Hava Durumu

#Tarım

giresunsonhaber - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE: Haber

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE:

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE: “HASAT VAKTİ” ESPİYE’DEN TÜRKİYE’YE SESLENECEK Giresun’da fındığın yalnızca bir tarım ürünü değil; gurbeti, ana ocağını, aile dayanışmasını ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam kültürünü nasıl bir araya getirdiği TRT Belgesel ekranlarına taşınıyor. “Hasat Vakti – Fındık” belgeseli, Espiye’de yaşayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze ile çocukları ve torunlarının her hasat döneminde yeniden aynı bahçede buluşmasının hikâyesini anlatacak. Gündüz fındık dalları arasında verilen emek, akşam aynı sofrada giderilen hasret ve Giresun’dan İstanbul ile Gebze’ye uzanan aile yaşamı, 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de TRT Belgesel’de izleyiciyle buluşacak. TRT’nin güncel yayın akışında da “Hasat Vakti”nin pazar akşamı saat 20.00’de ekrana geleceği duyuruluyor. (TRT Belgesel) BİR FINDIK BAHÇESİNDEN ÇOK DAHA FAZLASI Karadeniz’in yeşil dağlarının arasında, Giresun’un Espiye ilçesinde yaşayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze, yaşamının büyük bölümünü bu topraklarda geçirdi. Bugün hayatını yalnız sürdüren Nesibe Teyze’nin evi ve fındık bahçesi ise yılın belirli bir döneminde yeniden kalabalıklaşıyor. Çocukları ve torunları, hayatlarını farklı şehirlerde sürdürseler de fındık hasadı başladığında ana ocağına geri dönüyor. Giresun’dan İstanbul’a, Gebze’ye uzanan farklı hayatlar, her yıl yaklaşık bir aylığına yeniden aynı bahçede birleşiyor. “Hasat Vakti – Fındık” işte tam da bu buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Giresun Valiliğinin duyurusunda da yapımın merkezinde Nesibe Teyze ile çocukları ve torunlarının hasat döneminde ana ocağında yeniden bir araya gelişinin bulunduğu belirtiliyor. Aynı bilgiler bölgedeki yayınlarda da aktarıldı. (Giresun İleri Gazetesi) GÜNDÜZ BAHÇEDE EMEK, AKŞAM AYNI SOFRADA HASRET Belgeselin anlatısında fındık yalnızca daldan toplanan ve ekonomiye kazandırılan bir ürün olarak ele alınmıyor. Sabah başlayan hasatla birlikte aile üyeleri bahçeye giriyor. Gün boyunca fındık dallarının arasında çalışma sürerken yıllardır farklı şehirlerde yaşayan aile bireyleri yeniden aynı emeğin parçası oluyor. Akşam olduğunda ise bahçedeki çalışma yerini aile sofrasına bırakıyor. Bir yıl boyunca birbirinden uzakta yaşayan insanlar, hasat sayesinde yeniden yan yana geliyor; aynı sofraya oturuyor, geçmişi konuşuyor ve hasret gideriyor. Bu yönüyle yapım, “fındık hasadı” üzerinden Karadeniz’deki aile, göç ve memlekete dönüş kültürünü anlatan bir insan hikâyesine dönüşüyor. GURBETTEN ANA OCAĞINA DÖNÜŞ Fındık sezonu özellikle Giresun ve Doğu Karadeniz’de uzun yıllardır yalnızca tarımsal takvimin bir dönemi değil, aynı zamanda gurbetçilerin memlekete dönüş zamanı olma özelliğini taşıyor. İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan çok sayıda Karadenizli aile, ağustos ve eylül aylarında fındık bahçelerine dönüyor. “Hasat Vakti – Fındık” da bu toplumsal hareketliliği tek bir ailenin hayatı üzerinden izleyiciye aktarıyor. Nesibe Teyze’nin çocukları ve torunlarının İstanbul ve Gebze’den Espiye’ye uzanan yolculuğu, aslında binlerce Giresunlu ailenin her fındık mevsiminde yaşadığı dönüşün küçük fakat güçlü bir örneğini oluşturuyor. 90 YAŞINDAKİ NESİBE TEYZE HİKÂYENİN MERKEZİNDE Belgeselin merkezinde Nesibe Destek bulunuyor. Tanıtım afişinde Nesibe Destek ile birlikte aileden Ali Destek, Kerim Destek, Sündüs Destek, Hacer Destek, Burcu Destek ve Cansu Destek de yer alıyor. Böylece yapım, farklı kuşakları tek bir bahçede buluşturarak fındığın bir aile içerisinde yıllar boyunca nasıl ortak hafızaya dönüştüğünü gösterecek. Nesibe Teyze’nin yaşamı üzerinden bir taraftan yaşlı bir Karadeniz kadınının toprakla kurduğu bağ, diğer taraftan çocuklarının ve torunlarının gurbet hayatı anlatılacak. Bu nedenle ekrana gelecek hikâyenin başrolünde sadece fındık değil, 90 yıllık bir yaşam ve o yaşamın etrafında yeniden birleşen bir aile bulunuyor. FINDIK, AİLEYİ YILDA BİR KEZ YENİDEN TOPLUYOR Belgeselin en güçlü anlatı noktalarından biri de hasadın aile içerisindeki birleştirici rolü. Yıl içerisinde işleri, eğitimleri ve yaşamları nedeniyle farklı şehirlerde bulunan aile bireyleri, fındık zamanı geldiğinde günlük hayatlarını bir süreliğine geride bırakıyor. Bahçe yeniden ortak çalışma alanına, aile evi yeniden buluşma noktasına dönüşüyor. Bu nedenle fındık hasadı yalnızca ürünün toplanması anlamına gelmiyor. Bahçeye giren her aile bireyi, aynı zamanda geçmiş kuşaklardan devralınan bir çalışma biçiminin devamına katılıyor. Gündüz bahçede fındık toplanırken akşam aile fertlerinin aynı sofrada bir araya gelmesi, belgeselin ana duygusal eksenini oluşturuyor. (Giresun İleri Gazetesi) FINDIĞIN ARKASINDAKİ İNSAN HİKÂYESİ EKRANA GELECEK Fındık çoğu zaman rekolte, fiyat, randıman, ihracat ve piyasa rakamları üzerinden gündeme geliyor. “Hasat Vakti – Fındık” ise ürünün arkasındaki insana odaklanıyor. Bir kilogram fındığın arkasında; bahçeye giren aileleri, yıllar sonra memlekete dönen gurbetçileri, yaşlı anne ve babaları, torunları, imece kültürünü ve hasat sonunda kurulan sofraları görünür hale getiriyor. Böylece fındığın ekonomik değerinin yanında Giresun’un sosyal yaşamındaki yeri de Türkiye çapında bir belgeselle anlatılmış olacak. KAMERA ESPİYE’NİN DOĞASINI DA KAYDA ALDI Belgeselin önemli unsurlarından birini de Giresun’un doğal coğrafyası oluşturuyor. Karadeniz’in dağlarla çevrili köyleri, eğimli fındık bahçeleri, geleneksel yaşamın sürdüğü kırsal alanlar ve hasat ortamı, aile hikâyesinin doğal dekorunu oluşturacak. TRT Belgesel’in “Hasat Vakti” yapımı zaten insan hikâyeleriyle üretim süreçlerini bir araya getiren bir anlatı üzerine kuruluyor. TRT Belgesel’in resmi sitesinde de “Hasat Vakti” kanalın öne çıkan programları arasında yer alıyor. (TRT Belgesel) YAPIMIN ARKASINDA GENİŞ BİR TRT EKİBİ VAR “Hasat Vakti – Fındık” bölümünün yönetmenliğini Ebru Çakırkaya, yapımcılığını Güven Aksu, görüntü yönetmenliğini ise Mazlum Demirbağ üstleniyor. Tanıtım afişinde yapım ekibi şöyle yer alıyor: Kamera asistanı Hüseyin Şahin, havadan çekim Bekir İren, ışık Haluk Döner ve Aziz Aslan, ses Cemal Ensari, kurgu Serap Mutlu, renk düzenleme Nuri Leblebici, müzik Hünkar Demirbağ, ses tasarım Nuri Aykurt, ses efekt editörü Melih Gündüz. Danışmanlık görevlerini Dilek Çamcı, Canan Ekizoğlu ve Engin Ayyıldız, idari yapımcılığı Murat Alaca, ulaşım görevlerini Aykut Üngör ve Hüseyin Soylu, proje koordinatörlüğünü ise Nurullah Dinçer üstleniyor. Yapım TRT İç Yapımlar ve TRT Belgesel imzasıyla ekrana gelecek. GİRESUN BU KEZ FINDIĞIN İNSAN YÜZÜYLE EKRANDA Belgesel aynı zamanda Giresun açısından önemli bir tanıtım fırsatı sunuyor. Türkiye’nin fındık denildiğinde ilk akla gelen kentlerinden biri olan Giresun, bu kez ürününün yalnızca ekonomik yönüyle değil, fındığın etrafında oluşan yaşam kültürüyle Türkiye’ye anlatılacak. Espiye’den ekrana taşınan hikâye; bir annenin çocuklarını bekleyişini, gurbetçilerin memlekete dönüşünü, ailece yapılan hasadı ve ortak sofranın taşıdığı anlamı bir araya getiriyor. Ortaya çıkan tablo, Karadeniz’de fındığın insanların hayatına ne kadar derinden yerleştiğini gösteriyor. 6 EYLÜL PAZAR SAAT 20.00’DE TRT’nin resmi yayın akışı da 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de “Hasat Vakti”nin yeni bölümünün TRT Belgesel ekranında olacağını doğruluyor. (TRT Belgesel) Giresun’un Espiye ilçesinden başlayıp İstanbul ve Gebze’ye kadar uzanan bir ailenin hikâyesi böylece Türkiye’nin ekranına taşınacak. “Hasat Vakti – Fındık”, fındığın daldan sepete uzanan yolculuğundan çok daha fazlasını; bir annenin etrafında yeniden toplanan çocukları, gurbetten dönüşü, aile dayanışmasını ve Giresun’da hasadın nesiller boyunca taşıdığı anlamı anlatacak. 90 yaşındaki Nesibe Teyze’nin ana ocağında birleşen üç kuşağın hikâyesi, 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de TRT Belgesel’de.

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” Haber

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU”

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 205 TL: “EMEĞİNİN KARŞILIĞI VERİLMEDİ” YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 2026 ürünü fındık için açıklanan alım fiyatlarının artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Bu sezon da fındık üreticisi mağdur edildi; alın terinin ve emeğinin karşılığı verilmedi” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026/2027 sezonunda yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındık için 255 TL/kg, Levant kalite için 250 TL/kg alım fiyatı açıkladı. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her bir puan için Giresun kalitede 5,10 TL, Levant kalitede ise 5 TL ilave ödeme yapılacak. TMO alımları 24 Ağustos'ta başladı. Gezmiş ise açıklanan rakamların gübre, ilaç, mazot, işçilik, patoz ve nakliye maliyetlerindeki artışı karşılamadığını savundu. “MALİYETİN ÜZERİNE REFAH PAYI EKLENMELİ” Her sezon öncesinde ziraat odaları, sendikalar, üretici örgütleri ve çiftçilerle görüşerek fındık üreticisinin beklentilerini gündeme taşıdıklarını belirten Gezmiş, fiyatın üretim maliyeti esas alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş şöyle konuştu: “Üreticimizin beklentisini ve olması gereken fiyatı her platformda anlatıyoruz. Fındığın kilogram fiyatının maliyetin üzerine en az yüzde 30 refah payı eklenerek belirlenmesini ve Giresun kalite fındığa en az yüzde 10 fiyat farkı verilmesini istiyoruz. Ancak görüyoruz ki üreticinin alın terine ve emeğine gereken değer verilmiyor.” “İŞÇİ YEVMİYESİ 2 BİN 500 LİRAYA ULAŞTI” Üretim maliyetlerinin özellikle hasat döneminde önemli ölçüde yükseldiğini belirten Gezmiş, tarım işçisi yevmiyelerinin 2 bin 500 liraya kadar çıktığını ifade etti. Gübre, zirai ilaç, mazot, patoz ve nakliye giderlerindeki artışa da dikkat çeken Gezmiş, açıklanan fiyatın üreticinin maliyet ve gelir dengesini sağlamaktan uzak olduğunu savundu. “Üretici bütün bu masrafları karşıladıktan sonra elinde ne kalacak? Bu fiyat hangi yaraya merhem olacak?” diyen Gezmiş, fiyat politikasının yeniden değerlendirilmesini istedi. FİSKOBİRLİK 205 TL AÇIKLADI Gezmiş'in açıklamasında FİSKOBİRLİK'in üreticinin yanında daha güçlü biçimde yer alması gerektiği vurgulanırken, Birliğin 2026 sezonuna ilişkin ilk fiyatları da belli oldu. FİSKOBİRLİK, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındıkta ortak üretici için 205 TL/kg, Levant kalite fındıkta ise 195 TL/kg taban fiyat belirledi. Böylece Giresun kalite fındıkta FİSKOBİRLİK'in taban fiyatı TMO'nun 255 TL'lik fiyatının 50 TL altında kaldı. Bu nedenle Gezmiş'in ilk açıklamasındaki “FİSKOBİRLİK neden suskun?” eleştirisi yerine, güncel tabloda Birliğin açıkladığı fiyatın üreticinin beklentisini ne ölçüde karşılayacağının tartışılması daha doğru hale geldi. TMO'DA ÇKS VE RANDEVU SİSTEMİ Gezmiş, üreticinin ürününün önemli bölümünün serbest piyasada daha düşük fiyatlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekerek TMO'nun piyasada daha güçlü alıcı olması gerektiğini savundu. Güncel TMO alım şartlarına göre üreticinin ÇKS kaydının güncel olması gerekiyor. Randevular da ÇKS belgesinde kayıtlı üretim miktarı üzerinden oluşturuluyor. Bir tona kadar ürün için en fazla bir, bir tonun üzerindeki kayıtlı üretim için ise en fazla iki randevu veriliyor. Ürün bedellerinin teslimden itibaren 21. günden başlayarak ödeneceği duyuruldu. Bu nedenle açıklamadaki “TMO dekar başına sınırlı miktarda alım yapıyor” ifadesi yerine, güncel resmî koşullara uygun olarak “TMO alımları ÇKS'de kayıtlı üretim miktarı ve randevu sistemi üzerinden yürütüyor” ifadesinin kullanılması daha doğru. “ÜRETİCİ SANDIKTA HESABINI SORACAK” Giresun'un Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Gezmiş, üreticinin düşük fiyat ve yükselen maliyet baskısı altında bırakıldığını söyledi. Gezmiş, iktidarın fındık politikasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Giresunlu üretici ağır maliyetlerle, düşük fiyatlarla ve tekellerin baskısıyla mücadele ediyor. İktidar, üreticinin alın terini yok saymanın ve onu her sezon mağdur etmenin karşılığını sandıkta görecektir. Üretici kendisine yapılan bu haksızlığın hesabını mutlaka soracaktır.” Fındığın yalnızca bölgesel bir geçim kaynağı değil, Türkiye'nin tarımsal ihracatı açısından da stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Gezmiş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık sıradan bir tarım ürünü değildir; Karadeniz'in emeği, alın teri ve geleceğidir.”

TMO’NUN FINDIK ALIM NOKTALARI BELİRLENDİ Haber

TMO’NUN FINDIK ALIM NOKTALARI BELİRLENDİ

TMO’NUN FINDIK ALIM NOKTALARI BELİRLENDİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026–2027 sezonunda kabuklu fındık alımlarının yapılacağı ilk 16 noktayı açıkladı. Alımlar 24 Ağustos’ta başlayacak. Giresun’da Tirebolu, Borsa Ekip, Bulancak ve Merkez olmak üzere dört alım noktası üreticiye hizmet verecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı kabuklu fındık alım takvimini, ürün teslim şartlarını ve ilk etapta faaliyete geçirilecek alım noktalarını duyurdu. TMO tarafından yapılan açıklamaya göre kabuklu fındık alımları 24 Ağustos 2026 tarihinde başlayacak. İlk etapta 16 noktada gerçekleştirilecek alımların, hasat durumuna göre 61 noktaya kadar çıkarılabileceği bildirildi. Alımlar randevulu sistemle gerçekleştirilecek. Randevu sistemi 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 09.00’dan itibaren üreticilerin kullanımına açılacak. GİRESUN’DA DÖRT ALIM NOKTASI AÇILACAK TMO’nun açıkladığı listeye göre Giresun’da dört ayrı noktada kabuklu fındık alımı gerçekleştirilecek. Tirebolu, Bulancak ve Giresun Merkez’de belirlenen depoların tamamı 24 Ağustos’ta hizmete girecek. Giresun’daki alım noktaları ve adresleri şöyle: Tirebolu: Reysaş Depoları, İstiklal Mahallesi, Takırlı Mevkii, Tirebolu/GiresunBorsa Ekip: Güre Mahallesi, Şehit Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir Caddesi No: 24, Merkez/GiresunBulancak: Pazarsuyu Mahallesi, Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi kenarı, Bulancak/GiresunMerkez: Çaykara Köyü, Organize Sanayi Bölgesi 1. Cadde No: 11, Merkez/Giresun ALIMLAR İLK ETAPTA 16 NOKTADA YAPILACAK TMO’nun açıkladığı program kapsamında Ordu’da üç, Samsun’da üç, Giresun’da dört, Trabzon’da iki, Sakarya’da iki, Düzce ve Kocaeli’nde ise birer alım noktası faaliyete geçirilecek. Alım noktalarının tamamının 24 Ağustos 2026 tarihinde açılması planlanıyor. ORDU ALIM NOKTALARI Ordu Merkez – Köksal Depo: Fatsa-Samsun Karayolu 7. kilometre, sanayi sitesi bitişi, OrduFatsa – Nuryak Depo: Fatsa-Samsun Karayolu, sanayi bitişi, 7. kilometre, Fatsa/OrduÜnye – Reysaş: Yüceler Mahallesi, Yalı Mevkii, Orta Sokak No: 1, Ünye/Ordu SAMSUN ALIM NOKTALARI Çarşamba Epçeli – Reysaş: Reysaş Depoları, Epçeli Köyü, Ede Mahallesi, Çarşamba/SamsunBafra: Çetinkaya Mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 25, Bafra/SamsunTerme – Reysaş: Samsun-Ordu Karayolu üzeri, Söğütlü Mahallesi, Cami Caddesi No: 71 A/A, Terme/Samsun TRABZON ALIM NOKTALARI Arsin: Nuroğlu Mahallesi, Organize Sanayi 11 No’lu Cadde No: 5, Arsin/TrabzonBeşikdüzü: Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi, Ateşler Grup eski Reysaş Deposu, Beşikdüzü/Trabzon BATI KARADENİZ VE SAKARYA ALIM NOKTALARI Pirahmetler: Saffet-Seher Alaylı Deposu, Pirahmet Mahallesi, E-5 Karayolu üzeri No: 225-1, Erenler/SakaryaKocaali: Kuyumculu Mahallesi, Beşevler Sokak No: 76, Karasu/SakaryaDüzce Merkez: Eyüp Fişek Deposu, Topçular Mahallesi, Topuzyuk Mevkii, Çilimli/DüzceKandıra: Çalköy Mahallesi, Hudut Sokak No: 5, Kandıra/Kocaeli FINDIK ALIM FİYATLARI AÇIKLANDI TMO, yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre 2026–2027 sezonunda uygulanacak kabuklu fındık alım fiyatlarını şöyle belirledi: Giresun kalite: 255 TL/kgLevant kalite: 250 TL/kgSivri kalite: 245 TL/kg Yüzde 50 randımanın üzerindeki ürünlere her bir ilave randıman için Giresun kalite fındıkta 5,10 TL, levant kalitede 5 TL, sivri kalitede ise 4,90 TL ek ödeme yapılacak. RANDEVU SİSTEMİ 17 AĞUSTOS’TA AÇILACAK Üreticiler randevularını 17 Ağustos saat 09.00’dan itibaren randevu.tmo.gov.tr adresinden, e-Devlet üzerinden veya TMO iş yerleri ile alım noktalarına şahsen başvurarak alabilecek. Ürünlerin, yalnızca randevu alınan tarihte belirtilen alım noktasına götürülmesi gerekiyor. Üreticilerin ürün tesliminden önce 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi bilgilerini il veya ilçe Tarım ve Orman müdürlükleriyle irtibata geçerek güncellemeleri istendi. TMO’NUN UYGULAYACAĞI ALIM KRİTERLERİ TMO’nun fiziksel analizle gerçekleştireceği kabuklu fındık alımlarında uygulanacak kriterler şu şekilde açıklandı: Rutubet oranı en fazla yüzde 6,5 olacak.Sağlam iç fındık oranı yüzde 40 ve üzerinde bulunacak.Buruşuk iç fındık oranı yüzde 10’u geçmeyecek.Çürük ve bozuk iç fındık oranı yüzde 7 ve altında olacak.Taş ve toprak gibi yabancı madde oranı yüzde 0,5’i aşmayacak.Çatlak, kırık ve kabuklu fındık içerisinde bulunan iç fındık oranı yüzde 10 veya altında olacak. Bu şartları karşılayan ve ÇKS’ye kayıtlı olan fındıkların satın alınacağı bildirildi. Eski yıl ürünü ile eski ve yeni yıl mahsullerinin karıştırıldığı ürünler ise kesinlikle alınmayacak. TMO, özellikle rutubet nedeniyle sorun yaşanmaması için üreticilerin fındıklarını yeterince kurutmaları ve teslimden önce belirlenen standartlara uygun hale getirmeleri gerektiğini vurguladı. ÜRÜN BEDELLERİ 21’İNCİ GÜNDEN İTİBAREN ÖDENECEK TMO’ya teslim edilen ürünlerin bedelleri, teslim tarihini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak. Fındık alımlarıyla ilgili bilgi almak isteyen üreticiler, TMO Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Alo Ürün Hattı’nın 0 (312) 416 34 10 numaralı telefonunu arayabilecek. Giresun TMO Başmüdürlüğüne ise 0 (454) 225 52 50 numaralı telefondan ulaşılabilecek.

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Haber

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP

KARAN’DAN CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A AÇIK MEKTUP Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben yayımladığı açık mektupta, TMO’nun 2026/2027 sezonu için duyurduğu fındık alım fiyatlarının yeniden değerlendirilmesini istedi. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Karan, mektubunda Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 lira, levant kalite fındık için ise 250 lira olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentisini karşılamadığı görüşünü dile getirdi. Gübre, ilaç, işçilik, mazot ve diğer üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Karan, açıklanan fiyatların üreticinin mali koşulları dikkate alınarak yeniden ele alınmasını talep etti. “FINDIK KARADENİZ’İN EKMEĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını belirten Karan, ürünün Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Düzce, Sakarya ve bütün Karadeniz için temel geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Karan, “Karadeniz’in dik yamaçlarında, yağmurun ve güneşin altında alın teriyle fındık yetiştiren üretici bugün ciddi bir hayal kırıklığı yaşamaktadır” dedi. Türkiye’nin fındık ihracatından önemli miktarda döviz geliri elde ettiğini belirten Karan, bu gelirin temelini oluşturan üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını savundu. “ÜRETİCİ LÜTUF DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Üreticinin her sezon benzer fiyat tartışmalarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Karan, açık mektubunda şu sorulara yer verdi: “Dünya fındığının büyük bölümünü üreten Türkiye, neden kendi fındığının fiyatını belirleyemiyor? Neden üretici maliyetlerin altında ezilirken fındığın asıl değerini başkaları belirliyor? Neden fındık üreticisi her sezon aynı fiyat tartışmasını yaşamak zorunda bırakılıyor?” KALICI FINDIK POLİTİKASI ÇAĞRISI Karadeniz’deki üreticilerin yalnızca yıllık fiyat açıklaması değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir fındık politikası beklediğini kaydeden Karan, taleplerini şöyle sıraladı: TMO’nun gerektiğinde piyasaya güçlü şekilde müdahale etmesi,Üretim giderlerini dikkate alan gerçekçi bir taban fiyat uygulanması,Fındık piyasasında rekabetin güçlendirilmesi,Üreticinin piyasa baskısı karşısında korunması,Üreticinin emeğinin karşılığını almasının sağlanması. “BAHÇELERİN BOŞ KALMASI KARADENİZ’İN KAYBI OLUR” Fındık üreticisinin yeterli gelir elde edememesi durumunda bahçelerin geleceğinin tehlikeye gireceğini savunan Karan, “Bugün fındık üreticisi kazanamazsa yarın bu bahçeler boş kalacaktır. Boş kalan bahçe sadece bir tarım alanının kaybı değildir; Karadeniz’in geleceğinin kaybıdır” ifadelerini kullandı. Bir üreticinin yılda yalnızca bir kez ürün aldığını ve bu gelirle bütün yıl geçinmeye çalıştığını hatırlatan Karan, fiyattaki birkaç liralık değişikliğin dahi bölgedeki çok sayıda ailenin ekonomik hayatını doğrudan etkilediğini belirtti. “FINDIK FİYATINI YENİDEN DEĞERLENDİRİN” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan fındık üreticisinin taleplerine karşılık verecek bir irade beklediklerini ifade eden Karan, açık mektubunu şu sözlerle tamamladı: “Biz sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Karadeniz’in fındık bahçelerinde bugün sadece fındık değil, üreticinin umudu da yetişiyor. O umudu söndürmeyin. Fındık üreticisinin sesine kulak verin.”

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” Haber

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?”

TAŞGÖZ: “MİLLETİN DERDİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, açıklanan fındık alım fiyatlarına tepki göstererek Giresun milletvekillerine üreticinin haklarını savunma çağrısında bulundu. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, Giresun kalite fındık için kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık için ise 250 TL olarak açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını savundu. Fındığın Giresun ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Taşgöz, yaptığı yazılı açıklamada iktidar ve Cumhur İttifakı milletvekillerine seslendi. “GİRESUN’UN SESİ OLMAK YERİNE NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?” Taşgöz, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Terör örgütü elebaşıyla ilgili statü tartışmaları ve siyasi düzenlemeler gündeme geldiğinde gösterilen hassasiyet, Giresun’un alın teri olan fındık söz konusu olduğunda neden gösterilmiyor? Sayın Ali Temür, Sayın Nazım Elmas, Sayın Konal… Siz bu şehrin milletvekillerisiniz. Giresunlu üreticinin hakkını savunmak, sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşımak ve çözüm aramak sizin sorumluluğunuz değil midir? Bir yıl boyunca dağda, bayırda, yağmurun ve sıcağın altında emek veren üreticinin ürünü 250–255 liraya mahkûm edilirken neden sessiz kalıyorsunuz?” “FINDIK, GİRESUN EKONOMİSİNİN TEMEL DİREĞİDİR” Fındığın yalnızca bir tarım ürünü olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Taşgöz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Fındık; bu şehrin ekonomisi, esnafın nefesi, köylünün umudu ve gençlerin geleceğidir. Fındık değer kaybettiğinde yalnızca üretici değil, Giresun’un tamamı kaybeder. Üreticinin maliyetleri her geçen gün artarken açıklanan fiyatın beklentileri karşılamadığı açıktır. Üretici borçlarını nasıl ödeyeceğini, bahçesine gelecek yıl nasıl bakacağını ve ailesinin geçimini nasıl sağlayacağını düşünmektedir.” TMO’YA ETKİN MÜDAHALE ÇAĞRISI İYİ Parti olarak üreticinin tüccarların ve büyük alıcıların karşısında korunması gerektiğini yıllardır dile getirdiklerini ifade eden Taşgöz, şunları kaydetti: “TMO, hasat başlamadan önce üreticiyi koruyacak güçlü bir taban fiyat açıklamalı ve piyasaya etkin biçimde müdahale etmelidir. Fiyat politikası belirlenirken üretim maliyetlerinin yanı sıra üreticinin insanca yaşayabilmesi için gerekli refah payı da dikkate alınmalıdır. Üreticiyi piyasanın insafına bırakan anlayış terk edilmelidir. Fındıkta sürdürülebilir, öngörülebilir ve üreticiyi koruyan kalıcı bir politika hayata geçirilmelidir.” “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Taşgöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz, alın terinin karşılığını isteyenlerin tarafındayız. Emeğin günlük siyasi hesaplardan daha kıymetli olduğuna inanıyoruz. Bugün üreticinin yaşadığı mağduriyet karşısında sessiz kalanlar, yarın Giresun halkına bunun hesabını vermek zorunda kalacaktır. Giresun sahipsiz değildir. Üreticimizin hakkını savunmaya ve haksızlığa karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.