Hava Durumu

#Su Kaynakları

giresunsonhaber - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Haber

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Görele Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi” geniş katılımla gerçekleştirildi. Yağmura rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun coğrafyasının yüzde 85’inin maden sahası ilan edilmesine tepki gösterdi. Görele’de çevre ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı güçlü bir toplumsal tepki yükseldi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi”ne yüzlerce vatandaş, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek başkanları, akademisyenler, il genel meclisi üyeleri, muhtarlar ve çevre aktivistleri katıldı. Yağmurlu havaya rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun’un su kaynaklarını, tarım alanlarını, ormanlarını ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerinin durdurulmasını istedi. Miting alanında çok sayıda STK pankartlarla, vatandaşlar ise dövizlerle destek verdi. “TOPRAĞIMIZIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Mitingde konuşan Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, madencilik meselesinin siyaset üstü bir yaşam hakkı sorunu olduğunu vurguladı. Uzun, bölge halkının madene değil, doğayı ve insan sağlığını tehdit eden çıkarma yöntemlerine karşı çıktığını belirterek, “Biz madene değil, madenin çıkarılış şekline karşıyız. Yöre halkı olarak vahşi madenciliğe karşı dik durmak zorundayız. Bizim toprağımızın üstü altından çok daha değerlidir. Topraklarımız şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Havamıza, suyumuza, toprağımıza dokunmayın diyoruz” ifadelerini kullandı. Aysel Civil Uzun, mitinge destek veren tüm katılımcılara teşekkür etti. AKADEMİSYENLERDEN MADENCİLİK UYARISI Mitingde Giresun Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Birsen Şengül Oksal, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ömer Dalman ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fehmi Çalık da konuşma yaptı. Akademisyenler, Giresun coğrafyasının büyük bölümünü kapsayan madencilik faaliyetlerinin kalkınma değil, uzun vadeli çevresel yıkım anlamına geldiğini belirtti. Konuşmalarda, maden sahalarının su kaynaklarını kullanılamaz hale getirdiği, tarım alanlarına ve derelere zehirli atık karıştığı, orman varlığının yok edildiği ve bu tahribatın yüzyıllarca sürebileceği vurgulandı. Siyanür havuzlarının taşıdığı riske de dikkat çeken akademisyenler, bu tür havuzların sızdırmazlık sorunu yaşanmasa bile yüzlerce yıl kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti. Bölgedeki bazı işletmelerde taşma ve patlama iddialarının ciddi endişe yarattığı ifade edildi. “FINDIK, ÇAY, ARICILIK VE HAYVANCILIK TEHDİT ALTINDA” Mitingde yapılan konuşmalarda Karadeniz’in kırılgan ekolojik yapısının madencilik faaliyetleriyle daha büyük risk altına girdiği vurgulandı. Katılımcılar, vahşi madenciliğin yalnızca çevreyi değil, bölge halkının geçim kaynaklarını da tehdit ettiğini dile getirdi. Fındık, çay, arıcılık ve hayvancılığın madencilik baskısı altında zarar görebileceği belirtildi. Konuşmacılar, heyelan riskinin de artacağına dikkat çekerek, Karadeniz’in dağlık ve yağışlı yapısında yapılacak kontrolsüz maden çalışmalarının yeni afetlere zemin hazırlayabileceğini söyledi. STK’LARDAN VE AKTİVİSTLERDEN ORTAK ÇAĞRI Mitingde Görele İl Genel Meclisi Üyesi Semih Aydın, Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci, Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal, Çanakçı Deresi Özgür Aksın Platformu Başkanı Harun Şahin, Giresun Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Erkan Türüdü ile Görele, Çanakçı ve Doğankentli çevre aktivistleri de söz aldı. Konuşmalarda vahşi madenciliğin insan hayatını, su kaynaklarını, tarım alanlarını, dereleri ve ormanları doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Katılımcılar, “Vahşi madenciliğe son verilmezse çocuklarımıza yeşil vadiler değil, zehirli su kaynakları ve ağır metallerle kirlenmiş topraklar kalacak. Buna izin vermeyeceğiz. Korkmadan, yılmadan mücadele edeceğiz” mesajı verdi. CEBECİ’DEN FAHRİ HEMŞEHRİLİK TEPKİSİ Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci’nin konuşması miting alanında dikkat çekti. Cebeci, Alagöz Holding’in sahibi Cantürk Alagöz’e fahri hemşehrilik verilmesi yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Bu milletin vicdanına rağmen böyle bir karar alırsanız, Harşit Vadisi halkı sizi siyasi tarihin karanlığına gönderecektir” dedi. Cebeci’nin sözleri meydanda alkışlarla karşılandı. SİYASİ PARTİLER, DERNEKLER VE VATANDAŞLAR MEYDANDA BULUŞTU Mitinge İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, CHP Görele İlçe Başkanı Mustafa Günay, İYİ Parti Görele İlçe Başkanı Hakan Resüloğlu, Zafer Partisi Görele İlçe Başkanı Emrullah Ekiz, 24. Dönem Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakıcı, İstanbul Bayrampaşa Giresunlular Derneği Başkanı Tülay Tahmaz, İstanbul Kartal Giresunlular Derneği Başkanı Cengiz Demirkaya, İstanbul Arnavutköy Giresunlular Derneği Başkanı Ahmet Karasakal, İstanbul Bahçelievler Giresunlular Derneği Başkanı Yalçın İsmail Çam, Tüm Üretici Köylü Sendikası Giresun İl Temsilcisi Orhan Kara, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı İbrahim Türk, Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şube Başkanı İbrahim Arslan, CHP önceki dönem Giresun İl Başkanı Fikri Bilge, muhtarlar, çeşitli meslek gruplarından temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Coşkulu geçen miting, yerel sanatçıların kemençe eşliğinde çaldığı horon havalarıyla sona erdi. Meydanda verilen ortak mesaj ise netti: Giresun’un toprağı, suyu, deresi, ormanı ve geleceği vahşi madenciliğe teslim edilmeyecek. Fotoğraflar: Namık Baltaoğlu

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Haber

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR”

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, Görele’de maden faaliyetlerine karşı miting düzenleyecek. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda basın açıklaması, bilgilendirme konuşmaları ve müzik etkinliği yapılacak. MİTİNG CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAPILACAK Görele, 29 Mayıs 2026 Cuma günü maden karşıtı mitinge ev sahipliği yapacak. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşlarının düzenleme komitesinde yer aldığı program, Görele Cumhuriyet Meydanı’nda saat 14.00’te başlayacak ve 19.00’a kadar sürecek. Mitingin ana çağrısı “Toprağın üstü altından daha değerlidir” sloganıyla yapıldı. Programda “Vahşi maden istemiyoruz” vurgusu öne çıkarıldı. BASIN AÇIKLAMASI VE BİLGİLENDİRME KONUŞMALARI YAPILACAK Etkinlik kapsamında basın açıklaması yapılacak, halka yönelik bilgilendirme konuşmaları gerçekleştirilecek. Programda ayrıca müzik etkinliği de yer alacak. Düzenleme komitesi, maden faaliyetlerinin çevre, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek vatandaşları Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge katılmaya çağırdı. ÇAĞRI GİRESUN GENELİNE YAPILDI Miting çağrısı yalnızca Görele ile sınırlı tutulmadı. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, kent genelindeki yurttaşları programa davet etti. 29 Mayıs Cuma günü Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen miting, Görele’de çevre mücadelesi başlığıyla yapılacak kitlesel buluşmalardan biri olacak.

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ Haber

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİYLE BULUŞUYOR Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları, 10 Mayıs 2026’da Giresun’da maden projelerine karşı direnen yurttaşlarla bir araya geliyor. Programda Perşembe Yaylası-Çobantepe hattındaki sondaj karşıtı nöbet, Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik iddiası ve Tirebolu Sekü köyünde süren Alagöz Maden direnişi yer alıyor. Giresun’da çevre mücadelesi üç başlıkta birleşti Giresun, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları’na ev sahipliği yapıyor. Buluşma, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen yerel direnişleri aynı programda buluşturuyor. Programın ilk durağında Perşembe Yaylası’nda Çobantepe bölgesi merkezli maden sondaj çalışmalarına karşı nöbet tutan yöre halkıyla dayanışma ziyareti yer alıyor. Ordu’nun Korgan ilçesindeki Terzili ve Beypınarı mahallelerini kapsayan maden projesi, Aybastı Perşembe Yaylası’na yakınlığı ve su kaynakları üzerindeki etkisi nedeniyle bölgede tepki topluyor. Bölge halkı, sondaj çalışmalarının başlamasının ardından nöbet başlattı; iş makineleri sahada yol açma çalışmalarını sürdürürken yurttaşların alana erişimi jandarma tarafından engellendi. Çatalağaç Deresi için inceleme çağrısı Buluşmanın ikinci başlığı, Çatalağaç köyünde maden atık havuzunda yaşandığı belirtilen patlama ve dereye çamur karışması iddiası oldu. Etkinlik afişinde olay tarihi 5 Mayıs 2026 olarak duyuruldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’da Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait madendeki atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini tespit etti. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisi bölümünü gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapattı ve işletmeye ihlalin tekrarı nedeniyle üç kat artırımlı 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uyguladı. Sekü köyünde sondaj karşıtı nöbet sürüyor Programın üçüncü durağı, Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyü oldu. Köylüler, Alagöz Maden’in sondaj çalışmalarına karşı başlattıkları nöbetle faaliyetlerin durdurulmasını istiyor. Sekü köyündeki direniş nisan ayında 16. gününe ulaştı. Köylüler geceyi nöbet ateşi başında geçirdi ve “toprağımızı, suyumuzu vermeyeceğiz” diyerek maden faaliyetlerine karşı çıktı. Kadınlar, gençler ve köy sakinleri, sondaj çalışmalarının yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek şirketin köyden ayrılmasını istedi. Halkların İklim Zirvesi yerel direnişleri ortak zeminde topluyor Halkların İklim Zirvesi, COP31 sürecinin ötesinde iklim adaleti, yaşam alanlarının korunması ve ekolojik yıkıma karşı ortak mücadele başlıklarıyla örgütleniyor. İstanbul buluşmasında 90’dan fazla katılımcıyla Halkların İklim Zirvesi İstanbul Meclisi kuruldu; süreç, 14-18 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ne doğru yerel buluşmalarla büyütülüyor. Giresun buluşması, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen çevre mücadelelerini iklim adaleti gündemiyle birleştiriyor. Program, Perşembe Yaylası’ndan Çatalağaç Deresi’ne, Sekü köyünden bölgesel dayanışma hattına uzanan çevre itirazını görünür kılıyor.

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ Haber

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ

CHP HEYETİ TİREBOLU’DA MADEN DİRENİŞİNE DESTEK VERDİ Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, “Maden ruhsatlarıyla kuşatılan Karadeniz’de halkımızın yanındayız” saha programı kapsamında Giresun’un Tirebolu ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’ne geçen heyet, bölgede madencilik faaliyetlerine karşı nöbet tutan yurttaşları dinledi. Programda Giresun’un toprağının, suyunun, fındığının, ormanlarının ve köy yaşamının maden şirketlerinin kazançlarından daha değerli olduğu vurgulandı. KARADENİZ’DE MADEN RUHSATLARINA KARŞI SAHA PROGRAMI Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize’de çok sayıda köy, yayla, mera ve orman alanının maden arama ruhsatlarına açılmasına ve bölgede süren madencilik faaliyetlerinin yol açtığı çevresel tahribata karşı yürütülen saha programı kapsamında Tirebolu’da yurttaşlarla buluştu. CHP heyeti, Tirebolu İlçe Başkanlığı’nda düzenlenen basın açıklamasının ardından kamuoyunda “Sekü direnişi” olarak bilinen bölgede nöbet tutan yurttaşları ziyaret etti. Sekü Köyü’nde yapılan buluşmada yurttaşlar; su kaynakları, fındık bahçeleri, tarım arazileri, köy yolları, ormanlık alanlar ve yaşam alanları üzerindeki riskleri anlattı. GENİŞ KATILIMLI PROGRAM Programa CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Ordu Milletvekili Seyit Torun, İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Parti Meclisi Üyesi Kübra Gökdemir, Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, CHP Ordu İl Başkanı Bülent Akpınar, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, Görele Belediye Başkanı Aysel Uzun, il ve ilçe örgütü yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Giresun Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Erkan Türüdü, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu ve yönetim kurulu, Eğitim Sen temsilcisi Ali Şensoy, Giresun Doğa ve Çevre Platformu Başkanı Emirhan Yılmaz ve Furkan Karakol da programda yer aldı. RIZVANOĞLU: KARADENİZ KARADENİZLİLERİNDİR CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki açıklamada Karadeniz’in yoğun biçimde maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirterek iktidarın madencilik politikalarına tepki gösterdi. Rızvanoğlu, “AK Parti Karadeniz’i bir sömürge alanı gibi görüyor. Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar bu coğrafyayı şirketlerin çıkarı için talana açmak istiyorlar. Gözlerini yurttaşın toprağına, suyuna, ormanına diktiler. Biz buna ‘Öyle yağma yok’ diyoruz. Karadeniz Karadenizlilerindir” dedi. Bölgenin yüzde 85’inin maden ruhsatlı hale getirildiğini vurgulayan Rızvanoğlu, “Bu topraklarda insanlar neden doğduğu yeri terk etmek zorunda bırakılsın? Bu mücadele yalnızca çevreyi değil; yaşamı, üretimi, geleceği savunma mücadelesidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın yanındayız” diye konuştu. ŞENYÜREK: SEKÜ’DE VERİLEN MÜCADELE TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLUYOR CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Giresun’da çevre mücadelesinin yalnızca doğayı koruma başlığıyla sınırlı olmadığını; temiz suyu, sağlıklı toprağı, fındık üretimini, köy yaşamını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunma mücadelesi olduğunu vurguladı. Şenyürek, “Karadeniz insanı doğasına, suyuna ve toprağına sahip çıkmayı bilir. Bölge halkımız son derece dirençli, sağduyulu ve mücadele ruhu yüksek bir halktır. Sekü’de verilen mücadele bugün tüm Türkiye’ye örnek olmaktadır” dedi. Şenyürek, Giresun’un toprağının üstünün altından daha kıymetli olduğunu belirterek insanın, doğanın, suyun, fındığın, ormanın ve köy yaşamının maden şirketlerinin kazançlarından daha önemli olduğunu ifade etti. MİLLETVEKİLLERİNDEN HALKA DESTEK MESAJI Basın açıklamasının ardından milletvekilleri söz aldı. CHP heyeti, halkla yan yana durarak Giresun’un toprağını, suyunu, fındığını ve yaşam alanlarını sonuna kadar savunmaya hazır olduklarını açıkladı. Konuşmalarda maden şirketlerine karşı toprağın üstünün altından daha kıymetli olduğu vurgulandı. İnsan yaşamının, doğanın, suyun, tarımın, fındığın ve köylerin maden şirketlerinin kazançlarından daha değerli olduğu belirtildi. Milletvekilleri, Giresun’un dünyaca bilinen fındık üretimine dikkat çekerek dünyanın en kaliteli fındığının her madenden daha fazla ekonomik ve yaşamsal değere sahip olduğunu ifade etti. Fındık bahçelerinin, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmasının çevre, ekonomi ve halk sağlığı açısından zorunlu olduğu vurgulandı. GEZMİŞ: BU MÜCADELEDE ASLA YALNIZ OLMAYACAKSINIZ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Sekü halkının mücadelesini ilk günden bu yana sahada ve Meclis’te takip ettiklerini söyledi. Gezmiş, “Burada yurttaşlarımızla omuz omuza verdik, hep birlikte ‘madene hayır’ dedik. O gün Sekü halkına bir söz verdik: Bu mücadelede asla yalnız olmayacaksınız. Ardından örgütlerimizle birlikte bölgeye çıktık, kilometrelerce yürüyerek tespitlerimizi yaptık. Tirebolu’da da gür bir sesle söyledik; biz toprağımızın bereketini, temiz suyumuzu, yaşam alanlarımızı istiyoruz. Bu haklı mücadelede halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. RIZVANOĞLU: BU KÖTÜCÜL DÜZENE KARŞI HALKIMIZLA OMUZ OMUZAYIZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Sekü’de yaptığı konuşmada Karadeniz’in maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını belirterek iktidarın madencilik politikalarına sert tepki gösterdi. Rızvanoğlu, “Burayı kevgire çevirdiler, ihale sahası haline getirdiler. ‘Çevreyi kirletelim, birkaç ceza ödeyip yolumuza devam edelim’ anlayışıyla hareket ediyorlar. Biz bu kötücül düzene karşı halkımızla omuz omuzayız” dedi. Rızvanoğlu, “AK Parti Karadeniz’i bir sömürge alanı gibi görüyor. Bulgaristan sınırından Gürcistan sınırına kadar bu coğrafyayı talana açmak istiyorlar. Buradaki yurttaş nereye giderse gitsin, yeter ki yandaş şirketler kazansın anlayışıyla hareket ediyorlar. Biz buna ‘Öyle yağma yok’ diyoruz. Karadeniz Karadenizlilerindir” ifadelerini kullandı. Rızvanoğlu, “Burası çiftçi memleketi, fındık memleketi. Bu insanlar nereye gidecek? Neden anasının, babasının, dedesinin toprağını bırakıp göç etmek zorunda kalsın? Biz bu kara düzene ‘Hayır’ diyoruz. Çünkü burada yalnızca yandaşlar kazanıyor; halkın toprağı, suyu, geleceği yok sayılıyor. Gelecek nesillerin ne olacağı umurlarında bile değil. Onların tek düşündüğü yandaşlarının kasasıdır” diye konuştu. ÖZLALE: BU MÜCADELE BÜTÜN YURTTAŞLARIN ORTAK MÜCADELESİDİR İzmir Milletvekili Ümit Özlale, doğa mücadelesinin artık ülke çapında ortak bir mücadeleye dönüştüğünü belirtti. Özlale, “Bu mücadele yalnızca bir köyün değil; çiftçinin, emeklinin, gençlerin, bütün yurttaşların ortak mücadelesidir” dedi. TORUN: HALKIN ÜSTÜNDE BAŞKA BİR GÜÇ YOKTUR Ordu Milletvekili Seyit Torun, halkın sesini yükselttiğinde doğayı rant uğruna yok etmek isteyenlerin geri adım atmak zorunda kalacağını söyledi. Torun, “Halk sesini yükselttiğinde geri adım atmak zorunda kalacaklar. Çünkü halkın üstünde başka bir güç yoktur. Bu bölgenin doğasını rant uğruna yok etmelerine izin vermeyeceğiz” diye konuştu. SEKÜ KÖYÜ’NDE HALK NÖBETİ CHP heyeti, Tirebolu İlçe Başkanlığı’ndaki açıklamanın ardından Sekü Köyü’ne geçti. Heyet, bölgede aylardır madencilik faaliyetlerine karşı nöbet tutan yurttaşlarla bir araya geldi. AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait maden şirketinin, Çatalağaç Köyü’ndeki faaliyetlerini Tirebolu’nun Sekü ve Görele’nin Karlıbel bölgelerine genişletmek amacıyla başlattığı sondaj çalışmalarına karşı direnen köylüler, yaşadıkları çevresel sorunları ve mağduriyetleri CHP heyetiyle paylaştı. Köylüler, maden faaliyetlerinin su kaynaklarını, fındık bahçelerini, tarım alanlarını, meraları, ormanlık bölgeleri ve köy yaşamını tehdit ettiğini belirtti. Yurttaşlar, maden ruhsatlarının yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkı üzerinde de baskı oluşturduğunu dile getirdi. KÖYLÜ KADINLARDAN DESTEK ÇAĞRISI Sekü Köyü’ndeki buluşmada özellikle köylü kadınlar söz alarak topraklarının zehirlenmesine karşı direnmek için destek istedi. Kadınlar, su kaynaklarının kirlenmesi ve köy yaşamının zarar görmesi halinde çocukların geleceğinin tehlikeye gireceğini belirtti. “Çocuklarımıza zehirli su içirmek istemiyoruz” sözleri, buluşmanın en güçlü mesajlarından biri oldu. Köylü kadınlar, fındık bahçelerinin, içme sularının, hayvancılığın, tarım alanlarının ve çocukların geleceğinin korunmasını istedi. Yurttaşlar, maden ruhsatlarına karşı mücadelenin köylerde yaşayan herkesin ortak yaşam hakkı meselesi olduğunu vurguladı. YURTTAŞLAR: ATA MİRASI TOPRAKLARIMIZI SAVUNUYORUZ Ziyaret sırasında yurttaşlar da yaşadıkları sorunları anlattı. Çatalağaç köyü sakinlerinden Esma Aydın, “Cennet memleketimiz cehenneme döndü. Suyumuz yok, yolumuz yok. Ceza yazmak çözüm değil, bize yaşam alanlarımızı geri versinler” dedi. Sekü Köyü sakinlerinden Mesut Aydın ise, “Biz bu ata mirasını geleceğe aktarmak için direniyoruz. Kimsenin bu toprakları talan etmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu, çevre mücadelesi nedeniyle baskı ve tehditlerle karşı karşıya kaldıklarını belirterek mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. GİRESUN’DA ORTAK YAŞAM SAVUNUSU CHP heyeti, çevre örgütleri, platform temsilcileri, sendika temsilcileri ve yurttaşlar, Giresun’da maden ruhsatlarına karşı ortak dayanışma mesajı verdi. Giresun Çevre ve Doğa Derneği Başkanı Erkan Türüdü, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu ve yönetim kurulu, Eğitim Sen temsilcisi Ali Şensoy, Giresun Doğa ve Çevre Platformu Başkanı Emirhan Yılmaz ve Furkan Karakol’un yer aldığı programda halkın suyuna, toprağına, fındığına, ormanına ve yaşam alanlarına sahip çıkacağı vurgulandı. CHP heyeti, Karadeniz’de doğayı, suyu, yaşam alanlarını ve üretim kültürünü tehdit eden vahşi madencilik politikalarına karşı yurttaşlarla birlikte mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Haber

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK”

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” İstanbul’da düzenlenen panel, Doğu Karadeniz’de vahşi madenciliğin su kaynakları, tarım alanları, ormanlar, halk sağlığı ve yaşam alanları üzerinde oluşturduğu riskleri gündeme taşıdı. Panelde, doğa katliamına bugün “dur” denilmezse gelecekte geri dönüşün olmayacağı vurgulandı. DOĞU KARADENİZ’DEKİ MADEN RİSKİ İSTANBUL’DA TARTIŞILDI Görele ve Çanakçı Çevre Koruma Platformu ile Giresun’dan bazı çevreci sivil toplum kuruluşları, İstanbul’da “Halkımız Doğu Karadeniz’de Vahşi Madenciliğe Neden Karşı Çıkıyor?” temalı panel düzenledi. İstanbul Esenler Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Dr. Adil Emecan yaptı. Panele İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Öztürk, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Birsen Oksal ve Prof. Dr. Hakan Bektaş, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fehmi Çalık ile Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Dalman konuşmacı olarak katıldı. “DOĞA KATLİAMINA ‘DUR’ DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK” Panelde vahşi madenciliğin Doğu Karadeniz’in doğal yapısı, su havzaları, tarım üretimi ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Konuşmacılar, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını, bölgenin yaşam hakkını ve gelecek güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Panelde şu vurgu yapıldı: " DOĞA KATLİAMINA 'DUR' DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK" Konuşmacılar, bölgedeki maden faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu coğrafyada yapılan madencilik 'kalkınma' değil, kontrollü bir yıkımdır.'Maden şirketleri istihdam sağlıyor, ekonomiye katkı yapıyor' gibi söylemler acı gerçekleri örtmeye yetmiyor." DERELER, İÇME SULARI VE TARIM ALANLARI İÇİN TEHLİKE UYARISI Panelde, açılan maden sahalarının dereleri, içme suyu kaynaklarını, tarım arazilerini ve ormanlık alanları tehdit ettiği ifade edildi. Siyanür ve ağır metallerin toprağa karışması halinde etkilerin yıllarca değil, nesiller boyunca sürebileceği vurgulandı. Konuşmacılar şu açıklamayı yaptı: "Açılan maden sahalarıyla birlikte dereler zehir akıyor, bulanıyor, içme suları risk altına giriyor. Siyanür ve zehirli ağır metaller toprağa karışıyor, bunun etkisi yıllarca değil, nesiller boyu sürecek.Sadece bu da değil, heyelan riski katlanarak artıyor ve Karadeniz’in zaten hassas olan yapısı daha da kırılgan hale geliyor. Bölgemizde fındık, çay, arıcılık ve hayvancılık bitme noktasına geliyor. Ormanlar kesiliyor, topraklara, derelere maden zehiri akıtılıyor, dolayısıyla önü alınamaz büyük bir tahribat meydana geliyor. 'Bir siyanür havuzu hiç sızdırmaz bile olsa 500 yıl muhafaza edilmesi gerekiyor ki doğaya zararı enaza indirgensin' dersek durumun vahameti daha net anlaşılır.Tüm bu yaşananlar İnsanlarda kanser ve kronik hastalık riskini ciddi şekilde yükseltiyor. Şimdi açıkça şunu sormak gerekiyor, maden şirketlerinin birkaç yıllık geliri ve devlete verilen yüzde 3-4 oranında katkı için yüzyılların doğasını, suyunu, toprağını feda etmek akıl işi midir? Şu da bir gerçek; bu mesele artık sadece çevrecilerin hassasiyeti değildir, bu mesele çocuklarımızın geleceği, içeceği su, yiyeceği gıda, yaşayacağı toprak meselesidir. Bir de şu var, bu projeler yapılırken çoğu zaman bölge halkının fikri bile sorulmuyor. Kararlar masada alınıyor, bedel köyde, derede, bahçede, tarlada ödeniyor. Biz şunu söylüyoruz; bu topraklar sahipsiz değildir. Bu dereler, bu ormanlar, bu yaşam alanları birkaç şirketin insafına bırakılacak kadar değersiz değildir. Bu panelde ortaya koyduğumuz bilimsel gerçekler gayet nettir; yaşanan doğa katliamına eğer bugün 'dur' denilmezse gelecekte kesinlikle geri dönüş olmayacaktır.Yakın zamanda panelde yapılan tüm konuşmaları video serisi halinde paylaşacağız. Herkes izlesin ve ürkütücü gerçeği görsün. Çünkü bu mücadele sadece Giresun'un değil; Doğu Karadeniz halkının, hatta bu ülkede nefes alan herkesin meselesidir." “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Panelde insan sağlığına yönelik riskler de öne çıktı. Konuşmacılar, suya, toprağa ve tarımsal üretime karışabilecek kirleticilerin bölgede yaşayan yurttaşlar açısından ciddi sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti. Panelde şu uyarı yapıldı: " İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK" GİRESUN’UN YÜZDE 85’İ İÇİN MADEN SAHASI UYARISI Konuşmacılar, Giresun’daki maden rezervlerinin orta ve düşük düzeyde olduğunu, bu nedenle yeraltı katmanında dağınık halde bulunduğunu ifade etti. Bu yapının, maden çalışmalarını geniş alanlara yayma riski taşıdığı belirtildi. Panel şu vurguyla tamamlandı: " Giresun'da çıkarılacak madenler orta ve düşük düzeyde, bu nedenle yeraltı katmanında çok dağınık durumda. İlimizin yüzde 85'nin maden sahası ilan edilmesinin sebebi budur.Bu da, çalışmaların çok geniş bir alanda, yani tarım arazilerinde ve su havzalarında da yapılacağını gösteriyor." PANELİ SİYASETÇİLER, AKADEMİSYENLER VE STK TEMSİLCİLERİ TAKİP ETTİ Paneli Beyoğlu Belediye Başkanı Sefer Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, bazı siyasetçiler, kurum, kuruluş ve STK yöneticileri, akademisyenler, iş insanları ile çeşitli meslek gruplarından çok sayıda katılımcı takip etti.

CHP  7 MAYIS’TA SEKÜ’DE Haber

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE CHP heyeti, 7 Mayıs Perşembe günü Giresun’da maden ruhsatları, sondaj girişimleri, ÇED süreçleri, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı başlıklarını gündeme taşıyacak. Heyet, Tirebolu’daki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’nde yurttaşlarla buluşacak. CHP HEYETİ TİREBOLU’DA AÇIKLAMA YAPACAK CHP Genel Başkan Yardımcıları, gölge bakanlar, bölge milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ile il ve ilçe örgütleri, “Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılan Karadeniz’de Halkımızın Yanındayız” programı kapsamında 7 Mayıs’ta Giresun’a gelecek. Giresun programı, saat 16.30’da Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde yapılacak geniş katılımlı basın açıklamasıyla başlayacak. Heyet, açıklamanın ardından saat 17.00’de Sekü Köyü’ne hareket edecek. Sekü Köy Meydanı’ndaki halk buluşması saat 17.30’da yapılacak. SEKÜ KÖYÜ’NDE MADEN VE SONDAJ GÜNDEMİ ELE ALINACAK CHP heyeti, Sekü Köyü’nde köylülerin maden arama ve sondaj girişimlerine karşı yürüttüğü yaşam alanı mücadelesini yerinde dinleyecek. Programda Giresun’un geneline yayılan maden ruhsatları, sondaj faaliyetleri, işletme sahaları, kapasite artışı dosyaları, ÇED süreçleri, mahkeme başlıkları, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı birlikte değerlendirilecek. GİRESUN’DA 720 MADEN RUHSATI BULUNUYOR TEMA Vakfı’nın MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışmada Giresun’daki ruhsat yoğunluğu dikkat çekti. Çalışmada Giresun il sınırları içinde 720 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğu, çalışma alanının yüzde 85’inin maden ruhsat alanı içinde kaldığı belirtildi. Ruhsatlı alanların yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak sınıflandırıldı. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde IV. Grup madenlere ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. FINDIK, SU, ORMAN VE MERA ALANLARI RİSK BAŞLIĞINDA Giresun’da orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u ve iskân alanlarının yüzde 84’ü IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Bu tablo, maden ruhsatlarının yalnızca dağlık ve yerleşim dışı bölgelerle sınırlı kalmadığını; fındık bahçelerini, köy yerleşimlerini, meraları, orman varlığını ve su kaynaklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor. KORUNAN ALANLARDA RUHSAT ÇAKIŞMASI YÜZDE 89’A ULAŞTI Giresun’daki korunan alanların yüzde 89’u IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Arkeolojik sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında çakışma oranı yüzde 100’e ulaşıyor. Tabiat parklarının yüzde 98’i, gölet ve barajların yüzde 95’i, tohum-meşcere alanlarının ise yüzde 36’sı ruhsat haritası içinde yer alıyor. SEKÜ’DEN DERELİ’YE, DOĞANKENT’TEN ALUCRA’YA MADEN BAŞLIĞI GENİŞLİYOR Tirebolu Sekü Köyü ile Görele Karlıbel Köyü hattı, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan sondaj girişimleri nedeniyle Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin öne çıkan noktalarından biri oldu. Dereli hattında Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği bölgede sondaj çalışmaları başladı. Doğankent, Görele ve Tirebolu sınırlarındaki bakır-kurşun-çinko flotasyon tesisi, maden ocakları ve atık depolama kapasite artışı dosyası da Giresun’un maden gündemindeki ana başlıklar arasında yer alıyor. Alucra Demirözü çevresindeki altın-gümüş madeni açık ocak işletmeciliği dosyası ve Şebinkarahisar’da 2021 yılında yaşanan atık barajı olayı da kentte maden faaliyetlerine ilişkin tartışmaları büyüten başlıklar arasında bulunuyor. KARADENİZ PROGRAMI RİZE MİTİNGİYLE TAMAMLANACAK CHP’nin Karadeniz programı Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerini kapsıyor. Program 7 Mayıs’ta Ordu Fatsa’da başlayacak, aynı gün Giresun Tirebolu ve Sekü Köyü ile devam edecek. Heyet, 8 Mayıs’ta Trabzon Araklı ve Rize Çayeli programlarını gerçekleştirecek. Program, 9 Mayıs Cumartesi günü Rize’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak mitingle tamamlanacak.

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.