Hava Durumu

#Sivil Toplum

giresunsonhaber - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı Haber

3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması Başladı

Kapadokya Üniversitesi'nin öncülüğünde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Ulusal Yapay Zeka Buluşması başladı. 15-16 Ekim tarihlerinde iki gün sürecek buluşmada Türkiye'nin önde gelen yapay zekâ ve teknoloji liderleri sahne alıyor; akademi, kamu, iş dünyası, sivil toplum ve öğrenciler Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte tartışıyor. Buluşma öncesinde düzenlenen basın toplantısına Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan ve Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi Barış Karakullukçu katıldı. “Yapay zekâ ekosistemi güller kadar dikenler de barındırıyor” Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, buluşmanın kamu kurumlarını, özel sektörü, üniversiteleri ve öğrencileri bir araya getirerek ortak bir gelecek projeksiyonu oluşturmayı amaçladığını söyledi: “Bilim insanlarını, kamu kurumlarını, iş dünyasını, girişimcileri ve öğrencilerimizi Türkiye'nin yapay zekâ geleceğini birlikte düşünmek üzere üç yıldır bir araya getiriyoruz. Türkiye'nin bu alanda yetişmiş insan kaynağı, gelişen altyapısı ve kullanıma hazır pek çok çözümü var. Önümüzdeki hedef, bu kazanımları güçlendirmek ve sağlanan faydayı daha fazla kuruma, işletmeye ve bireye ulaştırmak.” Yapay zekanın eğitim, araştırma ve topluma hizmetin tüm katmanlarında kullanılmasını istediklerini belirten Karasar, “Ancak yapay zekâ ekosistemi yalnızca güllerle değil, dikenlerle de dolu bir bağ. Bu buluşmada ekonomik değer, ürünleştirme, insan kaynağı ve güvenilir yapay zeka kullanımı konularını ele alıyoruz” dedi. Karasar, üniversitenin çıkış noktası “evrensel” eğitim anlayışına da değindi. Cisco Networking Academy gibi uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşmalar sayesinde öğrencilere New York'ta, Chicago'da ya da Berlin'de okuyan bir öğrencinin aldığı müfredatın aynısının sunulduğunu; mikro yeterlilikler ve disiplinler arası yan dal programlarıyla farklı bölümlerdeki öğrencilerin de yapay zekayı kendi meslek alanlarında kullanmaya teşvik edildiğini anlattı. Üniversitenin akademik ve idari süreçlerinde de yapay zekadan ve geliştirdiği çözümlerden azami ölçüde yararlandığını ekledi. Alev Alatlı'nın mirası: Teknolojiye eleştirel bakış Üniversitenin kurucusu merhum Alev Alatlı'yı anan Karasar, “Seksenli yaşlarında dahi yapay zekâ ve blok zincir teknolojilerini yakından takip ederdi. Bunların insani, etik ve felsefi açıdan sorgulanması gerektiğini bize her zaman hatırlatırdı. Bu buluşmanın ana omurgasını da Alev Hoca'nın bize işaret ettiği bu istikamet oluşturuyor” diye konuştu. Karasar, tüm çalışmaların Alatlı'nın “akıl, ahlak, adalet ve adap” anlayışı doğrultusunda, insanın ve toplumun ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Anadolu'daki işletmelerin, özellikle KOBİ'lerin yeni teknolojilere ve uzmanlık desteğine erişebilmesinin önemine dikkat çeken Karasar, dijitalleşen dünyada Anadolu'daki üreticilerin dünyanın daha avantajlı görülen bölgelerindeki işletmelerle rahatça rekabet edebilmesini sağlayacak teknolojilere ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Veri güvenliği öncelikli meydan okuma Yapay zekâ çağının meydan okumalarına da değinen Karasar, veri güvenliğinin başı çektiğini belirtti: “Stratejik alanlarda verilerin zehirlenmesi ya da yok edilmesi gibi riskler var. Sonuçta bir makinenin analiz gücü ona verilen veriye dayanır; o verilerin korunması en önemli önceliklerden biri.” Karasar, veri ve yapay zekâ teknolojisinin birkaç büyük teknoloji şirketinin elinde toplandığı bir dünyada hem ülkenin stratejik tercihlerini korumak hem de gençlerin ileri teknolojilerden azami ölçüde yararlanmasını sağlamak için bir araya geldiklerini ifade etti. Bu yıl gençlerin katılımına özellikle önem verildiğini belirten Karasar, öğrenci sohbetleri, poster çalışmaları ve yapay zekâ uygulama gösterimleriyle gençlerin üretimlerine yer açıldığını söyledi. Buluşmanın sonunda ortak öncelikleri ve sorun alanlarını görünür kılacak bir bildirge yayımlanması planlanıyor. Karasar, üniversite, kamu, özel sektör ve sivil toplumdan katılımcılarla kamunun hazırladığı yapay zekâ eylem planlarına ve yol haritalarına katkı sunmayı amaçladıklarını da sözlerine ekledi. Nevşehir'e tematik teknopark kuruluyor Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan, Kapadokya Üniversitesi'nin kuruluş felsefesinde topluma faydalı olmak ve bölgesel kalkınmayı desteklemek bulunduğunu hatırlattı. Havacılık, sağlık, turizm ve gastronomi alanlarında sektörün önde gelen kurumlarıyla iş birlikleri yürüttüklerini belirten Aktan, son olarak farklı fakültelerdeki bilişimle ilgili bölümlerin geçen yıl Bilgisayar ve Bilişim Teknolojileri Fakültesi çatısı altında toplandığını söyledi. Aktan, “Lisans ve önlisans düzeyinde şu anda 17 teknoloji programımız var. Veri güvenliğinden yapay zekaya, programlamadan otonom sistemlere kadar sektörün ihtiyaç duyduğu iş gücünü yetiştiriyoruz” dedi. Aktan, Nevşehir Belediyesi ile bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulması için çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Üniversitenin ana kurucu ortak olarak yer alacağı teknoparkın kuruluş aşamasında olduğunu söyledi. Bölgenin ihtiyaçlarına ve potansiyeline göre şekillenecek tematik teknoparkın tarım teknolojileri, sürdürülebilir turizm ve sürdürülebilirlik teknolojiler alanlarına odaklanması planlanıyor. Aktan, üniversitede geliştirilen çalışmaları ve girişimleri sektörün ihtiyaçlarıyla buluşturacak Teknoloji Transfer Ofisi çalışmalarının da sürdüğünü belirtti. Aktan, yapay zekanın Türkiye'nin geneline yayılması gerektiğinin altını çizdi: “Yapay zekayı yalnızca teknolojiyi geliştirmek olarak düşünmemek lazım. Geliştirilen teknolojileri Türkiye'nin geneline yayılacak, farklı ölçekteki işletmelerde kullanılabilir ve etki yaratabilir hale getirmemiz gerekiyor. Yapay zekâ, çok küçük yatırımlarla çok önemli kazanımlar sağlanabilecek bir teknoloji.” “Kolektif akılla neler yapılabileceğinin kanıtı” Kapadokya Üniversitesi Danışma Kurulu Üyesi ve buluşmanın düzenleme komitesinde yer alan Barış Karakullukçu, üç yıl önce bu işlerin İstanbul ve Ankara dışında da yapılması gerektiği inancıyla yola çıktıklarını söyledi. Karakullukçu, “Anadolu'da ekosistemin, endüstrinin ve toplumun yapay zekayı etik ve güvenli biçimde kullanarak daha iyi noktalara gelmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu toplantı, kolektif akılla neler yapılabileceğini net şekilde gösteriyor” dedi. Karakullukçu, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri ile Türkiye'de ve dünyada çalışan Türk akademisyen ve teknoloji liderlerinin yanısıra Bilişim Vakfı, TÜBİSAD ve Yapay Zeka Teknoloji Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de organizasyonda yer aldığını belirtti. Karakullukçu, yeni yayımlanan Yapay Zekâ Eylem Planı'nın uygulanmasının iki gün boyunca somut vakalar üzerinden ele alınacağını söyledi. Meslekler yok olmayacak, dönüşecek Basın toplantısında yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisinin sorulması üzerine Barış Karakullukçu, yapay zekanın hiçbir mesleği yok etmeyeceğini ancak o mesleğin uygulayıcılarını dönüştüreceğini söyledi: “Radyoloji, yapay zekanın en iyi olduğu alanlardan biri. Ama radyolog yalnızca görüntüyü değerlendirmiyor; teşhisi, hastayla iletişimi ve süreci yönetiyor. Süreçlerin alt adımları değişecek ama roller tamamen ortadan kalkmayacak.” Kaan Aktan ise yapay zekanın önceki teknoloji devrimlerinden farklı olduğunu vurguladı: “Yayılım hızı çok yüksek. Kuralları netleşmeden, neye muktedir olduğu tam anlaşılmadan herkesin kullanmaya başladığı bir teknoloji haline geldi. Bu da bir tedirginlik yaratıyor. Ancak zaman içinde bunun mesleklerde bir dönüşümle sonuçlanacağını düşünmek gerekiyor.” Rektör Karasar da sorumluluğun makineye devredilemeyeceğini, her teknolojiyi kullananın bir sorumlusu olduğunu ve bunun mutlaka insan olması gerektiğini hatırlattı. Önde gelen markalar ve dünyaca ünlü üniversitelerden akademisyenler sahnede Buluşmada Koç Holding, Eczacıbaşı Topluluğu, Pegasus, Türk Telekom, Migros Online, PwC ve Amazon gibi kuruluşların teknoloji liderleri; telekomünikasyon, havacılık, gıda ve perakende sektörlerinden temsilciler deneyimlerini paylaşacak. Stanford ve Harvard gibi yapay zekâ alanında öncü çalışmalar yürüten üniversitelerde görev yapan Türk akademisyenler de programda yer alıyor. Yapay zekâ ajanları ve bu teknolojinin kurumlara güvenli biçimde yerleştirilmesi öne çıkan başlıklar arasında. Cuma günü ise başarılı yapay zekâ girişimlerinin yer alacağı bir Demo Day düzenlenecek. Buluşma öncesinde beş kitap yayımlandı Kapadokya Üniversitesi Yayınları, buluşma öncesinde yapay zeka üzerine beş kitap yayımladı. Kitaplar arasında lise ve üniversite öğrencileri arasında düzenlenen yapay zeka proje ve poster yarışmalarının derlendiği bir kitapçık, Barış Karakullukçu'nun teknoloji ve yapay zeka yolculuğunu anlattığı hatırat, yapay zekanın stratejik boyutlarını ele alan bir eser, Milli Eğitim eski Bakanı Prof. Dr. Mahmut Özer ile İTÜ'den Prof. Dr. Altan Çakır'ın yapay zeka, makine öğrenmesi ve hesap verebilirlik üzerine kaleme aldığı çalışma ve geçen yılki ikinci buluşmanın sonuçlarını derleyen bir kitap yer alıyor. Kitaplar etkinlik boyunca stantlarda katılımcılarla buluşuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN’DA HALK TV’YE KAYYIM KARARINA TEPKİ: ŞENYÜREK’TEN  AÇIKLAMA Haber

GİRESUN’DA HALK TV’YE KAYYIM KARARINA TEPKİ: ŞENYÜREK’TEN AÇIKLAMA

GİRESUN’DA HALK TV’YE KAYYIM KARARINA TEPKİ: ŞENYÜREK’TEN AÇIKLAMA YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki göstermek amacıyla Atatürk Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkına dikkat çekti. Halk TV’ye 14 Ekim’de kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulmasının ardından Giresun’da protesto düzenlendi. YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in öncülüğünde 15 Ekim Perşembe günü Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya il ve ilçe yöneticileri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, basın mensupları ve vatandaşlar katıldı. Halk TV’ye yönelik kararı eleştiren Şenyürek, basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının korunması gerektiğini vurguladı. “Türkiye Susmayacak, Millet Susmayacak!” Şenyürek, etkinliğin ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Halk TV’ye yönelik kayyım kararına ve özgür basın üzerindeki baskılara karşı bugün Giresun Atatürk Meydanı’nda bir araya geldik. Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, basın emekçileri ve yurttaşlarımızla birlikte halkın haber alma hakkına sahip çıktık. Gazetecileri susturarak, televizyonlara kayyım atayarak gerçekleri gizleyemezsiniz. Milletin yaşadığı yoksulluğun, uğradığı haksızlıkların ve hesabını sorduğu yolsuzlukların üzerini örtemezsiniz. Halk TV’nin ve özgürce habercilik yapmak için mücadele eden tüm basın emekçilerinin yanındayız. Halkın sesini duyuran her gazetecinin, halkın sözünü savunan her yurttaşın yanında durmaya devam edeceğiz. Türkiye susmayacak, millet susmayacak!”

“KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ”NE 700 BİN TL BAKANLIK DESTEĞİ Haber

“KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ”NE 700 BİN TL BAKANLIK DESTEĞİ

“KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ”NE 700 BİN TL BAKANLIK DESTEĞİ İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü, Giresun Uluslararası Öğrenci Derneği tarafından hazırlanan “Kardeşlik Köprüsü” projesini destek kapsamına aldı. Giresun Üniversitesi, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Giresun İnsan Hak ve Hizmetleri Derneği iş birliğinde yürütülecek projenin 700 bin TL’lik bütçesinin tamamı İçişleri Bakanlığı tarafından karşılanacak. “Kardeşlik Köprüsü” projesinin protokolü, Giresun Valiliğinde düzenlenen programda imzalandı. Vali Yardımcısı V. Yunus Köse başkanlığında gerçekleştirilen törene Giresun Uluslararası Öğrenci Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Demir, Proje Koordinatörü Metin Bek ile proje kapsamında iş birliği yapılacak kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Giresun Valiliğinin açıklamasına göre, 2026 yılında sunulan projeler kapsamında bugüne kadar üç dernek proje desteği almaya hak kazandı. Giresun merkezinde faaliyet gösteren Giresun Uluslararası Öğrenci Derneğinin hazırladığı “Kardeşlik Köprüsü” de Bakanlık tarafından desteklenmeye uygun bulunan projeler arasına girdi. BÜTÇENİN TAMAMI BAKANLIKTAN Toplam bütçesi 700 bin TL olarak belirlenen proje; Giresun Üniversitesi, Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Giresun İnsan Hak ve Hizmetleri Derneği iş birliğinde uygulanacak. Proje bütçesinin tamamı İçişleri Bakanlığı tarafından karşılanacak. Protokol programında konuşan Vali Yardımcısı V. Yunus Köse, projesi kabul edilen derneği tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Demir ile Proje Koordinatörü Metin Bek de projenin kapsamı ve gerçekleştirilecek faaliyetler hakkında bilgi verdi. ULUSLARARASI ÖĞRENCİLERİN GİRESUN’A UYUMU DESTEKLENECEK Projenin temel hedeflerinden biri, Giresun Üniversitesinde öğrenim gören uluslararası öğrencilerin Türkiye'ye ve Giresun'a uyum süreçlerinin desteklenmesi olacak. Öğrencilerin çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetler aracılığıyla Giresun'u ve Türkiye'yi daha yakından tanımaları amaçlanıyor. Bu kapsamda uluslararası öğrencilerin uyum sürecini hızlandırmaya yönelik faaliyetlerin yanı sıra kitap tahlilleri gerçekleştirilecek. Çalışmalarla öğrencilerin okuma alışkanlıklarının geliştirilmesi ve Türkiye hakkında daha fazla bilgi edinmelerine katkı sağlanması hedefleniyor. GİRESUN’UN TARİHÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİNİ TANIYACAKLAR “Kardeşlik Köprüsü” kapsamında düzenlenecek il içi gezilerle öğrencilerin Giresun'un tarihî, coğrafi ve kültürel değerlerini yerinde görmeleri sağlanacak. Tiyatro etkinlikleri ve sportif turnuvalarla da öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimlerinin desteklenmesi planlanıyor. Böylece üniversite eğitiminin yanı sıra öğrencilerin kent yaşamına katılımının artırılması hedefleniyor. TÜRK VE ULUSLARARASI ÖĞRENCİLER BULUŞTURULACAK Projenin bir başka ayağını okul ziyaretleri oluşturacak. Bu ziyaretlerle Türk öğrenciler ile uluslararası öğrencilerin bir araya getirilmesi, aralarındaki iletişim ve etkileşimin geliştirilmesi amaçlanıyor. Protokolün imzalanmasıyla uygulama süreci başlayan “Kardeşlik Köprüsü” projesinde; uyum faaliyetleri, kitap çalışmaları, Giresun gezileri, tiyatro etkinlikleri, sportif turnuvalar ve okul ziyaretleri birlikte yürütülecek.

GİRESUN’DA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM Haber

GİRESUN’DA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM

GİRESUN’DA KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE YENİ DÖNEM: 5 YILLIK PLANDA 73 FAALİYET Giresun Valisi Mustafa Koç, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınların değil; ailelerin, kamu kurumlarının ve toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. 2026-2030 dönemini kapsayan üçüncü “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Giresun İl Eylem Planı”; önlemeden hukuki korumaya, risk analizinden kadınların ekonomik güçlenmesine, çocukların desteklenmesinden şiddet uygulayanlara yönelik davranışsal dönüşüme kadar 5 ana eksen, 15 strateji ve 73 somut faaliyet ortaya koyuyor. Giresun Valiliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Giresun İl Eylem Planı (2026-2030) kamuoyuyla paylaşıldı. Plan, Giresun’un önümüzdeki beş yıl boyunca kadına yönelik şiddetle mücadelede izleyeceği kurumsal yol haritasını ayrıntılı biçimde belirliyor. VALİ KOÇ: ŞİDDETİN ETKİSİ BÜTÜN TOPLUMA YAYILIYOR Eylem Planı’nın sunuşunu kaleme alan Giresun Valisi Mustafa Koç, kadına yönelik şiddeti insan onurunu hiçe sayan, temel hak ve özgürlükleri ihlal eden bir insan hakları sorunu olarak tanımladı. Koç, meselenin yalnızca kadınlarla sınırlı görülemeyeceğini belirterek, şiddetin bireyi hedef alsa bile etkisinin ailelere ve toplumun tamamına yayıldığına dikkat çekti. Kadınların güven içerisinde yaşayabilmeleri, fırsat eşitliğine erişmeleri ve sosyal, hukuki ve ekonomik bakımdan güçlenmelerinin toplumsal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulandı. Vali Koç, kalıcı başarının devlet kurumları, yerel yönetimler, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve ilgili bütün paydaşların koordinasyon içerisinde çalışmasıyla mümkün olabileceğini belirtti. Planın temel hedefinin toplumun tüm kesimlerinde duyarlılığı artırmak, şiddete maruz kalan kadınların haklarını koruyan mekanizmaları daha etkin hale getirmek ve kadınların sosyal, ekonomik ve hukuki alanda güçlenmelerini sağlamak olduğu ifade edildi. GİRESUN’UN ÜÇÜNCÜ İL EYLEM PLANI Giresun’da ilk Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planı 2017-2020 döneminde uygulandı. İkinci plan 2022-2025 dönemini kapsadı. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı’nın 2026-2030 dönemine ilişkin çerçevesinin oluşturulmasının ardından 81 ilde yeni dönem planları hazırlandı. Bu kapsamda Giresun’un üçüncü İl Eylem Planı 2026-2030 yılları için oluşturuldu. HAZIRLIK SÜRECİ 16 ŞUBAT’TA BAŞLADI Giresun planının hazırlıkları 16 Şubat 2026 tarihinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü toplantı salonunda yapılan çalıştayla başladı. Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu’nun da katıldığı çalıştayda kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, üniversite, özel sektör ve yerel yönetimler bir araya geldi. Taslak çalışma üzerinde kurumların ve katılımcıların yanı sıra Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün resmi görüşleri alındı. Ardından plan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon İzleme ve Değerlendirme Komisyonuna sunularak karara bağlandı ve 1 Nisan 2026 tarihli Valilik Genelgesiyle yürürlüğe girdi. ANA HEDEF: “ŞİDDETE SIFIR TOLERANS” Planın temel amacı açık biçimde “Şiddete Sıfır Tolerans İlkesi ile Kadına Yönelik Her Türlü Şiddeti Önlemek” olarak belirlendi. Yeni sistem yalnızca olay gerçekleştikten sonra devreye giren bir müdahale mekanizması öngörmüyor. Şiddeti doğuran şartların ortadan kaldırılması, erken risk tespiti, mağdurun korunması, hukuki yardım, psikolojik iyileşme, ekonomik bağımsızlığın desteklenmesi, çocukların korunması ve şiddet uygulayan kişinin davranışının dönüştürülmesi tek bir mücadele zinciri içinde ele alınıyor. 5 DİKEY EKSEN, 5 YATAY EKSEN, 15 STRATEJİ VE 73 FAALİYET Plan “Eksen Bazlı Kesişimsel Model” üzerine kuruldu. Beş dikey eksen ve bunları kesen beş yatay eksen altında 15 strateji ve toplam 73 faaliyet belirlendi. Faaliyetlerin tamamı ölçülebilir performans göstergelerine bağlandı. Beş ana mücadele alanı; Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme ile Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım olarak belirlendi. 1. EKSEN: ŞİDDETSİZ YAŞAM VE SAYGI KÜLTÜRÜ Bu eksen şiddet meydana gelmeden önce toplumsal şartların dönüştürülmesine odaklanıyor. Hedef; şiddetin çözüm yöntemi olarak görülmediği, insanların onurlu yaşam hakkına saygı duyulduğu ve güvenli fiziksel, sosyal ve dijital alanların oluşturulduğu bir toplumsal yapı kurmak. KANITA DAYALI VE ÇOK SEKTÖRLÜ POLİTİKALAR İlk strateji kapsamında il düzeyinde kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum ve Giresun Üniversitesinin yer alacağı çok sektörlü tematik toplantılar yapılacak. Aynı zamanda Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde bu alanda çalışan personelin yenilikçi ve etkili uygulamalar geliştirmesinin desteklenmesi öngörülüyor. TOPLUMUN HER KESİMİNE ŞİDDETSİZ YAŞAM EĞİTİMİ “Kadına Yönelik Şiddetsiz Yaşam Modüler Seminer Programı” aracılığıyla kamu çalışanlarından üniversite öğrencilerine, sosyal yardım alanlardan muhtarlara, OSB çalışanlarından toplu taşıma şoförlerine, mevsimlik tarım işçilerinden esnafa, öğrenci velilerinden er ve erbaşlara kadar geniş kesimlere ulaşılması planlandı. Program kapsamında her yıl en az 1.000 kişiye ulaşılması hedefleniyor. ERKEK KATILIMI VE OLUMLU BABALIK Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca kadınlara yönelik eğitimlerle sınırlı tutulmaması için erkeklerin mücadeleye katılımını ve “olumlu babalık” yaklaşımını destekleyen tematik etkinlikler düzenlenecek. Şiddet içermeyen davranış modellerini güçlendirecek, empati geliştirmeyi amaçlayan sanat etkinlikleri de program içerisinde yer alacak. STATLARDA, TİYATROLARDA VE KÜLTÜR MERKEZLERİNDE FARKINDALIK Sinema, tiyatro, konser salonu, kütüphane, müze, spor sahası ve statlarda kadına yönelik şiddetle mücadele mesajlarının görünür hale getirilmesi planlandı. 25 Kasım döneminde tematik sinema ve tiyatro gösterimleri yapılması, kamu spotlarının gösterilmesi, başvuru mekanizmalarının anons edilmesi ve spor müsabakalarının farkındalık amacıyla turuncu topla başlatılması plan içerisinde yer aldı. MEDYA, SPOR VE SANAT DÜNYASI DA SÜRECE KATILACAK Kültür-sanat, spor ve medya alanındaki isimlere seminerler, atölyeler, paneller ve dijital içerikler yoluyla bilgilendirme yapılacak. Bu kişilerin toplumsal rol modeli olarak şiddetsiz yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına katkı sunması hedefleniyor. DİNİ YAYINLARDA ŞİDDETSİZ YAŞAM MESAJI Diyanet İşleri Başkanlığının ilgili birimleri ile basılı, görsel, işitsel ve dijital medya kanallarından şiddetsiz yaşam ve saygı kültürünü güçlendiren mesajların yaygınlaştırılması da planın faaliyetleri arasında bulunuyor. YEREL MEDYA VE MAĞAZALARDA SOSYAL FARKINDALIK Yerel medya yayınları, ticari ürünler ve fiziksel mağazalar aracılığıyla şiddetsiz yaşam kültürünü destekleyen sosyal farkındalık çalışmalarının yapılması öngörülüyor. Kamu kurumlarının iç ve dış mekânları ile kamusal alanlarda da basılı ve dijital bilgilendirme materyalleri kullanılacak. KADINLAR İÇİN GÜVENLİ KENTLER Yerel yönetimlere yönelik “Kadınlar İçin Güvenli Kentler Rehberi” tanıtılacak. Kent yaşamında kadınların kendilerini güvensiz hissettikleri alanların tespit edilmesine yardımcı olacak kadın güvenliğine duyarlı şehir geri bildirim sisteminin kurulması planlanıyor. TOPLU TAŞIMADA DURAK DIŞINDA GÜVENLİ İNİŞ Planın dikkat çeken maddelerinden biri de belli saatlerde toplu taşıma araçlarında kadınlara yönelik durak arası veya durak dışı güvenli iniş uygulamasının yaygınlaştırılması oldu. DİJİTAL MEDYAYA ETİK İLKELER “Dijital Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler Rehberi” doğrultusunda dijital içerik üreticileri ve kullanıcılarına yönelik farkındalık çalışmaları gerçekleştirilecek. Amaç dijital ortamda etik içerik üretimini ve tüketimini güçlendirmek. İŞ YERİNDE PSİKOLOJİK TACİZE KARŞI ÇALIŞMA İş yerinde kadınlara yönelik psikolojik tacizle mücadele konusunda farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları da yürütülecek. 2. EKSEN: ETKİN HUKUKİ KORUMA VE ADALETE ERİŞİM İkinci ana eksen, 6284 sayılı Kanunun uygulanmasından ŞÖNİM’de avukat istihdamına, adli yardımdan vatandaşların haklarını öğrenmesine kadar geniş bir hukuki koruma sistemi öngörüyor. AFETLERDE KORUYUCU TEDBİRLER AKSAMAYACAK Afet ve acil durumlarda şiddet mağdurlarına yönelik koruyucu ve önleyici tedbirlerin kesintiye uğramaması için özel uygulama düzenlemeleri öngörülüyor. 6284 SAYILI KANUNUN UYGULAMASI YAKINDAN TAKİP EDİLECEK 6284 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin ortak düzenlemeler doğrultusunda Valilik düzeyinde çalışmalar yürütülecek. Tedbir kararı bulunan kişilerin aynı zamanda boşanma davasının bulunduğu durumlarda taraflara yönelik süreçlerin koordineli şekilde yürütülmesi de plan kapsamında ele alınıyor. AİLE MAHKEMELERİYLE KOORDİNASYON Aile Mahkemesi hâkimleriyle gizlilik kararları, sosyal inceleme raporları ve elektronik kelepçe uygulaması gibi başlıklarda tematik iş birliği ve koordinasyon toplantıları yapılacak. Uygulamada karşılaşılan sorunların ve iyi örneklerin bu toplantılarda değerlendirilmesi öngörülüyor. ŞÖNİM’E TAM ZAMANLI AVUKAT ŞÖNİM’in “tek kapı hizmet sistemi” güçlendirilecek ve hukuki danışmanlık hizmetlerinin etkin biçimde sunulması amacıyla tam zamanlı avukat istihdamı sağlanacak. HAKLAR VE BAŞVURU MEKANİZMALARI REHBERİ Şiddete maruz kalanların hangi haklara sahip olduğu ve hangi kurumlara başvurabileceğini anlatan “Şiddete Maruz Kalınması Durumunda Haklar ve Başvuru Mekanizmaları Rehberi” hazırlanacak ve ilgili broşürler dağıtılacak. Plan içerisinde dağıtılacak broşürler için 15 binlik performans hedefleri yer alıyor. DİJİTAL ORTAMDA HAKLARIN KORUNMASI “Dijital Ortamda Hakların Korunması Kılavuzu” çerçevesinde eğitimler verilerek siber ortamda hak ihlalleri konusunda bilinç oluşturulacak. ADLİ YARDIMDA BELGE STANDARDI Şiddet mağdurlarının adli yardım başvurularında talep edilen belgeler için standart uygulamalar getirilecek. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri birimleriyle düzenli iş birliği toplantıları gerçekleştirilecek. AVUKATLARA ÖZEL EĞİTİM Adli yardım veya CMK uygulamalarında görev alan avukatlar başta olmak üzere hukukçulara kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda eğitimler verilecek. HER YIL 10 BİN KİŞİYE 6284 ANLATILACAK Halkın farklı kesimlerine 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu ve önleyici tedbirlerin anlatılması amacıyla yılda 200 eğitimle 10 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor. ŞÖNİM’den hizmet alan kadınların adli yardım ve adli destek hizmetleri konusunda ayrıca bilgilendirilerek ilgili hizmetlere yönlendirilmesi sağlanacak. 3. EKSEN: RİSK ODAKLI VE UZMANLAŞMIŞ MÜDAHALE Bu eksende olay meydana geldikten sonra müdahaleden çok, riskin mümkün olduğunca erken belirlenmesi ve farklı kurumların aynı vakayı koordineli izlemesi hedefleniyor. GİRESUN’UN ŞİDDET RİSK HARİTALARI KULLANILACAK Kadına yönelik şiddet risk haritaları doğrultusunda önleyici ve toplum temelli farkındalık çalışmaları yürütülecek. SOSYAL HİZMET, SAĞLIK, KOLLUK VE ADALET AYNI MASADA Sosyal hizmet, sağlık, kolluk ve adli birim temsilcilerinin riskli vakalar konusunda koordinasyon içerisinde çalışmasına yönelik mekanizmalar güçlendirilecek. Başvuru mekanizmalarının bilinirliğinin ve etkinliğinin artırılması da bu bölümde yer alıyor. ŞÖNİM’İN BİLİNİRLİĞİ ARTIRILACAK Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinin görevleri ve sundukları hizmetlerin kamuoyu tarafından daha fazla bilinmesi için özel iletişim faaliyetleri yürütülecek. GİRESUN ÜNİVERSİTESİ DE SİSTEME DAHİL Üniversitenin ilgili birimleri bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar planlandı. PERSONEL İÇİN GENİŞ KAPSAMLI EĞİTİM SEFERBERLİĞİ Aile ve Sosyal Hizmetler personeli ile ŞÖNİM, kadın konukevi ve Sosyal Hizmet Merkezi Şiddetle Mücadele İrtibat Noktalarında çalışan personelin uzmanlık kapasitesi artırılacak. Kolluk personeline risk değerlendirmesi, mağdura yaklaşım ve yönlendirme başta olmak üzere özel eğitimler verilecek. SAĞLIK PERSONELİ DE EĞİTİLECEK İl ve ilçe sağlık müdürlükleri, aile hekimlikleri, hastaneler, toplum sağlığı ve sağlıklı hayat merkezleri, AMATEM, psikiyatri servisleri, hasta hakları ve sosyal hizmet birimlerinde çalışan personelin şiddete maruz kalan kadın ve çocuklarına yaklaşım, risk değerlendirmesi ve yönlendirme konularında eğitilmesi öngörülüyor. HER YIL BİN EĞİTİM PERSONELİ Okul yöneticileri, rehber öğretmenler ve diğer eğitim çalışanlarına yönelik programlarda her yıl 1.000 personele eğitim verilmesi hedefleniyor. 6284 sayılı Kanun kapsamında hakkında gizlilik kararı bulunan çocukların eğitim süreçlerine ilişkin okul yöneticileri ve rehber öğretmenlere ayrıca bilgi verilecek. DİN GÖREVLİLERİ, YEŞİLAY, KIZILAY VE KYK PERSONELİ Din görevlilerinin kadına yönelik şiddet vakalarını tanıması ve doğru yönlendirme yapabilmesi amacıyla eğitimler düzenlenecek. Yeşilay ve Kızılay çalışanlarına, KYK yurt personeline ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü personeline de özel eğitim programları uygulanacak. AFAD personeli için her yıl 40 kişilik eğitim hedefleri plan içerisinde yer aldı. 4. EKSEN: PSİKOLOJİK İYİ OLUŞ VE SOSYOEKONOMİK GÜÇLENME Dördüncü eksen şiddete maruz kalan kadının yalnızca olay sırasında korunmasını değil, sonrasında yeniden bağımsız bir yaşam kurabilmesini hedefliyor. PSİKOSOSYAL DESTEK MODELİ UYGULANACAK Şiddete maruz kalan kadınlara yönelik yapılandırılmış psikososyal destek modellerinin uygulanması ve psikolojik desteğe erişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. PSİKOLOJİK İLK YARDIM STANDART HALE GELECEK Şiddet sonrası erken dönemde verilen psikolojik ilk yardım hizmetlerinin ŞÖNİM, sosyal hizmet, kolluk ve sağlık birimlerinde standartlaştırılması planlandı. İl düzeyindeki koordinasyon Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek. SANAT VE DRAMAYLA TRAVMA SONRASI DESTEK Şiddete maruz kalan kadınlar için sanat ve drama temelli travma sonrası psikolojik güçlenme atölyeleri düzenlenecek. Kadınların iyileşme süreçlerinin takip edilmesi için ayrıca “Psikolojik İyi Oluş İzleme Modülü” uygulanacak. ŞÖNİM’DE İŞ VE MESLEK DANIŞMANI ŞÖNİM bünyesinde iş ve meslek danışmanı görevlendirilmesi planlandı. Kadınlara iş arama becerileri, kariyer danışmanlığı, mesleki kurslar ve güvenli işe yerleştirme konularında destek verilecek. Kreş, ulaşım, esnek ve uzaktan çalışma gibi seçenekler konusunda bilgilendirme yapılacak, işe yerleşen kadınların sonraki süreci de izlenecek. ÖZEL SOSYOEKONOMİK GÜÇLENME PROGRAMI Şiddete maruz kalan kadınların ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş sosyoekonomik güçlenme programları uygulanacak. İŞKUR, OSB VE ÖZEL SEKTÖR DEVREDE Kadınların güvenli istihdama geçişi amacıyla İŞKUR, organize sanayi bölgeleri ve özel sektörle iş birliği yapılacak. Ekonomik güçlenme konusunda eğitim verilecek, kadınların meslek edindirme kurslarından daha etkin yararlanması sağlanacak. YARIM KALAN EĞİTİMLERİN TAMAMLANMASINA DESTEK Şiddete maruz kalan kadınların yarıda bıraktıkları eğitim süreçlerine geri dönmeleri ve öğrenimlerini tamamlamaları desteklenecek. DİJİTAL GÜVENLİK VE MEDYA ATÖLYELERİ Kadınlara siber şiddetle mücadele, kişisel verilerin korunması, sosyal medya güvenliği, dijital iz yönetimi, güvenli internet kullanımı ve başvuru mekanizmaları konusunda atölyeler düzenlenecek. ROL MODEL BULUŞMALARI Ekonomik ve sosyal güçlenme yolunda başarı hikâyelerinin paylaşılacağı rol model buluşmaları gerçekleştirilecek. ŞİDDETTEN ETKİLENEN ÇOCUKLAR İÇİN AYRI DESTEK SİSTEMİ Planın en kapsamlı bölümlerinden biri de şiddete maruz kalan kadınların çocuklarına ayrıldı. ÇOCUKLARA PSİKOSOSYAL DESTEK Çocuklar için ülke genelinde geliştirilecek psikososyal destek programlarının Giresun’da uygulanması öngörülüyor. SANAT VE DRAMA ATÖLYELERİ Çocukların yaşadıkları travmayla baş etmelerini desteklemek amacıyla sanat ve drama yoluyla psikososyal güçlenme atölyeleri gerçekleştirilecek. “ÇOCUKLAR GÜVENDE EKİPLERİ” “Çocuklar Güvende Ekipleri” aracılığıyla kadına yönelik şiddet alanında hizmet veren kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyon artırılacak. ÇOCUKLARA DA DİJİTAL GÜVENLİK EĞİTİMİ Şiddete maruz kalan kadınların çocukları için ayrıca Dijital Güvenlik ve Medya Atölyeleri düzenlenecek. SPOR, SANAT VE KÜLTÜRLE SOSYAL DESTEK Çocukların futbol, basketbol, voleybol, yüzme ve atletizm gibi spor branşlarına; tiyatro, resim, müzik ve el sanatları gibi kültürel ve sanatsal faaliyetlere erişimleri desteklenecek. ŞÖNİM VE KADIN KONUKEVLERİNDE ÇOCUK DOSTU ALANLAR ŞÖNİM ve kadın konukevlerinde çocuk görüşme odaları, oyun alanları, kütüphaneler ve etüt alanlarının oluşturulması ve yaygınlaştırılması öngörülüyor. Bu alanların mahremiyet ve güvenlik ilkeleri ile pedagojik standartlara göre düzenlenmesi planlandı. ÇOCUKLARIN GELİŞİMİ PSİKOMETRİK ARAÇLARLA İZLENECEK Şiddete maruz kalan kadınların beraberindeki çocukların gelişim düzeylerinin belirlenmesi amacıyla psikometrik değerlendirme araçları kullanılacak. 5. EKSEN: ŞİDDET UYGULAYANLARA DAVRANIŞSAL DÖNÜŞÜM Eylem Planı’nın önemli farklılıklarından biri, şiddet uygulayan kişilere yönelik müdahaleleri de sistematik bir politika alanı haline getirmesi. SAĞLIK KURUMLARI İLE ŞÖNİM ARASINDA YÖNLENDİRME Şiddet uygulayanların birinci basamak sağlık hizmetlerine erişimi amacıyla İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri ve ŞÖNİM arasında vaka yönlendirme sistemi kurulacak. BAĞIMLILIK ÖYKÜSÜ OLANLAR YEDAM’A YÖNLENDİRİLECEK Bağımlılık geçmişi bulunan şiddet uygulayan kişilerin danışmanlık hizmetlerine erişebilmesi amacıyla YEDAM ile ŞÖNİM arasında vaka yönlendirme mekanizması oluşturulacak. PSİKİYATRİ VE AMATEM SÜREÇLERİ Psikiyatri birimleri ve AMATEM’lerde şiddet uygulayanlara yönelik muayene ve tedavi seçeneklerinin etkin kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütülecek. YAPILANDIRILMIŞ PSİKOSOSYAL MÜDAHALE Şiddet uygulayanlara yönelik yapılandırılmış psikososyal müdahale modelleri uygulanacak. SANAT, DRAMA VE MÜZİKLE DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ Şiddet uygulayanlara yönelik sanat, drama ve müzik temelli psiko-eğitsel çalışmalar yapılacak. Programın duygu düzenleme, güvenli iletişim ve sosyal etkileşim becerilerini geliştirmesi hedefleniyor. PROGRAM BİTİNCE TAKİP DE BİTMEYECEK Psikososyal müdahale programlarını tamamlayan kişilerin davranış değişikliklerinin sürdürülebilir olması amacıyla takip prosedürü uygulanacak. SAĞLIKLI YAŞAM BECERİLERİ ATÖLYELERİ Şiddet uygulayanların sağlıklı yaşam becerilerini geliştirmelerine yönelik atölyeler düzenlenecek. GÖNÜLLÜ TOPLUMSAL HİZMET Davranış değişikliğini desteklemek amacıyla şiddet uygulayan kişilerin uygun gönüllü toplumsal hizmet etkinliklerine katılımının teşvik edilmesi öngörülüyor. MANEVİ DANIŞMANLIK İl Müftülükleri ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü iş birliğinde şiddet uygulayanlara yönelik manevi danışmanlık hizmetleri sunulacak. MESLEK EDİNDİRME KURSLARI Şiddet uygulayan bireylerin meslek edindirme kurslarına katılarak toplumsal yaşama sağlıklı biçimde yeniden katılmalarının desteklenmesi de planın son faaliyetlerinden biri olarak belirlendi. DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKÂ PLANIN YATAY EKSENLERİNDEN Beş ana çalışma alanını kesen yatay başlıklardan biri Dijitalleşme ve Yapay Zekâ oldu. Dijital dünyanın sağladığı imkânların yanında dijital şiddetin yeni biçimlerine karşı mücadele edilmesi, teknolojinin risk tespitinden hizmet süreçlerine kadar uygun alanlarda mücadele kapasitesini artıran bir araç olarak değerlendirilmesi hedefleniyor. Diğer yatay eksenler Bütüncül Politika, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi ile Kültür-Sanat, Spor ve Medya olarak belirlendi. TÜRKİYE VERİLERİ DE PLANIN BİLİMSEL ZEMİNİNDE Eylem Planı’nda Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması’nın verilerine de yer verildi. 15-59 yaş grubundaki kadınların katıldığı araştırmada yaşamlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz bırakılma oranının Türkiye genelinde yüzde 12,8 olduğu kaydedildi. Araştırmada psikolojik şiddet yüzde 28,2, ekonomik şiddet yüzde 18,3, ısrarlı takip yüzde 10,9, dijital şiddet yüzde 8,3 seviyesinde ölçüldü. Plan, fiziksel şiddetin yanı sıra cinsel, psikolojik, ekonomik, ısrarlı takip ve dijital şiddeti de mücadele alanı içinde değerlendiriyor. HER FAALİYETİN PERFORMANSI ÖLÇÜLECEK Eylem Planı’nın önemli özelliklerinden biri, faaliyetlerin yalnızca genel hedefler olarak bırakılmaması. Her faaliyet için uygulama yılı, sorumlu kurum, iş birliği yapılacak kuruluş ve performans göstergeleri belirlendi. Performans göstergelerinin spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, gerçekçi ve zaman sınırlı şekilde hazırlanması; uygulamanın yıllık olarak değerlendirilmesi öngörülüyor. KURUMLAR HER OCAK AYINDA HESAP VERECEK Sorumlu kurumlar her yılın ocak ayında faaliyetlerine ilişkin izleme raporlarını Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne gönderecek. Gerçekleştirilemeyen faaliyetler varsa bunların gerekçesi de ayrıca bildirilecek. İl Müdürlüğü raporları şubat ayında İl Koordinasyon İzleme ve Değerlendirme Komisyonuna sunacak. Komisyon gerçekleştirilemeyen çalışmaların nedenlerini inceleyecek ve sonraki uygulama dönemleri için gerekli önlemleri belirleyecek. Komisyon toplantı raporları ve yıllık izleme raporları her yıl şubat ayında Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne gönderilecek. ACİL DURUMDA NEREYE BAŞVURULACAK? Planın başlangıcında vatandaşlara yönelik önemli bir hatırlatma da bulunuyor. Şiddete maruz kalan, şiddet riskiyle karşılaşan veya şiddete tanık olan kişiler acil yardım için 112 Acil Çağrı Merkezi veya ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı ile iletişime geçebiliyor. Polis merkezi, jandarma karakolu veya Şiddet Önleme ve İzleme Merkezine başvurmak ve KADES uygulamasını kullanmak da mevcut başvuru yolları arasında bulunuyor. GİRESUN’DA 2030’A KADAR YENİ MÜCADELE MODELİ Giresun’un 2026-2030 İl Eylem Planı, kadına yönelik şiddeti yalnızca kolluk veya adli makamların müdahale ettiği münferit olaylar olarak değil; önleme, eğitim, hukuk, sağlık, sosyal hizmet, ekonomi, kent güvenliği, dijital güvenlik, çocukların korunması ve şiddet uygulayanların davranışlarının dönüştürülmesini kapsayan bütüncül bir toplumsal sorun olarak ele alıyor. Beş yıl boyunca 73 faaliyetin uygulama sonuçlarının ölçülmesi ve her yıl yeniden değerlendirilmesiyle, hazırlanan planın kâğıt üzerinde kalan bir politika belgesinden çok kurumlara görev ve ölçülebilir hedef yükleyen bir uygulama programına dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Modüler Aile Eğitimi 81 ilde ailelere ulaşılıyor Haber

Modüler Aile Eğitimi 81 ilde ailelere ulaşılıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlattığı Modüler Aile Eğitim Programı, 2026 yılı itibarıyla 81 ilde uygulanmaya başladı. Program kapsamında bugüne kadar 53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı. ANKARA (İGFA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından aile yapısını güçlendirmek amacıyla 2024 yılında 19 ilde pilot olarak başlatılan Modüler Aile Eğitim Programı, 2025 Aile Yılı kapsamında 61 ilde hayata geçirilmesinin ardından 2026 yılı itibarıyla 81 ilin tamamında yaygınlaştırıldı. Bakanlığın aile yapısını güçlendirmeye yönelik politika ve uygulamaları arasında önemli bir yere sahip olan programla, aile içi iletişimin geliştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor. Aile ve Nüfus On Yılı vizyonuyla aile yapısının güçlendirilmesine yönelik koruyucu ve önleyici politikaların kapsamı genişletilirken, Modüler Aile Eğitim Programı aracılığıyla da ailelerin bilgi, beceri ve farkındalıklarının desteklenmesi amaçlanıyor. ANNE BABALAR İÇİN 12 KAPSAMLI EĞİTİM MODÜLÜ Bakanlık tarafından 2013 yılında hayata geçirilen Aile Eğitim Programı, ailelerin değişen ihtiyaçları doğrultusunda içerik ve uygulama yöntemleri açısından yeniden ele alındı. Bu kapsamda anne ve baba olma becerilerinin desteklenmesi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlanması amacıyla Modüler Aile Eğitim Programı geliştirildi. Toplam 8 ana ve 4 ek modülden oluşan 12 kapsamlı eğitim programı, güncel yetişkin eğitimi yöntemleri ve uygulamaya dayalı öğrenme yaklaşımları esas alınarak hazırlandı. En fazla 30 kişilik gruplarla gerçekleştirilen ve 9 ila 12 hafta süren eğitimlerde, katılımcıların doğrudan sürece dahil olduğu uygulamalı etkinliklere, grup çalışmalarına ve deneyim paylaşımına dayalı öğrenme yöntemlerine yer veriliyor. Eğitim sonrasında verilen ev ödevleriyle katılımcıların oturumlarda edindikleri bilgi ve becerileri kendi aile yaşamlarında denemeleri ve günlük yaşamın bir parçası haline getirmeleri teşvik ediliyor. PROGRAM KAPSAMINDA 53 BİN 666 ANNE VE BABAYA ULAŞILDI Modüler Aile Eğitim Programının uygulanmaya başladığı tarihten bu yana 53 bin 666 anne ve babaya ulaşıldı. Program kapsamında Bakanlığın mevcut sosyal hizmet modellerinden Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) hizmetinden yararlanan aileler, koruyucu aileler, evlat edinme sürecinde olan aileler, doğum yardımından yararlanan aileler ile Aile Destek Merkezleri (ADEM) ve Sosyal Dayanışma Merkezlerinden (SODAM) hizmeti alan aileler de eğitim programına dahil ediliyor. Ayrıca kurumlar arası iş birlikleriyle de diğer kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle program farklı hedef gruplarına ulaştırılıyor. Modüler Aile Eğitim Programı kapsamında alınan katılımcı geri bildirimleri, eğitimlerde edinilen bilgi ve becerilerin günlük aile yaşamına yansıtılmasının aile içi ilişkilerde olumlu değişimlere katkı sağladığını ortaya koyuyor. Anne ve babalar özellikle kendini tanıma ve öz farkındalık, çocuklarla sağlıklı iletişim kurma ve olumlu ebeveynlik becerileri geliştirme konularında önemli kazanımlar elde ettiklerini belirtiyor.

TRAC GİRESUN’ “AFET HABERLEŞME ALTYAPIMIZIN GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİRDİ” Haber

TRAC GİRESUN’ “AFET HABERLEŞME ALTYAPIMIZIN GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİRDİ”

TRAC GİRESUN’DAN AKSU’DAKİ TESİS İÇİN ÇAĞRI: “AFET HABERLEŞME ALTYAPIMIZIN GÜVENLİĞİ TEHLİKEYE GİRDİ” Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) Giresun Şubesi, Aksu Şenlik Sahası mevkiinde bulunan çalışma ve faaliyet alanında çevre çitleri ile tel örgülerin tahrip edildiğini açıkladı. Şube Başkanı Necdet Kurt, özellikle fındık sezonunda bölgede geçici olarak konaklayan kişilerin oluşturduğu yoğunluk sonrasında tesisin fiziki güvenliğinin zarar gördüğünü belirterek, yaşanan durumun yalnızca maddi kayıp değil, afet ve acil durum haberleşme altyapısının güvenliği açısından da sorun oluşturduğunu bildirdi. Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti Giresun Şubesi, Aksu Şenlik Sahası çevresinde bulunan tesisine ilişkin kamuoyuna ve ilgili makamlara çağrıda bulundu. TRAC Giresun Şube Başkanı Necdet Kurt imzasıyla yayımlanan açıklamada, derneğin Giresun’da uzun yıllardır afet haberleşmesi, acil durum kriz yönetimi ve amatör telsizcilik faaliyetleri yürüttüğü belirtilirken, çalışma alanının çevresindeki fiziki güvenlik unsurlarının son dönemde ciddi biçimde zarar gördüğü ifade edildi. “ÇEVRE ÇİTLERİ VE TEL ÖRGÜLER KULLANILAMAZ HALE GELDİ” TRAC Giresun Şubesi açıklamasında yaşanan durum şöyle aktarıldı: “Derneğimize ait çalışma ve faaliyet alanımız, Aksu Şenlik sahası mevkiinde bulunmaktadır. Ancak son dönemde, özellikle bölgede yaşanan yoğun hareketlilik ve fındık mevsimi vesilesiyle geçici olarak şehrimizde bulunan geçici tarım işçilerinin ve konaklayan vatandaşların bu çevrede kamp kurması, fiziki altyapımıza ciddi zararlar vermiştir.” Açıklamada tesisin sınırlarını ve güvenliğini sağlayan çit ve tel örgülerin kullanılamaz durumda olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Tesisimizin güvenliğini ve sınırlarını belirleyen çevre çitleri ve tel örgüler tamamen kullanılamaz, yıkılmış ve tahrip edilmiş durumdadır.” “BU SADECE MADDİ ZARAR DEĞİL” TRAC Giresun yönetimi, ortaya çıkan zararın yalnızca fiziki hasar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kamuoyuna yapılan açıklamada: “Yaşanan bu mağduriyet, yalnızca maddi bir zarar olmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki sivil toplum ve acil durum altyapımızın güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.” denildi. Şube yönetimi, meydana gelen zararın giderilmesi ve tesis güvenliğinin yeniden sağlanması konusunda ilgili kurumları göreve davet eden bir yaklaşım ortaya koydu. “Kamu malına ve dernek mülkiyetine verilen bu zararın telafisi konusunda sorumluluğun kimde olduğunu, yetkili birimlerin ve vicdan sahibi kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.” TRAC, AFET HABERLEŞMESİNDE RESMİ ÇÖZÜM ORTAKLARINDAN TRAC’ın Giresun’daki faaliyetlerinin önemi, derneğin Türkiye genelindeki afet haberleşme rolüyle birlikte değerlendirildiğinde daha net ortaya çıkıyor. Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti, 8 Nisan 1991 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan dernek statüsünde bulunuyor. Kurum aynı zamanda Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında Haberleşme Çalışma Grubu’nun resmi çözüm ortakları arasında yer alıyor. GİRESUN’DAN 12 İLE ULAŞABİLEN AFET HABERLEŞME AĞI TRAC Giresun’un afet haberleşmesindeki rolünün geçmişte somut örnekleri de bulunuyor. Kasım 2024’te TRAC Giresun Şubesi tarafından arama kurtarma gönüllülerine amatör telsizcilik eğitimi verilmişti. Eğitimde, afet anlarında klasik iletişim sistemlerinin devre dışı kalması ihtimaline karşı telsiz haberleşmesinin önemi anlatılmıştı. Necdet Kurt o dönemde yaptığı açıklamada, Karagöl Dağı’na kurulan 145.600 MHz afet rölesi üzerinden Giresun’un yanı sıra Samsun, Sinop, Amasya, Tokat, Erzincan, Sivas, Malatya, Erzurum, Trabzon, Rize ve Artvin ile haberleşme kurulabildiğini belirtmişti. TRAC’ın mevcut röle kayıtlarında da Giresun’da Karagöl Tepe, Espiye İmamtepe ve Bulancak Dikmentepe noktalarında aktif sistemler bulunduğu görülüyor. Bu nedenle Aksu’daki tesisin fiziki güvenliği yalnızca bir dernek binasının korunması değil, afet ve acil durumlarda kullanılabilecek haberleşme kapasitesinin sürekliliği açısından da önem taşıyor. HASARIN BOYUTU VE SORUMLULARA İLİŞKİN RESMİ TESPİT BEKLENİYOR TRAC Giresun Şubesi açıklamasında çevre çitleri ve tel örgülerdeki zararın boyutuna ilişkin parasal bir tutar belirtilmedi. Ayrıca hasarın kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin resmi bir tespit ya da adli-idari işlem bilgisi de açıklamada yer almadı. Bu nedenle haberde, zararın belirli bir kişi veya gruba kesin biçimde atfedilmesi yerine TRAC’ın açıklamasındaki “bölgede kamp kurulmasının ardından fiziki altyapının zarar gördüğü” yönündeki beyan esas alınıyor. TRAC Giresun Şubesi, yetkili kurumlardan tesisin güvenliğinin yeniden sağlanması, hasarın giderilmesi ve benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını bekliyor.

Ortaklaşa Hibe Programı’nda 4 projeye 500 bin avro hibe Haber

Ortaklaşa Hibe Programı’nda 4 projeye 500 bin avro hibe

Türkiye’de kültür-sanat alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile belediyeler arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan Ortaklaşa Hibe Programı kapsamında dört projeye toplam 500 bin avroya kadar hibe desteği sağlanacak. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV), Avrupa Birliği desteğiyle, Culture Action Europe (CAE) ortaklığında ve Marmara Belediyeler Birliği (MBB) iştirakiyle yürüttüğü Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’nın 2026–2029 dönemindeki ilk Proje Teklif Çağrısı sonuçlandı. Değerlendirme sürecinin ardından Seyir Kültür-Sanat Derneği, Diyarbakır Edebiyat Kültür Sanat Eğitim ve Araştırma Derneği, Ninova Eğitim Kültür Sanat ve Turizm Derneği ile Ankara Aks Derneği tarafından yürütülecek projeler destek almaya hak kazandı. DÖRT KENTTE YENİ KÜLTÜREL İŞBİRLİĞİ MODELLERİ Desteklenecek projeler; Balıkesir Ayvalık, Diyarbakır, Van Gürpınar ve Bursa Osmangazi’de hayata geçirilecek. Program kapsamında Ayvalık’ta bir sinemanın kültür mekânına dönüştürülmesi, Diyarbakır’da çokdilli bir avlu modeliyle kültürel üretim alanı oluşturulması, Gürpınar’da kapsayıcı bir kültüre katılım ağı kurulması ve Bursa’da endüstriyel mirasın ortak yönetişimle kültür merkezine dönüştürülmesi hedefleniyor. İKSV Kültür Politikaları Çalışmaları Direktörü Özlem Ece, yeni dönemde desteklenen projelerin yerel kültür politikalarının gelişimi açısından örnek teşkil ettiğini belirterek, projelerin sivil toplum ile yerel yönetimler arasında kalıcı işbirliği modelleri oluşturacağını ifade etti. 147 BAŞVURU ARASINDAN SEÇİLDİLER Ortaklaşa Hibe Programı’na Türkiye’nin 7 bölgesindeki 43 şehirden toplam 147 proje başvurusu yapıldı. Başvurular, teknik değerlendirme ve Değerlendirme Komitesi incelemesinin ardından sonuçlandırıldı. Program kapsamında destek almaya hak kazanan projelerin yalnızca mali destekle değil, aynı zamanda mentorluk desteğiyle de güçlendirileceği bildirildi.

GİRESUN SANAYİSPOR SÜPER LİG MAÇINA 9 FUTBOLCUYLA ÇIKTI Haber

GİRESUN SANAYİSPOR SÜPER LİG MAÇINA 9 FUTBOLCUYLA ÇIKTI

GİRESUN SANAYİSPOR SÜPER LİG MAÇINA 9 FUTBOLCUYLA ÇIKTI Giresun’u Suwen Kadın Futbol Süper Ligi’nde temsil eden Giresun Sanayispor, yaşadığı maddi imkânsızlıklar nedeniyle sezonun ilk hafta karşılaşmasına yalnızca 9 futbolcuyla çıkmak zorunda kaldı. Kulübün içine düştüğü bu durum, Giresun adına büyük üzüntü yarattı. Giresun Sanayispor Kadın Futbol Takımı, Suwen Kadın Futbol Süper Ligi’nin ilk hafta karşılaşmasını son derece ağır koşullar altında tamamladı. Kulübün yayımladığı “Teşekkürler Giresun” başlıklı açıklamada, maddi imkânsızlıklar nedeniyle müsabakaya 9 futbolcuyla çıkıldığı ve karşılaşmanın aynı kadroyla tamamlandığı belirtildi. Tüm olumsuzluklara rağmen sahaya çıkan futbolcuların Giresun’u ve kulüp formasını gururla temsil ettiği vurgulanan açıklamada; sporculara, teknik ve destek ekibine, ailelere, emniyet güçlerine, tesis sorumlularına, sağlık ekiplerine ve tribündeki taraftarlara teşekkür edildi. KULÜBÜ YAŞATACAK DESTEK ARANIYOR Giresun Sanayispor yönetimi, Süper Lig’de mücadele eden kadın futbol takımının yoluna devam edebilmesi için maddi destek arayışlarının sürdüğünü bildirdi. Kulüpten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Önümüzde çok kısa bir süre kalmış olsa da kulübümüzü yaşatacak maddi desteği bulabilmek ve bu takımın yoluna devam etmesini sağlamak için son ana kadar mücadele edeceğiz.” GİRESUN ADINA ÜZÜCÜ BİR TABLO Bir şehri Türkiye’nin en üst kadın futbol liginde temsil eden takımın maddi yetersizlikler nedeniyle sahaya eksik kadroyla çıkmak zorunda kalması, yalnızca kulübün değil, Giresun sporunun ortak sorunudur. Giresun’un kız çocuklarına ve genç kadın sporcularına örnek olan bu takımın yaşadığı sıkıntıdan büyük üzüntü duyuyoruz. Kentin kamu kurumlarının, yerel yönetimlerinin, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının ve sporseverlerinin Giresun Sanayispor’un çağrısına kayıtsız kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Süper Lig’de mücadele etme başarısı gösteren bu takımın ekonomik nedenlerle sahadan çekilme tehlikesi yaşaması Giresun’a yakışmamaktadır. Giresun Sanayispor Kadın Futbol Takımı yaşatılmalı; forması, mücadelesi ve genç sporcuların umutları sahipsiz bırakılmamalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.