Hava Durumu

#Tarım

giresunsonhaber - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SOLAKOĞLU: “EKMEDEN ÖNCE FİYATI BİLECEĞİZ" Haber

SOLAKOĞLU: “EKMEDEN ÖNCE FİYATI BİLECEĞİZ"

SOLAKOĞLU: “EKMEDEN ÖNCE FİYATI, TALEBİ VE VADEYİ GÖREBİLDİĞİMİZ BİR SİSTEM KURMALIYIZ” Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi çalışmaları kapsamında Giresun’a gelen CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, tarımda temel sorunun maliyetler değil, üreticinin ekim kararını sağlıklı bilgi olmadan vermek zorunda kalması olduğunu söyledi. Solakoğlu, çözüm olarak ticaret borsaları üzerinden fiyat, talep ve vade bilgisinin ekim öncesinde görülebildiği, üretici ile sanayiciyi hasat öncesinde buluşturan bir yapı önerdi. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi çalışmaları kapsamında 27 Şubat 2026 Cuma günü Giresun’a gelen Sencer Solakoğlu ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanlığı’nda parti örgütüyle bir araya geldi. Toplantıya CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere, ilçe başkanları, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve partililer katıldı. Toplantıda konuşan İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi ile birlikte partide yeni bir sürece girildiğini belirterek, parti programına uygun hükümet programı çalışmalarının bu yapı bünyesinde oluşturulan kurullar üzerinden yürütüldüğünü söyledi. SAHADA ÜÇ AYAKLI PROGRAM Solakoğlu ve beraberindeki heyet, il başkanlığındaki toplantının ardından Giresun’un tarımsal yapısını ve fındık piyasasını yerinde değerlendirmek amacıyla saha temaslarını sürdürdü. Program kapsamında ilk olarak Giresun Ticaret Borsası’nda düzenlenen toplantıya katılan heyet, burada fındıkta fiyat oluşumu, pazarlama kanalları ve üretici-tüccar ilişkilerinde yaşanan yapısal sorunlar üzerine değerlendirmelerde bulundu. Saha programının devamında üretici örgütleri ve meslek odalarıyla yapılan görüşmelerde, planlı üretim, piyasa şeffaflığı ve üreticinin korunmasına yönelik başlıklar ele alındı. Heyet, Giresun’da yapılan bu temaslardan elde edilen tespitlerin, CHP’nin tarım politikalarına ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde yürütülen politika çalışmalarına doğrudan katkı sunacağını ifade etti. “İLK 100 GÜNDE YOL HARİTASI NETLEŞECEK” Sencer Solakoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesi halinde tarım ve gıda politikalarında izlenecek yolun belirsiz olmadığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, ilk 100 günde atılacak adımların açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Solakoğlu, “Ne yapacağımız da nasıl yapacağımız da hazır. Bunu şeffaf biçimde ortaya koyacağız” dedi. Bu sürecin temel başlıklarının; planlı üretim, garantili alım modeli ve tarımda kurumsal yapının yeniden işler hale getirilmesi olacağını ifade eden Solakoğlu, üreticinin belirsizlikle üretim yapmak zorunda bırakılmayacağı bir sistem hedeflediklerini söyledi. Tarımda yaşanan sorunların kötü niyetten çok yönetim zaaflarından kaynaklandığını dile getiren Solakoğlu, mevcut tabloyu şu sözlerle değerlendirdi: “Bu bir hırsızlık meselesi değil; basiretsizlik meselesidir. Türkiye’nin üretimi, tarımı ve kamu kaynakları ehil olmayan ellere teslim edilmiş durumda. Biz bu tabloyu tersine çevireceğiz; eksiden alıp artıya geçireceğiz.” Solakoğlu, tarım ve gıdanın siyaset üstü bir alan olduğuna dikkat çekerek, üreticinin emeğini koruyan, kaliteyi esas alan, öngörülebilir ve kamucu bir tarım düzenini yeniden kurmayı hedeflediklerini söyledi. “SORUN NE EKTİĞİMİZ DEĞİL, EKERKEN BİLMEMEMİZ” Programın en kapsamlı bölümü, Giresun Ziraat Odaları Birliği Giresun Şubesi’nde düzenlenen üretici buluşması oldu. Solakoğlu, burada yaptığı konuşmada üreticinin sahada yaşadığı sorunları kendi çiftçilik deneyiminden örneklerle anlattı. Tarımda yaşanan sorunların temelinde üreticinin özgür olması değil, üretim kararını yeterli bilgi olmadan vermek zorunda kalması bulunduğunu söyleyen Solakoğlu, “Ben bir çiftçiyim. Şubat ayı bitiyor, Nisan’da ekime başlayacağım ama ne ekeceğimi bilmiyorum. Bursa’nın en büyük çiftçisi bunu bilmiyorsa, köydeki üreticinin halini düşünün” dedi. PLANSIZLIK HEM ÇİFTÇİYİ HEM SOFRAYI VURUYOR Plansız üretimin hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur ettiğini vurgulayan Solakoğlu, karpuz örneği üzerinden tabloyu şöyle anlattı: “Geçen yıl karpuz tarlada kaldı. Ben karpuz ektiğim için domates ve biber ekilmedi. Arz düştü, siz pahalı yediniz; biz çiftçiler zarar ettik. Gıda enflasyonu dediğimiz şey tam olarak bu.” “Sorun girdi maliyetleri değil, plansız üretim” Mazot ve gübre gibi girdilerin ucuzlatılmasının tek başına çözüm olmadığını vurgulayan Solakoğlu, “Eğer ürün tarlada çöpe gidecekse yaptığınız sübvansiyon da çöpe gider. Olmayan domatesin fiyatını düşüremezsiniz. Sorun yüksek girdi fiyatları değil, sorun plansız üretimdir” diye konuştu. Mazot ve gübre gibi girdilerin ucuzlatılmasının tek başına çözüm olmayacağını vurgulayan Solakoğlu, “Eğer ürün tarlada çöpe gidecekse, verdiğiniz destek de çöpe gider. Sorun girdi maliyetleri değil, plansız üretimdir” ifadelerini kullandı. TİCARET BORSALARI ÜZERİNDEN ŞEFFAF BİLGİ VE ÜRETİCİ-SANAYİCİ BULUŞMASI Solakoğlu, tarımda yaşanan bu döngünün yasaklarla ya da “ne ekileceğini söyleyen” bir modelle çözülemeyeceğini vurguladı. Çözüm olarak önerdiği yapının, ticaret borsaları üzerinden işleyecek şeffaf bir sistem olduğunu belirtti. Bu sistemde üretici, sezon başlamadan önce ticaret borsasına giderek; hangi ürünün, hangi kalite sınıfında, hangi fiyata, hangi vadeyle alıcı bulduğunu görebilecek. Solakoğlu’na göre bu yapı yalnızca bilgi sunan bir sistem değil; üretici ile sanayiciyi hasat öncesinde aynı zeminde buluşturan bir mekanizma olacak. Ticaret borsaları üzerinden sanayici ve tüccarların alım talepleri ile üreticinin üretim taahhütleri bir araya getirilecek. Bu sayede üretici, ürününü kime satacağını ve hangi koşullarla satacağını önceden görebilecek; sanayici ise hasat yapılmadan önce fiyatı, kaliteyi ve tedarik miktarını bilerek bütçe ve üretim planlaması yapabilecek. Solakoğlu, bu bilgiyi gören üreticinin yine tamamen özgür olacağını vurgulayarak, isterse fiyat ve talep bilgisine göre ekim yapacağını, isterse kendi tercihini kullanacağını ifade etti. Önemli olanın, üreticinin artık kararını körlemesine değil, borsa üzerinden oluşan somut veriye bakarak vermesi olduğunu söyledi. GARANTİLİ ALIM MODELİ: ZORUNLU DEĞİL, GÖNÜLLÜ Solakoğlu, bu yapıyı “garantili alım modeli” olarak tanımladı. Sistemin kimse için zorunlu olmayacağını özellikle vurguladı. Üreticinin bu modele girmek zorunda kalmayacağını, ancak sistem doğru kurulduğunda üreticinin zaten gönüllü olarak dahil olacağını söyledi. Model kapsamında, üretici taahhütleri ile sanayici ve tüccar taleplerinin ticaret borsaları üzerinden bir araya geleceğini belirten Solakoğlu, böylece her iki tarafın da hasattan önce fiyat, miktar ve vade açısından öngörü sahibi olacağını ifade etti. Solakoğlu, ticaret borsalarında yapılan bu garantili alım sözleşmelerinin, üreticinin finansmana erişiminde de belirleyici olacağını dile getirdi. Buna göre; üretici, ticaret borsasında yaptığı bu kontratla Ziraat Bankası’na gittiğinde, ayrıca ipotek, taşınmaz ya da kefalet gibi başka bir teminata gerek kalmadan krediye ulaşabilecek. Böylece üretici, şahsi varlıklarını değil, yaptığı üretimi ve satış sözleşmesini teminat göstererek finansmana erişmiş olacak. FINDIKTA BÖLGESEL FARK VE KAYIP ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK Solakoğlu, fındıkta Çarşamba Ovası ile Giresun’un üretim koşullarının aynı olmadığını; arazi yapısı, makineleşme ve verim açısından ciddi farklar bulunduğunu söyledi. Buna rağmen aynı fiyatlama ve destekleme anlayışının sürdüğünü belirterek, bu durumun Giresunlu üreticiyi dezavantajlı hale getirdiğini ifade etti. FİSKOBİRLİK’in geçmişte üreticiye fiyat ve alım koşulları açısından öngörü sağladığını hatırlatan Solakoğlu, bu yapının işlevsizleştirilmesiyle piyasada ciddi bir boşluk oluştuğunu söyledi. TMO’nun bu boşluğu dolduracak kapasiteye sahip olmadığını belirten Solakoğlu, tarımda liyakat ve uzmanlık sorunu yaşandığını dile getirdi. FİSKOBİRLİK’in üretici için işlevsiz hale gelmesinin ardından piyasada ciddi bir boşluk oluştuğunu savunan Solakoğlu, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) bu boşluğu dolduracak bir kurumsal kapasiteye sahip olmadığını ifade etti. Tarım politikalarında uzmanlık ve liyakat sorunu yaşandığını dile getiren Solakoğlu, “Tarımı bilen kadrolarla, istişareye dayalı bir yapı kurulmadığı sürece bu sorunlar devam eder. Ürün bazlı, günü kurtarmaya dönük desteklerle gıda enflasyonunu düşürmek mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu. HAMMADDEYLE DEĞİL, KATMA DEĞERLE AYAKTA KALINIR Solakoğlu, konuşmasında kooperatifçilik ve markalaşmaya da değindi. Hammadde satarak üreticinin zengin olamayacağını vurgulayan Solakoğlu, küçük ve orta ölçekli kooperatiflerin yalnızca hammadde satan yapılar olmaktan çıkıp nihai ürün üreten bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. Giresun fındığının geçmişte güçlü bir bilinirliğe sahip olduğunu hatırlatan Solakoğlu, bu deneyimin önemli bir birikim olduğunu ifade etti. Bu noktada, Giresun fındığının geçmişte “Aganigi Naganigi” markasıyla bir markalaşma süreci yaşadığını belirten Solakoğlu, o dönemde yakalanan bilinirliğin ve farkın zamanla kaybedildiğini söyledi. Solakoğlu, bu sürecin bir başarısızlık değil, yarım kalmış bir deneyim olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bir markalaşma yapıldı, sonra her şey kaybedildi. Bizim yapmamız gereken, o dönemde kazanılan farkı, bilinirliği ve güveni yeniden kazanmaktır” ifadelerini kullandı. Solakoğlu, hedefin üreticinin katma değerden pay aldığı sürdürülebilir bir yapı kurmak olduğunu dile getirdi. DANIŞMANLIK SAHAYA İNECEK Solakoğlu, tarımda verimlilik artışının yalnızca desteklerle değil, bilginin doğrudan sahaya inmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Bu kapsamda, her bölgede üreticinin telefonla doğrudan ulaşabileceği, bölgenin ürün desenine ve üretim koşullarına hâkim ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin görev yapacağını söyledi. Bu uzmanların, görev yaptıkları bölgelerde yalnızca masa başından değil; sahada, üreticinin tarlasına ve işletmesine kadar ulaşan bir danışmanlık anlayışıyla çalışacağını belirten Solakoğlu, ihtiyaç duyulması halinde üreticinin talebi üzerine tarlaya gelerek yerinde değerlendirme yapabileceklerini ifade etti. Solakoğlu, bu personelin görev yaptıkları bölgenin ürünlerine göre ihtisaslaşmış ve ilave eğitimlerden geçmiş olacağını, böylece her ürün için genel değil, bölgeye özgü ve uygulamaya dönük bilgi sunulacağını dile getirdi. Üreticinin karşılaştığı bir sorunun sahada çözülememesi halinde, danışmanların bu soruyu daha üst teknik birimlere taşıyarak çözüm üretebileceğini de ekledi. Bu danışmanlık hizmetinin üretici için tamamen ücretsiz olacağını vurgulayan Solakoğlu, amacın üreticiyi masraf altına sokmak değil; doğru bilgiyle buluşturarak verimi ve kaliteyi artırmak olduğunu söyledi. “ÇÖZÜM SİSTEM” Konuşmasının sonunda Solakoğlu, tarımda tek bir mutlak doğru olmadığını ancak en az zarar veren ve uzun vadede en akılcı yolun seçilmesi gerektiğini vurguladı. “Sorun destek değil; sorun, üreticinin ekim kararını bilgi olmadan vermesi. Çözüm ise sistemdir” diyerek konuşmasını tamamladı.

Ordu Büyükşehir’den Fatsa’ya dev yatırım Haber

Ordu Büyükşehir’den Fatsa’ya dev yatırım

Ordu Büyükşehir Belediyesi, 7 yılda en fazla yatırımı Fatsa ilçesine gerçekleştirdi. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in büyük önem verdiği Fatsa ilçesine 7 yılda 3.4 milyar lira yatırım yapıldı. Fatsa 19 ilçe arasında en fazla yatırım alan ilçe oldu. ORDU (İGFA) - Özellikle yol ve su altyapısı konusunda hassas olan Başkan Güler, Fatsa ilçesinin yol ve su sorununu büyük ölçüde tamamladı. Başkan Güler, bunların yanısıra turizm, tarım, katı atık, çevre ve sosyal projeler uygulayarak Fatsa ilçesine verdiği önemi gösterdi. ORDU-AMASYA HATTI KADAR YOL YAPILDI Başkan Güler’in Fatsa ilçesine verdiği önem yatırım olarak döndü. 89 mahalleye sahip Fatsa’da, Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda 510 km yol ağı bulunuyor. Büyükşehir Belediyesi 7 yılda Fatsa ilçesinde 128 km sıcak asfalt, 42 km beton yol ve 101 km emülsiyon yol çalışması gerçekleştirdi. Bu rakam, Ordu’dan Amasya’ya ulaşan mesafeye eşit bulunuyor. Bunların yanısıra 18 km yol genişletmesi yapan Büyükşehir Belediyesi, 760 km yolda stabilize çalışmasını tamamladı. Büyükşehir Belediyesi ayrıca 1050 metre hendek temizliği gerçekleştirdi. ORDU’DAN ERZURUM’A KADAR İÇME SUYU HATTI İçme suyu altyapısı konusunda büyük ve yoğun bir çalışmaya imza atan Büyükşehir Belediyesi Fatsa ilçesinde 307 km içme suyu hattı ve 63 km kanalizasyon hattı, 4 km yağmur suyu hattı inşaatı gerçekleştirdi. Bu rakam Ordu-Erzurum arasındaki mesafeye eşit bulunuyor. Bu yatırımların yanısıra 10 adet içme suyu deposu ve 1 adet içme suyu arıtma tesisini tamamladı. 6 adet su alma yapısı, 1 adet foseptik ve 11 adet sondaj kuyusu açıldı. Su kesintilerine karşı 15 adet jeneratör ile kesintisiz su sistemi tesis edildi. VİZYON PROJELER FATSA’NIN ÖNEMİNİ ARTTIRDI Başkan Güler, yol, su ve altyapı konusunun dışında Fatsa ilçesine vizyon projeler kazandırdı. Özellikle turizm alanında Fener Adası’nı ve Gaga Gölü düzenlemesiyle ilçe turizmini öne çıkaran yatırımlara imza attı. Bunun yasında en büyük sorun olan katı atık sorununa son verdi ve 30 yıl boyunca çöp dökülen alanı kapattı. Karadeniz'in en büyük Kapalı Pazar Yeri’ni Fatsa’ya kazandıran Başkan Güler, Cumhuriyet Meydanını tamamladı. Bolaman’a ise oldukça büyük bir park alanı kazandırarak rantın önüne geçti. Başkan Güler tarım alanında Etlik Piliç Yetiştirme Tesisi ve Kanatlı Kesimhaneyi ilçenin tarım sektörünün hizmetine sundu. Bunun yanında Fatsa Hayvan Pazarı ve Doğu Karadeniz'in En Büyük Mezbahanesi’ni ilçeye kazandırdı. İştirak şirketi ORYAZ’ın elektronik su sayacı tesisine Fatsa’ya kuran Başkan Güler, OSKİ Genel Müdürlüğü’nü de Fatsa’ya taşıyarak verdiği önemi gösterdi. Üretim havzası haline getirilmesi için yoğun yatırımların yapıldığı Fatsa’da halen yuumurta üretim tesisi, yarka üretim tesisi ve damızlık düve merkezleri inşaatları devam ediyor. Başkan Güler, görevde bulunduğu süre içerisinde Fatsa ilçesine gerçekleştirdiği yatırım miktarı 3 milyar 400 milyon lira olarak netleşti.

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR Haber

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR

SENCER SOLAKOĞLU GİRESUN’DA TARIM GÜNDEMİYLE SAHAYA İNİYOR Cumhuriyet Halk Partisi (Cumhuriyet Halk Partisi) Tarım ve Orman Politika Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, 27 Şubat 2026 Cuma günü Giresun’da tarım politikaları odağında bir dizi ziyaret ve toplantı gerçekleştirecek. CHP İl Başkanlığı tarafından paylaşılan programa göre Solakoğlu’nun Giresun temasları sabah saatlerinde başlayacak. Program kapsamında ilk olarak CHP Giresun İl Başkanlığı’nı ziyaret edecek olan Solakoğlu, il örgütüyle değerlendirme toplantısı yapacak. Giresun’da son yıllarda tarımsal üretimde yaşanan sorunlar kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. Artan girdi maliyetleri, fındıkta istikrarsız fiyat oluşumu, rekolte tahminlerine yönelik güven sorunu ve pazarlama kanallarındaki yapısal dengesizlikler üreticilerin en temel sorunları arasında öne çıkıyor. Özellikle küçük ölçekli üreticiler, gübre, ilaç ve işçilik maliyetlerindeki artış nedeniyle ciddi gelir kaybı yaşadıklarını ifade ederken, tarımsal destekleme politikalarının yeterliliği ve zamanlaması da tartışma konusu olmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra kırsalda nüfusun yaşlanması, gençlerin tarımdan uzaklaşması ve arazi parçalanması gibi yapısal sorunlar, Giresun tarımının sürdürülebilirliği açısından dikkat çekiyor. Program kapsamında Sencer Solakoğlu ve beraberindeki heyetin; üreticiler, muhtarlar ve fındık sanayi kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelerek sahadaki sorunlar, beklentiler ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunması planlanıyor. Günün devamında Giresun Fındık Borsası, Giresun Ziraat Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’na ziyaretler gerçekleştirilecek. Ziyaretlerde başta fındık olmak üzere bölgenin tarımsal üretim yapısı, piyasa koşulları ve üreticilerin karşılaştığı sorunların ele alınması öngörülüyor. Yetkililer, saha ziyaretleri sırasında elde edilecek tespitler ve paydaş görüşlerinin CHP’nin tarım ve orman politikalarına yönelik çalışmalara önemli katkı sunmasının hedeflendiğini belirtti. Sencer Solakoğlu’nun Giresun programının gün boyu sürmesi bekleniyor.

GİRESUN’DA İLKBAHAR DÖNEMİ ŞAP AŞILAMA KAMPANYASI BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA İLKBAHAR DÖNEMİ ŞAP AŞILAMA KAMPANYASI BAŞLADI

GİRESUN’DA İLKBAHAR DÖNEMİ ŞAP AŞILAMA KAMPANYASI BAŞLADI Giresun’da hayvan sağlığının korunması ve verim kayıplarının önlenmesi amacıyla 2026 yılı İlkbahar Dönemi Şap Aşılama Kampanyası başlatıldı. İl genelinde merkez dahil 15 ilçede yürütülecek kampanya, 16 Şubat -30 Nisan 2026 tarihleri arasında uygulanacak. TÜM BÜYÜKBAŞ HAYVANLAR AŞILANACAK Kampanya kapsamında; 2 aylık yaşın üzerindeki tüm sığır cinsi hayvanlar, Aşısız annelerden doğan yavrularda ise 14 günlük yaşı geçen buzağılar, şap hastalığına karşı aşılanacak. Halk arasında “dabak” olarak bilinen şap hastalığı; çift tırnaklı hayvanlarda görülen, son derece bulaşıcı viral bir hastalık olarak biliniyor. Ağız, tırnak ve meme bölgelerinde yaralara yol açan hastalık; Et veriminde yüzde 30-45, Süt veriminde yüzde 15-35 oranında kayıplara neden olabiliyor. Özellikle genç hayvanlarda ölümle sonuçlanabilen vakalar görülebiliyor. NAKİLLERDE AŞI ŞARTI Sığır cinsi hayvanların iller arası nakillerinde “Veteriner Sağlık Raporu” bulundurulması zorunlu. Bu raporun alınabilmesi için hayvanların sevk tarihinden önceki son 6 ay içinde Sat-1 serotipi içeren şap aşısı ile aşılanmış olması ve aşının üzerinden en az 21 gün geçmiş bulunması gerekiyor. Diğer Aşılamalar da Eş Zamanlı Yapılacak Şap aşılama kampanyasıyla birlikte; Dişi büyükbaş hayvanlara brusella aşısı, Koyun ve keçilere brusella, veba ve çiçek aşısı, Kedi ve köpeklere ise kuduz aşısı uygulanacak. AŞI YAPTIRMAK MECBURİ Yetkililer, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu gereğince üreticilerin hayvanlarına aşı yaptırmasının zorunlu olduğunu hatırlatarak, kampanya döneminde aşı yaptırmayan yetiştiricilerin cezai işlemle karşılaşabileceğini bildirdi. Detaylı bilgi almak isteyen üreticilerin, İl Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvurmaları istendi. Kampanya ile birlikte hem hayvan sağlığının korunması hem de Giresun’daki hayvansal üretimde sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ordu’da fındıkta verim artışı için yeni uygulama Haber

Ordu’da fındıkta verim artışı için yeni uygulama

Ordu Büyükşehir Belediyesinin tarım iştirak şirketi ORTAR A.Ş tarafından yürütülen FINVER Projesi kapsamında fındık bahçelerinde verimi artırmaya yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Teraslama, tek dal dikim modeli ve toprak altı damla sulama sistemlerinin birlikte uygulanacağı projeyle dönüm başına 350 kilogram ürün elde edilmesi hedefleniyor. ORDU (İGFA) - Üretici dostu uygulamalarıyla Ordu’da adından söz ettiren ORTAR A.Ş, daha önce 5 dekarlık alanda pilot olarak başlattığı tek dal ve toprak altı damla sulama sistemini genişleterek 15 dekara çıkardı. Yeni uygulama ile hem üreticilere örnek bahçeler üzerinden rehberlik edilmesi hem de fındık üretiminde maliyetlerin düşürülmesi amaçlanıyor. “ÜRETİCİLERE KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK” ORTAR A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Sancar Eser, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde 7 yıl önce başlatılan FINVER Projesi’nin her geçen gün üreticilere daha fazla katkı sunduğunu belirtti. Altınordu ilçesi Kökenli Mahallesi’nde hayata geçirilen çalışma hakkında bilgi veren Eser, şu ifadeleri kullandı: “Pilot proje olarak başlattığımız damla sulama ve teraslama çalışması ile üreticilerimize fındıkta yeni bir uygulamanın kapılarını açtık. Bu uygulamada tek dal, teraslama, damla sulama ve fındık çeşitliliğini bir arada gerçekleştiriyoruz. Amacımız, üreticiye bu sistemin nasıl uygulandığını yerinde göstermek ve hangi şartlarda yapılabileceğini bire bir anlatmaktır. Üreticilerimizi örnek bahçelerimizde ağırlıyor, yapılan çalışmaları detaylı şekilde aktarıyoruz.” Eser, hedeflerinin dekar başına 80-90 kilogram olan verimi 350 kilogram seviyelerine çıkarmak olduğunu vurgulayarak, “Bu çalışma sabır isteyen bir süreçtir. Üreticilerimizin sabırlı olması büyük önem taşıyor” dedi. VERİM ARTIŞI %100’E KADAR ÇIKABİLİR Teraslama, tek dal dikim modeli ile toprak altı damlama sulama ve gübreleme sistemlerinin birlikte uygulanması sayesinde fındıkta yüzde 100’e varan verim artışı beklendiğini ifade eden Eser, projenin başarıya ulaşması halinde modelin Ordu genelinde verim kaybı yaşayan bahçelerde yaygınlaştırılacağını kaydetti. Uygulamadan yararlanmak isteyen üreticiler, ORTAR A.Ş’ye başvurarak proje hakkında detaylı bilgi alabilecek.

Ordu Şubat Meclisi’nde yatırımlar masaya yatırıldı Haber

Ordu Şubat Meclisi’nde yatırımlar masaya yatırıldı

Ordu Büyükşehir Belediye Meclisi, Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler başkanlığında Şubat ayı toplantısını gerçekleştirdi. İlçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda Başkan Güler, yapılan ve devam eden yatırımlar hakkında bilgi verdi. ORDU (İGFA) - Konuşmasına Kahramanmaraş merkezli depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları anarak başlayan Güler, Ordu halkının deprem bölgesinde gösterdiği dayanışmaya dikkat çekti. “Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın” diyen Güler, imar ve depreme dayanıklı yapıların önemini vurguladı. Başkan Güler, İstanbul’da düzenlenen EMITT fuarında Ordu’nun güzelliklerini dünyaya tanıttıklarını belirterek, “Türkiye’yi aştık, dünya çapında iddialı bir kent olma yolunda ilerliyoruz” dedi. Ayrıca temmuz ayında “Ordu Günleri” ve yaz aylarında “Kültür Yolu Festivali” düzenleneceğini açıkladı. “ORDU İSTERSE OLUYOR. YETER Kİ HERKES DEDİKODUYU BIRAKIP KENDİ İŞİNİ YAPSIN” Açıklamalarında Ordu’nun gücüne vurgu yapan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, bunun için herkesin dedikoduyu bırakıp işini yapması gerektiği vurgusunu yaptı. 19 kadın kooperatifi kurduklarını ve alım garantisi ile daha güçlendirdiklerini kaydeden Başkan Güler, “Ordu insan gücü açısından ihmal edilemeyecek bir güce sahip. Daha evvel biz fındıkta dördüncüydük. Şimdi birinciyiz. Balda ikinciydik birinci olduk. Kivide Türkiye’de ikinciyiz. Ordu isterse oluyor. Yeter ki herkes dedikoduyu bırakıp kendi işini yapsın. Ordu muhteşem bir yer, Ordu ezilecek bir yer değil. Biz gücümüzü bilelim. 19 tane kadın kooperatifi kurduk önceden bir tane yoktu. Ellerindeki ürünleri de alım garantisiyle biz alıyoruz. Yakında mikrokredi imkanını da kendilerine sunacağız” ifadelerini kullandı. “GÜÇLÜ KADROMUZLA GÜÇLÜ ORDU’YA DOĞRU HIZLI ADIMLARLA GİDİYORUZ. YOLUMUZ AÇIK OLSUN” Tarımdan turizme, alt ve üst yapıdan çevre konularına kadar birçok çalışmaya değinen Başkan Güler, tüm bu alanlarda çok güzel çalışmalar yapıldığına belirtti. Başkan Güler, alanında yapılan çalışmalardan örnekler vererek şu bilgileri aktardı: “Alt yapı, yol ve su konusu bizim zaten asli görevimiz ondan hiç bahsetmiyoruz bile. 340 tane iş makinemizle yolları yapıyor, su sorunlarını gideriyoruz. 3 tane trencher makinemiz var. Kazmadan borunun kalınlığı kadar bir yeri açarak alt yapı çalışmalarını yapacağız. Göletler yapıyoruz kimse bize yapın demedi. 7 sene önce çalışmalara başladık şimdi her yere göletler yapıyoruz. Su zenginlik ve hayatın vazgeçilmez unsuru. Müthiş bir tarihi zenginliğimiz var. Ordu’yu yazdan itibaren tanıyamayacaksınız. 41 tane en güzel mahalle seçtik. Onları Avrupa köyü gibi yapmaya başladık. Amacımız fırsat eşitliğini sağlamak ve kalkınmayı yaymak. Kalkınmadaki fırsat eşitliği ile adaleti tabana yayıyoruz.772 mahallenin 500’ü kırsal, muhtarlarımız arasında rekabet oluşsun ve halk arasında bir rekabet oluşsun istedik. Diğer mahalleleri de ateşlemiş olduk. Amacımız ‘Düşünen, üreten yarışan Ordu’ inşa etmek. Yarışan ortamını oluşturduk, bundan sonraki iş basına kalıyor. Durugöl’ü çöpten kurtardık, yüksek gökdelenlerden kurtardık halka açtık. Ünye Çamlık’ı halkımıza açtık. Melet’i çöpten kurtardık halkımıza kazandırdık. Bütün ilçelerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Fındık kapsülünden pelet üretimine başladık. Tarım makinelerini ücretsiz veriyoruz. 3 günde 100 dönüm yeri işleyebilirsiniz. Tohum isterseniz ucuz tohum verelim, üretimini yapın, makineyi zaten ücretsiz veriyoruz, işleyin satamazsanız yine biz alacağız. Güçlü kadromuzla güçlü Ordu’ya doğru hızlı adımlarla gidiyoruz. Yolumuz açık olsun.”

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor Haber

Ordu’da kaz yetiştiriciliği büyüyor

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'in tarım ve hayvancılıkta ürün çeşitliliğini artırma hedefi doğrultusunda hayata geçirilen projelerden biri olan kaz yetiştiriciliği hızla büyüme kaydediyor. ORDU (İGFA) - Çiftçilerin yetiştirdikleri kazları, diledikleri fiyatlarla piyasa sunarken; elinde kalan kazlar için ise Büyükşehir Belediyesi'nin 'alım garantisi' sistemi devreye giriyor. Bu kapsamda kazlar Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınıyor. Öte yandan, hemen satış yapmak istemeyen yetiştiriciler kazlarını Belediyenin Kanatlı Kesimhanesinde kestirip soğuk hava depolarında saklama imkânına sahip. KAZ YETİŞTİRİCİLERİ: “BÜYÜKŞEHRİN ALIM GARANTİSİ İLE PAZARLAMA SIKINTIMIZ KALMADI” Kazlar için Belediye ile yapılan anlaşma sonrası, 2025 yılının Nisan-Mayıs aylarında dağıtılan kaz civcivleri kesime ulaştı. Fatsa ve Ünye ilçelerinde Büyükşehir Belediyesi'nden destek alarak kaz yetiştiriciliğine başlayanlarda Yunus Yılmaz ve Ertuğrul Doğan, bu sürece başlamalarındaki kilit faktörün Belediyenin alım garantisi olduğunu vurguladı. “BAŞKAN GÜLER BİZE FIRSAT VE GÜVEN VERDİ” Kaz yetiştiricileri, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler'e desteklerinden ötürü teşekkür ederek şunları söyledi: "Kaz yetiştiriciliğine başlamamızdaki en önemli unsur, Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı civciv ve alım güvencesiydi. İlerleyen süreçte her türlü desteği aldık. Şimdi kazlarımızın kesimi ve saklanması aşamasındayız. Belediyeyi desteklerinden ötürü minnettarız, çalışmalarımızı daha da büyüterek sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.