Hava Durumu

#Sürdürülebilir Üretim

Giresun Sonhaber - Sürdürülebilir Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda Üretiminde Hız Ve Verimlilik Yarışı  Haber

Gıda Üretiminde Hız Ve Verimlilik Yarışı 

Küresel gıda işleme makineleri pazarının 2025 yılındaki 64,8 milyar dolarlık büyüklüğünün 2026’da 68,3 milyar dolara, 2030 yılında ise 87,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici olurken, fırıncılık, pastacılık ve şekerleme teknolojilerinin ulaştığı son nokta IBAKTECH 2026’da sergilenecek. Fuarda; saatte 11 bin adede kadar üretim gerçekleştiren hatlardan beş saniyede sekiz dilim kesebilen yerli ultrasonik sistemlere, enerji tüketimini azaltan makinelerden dünyada ilk kez tanıtılacak yeni konseptlere kadar çok sayıda teknoloji yer alacak. Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı IBAKTECH, 14-17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Bu yıl 15’incisi düzenlenecek fuarda; dondurma ve gelato üretim teknolojileri, çikolata ve şekerleme makineleri, pasta ve kurabiye üretim sistemleri, hamur işleme hatları, endüstriyel fırınlar, soğutma sistemleri ve sürdürülebilir üretim çözümleri sergilenecek. ÜRETİM KAPASİTESİNDE YENİ SINIR: SAATTE 11 BİN ADET IBAKTECH 2026’da sergilenecek yeni nesil makineler, gıda üretiminde hızın yanı sıra standart kaliteyi ve üretim sürekliliğini de artırmayı hedefliyor. Hamurun yapısını koruyan basınçsız kesim teknolojileriyle saatte 11 bin adede kadar üretim yapılabilirken; tam otomasyonlu, servo sistemli ve internet bağlantılı hatlar üretim süreçlerinin uzaktan izlenmesine, bakım ihtiyacının azaltılmasına ve iş gücünün daha verimli kullanılmasına imkân sağlıyor. Fuarda hassas kesim gerektiren ürünlere yönelik teknolojiler de yer alacak. Yerli olarak üretilen titanyum bıçak ve ultrasonik güç kaynağına sahip sistemler, sert ve donuk pastaları formunu bozmadan dilimleyebiliyor. Bu makineler arasında beş saniyede sekiz dilim kesebilen modeller de bulunuyor. DONDURMA VE GELATODA YENİ ÜRETİM MODELLERİ Dondurma ve gelato alanında üretim makinelerinden pastörizatörlere, teşhir vitrinlerinden şok soğutuculara, doğal içerikli premikslerden farklı dondurma türlerine özel karışımlara kadar geniş bir ürün grubu sergilenecek. Kahve ile dondurmayı aynı profesyonel satış konseptinde buluşturan ve dünyada ilk kez sergilenecek yeni bir bar sistemi de IBAKTECH 2026’da tanıtılacak. Gerçek meyve ve doğal içeriklerle hazırlanan gelato premiksleri, daha düşük dozajla istenen kıvamı sağlayarak ürün verimliliğini artıran yerli karışımlar ve farklı kullanım alanlarına yönelik yenilebilir gıda kapları da fuarın dikkat çeken ürünleri arasında bulunacak. ENERJİ VE HAM MADDE TÜKETİMİNİ AZALTAN TEKNOLOJİLER IBAKTECH 2026’da üretim kapasitesinin yanı sıra enerji, ham madde ve iş gücü kullanımını azaltan çözümler de öne çıkacak. Basınçlı havaya ihtiyaç duymadan çalışan şekillendirme makinelerinden mayalanma ve soğutma süreçlerini otomatik olarak yöneten sistemlere kadar birçok teknoloji, üretimin daha düşük kaynak kullanımıyla sürdürülmesine katkı sağlayacak. Endüstriyel pişirme ekipmanlarında geliştirilen hafif tasarımlar ise kullanım alanına bağlı olarak tava ağırlığını yüzde 30 ila 50 oranında azaltırken enerji verimliliğini destekleyecek. Uzun ömürlü ve daha az yağ kullanımına imkân veren kaplama seçenekleri de işletmelerin kaynak tüketimini ve bakım ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak. ÜRETİCİLER DAHA FAZLA ÜRETİRKEN DAHA AZ KAYNAK KULLANMAK İSTİYOR Gıda üretim teknolojilerindeki dönüşümü değerlendiren Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop: “Gıda sektöründe rekabet artık yalnızca ürün kalitesi üzerinden ilerlemiyor. Üreticiler daha yüksek kapasiteye ulaşırken enerji, ham madde ve iş gücünü daha verimli kullanmak ve her üretimde aynı kaliteyi korumak istiyor. Otomasyon, dijital takip sistemleri ve enerji verimli makineler bu nedenle yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor. IBAKTECH 2026’da sektörün bu ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil teknolojileri bir araya getireceğiz. Avrasya’nın fırıncılık, pastacılık ve şekerleme sektörlerine yönelik tek global ticaret fuarı olan IBAKTECH’te, üreticilerle uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturuyoruz. 2024 yılında 118 ülkeden 92 bin 482 ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızda, bu yıl katılımcı ve ziyaretçilerimizle birlikte 150 ülkeden sektör paydaşını İstanbul’da buluşturacağız. Artan talep doğrultusunda fuarımızı bir salon daha büyüterek 7 salon ve 80 bin metrekarelik alana taşıdık. IBAKTECH’te yerli mühendislik gücüyle geliştirilen yüksek kapasiteli sistemleri, enerji verimli çözümleri ve yeni üretim teknolojilerini dünya pazarlarıyla buluşturacağız” açıklamalarında bulundu. MAKİNELER FUARDA ÜRETİME GEÇECEK IBAKTECH 2026, makinelerin yalnızca sergilendiği değil, üretim sırasında deneyimlenebildiği bir buluşma olacak. Dört gün boyunca gerçekleştirilecek canlı uygulama ve workshoplarda gelato, stik dondurma, çikolata, kurabiye, simit, ekmek, pizza, baklava, börek ve mantı üretimi yapılacak. Yerli ve yabancı şeflerin katılacağı uygulamalarda hazırlanan ürünler ziyaretçilerin tadımına sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Haber

KARAN: “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR”

KARAN: “FINDIK ÜRETİCİSİ ARTIK SÖZ DEĞİL, EYLEM İSTİYOR!” “ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, ALIN TERİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, TMO’nun Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik alım fiyatına rağmen serbest piyasada üreticiye çok daha düşük rakamlar teklif edilmesine tepki gösterdi. Verim artışının yalnızca tavsiyeyle sağlanamayacağını belirten Karan, “Üreticinin emeğinin karşılığını vermezseniz yarın verimi artıracak üretici bulamazsınız” dedi. “YILLARDIR AYNI SENARYOYU İZLİYORUZ” Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin yıllardır artan maliyetler ve düşük fiyat arasında sıkıştırıldığını belirterek fındık politikalarının artık sözle değil, üreticiyi doğrudan koruyacak somut uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Üreticiden sürekli bahçesine daha iyi bakmasının ve verimi artırmasının istendiğini hatırlatan Karan, üreticinin buna karşılık emeğinin karşılığını alamadığını vurguladı. Karan, “Fındıkta yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz. Üreticiden verimi artırması isteniyor fakat üretici emeğinin karşılığını alamıyor” ifadelerini kullandı. “TMO FİYATININ ALTINDA FINDIK NEDEN ALINIYOR?” TMO’nun 2026/2027 dönemi için açıkladığı fiyatlara göre 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık kilogram başına 255 TL, Levant kalite fındık ise 250 TL’den alınacak. Buna rağmen serbest piyasada üreticiye TMO’nun açıkladığı fiyatların çok altında teklifler sunulduğuna dikkat çeken Karan, şu soruyu yöneltti: “TMO’nun açıkladığı fiyatın altında fındık neden alınıyor?” TMO’nun açıkladığı rakam özel sektör için bağlayıcı bir yasal asgari fiyat niteliği taşımasa da piyasada önemli bir referans oluşturuyor. Karan, serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların normalleştirilmemesi gerektiğini belirterek kamu alımlarının piyasada gerçek bir denge unsuru haline gelmesini istedi. GÜBRESİ DE İLACI DA İŞÇİLİĞİ DE PAHALI Üreticinin fındığı dalından çuvala getirene kadar karşılamak zorunda kaldığı bütün maliyetlerin ciddi şekilde arttığını söyleyen Karan; gübre, ilaç, mazot, işçilik ve bahçe bakım giderlerine dikkat çekti. Karan, “Üreticinin gübresi pahalı, ilacı pahalı, işçiliği pahalı, mazotu pahalı, bahçe bakımı pahalı. Üstelik bütün bu maliyetleri üretici kendi cebinden karşılıyor” dedi. Bütün masrafların üretici tarafından karşılanmasına rağmen üreticiden sürekli daha fazla yatırım yapmasının istendiğini dile getiren Karan, fındık politikasındaki temel çelişkiyi şu sözlerle anlattı: “Üreticiye ‘Bahçeye daha iyi bak, verimi artır’ deniliyor. Üretici de ‘Ben verimi artıracağım ama ürünümü maliyetimin altında satacaksam neden bahçeme daha fazla masraf yapayım?’ diye soruyor.” “ÜRETİCİYİ BAHÇEYE KÜSTÜRMEYİN” Düşük fiyat politikasının yalnızca bugünün üreticisini değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretimini de tehdit ettiğini söyleyen Karan, üreticinin bahçeden uzaklaşmasının uzun vadede verim kaybına yol açacağı uyarısında bulundu. Karan, üreticinin emeğinin karşılığını alamaması halinde bahçe bakımının azalacağını belirterek şöyle konuştu: “Bugün üreticiye düşük fiyat verirseniz yarın bahçede bakım azalır. Gübre ve ilaç kullanımı düşer, gerekli işçilik yapılmaz ve verim geriler. Üreticinin bahçeye küstürülmesi sadece üreticinin değil, Türkiye’nin gelecekteki fındık üretiminin de sorunudur.” Fındık bahçelerinde verimi artırmanın yalnızca üreticiye nasihat vermekle mümkün olmayacağını ifade eden Karan, bunun ilk şartının sürdürülebilir bir gelir sağlanması olduğunu vurguladı. “VERİMİN YOLU EMEĞİN KARŞILIĞINI VERMEKTEN GEÇİYOR” Türkiye’nin dünya fındık üretimi ve ticaretindeki stratejik konumunu koruyabilmesi için üreticinin bahçede kalmasının sağlanması gerektiğini söyleyen Karan, üreticinin zarar ettiği bir sistemde verim artışının beklenemeyeceğini dile getirdi. Karan, “Verimi artırmanın yolu sadece üreticiye nasihat vermek değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını vermektir” dedi. Üreticinin fiyat beklentisinin açık olduğunu belirten Karan, sürdürülebilir bir fiyatın üç temel unsur üzerinden hesaplanması gerektiğini söyledi: “Maliyet, emeğin karşılığı ve sürdürülebilir üretim payı.” TMO’YA YÜKSEK MİKTARDA ALIM ÇAĞRISI Serbest piyasada TMO fiyatının çok altında oluşan rakamların üreticinin emeğini değersizleştirdiğini savunan Karan, TMO’nun yüksek miktarda günlük alım yaparak piyasada güçlü bir aktör olması gerektiğini söyledi. TMO’nun 24 Ağustos’ta alımlara başlayacak olmasının önemli olduğunu kaydeden Karan, Türkiye genelinde açıklanan günlük 5 bin tonluk alım kapasitesinin eksiksiz uygulanmasını istedi. Türkiye genelinde günlük 5 bin tonluk kapasite bilgisi, ziraat odası temsilcilerinin TMO ile yaptıkları görüşmelere dayandırdıkları açıklamalarda da kamuoyuna duyuruldu. Ünye Kent Gazetesi TMO’nun yalnızca fiyat açıklayan değil, açıklanan fiyatı yeterli randevu ve alım kapasitesiyle uygulayan bir kurum olması gerektiğini belirten Karan, güçlü kamu alımının serbest piyasadaki fiyatları da yukarı çekebileceğini ifade etti. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA İSTEMİYOR” Fındık üreticisinin ayrıcalık değil, emeğinin karşılığını talep ettiğini vurgulayan Karan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Alın terinin karşılığını istiyor.” Karan, üreticiyi korumayan politikaların gelecekte üretim ve verim kaybı olarak ülkenin karşısına çıkacağı uyarısında bulunarak şunları söyledi: “Bugün üreticiyi korumazsanız yarın verimi artıracak üretici bulmakta zorlanırsınız. Fındıkta sorun sadece verim değildir. Asıl sorun, üreticinin emeğinin değerini bulamamasıdır.” “BAHÇEME NEDEN DAHA FAZLA MASRAF YAPAYIM?” Üreticinin artık açıklama ve vaat değil, doğrudan sahaya yansıyacak uygulamalar beklediğini söyleyen Karan, sözlerini üreticinin cevabını beklediği soruyla tamamladı: “Bahçeye neden daha fazla masraf yapayım? Benim fındığımın değeri neden emeğimin karşılığı değil?” Karan’ın açıklaması, TMO alımlarının başlayacağı 24 Ağustos öncesinde gözleri bir kez daha serbest piyasa fiyatlarına ve TMO’nun sahadaki alım gücüne çevirdi. Fındık üreticisinin beklentisi ise net: Söz değil, güçlü alım; vaat değil, emeğinin karşılığı.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE FINDIK SEKTÖRÜNÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü; büyüyen dikim alanları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, in vitro çoğaltım teknolojileri, bitki besleme çözümleri, biyoçözümler, hasat makineleri, don kontrol sistemleri, işleme hatları, kalite sınıflandırma teknolojileri ve sürdürülebilir üretim arayışıyla küresel fındık pazarında yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, sanayi temsilcilerini, akademisyenleri, fidanlıkları, teknoloji firmalarını ve sektör tedarikçilerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca üretim alanlarını genişleten bir ülke değil; bilgi, teknoloji, sanayi, sürdürülebilirlik, mekanizasyon, kaliteli bitki materyali ve küresel pazar bağlantılarıyla yeni bir fındık modeli kurmaya çalışan güçlü bir aktör olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli sektör buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Biobío Bölgesi’nde yer alan Los Ángeles kentindeki Casa Laura’da düzenlenecek. Etkinlik, üreticileri, danışmanları, şirketleri ve fındık endüstrisinin liderlerini bilgi, inovasyon, saha deneyimi ve teknoloji paylaşımı ekseninde bir araya getirecek. PlanetNuts’un son duyurusunda etkinliğin yalnızca bir seminer olmadığı özellikle vurgulandı. Program, Avrupa fındığında teknik ve ticari eğilimlerin aktarılmasının yanında, sektörün temel sorunlarının üreticiler, danışmanlar, uzmanlar ve tedarikçilerle birlikte tartışılacağı İşbirlikçi Teknik Masa formatıyla genişletildi. YALNIZCA SEMİNER DEĞİL: FINDIKTA AÇIK TEKNİK TARTIŞMA PLATFORMU PlanetNuts’un güncel paylaşımında etkinlik, “Şili’de fındık endüstrisini ileri taşıyanlar arasında teknik bir konuşma” olarak tanımlandı. Bu vurgu, organizasyonun klasik sunum formatının ötesine geçtiğini gösteriyor. Katılımcılar, yalnızca Avrupa fındığında son teknik ve ticari eğilimleri dinlemekle kalmayacak; aynı zamanda deneyimlerin paylaşılacağı, soruların yanıtlanacağı ve sektörün ana zorlukları ile fırsatlarının tartışılacağı Mesa Técnica Colaborativa / İşbirlikçi Teknik Masa bölümüne de katılacak. Bu masa, üreticilerin sahada yaşadığı gerçek sorunları doğrudan uzmanlara ve sektör temsilcilerine taşıyacak. Böylece etkinlik, yalnızca bilgi aktaran değil; sektörün ortak aklını kurmaya çalışan, sahadan gelen deneyimi teknik bilgiyle buluşturan ve üreticinin sorusunu merkeze alan bir platforma dönüşecek. Görsel duyuruda teknik masanın üç temel katılımcı grubuyla yürütüleceği belirtildi: üreticiler, uzmanlar ve sektör danışmanları, ayrıca halkla açık sohbet bölümü. Bu yapı, programın yalnızca kapalı bir uzman toplantısı olmadığını; üreticinin, danışmanın ve sektör ilgililerinin aynı zeminde konuşacağı daha açık ve katılımcı bir model sunduğunu gösteriyor. KONUŞMACI KADROSU GENİŞLEDİ: BEŞ İSİM TEKNİK MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk açıklanan konuşmacıları Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya olmuştu. Güncel görsel duyuruyla teknik masa kadrosuna iki yeni isim daha eklendi: Antonio Gaete ve José Pablo Correa. Böylece İşbirlikçi Teknik Masa’da yer alacak isimler şöyle şekillendi: Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman olarak programda yer alacak. Aguilar’ın katılımı; bahçe yönetimi, üretici uygulamaları, verimlilik, sezon içi teknik kararlar ve fındıkta saha deneyimi başlıklarının toplantının merkezinde olacağını gösteriyor. Camilo Scocco, AgriChile Genel Müdürü olarak etkinlikte yer alacak. Scocco’nun katılımı, programın yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını; sanayi bağlantısı, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri açısından da değerlendirileceğini ortaya koyuyor. Ernesto Moya, fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle teknik masada bulunacak. Moya’nın katılımı; bitki sağlığı, hastalık yönetimi, patojen baskısı, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı ile sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin toplantının kritik başlıkları arasında yer alacağını gösteriyor. Antonio Gaete, organik tarım uzmanı olarak görsel duyuruda yer aldı. Bu katılım, etkinliğin sürdürülebilirlik, daha temiz üretim, organik tarım pratikleri, çevresel etki ve girdi yönetimi başlıklarını daha güçlü biçimde gündeme taşıyacağını gösteriyor. José Pablo Correa ise kuru yemiş danışmanı olarak teknik masaya katılacak. Correa’nın katılımı, Avrupa fındığının yalnızca bahçede değil; kuru yemiş sektörü, ticari yapı, üretici danışmanlığı ve pazarla bağlantı içinde ele alınacağını ortaya koyuyor. Bu beş isim birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın teknik masası üç ana eksene oturuyor: bahçede verimli üretim, sanayi ve pazar bağlantısı, sürdürülebilir ve bilimsel üretim yönetimi. ÜRETİCİLER SAHADAKİ DENEYİMİ MASAYA TAŞIYACAK Güncel duyuruda, teknik masaya yalnızca konuşmacıların değil, önde gelen Avrupa fındığı üreticilerinin de katkı vereceği belirtildi. Üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları yönetim stratejilerini, sezon boyunca edindikleri deneyimleri, karşılaştıkları sorunları ve öğrendikleri dersleri paylaşacak. Bu bölüm, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik ya da kurumsal kanaldan gelmediğini gösteriyor. Üreticinin sahadan getirdiği gerçek deneyim, uzman sunumları ve şirket çözümleriyle aynı düzlemde değerlendirilecek. Fındıkta verim, kalite ve kârlılık; budama, sulama, bitki besleme, soğuklanma takibi, hastalık kontrolü, zararlı yönetimi, hasat zamanı, işçilik planlaması, don riski, depolama ve pazara hazırlık gibi birçok unsurun birlikte yönetilmesine bağlı. Bu nedenle üretici deneyimi, teknik masanın en değerli parçalarından biri olacak. Çünkü fındıkta başarı, yalnızca teorik bilgiyle değil; bahçede doğru zamanda doğru kararı almakla mümkün hale geliyor. ŞİLİ FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ OLMA YOLUNDA Avrupa fındığında dünya pazarındaki ağırlığını artıran Şili, son yıllarda dikkat çeken bir büyüme sürecinden geçiyor. Ülkede Avrupa fındığı dikim alanları genişlerken, sektör yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil; teknik danışmanlık, kaliteli fidan, sağlıklı bitki materyali, bitki sağlığı, hasat yönetimi, işleme teknolojisi, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve sanayi entegrasyonu üzerinden yeniden şekilleniyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu dönüşümün en görünür vitrinlerinden biri olacak. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, akademisyenleri, fidanlıkları, makine firmalarını, bitki besleme ve ürün koruma şirketlerini aynı zeminde buluşturacak. Bu yönüyle etkinlik, klasik bir tarım seminerinin ötesine geçiyor. Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi stratejiyle ilerleyeceğini, hangi teknik başlıklara öncelik vereceğini ve küresel rekabette nasıl bir konum almak istediğini gösterecek kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Fındıkta gelecek artık yalnızca bahçede değil; laboratuvarda, fidanlıkta, hasat makinesinde, meteoroloji verisinde, işleme tesisinde, kalite sınıflandırma hattında ve küresel pazarlama stratejisinde belirleniyor. LOS ÁNGELES’TE ÜRETİCİ, SANAYİ VE BİLİM AYNI MASADA Etkinliğin merkezi, Şili’nin önemli tarımsal bölgelerinden biri olan Los Ángeles olacak. Biobío Bölgesi’nde gerçekleştirilecek buluşma, Avrupa fındığında hem üretim sahasının hem de sektörel büyüme stratejisinin tartışılacağı bir adres haline gelecek. Programda, Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin karşı karşıya olduğu temel zorluklar ve fırsatlar değerlendirilecek. Üreticiler için verimlilik, hastalık yönetimi, bahçe yenileme, bitki besleme, hasat başarısı, don riski, iklim verisi ve maliyet kontrolü gibi başlıklar öne çıkarken; sanayi tarafında işleme kapasitesi, ürün standardı, kalite, ihracat bağlantıları ve küresel pazar beklentileri masaya yatırılacak. PlanetNuts’un duyurularında etkinliğin, üreticiler, danışmanlar, şirketler ve fındık endüstrisinin liderleri için yenilik, teknoloji, bilgi paylaşımı ve sektör gelişimini hızlandırma amacı taşıdığı vurgulanıyor. SPONSOR GÖRSELİ ŞİLİ FINDIK MODELİNİN TEKNİK HARİTASINI GENİŞLETTİ PlanetNuts’un güncel sponsor görselinde, etkinliği destekleyen firmalar geniş bir tedarikçi ve teknoloji ağı olarak sunuldu. Görselde yer alan ifade, sponsorların yalnızca organizasyona destek veren şirketler olmadığını; Şili’de kuru yemiş ve Avrupa fındığı endüstrisinin teknik yayılımına ve gelişimine katkı sunan aktörler olduğunu ortaya koydu. Görselde sponsorlar için şu mesaj öne çıktı: Şili’de kuru yemiş endüstrisinin teknik yayılımını ve gelişimini destekleyen şirketlere teşekkür edildi. Bu ifade, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca bir konferans değil; sektörün bilgi, teknoloji ve tedarik zinciri ağını aynı platformda toplayan bir buluşma olduğunu gösteriyor. Sponsor panelinde şu firmaların logoları yer aldı: Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica / FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología Agricultura Sustentable, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake / Vals AgroSolutions, Netafim ve Gross. Bu geniş sponsor yapısı; bitki beslemeden biyoçözümlere, fidanlıktan in vitro çoğaltıma, hasat makinelerinden don kontrolüne, işleme teknolojilerinden kalite analizine, sulama sistemlerinden rejeneratif tarıma kadar uzanan geniş bir teknik ekosistemi gösteriyor. SPONSOR AĞI ÜRETİMDEN PAZARA TAM ZİNCİRİ GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026 için açıklanan ve görsellerle güncellenen sponsor ağı, Şili fındık sektörünün hangi teknik alanlara öncelik verdiğini açık biçimde ortaya koydu. Sponsor yapısı yalnızca etkinliğe destek veren firma listesinden ibaret değil; aynı zamanda Şili’nin Avrupa fındığında üretimden sanayiye uzanan zinciri nasıl kurduğunu gösteren teknik bir harita niteliği taşıyor. Bu yapı içinde danışmanlık, fidanlık, in vitro mikroçoğaltım, klonal anaç üretimi, genetik homojenlik, güçlü kök gelişimi, bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma, biyolojik çözümler, sürdürülebilir tarım, rejeneratif tarım, toprak sağlığı, mikrobiyolojik analiz, biyo girdiler, biyolojik çeşitlilik, biyo gübre, toprak yenilenmesi, döngüsel ekonomi, hasat teknolojisi, tarım makineleri, don kontrolü, mekanize budama, toprak hazırlığı, meteoroloji, sulama teknolojileri, kalite analizleri, işleme teknolojisi, otomasyon, kalite sınıflandırması, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları aynı bütünün parçaları olarak öne çıkıyor. Bu tablo, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde yalnızca üretim alanını büyütmediğini; üretimin her aşamasını teknoloji, bilgi, veri, analiz, mekanizasyon ve sürdürülebilirlik üzerinden yeniden kurmaya çalıştığını gösteriyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın teknik danışmanlık ve bahçe yönetimi hattını temsil eden önemli sponsorlarından biri olarak öne çıkıyor. Şirket; fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde üretim süreçleri, bahçe verimliliği ve teknik saha danışmanlığı alanında çalışıyor. Trinuts’un sponsor ağı içinde yer alması, Şili’de fındık üretiminin yalnızca dikim alanı genişletme anlayışıyla yürütülmediğini gösteriyor. Bahçenin kuruluşundan sezon içi bakım kararlarına, budamadan beslemeye, hastalık takibinden verim planlamasına kadar üreticinin teknik bilgiyle desteklenmesi yeni dönemin temel unsurlarından biri haline geliyor. Bu yönüyle Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’da üreticiye özel teknik çözüm, bahçe yönetimi, verimlilik ve saha danışmanlığı başlıklarını güçlendiren bir aktör olarak konumlanıyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ, BİYOSTİMÜLASYON VE DOĞAL GİRDİLER Fitotecnología, Şili tarımında doğal kaynaklı girdiler, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler geliştiren yapısıyla sponsorlar arasında yer alıyor. Şirketin çalışma alanı; biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri etrafında şekilleniyor. Fitotecnología’nın programa dahil edilmesi, Avrupa fındığında verimlilik artışının artık yalnızca klasik gübreleme ve ilaçlama uygulamalarıyla değil; bitkinin fizyolojik dayanıklılığını artıran, stres koşullarına karşı destek sağlayan ve sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendiren biyoteknolojik çözümlerle birlikte ele alındığını gösteriyor. Bu başlık, iklim değişikliği, hastalık baskısı, su stresi ve artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin daha kontrollü, daha verimli ve daha bilimsel üretim araçlarına ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. ROVENSA NEXT CHILE: BİYOÇÖZÜMLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarım için biyoçözümler alanındaki yapısıyla etkinlik sponsorları arasında yer aldı. Şirketin portföyünde biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlar bulunuyor. Rovensa Next Chile’nin katılımı, Şili fındık sektöründe çevresel sürdürülebilirlik ve biyolojik temelli üretim çözümlerinin daha fazla önem kazandığını gösteriyor. Bu başlık, özellikle küresel pazarlarda sürdürülebilirlik, kalıntı yönetimi, izlenebilirlik ve çevre standartlarının giderek daha belirleyici hale gelmesi bakımından önemli. Şirketin sponsorluğu, Avrupa fındığında verim ve kalite hedefinin artık çevresel sorumlulukla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMÉRICA: BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİ FertiGlobal ve Fertiamérica, bitki besleme teknolojileri ve biyostimülant çözümleriyle sponsor ağı içinde yer alıyor. FertiGlobal’in uluslararası bitki besleme teknolojileri, Fertiamérica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, modern fındık üretiminde besleme yönetiminin önemini artırıyor. Fındıkta bitki besleme yalnızca gübre vermek anlamına gelmiyor. Besin elementlerinin bitki tarafından ne kadar kullanılabildiği, stres dönemlerinde bitkinin nasıl desteklendiği, kök gelişimi, sürgün dengesi, çiçeklenme, meyve tutumu ve kalite parametreleri doğrudan besleme stratejisiyle ilişkili. Bu başlık, Şili modelinde özel sektör, teknoloji sağlayıcıları ve üretici arasındaki ilişkinin daha sistemli hale geldiğini gösteriyor. ANAGRA, IANSA VE AMINOCHEM: BESLEME VE BİTKİ PERFORMANSI HATTI GÜÇLENİYOR Sponsor görselinde Anagra, Iansa Nutrición Vegetal ve Aminochem logolarının yer alması, etkinliğin bitki besleme ve bitki performansı hattını güçlendirdiğini gösteriyor. Anagra, bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknolojiler alanındaki kapsamlı çözümleriyle tanıtılan firmalar arasında yer alıyor. Iansa Nutrición Vegetal ve Aminochem’in sponsor panelinde görünmesi ise Şili fındık sektöründe besleme, bitki gelişimi, üretici verimliliği ve kalite hedeflerinin daha güçlü biçimde gündeme geldiğini ortaya koyuyor. Bu çerçeve, yüksek verimli meyvecilikte teknik destek ve doğru girdi yönetiminin önemini ortaya koyuyor. UPL, SUMITOMO CHEMICAL VE POINT: ÜRÜN KORUMA VE SAHA DESTEĞİ UPL, Sumitomo Chemical ve Point, sponsor ağı içinde ürün koruma, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, agro kimyasallar ve teknik saha desteği başlıklarını temsil eden firmalar olarak öne çıkıyor. UPL’nin ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyü; Sumitomo Chemical’ın kimyasal ve biyolojik teknolojileri bir araya getiren yaklaşımı; Point’in agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümleriyle sahada üreticiye destek veren yapısı, Şili fındığında bitki sağlığı hattının ne kadar önemli hale geldiğini gösteriyor. Fındıkta hastalık ve zararlı baskısı, verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle ürün koruma çözümleri, yalnızca hastalık görüldüğünde yapılan müdahalelerden ibaret değil; sezon planlaması, erken uyarı, bitki dayanıklılığı ve entegre mücadele anlayışıyla birlikte ele alınmak zorunda. PACK-MAN, IDM BIOBURN TECH VE IDM DESARROLLOS: İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE PROSES HATLARI Pack-Man, meyve ve kuru yemiş işleme teknolojileri alanındaki uzmanlığıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer alıyor. Sponsor görselinde ayrıca IDM Bioburn Tech logosu da yer aldı. Önceki duyurularda işleme teknolojileri hattında IDM Desarrollos da gündeme gelmişti. Bu firmalar, hasat sonrası zincirin Şili fındık sektöründe ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Fındıkta kalite yalnızca bahçede oluşmuyor; hasat sonrası temizleme, kurutma, ayırma, sınıflandırma, işleme ve paketleme süreçlerinde korunuyor veya kaybediliyor. IDM Desarrollos’un kuru yemişler için makine ve proses hatlarının tasarımı, geliştirilmesi ve üretimi alanındaki uzmanlığı; temizleme, kontrol, yıkama, kırma, ayırma, paketleme ve işleme tesislerinin devreye alınmasına kadar uzanan sanayi hattını temsil ediyor. Bu yapı, Şili’nin üretim artışını sanayi kapasitesiyle birlikte düşündüğünü gösteriyor. Ürün miktarı büyüdükçe, işleme hızı, kalite standardı, fire kontrolü ve otomasyon sistemleri daha kritik hale geliyor. UNITEC VE QUALITYLAB: KALİTE, SINIFLANDIRMA, ANALİZ VE STANDART UNITEC, 100 yılı aşkın deneyime sahip yapısıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın işleme ve kalite teknolojileri hattında öne çıkan sponsorlarından biri oldu. Şirket; meyve, kuru yemiş ve sebzelerin işlenmesi, kalite sınıflandırması, kalibrasyonu ve paketlenmesine yönelik yenilikçi teknolojiler geliştiriyor. Güncel sponsor görselinde QualityLab logosunun da yer alması, kalite analizleri ve laboratuvar hizmetlerinin fındık sektöründeki önemini gösteren ayrı bir başlık olarak dikkat çekiyor. Ürün kalitesi, pazara çıkmadan önce ayrıştırma, sınıflandırma, kalibrasyon, analiz ve paketleme süreçleriyle görünür hale geliyor. Bu başlık, Şili’nin Avrupa fındığını yalnızca üretmekle kalmayıp standartlaştırılmış, izlenebilir ve yüksek kalite algısıyla pazara sunma hedefini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Dünya fındık pazarında değer, yalnızca ürün miktarıyla değil; ölçülen, sınıflandırılan, izlenen ve standartlaştırılan kaliteyle oluşuyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO VE VITROFARM: FİDANLIK, İN VİTRO MİKROÇOĞALTIM VE KALİTELİ BİTKİ MATERYALİ Castaño Austral Vivero, kaliteli bitki üretimi ve fidanlık alanındaki çalışmalarıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirketin katılımı, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca mevcut bahçelerin yönetimiyle değil, yeni bahçe kuruluşu ve uzun vadeli verimlilik planlamasıyla birlikte ele alındığını gösteriyor. Vitrofarm ise klonal anaçların in vitro mikroçoğaltımı konusunda uzmanlaşmış bir fidanlık olarak öne çıkıyor. Şirket; Avrupa fındığı, ceviz, kiraz ve badem gibi türler için yüksek kalite standartlarına sahip bitkiler geliştiriyor. Teknoloji altyapısı, uzman teknik ekibi ve kontrollü üretim modeli; genetik homojenlik, sağlıklı bitki materyali, güçlü kök gelişimi ve yüksek standartlı fidan üretimi başlıklarını merkeze alıyor. Avrupa fındığında verimli bir bahçenin temeli, dikimden yıllar sonra değil; daha fidan üretim aşamasında atılıyor. Genetik homojenlik, güçlü kök yapısı ve sağlıklı bitki materyali, bahçenin gelecekteki verimini doğrudan belirliyor. Bu iki sponsor hattı, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde yalnızca dikim alanını artırmaya değil; dikim materyalinin kalitesini, bahçe kuruluşunun doğruluğunu ve uzun vadeli verimliliği güvence altına almaya yöneldiğini gösteriyor. CERTA CHILE VE AGROIMEC: MAKİNELEŞME, HASAT, DON KONTROLÜ VE METEOROLOJİ CERTA Chile S.A., tarım makinelerinin ithalatı ve dağıtımı alanında uzmanlaşmış bir şirket olarak PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. 2009 yılında kurulan şirketin portföyünde sebze işleme hatlarına yönelik teknolojiler, hassas ekim makineleri, kuruyemiş hasat makineleri ve tarımsal üretimde verimlilik ile üretkenliği artırmaya dönük farklı makine çözümleri bulunuyor. Agroimec ise tarım makineleri ve meyvecilik çözümleri alanında uzmanlaşmış bir şirket olarak tanıtıldı. Şirketin portföyünde hasat ekipmanları, don kontrol sistemleri, mekanize budama çözümleri, toprak hazırlığı ekipmanları ve meteoroloji teknolojileri yer alıyor. Bu iki sponsor hattı, Şili fındık sektöründe mekanizasyonun ve hasat teknolojisinin stratejik bir başlık haline geldiğini gösteriyor. Avrupa fındığında büyüyen üretim alanları, beraberinde daha büyük operasyonel sorumluluklar getiriyor. Ürünün doğru zamanda hasat edilmesi, işçilik maliyetlerinin kontrol altına alınması, hasat kayıplarının azaltılması, ürün kalitesinin korunması ve hasat sonrası süreçlerin daha hızlı yönetilmesi, üreticinin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Fındıkta yeni rekabet dönemi yalnızca bahçede üretmekle sınırlı değil; ürünü doğru zamanda toplamak, kalite kaybını önlemek, işleme sürecine hızlı almak ve pazara standart ürün sunmakla şekilleniyor. Don kontrolü ve meteoroloji başlıkları ise iklim değişkenliğinin arttığı bir dönemde üreticinin risk yönetimi açısından kritik hale geliyor. Yağış, sıcaklık, nem, don riski ve iklim dalgalanmalarının daha yakından izlenmesi, üreticinin sulama, ilaçlama, besleme, budama ve hasat kararlarını daha doğru almasına katkı sağlıyor. GRAPRO SUR, NEOGREEN VE BIOMASOIL: SÜRDÜRÜLEBİLİR GİRDİ, TOPRAK SAĞLIĞI VE DÖNGÜSEL EKONOMİ Grapro Sur, Los Ángeles merkezli yapısıyla PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Şirket, meyve sektörünün gelişimi için sürdürülebilir ürünlerin pazarlanmasına odaklanıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, beslenme düzelticileri, gübreler ve savunma tetikleyicileri alanında çözümler sunuyor. Neogreen ise somon yan ürünlerine dayalı biyo gübre ve biyostimülan üretimi yapan Şili merkezli bir firma olarak öne çıkıyor. ALIMAR Grubu bünyesinde faaliyet gösteren şirket, somondan elde edilen protein ve yağları tarımsal üretimde kullanılabilecek yüksek katma değerli girdilere dönüştürüyor. Bu yaklaşım, toprak yenilenmesi, abiyotik strese karşı direnç, ürün performansı, sürdürülebilir üretim ve döngüsel ekonomi kavramlarını aynı çatı altında topluyor. Biomasoil de güncel sponsor ağına rejeneratif tarım yaklaşımıyla katıldı. Şirket; toprak sağlığı, biyolojik çeşitlilik ve ürün verimliliği ekseninde çalışıyor. Uzman danışmanlık, mikrobiyolojik analizler, biyo girdiler ve yenileyici tarım stratejilerini bir araya getirerek agroekosistemleri güçlendirmeyi hedefliyor. Bu üç sponsor hattı, Şili fındık sektörünün sürdürülebilir üretim boyutunu güçlendiriyor. Üreticiler artık yalnızca daha fazla ürün almaya değil; toprağın biyolojik canlılığını korumaya, bitkiyi stres koşullarına karşı güçlendirmeye, girdi kullanımını daha akıllı yönetmeye ve üretim sistemini uzun vadeli dayanıklılık üzerine kurmaya yöneliyor. Avrupa fındığında sürdürülebilir verimlilik, yalnızca ağacın üzerindeki ürüne değil; kökün beslendiği toprağın sağlığına, toprağın canlılığına ve bahçenin ekolojik dengesine bağlıdır. NETAFIM, NITRO BRAKE / VALS AGROSOLUTIONS VE GROSS: SULAMA, TEKNİK ÇÖZÜM VE SAHA ALTYAPISI Güncel sponsor görselinde Netafim, Nitro Brake / Vals AgroSolutions ve Gross logolarının da yer alması, etkinliğin teknik altyapı ve saha çözümleri boyutunu genişletiyor. Netafim’in sponsor panelinde yer alması, sulama ve su yönetimi başlıklarının fındık üretimindeki önemine işaret ediyor. İklim değişikliği, su stresi ve verim dalgalanmalarının daha fazla konuşulduğu bir dönemde, suyun doğru yönetimi Avrupa fındığında verim ve kalite için kritik hale geliyor. Nitro Brake / Vals AgroSolutions ve Gross’un sponsor görselinde bulunması ise etkinliğin saha uygulamaları, üretici çözümleri ve tarımsal teknoloji tedarik zinciri açısından daha geniş bir çerçeveye oturduğunu gösteriyor. TATTERSALL AGROINSUMOS: TEDARİK AĞI VE TARIMSAL GİRDİ BOYUTU Sponsor panelinde Tattersall Agroinsumos logosunun da yer alması, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın tarımsal girdi ve tedarik ağı boyutunu güçlendirdiğini gösteriyor. Fındıkta profesyonelleşme yalnızca danışmanlık, fidanlık ya da makineleşmeyle sınırlı değil. Üreticinin ihtiyaç duyduğu girdilere zamanında, doğru kaliteyle ve teknik destekle ulaşması da modern üretim modelinin önemli parçalarından biri haline geliyor. Bu nedenle Tattersall Agroinsumos’un sponsor görselinde yer alması, Şili fındık sektöründe tedarik zincirinin de gelişen modelin parçası olarak konumlandığını ortaya koyuyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. Kış budaması, gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde doğrudan etkili görülüyor. Odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskinin azaltılması, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, üreticiler için kritik başlıklar arasında yer alıyor. Bu teknik gündem, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör buluşması değil, üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren bir bilgi platformu olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA RİSK HARİTASINI DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli başlıklardan biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin fındıkta yeni dönem stratejisi yalnızca alan büyümesine değil, iklim risklerine uyum sağlayan teknik üretim modeline de dayanıyor. İklim değişikliği, fındıkta eski alışkanlıklarla üretim yapılabilecek dönemin kapandığını gösteriyor. Yeni dönemde üretici, bahçesini yalnızca gelenekle değil; veri, gözlem, teknik destek ve iklim bilgisiyle yönetmek zorunda. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme sonrası profesyonelleşme dönemine giriyor. Bu yeni dönemde asıl mesele, kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli; kaliteli fidan üretimi, in vitro mikroçoğaltım, klonal anaç, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat teknolojisi, makineleşme, don kontrolü, meteoroloji, sulama teknolojileri, işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme ve izlenebilirlik üzerine kuruluyor. Bu tablo, dünya fındık piyasasında yeni rekabetin yönünü de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli; ancak artık tek başına yeterli değil. Küresel pazar, daha standart, daha kaliteli, daha izlenebilir ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN STRATEJİK UYARI Şili’nin Avrupa fındığında planlı büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık soru yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” değil. Asıl soru, kim daha kaliteli üretiyor, kim daha iyi işliyor, kim üreticisini daha güçlü koruyor, kim pazara daha standart ürün sunuyor ve kim fındığını daha güçlü bir marka değerine dönüştürüyor? Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı; aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir tarımsal emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca sözle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR YÖNETİMİNDE Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, ürünün nasıl yetiştirildiği, hangi fidanla kurulduğu, nasıl hasat edildiği, nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı, hangi analizlerden geçtiği ve hangi kimlikle pazara sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sponsor ağları, fidanlık yatırımları, in vitro çoğaltım teknolojileri, makineleşme, hasat teknolojileri, işleme hatları, kalite sınıflandırma sistemleri, biyolojik girdiler, sulama teknolojileri, laboratuvar analizleri ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren önemli bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN YENİ DÖNEMİNİ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik, ticari ve teknolojik model kuracağını gösterecek önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bakışı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı uzmanlığı, Antonio Gaete’nin organik tarım yaklaşımı ve José Pablo Correa’nın kuru yemiş danışmanlığı; sponsor firmaların üretimden pazara uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde etkinlik, Şili fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Güncel sponsor panelinde yer alan Tattersall Agroinsumos, Iansa Nutrición Vegetal, Rovensa Next, Certa, IDM Bioburn Tech, QualityLab, Anagra, Point, Sumitomo Chemical, UNITEC, UPL, Neogreen, Grapro Sur, Vivero Castaño Austral, Aminochem, Agroimec, Fertiamérica / FertiGlobal, TriNuts, Fitotecnología, Pack-Man, Vitrofarm, Biomasoil, Nitro Brake / Vals AgroSolutions, Netafim ve Gross, etkinliğin yalnızca bir konuşma programı değil, Şili kuru yemiş ve fındık sektörünün teknik ekosistemini aynı platformda buluşturan kapsamlı bir organizasyon olduğunu gösteriyor. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil; bu büyümeyi bilgi, teknoloji, kalite, makineleşme, sanayi bağlantısı, sağlıklı bitki materyali, sürdürülebilir girdi yönetimi, toprak sağlığı, sulama, veri, kalite analizi ve küresel pazar hedefleriyle yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür, daha organize ve daha teknolojik bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme açık bir mesaj veriyor: Fındıkta rehavete yer yok. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU Haber

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU

GİRESUN TOMBUL FINDIĞINDA YENİ DÖNEM: YOĞUN DİKİM VERİM UMUDU OLDU Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, tescilli Giresun tombul fındığında klasik ocak sistemi yerine yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemlerinin verim, kalite ve erken ürün potansiyelini artırabileceğini bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Giresun’un tarımsal kimliğinin en güçlü değeri olan tescilli Giresun tombul fındığı, bu kez yalnızca fiyat, rekolte ve piyasa tartışmalarıyla değil, üretim modelini değiştirebilecek bilimsel bir çalışmayla gündeme geldi. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli projede, klasik ocak dikim sistemi ile tekli, ikili ve üçlü yoğun dikim modelleri karşılaştırılıyor. Araştırmada, genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu artırmaya yönelik yeni terbiye yöntemlerinin bitkinin gelişimine, çotanak oluşumuna, verim potansiyeline ve meyve kalitesine etkileri inceleniyor. Anadolu Ajansı’nın haberinde, kendine özgü aromasıyla öne çıkan tescilli Giresun tombul fındığında farklı dikim ve dallandırma tekniklerinin ürün verimini artırdığı belirtilirken, projenin Giresun’da Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde yürütüldüğü bilgisi paylaşıldı. (Anadolu Ajansı) PROJENİN MERKEZİNDE GİRESUN TOMBUL FINDIĞI VAR Çalışmanın akademik başlığı, “Fındıkta (Corylus avellana L. cv. Tombul) Yoğun Dikim Sistemlerinde Yeni Bir Terbiye Yönteminin Bitkilerin Gençlik Döneminde Vejetatif ve Generatif Gelişmesi Üzerine Etkilerinin Araştırılması” olarak yer alıyor. Araştırmanın merkezinde Giresun’un coğrafi, ekonomik ve ticari değeriyle öne çıkan Tombul fındık çeşidi bulunuyor. Bu yönüyle proje, sıradan bir dikim denemesi olmanın ötesinde, Giresun kalite fındığın gelecekte nasıl yetiştirileceğine dair bilimsel bir yol arayışı niteliği taşıyor. Projenin yürütücülüğünü Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Dumanoğlu üstlenirken, çalışmada Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Veli Erdoğan, Prof. Dr. Nurdan Tuna Güneş, Prof. Dr. Esra Koç, Ordu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ali İslam, Giresun Üniversitesi’nden Dr. Aysun Akar ve Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nden Meryem Nur Şenel’in yer aldığı proje kayıtlarında görülüyor. (AVESİS) PROJE 2021’DEN BU YANA SAHADA İZLENİYOR Çalışma, sahada bir anda ortaya çıkan kısa süreli bir deneme değil, birkaç yıla yayılan bilimsel bir takip süreci olarak ilerledi. Proje çalışmaları 2021 yılında başlatılırken, 2022 yılında fidanlar toprak seviyesinden yaklaşık 5 santimetreden kesilerek standart hale getirildi. 2023 yılında ise proje kapsamında dallandırma uygulamalarına geçildi; tekli, ikili, üçlü yoğun dikim sistemleri ile klasik ocak sistemi karşılaştırmalı olarak izlenmeye başlandı. Sonraki süreçte genç bitkilerin vejetatif gelişimi, yan dal oluşumu, çiçeklenme, çotanak sayısı, verim potansiyeli ve kalite parametreleri takip edildi. İlk bulgular, yoğun dikim ve yeni terbiye uygulamalarının Giresun tombul fındığında erken yaşta daha güçlü gelişim, daha fazla çotanak oluşumu ve daha yüksek verim potansiyeli oluşturabileceğini gösterdi. (Anadolu Ajansı) ARAŞTIRMA BAHÇESİ FAE ARAZİSİNDE KURULDU Araştırma bahçesi, Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde oluşturuldu. Proje sürecinde fidanların gelişimi yıllar itibarıyla takip edilirken, genç bitkiler üzerinde farklı dikim sistemleri ve terbiye uygulamaları denendi. Çalışmada klasik ocak sistemi kontrol grubu olarak ele alınırken, modern yoğun dikim modelleri tek sıralı, iki sıralı ve üç sıralı sistemler üzerinden karşılaştırılıyor. Proje kayıtlarına göre bir sıralı yoğun dikimde dekara 285 bitki, iki sıralı sistemde dekara 444 bitki, üç sıralı sistemde dekara 545 bitki, klasik ocak dikiminde ise dekara 222 bitki üzerinden değerlendirme yapılıyor. Bu tablo, fındıkta birim alanda daha fazla bitkiyle, daha kontrollü ve yönetilebilir bir bitki mimarisi oluşturma arayışını ortaya koyuyor. (DAPSİS) Ancak çalışmanın asıl önemi yalnızca bitki sayısındaki artışta değil; bu bitkilerin nasıl şekillendirileceği, nasıl dallandırılacağı, hangi sistemde daha verimli hale geleceği ve Giresun koşullarında hangi modelin daha sürdürülebilir sonuç vereceği sorusuna bilimsel cevap aranmasında yatıyor. AMAÇ DAHA ERKEN YAN DAL, DAHA ERKEN VERİM Fındık üretiminde verimi belirleyen en önemli unsurlardan biri, bitkinin sağlıklı ve dengeli yan dal oluşturmasıdır. Bu nedenle proje, genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu erken yaşta teşvik etmeye odaklanıyor. Araştırmada, fındık bitkisinin ana gövdesi üzerinde geniş açılı, kuvvetli ve ürün taşıyabilecek yan dalların oluşturulması hedefleniyor. Bu sayede bitkinin ilerleyen yıllarda çıplaklaşmasının önüne geçilmesi, ışıklanmanın artırılması ve verim potansiyelinin daha erken yaşta devreye girmesi amaçlanıyor. Proje kayıtlarında, yeni terbiye yöntemi ve çok sıralı yoğun dikim sistemlerinin fındıkta ilk kez araştırılacak olmasının çalışmanın özgün değerini artırdığı, ayrıca fındık bitkisinde büyüme ve gelişmeyle ilgili hormonlar konusunda literatüre yeni bilgi kazandırılmasının hedeflendiği belirtiliyor. (DAPSİS) DÖRT FARKLI TERBİYE UYGULAMASI DENENİYOR Proje kapsamında genç fındık bitkilerinde yan dal oluşumunu artırmak amacıyla farklı terbiye uygulamaları karşılaştırılıyor. Bu uygulamalar arasında gövde üzerinde çizik atma, Perlan uygulaması, çizik atma ile Perlan uygulamasının birlikte kullanılması ve kontrol yöntemi olarak tepe vurma yer alıyor. Çizik atma uygulamasında, bitkinin gövdesinde belirli noktalara müdahale edilerek yan tomurcukların uyanması hedefleniyor. Perlan uygulamasında ise bitkide yan dal oluşumunu teşvik eden bitki gelişim düzenleyicisi kullanılıyor. Bu yöntemlerle fındıkta ana gövdenin dik gelişmesi, yan dalların dengeli biçimde oluşması ve genç yaşta ürün taşıyabilecek bir bitki yapısının kurulması amaçlanıyor. Çalışmanın hedefi, yalnızca daha sık dikim yapmak değil; daha kontrollü bitki mimarisi, daha iyi ışıklanma, daha erken dallanma ve sürdürülebilir verim sağlayabilecek bir yetiştiricilik modeli geliştirmek. VEJETATİF VE GENERATİF GELİŞME BİRLİKTE İZLENİYOR Projede yalnızca bitkinin boyu ya da dal sayısı değil, üretim açısından belirleyici olan çok sayıda veri birlikte takip ediliyor. Vejetatif gelişme kapsamında ana gövde çapı, bitki boyu, gövde kesit alanı, yan dal sayısı, yan dalların yerden yüksekliği, dal açısı, dal uzunluğu, dal çapı ve ikincil yan dal oluşumu inceleniyor. Generatif gelişme kapsamında ise erkek ve dişi çiçek sayısı, çotanak sayısı, çotanaktaki meyve sayısı, verim, kabuklu meyve ağırlığı, iç meyve ağırlığı, iç oranı, kabuk kalınlığı, sağlam iç oranı, boş meyve, buruşuk iç ve meyve iriliği gibi kalite parametreleri değerlendiriliyor. Bu nedenle çalışma, fındıkta yalnızca ürün miktarını değil, kaliteyi, randımanı, meyve yapısını, ticari değeri ve bahçenin uzun vadeli verim gücünü aynı bütünlük içinde ele alıyor. BİTKİ FİZYOLOJİSİ DE ARAŞTIRMANIN PARÇASI Projeyi akademik açıdan önemli kılan başlıklardan biri de bitki fizyolojisine ilişkin analizler. Çalışmada, fındık bitkisinin gelişim sürecinde hormon, karbonhidrat ve besin elementi düzeyindeki değişimler de inceleniyor. Bu kapsamda bitkide büyüme, dallanma, çiçeklenme ve meyve oluşumu ile ilişkili hormonların ve karbonhidrat birikiminin izlenmesi hedefleniyor. Böylece fındıkta yan dal oluşumu ve verim ilişkisi yalnızca dış gözlemlerle değil, bitkinin iç gelişim mekanizması üzerinden de değerlendiriliyor. Bu yönüyle çalışma, Giresun tombul fındığı için hem üreticiye sahada uygulanabilir bilgi sunabilecek hem de akademik literatüre katkı sağlayabilecek nitelik taşıyor. İLK BULGULAR YOĞUN DİKİMİN POTANSİYELİNİ GÖSTERDİ Anadolu Ajansı’na yansıyan değerlendirmelere göre, çalışmanın ilk gözlemlerinde modern dikim sistemlerinde klasik ocak sistemine kıyasla daha fazla çotanak oluşumu dikkat çekti. Fındık Araştırma Enstitüsü yetkilileri, bitkilerin henüz genç yaşta olduğunu, kesin sonuçların proje tamamlandıktan sonra ortaya çıkacağını belirtirken, ilk veriler yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemlerinin verim potansiyeli açısından umut verdiğini gösteriyor. (Anadolu Ajansı) Bu noktada özellikle genç bitkilerde daha fazla çotanak gözlenmesi, ilerleyen yıllarda birim alandan alınacak ürün miktarı bakımından önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. TEKNİK ETKİNLİK FAE ARAZİSİNDE YAPILDI Proje kapsamında Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde teknik bilgilendirme ve tarla günü etkinliği de düzenlendi. Etkinlikte, proje kapsamında yetiştirilen fındık ağaçları incelendi; üreticilere teorik bilgi aktarıldı ve katılımcıların soruları uzmanlar tarafından yanıtlandı. (Son Dakika) Projenin yürütücüsü Prof. Dr. Hatice Dumanoğlu, yoğun dikim sistemlerinde uygulanabilecek yeni terbiye yöntemlerini sahada anlattı. Katılımcılara genç fındık bitkilerinde vejetatif gelişim, generatif gelişme, yan dal oluşumu, çotanak sayısı ve modern dikim sistemlerinin üretime etkileri hakkında bilgi verildi. Açık kaynaklarda etkinliğe hangi köylerden üretici katıldığına ilişkin köy bazlı bir liste yer almazken, yerel kaynaklarda programa Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Fındık Araştırma Enstitüsü personelinin katıldığı, teknik bilgilerin üreticilere aktarılmasının hedeflendiği bilgisi paylaşıldı. (Giresun Öncü Gazetesi) PROJE GİRESUN MERKEZLİ YÜRÜTÜLÜYOR Açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre, TÜBİTAK 1001 desteğiyle yürütülen yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemi çalışması, doğrudan tescilli Giresun tombul fındığı üzerine kurgulandı ve saha uygulaması Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü arazisinde gerçekleştirildi. Aynı proje kapsamında Giresun’da daha önce de tarla günü ve teknik bilgilendirme etkinlikleri düzenlenirken, açık kaynaklarda projenin Ordu, Trabzon, Samsun, Sakarya, Düzce ya da başka fındık üretim illerinde ayrı bir uygulama alanında yürütüldüğüne ilişkin doğrulanmış bir kayda ulaşılamadı. Bu yönüyle çalışma, Giresun tombul fındığının üretim modelini yenilemeye dönük Giresun merkezli bilimsel bir saha denemesi olarak öne çıkıyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN ASIL TARTIŞMA: GELENEKSEL ALIŞKANLIK MI, BİLİMSEL MODEL Mİ? Giresun fındığı uzun yıllardır fiyat, rekolte, alım politikası ve kalite başlıkları üzerinden tartışılıyor. Ancak bu çalışma, üretim modelinin de aynı ciddiyetle ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Çünkü Giresun tombul fındığının geleceği yalnızca yüksek fiyat beklentisiyle değil, bahçelerin gençleştirilmesi, doğru dikim sistemlerinin seçilmesi, mekanizasyona uygun yapıların kurulması, bakım ve budama standardının geliştirilmesi, ışıklanma ve verim ilişkisinin bilimsel temelde yönetilmesiyle korunabilir. Dünya fındık piyasasında rekabet artık yalnızca kimin daha fazla ürettiğiyle değil, hasat zamanı, ürünün pazara giriş takvimi, kabuklu-iç fındık dengesi, sanayi bağlantısı, mekanizasyon, kurutma standardı, stok yönetimi, alıcı davranışı, coğrafi kimlik ve kalite farkı ile belirlenirken, Giresun tombul fındığında yürütülen bu proje üreticinin bahçeye bakışını değiştirebilecek bilimsel bir zemin oluşturuyor. GİRESUN BU ÇALIŞMAYI SAHAYA TAŞIMALI Giresun bu tabloda sıradan bir üretim bölgesi değildir. Türkiye fındık piyasasında “kalite” denildiğinde ayrı bir yere sahip olan Giresun tombul fındığının geleceği, geleneksel üretim alışkanlıklarının bilimsel verilerle yenilenmesine bağlıdır. Bu nedenle Fındık Araştırma Enstitüsü’nde yürütülen yoğun dikim ve yeni terbiye yöntemi çalışması, yalnızca bir araştırma projesi olarak görülmemeli; üreticinin anlayabileceği, uygulayabileceği ve sonuçlarını izleyebileceği bir saha rehberine dönüştürülmelidir. Proje tamamlandığında hangi dikim sisteminin, hangi terbiye yönteminin ve hangi bakım modelinin Giresun koşullarında daha başarılı sonuç verdiği açık biçimde üreticiyle paylaşılmalıdır. SONUÇLAR FINDIKTA YENİ BİR YETİŞTİRİCİLİK DÖNEMİNE KAPI AÇABİLİR Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde yürütülen TÜBİTAK destekli çalışma, Giresun tombul fındığında üretim modelini yenileme potansiyeli taşıyor. İlk gözlemler, yoğun dikim sistemleri ve yeni terbiye yöntemlerinin genç bitkilerde çotanak oluşumunu artırabileceğini gösterirken, kesin sonuçların proje tamamlandığında ortaya çıkması bekleniyor. Bu çalışma başarıyla sahaya aktarılırsa, Giresun’da yeni kurulacak fındık bahçeleri için klasik ocak sistemi dışında daha verimli, daha kontrollü, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir üretim modelleri gündeme gelebilir. Giresun’un dünya fındık rekabetindeki yeri miktar yarışıyla korunamaz. Bu yer, kaliteyi bilimle, üretimi teknik bilgiyle, bahçeyi modern yetiştiricilikle buluşturan modellerle güçlendirilebilir.

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI Haber

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI

FİSKOBİRLİK, TUTTO FOOD MILANO FUARINDA TÜRK FINDIĞINI TANITTI FİSKOBİRLİK, İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’nda Türk fındığını ve Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli mamulleri uluslararası sektör temsilcileriyle buluşturdu. Fuarda kurulan ticari temasların, 2026 mahsul döneminden itibaren ihracata, üretici gelirine ve bölgesel kalkınmaya olumlu yansıması bekleniyor. FİSKOBİRLİK, 10-14 Mayıs 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen Tutto Food Milano Fuarı’na katılarak Türk fındığının dünya pazarlarındaki tanıtımına katkı sundu. Gıda sektörünün önemli uluslararası buluşmaları arasında yer alan fuarda FİSKOBİRLİK’i Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, Yönetim Kurulu Üyesi Kani Uygun, Genel Müdür Turgay Çakmak ve İhracat Uzmanı Demet Karabıçak temsil etti. FİSKOBİRLİK standı, fuar süresince Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen sektör temsilcileri, firma yetkilileri ve uluslararası iş ortaklarından yoğun ilgi gördü. TÜRK FINDIĞI ULUSLARARASI PAZARDA TANITILDI FİSKOBİRLİK heyeti, fuarda yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Görüşmelerde mevcut iş birliklerinin güçlendirilmesi, yeni ihracat bağlantılarının kurulması ve Türk fındığının dünya gıda pazarlarında daha güçlü temsil edilmesi hedeflendi. Fuar süresince çok sayıda firma yetkilisiyle temas kuran FİSKOBİRLİK, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonellerine aktardı. Kurulan bağlantılar, Türk fındığının yalnızca ham ürün olarak değil, işlenmiş ve katma değerli ürünlerle de uluslararası pazarda daha görünür hale gelmesi açısından önem taşıdı. BAYRAKTAR: TÜRK FINDIĞINI ULUSLARARASI İŞ ORTAKLARIMIZLA BULUŞTURDUK FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, fuarın ardından yaptığı değerlendirmede, Milano’daki katılımın başarıyla tamamlandığını belirtti. Bayraktar, yüksek kaliteli Türk fındığını ve katma değerli fındık mamullerini uluslararası ziyaretçiler ve iş ortaklarıyla buluşturduklarını ifade ederek, fuarda mevcut iş birliklerini güçlendirdiklerini ve farklı ülkelerden birçok yeni firma ile verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. FİSKOBİRLİK standının fuar süresince yoğun ilgi gördüğünü vurgulayan Bayraktar, doğal, güvenilir ve sürdürülebilir üretim anlayışını sektör profesyonelleriyle paylaşma imkânı bulduklarını belirterek standı ziyaret eden misafirlere, iş ortaklarına ve emeği geçenlere teşekkür etti. ÇİKOLATA SANAYİSİ İÇİN KALİTE FARKI Giresun kalite fındık, aroması, yağ dengesi ve lezzet profiliyle çikolata sanayisi için yüksek değer taşıyan ürünler arasında yer alıyor. Çikolata ve şekerleme sektöründe kullanılan fındığın kalitesi, nihai mamulün lezzetini, raf değerini ve marka algısını doğrudan etkiliyor. Giresun kalite fındıktan üretilen katma değerli ürünler, standart ham madde ihracatının ötesine geçerek Türk fındığının dünya pazarlarında daha güçlü bir marka değeriyle temsil edilmesine katkı sağlıyor. Bu kalite farkı, uluslararası çikolata üreticileri için güvenilir ham madde avantajı oluştururken bölge üreticisinin emeğinin daha yüksek katma değerle değerlendirilmesine imkân sağlıyor. GİRESUN FINDIĞI DÜNYA PAZARLARINA AÇILIYOR Giresun kalite fındıktan üretilen mamullerin uluslararası pazarlara sunulması, Türk markalarının dünya ölçeğinde tanınırlığını artırırken bölge üreticisinin kalkınmasına katkı sağlayacak yeni ticari bağlantıların da önünü açacak. Milano’da atılan adımların ve kurulan temasların olumlu sonuçlarının 2026 mahsulünün toplanmaya başlamasıyla birlikte sahada daha belirgin şekilde hissedilmesi bekleniyor.

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Haber

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. SANAYİCİNİN FİNANSMAN YÜKÜ ARTIYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayi üretiminin sürdürülebilirliği için finansman yapısının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Sanayicinin yatırım, üretim, istihdam ve rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli kaynağa ihtiyaç duyduğunu belirten Çakırmelikoğlu, mevcut finansman sisteminin üretici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. “YENİ BİR FİNANSAL MEKANİZMAYA İHTİYAÇ VAR” Çakırmelikoğlu, finansal gücün üretim gücüne dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, sanayiciyi zor durumda bırakmayan yeni bir finansman modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Üreticinin finans sisteminde ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, finans kuruluşları ile sanayicileri karşı karşıya getirmeyen bir yapının kurulmasının önem taşıdığını dile getirdi. BANKA KREDİLERİNE BAĞIMLILIK ÜRETİCİYİ ZORLUYOR Türkiye’de üretici finansmanının büyük ölçüde bankacılık sistemi üzerinden karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu yapının sanayiciyi kırılgan hale getirdiğini kaydetti. Çakırmelikoğlu, gelişmiş ekonomilerde üreticilerin finansman ihtiyacının önemli bölümünü sermaye piyasalarından karşıladığını, Türkiye’de ise üreticilerin finansmana erişiminde bankacılık sisteminin ağırlıklı konumda bulunduğunu ifade etti. SERMAYE PİYASALARINA ERİŞİM GÜÇLENDİRİLMELİ Sanayinin daha güçlü bir üretim yapısına kavuşması için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, üreticinin sermaye piyasalarına daha etkin şekilde erişebilmesinin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu, kredi daralmalarının sanayici üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu vurgulayarak, üretimi destekleyen, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir finansman sisteminin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Haber

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA

ŞİLİ FINDIKTA YENİ EŞİĞİ GEÇTİ: REKOR HASAT, YENİ HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA Şili’de 2025 Avrupa fındığı sezonu rekor üretim ve güçlü fiyatlarla tamamlandı. Üretim alanı 50 bin hektarı aşan ülkede sektör, yeni dönemde bakteriyel hastalık baskısını azaltan, su stresine karşı dayanıklılığı artıran ve kimyasal yükü düşüren biyolojik ve entegre çözümlere yöneldi. Bu tablo, dünya fındık piyasasında rekabetin artık yalnızca miktarla değil, bahçe sağlığı ve sürdürülebilir üretim kapasitesiyle belirlendiğini ortaya koydu. GİRESUN — Dünya fındık üretiminde ağırlığı giderek artan Şili, 2025 sezonunda Avrupa fındığında yeni bir üretim eşiğini geçti. PlanetNuts’ta yayımlanan sektörel değerlendirme yazısında, ülkede son 10 yılda hızlı büyüyen fındık üretiminin 50 bin hektarın üzerine çıktığı, Maule, Ñuble, Biobío, La Araucanía, Los Ríos ve Los Lagos bölgelerinin ana üretim merkezleri haline geldiği belirtildi. Aynı metinde, 2025 hasadının sektör uzmanları tarafından “önemli bir dönüm noktası” olarak tanımlandığı kaydedildi. REKOR HASAT TEK BAŞINA ALAN ARTIŞIYLA AÇIKLANMADI Şili’de elde edilen yüksek verim yalnızca yeni dikim alanlarının devreye girmesiyle oluşmadı. Haberde, bahçe sağlığı yönetimindeki ilerleme, çevresel strese karşı daha dayanıklı üretim yapısı ve verimi destekleyen iklim koşullarının da sezon başarısında belirleyici rol oynadığı vurgulandı. Uzmanlar yeni sezon öncesinde ağaçlarda nişasta ve arginin düzeylerinin izlenmesini, güçlü sürgün ve düzenli verim açısından kritik başlıklardan biri olarak öne çıkardı. HASTALIK BASKISINA KARŞI BİYOLOJİK VE ÖNLEYİCİ MODEL Yeni dönemin merkezine klasik mücadele kadar biyolojik ve önleyici koruma programları yerleşti. Haberde, UPL’nin “Natural Plant Protection” başlığı altında Avrupa fındığında bakteriyel hastalıklar, külleme ve çevresel stres için hem doğal kökenli hem de sentez temelli çözümleri bir arada sunduğu aktarıldı. Özellikle Xanthomonas arboricola pv. corylina baskısına karşı yaprak dökümü öncesi ve ilkbahar sürgün döneminde dengeli bakır kullanımının öne çıktığı, NORDOX SUPER’in organik sertifikalı fungisit-bakterisit olarak uzun koruma süresi ve yağışla yıkanmaya karşı direnciyle dikkat çektiği belirtildi. Metin, ürünün mikronize yapısı nedeniyle uçak ve dron uygulamalarına da uygun olduğunu yazdı. KÜLLEME, BAKTERİ VE STRES YÖNETİMİ AYNI PROGRAMDA TOPLANDI Aynı haberde AMYLO-X’in Bacillus amyloliquefaciens D 747 temelli biyofungisit-bakterisit olarak ilkbaharda bakteriyel baskıya karşı kullanıldığı bilgisi yer aldı. VACCIPLANT’in ise laminarin içeriğiyle bitkinin savunma mekanizmasını hızlandıran bir direnç indükleyici olarak tanımlandığı, Xanthomonas arboricola pv. corylina ile külleme etmeni Phylactinia guttata için önleyici kullanım etiketi taşıdığı ifade edildi. Freire-Villarrica hattındaki ticari bahçede ve Universidad de la Frontera bağlantılı deneme sahasında elde edilen sonuçların, külleme kontrolünde istikrarlı etki gösterdiği kaydedildi. SICAKLIK VE SU STRESİNE KARŞI YENİ ÜRETİM HATTI Şili fındığında asıl mücadele başlıklarından biri de ilkbahar ve yaz dönemindeki sıcaklık ile su stresi oldu. PlanetNuts’taki metin, OPTIMAT adlı bitkisel kökenli biyostimülantın aminoasit ve biyoaktif içerikle güçlü antioksidan yanıt oluşturduğunu, terleme ve su kullanım verimliliği üzerinde etkili olduğunu aktardı. PILATUS’un ise yüzde 100 doğal bitkisel kökenli biyostimülant olarak kök kütlesini, emici kök tüylerini ve rizosfer mikrobiyal yaşamını desteklediği, özellikle hasat sonrası yaz dönemindeki ikinci kök gelişim atağında önem kazandığı belirtildi. Maule Bölgesi’ndeki Camarico ticari bahçesinden paylaşılan sonuçlar da bu yaklaşımın sahadaki etkisine örnek gösterildi. AKAR MÜCADELESİ VE REJENERATİF TARIM VURGUSU Haberde, BIOMITE isimli ürünün fındık akarı Tetranycopsis horridus için geliştirilen insektisit-akarisit çözümü olarak öne çıkarıldığı belirtildi. Dört bitkisel terpen türevi içeren formülasyonun farklı etki mekanizmalarıyla sürdürülebilir ve anti-direnç yaklaşımı sunduğu savunuldu. Metin ayrıca karbon tutulumu, su ayak izinin azaltılması, bitki savunmasının güçlendirilmesi ve biyokontrol mikroorganizmalarının üretim sistemine dahil edilmesini rejeneratif tarım anlayışının temel unsurları arasında sıraladı. GİRESUN İÇİN MESAJ AÇIK Şili’nin attığı bu adım, dünya fındığında yarışın yalnızca tonaj yarışı olmadığını gösterdi. Bahçesini koruyan, suyu verimli kullanan, kök yapısını güçlendiren ve hastalığı erkenden yöneten üretici öne çıkıyor. Giresun ve Karadeniz için asıl başlık da burada duruyor: dünya pazarı büyürken yalnızca geleneksel üretim refleksiyle ayakta kalmak zorlaşıyor; kaliteyi, verimi ve maliyet kontrolünü birlikte taşıyan yeni bir üretim modeli zorunluluk haline geliyor. KAYNAKÇA: Haber, PlanetNuts’ta 10 Nisan 2026 tarihli sayfada yayımlanan “Natural Plant Protection (NPP): Herramientas sustentables para potenciar el cultivo del avellano” başlıklı içerikten Türkçeye uyarlanarak hazırlandı. Sayfada içerik, gazeteci Camila Muñoz Silva künyesiyle yer alırken metin içinde yazının Patricio Cerda, UPL Crop Leader imzası taşıdığı ve ayrıca Mundoagro kaynak notuna dayandığı belirtildi.

FINDIK ATIKLARINDAN PATENTLİ BULUŞ Haber

FINDIK ATIKLARINDAN PATENTLİ BULUŞ

FINDIK ATIKLARINDAN PATENTLİ BULUŞ Giresun Üniversitesi’nde yürütülen çalışma, fındık atıklarını yeşil sentez yöntemiyle antibakteriyel biyouyumlu boyaya dönüştürdü. Çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Giresun Üniversitesi, fındık atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmada patent tescili aldı. Üniversitenin 1 Nisan 2026 tarihli açıklamasında, fındık atıklarının “Yeşil Sentez” yöntemiyle katma değerli ürüne dönüştürüldüğü ve “Antibakteriyel Biyouyumlu Boya” üretiminde patent tescili elde edildiği bildirildi. Patent tescili alan çalışmayı Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Arslan, Şebinkarahisar Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Esra Özbek Mercan ve yüksek lisans öğrencisi Elifnur Büyükkaya yürüttü. Üniversite, tescilin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verildiğini açıkladı. FINDIK ATIĞI KATMA DEĞERLİ ÜRÜNE DÖNÜŞTÜ Çalışma, fındık atıklarının doğrudan boya üretiminde kullanılmasına odaklandı. Açıklamada, geliştirilen ürünün antibakteriyel ve biyouyumlu nitelik taşıdığı belirtildi. Böylece üniversite bünyesinde yürütülen araştırma, tarımsal atığın bilimsel yöntemle yeni bir ürüne dönüştürülmesiyle sonuçlandı. ÜÇ İSİMLİ AKADEMİK ÇALIŞMA PATENTLE SONUÇLANDI Patent tescili alan ekipte bir profesör, bir öğretim görevlisi ve bir yüksek lisans öğrencisi yer aldı. Bu yönüyle çalışma, üniversitede akademik personel ile lisansüstü öğrencinin ortak üretimini somut bir sonuca taşıdı. Resmî açıklama, patentin bilimsel araştırma ve inovasyon faaliyetleri kapsamında elde edildiğini kayda geçirdi. RESMÎ DUYURUDA YER ALAN ÇERÇEVE BU KADAR Üniversitenin yayımladığı metin, patentin konusunu, çalışmayı yürüten isimleri ve tescilin alındığını doğruluyor. Açıklamada ürünün kullanım alanları, üretim ölçeği, ticarileşme takvimi ya da ekonomik büyüklüğüne ilişkin ek teknik veri yer almıyor. Bu nedenle haberin doğrulanmış çerçevesi patent tescili ve çalışmanın içeriğiyle sınırlı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.