Hava Durumu

#Üretici

giresunsonhaber - Üretici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR Haber

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR, GÜNLÜK ALIM 4 BİN TONU AŞTI Toprak Mahsulleri Ofisi, serbest piyasada fındık fiyatlarının TMO seviyelerinin belirgin biçimde altında kalmasının tartışıldığı bir dönemde alım sistemini üretici lehine genişletti. İlçe verim ortalamaları yüzde 30 artırılacak, düşük kotası bulunan üretici en az 100 kilogram/dekar üzerinden ürün teslim edebilecek. TMO’nun günlük fiili alımı 4 bin tonu aşarken, yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. Alım kapasitesindeki bu genişlemenin üreticinin alternatif satış kanalını güçlendirmesi nedeniyle serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde de etkili olup olmayacağı yakından izlenecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 17 Eylül 2026 tarihli açıklamasıyla fındık alımlarında uygulanan sistemde önemli düzenlemelere gitti. Kurum, düzenlemelerin fındık piyasasında istikrarın sağlanması ile üreticilerin pazarlama, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığını bildirdi. TMO'nun açıkladığı rakamlar, kamu alımının ulaştığı ölçeği de ortaya koydu. 24 Ağustos'ta 17 noktada başlayan fındık alımları 55 noktaya ve 75 ekibe çıktı. İş yerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, günlük fiili alım miktarı 4 bin tonun üzerine ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. ÜRETİCİNİN EN ÇOK TARTIŞTIĞI KOTA YÜZDE 30 ARTIRILIYOR Yeni düzenlemenin üretici açısından en önemli bölümlerinden biri kamuoyunda "kota" olarak bilinen ilçe verim ortalamaları oldu. TMO'nun açıklamasına göre; İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda Ziraat Odaları, Ticaret Borsaları, İhracatçı Birlikleri, üniversiteler, Fiskobirlik ve diğer ilgili kurumların katıldığı komisyonların çotanak sayımlarına göre belirlediği ilçe verim ortalamaları daha önce yüzde 20 artırılmıştı. TMO şimdi yüksek verim alan üreticilerden gelen talepleri dikkate alarak artış oranını yüzde 30'a çıkaracağını açıkladı. KOTASI DÜŞÜK KALANA 100 KİLOGRAM/DEKAR GÜVENCESİ Düzenleme yalnızca yüzde 30'luk artışla sınırlı değil. Yapılan artışın ardından kotası hâlâ 100 kilogram/dekarın altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kilogram/dekara tamamlanacak. ÇKS'ye ilçe verim ortalamasının 160 kilogram/dekar üzerinde girildiği üreticilerde ise TMO, sisteme girilen miktar kadar ürün almaya devam edecek. Böylece yüksek verim elde ettiği halde ilçe ortalaması nedeniyle ürününün tamamını TMO'ya yönlendirmekte zorlanan üreticiler açısından alım imkânı genişletilmiş olacak. TMO 255 TL, SERBEST PİYASADA MAKAS AÇIK Düzenlemenin zamanlaması fındık piyasası açısından ayrıca önem taşıyor. TMO, 2026 ürünü için 50 randıman esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL/kg, Levant kaliteyi 250 TL/kg üzerinden alıyor. Buna karşılık 17 Eylül tarihli piyasa haberlerinde Giresun'da kalite ve alıcıya göre farklı rakamlar görülüyor; bazı kaynaklarda Levant kalite için 175-185 TL bandı, bazı piyasa derlemelerinde ise Giresun kalite için yaklaşık 195-205 TL bandı bildiriliyor. Dolayısıyla "185 TL" bütün Giresun fındığı için tek ve resmî piyasa fiyatı olarak değil, belirli kalite ve alıcılarda görülen bir seviye olarak değerlendirilmelidir. Bu rakamlarla TMO'nun alım fiyatı ile bazı serbest piyasa fiyatları arasında kilogram başına 50-70 TL'ye ulaşabilen farklar oluşabiliyor. KOTA GENİŞLEDİKÇE ÜRETİCİNİN PAZARLIK GÜCÜ ARTABİLİR Yeni düzenlemenin piyasa açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor. Kotasının yetersiz olması veya teslimat imkânının sınırlı kalması nedeniyle ürününü serbest piyasaya yönlendirmek durumunda kalan üreticinin TMO'ya satabileceği miktarın yükselmesi, üreticinin satış alternatifini genişletebilir. TMO'nun günlük 4 bin tonun üzerinde fiili alım yapması ve 205 bin tonluk randevu talebine ulaşması da kamu alımının piyasadaki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bunun 185 TL civarındaki özel sektör alımlarını kesin olarak yukarı çekeceğini söylemek için ise henüz erken. Ancak üreticinin TMO'ya daha fazla ürün teslim edebilmesi, düşük fiyat veren alıcılara satış zorunluluğunu azaltabileceğinden serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir. Fiyatın bundan sonraki yönünü TMO'ya gerçekleşen fiili teslimatın yanı sıra ihracat talebi, piyasaya gelen ürün miktarı, kalite ve randıman belirleyecek. RANDEVU SORUNU: TMO “AYNI GÜN TESLİM” DİYOR TMO, randevu konusunda da kapasitenin artırıldığını bildirdi. Kurumun açıklamasına göre birçok alım noktasında üreticiler talep ettikleri güne kolaylıkla randevu alabiliyor ve ürünlerini aynı gün içerisinde teslim edebiliyor. 55 alım noktası ve 75 ekiple sürdürülen sistemde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu kapasitesine ulaşılması, kota artışıyla birlikte daha fazla ürünün TMO kanalına yönelmesine imkân sağlayabilecek. ÜRETİCİ GİDEMEZSE YAKINI FINDIĞI TESLİM EDEBİLECEK TMO, hasattan sonra memleketinden ayrılmak zorunda kalan üreticiler için de yeni kolaylık sağladı. Ürünün esas olarak üreticinin kendisi tarafından teslim edilmesi kuralı devam ederken, üretici artık birinci veya ikinci derece yakınına vekâlet vererek fındığını TMO'ya teslim ettirebilecek. Bu düzenleme özellikle hasat sonrasında başka şehirlerdeki işine veya ikametine dönmek zorunda kalan üreticilerin TMO alım fiyatından yararlanabilmesi açısından önem taşıyor. KOKARCA NEDENİYLE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEMDE TMO açıklamasında kahverengi kokarcanın fındık üzerindeki etkisine de ayrı bölüm ayırdı. Çürük iç fındık için kabul edilen oran 2022 yılında yüzde 3'ten yüzde 5'e, 2024 yılında ise azami yüzde 7'ye yükseltilmişti. Kurum, kahverengi kokarca popülasyonundaki artış karşısında bahçe bakımını düzenli gerçekleştiren üreticilerin mağduriyetinin azaltılmasının amaçlandığını belirtirken, sınırın daha fazla yükseltilmesinin uzun süreli depolamada sağlam ürünleri de etkileyerek stoklarda kalite ve değer kaybına neden olabileceğine dikkat çekti.

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ? Haber

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ?

KİM VERDİ SİZE ÜRETİCİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI BELİRLEME YETKİSİNİ? ÜRETİCİNİN YAŞAM KALİTESİNİ BELİRLEME YETKİSİNİ KİM VERDİ? TMO’NUN 255 TL’YE ALDIĞI FINDIĞIN BULUNDUĞU PİYASADA ÜRETİCİDEN 185 TL’YE FINDIK NASIL ALINIYOR? TMO, 2026 ürünü Giresun kalite fındığın kilogramına 255 TL, Levant kaliteye 250 TL fiyat açıklamış ve alıma başlamış durumda. Buna karşılık 17 Eylül 2026’da Karadeniz’in bazı üretim merkezlerinde piyasa fiyatları 185 TL seviyelerine kadar iniyor. Elbette kalite, randıman ve bölgesel farklılıklar hesaba katılmalı. Ancak kilogramda 60–70 liraya ulaşabilen bu uçurum karşısında artık yalnızca “serbest piyasa” denilip geçilebilir mi? Üreticiden alım yapan tüccarlar gerçekten birbirleriyle rekabet ediyor mu, yoksa fiyat rekabetini ortadan kaldıran doğrudan ya da dolaylı bir koordinasyon mu var? Rekabet Kurulu’nun geçmişte fındık alıcıları arasında bilgi değişimini soruşturmuş ve Düzce’de ihlal tespit etmiş olması nedeniyle bu soru bugün çok daha ciddi biçimde cevap bekliyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) TMO’nun 6 Ağustos 2026’da açıkladığı resmî fiyat ortada: Giresun kalite fındık 255 TL/kg. Levant kalite 250 TL/kg. Üstelik yüzde 50 randımanın üzerindeki ürün için ilave randıman bedeli de ödeniyor. TMO alımları 24 Ağustos’ta başladı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Peki aynı ülkenin, aynı sezonun, aynı tarım ürününde üreticinin karşısına neden 175, 180, 185, 190 liralık fiyatlar çıkıyor? 17 Eylül 2026 tarihli piyasa verilerinde Samsun merkezde tombul fındığın 185 TL, Levant kalitenin 180 TL; Ordu’da bazı kalite gruplarının yaklaşık 185 TL seviyelerinde olduğu bildiriliyor. Giresun’da fiyat daha yüksek olmakla birlikte yine TMO’nun resmî fiyatının altında seyrediyor. (Haberlisin) Burada kalite ve randıman farklarını yok sayarak “TMO’daki 255 liralık ürünün aynısı her yerde 185 liraya alınıyor” demek doğru olmaz. Ama bu teknik ayrıntı büyük soruyu ortadan kaldırmıyor: TMO’nun 250–255 TL’lik müdahale fiyatı varken Karadeniz’in geniş bir bölümünde piyasanın bunun onlarca lira altında oluşmasının ekonomik sebebi nedir? KİM VERDİ SİZE BU YETKİYİ? Fındığın fiyatı yalnızca bir ürünün fiyatı değildir. O fiyat; üreticinin çocuğunun eğitim masrafıdır, evine götüreceği ekmektir, gelecek yıl bahçesine yapacağı gübredir, işçinin ücretidir, kredi borcudur, elektrik faturasıdır, bir ailenin bir yıllık yaşam standardıdır. Kilogram başına üreticinin cebinden eksilen 10 lira, 20 lira, 50 lira yalnızca ticari bir rakam değildir. Ton başına on binlerce liradır. Binlerce üretici düşünüldüğünde milyarlarca liraya ulaşabilecek bir gelir transferinden söz ediyoruz. O nedenle üreticinin sorması gereken soru : Benim ürünümün gerçek değerini kim belirliyor? Devletin kurumu mu? Gerçekten rekabet eden serbest piyasa mı? Yoksa birkaç büyük alıcının etrafında şekillenen satın alma sistemi mi? SERBEST PİYASA DEDİĞİNİZ ŞEY GERÇEKTEN SERBEST Mİ? Serbest piyasa demek, üreticinin karşısına çıkan bütün alıcıların aynı veya birbirine çok yakın rakamları yazması değildir. Serbest piyasa, alıcıların da birbirleriyle rekabet etmesi demektir. Bir tüccar 185 TL veriyorsa, yanındaki tüccarın daha fazla mal toplayabilmek için 190 TL vermesi gerekir. Başka biri 195 TL vermelidir. Talep yükseldiğinde fiyat yukarı gitmelidir. Üreticinin malı için alıcılar yarışmalıdır. Ama bunun yerine; bir ilçede 185, yan ilçede 185, başka bir alım noktasında yine aynı rakam, ertesi sabah herkesin fiyatı aynı anda değişiyorsa... O zaman kamu otoritesinin şu soruyu sorması gerekir: Bu fiyatlar gerçekten birbirinden bağımsız ticari kararlarla mı belirleniyor? ÇÜNKÜ FINDIKTA BU ŞÜPHE DAHA ÖNCE DE DEVLETİN ÖNÜNE GELDİ Bu soru hayalî değildir. Rekabet Kurulu, fındık sektöründe alıcıların fiyat davranışlarını geçmişte bizzat soruşturdu. Düzce’de fındık alım-satımı yapan teşebbüsler hakkında yürütülen soruşturma, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi kapsamında gerçekleştirildi. Kurulun 15 Ağustos 2024 tarihli kararında sekiz teşebbüsle ilgili süreç uzlaşmayla sonuçlandı. Dosyanın temel konusu, fındık alım ve satımı yapan teşebbüslerin rekabete aykırı biçimde hareket edip etmedikleriydi. (Rekabet Kurumu) Daha sonra Giresun, Samsun ve Trabzon dahil başka üretim bölgelerinde de fındık alıcılarının fiyat ve iletişim ilişkileri Rekabet Kurumu’nun incelemelerine konu oldu. Samsun dosyasının resmî konusu dahi son derece açıktı: “Fındık alımı ve satımı ile iştigal eden teşebbüslerin aralarında anlaşarak fındık alım fiyatlarını belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri iddiası.” (Rekabet Kurumu) Demek ki devletin ilgili kurumu da şunu kabul ediyor: Fındık alıcılarının üreticiden alış fiyatını birlikte belirlemesi ihtimali, rekabet hukukunun doğrudan konusudur. ÖYLEYSE 2026 SEZONU NEDEN YENİDEN MERCEK ALTINA ALINMASIN? Bugün yapılması gereken herhangi bir tüccarı peşinen suçlu ilan etmek değildir. Tam tersine. Gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Rekabet Kurumu Karadeniz’de aynı anda yerinde inceleme yapmalıdır. Giresun'a bakmalıdır. Ordu'ya bakmalıdır. Samsun'a bakmalıdır. Trabzon'a bakmalıdır. Düzce'ye, Sakarya'ya ve diğer üretim merkezlerine bakmalıdır. Manavların günlük fiyatlarını karşılaştırmalıdır. Telefon ve elektronik yazışmalar incelenmelidir. Fiyat listelerinin hangi saatlerde kimlerden geldiğine bakılmalıdır. Hangi manavın hangi büyük alıcıya fındık topladığı belirlenmelidir. Üreticiden alış fiyatını manavın kendisinin mi belirlediği, yoksa üst alıcı tarafından mı fiyat verildiği ortaya çıkarılmalıdır. MANAV KENDİ FİYATINI BELİRLEYEBİLİYOR MU? Asıl cevaplanması gereken sorulardan biri budur. Bir manav bugün üreticiye: “Ben bu fındığa 10 lira fazla veriyorum.” diyebiliyor mu? Yoksa daha yüksek fiyat verdiği anda malı teslim ettiği büyük alıcıdan zarar mı ediyor? Bir büyük firma onlarca manava sabah: “Bugünün alım fiyatı budur.” diyorsa bunun hukuki ve ekonomik yapısı nedir? Manav gerçekten bağımsız tüccar mı? Yoksa büyük alıcı adına çalışan fiilî bir satın alma noktası mı? Bağımsız ise neden kendi fiyatını belirleyemiyor? Bağımsız değilse üretici bunu biliyor mu? FİYAT LİSTESİNİ KİM HAZIRLIYOR? Karadeniz'de üreticinin karşısına çıkan fiyatların oluşum zinciri açıklanmalıdır. Büyük ihracatçı fiyat mı gönderiyor? Kırıcı mı belirliyor? Manav mı belirliyor? Ticaret borsası mı referans oluyor? Birbirlerinin fiyatları WhatsApp gruplarından mı takip ediliyor? Gelecek gün uygulanacak fiyatlar önceden konuşuluyor mu? Bunların hiçbirini dışarıdan bakarak kesin olarak söyleyemeyiz. Ama devlet araştırabilir. Rekabet Kurumu araştırabilir. Ve araştırmalıdır. DEVLET YOK MU? İşte meselenin en kritik noktası burasıdır. Devlet yalnızca TMO üzerinden fiyat açıklayıp kenara çekilemez. Çünkü TMO'nun kuruluş ve müdahale mantığının önemli nedenlerinden biri zaten üreticinin pazarlama ve finansman kaynaklı sorunlarını azaltmaktır. Bakanlığın 2026 fiyat açıklamasında da bu amaç açık biçimde ifade edilmiştir. (Tarım ve Orman Bakanlığı) O halde şu sorunun cevabı gerekir: Devlet 255 TL fiyat açıklıyorsa bu fiyat piyasada neden karşılık bulmuyor? TMO yeterince ürün alabiliyor mu? Üretici randevuya ulaşabiliyor mu? Alım noktaları yeterli mi? Ödeme süresi üreticiyi tüccara yöneltiyor mu? Üretici borçları nedeniyle fındığını hemen satmak zorunda mı? Tüccarın nakit gücü TMO'nun müdahale gücünün önüne mi geçiyor? Ve en önemlisi: Alıcılar arasında gerçek fiyat rekabeti var mı? 255 TL VARSA 185 TL NASIL VAR? Bu sorunun cevabı yalnızca: “Serbest piyasa.” olamaz. Çünkü serbest piyasa bir sihirli kelime değildir. Fiyat düşüyorsa bunun ekonomik gerekçesi ortaya konulmalıdır. Arz mı fazla? Rekolte mi beklentinin üzerinde? İhracat talebi mi düştü? Stok mu çok yüksek? Avrupa sanayisi alımı mı azalttı? Yoksa alıcı tarafındaki yoğunlaşma ve pazarlık gücü mü fiyatı aşağı çekiyor? Bütün bunlar rakamlarla açıklanmalıdır. Aksi takdirde “serbest piyasa” sözü, hiçbir şeyi açıklamayan bir bahaneye dönüşür. ALİVRE SATIŞLAR AÇIKLANMALI Sektörün bir başka tartışması da sezon öncesi yapılan alivre satışlardır. Alivre satış kendi başına suç değildir. İhracatçı gelecekte teslim edeceği ürünü önceden satabilir. Ancak ihracatçı Avrupa’ya örneğin belirli bir dolar fiyatından büyük miktarda mal bağladıysa hasat başladığında kendi kârlılığı açısından mümkün olan en düşük maliyetle fındık toplamak isteyecektir. Bu da ticari açıdan anlaşılabilir. Ama burada kırmızı çizgi bellidir: O düşük maliyet, rakip alıcılar arasında anlaşarak üretici fiyatını aşağı çekmek suretiyle sağlanamaz. Bu nedenle 2026 ürünü için yapılan sezon öncesi ihracat ve alivre sözleşmeleri konusunda sektörün daha şeffaf olması gerekir. Kaç ton satıldı? Hangi tarihte satıldı? Hangi fiyatlardan satıldı? Hangi teslim vadeleri verildi? Bugünkü iç piyasa fiyatı ile bu sözleşmeler arasında nasıl bir ekonomik ilişki var? FİSKOBİRLİK'E DE AYNI SORU Üreticinin kurduğu bir birlik olan FİSKOBİRLİK bakımından da mesele yalnızca “kaç liradan alıyor?” sorusu değildir. TMO üreticinin ürününe 250–255 TL bandında fiyat biçerken üretici birliği neden bunun belirgin biçimde altında kalıyor? Eğer FİSKOBİRLİK fındığı işleyebiliyor, mamul ürün üretebiliyor, katma değer yaratabiliyorsa bu katma değerin ne kadarı üreticiye dönüyor? 2026 ürünü için ön satış yapıldı mı? Alivre satış yapıldı mı? Yapıldıysa hangi miktarda ve hangi fiyatla? Yapılmadıysa üretici alım fiyatı hangi maliyet hesabıyla oluşturuldu? Üreticinin kurduğu birliğin bunları üreticiye açıklaması olağanüstü bir talep değildir. Tam tersine kurumsal şeffaflığın gereğidir. ÜRETİCİNİN SIRTINDAN FİYAT BELİRLEME DÖNEMİ BİTMELİ Kimse tüccar zarar etsin demiyor. Kimse ihracatçı kâr etmesin demiyor. Kimse sanayici kazanmasın demiyor. Ama aynı soru üretici için de sorulmalıdır: Üretici neden kazanmasın? Fındığı yetiştirirken riski üretici taşıyor. Donu üretici yaşıyor. Kuraklığı üretici yaşıyor. Kokarcayla üretici mücadele ediyor. Gübreyi, ilacı, işçiyi, patozu üretici ödüyor. Bir yıl boyunca bahçenin yükünü üretici taşıyor. Hasat günü geldiğinde ise fiyat üzerinde en az söz sahibi olan yine üretici oluyorsa burada sistemin yeniden sorgulanması gerekir. DEVLETİN GÖREVİ FİYATI TÜCCAR ADINA BELİRLEMEK DEĞİL, REKABETİ KORUMAKTIR Buradan “devlet bütün özel alım fiyatlarını belirlesin” sonucu çıkmaz. Ama devletin çok açık bir görevi vardır: Piyasanın gerçekten rekabetçi çalışmasını sağlamak. 4054 sayılı Kanun bunun için vardır. Rekabet Kurumu bunun için vardır. TMO üretici için piyasa alternatifi yaratmak amacıyla vardır. Ticaret borsaları şeffaf piyasa için vardır. Tarım Bakanlığı üretim politikasını yönetmek için vardır. Öyleyse bu kurumlar birlikte şu soruya cevap vermelidir: TMO'NUN 255 TL'YE ALIM YAPTIĞI BİR SEZONDA KARADENİZ'İN BAZI NOKTALARINDA FINDIK NEDEN 185 TL? Kalite mi? Randıman mı? Arz fazlalığı mı? Finansman baskısı mı? Stok politikası mı? İhracat sözleşmeleri mi? Alıcı gücü mü? Yoksa alıcılar arasında araştırılması gereken bir koordinasyon mu? Hangisiyse ortaya çıkarın. Çünkü bugün tartışılan yalnızca fındığın kilogram fiyatı değildir. Üreticinin alın terinin karşılığını kimin belirlediği tartışılıyor. Üreticinin bir yıllık emeğinin kaç para edeceğine kimin karar verdiği tartışılıyor. Üreticinin yaşam kalitesini birkaç alıcının piyasa gücünün belirleyip belirlemediği tartışılıyor. Ve artık Karadeniz üreticisinin sormaya hakkı vardır: KİM VERDİ SİZE BU YETKİYİ?DEVLET YOK MU?YASA YOK MU? Varsa, uygulanmasını istiyoruz. Suçlu ilan edilmesini değil; araştırılmasını istiyoruz. Söylentiyi değil; belgeyi istiyoruz. “Serbest piyasa” cümlesini değil; gerçek rekabeti istiyoruz.

KARAN "550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI” Haber

KARAN "550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI”

KARAN’DAN 2026 FINDIK REKOLTESİ İÇİN REVİZYON ÇAĞRISI: “550 BİN TONUN ALTINDA YENİDEN HESAPLANMALI” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı için açıklanan yaklaşık 705 bin tonluk Türkiye fındık rekoltesinin sahadaki gerçek üretimi yansıtmadığını savunarak rakamın yeniden hesaplanmasını istedi. Karan, hasat sonrası ortaya çıkan ürün miktarı, randıman, boş fındık, hastalık ve zararlı etkisi ile fire oranlarının dikkate alınması halinde gerçek kabuklu fındık üretiminin 550 bin tonun altında kalabileceğini ileri sürdü. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonuna ilişkin yeni bir değerlendirme yaparak Türkiye fındık rekoltesinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Karan, hasat ve pazarlama süreci ilerledikçe açıklanan rekolte rakamıyla üreticinin sahada gördüğü tablo arasındaki farkın daha belirgin hale geldiğini savundu. Açıklanan yaklaşık 705 bin tonluk Türkiye fındık rekoltesinin fiili üretim miktarını yansıtmadığı yönündeki saha gözlemlerinin güçlendiğini belirten Karan, rekoltenin masa başındaki tahminlerle değil hasat sonrası ortaya çıkan gerçek ürün miktarıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIK ÇUVALA GİRMİYORSA RAKAM SAVUNULMAMALI” Karan, rekolte tespitinde bahçelerdeki gerçek durumun yeniden incelenmesini isterken özellikle randıman, boş fındık, hastalık ve zararlı etkisi, dökülme ile fire oranlarının hesaba katılması gerektiğini belirtti. Karan’ın değerlendirmesinde öne çıkan yaklaşım, açıklanan tahmini rekoltenin hasat sonrası oluşan fiili ürün miktarıyla karşılaştırılması oldu. Giresun Ziraat Odası Başkanı, mevcut rekolte rakamının sahadaki sonuçlarla örtüşmemesi halinde revize edilmesi gerektiğini savundu. “GERÇEK ÜRETİM 550 BİN TONUN ALTINDA OLABİLİR” Karan, kendi değerlendirmelerine göre Türkiye’nin 2026 yılı gerçek kabuklu fındık üretiminin 550 bin tonun altında yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. Bu rakamın resmi olarak açıklanmış yeni bir rekolte olmadığının altını çizmek gerekiyor. Söz konusu değerlendirme, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan’ın sahadan gelen verilere dayanarak ortaya koyduğu tahmini yansıtıyor. Karan’ın çağrısı, geçtiğimiz günlerde yaptığı ve üreticilerin bazı bölgelerde geçen yıla göre önemli verim kayıpları yaşadığını söylediği açıklamaların ardından geldi. Karan, 4 Eylül’de de bir üreticinin geçen yıl 6 ton olan ürününün bu yıl 3,5 tona düştüğünü örnek göstermişti. REKOLTE FİYATI DA DOĞRUDAN ETKİLİYOR Karan, rekolte tartışmasının yalnızca istatistiksel bir mesele olmadığını, açıklanan üretim miktarının piyasa fiyatları üzerinde doğrudan etkili olduğunu savundu. Yüksek rekolte beklentisinin piyasada fındığın bol olduğu algısını güçlendirebileceğini belirten Karan, bunun üreticinin elindeki ürünün değerinin düşmesine yol açabileceği görüşünü dile getirdi. Fındık piyasasında son haftalarda TMO alım fiyatları ile serbest piyasa arasında oluşan fark da üretici kesiminin gündemindeki başlıklardan biri olmaya devam ediyor. Karan daha önce yaptığı açıklamalarda da serbest piyasa fiyatlarının TMO seviyelerinin altında kalmasına tepki göstermişti. (Yorumla) BAKANLIK VE REKOLTE KOMİSYONLARINA ÇAĞRI Nurittin Karan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile rekolte tespitinde görev alan kurum ve komisyonlara çağrıda bulunarak hasat sonrası verilerin yeniden değerlendirilmesini istedi. Karan, bahçelerde kalan ürünün, çuvallara giren fındığın, depolardaki miktarın ve piyasaya giren ürün hacminin birlikte incelenmesi gerektiğini belirtti. Giresun Ziraat Odası Başkanı’nın çağrısının temelini ise şu görüş oluşturdu: 2026 rekoltesi, sezon başındaki tahminlerle değil hasat sonrasında ortaya çıkan fiili ürün miktarı üzerinden yeniden değerlendirilmelidir. Karan, üreticinin emeğinin gerçek üretim tablosunu yansıtmayan bir rekolte hesabından olumsuz etkilenmemesi gerektiğini belirterek rekolte rakamlarının gerektiğinde revize edilmesinden kaçınılmaması çağrısında bulundu.

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” Haber

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’”

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık fiyatlarındaki gerileme ve artan üretim maliyetleri üzerinden iktidarın tarım politikasını sert sözlerle eleştirdi. Giresun kalite fındığın geçen yıl eylül ayında 300 liraya kadar alıcı bulduğunu, bugün ise 180–210 lira bandına gerilediğini belirten Şenyürek, “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir” dedi. Şenyürek; TMO alım fiyatının en az 300 liraya çıkarılmasını, alım kotasının kaldırılmasını, FİSKOBİRLİK’in piyasayı yukarı taşıyacak bir fiyat açıklamasını ve Giresun’da fındığı işleyerek katma değer yaratan KOBİ’lerin desteklenmesini istedi. YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşüne ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü karşısında korunamadığını savundu. Fındıktaki mevcut tablonun sıradan bir piyasa hareketi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ürününü geçen yılın altında kalan fiyatlardan satmak zorunda bırakıldığını söyledi. “BUNUN ADI SERBEST PİYASA DEĞİL” Şenyürek, geçen yıl eylül ayında Giresun’da fındığın 300 liraya kadar alıcı bulduğunu hatırlatarak, bugün Giresun kalite fındığın randıman ve alım noktasına göre 180–210 lira bandına kadar gerilediğini ifade etti. Üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Şenyürek, şöyle konuştu: “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir.” Şenyürek, enflasyonun ve tarımsal girdi maliyetlerinin arttığı bir dönemde üretici fiyatının gerilemesinin kabul edilemez olduğunu savunarak, iktidarın yerel temsilcilerine de tepki gösterdi. “Madem 355 lira bile yeterli değil, fındık 180–210 lira bandına düştüğünde neden susuyorsunuz?” “ÜRETİCİ HER KİLOGRAMDA ZARAR EDİYOR” Şenyürek, ziraat odalarının bir kilogram fındığın işçilik dahil maliyetini 230–245 lira aralığında hesapladığını belirterek, serbest piyasada 180–210 liraya satış yapan üreticinin kilogram başına 20 ila 60 lira zarar ettiğini söyledi. Bu kaybın ton bazında 20 bin ila 60 bin liraya ulaştığını ifade eden Şenyürek, işçilik, patoz, akaryakıt, gübre ve diğer girdilerdeki artışların üreticinin yükünü daha da ağırlaştırdığını kaydetti. Giresun’da işçi yevmiyelerinin yer yer 2 bin 500 liraya, patoz çekim bedelinin ise ton başına 6 bin liraya kadar çıktığını belirten Şenyürek, mevcut tarımsal desteklerin üretim maliyetlerinin çok gerisinde kaldığını savundu. “Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecektir?” “TMO’NUN AÇIKLADIĞI FİYAT ÜRETİCİNİN CEBİNE GİRMİYOR” TMO’nun Giresun kalite fındık için 255 lira, Levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Şenyürek, açıklanan fiyat ile serbest piyasadaki fiyat arasındaki farkın üretici açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Şenyürek, TMO’nun yalnızca fiyat açıklamasının yeterli olmadığını, güçlü ve yaygın alımlarla piyasayı desteklemesi gerektiğini savundu. “Sadece fiyat açıklamak yetmez; o fiyatı güçlü ve yaygın alımlarla savunmak gerekir.” TMO’daki alım kotası, randevu sistemi, alım noktalarının kapasitesi ve ürün bedellerinin ödeme süresine ilişkin eleştirilerde bulunan Şenyürek, üreticinin nakit ihtiyacı nedeniyle bekleyemediğini ve bu durumun serbest piyasadaki alıcıların elini güçlendirdiğini ileri sürdü. “TMO’nun görevi sınırlı miktarda ürün almak değil; piyasaya yön vermek, fiyatın aşağı çekilmesini önlemek ve üreticiyi güçlü alıcılar karşısında korumaktır.” “FİSKOBİRLİK KİMİN BİRLİĞİDİR?” Şenyürek’in açıklamasında en sert eleştirilerden biri de FİSKOBİRLİK’e yönelik oldu. FİSKOBİRLİK’in 1938 yılında Giresun’da üreticiyi korumak ve piyasada denge sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Şenyürek, kurumun 2026 sezonunda Giresun kalite fındık için 205 lira, Levant kalite için 195 lira seviyesinden alım fiyatı açıklamasını eleştirdi. “Üretici birliği olduğunu söyleyen bir kurum, TMO’nun 50 lira altında ve üretim maliyetinin bile gerisinde fiyat açıklayamaz. FİSKOBİRLİK’in görevi düşük fiyatları takip etmek değil, üreticiden yana ağırlık koyarak piyasayı yukarı taşımaktır.” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in yönetim yapısına da siyasi eleştiri yönelterek kurumun yeniden üreticinin söz ve karar sahibi olduğu bağımsız bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. “TMO 255 lira açıklamışken siz neden 205 lira fiyat verdiniz? Maliyeti 230–245 lira olan fındığı bu rakamdan alarak kimi koruyorsunuz?” “MİLYARLARCA DOLARLIK ÜRÜNÜN SAHİBİ ZARAR EDİYOR” Şenyürek, Türkiye’nin fındık ihracatından elde ettiği döviz gelirine dikkat çekerek, dünya piyasasında yüksek ekonomik değere sahip bir ürünün üreticisinin maliyet baskısı altında ezilmesinin sürdürülebilir olmadığını savundu. “Bütün riski üstlenen, donla, kuraklıkla, hastalıkla ve artan maliyetlerle mücadele eden çiftçi kendi ürününü maliyetinin altında satmaktadır.” Şenyürek, üretici zarar ederken fındığın ticari değerinden daha güçlü alıcıların yararlandığını ileri sürerek mevcut piyasa düzeninin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIĞIN KATMA DEĞERİ GİRESUN’DA KALMALIDIR” Şenyürek’in açıklamasında yalnızca üretici değil, fındığı işleyerek katma değer yaratan Giresunlu işletmeler de yer aldı. Çikolatalı fındık kreması, ezme, kavrulmuş fındık ve benzeri ürünler üreten yerel KOBİ’lerin enerji, ambalaj ve finansman maliyetleri karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade eden Şenyürek, yerel markalaşmanın güçlendirilmesini istedi. “Üreticinin hakkını korumakla yerel imalatçıyı desteklemek birbirinin alternatifi değildir.” Şenyürek, Giresun’da yetişen fındığın mümkün olduğunca yine Giresun’da işlenmesi, markalaştırılması ve ihracata konu edilmesi gerektiğini vurguladı. “Fındık Giresun’da yetişiyorsa burada işlenmeli, burada markalaşmalı ve yarattığı katma değer de Giresun’da kalmalıdır.” TMO’YA KOTA VE FİYAT ÇAĞRISI Şenyürek, çözüm önerilerini de sıraladı. TMO’nun dönüm başına uyguladığı alım kotasının kaldırılmasını isteyen Şenyürek, ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin standartlara uygun ürünlerinin tamamının alınması gerektiğini söyledi. Giresun’un bütün ilçelerinde yeterli sayıda alım noktası oluşturulmasını, alım kapasitesinin artırılmasını ve ürün bedellerinin birkaç gün içinde üreticiye ödenmesini isteyen Şenyürek, Giresun kalite fındığın TMO alım fiyatının da en az 300 liraya yükseltilmesi gerektiğini savundu. FİSKOBİRLİK’e de çağrıda bulunan Şenyürek, kurumun piyasayı takip eden değil, üreticiden yana fiyat oluşumuna öncülük eden bir politika izlemesini istedi. Şenyürek ayrıca Rekabet Kurumu’nun fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşmasını ve eş zamanlı fiyat hareketlerini incelemesi gerektiğini belirterek mazot, gübre ve ilaçta üreticiye daha güçlü doğrudan destek verilmesi çağrısında bulundu. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek açıklamasını, üreticinin fındıktan daha yüksek ve sürdürülebilir bir gelir elde etmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Emeğinin karşılığını ve dünya pazarında milyarlarca dolar kazandıran ürününden hak ettiği payı istiyor.” Şenyürek, YENİ Parti’nin üretici, yerel işletme ve fındıkta katma değer oluşturan kesimlerin desteklenmesini savunduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “YENİ Parti olarak fındığı birkaç büyük alıcının insafına, üreticiyi borca ve çaresizliğe teslim eden bu politikanın karşısındayız. Bahçedeki üreticimizden fındığı işleyip markalaştıran KOBİ’lerimize kadar alın teriyle değer yaratan herkesin yanındayız. Giresun’un emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Fındığın gerçek sahibi üreticidir ve son sözü de üretici söyleyecektir.”

IŞIK GEZMİŞ: “FINDIKTA FİYAT ÇÖKÜŞÜ, ÜRETİCİNİN BİTİŞİDİR!” Haber

IŞIK GEZMİŞ: “FINDIKTA FİYAT ÇÖKÜŞÜ, ÜRETİCİNİN BİTİŞİDİR!”

IŞIK GEZMİŞ: “FINDIKTA FİYAT ÇÖKÜŞÜ, ÜRETİCİNİN BİTİŞİDİR!” YENİ Parti PM Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, serbest piyasada fındık fiyatlarının 180-190 TL seviyelerine kadar gerilediğini belirterek sert tepki gösterdi. Açıklanan 250-255 TL’lik alım fiyatlarının dahi yükselen üretim maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savunan Gezmiş, TMO’yu piyasada daha güçlü olmaya, FİSKOBİRLİK’i ise üreticiden yana fiyat politikası izlemeye çağırdı. Gezmiş, “Fındık üreticisinin alın teri yok pahasına satılıyor. Bu aynı zamanda üreticinin toprağından koparılması meselesidir” dedi. YENİ Parti PM Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, fındık piyasasında yaşanan fiyat hareketlerine ilişkin yaptığı açıklamada üreticinin korunması için iktidarın ve ilgili kurumların harekete geçmesini istedi. Serbest piyasadaki fiyatların TMO tarafından açıklanan alım fiyatlarının önemli ölçüde altında kaldığını belirten Gezmiş, maliyetlerdeki artışla piyasa fiyatındaki gerilemenin aynı anda üreticinin üzerine bindiğini söyledi. “ÜRETİCİNİN BİR YILLIK EMEĞİ YOK PAHASINA ALINIYOR” Giresun’da fındık üretiminin arazi yapısı nedeniyle yoğun emek gerektirdiğine işaret eden Gezmiş; gübre, ilaçlama, tırpan, işçilik, patoz ve nakliye giderlerindeki artışların üretim maliyetini yükselttiğini ifade etti. Gezmiş, üreticinin bir yıl boyunca bahçesine emek verdiğini ancak hasadın ardından aynı emeğin karşılığını almakta zorlandığını savunarak şunları söyledi: “Üreticimiz bir yıl boyunca bahçesinde çalışıyor, ürününü binbir zahmetle topluyor. Ancak sıra emeğinin karşılığını almaya gelince yalnız bırakılıyor. Açıklanan fiyat maliyetleri karşılamazken, piyasanın daha da aşağı çekilmesi üreticinin emeğine açıkça el koymaktır. Fındıkta açıklanan fiyatın altında alım yapılması, üreticinin bitişi demektir.” 180-190 TL İDDİASI: TMO FİYATIYLA MAKAS AÇILIYOR Gezmiş'in açıklamasındaki en dikkat çekici başlıklardan biri serbest piyasa fiyatları oldu. Milletvekili Gezmiş, piyasanın 180-190 TL/kg seviyelerine kadar gerilediğini belirtirken, TMO'nun 2026 ürünü için yüzde 50 sağlam iç esasına göre açıkladığı fiyat Giresun kalite fındıkta 255 TL/kg, Levant kalitede 250 TL/kg seviyesinde bulunuyor. Gezmiş'in açıkladığı 180-190 TL bandı esas alındığında Giresun kalite TMO fiyatıyla piyasa arasında kilogram başına 65-75 TL'ye ulaşan bir fark ortaya çıkıyor. Bu da 1 ton fındık üzerinden hesaplandığında 65 bin ile 75 bin TL arasında gelir farkı anlamına geliyor. Ancak TMO fiyatından yararlanılabilmesi için ürünün kurum tarafından belirlenen kalite ve alım kriterlerini karşılaması gerekiyor. GURBETÇİ ÜRETİCİYE DİKKAT ÇEKTİ Gezmiş, Giresun dışında yaşayan ancak fındık hasadı için her yıl memleketine gelen üreticilerin durumuna ayrıca dikkat çekti. Bu üreticilerin hasat sonrasında şehirlerine dönmek zorunda olmaları ve işçilik, ulaşım ile diğer giderlerini karşılamak için nakde ihtiyaç duymaları nedeniyle ürünlerini bekletmeden satabildiklerini belirten Gezmiş, bunun düşük fiyat dönemlerinde üreticinin pazarlık gücünü azalttığını savundu. Gezmiş: “Gurbetten gelen hemşehrimiz yol parasını, işçiliği ve diğer masraflarını karşılayabilmek için fındığını kısa sürede satmak zorunda kalıyor. Devlet, üreticiyi piyasanın insafına terk edemez.” ifadelerini kullandı. “TMO SEYİRCİ KALMAMALI” Gezmiş'in çağrısının merkezinde Toprak Mahsulleri Ofisi yer aldı. TMO'nun yalnızca alım fiyatı açıklamasının yeterli olmadığını savunan Gezmiş, kurumun piyasayı düzenleyici gücünü kullanacak ölçekte ve etkinlikte alım gerçekleştirmesini istedi. Gezmiş: “Fındık piyasasını birkaç alıcının belirlediği bir düzene teslim edemeyiz. TMO gecikmeden ve yeterli miktarda, verilen taban fiyatın altında alım yapmamalı; üreticinin ürününü gerçek değerinden satabilmesini sağlamalıdır.” dedi. TMO'nun 2026 sezonunda doğrudan alımların yanı sıra lisanslı depolar üzerinden de ürün kabul etmesi, bu tartışmada üreticinin önündeki alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor. Lisanslı depoculuk sisteminde üretici, gerekli işlemleri tamamladıktan sonra ürününü depoya teslim ederek kalite ve miktarını tespit ettirebiliyor; ürünü ELÜS olarak muhafaza edebiliyor veya TMO'ya satış seçeneğini kullanabiliyor. Bu sistemin etkin kullanılması, özellikle nakit ihtiyacı nedeniyle ürününü hasat döneminde hemen piyasaya indirmek istemeyen üretici açısından alternatif oluşturuyor. FİSKOBİRLİK'E DE ÇAĞRI Gezmiş'in eleştirilerinden FİSKOBİRLİK de payını aldı. Birliğin kuruluş amacı doğrultusunda üreticiyi koruyucu bir pozisyon alması gerektiğini savunan Gezmiş, FİSKOBİRLİK'in üreticinin piyasa karşısındaki gücünü artırması gerektiğini söyledi. Gezmiş: “FİSKOBİRLİK ise açıklanan fiyatın altında değil, üreticiyi koruyacak bir fiyatla alım yapmalıdır.” ifadelerini kullandı. “EN AZ 350 TL İSTEDİK” Gezmiş, 2026 sezonu öncesinde fındık için yaptıkları fiyat çağrısını da hatırlattı. Üretim maliyetinin üzerine en az yüzde 30 refah payı eklenmesi gerektiğini savunan Gezmiş, fındık için en az 350 TL/kg, Giresun kalite fındık için ise bunun üzerine yüzde 10 kalite farkı talep ettiklerini belirtti. Bu hesaplamaya göre talep edilen Giresun kalite fiyatı yaklaşık 385 TL/kg seviyesine karşılık geliyor. Gezmiş, fındığın yalnızca tarımsal bir ürün olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Fındık Karadeniz’in geçimi, alın teri ve geleceğidir. Milletvekili olduğum günden bu yana fındığımızın ve üreticimizin hakkını her platformda savundum. Bundan sonra da üreticimizi sahipsiz bırakmayacağım. Fındığı yabancı tekellerin, üreticiyi kimsenin insafsızlığına terk etmeyeceğiz.” FINDIKTA TARTIŞMA ARTIK SADECE AÇIKLANAN FİYAT DEĞİL Gezmiş'in açıklaması, 2026 sezonunda giderek büyüyen “açıklanan alım fiyatı ile üreticinin fiilen satış yaptığı fiyat arasındaki fark” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. TMO'nun Giresun kalite için açıkladığı 255 TL/kg fiyat bir tarafta dururken, üreticinin nakit ihtiyacı, ürünün kalite ve randımanı, TMO kriterlerini karşılayıp karşılamaması, randevu ve teslim süreci ile serbest piyasadaki günlük fiyat hareketleri üreticinin gerçekte elde ettiği geliri belirliyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde fındık piyasasının seyrinde yalnızca günlük fiyatlar değil; TMO'nun alım temposu, üreticinin lisanslı depolara yönelme düzeyi, FİSKOBİRLİK'in alım politikası ve üreticinin ürününü pazara indirme hızı da belirleyici olacak.

KARAN’DAN FINDIK PİYASASINA SERT ÇIKIŞ: “190 İLE 255 TL ARASINDAKİ MAKAS İNCELENMELİ Haber

KARAN’DAN FINDIK PİYASASINA SERT ÇIKIŞ: “190 İLE 255 TL ARASINDAKİ MAKAS İNCELENMELİ

KARAN’DAN FINDIK PİYASASINA SERT ÇIKIŞ: “190 İLE 255 TL ARASINDAKİ MAKAS İNCELENMELİ” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO’nun 255 TL’lik alım fiyatına karşılık serbest piyasada fındığın yaklaşık 190 TL seviyelerinde işlem görmesine tepki gösterdi. Fiyat farkının geçmiş yılların çok üzerine çıktığını belirten Karan, Rekabet Kurumu ile Ticaret Bakanlığı’nı piyasadaki fiyat oluşumunu incelemeye çağırdı. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 fındık sezonunda Toprak Mahsulleri Ofisi ile serbest piyasa arasındaki fiyat farkının üretici açısından ciddi bir sorun haline geldiğini söyledi. TMO’nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik brüt alım fiyatına karşın serbest piyasada fiyatların yaklaşık 190 TL seviyelerinde kaldığına dikkat çeken Karan, kilogram başına oluşan yaklaşık 65 TL’lik farkın kabul edilebilir olmadığını savundu. “GEÇMİŞ YILLARDA BU KADAR BÜYÜK FARK OLMADI” Geçmiş sezonlarda TMO ile serbest piyasa arasındaki farkın genellikle yüzde 5-10 seviyelerini aşmadığını ifade eden Karan, bu yıl ortaya çıkan tablonun olağan piyasa şartlarıyla açıklanamayacağını ileri sürdü. Karan, mevcut fiyat hareketlerini “bilinçli bir manipülasyon” olarak değerlendirdi ve bazı büyük alıcılar ile piyasada birlikte hareket eden yapıların fiyatların aşağı çekilmesinde etkili olduğunu iddia etti. Bu iddiaların kamu kurumlarınca araştırılması gerektiğini belirten Karan, üreticinin emeğinin piyasa şartları gerekçe gösterilerek değersizleştirilmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi. REKABET KURUMU VE TİCARET BAKANLIĞINA ÇAĞRI Serbest piyasadaki fiyat oluşumunun artık resmi kurumlar tarafından ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini savunan Karan, Rekabet Kurumu ve Ticaret Bakanlığı’nı göreve çağırdı. Karan, piyasada fiyatların hangi koşullarda oluştuğunun, büyük alıcıların fiyat politikalarının ve alım davranışlarının rekabet mevzuatı açısından değerlendirilmesinin üreticinin korunması bakımından önemli olduğunu ifade etti. “BÖLGE MİLLETVEKİLLERİ HAREKETE GEÇMELİ” Karan’ın eleştirilerinin bir diğer adresi ise Karadeniz bölgesinin milletvekilleri oldu. Fındığın yüz binlerce üretici ailesini ve bölge ekonomisini doğrudan ilgilendirdiğini vurgulayan Karan, milletvekillerinin fiyatlardaki sert ayrışma karşısında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Karan, “Fındık üreticisinin vekilleri bu oyunu izlemekle yetiniyor. Fındıkla ilgili ağızlarını bıçak açmayan bölge milletvekilleri, üreticinin hakkını ne zaman savunacak?” sözleriyle tepkisini dile getirdi. DÜNYA FİYATLARINDAKİ FARKA DA DİKKAT ÇEKTİ Uluslararası fındık piyasasına da değinen Karan, Şili fındığının yaklaşık 6,5 dolar, Türk fındığının ise yaklaşık 3,5 dolar seviyelerinden değerlendirildiğini belirterek Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki ağırlığıyla bu fiyat tablosunun örtüşmediğini savundu. Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ihracatındaki güçlü konumunun üretici lehine fiyat avantajı oluşturması gerektiğini ifade eden Karan, mevcut piyasa yapısının üreticinin pazarlık gücünü zayıflattığını söyledi. GÖZLER SERBEST PİYASADA TMO’nun 255 TL’lik alım fiyatı ile serbest piyasadaki yaklaşık 190 TL arasındaki fark, yeni sezonun en önemli tartışma başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Karan’ın çağrısı, önümüzdeki günlerde serbest piyasadaki fiyat oluşumunun Rekabet Kurumu veya Ticaret Bakanlığı tarafından incelemeye alınıp alınmayacağı sorusunu da gündeme taşıdı.

FİSKOBİRLİK PİYASADA Haber

FİSKOBİRLİK PİYASADA

FİSKOBİRLİK PİYASADA, ÜRETİCİ İÇİN TMO, BÜYÜK TÜCCAR VE MANAVLAR DIŞINDA BİR ALTERNATİF OLUŞTURUYOR FİSKOBİRLİK’in 2026 ürünü fındık alım programına ilişkin ilk bilgiler yerel basına yansıdı. Birliğin piyasada alıcı olarak bulunması üretici açısından yeni bir teslim kanalı oluştururken, alımların kaç kooperatifte ve ne kadar tonajla yürütüleceği henüz bilinmiyor. Fındık piyasasında TMO ile tüccar arasındaki yüksek fiyat farkının tartışıldığı bir dönemde FİSKOBİRLİK de alım programıyla piyasada yerini almaya başladı. Yerel basına yansıyan bilgilere göre FİSKOBİRLİK’in ortak üreticiler için yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındıkta 205 TL, Levant kalite fındıkta ise 195 TL alım fiyatı uygulayacağı bildirildi. Ortak olmayan üreticilerden ürünün bu fiyatların 5 TL altında alınacağı; randıman farkı, coğrafi işaret desteği ve ürünü kendi imkânıyla getiren üreticilere nakliye ödemesi yapılacağı da aktarıldı. Yerel basına yansıyan alım koşulları Ancak bu fiyat ve koşulları gösteren ayrıntılı tablo henüz FİSKOBİRLİK’in resmî internet sitesinde yayımlanmadı. ÜRETİCİ İÇİN YENİ BİR TESLİM KANALI FİSKOBİRLİK’in piyasada alıcı olarak bulunması, üreticinin ürününü yalnızca büyük tüccarlara ve onların adına alım yaptığı belirtilen manavlara teslim etmek zorunda kalmaması açısından önem taşıyor. Üreticinin önünde böylece üç temel kanal oluşuyor: TMO’nun randevulu ve kalite kriterlerine bağlı alım sistemi,Serbest piyasada tüccar ve manavlar,Üretici kooperatifi niteliğindeki FİSKOBİRLİK. FİSKOBİRLİK’in fiyatı TMO’nun 255 TL’lik Giresun kalite fiyatının altında kalsa da kooperatif ağı, teslim kolaylığı, üreticiyle doğrudan ilişki ve ilave destekler açısından alternatif oluşturma potansiyeli bulunuyor. Üreticinin karşısındaki alıcı sayısının artması, tek bir kanala bağımlılığın azalmasına ve ürün tesliminde seçeneklerin çoğalmasına katkı sağlayabilir. PİYASADAKİ ETKİYİ ALINAN TONAJ GÖSTERECEK FİSKOBİRLİK’in piyasaya girmesi önemli olmakla birlikte kurumun fiyatlar üzerindeki gerçek etkisini alacağı fındık miktarı belirleyecek. Alımlar çok sayıda kooperatifte, yeterli finansmanla ve düzenli şekilde yürütülürse FİSKOBİRLİK üretici açısından güçlü bir alternatif haline gelebilir. Serbest piyasada 180–190 TL bandında oluşan fiyatların yukarı yönlü hareket etmesine de katkı sağlayabilir. Alım miktarının sınırlı kalması halinde ise kurumun piyasadaki varlığı üreticiye ek bir teslim noktası sağlayacak ancak fiyatları belirleyecek ölçüde bir etki oluşturmayabilecek. Bu nedenle FİSKOBİRLİK’in piyasadaki izi yalnızca açıkladığı belirtilen fiyatla değil, sezon boyunca satın aldığı toplam ürün miktarıyla görülecek. RESMÎ SİTEDE AYRINTILI PROGRAM YER ALMIYOR FİSKOBİRLİK’in resmî internet sitesinde 20 Ağustos’ta “FİSKOBİRLİK’ten Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” başlığıyla bir sayfa açıldı. Ancak sayfada halen yalnızca “En kısa süre içerisinde sayfamız yenilenerek bilgilendirme yapılacaktır” ifadesi bulunuyor. FİSKOBİRLİK’in kampanya sayfası Alım fiyatları, teslim noktaları, ödeme süresi, ürün kabul kriterleri ve hedeflenen toplam alım miktarı henüz bu sayfada paylaşılmadı. Yerel basına yansıyan 205 ve 195 TL’lik fiyatların, kurum tarafından tarihli ve ayrıntılı bir fiyat tablosuyla yayımlanması üreticinin karar sürecini kolaylaştıracaktır. FINDIK PİYASASINDA ÜÇÜNCÜ SEÇENEK TMO’nun Giresun kalite fındıkta 255 TL, Levant kalitede 250 TL fiyat açıklamasına rağmen serbest piyasada daha düşük rakamların uygulanması, üreticiyi teslim kanalları arasında tercih yapmaya zorluyor. TMO’nun randevu, kalite ve ödeme koşulları; tüccarın hızlı alım ve ödeme imkânı; FİSKOBİRLİK’in ise kooperatif yapısı ve üreticiye yakınlığı farklı avantajlar taşıyor. FİSKOBİRLİK’in alım programıyla piyasada bulunması bu açıdan olumludur. Kurumun kaç ton ürün alacağının, ödemeleri hangi sürede yapacağının ve alımların hangi kooperatiflerde sürdürüleceğinin açıklanmasıyla bu alternatifin gerçek ağırlığı daha net görülecektir. FİSKOBİRLİK bugün itibarıyla fındık piyasasında varlığını gösteriyor. Ancak üreticiyi büyük tüccar ve manavlar karşısında ne ölçüde güçlendireceğini, önümüzdeki günlerde gerçekleşecek fiilî alımlar ve toplam tonaj ortaya koyacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.