Hava Durumu

#Üretim

giresunsonhaber - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESPİYE’DE MAVİYEMİŞ HASADI: ÇEPNİKÖY’DE 11 DEKARLIK ÜRETİM Haber

ESPİYE’DE MAVİYEMİŞ HASADI: ÇEPNİKÖY’DE 11 DEKARLIK ÜRETİM

ESPİYE’DE MAVİYEMİŞ HASADI: ÇEPNİKÖY’DE 11 DEKARLIK ÜRETİM Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, İlçe Tarım Müdürü Metin Küp ile birlikte Çepniköy’de Kahraman Kaya’ya ait 11 dekarlık maviyemiş bahçesini ziyaret ederek hasada katıldı. Giresun’da alternatif tarım ürünü olarak giderek yaygınlaşan maviyemişte üretim alanı, son yıllardaki desteklerle 270 dekara kadar çıktı. Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, İlçe Tarım Müdürü Metin Küp ile birlikte ilçeye bağlı Çepniköy köyünde organik maviyemiş üretimi yapan Kahraman Kaya’yı ziyaret etti. 11 dekarlık arazide yürütülen üretimi ve hasat çalışmalarını yerinde inceleyen Kavanoz, bahçede yapılan hasada da katıldı. Ziyarette maviyemişin yetiştirilme şartları, hasat dönemi, ürünün muhafazası ve pazarlama süreci hakkında bilgi alındı. Espiye Kaymakamlığından yapılan değerlendirmede, “Üreticimize misafirperverliğinden dolayı teşekkür ediyor, bereketli ve bol kazançlı bir hasat dönemi diliyoruz” ifadelerine yer verildi. ÇEPNİKÖY’DEKİ BAHÇE GİRESUN’UN ÖNE ÇIKAN ÜRETİM ALANLARINDAN BİRİ Kahraman Kaya’nın Çepniköy’deki maviyemiş bahçesi, daha önce de Giresun’daki alternatif ürün çalışmalarının başarılı örnekleri arasında gösterilmişti. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım Orman Ekranı’nın 2024 tarihli haberinde işletmenin üretim alanı yaklaşık 12 dönüm olarak belirtilmiş, Kaya’nın atıl durumdaki çalılık araziyi üretime kazandırdığı ve hasat döneminde yaklaşık 10 kişiye çalışma imkânı sağladığı aktarılmıştı. Son ziyarette ise aktif üretim alanı 11 dekar olarak açıklandı. Kaya, 2024 yılındaki açıklamasında İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden fidan desteği aldığını, tutmayan veya gelişmeyen fidanların yenileriyle takviye edildiğini ve üretimin denetlendiğini belirtmişti. Ürünlerini İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerdeki alıcılara ulaştırdığını ifade eden Kaya, o dönem kilogram satış fiyatının 250-300 lira arasında değiştiğini söylemişti. GİRESUN’DA ÜRETİM ALANI 270 DEKARA ULAŞTI Giresun’da maviyemiş üretiminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yaklaşık 2012 yılından bu yana yürütülüyor. 2024 yılında açıklanan verilere göre il genelinde ürün veren 66 dekar alandan yıllık yaklaşık 33 ton maviyemiş elde edilirken, yeni kurulan bahçelerle toplam üretim alanı 154 dekara çıkarılmıştı. Aynı dönemde 114 üreticiye 38 bin 400 fidan dağıtılmıştı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Aralık 2025 tarihli açıklamasında ise 2022’den itibaren dağıtılan sertifikalı fidan sayısının 62 bin 80’e, il genelindeki maviyemiş yetiştiriciliği alanının da 270 dekara ulaştığı bildirildi. Bu rakamların tamamı aynı yıl ürün veren olgun bahçeleri değil, yeni kurulan ve gelişme dönemindeki alanları da kapsıyor. Bu nedenle üretim miktarının, fidanların verim çağına ulaşmasıyla önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor. 2024 yılı destek programında Bulancak, Espiye, Güce, Görele, Tirebolu ve Yağlıdere ilçelerindeki 23 üreticiye 24 dekar alan için 6 bin sertifikalı maviyemiş fidanı dağıtıldı. İl genelindeki üretimin bu ilçelerde yoğunlaştığı, 2025 yılında da özellikle Bulancak ve Tirebolu’da yeni bahçelerin kurulduğu görülüyor. MAVİYEMİŞ NEDEN DEĞERLİ BİR ÜRÜN? Maviyemiş; taze tüketimin yanı sıra dondurulmuş ürün, reçel, marmelat, meyve suyu, kurutulmuş meyve, pasta ve sütlü ürünlerde kullanılabilen yüksek katma değerli bir meyve olarak öne çıkıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ürünü vitamin, mineral ve antioksidan içeriği yüksek; birim alandan yüksek gelir sağlayabilen alternatif bir tarım ürünü olarak tanımlıyor. Fiyat; ürünün çeşidine, iriliğine, organik sertifikasına, ambalajına, satış miktarına ve satış kanalına göre önemli ölçüde değişiyor. Hal fiyatlarını derleyen 21 Temmuz 2026 tarihli güncel bir raporda konvansiyonel yaban mersininin ortalama toptan fiyatı kilogram başına 314 lira olarak yer aldı. Organik sertifikalı, seçilmiş ve küçük ambalajlı ürünlerde perakende satış fiyatı toptan fiyatın üzerine çıkabilir. Ancak üreticinin eline geçen net bedel; ambalaj, nakliye, soğutma, komisyon ve fire maliyetleri düşüldükten sonra belirleniyor. ÜRÜN NEREYE VE NASIL PAZARLANABİLİR? Maviyemiş için tek bir satış kanalı bulunmuyor. Üretici, hasat öncesinde alıcıyla bağlantı kurarak ürününü yerel manav ve marketlere, zincir marketlerin satın alma birimlerine, otel, restoran, pastane ve kafelere, meyve işleme tesislerine veya doğrudan tüketiciye satabiliyor. Büyük şehirlerdeki toptancılar, sipariş usulü satış ve üretici kooperatifleri de önemli pazarlama kanalları arasında yer alıyor. Çepniköy ve Tirebolu’daki üreticilerin daha önce İstanbul, Ankara, İzmir ve Giresun’a siparişle ürün göndermesi, bu modelin Giresun’da fiilen uygulandığını gösteriyor. Küçük ve orta büyüklükteki üreticiler açısından izlenebilecek yol şöyle sıralanıyor: Hasattan önce tahmini ürün miktarının belirlenmesi,Market, manav, toptancı ve işletmelerle ön satış bağlantısı kurulması,Fiyat, ödeme ve teslim şartlarının yazılı hale getirilmesi,Ürünün irilik ve kalite durumuna göre sınıflandırılması,Küçük ve havalandırmalı ambalajlarda satışa hazırlanması,Hasat edilen ürünün aynı gün soğuk zincire alınması,Ezilmiş veya aşırı olgun meyvelerin işlenmiş ürün kanalına ayrılması. Taze satışa uygun olmayan ancak gıda güvenliği açısından sağlam durumdaki meyveler; reçel, püre, meyve suyu, kurutulmuş ürün veya dondurulmuş meyve üretiminde değerlendirilebilir. HASATTAN SONRA SOĞUK ZİNCİR ŞART Maviyemiş, hasat sonrasında su kaybına ve ezilmeye açık bir ürün. Meyvenin serin saatlerde, zedelenmeden ve kuru olarak toplanması, doğrudan güneş altında bekletilmemesi gerekiyor. Hasattan sonra ayıklama ve ambalajlama hızla tamamlanmalı, ürün mümkün olan en kısa sürede ön soğutmaya alınmalıdır. Türkiye’de yapılan akademik çalışmalarda maviyemişin 0-1 derece sıcaklık ve yüzde 90-95 oransal nem koşullarında kalitesini daha uzun süre koruyabildiği, kontrollü şartlarda 28-30 güne kadar muhafaza denemelerinin yapıldığı bildiriliyor. Ancak ürünün gerçek raf ömrü; çeşide, hasat olgunluğuna, ambalaja ve soğuk zincirin kesintisiz sürdürülmesine bağlı bulunuyor. Bu nedenle ürünün bahçeden alındıktan sonra açık kasalarda ve sıcak ortamda uzun süre bekletilmemesi, soğutmalı araçlarla veya ısı yalıtımlı taşıma sistemiyle satış noktasına ulaştırılması önem taşıyor. “ORGANİK” ADIYLA SATIŞ İÇİN SERTİFİKA GEREKİYOR Bir ürünün yalnızca ilaç kullanılmadan yetiştirilmesi, tek başına “organik ürün” olarak satışa sunulması için yeterli değil. Tarım ve Orman Bakanlığına göre organik üretim; yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşuyla sözleşme yapılmasını, üretimin bütün aşamalarının denetlenmesini ve nihai ürünün sertifikalandırılmasını gerektiriyor. Organik adıyla ambalajlı satışta ürünün sertifika statüsü, hasat yılı, üretici bilgileri ve mevzuata uygun organik ürün logosunun etikette bulunması gerekiyor. TOPTAN SATIŞTA ÜRÜN KÜNYESİ OLUŞTURULMALI Toptan satış veya sevkiyat yapılacaksa ürünün Hal Kayıt Sistemi üzerinden bildirilmesi ve ürün künyesinin oluşturulması gerekiyor. Sistem; ürünün nerede ve kim tarafından üretildiği, miktarı, alıcısı ve satıcısı gibi bilgilerin kayıt altına alınmasını sağlıyor. Üretici örgütleri de ortaklarının ürünlerini toptan veya perakende olarak pazarlayabiliyor. Ürünün reçel, meyve suyu, kurutulmuş meyve veya benzeri işlenmiş gıda olarak satışa sunulması halinde ise üretimin Tarım ve Orman Bakanlığına kayıtlı bir gıda işletmesinde yapılması gerekiyor. Üretici kendi tesisini kurabileceği gibi kayıtlı bir işletmeyle sözleşmeli üretim modeli de uygulayabilir. FINDIĞA ALTERNATİF DEĞİL, ÜRETİCİYE İLAVE GELİR KAPISI Giresun’un iklim ve toprak yapısına uyum sağlayan maviyemiş, fındığın yerine geçecek bir ürün olarak değil; boş, küçük veya alternatif ürün yetiştiriciliğine uygun arazilerin değerlendirilmesini sağlayacak ilave bir gelir kaynağı olarak önem taşıyor. Çepniköy’deki 11 dekarlık üretim alanı da doğru fidan seçimi, teknik takip, sertifikasyon, soğuk zincir ve önceden kurulmuş satış bağlantısı bir araya geldiğinde maviyemişin Espiye için ekonomik değere dönüşebileceğini gösteriyor.

ANKARA’DAKİ GİRESUNLU FİRMALARA EXPO DAVETİ Haber

ANKARA’DAKİ GİRESUNLU FİRMALARA EXPO DAVETİ

ANKARA’DAKİ GİRESUNLU FİRMALARA EXPO DAVETİ Giresun Federasyonu, Ankara’da düzenlediği istişare toplantısında başkentte faaliyet gösteren Giresunlu firmaların Giresun EXPO 2026’ya katılımını artırmak için iş yerlerinin tek tek ziyaret edilmesini kararlaştırdı. Dört günlük fuar, 8-11 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı’da gerçekleştirilecek. Giresun EXPO 2026’nın katılımcı ağını genişletmeye yönelik çalışmalar Ankara’da sürdü. Giresun Federasyonu, başkentte yaşayan Giresunlularla bir araya gelerek fuarın hazırlık sürecini, iş dünyasının organizasyona katılımını ve kurulabilecek yeni ticari bağlantıları değerlendirdi. FİRMALAR TEK TEK ZİYARET EDİLECEK Toplantıda, Ankara’da Giresunluların sahibi olduğu firmaların fuarda daha güçlü biçimde yer alması için doğrudan ziyaret programı hazırlanması kararlaştırıldı. Buna göre firmalar tek tek ziyaret edilerek organizasyonun kapsamı anlatılacak ve Giresun EXPO 2026’ya katılmaları için davet edilecek. Federasyon, başkentteki Giresunlu iş insanları ile firmaların fuara katılımının Giresun’un tanıtımı, ticaret hacminin büyütülmesi ve yeni iş birliklerinin kurulması açısından önem taşıdığını belirtti. DÖRT GÜNLÜK BULUŞMA YENİKAPI’DA Giresun Federasyonu, Giresun Vakfı ve ŞEBİNSİAD iş birliğiyle hazırlanan Giresun EXPO 2026, 8-11 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Yenikapı Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenecek. Organizasyonla Giresun’un üretim, ticaret, sanayi, turizm ve yatırım potansiyelinin aynı çatı altında tanıtılması; Giresunlu işletmeler arasında yeni ticari bağlantılar kurulması hedefleniyor. Ankara’da alınan firma ziyareti kararı da fuarın katılımcı tabanını İstanbul dışına taşıyan hazırlık çalışmalarının yeni adımını oluşturdu.

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR Haber

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR

BANKA KOMİSYONLARI İŞLETMELERİN BELİNİ BÜKÜYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları, POS kesintileri ve yüksek finansman maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, üretim ve istihdamın korunması için yetkili kurumlara düzenleme çağrısında bulundu. Giresun Son Haber’in Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki uygulamaları karşılaştırdığı araştırma ise kartlı ödeme maliyetlerinde dikkat çekici bir fark bulunduğunu ortaya koydu. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları ile banka kaynaklı finansman giderlerinin ticari hayat üzerinde giderek daha ağır bir yük oluşturduğunu söyledi. Kredi kartı kullanımında uygulanan yüksek komisyon oranlarının ve ödeme maliyetlerinin büyük ölçüde işletmeler tarafından karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu durumun özellikle esnaf ve KOBİ’lerin nakit akışını olumsuz etkilediğini ifade etti. SATIŞ YAPAN İŞLETME, KOMİSYONA ÇALIŞIYOR Kredi kartıyla yapılan satışlarda bankalara ödenen komisyonların işletmelerin kazancını önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Çakırmelikoğlu, yüksek ciroya rağmen gerçek kârlılığın gerilediğine dikkat çekti. Satış hacmi büyüse bile POS komisyonu, faiz, erken ödeme ve diğer banka giderleri nedeniyle cironun önemli bir bölümü finansman maliyetine dönüşüyor. FİNANSMAN GİDERLERİ ANA MALİYET KALEMİNE DÖNÜŞTÜ Banka komisyonları, finansman giderleri ve faiz maliyetlerinin işletmelerin en önemli gider kalemleri arasında yer aldığını belirten Çakırmelikoğlu, mevcut tablonun firmaların rekabet gücünü zayıflattığını söyledi. Çakırmelikoğlu, “Artan finansman maliyetleri firmalarımızın kârlılığını azaltmakta, rekabet gücünü zayıflatmakta ve sürdürülebilir üretim ile ticaret yapmalarını zorlaştırmaktadır” dedi. KOBİ’LERİN HAREKET ALANI DARALIYOR Yüksek banka maliyetlerinin özellikle sınırlı sermayeyle faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha fazla etkilediğini dile getiren Çakırmelikoğlu, işletmelerin yatırım yapma, stok oluşturma ve istihdamı koruma kapasitesinin giderek azaldığını kaydetti. Finansmana erişimin pahalılaşması yalnızca işletme bilançolarını değil, üretimden istihdama ve tüketici fiyatlarına kadar ekonomik hayatın bütününü etkiliyor. “DÜZENLEME GECİKMEDEN YAPILMALI” İş dünyasının üzerindeki mali yükün hafifletilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, kredi kartı komisyonları ve banka kaynaklı giderler konusunda ilgili kurumların gecikmeden harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. İşletmelerin ayakta kalabilmesi, üretimin sürdürülebilmesi ve mevcut istihdamın korunabilmesi için komisyon oranlarının makul seviyelere çekilmesini isteyen Çakırmelikoğlu, banka kaynaklı finansman maliyetlerinin de yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. ARAŞTIRMA NOTU: AVRUPA’DA KOMİSYONLAR NASIL UYGULANIYOR? Avrupa Birliği’nde tüketici kartlarına ilişkin bankalar arası takas komisyonları banka kartında yüzde 0,20, kredi kartında yüzde 0,30 ile sınırlandırılırken, Türkiye’de Temmuz 2026 itibarıyla üye işyerlerine uygulanabilen azami komisyon peşin kredi kartı işlemlerinde yüzde 3,56’ya, banka kartlarında ise yüzde 1,04’e kadar çıkıyor. İki sistemdeki ücretlerin kapsamı bire bir aynı olmasa da işletmenin taşıdığı mali yük bakımından Türkiye’deki oranlar çok daha yüksek bir tablo ortaya koyuyor. AB’DE BANKALAR ARASI KOMİSYONA YASAL SINIR Avrupa Birliği’nin 2015/751 sayılı düzenlemesine göre tüketici banka kartlarında bankalar arası takas komisyonu işlem tutarının en fazla yüzde 0,20’si, tüketici kredi kartlarında ise en fazla yüzde 0,30’u olabiliyor. Üye ülkeler kredi kartlarında yüzde 0,30’un altında daha düşük bir tavan belirleyebilirken, düzenleme aynı zamanda perakendecilerin ödedikleri ücretleri daha açık biçimde görebilmelerini ve farklı ödeme kuruluşları arasında karşılaştırma yapabilmelerini amaçlıyor. (EUR-Lex) AVRUPA’DAKİ ORAN TOPLAM POS ÜCRETİ DEĞİL Avrupa’daki yüzde 0,20 ve yüzde 0,30’luk oranların doğrudan işletmenin ödediği toplam POS komisyonu olmadığına dikkat etmek gerekiyor. Bu oranlar, kartı çıkaran banka ile ödemeyi kabul eden banka arasındaki takas komisyonunu ifade ediyor. İşletmenin ödediği toplam ücretin içerisinde kart kuruluşu bedeli, ödeme altyapısı ve hizmet marjı gibi başka kalemler de bulunabiliyor. Buna karşın Avrupa Komisyonunun değerlendirmeleri, takas komisyonlarına getirilen tavanın daha önce yüksek olan ücretleri düşürdüğünü, kartlı ödeme piyasasında rekabeti ve ücret şeffaflığını artırdığını gösteriyor. (Competition Policy) TÜRKİYE’DE PEŞİN KREDİ KARTINDA TAVAN YÜZDE 3,56 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Temmuz 2026 için yayımladığı tabloda, bankalarca ticari müşterilere uygulanabilecek azami üye işyeri komisyonu peşin kredi kartı işlemlerinde yüzde 3,56 olarak yer alıyor. Her ilave taksit için uygulanabilecek azami artış yüzde 1,78 olurken, banka kartı işlemlerinde azami oran yüzde 1,04 düzeyinde bulunuyor. Bu oranlar tavan niteliği taşıyor; bankalar işyerinin cirosu, sektörü, bloke süresi ve ticari anlaşmasına göre daha düşük oran uygulayabiliyor. (TCMB) 10 BİN LİRALIK SATIŞTA 356 LİRALIK KOMİSYON Türkiye’de 10 bin liralık peşin kredi kartı satışında yüzde 3,56’lık azami oran üzerinden hesaplanan komisyon 356 liraya ulaşıyor. Aynı tutarın Avrupa Birliği’ndeki kredi kartı takas tavanı üzerinden hesaplanan kısmı 30 lira, banka kartı takas tavanı üzerinden hesaplanan kısmı ise 20 lira karşılığına denk geliyor. Ancak bu karşılaştırmada Avrupa’daki tutarın toplam POS maliyeti değil, yalnızca bankalar arası takas komisyonu olduğu unutulmamalı. TAKSİT SAYISI ARTTIKÇA MALİYET KATLANIYOR Türkiye’de uzun vadeli taksit uygulaması, işletmeler üzerindeki maliyet farkını daha da artırıyor. TCMB’nin yüzde 3,56’lık peşin işlem tavanına her ilave taksit için yüzde 1,78 eklenmesi halinde teorik azami oran: İki taksitte yüzde 5,34’e, Üç taksitte yüzde 7,12’ye, Altı taksitte yüzde 12,46’ya, Dokuz taksitte yüzde 17,80’e, On iki taksitte yüzde 23,14’e kadar yükselebiliyor. Bu oranlar TCMB tavan formülü üzerinden yapılan hesaplamayı gösteriyor. Bankaların fiilen uyguladığı oranlar, ödeme vadesi ve işyeri anlaşmasına göre değişebiliyor. (TCMB) TÜRKİYE İLE AVRUPA ARASINDAKİ TEMEL FARK Avrupa Birliği’nde sistem, tüketici kartlarında bankalar arası komisyonu düşük bir üst sınırla kontrol altında tutarken, Türkiye’de işletmelere yansıyan toplam POS ve finansman maliyetleri daha yüksek oranlarda şekilleniyor. Türkiye’deki yüzde 3,56’lık peşin kredi kartı tavanı ile Avrupa’daki yüzde 0,30’luk kredi kartı takas tavanı aynı ücret kalemini ifade etmese de aradaki fark, kartlı satışların işletmeler üzerinde oluşturduğu baskının boyutunu göstermesi bakımından önem taşıyor. ÇAĞRININ MERKEZİNDE ŞEFFAFLIK VE DÜŞÜK MALİYET VAR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu’nun çağrısı, Avrupa’daki uygulamayla birlikte değerlendirildiğinde POS maliyetlerinin yalnızca tek bir komisyon oranı üzerinden değil; takas komisyonu, kart kuruluşu bedeli, banka hizmet marjı, taksit finansmanı ve vergiler ayrı ayrı gösterilecek şekilde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. İşletmeler açısından daha düşük oran, açık maliyet tablosu ve pazarlık gücünü artıracak rekabetçi bir ödeme sistemi; üretimin, ticaretin ve istihdamın sürdürülebilmesi bakımından giderek daha fazla önem kazanıyor.

USTA’DAN ALTERNATİF YOL ÇAĞRISI: “SANAYİ SİTESİ BU TRAFİĞİ TAŞIYAMIYOR” Haber

USTA’DAN ALTERNATİF YOL ÇAĞRISI: “SANAYİ SİTESİ BU TRAFİĞİ TAŞIYAMIYOR”

USTA’DAN ALTERNATİF YOL ÇAĞRISI: “SANAYİ SİTESİ BU TRAFİĞİ TAŞIYAMIYOR” Namık BALTAOĞLU Giresun Büyük Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi Başkanı Muammer Usta, Organize Sanayi Bölgesi, grup köyleri, taş ocakları ve yeni iş yerlerine ulaşım sağlayan ağır tonajlı araçların sanayi sitesi yolunu kullanmasının esnafı çalışamaz noktaya getirdiğini belirterek, Boğacık Deresi’nin karşı tarafından yeni bir ulaşım güzergâhı açılmasını istedi. Giresun Büyük Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi Başkanı Muammer Usta, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında, sanayi sitesinde yaşanan ulaşım, altyapı ve düzensiz yapılaşma sorunlarına dikkat çekti. Organize Sanayi Bölgesi’ne, çevredeki grup köylerine, taş ocaklarına ve ilave çalışma alanlarına ulaşan araçların büyük bölümünün sanayi sitesi içerisinden geçtiğini ifade eden Usta, özellikle ağır tonajlı kamyonların yolları tahrip ettiğini, trafik yoğunluğunun ise esnafın günlük faaliyetlerini olumsuz etkilediğini söyledi. “AĞIR TONAJLI ARAÇLAR YOLLARIMIZI TAHRİP EDİYOR” Sanayi sitesinin Giresun’un üretim ve istihdam bakımından en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Usta, şu ifadeleri kullandı: “Giresun’un en önemli kuruluşlarının başında gelen sitemiz, ağır tonajlı araçların oluşturduğu tahribat ve gürültü nedeniyle artık çalışamaz hale gelmiştir. Artan trafik yoğunluğu, terk edilmiş araçlar, usulsüz yapılaşmalar ve hızla oluşan kontrolsüz ticari yapılanmalar da ayrı bir sorun haline gelmiştir.” Taş ocaklarıyla başlayan araç yoğunluğunun, Organize Sanayi Bölgesi, grup köyleri ve ilave alanlarda açılan yeni iş yerleriyle daha da arttığını belirten Usta, kooperatif ortakları ve sanayi esnafından gelen talepler doğrultusunda yönetim olarak bazı önlemler almak zorunda kaldıklarını kaydetti. Usta, “Sözün özü, Organize Sanayi Bölgesi yönetimi ulaşım için başka bir yol bulmak mecburiyetindedir” dedi. BETON SANTRALLERİ VE KAMYON TRAFİĞİNE TEPKİ Beton santrallerine çalışan araçlar ile ağır tonajlı kamyonların sanayi sitesinin kendi imkânlarıyla yaptırdığı yolların yapısını bozduğunu savunan Usta, mevcut trafiğin aynı güzergâh üzerinden devam etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Toplumsal huzurun korunmasına önem verdiklerini dile getiren Usta, “Sanayi Sitesi yönetimi olarak toplumsal barışı bozmamak en büyük önceliğimizdir. Ancak bugünden yarına bir dizi önlem almak da tarihî sorumluluğumuzdur. Biz bu sorunların çözümü için bugüne kadar taşın altına yalnızca elimizi değil, başımızı da koyduk” diye konuştu. VALİLİK VE BELEDİYEYE ORTAK ÇÖZÜM ÇAĞRISI Başkan Usta, Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi ve ilgili kurumlara seslenerek, ulaşım sorununun ortak akılla ve gecikmeden çözüme kavuşturulmasını istedi. Usta, çağrısını şu sözlerle sürdürdü: “Sayın Valimize, Sayın Belediye Başkanımıza ve ilgili mülki amirlerimize arzımızdır. Lütfen ortak akılla ivedi bir çözüm üretelim. Bizim tek amacımız, sitemizin kuruluş amacına uygun biçimde çalışmak, üretmek ve şehrimize katma değer sağlamaktır. Sanayi sitemiz, esnaf ve sanatkârlarımız başta olmak üzere dolaylı olarak binlerce insanın ekmek kapısıdır.” ALTERNATİF GÜZERGÂH: BOĞACIK DERESİ’NİN KARŞI YAKASI Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Usta, OSB ve köylere ulaşım için alternatif güzergâh bulunup bulunmadığı yönündeki soruya, Boğacık Deresi’nin karşı yakasını işaret ederek cevap verdi. Usta, “Elbette alternatif güzergâh var. Sitemizin hemen yanından akan Boğacık Deresi’nin karşı tarafından yeni bir yol açılabileceğini yetkili mercilere defalarca ilettik. Ancak bugüne kadar bu konuda somut bir yaklaşım göremedik” dedi. ULAŞIMI KISA SÜRELİ ENGELLEME EYLEMİ GÜNDEMDE Sorunun çözüme kavuşturulmaması halinde sanayi esnafının yaşadığı sıkıntılara dikkat çekmek amacıyla bazı eylemlerin gündeme gelebileceğini belirten Usta, gelecekte kısa süreli olarak OSB’ye ulaşımı engelleme yönünde bir protesto kararı alınabileceğini de sözlerine ekledi.

HEKİM HOLDİNG’DEN ÜRETİM, VEFA VE GURUR GECESİ Haber

HEKİM HOLDİNG’DEN ÜRETİM, VEFA VE GURUR GECESİ

HEKİM HOLDİNG’DEN ÜRETİM, VEFA VE GURUR GECESİ Dr. Öner Hekim: “Ülkemiz, devletimiz ve milletimiz için çalıştık; adeta bir üniversite gibi görev yaptık” Hekim Holding’in 20., grup şirketlerinden Hekim Yapı’nın 25. ve HEBO Yapı’nın 30. kuruluş yıl dönümü, iş dünyası, bayi temsilcileri, holding yöneticileri ve seçkin davetlilerin katılımıyla görkemli bir gala gecesinde kutlandı. Gecede üretim, vefa, başarı ve gelecek vizyonu öne çıktı. Sanayicilik ruhuyla büyüyen başarı hikâyesi Merkezi İstanbul Pendik’te bulunan Hekim Holding, kuruluş yıl dönümlerini anlamlı ve görkemli bir organizasyonla kutladı. Hekim Holding’in 20., Hekim Yapı’nın 25. ve HEBO Yapı’nın 30. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen gala gecesi, iş dünyasının seçkin temsilcilerini, holding yöneticilerini, çalışanları ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen bayi temsilcilerini bir araya getirdi. Crowne Plaza Otel’de gerçekleştirilen gecede, Hekim Holding’in üretim yolculuğu, sektöre kazandırdığı yenilikler, yeni yatırımları ve gelecek hedefleri davetlilerle paylaşıldı. “Sektöre yön veren bir marka olduk” Gecede konuşan Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim, iş hayatındaki 41. yılını geride bıraktığını belirterek, holdingin bugün ulaştığı başarının temelinde birlik, üretim, emek ve yenilikçi bakış açısının bulunduğunu söyledi. Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki sanayileşme hamlesini kendilerine örnek aldıklarını vurgulayan Dr. Hekim, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kurulan Demir Çelik ve Şişecam gibi sanayi kuruluşlarının ortaya koyduğu üretim anlayışını kendimize örnek aldık. Ülkemiz, devletimiz ve milletimiz için çalıştık. ‘Birlikten doğan güç ile geleceğe hazırız’ anlayışıyla hareket ettik. Bugün dünyanın birçok ülkesinde tanınan güçlü bir marka haline geldik.” Hekim Holding’in hazır yapı sektöründe birçok ilke imza attığını dile getiren Dr. Öner Hekim, fibercement teknolojisi ve kaynaksız yapı sistemi gibi yeniliklerle sektöre öncülük ettiklerini ifade etti. Dr. Hekim, yalnızca üretim yapan değil, aynı zamanda bilgi üreten ve insan yetiştiren bir yapı olduklarını belirterek, “Sadece üretmedik; bilgi ürettik, yetiştirdik ve sektörümüze yön verdik. Adeta bir üniversite gibi görev yaptık. Başarımızda emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum.” dedi. Yeni yatırımlar ve ihracat hedefleri anlatıldı Gecede Hekim Holding Yönetim Kurulu üyeleri Handan Hekim Seçkin ile Özge Hekim Gülenç de birer konuşma yaptı. Seçkin ve Gülenç, holdingin yeni yatırımları, üretim kapasitesi, ihracat hedefleri ve gelecek vizyonuna ilişkin davetlilere bilgi verdi. Konuşmalarda, Hekim Holding’in yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da güçlü bir marka olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğü vurgulandı. Aygün Attar’dan Hekim Holding’e övgü Gecenin onur konuğu olan Giresun Üniversitesi eski Rektörü, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu eski üyesi ve TADİV Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, konuşmasında Hekim Holding’in üretim gücüne, milli ekonomiye sağladığı katkılara ve uluslararası başarılarına dikkat çekti. Attar, Hekim Holding’in başarı hikâyesini her fırsatta anlattığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu başarı hikâyesini her yerde anlatıyorum. İnanıyorum ki Hekim Holding, ülkemizin ekonomisine nefes, gençlerimize ümit, üretimimize güç katacaktır.” Prof. Dr. Aygün Attar ayrıca, 12 yaşında hayatını kaybeden Ömer Hekim anısına, Azerbaycan Büyükelçisi ile birlikte Ankara’da TADİV bahçesinde oluşturulan Karabağ Şehitleri Hatıra Ormanı’na ağaç diktiklerini ve isim plaketi çaktıklarını söyledi. Giresun yatırımları davetlilerden tam not aldı Gece boyunca, Dr. Öner Hekim’in Giresun’un Piraziz ilçesine bağlı Şeyhli köyünden başlayan yaşam öyküsünü ve Hekim Holding’in kuruluş serüvenini anlatan belgeseller gösterildi. Programda ayrıca Giresun’da tamamlanan, son teknolojiyle inşa edilen mimarisiyle dikkat çeken Hekimoğlu Konağı ile kentin ilk iki kuleli yaşam projesi olma özelliği taşıyan Hekim Towers projelerinin tanıtım filmleri de davetlilerin beğenisine sunuldu. Tanıtımlar, Hekim Holding’in yalnızca sanayi ve üretim alanında değil, memleket yatırımlarıyla da iz bırakan bir vizyona sahip olduğunu ortaya koydu. Başarıya plaket, emeğe vefa Gecenin en anlamlı anlarından biri, iş yaşamındaki 41. yılını kutlayan Dr. Öner Hekim’e plaket takdim edilmesi oldu. Dr. Hekim’e plaketi, eşi Perihan Hekim ile yönetim kurulu üyeleri Handan Hekim Seçkin ve Özge Hekim Gülenç tarafından verildi. Program kapsamında ayrıca holding bünyesinde uzun yıllardır görev yapan yöneticiler ve çalışanlar da emekleri, başarıları ve kuruma katkıları dolayısıyla plaket ve ödüllerle onurlandırıldı. Şevval Sam ve Resul Dindar’dan unutulmaz performans Kuruluş yıl dönümü gecesine sanat dünyasının sevilen isimleri Şevval Sam ve Resul Dindar da sahne performanslarıyla renk kattı. Davetlilere unutulmaz anlar yaşatan sanatçılar, seslendirdikleri eserlerle gecenin coşkusunu artırdı. Gecenin en çok alkış alan anlarından biri ise Şevval Sam’ın, Dr. Öner Hekim ile birlikte söylediği “Hekimoğlu” türküsü oldu. Pasta kesimiyle birlik ve beraberlik mesajı Hekim Holding ve grup şirketlerinin kuruluş yıl dönümü kutlamaları, Hekim ailesinin yanı sıra Prof. Dr. Aygün Attar ile Dr. Öner Hekim’in askerlik dönemindeki komutanı Emekli Kıdemli Albay Abdullah Gelal’in de katıldığı pasta kesimi töreniyle sona erdi. Gece, üretimin, emeğin, vefanın ve birlik beraberliğin öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak hafızalarda yer etti. Nice başarılı yıllara Sanayiye, üretime, istihdama ve ülke ekonomisine sağladığı katkılarla dikkat çeken Hekim Holding’i, Hekim Yapı’yı ve HEBO Yapı’yı kuruluş yıl dönümleri dolayısıyla biz de kutluyor; Dr. Öner Hekim başta olmak üzere Hekim ailesine, yöneticilerine, çalışanlarına ve tüm emek verenlerine başarılarla dolu nice yıllar diliyoruz.

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR” Haber

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN SESİ DUYULMALI, ÜRETEN TÜRKİYE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, haftalık gündem değerlendirmesinde eğitimden ekonomiye, tarımdan dış politikaya, genç işsizliğinden terörle mücadeleye kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Taşgöz, vatandaşın temel gündeminin geçim sıkıntısı, adalet arayışı, eğitimde yaşanan sorunlar ve gençlerin gelecek kaygısı olduğunu söyledi. Taşgöz, “Milletin sesi duyulmalı, vatandaşın talepleri görmezden gelinmemelidir. Türkiye’nin yeniden güçlü, adil ve üreten bir ülke haline gelmesi için devlet aklıyla, liyakatle ve millet iradesini esas alan bir anlayışla hareket edilmelidir” dedi. “MİLLETİN TALEPLERİ GÖRMEZDEN GELİNEMEZ” Demokratik yönetimlerde millet iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu vurgulayan Taşgöz, vatandaşların yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların artık ertelenemez hale geldiğini ifade etti. Taşgöz, “Vatandaş geçim derdindedir. Emekli, memur, asgari ücretli, esnaf, çiftçi ve gençler geleceğe kaygıyla bakmaktadır. Adalet duygusunun zedelendiği, fırsat eşitsizliklerinin büyüdüğü, hayat pahalılığının her haneyi etkilediği bir tabloda devlet yönetiminin temel görevi milletin huzurunu, güvenliğini ve refahını sağlamaktır” diye konuştu. EĞİTİMDE MİLLİ KİMLİK VE KALİTE VURGUSU Eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, eğitimin yalnızca diploma veren bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Eğitimin aynı zamanda milli kimliği, ahlaki değerleri, bilimsel düşünceyi ve çağın gereklerine uygun donanımı birlikte kazandırması gerektiğini söyledi. Taşgöz, “Eğitim, günlük siyasi tartışmaların konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Çocuklarımızı hem milli ve manevi değerlerine bağlı hem de çağın gereklerine uygun şekilde yetiştirecek bir eğitim anlayışına ihtiyaç vardır. Aileler eğitim maliyetleri altında ezilmekte, öğretmenlerimiz ise hak ettikleri değeri görememektedir. Eğitimde kalite, fırsat eşitliği ve liyakat esas alınmalıdır” ifadelerini kullandı. “GENÇLER GELECEĞİNİ BAŞKA ÜLKELERDE ARIYOR” Türkiye’nin en önemli meselelerinden birinin gençlerin umutsuzluğu olduğunu dile getiren Taşgöz, üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığını, çalışan gençlerin ise geçim sıkıntısı nedeniyle gelecek planı yapamadığını söyledi. Taşgöz, “Gençlerimiz geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalıyorsa burada hepimizin düşünmesi gerekir. Bu durum yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda aidiyet duygusunu zayıflatan ve toplumsal güven bunalımını derinleştiren ciddi bir meseledir. Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybetme lüksü yoktur” dedi. DIŞ POLİTİKADA “DEVLET AKLI” ÇAĞRISI Dış politikanın günlük gelişmelere ve kısa vadeli hesaplara göre şekillenmemesi gerektiğini vurgulayan Taşgöz, Türkiye’nin dış ilişkilerinde devlet geleneğini, milli çıkarları ve öngörülebilirliği esas alması gerektiğini belirtti. Taşgöz, “Türkiye; Karadeniz’den Kafkasya’ya, Türk dünyasından Ön Asya coğrafyasına kadar geniş bir bölgede güçlü, saygın ve kararlı bir dış politika izlemek zorundadır. Dış politikada devlet aklı, milli çıkar ve tutarlılık esastır” diye konuştu. EKONOMİDE HAYAT PAHALILIĞI TEPKİSİ Açıklamasında ekonomik sorunlara geniş yer veren Taşgöz, vatandaşların en önemli gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu söyledi. Market fiyatları ile vatandaşın alım gücü arasındaki farkın her geçen gün büyüdüğünü belirten Taşgöz, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını ifade etti. Taşgöz, “Ekonomi, sadece tablolarla ve rakamlarla açıklanamaz. Ekonomi, pazara çıkan emeklinin cebindeki paradır. Çocuğuna okul masrafı yapan ailenin yüküdür. Dükkânını ayakta tutmaya çalışan esnafın mücadelesidir. Tarlasını işlemek isteyen çiftçinin maliyetidir. Bugün vatandaşımız ağır ekonomik şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir” dedi. “ÜRETEN TÜRKİYE MECBURİYETTİR” Türkiye’nin üretim gücünün yeniden ayağa kaldırılması gerektiğini belirten Taşgöz, yüksek faiz, finansman maliyetleri ve ekonomik belirsizliklerin sanayiciyi, girişimciyi, ihracatçıyı ve üreticiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Taşgöz, “Üreten Türkiye bir tercih değil, mecburiyettir. Sanayicinin, girişimcinin, ihracatçının ve çiftçinin önünü görebildiği bir ekonomik yapı kurulmalıdır. Yerli üretim ve milli sanayi gerçekçi politikalarla desteklenmeli, üretim ekonomisi yeniden inşa edilmelidir” ifadelerini kullandı. FINDIK ÜRETİCİSİNİN SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ Giresun ekonomisinin temel unsurlarından biri olan fındık konusunda da değerlendirmelerde bulunan Taşgöz, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını belirtti. Gübre, ilaç, işçilik ve bakım giderlerindeki yükselişin fındık üreticisini ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Taşgöz, “Fındık üreticisi alın terinin karşılığını almak zorundadır. Giresun için fındık yalnızca bir tarım ürünü değil, aynı zamanda geçim kaynağı, kültür ve ekonomik omurgadır. Tarım sadece ekonomik bir faaliyet olarak görülemez. Gıda güvenliği ve milli güvenlik açısından da stratejik öneme sahiptir” dedi. BEYİN GÖÇÜ UYARISI Genç işsizliği ve beyin göçünün Türkiye açısından ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Taşgöz, üniversite mezunlarının önemli bir bölümünün kendi alanlarında istihdam edilemediğini söyledi. Taşgöz, “Türkiye’nin yetişmiş insan kaynağını kaybetmeye tahammülü yoktur. Gençlerimizin kendi ülkelerinde umutla yaşayabilecekleri, çalışabilecekleri ve üretebilecekleri şartlar oluşturulmalıdır. Beyin göçünü durdurmanın yolu gençlere güven vermek, liyakati hâkim kılmak ve adil istihdam imkânları sağlamaktır” diye konuştu. TERÖRLE MÜCADELE VE ANAYASA TARTIŞMALARI Terörle mücadelenin siyasi tartışmaların üzerinde milli bir mesele olduğunu belirten Taşgöz, bu konuda herhangi bir tavzin millet vicdanında kabul görmeyeceğini ifade etti. Anayasa tartışmalarına da değinen Taşgöz, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerinin korunması gerektiğini söyledi. Taşgöz, “Terörle mücadele, hiçbir siyasi hesabın konusu yapılamaz. Bu konuda tavizsiz, kararlı ve milli bir duruş sergilenmelidir. Anayasa tartışmaları yürütülürken Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri, üniter devlet yapısı ve milli birlik anlayışı korunmalıdır” dedi. “CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA GÜÇLÜ TÜRKİYE HEDEFİ” Açıklamasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye’nin adaletin güçlendiği, liyakatin esas alındığı, üretimin desteklendiği ve gençlerin umutla geleceğe baktığı bir ülke olması gerektiğini vurguladı. Taşgöz, “Türk milleti büyüktür. Türk devleti güçlüdür. Cumhuriyetimiz ebedidir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; adaletin, liyakatin, üretimin ve milli birliğin hâkim olduğu güçlü bir Türkiye olmalıdır” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

GEZMİŞ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADALET, ÜRETİM VE DOĞAYI KORUYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” Haber

GEZMİŞ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADALET, ÜRETİM VE DOĞAYI KORUYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIDIR”

GEZMİŞ: “TÜRKİYE’NİN İHTİYACI ADALET, ÜRETİM VE DOĞAYI KORUYAN BİR YÖNETİM ANLAYIŞIDIR” Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tele2 Haber’de Zeynel Lüle’nin hazırlayıp sunduğu Ankara Günlüğü programında Türkiye gündeminden Giresun’un sorunlarına kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Gezmiş, “Ülkemizin umuda, adalete, üretime ve doğayı koruyan bir yönetim anlayışına ihtiyacı var” dedi. MECLİS, SAHA VE KOMİSYON ÇALIŞMALARI YOĞUN ŞEKİLDE SÜRÜYOR CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tele2 Haber’in canlı yayın konuğu olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışma takvimi, CHP’de yaşanan gelişmeler, Giresun’un ekonomik sorunları, fındık üreticisinin beklentileri, göç, çevre mücadelesi ve Karadeniz’de artan maden faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Meclis çalışmalarının yalnızca Genel Kurul oturumlarıyla sınırlı olmadığını belirten Gezmiş, milletvekillerinin komisyonlarda, sahada ve görevlendirildikleri bölgelerde yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi. Gezmiş, “Resmi çalışma günlerimizin dışında da komisyon toplantıları ve saha çalışmaları nedeniyle sürekli görev başındayız. Giresun’da, bölgemizde ve görevlendirildiğimiz her yerde vatandaşlarımızın sorunlarını dinlemeye, çözüm üretmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “HALKIMIZIN DESTEĞİ BİZE GÜÇ VERİYOR” Programda CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin soruları da yanıtlayan Milletvekili Gezmiş, Genel Başkan Özgür Özel’in Türkiye’nin farklı bölgelerinde vatandaşlarla buluşmasının toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu dile getirdi. Türkiye’nin demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesi verdiğini belirten Gezmiş, yaşanan sürecin yalnızca siyasi rekabet olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Gezmiş, “Bugün yaşananların siyasi rekabetin ötesinde demokrasi meselesi olduğunu vatandaşlarımız çok iyi görüyor. Gittiğimiz her ilde, her ilçede farklı siyasi görüşlerden insanlarla buluşuyoruz. Halkımız büyük bir ilgi gösteriyor ve bu destek bize güç veriyor” dedi. Partiye yönelik hukuki süreçlerin ve siyasi operasyonların toplumda beklenen karşılığı bulmadığını savunan Gezmiş, CHP’nin her süreçten daha da güçlenerek çıktığını ifade etti. “PARTİMİZİN KÜLTÜRÜNDE ATAMA DEĞİL, SEÇİM VAR” Parti içi tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Elvan Işık Gezmiş, Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü bir demokrasi geleneğine sahip olduğunu söyledi. İl ve ilçe örgütlerinin üyelerin iradesiyle belirlendiğini vurgulayan Gezmiş, seçilmiş örgütlerin yanında olduklarını belirtti. Gezmiş, “Cumhuriyet Halk Partisi seçimle yönetilen bir partidir. Mahalle delegesinden başlayarak tüm kademeler demokratik seçimlerle oluşur. Üyelerimizin iradesiyle seçilmiş yöneticilerin yerine atamayla görevlendirme yapılmasını doğru bulmuyoruz. Biz seçilmiş örgütlerimizin yanındayız” diye konuştu. FINDIK ÜRETİCİSİ MALİYETLERİN ALTINDA EZİLİYOR Giresun ekonomisinin temelini oluşturan fındık üretimine de dikkat çeken Milletvekili Gezmiş, üreticinin artan maliyetler karşısında zor durumda kaldığını söyledi. Gübre, ilaç, işçilik ve diğer girdilerdeki artışın üreticiyi ciddi biçimde etkilediğini belirten Gezmiş, fındığın yalnızca bölgesel değil, Türkiye açısından stratejik bir ürün olduğunu vurguladı. Gezmiş, “Gübre, ilaç, işçilik ve tüm girdi maliyetleri katlanırken üretici emeğinin karşılığını alamıyor. Fındık bizim sadece bölgemizin değil, ülkemizin stratejik ürünüdür. Üretici bahçeye girmeden önce taban fiyat açıklanmalı ve çiftçimiz korunmalıdır” dedi. Çay üreticilerinin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Gezmiş, üreticilerin emeklerinin karşılığını alamadan ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda bırakıldığını dile getirdi. “GİRESUN GENÇLERİNİ MEMLEKETİNDE TUTACAK YATIRIMLARA İHTİYAÇ VAR” Giresun’un en önemli sorunlarından birinin göç olduğunu belirten CHP Giresun Milletvekili Gezmiş, kentte yeterli yatırım ve istihdam alanı oluşturulamamasının gençleri büyükşehirlere ve yurt dışına yönelttiğini söyledi. Gezmiş, “Giresun’un nüfusu yaklaşık 460 bin ama dünyanın birçok yerinde milyonlarca Giresunlu yaşıyor. Gençlerimiz eğitim alıyor ancak kendi memleketlerinde iş bulamıyor. Bu nedenle doğdukları toprakları terk etmek zorunda kalıyorlar. Giresun’un pozitif ayrımcılığa, yeni yatırımlara ve gençleri memleketinde tutacak projelere ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. Kentte üretimi, istihdamı ve yerel kalkınmayı destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Gezmiş, Giresun’un sahip olduğu potansiyele rağmen hak ettiği yatırımları alamadığını söyledi. “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Karadeniz’de artan maden faaliyetleri, HES projeleri, kafes balıkçılığı ve plansız enerji yatırımlarına da değinen Gezmiş, doğayı korumanın siyasi değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Giresun’un büyük bölümünün maden ruhsatlarıyla karşı karşıya bulunduğunu belirten Gezmiş, ormanların, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve yaylaların korunması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Ormanlarımızı, su kaynaklarımızı ve tarım alanlarımızı korumak zorundayız. Dünyanın en kaliteli fındığını üreten topraklarımızı, derelerimizi ve yaylalarımızı kaybetme lüksümüz yok. Toprağın üstü altından daha değerlidir” dedi. HES projeleri, kafes balıkçılığı ve plansız enerji yatırımlarının bölgenin doğal dengesini bozduğunu ifade eden Gezmiş, gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. “ÜLKEMİZİN UMUDA İHTİYACI VAR” Programda Türkiye’nin geleceğine ilişkin mesajlar da veren Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, ülkenin içinde bulunduğu sorunların kalıcı olmadığını, çözümün adalet, demokrasi, üretim ve liyakat temelinde kurulacak yeni bir yönetim anlayışında olduğunu söyledi. Gezmiş, “Türkiye’nin içinde bulunduğu bu süreç geçicidir. Biz halkımızla birlikte ülkemizin sorunlarını çözecek kadrolara ve projelere sahibiz. Umutsuzluğa gerek yok. Türkiye’nin yeniden adaletin, demokrasinin, üretimin ve liyakatin egemen olduğu günlere kavuşacağına inanıyoruz. Bu ülkenin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” ifadelerini kullandı. Gezmiş’in açıklamaları, Giresun’un ekonomik beklentilerinden çevre mücadelesine, üreticinin sorunlarından Türkiye’nin demokrasi gündemine kadar birçok başlıkta dikkat çeken mesajlar olarak öne çıktı.

ŞEBİNKARAHİSAR OSB’DE TARİHİ EŞİK AŞILDI Haber

ŞEBİNKARAHİSAR OSB’DE TARİHİ EŞİK AŞILDI

ŞEBİNKARAHİSAR OSB’DE TARİHİ EŞİK AŞILDI 750 dönümlük alanda kurulacak Organize Sanayi Bölgesi’nde parselasyon tamamlandı. 71 sanayi parselinin yatırımcıya açılacağı projede altyapı ihalesinin Temmuz ayında yapılması planlanıyor. GİRESUN – Şebinkarahisar Organize Sanayi Bölgesi’nde yıllardır beklenen sanayi hamlesi için kritik aşamaya gelindi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, OSB çalışmalarında önemli bir eşiğin geride bırakıldığını belirterek, altyapı ihalesinin Temmuz ayında yapılmasının hedeflendiğini açıkladı. 750 dönümlük alanda hayata geçirilen Şebinkarahisar OSB’de 71 sanayi parseli ile 5 hizmet alanı oluşturuldu. Bölgede parselasyon işlemleri tamamlanırken, tapuların çıkarılması sürecinde de son aşamaya gelindi. Çakırmelikoğlu, altyapı projelerinin tamamlandığını belirterek, “Şebinkarahisar OSB’de sona yaklaştık. Altyapı projelerimiz tamamlandı. Projelerin önümüzdeki hafta Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na teslim edilmesini, Temmuz ayında ise altyapı ihalesinin başlatılmasını planlıyoruz” dedi. 500 Milyon Liralık Yatırım Hamlesi Şebinkarahisar OSB’nin altyapı yatırım bedelinin yaklaşık 450-500 milyon lira seviyesinde olması bekleniyor. Proje kapsamında oluşturulan 71 sanayi parselinin, altyapı sürecinin tamamlanmasının ardından yatırımcılara tahsis edilmesi planlanıyor. Sanayi yatırımı açısından Giresun’un iç kesimleri için büyük önem taşıyan OSB’nin, özellikle Şebinkarahisar başta olmak üzere Alucra, Çamoluk ve çevre ilçelerde ekonomik hareketliliği artırması hedefleniyor. Yer Teslimi Ağustosta Hedefleniyor Altyapı ihalesinin Temmuz ayında yapılması, yer tesliminin ise Ağustos ayında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bu sürecin tamamlanmasıyla birlikte OSB’de yol, içme suyu, kanalizasyon, yağmur suyu, elektrik ve diğer altyapı imalatlarının başlaması bekleniyor. Çakırmelikoğlu, sürecin bölge için stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu yatırım yalnızca bir sanayi alanı değil, Şebinkarahisar’ın geleceğine yapılan güçlü bir yatırımdır. OSB tamamlandığında ilçemizin üretim, istihdam ve yatırım kapasitesinde önemli bir artış yaşanacaktır” ifadelerini kullandı. Göçü Azaltacak, İstihdamı Artıracak Şebinkarahisar OSB’nin en önemli hedeflerinden biri de ilçede yeni istihdam alanları oluşturmak. Bölgenin uzun yıllardır yaşadığı göç sorununa karşı üretim temelli bir çözüm sunması beklenen OSB, genç nüfusun ilçede kalmasına ve yeni iş alanlarının doğmasına katkı sağlayacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte küçük ve orta ölçekli sanayi yatırımlarının bölgeye çekilmesi, yerel ekonominin canlanması ve Şebinkarahisar’ın Giresun’un önemli üretim merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. Yatırımcılara Çağrı Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, özellikle Giresunlu iş insanlarına çağrıda bulunarak, Şebinkarahisar OSB’nin yatırım için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi. Çakırmelikoğlu, “Gerek ilimizde gerekse il dışında faaliyet gösteren iş insanlarımızı Şebinkarahisar OSB’ye yatırım yapmaya davet ediyoruz. Altyapı sürecinin tamamlanmasıyla birlikte bölge, sanayi yatırımları için güçlü bir merkez haline gelecektir” dedi. Giresun’un Güneyinde Yeni Dönem Şebinkarahisar OSB’nin tamamlanmasıyla birlikte Giresun’un sahil hattına sıkışan ekonomik yapısının iç bölgelere doğru genişlemesi bekleniyor. Proje, yalnızca sanayi yatırımı olarak değil, bölgesel kalkınma, istihdam, göçle mücadele ve yerel üretimin güçlendirilmesi açısından da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Şebinkarahisar’da altyapı ihalesiyle birlikte başlayacak yeni sürecin, ilçenin ekonomik geleceğinde belirleyici rol oynaması bekleniyor.

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TÜRKİYE KAYYUM DÜZENİYLE YÖNETİLEMEZ” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, haftalık değerlendirmesinde ekonomi, hukuk, tarım ve devlet yönetimi üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Taşgöz, Türkiye’nin yalnızca ekonomik krizle değil, hukuk ve yönetim kriziyle de karşı karşıya olduğunu belirterek, “Hukukun olmadığı yerde ekonomi olmaz. Türkiye kayyum düzeniyle yönetilemez” dedi. “DEVLET CİDDİYETİ AŞINDIRILIYOR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, hukuk tartışmaları ve devlet kurumlarında yaşanan güven kaybına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Taşgöz, vatandaşın alım gücünün her geçen gün düştüğünü, devlet kurumlarının da yönetim anlayışı nedeniyle zayıflatıldığını savundu. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunun yalnızca enflasyonla açıklanamayacağını belirten Taşgöz, “Bugün vatandaşın cebindeki para erirken, devletin temel kurumları da aşındırılıyor. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorun yalnızca enflasyon değildir; asıl sorun devlet ciddiyetinin kaybolmasıdır” ifadelerini kullandı. “ANADOLU ÜRETEMEZ HALE GETİRİLDİ” Tarım politikalarını da eleştiren Taşgöz, çiftçinin son yılların en ağır ekonomik baskısıyla karşı karşıya kaldığını söyledi. Köylerin boşaldığını, üreticinin toprağından koptuğunu ve Türkiye’nin birçok temel üründe dışa bağımlı hale geldiğini belirten Taşgöz, tarımdaki gerilemenin yalnızca ekonomik değil, milli güvenlik boyutu da taşıdığını ifade etti. Taşgöz, “Anadolu boşalıyor. Köyler boşalıyor. Üretici toprağından kopuyor. Bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye bugün birçok temel üründe dışa bağımlı hale getirildi. Çiftçi üretmek istiyor ama kazanamıyor. Kazanamayan üretici toprağını terk ediyor. Bu yalnızca ekonomik değil, milli güvenlik sorunudur” dedi. “TARIMDAKİ ÇÖKÜŞ SOFRAYA ZAM OLARAK YANSIYOR” İnan Taşgöz, tarımda yaşanan üretim kaybının doğrudan pazar ve market fiyatlarına yansıdığını söyledi. Üreticinin maliyetler altında ezildiğini, tüketicinin ise yüksek fiyatlarla karşı karşıya kaldığını belirten Taşgöz, yanlış tarım politikalarının hem üreticiyi hem de vatandaşı aynı anda mağdur ettiğini dile getirdi. Taşgöz, üretim ekonomisinin güçlendirilmediği bir ülkede hayat pahalılığıyla kalıcı mücadele edilemeyeceğini vurguladı. “HUKUKUN OLMADIĞI YERDE EKONOMİ OLMAZ” Taşgöz, açıklamasında hukuk sistemine ilişkin eleştirilerine de geniş yer verdi. Yatırım, kalkınma ve ekonomik güvenin temel şartının hukuk devleti olduğunu belirten Taşgöz, mülkiyet hakkı, bağımsız yargı ve öngörülebilir yönetim anlayışı olmadan ekonomik istikrar sağlanamayacağını söyledi. Taşgöz, “Hukukun üstünlüğü zedelenirse ekonomi de çöker. İnsanlar yarın neyle karşılaşacağını bilmiyorsa yatırım yapmaz. Mülkiyet hakkının tartışıldığı, şirketlere kayyum atamanın sıradanlaştığı bir ülkede güven ortamı oluşmaz” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE GÜÇLÜ KURUMLARA VE BAĞIMSIZ YARGIYA İHTİYAÇ DUYUYOR” İYİ Parti Giresun İl Başkanı Taşgöz, Türkiye’nin yeniden güçlü kurumlara, bağımsız yargıya ve liyakat esaslı devlet yönetimine dönmesi gerektiğini belirtti. Kayyum uygulamaları üzerinden iktidarı eleştiren Taşgöz, devlet yönetiminde keyfiliğin değil, hukuk ve kurumsal aklın esas alınması gerektiğini söyledi. Taşgöz, hukuk güvenliğinin zedelendiği bir ortamda hem vatandaşın hem yatırımcının geleceğe güvenle bakamayacağını ifade etti. “MİLLET GEÇİM DERDİNDE, İKTİDAR GÜNDEM DEĞİŞTİRİYOR” Taşgöz, iktidarın toplumun gerçek sorunlarından uzaklaştığını savundu. Emeklinin ay sonunu getiremediğini, gençlerin gelecek planlarını yurt dışında kurduğunu, esnafın kepenk kapatma noktasına geldiğini belirten Taşgöz, iktidarın çözüm üretmek yerine gündem değiştirme siyaseti izlediğini söyledi. Taşgöz, “Vatandaş geçim derdinde. Emekli ay sonunu getiremiyor. Gençler gelecek planlarını başka ülkelerde kuruyor. Esnaf kepenk kapatıyor. Buna rağmen iktidar milletin sorunlarına çözüm üretmek yerine gündem değiştirme siyaseti yürütüyor” dedi. “CUMHURİYETİN AYARLARINA DÖNÜLMELİ” Açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in temel ilkelerine dönüş çağrısı yapan Taşgöz, Türkiye’nin çıkış yolunun hukuk, liyakat ve üretim ekonomisinden geçtiğini belirtti. Taşgöz, ülkenin yeni krizlere değil, yeni bir milli kalkınma hamlesine ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Türkiye’nin ihtiyacı saray siyaseti değil devlet ciddiyetidir. Türkiye’nin ihtiyacı kutuplaşma değil milli birliktir” diyen Taşgöz, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hukuku, üretimi ve liyakati esas alan bir devlet düzeninin yeniden kurulması gerektiğini söyledi. “MİLLETİN İRADESİ YENİDEN DEVLET YÖNETİMİNDE HÂKİM OLMALI” İnan Taşgöz, Türk milletinin tarih boyunca büyük zorlukları aşmayı başardığını belirterek, yönetimde millet iradesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Taşgöz, sözlerini “Türk milleti tarih boyunca her zorluğu aşmıştır. Yeter ki milletin iradesi yeniden devlet yönetiminde hâkim olsun” ifadeleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.