Hava Durumu

#İtalya

giresunsonhaber - İtalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İtalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağustos'ta ihracat yüzde 8,1, ithalat yüzde 10,5 arttı... 8 ayda dış ticaret açığı büyüdü Haber

Ağustos'ta ihracat yüzde 8,1, ithalat yüzde 10,5 arttı... 8 ayda dış ticaret açığı büyüdü

TÜİK'in bugün açıkladığı Ağustos ayı Dış Ticaret İstatistikleri'ne göre genel ticaret sistemine göre dış ticaret açığı yüzde 22,3 artarak 5 milyar 239 milyon dolara yükseldi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar oldu. OCAK-AĞUSTOS DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜDÜ Genel ticaret sistemine göre yılın ilk sekiz ayında ihracat yüzde 4 artarak 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Ağustos ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 4 milyar 283 milyon dolardan 5 milyar 239 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,5’ten yüzde 81,7’ye geriledi. Ocak-ağustos döneminde ise dış ticaret açığı yüzde 9,3 artarak 65 milyar 793 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e düştü. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLER Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, ağustosta yüzde 2,7 artarak 20 milyar 831 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 9,6 artışla 21 milyar 919 milyon dolara yükseldi. Bu kalemler hariç dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artarak 42 milyar 749 milyon dolar oldu. İhracatta imalat sanayinin payı yüksek Ağustos ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6 olarak gerçekleşti. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 2,3 oldu. Ocak-ağustos döneminde de imalat sanayinin ihracattaki payı yüzde 93,9 seviyesinde gerçekleşti. İTHALATTA ARA MALLARI İLK SIRADA Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ağustosta ithalat içinde ara mallarının payı yüzde 70,7, sermaye mallarının payı yüzde 13,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 15,5 oldu. Ocak-ağustos döneminde de ara mallarının ithalattaki payı yüzde 71,1 olarak kaydedildi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya’ya ihracat 1 milyar 760 milyon dolar olurken, bu ülkeyi ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İsviçre izledi. İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 706 milyon dolar olurken, onu Almanya, Rusya Federasyonu, ABD ve İtalya takip etti. Özel ticaret sistemine göre ihracat, ağustosta yüzde 7,2 artarak 20 milyar 943 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,1 artarak 26 milyar 654 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sistemde dış ticaret açığı da yüzde 11,4 artışla 5 milyar 711 milyon dolara çıktı.

Milliler, Bursa’da İtalya’ya 4-1 mağlup oldu Haber

Milliler, Bursa’da İtalya’ya 4-1 mağlup oldu

A Milli Takım, Bursa’da İtalya’ya 4-1 mağlup oldu. UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’ta oynanan mücadelede Ay-Yıldızlıların tek golünü Barış Alper Yılmaz kaydetti. BURSA (İGFA) - A Millî Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup ikinci maçında Bursa’da ağırladığı İtalya’ya 4-1 mağlup oldu. Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada Türkiye’nin tek golü 47. dakikada Barış Alper Yılmaz’dan geldi. İtalya’nın gollerini ise 9. dakikada Bastoni, 23. dakikada Frattesi, 27. dakikada Kayode ve 50. dakikada Pio Esposito kaydetti. MAÇI PROTOKOL TRİBÜNÜNDEN İZLEDİLER Karşılaşmayı Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu üyeleri de takip etti. A Milli Takım, gruptaki ilk maçında Fransa’ya 1-0 yenilmişti. İtalya ise ilk maçında sahasında Belçika’ya 2-0 mağlup olmuştu. SIRADAKİ RAKİPLER BELÇİKA VE İTALYA Türkiye, gruptaki üçüncü maçında 2 Ekim Cuma günü deplasmanda Belçika ile, dördüncü maçında ise 5 Ekim Pazartesi günü yine deplasmanda İtalya ile karşılaşacak. İTALYA KARŞISINDA YİNE GALİBİYET GELMEDİ Ay-Yıldızlı ekip, İtalya ile tarihindeki 17. maçına çıkarken rakibi karşısında yine istediğini alamadı. Türkiye, İtalya’ya karşı oynadığı maçlarda 5 beraberlik ve 12 yenilgi yaşadı; bu karşılaşmalarda rakip filelere 11 gol gönderirken kalesinde 33 gol gördü. TFF'nin verilerine göre Türkiye, tarihindeki 656. resmi ve özel maçına İtalya karşısında çıktı. 103 yıllık geçmişinde toplam 260 galibiyet, 151 beraberlik ve 245 yenilgi alan A Millî Takım, bu maçlarda 907 gol atıp 937 gol yedi.

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI Haber

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI Giresun Limanı, Eylül ayında gerçekleştirilen yüksek hacimli ihracat operasyonuna sahne oldu. Espiye’de üretilen yaklaşık 3 bin 500 ton pelet, 125 konteynerle Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’ye gönderildi. Giresun’un ihracatında fındığın yanında farklı sektörlerin payı artarken, Giresun Limanı’ndan gerçekleştirilen son sevkiyat dikkat çekti. Pasifik Holding bünyesinde faaliyet gösteren ADEN Pellet Yenilenebilir Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş., Espiye’deki tesisinde üretilen peletleri Giresun Limanı üzerinden Avrupa pazarına gönderdi. Şirket tarafından gerçekleştirilen operasyonda 125 konteynerde yaklaşık 3 bin 500 ton pelet tek seferde ihraç edildi. 225 BİN PAKET PELET AVRUPA’YA GİTTİ Şirket Genel Müdürü Ozan Erbaş’ın verdiği bilgilere göre sevkiyatta, her biri 15 kilogramlık toplam 225 bin paket pelet yer aldı. Başta İtalya ve Slovenya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile İngiltere’ye gerçekleştirilen ihracatın, Giresun Limanı’ndan bugüne kadar yapılan yüksek hacimli ihracat operasyonlarından biri olduğu belirtildi. Erbaş, operasyonla ilgili olarak: “Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirdiğimiz 125 konteynerlik ihracat operasyonuyla yaklaşık 3 bin 500 ton pelet sevkiyatı gerçekleştirerek bölgede bugüne kadar yapılan en yüksek hacimli ihracat operasyonuna imza attık. Bu operasyonla Giresun’un ihracatına ve bölgenin üretim ekonomisine de önemli bir katkı sağlamış olduk.” ifadelerini kullandı. ESPİYE’DE ÜRETİLİYOR, GİRESUN LİMANI’NDAN İHRAÇ EDİLİYOR ADEN Pellet, Aralık 2024’ten bu yana Espiye’de bulunan tesisinde odun peleti üretiyor. 25 bin metrekare alan üzerinde kurulu, 9 bin metrekare kapalı alana sahip tesisin yıllık üretim kapasitesi 40 bin ton olarak açıklandı. Üretim tesisinin Giresun Limanı’na yaklaşık 37 kilometre uzaklıkta bulunması da şirket açısından önemli bir lojistik avantaj oluşturuyor. ÇAKIRMELİKOĞLU: “ÜRETEN VE İHRAÇ EDEN BİR İL OLMA YOLUNDAYIZ” Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu da üretim ve ihracat odaklı büyümenin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu: “Üreten ve ihraç eden bir il olma yolunda güzel adımlar atmaya devam ediyoruz. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Giresun’un gelecek dönemde organize sanayi bölgeleriyle entegre, üretim ve ihracat odaklı gelişimine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. HEDEF ÜRETİMİ VE İHRACATI ARTIRMAK Şirket, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmayı, mevcut ihracat pazarlarındaki faaliyetlerini büyütmeyi ve yeni pazarlara açılmayı hedefliyor. Giresun Limanı üzerinden gerçekleştirilen 125 konteynerlik sevkiyat, kentte fındık dışındaki üretim alanlarının ihracata açılması ve limanın dış ticarette daha etkin kullanılması açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.Dosyadaki bilgilere göre tesis 25 bin m² alan, 9 bin m² kapalı alan ve yıllık 40 bin ton kapasiteye sahip; limana uzaklığının yaklaşık 37 kilometre olduğu belirtiliyor.

Türk turistin ilgisi premium turlara kayıyor... Japonya ve Güney Kore'ye talep arttı Haber

Türk turistin ilgisi premium turlara kayıyor... Japonya ve Güney Kore'ye talep arttı

Yurt dışı seyahatlerinde tüketiciler artık yalnızca tur fiyatına değil, sunulan hizmetlerin kapsamına ve toplam maliyete odaklanıyor. Konaklama, ulaşım, rehberlik ve çevre gezilerini tek pakette birleştiren premium tur programları bu nedenle daha fazla ilgi görüyor. İSTANBUL (İGFA) - Sektör temsilcilerinden Mehmet Kamçı, premium yaklaşımının yalnızca otel standardıyla ölçülmediğini belirterek, seyahatin uçtan uca planlanmasının ve nitelikli bir deneyim sunulmasının esas olduğunu söyledi. Kamçı, misafirlere yalnızca bir tur değil, baştan sona konforla örülmüş bir yaşam deneyimi sunduklarını ifade etti. Kamçı, rotaların oluşturulmasından otel ve araç seçimine, şehirlerde geçirilecek süreden rehber atamalarına kadar tüm kararların deneyim ve geri bildirimlere göre alındığını belirtti. Amaçlarının, turu satın alırken görülen fiyatın seyahatin gerçek ve toplam maliyeti olması olduğunu kaydetti. Premium turların ilk bakışta standart ürünlerden daha pahalı görünse de, ekstra turlar, giriş ücretleri ve şehir vergileri gibi kalemler eklendiğinde toplam farkın azaldığına dikkat çekildi. JAPONYA VE GÜNEY KORE’YE TALEP ARTTI 2026 yılında Coral Travel’ın premium ürünlerinde İspanya-Endülüs, Bernina Treni ile İsviçre Alpleri, İskandinavya, İtalya, Bali, Singapur, Japonya, Güney Kore, Güney Afrika, Tayland, ABD ve Özbekistan gibi rotalar öne çıktı. Türk turistlerin klasik Avrupa destinasyonlarına ilgisini korurken deneyim odaklı noktalara da yöneldiği belirtildi. Özellikle Japonya’ya talep yüzde 70, Güney Kore’ye talep yüzde 50 arttı. Azerbaycan, diğer Türk cumhuriyetleri ve Gürcistan gibi yakın coğrafyalar da ürün çeşitliliğini destekleyen destinasyonlar arasında yer aldı. DİZİ VE FİLMLER DE SEYAHAT TERCİHİNİ ETKİLİYOR Premium seyahatin yükselen eğilimlerinden biri de “set-jetting” oldu. Film ve dizilerde görülen lokasyonlardan ilhamla seyahat planlamayı ifade eden bu trendin özellikle Z ve Y kuşağında güçlü olduğu belirtildi. 18 ülkede 24 bin yetişkinle yapılan bir araştırmaya göre, Z ve Y kuşağı seyahatseverlerin yüzde 81’i tatil planlarını film ve televizyon yapımlarında gördükleri lokasyonlara göre oluşturuyor. Küresel ölçekte ise seyahatseverlerin yüzde 53’ü ekranlardan ilham alan seyahatlere ilgisinin son bir yılda arttığını ifade edildi.

FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ “BİR DALDAN ONLARCA FİDAN” Haber

FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ “BİR DALDAN ONLARCA FİDAN”

FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ “BİR DALDAN ONLARCA FİDAN” Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, fidan üretim parselinde sürdürülen boğma ve havai köklendirme çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Yöntemle, ana bitkinin genetik özelliklerini taşıyan sağlıklı ve kaliteli fındık fidanlarının üretilmesi hedefleniyor. Türkiye ve dünyada yürütülen bilimsel çalışmalar da boğma ve daldırma uygulamalarının fındıkta klonal fidan üretiminde uzun süredir kullanıldığını ortaya koyuyor. FİDAN ÜRETİM PARSELİNDE ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Bir daldan onlarca fidan” hedefiyle fındık fidanı üretim parselindeki çalışmaların devam ettiği bildirildi. Açıklamada boğma, diğer adıyla havai köklendirmenin, bitkilerin genetik özellikleri korunarak çoğaltılmasını sağlayan vejetatif üretim yöntemlerinden biri olduğu belirtildi. Köklenme tamamlandıktan sonra ana bitkiden ayrılan dalın bağımsız bir fidan olarak yetiştirildiği kaydedildi. BOĞMA VE HAVAİ KÖKLENDİRME NASIL YAPILIYOR? Uygulamada öncelikle köklendirilmeye uygun, sağlıklı bir dal seçiliyor. Dalın çevresi bir tel yardımıyla sıkılarak boğuluyor ve boğma noktasının hemen üstündeki dokuda çizik oluşturularak kök gelişimi teşvik ediliyor. Yaralanan bölgeye köklendirme hormonu uygulanıyor. Ardından dalın bu bölümü torf, yosun veya benzeri nemli bir köklendirme ortamıyla sarılıyor. Nem kaybını önlemek amacıyla uygun bir materyalle kapatılan bölüm sabitleniyor. Kök oluşumu tamamlandıktan sonra dal ana bitkiden ayrılıyor ve yeni bir fidan olarak yetiştiriliyor. Enstitü, bu yöntemle ana bitkiyle aynı genetik özelliklere sahip sağlıklı ve kaliteli fidanlar elde edildiğini bildirdi. ENSTİTÜ TEPE DALDIRMA YÖNTEMİNİ 2021’DE DE UYGULADI Fındık Araştırma Enstitüsü, 24 Kasım 2021 tarihinde düzenlediği “Fındık Fidancılığındaki Gelişmeler” etkinliğinde de farklı fidan çoğaltma yöntemlerini kamuoyuna tanıttı. Dönemin Enstitü Müdürü Aysun Akar, doku kültürü, daldırma ve aşılama yöntemlerinin denendiğini; o tarihte en yüksek başarının tepe daldırma yöntemiyle alındığını açıkladı. Etkinlikte Giresun Valisi Enver Ünlü de uygulama yapılan fidanlıkta yaklaşık altı ay içinde fidan elde edildiğini belirtti. Programın sonunda fidanlık alanında söküm yapıldı; damızlık fidan üniteleri ile doku kültürü laboratuvarı tanıtıldı. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİNDE SEKİZ FINDIK ÇEŞİDİ İNCELENDİ Fatma Acı ve Neriman Beyhan tarafından hazırlanan “Fındığın Tepe Daldırması Yöntemi ile Çoğaltılması” başlıklı çalışma, 20 Haziran 2018 tarihinde yayımlandı. Araştırmada 2013-2015 yılları arasında Tombul, Palaz, Foşa, Cavcava, Uzunmusa, Kalınkara, İncekara ve Sivri çeşitlerinin çoğaltılma performansı incelendi. Çalışmada, beş-altı gövdeli ve altı yaşındaki ana ocakların her birinde 20 genç sürgün kullanıldı. İlk yıl kontrol, tomurcuk koparma, kabuk alma ve boğma; ikinci yıl ise kabuk alma ile boğmanın birlikte uygulanması ve IBA köklendirme hormonu ile boğma yöntemleri karşılaştırıldı. Araştırmada uygulamalar arasında en yüksek etkinin boğma yönteminden elde edildiği bildirildi. Köklenme oranları çeşit ve uygulama kombinasyonuna göre yüzde 14,44 ile yüzde 80 arasında değişti. Tombul, Palaz, Foşa ve Kalınkara çeşitleri fidan gelişimi ve köklenme özellikleri bakımından öne çıktı. ÜNİVERSİTE VE ENSTİTÜ ARAŞTIRMACILARI ORTAK ÇALIŞTI Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğretim üyeleri Neriman Beyhan ve Fatma Acı ile Fındık Araştırma Enstitüsü araştırmacısı Hüseyin İrfan Balık’ın hazırladığı bir başka araştırma, 2020 yılında Acta Horticulturae dergisinde yayımlandı. Şubat 2013 ile Ocak 2014 arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünün Samsun’daki fındık bahçelerinde yürütülen çalışmada Acı, Allahverdi, İncekara, Kalınkara, Okay 28 ve Sivri çeşitlerinin tepe daldırmasıyla çoğaltılma performansı araştırıldı. Altı yaşındaki ana ocaklarda, ocak başına 20 genç sürgün kullanıldı. İTALYA’DA BOĞMA UYGULAMASI FİDAN SAYISINI ARTIRDI İtalya’da Alessandro Roversi, Gian Luca Malvicini ve A. Marino tarafından yürütülen iki yıllık çalışma, Piedmont bölgesindeki Langhe fındık üretim alanında, Bubbio’daki bir fidanlıkta gerçekleştirildi. Tonda Gentile delle Langhe çeşidi üzerinde 2003 ve 2004 yıllarında yapılan denemelerin sonuçları 2008 yılında yayımlandı. Çalışmada sürgünlerin dip kısmına halka takılarak yapılan boğma uygulamasının köklenme ve pazarlanabilir fidan sayısını artırdığı belirlendi. Ana ocak başına pazarlanabilir köklü sürgün sayısı boğma yapılmayanlarda ortalama 3,08 iken boğma uygulananlarda 11,67’ye yükseldi. Sulamanın ise sonuçlar üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilmedi. RUTGERS ÜNİVERSİTESİ YÖNTEMİ ÜRETİCİ REHBERİNE ALDI Rutgers Üniversitesi tarafından Mayıs 2021’de yayımlanan ve Megan Muehlbauer, John Capik ile Thomas J. Molnar tarafından hazırlanan üretici rehberinde, daldırma yöntemi fındığın dünya genelinde en yaygın kullanılan klonal çoğaltma yöntemlerinden biri olarak gösterildi. Rehberde genç sürgün veya dalların ana bitkiye bağlıyken nemli yetiştirme ortamıyla örtüldüğü, köklenmeyi artırmak için IBA hormonu uygulanabildiği ve sürgünün tabanına metal halka ya da sıkı plastik bağ takılarak boğma yapılabildiği anlatıldı. Sonbaharda köklenen yeni bitkinin köklerin altından kesilerek ana bitkiden ayrıldığı belirtildi. HAVAİ KÖKLENDİRME İLE TEPE DALDIRMA FARKLI BİÇİMLERDE UYGULANIYOR Enstitünün güncel açıklamasında anlatılan havai köklendirmede dal üzerindeki belirli bir bölüm nemli ortamla sarılarak köklendiriliyor. Bilimsel araştırmaların önemli bölümünde kullanılan tepe daldırma yönteminde ise ana ocaktan çıkan çok sayıda genç sürgünün dip kısımları ayrı ayrı boğuluyor ve toprak ya da köklendirme harcıyla örtülüyor. Her iki yöntemin ortak noktasını, sürgünün ana bitkiye bağlıyken kök oluşturması ve daha sonra ayrılarak genetik olarak ana bitkiyle aynı yeni bir fidan haline getirilmesi oluşturuyor. Araştırmalarda üretim sonuçları çoğunlukla tek bir dal yerine ana ocak, sürgün veya köklendirme noktası üzerinden hesaplanıyor. DOKU KÜLTÜRÜYLE DE ÇOK SAYIDA FINDIK FİDANI ÜRETİLİYOR Fındık Araştırma Enstitüsü, boğma ve daldırma yöntemlerinin yanı sıra doku kültürüyle fidan üretimi üzerinde de çalışıyor. Enstitü, 29 Mayıs 2024 tarihinde doku kültürü laboratuvarında üretilen fındık fidanlarını toprakla buluşturdu. Etkinlikte Tombul, Çakıldak, Palaz, Foşa ve Türk fındığı çeşitlerinin laboratuvar ölçeğindeki çoğaltma çalışmaları tanıtıldı. Laboratuvar ve alıştırma serasında yetiştirilen örnek fidanlar Enstitü arazisindeki uygulama bahçesine dikildi. Enstitü araştırmacıları Merve Şekerli ve Dilek Bayramin tarafından hazırlanan, Tombul, Çakıldak ve Foşa çeşitlerinde doku kültürüyle çoğaltmayı inceleyen bilimsel çalışma da 26 Ocak 2026 tarihinde yayımlandı. Araştırmada farklı bitki hormonları ve köklendirme ortamları karşılaştırılarak laboratuvarda hızlı ve standart fidan üretimine yönelik çoğaltma protokolü geliştirildi. ORTAK HEDEF ADINA DOĞRU VE STANDART FINDIK FİDANI Türkiye, İtalya ve ABD’de yürütülen araştırmalar; boğma, havai köklendirme ve tepe daldırma yöntemlerinin ana bitkinin genetik özelliklerini koruyan fidanların üretilmesinde kullanılabildiğini gösteriyor. Fındık Araştırma Enstitüsünün güncel uygulaması da bu yöntemlerin fidan üretim parselinde sürdürülmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ortaya koyuyor.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ:  HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263 hektara ulaştı. Ülkedeki toplam meyve alanlarının yüzde 9,7’sini kaplayan fındık, Şili’yi Türkiye’nin ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna taşıdı. Sektör temsilcileri, dikim alanlarının gelecek 10 yılda 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Şili, Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümeyle dünya pazarındaki ağırlığını artırıyor. Ülkede dikili her 10 meyve ağacından yaklaşık birinin artık fındık olması, bu ürünün Şili tarımındaki yükselişini ortaya koyuyor. Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi Odepa, Şili Gümrük İdaresi ve sektör temsilcilerinin verilerine göre Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263,6 hektara yükseldi. Bu alan, Şili’deki toplam meyve üretim sahalarının yüzde 9,7’sine karşılık geliyor. Ülkede 1999 yılında yalnızca 30 hektar olan fındık bahçelerinin yaklaşık çeyrek asır içinde 49 bin hektarın üzerine çıkması, sektörde yaşanan dönüşümün boyutunu gösteriyor. Bu büyümeyle birlikte Şili; ABD ve İtalya’yı geride bırakarak, dünya fındık üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye, küresel fındık üretimindeki tarihsel liderliğini sürdürürken Şili özellikle Güney Yarım Küre’deki üretim takvimi, yüksek verim ve sanayiye yönelik kaliteli ürün avantajıyla öne çıkıyor. FINDIK ÜRETİMİNİN MERKEZİ MAULE Şili’de Avrupa fındığı üretiminin en yoğun olduğu bölge Maule oldu. Odepa’nın meyve alanları envanterine göre Maule’de 21 bin 857,2 hektar fındık bahçesi bulunuyor. Maule’yi şu bölgeler izliyor: La Araucanía: 9 bin 768,3 hektarÑuble: 8 bin 850,2 hektarBiobío: 4 bin 956,3 hektarLos Ríos: 2 bin 331,9 hektarLos Lagos: 1.433,8 hektar Bu dağılım, Şili’de fındık üretiminin ağırlıklı olarak ülkenin orta ve güney kesimlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. İklim koşulları, geniş tarım alanları ve mekanizasyona elverişli bahçeler, bölgedeki büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. HEDEF 10 YILDA 120 BİN HEKTARIN ÜZERİ Şilili üretici ve “La Avellana, el sabor que conquista al mundo” adlı kitabın yazarı Christian Chadwick, ülkedeki fındık dikim alanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Chadwick’e göre Şili’de sektörün güncel saha tahminleri yaklaşık 70 bin hektarlık bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Resmî envanterlerde kayıtlı alan daha düşük görünmesine rağmen yeni tesis edilen ve henüz tümüyle üretime geçmeyen bahçelerle birlikte sektörün fiilî büyüklüğünün daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Küresel pazarda yüksek kaliteli Avrupa fındığı arzının sınırlı kaldığını belirten Chadwick, yakın gelecekte dünya arzını köklü biçimde artırabilecek güçlü yeni üretici ülkelerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablonun, uzun vadede satış fiyatlarını desteklemesi ve Şili’deki yeni bahçe yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. İHRACATTA 504,9 MİLYON DOLARLIK REKOR Fındık üretimindeki büyüme, Şili’nin dış ticaret rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şili Gümrük İdaresi verilerine göre ülkenin fındık ihracatı 2025 yılında 504,9 milyon dolar FOB değere ulaştı. Bu rakam, Şili fındık sektörünün bugüne kadar kaydettiği en yüksek ihracat değeri oldu. Şili fındığının 2025 yılındaki başlıca pazarları şöyle sıralandı: İtalya: 237,7 milyon dolarAlmanya: 93,3 milyon dolarPolonya: 81,1 milyon dolarBrezilya: 39,2 milyon dolar 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise ihracat değeri 122,5 milyon dolar FOB olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk beş aylık rakamlarının sezonun tamamını kapsamadığı ve ihracatın hasat, işleme ve sevkiyat takvimine bağlı olarak yıl içinde değişebildiği belirtiliyor. TONDA DE GİFFONİ EN YAYGIN ÇEŞİT Şili’deki fındık bahçelerinde farklı ticari çeşitler yetiştiriliyor. Ülkede en fazla kullanılan çeşitler arasında: BarcelonaTonda de GiffoniTonda Gentile delle LangheYamhillLewisRomana yer alıyor. Bu çeşitler arasında Tonda de Giffoni, Şili’de en yaygın yetiştirilen fındık çeşidi olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli bu çeşit; sanayiye uygunluğu, iç kalitesi ve çikolata sektöründeki kullanım özellikleri nedeniyle üreticiler ve alıcılar tarafından tercih ediliyor. Şili’de Avrupa fındığının ortalama veriminin hektar başına 3 bin ile 3 bin 500 kilogram arasında değiştiği belirtiliyor. Ürünün vegetatif gelişim süreci yaklaşık 190 ile 220 gün sürerken tüketim ve işleme aşamasında tane neminin yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar düşürülmesi gerekiyor. Fındığın su ihtiyacının diğer bazı ticari meyve türlerine göre daha sınırlı olduğu, sulama gereksiniminin hektar başına yaklaşık saniyede 0,75 litre düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Ancak ihtiyaç duyulan su miktarı; bölgenin iklimine, toprağın yapısına, bahçenin yaşına ve sulama sisteminin verimliliğine göre değişebiliyor. ÜRETİMİN YÜZDE 99’U ÇİKOLATA SANAYİSİNE GİDİYOR Şili’de üretilen fındığın yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve şekerleme sanayisinde değerlendiriliyor. Bu oran, ülkedeki üretim modelinin büyük ölçüde sanayi talebi ve ihracat üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fındık; çikolata, pralin, sürülebilir krema, dondurma, atıştırmalık, unlu mamul, bitkisel yağ, kozmetik ürün ve bitkisel içecek üretiminde kullanılıyor. Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden Ferrero’nun ürünleri, Şili’deki fındık sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. PlanetNuts’un aktardığı verilere göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ünü fındık oluşturuyor. Bir Ferrero Rocher çikolatasının üretiminde ise doğrudan ve işlenmiş bileşenleriyle yaklaşık dört fındığın kullanıldığı belirtiliyor. FERRERO İÇİN STRATEJİK ÜLKE Ferrero’nun Şili’deki tarımsal faaliyetlerini yürüten AgriChile’nin Genel Müdürü Camillo Scocco, Şili’nin şirketin küresel tedarik zincirinde stratejik bir konuma ulaştığını belirtiyor. Scocco’ya göre ülkenin iklim koşulları, üretilen fındığın kalitesi ve üreticilerle sanayi arasında kurulan iş birliği, Şili’yi küresel pazarda güçlü bir tedarik merkezine dönüştürdü. 2025 sezonundaki üretim performansının Şili’yi dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna taşıdığını vurgulayan Scocco, büyümenin devam edebilmesi için yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Scocco, sektörün geleceğini belirleyecek iki temel unsurun yüksek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim olduğunu ifade ediyor. Üretim alanları genişlerken toprak, su, iş gücü, izlenebilirlik ve çevresel etkilerin de birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD İLE İKİNCİLİK REKABETİ SÜRECEK Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres de ülkenin dünya üretimindeki ikinci sırasını koruyabileceği görüşünde. Viñambres, özellikle ABD ile ikinci sırada ciddi bir rekabet yaşandığını ancak Şili’nin hızla genişleyen dikim alanları, hektar başına yüksek verimi ve ürün kalitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Şili’nin Güney Yarım Küre’de bulunması da ülkeye farklı bir ticari üstünlük sağlıyor. Kuzey Yarım Küre’deki büyük üretici ülkelerin hasat dönemlerinden farklı zamanda piyasaya ürün sunabilen Şili, çikolata ve gıda sanayisinin yıl boyunca devam eden ham madde ihtiyacına cevap verebiliyor. BÜYÜMENİN SINAVI KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLACAK Şili’de Avrupa fındığı, ülkenin en hızlı büyüyen tarımsal ürünlerinden biri haline geldi. Dikim alanlarının genişlemesi, ihracat gelirlerinin rekor seviyeye ulaşması ve uluslararası çikolata sanayisinin güçlü talebi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Ancak hızlı büyüme aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Hasat ve işleme tesislerinin kapasitesi, depolama ve lojistik altyapısı, nitelikli iş gücü, sulama yönetimi, ürün izlenebilirliği ve çevresel sürdürülebilirlik, sektörün yeni döneminde belirleyici olacak. Şili’nin Türkiye’nin ardından dünya fındık üretiminde ikinci sıraya yükselmesi, küresel fındık pazarının artık yalnızca geleneksel üretici ülkeler üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Üretim alanlarını hızla artıran Şili, önümüzdeki 10 yılda hem çikolata sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olmayı hem de dünya fındık ticaretindeki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. HABER KÜNYESİ Özgün haberin yazarı: Camila Muñoz Silva – PlanetNuts gazetecisi Yayın tarihi: 13 Temmuz 2026 Özgün yayın: PlanetNuts Ana kaynak: Economía y Negocios – El Mercurio Veri kaynakları: Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi (Odepa), Şili Gümrük İdaresi, AgriChile ve Şili Fındık Komitesi KAYNAKÇA PlanetNuts, “Chile consolida su liderazgo en avellanos: uno de cada diez frutales plantados en el país corresponde a este cultivo”, Camila Muñoz Silva, Temmuz 2026. Economía y Negocios – El Mercurio, Şili Avrupa fındığı üretimi ve ihracatına ilişkin sektör araştırması. Odepa, Şili meyve üretim alanları ve bölgesel dikim envanteri. Şili Gümrük İdaresi, 2025 ve 2026 fındık ihracat verileri. AgriChile Genel Müdürü Camillo Scocco’nun sektör değerlendirmeleri. Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres’in üretim ve pazar öngörüleri. Christian Chadwick, La Avellana, el sabor que conquista al mundo.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.