Giresun'da Doğankent, Tirebolu ve Görele ilçelerine yayılan maden sahası büyüyor. ÇED raporu, maden atık depolama tesisinin kapasite artışını ve çevresel riskleri vurguluyor. Artan kimyasal tehlike, su kirliliği ve orman kaybı potansiyel tehdit oluşturuyor.
Haber Giriş Tarihi: 01.02.2026 21:43
Haber Güncellenme Tarihi: 01.02.2026 21:53
Kaynak:
Giresun Sonhaber
GİRESUN’UN BAĞRINA DEV MADEN GENİŞLEMESİ
Atık Barajı Büyüyor, Risk Haritası Kabarıyor
Giresun’un Doğankent, Tirebolu ve Görele ilçelerine yayılan metal madenciliği sahasında planlanan kapasite artışı, yayımlanan Nihai ÇED Raporu ile resmiyet kazandı.
Dosya; yeraltı maden ocaklarının, flotasyon (cevher zenginleştirme) tesisinin ve özellikle maden atık depolama tesisinin genişletileceğini ortaya koyuyor.
Bu tablo, sıradan bir üretim artışından çok daha fazlasına işaret ediyor: Bölgenin su havzaları, orman varlığı ve kırsal yaşamı üzerinde uzun soluklu baskı yaratacak bir endüstriyel yoğunlaşma.
ÇED dosyasında büyüyen sadece üretim değil; depolanacak atık hacmi de katlanıyor.
TEHLİKELİ ATIK NİTELİĞİNDE DEV DEPOLAMA ALANI
Rapor, flotasyon süreci sonrası oluşan atıkların depolanacağı tesisin kapasitesinin artırılacağını açıkça ortaya koyuyor. Bu atıklar mevzuat kapsamında özel işleme tabi ve potansiyel olarak tehlikeli kategoride değerlendiriliyor.
İnce taneli, kimyasal işlem görmüş ve ağır metal içerebilen bu atıkların depolanacağı yapı, projenin çevresel risk merkezini oluşturuyor.
Bu tür tesisler teknik olarak “atık depolama” olarak adlandırılsa da, içerikleri itibarıyla birer kimyasal risk barajı niteliği taşıyor.
Asıl tehlike görünmeyen suda: Sızıntı ve asit üretimi ihtimali.
ASİT KAYA DRENAJI: ZAMANLA BÜYÜYEN KİMYASAL TEHDİT
ÇED raporunda da ayrı başlık altında yer alan asit kaya drenajı, sülfürlü kayaçların su ve oksijenle teması sonucu asit oluşması ve bu asidin ağır metalleri çözerek suya taşıması süreci olarak tanımlanıyor.
Bu süreç başladığında:
Yeraltı suları ağır metal yüküyle kirlenebiliyor
Derelere asidik ve metal yüklü sular karışabiliyor
Tarımsal sulama ve içme suyu kaynakları tehdit altına girebiliyor
Bu riskin en çarpıcı yönü, maden işletmesi sürerken değil, yıllar sonra ortaya çıkabilmesi.
ÇED dosyası bu ihtimali teknik olarak kabul ediyor; kontrol ve izleme sistemleri öngörüyor. Ancak bilimsel gerçek şu: Bu tür kimyasal süreçler durdurulamaz, ancak yönetilmeye çalışılır.
Rapor, proje alanının çok sayıda dere ve mikro havza ile ilişkili olduğunu, hidrolojik ve hidrojeolojik bağlantıların bulunduğunu ortaya koyuyor.
Yüzey suları ve yeraltı suları için izleme sistemleri planlanmış olsa da, olası bir kirlenme senaryosunda etkinin sadece tesis sınırlarında kalmayacağı açık.
Yüksek yağışlı Karadeniz coğrafyasında:
Yüzey akışı artıyor
İnce taneli atıklar taşınabiliyor
Kirleticiler dere sistemlerine karışabiliyor
Bu durum, bölgesel su kalitesi üzerinde zincirleme etki riski anlamına geliyor.
Heyelan kuşağında atık barajı: Doğa ile mühendislik karşı karşıya.
HEYELAN, TAŞKIN VE DEPREM GERÇEĞİ
ÇED raporunda jeolojik yapı, heyelan riski, taşkın olasılığı ve depremsellik başlıkları detaylı şekilde ele alınmış.
Bölgenin dik topoğrafyası, ayrışmış kayaç yapısı ve yoğun yağış rejimi, doğal afet hassasiyetini artırıyor. Bu koşullarda büyük hacimli bir atık depolama tesisinin güvenliği yalnızca projelendirme kalitesiyle değil, doğal sınırlarla da belirleniyor.
Dünya örnekleri, benzer tesislerin en büyük kırılganlığı aşırı doğa olayları sırasında yaşadığını gösteriyor.
Orman kaybı sadece ağaç değil, ekosistem zincirinin kopması demek.
ORMAN, YABAN HAYATI VE TARIM ALANLARI
ÇED dosyasında flora, fauna, orman alanları ve tarımsal faaliyetler ayrı başlıklarda incelenmiş durumda. Proje sahası ve çevresinde orman ekosistemlerinin bulunduğu, yaban hayatı habitatlarının etkileneceği ve tarım alanlarının dolaylı risk altında olabileceği belirtiliyor.
Toz yayılımı, gürültü ve özellikle su kirliliği ihtimali:
Fındık bahçeleri
Sebze üretimi
Hayvancılık faaliyetleri
üzerinde uzun vadeli belirsizlik yaratıyor. Ağır metallerin toprak ve su yoluyla gıda zincirine girme riski, çevre meselesini doğrudan halk sağlığı boyutuna taşıyor.
Ekonomik katkı geçici, çevresel yük kalıcı.
İSTİHDAM VE GERÇEK MALİYET
Rapor, projenin istihdam yaratacağını ve yerel ekonomiye katkı sağlayacağını belirtiyor. Ancak madencilik projelerinde sık görülen gerçeklik değişmiyor:
Ekonomik hareketlilik işletme süresiyle sınırlı kalırken, çevresel yük uzun yıllar boyunca varlığını sürdürüyor.
Maden kapandıktan sonra geride kalacak olan:
Geniş bir atık depolama sahası
Uzun süre izlenmesi gereken su sistemleri
Doğal yapısı değişmiş bir arazi
oluyor. Rehabilitasyon planları dosyada yer alsa da, ekosistemlerin eski haline dönmesi değil, yalnızca risklerin azaltılması mümkün.
GİRESUN İÇİN STRATEJİK BİR ÇEVRE KARARI
Bu kapasite artışı dosyası, hukuken bir ÇED süreci belgesi olabilir. Ancak pratikte, Giresun’un su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamı üzerinde onlarca yıl etkisi sürebilecek bir sanayi genişlemesinin resmi kaydı niteliğini taşıyor.
Büyüyen maden sahasıyla birlikte büyüyen şey yalnızca üretim değil; kimyasal risk, jeoteknik hassasiyet ve ekolojik baskı da aynı oranda artıyor. Bu tablo, madenciliğin teknik sınırlarını aşan, doğrudan kamu yararı ve çevresel gelecek tartışmasının merkezine oturan bir süreç olarak değerlendirlmelidir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
GİRESUN’UN BAĞRINA DEV MADEN GENİŞLEMESİ
Giresun'da Doğankent, Tirebolu ve Görele ilçelerine yayılan maden sahası büyüyor. ÇED raporu, maden atık depolama tesisinin kapasite artışını ve çevresel riskleri vurguluyor. Artan kimyasal tehlike, su kirliliği ve orman kaybı potansiyel tehdit oluşturuyor.
GİRESUN’UN BAĞRINA DEV MADEN GENİŞLEMESİ
Atık Barajı Büyüyor, Risk Haritası Kabarıyor
Giresun’un Doğankent, Tirebolu ve Görele ilçelerine yayılan metal madenciliği sahasında planlanan kapasite artışı, yayımlanan Nihai ÇED Raporu ile resmiyet kazandı.
Dosya; yeraltı maden ocaklarının, flotasyon (cevher zenginleştirme) tesisinin ve özellikle maden atık depolama tesisinin genişletileceğini ortaya koyuyor.
Bu tablo, sıradan bir üretim artışından çok daha fazlasına işaret ediyor: Bölgenin su havzaları, orman varlığı ve kırsal yaşamı üzerinde uzun soluklu baskı yaratacak bir endüstriyel yoğunlaşma.
TEHLİKELİ ATIK NİTELİĞİNDE DEV DEPOLAMA ALANI
Rapor, flotasyon süreci sonrası oluşan atıkların depolanacağı tesisin kapasitesinin artırılacağını açıkça ortaya koyuyor. Bu atıklar mevzuat kapsamında özel işleme tabi ve potansiyel olarak tehlikeli kategoride değerlendiriliyor.
İnce taneli, kimyasal işlem görmüş ve ağır metal içerebilen bu atıkların depolanacağı yapı, projenin çevresel risk merkezini oluşturuyor.
Bu tür tesisler teknik olarak “atık depolama” olarak adlandırılsa da, içerikleri itibarıyla birer kimyasal risk barajı niteliği taşıyor.
ASİT KAYA DRENAJI: ZAMANLA BÜYÜYEN KİMYASAL TEHDİT
ÇED raporunda da ayrı başlık altında yer alan asit kaya drenajı, sülfürlü kayaçların su ve oksijenle teması sonucu asit oluşması ve bu asidin ağır metalleri çözerek suya taşıması süreci olarak tanımlanıyor.
Bu süreç başladığında:
Bu riskin en çarpıcı yönü, maden işletmesi sürerken değil, yıllar sonra ortaya çıkabilmesi.
ÇED dosyası bu ihtimali teknik olarak kabul ediyor; kontrol ve izleme sistemleri öngörüyor. Ancak bilimsel gerçek şu: Bu tür kimyasal süreçler durdurulamaz, ancak yönetilmeye çalışılır.
SU HAVZALARI VE DERELERLE İÇ İÇE BİR MADENCİLİK
Rapor, proje alanının çok sayıda dere ve mikro havza ile ilişkili olduğunu, hidrolojik ve hidrojeolojik bağlantıların bulunduğunu ortaya koyuyor.
Yüzey suları ve yeraltı suları için izleme sistemleri planlanmış olsa da, olası bir kirlenme senaryosunda etkinin sadece tesis sınırlarında kalmayacağı açık.
Yüksek yağışlı Karadeniz coğrafyasında:
Bu durum, bölgesel su kalitesi üzerinde zincirleme etki riski anlamına geliyor.
HEYELAN, TAŞKIN VE DEPREM GERÇEĞİ
ÇED raporunda jeolojik yapı, heyelan riski, taşkın olasılığı ve depremsellik başlıkları detaylı şekilde ele alınmış.
Bölgenin dik topoğrafyası, ayrışmış kayaç yapısı ve yoğun yağış rejimi, doğal afet hassasiyetini artırıyor. Bu koşullarda büyük hacimli bir atık depolama tesisinin güvenliği yalnızca projelendirme kalitesiyle değil, doğal sınırlarla da belirleniyor.
Dünya örnekleri, benzer tesislerin en büyük kırılganlığı aşırı doğa olayları sırasında yaşadığını gösteriyor.
ORMAN, YABAN HAYATI VE TARIM ALANLARI
ÇED dosyasında flora, fauna, orman alanları ve tarımsal faaliyetler ayrı başlıklarda incelenmiş durumda. Proje sahası ve çevresinde orman ekosistemlerinin bulunduğu, yaban hayatı habitatlarının etkileneceği ve tarım alanlarının dolaylı risk altında olabileceği belirtiliyor.
Toz yayılımı, gürültü ve özellikle su kirliliği ihtimali:
üzerinde uzun vadeli belirsizlik yaratıyor. Ağır metallerin toprak ve su yoluyla gıda zincirine girme riski, çevre meselesini doğrudan halk sağlığı boyutuna taşıyor.
İSTİHDAM VE GERÇEK MALİYET
Rapor, projenin istihdam yaratacağını ve yerel ekonomiye katkı sağlayacağını belirtiyor. Ancak madencilik projelerinde sık görülen gerçeklik değişmiyor:
Ekonomik hareketlilik işletme süresiyle sınırlı kalırken, çevresel yük uzun yıllar boyunca varlığını sürdürüyor.
Maden kapandıktan sonra geride kalacak olan:
oluyor. Rehabilitasyon planları dosyada yer alsa da, ekosistemlerin eski haline dönmesi değil, yalnızca risklerin azaltılması mümkün.
GİRESUN İÇİN STRATEJİK BİR ÇEVRE KARARI
Bu kapasite artışı dosyası, hukuken bir ÇED süreci belgesi olabilir. Ancak pratikte, Giresun’un su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamı üzerinde onlarca yıl etkisi sürebilecek bir sanayi genişlemesinin resmi kaydı niteliğini taşıyor.
Büyüyen maden sahasıyla birlikte büyüyen şey yalnızca üretim değil; kimyasal risk, jeoteknik hassasiyet ve ekolojik baskı da aynı oranda artıyor. Bu tablo, madenciliğin teknik sınırlarını aşan, doğrudan kamu yararı ve çevresel gelecek tartışmasının merkezine oturan bir süreç olarak değerlendirlmelidir.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler