Hava Durumu

#Istihdam

giresunsonhaber - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÖYLÜLER MADENE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI: “BİZ DE DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANIYORUZ” Haber

KÖYLÜLER MADENE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI: “BİZ DE DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANIYORUZ”

KÖYLÜLER MADENE VE GELECEĞİNE SAHİP ÇIKTI: “BİZ DE DEMOKRATİK HAKKIMIZI KULLANIYORUZ” Doğankent’te madencilik faaliyetleri etrafında yaşanan gelişmeler yeni bir boyut kazandı. Maden karşıtı grupların eylemlerinin ardından, bu kez maden faaliyetlerine destek veren yöre halkı bir araya geldi. Köylüler, madenin köyleri için gelecek sunduğunu belirterek demokratik haklarını kullandıklarını ifade etti. KÖYLÜLERDEN MADENE DESTEK Bölgede devam eden madencilik faaliyetleriyle ilgili tartışmalar sürerken, maden faaliyetlerine destek veren köylüler bir araya geldi. Maden karşıtı grupların gerçekleştirdiği eylemlerin ardından meydanlara inen vatandaşlar, köylerine, topraklarına ve bölge ekonomisine katkı sağladığını savundukları maden ocağına sahip çıktı. Yöre halkı, madenin köy gençlerine istihdam sağladığını, bölgeyi kalkındırdığını ve ekonomiye canlılık kattığını dile getirdi. JANDARMA BÖLGEDE GÜVENLİK ÖNLEMİ ALDI Gelişmeler üzerine bölgede geniş güvenlik önlemleri alan jandarma ekipleri, kalabalığın dağılması yönünde uyarıda bulundu. Olay yerinde toplanan köylülere seslenen Jandarma Komutanı, devletin her türlü emniyet tedbirini aldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Burada gerekli emniyet tedbirini de, gerekeni de yapacağız. Sizin burada beklemenizi gerektirecek hiçbir husus yok. Devlet olarak gerekli müdahaleyi de yaparız, gerekli işimizi de yaparız. Sizlere hiçbir şey bırakmayız ki, bu zaten sizin yapacağınız bir şey değil. Devletin gücü olarak biz buradayız. Şimdi herkes lütfen işine dönsün, kendi işine baksın. İstirahat eden evine gitsin, işine bakan işine baksın...” “MADENİMİZE VE İŞİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ” Jandarma yetkilisinin uyarılarına karşı sağduyulu ancak kararlı bir duruş sergileyen köylüler, maden karşıtı eylemlere katılan gruplar gibi kendilerinin de demokratik haklarını kullandıklarını belirtti. Vatandaşlar, maden ocağına desteklerini şu sözlerle ifade etti: “Biz de bu köyün asıl unsurları olarak köyümüze, madenimize ve işimize sahip çıkıyoruz. Demokratik tepki ya da destek hakkı sadece bir kesime ait değildir.” HAREKETLİLİK GÜVENLİK KONTROLÜNDE SÜRDÜ Bölgede yaşanan hareketlilik, güvenlik güçlerinin kontrolü altında takip edildi. Köylülerin madene destek açıklaması sırasında herhangi bir taşkınlık yaşanmadı. Madene destek veren vatandaşlar, yatırımların köyleri için gelecek sunduğunu vurgularken, demokratik haklarını kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Haber

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ

TÜRKİYE TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Türkiye, tarım ve gıda sektöründe üretim, işleme, pazarlama ve istihdam zincirini güçlendirecek yeni finansman modelini devreye alıyor. Dünya Bankası kaynaklı proje kapsamında 10 yılda 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı; ilk 750 milyon dolar 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. TARIMDA YATIRIMLAR DA PLANLAMA KAPSAMINA ALINIYOR Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, tarımsal üretimin yalnızca tarlada değil, sanayi ve pazarlama aşamalarında da planlı biçimde değerlendirilmesini hedefliyor. Proje, çiftçilerin ürünlerini pazarlama sorunu yaşamadan doğru bölgelerde, uygun sanayi tesislerinde işlenebilecek bir yapıya kavuşturulmasını amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı’nda yaptığı açıklamada projenin bu yıl içinde başlatılacağını duyurdu. Yeni modelle tarım ve gıda alanında yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılacak. YATIRIM TUTARININ YÜZDE 80’İNE KADAR DESTEK Proje kapsamında yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi desteği sağlanacak. İşletmelere 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne bağlı olarak 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sunulacak. Finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ile makine-ekipman yatırımlarında kullanılacak. Böylece ürünün üretimden sonra işlenmesi, depolanması, paketlenmesi ve pazara ulaştırılması süreçlerinde yeni kapasite oluşturulması hedefleniyor. 2026’DA İLK 750 MİLYON DOLAR KULLANIMA AÇILACAK Proje için 10 yıllık dönemde 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı. Bu paketin ilk 750 milyon dolarlık bölümü 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde güçlük yaşayan birincil üretim yapan çiftçiler için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacak. Bu adımla 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar açılması ve 250 bin kişiye yeni istihdam sağlanması hedefleniyor. KIRSAL REFAH VE İSTİHDAM AYNI PAKETTE ELE ALINACAK Yeni proje, kırsal kalkınmayı yalnızca destek ödemesi veya hibe modeliyle sınırlamıyor. Tarımsal ürünün değer zinciri içinde sanayiye bağlanması, üreticinin pazara erişimi, kırsalda yeni iş alanlarının oluşturulması ve gençler ile kadınların üretimde daha güçlü yer alması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut Kırsal Kalkınma Yatırım Programı da hibe destekleri, tasarruflu sulama sistemleri, IPARD ve dezavantajlı alanlara yönelik destek başlıklarıyla kırsal kalkınma yapısının önemli parçaları arasında bulunuyor. Bakanlığın Kırsal Kalkınma Yatırım Programı sayfasında 2026 yılı destek programları ve güncel mevzuat başlıkları yayımlanıyor. GENÇLER, KADINLAR VE AİLE İŞLETMELERİNE ÖNCELİK 2026 yılı kırsal kalkınma desteklerinde gençler, kadınlar ve aile işletmeleri de ayrı bir öncelik başlığı olarak öne çıkıyor. Erdoğan, Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı’na ayrılan 10 milyar liralık bütçenin yüzde 20’sinin gençlere ve kadınlara, yüzde 30’unun aile işletmelerine tahsis edildiğini açıkladı. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile yüzde 70’i arasında hibe desteği sağlanacak. Bu destek başlığı, yeni dönüşüm projesiyle birlikte değerlendirildiğinde kırsalda üretici tabanını güçlendiren, tarımsal sanayi yatırımlarını artıran ve üreticiyle işleme tesisleri arasında daha güçlü bağ kuran bir finansman zemini oluşturuyor. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ VE ÜRETİM PLANLAMASI VURGUSU Tarım ve gıda sektöründeki yeni finansman adımı, gıda arz güvenliği ve üretim planlaması politikalarının devamı niteliğinde ele alınıyor. Erdoğan, tarımsal üretim planlamasında iki yılın geride kaldığını, yeni aşamada tarımsal yatırımların da planlama kapsamına alınacağını ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da aynı programda tarımın stratejik önemine dikkat çekerek savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizlerinin ülkeler için üretim kabiliyetini en büyük güçlerden biri haline getirdiğini vurguladı. ÜRETİMDEN PAZARA UZANAN YENİ MODEL Proje, çiftçinin ürettiği ürünün değer kaybetmeden sanayiye ve pazara ulaşmasını hedefleyen geniş kapsamlı bir dönüşüm modeli sunuyor. Tesis inşaatı, makine-ekipman yatırımı, kredi garanti sistemi, uzun vadeli finansman ve pazarlama kanalları aynı yapı içinde ele alınacak. Bu modelle tarımsal üretimin yalnızca miktar olarak değil, işleme kapasitesi, katma değer, istihdam ve kırsal gelir açısından da büyütülmesi amaçlanıyor. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, 2026 yılında başlayacak ilk finansman dilimiyle tarım ve gıda yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını açacak.

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Haber

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. SANAYİCİNİN FİNANSMAN YÜKÜ ARTIYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayi üretiminin sürdürülebilirliği için finansman yapısının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Sanayicinin yatırım, üretim, istihdam ve rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli kaynağa ihtiyaç duyduğunu belirten Çakırmelikoğlu, mevcut finansman sisteminin üretici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. “YENİ BİR FİNANSAL MEKANİZMAYA İHTİYAÇ VAR” Çakırmelikoğlu, finansal gücün üretim gücüne dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, sanayiciyi zor durumda bırakmayan yeni bir finansman modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Üreticinin finans sisteminde ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, finans kuruluşları ile sanayicileri karşı karşıya getirmeyen bir yapının kurulmasının önem taşıdığını dile getirdi. BANKA KREDİLERİNE BAĞIMLILIK ÜRETİCİYİ ZORLUYOR Türkiye’de üretici finansmanının büyük ölçüde bankacılık sistemi üzerinden karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu yapının sanayiciyi kırılgan hale getirdiğini kaydetti. Çakırmelikoğlu, gelişmiş ekonomilerde üreticilerin finansman ihtiyacının önemli bölümünü sermaye piyasalarından karşıladığını, Türkiye’de ise üreticilerin finansmana erişiminde bankacılık sisteminin ağırlıklı konumda bulunduğunu ifade etti. SERMAYE PİYASALARINA ERİŞİM GÜÇLENDİRİLMELİ Sanayinin daha güçlü bir üretim yapısına kavuşması için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, üreticinin sermaye piyasalarına daha etkin şekilde erişebilmesinin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu, kredi daralmalarının sanayici üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu vurgulayarak, üretimi destekleyen, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir finansman sisteminin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.

PİRAZİZ HEYETİNDEN HEKİM HOLDİNG’E ZİYARET Haber

PİRAZİZ HEYETİNDEN HEKİM HOLDİNG’E ZİYARET

PİRAZİZ HEYETİNDEN HEKİM HOLDİNG’E ZİYARET Dr. Öner Hekim: “MEMLEKETIME DEĞER KATMAK BENİM İÇİN HER ZAMAN ÖNEMLİ OLMUŞTUR” Giresun’un Piraziz ilçesinden İstanbul’a giden 42 kişilik esnaf heyeti, Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim’i ziyaret etti. Heyet, Sakarya, Çayırova, Tuzla ve Pendik’teki üretim tesisleri ile sosyal hizmet yatırımlarını gezerek Hekim Holding’in faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Giresun’un Piraziz ilçesinden esnafların yer aldığı 42 kişilik heyet, cumartesi günü İstanbul’da Hekim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öner Hekim ile bir araya geldi. Ziyaret programında üretim tesisleri, showroomlar, aile sağlığı merkezleri, cami, Kur’an kursu ve Hekimoğlu Konağı gezildi. Program kapsamında heyet ilk olarak holding yöneticileri eşliğinde Sakarya 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Hekim Yapı Kampüsü’nü ziyaret etti. Piraziz heyeti, kampüs bünyesinde faaliyet gösteren Hekim Board, Hekim Panel, Hekim Por, Hekim Boya Plastik, Hekim Profil ve Hekim Madencilik tesislerinde incelemelerde bulundu. Heyete üretim süreçleri, faaliyet alanları, kullanılan teknolojiler ve tesislerin kapasite yapıları hakkında bilgi verildi. ÜRETİM TESİSLERİNDE İNCELEME Sakarya programının ardından heyet, Çayırova Şekerpınar Kampüsü’nde yer alan Prefabrik Yapı A.Ş., Hebo Yapı A.Ş. ve Hekim Panel üretim tesislerini ziyaret etti. Burada da üretim teknolojileri, kapasite yapıları ve sürdürülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Tuzla’daki kahvaltı programının ardından Hebo Yapı A.Ş. Hazır Yapı Showroom’u ile Özge Yapı A.Ş. Fabrikası ve Hazır Yapı Showroom’u gezildi. Pirazizli esnaflar, hazır yapı sektöründeki ürün grupları ve uygulama alanları hakkında yetkililerden bilgi aldı. ÖMER HEKİM CAMİİ VE KUR’AN KURSU ZİYARET EDİLDİ Ziyaret programında Pendik Güzelyalı’da bulunan Ömer Hekim Camii ve Ömer Hekim Kur’an Kursu da yer aldı. Heyet, Hekim Ailesi’nin katkılarıyla hizmete kazandırılan yapıları gezdi. Programın devamında Piraziz heyeti, Metin Seçkin Aile Sağlığı Merkezi ile Ömer Hekim Aile Sağlığı Merkezi’ni de ziyaret etti. Heyet, sağlık alanındaki yatırımları yerinde inceledi. DR. ÖNER HEKİM HEYETİ MAKAMINDA AĞIRLADI Programın son bölümünde Piraziz heyeti, Hekim Holding merkezinde Dr. Öner Hekim tarafından makamında ağırlandı. Dr. Öner Hekim, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek hemşerileriyle bir araya gelmenin kendisi için anlamlı olduğunu söyledi. Dr. Öner Hekim, şu ifadeleri kullandı: “Hemşerilerimizi burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyorum. Giresun’un Bulancak ve Piraziz ilçeleri benim doğup büyüdüğüm, her zaman gönül bağımı koruduğum çok kıymetli yörelerdir. Memleketime değer katmak, üretim ve istihdam oluşturarak katkı sunmak benim için her zaman önemli olmuştur. Bu anlamlı ziyaret sayesinde bir araya gelerek hem birbirimizi daha yakından tanıma hem de karşılıklı fikir alışverişinde bulunma fırsatı yakaladık. Kapımız her zaman hemşerilerimize açıktır.” “SİZİNLE GURUR DUYUYORUZ” Gezi programını organize eden Altan Özdemir, heyet adına yaptığı konuşmada Dr. Öner Hekim’e teşekkür etti. Özdemir, Hekim Holding’in yatırımlarının hem bölge hem de ülke açısından önemli olduğunu vurguladı. Altan Özdemir, konuşmasında şunları kaydetti: “İlimize ve ülkemize kazandırdığınız yatırımlar, başarılarınız ve memleketimize verdiğiniz destek dolayısıyla sizinle gurur duyuyoruz. Nazik ev sahipliğiniz ve misafirperverliğiniz için teşekkür ediyoruz.” HEYET ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ’NE UĞURLANDI Piraziz heyeti, program kapsamında Hekimoğlu Konağı’nı da gezdi. İstanbul’daki ziyaret programını tamamlayan heyet, Dr. Öner Hekim tarafından Çanakkale Şehitliği ziyareti için uğurlandı. Ziyaret, Pirazizli esnaflar ile Hekim Holding yönetimi arasında hem üretim faaliyetlerinin yerinde görülmesine hem de hemşehrilik bağlarının güçlenmesine katkı sundu.

GİRESUN’DA İSTİHDAM VE MESLEKİ EĞİTİMİN YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA İSTİHDAM VE MESLEKİ EĞİTİMİN YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA İSTİHDAM VE MESLEKİ EĞİTİMİN YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu, 2026 yılı 2. Olağan Toplantısı’nda kentin istihdam, mesleki eğitim ve işgücü piyasasına yönelik yeni dönem çalışmalarını değerlendirdi. Giresun İl İstihdam ve Mesleki Eğitim Kurulu 2026 yılı 2. Olağan Toplantısı, Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya Belediye Başkan Vekili Alptuğ Kaan Kara, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Mustafa Sarı, İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, kurul üyeleri, işçi ve işveren temsilcileri ile esnaf ve sanatkârlar odaları birliği temsilcileri katıldı. HEDEF SÜRDÜRÜLEBİLİR İSTİHDAM Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, toplantının açılışında Giresun’un işgücü piyasasına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Yakınoğlu, il genelinde istihdam oranının yüzde 53 seviyelerinde bulunmasının önemli olduğunu, yeni dönemde temel hedefin istihdamı artırmak ve işsizlik oranını daha aşağı çekmek olduğunu söyledi. Mesleki eğitimin istihdam üzerindeki etkisine dikkat çeken Yakınoğlu, “Nitelikli işgücü, güçlü ekonomi demektir. Kurul olarak temel amacımız, piyasanın ihtiyaç duyduğu mesleki becerileri vatandaşlarımıza kazandırarak onları kalıcı iş imkânlarıyla buluşturmaktır” dedi. 2026’DA 1.426 KİŞİ İŞE YERLEŞTİRİLDİ Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Mustafa Sarı, toplantıda Giresun’un güncel istihdam verilerini paylaştı. Sarı, 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla 1.426 kişinin işe yerleştirildiğini, işverenlerle yapılan 591 görüşmeyle işgücü piyasasının yakından takip edildiğini ifade etti. İŞKUR tarafından özel sektörle iş birliği içinde yürütülen 67 İşbaşı Eğitim Programı’nın nitelikli işgücü yetiştirmede önemli rol üstlendiği belirtildi. Programların yüzde 50-60 istihdam garantili olarak düzenlendiği kaydedildi. MESLEKİ EĞİTİM VE İSTİHDAM BAĞI GÜÇLENDİRİLİYOR İl Milli Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, İŞKUR ve Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki protokol kapsamında yürütülen bilgilendirme çalışmalarını değerlendirdi. Tokgöz, Giresun genelindeki 29 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Çok Programlı Anadolu Lisesinde eğitim gören 12. sınıf öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirtti. Çalışmaların, öğrencilerin mezuniyet sonrası işgücü piyasasına daha bilinçli ve hazırlıklı geçiş yapmasına katkı sunduğu ifade edildi. 2.681 KİŞİ AKTİF İŞGÜCÜ PROGRAMLARINDAN YARARLANDI Kurulda paylaşılan verilere ilişkin değerlendirmede, 2026 yılı içinde TYP, İUP ve Gençlik Programları dahil olmak üzere aktif işgücü faaliyetlerinden toplam 2.681 kişinin yararlandığı bildirildi. Giresun Üniversitesi ile yürütülen 10 Gençlik Programı’ndan 845 genç faydalandı. Okullarda gerçekleştirilen rehberlik çalışmaları kapsamında 907 öğrenciye ulaşıldı. Giresun’da işgücüne katılma oranı yüzde 55,8, işsizlik oranı ise yüzde 5,1 seviyesinde kayıtlara geçti. KURUMLAR ORTAK ÇALIŞACAK Toplantıda Belediye Başkan Vekili Alptuğ Kaan Kara ve kurul üyeleri, yerel işgücü piyasasına ilişkin görüşlerini sundu. İşsizlikle mücadele, mesleki eğitim kalitesinin artırılması ve işverenlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli personelin yetiştirilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi kararlaştırıldı. PROJELER HAZİRAN SONUNA KADAR SÜRECEK Toplantının sonunda Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu, kurul üyelerine katkılarından dolayı teşekkür etti. Giresun’da mesleki eğitim ve istihdam odaklı çalışmaların haziran ayı sonuna kadar artarak devam edeceği, yerel ekonomik kalkınmayı destekleyecek projelerin kurumlar arası koordinasyonla sürdürüleceği belirtildi.

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK Haber

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK

ÇATALAĞAÇ KÖYÜ DERNEĞİNİN PAYLAŞIMI MADEN TARTIŞMASININ ORTASINDA DİKKAT ÇEKTİ Çatalağaç Köyü’nü Geliştirme Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 13 Nisan saat 17.49’daki Facebook paylaşımında Derindere Camii’nin güneş enerji sistemi kurulumunun tamamlandığını açıkladı; aynı metinde Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine teşekkür edildi. Çatalağaç Köyü Derneği’nin paylaşımı, köyde yürütülen bir çalışmayı duyurmanın ötesine geçen içeriğiyle öne çıktı. Dernek, camilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güneş enerji sistemlerinin kurulmasına başlandığını, ilk etapta Derindere Camii’nin sisteminin tamamlandığını bildirdi. Açıklamada, “alternatif yol yapım sürecinin başlatılması ve sürdürülmesi” ile “bundan sonraki projelere verecekleri destekler” nedeniyle Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine de teşekkür edildi. AÇIKLAMA GERİLİMİN YÜKSELDİĞİ GÜNLERDE GELDİ Paylaşımın yayımlandığı dönemde Giresun’da madencilik faaliyetleri başlığında sert bir kamuoyu tartışması yaşanıyordu. Alagöz Maden, 8 Nisan tarihli açıklamasında Görele-Tirebolu hattındaki faaliyetlerinin yasal ve izinli olduğunu, çalışmaların ÇED kapsam dışı/ÇED muafiyet kararları ve orman izinleri çerçevesinde sürdüğünü duyurdu. Şirket ayrıca bölgede yaklaşık 400 çalışanla faaliyet yürüttüğünü ve engellemelerin istihdam ile bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini savundu. Bu açıklamadan günler sonra kentte madencilik karşıtı eylemler büyüdü. 17 Nisan’daki yürüyüşe Giresun Belediye Başkanı, baro, sendikalar, siyasi parti başkanları, çevreciler ve sivil toplum kuruluşlarının katıldı. Karar’ın ANKA kaynaklı haberinde de 18 Nisan’da yüzlerce kişinin “doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz” sloganıyla yürüdüğü aktardı. PAYLAŞIM YEREL DESTEK TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Derneğin teşekkür mesajı, Giresun’da bir yanda çevre ve yaşam alanı eksenli itirazların, diğer yanda ise yatırım, yol ve yerel destek söyleminin öne çıktığı tartışmanın tam ortasında yayımlandı. Bu nedenle paylaşım, yalnız bir hayır ve hizmet duyurusu olarak değil, maden tartışmasının içinde verilmiş açık bir yerel destek mesajı olarak değerlendiriliyor.

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI Haber

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI Giresun’da belediye bünyesinde sokak temizliğinde çalışan kadın işçiler üzerinden büyüyen tartışma, tek bir soruya dayanıyor: Bu tablo fırsat eşitliğinin sonucu mu, yoksa görev dağılımında görünmeyen bir adaletsizliğin işareti mi? Eldeki veriler, kesin hüküm için yetersiz; ancak mevzuat ve uluslararası literatür, hangi soruların sorulması gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Giresun’da sokaklarda süpürge ve kürekle çalışan kadın belediye işçileri, yalnızca günlük temizlik hizmetinin parçası değil; çalışma yaşamında eşitlik, liyakat ve görev dağılımı tartışmasının da merkezinde duruyor. Bu kadınların eğitim düzeyleri, önceki iş tecrübeleri, mesleki yeterlilikleri ve belediye içinde başka birimlerde değerlendirilmelerinin mümkün olup olmadığı şu aşamada kamuya açık verilerle net biçimde bilinmiyor. Aynı şekilde, eğitim ve beceri profili benzer başka çalışanların daha hafif ya da kapalı alan görevlerde istihdam edilip edilmediği de bilinmiyor. Tam da bu nedenle mesele, peşin hükümle değil; belgeli araştırmayla ele alınmak zorunda. Türkiye’de hukuki çerçeve açık. Anayasa’nın 10. maddesi kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu düzenliyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet ve benzeri nedenlerle ayrım yapılamayacağını hükme bağlıyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise işverene, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, riskleri önleme, eğitim verme ve uygun koruyucu tedbirleri alma yükümlülüğü yüklüyor. Başka bir ifadeyle, kadınların belediye temizlik işinde çalışması tek başına hukuka aykırı değil; hukuka aykırılık, eşit fırsatın bozulduğu, terfi yollarının kapandığı, sağlık ve güvenliğin ihmal edildiği noktada başlıyor. Uluslararası çalışma normları da aynı çizgiyi destekliyor. ILO’nun 111 sayılı Ayrımcılık (İş ve Meslek) Sözleşmesi, istihdam ve meslekte eşit fırsat ve eşit muamelenin güvence altına alınmasını esas alıyor. Aynı sözleşme, yalnızca işin doğasından kaynaklanan zorunlu niteliklerin ayrımcılık sayılmayacağını belirtiyor. Bu da şu anlama geliyor: Bir çalışanın saha işinde bulunması, işin gereklerinden doğuyorsa sorun başka; fakat aynı nitelikteki personel arasında cinsiyet, bağlantı, kayırma ya da kurumsal tercih nedeniyle dengesiz dağılım oluşuyorsa, orada eşitlik tartışması doğrudan başlıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın atık yönetimi ve toplumsal cinsiyet üzerine yayımladığı çalışmalar, atık sektörünün sanıldığı gibi “nötr” olmadığını, kadınların sektör içinde çoğu zaman alt basamak, düşük gelirli ve daha görünmez işlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. UNEP’in değerlendirmelerine göre toplumsal cinsiyet rolleri ve yerleşik kalıplar, kadınların karar verici ve daha yüksek ücretli pozisyonlara erişimini sınırlayabiliyor. Bu nedenle kadınların temizlik ve atık işlerinde bulunması, otomatik olarak eşitlik göstergesi kabul edilmiyor; asıl ölçü, kadınların sadece en zor ve en alt kademelerde mi yoğunlaştığı sorusunda düğümleniyor. Bilimsel literatür, bu iş kolunun aynı zamanda ciddi bir iş sağlığı ve güvenliği alanı olduğunu gösteriyor. 2023 tarihli küresel sistematik derleme, sanitasyon ve atık işçilerinin çok sayıda mesleki tehlikeye maruz kaldığını; kas-iskelet sistemi sorunları, solunum yolu etkilenmeleri, yaralanmalar ve çeşitli iş kazalarının bu alanda öne çıktığını ortaya koydu. Daha önce yayımlanan sistematik incelemeler de atık ve geri dönüşüm sektöründe çalışanların biyolojik, kimyasal, fiziksel ve ergonomik risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu nedenle tartışma yalnızca “kadın bu işi yapar mı” tartışması değil; “bu iş nasıl, hangi ekipmanla, hangi eğitimle ve hangi korumayla yaptırılıyor” sorusudur. Burada düğümlenen diğer bir konu: Bu kadınların eğitimleri ve geçmiş deneyimleri, belediye içinde daha farklı bir görevde değerlendirilmelerine uygun muydu? Bu sorunun bugün itibarıyla yanıtı bilinmiyor. Belediyede çağrı merkezi, evrak, veri giriş, çevre farkındalık çalışmaları, geri dönüşüm koordinasyonu, saha planlama, denetim destek, sosyal hizmet veya başka idari operasyonlarda görev alabilecek nitelikte olup olmadıkları açıklanmış değil. Aynı biçimde, benzer eğitim ya da kıdemdeki başka personelin daha hafif işlerde görev yapıp yapmadığı da kamuoyuna yansımış değil. “Torpili olmadığı için sokakta çöp topluyorlar” cümlesini, bugünkü bilgi düzeyiyle söylemek imkansız. Ancak şu şekilde sorabiliriz: Belediyede görev dağılımı, liyakat ve şeffaf ölçütlere göre mi yapılıyor; yoksa benzer nitelikteki personel arasında görünmeyen bir ayrışma mı var? Araştırmanın bundan sonraki ayağında bakılması gereken başlıklar da nettir: Bu çalışanların kadro unvanları, eğitim durumları, hizmet süreleri, görev tanımları, işe alım ilanları, kurum içi yer değiştirme uygulamaları, benzer nitelikteki erkek ve kadın çalışanların birim dağılımı ve varsa terfi geçmişleri. Bu belgeler görülmeden “adaletsizlik var” demek de, “her şey eşit yürütülüyor” demek de erken olur. Ancak ulusal mevzuat ve uluslararası literatür birlikte okunduğunda, belediyelerin yalnızca kadın istihdamı yaratmakla değil, o istihdamı adil, güvenli ve yükselmeye açık biçimde örgütlemekle yükümlü olduğu çok açık. Soru artık sadece sokaktaki süpürge değildir. Asıl soru, belediye içinde eşitliğin gerçekten bütün koridorlarda işleyip işlemediğidir. Kaynaklar: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası md. 10. 4857 sayılı İş Kanunu md. 5 ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu resmi mevzuat metinleri. ILO Convention No. 111 ve ILO eşitlik/ayrımcılık belgeleri. UNEP “Gender and Waste Management” ve ilişkili raporlar. Atık ve sanitasyon işçilerinde mesleki risklere ilişkin sistematik derlemeler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.