Hava Durumu

#Sivil Toplum

giresunsonhaber - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Su Fakiri Olma Riskiyle Karşı Karşıya! Haber

Türkiye Su Fakiri Olma Riskiyle Karşı Karşıya!

COP31’e ev sahipliği yapma hazırlıkları süren Türkiye’de, iklim krizi konusu yeniden gündemdeki yerini aldı. Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, iklim değişikliğinin artık bir gelecek projeksiyonu değil, güncel bir sorun olduğunu belirterek, “2050’li yıllarda su fakiri ülkeler kategorisine girebiliriz” uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisi olan COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Dünya liderlerinin, bilim insanlarının, uzmanların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin bir araya geleceği zirvede, iklim kriziyle mücadele yöntemleri ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak çözüm yolları tartışılacak. Üsküdar Üniversitesi Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 5-11 Haziran Çevre Koruma Haftası vesilesiyle iklim krizi ve Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecini değerlendirdi. İklim krizi geleceğin değil bugünün en büyük sorunu Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, iklim krizinin artık geleceğe dair bir risk değil, bugünün en kritik problemlerinden biri olduğunu ifade ederek, “İklim değişikliğinden etkilenen alanlar arasında tarımdan gıda güvenliğine, su kaynaklarından toplum sağlığına ve ekonomiye kadar pek çok farklı sektör bulunuyor. Kuraklığın tarımda verimliliği düşürdüğünü biliyoruz. Bunun yanı sıra, iklim değişikliğinin etkisiyle birçok tarımsal üründe hastalıkların daha sık görüldüğü ve direncin azaldığı gözlemleniyor. Ayrıca, üretim sonucu elde edilen ürünlerin besin değerlerinin olumsuz etkilendiği pek çok bilimsel çalışma ile kanıtlandı. Son olarak, bölgesel iklim koşullarının değişmesi nedeniyle bazı ürünler gelecekte mevcut bölgelerinde yetiştirilemeyebilir. Tüm bu durumlar gıda güvenliğini doğrudan tehdit etmekte ve bizi gelecekteki olumsuz senaryolar hakkında uyarmaktadır.” dedi. Su krizi halk sağlığını ve ekonomiyi tehdit ediyor Su kaynaklarının iklim değişikliğinden en yoğun etkilenen doğal varlıklardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Bugün pek çok bölgede su kaynakları, iklim değişikliğinin su döngüsünü bozması nedeniyle risk altındadır. Su kaynaklarının miktar ve kalitesindeki bozulmalar, hijyen koşullarını kötüleştirerek halk sağlığını küresel çapta riske atmaktadır. Bununla birlikte kuraklık, pek çok salgın hastalığın yayılma hızını artırmaktadır. Tarımsal üretimden gıda güvenliğine, su kaynaklarından halk sağlığına kadar sözü edilen tüm etkilerin beraberinde getirdiği ekonomik faktörler de vardır. Günümüzde birçok ülkenin, iklim değişikliğiyle mücadele ve etkilenen sektörleri desteklemek amacıyla her yıl büyük fonlar ayırdığı bilinmektedir.” diye konuştu. Türkiye’nin de yer aldığı Akdeniz Havzası en kırılgan bölgelerden biri Ülkemizin, iklim değişikliğinden en ağır etkilenen alanlardan biri olan Akdeniz Havzası’nda yer aldığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Bilimsel raporlarda Akdeniz Havzası en hassas bölgelerden biri olarak tanımlanmaktadır. Bu durum özellikle son yıllarda su kaynaklarının azalması, yağış rejimlerindeki değişimler, geniş alanları kapsayan orman yangınları, güney ve iç kesimlerdeki şiddetli kuraklık ve özellikle Karadeniz kıyılarında sıklaşan sel felaketleriyle kendini göstermektedir. Bu belirtiler, ülkemizin hem kuraklık hem de doğal afetler açısından ne kadar büyük riskler taşıdığını kanıtlamaktadır.” şeklinde konuştu. Küresel ısınma iklim sistemini nasıl değiştiriyor? Küresel Isınma ve İklim Değişikliği kavramlarının birbirine bağlı olduğunu belirten Adiller, şunları anlattı: “Bugün karbon emisyonları olarak sıkça duyduğumuz kavram, aslında atmosferde bulunan ve ısınmaya yol açan gazların miktarını ifade eder. Sanayi devrimi ve artan nüfusla beraber miktarı artan bu gazlar, havanın daha sıcak kalmasına neden olmakta ve bu da küresel sıcaklık ortalamalarının yükselmesiyle sonuçlanmaktadır. Bu olguya Küresel Isınma diyoruz. Sıcaklık artışı; buharlaşma, rüzgar, nem ve yağış gibi diğer hava olaylarını da değiştirmektedir. Örneğin, ısınmayla birlikte yeryüzünden buharlaşan su miktarı artıyor. Aynı zamanda havanın nem tutma kapasitesi de yükseliyor. Yani hem su havaya geçiyor hem de sıcaklık nedeniyle bu suyun yağış olarak geri dönmesi gecikiyor. Sonuç olarak yağışlar arasındaki süre uzayıp kuraklık şiddetlenirken, yağmur yağdığında ise atmosferde biriken yoğun nem nedeniyle anlık ve çok şiddetli yağışlar meydana geliyor. İklim sistemindeki tüm bu değişimlere İklim Değişikliği adını veriyoruz. Maalesef bu durum deniz seviyelerinin yükselmesine, yağış rejimlerinin bozulmasına, okyanusların asitlenmesine ve fırtına, hortum, sel gibi ekstrem hava olaylarının artmasına yol açıyor.” Türkiye’nin COP 31’e ev sahipliği yapması neden önemli? Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının, tüm dünyanın dikkatini ülkemize çekeceği noktasına vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Türkiye’nin böyle bir organizasyonda dönem başkanlığını üstlenmesi, bu alandaki faaliyetlerini küresel ölçekte duyurması ve iklim politikalarında karar verici bir aktör olduğunu kanıtlaması adına büyük bir fırsattır. Günümüzde iklim değişikliği sadece çevresel bir konu değildir; birçok ülke ve kurum ekonomi politikalarını ve yatırımlarını bu kriterlere göre belirlemektedir. Bu nedenle bu tür zirveler finans ve iş dünyası için kritik öneme sahiptir. Oluşacak bu ortam, yerli teknolojilerin ve girişimcilerin dünya sahnesine çıkması için eşsiz bir şans olacaktır.” dedi. COP31, Türkiye için sadece bir etkinlik değil Bunun yanı sıra, Birleşmiş Milletler tarafından da kabul edilen “Sıfır Atık” Projesi’nin bu platformda tüm dünyaya uygulanabilir bir model olarak sunulabileceğini ifade eden Adiller, “COP31, Türkiye için yalnızca bir etkinlik değil; 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi yolunda kendini gösterdiği, küresel yatırımları çektiği ve iklim krizine çözüm üreten bir öncü olduğunu kanıtladığı tarihi bir fırsattır.” ifadesini kullandı. COP31’de Türkiye’nin vitrini; Sıfır Atık ve dirençli şehirler Zirvede Türkiye’nin odak noktasının markalaşan Sıfır Atık Projesi olması gerektiğini kaydeden Adiller, “2017’de başlatılan ve küresel bilinirliği artan bu proje, hem döngüsel ekonomi hem de emisyonların azaltılması açısından iklim değişikliği süreçleriyle tam uyumludur. Türkiye’nin vizyonunu anlatmak adına önemli bir örnek teşkil eder. Ayrıca Hatay’ın yeniden inşa süreciyle gündeme gelen Dirençli Şehirler kavramı ve kentlerin iklim krizine uyumlu hale getirilmesi kritik maddeler olacaktır. Yeşil enerji, sanayide karbonsuzlaşma, iklim finansmanı ve teknolojik altyapılar da ülkemize olumlu geri dönüşler sağlayacak ana gündem maddeleridir.” şeklinde görüşlerini belirtti. Ülkelerin COP toplantılarına gösterdikleri ilgi prestij konusu COP süreçlerinin bağlayıcılık noktasında tartışılsa da ülkelerin takındığı tavrın küresel etkiler yarattığını belirten Adiller, “İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi veya Paris Anlaşması’nın caydırıcı yaptırımları olmasa da, iklim değişikliği konusu yatırımcılar ve finans kuruluşları tarafından yakından izlenmektedir. Bu yüzden ülkelerin COP toplantılarına verdiği önem, yerel mevzuat ve politikalarda bu sürece ne kadar yer verdikleri, o ülkeye prestij kazandırmakta ve yatırım yapılabilirlik göstergesi olarak kabul edilmektedir.” dedi. Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında İklim değişikliğinin hem kuraklığı artırıp hem de şiddetli yağışlara yol açarak su kaynaklarını etkilediğini anlatan Adiller, şunları kaydetti: “Şiddetli yağışlar, toprağın suyu emme oranını düşürerek yeraltı sularını beslememekte, aksine sel ve taşkınları tetiklemektedir. Oysa düzenli yağışlar toprağı ve dereleri beslemesi gereken ana unsurdur. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre, ülkemizde kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 2000 yılında 1 652 m3 iken, 2009’da 1 544 m3’e, 2020’de ise 1 346 m3’e gerilemiştir. Bu rakamlar bizi ‘Su Stresi Yaşayan’ ülkeler sınıfına sokmaktadır. Bu düşüş hızı devam ederse, 2050’li yıllarda su fakiri olma sınırı olan 1000 m3’ün altına düşebiliriz. Bu tablo tek başına korkutucuyken, uydu görüntüleri birçok gölümüzün son 40 yılda ciddi su kaybettiğini ve bazılarının kuruma riskiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Burada tek neden iklim değişikliği değil, yanlış tarımsal uygulamaların da süreci hızlandırdığını vurgulamalıyım.” İklim değişikliği konusunda yol ayrımına ulaşmak üzereyiz Bugün iklim değişikliği konusunda kritik bir yol ayrımında olduğumuza dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, “Radikal adımlar atarak durumu değiştirmek ve adaptasyon sağlamak için henüz geç değil. Ancak eylemsiz geçen her yıl riski artırıyor. 10 yıl etkileri görmek için kısa bir süre olabilir ama önlem almadan geçecek 30-50 yıllık bir süreç; su ve gıda kıtlığı, ağır ekolojik kayıplar, ekosistemlerin yok olması, yoğun iç göçler ve ciddi altyapı sorunları ile karşı karşıya kalmamıza neden olabilir.” diye konuştu. İnsanların iklim değişikliğiyle mücadeleye olan inançlarının azaldığını gösteren anketlere değinen Adiller, “Pek çok kişi ülkelerin görevlerini yerine getirmediğini düşünüyor ve haklılar. Keşke bazı ülkeler siyasi ve ekonomik çıkarları için savaşlara ayırdıkları kaynakları yaşamı korumaya ayırsalardı, böylece dünyanın sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilirdik.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KIBRIS GAZİSİ TABİP BİNBAŞI DR. CEMİL ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Haber

KIBRIS GAZİSİ TABİP BİNBAŞI DR. CEMİL ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

KIBRIS GAZİSİ TABİP BİNBAŞI DR. CEMİL ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Giresun’da uzun yıllar sağlık alanında hizmet veren Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk, Hacı Miktad Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından askerlerin omuzlarında törenle uğurlandı. Hekimliği, askerî hizmeti ve Giresun sağlık camiasına verdiği emekle tanınan Öztürk, Piraziz ilçesine bağlı Nefsipiraziz köyünde toprağa verildi. GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI GÜNÜ Giresun’da sağlık alanında uzun yıllar görev yapan Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk hayatını kaybetti. Öztürk için Hacı Miktad Camii’nde cenaze merasimi düzenlendi. Ailesi, yakınları, sevenleri, sağlık camiasından isimler ve çok sayıda vatandaş, merhum Dr. Cemil Öztürk’e son görevini yerine getirdi. Cenaze merasiminde dualar edildi, Öztürk ailesine başsağlığı dilekleri iletildi. CENAZE NAMAZINA GENİŞ KATILIM Dr. Cemil Öztürk için kılınan cenaze namazına Giresun Valisi Mustafa Koç, İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, Giresun Milletvekili Nazım Elmas, AK Parti İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Piraziz Belediye Başkanı Esat Ayyıldız, önceki dönem milletvekilleri Mustafa Çakır ve Bülent Bektaşoğlu, askerî yetkililer, CHP ve ADD yöneticileri, bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Cenaze töreninde, Öztürk’le birlikte Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktor ve hemşireler de yer aldı. Sağlık camiası, uzun yıllar aynı kurumda görev yapan Dr. Öztürk’ü son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Törene katılan kalabalık halk topluluğu, hem Kıbrıs Gazisi hem de hekim kimliğiyle Giresun’da iz bırakan Dr. Cemil Öztürk için dua etti. ASKERLERİN OMUZLARINDA TÖRENLE UĞURLANDI Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk’ün naaşı, Hacı Miktad Camii avlusundan askerlerin omuzlarında törenle uğurlandı. Tören sırasında duygu dolu anlar yaşandı. Öztürk’ün Türk bayrağına sarılı naaşı, askerî tören düzeni içinde cami avlusundan çıkarıldı. Dr. Cemil Öztürk, cenaze merasiminin ardından Piraziz ilçesine bağlı Nefsipiraziz köyünde toprağa verildi. HEM TABİP HEM ASKER OLARAK HİZMET VERDİ Dr. Cemil Öztürk, meslek yaşamında yalnızca hekim kimliğiyle değil, askerî görev geçmişiyle de saygı duyulan isimler arasında yer aldı. Kıbrıs Gazisi ve Tabip Binbaşı unvanı taşıyan Öztürk, Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli dönemlerden biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde askerî sağlık hizmetleri içinde görev aldı. Tabip Binbaşı olarak görev yapan Öztürk, askerî disiplini, hekimlik sorumluluğu ve vatan hizmetini aynı yaşam çizgisinde birleştirdi. ÇOCUK SAĞLIĞI ALANINDA HİZMET VERDİ Dr. Cemil Öztürk, Giresun’da sağlık hizmetleri içinde uzun yıllar emek verdi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla bilinen Öztürk, meslek hayatı boyunca çok sayıda çocuğun tedavisinde, ailelerin sağlık sürecinde ve kentteki sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Hekimlik hayatında hastalarıyla kurduğu güven ilişkisi, sağlık camiasındaki saygınlığı ve mesleğine bağlılığıyla tanınan Öztürk, Giresun’da iz bırakan hekimlerden biri oldu. GİRESUN’DA İZ BIRAKAN BİR İSİM OLDU Dr. Cemil Öztürk’ün yaşamı, sağlık hizmeti, askerî görev ve toplumsal saygınlık ekseninde şekillendi. Bir yanda çocuk sağlığı alanında yıllarca süren hekimlik hizmeti, diğer yanda Kıbrıs Gazisi ve Tabip Binbaşı kimliği, Öztürk’ü Giresun’da yalnızca bir doktor olarak değil, aynı zamanda ülkesine hizmet etmiş bir vatan evladı olarak da öne çıkardı. Giresun sağlık camiası, Öztürk’ü mesleğine bağlılığı, hizmet anlayışı ve insan odaklı yaklaşımıyla hatırlayacak. SAĞLIK CAMİASI VE SEVENLERİNDEN VEDA Dr. Cemil Öztürk’ün vefatı, ailesi, sevenleri ve Giresun sağlık camiasında derin üzüntü yarattı. Cenaze töreninde Öztürk’ün ailesine ve yakınlarına taziyeler iletildi. Meslektaşları, sağlık çalışanları, gaziler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar, Dr. Cemil Öztürk’ün hem hekimlik hizmetini hem de Kıbrıs Gazisi olarak taşıdığı onurlu geçmişi saygıyla andı. Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk’e Allah’tan rahmet; Öztürk ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve Giresun sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Haber

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Görele Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi” geniş katılımla gerçekleştirildi. Yağmura rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun coğrafyasının yüzde 85’inin maden sahası ilan edilmesine tepki gösterdi. Görele’de çevre ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı güçlü bir toplumsal tepki yükseldi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi”ne yüzlerce vatandaş, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek başkanları, akademisyenler, il genel meclisi üyeleri, muhtarlar ve çevre aktivistleri katıldı. Yağmurlu havaya rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun’un su kaynaklarını, tarım alanlarını, ormanlarını ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerinin durdurulmasını istedi. Miting alanında çok sayıda STK pankartlarla, vatandaşlar ise dövizlerle destek verdi. “TOPRAĞIMIZIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Mitingde konuşan Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, madencilik meselesinin siyaset üstü bir yaşam hakkı sorunu olduğunu vurguladı. Uzun, bölge halkının madene değil, doğayı ve insan sağlığını tehdit eden çıkarma yöntemlerine karşı çıktığını belirterek, “Biz madene değil, madenin çıkarılış şekline karşıyız. Yöre halkı olarak vahşi madenciliğe karşı dik durmak zorundayız. Bizim toprağımızın üstü altından çok daha değerlidir. Topraklarımız şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Havamıza, suyumuza, toprağımıza dokunmayın diyoruz” ifadelerini kullandı. Aysel Civil Uzun, mitinge destek veren tüm katılımcılara teşekkür etti. AKADEMİSYENLERDEN MADENCİLİK UYARISI Mitingde Giresun Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Birsen Şengül Oksal, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ömer Dalman ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fehmi Çalık da konuşma yaptı. Akademisyenler, Giresun coğrafyasının büyük bölümünü kapsayan madencilik faaliyetlerinin kalkınma değil, uzun vadeli çevresel yıkım anlamına geldiğini belirtti. Konuşmalarda, maden sahalarının su kaynaklarını kullanılamaz hale getirdiği, tarım alanlarına ve derelere zehirli atık karıştığı, orman varlığının yok edildiği ve bu tahribatın yüzyıllarca sürebileceği vurgulandı. Siyanür havuzlarının taşıdığı riske de dikkat çeken akademisyenler, bu tür havuzların sızdırmazlık sorunu yaşanmasa bile yüzlerce yıl kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti. Bölgedeki bazı işletmelerde taşma ve patlama iddialarının ciddi endişe yarattığı ifade edildi. “FINDIK, ÇAY, ARICILIK VE HAYVANCILIK TEHDİT ALTINDA” Mitingde yapılan konuşmalarda Karadeniz’in kırılgan ekolojik yapısının madencilik faaliyetleriyle daha büyük risk altına girdiği vurgulandı. Katılımcılar, vahşi madenciliğin yalnızca çevreyi değil, bölge halkının geçim kaynaklarını da tehdit ettiğini dile getirdi. Fındık, çay, arıcılık ve hayvancılığın madencilik baskısı altında zarar görebileceği belirtildi. Konuşmacılar, heyelan riskinin de artacağına dikkat çekerek, Karadeniz’in dağlık ve yağışlı yapısında yapılacak kontrolsüz maden çalışmalarının yeni afetlere zemin hazırlayabileceğini söyledi. STK’LARDAN VE AKTİVİSTLERDEN ORTAK ÇAĞRI Mitingde Görele İl Genel Meclisi Üyesi Semih Aydın, Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci, Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal, Çanakçı Deresi Özgür Aksın Platformu Başkanı Harun Şahin, Giresun Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Erkan Türüdü ile Görele, Çanakçı ve Doğankentli çevre aktivistleri de söz aldı. Konuşmalarda vahşi madenciliğin insan hayatını, su kaynaklarını, tarım alanlarını, dereleri ve ormanları doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Katılımcılar, “Vahşi madenciliğe son verilmezse çocuklarımıza yeşil vadiler değil, zehirli su kaynakları ve ağır metallerle kirlenmiş topraklar kalacak. Buna izin vermeyeceğiz. Korkmadan, yılmadan mücadele edeceğiz” mesajı verdi. CEBECİ’DEN FAHRİ HEMŞEHRİLİK TEPKİSİ Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci’nin konuşması miting alanında dikkat çekti. Cebeci, Alagöz Holding’in sahibi Cantürk Alagöz’e fahri hemşehrilik verilmesi yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Bu milletin vicdanına rağmen böyle bir karar alırsanız, Harşit Vadisi halkı sizi siyasi tarihin karanlığına gönderecektir” dedi. Cebeci’nin sözleri meydanda alkışlarla karşılandı. SİYASİ PARTİLER, DERNEKLER VE VATANDAŞLAR MEYDANDA BULUŞTU Mitinge İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, CHP Görele İlçe Başkanı Mustafa Günay, İYİ Parti Görele İlçe Başkanı Hakan Resüloğlu, Zafer Partisi Görele İlçe Başkanı Emrullah Ekiz, 24. Dönem Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakıcı, İstanbul Bayrampaşa Giresunlular Derneği Başkanı Tülay Tahmaz, İstanbul Kartal Giresunlular Derneği Başkanı Cengiz Demirkaya, İstanbul Arnavutköy Giresunlular Derneği Başkanı Ahmet Karasakal, İstanbul Bahçelievler Giresunlular Derneği Başkanı Yalçın İsmail Çam, Tüm Üretici Köylü Sendikası Giresun İl Temsilcisi Orhan Kara, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı İbrahim Türk, Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şube Başkanı İbrahim Arslan, CHP önceki dönem Giresun İl Başkanı Fikri Bilge, muhtarlar, çeşitli meslek gruplarından temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Coşkulu geçen miting, yerel sanatçıların kemençe eşliğinde çaldığı horon havalarıyla sona erdi. Meydanda verilen ortak mesaj ise netti: Giresun’un toprağı, suyu, deresi, ormanı ve geleceği vahşi madenciliğe teslim edilmeyecek. Fotoğraflar: Namık Baltaoğlu

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Haber

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR”

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, Görele’de maden faaliyetlerine karşı miting düzenleyecek. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda basın açıklaması, bilgilendirme konuşmaları ve müzik etkinliği yapılacak. MİTİNG CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAPILACAK Görele, 29 Mayıs 2026 Cuma günü maden karşıtı mitinge ev sahipliği yapacak. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşlarının düzenleme komitesinde yer aldığı program, Görele Cumhuriyet Meydanı’nda saat 14.00’te başlayacak ve 19.00’a kadar sürecek. Mitingin ana çağrısı “Toprağın üstü altından daha değerlidir” sloganıyla yapıldı. Programda “Vahşi maden istemiyoruz” vurgusu öne çıkarıldı. BASIN AÇIKLAMASI VE BİLGİLENDİRME KONUŞMALARI YAPILACAK Etkinlik kapsamında basın açıklaması yapılacak, halka yönelik bilgilendirme konuşmaları gerçekleştirilecek. Programda ayrıca müzik etkinliği de yer alacak. Düzenleme komitesi, maden faaliyetlerinin çevre, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek vatandaşları Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge katılmaya çağırdı. ÇAĞRI GİRESUN GENELİNE YAPILDI Miting çağrısı yalnızca Görele ile sınırlı tutulmadı. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, kent genelindeki yurttaşları programa davet etti. 29 Mayıs Cuma günü Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen miting, Görele’de çevre mücadelesi başlığıyla yapılacak kitlesel buluşmalardan biri olacak.

ATATÜRK MEYDANINDA 19 MAYIS COŞKUSU Haber

ATATÜRK MEYDANINDA 19 MAYIS COŞKUSU

ATATÜRK MEYDANINDA 19 MAYIS COŞKUSU CHP Giresun İl Başkanlığı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Giresun Belediyesi Atatürk Meydanı’nda çelenk sunma töreni düzenledi. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, CHP Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve vatandaşlar katıldı. ATATÜRK MEYDANI’NDA ÇELENK SUNMA TÖRENİ Giresun’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Giresun Belediyesi Atatürk Meydanı’nda düzenlenen çelenk sunma töreniyle kutlandı. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın organizasyonuyla gerçekleştirilen programda 19 Mayıs’ın tarihsel anlamı, Cumhuriyet’in kuruluş iradesi ve gençliğe bırakılan miras öne çıkarıldı. CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek’in ev sahipliğindeki törene CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, CHP Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, CHP il ve merkez ilçe yönetim kurulu üyeleri, partililer, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, sendikalar ve vatandaşlar katıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği, 29 Ekim Kadınları Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Giresun Şubesi, Eğitim-İş temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de törende yer aldı. ŞENYÜREK: “BUGÜN MİLLET İRADESİNİN AYAĞA KALKTIĞI GÜNDÜR” Törende konuşan CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, 19 Mayıs’ın yalnızca bir anma günü değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan bağımsızlık yürüyüşünün başlangıcı olduğunu vurguladı. Şenyürek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışının Türk milleti için tarihsel bir dönüm noktası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün 19 Mayıs. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak milletimizin bağımsızlık yürüyüşünü başlattığı gündür. Bugün, esarete karşı özgürlüğün, umutsuzluğa karşı cesaretin, teslimiyete karşı millet iradesinin ayağa kalktığı gündür.” Şenyürek, 19 Mayıs’ın gençlere armağan edilmesinin tesadüf olmadığını belirtti. Cumhuriyet’i yaşatacak, demokrasiyi büyütecek ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık yolunda ileriye taşıyacak gücün gençlik olduğunu söyledi. GENÇLERİN GELECEK SORUNLARINA DİKKAT ÇEKTİ CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, konuşmasında gençlerin karşı karşıya kaldığı ekonomik ve sosyal sorunları da gündeme taşıdı. Üniversite öğrencilerinin barınma sorunu yaşadığını, mezun gençlerin iş bulmakta zorlandığını, çalışan gençlerin ise emeğinin karşılığını alamadığını ifade etti. Şenyürek, sınavlarda başarılı olan gençlerin mülakat süreçlerinde elendiğini belirterek liyakat tartışmasına dikkat çekti: “Liyakat yerine torpilin, hak yerine kayırmacılığın, emek yerine yandaşlığın öne çıktığı bir düzende gençlerimizin umudu kırılıyor. Bugün gençlere kendi ülkelerinde gelecek hayali kurduramayan bir iktidar gerçeğiyle karşı karşıyayız.” Gençlerin ev kurmak, iş bulmak, insanca yaşamak, özgürce düşünmek ve korkmadan konuşmak istediğini belirten Şenyürek, mevcut düzenin gençlere umut yerine kaygı, güven yerine belirsizlik, adalet yerine haksızlık dayattığını söyledi. “GENÇLERİN HAK ARAMASI SUÇ DEĞİLDİR” Şenyürek, gençlerin demokratik haklarını kullanırken baskı, soruşturma ve gözaltı süreçleriyle karşı karşıya bırakıldığını dile getirdi. Gençlerin düşüncesini açıklamasının, meydanlarda hakkını aramasının ve geleceğine sahip çıkmasının suç olmadığını vurguladı. CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Gençlerin hak araması suç değildir. Gençlerin itiraz etmesi suç değildir. Gençlerin özgürlük, adalet ve gelecek istemesi suç değildir.” Şenyürek, asıl sorunun gençleri dinlemeyen, onların emeğini görmeyen ve geleceklerini yok sayan yönetim anlayışı olduğunu belirtti. Hukukun herkese eşit işlemediği bir ülkede gençlerin geleceğe güvenle bakamayacağını söyledi. LİYAKAT, HUKUK VE ÖZGÜRLÜK VURGUSU Konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin gençler için hedeflediği Türkiye anlayışını da anlatan Şenyürek, gençlerin haklarının mülakat odalarında gasp edilmediği, düşüncelerinden dolayı korkmadığı, kendi ülkesinde üretmeyi ve çalışmayı seçtiği bir Türkiye istediklerini ifade etti. Şenyürek, gençlere umutsuzluk çağrılarına kulak asmamaları yönünde seslendi: “Size ‘bu düzen değişmez’ diyenlere inanmayın. Size ‘siyaset sizin işiniz değil’ diyenlere inanmayın. Size ‘umutsuzluktan başka çareniz yok’ diyenlere inanmayın. Bu ülke sizin. Bu Cumhuriyet sizin. Bu gelecek sizin.” Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkmanın yalnızca törenlerde anmakla sınırlı olmadığını belirten Şenyürek, adalete, özgürlüğe, demokrasiye ve eşitliğe sahip çıkmanın bu mirasın temel sorumluluğu olduğunu söyledi. “GENÇLER KONUŞTUKÇA TÜRKİYE DEĞİŞECEK” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, gençlere duydukları güveni konuşmasının en güçlü başlıklarından biri olarak öne çıkardı. Gençlerin aklına, vicdanına, cesaretine ve değişim iradesine güvendiklerini söyledi. Şenyürek, Türkiye’nin gençlerin susmasıyla değil, konuşmasıyla değişeceğini vurguladı: “Bu ülkenin gençleri sustukça değil, konuştukça Türkiye değişecek. Bu ülkenin gençleri korktukça değil, haklarına sahip çıktıkça demokrasi güçlenecek. Bu ülkenin gençleri umudunu korudukça Cumhuriyet daha da büyüyecek.” “GENÇLERİN GELECEĞİNİ ÇALAN BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ” Şenyürek, konuşmasının devamında liyakat ve hukuk vurgusunu yineledi. Gençlerin geleceği için daha adil, özgür ve güvenli bir Türkiye kurma sözü verdi. CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, “Sözümüz söz” diyerek şu ifadeleri kullandı: “Liyakati yeniden hâkim kılacağız. Hukuku yeniden ayağa kaldıracağız. Gençlerin geleceğini çalan bu düzeni değiştireceğiz. Gençlere kendi ülkelerinde insanca yaşayabilecekleri, özgürce düşünebilecekleri, umutla hayal kurabilecekleri bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız.” CUMHURİYET, GENÇLİK VE DEMOKRASİ MESAJI Şenyürek, konuşmasını Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bağımsızlık mücadelesinin kahramanlarını anarak tamamladı. CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı ve konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın gençlik. Yaşasın demokrasi. Yaşasın tam bağımsız Türkiye.” BAYRAM COŞKUSU KENT MERKEZİNDE YAŞANDI Giresun Belediyesi Atatürk Meydanı’ndaki tören, çelenk sunumu, konuşmalar ve katılımcıların 19 Mayıs mesajlarıyla tamamlandı. Program, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve vatandaşların katılımıyla 19 Mayıs coşkusunu kent merkezine taşıdı. Törende Cumhuriyet değerlerine, laik ve demokratik Türkiye idealine, Atatürk’ün gençliğe emanet ettiği mirasa ve tam bağımsızlık vurgusuna güçlü biçimde dikkat çekildi.

ŞEBİNKARAHİSARLILAR 19 MAYIS RUHUNDA BULUŞTU Haber

ŞEBİNKARAHİSARLILAR 19 MAYIS RUHUNDA BULUŞTU

ŞEBİNKARAHİSARLILAR 19 MAYIS RUHUNDA BULUŞTU Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği’nin geleneksel 19 Mayıs programı, Şebinkarahisar’da geniş katılımla gerçekleştirildi. Karşı Bahçe Restaurant’ta düzenlenen kahvaltı buluşması ve Tamzara Mahallesi’ndeki gençlik gezisi, hemşehrilik dayanışmasını, Cumhuriyet değerlerine bağlılığı ve genç kuşaklara kültürel miras aktarımını aynı programda buluşturdu. Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği’nin geleneksel 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Şebinkarahisar’da kapsamlı bir program düzenlendi. Programda siyasi temsilciler, yerel yöneticiler, dernek yönetimi, ilçe örgütleri, öğrenciler ve çok sayıda Şebinkarahisarlı bir araya geldi. Karşı Bahçe Restaurant’ta gerçekleştirilen kahvaltı programı, hemşehrilik bağlarının güçlendirilmesine sahne oldu. Tamzara Mahallesi’nde düzenlenen gençlik gezisi ise 19 Mayıs’ın gençlik vurgusunu Şebinkarahisar’ın tarihi, kültürel ve doğal değerleriyle birleştirdi. GENİŞ KATILIMLI 19 MAYIS BULUŞMASI Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği öncülüğünde düzenlenen kahvaltı programına CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Çekmeköy Belediyesi Başkan Vekili Bora Kılıç, Şebinkarahisar Belediye Başkan Vekili Kamile Portakal, Giresun İl Genel Meclisi üyeleri Eyüp Çiftçi ve Fehime Ömerbeyoğlu, CHP Şebinkarahisar İlçe Başkanı Sezai Şenol ile Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği Başkanı Mehmet Şimşek katıldı. Programda ilçe yöneticileri, örgüt üyeleri, dernek yönetimi, öğrenciler ve vatandaşlar da yer aldı. Program, Şebinkarahisar’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın anlamına uygun biçimde birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarıyla öne çıktı. Kahvaltı buluşmasında hemşehriler aynı sofrada bir araya gelirken, ilçenin sosyal, kültürel ve tarihi değerleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. HEMŞEHRİLİK BAĞI AYNI SOFRADA GÜÇLENDİ Karşı Bahçe Restaurant’taki programda Şebinkarahisarlılar arasında dayanışma duygusu ön plana çıktı. İlçe dışında yaşayan Şebinkarahisarlılar ile memlekette yaşayan vatandaşları buluşturan etkinlik, gurbet ile Şebinkarahisar arasında kurulan bağın güçlenmesine katkı sundu. Katılımcılar, Şebinkarahisar’ın kültürel mirasının korunması, sosyal ilişkilerin canlı tutulması ve genç kuşakların ilçe kimliğiyle bağının güçlendirilmesi konusunda ortak mesajlar verdi. Programda ilçeye dair beklentiler, temenniler ve kültürel değerlerin gelecek nesillere aktarılması yönündeki görüşler paylaşıldı. CUMHURİYET DEĞERLERİ VE DAYANIŞMA VURGUSU 19 Mayıs programında Cumhuriyet değerlerine bağlılık, birlik ruhu ve toplumsal dayanışma öne çıktı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek ve beraberindeki heyet, Şebinkarahisar’daki programda hemşehrilerle buluştu. Etkinlikte, 19 Mayıs’ın yalnızca bir bayram değil; gençlik, bağımsızlık, Cumhuriyet ve ortak gelecek bilinci açısından güçlü bir tarihsel anlam taşıdığı vurgulandı. Şebinkarahisar’daki buluşma, bu yönüyle siyasi temsilcileri, yerel yönetimi ve sivil toplum kuruluşlarını aynı çatı altında bir araya getirdi. BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ KAMİLE PORTAKAL PROGRAMDA YER ALDI Şebinkarahisar Belediyesi, programa Belediye Başkan Vekili Kamile Portakal’ın katılımıyla temsil edildi. Portakal, Karşı Bahçe Restaurant’taki kahvaltı programında hemşehrilerle bir araya geldi. Programda Şebinkarahisar’ın sosyal, kültürel ve tarihi değerleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. Katılımcılar, ilçenin sahip olduğu mirasın korunması ve tanıtılması konusunda görüşlerini dile getirdi. Kahvaltı buluşması, hatıra fotoğrafı çekimiyle tamamlandı. TAMZARA’DA GENÇLİK GEZİSİ DÜZENLENDİ 19 Mayıs programı kapsamında Tamzara Mahallesi’nde gençlik gezisi de gerçekleştirildi. Şebinkarahisar Yardımlaşma Derneği gençliği ve Şebinkarahisar Üniversitesi öğrencileri, gezi programında ilçenin tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerini yerinde tanıdı. Belediye Başkan Vekili Kamile Portakal’ın da katıldığı programda gençlerle sohbet edildi. Tamzara Mahallesi’nin tarihi dokusu, kültürel kimliği ve doğal güzellikleri gençlere aktarıldı. Program, 19 Mayıs’ın gençlik merkezli anlamını Şebinkarahisar’ın yerel değerleriyle buluşturdu. GENÇLER ŞEBİNKARAHİSAR’IN DEĞERLERİNİ YERİNDE TANIDI Tamzara’daki gençlik gezisi, öğrencilerin Şebinkarahisar’a dair tarihsel ve kültürel farkındalığını artıran bir program olarak öne çıktı. Gençler, ilçenin doğal ve kültürel değerlerini yerinde görerek Şebinkarahisar kimliğiyle bağ kurdu. Birlik ve beraberlik duygularının öne çıktığı gezide gençler keyifli anlar yaşadı. Program, genç kuşakların memleket bilinciyle yetişmesi, ilçenin değerlerini tanıması ve Şebinkarahisar’a dair kalıcı hatıralar biriktirmesi açısından anlamlı bir buluşma oldu. 22 YILLIK GELENEK MEMLEKET BAĞINI CANLI TUTUYOR Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği’nin 19 Mayıs Kültür ve Tanıtım Gezisi, yıllardır ilçe dışında yaşayan Şebinkarahisarlıları ata topraklarında buluşturuyor. 2026 yılı itibarıyla 22’nci yılına ulaşan geleneksel organizasyon, hemşehrilik dayanışmasının en önemli buluşmalarından biri olarak sürdürülüyor. Programlar, yalnızca sosyal bir buluşma niteliği taşımıyor; aynı zamanda Şebinkarahisar’ın kültürel belleğini canlı tutan, gurbet ile memleket arasındaki bağı güçlendiren ve genç kuşaklara yerel kimliği aktaran bir işlev görüyor. SİVİL TOPLUM, SİYASET VE YEREL YÖNETİM AYNI PROGRAMDA BULUŞTU Şebinkarahisar’daki 19 Mayıs etkinliği, sivil toplum kuruluşları, siyasi temsilciler ve yerel yönetimin birlikte yer aldığı geniş katılımlı bir programa dönüştü. Şebinkarahisarlılar Yardımlaşma Derneği’nin öncülüğündeki organizasyon, farklı kesimleri aynı hedefte buluşturdu. Kahvaltı programında hemşehrilik dayanışması güçlenirken, gençlik gezisiyle kültürel aktarım sağlandı. Böylece 19 Mayıs programı, hem yetişkinleri hem gençleri kapsayan çok yönlü bir buluşma niteliği kazandı. ŞEBİNKARAHİSAR’DA ORTAK AİDİYET MESAJI Şebinkarahisar’da gerçekleştirilen program, ortak aidiyet duygusunu güçlendiren mesajlarla tamamlandı. Katılımcılar, ilçenin tarihi, kültürel ve sosyal değerlerinin korunması gerektiğini vurguladı. Karşı Bahçe Restaurant’taki kahvaltı buluşması ve Tamzara Mahallesi’ndeki gençlik gezisi, Şebinkarahisar’ın hem geçmişine hem geleceğine sahip çıkma iradesini ortaya koydu. 19 Mayıs’ın gençlik, Cumhuriyet ve bağımsızlık ruhu, Şebinkarahisar’da hemşehrilik dayanışmasıyla birleşti.

9. RUNKERASUS GİRESUN YARI MARATONU KOŞULDU Haber

9. RUNKERASUS GİRESUN YARI MARATONU KOŞULDU

GİRESUN YARI MARATONU 700’Ü AŞKIN KATILIMLA KOŞULDU Giresun’da 9’uncu kez düzenlenen Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, 17 Mayıs 2026 Pazar günü geniş katılımla gerçekleştirildi. 49. Uluslararası Giresun Aksu Festivali etkinlikleri kapsamında yapılan organizasyonda sporcular 21 kilometre ve 10 kilometrelik parkurlarda mücadele etti. Yarı maratonda Ümran Bulut, 10K koşusunda ise Mehmet Kalyoncu genel klasmanda birinci oldu. 9. RUNKERASUS GİRESUN YARI MARATONU TAMAMLANDI Giresun’un geleneksel spor organizasyonları arasında yer alan 9. Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, kentin sahil güzergâhında koşuldu. Sporcuları, vatandaşları ve protokol üyelerini aynı heyecanda buluşturan organizasyon, Giresun’un spor takviminde önemli bir etkinlik olarak tamamlandı. Uluslararası Giresun Aksu Festivali etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarış, 17 Mayıs 2026 Pazar günü saat 09.00’da başladı. Organizasyon; Giresun Valiliği, Giresun Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Bulancak Belediyesi, Giresun Emniyet Müdürlüğü, Giresun İl Sağlık Müdürlüğü, Liman Başkanlığı, Karayolları 104. Şube Şefliği ve Giresun Maraton Kulübü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Yarışların startı Giresun Port Liman girişinden verildi. Sporcular, sabah saatlerinden itibaren başlangıç noktasında toplandı ve hazırlıkların ardından parkura çıktı. STARTI VALİ KOÇ VE PROTOKOL ÜYELERİ VERDİ Yarı maraton ve 10K koşusunun startını Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal ile protokol üyeleri verdi. Programa Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas ve Ertuğrul Gazi Konal, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürü Muzaffer Ergün, kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı. SPORCULAR 21 KİLOMETRE VE 10 KİLOMETREDE MÜCADELE ETTİ Organizasyon iki ayrı kategoride yapıldı. Sporcular, 21 kilometrelik yarı maraton ve 10 kilometrelik koşu parkurlarında yarıştı. 21 kilometrelik yarı maraton parkuru, Giresun Port Liman girişinden başladı ve Ofran Plajı dönüşlü olarak tamamlandı. 10 kilometrelik koşu parkuru da yine liman girişinden başladı ve Belediye Plajı dönüşlü güzergâhta koşuldu. Sahil hattında gerçekleştirilen yarış, Giresun’un doğal güzelliklerini sporla buluşturdu. Sporcular, deniz kıyısındaki parkurda hem derece hem de kişisel performans için mücadele etti. YARI MARATONDA ÜMRAN BULUT BİRİNCİ OLDU 21 kilometrelik yarı maraton genel klasmanında Ümran Bulut birinci oldu. Ferdi olarak yarışan Bulut, parkuru 1 saat 13 dakika 38 saniyelik derecesiyle tamamladı. Yarı maratonda ikinci sırayı Osman Yakut aldı. Yakut, 1 saat 15 dakika 31 saniyelik derecesiyle finişe ulaştı. Jandarma Gücü Spor Kulübü sporcusu Kenan Sarı ise 1 saat 20 dakika 45 saniyelik derecesiyle üçüncü oldu. Yarı maraton genel klasmanında ilk 5 sıra şöyle oluştu: Sıra Sporcu Kulüp Derece 1 Ümran Bulut Ferdi 1:13:38 2 Osman Yakut — 1:15:31 3 Kenan Sarı Jandarma Gücü SK 1:20:45 4 Ömer Mürsel Aytop Ferdi 1:22:26 5 Şakir Atmaca RUN61 1:23:57 Yarı maratonda erkekler 16-34 yaş kategorisinde Ümran Bulut birinci, Osman Yakut ikinci, Kenan Sarı üçüncü oldu. M45-49 kategorisinde Şakir Atmaca birinci, Abdurrahman Ayazoğlu ikinci sırada yer aldı. M40-44 kategorisinde Mehmet Uzunalioğlu kendi kategorisinde birinci oldu. 10K KOŞUSUNDA MEHMET KALYONCU ZİRVEDE YER ALDI 10 kilometrelik koşuda genel klasmanın birincisi Mehmet Kalyoncu oldu. Ankara EGO Spor adına yarışan Kalyoncu, parkuru 32 dakika 14 saniyede tamamladı. Jandarma Gücü Spor Kulübü sporcusu Rıdvan Taş, 34 dakika 12 saniyelik derecesiyle ikinci sırayı aldı. Ferdi olarak yarışan Çağan Efran Yetim ise 34 dakika 27 saniyelik derecesiyle üçüncü oldu. 10K genel klasmanında ilk 5 sıra şöyle oluştu: Sıra Sporcu Kulüp Derece 1 Mehmet Kalyoncu Ankara EGO Spor 0:32:14 2 Rıdvan Taş Jandarma Gücü Spor Kulübü 0:34:12 3 Çağan Efran Yetim Ferdi 0:34:27 4 Kerem Kaya Ferdi 0:35:32 5 Erkan Çiftçi Jandarma Gücü Spor Kulübü 0:35:37 10K yarışında erkekler 16-34 yaş kategorisinde Mehmet Kalyoncu birinci, Rıdvan Taş ikinci, Çağan Efran Yetim üçüncü oldu. M35-39 kategorisinde Erkan Çiftçi, M45-49 kategorisinde Halil Özsoy, M50-54 kategorisinde ise Engin Aydın kendi yaş gruplarında ilk sırada yer aldı. 500 KAYITLI SPORCU YARIŞTI, TOPLAM KATILIM 700’Ü AŞTI Organizasyona Türkiye’nin farklı şehirlerinden yaklaşık 500 kayıtlı sporcu katıldı. Sporcuların yanı sıra vatandaşlar, gönüllüler, kulüp temsilcileri, görevliler ve protokol üyeleriyle birlikte etkinlikteki toplam katılım 700’ün üzerine çıktı. Yarı maraton ve 10K koşusu, Giresun’da hem sportif rekabeti hem de festival atmosferini aynı alanda buluşturdu. Kent dışından gelen sporcular, Aksu Festivali programı kapsamında düzenlenen yarışla Giresun’un sahil parkurunda mücadele etti. PROTOKOL VE VATANDAŞLAR ETKİNLİKTE YERİNİ ALDI Giresunlular, yarış güzergâhında sporculara destek verdi. Protokol üyeleri, kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların katılımıyla organizasyon kent merkezinde hareketlilik oluşturdu. Yarış boyunca güvenlik, sağlık, ulaşım ve parkur düzeni için ilgili kurumlar sahada görev yaptı. Giresun Emniyet Müdürlüğü, Giresun İl Sağlık Müdürlüğü, Liman Başkanlığı, Karayolları 104. Şube Şefliği ve görevli ekipler, organizasyonun güvenli şekilde tamamlanmasına katkı sundu. DERECEYE GİRENLERE MADALYA VE ÖDÜLLERİ VERİLDİ Yarışların tamamlanmasının ardından dereceye giren sporcular için ödül töreni düzenlendi. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, törende başarılı sporculara madalya ve ödüllerini takdim etti. Köse, organizasyona imza atan Giresun Maraton Kulübü Başkanı Mehmet Fatih Kitapçı ve ekip arkadaşlarına teşekkür etti. Aksu Festivali’ne renk katan yarı maratonun Giresun’da sporun, birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti. AKSU FESTİVALİ’NE SPORTİF RENK KATTI 49.Uluslararası Giresun Aksu Festivali etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen Runkerasus Giresun Yarı Maratonu, festival programına sportif canlılık kazandırdı. Yarış, Giresun’un sosyal yaşamına hareketlilik katarken şehir dışından gelen sporcular ve misafirlerle kentin tanıtımına da hizmet etti. Sahil güzergâhında koşulan parkur, Giresun’un doğal güzelliklerini öne çıkaran etkinliklerden biri oldu. SPOR TURİZMİNE KATKI SAĞLADI Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, Giresun’un spor turizmine katkı sağlamak, sağlıklı yaşam bilincini artırmak ve kentin sosyal, kültürel ve doğal değerlerini tanıtmak amacıyla düzenlendi. Organizasyon, sporculara rekabet heyecanı yaşatırken Giresun’un festival atmosferini de güçlendirdi. Giresun Maraton Kulübü Başkanı Mehmet Fatih Kitapçı ve görevli ekipler, yarışın planlanması, parkur düzeni, sporcu yönlendirmeleri ve ödül sürecinde aktif rol aldı. ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERLE HATIRA FOTOĞRAFI ÇEKİLDİ Etkinlik kapsamında Giresun’da eğitim hayatına devam eden uluslararası öğrencilerle de bir araya gelindi. Katılımcılar, öğrencilerle birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi. Bu buluşma, organizasyonun yalnızca sportif yönüyle değil, sosyal etkileşim boyutuyla da öne çıkmasını sağladı. Sporcular, vatandaşlar, öğrenciler ve protokol üyeleri aynı etkinlik alanında buluştu. ORGANİZASYON ÖDÜL TÖRENİYLE SONA ERDİ Runkerasus Giresun Yarı Maratonu ve 10K Koşusu, parkurlardaki mücadelelerin ardından düzenlenen ödül töreniyle tamamlandı. Yarı maratonda Ümran Bulut’un, 10K koşusunda Mehmet Kalyoncu’nun genel klasman birinciliğiyle öne çıktığı organizasyon; sporcuların azmi, vatandaşların ilgisi, kurumların desteği ve protokolün katılımıyla Giresun’un spor takvimindeki önemli etkinliklerden biri olarak kayıtlara geçti. https://merbespor.com/results/giresunmaratonu-2026/

“ÜÇ KİTAP BİR KADIN” SÖYLEŞİSİNE YOĞUN İLGİ Haber

“ÜÇ KİTAP BİR KADIN” SÖYLEŞİSİNE YOĞUN İLGİ

“ÜÇ KİTAP BİR KADIN” SÖYLEŞİSİNE YOĞUN İLGİ Giresun Sanat Günleri kapsamında Tibor Salonu’nda düzenlenen “Üç Kitap Bir Kadın” başlıklı söyleşide gazeteci Saliha Yayla, basın özgürlüğünden kadın hakları mücadelesine, gazetecilik yaşamından yer aldığı kitaplara kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. SALİHA YAYLA: GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR Giresun Sanat Günleri, gazeteci Saliha Yayla’nın katıldığı “Üç Kitap Bir Kadın” söyleşisine ev sahipliği yaptı. Tibor Salonu’nda düzenlenen etkinliğe sanatseverler, sivil toplum temsilcileri, basın mensupları ve siyasi parti üyeleri yoğun ilgi gösterdi. Çağdaş Gazeteciler Derneği Giresun İl Temsilcisi gazeteci Saliha Yayla, konuşmasına tutuklu gazetecilerin özgür bırakılması çağrısıyla başladı. Yayla, “Gazetecilik suç değildir” diyerek basın ve ifade özgürlüğünün demokratik toplum düzeni için vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Türkiye’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 163. sırada yer aldığını belirten Yayla, özgür basının özgür toplum anlamına geldiğini ifade etti. GAZETECİLİK YOLCULUĞUNU ANLATTI Katılımcıların sorularıyla ilerleyen söyleşide Yayla, gazeteciliğe başladığı yıllardan bugüne uzanan mesleki sürecini anlattı. Giresun’un kadrolu ilk kadın gazetecisi olan Yayla, yazılı basındaki çalışmalarının yanı sıra yerel televizyonda yaklaşık 10 yıl boyunca haftada bir akşam “Fikir Atölyesi” adlı programı sunduğunu söyledi. Yayla, yaygın basında da Özgür Gündem, BirGün ve bianet için gönüllü muhabirlik yaptığını belirtti. YER ALDIĞI KİTAPLAR ÜZERİNE KONUŞTU Söyleşide Yayla’ya, yer aldığı kitaplarla ilgili sorular da yöneltildi. Yayla, Sezai Sarıoğlu’nun Nar Taneleri, Yaşar Seyman’ın Yangın Yeriydi Yurdum ve Ayşenur Kolivar’ın Fadime Kimdir adlı kitaplarında yer aldığını anlattı. Fadime Kimdir kitabındaki bölümün Dr. Handan Çağlayan tarafından kaleme alındığını belirten Yayla, bu kitaplara konu olan sürecin 1990’lı yıllardaki siyasal ve toplumsal mücadelesiyle bağlantılı olduğunu ifade etti. Yayla, 1995 yılında Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nden milletvekili adayı olduğunu, aynı yıllarda İnsan Hakları Derneği Sekreterliği görevinde bulunduğunu ve demokratik haklarını kullandığı dönemlerde baskılarla karşılaştığını söyledi. Bu süreçte yazarların kendisine ulaşarak röportaj yaptığını aktaran Yayla, o yıllarda işlettiği kitabeviyle ilgili anılarını da paylaştı. “EŞİT, ÖZGÜR VE ŞİDDETSİZ BİR DÜNYA İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK” Kadın hakları mücadelesine ilişkin soruları da yanıtlayan Saliha Yayla, 11 yıl boyunca faaliyet yürüten ve iki yıl önce çalışmalarına ara veren Giresun Kadın Platformu’nun çalışmalarından söz etti. Yayla, platformda basın sorumluluğunu üstlendiğini belirtti. Gönüllüsü olduğu Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun çalışmalarını da anlatan Yayla, kadın cinayetleri, taciz, tecavüz ve şiddet başlıklarında mücadelenin önemine dikkat çekti. Yayla, “Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve hayallerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Eşit, özgür ve şiddetsiz bir dünya için mücadelemiz sürecek” dedi. SÖYLEŞİYE YOĞUN KATILIM Etkinliğe tiyatro sanatçısı Orhan Alkaya, yazar Vecdi Çıracıoğlu, Giresun Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, Kent Konseyi Başkanı Cem Feridunoğlu, 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Şube Başkanı Havva Yılmaz, Birleşik Emekliler Sendikası Şube Yöneticisi Ayşenur Batur Şenel, Küresel Gazeteciler Derneği Temsilcisi Mustafa Demir, CHP ve KESK üyeleri, basın mensupları ile sanatseverler katıldı. Söyleşi sonunda Saliha Yayla için erken doğum günü pastası kesildi. Etkinlik, katılımcıların söyleşi sonrası Yayla ile sohbet etmesiyle sona erdi.

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun Üniversitesi’nde TÜBİTAK 2209 programı kapsamında desteklenen “Kentsel Politikalarda Gönüllülük: Giresun Üniversitesi Öğrencileri Üzerinden Bir Araştırma” başlıklı çalışmanın sonuçları seminerle paylaşıldı. Araştırma, üniversite öğrencilerinin gönüllülüğe olumlu baktığını ancak kentle ilgili gönüllülük faaliyetlerine katılımın sınırlı kaldığını ortaya koydu. ÖĞRENCİLERİN GÖNÜLLÜLÜK ALGISI İNCELENDİ Giresun Üniversitesi’nde yürütülen araştırma, üniversite öğrencilerinin gönüllülüğe ilişkin algılarını, motivasyonlarını ve gönüllü katılım eğilimlerini ortaya koydu. “Kentsel Politikalarda Gönüllülük: Giresun Üniversitesi Öğrencileri Üzerinden Bir Araştırma” başlıklı çalışma, Giresun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencisi Gamze Piral yürütücülüğünde, Doç. Dr. Levent Memiş danışmanlığında gerçekleştirildi. TÜBİTAK 2209 programı kapsamında desteklenen araştırma, öğrencilerin kent yaşamına gönüllü katılım düzeylerini çok yönlü biçimde değerlendirdi. KATILIM YÜZDE 18,4’TE KALDI Araştırma sonuçları, öğrencilerin yalnızca yüzde 18,4’ünün kentle ilgili bir gönüllülük faaliyetine katıldığını gösterdi. Buna karşın öğrencilerin gönüllülüğe yönelik algı ve motivasyonlarının genel olarak olumlu olduğu belirlendi. Öğrenciler, gönüllülüğü toplumsal dayanışmayı güçlendiren, yurttaşlık bilincini artıran ve toplumsal fayda sağlayan bir faaliyet alanı olarak değerlendirdi. EN ÇOK ÇOCUKLAR, KADINLAR VE ÇEVRE ALANLARI ÖNE ÇIKTI Katılımcılar, gönüllü olmak istedikleri alanlar arasında en çok çocuklar, kadınlar, çevre, eğitim ve sokak hayvanlarını gösterdi. Gönüllülüğün önündeki temel engeller arasında ise zaman yetersizliği, bilgi eksikliği ve kurumsal güven sorunları öne çıktı. Araştırma, öğrencilerin gönüllülüğü yalnızca toplumsal fayda üretme aracı olarak görmediğini de ortaya koydu. Öğrenciler gönüllülüğü aynı zamanda kişisel gelişim, kariyer planlaması ve sosyal ilişkileri geliştirme fırsatı olarak değerlendirdi. YASAL ÇERÇEVE EKSİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Araştırma kapsamında Türkiye’de gönüllülük alanındaki mevzuat eksiklikleri de ele alındı. Gönüllülük faaliyetlerini düzenleyen bütüncül bir yasal çerçevenin bulunmadığı, mevcut uygulamaların farklı mevzuatlar içinde dağınık şekilde yer aldığı belirtildi. Seminerde, üniversitelerde gönüllülük kültürünün yaygınlaştırılması, gönüllülük eğitimlerinin artırılması ve yerel yönetimlerle üniversiteler arasında daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiği vurgulandı. SEMİNERDE STK TEMSİLCİLERİ DE GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI Araştırma sonuçları, 14 Mayıs Perşembe günü Giresun Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde paylaşıldı. Seminere sivil toplum örgütleri temsilcileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Program, STK temsilcilerinin gönüllülük alanına ilişkin görüş ve önerilerinin alınmasıyla tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.