Hava Durumu

#Aydın

giresunsonhaber - Aydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI Haber

ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI

ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI, TÜRKİYE ÜRETİMDE GÜÇLÜ AMA KARADENİZ İÇİN YENİ MODEL ŞART Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde küçük üreticilerin örgütlü yapıyla İtalya pazarına açılması, kestanenin yalnızca geleneksel bir tarım ürünü değil, doğru planlama ve ihracat disipliniyle katma değerli bir dış ticaret kalemine dönüşebileceğini gösterdi. El Carmenli üreticilerin İtalya’ya kestane gönderimini üç katına çıkarması, Türkiye ve özellikle Karadeniz için de dikkatle okunması gereken bir üretim ve pazar modeli ortaya koydu. ŞİLİ’DE KÜÇÜK ÜRETİCİ AVRUPA PAZARINA ÖRGÜTLÜ GİRDİ Şili’de Marrón Andino adlı üretici örgütü, 2026 yılında İtalya’ya yaptığı kestane ihracatını 202 bin 500 kiloya çıkardı. Bir önceki yıl 67 bin 500 kilo olan gönderim miktarı, üç katına ulaştı. Üretici örgütü, yalnızca kendi bahçelerinden topladığı ürünü değil, çevredeki üreticilerden aldığı kestaneleri de seçme, temizleme, işleme ve ihracata hazırlama sürecinden geçirerek Avrupa pazarına sundu. Bu modelin dikkat çeken yönü üretim miktarından çok organizasyon gücü oldu. Şili’de küçük üreticiler, sınırlı üretim alanına rağmen kalite standardı, ürün toplama ağı, işleme altyapısı ve doğrudan ihracat bağlantısıyla İtalya gibi rekabetçi bir pazarda kalıcı yer edinmeye başladı. TÜRKİYE ÜRETİMDE ŞİLİ’NİN ÇOK ÖNÜNDE Türkiye kestane üretiminde Şili’den çok daha büyük bir hacme sahip. 2024 yılında Türkiye’de 74 bin 300 ton kestane üretildi. Üretim alanı 140 bin dekarı aşarken, toplam kestane ağacı sayısı 3 milyonun üzerine çıktı. Türkiye’de üretimin merkezi Ege Bölgesi oldu. Aydın 24 bin 315 tonluk üretimle ilk sırada yer aldı. İzmir 23 bin 318 tonla Aydın’ı izledi. Bartın, Bursa, Zonguldak, Manisa, Kastamonu, Kütahya, Balıkesir ve Sinop da kestane üretiminde öne çıkan iller arasında yer aldı. Bu tablo, Türkiye’nin kestanede hammadde üretim gücünün yüksek olduğunu ancak ihracat, işleme ve markalaşma tarafında daha güçlü bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Türkiye’nin 2023 yılında 6 bin 492 ton kestane ihraç etmesi ve bu ihracatın en büyük bölümünün İtalya’ya gitmesi, Şili ile Türkiye’nin aynı pazarda karşı karşıya geldiğini ortaya koyuyor. AYDIN ÜRETİMİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRDÜ Türkiye’de kestane denildiğinde ticari merkez Aydın olarak öne çıkıyor. Aydın Kestanesi, coğrafi işaret kimliği, işleme tesisleri, ihracat hazırlığı ve borsa takibiyle ürünü yalnızca tarladan çıkan bir meyve olarak bırakmıyor. Kestane şekeri, işlenmiş ürünler, paketleme ve dış pazar bağlantısı Aydın’ın rekabet gücünü artırıyor. Aydın örneği, Türkiye’de kestanenin güçlü olduğu bölgelerde ürünün kayıtlı üretim, kalite standardı, işleme tesisi ve ihracat ağıyla büyüyebileceğini gösteriyor. Şili’nin El Carmen örneği ise küçük üretici ölçeğinde bile doğru örgütlenmeyle Avrupa pazarına girilebileceğini ortaya koyuyor. GÖRELE KESTANE ORMANLARI GİRESUN İÇİN STRATEJİK KAYNAK Giresun’da kestane varlığı denildiğinde Görele ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde hazırlanan “Kestane Ormanlarının Genel Özellikleri ve Meşcere Kuruluşu: Giresun-Görele Örneği” başlıklı yüksek lisans tezinde, Görele Orman İşletme Şefliği sınırları içindeki kestane ormanları yayılış alanları, genel özellikleri ve meşcere kuruluşları yönünden incelendi. Çalışmada 17 farklı deneme alanında kestane bireylerinin çap, boy ve yaş özellikleri değerlendirildi. Bu akademik çalışma, Görele’deki kestane varlığının yalnızca orman dokusu içinde kalan doğal bir ağaç topluluğu olmadığını, Giresun’un tarımsal çeşitliliği ve kırsal ekonomisi açısından korunması gereken önemli bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor. Şili’nin El Carmen bölgesinde küçük üreticiler kestaneyi ihracat zincirine taşırken, Görele’deki kestane ormanları da doğru planlama ile üretim, bal, yöresel ürün, ekoturizm ve kırsal gelir modeli içinde değerlendirilebilir. HASTALIK VE ZARARLI BASKISI RİSKİ BÜYÜTÜYOR Doğu Karadeniz’de kestane alanlarının önündeki en önemli risklerden biri hastalık ve zararlı baskısıdır. Orman Genel Müdürlüğü’nün Doğu Karadeniz doğal kestane popülasyonlarına ilişkin çalışmasında, Samsun ile Artvin arasındaki doğal kestane ormanlarında kestane dal kanseri hastalığının batıya gidildikçe daha yoğun ve yaygın gözlendiği belirtiliyor. Aynı değerlendirmede, orman köylüsü tarafından sahiplenilen ve meyvesinden yararlanılan kestane meşcerelerinin daha sağlıklı ve fenotipik açıdan daha üstün olduğu vurgulanıyor. Giresun’da kestane gal arısı da kestane ormanları için önemli tehdit başlıkları arasında yer alıyor. Eynesil’in Ören beldesindeki kestane ormanlarında gal arısı zararlısına karşı faydalı böcek salımı yapılması, bölgede biyolojik mücadele ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor. GÖRELE İÇİN MODEL: KORUMA, ISLAH, ÜRETİM VE PAZAR Görele kestane ormanları, Giresun’da fındığın yanında tamamlayıcı bir kırsal gelir alanı oluşturabilecek nitelik taşıyor. Ancak bunun için doğal varlığın yalnızca korunması yetmez; sağlıklı ağaçların belirlenmesi, gençleştirme çalışmalarının yapılması, hastalık ve zararlı mücadelesinin düzenli sürdürülmesi, üretici-köylü örgütlenmesinin kurulması ve kestanenin işlenmiş ürünlere dönüştürülmesi gerekir. Şili’nin İtalya’ya ihracat başarısı, küçük üreticinin örgütlü hareket ettiğinde Avrupa pazarına girebildiğini gösteriyor. Görele’nin ihtiyacı da bu noktada netleşiyor: doğal kestane ormanlarını koruyan, sağlıklı genetik kaynağı çoğaltan, ürünü yalnızca ormandan toplanan meyve olarak bırakmayan ve kestaneyi bal, un, püre, ezme, kurutulmuş ürün ve yerel marka zinciriyle değerlendiren bir üretim modeli kurulmalıdır.

GİRESUNLU GÜREŞÇİLERDEN ANADOLU YILDIZLAR LİGİ’NDE DERECE Haber

GİRESUNLU GÜREŞÇİLERDEN ANADOLU YILDIZLAR LİGİ’NDE DERECE

GİRESUNLU GÜREŞÇİLERDEN ANADOLU YILDIZLAR LİGİ’NDE DERECE Giresunlu sporcular, Karabük’te düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi Güreş 1. Etap Müsabakalarında önemli dereceler elde ederek Türkiye Şampiyonası’na katılma hakkı kazandı. KARABÜK’TE GİRESUN BAŞARISI Anadolu Yıldızlar Ligi Güreş 1. Etap Müsabakaları, 8-11 Haziran tarihleri arasında Karabük’te gerçekleştirildi. Müsabakalarda Giresun’u temsil eden sporcular, farklı sıkletlerde elde ettikleri derecelerle önemli bir başarıya imza attı. Giresunlu sporcular, turnuvada bir birincilik, bir ikincilik ve iki üçüncülük elde ederek hem okullarını hem de kenti gururlandırdı. DÖRT SPORCU KÜRSÜYE ÇIKTI Müsabakalarda 41 kiloda Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Mustafa Şardağ birinci oldu. 44 kiloda Bulancak İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Ahmet Mahmut Bulut ikinci sırayı aldı. 68 kiloda Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk üçüncülük elde ederken, 75 kiloda Giresun Spor Lisesi öğrencisi Mostafa Lashkari de üçüncü olarak kürsüye çıktı. TÜRKİYE ŞAMPİYONASI’NA KATILACAKLAR Karabük’te elde edilen derecelerle Giresunlu sporcular, 6-9 Temmuz tarihlerinde Aydın’da düzenlenecek Türkiye Şampiyonası’na katılmaya hak kazandı. Sporcuların Türkiye Şampiyonası’nda da Giresun’u başarıyla temsil etmesi bekleniyor. ANTRENÖR EMEĞİ ÖNE ÇIKTI Başarıda sporcuların disiplinli çalışmasının yanı sıra antrenör emeği de dikkat çekti. Antrenör Ömer Faruk Sipahi’nin çalıştırdığı sporcular, etap müsabakalarında elde ettikleri sonuçlarla Türkiye Şampiyonası öncesi güçlü bir performans ortaya koydu. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, dereceye giren sporcuları ve başarıda emeği bulunan antrenörleri tebrik ederek Türkiye Şampiyonası yolunda başarı diledi.

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor

Türkiye Çam Balı Küresel Değer Zincirinde Hak Ettiği Konuma Taşınacak Türk Çam Balını Manuka Balına Rakip Yapacak Proje Hayata Geçiyor Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçme “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

Dikkat! Çok sayıda il için fırtına ve kuvvetli yağış uyarısı Haber

Dikkat! Çok sayıda il için fırtına ve kuvvetli yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün bilgilerine dayandırılan İçişleri Bakanlığı açıklamasında, 10 Ocak Cumartesi günü için Marmara, Ege ve birçok bölgede güçlü rüzgarlar, fırtına ve yerel yoğun sağanak yağısının beklendiği bildirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi AKOM ise lodos ve fırtınaya karşı alınması gereken güvenlik önlemlerine vurgu yaptı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanlığınca, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden alınan son tahminler ışığında 10 Ocak 2026 Cumartesi günü için şiddetli hava koşullarına yönelik vatandaşların uyarıldığı açıklandı. Açıklamaya göre Marmara, Ege, İç Anadolu’nun kuzeybatısı (Eskişehir) ile Batı Karadeniz’in iç kesimlerinde rüzgarın güney ve batı yönlerden güçlü esmesi, fırtına ve yer yer şiddetli fırtınaya dönüşmesi bekleniyor. Trakya bölgesinde görülecek olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların Edirne ve Kırklareli çevreleri ile Tekirdağ’ın iç bölgelerinde yerel olarak güçlü olacağı öngörülüyor. Ayrıca İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Balıkesir ve Bursa çevreleri ile Çanakkale’nin güney ve doğu bölgelerinde de yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. İçişleri Bakanlığı, olumsuz hava koşulları nedeniyle ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması, soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenmeleri, ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve ulaşımda aksamalar gibi risklere karşı vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğine dikkat çekti. Açıklamada, yetkililerin yapacağı uyarıların yakından takip edilmesinin önemi de belirtildi.

Konut Satışları Artıyor, Fiyatlar Reelde Geriliyor Haber

Konut Satışları Artıyor, Fiyatlar Reelde Geriliyor

Yapay zekâ kullanarak gayrimenkul değerlemeleri yapan ve bu sayede emlak alım satım işlemlerinin güvenle yürütülmesini sağlayan Endeksa, Ekim 2025 Konut Değer Raporunu yayımladı. Elde edilen verilere göre, ekim ayında Türkiye genelinde satılık konut fiyatları yıllık bazda %29,2, aylık bazda ise %2,5 artış gösterdi. Enflasyon etkisi göz önünde bulundurulduğunda fiyatlar bir yıl içerisinde reel olarak %2,9, aylık olarak ise %0,4 oranında düştü. Ortalama konut metrekare satış fiyatı 36 bin 223 TL iken, ortalama konut fiyatı 4,5 milyon TL olarak belirlendi. Konut yatırımlarının geri dönüş süresi ise 13 yıl olarak hesaplandı. Konut satış rakamlarına baktığımızda Ekim ayında 164 bin 306 konutun satıldığı görülmekte. Bu sayı, konut satış adedinin geçen senenin Ekim ayına göre %0,5 oranında azaldığını göstermektedir. 2025 yılının Ocak-Ekim döneminde ise konut satışları geçen senenin aynı dönemine kıyasla %16,2 artarak 1 milyon 293 bin 33 olarak kaydedildi. Geçtiğimiz yılın Ocak-Ekim dönemiyle kıyaslandığında, en dikkat çekici artışın %64,0 ile ipotekli (kredili) konut satışlarında yaşandığı gözlendi. Endeksa Genel Müdürü ve Kurucu Ortağı Görkem Öğüt, rapor hakkında şunları ifade etti: “Ekim ayında satış rakamlarında küçük bir düşüş görülse de yılın ilk 10 ayında kaydedilen %16,2’lik artış, konut talebinin güçlü olduğunu ortaya koyuyor. 2025 sonunda konut satışlarının 1,5 milyon adedin üzerine çıkmasını öngörüyoruz. Ancak, fiyat tarafında daha dengeli bir tablo var. Konut satış fiyatları yıllık bazda nominal olarak yükselse de enflasyondan arındırılmış rakamlar Şubat 2024’ten beri reel düşüş trendini sürdürüyor; kira piyasasında da benzer bir eğilim mevcut. Bu tablo, pandemiden sonraki hızlı değer artışlarının ardından piyasanın normale döndüğünü, yatırım amaçlı alımların yerini kullanıcı odaklı taleple değiştirdiğini gösteriyor. Önümüzdeki aylarda faiz indirimleri ve kredi maliyetlerindeki azalma, talebi destekleyerek fiyatların reel anlamda tekrar yukarı yönlü hareket etmesine zemin hazırlayabilir.” En fazla değer artışı görülen şehirler: Diyarbakır, Çanakkale ve Samsun Endeksa verilerine göre, ekim ayında en fazla konut satışı yapılan ilk 30 şehir değerlendirildiğinde yatırımcılara en fazla kazanç sağlayan iller sırasıyla Diyarbakır, Çanakkale ve Samsun oldu. Diyarbakır’da konut fiyatları son bir yılda %54,6 arttı; enflasyon etkisinden arındırıldığında artış oranı %16,1 olarak belirlendi. Bu şehirde ortalama konut metrekare satış fiyatı 29 bin 954 TL, ortalama konut fiyatı ise 4,6 milyon TL'dir. Çanakkale’de konut satış fiyatlarının nominal değeri %42,0 artarken reel değeri %6,7 olarak belirlendi. Bu şehirde ortalama konut metrekare satış fiyatı 48 bin 335 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,7 milyon TL’dir. Samsun’da ise konut satış fiyatları nominalde %41,2 artarken reel artış %6,1 oranında gerçekleşti. Samsun’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 31 bin 42 TL, ortalama konut fiyatı ise 3,7 milyon TL oldu. En fazla konut satışının yapıldığı ilk 30 şehir arasında satılık konut fiyatları bir yılda en az artan bölgeler sırasıyla Hatay, Muğla ve Aydın oldu. Hatay’da satılık konut fiyatları önceki yılın aynı ayına kıyasla %14,7 yükselirken, enflasyondan arındırılmış verilere göre fiyatlar reel olarak %13,8 geriledi. Hatay’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 24 bin 691 TL, ortalama konut fiyatı 3,7 milyon TL olarak belirlendi. Muğla’da ise satış fiyatları nominalde %20,6 artarken, reel olarak %9,3 azaldı. Türkiye genelinde en yüksek gayrimenkul fiyatlarına sahip olan Muğla’da ortalama konut metrekare satış fiyatı 75 bin 788 TL, ortalama konut fiyatı 9,8 milyon TL'dir. Aydın’da konut satış fiyatları nominal olarak %23,2 yükselirken reel olarak %7,4 oranında azaldı. Bu şehirde ortalama konut metrekare satış fiyatı 48 bin 461 TL, ortalama konut fiyatı 6,5 milyon TL olarak gerçekleşti. 4 büyük şehir arasında Ankara fiyat artışında lider Türkiye’nin en büyük dört şehri arasında satılık konut fiyatlarının bir yılda en fazla arttığı şehir Ankara oldu. Ankara’da nominal fiyat artışı %37,1 seviyesinde gerçekleşirken reel bazda %3,0’lık artış kaydedildi. Başkentte konut metrekare fiyatı 32 bin 459 TL’ye, ortalama konut fiyatı ise 4,2 milyon TL’ye çıktı. İstanbul’da fiyatlar nominal olarak %29,8 artarken, enflasyondan arındırıldığında fiyatlarda %2,4 azalma oldu. İstanbul’da konut metrekare fiyatı 55 bin 181 TL, ortalama konut fiyatı 6,3 milyon TL olarak hesaplanmıştır. İzmir’de satılık konut fiyatları yıllık bazda %27,8 nominal artış gösterirken reel olarak %3,9 geriledi. İzmir’de ortalama konut metrekare fiyatı 46 bin 902 TL, ortalama konut fiyatı ise 5,9 milyon TL olarak kaydedilmiştir. Bursa’da ise yıllık nominal değişim %27,0 iken reel bazda %4,6 azalış yaşandı. Bu ilde ortalama metrekare fiyatı 31 bin 73 TL, ortalama satış fiyatı ise 4 milyon TL'dir. Türkiye genelinde kiralar %28,7 yükseldi Endeksa’nın güncel verilerine göre, Türkiye genelindeki kiralık konut fiyatları yıllık %28,8 artış gösterirken, aylık %0,5 azaldı. Enflasyondan arındırılmış verilere göre kiralar bir yılda reel olarak %3,2, bir önceki aya göre ise %3,3 oranında geriledi. Türkiye genelinde konutların ortalama metrekare kira fiyatı 229 TL, ortalama kira ise 24 bin 923 TL seviyesinde bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.