Hava Durumu

#Su Kaynakları

Giresun Sonhaber - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÖRELE’DE SALGININ ARDINDAN KRİTİK RAPOR Haber

GÖRELE’DE SALGININ ARDINDAN KRİTİK RAPOR

GÖRELE’DE SALGININ ARDINDAN KRİTİK RAPOR: HAM SUDA NOROVİRÜS TESPİT EDİLDİ! Giresun’un Görele ilçesinde yüzlerce kişinin sağlık kuruluşlarına başvurduğu salgının ardından beklenen laboratuvar sonuçları açıklandı. İçme suyu tesislerine giren ham suda norovirüs tespit edilirken, arıtma sonrası depo çıkışından alınan numunelerde virüse rastlanmadı. ULUSAL REFERANS LABORATUVARINDAN SONUÇ GELDİ Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Uzun, ağustos ve eylül aylarında ilçede yaşanan mide ve bağırsak enfeksiyonu vakalarının ardından alınan su numunelerine ilişkin raporun belediyeye ulaştığını açıkladı. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Referans Laboratuvarının incelemesinde, arıtma tesisine gelen ham suda norovirüs bulunduğu, arıtılmış suyun depo çıkışından alınan örneklerinde ise virüs tespit edilmediği bildirildi. SU KAYNAKLARI VE ATIKLAR İÇİN YENİ ÖNLEM ÖNERİLERİ Sağlık Bakanlığının ilettiği raporda, benzer salgınların önlenmesi amacıyla hayvan çiftlikleri ve mezbahalardan kaynaklanan atıkların su kaynaklarına ulaşmasının engellenmesi, kırsal bölgelerde atık toplama hizmetlerinin iyileştirilmesi ve ilgili kurumlar arasında koordinasyonun sürdürülmesi önerildi. Açıklanan sonuçlar, ham su ile arıtılmış su arasındaki önemli farkı ortaya koyarken virüsün ham suya hangi kaynaktan karıştığına ilişkin kesin bir tespit paylaşılmadim

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” Haber

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ”

TAŞGÖZ: “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ OLDU BİTTİYE GETİRİLEMEZ” GİRESUN’UN YILLARDIR ÇÖZÜLEMEYEN ÇÖP SORUNUNDA YENİ TARTIŞMA: BU KEZ TİREBOLU GÜNDEMDE Giresun’un uzun yıllardır Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi üzerinden yaşadığı çevre, kapasite, ÇED ve yargı tartışmaları, tesisin Ağustos 2026’da faaliyetinin durdurulmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. Yeni tesis için alternatif alan arayışları sürerken Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki olası yerlerin gündeme gelmesi tartışmaları beraberinde getirdi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak Tirebolu’nun geleceğinin “oldu bitti” anlayışıyla belirlenemeyeceğini söyledi. Giresun’un yıllardır kalıcı çözüm bekleyen katı atık sorunu yeniden kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Görele’nin Çavuşlu beldesinde kullanılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin Ağustos ayında faaliyetinin durdurulmasının ardından, Giresun genelinde toplanan evsel atıkların nerede ve hangi yöntemle bertaraf edileceği sorusu daha da önem kazandı. Yeni tesis için alternatif bölgeler üzerinde çalışmalar ve tartışmalar sürerken, Tirebolu ve Harşit Vadisi çevresindeki bazı alanların gündeme gelmesi bölgedeki yerel yöneticilerin ve siyasi isimlerin tepkisine neden oldu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun’un çöp sorununa çözüm bulunmasına karşı olmadıklarını ancak alınacak kararların bilimsel verilere, ortak akla ve şeffaflığa dayanması gerektiğini belirtti. “HİZMETE DEĞİL, YANLIŞ YERE VE YANLIŞ YÖNTEME KARŞIYIZ” Modern, çağdaş ve çevreye duyarlı bir çöp tesisine kimsenin karşı çıkmayacağını belirten Taşgöz, tartışmanın tesis yapılmasına karşı çıkmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Taşgöz şöyle konuştu: “Biz hizmete değil, yanlış yere, yanlış yöntemle ve oldu bitti anlayışıyla yapılmak istenen her türlü projeye karşıyız.” Taşgöz’ün açıklamasında öne çıkan en önemli başlıklardan biri ise yeni tesis için yürütüldüğü belirtilen yer seçimi süreci oldu. “TİREBOLU BELEDİYE BAŞKANININ GÖRÜŞÜ ALINDI MI?” Taşgöz, Tirebolu’yu doğrudan ilgilendirecek böylesine önemli bir yatırım konusunda yerel yönetimin ve vatandaşların görüşlerinin alınıp alınmadığının açıklanması gerektiğini belirtti. Yetkililere peş peşe sorular yönelten Taşgöz: “Tirebolu Belediye Başkanımızın görüşü alındı mı? Tirebolu halkına soruldu mu? Kaç toplantı yapıldı? Ne kadar saha çalışması gerçekleştirildi? Hangi bilimsel veriler toplandı? Alternatif bölgeler değerlendirildi mi? Su kaynakları, tarım alanları, yerleşim yerleri ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı?” diye sordu. Taşgöz, bu soruların cevaplarının kamuoyuyla açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek: “Bunların cevabı kamuoyuna açıkça verilmeden, ‘yapacağız, olacak’ anlayışıyla bu şehrin geleceği hakkında karar verilemez.” ifadelerini kullandı. TARTIŞMANIN ARKASINDA YILLARA YAYILAN ÇAVUŞLU SÜRECİ VAR Bugün Tirebolu üzerinden yürütülen tartışma, Giresun’un katı atık konusunda yaşadığı ilk yer seçimi ve çevre tartışması değil. Çavuşlu Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin geçmişinde ÇED kararları, kapasite artışları, mahkeme süreçleri, çevresel etkiler konusunda yapılan itirazlar ve dönem dönem faaliyet durdurma kararları bulunuyor. Tesisin kurulmasına ilişkin süreç 2010’lu yılların başına kadar uzanıyor. Çavuşlu’da planlanan tesis için 2010 yılında “ÇED Olumlu” kararı verildi. Ancak proje daha kuruluş aşamasındayken bölgede yaşayan vatandaşların itirazları yargıya taşındı ve ilerleyen yıllarda çeşitli mahkeme kararları gündeme geldi. Tesis daha sonra faaliyete geçti ancak hukuki ve çevresel tartışmalar sona ermedi. TESİS AÇILDI, FAALİYETİ DURDU, YENİDEN DEVREYE ALINDI Çavuşlu’daki tesis 2015 yılında evsel atık kabul etmeye başladı. Ancak tesisin faaliyetleri aynı yıl içerisinde mahkeme kararı nedeniyle durduruldu. Daha sonraki süreçte proje yeniden düzenlendi ve 10 Nisan 2017 tarihinde 98 ton/gün kapasite için “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmesinin ardından tesis yeniden faaliyete geçti. Giresun’un birçok ilçesinden gelen evsel atıkların Çavuşlu’da toplanmaya başlamasıyla tesis zaman içerisinde ilin katı atık sisteminin ana merkezlerinden biri haline geldi. Ancak artan atık miktarı beraberinde kapasite tartışmasını da getirdi. 2020’DE KAPASİTE ARTIŞI GÜNDEME GELDİ 2020 yılında tesisin kapasitesinin artırılması amacıyla yeni bir süreç başlatıldı. 17 Eylül 2020 tarihinde kapasite artışı için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Aynı dönemlerde tesisin işletilmesi ve katı atıktan oluşan gazın enerji üretiminde değerlendirilmesine yönelik işletme modeli de gündeme geldi. Ancak kapasite artışına ilişkin karar yeniden yargıya taşındı. Ordu 2. İdare Mahkemesi 2021 yılında kapasite artışına ilişkin ÇED kararını iptal etti. Böylece Çavuşlu’daki tesis bir kez daha çevre mevzuatı ve yargı kararları üzerinden Giresun gündeminin merkezine yerleşti. 2022’DE ÇEVRE KİRLİLİĞİ İDDİALARI GÜNDEM OLDU 2022 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki tartışmalar bu kez çevresel etkiler üzerinden yoğunlaştı. Tesis sahasından kaynaklandığı ileri sürülen sızıntı sularının çevreye, toprağa ve su kaynaklarına zarar verdiği yönündeki iddialar kamuoyunda geniş yankı buldu. Tesisle ilgili yeni hukuki süreçler yaşanırken, faaliyetlerin durdurulması ihtimali Giresun açısından başka bir soruyu da beraberinde getirdi: Çavuşlu kapanırsa Giresun’un çöpü nereye gidecek? Çünkü o tarihlerde Çavuşlu’nun yerine aynı ölçekte devreye alınabilecek kalıcı bir alternatif tesis bulunmuyordu. ÇED SÜRECİ YENİDEN YÜRÜTÜLDÜ Çavuşlu tesisine ilişkin hukuki süreçlerin ardından proje üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 2022 ve 2023 yıllarında ÇED süreçleri yeniden gündeme geldi. 31 Temmuz 2023 tarihinde tesis için yeni bir ÇED olumlu kararının ardından Çavuşlu tekrar atık kabul etmeye başladı. Böylece yıllardır devam eden süreç, zaman zaman yeni ÇED kararları ve yeni yargı değerlendirmeleriyle devam etti. Çavuşlu örneği, Giresun’da katı atık tesisinin yalnızca teknik bir yatırım olmadığını; yer seçimi, çevresel etkiler, su kaynakları, yerleşim alanları ve hukuki süreçlerin de en az tesis teknolojisi kadar önemli olduğunu ortaya koydu. 2025’TE YENİ TESİS TALEBİ DAHA YÜKSEK SESLE DİLE GETİRİLDİ 2025 yılına gelindiğinde Çavuşlu’daki mevcut alanın geleceği ve yeni bir katı atık tesisinin kurulması konusu yeniden gündeme taşındı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu, Kasım 2025’te Ankara’da yaptığı görüşmelerde mevcut tesisin faaliyetinin sonlandırılması ve Giresun için yeni bir katı atık tesisinin yerinin belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Böylece uzun zamandır tartışılan ancak sonuçlandırılamayan yeni tesis arayışı yeniden hız kazandı. 2026’NIN İLK AYLARINDA GELEVERA TARTIŞMASI Yeni tesis için 2026 yılının ilk aylarında bu kez Espiye ve Gelevera Vadisi çevresindeki alanlar gündeme geldi. Gelevera Deresi ve çevresindeki olası tesis yerlerine bölgeden itirazlar yükseldi. Tepkilerin merkezinde özellikle su kaynakları, dere havzası, yerleşim alanları ve bölgenin doğal yapısı bulunuyordu. Bölgede yapılan açıklamalarda yeni ve modern bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu kabul edilirken, tesisin yanlış bir alana kurulmasına karşı çıkıldığı ifade edildi. Bu süreç de Giresun’un yeni tesis için hangi bilimsel kriterlere göre yer seçtiği sorusunu gündeme taşıdı. AĞUSTOS 2026: ÇAVUŞLU’DA FAALİYET DURDU Giresun’un katı atık sorununu yeniden acil hale getiren gelişme ise Ağustos 2026’da yaşandı. Çavuşlu Belediye Başkanı Selim Hamzaoğlu tarafından yapılan açıklamalara göre 3 Ağustos tarihinde tesiste gerçekleştirilen denetimler sonrasında işletmeye yaklaşık 8 milyon TL idari para cezası uygulandı. Takip eden günlerde tesisin faaliyetinin durdurulduğu ve mühürlendiği kamuoyuna yansıdı. Bu gelişmenin ardından Çavuşlu’ya atık gönderen belediyeler için alternatif bertaraf alanı bulunması zorunlu hale geldi. Sorun kısa süre içerisinde yalnızca Çavuşlu’nun değil, Giresun genelindeki yerel yönetimlerin ortak problemi haline dönüştü. ÇÖPLERİN ÇEVRE İLLERE GÖNDERİLMESİ DE GÜNDEME GELDİ Çavuşlu’nun devre dışı kalmasının ardından atıkların geçici olarak çevre illerde bulunan lisanslı tesislere taşınması seçenekler arasında değerlendirildi. Ancak atıkların uzun mesafelere taşınması; nakliye, yakıt, araç, personel ve bertaraf giderleri nedeniyle belediyeler açısından ciddi bir maliyet oluşturabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Giresun için kalıcı, çevre mevzuatına uygun ve uzun yıllar kullanılabilecek yeni bir katı atık sistemi kurulması zorunluluğu daha görünür hale geldi. YENİ TARTIŞMANIN ADRESİ TİREBOLU Alternatif tesis yeri arayışlarında Tirebolu çevresindeki alanların gündeme gelmesi yeni bir tartışmanın başlamasına neden oldu. Özellikle Harşit Vadisi, içme suyu kaynakları, fındık bahçeleri, yerleşim alanları ve bölgenin taşkın geçmişi üzerinden çeşitli itirazlar dile getirildi. Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara da kamuoyuna yaptığı açıklamada yatırıma karşı olmadıklarını ancak yanlış yer seçimine karşı olduklarını belirterek su kaynakları ve Harşit Vadisi konusundaki hassasiyetlerini dile getirdi. Tartışmanın büyümesinin ardından İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz de konuya ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı. TAŞGÖZ: “ÖNCE BİLİM, SONRA ORTAK AKIL, SONRA KARAR” Taşgöz, Giresun’un çöp sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini ancak çözüm aranırken yeni çevre ve yaşam sorunlarının ortaya çıkarılmaması gerektiğini vurguladı. Taşgöz: “Çözüm üretirken başka bir sorun yaratmak, bugünün problemini yarının felaketine dönüştürmek olur. Bizim tavrımız nettir: Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.” ifadelerini kullandı. “TİREBOLU’NUN DOĞASI, SUYU VE YAŞAM ALANLARI KORUNMALI” Taşgöz, Tirebolu’nun doğasının, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Taşgöz: “Tirebolu’nun doğası, suyu, yaşam alanları ve geleceği birkaç kişinin masasındaki karara bırakılamaz. Devletin kurumları da, siyasiler de bu konuda bir değil, on kez düşünmek zorundadır.” diye konuştu. “TİREBOLU HALKI YALNIZ DEĞİLDİR” Taşgöz açıklamasının sonunda Tirebolu halkına da mesaj verdi. “Tirebolu halkı yalnız değildir. İYİ Parti olarak Tirebolu’nun ve Tirebolu halkının sonuna kadar yanındayız.” ifadelerini kullandı. ASIL TARTIŞMA: TESİS DEĞİL, YER SEÇİMİ VE YÖNTEM Gelinen noktada Giresun’un yeni ve sürdürülebilir bir katı atık sistemine ihtiyaç duyduğu konusunda geniş bir görüş birliği bulunuyor. Ancak yaşanan tartışmaların merkezinde yeni tesisin yapılıp yapılmamasından çok, nereye yapılacağı ve o bölgenin hangi kriterlere göre seçileceği bulunuyor. Çavuşlu’da yıllara yayılan çevre ve hukuk tartışmaları da yeni tesis için daha kapsamlı bir yer seçimi yapılmasının önemini ortaya koyuyor. Yeni bir katı atık tesisi için karar verilmeden önce; içme ve kullanma suyu kaynaklarının, yeraltı sularının, dere ve havzaların, taşkın ve heyelan risklerinin, jeolojik ve hidrojeolojik yapının, tarım ve fındık üretim alanlarının, yerleşim yerlerine mesafenin, ulaşım güzergâhlarının, atık taşıma maliyetlerinin, turizm ve doğal yaşam alanlarının, bölgenin uzun vadeli gelişme planlarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Aynı zamanda bir alanın yalnız başına uygun bulunması yerine farklı alternatiflerin aynı bilimsel kriterlerle karşılaştırılması ve tercih edilen alanın neden seçildiğinin kamuoyuyla paylaşılması, sürecin şeffaflığı açısından önem taşıyor. TAŞGÖZ’ÜN SORDUĞU SORULAR ŞİMDİ CEVAP BEKLİYOR İnan Taşgöz’ün açıklamasıyla birlikte kamuoyunun önündeki temel sorular da daha belirgin hale geldi: Tirebolu Belediye Başkanının görüşü alındı mı? Tirebolu halkına bilgi verildi mi? Kaç alternatif tesis alanı incelendi? Bu alanlar hangi kriterlere göre elendi? Su kaynakları açısından bilimsel inceleme gerçekleştirildi mi? Tarım alanlarına ve fındık bahçelerine etkisi değerlendirildi mi? Taşkın ve diğer doğal afet riskleri araştırıldı mı? Yerleşim alanları ve turizm açısından etki analizleri yapıldı mı? Bu soruların cevapları, yalnızca Tirebolu açısından değil, Giresun’un önümüzdeki onlarca yıl kullanacağı katı atık sisteminin geleceği açısından da önem taşıyor. GİRESUN ÇÖP SORUNUNU ÇÖZMEK ZORUNDA; ANCAK YENİ BİR SORUN YARATMADAN Giresun açısından artık iki temel gerçek bulunuyor. Birincisi, mevcut çöp sorununun ertelenemeyecek noktaya ulaşmış olması. İkincisi ise yeni tesisin yerinin yanlış seçilmesi durumunda bugünkü çöp sorununun ilerleyen yıllarda çevre, su, tarım, hukuk ve toplum açısından başka sorunlara dönüşebilme ihtimali. Bu nedenle yeni tesis konusunda kamuoyunun önündeki temel beklenti; bilimsel verilerin açıklandığı, alternatif alanların karşılaştırıldığı, ilgili belediyelerin ve bölge halkının sürece dahil edildiği, çevresel risklerin ortaya konulduğu şeffaf bir karar mekanizmasının işletilmesi. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz’ün açıklaması da tartışmanın bu noktasında özet bir mesaj ortaya koyuyor: “Önce bilim, sonra ortak akıl, sonra karar.”

VALİ KOÇ KUZALAN TABİAT PARKI’NI İNCELEDİ Haber

VALİ KOÇ KUZALAN TABİAT PARKI’NI İNCELEDİ

VALİ KOÇ KUZALAN TABİAT PARKI’NI İNCELEDİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Dereli ilçesine bağlı Alancık Köyü sınırlarındaki Kuzalan Tabiat Parkı’nı ziyaret etti. Yaklaşık bir kilometrelik güzergâhta incelemelerde bulunan Koç, bölgenin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı. Giresun Valisi Mustafa Koç, doğal yapısı, zengin bitki örtüsü ve farklı su kaynaklarıyla öne çıkan Kuzalan Tabiat Parkı’nda incelemelerde bulundu. Giresun Valiliğinden yapılan açıklamaya göre Vali Koç, Alancık Köyü’nde bulunan tabiat parkındaki yaklaşık bir kilometrelik yürüyüş güzergâhını gezdi. DOĞAL KAYNAK DEĞERLERİ YERİNDE İNCELENDİ Ziyaret kapsamında doğal travertenler, şimşir ormanları, sodalı su kaynakları, su basar ormanları, mağara ile demir bakımından zengin su kaynakları incelendi. Vali Koç’a, Kuzalan Tabiat Parkı’nın doğal kaynak değerleri, biyolojik çeşitliliği ve bölgenin sahip olduğu ekolojik zenginlikler hakkında yetkililer tarafından bilgi verildi. 482 HEKTARLIK ÖZEL EKOSİSTEM Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün verilerine göre Kuzalan Tabiat Parkı, Giresun şehir merkezine yaklaşık 45, Dereli ilçe merkezine ise 13 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Yaklaşık 482 hektarlık alanı kapsayan tabiat parkı; Kuzalan Şelalesi, mağaraları, anıt ağaçları, tarihî değirmenleri ve farklı mineral özelliklere sahip su kaynaklarıyla dikkat çekiyor. Resmî kayıtlarda park sınırları içerisinde 60 farklı familyaya ait 129 bitki türü ile 36 familyaya ait 105 kuş türünün bulunduğu belirtiliyor. Bu çeşitlilik, Kuzalan’ı yalnızca önemli bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda korunması gereken hassas bir doğal yaşam alanı hâline getiriyor. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü TRAVERTENLER YAKLAŞIK 1,8 KİLOMETRE UZANIYOR Bölgenin en önemli jeolojik değerlerinden biri olan traverten oluşumlarının yaklaşık 1,8 kilometre boyunca devam ettiği; bu güzergâhta şelaleler, su basar ormanları ve şimşir topluluklarının yer aldığı bildiriliyor. Travertenler, mineral bakımından zengin yer altı sularındaki kalsiyum karbonatın yüzeyde çökelmesi sonucunda oluşuyor. Kuzalan’daki farklı mineralli kaynaklar, bölgede beyazdan koyu tonlara kadar değişen doğal oluşumların ortaya çıkmasını sağlıyor. Anadolu Ajansı “GELECEK NESİLLERE AKTARILMALI” Vali Mustafa Koç, incelemelerinin ardından Kuzalan Tabiat Parkı’nın sahip olduğu doğal güzellikler ve biyolojik çeşitlilik açısından önemli bir değer olduğunu belirtti. Koç, bölgenin doğal yapısının korunmasının ve bu eşsiz mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Kuzalan Tabiat Parkı’nda ziyaretçi yoğunluğunun doğal dokuya zarar vermeden yönetilmesi; yürüyüş güzergâhlarının, su kaynaklarının, şimşir ormanlarının ve traverten oluşumlarının düzenli olarak korunması, bölgenin sürdürülebilir turizm açısından geleceğini belirleyecek başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Haber

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM

MADENLER SESSİZLİĞE GÖMÜLDÜ (!), SONDAJ VE ARAMAYA DEVAM Giresun’da bahar aylarında köy yollarından meydanlara, mahkeme salonlarından Meclis gündemine kadar taşınan maden tartışmaları son iki ayda kamuoyu gündeminde daha az yer almaya başladı. Ancak şirketlerin sahalardan çekildiğini, ruhsatların iptal edildiğini, sondaj ve arama programlarının sona erdiğini gösteren bir karar bulunmuyor. CHP’de mutlak butlan tartışmasıyla başlayan yönetim krizi Giresun örgütünü iç meselelerine yöneltirken, maden şirketlerinin ruhsat, izin, dava ve saha dosyaları işlemeye devam ediyor. Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin siyaseten en görünür takipçilerinden biri CHP Giresun İl Örgütü olmuştu. 7 Mayıs’ta Tirebolu’da düzenlenen basın açıklaması ve ardından Sekü Köyü’nde gerçekleştirilen buluşma, köylülerin sondaj girişimlerine karşı mücadelesini ulusal ölçekte gündeme taşıdı. CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve yerel örgüt yöneticileri; Sekü-Karlıbel hattındaki sondaj girişimlerinin yanı sıra Dereli, Doğankent, Çatalağaç, Alucra ve Şebinkarahisar’daki maden dosyalarını aynı program içinde ele aldı. Ancak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından başlayan parti içi kriz, Giresun örgütünü de doğrudan etkiledi. Giresun’da yapılması planlanan belediye başkanları toplantısı iptal edildi; ardından il ve merkez ilçe yönetimleri görevden alındı, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi. Birkaç hafta önce maden ruhsatlarını, sondajları ve köylerin yaşam alanlarını gündeme taşıyan parti örgütü, bu kez kendi yönetim ve temsil krizine yöneldi. CHP içe döndükçe Giresun’daki maden dosyasının siyaset ve kamuoyu gündeminde yer alma sıklığı da azaldı. Ancak şirketlerin dosyaları durmadı; ruhsatlar, davalar, arama bildirimleri ve teknik süreçler işlemeye devam etti. GÜNDEMDE YER ALMA AZALDI, DOSYALAR KAPANMADI 2026 yılının mart, nisan ve mayıs aylarında Giresun’un farklı ilçelerinden art arda maden haberleri geldi. Sekü ve Karlıbel’de köylüler sondaj makinelerinin önüne geçti. Dereli’de başlayan sondaj çalışmaları mahkemeye taşındı. Batlama Vadisi’nde yeni arama sahaları için kolluk birimlerine bildirim yapıldı. Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik nedeniyle şirkete para cezası kesildi. Tirebolu ve Sekü’de siyasi heyetler köylülerle buluştu. Görele’de maden karşıtı miting düzenlendi. Mayıs ayının sonundan sonra ise bu dosyaların kamuoyu gündeminde görünürlüğü belirgin biçimde azaldı. Bu durum, şirketlerin faaliyetlerini sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Kamuya açık kayıtlarda Sekü-Karlıbel, Dereli, Batlama, Çatalağaç, Alucra ve diğer ruhsat sahalarında şirketlerin tamamen çekildiğine ilişkin bir karar bulunmuyor. Maden sahaları ortadan kalkmadı; siyasi takip, haber yoğunluğu ve kamuoyu baskısı zayıfladı. GİRESUN MADEN GÜNLÜĞÜ Bugünkü sessizliği anlayabilmek için Giresun’da son yıllarda yaşanan maden kazalarını, çevre ihlallerini, ruhsat kararlarını, sondaj girişimlerini, mahkeme süreçlerini ve toplumsal tepkileri tarihleriyle yeniden hatırlamak gerekiyor. 18 KASIM 2021 — ŞEBİNKARAHİSAR’DA ATIK BARAJI SETİ YIKILDI Giresun’un yakın dönem maden tarihindeki en ciddi olaylardan biri 18 Kasım 2021’de Şebinkarahisar’da yaşandı. Nesko Maden A.Ş.’ye ait işletmenin atık barajındaki iç set yıkıldı. Olayın ardından Giresun Valiliği tarafından teknik heyet görevlendirildi ve işletmenin faaliyetleri durduruldu. Yaşanan olay, yalnızca bir işletme kazası olarak kalmadı. Atık barajında biriken maden atıklarının toprak ve su kaynakları üzerinde oluşturabileceği riskler, bölgedeki atık depolama sistemlerinin güvenliği ve denetimlerin yeterliliği tartışmaya açıldı. Şebinkarahisar’daki olay, madencilikte asıl tehlikenin yalnızca kazı ve üretimden ibaret olmadığını; atık barajı, depolama güvenliği, çevresel izleme ve acil müdahale planlarının da yaşamsal önem taşıdığını gösterdi. Faaliyetlerin durdurulmasının ardından atık barajının hangi yöntemle güvenli hale getirildiği, çevresel ölçümlerin hangi sonuçları verdiği ve sonraki yıllarda işletmenin hangi şartlarla yeniden çalıştığı konusunda kamuoyuna düzenli ve bütünlüklü bir bilgilendirme yapılmadı. 4 TEMMUZ 2022 — ÇATALAĞAÇ’TA DERE KİRLİLİĞİ TESPİT EDİLDİ Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyündeki maden sahasıyla ilgili çevre kirliliği tartışması 2022 yılında resmi kayıtlara yansıdı. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında maden sahasından dere yataklarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığının tespit edildiğini bildirdi. Şirket hakkında Çevre Kanunu kapsamında idari işlem uygulandığı ve olumsuzlukların giderilmesi için süre verildiği açıklandı. Dört yıl sonra aynı sahada yeni bir çevre ihlalinin tespit edilmesi, uygulanan cezaların ve verilen sürelerin ne ölçüde caydırıcı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı. KASIM 2022 — GİRESUN’UN 720 RUHSATLIK HARİTASI ORTAYA ÇIKTI TEMA Vakfının MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışma, Giresun’daki ruhsat yoğunluğunu görünür hale getirdi. Çalışmaya göre Giresun il sınırları içinde toplam 720 IV. Grup maden ruhsatı bulunuyordu. İncelenen çalışma alanının yüzde 85’i arama, işletme veya ihale safhasındaki ruhsat alanlarıyla çakışıyordu. Ruhsat alanlarının; yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki alanlardan oluşuyordu. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı belirtildi. Aynı çalışmada orman alanlarının yüzde 90’ının, tarım alanlarının yüzde 85’inin, meraların yüzde 99’unun ve iskân alanlarının yüzde 84’ünün IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakıştığı hesaplandı. Korunan alanlarda bu oran yüzde 89’a, Önemli Doğa Alanlarında ise yüzde 94’e ulaşıyordu. Ruhsat haritası, maden meselesinin yalnızca dağların veya kullanılmayan arazilerin değil; fındık bahçelerinin, meraların, köy yerleşimlerinin, ormanların ve su kaynaklarının meselesi olduğunu ortaya koydu. 18 MAYIS 2025 — ÇATALAĞAÇ YENİDEN DENETİM GÜNDEMİNE GELDİ Çatalağaç’taki maden işletmesi 2025 yılında da denetim başlığıyla gündeme geldi. Giresun Valiliğinin 18 Mayıs 2025 tarihli açıklamasında Doğankent-Çatalağaç köyündeki maden sahasına ilişkin denetim süreci kamuoyuna yansıdı. 2022 yılında tespit edilen çevresel sorunlardan sonra aynı bölgenin yeniden denetim konusu olması, Çatalağaç dosyasının tek bir olaydan ibaret olmadığını gösterdi. 2026’NIN İLK AYLARI — KAPASİTE ARTIŞINA “ÇED OLUMLU” KARARI 2026 yılının ilk aylarında Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan büyük maden projesi yeniden gündeme geldi. Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için “ÇED Olumlu” kararı verildi. Proje yalnızca bir maden ocağından oluşmuyordu. Dosyada bakır, kurşun ve çinko üretimiyle birlikte flotasyon tesisi, maden ocakları, kapasite artışı ve maden atık depolama tesisi yer alıyordu. Proje alanının Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatak-Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi çevresine yayıldığı açıklandı. Bu genişlik, projenin tek bir köyü değil, Doğankent-Görele-Tirebolu hattındaki çok sayıda yerleşimi, dereyi, orman alanını ve tarım arazisini ilgilendirdiğini gösterdi. 24 ŞUBAT 2026 — SEKÜ-KARLIBEL HATTINDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel köyü arasındaki maden arama ve sondaj projesi, 2026 yılının en yoğun tartışılan dosyalarından biri oldu. Giresun İdare Mahkemesinin proje hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdiği kamuoyuna yansıdı. Ancak mahkeme kararının ardından sondaj makinelerinin bölgeye çıkarılmak istenmesi, kararın sahada nasıl uygulandığı ve şirketin hangi izinlere dayanarak çalışma yapmak istediği konusunda tartışma yarattı. MART 2026 — DERELİ’DE SONDAJ ÇALIŞMALARI BAŞLADI Dereli ilçesinde Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız ve Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği zirve hattında maden sondaj çalışmaları başladı. Çalışmaların su kaynakları, tarım alanları, yayla ve meralar ile köy yaşamı üzerindeki olası etkileri bölge halkının tepkisine neden oldu. Yerel itirazlar yargıya taşındı. Ancak sondajların kaç noktada yapıldığı, hangi derinliğe ulaşıldığı, kaç numune alındığı ve şirketin sonraki faaliyet programının ne olduğu düzenli biçimde açıklanmadı. Dereli dosyası, Giresun’daki maden baskısının yalnızca Sekü-Karlıbel hattında değil, ilin iç kesimlerindeki köy ve yayla kuşağında da sahaya indiğini gösterdi. 3 NİSAN 2026 — BATLAMA VADİSİ İÇİN SAHA BİLDİRİMİ Giresun Merkez’deki en önemli yeni dosyalardan biri Batlama Vadisi’nde ortaya çıktı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre Lidya Madencilik, 3 Nisan 2026 tarihli yazıyla Giresun Merkez İlçe Jandarma Komutanlığına bildirimde bulundu. Bildirimde; 3535163, 3535202, 3536360 erişim numaralı sahalarda çalışma yapılacağı belirtildi. İlk aşamada kazı gerektirmeyen yüzeysel jeolojik inceleme, numune alma, jeofizik ve jeokimyasal araştırmalar ile jeoloji ve hidrojeoloji haritalama çalışmalarının planlandığı aktarıldı. Bu bildirim, Batlama Vadisi’nde doğrudan üretime başlandığı anlamına gelmiyordu. Ancak ruhsat sürecinin yalnızca evrak üzerinde kalmadığını, şirketin saha hazırlığı ve araştırma aşamasına geçtiğini ortaya koyuyordu. Batlama Vadisi’ndeki çalışmaların geri çekildiğine veya iptal edildiğine ilişkin daha sonra kamuya açık bir karar yayımlanmadı. 4-5 NİSAN 2026 — KÖYLÜLER SONDAJ MAKİNELERİNİN ÖNÜNE GEÇTİ Nisan ayının ilk haftasında Sekü-Karlıbel hattına çıkarılmak istenen sondaj makinesi köylüler tarafından durduruldu. Köylüler, çevre örgütleri ve hukukçular yürütmeyi durdurma kararını hatırlatarak ağır tonajlı ve paletli iş makinelerinin bölgeye girişine karşı çıktı. Köy yolunda başlayan nöbet, kısa sürede Giresun’un en görünür çevre mücadelelerinden birine dönüştü. Alagöz Maden ise yaptığı açıklamalarda sondaj ve numune alma çalışmalarının izinlere, “ÇED kapsam dışı” kararlarına ve orman izinlerine dayandığını savundu. Böylece aynı saha üzerinde mahkeme kararı, şirketin geçerli olduğunu ileri sürdüğü izinler ve köylülerin yaşam alanı mücadelesi karşı karşıya geldi. NİSAN 2026 — YENİ İHALELERLE RUHSAT HARİTASI GENİŞLEDİ MAPEG’in 317. Grup ihale süreciyle birlikte Giresun’daki maden alanlarına yenileri eklendi. Yerel kaynaklarda Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere-Kümbet çevresine uzanan sahalar sıralandı. Bazı haberlerde 5 ilçedeki 8 bölge için 12 bin 511,99 hektarlık alandan, bazı haberlerde ise 6 ilçeyi kapsayan yaklaşık 17 bin 930 hektarlık alandan söz edildi. Rakamların farklı olmasına rağmen ortak tablo değişmedi: Giresun’daki ruhsat ve arama baskısı yeni sahalarla genişliyordu. Kesin tablonun ortaya çıkabilmesi için erişim numarası bazında ruhsat sahibi, saha büyüklüğü, ihale sonucu, yürürlük tarihi, ruhsat aşaması ve varsa devir ya da iptal bilgilerinin açıklanması gerekiyor. 4 MAYIS 2026 — ALAGÖZ MADENCİLİK’E 2 MİLYON 517 BİN LİRA CEZA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 4 Mayıs 2026’da Doğankent’in Çatalağaç köyünde faaliyet gösteren Alagöz Madencilik’e 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Denetimlerde maden sahasından çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği tespit edildi. Aynı ihlalin daha önce iki kez gerçekleşmesi nedeniyle ceza üç kat uygulandı. Kirliliğe neden olduğu belirtilen yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri, gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak karar; şirketin tüm faaliyetlerinin sona erdirildiği, ruhsatlarının iptal edildiği, maden sahasının tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyordu. Durdurma kararı yalnızca kirlilikle ilişkilendirilen yeraltı galerisi ve ilgili üretim bölümüyle sınırlıydı. Kısmi kapatma kararından sonra yeniden denetim yapılıp yapılmadığı, gerekli havuz ve arıtma tedbirlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve galerinin yeniden üretime açılıp açılmadığı ayrıntılı biçimde açıklanmadı. 7 MAYIS 2026 — CHP HEYETİ TİREBOLU VE SEKÜ’DE SAHAYA İNDİ CHP Genel Başkan yardımcıları, milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve parti yöneticilerinden oluşan heyet, 7 Mayıs’ta Tirebolu’da basın açıklaması yaptı. Heyet daha sonra Sekü Köyü’ne giderek köylülerle buluştu. Programda Sekü-Karlıbel sondaj girişimleri, Dereli’deki çalışmalar, Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Çatalağaç’taki çevre ihlalleri, Giresun’daki 720 ruhsat ve ruhsatların tarım, su, orman, mera ve köy yaşamıyla çakışması gündeme taşındı. Bu buluşma, Giresun’daki maden mücadelesinin köy sınırlarından çıkarılarak bölgesel ve ulusal bir siyasi başlığa dönüşmesini sağladı. 29 MAYIS 2026 — GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG Mayıs ayı boyunca Sekü’de, Tirebolu’da ve Giresun’un farklı bölgelerinde toplantılar ve dayanışma programları düzenlendi. 29 Mayıs’ta Görele Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan maden karşıtı miting, bahar aylarındaki toplumsal hareketliliğin en geniş buluşmalarından biri oldu. Köylüler, çevre örgütleri, siyasi parti temsilcileri, yerel yöneticiler ve vatandaşlar; su kaynaklarının, fındık bahçelerinin, ormanların, meraların ve köy yerleşimlerinin korunması çağrısında bulundu. Bu mitingin ardından maden dosyalarının kamuoyu gündemindeki görünürlüğü giderek azaldı. DEVAM EDEN DAVALAR Giresun’daki maden dosyalarının bir bölümü yargı aşamasında bulunurken, bazı kararların sahada nasıl uygulandığına ilişkin tartışmalar da devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL DAVASI Sekü-Karlıbel hattındaki yürütmeyi durdurma kararının hangi proje ve izinleri kapsadığı, şirketin hangi idari belgelere dayanarak sahaya girmek istediği ve kararın sahada tam olarak nasıl uygulandığı açıklığa kavuşmuş değil. Köylülerin ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelesi sona ermiş değil. DERELİ DOSYASI Dereli’deki sondaj çalışmalarına karşı başlatılan yargı süreci devam eden başlıklar arasında bulunuyor. Dava sonuçlanmadan kaç noktada sondaj yapıldığı, alınan numunelerin hangi aşamada olduğu ve şirketin yeni çalışma programı hazırlayıp hazırlamadığı açıklanmadı. ÇED VE RUHSAT İTİRAZLARI Doğankent-Görele-Tirebolu kapasite artışı projesi, Alucra’daki altın projeleri ve farklı ilçelerdeki yeni arama sahalarıyla ilgili hukuki ve idari itirazlar da kapanmış değil. Ruhsat iptali, “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararlarının kaldırılması ve yaşam alanlarının korunması yönündeki talepler sürüyor. ÇALIŞMALARIN DURDUĞU AÇIKLANMADIBATLAMA VADİSİ Lidya Madencilik’in üç erişim numaralı saha için yaptığı bildirim geçerliliğini koruyor. Arama sürecinin iptal edildiğine veya şirketin sahadan çekildiğine ilişkin kamuya açık bir karar bulunmuyor. DERELİ HATTI Dereli’deki sondaj çalışmalarının tamamlandığı veya sona erdirildiği açıklanmadı. Sondajlardan elde edilen jeolojik verilerin şirket tarafından değerlendirilmesi ve sonraki ruhsat aşamalarında kullanılması ihtimali devam ediyor. SEKÜ-KARLIBEL Sahadaki görünür makine hareketliliği azalmış olsa da şirketin ruhsat hakkından vazgeçtiğine veya projeyi tamamen iptal ettiğine ilişkin resmi bir belge bulunmuyor. ÇATALAĞAÇ Alagöz Madencilik’e verilen ceza, tüm işletmeyi değil kirliliğe neden olan belirli yeraltı galerisi bölümünü kapsıyor. Şirketin Giresun’daki diğer işletme, tesis ve kapasite artışı süreçlerinin sona erdiği açıklanmış değil. ALUCRA Alucra Demirözü’nde Koza Altın İşletmeleri A.Ş. adına altın-gümüş açık ocak projelerine ilişkin “ÇED Olumlu” kararları bulunuyor. Tohumluk köyündeki altın-bakır projesinde ise ÇED inceleme ve değerlendirme süreci gündeme gelmişti. Bu dosyaların iptal edildiğini veya şirketlerin sahalardan vazgeçtiğini gösteren bir karar bulunmuyor. YENİ İHALE SAHALARI Giresun Merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak, Şebinkarahisar ve Yağlıdere çevresindeki yeni ihale alanları ruhsat baskısının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Hangi şirketin hangi erişim numarasıyla, hangi çalışma aşamasında ve hangi saha takvimiyle hareket ettiği kamuoyuna düzenli biçimde açıklanmıyor. SESSİZCE SÜRÜYOR ARTIK İŞLER 12 Temmuz 2026 itibarıyla Giresun’daki maden dosyasının görünümü değişmiş değil: Bahar aylarında köy yollarında yükselen tepkiler, meydanlara taşınan itirazlar ve siyasi heyetlerin açıklamaları gündemden çekilirken şirketlerin ruhsat, izin, numune, arama ve sondaj takvimlerinin durduğuna ilişkin herhangi bir karar açıklanmadı. Giresun’da madenler sessizliğe gömüldü; sondaj ve arama süreçleri ise daha az görünür biçimde devam ediyor.

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Haber

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Görele Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi” geniş katılımla gerçekleştirildi. Yağmura rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun coğrafyasının yüzde 85’inin maden sahası ilan edilmesine tepki gösterdi. Görele’de çevre ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı güçlü bir toplumsal tepki yükseldi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi”ne yüzlerce vatandaş, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek başkanları, akademisyenler, il genel meclisi üyeleri, muhtarlar ve çevre aktivistleri katıldı. Yağmurlu havaya rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun’un su kaynaklarını, tarım alanlarını, ormanlarını ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerinin durdurulmasını istedi. Miting alanında çok sayıda STK pankartlarla, vatandaşlar ise dövizlerle destek verdi. “TOPRAĞIMIZIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Mitingde konuşan Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, madencilik meselesinin siyaset üstü bir yaşam hakkı sorunu olduğunu vurguladı. Uzun, bölge halkının madene değil, doğayı ve insan sağlığını tehdit eden çıkarma yöntemlerine karşı çıktığını belirterek, “Biz madene değil, madenin çıkarılış şekline karşıyız. Yöre halkı olarak vahşi madenciliğe karşı dik durmak zorundayız. Bizim toprağımızın üstü altından çok daha değerlidir. Topraklarımız şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Havamıza, suyumuza, toprağımıza dokunmayın diyoruz” ifadelerini kullandı. Aysel Civil Uzun, mitinge destek veren tüm katılımcılara teşekkür etti. AKADEMİSYENLERDEN MADENCİLİK UYARISI Mitingde Giresun Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Birsen Şengül Oksal, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ömer Dalman ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fehmi Çalık da konuşma yaptı. Akademisyenler, Giresun coğrafyasının büyük bölümünü kapsayan madencilik faaliyetlerinin kalkınma değil, uzun vadeli çevresel yıkım anlamına geldiğini belirtti. Konuşmalarda, maden sahalarının su kaynaklarını kullanılamaz hale getirdiği, tarım alanlarına ve derelere zehirli atık karıştığı, orman varlığının yok edildiği ve bu tahribatın yüzyıllarca sürebileceği vurgulandı. Siyanür havuzlarının taşıdığı riske de dikkat çeken akademisyenler, bu tür havuzların sızdırmazlık sorunu yaşanmasa bile yüzlerce yıl kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti. Bölgedeki bazı işletmelerde taşma ve patlama iddialarının ciddi endişe yarattığı ifade edildi. “FINDIK, ÇAY, ARICILIK VE HAYVANCILIK TEHDİT ALTINDA” Mitingde yapılan konuşmalarda Karadeniz’in kırılgan ekolojik yapısının madencilik faaliyetleriyle daha büyük risk altına girdiği vurgulandı. Katılımcılar, vahşi madenciliğin yalnızca çevreyi değil, bölge halkının geçim kaynaklarını da tehdit ettiğini dile getirdi. Fındık, çay, arıcılık ve hayvancılığın madencilik baskısı altında zarar görebileceği belirtildi. Konuşmacılar, heyelan riskinin de artacağına dikkat çekerek, Karadeniz’in dağlık ve yağışlı yapısında yapılacak kontrolsüz maden çalışmalarının yeni afetlere zemin hazırlayabileceğini söyledi. STK’LARDAN VE AKTİVİSTLERDEN ORTAK ÇAĞRI Mitingde Görele İl Genel Meclisi Üyesi Semih Aydın, Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci, Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal, Çanakçı Deresi Özgür Aksın Platformu Başkanı Harun Şahin, Giresun Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Erkan Türüdü ile Görele, Çanakçı ve Doğankentli çevre aktivistleri de söz aldı. Konuşmalarda vahşi madenciliğin insan hayatını, su kaynaklarını, tarım alanlarını, dereleri ve ormanları doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Katılımcılar, “Vahşi madenciliğe son verilmezse çocuklarımıza yeşil vadiler değil, zehirli su kaynakları ve ağır metallerle kirlenmiş topraklar kalacak. Buna izin vermeyeceğiz. Korkmadan, yılmadan mücadele edeceğiz” mesajı verdi. CEBECİ’DEN FAHRİ HEMŞEHRİLİK TEPKİSİ Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci’nin konuşması miting alanında dikkat çekti. Cebeci, Alagöz Holding’in sahibi Cantürk Alagöz’e fahri hemşehrilik verilmesi yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Bu milletin vicdanına rağmen böyle bir karar alırsanız, Harşit Vadisi halkı sizi siyasi tarihin karanlığına gönderecektir” dedi. Cebeci’nin sözleri meydanda alkışlarla karşılandı. SİYASİ PARTİLER, DERNEKLER VE VATANDAŞLAR MEYDANDA BULUŞTU Mitinge İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, CHP Görele İlçe Başkanı Mustafa Günay, İYİ Parti Görele İlçe Başkanı Hakan Resüloğlu, Zafer Partisi Görele İlçe Başkanı Emrullah Ekiz, 24. Dönem Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakıcı, İstanbul Bayrampaşa Giresunlular Derneği Başkanı Tülay Tahmaz, İstanbul Kartal Giresunlular Derneği Başkanı Cengiz Demirkaya, İstanbul Arnavutköy Giresunlular Derneği Başkanı Ahmet Karasakal, İstanbul Bahçelievler Giresunlular Derneği Başkanı Yalçın İsmail Çam, Tüm Üretici Köylü Sendikası Giresun İl Temsilcisi Orhan Kara, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı İbrahim Türk, Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şube Başkanı İbrahim Arslan, CHP önceki dönem Giresun İl Başkanı Fikri Bilge, muhtarlar, çeşitli meslek gruplarından temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Coşkulu geçen miting, yerel sanatçıların kemençe eşliğinde çaldığı horon havalarıyla sona erdi. Meydanda verilen ortak mesaj ise netti: Giresun’un toprağı, suyu, deresi, ormanı ve geleceği vahşi madenciliğe teslim edilmeyecek. Fotoğraflar: Namık Baltaoğlu

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Haber

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR”

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, Görele’de maden faaliyetlerine karşı miting düzenleyecek. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda basın açıklaması, bilgilendirme konuşmaları ve müzik etkinliği yapılacak. MİTİNG CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAPILACAK Görele, 29 Mayıs 2026 Cuma günü maden karşıtı mitinge ev sahipliği yapacak. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşlarının düzenleme komitesinde yer aldığı program, Görele Cumhuriyet Meydanı’nda saat 14.00’te başlayacak ve 19.00’a kadar sürecek. Mitingin ana çağrısı “Toprağın üstü altından daha değerlidir” sloganıyla yapıldı. Programda “Vahşi maden istemiyoruz” vurgusu öne çıkarıldı. BASIN AÇIKLAMASI VE BİLGİLENDİRME KONUŞMALARI YAPILACAK Etkinlik kapsamında basın açıklaması yapılacak, halka yönelik bilgilendirme konuşmaları gerçekleştirilecek. Programda ayrıca müzik etkinliği de yer alacak. Düzenleme komitesi, maden faaliyetlerinin çevre, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek vatandaşları Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge katılmaya çağırdı. ÇAĞRI GİRESUN GENELİNE YAPILDI Miting çağrısı yalnızca Görele ile sınırlı tutulmadı. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, kent genelindeki yurttaşları programa davet etti. 29 Mayıs Cuma günü Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen miting, Görele’de çevre mücadelesi başlığıyla yapılacak kitlesel buluşmalardan biri olacak.

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ Haber

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİYLE BULUŞUYOR Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları, 10 Mayıs 2026’da Giresun’da maden projelerine karşı direnen yurttaşlarla bir araya geliyor. Programda Perşembe Yaylası-Çobantepe hattındaki sondaj karşıtı nöbet, Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik iddiası ve Tirebolu Sekü köyünde süren Alagöz Maden direnişi yer alıyor. Giresun’da çevre mücadelesi üç başlıkta birleşti Giresun, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları’na ev sahipliği yapıyor. Buluşma, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen yerel direnişleri aynı programda buluşturuyor. Programın ilk durağında Perşembe Yaylası’nda Çobantepe bölgesi merkezli maden sondaj çalışmalarına karşı nöbet tutan yöre halkıyla dayanışma ziyareti yer alıyor. Ordu’nun Korgan ilçesindeki Terzili ve Beypınarı mahallelerini kapsayan maden projesi, Aybastı Perşembe Yaylası’na yakınlığı ve su kaynakları üzerindeki etkisi nedeniyle bölgede tepki topluyor. Bölge halkı, sondaj çalışmalarının başlamasının ardından nöbet başlattı; iş makineleri sahada yol açma çalışmalarını sürdürürken yurttaşların alana erişimi jandarma tarafından engellendi. Çatalağaç Deresi için inceleme çağrısı Buluşmanın ikinci başlığı, Çatalağaç köyünde maden atık havuzunda yaşandığı belirtilen patlama ve dereye çamur karışması iddiası oldu. Etkinlik afişinde olay tarihi 5 Mayıs 2026 olarak duyuruldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’da Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait madendeki atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini tespit etti. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisi bölümünü gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapattı ve işletmeye ihlalin tekrarı nedeniyle üç kat artırımlı 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uyguladı. Sekü köyünde sondaj karşıtı nöbet sürüyor Programın üçüncü durağı, Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyü oldu. Köylüler, Alagöz Maden’in sondaj çalışmalarına karşı başlattıkları nöbetle faaliyetlerin durdurulmasını istiyor. Sekü köyündeki direniş nisan ayında 16. gününe ulaştı. Köylüler geceyi nöbet ateşi başında geçirdi ve “toprağımızı, suyumuzu vermeyeceğiz” diyerek maden faaliyetlerine karşı çıktı. Kadınlar, gençler ve köy sakinleri, sondaj çalışmalarının yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek şirketin köyden ayrılmasını istedi. Halkların İklim Zirvesi yerel direnişleri ortak zeminde topluyor Halkların İklim Zirvesi, COP31 sürecinin ötesinde iklim adaleti, yaşam alanlarının korunması ve ekolojik yıkıma karşı ortak mücadele başlıklarıyla örgütleniyor. İstanbul buluşmasında 90’dan fazla katılımcıyla Halkların İklim Zirvesi İstanbul Meclisi kuruldu; süreç, 14-18 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ne doğru yerel buluşmalarla büyütülüyor. Giresun buluşması, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen çevre mücadelelerini iklim adaleti gündemiyle birleştiriyor. Program, Perşembe Yaylası’ndan Çatalağaç Deresi’ne, Sekü köyünden bölgesel dayanışma hattına uzanan çevre itirazını görünür kılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.