EDMİB Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı'nda yanlış yöntemlerle yaklaşık 500 bin derinin heba olduğunu belirterek derilerin ekonomiye kazandırılması çağrısı yaptı. Birlik, ihracatı artırmak için 2026'da yeni fuar ve heyet organizasyonları planlıyor.
Haber Giriş Tarihi: 20.05.2026 13:09
Haber Güncellenme Tarihi: 20.05.2026 13:59
Kaynak:
Kapsül
Kurban Bayramı yaklaşırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması için önemli bir çağrıda bulundu.
Ege İhracatçı Birlikleri'nde bir basın toplantısı gerçekleştiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, bayram dönemindeki hatalı kesim ve muhafaza işlemleri sebebiyle yüz binlerce derinin ziyan olduğunu ifade ederek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı.
10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretilebilecek deri israf oluyor
Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzme işlemleri ve tuzlama eksikliği nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba edildiğine dikkat çeken Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası imal edilebilirdi. Ayrıca jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşanıyor. Deri sektörü için ayrıca hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye dahil ediliyor. Bu yönüyle sektörümüz, güçlü bir döngüsel ekonomi örneği sergiliyor” dedi.
Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemleri detaylandıran Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanması konusunda yerel yönetimler ve STK’lar aktif hale getirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara teslim etmesi zorunlu kılınmalı. Kesimi yapacak kasaplar için bilgilendirme notları hazırlanması büyük önem taşıyor. Deri yüzme teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve saklama koşullarında standart uygulamalar yaygınlaşmalı. Bu noktalara dikkat edildiğinde kurban derileri ekonomiye yeniden kazandırılır.”
EDMİB sahaya iniyor
2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin, sektörün ihracat kapasitesini yükseltmek adına fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli şekilde geniş kapsamlı bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun süredir Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yürüttüğü Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firma ile katılım için hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla tamamlanmıştı. 2026 yılında ise Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılacak” şeklinde konuştu.
Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılının şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu düzenleneceğini, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini duyurdu.
İhracatın tabana yayılması hedefleniyor
Bölgeden yapılan deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma arasından yalnızca 31 firma tarafından gerçekleştirildiğine değinen Gündoğdu, sektörün kalıcı büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılmasının şart olduğunu vurguladı.
Bu hedef doğrultusunda saha çalışmalarına başladıklarını kaydeden Gündoğdu, öncelikle deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Gelecek dönemde tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği illerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları yapılacağını ifade eden Gündoğdu, firmalardan gelecek taleplerle şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme projelerinin ihracata ciddi katkı sunacağını belirtti.
Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak
İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu dile getiren Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu olarak ilerlediğini söyledi.
Modern organize sanayi bölgesinin istihdam olanaklarını artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğine katkı sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini belirten Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci üretim imajına da önemli değer katacağını vurguladı.
Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı
Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon kaleminde birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına çıktığını ifade etti.
Kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını kaydeden Gündoğdu, sektörün küresel rekabette var olabilmesi için finansman kanallarının açık kalmasının hayati olduğunu belirtti.
Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulamanın yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi”
2026 yılı itibarıyla Körfez bölgesi odaklı tedarik zincirindeki aksamalar ve artan küresel lojistik maliyetler sonucunda, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeliyle Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif olduğu bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin ihracat rekoruna dönüşmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının azaltılması gerektiğine vurgu yaptı.
“Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi girdileri üzerindeki ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün dünya piyasalarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmek adına acilen yerli üretimi yetersiz olan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmesi, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla ulaşmasını sağlaması ve ihracatçıyı döviz kuru baskısından kurtaracak dinamik teşvikleri devreye alması gerekir. Maliyet yapısındaki bu kamu iyileştirmeleri hızla yapılmazsa, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu.
Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık”
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını ve kilogram başı ihracat değerinde öncü olduklarını belirterek, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı.
Ayakkabı ihraç fiyatındaki bu seviyeyi, bölgenin kaliteli ve katma değerli üretim kapasitesinin bir kanıtı olarak gören Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle, rotamızı alım gücü yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek için İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda çeşitliliğe gitmek bir zorunluluktur. Bu coğrafyalardaki etkinliklere Ege'den aktif katılım sağlamayı hedefliyoruz. Prestijli fuarları takip ederek ve ticaret heyetleri düzenleyerek bağlarımızı güçlendirmeyi, lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz.”
Türkiye’nin, dünyanın sürdürülebilirlik politikalarıyla kendi küresel geçiş süreçlerini karşılaştırarak gerçekçi adımlar atması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçıların küresel ticarette güçlü konumlanmaları için adil, şeffaf ve geleceğe karşı sorumlu iş modelleri geliştirmek adına tüm çalışmalarının merkezine sürdürülebilirliği koyduklarını aktardı.
Derinin çevreyi kirlettiği yönündeki düşüncenin sektöre karşı bir önyargı olduğunu ifade eden Gürkan; “Bugün hem tüketiciler hem de büyük markalar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu talepleri karşılayıp yeni pazar fırsatları yaratmak için sürdürülebilir olmak zorundayız. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmamız var. Teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla yeşil dönüşümü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Yurt dışı fuarlarda sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu günümüzde, firmalarımızın kurumsal ve çevresel dönüşümü hızlandırması geleceğimize ışık tutacaktır. Bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımlar atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı
EDMİB Başkanı Halil Gündoğdu, Kurban Bayramı'nda yanlış yöntemlerle yaklaşık 500 bin derinin heba olduğunu belirterek derilerin ekonomiye kazandırılması çağrısı yaptı. Birlik, ihracatı artırmak için 2026'da yeni fuar ve heyet organizasyonları planlıyor.
Kurban Bayramı yaklaşırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması için önemli bir çağrıda bulundu.
Ege İhracatçı Birlikleri'nde bir basın toplantısı gerçekleştiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, bayram dönemindeki hatalı kesim ve muhafaza işlemleri sebebiyle yüz binlerce derinin ziyan olduğunu ifade ederek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı.
10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretilebilecek deri israf oluyor
Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzme işlemleri ve tuzlama eksikliği nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba edildiğine dikkat çeken Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası imal edilebilirdi. Ayrıca jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşanıyor. Deri sektörü için ayrıca hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye dahil ediliyor. Bu yönüyle sektörümüz, güçlü bir döngüsel ekonomi örneği sergiliyor” dedi.
Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemleri detaylandıran Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanması konusunda yerel yönetimler ve STK’lar aktif hale getirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara teslim etmesi zorunlu kılınmalı. Kesimi yapacak kasaplar için bilgilendirme notları hazırlanması büyük önem taşıyor. Deri yüzme teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve saklama koşullarında standart uygulamalar yaygınlaşmalı. Bu noktalara dikkat edildiğinde kurban derileri ekonomiye yeniden kazandırılır.”
EDMİB sahaya iniyor
2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin, sektörün ihracat kapasitesini yükseltmek adına fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli şekilde geniş kapsamlı bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun süredir Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yürüttüğü Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firma ile katılım için hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla tamamlanmıştı. 2026 yılında ise Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılacak” şeklinde konuştu.
Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılının şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu düzenleneceğini, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini duyurdu.
İhracatın tabana yayılması hedefleniyor
Bölgeden yapılan deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma arasından yalnızca 31 firma tarafından gerçekleştirildiğine değinen Gündoğdu, sektörün kalıcı büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılmasının şart olduğunu vurguladı.
Bu hedef doğrultusunda saha çalışmalarına başladıklarını kaydeden Gündoğdu, öncelikle deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Gelecek dönemde tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği illerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları yapılacağını ifade eden Gündoğdu, firmalardan gelecek taleplerle şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme projelerinin ihracata ciddi katkı sunacağını belirtti.
Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak
İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu dile getiren Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu olarak ilerlediğini söyledi.
Modern organize sanayi bölgesinin istihdam olanaklarını artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğine katkı sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini belirten Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci üretim imajına da önemli değer katacağını vurguladı.
Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı
Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon kaleminde birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına çıktığını ifade etti.
Kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını kaydeden Gündoğdu, sektörün küresel rekabette var olabilmesi için finansman kanallarının açık kalmasının hayati olduğunu belirtti.
Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulamanın yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi”
2026 yılı itibarıyla Körfez bölgesi odaklı tedarik zincirindeki aksamalar ve artan küresel lojistik maliyetler sonucunda, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeliyle Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif olduğu bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin ihracat rekoruna dönüşmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının azaltılması gerektiğine vurgu yaptı.
“Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi girdileri üzerindeki ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün dünya piyasalarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmek adına acilen yerli üretimi yetersiz olan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmesi, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla ulaşmasını sağlaması ve ihracatçıyı döviz kuru baskısından kurtaracak dinamik teşvikleri devreye alması gerekir. Maliyet yapısındaki bu kamu iyileştirmeleri hızla yapılmazsa, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu.
Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık”
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını ve kilogram başı ihracat değerinde öncü olduklarını belirterek, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı.
Ayakkabı ihraç fiyatındaki bu seviyeyi, bölgenin kaliteli ve katma değerli üretim kapasitesinin bir kanıtı olarak gören Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle, rotamızı alım gücü yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek için İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda çeşitliliğe gitmek bir zorunluluktur. Bu coğrafyalardaki etkinliklere Ege'den aktif katılım sağlamayı hedefliyoruz. Prestijli fuarları takip ederek ve ticaret heyetleri düzenleyerek bağlarımızı güçlendirmeyi, lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz.”
Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz”
Türkiye’nin, dünyanın sürdürülebilirlik politikalarıyla kendi küresel geçiş süreçlerini karşılaştırarak gerçekçi adımlar atması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçıların küresel ticarette güçlü konumlanmaları için adil, şeffaf ve geleceğe karşı sorumlu iş modelleri geliştirmek adına tüm çalışmalarının merkezine sürdürülebilirliği koyduklarını aktardı.
Derinin çevreyi kirlettiği yönündeki düşüncenin sektöre karşı bir önyargı olduğunu ifade eden Gürkan; “Bugün hem tüketiciler hem de büyük markalar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu talepleri karşılayıp yeni pazar fırsatları yaratmak için sürdürülebilir olmak zorundayız. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmamız var. Teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla yeşil dönüşümü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Yurt dışı fuarlarda sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu günümüzde, firmalarımızın kurumsal ve çevresel dönüşümü hızlandırması geleceğimize ışık tutacaktır. Bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımlar atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Kaynak: Kapsül
En Çok Okunan Haberler