Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO'nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL'lik fiyata rağmen serbest piyasada düşük teklifler verilmesine tepki göstererek, üreticinin emeğinin karşılığını istediğini vurguladı.
Haber Giriş Tarihi: 21.08.2026 11:49
Haber Güncellenme Tarihi: 21.08.2026 11:54
Kaynak:
Giresun Sonhaber
KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK SÖZ DEĞİL, EYLEM İSTİYOR!”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO’nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik alım fiyatına rağmen serbest piyasada üreticiye çok daha düşük rakamlar teklif edilmesine tepki gösterdi. Verim artışının yalnızca tavsiyeyle sağlanamayacağını belirten Karan, “Üreticinin emeğinin karşılığını vermezseniz yarın verimi artıracak üretici bulamazsınız” dedi.
“YILLARDIR AYNI SENARYOYU İZLİYORUZ”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin yıllardır artan maliyetler ve düşük fiyat arasında sıkıştırıldığını belirterek fındık politikalarının artık sözle değil, üreticiyi doğrudan koruyacak somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Üreticiden sürekli bahçesine daha iyi bakmasının ve verimi artırmasının istendiğini hatırlatan Karan, üreticinin buna karşılık emeğinin karşılığını alamadığını vurguladı.
Karan, “Fındıkta yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Üreticiden verimi artırması isteniyor fakat üretici emeğinin karşılığını alamıyor” ifadelerini kullandı.
“TMO FİYATININ ALTINDA FINDIK NEDEN ALINIYOR?”
TMO’nun 2026/2027 dönemi için açıkladığı fiyatlara göre 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık ise 250 TL’den alınacak.
Buna rağmen serbest piyasada üreticiye TMO’nun açıkladığı fiyatların çok altında teklifler sunulduğuna dikkat çeken Karan, şu soruyu yöneltti:
“TMO’nun açıkladığı fiyatın altında fındık neden alınıyor?”
TMO’nun açıkladığı rakam özel sektör için bağlayıcı bir yasal asgari fiyat niteliği taşımasa da piyasada önemli bir referans oluşturuyor. Karan, serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek kamu alımlarının piyasada gerçek bir denge unsuru haline gelmesini istedi.
GÜBRESİ DE İLACI DA İŞÇİLİĞİ DE PAHALI
Üreticinin fındığı dalından çuvala getirene kadar karşılamak zorunda kaldığı bütün maliyetlerin ciddi şekilde arttığını söyleyen Karan; gübre, ilaç, mazot, işçilik ve bahçe bakım giderlerine dikkat çekti.
Karan, “Üreticinin gübresi pahalı, ilacı pahalı, işçiliği pahalı, mazotu pahalı, bahçe bakımı pahalı. Üstelik bütün bu maliyetleri üretici kendi cebinden karşılıyor” dedi.
Bütün masrafların üretici tarafından karşılanmasına rağmen üreticiden sürekli daha fazla yatırım yapmasının istendiğini dile getiren Karan, fındık politikasındaki temel çelişkiyi şu sözlerle anlattı:
“Üreticiye ‘Bahçeye daha iyi bak, verimi artır’ deniliyor. Üretici de ‘Ben verimi artıracağım ama ürünümü maliyetimin altında satacaksam neden bahçeme daha fazla masraf yapayım?’ diye soruyor.”
“ÜRETİCİYİ BAHÇEYE KÜSTÜRMEYİN”
Düşük fiyat politikasının yalnızca bugünün üreticisini değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretimini de tehdit ettiğini söyleyen Karan, üreticinin bahçeden uzaklaşmasının uzun vadede verim kaybına yol açacağı uyarısında bulundu.
Karan, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması halinde bahçe bakımının azalacağını belirterek şöyle konuştu:
“Bugün üreticiye düşük fiyat verirseniz yarın bahçede bakım azalır. Gübre ve ilaç kullanımı düşer, gerekli işçilik yapılmaz ve verim geriler. Üreticinin bahçeye küstürülmesi sadece üreticinin değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretiminin de sorunudur.”
Fındık bahçelerinde verimi artırmanın yalnızca üreticiye nasihat vermekle mümkün olmayacağını ifade eden Karan, bunun ilk şartının sürdürülebilir bir gelir sağlanması olduğunu vurguladı.
“VERİMİN YOLU EMEĞİN KARŞILIĞINI VERMEKTEN GEÇİYOR”
Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ticaretindeki stratejik konumunu koruyabilmesi için üreticinin bahçede kalmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Karan, üreticinin zarar ettiği bir sistemde verim artışının beklenemeyeceğini dile getirdi.
Karan, “Verimi artırmanın yolu sadece üreticiye nasihat vermek değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını vermektir” dedi.
Üreticinin fiyat beklentisinin açık olduğunu belirten Karan, sürdürülebilir bir fiyatın üç temel unsur üzerinden hesaplanması gerektiğini söyledi:
“Maliyet, emeğin karşılığı ve sürdürülebilir üretim payı.”
TMO’YA YÜKSEK MİKTARDA ALIM ÇAĞRISI
Serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların üreticinin emeğini değersizleştirdiğini savunan Karan, TMO’nun yüksek miktarda günlük alım yaparak piyasada güçlü bir aktör olması gerektiğini söyledi.
TMO’nun 24 Ağustos’ta alımlara başlayacak olmasının önemli olduğunu kaydeden Karan, Türkiye genelinde açıklanan günlük 5 bin tonluk alım kapasitesinin eksiksiz uygulanmasını istedi.
Türkiye genelinde günlük 5 bin tonluk kapasite bilgisi, ziraat odası temsilcilerinin TMO ile yaptıkları görüşmelere dayandırdıkları açıklamalarda da kamuoyuna duyuruldu. Ünye Kent Gazetesi
TMO’nun yalnızca fiyat açıklayan değil, açıklanan fiyatı yeterli randevu ve alım kapasitesiyle uygulayan bir kurum olması gerektiğini belirten Karan, güçlü kamu alımının serbest piyasadaki fiyatları da yukarı çekebileceğini ifade etti.
“FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA İSTEMİYOR”
Fındık üreticisinin ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını talep ettiğini vurgulayan Karan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Karan, üreticiyi korumayan politikaların gelecekte üretim ve verim kaybı olarak ülkenin karşısına çıkacağı uyarısında bulunarak şunları söyledi:
“Bugün üreticiyi korumazsanız yarın verimi artıracak üretici bulmakta zorlanırsınız. Fındıkta sorun sadece verim değildir. Asıl sorun, üreticinin emeğinin değerini bulamamasıdır.”
“BAHÇEME NEDEN DAHA FAZLA MASRAF YAPAYIM?”
Üreticinin artık açıklama ve vaat değil, doğrudan sahaya yansıyacak uygulamalar beklediğini söyleyen Karan, sözlerini üreticinin cevabını beklediği soruyla tamamladı:
“Bahçeye neden daha fazla masraf yapayım? Benim fındığımın değeri neden emeğimin karşılığı değil?”
Karan’ın açıklaması, TMO alımlarının başlayacağı 24 Ağustos öncesinde gözleri bir kez daha serbest piyasa fiyatlarına ve TMO’nun sahadaki alım gücüne çevirdi.
Fındık üreticisinin beklentisi ise net:
Söz değil, güçlü alım; vaat değil, emeğinin karşılığı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO'nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL'lik fiyata rağmen serbest piyasada düşük teklifler verilmesine tepki göstererek, üreticinin emeğinin karşılığını istediğini vurguladı.
KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK SÖZ DEĞİL, EYLEM İSTİYOR!”
“ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO’nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik alım fiyatına rağmen serbest piyasada üreticiye çok daha düşük rakamlar teklif edilmesine tepki gösterdi. Verim artışının yalnızca tavsiyeyle sağlanamayacağını belirten Karan, “Üreticinin emeğinin karşılığını vermezseniz yarın verimi artıracak üretici bulamazsınız” dedi.
“YILLARDIR AYNI SENARYOYU İZLİYORUZ”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin yıllardır artan maliyetler ve düşük fiyat arasında sıkıştırıldığını belirterek fındık politikalarının artık sözle değil, üreticiyi doğrudan koruyacak somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Üreticiden sürekli bahçesine daha iyi bakmasının ve verimi artırmasının istendiğini hatırlatan Karan, üreticinin buna karşılık emeğinin karşılığını alamadığını vurguladı.
Karan, “Fındıkta yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Üreticiden verimi artırması isteniyor fakat üretici emeğinin karşılığını alamıyor” ifadelerini kullandı.
“TMO FİYATININ ALTINDA FINDIK NEDEN ALINIYOR?”
TMO’nun 2026/2027 dönemi için açıkladığı fiyatlara göre 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık ise 250 TL’den alınacak.
Buna rağmen serbest piyasada üreticiye TMO’nun açıkladığı fiyatların çok altında teklifler sunulduğuna dikkat çeken Karan, şu soruyu yöneltti:
TMO’nun açıkladığı rakam özel sektör için bağlayıcı bir yasal asgari fiyat niteliği taşımasa da piyasada önemli bir referans oluşturuyor. Karan, serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek kamu alımlarının piyasada gerçek bir denge unsuru haline gelmesini istedi.
GÜBRESİ DE İLACI DA İŞÇİLİĞİ DE PAHALI
Üreticinin fındığı dalından çuvala getirene kadar karşılamak zorunda kaldığı bütün maliyetlerin ciddi şekilde arttığını söyleyen Karan; gübre, ilaç, mazot, işçilik ve bahçe bakım giderlerine dikkat çekti.
Karan, “Üreticinin gübresi pahalı, ilacı pahalı, işçiliği pahalı, mazotu pahalı, bahçe bakımı pahalı. Üstelik bütün bu maliyetleri üretici kendi cebinden karşılıyor” dedi.
Bütün masrafların üretici tarafından karşılanmasına rağmen üreticiden sürekli daha fazla yatırım yapmasının istendiğini dile getiren Karan, fındık politikasındaki temel çelişkiyi şu sözlerle anlattı:
“ÜRETİCİYİ BAHÇEYE KÜSTÜRMEYİN”
Düşük fiyat politikasının yalnızca bugünün üreticisini değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretimini de tehdit ettiğini söyleyen Karan, üreticinin bahçeden uzaklaşmasının uzun vadede verim kaybına yol açacağı uyarısında bulundu.
Karan, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması halinde bahçe bakımının azalacağını belirterek şöyle konuştu:
Fındık bahçelerinde verimi artırmanın yalnızca üreticiye nasihat vermekle mümkün olmayacağını ifade eden Karan, bunun ilk şartının sürdürülebilir bir gelir sağlanması olduğunu vurguladı.
“VERİMİN YOLU EMEĞİN KARŞILIĞINI VERMEKTEN GEÇİYOR”
Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ticaretindeki stratejik konumunu koruyabilmesi için üreticinin bahçede kalmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Karan, üreticinin zarar ettiği bir sistemde verim artışının beklenemeyeceğini dile getirdi.
Karan, “Verimi artırmanın yolu sadece üreticiye nasihat vermek değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını vermektir” dedi.
Üreticinin fiyat beklentisinin açık olduğunu belirten Karan, sürdürülebilir bir fiyatın üç temel unsur üzerinden hesaplanması gerektiğini söyledi:
TMO’YA YÜKSEK MİKTARDA ALIM ÇAĞRISI
Serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların üreticinin emeğini değersizleştirdiğini savunan Karan, TMO’nun yüksek miktarda günlük alım yaparak piyasada güçlü bir aktör olması gerektiğini söyledi.
TMO’nun 24 Ağustos’ta alımlara başlayacak olmasının önemli olduğunu kaydeden Karan, Türkiye genelinde açıklanan günlük 5 bin tonluk alım kapasitesinin eksiksiz uygulanmasını istedi.
Türkiye genelinde günlük 5 bin tonluk kapasite bilgisi, ziraat odası temsilcilerinin TMO ile yaptıkları görüşmelere dayandırdıkları açıklamalarda da kamuoyuna duyuruldu. Ünye Kent Gazetesi
TMO’nun yalnızca fiyat açıklayan değil, açıklanan fiyatı yeterli randevu ve alım kapasitesiyle uygulayan bir kurum olması gerektiğini belirten Karan, güçlü kamu alımının serbest piyasadaki fiyatları da yukarı çekebileceğini ifade etti.
“FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA İSTEMİYOR”
Fındık üreticisinin ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını talep ettiğini vurgulayan Karan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Karan, üreticiyi korumayan politikaların gelecekte üretim ve verim kaybı olarak ülkenin karşısına çıkacağı uyarısında bulunarak şunları söyledi:
“BAHÇEME NEDEN DAHA FAZLA MASRAF YAPAYIM?”
Üreticinin artık açıklama ve vaat değil, doğrudan sahaya yansıyacak uygulamalar beklediğini söyleyen Karan, sözlerini üreticinin cevabını beklediği soruyla tamamladı:
Karan’ın açıklaması, TMO alımlarının başlayacağı 24 Ağustos öncesinde gözleri bir kez daha serbest piyasa fiyatlarına ve TMO’nun sahadaki alım gücüne çevirdi.
Fındık üreticisinin beklentisi ise net:
Söz değil, güçlü alım; vaat değil, emeğinin karşılığı.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler