındık yetiştirildiği ve yaklaşık 100 bin çiftçinin geçimini bu üretimden sağladığı ifade edildi. Aynı metinde, Giresun’un 2025 yılı ihracatının 1 milyar 3 milyon dolara ulaştığı, bu ihracatın önemli bölümünün fındıktan sağlandığı belirtildi. Çağrı metninde Giresun’un orman varlığına da dikkat çekildi. İlin, orman yoğunluğu bakımından Türkiye’nin öne çıkan kentlerinden biri olduğu belirtilirken, bu doğal yapının arıcılık, hayvancılık, çay üretimi ve doğa turizmi açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Dernek, asıl tehlikenin madencilik ihaleleriyle büyüdüğünü savundu. Paylaşılan metinde, Giresun’un yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiği, MAPEG tarafından 8 sahanın 4. grup madencilik faaliyetleri için ihaleye çıkarıldığı, bu alanların bir bölümünün fındık üretim sahaları, su kaynakları, mera alanları ve turizm bölgelerini kapsadığı ileri sürüldü. Aynı çağrıda, Giresun merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak ve Şebinkarahisar ilçelerinde farklı şirketlere ait maden sahalarının toplam büyüklüğünün yaklaşık 12 bin 512 hektara ulaştığı, 38 köy ve yaylayı kapsayan yerleşim alanlarının bu süreçten etkilendiği ifade edildi. Metinde, 4. grup madencilik faaliyetlerinin altın, gümüş ve polimetalik cevher projelerini kapsadığı, bu nedenle yüksek çevresel risk taşıdığı savunuldu. Bir başka görselde ise “Giresunlulara acil çağrı” başlığıyla meslek örgütleri, odalar, dernekler ve sivil toplum kuruluşlarına ortak tutum çağrısı yapıldı. Metinde, “Giresun için birlik olma zamanıdır” ifadesi öne çıkarıldı.

GİRİB: GİRESUN’UN GELECEĞİ HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR Haber

GİRİB: GİRESUN’UN GELECEĞİ HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR

GİRİB: GİRESUN’UN GELECEĞİ HEPİMİZİN SORUMLULUĞUDUR Giresun İş İnsanı ve Bürokratlar Derneği, Giresun’da son dönemde ihaleye açılan maden sahalarına ilişkin açıklama yaptı. Dernek, doğayı koruyan, insanı önceleyen ve şehre gerçek değer katan bir madencilik anlayışı çağrısı yaptı. Giresun İş İnsanı ve Bürokratlar Derneği, Giresun’da son dönemde ihaleye açılan maden sahalarının sadece ekonomik bir faaliyet olarak değil, çevresel, sosyal ve gelecek nesiller açısından çok boyutlu değerlendirilmesi gereken bir süreç olduğunu açıkladı. Dernek, yaylalar, su kaynakları, fındık bahçeleri ve yaşam alanları içinde planlanan faaliyetlerin bölge halkında kaygı ve hassasiyet oluşturduğunu belirtti. GİRİB, kalkınmaya karşı olmadığını, bilinçsiz uygulamalara karşı olduğunu vurguladı. Dernek, üretimi desteklediğini ancak doğanın yok edilmesini kabul etmediğini ifade etti. Açıklamada, madencilik faaliyetlerinin doğru planlandığında istihdam sağladığı, ekonomiye katkı sunduğu, dışa bağımlılığı azalttığı ve bölgesel kalkınmayı desteklediği belirtildi. Dernek, bu katkıların gerçek anlamda oluşabilmesi için çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve denetlenebilir bir modelin şart olduğunu kaydetti. Yerel halkın rızası ve katılımının sağlanması, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve doğal yaşamın korunması, bölgeye somut ve kalıcı ekonomik değer kazandırılması gerektiği ifade edildi. GİRİB, doğa tahrip edilerek elde edilen hiçbir kazancın uzun vadede başarı olmadığını vurguladı. Açıklamada, Giresun’un sadece bugünün değil, yarınların da emaneti olduğu belirtildi. Dernek, çağrısını “Doğayı koruyan, insanı önceleyen, şehre gerçek değer katan bir madencilik anlayışı hayata geçirilmelidir” cümlesiyle tamamladı. GİRİB, Giresun’un kalkınmasını desteklerken doğasını, suyunu, yeşilini, ekolojik dokusunu ve geleceğini koruma sorumluluğunu kararlılıkla sürdüreceğini açıkladı.

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Haber

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, madencilik faaliyetlerine karşı ortak basın bildirisi yayımladı. Metin, su kaynakları, orman varlığı, tarım alanları ve insan sağlığı için açık uyarı yaptı; kontrolsüz madenciliğe karşı ortak tutum ortaya koydu. GİRESUN – Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, “Doğamızı ve Suyumuzu Koruyalım” başlıklı ortak basın bildirisi yayımladı. Ortak açıklama, bölgede artan madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki risklerine dikkat çekti. Ortak bildiride, Giresun ile Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülkenin en önemli doğal ve ekonomik değerleri arasında yer aldığı vurgulandı. Metin, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerinin, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmaların, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koydu. ORTAK MESAJ: KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR Ortak görselde “DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM” başlığı ile “KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR!” mesajı öne çıkarıldı. Görselde Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile TZOB logosu yer aldı. Açıklama, madenciliğin ülke ekonomisine katkısını bütünüyle reddetmedi. Buna karşın, bu faaliyetlerin insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilerek yürütülmesine karşı net bir duruş aldı. DÖRT BAŞLIKTA RİSK UYARISI Bildiride, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin doğurabileceği başlıca riskler tek tek sıralandı. Metne göre bu süreç, orman alanlarının azalmasına, yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine ve heyelanla birlikte çevresel risklerin artmasına yol açabilecek nitelik taşıyor. Açıklamada ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı kirliliğin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temel dayanakları arasında yer alan tarım ve üretimi tehdit edeceği vurgulandı. ŞEFFAFLIK VE BAĞIMSIZ DENETİM VURGUSU Ortak metin, çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış ve bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgede uygulanmasını doğru bulmadığını açık biçimde ilan etti. Bildiride, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Giresun iş dünyası, üreticileri ve esnafını temsil eden kurumlar, kalkınma hedefi ile doğanın korunmasını karşı karşıya getiren anlayışa karşı ortak tavır aldı. SU, FINDIK VE YAŞAM ALANLARI İÇİN ÇAĞRI Metin, yetkili kurumları doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceleyen politikaları hayata geçirmeye davet etti. Ortak açıklama, “Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları geri dönülemez risklerle karşı karşıyadır” uyarısıyla dikkat çekti. Bildiri, tüm paydaşlara duyarlılık ve ortak akılla hareket etme çağrısıyla sona erdi. ORTAK GÖRSELDE ÖNE ÇIKAN CÜMLELER Doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaların hayata geçirilmesi istendi. Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları için geri dönülmez risk uyarısı yapıldı. Tüm paydaşlara ortak akıl ve duyarlılık çağrısı yöneltildi. https://giresuntso.org.tr/dogamizi-ve-suyumuzu-koruyalim/

GİRESUN KENT KONSEYİ’NDEN MADENCİLİK SÜRECİNDE ORTAK AKIL Haber

GİRESUN KENT KONSEYİ’NDEN MADENCİLİK SÜRECİNDE ORTAK AKIL

GİRESUN KENT KONSEYİ’NDEN MADENCİLİK SÜRECİNDE ORTAK AKIL VE ÇEVRE ÇAĞRISI Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, il genelinde gündemde olan madencilik faaliyetlerinin su kaynakları, tarım alanları, fındık üretimi ve yaşam alanları üzerinde çok yönlü sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Kent Konseyi, sürecin çevre hakkı, üretim dengesi ve toplumsal katılım ekseninde yürütülmesini istedi. Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, son dönemde kamuoyunun gündeminde yer alan madencilik faaliyetleriyle ilgili açıklamasında, çevre bilinci ve sürdürülebilirlik yaklaşımının bir kez daha hayati önem taşıdığını ortaya koydu. Kent Konseyi, konunun yalnızca belirli alanların kullanımıyla sınırlı olmadığını, su kaynaklarından toprağa, tarımsal üretimden yaşam alanlarına kadar geniş bir etki alanı taşıdığını belirtti. Kent Konseyi, Giresun’da yaşayan, geçimini bu coğrafyadan sağlayan ve geleceğini bu kentte kuran yurttaşlar adına, yaşanan gelişmelerin sağduyuyla ve çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, sahadan elde edilen verilerin, bu tür faaliyetlerin yalnızca belirli bölgeleri değil, su yolları, dere sistemleri ve üretim alanları üzerinden daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek bir niteliğe sahip olduğunu gösterdiği vurgulandı. FINDIK ÜRETİMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada, Giresun’un en önemli ekonomik ve kültürel değerlerinden biri olan fındık üretiminin yalnızca tarımsal bir faaliyet olmadığı, aynı zamanda bölgenin yaşam biçimi ve temel geçim kaynağını oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle üretim alanlarıyla kesişen tüm süreçlerde daha dikkatli, hassas ve bütüncül bir yaklaşım izlenmesi gerektiği belirtildi. Kent Konseyi, doğada ortaya çıkan etkilerin kısa sürede ortadan kalkmadığını, geçmiş deneyimlerin ve güncel değerlendirmelerin toprakta, suda ve yaşamın tüm unsurlarında uzun vadeli sonuçlar oluşabildiğini açık biçimde gösterdiğini ifade etti. Bu çerçevede doğal varlıkların korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve yaşam alanlarının gözetilmesinin ortak sorumluluk olduğu vurgulandı. ÇEVRE HAKKI VURGUSU Açıklamada, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamanın bir tercih değil temel bir hak olduğu da açık biçimde dile getirildi. Bu hakkın toplumun bütün kesimleri için eşit biçimde geçerli olduğu belirtilirken, çevresel karar ve uygulamalarda kamusal yararın esas alınması gerektiğine işaret edildi. İSTİŞARE VE KATILIM ÇAĞRISI Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, sürecin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için sivil toplum kuruluşlarının, yerel ve idari yöneticilerin, muhtarların ve vatandaşların katılımıyla daha güçlü istişare ortamları kurulmasını istedi. Kent Konseyi, ortak aklın devreye girdiği, toplumsal katılımın güçlendiği ve kamu yararının esas alındığı bir yönetim anlayışının Giresun açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Açıklamanın sonunda, doğayla uyumlu, üretimle dengeli ve insanı merkeze alan bir yaklaşımın mümkün olduğu vurgulandı. Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, kentte daha sürdürülebilir bir geleceğin ancak ortak sorumluluk ve birlikte hareket etme iradesiyle kurulabileceğini bildirdi.

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ Haber

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ

DOĞA GÖZ GÖRE GÖRE TALAN EDİLİYOR, MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’un birçok ilçesinde art arda verilen madencilik izinlerine sert tepki gösterdi. Taşgöz, kentte madencilik baskısının büyüdüğünü söyledi, milletvekillerini sessizlikle suçladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun’da son dönemde genişleyen madencilik faaliyetlerine karşı sert bir açıklama yaptı. Taşgöz, kent genelinde verilen izinlerin doğal yapıyı, tarım alanlarını ve meraları tehdit ettiğini belirterek sürecin artık “vahşi madencilik” boyutuna ulaştığını savundu. Taşgöz, Giresun’da yalnızca belli birkaç bölgenin değil, çok daha geniş bir coğrafyanın madencilik baskısıyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Piraziz’den Doğankent’e uzanan hatta ciddi bir baskı oluştuğunu söyleyen Taşgöz, Tirebolu, Doğankent ve Dereli’de başlayan faaliyetlerin Giresun merkez, Görele, Şebinkarahisar, Bulancak ve Piraziz hattına doğru yayıldığını ifade etti. “TARIM ARAZİLERİ VE MERALAR TEHDİT ALTINDA” Giresun’un doğal dokusunun geri dönüşü zor bir tahribat riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, tarım arazileri, meralar ve doğal kaynakların ciddi tehdit altında bulunduğunu söyledi. Taşgöz, bu alanların Giresunluların elinden alınarak özel şirketlere devredildiğini ileri sürdü. Taşgöz, madencilik projelerinin kısa vadeli ekonomik gerekçelerle savunulduğunu ancak uzun vadede bölgeye büyük zarar vereceğini savundu. “Bu süreç Giresun için bir felaket tablosudur” diyen Taşgöz, doğa, üretim ve kırsal yaşamın aynı anda baskı altına girdiğini söyledi. “MİLLETVEKİLLERİ SESSİZ KALIYOR” Açıklamasında Giresun milletvekillerini de hedef alan Taşgöz, kentte yaşanan gelişmeler karşısında siyasi temsilcilerin sessiz kaldığını öne sürdü. Milletvekillerinin kentin hakkını savunmak yerine suskun kaldığını söyleyen Taşgöz, bu tavrın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Taşgöz, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışıyla hareket edildiğini savunarak, milletvekillerinin Giresun’un yaşadığı çevresel tehdit karşısında etkili bir duruş sergilemediğini dile getirdi. Bu sessizliğin kamu vicdanında ciddi bir rahatsızlık yarattığını belirtti. “BU MESELE SİYASET ÜSTÜDÜR” Giresun’un doğal zenginliklerinin korunmasının yalnızca bir siyasi tartışma başlığı olmadığını vurgulayan Taşgöz, bunun kentin geleceğini ilgilendiren temel bir mesele olduğunu söyledi. Doğanın, su kaynaklarının, meraların ve tarım alanlarının korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Taşgöz, tüm yetkililere sürece karşı daha duyarlı davranma çağrısı yaptı. Giresun’un geleceğinin kısa vadeli ekonomik hesaplara feda edilmemesi gerektiğini söyleyen Taşgöz, kamuoyunun da bu süreçte daha bilinçli ve takipçi olması gerektiğini belirtti.

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Haber

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR”

DERELİ DOĞA VE YAŞAM DERNEĞİ SÖZCÜSÜ TÜRK’TEN MADEN PROJELERİNE SERT TEPKİ “TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Giresun ve ilçelerinde gündemde olan maden projelerine sert tepki gösterdi. Türk, son ihalenin ardından Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha maden sahası kapsamına alındığını savundu, kentteki ruhsatlandırma sürecinin doğa ve yaşam alanları üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu söyledi. İbrahim Türk, yaptığı açıklamada Giresun’daki maden projelerinin büyüyen bir çevre ve yaşam sorunu haline geldiğini belirtti. Türk, maden sahalarının genişlemesinin kentin doğal yapısını, su havzalarını ve tarımsal üretim alanlarını tehdit ettiğini ifade etti. Türk, açıklamasında Giresun coğrafyasının önemli bölümünün madencilik faaliyetleri için ruhsatlandırıldığını öne sürdü. Son ihale süreciyle birlikte Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha bu kapsamda gündeme geldiğini belirten Türk, yaşanan tabloyu “yok oluş sarmalı” olarak niteledi. SİYASETE TEPKİ GÖSTERDİ İbrahim Türk, açıklamasında siyaset kurumuna da sert eleştiriler yöneltti. Maden projelerinin her tepeyi ve vadiyi adım adım kuşattığını savunan Türk, sessiz kalan siyasetçilerin bu süreç karşısında sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Türk, “Halkın oylarıyla koltuk sahibi olup, Giresun’un doğası şirketlere peşkeş çekilirken dilsizleşenler, bu vebalin ortağıdır. Kimse bu sessizliği kabulleniş sanmasın” ifadelerini kullandı. HUKUK VE MEŞRUİYET VURGUSU Açıklamasında Giresun’un tarihsel mücadele hafızasına da dikkat çeken Türk, kentin geçmişte olduğu gibi bugün de toprağını ve suyunu koruma iradesi göstereceğini söyledi. Türk, bu mücadelenin hukuk ve meşruiyet zemini içinde sürdürüleceğini belirtti. “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Maden kuşatmasının yalnızca çevresel bir başlık olmadığını, aynı zamanda bir yaşam ve varoluş meselesi haline geldiğini söyleyen Türk, fındık bahçeleri ile su havzalarının baskı altında kaldığını ifade etti. Türk, “Giresun halkı, atalarından miras kalan gönüllülük bilinciyle doğasını vahşi madencilik şirketlerinin kâr hırsına teslim etmeyecektir. Giresun bir maden şantiyesi değil, vatan toprağıdır” dedi. Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, doğa tahribatına sessiz kalanların değil, toprağına sahip çıkanların kazanacağını savundu. Açıklama, kentte maden projeleri etrafında süren tartışmayı bir kez daha büyüttü.

İşyeri tehlike sınıflarında değişiklik Haber

İşyeri tehlike sınıflarında değişiklik

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili işyeri tehlike sınıflarında değişiklik yapılmasına dair yeni bir tebliğ yayımladı. Yürürlükteki tebliğde, birçok sektörün tehlike sınıflarında güncellemeler ve yeni düzenlemeler getirildi. ANKARA (İGFA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 26 Aralık 2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği ile İlgili İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği'nde önemli değişiklikler yaptı. Bugün yayımlanan yeni tebliğ ile, daha önce belirli sektörlerin tehlike sınıflarına ilişkin değişiklikler yapıldı ve bazı yeni satırlar eklenerek, bazı satırlar ise yürürlükten kaldırıldı. Yeni düzenlemelerle birlikte, birçok sektörün tehlike sınıfı yeniden belirlendi. Örneğin, bazı tehlikeli ve çok tehlikeli kategorilerdeki işyeri faaliyetlerine dair açıklamalar netleştirildi. Ayrıca, bazı faaliyetler için yeni tehlike sınıfları eklendi. İşyerlerinde sağlık ve güvenliğin artırılması amacıyla yapılan bu düzenleme, işyerlerinde risklerin daha doğru şekilde değerlendirilmesine ve çalışanların daha güvenli ortamlarda çalışmalarına olanak tanıyacak. Öne çıkan değişikliklerden bazıları şöyle oldu: "08.99.99" kodu, "Başka yerde sınıflandırılmamış diğer madencilik ve taş ocakçılığı" faaliyeti, artık "Çok Tehlikeli" sınıfına dahil edilirken, "43.22.07" kodu, bina inşaatlarında ısıtma ve iklimlendirme sistemlerinin kurulumu, "Çok Tehlikeli" sınıfına girdi. Yeni düzenlemede, “Gıda takviyeleri imalatı” gibi önemli bir sektördeki faaliyet “Tehlikeli” sınıfına alındı. Ayrıca, "Şantiyenin hazırlanması" ve “Dondurma toptan ticareti” gibi faaliyetler için tehlike sınıfı değişiklikleri yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan bu tebliğ değişiklikleri, işyerlerindeki tehlike sınıflarını yeniden düzenleyerek iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha etkili önlemler alınmasını sağlamayı hedeflerden tebliğ, bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. Söz konusu değişiklik tebliğine ulaşmak için tıklayabilirsiniz

GİRESUN’DA İKİ MADEN DAVASINDA İLK DURUŞMA TAMAMLANDI Haber

GİRESUN’DA İKİ MADEN DAVASINDA İLK DURUŞMA TAMAMLANDI

GİRESUN’DA İKİ MADEN DAVASINDA İLK DURUŞMA TAMAMLANDI Bulancak ve Tirebolu-Görele hattındaki iki ayrı maden dosyasında ilk duruşmalar 31 Mart’ta görüldü. Tirebolu-Görele dosyasında dava 24 Nisan 2026’ya bırakıldı. Bulancak dosyasında ise yeni tarih netleşmedi. Giresun’da su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanlarını ilgilendiren iki kritik maden davasında ilk duruşmalar dün yapıldı. Giresun İdare Mahkemesi’nde görülen dosyalar, Bulancak’taki 4. Grup madencilik projesi ile Tirebolu-Görele hattındaki maden arama girişimini kapsıyor. Bulancak dosyasında, Tandır Köyü ile Kovanlık beldesi Ahurlu Mahallesi sınırlarında planlanan 4. Grup madencilik faaliyetinin iptali isteniyor. Tirebolu-Görele dosyasında ise Görele Karlıbel ile Tirebolu Sekü mevkilerindeki maden arama projesi yargılanıyor. Her iki dosyada da duruşma öncesinde yürütmeyi durdurma kararları verilmişti. Duruşmaların ardından çevre dernekleri ve yurttaşlar adliye önünde ortak açıklama yaptı. Açıklamada maden faaliyetlerinin ekolojik dengeyi bozacağı, suyu ve tarımı tehdit ettiği vurgulandı. Dernek temsilcileri, özellikle Görele Çömlekçi Vadisi çevresinde 158 bin ağacın risk altında olduğunu söyledi. Tirebolu-Görele dosyasında mahkemenin taraf beyanlarını aldıktan sonra davayı 24 Nisan 2026 tarihine ertelediği bilgisi arama sonuçlarında yer aldı. Bulancak dosyasında ise ilk duruşmanın yapıldığı teyit edildi, ancak yeni duruşma günü açık kaynaklarda net biçimde doğrulanmadı. 31 Mart’taki duruşmalar, Giresun’da madencilik projeleriyle doğa savunusu arasındaki gerilimi mahkeme salonuna taşıdı. Gözler şimdi hem Tirebolu-Görele dosyasındaki 24 Nisan oturumuna hem de Bulancak dosyasında verilecek ara karara çevrildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.