Şili'deki küçük üreticiler örgütlenerek 2026'da İtalya'ya kestane ihracatını üç kat artırdı. Türkiye üretimde güçlü olsa da Karadeniz'de ticari model zayıf; Şili ve Aydın örneği, örgütlü yapının ve işlemenin ihracattaki önemini gösteriyor.
Haber Giriş Tarihi: 21.06.2026 23:30
Haber Güncellenme Tarihi: 21.06.2026 23:40
Kaynak:
Giresun Sonhaber
ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI,
TÜRKİYE ÜRETİMDE GÜÇLÜ AMA KARADENİZ İÇİN YENİ MODEL ŞART
Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde küçük üreticilerin örgütlü yapıyla İtalya pazarına açılması, kestanenin yalnızca geleneksel bir tarım ürünü değil, doğru planlama ve ihracat disipliniyle katma değerli bir dış ticaret kalemine dönüşebileceğini gösterdi. El Carmenli üreticilerin İtalya’ya kestane gönderimini üç katına çıkarması, Türkiye ve özellikle Karadeniz için de dikkatle okunması gereken bir üretim ve pazar modeli ortaya koydu.
ŞİLİ’DE KÜÇÜK ÜRETİCİ AVRUPA PAZARINA ÖRGÜTLÜ GİRDİ
Şili’de Marrón Andino adlı üretici örgütü, 2026 yılında İtalya’ya yaptığı kestane ihracatını 202 bin 500 kiloya çıkardı.
Bir önceki yıl 67 bin 500 kilo olan gönderim miktarı, üç katına ulaştı.
Üretici örgütü, yalnızca kendi bahçelerinden topladığı ürünü değil, çevredeki üreticilerden aldığı kestaneleri de seçme, temizleme, işleme ve ihracata hazırlama sürecinden geçirerek Avrupa pazarına sundu.
Bu modelin dikkat çeken yönü üretim miktarından çok organizasyon gücü oldu. Şili’de küçük üreticiler, sınırlı üretim alanına rağmen kalite standardı, ürün toplama ağı, işleme altyapısı ve doğrudan ihracat bağlantısıyla İtalya gibi rekabetçi bir pazarda kalıcı yer edinmeye başladı.
TÜRKİYE ÜRETİMDE ŞİLİ’NİN ÇOK ÖNÜNDE
Türkiye kestane üretiminde Şili’den çok daha büyük bir hacme sahip. 2024 yılında Türkiye’de 74 bin 300 ton kestane üretildi. Üretim alanı 140 bin dekarı aşarken, toplam kestane ağacı sayısı 3 milyonun üzerine çıktı.
Türkiye’de üretimin merkezi Ege Bölgesi oldu. Aydın 24 bin 315 tonluk üretimle ilk sırada yer aldı. İzmir 23 bin 318 tonla Aydın’ı izledi. Bartın, Bursa, Zonguldak, Manisa, Kastamonu, Kütahya, Balıkesir ve Sinop da kestane üretiminde öne çıkan iller arasında yer aldı.
Bu tablo, Türkiye’nin kestanede hammadde üretim gücünün yüksek olduğunu ancak ihracat, işleme ve markalaşma tarafında daha güçlü bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Türkiye’nin 2023 yılında 6 bin 492 ton kestane ihraç etmesi ve bu ihracatın en büyük bölümünün İtalya’ya gitmesi, Şili ile Türkiye’nin aynı pazarda karşı karşıya geldiğini ortaya koyuyor.
AYDIN ÜRETİMİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRDÜ
Türkiye’de kestane denildiğinde ticari merkez Aydın olarak öne çıkıyor. Aydın Kestanesi, coğrafi işaret kimliği, işleme tesisleri, ihracat hazırlığı ve borsa takibiyle ürünü yalnızca tarladan çıkan bir meyve olarak bırakmıyor. Kestane şekeri, işlenmiş ürünler, paketleme ve dış pazar bağlantısı Aydın’ın rekabet gücünü artırıyor.
Aydın örneği, Türkiye’de kestanenin güçlü olduğu bölgelerde ürünün kayıtlı üretim, kalite standardı, işleme tesisi ve ihracat ağıyla büyüyebileceğini gösteriyor. Şili’nin El Carmen örneği ise küçük üretici ölçeğinde bile doğru örgütlenmeyle Avrupa pazarına girilebileceğini ortaya koyuyor.
GÖRELE KESTANE ORMANLARI GİRESUN İÇİN STRATEJİK KAYNAK
Giresun’da kestane varlığı denildiğinde Görele ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde hazırlanan “Kestane Ormanlarının Genel Özellikleri ve Meşcere Kuruluşu: Giresun-Görele Örneği” başlıklı yüksek lisans tezinde, Görele Orman İşletme Şefliği sınırları içindeki kestane ormanları yayılış alanları, genel özellikleri ve meşcere kuruluşları yönünden incelendi. Çalışmada 17 farklı deneme alanında kestane bireylerinin çap, boy ve yaş özellikleri değerlendirildi.
Bu akademik çalışma, Görele’deki kestane varlığının yalnızca orman dokusu içinde kalan doğal bir ağaç topluluğu olmadığını, Giresun’un tarımsal çeşitliliği ve kırsal ekonomisi açısından korunması gereken önemli bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor. Şili’nin El Carmen bölgesinde küçük üreticiler kestaneyi ihracat zincirine taşırken, Görele’deki kestane ormanları da doğru planlama ile üretim, bal, yöresel ürün, ekoturizm ve kırsal gelir modeli içinde değerlendirilebilir.
HASTALIK VE ZARARLI BASKISI RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Doğu Karadeniz’de kestane alanlarının önündeki en önemli risklerden biri hastalık ve zararlı baskısıdır. Orman Genel Müdürlüğü’nün Doğu Karadeniz doğal kestane popülasyonlarına ilişkin çalışmasında, Samsun ile Artvin arasındaki doğal kestane ormanlarında kestane dal kanseri hastalığının batıya gidildikçe daha yoğun ve yaygın gözlendiği belirtiliyor. Aynı değerlendirmede, orman köylüsü tarafından sahiplenilen ve meyvesinden yararlanılan kestane meşcerelerinin daha sağlıklı ve fenotipik açıdan daha üstün olduğu vurgulanıyor.
Giresun’da kestane gal arısı da kestane ormanları için önemli tehdit başlıkları arasında yer alıyor. Eynesil’in Ören beldesindeki kestane ormanlarında gal arısı zararlısına karşı faydalı böcek salımı yapılması, bölgede biyolojik mücadele ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor.
GÖRELE İÇİN MODEL: KORUMA, ISLAH, ÜRETİM VE PAZAR
Görele kestane ormanları, Giresun’da fındığın yanında tamamlayıcı bir kırsal gelir alanı oluşturabilecek nitelik taşıyor. Ancak bunun için doğal varlığın yalnızca korunması yetmez; sağlıklı ağaçların belirlenmesi, gençleştirme çalışmalarının yapılması, hastalık ve zararlı mücadelesinin düzenli sürdürülmesi, üretici-köylü örgütlenmesinin kurulması ve kestanenin işlenmiş ürünlere dönüştürülmesi gerekir.
Şili’nin İtalya’ya ihracat başarısı, küçük üreticinin örgütlü hareket ettiğinde Avrupa pazarına girebildiğini gösteriyor. Görele’nin ihtiyacı da bu noktada netleşiyor: doğal kestane ormanlarını koruyan, sağlıklı genetik kaynağı çoğaltan, ürünü yalnızca ormandan toplanan meyve olarak bırakmayan ve kestaneyi bal, un, püre, ezme, kurutulmuş ürün ve yerel marka zinciriyle değerlendiren bir üretim modeli kurulmalıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI
Şili'deki küçük üreticiler örgütlenerek 2026'da İtalya'ya kestane ihracatını üç kat artırdı. Türkiye üretimde güçlü olsa da Karadeniz'de ticari model zayıf; Şili ve Aydın örneği, örgütlü yapının ve işlemenin ihracattaki önemini gösteriyor.
ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI,
TÜRKİYE ÜRETİMDE GÜÇLÜ AMA KARADENİZ İÇİN YENİ MODEL ŞART
Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde küçük üreticilerin örgütlü yapıyla İtalya pazarına açılması, kestanenin yalnızca geleneksel bir tarım ürünü değil, doğru planlama ve ihracat disipliniyle katma değerli bir dış ticaret kalemine dönüşebileceğini gösterdi. El Carmenli üreticilerin İtalya’ya kestane gönderimini üç katına çıkarması, Türkiye ve özellikle Karadeniz için de dikkatle okunması gereken bir üretim ve pazar modeli ortaya koydu.
ŞİLİ’DE KÜÇÜK ÜRETİCİ AVRUPA PAZARINA ÖRGÜTLÜ GİRDİ
Üretici örgütü, yalnızca kendi bahçelerinden topladığı ürünü değil, çevredeki üreticilerden aldığı kestaneleri de seçme, temizleme, işleme ve ihracata hazırlama sürecinden geçirerek Avrupa pazarına sundu.
Bu modelin dikkat çeken yönü üretim miktarından çok organizasyon gücü oldu. Şili’de küçük üreticiler, sınırlı üretim alanına rağmen kalite standardı, ürün toplama ağı, işleme altyapısı ve doğrudan ihracat bağlantısıyla İtalya gibi rekabetçi bir pazarda kalıcı yer edinmeye başladı.
TÜRKİYE ÜRETİMDE ŞİLİ’NİN ÇOK ÖNÜNDE
Türkiye kestane üretiminde Şili’den çok daha büyük bir hacme sahip. 2024 yılında Türkiye’de 74 bin 300 ton kestane üretildi. Üretim alanı 140 bin dekarı aşarken, toplam kestane ağacı sayısı 3 milyonun üzerine çıktı.
Türkiye’de üretimin merkezi Ege Bölgesi oldu. Aydın 24 bin 315 tonluk üretimle ilk sırada yer aldı. İzmir 23 bin 318 tonla Aydın’ı izledi. Bartın, Bursa, Zonguldak, Manisa, Kastamonu, Kütahya, Balıkesir ve Sinop da kestane üretiminde öne çıkan iller arasında yer aldı.
Bu tablo, Türkiye’nin kestanede hammadde üretim gücünün yüksek olduğunu ancak ihracat, işleme ve markalaşma tarafında daha güçlü bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Türkiye’nin 2023 yılında 6 bin 492 ton kestane ihraç etmesi ve bu ihracatın en büyük bölümünün İtalya’ya gitmesi, Şili ile Türkiye’nin aynı pazarda karşı karşıya geldiğini ortaya koyuyor.
AYDIN ÜRETİMİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRDÜ
Türkiye’de kestane denildiğinde ticari merkez Aydın olarak öne çıkıyor. Aydın Kestanesi, coğrafi işaret kimliği, işleme tesisleri, ihracat hazırlığı ve borsa takibiyle ürünü yalnızca tarladan çıkan bir meyve olarak bırakmıyor. Kestane şekeri, işlenmiş ürünler, paketleme ve dış pazar bağlantısı Aydın’ın rekabet gücünü artırıyor.
Aydın örneği, Türkiye’de kestanenin güçlü olduğu bölgelerde ürünün kayıtlı üretim, kalite standardı, işleme tesisi ve ihracat ağıyla büyüyebileceğini gösteriyor. Şili’nin El Carmen örneği ise küçük üretici ölçeğinde bile doğru örgütlenmeyle Avrupa pazarına girilebileceğini ortaya koyuyor.
GÖRELE KESTANE ORMANLARI GİRESUN İÇİN STRATEJİK KAYNAK
Giresun’da kestane varlığı denildiğinde Görele ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde hazırlanan “Kestane Ormanlarının Genel Özellikleri ve Meşcere Kuruluşu: Giresun-Görele Örneği” başlıklı yüksek lisans tezinde, Görele Orman İşletme Şefliği sınırları içindeki kestane ormanları yayılış alanları, genel özellikleri ve meşcere kuruluşları yönünden incelendi. Çalışmada 17 farklı deneme alanında kestane bireylerinin çap, boy ve yaş özellikleri değerlendirildi.
Bu akademik çalışma, Görele’deki kestane varlığının yalnızca orman dokusu içinde kalan doğal bir ağaç topluluğu olmadığını, Giresun’un tarımsal çeşitliliği ve kırsal ekonomisi açısından korunması gereken önemli bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor. Şili’nin El Carmen bölgesinde küçük üreticiler kestaneyi ihracat zincirine taşırken, Görele’deki kestane ormanları da doğru planlama ile üretim, bal, yöresel ürün, ekoturizm ve kırsal gelir modeli içinde değerlendirilebilir.
HASTALIK VE ZARARLI BASKISI RİSKİ BÜYÜTÜYOR
Doğu Karadeniz’de kestane alanlarının önündeki en önemli risklerden biri hastalık ve zararlı baskısıdır. Orman Genel Müdürlüğü’nün Doğu Karadeniz doğal kestane popülasyonlarına ilişkin çalışmasında, Samsun ile Artvin arasındaki doğal kestane ormanlarında kestane dal kanseri hastalığının batıya gidildikçe daha yoğun ve yaygın gözlendiği belirtiliyor. Aynı değerlendirmede, orman köylüsü tarafından sahiplenilen ve meyvesinden yararlanılan kestane meşcerelerinin daha sağlıklı ve fenotipik açıdan daha üstün olduğu vurgulanıyor.
Giresun’da kestane gal arısı da kestane ormanları için önemli tehdit başlıkları arasında yer alıyor. Eynesil’in Ören beldesindeki kestane ormanlarında gal arısı zararlısına karşı faydalı böcek salımı yapılması, bölgede biyolojik mücadele ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor.
GÖRELE İÇİN MODEL: KORUMA, ISLAH, ÜRETİM VE PAZAR
Görele kestane ormanları, Giresun’da fındığın yanında tamamlayıcı bir kırsal gelir alanı oluşturabilecek nitelik taşıyor. Ancak bunun için doğal varlığın yalnızca korunması yetmez; sağlıklı ağaçların belirlenmesi, gençleştirme çalışmalarının yapılması, hastalık ve zararlı mücadelesinin düzenli sürdürülmesi, üretici-köylü örgütlenmesinin kurulması ve kestanenin işlenmiş ürünlere dönüştürülmesi gerekir.
Şili’nin İtalya’ya ihracat başarısı, küçük üreticinin örgütlü hareket ettiğinde Avrupa pazarına girebildiğini gösteriyor. Görele’nin ihtiyacı da bu noktada netleşiyor: doğal kestane ormanlarını koruyan, sağlıklı genetik kaynağı çoğaltan, ürünü yalnızca ormandan toplanan meyve olarak bırakmayan ve kestaneyi bal, un, püre, ezme, kurutulmuş ürün ve yerel marka zinciriyle değerlendiren bir üretim modeli kurulmalıdır.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler