Hava Durumu

#Kalite Standardı

giresunsonhaber - Kalite Standardı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kalite Standardı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE SEKTÖRÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, güçlenen sanayi bağlantıları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, bitki sağlığı çözümleri ve işleme teknolojileriyle yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticiden sanayiye, bilim insanından teknoloji firmalarına kadar fındık zincirinin bütün aktörlerini aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil; teknik kapasitesini geliştiren, sanayi bağlantılarını güçlendiren, fidanlık altyapısını kuran, hasat sonrası işleme teknolojilerine yatırım yapan ve küresel pazarla daha doğrudan ilişki kuran yeni bir fındık gücü olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Los Ángeles kentinde, Casa Laura ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Program, 09.30 ile 15.00 saatleri arasında düzenlenecek. PlanetNuts’un güncel duyurusuyla yeniden gündeme gelen etkinlik, “fındık ağacını yeniden başrole taşıyan” bir teknik ve ticari buluşma olarak hazırlandı. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, fidanlıkları, araştırmacıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini Şili Avrupa fındığının geleceğini tartışmak üzere bir araya getirecek. Etkinliğin ana teması, Şili’nin fındıkta ulaştığı büyüme seviyesinden sonra artık nasıl daha kaliteli, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir üretim modeline geçeceği üzerine kuruluyor. FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ: ŞİLİ Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda dikkat çeken Şili, dikim alanlarını artırmanın ötesinde, sektörün bütün zincirini yeniden kuran bir model geliştiriyor. Bu modelde yalnızca bahçe kurmak ya da üretim miktarını büyütmek yok; doğru fidan, doğru çeşit, sağlıklı bahçe yönetimi, bitki sağlığı, hastalık kontrolü, besleme programı, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve ihracat bağlantısı aynı anda ele alınıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026 bu nedenle klasik bir tarım toplantısı değil. Etkinlik, Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi teknik, ticari ve stratejik başlıklara odaklanacağını gösterecek geniş kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Şili’nin fındıkta geldiği nokta, küresel piyasa açısından da önem taşıyor. Dünya fındık piyasasında Türkiye hâlâ ana üretici ülke konumunu korurken, Şili’nin planlı ve teknoloji odaklı büyümesi, rekabetin artık yalnızca rekolte miktarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Yeni dönemde rekabet; verimlilik, kalite standardı, ürün sağlığı, sanayi kapasitesi, sürdürülebilirlik, üretici-sanayi ilişkisi, işleme teknolojisi ve pazar disiplini üzerinden şekilleniyor. LOS ÁNGELES’TE TEKNİK VE TİCARİ BULUŞMA PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün farklı aktörlerini aynı çatı altında toplayacak. Etkinlik alanı olarak belirlenen Casa Laura, üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, şirket temsilcileri ve sanayi aktörleri için teknik bilgi paylaşımının yapılacağı bir merkez haline gelecek. Programda Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin temel sorunları, yeni fırsatları ve önümüzdeki yıllarda sektörün karşı karşıya kalacağı rekabet başlıkları ele alınacak. Etkinlikte özellikle şu konuların öne çıkması bekleniyor: Avrupa fındığında verimlilik artışı, bahçe yönetimi, hastalık ve zararlı baskısı, bitki besleme, iklim değişikliğine uyum, fidan kalitesi, hasat sonrası işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme teknolojileri, sanayi bağlantıları, üretici deneyimleri ve ihracat perspektifi. Bu başlıklar, Şili fındığının artık yalnızca tarımsal üretim alanında değil, aynı zamanda küresel gıda ve sanayi zinciri içinde de daha güçlü bir konuma yerleşmek istediğini gösteriyor. KONUŞMACILAR: ÜRETİM, SANAYİ VE BİTKİ SAĞLIĞI AYNI MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın açıklanan ilk konuşmacıları, etkinliğin yönünü de ortaya koyuyor. Programda Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya yer alacak. Gabriel Aguilar’ın katılımı, toplantının üretici uygulamaları, bahçe yönetimi, sezon içi karar alma süreçleri ve verimlilik başlıklarına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Aguilar’ın sahaya dayalı danışmanlık perspektifi, üreticilerin karşılaştığı pratik sorunların teknik zeminde değerlendirilmesini sağlayacak. Camilo Scocco’nun AgriChile Genel Müdürü olarak programda yer alması ise etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığında sanayi kapasitesi, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat bağlantıları, üretici-sanayi ilişkisi ve küresel pazar boyutunun da gündemde olacağını gösteriyor. Ernesto Moya’nın fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle etkinlikte yer alması, bitki sağlığı başlığının programın en kritik bölümlerinden biri olacağını ortaya koyuyor. Avrupa fındığında hastalık baskısı, patojenler, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı, koruyucu uygulamalar ve sürdürülebilir mücadele yöntemleri Şili üreticileri için giderek daha önemli hale geliyor. Bu üç konuşmacı profili birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın üç temel eksene oturduğu görülüyor: sahada verimli üretim, sanayiyle güçlü bağlantı ve hastalıklara karşı bilimsel mücadele. ÜRETİCİ MASASI: SAHADAKİ GERÇEK DENEYİM MERKEZE ALINIYOR Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de teknik üretici paneli olacak. Bu panelde üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde karşılaştıkları sorunları, aldıkları sonuçları ve edindikleri deneyimleri sektörle paylaşacak. Bu yaklaşım, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik sunumlarla ya da şirket tanıtımlarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Üretici masası, doğrudan sahadan gelen deneyimi merkeze alarak teknik tartışmayı daha gerçekçi bir zemine taşıyacak. Çünkü Avrupa fındığında başarı, artık sadece dikim alanını büyütmekle elde edilmiyor. Bahçede yapılan budama, sulama, bitki besleme, hastalık takibi, zararlı mücadelesi, soğuklanma izleme, hasat zamanı belirleme ve maliyet kontrolü gibi kararlar, ürünün verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. Üretici masasında paylaşılacak saha deneyimleri, danışmanlar ve şirketler için de önemli bir veri alanı oluşturacak. Hangi uygulamanın sahada karşılık bulduğu, hangi teknik çözümün üreticinin sorununu azalttığı, hangi risklerin yeni sezonda daha fazla öne çıkacağı bu bölümde daha görünür hale gelecek. SPONSORLAR FINDIK ZİNCİRİNİN TAMAMINI GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsor yapısı, etkinliğin kapsamını açık biçimde ortaya koyuyor. Sponsorlar yalnızca bir tanıtım listesi değil; Şili fındık sektörünün hangi alanlarda büyüdüğünü, hangi teknolojilere ihtiyaç duyduğunu ve hangi başlıklarda profesyonelleştiğini gösteren önemli bir veri niteliği taşıyor. Açıklanan sponsorlar arasında Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile ve Castaño Austral Vivero gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren firmalar yer alıyor. Bu yapı, fındıkta üretimden pazara uzanan bütün zincirin gündeme taşındığını gösteriyor. Teknik danışmanlık, biyoteknoloji, bitki besleme, biyoçözümler, ürün koruma, fidanlık, işleme teknolojileri, otomasyon, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları etkinliğin ana omurgasını oluşturuyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts’un sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin üretici sahasına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık yapan şirket, üreticilere bahçe koşullarına göre uyarlanmış çözümler sunuyor. Trinuts’un yaklaşımı, Şili fındığında teknik danışmanlığın artık tamamlayıcı değil, doğrudan üretim başarısını belirleyen bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor. Bahçe verimliliği, kârlılık, saha gözlemi, budama programı, besleme stratejisi ve sezon yönetimi gibi başlıklar, profesyonel danışmanlıkla birlikte daha sistemli hale geliyor. Fındıkta yeni dönemin üreticisi artık yalnızca toprağa fidan diken kişi değil; teknik veriyle karar alan, maliyetini izleyen, verimini ölçen ve kalite standardını yöneten profesyonel bir tarımsal aktör haline geliyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL KAYNAKLI TARIMSAL GİRDİLER Fitotecnología’nın programa dahil olması, Şili fındık sektöründe biyoteknoloji ve doğal kaynaklı tarımsal girdilerin önem kazandığını gösteriyor. Şirket, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler üzerine çalışan yapısıyla dikkat çekiyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sürdürülebilir üretim tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma ve çevreyle uyumlu tarımsal girdiler, özellikle iklim baskısının arttığı ve üretim maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde daha stratejik hale geliyor. Şili’nin bu alandaki ilgisi, fındıkta geleceğin yalnızca daha fazla kimyasal kullanımıyla değil, daha doğru, daha ölçülü ve daha sürdürülebilir girdi yönetimiyle kurulacağını gösteriyor. PACK-MAN: HASAT SONRASI İŞLEMEDE TEKNOLOJİ HAMLESİ Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası işleme kapasitesinin stratejik bir konu haline geldiğini gösteriyor. Üretim miktarı büyüdükçe, ürünün yalnızca bahçeden alınması yeterli olmuyor; kurutma, ayıklama, sınıflandırma, paketleme ve sanayiye uygun hale getirme süreçleri de aynı ölçüde önem kazanıyor. Pack-Man’in meyve ve kuru yemiş işleme teknolojilerindeki uzmanlığı, Şili fındığının sanayiyle entegrasyon sürecinde daha fazla teknolojiye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Fındıkta değer artık yalnızca dalda değil; hasattan sonra ürünün nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı ve pazara hangi standartla sunulduğu aşamada oluşuyor. UPL: ÜRÜN KORUMA, BİTKİ BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLER UPL’nin etkinlikte yer alması, ürün koruma ve bitki sağlığı başlığının Şili fındık sektörünün merkezinde olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte tarım çözümleri geliştiren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle üreticilere destek sunuyor. Avrupa fındığında hastalık ve zararlı baskısı, iklim değişkenliğiyle birlikte daha karmaşık hale geliyor. Bu nedenle üreticilerin yalnızca sezon sonunda değil, sezon boyunca bitki sağlığını izleyen ve önleyici yaklaşımı güçlendiren sistemlere yönelmesi gerekiyor. UPL’nin programdaki varlığı, Şili fındık sektöründe verim istikrarı, bitki dayanıklılığı ve sürdürülebilir koruma stratejilerinin daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. ROVENSA NEXT CHILE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE BİYOÇÖZÜMLER Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, Avrupa fındığında biyolojik çözümler ve sürdürülebilir üretim arayışının güçlendiğini ortaya koyuyor. Biyostimülantlar, biyogübreler, biyokontrol ürünleri ve adjuvantlar gibi başlıklar, modern meyvecilikte giderek daha fazla önem kazanıyor. Şili’nin fındıkta büyüme stratejisi, yalnızca üretim miktarını artırmaya değil, bu üretimin çevresel ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasına da odaklanıyor. Bu nedenle biyoçözümler, fındıkta yeni dönemin önemli rekabet araçlarından biri haline geliyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA: BESLEME TEKNOLOJİLERİ ÖNE ÇIKIYOR FertiGlobal ve Fertiamerica’nın sponsor yapısında yer alması, bitki besleme teknolojilerinin etkinliğin önemli başlıklarından biri olacağını gösteriyor. Avrupa fındığında verim ve kalite, toprağın genel durumu kadar bitkinin doğru dönemde doğru besin maddesine ulaşabilmesiyle de yakından ilişkili. FertiGlobal’in biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanındaki çalışmaları, Fertiamerica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, fındıkta modern besleme yaklaşımının önemini artırıyor. Yeni dönemde yüksek verim, yalnızca daha fazla gübre kullanmakla değil; bitkinin ihtiyacını doğru okumak, stresi azaltmak ve besleme programını bilimsel veriye göre kurmakla mümkün olacak. SUMITOMO CHEMICAL CHILE: ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL ÜRETKENLİK Sumitomo Chemical Chile’nin programa dahil olması, ürün koruma ve tarımsal üretkenlik başlıklarını daha da güçlendiriyor. Küresel tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketin kimyasal ve biyolojik çözümleri birlikte ele alan yaklaşımı, fındıkta hastalık ve zararlı yönetiminin çok boyutlu hale geldiğini gösteriyor. Fındık bahçelerinde üretim maliyetlerinin yükseldiği, iklim risklerinin arttığı ve kalite beklentilerinin daha sıkı hale geldiği bir dönemde ürün koruma çözümleri, doğrudan üretici gelirini etkileyen bir faktör haline geliyor. ANAGRA: BİTKİ BESLEME, ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL TEKNOLOJİ Anagra’nın sponsorluğu, Şili fındığında geniş kapsamlı tarımsal çözüm sağlayıcılarının rolünü ortaya koyuyor. Bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknoloji başlıklarını birlikte ele alan şirket, üreticinin yalnızca tek bir soruna değil, bütün üretim sürecine çözüm aradığını gösteriyor. Bu durum, Şili fındık sektöründe profesyonelleşmenin hızlandığını ortaya koyuyor. Üretici artık yalnızca ürün satan firmalarla değil, bütün sezonu planlayan teknik çözüm ortaklarıyla çalışmak istiyor. UNITEC: KALİTE SINIFLANDIRMASI, KALİBRASYON VE PAKETLEME UNITEC’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası kalite yönetiminin kritik hale geldiğini gösteriyor. Meyve, kuru yemiş ve sebze işleme teknolojilerindeki uluslararası deneyimiyle tanınan şirket, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik alanlarında çözüm üretiyor. Bu başlık, fındıkta küresel pazar için hayati önemdedir. Çünkü ihracat pazarında ürün yalnızca miktarıyla değil; homojenliği, kalibresi, temizliği, standardı, izlenebilirliği ve işlenebilirliğiyle değer kazanıyor. Dünya fındık ticaretinde gelecek, yalnızca ürünü yetiştirenlerin değil; ürünü doğru sınıflandıran, doğru işleyen ve doğru pazara doğru standartla sunanların olacak. POINT CHILE: AGROKİMYA, BİYOLOJİK ÜRÜNLER VE SAHA DESTEĞİ Point Chile’nin PlanetNuts Day Avellanos sponsorları arasında yer alması, fındıkta saha destekli ürün koruma ve besleme yaklaşımının önem kazandığını gösteriyor. Agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümlerinden oluşan portföyüyle şirket, üreticilere farklı üretim koşullarına göre çözüm sunuyor. Şili’nin farklı tarım bölgelerinde teknik ekiplerle sahada bulunması, fındıkta danışmanlık ve ürün çözümünün birlikte ilerlediğini gösteriyor. Artık üretici, yalnızca ürün almak değil; ürünü ne zaman, nasıl ve hangi stratejiyle kullanacağını da bilmek istiyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO: KALİTELİ FİDAN VE YENİ BAHÇE KURULUMU Castaño Austral Vivero’nun programa dahil edilmesi, Şili fındık sektöründe fidanlık ve kaliteli bitki üretiminin stratejik önemini ortaya koyuyor. Avrupa fındığında uzun vadeli başarı, bahçenin kurulduğu ilk günden başlıyor. Doğru fidan materyali, sağlıklı kök yapısı, uygun çeşit seçimi, hastalıksız bitki üretimi ve bölge koşullarına uyumlu bahçe kurulumu, gelecek yılların verimini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle fidanlık başlığı, yalnızca yeni dikim yapan üreticiler için değil, sektörün genel rekabet gücü için de kritik hale geliyor. Kalitesiz fidanla kurulan bir bahçe, yıllar boyunca düşük verim, hastalık riski ve ekonomik kayıp anlamına gelebiliyor. ALICAHUE İLE GENİŞLEYEN PARTNER AĞI PlanetNuts’un güncel duyurularında Alicahue’nin genel partner ağına katıldığı da açıklandı. Alicahue’nin ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimi, PlanetNuts’un yalnızca fındıkta değil, daha geniş sert kabuklu meyve ekosisteminde de iş birliği ağını büyüttüğünü gösteriyor. Bu gelişme, PlanetNuts Day Avellanos’un doğrudan etkinlik sponsorluğu listesiyle karıştırılmamalı. Ancak sektör açısından bakıldığında, sert kabuklu meyvelerde bilgi, teknoloji, üretici ağı ve pazar deneyiminin giderek daha entegre hale geldiği görülüyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un güncel teknik paylaşımlarında kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira’nın değerlendirmelerinde kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğu vurgulanıyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sezon başarısının yalnızca hasat döneminde değil, kış aylarında alınan teknik kararlarla başladığını gösteriyor. Kış budaması, odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, yeni dönemin en kritik teknik başlıkları arasında yer alıyor. Bu tablo, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör toplantısı değil; üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren teknik bir platform olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA OYUNU DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli risklerden biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin yeni dönem fındık stratejisinde yalnızca üretim alanı büyümesi değil, iklim risklerine karşı teknik uyum da önem kazanıyor. Fındıkta iklim baskısı, özellikle soğuklanma ihtiyacı ve çiçeklenme senkronizasyonu açısından kritik sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış zamanda gelen sıcaklık değişimleri, yetersiz soğuklanma, düzensiz çiçeklenme veya hastalık baskısındaki artış, bahçe verimini ve kaliteyi doğrudan etkiliyor. Şili’nin teknik toplantılarında bu başlıkların öne çıkması, sektörün geleceğe dönük riskleri şimdiden masaya yatırdığını gösteriyor. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme döneminden profesyonelleşme dönemine geçiyor. Bu yeni dönemde mesele yalnızca kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli, fındıkta şu başlıkları aynı anda güçlendirmeye çalışıyor: Kaliteli fidan üretimi, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik, sanayi bağlantısı ve ihracat disiplini. Bu başlıklar, dünya fındık piyasasında geleceğin rekabet eksenini de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli olmakla birlikte, artık tek başına yeterli değil. Pazar, daha standart, daha izlenebilir, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN SESSİZ AMA GÜÇLÜ UYARI Şili’nin fındıkta planlı biçimde büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık mesele yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” sorusu değildir. Asıl rekabet, ürünün hangi kalitede üretildiği, nasıl işlendiği, hangi standartla pazara sunulduğu, üreticinin ne kadar kazandığı, sanayinin nasıl yapılandığı ve ülkenin fındıkta nasıl bir marka değeri oluşturduğu üzerinden şekilleniyor. Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı, kendine özgü aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a şu gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca söylemle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK REKABETİ: BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, o ürünün nasıl yönetildiği ve pazara nasıl sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sektör buluşmaları, fidanlık yatırımları, işleme teknolojileri, ürün koruma şirketleri, biyoçözüm sağlayıcıları ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN NABZINI TUTACAK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik ve ticari model kuracağını gösterecek en önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın üretici odaklı teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bağlantısı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi yaklaşımı, sponsor firmaların üretimden işlemeye uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde, etkinlik Avrupa fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil, bu büyümeyi teknoloji, bilgi, kalite ve sanayi bağlantısıyla yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür ve daha organize bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme, fındıkta rehavete yer olmadığını gösteriyor. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE YAPILACAK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, büyüyen teknik danışmanlık ağı, güçlenen sanayi bağlantıları, fidanlık yatırımları, ürün koruma çözümleri, bitki besleme sistemleri, işleme teknolojileri ve sürdürülebilir üretim arayışıyla yeni sezonun en kapsamlı sektör buluşmalarından birine hazırlanıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, fidanlıkları, tedarikçileri, ihracatçıları, araştırmacıları, sanayi şirketlerini ve sektör temsilcilerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te bir araya getirecek. FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ: ŞİLİ Avrupa fındığında dünya pazarındaki ağırlığını artıran Şili, artık yalnızca üretim alanlarını genişleten bir ülke değil; teknik altyapısı, sanayi bağlantıları, sürdürülebilir üretim arayışı ve teknoloji odaklı tarımsal modeliyle küresel rekabette daha görünür hale gelen bir aktör olarak öne çıkıyor. PlanetNuts’un “Chile, potencia avellanera” başlığıyla duyurduğu PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yükselişin teknik, ticari ve stratejik boyutlarını masaya taşıyacak. Etkinlik; bahçe yönetimi, verimlilik, hastalık kontrolü, bitki besleme, biyostimülasyon, fidanlık, kaliteli bitki üretimi, işleme teknolojileri, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve küresel pazar bağlantıları gibi başlıkları aynı zeminde buluşturacak. Organizasyon, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Casa Laura, Los Ángeles’te 09.30-15.00 saatleri arasında yapılacak. Bilet satışları Welcu üzerinden açıldı. Program, bahçeleri ve tarımsal işletmeleri için daha doğru karar almak isteyen üreticilere, danışmanlara ve sektör profesyonellerine teknik bilgi, saha deneyimi ve stratejik değerlendirme sunmayı hedefliyor. ÜRETİCİ, DANIŞMAN, ARAŞTIRMACI VE ŞİRKETLER AYNI MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026, klasik bir seminerin ötesinde, Şili fındık sektörünün bütün zincirini kapsayan bir buluşma olarak hazırlanıyor. Programda üreticiler, danışmanlar, fidanlıklar, tedarikçiler, ihracatçılar, araştırmacılar, işleme teknolojisi firmaları, bitki besleme şirketleri, ürün koruma sağlayıcıları, biyolojik çözüm firmaları ve sektör liderleri aynı platformda yer alacak. Bu yapı, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin artık tek boyutlu bir büyüme süreci olmadığını gösteriyor. Yeni dönemde yalnızca daha fazla dikim alanı değil; doğru fidan materyali, sağlıklı bahçe kurulumu, verimli üretim, hastalık ve zararlı baskısına karşı koruma, sürdürülebilir girdi kullanımı, hasat sonrası işleme kapasitesi, kaliteye göre sınıflandırma ve pazara standart ürün sunma kabiliyeti de belirleyici hale geliyor. KONUŞMACILAR BELLİ OLDU PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk konuşmacıları Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya olarak açıklandı. Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman olarak programda yer alacak. Aguilar’ın katılımı; bahçe yönetimi, hasat başarısı, sezon içi karar alma süreçleri, üretici uygulamaları ve verimliliği korumaya dönük teknik başlıkların toplantının ana eksenlerinden biri olacağını gösteriyor. Camilo Scocco, AgriChile Genel Müdürü unvanıyla etkinlikte konuşacak. Scocco’nun programa dahil edilmesi, Şili fındığının yalnızca üretim tekniğiyle değil; sanayi kapasitesi, tedarik zinciri, işleme altyapısı, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri açısından da değerlendirileceğine işaret ediyor. Ernesto Moya ise fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle programda yer alacak. Moya’nın katılımı; bitki sağlığı, hastalık yönetimi, patojen baskısı, odun hastalıkları ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin toplantının teknik gündeminde güçlü biçimde yer alacağını ortaya koyuyor. ÜRETİCİLER TEKNİK MASADA SAHA DENEYİMİNİ AKTARACAK Etkinlikte teknik üretici masası da düzenlenecek. Bu bölümde üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon boyunca karşılaştıkları sorunları, öğrendikleri dersleri ve elde ettikleri sonuçları sektörle paylaşacak. Bu format, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca uzman sunumlarıyla değil, doğrudan sahadan gelen üretici deneyimiyle de şekillendiğini gösteriyor. Çünkü verim, kalite, hastalık kontrolü, budama, sulama, bitki besleme, iklim baskısı, maliyet yönetimi ve hasat başarısı artık doğrudan bahçe ölçeğinde alınan kararlarla belirleniyor. Üretici masası, danışmanlar, firmalar, araştırmacılar ve sanayi temsilcileri için de önemli bir gözlem alanı olacak. Bu sayede hangi teknik çözümün sahada karşılık bulduğu, hangi risklerin üreticiyi zorladığı ve yeni sezonda hangi uygulamaların daha fazla önem kazanacağı daha net görülecek. SPONSORLAR FINDIKTA BÜTÜN ZİNCİRİ MASAYA TAŞIYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026 için açıklanan sponsorlar, etkinliğin yalnızca bir üretici buluşması olmadığını; bahçe yönetiminden bitki sağlığına, fidanlık ve kaliteli bitki üretiminden biyoçözümlere, işleme teknolojilerinden ürün korumaya, bitki besleme sistemlerinden kalite sınıflandırma, paketleme ve izlenebilirliğe kadar genişleyen bir sektör platformu olarak hazırlandığını gösterdi. Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile ve Castaño Austral Vivero’nun sponsorlar arasında yer alması, Şili fındık sektöründe üretimden sanayiye uzanan bütün zincirin teknik ve ticari gündeme taşındığını ortaya koyuyor. TRINUTS: TEKNİK DANIŞMANLIK VE BAHÇE YÖNETİMİ Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasında yer aldı. Şirket, fındık, ceviz, badem ve kestane alanlarında teknik danışmanlık ve üretim süreçleri üzerine çalışan yapısıyla öne çıkıyor. 30 yılı aşkın tarımsal deneyime sahip Trinuts, çok disiplinli ekibiyle üreticilere bahçe koşullarına göre uyarlanmış teknik çözümler sunuyor. Şirketin çalışma alanı; bahçe verimliliği, üretim etkinliği, kârlılık, saha danışmanlığı ve üreticiye özel strateji geliştirme başlıklarında yoğunlaşıyor. Trinuts’un programa dahil edilmesi, 2026 buluşmasında bahçe yönetimi, verimlilik, teknik danışmanlık ve üretim süreçlerinin güçlü biçimde işleneceğini gösteriyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL KAYNAKLI GİRDİLER Fitotecnología, Maule Bölgesi çıkışlı bir Şili şirketi olarak sponsorlar arasında yer aldı. Şirket, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli doğal kaynaklı tarımsal girdiler geliştirme alanında çalışıyor. Fitotecnología’nın iştigal alanları arasında biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri bulunuyor. Bu sponsorluk, 2026 buluşmasında bitki sağlığı, besleme verimliliği, biyolojik temelli tarımsal girdiler ve sürdürülebilir üretim başlıklarının daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. PACK-MAN: İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE OTOMASYON Pack-Man, meyve ve kuru yemiş işleme teknolojileri alanındaki uzmanlığıyla sponsorlar arasında açıklandı. Şirket, 10 yılı aşkın deneyimiyle özel projeler, yüksek seviyeli ekipman, otomasyon çözümleri ve uzman teknik servis hizmetleri geliştiriyor. Pack-Man’in programa katılması, Şili fındık sektöründe hasat sonrası işleme kapasitesinin stratejik bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Üretim miktarı büyüdükçe, kalite standardını koruyacak, işleme hızını artıracak ve sanayi kapasitesini güçlendirecek teknolojilere duyulan ihtiyaç da artıyor. UPL: ÜRÜN KORUMA, BİTKİ BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLER UPL, tarım çözümleri alanında küresel ölçekte faaliyet gösteren şirketlerden biri olarak PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle daha verimli, sürdürülebilir ve dayanıklı üretim modellerini destekliyor. UPL’nin OpenAg yaklaşımı, iş birliği ve inovasyon yoluyla üreticilere geleceğe hazırlıklı tarım araçları sunmayı hedefliyor. Bu çerçeve, Şili fındık sektöründe bitki dayanıklılığı, iklim baskısına uyum, ürün sağlığı ve verim istikrarı başlıklarını güçlendiriyor. ROVENSA NEXT CHILE: BİYOÇÖZÜMLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarım için biyoçözümler alanındaki küresel yapısıyla sponsorlar arasında yer aldı. Şirketin portföyünde biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlar bulunuyor. Rovensa Next Chile’nin katılımı, Şili fındık sektöründe biyolojik çözümler, kalite, verimlilik, çevresel sürdürülebilirlik ve bitki sağlığı başlıklarının daha fazla ağırlık kazandığını gösteriyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA: BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİ FertiGlobal ve Fertiamerica da sponsorlar arasında açıklandı. FertiGlobal, biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanında uzmanlaşmış uluslararası bir şirket olarak tanıtıldı. Fertiamerica ise FertiGlobal’in Şili’deki resmi distribütörü ve iş ortağı olarak bu teknolojileri Şilili üreticilere ulaştırıyor. Bu yapı, Avrupa fındığında modern bitki besleme, verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik başlıklarını güçlendiriyor. SUMITOMO CHEMICAL CHILE: ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL ÜRETKENLİK Sumitomo Chemical Chile, ürün koruma ve tarımsal üretkenlik çözümleriyle programa dahil oldu. Küresel ölçekte tarımsal inovasyon alanında faaliyet gösteren şirket, kimyasal ve biyolojik teknolojileri birleştirerek daha verimli ve sürdürülebilir üretimi destekliyor. Şirketin AgroSolutions bölümü, üreticilere verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarında çözüm araçları sunuyor. Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorluğu, toplantının bitki sağlığı, ürün koruma, verimlilik ve gıda güvenliği hattını güçlendirdi. ANAGRA: BİTKİ BESLEME, ÜRÜN KORUMA VE BİYOSTİMÜLASYON Anagra, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasında yer aldı. Tarım sektöründeki geniş geçmişiyle tanıtılan şirket, bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknolojiler alanındaki kapsamlı çözümleriyle programa dahil oldu. Anagra, daha verimli ve sürdürülebilir tarım için üreticilere stratejik iş ortağı olarak konumlanıyor. Şirketin teknik destek ve yenilikçi tarımsal uygulamalara dönük yaklaşımı, yüksek verimli meyveciliğin gelişimine katkı sağlayan başlıklar arasında yer alıyor. UNITEC: İŞLEME, SINIFLANDIRMA, KALİBRASYON VE PAKETLEME UNITEC, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasında yer aldı. 100 yılı aşkın deneyime sahip şirket, meyve, kuru yemiş ve sebzelerin işlenmesi, kalite sınıflandırması, kalibrasyonu ve paketlenmesine yönelik yenilikçi teknolojiler geliştiren küresel bir referans olarak tanıtıldı. UNITEC’in çözümleri, agro-gıda sektöründe verimlilik, izlenebilirlik ve kaliteyi artırmaya odaklanıyor. Şirketin programa dahil edilmesi, 2026 buluşmasının hasat sonrası süreçler, kalite standardı, izlenebilirlik, kalibrasyon, paketleme ve agro-gıda teknolojileri boyutunu güçlendirdi. POINT CHILE: AGROKİMYA, BİYOLOJİK ÜRÜNLER VE BESLEME ÇÖZÜMLERİ Point Chile de PlanetNuts Day Avellanos’un sponsorları arasına katıldı. Yaklaşık 40 yıllık geçmişe sahip şirket, tarım çözümleri geliştirme alanındaki deneyimiyle etkinlikte yer alacak. Point Chile; agro kimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümlerinden oluşan geniş portföyüyle tanıtıldı. Şirketin, Şili’nin başlıca tarım bölgelerinde görev yapan teknik ekibiyle üreticilere sahada destek sunduğu belirtildi. Point Chile’nin sponsorluğu, PlanetNuts Day Avellanos’un ürün koruma, biyolojik çözümler, bitki besleme, teknik danışmanlık ve tarımsal inovasyon başlıklarını daha da güçlendirdi. Şirketin kalite, yenilik ve üreticiye teknik eşlik yaklaşımı, Şili’de Avrupa fındığı sektörünün daha verimli, sürdürülebilir ve profesyonel bir üretim modeline yöneldiğini gösteriyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO: FİDANLIK VE KALİTELİ BİTKİ ÜRETİMİ Castaño Austral Vivero da PlanetNuts Days Avellano 2026’nın sponsorları arasına katıldı. Şirket, Avrupa fındığı sektörüne yönelik kaliteli bitkilerin geliştirilmesi ve üretimi alanındaki çalışmalarıyla etkinlikte yer alacak. Castaño Austral Vivero’nun programa dahil edilmesi, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca mevcut bahçelerin yönetimiyle değil, yeni bahçe tesisinden başlayarak kaliteli fidan, doğru çeşit seçimi, verimli bahçe kurulumu ve uzun vadeli üretim projeksiyonu üzerinden ele alındığını gösteriyor. Şirketin teknik deneyimi ve sektörün büyümesine katkı sunan yaklaşımı, PlanetNuts Days Avellano 2026’nın fındık endüstrisinde bilgi, deneyim ve fırsat paylaşımını güçlendiren bir platform olarak hazırlandığını ortaya koyuyor. Fidanlık ve kaliteli bitki üretimi başlığı, bu katılımla birlikte toplantının önemli teknik gündemlerinden biri haline geldi. ALICAHUE GENEL PARTNER AĞINA KATILDI PlanetNuts’un güncel duyurularında Alicahue de yeni genel partner olarak açıklandı. Alicahue, ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimiyle PlanetNuts’un partner ağına katıldı. Bu duyuru, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın doğrudan sponsor listesine yazılacak bir etkinlik sponsorluğu değil; PlanetNuts’un sert kabuklu meyve sektöründeki genel iş birliği ağını genişlettiğini gösteren ayrı bir gelişme olarak değerlendiriliyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ SAHAYI ÖNE ÇIKARDI PlanetNuts’un güncel teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıktı. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira, kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Rivadeneira’nın değerlendirmesinde odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı stratejik bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi, düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması ve siyanamid kullanımının bölge koşullarına göre önceden değerlendirilmesi öne çıktı. Bu başlıklar, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel sektör değerlendirmesi değil, üreticinin sahadaki günlük kararlarını doğrudan ilgilendiren teknik bir platform olarak hazırlandığını gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE SOĞUKLANMA RİSKİ GÜNDEMDE PlanetNuts’un güncel akışında meyveciliği etkileyen iklim değişikliklerine dikkat çekilmesi, Avrupa fındığında yeni dönemin önemli risk başlıklarından birini ortaya koydu. İklim baskısı; çiçeklenme, soğuklanma, hastalık baskısı, su yönetimi, bitki besleme, verim dalgalanması ve hasat kalitesi üzerinde doğrudan etkili oluyor. Şili fındık sektörü 70 bin hektarı aşan dikim alanıyla büyürken, iklim değişkenliği ve sürdürülebilir üretim ihtiyacı daha güçlü bir teknik yönetim süreci gerektiriyor. ŞİLİ MODELİ BÜYÜME SONRASI DÖNEME GEÇİYOR Şili’de Avrupa fındığı üretimi büyürken sektörün gündemi yalnızca yeni dikim alanlarıyla sınırlı kalmıyor. Bahçe yönetimi, budama, soğuklanma takibi, hastalık ve zararlı baskısı, bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma, işleme kapasitesi, otomasyon, kalite standardı, izlenebilirlik, sürdürülebilirlik ve ihracat bağlantıları yeni dönemin ana başlıkları arasında yer alıyor. Bu tablo, Şili fındık sektörünün artık yalnızca üretim artışı üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Yeni dönemin gündemi; üretimin nasıl yönetileceği, kalitenin nasıl korunacağı, hastalık baskısının nasıl azaltılacağı, sürdürülebilir girdilerin nasıl kullanılacağı, işleme kapasitesinin nasıl artırılacağı, ürünün nasıl sınıflandırılıp paketleneceği ve küresel pazarda kalıcı konumun nasıl kurulacağı üzerinden şekilleniyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN STRATEJİK UYARI Şili’nin Avrupa fındığında 70 bin hektarı aşan dikim alanı, güçlü teknik danışmanlık ağı, fidanlık yapısı, ürün koruma şirketleri, biyoçözüm sağlayıcıları, işleme teknolojileri, bitki besleme sistemleri, kalite sınıflandırma altyapısı ve sanayi bağlantılarıyla büyümesi Türkiye açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici konumunu koruyor; ancak küresel rekabet artık yalnızca üretim miktarıyla belirlenmiyor. Verimlilik, kalite standardı, işleme kapasitesi, sürdürülebilirlik modeli, üretici geliri, markalaşma, izlenebilirlik ve pazara erişim aynı anda önem kazanıyor. Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yüksek işçilik maliyetiyle üretilen Giresun kalite fındığının aroma, coğrafi nitelik, emek yoğunluğu ve kalite farkı ortalama fiyat mantığı içinde eritilmemeli. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’nin kendi kalite standardını, kendi sürdürülebilirlik modelini, kendi üretici odaklı piyasa düzenini ve kendi markasını daha güçlü kurması gerektiğini gösteriyor. Dünya fındık piyasasında rekabet artık yalnızca kimin daha fazla ürettiğiyle değil; hasat zamanı, ürünün pazara giriş takvimi, kalite standardı, sanayi bağlantısı, mekanizasyon, stok yönetimi, sürdürülebilirlik, izlenebilirlik ve coğrafi kimlik farkıyla da belirleniyor. PLANETNUTS GÜNÜ SEKTÖRÜN YÖNÜNÜ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik ve ticari model kuracağını gösterecek önemli buluşmalardan biri olacak. Etkinlik, üreticiden sanayiye, bitki sağlığından biyoçözümlere, fidanlık ve kaliteli bitki üretiminden işleme teknolojilerine, paketlemeden küresel pazara kadar Avrupa fındığında yeni rekabet döneminin ana başlıklarını aynı zeminde toplayacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı perspektifi; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile ve Castaño Austral Vivero’nun sponsor yapısıyla birleştiğinde, 2026 toplantısı Şili fındığında üretimden pazara uzanan bütün zinciri kapsayan güçlü bir sektör gündemine dönüşüyor. Şili, Avrupa fındığında büyümesini artık yalnızca rakamlarla değil; teknik kapasite, kaliteli fidan üretimi, sürdürülebilirlik, kalite, işleme teknolojisi, izlenebilirlik ve küresel pazar hedefleriyle birlikte anlatıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin en net göstergelerinden biri olacak. KAYNAKÇA PlanetNuts resmi sosyal medya duyuruları; PlanetNuts Day Avellanos 2026 etkinlik bilgileri; Welcu etkinlik kayıtları; konuşmacı duyurusu; teknik üretici masası açıklaması; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal/Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile, Castaño Austral Vivero ve Alicahue’ye ilişkin güncel PlanetNuts paylaşımları; Şili Avrupa fındığı sektörüne ilişkin açık kaynak verileri.

ŞİLİ’DE FINDIK ÜRETİCİLERİ İÇİN VERİMLİLİK SAHAYA İNİYOR Haber

ŞİLİ’DE FINDIK ÜRETİCİLERİ İÇİN VERİMLİLİK SAHAYA İNİYOR

ŞİLİ’DE FINDIK ÜRETİCİLERİ İÇİN VERİMLİLİK SAHAYA İNİYOR Şili’de Avrupa fındığı ve ceviz üreticilerine yönelik teknik arazi toplantısı, 25 Haziran 2026’da Linares’te düzenlenecek. Iansa Nutrición Vegetal, Trinuts ve Copeval ekiplerinin katılacağı buluşmada bitki besleme, gübreleme, bahçe yönetimi ve ihracata dönük üretimde verimlilik başlıkları ele alınacak. SERT KABUKLU MEYVEDE SAHA BULUŞMASI Şili’de ceviz ve Avrupa fındığı üreticileri, sezon yönetimi, bitki besleme ve verim optimizasyonu başlıklarını sahada değerlendirmek üzere teknik bir toplantıda bir araya gelecek. Iansa Nutrición Vegetal tarafından duyurulan “Mesa Técnica en Terreno” etkinliği, 25 Haziran 2026 Perşembe günü saat 10.30’da Agrícola El Peral, Linares’te gerçekleştirilecek. Toplantıya Trinuts danışmanı José Pablo Correa ile Iansa Nutrición Vegetal ve Copeval teknik ekipleri katılacak. Programda üreticilere bitki besleme, gübreleme, besleme yönetimi, bahçelerde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik stratejiler aktarılacak. Etkinlik için kayıt ve bilgi süreci Alejandra.Berrios@iansa.cl adresi üzerinden yürütülecek. İHRACATTA BÜYÜYEN PAZAR, ÜRETİCİDEN DAHA TEKNİK YÖNETİM İSTİYOR Linares’te yapılacak toplantı, yalnızca teknik bir üretici buluşması değil; Şili tarım ekonomisinde ağırlığı artan sert kabuklu meyve zincirinin verimlilik ihtiyacına verilen saha yanıtı niteliği taşıyor. Şili’de Avrupa fındığı ve ceviz üretimi, son yıllarda ihracat geliri, yeni bahçe yatırımları ve kalite standardı üzerinden daha fazla ekonomi gündemine giriyor. Şili Tarım Araştırmaları ve Politikaları Ofisi’nin meyve bültenlerinde yer alan verilere göre ülkenin sert kabuklu meyve ihracatı 2025/26 sezonunda güçlü artış kaydetti. Eylül 2025-Şubat 2026 döneminde sert kabuklu meyveler, Şili’nin toplam meyve ihracat değerinin yüzde 11’ini oluşturdu. Bu grupta ihracat değeri 654 milyon dolara ulaşırken, önceki döneme göre yüzde 94’lük artış yaşandı. Avrupa fındığı ve ceviz, bu büyümenin öne çıkan ürünleri arasında yer aldı. Bu tablo, üretici açısından verimliliği doğrudan ekonomik bir zorunluluğa dönüştürüyor. Çünkü sert kabuklu meyvede rekabet artık yalnızca bahçe alanı genişletmekle değil; hektar başına verim, iç randıman, kalite standardı, hasat organizasyonu, girdi maliyeti, sulama yönetimi ve ihracat pazarının istediği ürün yapısıyla belirleniyor. FINDIK ALANLARINDA HIZLI BÜYÜME DİKKAT ÇEKİYOR Şili’de Avrupa fındığı, son yıllarda en hızlı büyüyen meyve türlerinden biri haline geldi. ODEPA-CIREN meyve kadastru verilerine göre 2025 itibarıyla ülkede toplam meyve alanı 383 bin hektarın üzerinde hesaplanırken, Avrupa fındığı 49 bin hektarı aşan dikim alanıyla toplam meyve alanının yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturdu. Ceviz alanı ise 41 bin hektarın üzerinde gerçekleşti. Avrupa fındığında 2020-2025 döneminde ekili alanın yaklaşık 25 bin hektar artması, Şili’nin bu üründe uzun vadeli bir üretim ve ihracat pozisyonu kurmaya çalıştığını gösteriyor. Ancak hızlı büyüyen bahçe alanları, üreticiye otomatik kazanç sağlamıyor. Yeni dikimlerin verime yatma süreci, toprak yapısı, sulama kapasitesi, kök gelişimi, doğru gübreleme, hastalık-zararlı baskısı ve hasat altyapısı, bu büyümenin gerçek ekonomik karşılığını belirliyor. Bu nedenle Iansa, Trinuts ve Copeval’in sahada düzenlediği toplantı, genişleyen üretim alanlarının daha yüksek verim ve daha sürdürülebilir gelir yapısına dönüşmesi açısından önem taşıyor. BİTKİ BESLEME ARTIK MALİYET KALEMİ DEĞİL, GELİR STRATEJİSİ Etkinliğin merkezindeki bitki besleme ve gübreleme başlıkları, üretici ekonomisinde kritik bir yere sahip. Yanlış zamanda yapılan, analizlere dayanmayan veya bahçenin gerçek ihtiyacını karşılamayan gübreleme; maliyeti artırırken beklenen verim artışını sağlamayabiliyor. Buna karşılık doğru dönemde, doğru içerikle ve toprak-yaprak analizlerine göre yapılan besleme programı; meyve dolumu, iç kalite, kabuk yapısı, yağ birikimi, hasat randımanı ve ihracat standardı üzerinde belirleyici olabiliyor. Avrupa fındığı üretiminde özellikle kalsiyum, potasyum, fosfor, çinko, magnezyum ve stres dönemlerinde kullanılan biyostimülant uygulamaları, teknik kaynaklarda sezon yönetiminin önemli parçaları arasında gösteriliyor. PlanetNuts’ta daha önce yayımlanan üretici önerilerinde de Aralık ve Ocak aylarının; sıcaklık artışı, kök gelişimi, meyve dolumu, güneş stresi, zararlı baskısı ve hasat hazırlığı açısından kritik dönemler olduğu vurgulandı. Bu öneriler, üreticinin sezonu yalnızca takvim üzerinden değil, bahçenin fenolojik gelişimine ve iklim koşullarına göre yönetmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Fındık ve ceviz gibi uzun vadeli bahçe yatırımlarında sezon içinde yapılan hata yalnızca o yılın ürününü değil, sonraki yılın tomurcuk, rezerv ve verim potansiyelini de etkileyebiliyor. TOPRAK, KÖK VE SU YÖNETİMİ VERİMİN TEMELİNDE YER ALIYOR Fındıkta ve cevizde yüksek verim hedefi, yalnızca üstten görünen bitki gelişimiyle açıklanamıyor. Toprak yapısı, kök bölgesi, suyun köke ulaşma biçimi ve besin maddelerinin bitki tarafından alınabilirliği üretim sonucunu doğrudan belirliyor. PlanetNuts’un daha önce üreticilere yönelik yayımladığı teknik içeriklerde, özellikle sıkışmış topraklarda bahçe kurulumuna dikkat çekildi. Avrupa fındığında kök gelişimini sınırlayan sıkışma, zayıf havalanma, yetersiz drenaj ve hatalı toprak hazırlığı, ilerleyen yıllarda verim kaybı ve düzensiz gelişim olarak üreticinin karşısına çıkabiliyor. Bu nedenle sahada yapılacak teknik toplantının üretici açısından en önemli yönlerinden biri, soyut tavsiyeler yerine bahçe koşullarına dayalı pratik değerlendirme imkânı sunması olacak. Üretici, gübreleme veya bitki besleme kararını yalnızca ürün önerisi olarak değil; toprak, kök, su, iklim ve pazar hedefiyle birlikte okumak zorunda. ZARARLI, HASTALIK VE STRES YÖNETİMİ KÂRLILIĞI ETKİLİYOR Avrupa fındığında zararlı ve hastalık baskısı, özellikle sezonun sıcaklık ve nem koşullarına bağlı olarak değişiyor. PlanetNuts içeriklerinde, Aralık döneminde “burritos” ve “cabritos” olarak bilinen zararlılara karşı ergin ve larva mücadelesi, dip sürgünlerinin zamanında temizlenmesi, yabancı ot kontrolü, güneş yanıklığına karşı koruyucu uygulamalar, Xanthomonas ve odun hastalıklarına karşı önleyici stratejiler öne çıkarıldı. Bu başlıkların ekonomiyle doğrudan ilişkisi bulunuyor. Çünkü zararlı baskısının zamanında kontrol edilmemesi, meyve gelişimini ve ağaç sağlığını zayıflatırken; geç müdahale edilen hastalıklar, hem ürün kaybına hem de daha yüksek mücadele maliyetine yol açabiliyor. Güneş stresi ve yüksek radyasyon da meyve kalitesi, yaprak sağlığı ve bitkinin fotosentez kapasitesi üzerinden verimi etkiliyor. Üretici açısından kârlılık, yalnızca yüksek fiyat beklentisine değil, sezon boyunca kayıpları azaltan disiplinli bahçe yönetimine bağlı hale geliyor. HASAT HAZIRLIĞI SEZON SONUNA BIRAKILAMAZ Fındık ve ceviz üretiminde hasat, yalnızca ürünün toplandığı dönem değil; bütün sezonun ekonomik sonucunun ortaya çıktığı aşama. Ocak ayına ilişkin PlanetNuts önerilerinde, Avrupa fındığında meyve dolumu ve kaliteyle birlikte hasat öncesi ekipman, makine, arazi düzleme ve bahçe temizliğinin zamanında planlanması gerektiği vurgulandı. Hasat hazırlığındaki gecikme, özellikle mekanize üretim yapılan alanlarda ürün kaybı, işçilik maliyeti artışı ve kalite düşüşüyle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle bahçe içinde makinelerin çalışacağı zemin yapısı, yabancı ot durumu, ürünün yere düşme takvimi, toplama geçişleri ve kurutma/teslim süreçleri üreticinin sezon öncesinden planlaması gereken ekonomik başlıklar arasında yer alıyor. Şili’de büyüyen Avrupa fındığı üretimi, hasat organizasyonunu da daha stratejik hale getiriyor. Ürün miktarı arttıkça, zamanında hasat, işleme tesisleriyle koordinasyon ve kaliteyi koruyacak lojistik süreçler üreticinin rekabet gücünü belirliyor. ÜÇLÜ İŞ BİRLİĞİ ÜRETİCİYE SAHA ODAKLI MODEL SUNUYOR Iansa Nutrición Vegetal, bitki besleme alanında üreticiler, teknik danışmanlar ve ihracat şirketlerine dönük çözümler geliştiren bir yapı olarak faaliyet gösteriyor. Copeval, Şili tarım sektöründe gübre, tarım kimyasalları, tohum, makine, sulama sistemleri ve tarımsal hizmetler başlıklarında geniş ürün ve hizmet ağıyla biliniyor. Trinuts ise ceviz, badem, Avrupa fındığı ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık deneyimiyle öne çıkıyor. Bu üçlü yapı, üreticiye yalnızca ürün tedariki değil; teknik bilgi, uygulama takvimi, saha gözlemi ve bahçe yönetimi üzerinden daha bütünlüklü bir yaklaşım sunma iddiası taşıyor. José Pablo Correa’nın toplantıda Trinuts adına yer alacak olması, etkinliği doğrudan bahçe pratiğine ve üretici sorunlarına bağlayan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. ŞİLİ’NİN DENEYİMİ TÜRKİYE İÇİN DE DİKKAT ÇEKİCİ Şili’de Avrupa fındığına yönelik bu tür saha toplantıları, Türkiye açısından da izlenmesi gereken bir gelişme alanı oluşturuyor. Türkiye, dünya fındık üretiminde ana aktör olmasına rağmen, üretici eğitiminden bahçe yenilemeye, verim düşüklüğünden kalite farkının fiyatlandırılmasına kadar birçok başlıkta yapısal sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Şili örneği, fındıkta üretim alanı kadar teknik yönetimin, bahçe verimliliğinin ve ihracat standardının da belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle Giresun kalite fındığı gibi aroma ve kalite değeri yüksek ürünlerde, piyasanın yalnızca ortalama fiyat mantığıyla işlemesi üreticinin emeğini ve bölgesel kalite farkını görünmez kılıyor. Giresun’da eğimli ve parçalı arazilerde, büyük ölçüde elle ve yüksek işçilik maliyetiyle yapılan üretimin; ova bölgelerinde mekanizasyona daha uygun üretimle aynı fiyat mantığına sıkıştırılması, uzun vadede kaliteyi koruyan üretici aleyhine sonuç doğuruyor. Bu nedenle Şili’deki saha odaklı teknik yaklaşım, Türkiye’de de üretici merkezli, yerli ve bilimsel bir fındık sürdürülebilirlik modeline duyulan ihtiyacı yeniden gündeme taşıyor. Türkiye’nin fındıkta yalnızca alıcı firmaların belirlediği sürdürülebilirlik programlarına uyum sağlayan bir hammadde ülkesi olarak kalmaması; kendi kalite standardını, kendi üretici eğitim modelini, kendi bahçe verimliliği politikasını ve kendi markalı değer zincirini güçlendirmesi gerekiyor. EKONOMİK DEĞER, BAHÇEDE BAŞLAYAN TEKNİK KARARLARLA KORUNUYOR Linares’te yapılacak teknik toplantı, Şili’de sert kabuklu meyve üretiminin daha planlı, daha ölçülebilir ve daha verim odaklı bir yapıya yöneldiğini gösteriyor. Avrupa fındığı ve cevizde büyüyen ihracat potansiyeli, üreticiyi daha hassas besleme programlarına, daha disiplinli bahçe yönetimine ve daha güçlü hasat organizasyonuna zorluyor. Üretici için gelir artık yalnızca ürün miktarı veya sezon fiyatıyla belirlenmiyor; bahçede alınan teknik kararlar, girdi maliyetinin nasıl yönetildiği, kalite kayıplarının nasıl önlendiği ve ürünün ihracat pazarına hangi standartla ulaştığı gelir yapısını doğrudan etkiliyor. Şili’deki toplantı, bu dönüşümün sahadaki karşılıklarından biri olarak öne çıkıyor.

ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI Haber

ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI

ŞİLİ KESTANEDE AVRUPA’YA AÇILDI, TÜRKİYE ÜRETİMDE GÜÇLÜ AMA KARADENİZ İÇİN YENİ MODEL ŞART Şili’nin Ñuble Bölgesi’nde küçük üreticilerin örgütlü yapıyla İtalya pazarına açılması, kestanenin yalnızca geleneksel bir tarım ürünü değil, doğru planlama ve ihracat disipliniyle katma değerli bir dış ticaret kalemine dönüşebileceğini gösterdi. El Carmenli üreticilerin İtalya’ya kestane gönderimini üç katına çıkarması, Türkiye ve özellikle Karadeniz için de dikkatle okunması gereken bir üretim ve pazar modeli ortaya koydu. ŞİLİ’DE KÜÇÜK ÜRETİCİ AVRUPA PAZARINA ÖRGÜTLÜ GİRDİ Şili’de Marrón Andino adlı üretici örgütü, 2026 yılında İtalya’ya yaptığı kestane ihracatını 202 bin 500 kiloya çıkardı. Bir önceki yıl 67 bin 500 kilo olan gönderim miktarı, üç katına ulaştı. Üretici örgütü, yalnızca kendi bahçelerinden topladığı ürünü değil, çevredeki üreticilerden aldığı kestaneleri de seçme, temizleme, işleme ve ihracata hazırlama sürecinden geçirerek Avrupa pazarına sundu. Bu modelin dikkat çeken yönü üretim miktarından çok organizasyon gücü oldu. Şili’de küçük üreticiler, sınırlı üretim alanına rağmen kalite standardı, ürün toplama ağı, işleme altyapısı ve doğrudan ihracat bağlantısıyla İtalya gibi rekabetçi bir pazarda kalıcı yer edinmeye başladı. TÜRKİYE ÜRETİMDE ŞİLİ’NİN ÇOK ÖNÜNDE Türkiye kestane üretiminde Şili’den çok daha büyük bir hacme sahip. 2024 yılında Türkiye’de 74 bin 300 ton kestane üretildi. Üretim alanı 140 bin dekarı aşarken, toplam kestane ağacı sayısı 3 milyonun üzerine çıktı. Türkiye’de üretimin merkezi Ege Bölgesi oldu. Aydın 24 bin 315 tonluk üretimle ilk sırada yer aldı. İzmir 23 bin 318 tonla Aydın’ı izledi. Bartın, Bursa, Zonguldak, Manisa, Kastamonu, Kütahya, Balıkesir ve Sinop da kestane üretiminde öne çıkan iller arasında yer aldı. Bu tablo, Türkiye’nin kestanede hammadde üretim gücünün yüksek olduğunu ancak ihracat, işleme ve markalaşma tarafında daha güçlü bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Türkiye’nin 2023 yılında 6 bin 492 ton kestane ihraç etmesi ve bu ihracatın en büyük bölümünün İtalya’ya gitmesi, Şili ile Türkiye’nin aynı pazarda karşı karşıya geldiğini ortaya koyuyor. AYDIN ÜRETİMİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRDÜ Türkiye’de kestane denildiğinde ticari merkez Aydın olarak öne çıkıyor. Aydın Kestanesi, coğrafi işaret kimliği, işleme tesisleri, ihracat hazırlığı ve borsa takibiyle ürünü yalnızca tarladan çıkan bir meyve olarak bırakmıyor. Kestane şekeri, işlenmiş ürünler, paketleme ve dış pazar bağlantısı Aydın’ın rekabet gücünü artırıyor. Aydın örneği, Türkiye’de kestanenin güçlü olduğu bölgelerde ürünün kayıtlı üretim, kalite standardı, işleme tesisi ve ihracat ağıyla büyüyebileceğini gösteriyor. Şili’nin El Carmen örneği ise küçük üretici ölçeğinde bile doğru örgütlenmeyle Avrupa pazarına girilebileceğini ortaya koyuyor. GÖRELE KESTANE ORMANLARI GİRESUN İÇİN STRATEJİK KAYNAK Giresun’da kestane varlığı denildiğinde Görele ayrı bir başlık olarak öne çıkıyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde hazırlanan “Kestane Ormanlarının Genel Özellikleri ve Meşcere Kuruluşu: Giresun-Görele Örneği” başlıklı yüksek lisans tezinde, Görele Orman İşletme Şefliği sınırları içindeki kestane ormanları yayılış alanları, genel özellikleri ve meşcere kuruluşları yönünden incelendi. Çalışmada 17 farklı deneme alanında kestane bireylerinin çap, boy ve yaş özellikleri değerlendirildi. Bu akademik çalışma, Görele’deki kestane varlığının yalnızca orman dokusu içinde kalan doğal bir ağaç topluluğu olmadığını, Giresun’un tarımsal çeşitliliği ve kırsal ekonomisi açısından korunması gereken önemli bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor. Şili’nin El Carmen bölgesinde küçük üreticiler kestaneyi ihracat zincirine taşırken, Görele’deki kestane ormanları da doğru planlama ile üretim, bal, yöresel ürün, ekoturizm ve kırsal gelir modeli içinde değerlendirilebilir. HASTALIK VE ZARARLI BASKISI RİSKİ BÜYÜTÜYOR Doğu Karadeniz’de kestane alanlarının önündeki en önemli risklerden biri hastalık ve zararlı baskısıdır. Orman Genel Müdürlüğü’nün Doğu Karadeniz doğal kestane popülasyonlarına ilişkin çalışmasında, Samsun ile Artvin arasındaki doğal kestane ormanlarında kestane dal kanseri hastalığının batıya gidildikçe daha yoğun ve yaygın gözlendiği belirtiliyor. Aynı değerlendirmede, orman köylüsü tarafından sahiplenilen ve meyvesinden yararlanılan kestane meşcerelerinin daha sağlıklı ve fenotipik açıdan daha üstün olduğu vurgulanıyor. Giresun’da kestane gal arısı da kestane ormanları için önemli tehdit başlıkları arasında yer alıyor. Eynesil’in Ören beldesindeki kestane ormanlarında gal arısı zararlısına karşı faydalı böcek salımı yapılması, bölgede biyolojik mücadele ihtiyacının devam ettiğini gösteriyor. GÖRELE İÇİN MODEL: KORUMA, ISLAH, ÜRETİM VE PAZAR Görele kestane ormanları, Giresun’da fındığın yanında tamamlayıcı bir kırsal gelir alanı oluşturabilecek nitelik taşıyor. Ancak bunun için doğal varlığın yalnızca korunması yetmez; sağlıklı ağaçların belirlenmesi, gençleştirme çalışmalarının yapılması, hastalık ve zararlı mücadelesinin düzenli sürdürülmesi, üretici-köylü örgütlenmesinin kurulması ve kestanenin işlenmiş ürünlere dönüştürülmesi gerekir. Şili’nin İtalya’ya ihracat başarısı, küçük üreticinin örgütlü hareket ettiğinde Avrupa pazarına girebildiğini gösteriyor. Görele’nin ihtiyacı da bu noktada netleşiyor: doğal kestane ormanlarını koruyan, sağlıklı genetik kaynağı çoğaltan, ürünü yalnızca ormandan toplanan meyve olarak bırakmayan ve kestaneyi bal, un, püre, ezme, kurutulmuş ürün ve yerel marka zinciriyle değerlendiren bir üretim modeli kurulmalıdır.

ŞİLİ KİRAZDA İHRACAT MODELİ KURDU, GİRESUN ANAVATANINDA KİRAZI YENİDEN AYAĞA KALDIRMALI Haber

ŞİLİ KİRAZDA İHRACAT MODELİ KURDU, GİRESUN ANAVATANINDA KİRAZI YENİDEN AYAĞA KALDIRMALI

ŞİLİ KİRAZDA İHRACAT MODELİ KURDU, GİRESUN ANAVATANINDA KİRAZI YENİDEN AYAĞA KALDIRMALI Türkiye dünya kiraz üretiminde ilk sırada yer alırken, Şili son yıllarda kirazı kalite, ihracat organizasyonu, soğuk zincir, paketleme, çeşit seçimi ve pazar yönetimiyle küresel bir tarım ekonomisine dönüştürdü. Giresun ise tarihsel kimliğiyle “kirazın anavatanı” olarak bilinmesine rağmen, fındığın ekonomik ağırlığı, modern meyvecilik altyapısının kurulamaması ve pazarlama zincirinin gelişmemesi nedeniyle kiraz üretiminde merkez olma özelliğini kaybetti. ŞİLİ’DE KİRAZ ÜRETİMİ ÜÇ YILDA DİKKAT ÇEKİCİ BÜYÜDÜ Dünya kiraz piyasasında son yılların en dikkat çekici ülkelerinden biri Şili oldu. Şili, kiraz üretimini yalnızca bahçe alanı artışıyla değil; üretim planlaması, kalite standardı, hasat yönetimi, soğuk zincir, paketleme ve ihracat bağlantılarıyla birlikte büyüttü. 2023 verilerinde yaklaşık 465 bin ton seviyesinde görülen Şili kiraz üretiminin, 2025/2026 pazarlama yılında 730 bin ton bandına çıkması bekleniyor. Bu büyüme, üç yıllık kısa dönemde Şili kiraz sektörünün ne kadar hızlı ölçek büyüttüğünü gösteriyor. Ülkenin ihracat hedefi ise 670 bin ton seviyesine yaklaşıyor. Bu tablo, Şili’nin ürettiği kirazın çok büyük bölümünü dış pazara yönlendiren güçlü bir ihracat modeli kurduğunu ortaya koyuyor. Şili’de dikili kiraz alanları 80 bin hektara yaklaşırken, hasat edilen alanın 74 bin hektar seviyesine çıkacağı öngörülüyor. Maule ve O’Higgins bölgeleri, ülkenin kiraz üretiminde ana merkezler olarak öne çıkıyor. ÇİN PAZARI ŞİLİ’Yİ BÜYÜTTÜ, PAZAR BAĞIMLILIĞI YENİ RİSK DOĞURDU Şili kirazının büyüme hikâyesinin merkezinde Çin pazarı bulunuyor. Şili kiraz ihracatının çok büyük bölümü Çin’e gidiyor. Son sezon değerlendirmelerinde ihracatın yaklaşık yüzde 87’sinin Çin pazarına yöneldiği aktarılıyor. Bu güçlü talep, Şili’de kiraz bahçelerinin hızla genişlemesini sağladı. Ancak büyümenin yarattığı yeni sorunlar da sektörün gündemine yerleşti. Üretim hacminin kısa sürede artması, ürünün aynı pazara yoğun biçimde yönelmesi, lojistik baskı, kalite farkları ve arzın belli dönemlerde pazara yığılması fiyatları aşağı çekmeye başladı. Şili kiraz sektörü bugün yalnızca “ne kadar üretildiğini” değil; hangi ürünün ihracata uygun olduğunu, hangi kalitenin pazarda değer bulduğunu, hangi çeşitlerin sürdürülebilir olduğunu ve tek pazara bağımlılığın nasıl azaltılacağını tartışıyor. ŞİLİ’DE YENİ TARIM POLİTİKASI: TONAJ DEĞİL, KALİTE MERKEZLİ ÜRETİM Şili’de tarım danışmanları ve sektör temsilcileri, kirazda yeni bir üretim modeline geçilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Yeni yaklaşımda hedef daha fazla alan dikmek ya da yalnızca daha fazla tonaj üretmek değil. Sektör, mevcut bahçelerin verimliliğini, meyve kalitesini, hasat zamanlamasını, ihracata uygunluğu, soğuk zincir kapasitesini ve pazar çeşitliliğini merkeze alan bir modele yöneliyor. Şili kirazında artık temel başlık, iri, sert, parlak, uzun yol taşımaya uygun, raf ömrü güçlü ve pazar talebini karşılayan ürün yetiştirmek oldu. Bu yaklaşım, tarımda büyümenin yalnızca üretim miktarıyla ölçülemeyeceğini gösteriyor. Kalite standardı, pazar okuması, teknik danışmanlık, hasat sonrası yönetim ve ihracat disiplini olmadan yüksek rekolte üreticiye beklenen geliri sağlamıyor. KİRAZDA BAŞARIYI FİDAN DEĞİL, ÜRETİM ZİNCİRİ BELİRLİYOR Kiraz, hassas bir meyve olduğu için yalnızca bahçe kurmak ya da fidan dikmek ekonomik başarı için yeterli değil. Doğru rakım, uygun çeşit, iklim riski analizi, sulama altyapısı, budama, hastalık ve zararlı mücadelesi, hasat zamanı, ön soğutma, sınıflandırma, paketleme ve pazar bağlantısı aynı sistem içinde kurulmak zorunda. Şili’de Santina, Lapins ve Regina gibi çeşitler; renk, sertlik, irilik, raf ömrü ve uzak pazarlara dayanıklılık özellikleriyle öne çıkıyor. Üretici bahçeden yalnız bırakılmıyor; teknik danışmanlık, kalite kontrolü ve ihracat planlaması sürecin ayrılmaz parçası olarak yürütülüyor. Bu model, Giresun için de önemli bir ders taşıyor. Kiraz yetiştiriciliği yalnızca “yeniden fidan dağıtımı” meselesi değil; üretici, bahçe, çeşit, soğuk zincir, marka ve pazarın birlikte kurulması gereken bir tarım politikasıdır. TÜRKİYE KİRAZDA DÜNYA LİDERİ Türkiye, yıllık yaklaşık 700 bin tonluk üretimiyle dünya kiraz üretiminde ilk sırada yer alıyor. Türkiye’nin 2023 üretimi yaklaşık 736 bin ton, 2024 üretimi ise yaklaşık 726 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Bu rakamlar Türkiye’nin üretim gücünü gösteriyor. Ancak üretim hacmine rağmen ihracata giden oran sınırlı kalıyor. Türkiye’de üretilen kirazın yaklaşık yüzde 12-13’ü ihraç ediliyor. Bu oran, Türkiye’nin üretimde güçlü olmasına rağmen ihracat organizasyonu, kalite standardı, soğuk zincir, paketleme ve pazar yönetimi alanlarında hâlâ gelişme ihtiyacı bulunduğunu gösteriyor. Şili ise üretimini ihracat hedefiyle kurguladığı için, ürettiği kirazın çok büyük bölümünü dış pazara satabiliyor. TÜRKİYE’DE KİRAZ ÜRETİMİ HANGİ İLLERDE YOĞUNLAŞIYOR? Türkiye’de kiraz üretiminin ana yükünü İzmir, Konya, Bursa, Afyonkarahisar, Isparta ve Manisa taşıyor. Bu iller, Türkiye kiraz üretiminin yaklaşık yarısını karşılıyor. Amasya, Çanakkale, Antalya, Niğde ve Kütahya da önemli üretim merkezleri arasında yer alıyor. İzmir ve Manisa erken sezon üretimi, ihracat bağlantısı ve dış pazara uygun çeşitleriyle öne çıkıyor. Konya, Niğde ve Kütahya gibi iç bölgeler yüksek rakım ve geççi üretim avantajı sağlıyor. Bursa, Çanakkale ve Afyonkarahisar ise hem iç pazar hem ihracat açısından güçlü üretim havzaları arasında bulunuyor. Türkiye’nin kiraz üretiminde güçlü olan illeri, yalnızca iklim avantajıyla değil; modern bahçecilik, çeşit seçimi, üretici alışkanlığı, soğuk hava, paketleme ve alıcı bağlantısıyla öne çıkıyor. GİRESUN KİRAZIN ANAVATANI OLARAK BİLİNİYOR Giresun’un kirazla ilişkisi yalnızca tarımsal üretim başlığıyla sınırlı değil; kentin tarihsel kimliğine uzanan güçlü bir hafızaya dayanıyor. Giresun, tarih boyunca “kirazın anavatanı” olarak anıldı. Kentin adının Yunanca kiraz anlamına gelen Kerasus veya Keresea kelimeleriyle ilişkilendirilmesi, bu tarihsel anlatının en güçlü unsurlarından biri kabul ediliyor. Tarihsel kaynaklarda, Romalı komutan Lucullus’un Giresun çevresinde yabani kiraz ağaçlarını gördüğü ve bu kiraz fidanlarını Roma’ya götürdüğü anlatılıyor. Bu anlatı, kirazın Giresun’dan dünyaya yayıldığı inancının temelini oluşturuyor. Her ne kadar Roma’da daha önce de kirazın bilindiğine ilişkin farklı tarihsel değerlendirmeler bulunsa da, Giresun’un kirazla kurduğu bağ bugün hâlâ kentin kültürel kimliğinde önemli bir yere sahip. GİRESUN’UN KİRAZ HAFIZASI ULUSLARARASI KARŞILIK BULDU Giresun’un kiraz kimliği yalnızca yerel bir anlatı olarak kalmadı. Japonya’nın önemli kiraz üretim merkezlerinden Sagae şehri, kirazın ana yurdunun Giresun kabul edilmesi nedeniyle 1989 yılında Giresun’u kardeş şehir ilan etti. Bu gelişme, Giresun’un kirazla ilişkili tarihsel kimliğinin uluslararası düzeyde de bilindiğini gösterdi. Ancak tarihsel ve kültürel karşılık, ekonomik üretim zincirine dönüştürülemedi. Giresun, kirazın anavatanı olarak tanınmasına rağmen modern kiraz yetiştiriciliğinde güçlü bir üretim merkezi haline gelemedi. GİRESUN’DA KİRAZ NE ZAMAN GERİLEMEYE BAŞLADI? Giresun’da kiraz üretiminin ticari ölçekte ne zaman zayıfladığına ilişkin tek bir kesin yıl bulunmuyor. Ancak tablo açık: Kiraz antik dönemden itibaren Giresun’un kimliğinde yer aldı; Cumhuriyet döneminde de kültürel hafızada varlığını sürdürdü. Buna karşılık 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren fındığın ekonomik ağırlığının artmasıyla kiraz ticari üretim gücünü büyük ölçüde kaybetti. Giresun’da kirazın gerilemesi ani bir üretim kırılması değil, uzun yıllara yayılan bir dönüşüm oldu. Fındık, daha düzenli gelir sağlaması, depolanabilir olması, alıcı ağının güçlü kurulması, sanayi bağlantısının gelişmesi ve ihracat değerinin yüksek olması nedeniyle üreticinin temel ürünü haline geldi. Kiraz ise kısa hasat dönemi, yüksek işçilik ihtiyacı, hızlı pazarlama zorunluluğu, soğuk zincir eksikliği ve alım-paketleme organizasyonunun kurulamaması nedeniyle üretici açısından daha riskli bir ürün olarak geriye düştü. KİRAZ BAHÇELERİ FINDIĞA YER AÇTI Giresun’da fındık yalnızca bir tarımsal ürün değil, kentin ekonomik ve toplumsal yapısını belirleyen ana gelir kaynağı haline geldi. Bu süreçte üretici, arazisini daha güvenli gelir sağlayan fındık bahçelerine yönlendirdi. Kiraz ağaçları ise birçok bölgede ya söküldü, ya bakımsız kaldı ya da ev içi tüketim ve sınırlı yerel satışla varlığını sürdürdü. Kirazın ekonomik üretimden çekilmesinde fındığın yükselişi kadar, kiraz için gerekli olan örgütlü üretim modelinin kurulamaması da etkili oldu. Giresun’da kirazın tarihsel değeri güçlü kaldı ancak ticari üretim zinciri kurulamadı. Üretim, alım, sınıflandırma, soğuk hava, paketleme, marka ve pazar bağlantısı aynı sistem içinde çalışmadığı için kiraz yerel hafızada kaldı, ekonomik ölçekte büyüyemedi. GİRESUN’DA KİRAZ NEDEN TUTUNAMADI? Kiraz, fındığa göre çok daha hassas bir üretim ve pazarlama yapısı istiyor. Meyvenin kısa sürede toplanması, zarar görmeden kasalanması, sınıflandırılması, ön soğutmaya alınması ve pazara ulaştırılması gerekiyor. Bu zincir kurulmadığında ürün hızla yumuşuyor, çatlıyor, rengini ve değerini kaybediyor. Giresun’da parçalı arazi yapısı, dağınık üretim, küçük ölçekli bahçeler, modern meyvecilik yatırımlarının sınırlı kalması, soğuk hava ve paketleme altyapısının gelişmemesi kirazın ticari ürün olarak büyümesini engelledi. Fındıkta üretici ürünü daha uzun süre bekletebilirken, kirazda zaman çok daha belirleyici. Bu nedenle pazar garantisi ve soğuk zincir olmadan kiraz üretimi üretici açısından riskli hale geldi. İKLİM RİSKİ KİRAZDA DAHA BELİRLEYİCİ HALE GELDİ Kiraz, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen meyve türleri arasında yer alıyor. Kışların ılık geçmesi, kiraz ağaçlarının ihtiyaç duyduğu soğuklama süresini olumsuz etkileyebiliyor. İlkbahar geç donları çiçek ve küçük meyve döneminde ciddi verim kaybına yol açabiliyor. Olgunlaşma döneminde görülen yağışlar ise meyvede çatlama riskini artırıyor. Sıcaklık dalgalanmaları, nem ve hastalık baskısı da kaliteyi düşürebiliyor. Bu nedenle Giresun’da kirazın yeniden üretime kazandırılması, yalnızca fidan dikimiyle sağlanamaz. Doğru rakım, doğru çeşit, uygun anaç, sulama planı, budama takvimi ve hastalık yönetimi birlikte kurulmalıdır. GİRESUN KİRAZI NASIL AYAĞA KALKAR? Giresun’da kirazın yeniden canlandırılması için ilk adım, kentin kiraz ekolojisinin bilimsel olarak yeniden haritalanmasıdır. Hangi ilçede, hangi rakımda, hangi toprak yapısında ve hangi mikroklimada ekonomik kiraz üretimi yapılabileceği net biçimde ortaya konulmalıdır. Sahil bandı, orta kuşak köyler ve iç kesimler aynı üretim modeliyle değerlendirilmemelidir. Dereli, Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk, Yağlıdere, Keşap, Espiye ve iç bölgelerde farklı rakım kuşaklarına göre ayrı kiraz planlaması yapılmalıdır. Bu planlama yapılmadan dağıtılacak fidanlar kalıcı üretim oluşturmaz. Giresun kirazının ayağa kalkması, üreticiye yalnızca fidan vermekle değil; bakım, sulama, budama, hastalık mücadelesi, hasat, soğuk zincir ve pazar desteği sağlamakla mümkün olur. KÜÇÜK ALAN, YÜKSEK DEĞER MODELİ KURULMALI Giresun’un kirazda Şili gibi yüz binlerce tonluk üretim hedeflemesi gerçekçi değildir. Ancak Giresun, kendi ölçeğinde yüksek değerli, coğrafi kimliği güçlü, sınırlı ama kaliteli bir kiraz modeli kurabilir. Bu modelde amaç tonaj yarışı değil; “Giresun kirazı” adıyla anılan, izlenebilir, kaliteli, seçilmiş bahçelerden gelen, taze tüketime ve özel pazarlara uygun ürün yetiştirmek olmalıdır. Pilot köylerde modern kiraz bahçeleri kurulmalı, üreticiler bireysel değil kümelenmiş modelle desteklenmelidir. Aynı bölgede aynı çeşit, aynı bakım takvimi, aynı kalite standardı ve aynı pazarlama kanalı uygulanmalıdır. FINDIĞA RAKİP DEĞİL, FINDIĞA EK GELİR Giresun’da kirazın yeniden ayağa kalkması, fındığın alternatifi olarak değil, fındığa ek gelir sağlayacak tamamlayıcı ürün olarak planlanmalıdır. Fındık, Giresun’un ana tarımsal ürünü olmaya devam ederken, uygun bölgelerde kiraz üretimi üreticiye erken sezon nakit girişi sağlayabilir. Kirazın hasat dönemi fındıktan önce geldiği için, doğru planlanmış bir üretim modeli üreticinin yıl içindeki gelir akışını dengeleyebilir. Bu yaklaşım, üreticiyi tek ürüne bağımlı olmaktan kısmen çıkarır; Giresun’un tarımsal ürün çeşitliliğini artırır. KAMU, ÜNİVERSİTE VE ÜRETİCİ AYNI PROGRAMDA BULUŞMALI Giresun kirazı için kalıcı bir dönüşüm hedefleniyorsa, bu çalışma yalnızca festival, tanıtım etkinliği veya sembolik fidan dağıtımıyla sınırlı kalmamalıdır. Giresun Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Giresun Üniversitesi, ziraat odaları, belediyeler, kooperatifler, üretici birlikleri ve özel sektör aynı masada kiraz eylem planı hazırlamalıdır. Bu planda üretim bölgeleri, çeşit seçimi, fidan kalitesi, teknik danışmanlık, sulama altyapısı, hastalık ve zararlı mücadelesi, soğuk hava, paketleme, marka, coğrafi işaret ve pazar bağlantısı birlikte ele alınmalıdır. Giresun kirazı için coğrafi kimlik güçlüdür. Eksik olan, bu kimliği ekonomik üretim zincirine dönüştürecek tarım politikasıdır. ŞİLİ’NİN DERSİ GİRESUN İÇİN UYARI NİTELİĞİNDE Şili, kirazda dünya ölçeğinde büyüdü ancak bugün kaliteyi merkeze almayan büyümenin fiyatları düşürdüğünü ve pazar riskini artırdığını tartışıyor. Giresun için bu örnek önemli bir uyarı taşıyor. Kiraz yeniden canlandırılacaksa önce sistem kurulmalıdır. Bahçe kurulmadan pazar, pazar kurulmadan soğuk zincir, soğuk zincir kurulmadan kalite standardı, kalite standardı kurulmadan marka oluşturulamaz. Giresun’un kiraz hikâyesi güçlüdür. Ancak bu hikâyenin yeniden ekonomik değere dönüşmesi için anavatan söylemi üretim planı, kalite standardı ve pazar stratejisiyle birleştirilmelidir. GİRESUN KİRAZI YENİDEN DOĞABİLİR Giresun kirazı, geçmişteki hatırasıyla değil, geleceğe dönük doğru tarım politikasıyla yeniden ayağa kalkabilir. Bunun yolu rastgele fidan dağıtımından değil, bilimsel planlamadan; dağınık üretimden değil, kümelenmiş bahçelerden; yerel tüketimle sınırlı satıştan değil, markalı pazarlamadan; yalnızca festival vurgusundan değil, üretici gelirini artıracak kalıcı modelden geçiyor. Giresun, kirazın anavatanı olma iddiasını yeniden güçlendirmek istiyorsa, bu ürünü kültürel bir hatıra olmaktan çıkarıp üreticinin gelir hanesine yazılan gerçek bir tarım değerine dönüştürmelidir. https://redagricola.com/asesores-llaman-a-avanzar-hacia-un-nuevo-modelo-productivo-de-la-cereza-en-chile-con-la-calidad-en-el-centro/

DÜNYA FINDIKTA TAKVİM, TONAJ VE KALİTE REKABETİ: Haber

DÜNYA FINDIKTA TAKVİM, TONAJ VE KALİTE REKABETİ:

DÜNYA FINDIKTA TAKVİM, TONAJ VE KALİTE REKABETİ: Dünya fındık piyasasında rekabet artık yalnızca kimin daha fazla ürettiğiyle değil, hasat zamanı, ürünün pazara giriş takvimi, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, mekanizasyon, kurutma standardı, stok yönetimi, alıcı davranışı, coğrafi kimlik ve kalite farkı ile belirleniyor. Türkiye dünya fındık üretiminde ana belirleyici ülke konumunu korurken, Şili Güney Yarımküre avantajıyla yılın ilk yarısında pazara giriyor; İtalya fındığı gastronomi, çikolata ve coğrafi işaret üzerinden markalaştırıyor; ABD/Oregon mekanize üretim ve standart tedarik modeliyle büyüyor; Azerbaycan ve Gürcistan ise Karadeniz-Kafkas hattında Avrupa pazarına yakın alternatif kaynaklar olarak öne çıkıyor. Bu tablo, Giresun kalite fındığının dünya piyasasında yalnızca Türkiye’nin toplam üretim miktarı içinde değerlendirilecek bir ürün olmadığını; arazi yapısı, emek yoğun üretim, düşük verim koşulları, aroma değeri, kalite farkı ve coğrafi kimliğiyle ayrı bir fiyat ve marka politikasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. DÜNYA FINDIKTA ANA ÜRETİM TABLOSU Dünya fındık üretimi son yıllarda 1 milyon ton kabuklu ürün eşiğinin üzerinde seyrediyor. Uluslararası sektör verilerine göre 2023/24 sezonunda dünya fındık üretimi yaklaşık 1,12 milyon ton kabuklu, 523 bin ton iç fındık karşılığı düzeyinde gerçekleşti. 2024/25 sezonu için küresel üretim tahmini yaklaşık 1,29 milyon ton kabuklu ürün seviyesine çıktı. Türkiye, dünya üretiminde açık ara ilk sırada yer alıyor. Türkiye’nin ardından İtalya, ABD, Şili, Azerbaycan ve Gürcistan geliyor. Ancak her ülkenin piyasaya etkisi aynı şekilde oluşmuyor. Türkiye toplam üretim ve ihracat gücüyle fiyatın ana yönünü belirlerken, Şili hasat takvimiyle, İtalya marka ve gastronomi değeriyle, ABD/Oregon mekanize üretim ve standart sanayi tedarikiyle, Azerbaycan ve Gürcistan ise yakın dönem alternatif arz kapasiteleriyle piyasada yer tutuyor. Küresel fındık ticaretinde tonaj hâlâ önemini koruyor; ancak alıcılar artık yalnızca miktara bakmıyor. Ürünün hangi ayda pazara girdiği, iç randımanı, kalibresi, nem oranı, kurutma standardı, işlenebilirliği, izlenebilirliği, aflatoksin riski, lojistik güvenliği ve sanayiye uygunluğu fiyat davranışını doğrudan etkiliyor. HASAT VE PİYASAYA GİRİŞ SIRASINA GÖRE DÜNYA FINDIK TABLOSU Sıra Ülke / bölge Yaklaşık üretim / ticari hacim Hasat dönemi Piyasaya giriş dönemi Giresun’a etkisi 1 Şili 2025 için yaklaşık 80 bin ton kabuklu ürün beklentisi Şubat-mayıs / çoğu bölgede mart-mayıs Nisan-haziran Türkiye sezonu öncesi ara dönem tedarik sağlar; alıcıların stok ve fiyat riskini azaltır 2 Türkiye / Giresun Türkiye’de normal yıllarda 600-700 bin ton bandı; 2025 için farklı kaynaklarda 450-550 bin ton aralığı Ağustos Ağustos-eylül Dünya fiyatının ana yönünü belirler; Giresun kalite, aroma ve coğrafi değer üzerinden ayrışmalıdır 3 Azerbaycan Üretimde yükselen Kafkas hattı; 2024’te yaklaşık 20 bin ton ihracat Ağustos-eylül Eylül-ekim Türkiye ile yakın takvimde standart ürün rekabetini artırır 4 Gürcistan Orta ölçekli üretici; 2024/25 döneminde yaklaşık 18 bin ton ihracat Ağustos-eylül Eylül-ekim Avrupa pazarında alternatif kaynak olarak görünürlüğünü artırır 5 İtalya / Piemonte-Lazio-Campania-Sicilya 2023’te yaklaşık 100 bin ton bandı; 2024/25’te düşüş, 2025/26’da toparlanma beklentisi Ağustos-ekim Eylül-kasım Marka, gastronomi, coğrafi işaret ve sanayi modeli Giresun için önemli örnek oluşturur 6 ABD / Oregon 2024’te yaklaşık 96-97 bin ton; 2025 için yaklaşık 116 bin ton beklentisi Eylül-ekim Ekim-kasım Mekanizasyon, yeni çeşitler ve standart ürünle sanayi tedarikinde rekabet yaratır 7 Diğer üreticiler Çin, İran, Fransa, Sırbistan, Polonya ve Balkan ülkelerinde sınırlı hacimler Bölgeye göre değişiyor Yerel ve sınırlı ihracat Büyük fiyatı tek başına belirlemez; kaynak çeşitliliğini artırır ŞİLİ: GÜNEY YARIMKÜRE TAKVİMİYLE YILIN İLK TİCARİ ARZI Dünya fındık takviminde ilk büyük farklılık Şili’de ortaya çıkıyor. Güney Yarımküre’de yer alan Şili’de Avrupa fındığı, Türkiye, İtalya, ABD, Azerbaycan ve Gürcistan gibi Kuzey Yarımküre üreticilerinden aylar önce hasat ediliyor. Ürün şubat ayından itibaren bazı bölgelerde olgunlaşma sürecine giriyor; ticari hasat çoğu bölgede mart-mayıs dönemine yayılıyor ve ürün yılın ilk yarısında piyasaya iniyor. Bu zamanlama, Şili’ye üretim miktarından bağımsız önemli bir ticari konum kazandırıyor. Kuzey Yarımküre’de yeni sezon ürününün henüz bahçede olduğu, önceki sezon stoklarının azaldığı ve sanayi alıcılarının yeni sezon öncesi pozisyon aldığı dönemde Şili ürünü piyasaya giriyor. Çikolata, krema, ezme, kuruyemiş ve gıda sanayisi yıl boyunca hammadde kullandığı için Şili fındığı, özellikle Türkiye sezonu başlamadan önce ara dönem tedarik kaynağı olarak değerlendiriliyor. Şili’nin fındıkta yükselişi yalnızca takvim farkıyla sınırlı değil. Ülkede üretim daha geniş bahçeler, modern dikim sistemleri, mekanizasyona uygun alanlar, kurutma altyapısı ve işleme tesisleriyle birlikte büyüyor. Osorno gibi bölgelerde açılan yeni işleme tesisleri, ürünün kabul, temizleme, yıkama, kurutma, kalibrasyon, kırma, seçme ve ihracata hazırlık süreçlerini tek zincir içinde topluyor. Şili’nin Giresun’a etkisi aynı hasat ayında doğrudan rekabet oluşturması değil, büyük alıcıların Türkiye sezonu başlamadan önce stok ve fiyat riskini yönetebilmesidir. Sanayi alıcıları Şili’den ürün alarak yeni sezon öncesi hammadde açığını kapatabiliyor, Türkiye’de rekolte belirsizliği oluştuğunda alternatif tedarik kanalı yaratabiliyor. Bu durum, Giresun kalite fındığının Türkiye toplam üretiminin içinde kaybolmadan, aroma ve coğrafi kalite değeriyle ayrı bir ürün olarak anlatılmasını daha önemli hale getiriyor. TÜRKİYE VE GİRESUN: AĞUSTOS HASADIYLA DÜNYA FİYATININ ANA EŞİĞİ Türkiye, dünya fındık piyasasında ana üretici ülke konumunu koruyor. Normal yıllarda 600-700 bin ton bandında seyreden Türkiye üretimi, rekolte tahminleri, don, kuraklık, kahverengi kokarca zararı, randıman, kalibre, iç fındık dengesi, ihracatçı talebi ve üretici satış davranışıyla dünya fiyatının ana yönünü belirliyor. Giresun’da fındık doğal mevsiminde ağustos ayında hasat ediliyor. Sahil kesiminde ürün daha erken olgunlaşırken, orta ve yüksek kesimlerde hasat rakıma bağlı olarak ilerleyen tarihlere kayıyor. Bu kademeli takvim, Giresun fındığının iklim, rakım ve arazi karakterinin doğrudan sonucudur. Giresun kalite fındığının temel farkı tonaj büyüklüğünden çok ürün niteliğidir. Giresun’da fındık yamaçlarda, eğimli ve parçalı arazilerde, büyük ölçüde insan emeğiyle ve daha yüksek işçilik maliyetiyle üretiliyor. Dekar başına verimin düz ve mekanize alanlara göre daha düşük olması, üretim maliyetini artırıyor; buna karşılık ürün aroma, lezzet, incelik ve kalite değeri bakımından ayrı bir yere sahip oluyor. Türkiye toplam üretimi dünya fiyatını belirleyen ana unsur olsa da, Giresun kalite fındığı bu toplamın içinde ortalama ürün gibi değerlendirildiğinde bölgenin özel değeri fiyat politikasına yeterince yansımıyor. Giresun kalite fındığı, yamaçta ve yüksek emekle üretilen; düşük verim koşullarına rağmen aroma ve kalite değeri yüksek olan özel bir ürün yetiştirilen coğrafi üretim alanının ürünü olarak konumlandırılmalıdır. AZERBAYCAN: TÜRKİYE İLE AYNI DÖNEMDE PAZARA GİREN KAFKAS ÜRETİCİSİ Azerbaycan, Karadeniz-Kafkas hattında fındık üretimini ve ihracatını artıran ülkeler arasında yer alıyor. Ülkede hasat ağırlıklı olarak ağustos-eylül döneminde yapılıyor. Ürün eylül-ekim aylarından itibaren ihracat kanallarında daha görünür hale geliyor. Azerbaycan’ın üretim hacmi Türkiye ile karşılaştırıldığında sınırlı olsa da, takvim yakınlığı nedeniyle standart iç fındık segmentinde alternatif kaynak etkisi oluşturuyor. Uluslararası alıcılar Türkiye sezonuyla aynı dönemde Azerbaycan ürününü de tedarik seçenekleri arasına alabiliyor. Bu durum Giresun açısından doğrudan kalite rekabetinden çok fiyat segmenti baskısı oluşturuyor. Azerbaycan ürünü özellikle standart ürün pazarında alıcıya alternatif sunduğunda, Giresun kalite fındığının aynı fiyat bandına sıkışmaması daha kritik hale geliyor. Giresun’un burada öne çıkaracağı başlık düşük fiyat değil; kalite, aroma, coğrafi köken, izlenebilirlik ve ürün standardıdır. GÜRCİSTAN: AVRUPA PAZARINA YAKIN ALTERNATİF KAYNAK Gürcistan, fındıkta Avrupa pazarına yakınlığı ve ihracat kabiliyetiyle öne çıkan ülkelerden biridir. Ülkede hasat ağustos-eylül döneminde yapılıyor ve ürün aynı dönemde ihracat kanallarına girmeye başlıyor. Gürcistan’ın üretim hacmi Türkiye’ye göre sınırlı olsa da, ihracat pazarı açısından etkisi önemlidir. Avrupa Birliği pazarına yakınlık, ihracat kanalları ve kalite iyileştirme çalışmaları Gürcistan’ı tamamlayıcı tedarikçi haline getiriyor. İtalya, Almanya ve diğer Avrupa pazarlarına yönelen Gürcistan fındığı, büyük alıcıların kaynak çeşitlendirme politikasında yer buluyor. Giresun açısından Gürcistan’ın yükselişi, yakın coğrafyada üretilen alternatif fındığın Avrupa pazarında daha fazla görünmesi anlamına geliyor. Bu durum, Giresun fındığının “Türkiye menşeli ürün” başlığı altında genelleştirilmeden, “Giresun kalite” adıyla daha güçlü tanıtılmasını gerekli kılıyor. İTALYA: ALBA, PİEMONTE, LAZIO VE CAMPANIA’DA FINDIK MARKAYA DÖNÜŞÜYOR İtalya, dünya fındık piyasasında geleneksel kalite ülkelerinden biridir. Üretim Piemonte, Lazio, Campania ve Sicilya gibi farklı bölgelere yayılıyor. Alba ve Piemonte hattı özellikle Tonda Gentile çeşidi, çikolata sanayisi, pastacılık, gastronomi, coğrafi işaret ve bölgesel marka gücüyle öne çıkıyor. İtalya’da hasat bölge ve çeşide göre ağustos-ekim dönemine yayılıyor. Piemonte’de hasat çoğunlukla ağustos sonu-eylül başı döneminde, fındıkların doğal olarak yere düşmesiyle başlıyor. Lazio, Viterbo, Campania, Giffoni ve Sicilya gibi bölgelerde takvim çeşide, iklim koşullarına ve bahçe yapısına göre değişiyor. İtalya’nın temel farkı, fındığı yalnızca kabuklu veya iç ürün olarak değerlendirmemesidir. Alba ve Piemonte hattı, fındığı çikolata, krema, pasta, tatlı, gastronomi turizmi ve coğrafi işaretle birlikte pazarlıyor. Bu yapı, ürünün fiyatını yalnızca tonajla değil, kültürel ve sanayi değeriyle de destekliyor. Giresun için İtalya modeli önemli bir ders içeriyor. Giresun kalite fındığı aroma bakımından güçlü bir ürün olmasına rağmen, bu değer yeterince işlenmiş ürün, yerel çikolata, pastacılık, paketli ürün, kavurma standardı, coğrafi işaretli marka ve gastronomi bağlantısıyla desteklenmediğinde fiyat avantajına dönüşmekte zorlanıyor. Alba’nın yaptığı, kaliteli ürünü bölge adıyla ve sanayiyle birlikte satmaktır; Giresun’un da kalite fındığını kendi coğrafi adıyla daha güçlü ticari dile taşıması gerekiyor. ABD / OREGON: MEKANİZE ÜRETİM VE STANDART SANAYİ TEDARİKİ ABD fındık üretiminin merkezi Oregon’dur. Willamette Vadisi’nde yoğunlaşan üretim; geniş bahçeler, düzenli plantasyon yapısı, yeni çeşitler, mekanizasyon, kurutma ve işleme standardı üzerinden gelişiyor. Oregon’da hasat genel olarak eylül-ekim döneminde yapılıyor ve ürün ekim-kasım aylarında piyasada daha görünür hale geliyor. ABD/Oregon’un dünya piyasasındaki etkisi, geleneksel kalite hikâyesinden çok sanayiye güvenilir ve standart ürün sunabilmesidir. Mekanize hasat, kurutma ve işleme altyapısı; büyük alıcılar açısından öngörülebilir kalite, düzenli tedarik ve daha planlı lojistik anlamına geliyor. 2024’te yaklaşık 96-97 bin ton düzeyinde gerçekleşen ABD/Oregon üretiminin 2025 için 116 bin ton seviyesine çıkabileceğine ilişkin beklentiler, bölgenin tedarik kapasitesini büyüttüğünü gösteriyor. Giresun’un Oregon ile aynı zeminde rekabet etmesi mümkün değildir. Çünkü Giresun’un arazi yapısı eğimli, parçalı ve emek yoğundur. Oregon’un güçlü olduğu alan mekanizasyon ve standart sanayi tedarikidir. Giresun’un güçlü olduğu alan ise aroma, coğrafi kalite ve emek yoğun üretim değeridir. Bu fark doğru anlatılmadığında Giresun kalite fındığı, mekanize standart ürünle aynı ortalama fiyat mantığı içinde değerlendirilebilir. DİĞER ÜRETİCİLER: KÜÇÜK HACİMLER, BÜYÜYEN KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ Çin, İran, Fransa, Sırbistan, Polonya ve bazı Balkan ülkeleri dünya fındık üretiminde sınırlı hacimlerle yer alıyor. Bu ülkeler tek başına küresel fiyatı belirleyecek büyüklükte değildir; ancak büyük üretici ülkelerde arz sorunu yaşandığında alıcıların kaynak çeşitlendirme arayışında daha fazla gündeme gelebiliyor. Bu küçük ve orta ölçekli üreticilerin varlığı, fındık ticaretinde tek kaynağa bağımlılığın azaldığını gösteriyor. Büyük sanayi alıcıları artık farklı ülkelerden, farklı takvimlerde ve farklı kalite seviyelerinde ürün temin ederek risk dağıtıyor. Giresun açısından bu gelişme, kalite ürünün daha güçlü tanıtılmasını zorunlu kılıyor. Çünkü küresel alıcı için seçenek arttıkça, yalnızca “Türkiye fındığı” demek yeterli olmuyor. “Giresun kalite” adının aroma, coğrafi köken, üretim zorluğu, işçilik maliyeti ve kalite standardıyla birlikte anlatılması gerekiyor. HASAT TAKVİMİ FİYATI NASIL DEĞİŞTİRİYOR? Fındık piyasasında hasat takvimi, fiyat psikolojisini doğrudan etkiliyor. Şili’nin yılın ilk yarısında pazara girmesi, Türkiye sezonu öncesinde alıcıya ara dönem ürün sağlıyor. Bu durum, sanayi alıcılarının stok yönetimini kolaylaştırıyor ve Türkiye sezonu başlamadan önce piyasa beklentilerini şekillendiriyor. Ağustos ayında Türkiye, Giresun, Azerbaycan ve Gürcistan devreye giriyor. Bu dönem dünya fındık fiyatı açısından ana eşiktir. Türkiye’de rekoltenin yüksek veya düşük olması, ürün kalitesi, randıman, ihracatçı talebi, üretici satış davranışı ve sanayi alıcılarının stok durumu fiyatın yönünü belirliyor. Eylül-kasım döneminde İtalya ve ABD/Oregon ürünleri daha güçlü şekilde piyasaya giriyor. İtalya marka ve kalite bağlantısıyla; Oregon ise mekanize, standart ve sanayiye uygun ürünle alıcıların tedarik planlarında yer alıyor. Bu takvim, Giresun’un yalnızca Türkiye içindeki üretici bölgelerle değil, farklı ülkelerin farklı avantajlarıyla da aynı piyasada karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Şili takvimle, İtalya marka ile, Oregon mekanizasyonla, Azerbaycan ve Gürcistan alternatif tedarikle öne çıkıyor. Giresun’un bu tablo içindeki gücü, kaliteyi fiyatlandıran ayrı bir ticari model kurulduğunda daha görünür hale geliyor. KABUKLU-İÇ FINDIK DENGESİ NEDEN ÖNEMLİ? Dünya fındık piyasasında üretim rakamları çoğu zaman kabuklu tonaj üzerinden açıklanıyor; ancak sanayi alıcısı için asıl belirleyici olan iç fındık miktarı, randıman, kalibre, sağlam iç oranı ve işlenebilirliktir. Aynı kabuklu tonaj, farklı ülkelerde farklı iç fındık karşılığı verebilir. Bu nedenle yalnızca toplam üretim rakamı fiyatı açıklamak için yeterli değildir. Türkiye’de rekolte yüksek görünse bile randıman düşük, kalibre küçük veya kalite sorunlu olduğunda sanayinin kullanabileceği ürün miktarı azalabilir. Şili, Oregon ve İtalya gibi bölgelerde kurutma, kalibrasyon ve işleme standardının güçlenmesi, ürünün sanayi için daha öngörülebilir hale gelmesini sağlar. Giresun kalite fındığı açısından bu başlık daha da önemlidir. Ürünün aroma ve kalite üstünlüğü, doğru kurutma, düşük nem, iyi muhafaza, yüksek randıman ve izlenebilirlik ile desteklendiğinde fiyat politikası daha sağlam kurulabilir. Giresun fındığının değerini yalnızca kabuklu tonajla değil, iç kalite ve kullanım değeriyle anlatmak gerekir. SANAYİ ALICILARI İÇİN FINDIK ARTIK YILLIK STOK YÖNETİMİ ÜRÜNÜ Fındık, büyük çikolata ve gıda sanayisi için yalnızca sezonluk alınan bir tarım ürünü değil, yıl boyunca yönetilen stratejik hammaddedir. Sanayi alıcıları fiyat dalgalanması, rekolte riski, hastalık, don, kuraklık, kalite sorunu ve lojistik aksama riskine karşı farklı ülkelerden ürün alarak tedarik güvenliği sağlamaya çalışıyor. Bu yapı, Şili’nin önemini artırıyor. Şili ürünü Türkiye sezonundan önce piyasaya girdiği için alıcıya ara dönem esneklik sağlıyor. Oregon, mekanize ve standart üretimle sanayi tedarikinde güven veriyor. İtalya, kalite ve marka değeriyle yüksek katma değerli ürün segmentinde yer tutuyor. Azerbaycan ve Gürcistan ise yakın coğrafyada alternatif kaynak oluşturuyor. Giresun’un bu zincirde güçlü kalabilmesi için ürününü yalnızca hammadde olarak değil, kalite değeri yüksek stratejik ürün olarak konumlandırması gerekiyor. Aksi halde Giresun fındığı, küresel alıcıların ortalama maliyet hesabı içinde değerlendirilen bir kaleme dönüşebilir. MEKANİZASYON FARKI MALİYET VE FİYATTA AYRIŞMA YARATIYOR Dünya fındık üretiminde mekanizasyon farkı, üretim maliyetini doğrudan etkiliyor. Şili ve Oregon gibi geniş, düzenli ve makine kullanımına daha uygun bahçelerde hasat ve hasat sonrası işlemler daha planlı yürütülebiliyor. Bu durum işçilik maliyetini azaltıyor, ürünün daha hızlı toplanmasını sağlıyor ve sanayiye düzenli ürün akışını kolaylaştırıyor. Giresun’da ise eğimli ve parçalı arazi yapısı nedeniyle mekanizasyon sınırlı kalıyor. Üretim büyük ölçüde insan emeğine dayanıyor. Bu yapı maliyet dezavantajı oluştursa da, Giresun kalite fındığının emek yoğun üretim karakteri doğru anlatıldığında ürünün coğrafi ve kalite değerini güçlendiren bir unsur haline gelebilir. Bu nedenle Giresun fındığı, düz ve mekanize alanlarda üretilen ortalama ürünle aynı maliyet mantığı içinde değerlendirilmemelidir. Fiyat politikasında verim farkı, arazi eğimi, işçilik yükü, kalite değeri ve aroma üstünlüğü birlikte dikkate alınmalıdır. GİRESUN’U ETKİLEYEN ANA RİSK: KALİTE ÜRÜNÜN ORTALAMA FİYATA SIKIŞMASI Giresun kalite fındığının en önemli riski, dünya piyasasında ortalama ürün gibi fiyatlanmasıdır. Giresun fındığı; yamaçta, eğimli arazide, parçalı bahçelerde, yoğun insan emeğiyle ve daha yüksek maliyetle üretiliyor. Dekar başına verim birçok düz ve mekanize üretim alanına göre daha düşük olmasına rağmen ürünün aroma ve lezzet değeri yüksek. Bu tablo, Giresun kalite fındığı için ayrı fiyat politikasını zorunlu hale getiriyor. Giresun fındığını Şili’nin takvim avantajıyla, Oregon’un mekanize üretimiyle, Azerbaycan ve Gürcistan’ın standart ihracat ürünüyle aynı ortalama fiyat mantığına sıkıştırmak, ürünün gerçek değerini zayıflatır. Giresun’un üretim yapısı yüksek maliyetli, fakat kalite değeri güçlüdür. Bu nedenle Giresun kalite fındığı için fiyat politikası yalnızca tonaj ve arz-talep hesabıyla değil, coğrafi işaret, aroma değeri, üretim zorluğu, işçilik maliyeti, düşük verim, kalite standardı ve marka potansiyeli üzerinden kurulmalıdır. GİRESUN İÇİN TİCARİ YOL HARİTASI Şili yılın ilk yarısında pazara giriyor, İtalya kaliteyi markaya dönüştürüyor, Oregon mekanize üretimle sanayiye standart ürün sunuyor, Azerbaycan ve Gürcistan alternatif tedarik kanallarını güçlendiriyor. Giresun’un elindeki en güçlü değer ise aroma, coğrafi kimlik, emek yoğun üretim ve kalite farkıdır. Bu değer için daha güçlü bir ticari yol haritası gerekiyor. Giresun kalite fındığı; coğrafi işaret, izlenebilirlik, ayrı kalite standardı, doğru kurutma, düşük nem, yüksek randıman, kavurma standardı, paketli ürün, yerel çikolata ve pastacılık bağlantısı, ihracat tanıtımı ve üretici gelirini koruyan fiyat modeliyle desteklenmelidir. Giresun kalite fındığı yalnızca kabuklu ürün veya iç fındık olarak pazara sunulduğunda, küresel alıcının ortalama maliyet hesabına sıkışıyor. Ürün; işlenmiş, markalaşmış, coğrafi kimliği korunmuş, kalite değeri belgelenmiş ve gastronomiyle ilişkilendirilmiş bir yapıya taşındığında ise dünya piyasasında ayrı bir segment oluşturabilir. DÜNYA FINDIKTA YENİ DÖNEM: MİKTAR, TAKVİM, KALİTE VE MARKA BİRLİKTE BELİRLEYİCİ Dünya fındık piyasasında yeni dönem; üretim miktarı, hasat takvimi, piyasaya giriş zamanı, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, kalite standardı, mekanizasyon, kurutma disiplini, stok yönetimi ve marka değerinin birlikte belirleyici olduğu bir döneme girdi. Şili erken takvimle, Türkiye ana üretim gücüyle, İtalya marka ve gastronomiyle, Oregon mekanizasyonla, Azerbaycan ve Gürcistan alternatif tedarikle piyasada yer tutuyor. Giresun bu tabloda sıradan bir üretim bölgesi değil, Giresun kalite fındığı yamaçta ve yüksek emekle üretilen; düşük verim koşullarına rağmen aroma ve kalite değeri yüksek olan özel bir ürün yetiştirilen coğrafi üretim alanıdır. Bu ürünün dünya piyasasında hak ettiği yeri alması, ortalama fiyat mantığından ayrılması, kendi adıyla, kendi standardıyla, kendi marka değeriyle ve üreticinin emeğini karşılayan bir ticari modelle pazarlanmasıyla mümkündür.

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR:  PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE Haber

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR: PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR: PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE YAPILACAK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, hızlanan profesyonelleşme süreci ve büyüyen teknik altyapısıyla yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, fidanlıkları, tedarikçileri, ihracatçıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te buluşturacak. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya konuşmacı olarak yer alacak; üreticiler de teknik masada kendi bahçe deneyimlerini paylaşacak. ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNDEKİ YERİNİ GÜÇLENDİRİYOR Şili, Avrupa fındığında dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri olma hedefini daha güçlü biçimde ortaya koyuyor. Ülkede 70 bin hektarı aşan dikim alanı, sürdürülebilir büyüme arayışı ve giderek profesyonelleşen üretim yapısı, fındığı Şili tarımı içinde stratejik ürünlerden biri haline getirdi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu büyüme döneminin teknik ve ticari yönünü tartışmaya açacak. Etkinlik, yalnızca bir üretici toplantısı olarak değil; Şili fındığının üretim, teknoloji, işleme, ihracat, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet başlıklarını aynı zeminde değerlendirecek bir sektör buluşması olarak hazırlanıyor. Toplantı, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Casa Laura, Los Ángeles’te yapılacak. Program 09.30’da başlayacak ve 15.00’e kadar sürecek. Bilet satışları Welcu üzerinden açıldı. Etkinliğin hedef kitlesi; üreticiler, danışmanlar, fidanlıklar, tedarikçiler, ihracatçılar, şirketler ve Avrupa fındığı sektöründe karar alıcı konumda bulunan profesyoneller olarak belirlendi. “ŞİLİ, FINDIK GÜCÜ” BAŞLIĞI ÖNE ÇIKTI PlanetNuts, 2026 buluşmasını “Chile, potencia avellanera” başlığıyla duyurdu. Bu ifade, Şili’nin artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil, Avrupa fındığında küresel ölçekte ağırlık kazanan bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Fındık üretiminin sezon açısından kritik bir aşamaya girdiği vurgulanırken, üreticilerin ve danışmanların sahada daha doğru karar alabilmesi için güncel teknik bilgiye ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bu çerçevede PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticilere, danışmanlara ve sektör profesyonellerine bilgi, deneyim ve pratik araçlar sunmayı hedefliyor. Şili’de Avrupa fındığı üretimi büyürken, sektörün gündemi de değişiyor. Yeni dikim alanları tek başına yeterli görülmüyor. Verimli bahçe yönetimi, bitki sağlığı, doğru budama, soğuklanma takibi, hastalık kontrolü, besleme programları, sürdürülebilir girdiler, işleme kapasitesi, otomasyon, ürün kalitesi ve ihracat bağlantıları aynı stratejik çerçevenin parçaları haline geliyor. İLK KONUŞMACILAR AÇIKLANDI PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk konuşmacıları da belli oldu. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya konuşmacı olarak yer alacak. Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman kimliğiyle programa katılacak. Aguilar’ın etkinlikte yer alması, bahçe yönetimi, sezon içi kararlar, hasat başarısı, verimlilik ve üreticinin sahada karşılaştığı teknik sorunların toplantının ana gündemlerinden biri olacağını gösteriyor. AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco’nun konuşmacı olarak açıklanması, etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığının sanayi, tedarik zinciri, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri bakımından da değerlendirileceğine işaret ediyor. Fitopatolog ve akademisyen Ernesto Moya ise programın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi boyutunu güçlendirecek. Moya’nın katılımı, Avrupa fındığında verim kayıplarına yol açan hastalık baskısı, odun hastalıkları, patojen riski ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin 2026 toplantısında daha görünür olacağını gösteriyor. ÜRETİCİLER TEKNİK MASADA SAHA DENEYİMİNİ ANLATACAK PlanetNuts, 2026 programında yalnızca uzman sunumlarına değil, üreticilerin doğrudan saha deneyimlerine de yer verecek. Etkinlikte teknik üretici masası oluşturulacak. Bu bölümde çiftçiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde aldıkları kararları, karşılaştıkları sorunları, öğrendikleri dersleri ve elde ettikleri sonuçları sektörle paylaşacak. Bu format, Şili fındık sektöründe bilgi paylaşımının daha pratik bir zemine taşındığını gösteriyor. Çünkü Avrupa fındığında verim, kalite ve sürdürülebilirlik artık yalnızca laboratuvar, firma sunumu ya da akademik değerlendirme konusu değil; doğrudan bahçe ölçeğinde alınan günlük kararlarla şekilleniyor. Üretici masası, danışmanlar, firmalar ve araştırmacılar için de önemli bir gözlem alanı oluşturacak. Gerçek bahçe deneyimleri, sektörün hangi teknik çözümlere ihtiyaç duyduğunu, hangi uygulamaların sahada karşılık bulduğunu ve hangi risklerin üreticiyi zorladığını daha net gösterecek. SPONSORLAR ÜRETİMDEN İŞLEMEYE UZANAN GENİŞ BİR TEKNİK HAT OLUŞTURDU PlanetNuts Day Avellanos 2026 için sponsor duyuruları art arda geldi. Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorlar arasında açıklanması, etkinliğin bahçe yönetiminden bitki sağlığına, biyostimülasyondan işleme teknolojilerine, ürün korumadan sürdürülebilir girdilere kadar geniş bir teknik gündemle hazırlandığını gösteriyor. Bu yapı, Şili fındık sektörünün geldiği aşamayı da ortaya koyuyor. Artık büyüme yalnızca üretim alanı ve hasat miktarıyla ölçülmüyor. Bahçenin teknik yönetimi, bitkinin dayanıklılığı, ürünün kalite standardı, hasat sonrası işleme kapasitesi, otomasyon, biyolojik çözümler ve üreticiye teknoloji aktarımı sektörün ana belirleyicileri arasına giriyor. TRINUTS BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK BOYUTUNU GÜÇLENDİRDİ Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasında yer aldı. Şirket, 30 yılı aşkın tarımsal deneyimiyle fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık ve üretim süreçleri üzerine çalışıyor. Trinuts’un çok disiplinli ekibi, bahçelerde verimlilik, etkin üretim, kârlılık ve üreticiye özel teknik çözüm geliştirme başlıklarıyla öne çıkıyor. Şirketin programa katılması, toplantının bahçe yönetimi ve saha danışmanlığı hattını güçlendirdi. Bu katılım, Avrupa fındığında yeni dönemin üreticiye daha yakın, bahçe bazında karar üreten ve her üretim alanının koşullarına göre çözüm geliştiren bir teknik danışmanlık yapısını gerekli kıldığını gösteriyor. FITOTECNOLOGÍA BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL GİRDİLERLE PROGRAMA GİRDİ Fitotecnología da PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında açıklandı. Maule Bölgesi çıkışlı Şili şirketi, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli doğal kaynaklı tarımsal girdiler geliştirme alanında çalışıyor. Şirketin uzmanlık alanları arasında biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri bulunuyor. Bu katılım, 2026 buluşmasında sürdürülebilir üretim, bitki sağlığı, besleme verimliliği ve çevreyle uyumlu tarımsal girdi kullanımının güçlü başlıklardan biri olacağını gösteriyor. Şili’de Avrupa fındığı üretimi genişlerken, üreticiler yalnızca daha fazla dikim yapma baskısıyla değil, daha sağlıklı ve dayanıklı bahçeler kurma ihtiyacıyla da karşı karşıya bulunuyor. Fitotecnología’nın sponsorluğu, bu teknik dönüşümün biyo-temelli çözümler üzerinden de ilerlediğini ortaya koyuyor. PACK-MAN İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE OTOMASYONLA ÖNE ÇIKTI Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin hasat sonrası süreçler ve sanayi kapasitesi boyutunu güçlendirdi. Şirket, meyve ve kuru yemişlerin işlenmesine yönelik teknolojik çözümler geliştiren bir firma olarak tanıtıldı. Pack-Man, 10 yılı aşkın deneyimiyle özel projeler, yüksek seviyeli ekipman ve uzman teknik servis hizmetleri sunuyor. Şirketin inovasyon ve otomasyon odağı, üreticilerin işleme süreçlerini optimize etmesini ve daha yüksek kalite standartlarına ulaşmasını hedefliyor. Bu sponsorluk, Şili’de fındık büyümesinin artık yalnızca tarlada değil, işleme hattında da yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Üretim artışı, eğer işleme kapasitesi, kalite standardı, otomasyon ve teknik servis altyapısıyla desteklenmezse sektörün rekabet gücünü sınırlayabilir. Pack-Man’in programa dahil edilmesi, bu nedenle etkinliğin sanayi ayağını tamamlayan önemli bir başlık oluşturuyor. UPL ÜRÜN KORUMA, BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLERLE KATILDI UPL, PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Küresel ölçekte tarım çözümleri alanında faaliyet gösteren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle programa dahil oldu. UPL’nin OpenAg yaklaşımı, iş birliği ve inovasyon ekseninde üreticilere verimliliği artıran, bitki dayanıklılığını güçlendiren ve geleceğe hazırlıklı tarım uygulamalarını destekleyen araçlar sunmayı hedefliyor. Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişkenliği, hastalık baskısı, verim istikrarı ve ürün kalitesi daha kritik hale gelirken, UPL’nin sponsorluğu toplantının ürün koruma ve sürdürülebilir üretim gündemini güçlendirdi. ROVENSA NEXT CHILE BİYOÇÖZÜMLERLE GÜNDEMİ GENİŞLETTİ Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarıma yönelik biyoçözümler portföyüyle PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Rovensa Next, biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlardan oluşan geniş ürün yapısıyla tanıtıldı. Şirketin sürdürülebilir tarım alanında çalışan 12 öncü firmanın birleşmesiyle oluşan yapısı, yerel teknik bilgi ile küresel deneyimi aynı çatı altında topluyor. Bu katılım, Şili fındık sektöründe biyolojik çözümler, bitki sağlığı, kalite ve çevresel sürdürülebilirlik başlıklarının daha fazla ağırlık kazandığını gösteriyor. Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, 2026 buluşmasının yalnızca verim artışını değil, verimin nasıl sürdürülebilir hale getirileceğini de tartışacağını ortaya koyuyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİNİ ÜRETİCİYE TAŞIYACAK FertiGlobal ve Fertiamerica da PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında açıklandı. Fertiamerica, FertiGlobal’in Şili’deki resmi distribütörü ve iş ortağı olarak konumlandırılıyor. FertiGlobal, biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanında uzmanlaşmış uluslararası bir şirket olarak tanıtıldı. Şirket, tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği artırmaya yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Bu teknolojilerin Fertiamerica aracılığıyla Şilili üreticilere ulaştırılması, Avrupa fındığında modern bitki besleme yönetiminin daha fazla önem kazandığını gösteriyor. İklim baskısı, hastalık riski, kalite standardı ve maliyet yönetimi aynı anda büyürken, üreticinin daha etkili teknik araçlara ihtiyaç duyduğu görülüyor. SUMITOMO CHEMICAL CHILE ÜRÜN KORUMA VE VERİMLİLİK HATTIYLA PROGRAMA DAHİL OLDU Sumitomo Chemical Chile, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasına katıldı. Küresel ölçekte tarımsal inovasyon alanında faaliyet gösteren şirket, ürün koruma ve üretkenlik çözümleriyle etkinliğe dahil olacak. Sumitomo Chemical, kimyasal ve biyolojik teknolojileri birlikte kullanarak daha verimli ve sürdürülebilir tarımı destekleyen çözümler geliştiriyor. Şirketin AgroSolutions bölümü, üreticilere verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarında araçlar sunuyor. Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorluğu, 2026 toplantısında bitki sağlığı, ürün koruma, verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarının daha güçlü biçimde yer alacağını gösteriyor. ALICAHUE GENEL PARTNER AĞINA KATILDI PlanetNuts’un son duyuruları yalnızca PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorlarıyla sınırlı kalmadı. Alicahue de PlanetNuts’un yeni genel partneri olarak açıklandı. Alicahue, ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimiyle tanıtıldı. Şirketin üreticilerle çalışma tecrübesi ve ulusal ile uluslararası pazarlar için yüksek kalite standartlarına sahip çözümler sunduğu belirtildi. Bu duyuru doğrudan PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsor listesine yazılacak bir etkinlik bilgisi değil. Ancak PlanetNuts’un fındık dışında daha geniş sert kabuklu meyve sektöründe de teknik bilgi, uzman içerik ve ticari bağlantı ağı kurduğunu gösteriyor. Platform, üreticiyi, şirketleri ve sektör aktörlerini aynı çatı altında buluşturan yapısını genişletiyor. KIŞ DÖNEMİ UYARILARI SAHA GÜNDEMİNİ GÖSTERDİ PlanetNuts’un güncel teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıktı. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira, kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Rivadeneira’nın değerlendirmesinde odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı stratejik bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi, düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması ve siyanamid kullanımının bölge koşullarına göre önceden değerlendirilmesi öne çıktı. Bu teknik uyarılar, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın neden yalnızca genel sektör değerlendirmesiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Şili fındığında üreticinin sahadaki kararları, gelecek sezonun verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. SAHA ZİYARETLERİ ÜRETİCİYE YAKIN TEKNİK DESTEK İHTİYACINI ORTAYA KOYDU PlanetNuts’un paylaşımlarında AminoChem’in VI Bölgesi temsilcisi Eduardo Muñoz’un üreticilere yapılan saha ziyaretlerine ilişkin değerlendirmesi de yer aldı. Bu içerik, meyve bahçelerinin mevcut sorunlarını doğrudan sahadan öğrenme ve üreticilere üretim aşamasına uygun çözümler sunma ihtiyacını öne çıkardı. Gün boyunca farklı teknik başlıkların ele alınması, üreticilere destek ve danışmanlık verilmesi, Şili’de fındık sektörünün yalnızca büyük toplantılarla değil, üretici bahçelerine inen teknik temaslarla da ilerlediğini gösteriyor. Bu tablo, 2026 buluşmasının arka planını güçlendiriyor. Üretici, danışman, teknoloji firması ve araştırmacı arasındaki ilişki artık daha sürekli, daha teknik ve daha sonuç odaklı bir yapıya doğru ilerliyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SEKTÖRÜN ANA RİSKLERİ ARASINDA PlanetNuts’un güncel akışında meyveciliği etkileyen iklim değişikliklerine dikkat çekilmesi, Avrupa fındığında yeni dönemin önemli risk başlıklarından birini de ortaya koydu. İklim baskısı, yalnızca verim dalgalanması değil; çiçeklenme, soğuklanma, hastalık baskısı, su yönetimi, bitki besleme ve hasat kalitesi üzerinde de doğrudan etkili oluyor. Şili fındık sektörü 70 bin hektarı aşan dikim alanıyla büyürken, iklim değişkenliği ve sürdürülebilir üretim ihtiyacı daha sert bir yönetim süreci gerektiriyor. Bu nedenle 2026 toplantısında teknik bilgi, saha deneyimi, ürün koruma, biyoçözümler, bitki besleme ve işleme teknolojileri aynı gündemin parçaları olarak öne çıkıyor. ŞİLİ MODELİ BÜTÜN ZİNCİRİYLE MASAYA GELİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili’de Avrupa fındığının büyüme sonrası dönemini tartışacak. Üretim alanı genişledi; sektör profesyonelleşti; sponsor yapısı bahçeden fabrikaya uzanan bütün zinciri kapsayacak şekilde oluştu; konuşmacı listesi üretim, sanayi ve bitki sağlığı başlıklarını aynı programda buluşturdu. Bu tablo, Şili fındık sektörünün artık yalnızca “ne kadar üretim yapılacak” sorusuyla ilerlemediğini gösteriyor. Yeni dönemin gündemi; üretimin nasıl yönetileceği, kalitenin nasıl korunacağı, hastalık baskısının nasıl azaltılacağı, sürdürülebilir girdilerin nasıl kullanılacağı, işleme kapasitesinin nasıl artırılacağı ve küresel pazarda kalıcı konumun nasıl kurulacağı üzerinden şekilleniyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN DİKKATLE İZLENMESİ GEREKEN BİR TABLO Şili’nin Avrupa fındığında ulaştığı ölçek, Türkiye açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici konumunu koruyor; ancak Şili’nin planlı büyümesi, teknik danışmanlık ağı, sanayi yatırımı, sürdürülebilirlik vurgusu, ürün koruma ve işleme teknolojileriyle güçlenen modeli, küresel rekabetin daha sertleşeceğini gösteriyor. Bu tablo, özellikle Giresun kalite fındığı için ayrı bir önem taşıyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yüksek işçilik maliyetiyle üretiliyor. Buna karşılık yeni büyüyen üretim bölgelerinde daha geniş alanlar, daha planlı bahçe yapıları, teknik danışmanlık destekleri ve sanayiyle entegre tedarik zincirleri öne çıkıyor. Giresun kalite fındığının aroma değeri, coğrafi niteliği, üretim zorluğu, işçilik maliyeti ve kalite farkı ortalama fiyat mantığı içinde eritilmemeli. Küresel rekabetin yeni döneminde Türkiye’nin yalnızca üretim miktarıyla değil; kalite standardı, üretici geliri, sürdürülebilirlik modeli, markalaşma, işleme kapasitesi ve ihracat stratejisiyle de güçlü bir cevap vermesi gerekiyor. Şili’nin yükselişi, Türkiye için bir tehdit başlığı olmanın ötesinde güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Dünya fındık piyasasında kalıcı güç, artık yalnızca ürün miktarıyla değil; üreticiyi merkeze alan teknik sistem, kaliteyi koruyan sanayi altyapısı, sürdürülebilirlik standardı ve markalaşmış ürün değeriyle kurulacak. PLANETNUTS GÜNÜ SEKTÖRÜN YÖNÜNÜ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün yeni aşamasını görünür hale getirecek. Casa Laura’daki buluşma, üretici, danışman, fidanlık, tedarikçi, ihracatçı, teknoloji firması, sanayi temsilcisi ve akademik uzmanları aynı zeminde buluşturacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı perspektifi; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile’nin sponsor yapısıyla birleştiğinde, 2026 toplantısı Şili fındığında üretimden pazara uzanan bütün zinciri kapsayan güçlü bir sektör gündemine dönüşüyor. Şili, Avrupa fındığında büyümesini artık yalnızca rakamlarla değil, teknik kapasite, sürdürülebilirlik, kalite, işleme teknolojisi ve küresel pazar hedefleriyle birlikte anlatıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin en net göstergelerinden biri olacak. KAYNAKÇA PlanetNuts’un PlanetNuts Day Avellanos 2026 duyuruları; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal/Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile sponsor açıklamaları; onaylı konuşmacı duyurusu; teknik üretici masası açıklaması; PlanetNuts’un kış dönemi saha yönetimi, budama, soğuklanma, hastalık koruması, AminoChem saha ziyareti, iklim değişikliği ve Alicahue partner duyurularına ilişkin güncel sosyal medya içerikleri esas alınmıştır.

OSORNO FINDIKTA KÜRESEL MERKEZ OLUYOR Haber

OSORNO FINDIKTA KÜRESEL MERKEZ OLUYOR

ŞİLİ'DE DÜNYANIN EN GÜNEY FINDIK İŞLEME TESİSİ AÇILDI Dünyanın güney Avrupa'da fındığı işleme tesisi Şili'nin Osorno'da açıldı. OSORNO FINDIKTA KÜRESEL MERKEZ OLUYOR Tesis, Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinden gelen fındığı işleyecek. Kurutma, kırılma, kabuktan ayırma, seçme ve ihracata hazırlık aynı merkezde yapılıyor. Şili'nin Los Lagos Bölgesi'ne bağlı Osorno Avrupa'nın fındığı için dünyanın en güneydeki işleme tesisini faaliyete soktu Nefuen ve Grupo Hijuelas tarafından kurulan tesis, Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinde üretilen fındığı kurutma, kalibre etme, kırma, kabuktan ayırma, seçme ve ihracata hazırlama süreçlerinden gerçekleştirilecek. GÜNEY ŞİLİ FINDIKTA SANAYİ HAMLESİ YAPTI Şili, Avrupa fınladığında üretimden işleme ve ihracata uzanan zinciri güçlendiren yeni bir yatırımı devreye aldı. Los Lagos Bölgesi'nin Osorno'da konuşabilen Las Quemas sektöründe faaliyet gösteren tesisi, Avrupa'nın fındığı alanda dünyanın en güneyindeki işleme sıcaklığı olarak kayıtlara geçti. Tesis, Nefuen ve Grupo Hijuelas'ın yatırımıyla faaliyete geçti. Açılışa ulusal ve yerel yönetimler, tarım sektörü temsilcileri, kuru meyve endüstrisinin aktörleri ve üretici çevreleri katıldı. Yeni tesis, Şili'nin Avrupa fındığında yalnızca üretici ülke değil; işleyen, sınıflandıran, katma değer oluşturan ve ihracata hazırlayan ülke olma hedefini güçlendirdi. FINDIK TEK MERKEZDE İŞLENECEK Osorno'daki tesis, Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinde üretilen Avrupa fındığını işleyecek. Ürünler kabul edilecek, temizlenecek, yıkanacak, kurutulacak, kabuklu fındık serilenecek, ardından kırma ve kabuktan ayırma aşamalarından geçirilecek. Son aşamada iç fındık seçilecek, yeniden sınıflandırılacak ve yüksek standart isteyen sanayi pazarlarına ihracat için hazırlanacak. Tesis; alma, yıkama, kurutma, iklimlendirme, kırma, kabuktan ayırma, seçme ve ihracata hazırlık süreçlerini aynı hatta topluyor. KABUKLU FINDIKTAN KATMA DEĞERLİ İHRACATA GEÇİŞ Avrupa fındığında uluslararası pazarın talebi, ürün yalnızca kabuklu şekilde kapsamıyla sınırlı değildir. Sanayi alıcıları, özellikle çikolata, makarna, ezme, yağ, un, aroma ve seçeneklerin üretimi için iç fındıkta Kalibre, kalite, görünüm, sertifikasyon ve düzenli tedarik istiyor. Bu nedenle Osorno'daki yeni tesis, Şili'nin fındığının pazara daha profesyonel hazırlanmasını sağlayacak. Ürün artık bölgede işlenerek daha yüksek katma değerle ihracat zincirine giriyor. Tesisin temel hedefi, Güney Şili'de üretilen fındığı ham ürün sağlamakta olup sanayi pazarının kalitesini ihracata hazır ürüne dönüştürmektir. ŞİLİ 2035 HEDEFİNİ BÜYÜTÜYOR Grupo Hijuelas Başkanı Gaspar Goycoolea, Los Lagos Bölgesi'nde 12. yılda başarının elde edildiğini vurguladı. Goycoolea, Şili'nin bugün Güney Yarımküre'nin en büyük Avrupa fındığı büyüme gösterdiğini ve mevcut büyüme temposunun korunması halinde ülkede 2035'e doğru dünya hedefiyle güçlenebileceğini belirtti. Bu hedef, yalnızca dikim depolama, genetik, üretim, işleme, sertifikasyon, ticaret ve ihracat zincirinin aynı stratejisi içinde geliştirilebilir. Osorno'daki tesis, Şili'nin fındıkta küresel oyuncu olma hedefinin üretim ayağını sanayi ve nakliye hizmetleriyle birleştiren kritik yatırımlardan biri oldu. GRUPO HIJUELAS VE NEFUEN İŞLEME ZİNCİRİNE GİRDİ Tesis, Grupo Hijuelas ve Nefuen için yeni bir ticari aşamayı başlattı. Grup, daha önce doğrudan yer almadığı işleme ve pazarlama alanına bu yatırımla girdi. Nefuen ve Grupo Hijuelas, üretim zincirinde işleme ve pazarlama aşamasına daha güçlü bir biçimde girdi. Grupo Hijuelas CEO'su Juan Ignacio Goycoolea Sone, finansal şirket açısından özel bir anlam taşıdığını, çünkü grup ve Nefuen'in tedarik zincirinde daha önce doğrudan tamamlanmadan bir aşamaya geçtiğini belirtti. Bu adım, Avrupa fındığında üretimden nihai pazara kadar daha fazla değerde Şili'de kalmasını sağlayacak bir modelin parçası olarak öne çıktı. TEKNOLOJİ ŞİLİ, ALMANYA, HOLLANDA VE ABD BİLGİSİYLE KURULDU Yeni durumdaki durumda Şili, Almanya, Hollanda ve ABD'den gelen bilgi ile teknoloji rekoru kırdı. Açıklanan bilgilere göre tesis, Avrupa fındığında pazarın standardı, sunum, kalite ve sertifikasyon koşulları cevap verecek şekilde tasarlandı. Tesisin profesyonel hale getirip genişletilebilecek alanları olacak: Ürün kabul ve temizlik süreci daha kontrollü yürütülecek. Kurutma ve nem yönetimi daha standart hale gelecek. Kabuklu ayarı daha hassas şekilde yapılır. Kırma ve kabuktan ayırma işlemi daha hızlı ve verimli ilerleyecek. İç nakit seçimi, sonuçları ve ihracat hazırlığı sanayi alıcılarının beklentilerine göre yapılacak. Sertifikasyon, ambalaj, dağıtım ve ihracat pazarlarının taleplerine daha uygun hale gelecek. KAPASİTEDE BÜYÜK SIÇRAMA Tesisin yıllık olarak saklanması ile ilgili kamuya açık kaynaklarda net tonaj açıklanmadı. Ancak Nefuen ve Grupo Hijuelas'ın verilerinin karşılaştırmalı bilgileri, kapasitedeki sıçramayı ortaya koydu. Şili, Avrupa fındığında 2035'e doğru dünya odaklı hedefini teknoloji, işleme ve ihracat yapmakla birlikte başardı. Nefuen ve Grupo Hijuelas Direktörü Jorge Mohr, 2018'de şirketin ilk ihracatında 8 tonluk fındığın küçük bir makineyle yaklaşık bir bucuk ayda işlendiğini, yeni sıcaklıkta aynı miktarın tek vardiyada işleyebileceği aşamaya geldiğini açıkladı. Açıklanan bu veri, yalnızca yeni bir bina değildir; işleme hızı, verimlilik ve çalışma görünümü Güney Şili fındık bölümü için ciddi bir kapasite artışının geldiğini gösteriyor. NEFUEN'İN KÖKLERİ 2002'YE UZANIYOR Nefuen'in Avrupa'nın fındığı geçmişi 2002 yılına kadar uzanıyor. Mohr ailesi, o yıl bölgedeki ilk bahçeleri kurdu. Daha sonra uluslararası olarak birleşerek ABD'deki Oregon State Üniversitesi ile bağlantılı genetik çalışmalar ve Amerikan serisinin bölgeye uyarlanması üretimdeki gelişmelerde etkili oldu. Şirket, 2018'de Osorno'dan ilk ihracatını gerçekleştirdi. Bölgedeki Avrupa'nın fındığı üretim ve ihracat, sonraki yıllarda hızla büyüdü. TESİS KİME AİT? Kamuya açık kaynaklarda tesis, Nefuen ve Grupo Hijuelas ortaklığıyla hayata geçirilen bir yatırım olarak yer alıyor. Nefuen Trading Chile SpA'nın Avrupa'da işlenip ihraç edilmeyen şirket olduğu; Mohr ve Goycolea ailelerinin girişimiyle belirtiliyor. Nefuen ve Group'un yeni üretim, kurutma, kalibrasyon, çıkarma ve çeşit seçimi seçenekleri içeriyor ve Güney Şili'deki bu endüstrinin gelişmeleri güçleniyor. Grupo Hijuelas ise bitki üretimi, genetik, yönetim teknoloji ve üretim zinciri faaliyet faaliyetlerini bu yatırımla işleme ve pazarlama aşamasına taşıdı. GÜNEY ŞİLİ'DE FINDIK İÇİN YENİ MERKEZ Osorno'daki tesis, Güney Şili'nin fındık üreticisi bir alanla sınırlı kalmayacağını gösterdi. Los Lagos ve Los Ríos bölgelerinde büyüyen üretim, artık daha güçlü bir birleştirmeyle desteklenecek. Bu yatırım, Şili'nin fındığını dünya pazarında daha güçlü konumlandırırken, Türkiye ve özellikle Giresun açısından da dikkatle yetiştirilmesi gereken bir gelişme ortaya koyuyor. Küresel fiyat rekabeti artık yalnızca üretim miktarıyla değil; işleme kapasitesi, kalite standardı, sertifikasyon, katma değeri, marka gücü ve pazara hazır ürün sunabilme yeteneğiyle şekilleniyor. Şili'nin Osorno hamlesi, fındıkta yeni rekabet döneminin üretimden çok daha geniş bir sanayi ve ihracat stratejisiyle yürüdüğünü gösterdi. Kaynak: https://redagricola.com/inauguran-la-planta-de-procesamiento-de-avellano-mas-austral-del-mundo/?fbclid=IwY2xjawSRak9leHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeW6uCD6Gx0A6akt7luZc953-5GaDhVdvWm8cVjRmX9R9Ldngx6Km_XJr2VZY_aem_edsrzCIlhRxx1ErRoArXRQ

FERRERO’DAN ŞİLİ FINDIĞINA 94 MİLYON DOLARLIK STRATEJİK YATIRIM Haber

FERRERO’DAN ŞİLİ FINDIĞINA 94 MİLYON DOLARLIK STRATEJİK YATIRIM

FERRERO’DAN ŞİLİ FINDIĞINA 94 MİLYON DOLARLIK STRATEJİK YATIRIM Ferrero, Şili’de Avrupa fındığına dayalı tedarik zincirini büyütmek için 94 milyon dolarlık yeni yatırım planını devreye alıyor. AgriChile üzerinden yürütülecek yatırım, yeni işleme kapasitesi, lojistik genişleme ve güney bölgelerde üretim altyapısının güçlendirilmesiyle Şili’yi küresel fındık pazarında daha belirgin bir tedarik merkezi haline getirecek. KÜRESEL ÇİKOLATA SANAYİSİNİN FINDIK ARAYIŞI ŞİLİ’Yİ ÖNE ÇIKARDI İtalyan gıda grubu Ferrero, Şili’deki fındık operasyonlarını büyütmek için 94 milyon dolarlık yeni yatırım planladı. Yatırım, şirketin ülkedeki iştiraki AgriChile üzerinden yürütülecek ve Avrupa fındığı üretiminden işleme kapasitesine kadar uzanan zinciri daha güçlü hale getirecek. Bu hamle, yalnızca yeni bir tesis yatırımı değil; küresel çikolata ve şekerleme sanayisinin fındık tedarikinde güvenli, izlenebilir ve ölçeklenebilir üretim bölgelerine yöneldiğini gösteren ekonomik bir karar niteliği taşıyor. Nutella, Ferrero Rocher ve Kinder Bueno gibi markaların hammadde ihtiyacı, fındıkta sürdürülebilir tedarik ve kalite standartlarını daha kritik hale getiriyor. Ferrero’nun Şili’ye dönük yeni yatırımı, bu nedenle tarımsal üretimden sanayiye, lojistikten ihracata kadar geniş bir ekonomik alanı doğrudan etkiliyor. ŞİLİ, FINDIKTA ALTERNATİF TEDARİK ÜSSÜNE DÖNÜŞTÜ Şili’de Avrupa fındığı üretiminin hikâyesi 1990’ların başında başladı. Ferrero, o dönemde Güney Yarımküre’de Avrupa fındığı üretim denemelerine yöneldi. Ürün, Şili tarımında başlangıçta sınırlı bir alana sahipti; ancak ülkenin orta-güney kuşağındaki iklim koşulları, Avrupa fındığının hızlı biçimde yayılmasına imkân sağladı. Bugün gelinen noktada Şili, Avrupa fındığında yalnızca üretim yapan bir ülke değil; uluslararası gıda sanayisinin tedarik zincirinde ağırlığı artan bir aktör konumuna yükseldi. Ferrero’nun ülkedeki toplam yatırımı 330 milyon doların üzerine çıktı. Şirket, 800’den fazla Şilili üreticiyle üretim ilişkisini sürdürüyor. Bu tablo, Şili fındığının tarımsal bir ürün olmanın ötesine geçtiğini gösteriyor. Ürün, ülkenin güney bölgelerinde üretici gelirini, sanayi yatırımını, ihracatı, lojistik ihtiyacını ve tarımsal teknolojiyi aynı anda büyüten stratejik bir sektöre dönüşüyor. EKİM ALANI 50 BİN HEKTARI AŞTI Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı son on yılda güçlü bir artış gösterdi. Ülkede fındık alanları kısa sürede 10 bin hektarın altındaki seviyelerden 50 bin hektarın üzerine çıktı. Büyüme özellikle La Araucanía, Los Ríos ve Los Lagos gibi güney bölgelerinde hızlandı. Bu genişleme, klasik tarımsal üretim deseninde de değişim yarattı. Geleneksel ürünlerde maliyet, su, kârlılık ve pazar baskısı artarken Avrupa fındığı, üreticiler için uzun vadeli ve sanayi bağlantılı bir alternatif haline geldi. Fındık üretimindeki büyüme yalnızca bahçe kurulumuyla sınırlı kalmadı. Fidanlık, bitki genetiği, mekanizasyon, kurutma, depolama, işleme teknolojileri ve kalite kontrol süreçlerinde de yeni yatırım alanları oluştu. CUNCO’DA YENİ İŞLEME TESİSİ KURULACAK Ferrero’nun yatırım planındaki en kritik başlıklardan biri, La Araucanía Bölgesi’ne bağlı Cunco’da kurulacak üçüncü işleme tesisi olacak. Yeni tesis için yaklaşık 45 milyon dolarlık kaynak ayrılıyor. Cunco yatırımı, üretimin hızla büyüdüğü güney bölgelere sanayi kapasitesini yaklaştıracak. Bu adım, hasat sonrası süreçlerde taşıma yükünü azaltacak, lojistik akışı hızlandıracak ve üreticinin ürünü daha kısa sürede işleme zincirine ulaştırmasını kolaylaştıracak. Yatırım planı yalnızca yeni tesisle sınırlı değil. Maule ve Ñuble’deki mevcut tesislerde iyileştirmeler yapılacak. Ulusal üretimdeki artışa yanıt verecek yeni lojistik kapasite de devreye alınacak. Bu yönüyle yatırım, tarla ile fabrika arasındaki mesafeyi azaltan, üretici-sanayi bağını güçlendiren ve ihracat zincirini daha rekabetçi hale getiren bir ekonomik hamle olarak öne çıkıyor. 600 MİLYON DOLARLIK İHRACAT HACMİ Ferrero, Şili limanlarından dünya pazarlarına yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık fındık ihracatı gerçekleştiriyor. Bu hacim, Şili’nin Avrupa fındığında ulaştığı ekonomik ölçeği ortaya koyuyor. Fındık artık Şili için yalnızca tarımsal çeşitlendirme ürünü değil; katma değerli gıda sanayisinin hammadde tedarikinde ülkeye uluslararası pozisyon kazandıran bir ihracat kalemi haline geldi. Şili’nin avantajı yalnızca üretim alanı büyüklüğünden kaynaklanmıyor. İzlenebilirlik, kalite standardı, profesyonel bahçe yönetimi, teknik destek, üretici-sanayi ilişkisi ve güney bölgelerdeki iklim uygunluğu, ülkenin rekabet gücünü artırıyor. FERRERO’NUN HAMLESİ TÜRKİYE İÇİN DE DİKKAT ÇEKİCİ Ferrero’nun Şili’ye dönük yatırımı, dünya fındık piyasasını yakından ilgilendiriyor. Küresel çikolata sanayisinin büyük alıcıları, fındık tedarikinde coğrafi çeşitlilik arıyor. Bu çeşitlilik, arz güvenliği, fiyat istikrarı ve kalite standardı bakımından şirketler için stratejik önem taşıyor. Türkiye, dünya fındık piyasasının ana üretici ülkesi olarak belirleyici konumunu koruyor. Ancak Şili’deki hızlı büyüme, büyük sanayi alıcılarının alternatif tedarik bölgelerini güçlendirme eğilimini açık biçimde gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye açısından da önemli bir mesaj içeriyor. Fındıkta yalnızca üretim miktarı değil; kalite standardı, izlenebilirlik, kurutma-depolama altyapısı, üretici örgütlenmesi, sanayi entegrasyonu ve sürdürülebilirlik kriterleri giderek daha fazla belirleyici hale geliyor. FINDIKTA REKABET ÜRETİMDEN SANAYİYE TAŞINIYOR Şili örneği, fındıkta küresel rekabetin artık yalnızca bahçede kazanılmadığını gösteriyor. Rekabet; dikim alanı, verim, kalite, hasat sonrası yönetim, işleme kapasitesi, lojistik, ihracat bağlantısı ve büyük alıcılarla kurulan uzun vadeli ilişkiler üzerinden şekilleniyor. Ferrero’nun 94 milyon dolarlık yatırımı, Şili’nin fındıkta geldiği noktayı daha ileri taşıyacak. Yeni tesis, güney bölgelerde büyüyen üretime sanayi karşılığı oluşturacak. Mevcut tesislerdeki iyileştirmeler ve lojistik kapasite artışı, ihracat zincirini güçlendirecek. Şili, Avrupa fındığını tarımsal dönüşümün merkezine yerleştirerek kısa sürede küresel gıda sanayisinin dikkatini çeken bir model oluşturdu. Ferrero’nun yeni yatırımı, bu modelin artık deneme aşamasını geçtiğini ve kalıcı bir tedarik stratejisine dönüştüğünü gösteriyor. FINDIKTA YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: KALİTE, İZLENEBİLİRLİK VE KAPASİTE Fındık piyasasında önümüzdeki dönemi belirleyecek temel başlıklar netleşiyor. Büyük alıcılar daha güvenilir tedarik, daha sıkı kalite kontrolü, daha güçlü işleme altyapısı ve sürdürülebilir üretim istiyor. Şili’nin büyümesi bu eğilimin somut karşılığı oldu. Ferrero’nun yeni yatırım planı, Avrupa fındığını ülkenin stratejik tarımsal ürünlerinden biri haline getirirken, küresel fındık piyasasında rekabetin çıtasını da yükseltiyor. Fındıkta ekonomik güç, yalnızca bahçedeki üretimden değil; ürünü dünya markalarının tedarik zincirine güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir biçimde taşıyabilen bütünleşik yapıdan doğuyor. Şili’nin yükselişi, bu yeni dönemin en dikkat çekici örneklerinden biri haline geldi. https://planetnuts.cl/ferrero-refuerza-su-apuesta-por-chile-y-consolida-al-avellano-europeo-como-cultivo-estrategico/

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.