Hava Durumu

#Madencilik

giresunsonhaber - Madencilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Madencilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ Haber

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, “Maden ruhsatlarıyla kuşatılan Karadeniz’de halkımızın yanındayız” saha programı kapsamında Giresun’un Tirebolu ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’ne geçen heyet, bölgede madencilik faaliyetlerine karşı nöbet tutan yurttaşları dinledi. Programda Giresun’un toprağının, suyunun, fındığının, ormanlarının ve köy yaşamının maden şirketlerinin kazançlarından daha değerli olduğu vurgulandı. KARADENİZ’DE MADEN RUHSATLARINA KARŞI SAHA PROGRAMI Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize’de çok sayıda köy, yayla, mera ve orman alanının maden arama ruhsatlarına açılmasına ve bölgede süren madencilik faaliyetlerinin yol açtığı çevresel tahribata karşı yürütülen saha programı kapsamında Tirebolu’da yurttaşlarla buluştu. CHP heyeti, Tirebolu İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasının ardından kamuoyunda “Sekü direnişi” olarak bilinen bölgede nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. Sekü Köyü’nde yapılan buluşmada yurttaşlar; su kaynakları, fındık bahçeleri, tarım arazileri, köy yolları, ormanlık alanlar ve yaşam alanları üzerindeki riskleri anlattı. GENİŞ KATILIMLI PROGRAM Programa CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Ordu Milletvekili Seyit Torun, İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Parti Meclisi Üyesi Kübra Gökdemir, Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Görele Belediye Başkanı Aysel Uzun, il ve ilçe örgütü yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Giresun Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Erkan Türüdü, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu ve yönetim kurulu, Eğitim Sen temsilcisi Ali Şensoy, Giresun Doğa ve Çevre Platformu Başkanı Emirhan Yılmaz ve Furkan Karakol da programda yer aldı. RIZVANOĞLU: KARADENİZ KARADENİZLİLERİNDİR CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki açıklamada Karadeniz’in yoğun biçimde maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirterek iktidarın madencilik politikalarına tepki gösterdi. Rızvanoğlu, “AK Parti Karadeniz’i bir sömürge alanı gibi görüyor. Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar bu coğrafyayı şirketlerin çıkarı için talana açmak istiyorlar. Gözlerini yurttaşın toprağına, suyuna, ormanına diktiler. Biz buna ‘Öyle yağma yok’ diyoruz. Karadeniz Karadenizlilerindir” dedi. Bölgenin yüzde 85’inin maden ruhsatlı hale getirildiğini vurgulayan Rızvanoğlu, “Bu topraklarda insanlar neden doğduğu yeri terk etmek zorunda bırakılsın? Bu mücadele yalnızca çevreyi değil; yaşamı, üretimi, geleceği savunma mücadelesidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın yanındayız” diye konuştu. ŞENYÜREK: SEKÜ’DE VERİLEN MÜCADELE TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Giresun’da çevre mücadelesinin yalnızca doğayı koruma başlığıyla sınırlı olmadığını; temiz suyu, sağlıklı toprağı, fındık üretimini, köy yaşamını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunma mücadelesi olduğunu vurguladı. Şenyürek, “Karadeniz insanı doğasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmayı bilir. Bölge halkımız son derece dirençli, sağduyulu ve mücadele ruhu yüksek bir halktır. Sekü’de verilen mücadele bugün tüm Türkiye’ye örnek olmaktadır” dedi. Şenyürek, Giresun’un toprağının üstünün altından daha kıymetli olduğunu belirterek insanın, doğanın, suyun, fındığın, ormanın ve köy yaşamının maden şirketlerinin kazançlarından daha önemli olduğunu ifade etti. MİLLETVEKİLLERİNDEN HALKA DESTEK MESAJI Basın açıklamasının ardından milletvekilleri söz aldı. CHP heyeti, halkla yan yana durarak Giresun’un toprağını, suyunu, fındığını ve yaşam alanlarını sonuna kadar savunmaya hazır olduklarını açıkladı. Konuşmalarda maden şirketlerine karşı toprağın üstünün altından daha kıymetli olduğu vurgulandı. İnsan yaşamının, doğanın, suyun, tarımın, fındığın ve köylerin maden şirketlerinin kazançlarından daha değerli olduğu belirtildi. Milletvekilleri, Giresun’un dünyaca bilinen fındık üretimine dikkat çekerek dünyanın en kaliteli fındığının her madenden daha fazla ekonomik ve yaşamsal değere sahip olduğunu ifade etti. Fındık bahçelerinin, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmasının çevre, ekonomi ve halk sağlığı açısından zorunlu olduğu vurgulandı. GEZMİŞ: BU MÜCADELEDE ASLA YALNIZ OLMAYACAKSINIZ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Sekü halkının mücadelesini ilk günden bu yana sahada ve Meclis’te takip ettiklerini söyledi. Gezmiş, “Burada yurttaşlarımızla omuz omuza verdik, hep birlikte ‘madene hayır’ dedik. O gün Sekü halkına bir söz verdik: Bu mücadelede asla yalnız olmayacaksınız. Ardından örgütlerimizle birlikte bölgeye çıktık, kilometrelerce yürüyerek tespitlerimizi yaptık. Tirebolu’da da gür bir sesle söyledik; biz toprağımızın bereketini, temiz suyumuzu, yaşam alanlarımızı istiyoruz. Bu haklı mücadelede halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. RIZVANOĞLU: BU KÖTÜCÜL DÜZENE KARŞI HALKIMIZLA OMUZ OMUZAYIZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Sekü’de yaptığı konuşmada Karadeniz’in maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirterek iktidarın madencilik politikalarına sert tepki gösterdi. Rızvanoğlu, “Burayı kevgire çevirdiler, ihale sahası haline getirdiler. ‘Çevreyi kirletelim, birkaç ceza ödeyip yolumuza devam edelim’ anlayışıyla hareket ediyorlar. Biz bu kötücül düzene karşı halkımızla omuz omuzayız” dedi. Rızvanoğlu, “AK Parti Karadeniz’i bir sömürge alanı gibi görüyor. Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar bu coğrafyayı talana açmak istiyorlar. Buradaki yurttaş nereye giderse gitsin, yeter ki yandaş şirketler kazansın anlayışıyla hareket ediyorlar. Biz buna ‘Öyle yağma yok’ diyoruz. Karadeniz Karadenizlilerindir” ifadelerini kullandı. Rızvanoğlu, “Burası çiftçi memleketi, fındık memleketi. Bu insanlar nereye gidecek? Neden anasının, babasının, dedesinin toprağını bırakıp göç etmek zorunda kalsın? Biz bu kara düzene ‘Hayır’ diyoruz. Çünkü burada yalnızca yandaşlar kazanıyor; halkın toprağı, suyu, geleceği yok sayılıyor. Gelecek nesillerin ne olacağı umurlarında bile değil. Onların tek düşündüğü yandaşlarının kasasıdır” diye konuştu. ÖZLALE: BU MÜCADELE BÜTÜN YURTTAŞLARIN ORTAK MÜCADELESİDİR İzmir Milletvekili Ümit Özlale, doğa mücadelesinin artık ülke çapında ortak bir mücadeleye dönüştüğünü belirtti. Özlale, “Bu mücadele yalnızca bir köyün değil; çiftçinin, emeklinin, gençlerin, bütün yurttaşların ortak mücadelesidir” dedi. TORUN: HALKIN ÜSTÜNDE BAŞKA BİR GÜÇ YOKTUR Ordu Milletvekili Seyit Torun, halkın sesini yükselttiğinde doğayı rant uğruna yok etmek isteyenlerin geri adım atmak zorunda kalacağını söyledi. Torun, “Halk sesini yükselttiğinde geri adım atmak zorunda kalacaklar. Çünkü halkın üstünde başka bir güç yoktur. Bu bölgenin doğasını rant uğruna yok etmelerine izin vermeyeceğiz” diye konuştu. SEKÜ KÖYÜ’NDE HALK NÖBETİ CHP heyeti, Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki açıklamanın ardından Sekü Köyü’ne geçti. Heyet, bölgede aylardır madencilik faaliyetlerine karşı nöbet tutan yurttaşlarla bir araya geldi. AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait maden şirketinin, Çatalağaç Köyü’ndeki faaliyetlerini Tirebolu’nun Sekü ve Görele’nin Karlıbel bölgelerine genişletmek amacıyla başlattığı sondaj çalışmalarına karşı direnen köylüler, yaşadıkları çevresel sorunları ve mağduriyetleri CHP heyetiyle paylaştı. Köylüler, maden faaliyetlerinin su kaynaklarını, fındık bahçelerini, tarım alanlarını, meraları, ormanlık bölgeleri ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirtti. Yurttaşlar, maden ruhsatlarının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı üzerinde de baskı oluşturduğunu dile getirdi. KÖYLÜ KADINLARDAN DESTEK ÇAĞRISI Sekü Köyü’ndeki buluşmada özellikle köylü kadınlar söz alarak topraklarının zehirlenmesine karşı direnmek için destek istedi. Kadınlar, su kaynaklarının kirlenmesi ve köy yaşamının zarar görmesi halinde çocukların geleceğinin tehlikeye gireceğini belirtti. “Çocuklarımıza zehirli su içirmek istemiyoruz” sözleri, buluşmanın en güçlü mesajlarından biri oldu. Köylü kadınlar, fındık bahçelerinin, içme sularının, hayvancılığın, tarım alanlarının ve çocukların geleceğinin korunmasını istedi. Yurttaşlar, maden ruhsatlarına karşı mücadelenin köylerde yaşayan herkesin ortak yaşam hakkı meselesi olduğunu vurguladı. YURTTAŞLAR: ATA MİRASI TOPRAKLARIMIZI SAVUNUYORUZ Ziyaret sırasında yurttaşlar da yaşadıkları sorunları anlattı. Çatalağaç köyü sakinlerinden Esma Aydın, “Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Ceza yazmak çözüm değil, bize yaşam alanlarımızı geri versinler” dedi. Sekü Köyü sakinlerinden Mesut Aydın ise, “Biz bu ata mirasını geleceğe aktarmak için direniyoruz. Kimsenin bu toprakları talan etmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu, çevre mücadelesi nedeniyle baskı ve tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. GİRESUN’DA ORTAK YAŞAM SAVUNUSU CHP heyeti, çevre örgütleri, platform temsilcileri, sendika temsilcileri ve yurttaşlar, Giresun’da maden ruhsatlarına karşı ortak dayanışma mesajı verdi. Giresun Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Erkan Türüdü, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu ve yönetim kurulu, Eğitim Sen temsilcisi Ali Şensoy, Giresun Doğa ve Çevre Platformu Başkanı Emirhan Yılmaz ve Furkan Karakol’un yer aldığı programda halkın suyuna, toprağına, fındığına, ormanına ve yaşam alanlarına sahip çıkacağı vurgulandı. CHP heyeti, Karadeniz’de doğayı, suyu, yaşam alanlarını ve üretim kültürünü tehdit eden vahşi madencilik politikalarına karşı yurttaşlarla birlikte mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

GİRESUNLU STK’LARDAN MADENCİLİK TEPKİSİ“VAHŞİ MADENCİLİĞE HAYIR” Haber

GİRESUNLU STK’LARDAN MADENCİLİK TEPKİSİ“VAHŞİ MADENCİLİĞE HAYIR”

GİRESUNLU STK’LARDAN MADENCİLİK TEPKİSİ“VAHŞİ MADENCİLİĞE HAYIR” İstanbul’da faaliyet gösteren Giresunlu sivil toplum örgütleri, Giresun’da yürütülen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tepki gösterdi. Göktürk Giresunlular Derneği ve Dereli Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şener, Giresun’un dereleri, ormanları, yaylaları ve yaşam alanlarının korunması gerektiğini belirterek, “Giresun sahipsiz değildir” dedi. İstanbul’da faaliyet gösteren Giresunlu sivil toplum örgütleri, Giresun’un doğasını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı açıklama yaptı. Giresunlu Sivil Toplum Örgütleri adına konuşan Göktürk Giresunlular Derneği ve Dereli Dernekler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Şener, Giresun’un doğal varlıklarının korunması için ortak mücadele çağrısında bulundu. Şener, doğdukları, büyüdükleri, kültürüyle ve doğasıyla var oldukları Giresun’da yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı seslerini yükseltmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi. “GİRESUN’UN DOĞASI TEHDİT ALTINDA” Mustafa Şener, Giresun’un eşsiz doğasının, derelerinin, ormanlarının, yaylalarının ve yaşam alanlarının geri dönülmez biçimde tehdit altında olduğunu vurguladı. Bilimsel denetimden uzak, doğa ve insan sağlığını hiçe sayan madencilik uygulamalarının yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da tehdit ettiğini belirten Şener, madencilik adı altında yürütülen faaliyetlerin su kaynaklarını kirlettiğini, tarım ve hayvancılığı zarara uğrattığını, biyolojik çeşitliliği yok ettiğini, yerel halkın yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını tehdit ettiğini ifade etti. Şener, doğanın yalnızca ekonomik bir kaynak olarak görülemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bizler biliyoruz ki doğa bir kaynak değil, yaşamın kendisidir. Giresun’un dağları, dereleri ve ormanları şirketlerin kâr hırsına kurban edilemez.” “TÜM MADENCİLİK FAALİYETLERİ DERHAL DURDURULMALI” Giresunlu sivil toplum örgütlerinin taleplerini de açıklayan Mustafa Şener, doğaya zarar veren madencilik faaliyetlerinin derhal durdurulması gerektiğini söyledi. Şener, Çevresel Etki Değerlendirme süreçlerinin şeffaf, bilimsel ve halkın katılımına açık şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Yerel halkın rızası olmadan hiçbir projeye izin verilmemesi gerektiğini ifade eden Şener, Giresun’un doğal ve kültürel mirasının korunması, sürdürülebilir yaşam politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti. “BU BİR YAŞAM MÜCADELESİDİR” Mustafa Şener, İstanbul’dan Giresun’a uzanan çevre mücadelesinde doğayı, suyu ve geleceği savunmaya kararlı olduklarını söyledi. Şener, mücadelenin yalnızca çevre meselesi olmadığını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı: “Bu sadece bir çevre mücadelesi değil, aynı zamanda bir yaşam mücadelesidir. Tüm kamuoyunu, bilim insanlarını, demokratik kitle örgütlerini ve duyarlı yurttaşları Giresun’un doğasına sahip çıkmaya çağırıyoruz. Giresun sahipsiz değildir. Doğa yaşamdır, yaşamdan vazgeçmiyoruz.”

ÇİFTÇİ: “DOĞAMIZI, SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI YOK EDEN MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” Haber

ÇİFTÇİ: “DOĞAMIZI, SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI YOK EDEN MADENCİLİĞE KARŞIYIZ”

ÇİFTÇİ: “DOĞAMIZI, SUYUMUZU VE TOPRAĞIMIZI YOK EDEN MADENCİLİĞE KARŞIYIZ” CHP Giresun İl Genel Meclis Üyesi Eyüp Çiftçi, İl Genel Meclisi’nin Mayıs ayı ilk toplantısında maden faaliyetlerini gündeme taşıdı. Çiftçi, Alagöz Madencilik üzerinden yaşanan çevre tahribatına dikkat çekerek, “Biz netiz: Madene karşıyız” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Genel Meclis Üyesi Eyüp Çiftçi, İl Genel Meclisi’nin Mayıs ayı ilk toplantısında Giresun’daki maden faaliyetlerine sert tepki gösterdi. Çiftçi, maden çalışmalarının doğaya, su kaynaklarına, tarım alanlarına ve insan sağlığına zarar verdiğini belirterek, bu sürecin yalnızca çevre sorunu olarak görülemeyeceğini söyledi. Çiftçi, Alagöz Madencilik’in bölgede oluşturduğu tahribatı gündeme getirerek ormanlık alanların zarar gördüğünü, fındık bahçelerinin verimsizleştiğini ve toprağın kimyasal etkilerle tehdit altında kaldığını ifade etti. Atık suların derelere bırakılmasının ciddi bir ekolojik risk oluşturduğunu belirten Çiftçi, yaşananların gelecek nesilleri de doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. “BU DOĞRUDAN YAŞAM HAKKI MESELESİDİR” Eyüp Çiftçi, maden faaliyetlerinin yalnızca bugünün çevre dengesini değil, bölgenin geleceğini de tehdit ettiğini söyledi. İçme suyu kaynaklarının kirlenmesi, tarım alanlarının zarar görmesi ve doğal yapının bozulması karşısında sessiz kalınamayacağını belirtti. Çiftçi, “Bu sadece bir çevre meselesi değil, bu doğrudan insan sağlığı ve yaşam hakkı meselesidir” sözleriyle tepkisini dile getirdi. BÖLGE HALKININ MÜCADELESİNE DESTEK Çiftçi, yaşam alanlarını korumak için nöbet tutan vatandaşların mücadelesine destek verdi. Bölge halkının suya, toprağa ve doğaya sahip çıkmak için kararlı bir duruş sergilediğini belirten Çiftçi, bu tepkinin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Çiftçi, vatandaşların mücadelesini haklı bir yaşam savunusu olarak nitelendirdi. SU PROJESİNDE TAKİP SONUÇ VERDİ Eyüp Çiftçi, konuşmasında Giresun merkez, Keşap, Dereli ve Piraziz’i yakından ilgilendiren büyük su projesine de değindi. Projenin uzun süredir takipçisi olduklarını belirten Çiftçi, ısrarlı gündem ve kararlı takip sonucunda önemli bir aşamaya gelindiğini ifade etti. Çiftçi, “Sürekli dile getirdik, takipçisi olduk ve sonunda muvaffak olduk” dedi. “KURU KURUYA MUHALEFET YAPMIYORUZ” Çiftçi, muhalefet anlayışlarının yalnızca eleştiriye dayanmadığını, halkın sorunlarına çözüm üretilmesini hedeflediklerini söyledi. Çiftçi, “Kuru kuruya muhalefet yapmıyoruz. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek. İktidarı çalıştırmak, halkın sorunlarına çözüm buldurmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Doğru yapılan işlere destek vereceklerini belirten Çiftçi, “Biz halk için varız. Söylediklerimiz dikkate alınır, gereği yapılırsa teşekkür etmesini de biliriz” dedi. “BİZ NETİZ: MADENE KARŞIYIZ” Eyüp Çiftçi, konuşmasının sonunda maden faaliyetlerine karşı tutumunu açık sözlerle ortaya koydu. Çiftçi, “Bu şekilde yapılan madencilik faaliyetleri yaşam alanlarımızı mahvediyor. Doğamızı, suyumuzu, toprağımızı yok eden hiçbir girişime rıza göstermeyiz. Biz netiz: Madene karşıyız” dedi.

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA Haber

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarj ettiği için 2 milyon 517 bin TL idari para cezası aldı. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerini gerekli tedbirler alınıncaya kadar durdurdu. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait maden sahasında atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. İşletme daha önce iki kez aynı ihlal nedeniyle para cezası almıştı. Bakanlık, üçüncü tespitte cezayı üç kat uyguladı ve şirkete toplam 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesti. YERALTI GALERİSİNDE ÜRETİM DURDURULDU Kirliliğin yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyu deşarjıyla oluştuğu tespit edildi. Bakanlık, taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanması ve deşarjın çevre mevzuatına uygun hale getirilmesi için havuz yapılıncaya kadar maden ocağında taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerini durdurdu. ŞEBİNKARAHİSAR FELAKETİ HAFIZALARDAKİ YERİNİ KORUYOR Giresun, madencilik kaynaklı çevre riskiyle ilk kez karşı karşıya kalmadı. Şebinkarahisar ilçesinde 18 Kasım 2021’de Nesko Maden AŞ’ye ait atık barajındaki iç set yıkıldı. Giresun Valiliği, olayın ardından teknik heyet görevlendirdi, bölgede numune alındığını açıkladı ve işletmenin faaliyetlerini 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15. maddesi gereğince süresiz durdurdu. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki 2021 atık barajı çökmesinin ardından yaptığı çalışmada ağır metal içerikli atıkların Darabul Deresi’ne, Kelkit Vadisi’ne ve Kılıçkaya Barajı’na ulaştığını açıkladı. Vakıf, 2024’te yayımladığı değerlendirmede, aradan geçen süreye rağmen bölgede ağır metal kirliliğinin sınır değerlerin altına indirilemediğini ve doğal varlıklar üzerindeki riskin sürdüğünü bildirdi. CEZA YETMEZ, TAHRİBATIN ONARIMI GEREKİR Doğankent’teki son ceza, Giresun’da madencilik faaliyetleriyle ilgili temel soruyu yeniden gündeme taşıdı: Şirketler ceza ödeyip yoluna devam ederken dere, toprak, tarım alanı ve yaşam alanlarında oluşan tahribat nasıl onarılacak? Çevre Kanunu, çevreyi kirletenlerin meydana gelen kirlenme ve bozulmadan kusur şartı aranmaksızın sorumlu olduğunu düzenliyor. Bu nedenle idari para cezası tek başına dosyayı kapatmıyor. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekiyor. MİLLETVEKİLİNE YANIT BEKLEYEN SORU Alagöz Holding’in internet sitesinde Alagöz Maden, holding iştirakleri arasında yer alıyor. TBMM’nin resmi sayfasında AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün iş insanı olduğu, maden ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların sahibi olduğu bilgisi bulunuyor. Kamuoyu şimdi yalnızca cezanın tahsil edilmesini değil, doğanın uğradığı zararın nasıl giderileceğini de öğrenmek istiyor. Çatalağaç Deresi’ne karışan atık suyun etkisi, taban suyunun kirlilik düzeyi, derenin taşıdığı risk, tarım alanları ve içme-kullanma suyu kaynakları üzerindeki sonuçlar şeffaf biçimde açıklanmalı. GİRESUN’DA MADEN DOSYASI DENETİM DOSYASINA DÖNÜŞTÜ Şebinkarahisar’da atık barajı çöktü, Doğankent Çatalağaç’ta aynı ihlal üçüncü kez tespit edildi. Giresun’da maden tartışması artık yalnızca ruhsat ve yatırım tartışması değil; denetim, çevre güvenliği, kamu sağlığı ve ekolojik onarım meselesi haline geldi. Para cezası, kirlenen dereyi temizlemiyor. Kısmi kapatma, geçmiş ihlallerin sonucunu ortadan kaldırmıyor. Giresun kamuoyu, “Maden faaliyeti bittiğinde şirket çekip giderse, doğanın tahribatını kim ve nasıl onaracak?” sorusuna açık yanıt bekliyor. VEKİLLERİN MADEN SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun’daki maden tartışmalarında “vahşi madenciliğe karşıyız, madenciliğe değil” açıklaması yaptı; doğaya zarar verilmemesi ve işletme sonrası alanların eski haline getirilmesi gerektiğini savundu. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas da Sekü Köyü sürecinde bölgede yürütülen çalışmanın maden arama faaliyeti olduğunu, maden çıkarma aşamasının ÇED süreci sonrasında başlayabileceğini ve çevre ile insan sağlığı açısından risk taşıyan hiçbir çalışmaya izin verilmeyeceğini söyledi. Doğankent Çatalağaç’ta aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, bu açıklamaları yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. ÇED SÜRECİNİ SAVUNAN İDAREYE KİRLİLİK SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Madencilik’in Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden projesi için verilen “ÇED Olumlu” kararını ilan etti; CHP heyetinin itiraz başvurusu sırasında İl Müdürü Murat Cavunt, süreci takip ettiklerini ve bölgede yeniden inceleme yapacaklarını söyledi. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Şimdi yanıt bekleyen soru şudur: ÇED sürecinde denetim ve çevre güvenliği vurgusu yapılırken, aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı ve Çatalağaç Deresi’nde oluşan tahribat kim tarafından, hangi takvimle ve nasıl onarılacak?

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

TEMÜR’DEN MADEN ÇIKIŞI: “VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ, MADENCİLİĞE DEĞİL” Haber

TEMÜR’DEN MADEN ÇIKIŞI: “VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ, MADENCİLİĞE DEĞİL”

ALİ TEMÜR’DEN MADEN ÇIKIŞI: “VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞIYIZ, MADENCİLİĞE DEĞİL” AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, 18 Nisan 2026’da Gelevera TV’de katıldığı canlı yayında maden tartışmasını programın en sert başlıklarından biri haline getirdi. Temür, Giresun’un “yüzde 85’i maden alanı” iddiasına rakamlarla karşı çıktı, yer altı kaynaklarının çıkarılmasını savundu, Sekü hattındaki çalışmanın “numune alma, karot alma ve kırıntı alma” faaliyeti olduğunu söyledi. “GİRESUN’UN YÜZDE 85’İ MADEN ALANI” İDDİASINA RAKAMLI YANIT Temür, yayında bu başlığı doğrudan açtı ve kendisine sahada yöneltilen tepkiyi de tırnak içinde aktardı: “Gittiğimiz birçok yerde vatandaşlar bize diyor ki efendim siz nasıl vekilsiniz? Giresun’un %85’i maden alanı olmuş. Siz ne yapıyorsunuz?” Ardından şu ifadeleri kullandı: “Arkadaşlar açık net olarak bilgi verelim. Bu MAPEK’in bize verdiği bilgi internet sitesinde de tüm illerin maden alanlarının oranlaması ve yüz ölçümüne göre ne kadar alan kestiğini ortaya koyuyor. Bakın ben buradan okuyorum. Maden ruhsat alanlarının tamamında madencilik kapsamında fiili olarak kazı faaliyeti sürdürülmemektedir. Yani hepsi kazıyla olmuyor. Tünelli oluyor, başka şekillerde oluyor.” Temür, devamında “İli dahilinde maden işletme ruhsatları için verilmiş olan işletme izin alanlarının ilin yüz ölçümüne oranı %3,49 iken bu işletme izin alanlarındaki fiili kazı alanı ise il yüzölçümünün yalnızca 10 binde 4’ü kadardır. Resmi bilgiler %85 nerede?” dedi. Temür, yeni ihale sahaları için de ikinci bir veri seti okudu. “Son ihale grubunda Giresun ili dahilinde 11 adet saha ilana çıkılmış olup bu sahaların toplam alanı 17.930 hektardır. Bu alan ilin yüz ölçümünün ise yalnızca 2,55’i kadardır” diyen Temür, “Her 100 maden arama ruhsatından bir tanesinin işletme sahasına geçtiği düşünüldüğünde Giresun ilindeki madencilik faaliyeti yapılan alanların ilin yüz ölçümüne oranının %1’in üzerine dahi geçmesi mümkün görmemektedir” ifadelerini kullandı. Aynı bölümde, “Bu yeni arama için verilen izinle alakalı, ihale ile alakalı söyleniyor” dedi. “KENDİ DOĞALGAZIMIZI, MADENİMİZİ, PETROLÜMÜZÜ ÇIKARACAĞIZ” Temür, yer altı kaynaklarının çıkarılmasına karşı olmadığını açık cümlelerle anlattı. “Biz 195 tane bağımsız ülke kendi doğalgazını, petrolünü, madenini nasıl çıkarıyorsa biz de kendi doğalgazımızı, madenimizi, petrolümüzü çıkaracağız. Ama çevreye, doğaya, canlılara, bitki örtüsüne zarar vermeden” dedi. Maden sahalarındaki rehabilitasyon yükümlülüğünü de şu sözlerle anlattı: “Bir bölgede kazı alanı kuruldu, maden çıkartılıyor. Bu maden 10 yıl boyunca çıkartıldı. Ama bu maden çalışması bittikten sonra mutlaka işletmeci firmanın o bölgedeki verdiği zararları revize etmesi, yerine getirmesi, yenilemesi gerekiyor. Yeşil örtüyü yok ettiyse, yeşil örtü orada başka zararlar verdiyse eski haline getirmesi için taahhüt alınıyor.” Programda moderatörün, “Dünyanın hiçbir ülkesi yeraltı ve yerüstü zenginlikleri çöpe atmaz” sözlerine de onay veren Temür, bu çizgiyi daha da sertleştirdi. “Şimdi evimizde madenin, tencere tas hepsi madenin ürünü. Pencerenizin kenarına yaptığınız demir maden ürünü. Olmadığı zaman istemedik diyen bir grup var bu ülkede. Neye karşı geldiğini bilmiyor. Her şeye karşı geliyorsunuz, iki dakika elektrik kesilse kıyamet koparıyorsunuz” dedi. Ardından şu cümleyi kurdu: “İyi hesaplama yapılacak. Yerin üstü de bizim için bir zenginlik. Bitki örtüsü de çok kıymetli. Ya tahribat veriyorsa orayı eski haline çevirecek.” SEKÜ BAŞLIĞINDA “YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARIN HÜKMÜ KALMAMIŞTIR” DEDİ Temür, Tirebolu Sekü hattındaki tartışmayı da yayında ayrıca açtı. Önce protestolarda kullanılan sloganı olumlu bulduğunu söyledi. “Bu Tirebolu’nun Seki köyünde bir olay var. Oradaki protestocu grup bana göre süper bir sloganla çıktı. ‘Vahşi madenciliğe karşıyız. Madenciliğe değil.’” dedi. Hemen ardından kendi pozisyonunu şu cümlelerle tarif etti: “Bu ülkenin değerlerini çöpe atamazsınız. Binlerce yılda oluşuyor o kaynaklar. Dünyada gelişmiş ülkeler nasıl yapılıyorsa bizde de öyle yapılsın. Niye karşı geldiğimizi bilmiyoruz ki. Zaten bizim madencilik ve diğer konulardaki çalışmalarımızın tamamı Avrupa Birliği normlarında yapılır.” Sekü dosyasında hukuki sürece ilişkin de net konuşan Temür, “Orada bir yürütmeyi durdurma kararı verilmiş. Ama bu sadece şununla alakalı; il müdürlüğü ya da genel müdürlüğün hangisi bu konuda karar verecek, ÇED gerekli değildir raporuna yetkilidir konusundadır” dedi. Temür, devamında “Daha sonra genel müdürlük bu konuda yetki verdiği için bize söylenen genel müdürlük tarafından, bakanlık tarafından yürütmeyi durdurma kararın hükmü kalmamıştır” ifadesini kullandı. Aynı bölümde, “O bölgedeki yapılan çalışma da numune alma, karot alma ve kırıntı alma çalışmasıdır. Dolayısıyla vatandaşımızın yerinde de böyle bir çalışma yapılmıyor. Kendisine ait olan bölgede işletici firma çalışma yapıyor” dedi. Valiliğin tutumunu ise “Valilik gerekli çalışmaları, araştırmaları yaptıktan sonra oradaki vatandaşın yürütmeyi durdurma kararıyla alakalı olmayan çalışmalar ortaya koyduğu için müsaade etti ona aracını götürmesine” sözleriyle anlattı. “HİÇBİR DEVLET VATANDAŞINI GÖRMEZDEN GELMEZ” Temür, tartışmanın sonunda devletin tutumunu savundu ve tepki biçimlerini hedef aldı. “Şunu düşünmek, hiçbir devlet, hele Türkiye Cumhuriyeti gibi binlerce yıllık kültürden gelen bir devlet vatandaşını görmezden gelmez, önemsememezlik yapmaz. Çok dikkatle dinler, inceler. En hayırlı ülke adına, insanlar adına en hayırlısı neyse ona karar verir” dedi. Ardından şu eleştiriyi yöneltti: “Çok aceleci bir reaksiyon göstermeye başladık. Az önce de söyledim, mesele üzerinden yüzlerce insanı yığıyorsunuz, slogan attırıyorsunuz. Sonuç alamıyorsunuz.” CUMHURBAŞKANI VE SİYASİ ÇERÇEVE Temür, yayının açılışında siyasetin genel çerçevesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üzerinden kurdu. “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la yol yürümek bir şereftir”, “Türkiye’nin etrafı ateş çemberi ama biz Ramazanımızı ve bayramımızı huzur ve güven içerisinde gerçekleştirdik”, “Artık daha önceki süreçlerde başkalarının oyunun figürü değiliz. Biz eğer oyun kurulacaksa bölgede kendimiz kuruyoruz” dedi. Temür, “24 yıldır tüm seçimlerde bize destek veren öncelikle Espiye ve diğer ilçeleri tüm Giresunlu hemşehrilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum”, “Giresun beklediği projeleri teker teker gerçekleştiriyor”, “Bizim Giresun’da halkımıza verdiğimiz sözleri birebir yerine getiriyoruz”, “Biz Giresun için varız. Hizmet odaklı bir siyaset gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullandı. ADALET SARAYI, LOJMAN VE HAKİMEVİ DOSYASI Temür, “Giresun Adalet Sarayı projemiz 2009’da programa alınmıştı. Gelir gelmez hemen gündeme aldık” dedi. “Giresun merkezdeki cezaevini Espiye’ye taşımıştık. Espiye’deki cezaevini hizmete açtıktan sonra Giresun’daki cezaevini yıktık. Onun yerine Türkiye’de bağımsız adalet sarayı olmayan tek ildik arkadaşlar. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırdık” sözleriyle projeyi anlattı. Temür, “Yaklaşık değeri 2 milyar Türk lirası civarında. 37 bin 100 metrekare. Tüm ihtiyacımızı giderecek. Yaklaşık 300 araçlık da otoparkı var” dedi. Ardından, “Hem Adalet Sarayı hem de Giresun merkezde 34 tane yargı mensubuna lojman, 15 tane Bulancak’ta, 15 tane de Şebinkarahisar’da yargı mensuplarına yepyeni lojmanlar aldık” ifadesini kullandı. Keşap için de “Yaklaşık 80 odalı hakimevi projemiz Samsun’dan Artvin’e kadar hiçbir ilde yok. İnşallah ilki Giresun’da olacak” dedi. SAĞLIKTA PET, ANJİYO, KALP MERKEZİ VE YENİ HASTANELER Sağlık yatırımları yayının en geniş bölümlerinden birini oluşturdu. Temür, “Haziran 2024 yılında mecliste odamda oturuyorum. Bir telefon geldi. Bir eski muhtarımız. ‘Sayın vekilim ben 19 Mayıs Üniversite Hastanesi’nin önündeyim. Hastama PET cihazı çektirmek için geldim ama bana Aralık ayının 8’ine gün veriyorlar’ dedi” sözleriyle süreci anlattı. “Eğer bu hasta gerçekten kanser hastası ise iki tane evre geçiriyor. Hemen bakanımızla görüştük. Giresun’a mutlaka bir PET cihazı alınması gerektiğini ifade ettik” diyen Temür, “750 binin altındaki illere PET cihazı vermiyorlar ama biz halkımızın duasıyla bunu başardık ve bir yıl içerisinde bu PET cihazını Eğitim Araştırma Hastanesi Giresun’da açtık. Şu anda hizmet veriyor” dedi. “Türkiye’de 750 binin altında büyükşehir olmayan iller arasında birkaç tane ilden bir tanesi Giresun PET cihazı olan” sözlerini de ekledi. Temür, İlhan Özdemir Devlet Hastanesi için de “Bakımsız bir haldeydi. B grubuna düşmüştü. Biz o hastaneyi hemen A grubuna aldırdık. Baştan aşağı yeniledik ve şu ana kadar tam 93 milyon lira masraf ettik. Bir yıl içerisinde 150 yataktan 250 yatağa çıkardık” dedi. “Aynı zamanda o hastaneye bir anjiyo ünitesi kurduk. Şu anda aylık 120 tane civarında hastamıza anjiyo uygulaması yapılıyor”, “Giresun İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’nde kalp merkezi kuruyoruz”, “Akciğer kan pompamız geldiği anda doktorlarımızı tedarik ettik”, “Orada aynı eğitim araştırma hastanesindeki işlemler gibi kalp operasyonları yapılacak. Baypas ameliyatı yapılacak” ifadelerini kullandı. İlerleyen bölümde ise “Anjiyo merkezini İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’ne kuracağız dedik. İşte arkadaşlar örneği burada anjiyo ünitemizi İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’ne kurduk. Ayrıca bir de sanal anjiyo olarak ilaçlı anjiyo der vatandaşımız onu da İlhan Özdemir Hastanesi’nde gerçekleştirdik” dedi. Temür, sağlıkta yeni yatırım başlıklarını da tek tek sıraladı. “2026 Yatırım Programına 250 yataklı Eğitim Araştırma Hastanesi ek binasını aldırdık”, “Giresun İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’ni 250 yataklı olarak programa aldırdık”, “150 yataklı göğüs hastanemizin yeniden yapımı ile alakalı programa aldırdık”, “Keşap ilçemize devlet hastanesi programı aldırdık”, “Duroğlu beldemize hem de Piraziz ilçemize Aile Sağlığı Merkezi programa aldırdık” dedi. Temür, “Programa aldırdığımız hastanelerin değeri şu anki fiyatlarla tam 6 milyar lira. Bitimi zannediyorum 10 milyarın üzerinde olur” ifadesini kullandı. AFAD, SEL TEDBİRLERİ VE İŞ MAKİNELERİ Temür, afet ve altyapı başlığında “Bizim bölgemiz sel felaketlerine uğrayan bir bölge. Dolayısıyla sel öncesi tedbirleri alabilmek için DSI tarafından tam 8 tane ekskavatörümüz Giresun’a aktarıldı” dedi. “Geçen yıl İçişleri Bakanlığı’na bağlı AFAD tarafından Giresunumuza tam 1 milyar 200 milyon civarında AFAD ödeneği aktardık”, “Tüm ilçelerimizde, tüm beldelerimizde yaklaşık 1250 noktada duvar çalışması, 200 noktada da menfez çalışması gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı. Temür, “Geçen yıl 57 tane iş makinesi aldık. Tüm ilçelerimize dağıttık. Bu yıl da 13 tane alıyoruz. Toplam 70 oluyor” dedi. TURİZMDE ADA, MAVİ GÖL, GÖKSU VE ZEYTİNLİK EVLER Turizm başlığında Temür, “Giresun’un bir turizm, eğitim ve kültür şehri olması noktasında büyük bir mücadele veriyoruz” dedi. “Şükürler olsun artık Giresun Adası bize bakmıyor. Giresun Adası’nı turizme kazandırdık. İnşallah bu yıl çok güzel bir çalışmayla adanın içerisinde bir restorantımız olacak” ifadesini kullandı. Dereli hattı için de “Göksu travertenleri ile Mavi Göl arasında 2,5 kilometrelik bir yürüyüş yolu yapıyoruz”, “Bu bölgeyi çok büyük bir cazibe merkezi haline getireceğiz” dedi. “Göksu travertenlere bir yaz döneminde 500 bin civarında misafir kabul ediyoruz”, “Otopark konusunda yaklaşık 80 milyon lira harcadık”, “Maviden beyaza yolculuk projemiz hazır”, “O bölgeye tam 200 milyon lira harcadık” sözlerini kullandı. Zeytinlik Evler için de Temür, “Geçen yıl 10 milyon lira aldık. Bu yıl 10 milyon lira aldık”, “Bu beton binaları teker teker yıkıyoruz. Kamulaştırıp yıkıyoruz”, “Şu anda 20 milyon civarında para kullandık ve restore ediyoruz” dedi. “Eğer bu biterse bölgede çok ciddi bir rekreasyon alanı oluşacak” sözleriyle projeyi anlattı. SU PROJELERİ: KOÇKAYA, SİSDAĞI VE BÜYÜK İÇME SUYU HATTI Temür, “Biz su konusunda çok büyük çalışmalar yapıyoruz” dedi. “Giresun Yukarı Havza bölgesinde Koçkaya Tevsip Bendini bitirdik”, “Giresun Merkez’de büyük bir gölet çalışmamız oldu. İhalesini yaptık. 269 milyon lira. Bu yaz çalışması başlıyor” ifadelerini kullandı. Sisdağı-Ören hattı için de “Geçen yıl başlayamadık. Yol izinlerini alamamıştık. Bu sene yol izinlerini aldık. İnşallah bu yaz yüklenici firma hem yolu yapacak hem de Sis Dağı’ndaki Ören’deki bölgeye hizmet edecek göletimizin çalışmasını başlatacak” dedi. İçme suyu projesinde ise Temür, “Önümüzdeki yıllarda hem dünyada hem Türkiye’de hem de Giresun’da su sorunu çok büyük bir sorun” dedi. “Giresun’da içme suyu projesi 2025 yılında programa alındı”, “Giresun Merkez, Bulancak, Dereli, Keşap ilçelerimiz ve köylerinin ihtiyacını giderecek büyük su projesi”, “Yaklaşık 2 milyar 300 milyonluk kısmı ihaleye çıktı”, “Boru ağımız yaklaşık 41 kilometresinin ihalesi yapıldı”, “İnşallah 2029 yılında bu proje bitmiş olacak”, “Yaklaşık maliyeti de 10 milyar civarında olacağını tahmin ediyoruz” ifadelerini kullandı. İLÇE İLÇE YATIRIM LİSTESİ Temür, ilçe yatırımlarını da peş peşe sıraladı. “Tirebolu’da gençlik merkezimiz bitti. Hizmete açıldı”, “Tirebolu yurt binası 350 öğrencilik, hizmete açılıyor, bitmek üzere”, “Espiye’de öğrenci yurdu ihtiyacını biliyoruz”, “Gençlik merkezimiz bitti”, “Yarı olimpik yüzme havuzumuzun projesini hazırladık. Yakında ihalesini gerçekleştireceğiz” dedi. Güce için “Yaşlı rehabilitasyon merkezi”, “Bir ay içerisinde hizmete girecek”, “Yaklaşık 40-50 kişi çalışacak. 60 tane ihtiyaç sahibi yaşlımızı burada güven içerisinde, huzur içerisinde bakacağız” ifadelerini kullandı. Dereli için ise “Dereli stadının etrafındaki istinat duvarlarının imalatını gerçekleştirdik. Şimdi de o bölgeye stadımızı imal etmek için çalışıyoruz” dedi. EĞİTİM VE SPOR YATIRIMLARI Temür, eğitim yatırımlarını da geniş bir listeyle anlattı. “Giresun İmam Hatip Lisesi şu anda yüzde 70’ler civarında bitmek üzere. Bu yıl bitireceğiz” dedi. Ardından “Bulancak Aydındere İlkokulu yüzde 100 bitirdik”, “Dereli Öğretmenevi 40 yataklı yüzde 80 seviyesinde”, “Merkez Yeniyol İmam Hatip Lisesi yüzde 80 seviyesinde”, “Bulancak Yunus Emre İlkokulu 12 derslik yüzde 50 seviyesinde”, “Şebinkarahisar 100 kişilik ortaöğretim pansiyonu yüzde 10 seviyesinde”, “Merkez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 20 derslik yüzde 30 seviyesinde”, “Görele İlkokulu 24 derslik ihalesi yapıldı”, “Tirebolu Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan İlkokulu 16 derslik”, “Merkez Özel Eğitim Ortaokulu ihalesi yapılmak üzere”, “Merkez 23 Nisan İlkokulu proje aşamasında”, “Merkez Gedikkaya İlkokulu proje aşamasında”, “Espiye Esentepe İlkokulu 2026 programına girdi” dedi. Spor yatırımlarında ise Temür, “Bulancak ilçesi 800 seyircili kapalı spor salonu ihalesi ihaleye çıktı”, “200 seyircili yarı olimpik yüzme havuzunun 5 Mayıs’ta ihalesi yapılıyor. Ödeneği geldi. Bakanımız talimatı verdi” ifadelerini kullandı. MORFOLOJİ BİNASI VE ÜNİVERSİTE DOSYASI Temür, üniversite için “Bizim tıp fakültemiz var. Tıp fakültemizin de eğitim göreceği morfoloji binamız var” dedi. “Geçen sene 230 milyon lira çıkardık ödenek olarak”, “Bu yıl da yaklaşık 300 milyon civarında ödenek ihtiyacı olduğunu ifade ettiler. Biz de bu ödeneğin tamamını çıkardık”, “Bu yılın sonuna doğru morfoloji binamız bitiyor” sözlerini kullandı. YOL BAŞLIĞINDA EĞRİBEL, KOVANLIK-AYDINDERE, BEKTAŞ VE DAL-ÇIK Ulaşım başlığında Temür, Espiye hattı için “2020 yılında çok büyük sel felaketi yaşadık ve yolumuz çok büyük zarar görmüştü”, “Yolun tamamının bitirilmesine yaklaşık 550-600 milyon civarında bir ödenek ihtiyacı vardı”, “Bu para 570 milyon olarak Giresun’a aktarıldı”, “Bu yaz sezonunda yolumuzun tamamını bitirmiş olacağız” dedi. Kovanlık-Aydındere hattında ise “Geçen yıl çok ciddi bir çalışma yaptık. Ciddi ödenek aktardık”, “Bu yıl da çok hızlı bir çalışma olacak”, “Hiç olmazsa 10-15 tane virajın keskin kulpunun kırılmasını sağlayacağız” ifadelerini kullandı. Bektaş yolu için de “Dün itibariyle bu izin geldi”, “Gerekli araç gereç kiralaması ile beraber ihtiyaç duyulan Bektaş yolundaki genişletmelerin, iyileştirmelerin yapılmasına şu anda başlıyoruz”, “Bu sıkıntı bittikten sonra sıfır asfaltla sıcak asfaltla kaplanması noktasında ödeneğimiz var” dedi. Dal-çık ve Güney Çevre Yolu için Temür, “Sayın Cumhurbaşkanımıza konuyu arz ettim”, “Hiç olmazsa Giresun Güney Çevre yolu etap etap programa alınsın dedim”, “Kendisi talimat verdi”, “Dereli Şebinkarahisar yolunun Dereli’den itibaren Kotana dediğimiz Kümbet sapağına kadar olan kısmı yaklaşık 2 milyar değerinde. Talimatı verildi”, “Dalçıkla alakalı da konuyu Cumhurbaşkanımıza arz etmiştik” dedi. FINDIK ÇARŞISI VE FINDIKTA BİLİMSEL ALTYAPI Temür, fındık için tanıtım ve araştırma ayağını birlikte anlattı. “Rize’de çay çarşısı var. Biz de Giresun’a bir fındık çarşısı istiyoruz dedik” sözleriyle başlayan Temür, “Restoranımız olacak, mescidimiz olacak, büyük bir kafemiz olacak, 10-15 tane de fındık satışı ile alakalı reyonlarımız olacak” dedi. Üniversite tarafında ise “Giresun Üniversitesi Türkiye genelinde fındık ihtisas üniversitesi”, “Fındıkla alakalı çalışmalar yapmak üzere laboratuvar yeri arıyorlardı”, “Orada hem fındık fidanı hem de toprak, yaprak analizi ve bilimsel çalışmalar konusunda bir laboratuvar kurulacak” ifadelerini kullandı. SANAYİ, OSB VE SOSYAL KONUT Temür, sanayi başlığında “3. Organize Sanayi Bölgesi Espiye”, “Kamulaştırma kararını onaylattık”, “4’üncüsü için de kamu yararı kararını onaylattık” dedi. “Bulancak’ta şu anda 3 bin 500 tane istihdam sağladık. Devam eden projelerle 5 bine tamamlıyoruz” sözlerini kullandı. Şebinkarahisar için de “5. OSB’yi Şebinkarahisar’da kurduk, kuruluşunu tamamladık” dedi. Konut başlığında ise “Giresun’da 1670 civarında yeni sosyal konut yapacağız”, “TOKİ’de toplantı yaptık”, “İlk Evim İlk Arsam projesinin akıbetini sorduk”, “Giresun’da 1670 küsur tane TOKİ sosyal konut projemiz var” ifadelerini kullandı. YAYLA ELEKTRİĞİ TARTIŞMASINDA CHP’Yİ HEDEF ALDI Temür, yayla elektriği sorununda muhalefeti doğrudan hedef aldı. “2017-2018 yıllarında yayla elektriği ile alakalı kanun çıkarmışız”, “Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesi’ne götürülmüş ve iptal ettirilmiş”, “İptal ettirildiği için ortada bir kanun yok” dedi. “Danıştay geçen bir karar daha aldı”, “Aksa artık o bölgede projeye uygun da yapılsa abonelik veremiyor”, “Vatandaşımız da kaçak elektrik parası ödemek zorunda kalıyor” ifadelerini kullanan Temür, “Bunun vebali, günahı Cumhuriyet Halk Partisi’nin” dedi. GURBETE DÖNÜŞ VE KAPANIŞ MESAJI Gurbette yaşayan Giresunluların dönüşü sorulduğunda Temür, “Emekli kesimin Giresun’da yaşamını sürdürebilmesi için mutlaka bizim sağlık konusunda çok ciddi adım atmamız lazım”, “Hem ambulans ağımızı genişlettik, hem yollarımızı güzelleştirdik, hem de hastanelerimizi 1. sınıf vatandaşımıza layık hastaneler haline getirdik” dedi. Kapanışta ise “Hayal anlatmıyoruz, sanal konuşmuyoruz. Yaptığımız işleri gösteriyoruz”, “Sadece müjde etmiyoruz, projeyi gerçekleştiriyoruz”, “Biz kimsenin gönlüyle, aklıyla alay etmiyoruz”, “Biz hizmet odaklı siyaset yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI Spot: Tirebolu Atatürk Anıtı Meydanı’nda düzenlenen Büyük Köylü Mitingi, Giresun’daki maden karşıtı itirazı çevre örgütleri, köylüler, hukukçular, siyasetçiler ve meslek temsilcilerinin katıldığı geniş bir buluşmaya dönüştürdü. Mitingde fındık bahçeleri, su kaynakları, orman varlığı ve yaşam alanları öne çıktı; konuşmacılar madencilik baskısına karşı ortak tutum çağrısı yaptı. Tirebolu’daki miting bugün geniş katılımla yapıldı. Atatürk Anıtı Meydanı’nda bir araya gelen yurttaşlar, çevre örgütleri, köy temsilcileri, siyasi isimler ve meslek kuruluşları, Giresun’daki madencilik faaliyetlerine karşı ortak mesaj verdi. FINDIK, SU VE ORMAN BAŞLIKLARI KÜRSÜNÜN MERKEZİNE OTURDU Mitingin ana eksenini yalnız maden ruhsatları değil, doğrudan üretim alanları ve yaşam çevresi oluşturdu. Kürsüden yapılan konuşmalarda, Giresun ekonomisinin temel direklerinden biri olan fındığın korunması gerektiği vurgulandı; maden projelerinin doğal yapı, tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki etkileri öne çıkarıldı. İLK SÖZ NİHAN EMİROĞLU NAKİBOĞLU’NDAN GELDİ Mitingin açılışında Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu konuştu. Nakiboğlu, doğayı, suyu, ormanı ve yaşam alanlarını tehdit eden uygulamalara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Alandaki ortak mesaj, itirazın yalnız bir bölgeye değil, tüm Giresun’un geleceğine ilişkin olduğu yönünde şekillendi. KÜRSÜDE SİYASET, HUKUK, MESLEK ÖRGÜTLERİ VE İŞ DÜNYASI BULUŞTU Programda CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu Sekü ve Görele Karlıbel bölgesinde yürütülen davaya ilişkin avukat Sevda Karataş Şahin, TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Ordu-Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Halilbeyoğlu ve Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ali Kara da yer aldı. PROGRAMDA KÖY TEMSİLCİLERİ DE SÖZ ALDI Konuşmacılar arasında Metalurji Mühendisleri Odası eski Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük, Giresun-Bulancak-Piraziz Çevre ve Doğa Derneği üyesi Hüseyin Şahin, Bursa Tirebolulular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Karaman, Görele Soğukpınar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi Ramazan Doğru, Giresun Tirebolu Eymür Köyü Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi Aynur Arslan, Doğankent Çatalağaç Köyü halkından Esma Aydın, Sekü Köyü’nden Osman Yıldız, Safiye Yılmaz, Bahri Yılmaz, emekli öğretmen Hurşit Akın ile Islık Dili Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Başkan ve ekibi de bulundu. MİTİNG, ÇAĞRIDAN SAHAYA İNEN YENİ AŞAMA OLDU Tirebolu’daki buluşma, günler öncesinden yapılan “Giresun Maden İstemiyor: Büyük Köylü Mitingi” çağrısının sahaya yansıyan sonucu oldu. Meydandaki tablo, maden karşıtı itirazın yalnız çevre örgütleriyle sınırlı kalmadığını; köylerden, meslek çevrelerinden ve farklı toplumsal kesimlerden destek gördüğünü ortaya koydu. TİREBOLU’DAN ÇIKAN MESAJ NETLEŞTİ Miting, Giresun’daki maden tartışmasını yalnız ruhsat ve idari süreç başlığında bırakmadı; toprağın, suyun, fındığın ve yerel yaşamın savunulduğu ortak bir kürsüye dönüştürdü. Alandaki konuşmalar ve katılım profili, Tirebolu’daki itirazın dar bir çevre tepkisinin ötesine geçerek genişleyen bir toplumsal hatta dönüştüğünü gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.