Hava Durumu

#İzmir

giresunsonhaber - İzmir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İzmir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUNLULARIN İL DIŞINDAKİ DERNEK AĞI GENİŞLİYOR Haber

GİRESUNLULARIN İL DIŞINDAKİ DERNEK AĞI GENİŞLİYOR

GİRESUNLULARIN İL DIŞINDAKİ DERNEK AĞI GENİŞLİYOR Giresun ili dışında faaliyet gösteren Giresunlu dernekleri, vakıfları, federasyonları, birlikleri ve şubelerine ilişkin hazırlanan çalışmada açık kaynaklarda görülebilen kayıt sayısı 40’a yaklaştı. İstanbul, Bursa ve Kocaeli’de yoğunlaşan sivil toplum ağı; Sakarya, Samsun, Ankara, İzmir ve Tekirdağ’a kadar uzanıyor. Bursa’daki federasyon yapısına bağlı 32 ilçe ve köy derneği bilgisi ise toplam sayının daha da yukarı çıkabileceğini gösteriyor. İSTANBUL GİRESUNLU SİVİL TOPLUM AĞININ MERKEZİNDE Giresunluların il dışındaki sivil toplum yapılanmasında en geniş görünüm İstanbul’da ortaya çıktı. Arnavutköy, Bayrampaşa, Esenler, Esenyurt, Eyüpsultan, Kartal, Bahçelievler, Zeytinburnu, Sultanbeyli, Pendik ve Şişli’de Giresun adıyla faaliyet gösteren dernek ve vakıf kayıtları listede yer aldı. İstanbul’daki tablo yalnızca ilçe merkezli hemşehri dernekleriyle sınırlı kalmadı. Giresunlular Eğitim ve Kültür Merkezi Derneği, Giresunlu Kamu Çalışanları Derneği, Giresun Dernekleri Birliği Derneği, Giresun Vakfı ve Giresun federatif yapıları da kentteki örgütlenmenin parçaları arasında yer aldı. Bu görünüm, İstanbul’daki Giresunlu nüfusun kültür, dayanışma, yardımlaşma, eğitim, kamu çalışanları, vakıf ve federasyon çatısı altında farklı başlıklarda örgütlendiğini ortaya koydu. BURSA VE KOCAELİ FEDERASYON YAPILARIYLA DİKKAT ÇEKTİ Bursa’da Giresunluların dernekleşme faaliyetleri il merkezi ve İnegöl üzerinden kayıtlara yansıdı. Bursa Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği / Bursa Giresunlular Derneği, İnegöl Giresunlular Derneği ve Bursa Giresun Federasyonu / Giresunlular Federasyonu, ildeki Giresunlu sivil toplum varlığının ana başlıkları arasında yer aldı. Bursa’daki federasyon yapısının 32 ilçe ve köy derneğiyle anılması, şehirdeki Giresunlu örgütlenmesinin ilk tabloda görünen kayıtların ötesinde daha geniş bir zemine sahip olduğunu gösterdi. Bu derneklerin adları kamuya açık kaynaklarda toplu biçimde yer almadığı için listeye ayrı satırlar halinde eklenmedi. Kocaeli’de ise İzmit merkezli Kocaeli Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği ile Gebze merkezli Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu öne çıktı. Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu’na bağlı üye dernek yapıları da ildeki örgütlenmenin federasyon çatısı altında sürdüğünü gösterdi. ANKARA’DA DERNEK VE VAKIF YAPILARI ÖNE ÇIKTI Ankara’da Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği’nin genel merkez yapılanması ile GİRİB Ankara Merkez kaydı listede yer aldı. Kentte ayrıca GİRESUN ve İlçeleri Derneği ile GİRESUN Eğitim Sağlık Vakfı / GİRSEV de Giresunlu sivil toplum ağı içinde dikkat çeken başlıklar arasında bulundu. Ankara’daki yapı, hemşehri dayanışmasının yanında eğitim, sağlık, iş dünyası, bürokrasi ve sosyal destek alanlarında da örgütlenme zemini bulunduğunu gösterdi. SAKARYA, SAMSUN, İZMİR VE TEKİRDAĞ DA LİSTEDE Sakarya’da Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Sakarya Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği listede yer aldı. Samsun’da Samsun Giresunlular Derneği ve İlkadım’da Giresunlu Kültür ve Yardımlaşma Derneği açık kaynaklarda görülen kayıtlar arasında bulundu. İzmir ve Tekirdağ’da ise GİRİB şubeleri, Giresunlu örgütlenmesinin farklı kentlere yayılan mesleki ve ekonomik dayanışma ayağını oluşturdu. GİRİB ŞUBELERİ FARKLI İLLERE YAYILDI Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği, il dışındaki Giresunlu yapılanmasında ayrı bir alan oluşturdu. Ankara’daki genel merkez ve merkez yapının yanında Bursa, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Samsun ve Tekirdağ şubeleri listede yer aldı. GİRİB’in farklı illerdeki şubeleri, Giresunlu hemşehri örgütlenmesinin yalnızca kültür ve dayanışma alanında değil; iş dünyası, bürokrasi ve mesleki dayanışma zemininde de yaygınlaştığını gösterdi. İL DIŞINDA TESPİT EDİLEN GİRESUNLU DERNEKLERİ, VAKIFLARI VE ÜST YAPILARI İl İlçe / Bölge Kurum adı Tür İstanbul Arnavutköy Arnavutköy Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Bayrampaşa Bayrampaşa Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Esenler Esenler Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Esenyurt Esenyurt Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Eyüpsultan / Eyüp Eyüp Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Kartal Giresunlular Kültür ve Yardımlaşma Derneği Dernek İstanbul Kartal / Topselvi Kartal Topselvi Giresunlular Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Kartal / Kurfalı Kurfalı Yeşil Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Bahçelievler İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği Dernek İstanbul Zeytinburnu Zeytinburnu Tüm Giresunlular Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği Dernek İstanbul Sultanbeyli Sultanbeyli Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Pendik Pendik Giresunlular Derneği Dernek İstanbul Şişli Giresun Vakfı Vakıf İstanbul İlçe açık kaynakta net değil Giresunlular Eğitim ve Kültür Merkezi Derneği Dernek İstanbul İlçe açık kaynakta net değil Giresunlu Kamu Çalışanları Derneği Dernek İstanbul İlçe açık kaynakta net değil Giresun Dernekleri Birliği Derneği Birlik / Dernek İstanbul İstanbul geneli İstanbul Giresunlular Dernekler Federasyonu / Giresun federatif yapıları Federasyon / Üst yapı İstanbul İstanbul GİRİB İstanbul Şubesi Şube Bursa Osmangazi / Bursa geneli Bursa Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği / Bursa Giresunlular Derneği Dernek Bursa İnegöl İnegöl Giresunlular Derneği Dernek Bursa Bursa geneli Bursa Giresun Federasyonu / Giresunlular Federasyonu Federasyon Bursa Bursa GİRİB Bursa Şubesi Şube Kocaeli İzmit Kocaeli Giresunlular Kültür ve Dayanışma Derneği Dernek Kocaeli Gebze Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu Federasyon Kocaeli Kocaeli geneli Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu üye dernekleri Federasyon üyeleri Kocaeli Kocaeli GİRİB Kocaeli Şubesi Şube Sakarya Adapazarı / Merkez Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek Sakarya Adapazarı Sakarya Giresunlular Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Dernek Sakarya Sakarya GİRİB Sakarya Şubesi Şube Samsun Samsun merkez Samsun Giresunlular Derneği Dernek Samsun İlkadım Giresunlu Kültür ve Yardımlaşma Derneği Dernek Samsun Samsun GİRİB Samsun Şubesi Şube Ankara Ankara merkez Giresun İş İnsanları ve Bürokratları Derneği - GİRİB Genel Merkez Dernek / Genel merkez Ankara Ankara GİRİB Ankara Merkez Şube / Merkez Ankara Ankara GİRESUN ve İlçeleri Derneği Dernek Ankara Ankara GİRESUN Eğitim Sağlık Vakfı / GİRSEV Vakıf İzmir İzmir GİRİB İzmir Şubesi Şube Tekirdağ Tekirdağ GİRİB Tekirdağ Şubesi Şube 40’A YAKLAŞAN KAYIT DAHA GENİŞ BİR AĞA İŞARET EDİYOR Giresun ili dışında açık kaynaklarda görülebilen dernek, vakıf, federasyon, birlik, genel merkez ve şube kayıtları 40’a yaklaştı. İstanbul’daki yoğun yapı, Bursa’daki federasyon ağı, Kocaeli’deki örgütlü görünüm ve Ankara’daki dernek-vakıf başlıkları, Giresunluların il dışındaki sivil toplum varlığının farklı alanlara yayıldığını ortaya koydu. Bursa Giresun Federasyonu’na bağlı 32 ilçe ve köy derneği, Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu’na bağlı üye dernekler ve İstanbul’daki federatif yapıların altındaki dernekler ayrı ayrı netleştirildiğinde toplam sayının daha da yükselmesi bekleniyor. BAZI KAYITLAR AYRI TEYİT GEREKTİRİYOR Bursa Giresun Federasyonu’na bağlı 32 ilçe ve köy derneğinin adları açık kaynaklarda toplu biçimde yer almadığı için listeye tek tek eklenmedi. Kocaeli Giresun Dernekler Federasyonu’na bağlı üye dernekler ve İstanbul’daki federatif yapılara bağlı alt dernekler de ayrı resmi kayıt taramasıyla netleştirilecek başlıklar arasında bulunuyor. Yurt dışındaki Giresun veya Giresun bağlantılı Karadeniz dernekleri ise bu çalışmanın dışında tutuldu. Bu başlık için ayrıca “yurt dışındaki Giresunlu dernekleri” adıyla yeni bir liste hazırlanması gerekiyor. İlk tablo, Giresunluların Türkiye’nin farklı illerinde kültür, dayanışma, yardımlaşma, eğitim, sağlık, iş dünyası, bürokrasi, vakıf ve federasyon çatısı altında örgütlü bir sivil toplum varlığı oluşturduğunu gösteriyor.

EFSA TORUN TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDU Haber

EFSA TORUN TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDU

EFSA TORUN TÜRKİYE İKİNCİSİ OLDU Giresunlu yüzücü Efsa Torun, İzmir’de düzenlenen Türkiye Sportive Kulüpler Arası Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası’nda 13 yaş kategorisi 50 metre serbest yarışında 28.64’lük derecesiyle Türkiye ikinciliği kazandı. Torun, daha önceki yarışlarda elde ettiği derecelerin üzerine çıkarak Giresun yüzmesinin yükselen isimleri arasındaki yerini güçlendirdi. Giresunlu sporcu Efsa Torun, Türkiye Yüzme Federasyonu takviminde yer alan Türkiye Sportive Kulüpler Arası Uzun Kulvar Yıldız, Genç ve Açık Yaş Yüzme Şampiyonası’nda Giresun’a önemli bir derece kazandırdı. İzmir’de 19-23 Mayıs tarihleri arasında yapılan şampiyonada Giresun Yıldızlar Takımı Spor Kulübü adına havuza çıkan Torun, 13 yaş kızlar 50 metre serbest yarışında 28.64’lük derecesiyle Türkiye ikincisi oldu. 50 METRE SERBESTTE KÜRSÜYE ÇIKTI Efsa Torun, şampiyonadaki en güçlü sonucunu 50 metre serbestte aldı. 13 yaş kategorisinde 28.64’lük dereceyle ikinci sıraya yerleşen Giresunlu sporcu, bu sonuçla Türkiye genelinde kürsüye çıktı. Torun’un 50 metre serbestte elde ettiği derece, yalnızca madalya başarısı değil, aynı zamanda performans gelişiminin de net göstergesi oldu. ŞAMPİYONADA DÖRT YARIŞTA MÜCADELE ETTİ Efsa Torun, İzmir’deki şampiyonada yalnızca 50 metre serbestte değil, farklı stillerde de yarıştı. Giresunlu sporcu, 100 metre serbestte 1:02.38’lik derecesiyle 5’inci sırada yer aldı. 50 metre kelebekte 31.73 ile 16’ncı, 100 metre kelebekte ise 1:11.51 ile 15’inci oldu. Bu tablo, Torun’un kısa mesafe serbest branşındaki çıkışını öne çıkarırken, kelebek yarışlarında da Türkiye genelindeki rekabetin içinde kaldığını gösterdi. GELİŞİM ÇİZGİSİ KÜRSÜYE TAŞIDI Efsa Torun’un son başarısı, tek yarışlık bir sonuçla sınırlı kalmadı. Giresunlu sporcu, son dönemde katıldığı organizasyonlarda adım adım yükselen bir grafik ortaya koydu. Torun, 2024 yılında Türkiye Yüzme Federasyonu tarafından düzenlenen 11 Yaş Ulusal Gelişim Projesi Ligi Türkiye Finalleri’nde 50 metre serbestte 30.25’lik derecesiyle 6’ncı olmuştu. Aynı organizasyonda 100 metre serbest, 50 metre kelebek ve 200 metre karışık yarışlarında da mücadele etmişti. Mart 2026’da Samsun’da düzenlenen Okul Sporları Yüzme Yıldızlar Grup Müsabakaları’nda da kürsüye çıkan Torun, 50 metre serbestte ikincilik, 100 metre serbestte üçüncülük elde etti. Bu sonuçların ardından İzmir’de gelen Türkiye ikinciliği, Giresunlu sporcunun serbest stil yarışlarındaki yükselişini daha görünür hale getirdi. GİRESUN YÜZMESİ İÇİN ÖNEMLİ SONUÇ Efsa Torun’un Türkiye ikinciliği, Giresun yüzmesi adına dikkat çeken bir başarı olarak kayıtlara geçti. Kentin genç sporcuları son dönemde bölgesel ve ulusal yarışlarda daha fazla derece elde ederken, Torun’un İzmir’deki sonucu bu çıkışın en güçlü örneklerinden biri oldu. Giresun’da yüzme branşında sürdürülen altyapı çalışmaları, okul sporları ve kulüp yarışmalarıyla birlikte yeni sporcuların ulusal düzeyde yarışmasına imkân sağlıyor. Efsa Torun’un 50 metre serbestte ulaştığı derece, bu çalışmaların yarışma sonucuna dönüşen somut karşılığı oldu. ANTRENÖR HASAN ATICI’NIN EMEĞİ ÖNE ÇIKTI Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Türkiye ikinciliği sonrası Efsa Torun’u ve başarının hazırlanmasında emeği bulunan antrenör Hasan Atıcı’yı tebrik etti. Torun’un son iki yılda serbest stil yarışlarında yakaladığı gelişim, düzenli antrenman süreci ve yarışma tecrübesiyle birleşti. İzmir’de gelen Türkiye ikinciliği, Giresunlu sporcunun yeni hedefler için güçlü bir eşik yakaladığını ortaya koydu. Giresun yüzmesi, Efsa Torun’un başarısıyla ulusal yarışlarda bir kez daha adını duyurdu.

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu Haber

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu

TÜİK 2025 verilerine göre canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42'ye gerileyerek yenilenme eşiği olan 2,10'un altında kaldı. En yüksek oran Şanlıurfa, en düşük oran ise Bartın'da kaydedildi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine gerileyerek nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10’un altında kalmayı sürdürdü. 2025 yılında canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu. Kaba doğum hızı ise binde 10,4 olarak gerçekleşti. Böylece 2001 yılında binde 20,3 olan kaba doğum hızı yaklaşık yarı yarıya düşmüş oldu. DOĞURGANLIK HIZINDAKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2014 yılından itibaren kesintisiz düşüş gösterdi. 2025 yılında ise bu oran 1,42 çocuk olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10’un altında seyrediyor. ŞANLIURFA İLK SIRADA, BARTIN SON SIRADA İllere göre incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. İzmir 1,10, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocuk ile listenin alt sıralarında yer aldı. 2017 yılında toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında olduğu il sayısı 57 iken, bu sayı 2025 yılında 76’ya yükseldi. Doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı ise 2017’de yalnızca 4 iken, 2025 yılında 59’a çıktı. Üç çocuk ve üzeri doğurganlık hızına sahip tek il ise Şanlıurfa oldu. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Avrupa Birliği ülkeleri arasında 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da görülürken, en düşük oran 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi. Türkiye’nin 2025 yılı toplam doğurganlık hızı olan 1,42 çocuk, Avrupa Birliği ortalaması olan 1,34’ün üzerinde gerçekleşti. Türkiye bu oranla AB ülkeleri arasında 11. sırada yer aldı. Annenin eğitim durumuna göre incelendiğinde, en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu annelerde 2,51 çocuk olurken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk olarak gerçekleşti. KENTLERDE DOĞURGANLIK DAHA DÜŞÜK Kent-kır sınıflamasına göre doğurganlık hızının en düşük olduğu yerler yoğun kentler oldu. 2025 yılında yoğun kentlerde toplam doğurganlık hızı 1,33 çocuk olarak hesaplanırken, orta yoğun kentlerde 1,53, kırsal alanlarda ise 1,75 çocuk olarak kaydedildi. Yaşa özel doğurganlık hızında en yüksek oran 2025 yılında 25-29 yaş grubunda görüldü. Böylece doğurganlığın daha ileri yaşlara kaydığı ortaya çıktı. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olurken, tüm annelerin ortalama doğum yaşı 29,4’e yükseldi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29 yaş ile Artvin olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu arada 15-19 yaş grubundaki kadınlarda görülen adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a geriledi. ÇOĞUL DOĞUM ORANI YÜZDE 3,3 OLDU 2025 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak kayıtlara geçti. Çoğul doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz, yüzde 0,1’i ise dördüz ve üzeri doğumlardan oluştu. Doğum sırasına göre incelendiğinde, 2025 yılında doğumların yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti. İkinci doğumların oranı yüzde 30,5, üçüncü doğumların oranı yüzde 15,5, dördüncü ve üzeri doğumların oranı ise yüzde 10,8 oldu.

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Kurban Bayramı yaklaşırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması için önemli bir çağrıda bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri'nde bir basın toplantısı gerçekleştiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, bayram dönemindeki hatalı kesim ve muhafaza işlemleri sebebiyle yüz binlerce derinin ziyan olduğunu ifade ederek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretilebilecek deri israf oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzme işlemleri ve tuzlama eksikliği nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba edildiğine dikkat çeken Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası imal edilebilirdi. Ayrıca jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşanıyor. Deri sektörü için ayrıca hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye dahil ediliyor. Bu yönüyle sektörümüz, güçlü bir döngüsel ekonomi örneği sergiliyor” dedi. Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemleri detaylandıran Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanması konusunda yerel yönetimler ve STK’lar aktif hale getirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara teslim etmesi zorunlu kılınmalı. Kesimi yapacak kasaplar için bilgilendirme notları hazırlanması büyük önem taşıyor. Deri yüzme teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve saklama koşullarında standart uygulamalar yaygınlaşmalı. Bu noktalara dikkat edildiğinde kurban derileri ekonomiye yeniden kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin, sektörün ihracat kapasitesini yükseltmek adına fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli şekilde geniş kapsamlı bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun süredir Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yürüttüğü Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firma ile katılım için hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla tamamlanmıştı. 2026 yılında ise Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılacak” şeklinde konuştu. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılının şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu düzenleneceğini, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini duyurdu. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden yapılan deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma arasından yalnızca 31 firma tarafından gerçekleştirildiğine değinen Gündoğdu, sektörün kalıcı büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılmasının şart olduğunu vurguladı. Bu hedef doğrultusunda saha çalışmalarına başladıklarını kaydeden Gündoğdu, öncelikle deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Gelecek dönemde tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği illerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları yapılacağını ifade eden Gündoğdu, firmalardan gelecek taleplerle şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme projelerinin ihracata ciddi katkı sunacağını belirtti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu dile getiren Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu olarak ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdam olanaklarını artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğine katkı sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini belirten Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci üretim imajına da önemli değer katacağını vurguladı. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon kaleminde birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına çıktığını ifade etti. Kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını kaydeden Gündoğdu, sektörün küresel rekabette var olabilmesi için finansman kanallarının açık kalmasının hayati olduğunu belirtti. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulamanın yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibarıyla Körfez bölgesi odaklı tedarik zincirindeki aksamalar ve artan küresel lojistik maliyetler sonucunda, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeliyle Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif olduğu bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin ihracat rekoruna dönüşmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının azaltılması gerektiğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi girdileri üzerindeki ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün dünya piyasalarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmek adına acilen yerli üretimi yetersiz olan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmesi, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla ulaşmasını sağlaması ve ihracatçıyı döviz kuru baskısından kurtaracak dinamik teşvikleri devreye alması gerekir. Maliyet yapısındaki bu kamu iyileştirmeleri hızla yapılmazsa, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını ve kilogram başı ihracat değerinde öncü olduklarını belirterek, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ayakkabı ihraç fiyatındaki bu seviyeyi, bölgenin kaliteli ve katma değerli üretim kapasitesinin bir kanıtı olarak gören Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle, rotamızı alım gücü yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek için İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda çeşitliliğe gitmek bir zorunluluktur. Bu coğrafyalardaki etkinliklere Ege'den aktif katılım sağlamayı hedefliyoruz. Prestijli fuarları takip ederek ve ticaret heyetleri düzenleyerek bağlarımızı güçlendirmeyi, lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin, dünyanın sürdürülebilirlik politikalarıyla kendi küresel geçiş süreçlerini karşılaştırarak gerçekçi adımlar atması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçıların küresel ticarette güçlü konumlanmaları için adil, şeffaf ve geleceğe karşı sorumlu iş modelleri geliştirmek adına tüm çalışmalarının merkezine sürdürülebilirliği koyduklarını aktardı. Derinin çevreyi kirlettiği yönündeki düşüncenin sektöre karşı bir önyargı olduğunu ifade eden Gürkan; “Bugün hem tüketiciler hem de büyük markalar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu talepleri karşılayıp yeni pazar fırsatları yaratmak için sürdürülebilir olmak zorundayız. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmamız var. Teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla yeşil dönüşümü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Yurt dışı fuarlarda sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu günümüzde, firmalarımızın kurumsal ve çevresel dönüşümü hızlandırması geleceğimize ışık tutacaktır. Bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımlar atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÜÇ FİDAN İZMİR ÇİĞLİ’DE ANILDI Haber

ÜÇ FİDAN İZMİR ÇİĞLİ’DE ANILDI

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 54. yılında Çiğli’de düzenlenen anlamlı törenle anıldı. Çiğli Belediyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çiğli İlçe Örgütü’nün katılımıyla gerçekleşen anmada, Üç Fidan’ın mücadele ruhu ve bıraktıkları miras bir kez daha vurgulandı. İZMİR (İGFA) - İzmir'in Çiğli ilçesi Ataşehir Mahallesi’nde bulunan Üç Fidan Anıtı önünde düzenlenen anma programına Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar ve ilçe yönetimi, CHP Çiğli Kadın ve Gençlik Kolları başkanları ile yönetimleri, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Duygusal anların yaşandığı törende anıta karanfiller bırakıldı, bağlama eşliğinde türküler seslendirildi. Anma töreninde konuşan Başkan Onur Emrah Yıldız, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın Türkiye’nin hafızasında ve mücadele tarihinde silinmez bir yere sahip olduğunu belirtti. Yıldız, şunları söyledi; “Bizim ağabeylerimiz, yiğitlerimiz bir gün öldü ama tarih onları yazdı. Mertler bir kez ölür ama dünya var olduğu sürece Üç Fidan her zaman yaşayacaktır. Onları yalnızca yılda bir gün anmadığımızı herkesin bilmesini isterim. Aynı davaya inandığım ve aynı coğrafyada yaşadığım için onları dava arkadaşım olarak görüyorum. Üç Fidan ölümsüzdür, tarih her zaman yiğitleri anacaktır.” AKAR: “İDEALLERİNDEN VAZGEÇMEDİK” CHP Çiğli İlçe Başkanı Erkan Akar ise yaptığı konuşmada, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın savunduğu düşüncelerin bugün hala yaşatıldığını ifade etti. Akar, “54 yıldır onların ideallerinden hiç vazgeçmedik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Denizlerin savunduğu düşünceler uğruna mücadele etmeye devam edeceğiz. Onların karşısında bir kez daha saygıyla eğiliyorum” dedi.

Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor! Haber

Doğru bilinen yanlışlar sofraları tehdit ediyor!

Zeytin ve süt ürünlerinde "yeni nesil" bir döneme girildi. Olivtech Fuarı kapsamında bir araya gelen bilim insanları, gıda alanındaki bilgi kirliliğine karşı uyarılarda bulunarak; tüketicilere etiketleri doğru okumaları ve bilimsel verileri temel almaları tavsiyesinde bulundu. İzmir'de, sağlığın temeli süt ile barışın simgesi zeytin için önemli bir iş birliği gerçekleştirildi. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından organize edilen Gurme İzmir Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı; panelleri ve deneyim alanlarıyla akademisyenleri, sektör profesyonellerini ve ziyaretçileri buluşturdu. Gün boyu süren oturumlarda, başta süt ve zeytinyağı olmak üzere temel gıdalar; sürdürülebilirlik, kültürel miras ve bilimsel veriler ışığında incelenirken; tadım etkinlikleri, mutfak atölyeleri ve sergilerle katılımcılara kapsamlı bir fuar deneyimi yaşatıldı. DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR Gurme İzmir – Olivtech Fuarı Etkinlik Sahnesi’nde, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla gerçekleştirilen tadım etkinlikleri ve oturumlar yoğun ilgi gördü. “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” isimli panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Karagözlü üstlendi. Panelde; Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedef Nehir El, Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi ve TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer aldı. Süt ve süt ürünlerinin gıda sektöründeki stratejik önemine değinen Prof. Dr. Cem Karagözlü, “Beslenmede doğru bildiğimiz pek çok konunun yeniden değerlendirilmesi gereken bir süreçteyiz ve tüketici alışkanlıkları hızla değişiyor. Alanında uzman isimlerle birlikte, tüketicinin nereye evrildiğini ve doğru bilinen yanlışları ele alacağız” ifadelerini kullandı. Süt üretiminde sürdürülebilirlik ve kalitenin tesisi için üreticinin teknoloji ve doğru bilgiyle desteklenmesinin hayati olduğunu belirten Sumer Tömek Bayındır, “Süt sektörünün hak ettiği değerle buluşmaması üreticileri zorlayan temel bir sorun. Bu noktada kooperatifleşmenin güçlenmesi kritik; çünkü birlikte hareket eden üreticinin dayanıklılığı ve pazarlama gücü artacaktır. Doğru teknolojilerin entegrasyonuyla sektör daha güçlü, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacaktır” şeklinde konuştu. BİLİNÇLİ TÜKETİM VE DOĞRU ETİKET OKUMANIN ÖNEMİ Gıda tüketiminde bilinçli seçimlerin altını çizen Prof. Dr. Sedef Nehir El, ürün etiketlerini doğru okumanın önemine vurgu yaptı. Sedef Nehir El, “Tüketiciler tek bir değere odaklanmak yerine, ürünün genel besin profilini bir bütün olarak değerlendirmelidir. Bilimsel verilerin rehber alındığı doğru tüketim alışkanlıkları, hem birey hem de toplum sağlığı adına büyük önem taşımaktadır” dedi. Süt ve süt ürünleri alanındaki tüketici davranışlarının son yıllarda ciddi bir dönüşüm geçirdiğini ifade eden Prof. Dr. Aykan Candemir, pazarlamada artık teknoloji, marka değeri ve sürdürülebilirliğin bir arada ele alınması gerektiğini belirtti. Candemir, “Günümüzde süt ürünlerinde temel beklenti sadece tüketim değil; güven, fayda ve işlevselliktir. Üreticilerin rekabet gücünü artırmak için katma değer yaratan ve hikayesi olan sürdürülebilir ürünlere yönelmesi gerekiyor. Doğru strateji ve planlama ile bu alanda çok başarılı sonuçlar elde edilebilir” diyerek sektördeki fırsatlara dikkat çekti. “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı panelde ise zeytinyağının kültürel mirastan modern beslenme alışkanlıklarına uzanan süreci çok boyutlu olarak tartışıldı. İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda; Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucu Ortağı Prof. Dr. Seda Genç ile Endokrin, Metabolizma, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer; üretim aşamaları, sağlık etkileri ve doğru tüketim yöntemleri üzerine değerlendirmeler sundu. Zeytinin tarihsel ve kültürel kıymetine değinen Prof. Dr. Küçükaltan, “Zeytin; bolluğun, bereketin, barışın ve medeniyetin sembolüdür. Ekonomik, kültürel ve sağlık açısından çok değerli olan zeytinyağını bu panelde tüm yönleriyle ele alacağız” şeklinde konuştu.

GİRESUN’DA 29  DOSYA YENİDEN İNCELENECEK Haber

GİRESUN’DA 29 DOSYA YENİDEN İNCELENECEK

GİRESUN’DA 29 DOSYA YENİDEN İNCELENECEK Adalet Bakanlığı, Giresun’da 29 dosya ve 32 maktulü kapsayan dosyaları yeniden inceleme sürecine aldı. Türkiye genelinde yürütülen çalışmada 75 ilde 638 dosya ve 693 maktul mercek altına alındı. GİRESUN DİKKAT ÇEKEN İLLER ARASINDA Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, uzun yıllardır aydınlatılamayan dosyalar için yeni inceleme süreci başlattı. Giresun, 29 dosya ve 32 maktul ile inceleme kapsamındaki yüksek sayılı iller arasında yer aldı. Aynı listede İzmir 49 dosya ve 51 maktul, Sakarya 34 dosya ve 35 maktul, Trabzon 30 dosya ve 31 maktul ile ilk sıralarda bulunuyor. İLLERE GÖRE TÜRKİYE'NİN FAİLİ MEÇHUL HARİTASI ÇIKARTILDI Bakanlık kaynaklarından elde edilen verilere göre, faili meçhul cinayetler ve maktül vakaları ülke genelinde tek tek derlendi. İlk etapta 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 maktul için inceleme başlatıldı. Bakanlığın verilerine göre, inceleme kapsamına alınan dosya ve maktul sayılarında bazı iller yoğunluklarıyla dikkat çekiyor. Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya , 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul , Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul , Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul , Düzce 16 dosya ve 18 maktul , Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul , Uşak 15 dosya ve 17 maktul , Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10'ar dosya ve 10'ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek. LİSTEDE YER ALMAYAN ŞEHİRLER Öte yandan listede faili meçhul dosyası bulunmayan altı il, Çorum, Erzincan, Hatay, Niğde, Sivas, Şırnak olarak sıralandı. 75 İLDE 638 DOSYA RAFTAN İNDİ Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde yapılan taramalar sonucunda 75 ilde 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecinin başlatıldığını açıkladı. Bakanlık, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanında derin iz bırakan faili meçhul dosyaları yeniden değerlendirecek. Çalışma, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü çatısı altında kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yürütülecek. DELİLLER YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK Yeni süreçte dosyaların delil durumu, soruşturma geçmişi, kriminal inceleme imkânları ve başsavcılıklarla kurulacak koordinasyon yeniden ele alınacak. Delil yetersizliği ya da delillerin karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyalar da çalışma kapsamında incelenecek. BAKAN GÜRLEK: “KAMUOYUNU DERİNDEN YARALAYAN, TOPLUM VİCDANINDA İZ BIRAKAN, AYDINLATILMASI BEKLENEN HER OLAY BİZİM GÖREVLERİMİZ İÇİNDEDİR” BAKAN GÜRLEK: “HİÇBİR ADLİ VAKA SAHİPSİZ DEĞİLDİR, HİÇBİR ŞÜPHELİ VAKA UNUTULMAYA TERK EDİLMEYECEKTİR” Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir.” dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Edirne ziyareti kapsamında Valiliği ziyaret ederek, Vali Yusuf Sezer ve il protokolüyle bir araya geldi, çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek, Edirne'nin taşıdığı sınır şehir vasfının devletin kudretiyle hukuk düzeninin en görünür olduğu alanlardan biri olduğunu vurguladı. BAKAN GÜRLEK: “EDİRNE’YE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KURACAĞIZ” Bakan Gürlek, konuşmasında Edirne'de Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdikleri müjdesini de paylaşarak, “Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü hem de Hakimler ve Savcılar Kurulu olarak atacağız. İnşallah Edirne’mizde Bölge İdare Mahkemesi, yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek.” dedi. “HİÇBİR VAKADA SAVCILARIMIZ DOSYANIN KAPAĞINDAKİ İSME BAKMAZ” Kamuoyunu derinden yaralayan ve iz bırakan tüm vakaların üzerine kararlılıkla gideceğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bu tür davaları takip eden Cumhuriyet Başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakâr görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” diye konuştu. “MİLLETİMİZİ DERİNDEN ETKİLEYEN VE RAHATSIZLIK OLUŞTURAN HER TÜRLÜ ADLİ SUÇ VE KONULARIN ÜZERİNE KARARLILIKTA GİDECEĞİZ” Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak güncel konularla ilgili, yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumda milleti derinden etkileyen, rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve konularının üzerine kararlılıkla gideceğini, gerekli kanuni düzenlemeler eksikse gerekli düzenlemelerin de yapılacağını kaydetti. Adalet Bakanı Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yasadışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve konuların üzerine kararlılıkta gideceğiz. Bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği artıran düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum.” “ÇOCUKLARIMIZI TÜM TEHDİTLERDEN KORUMAK MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Bakan Gürlek, toplumu tehdit eden unsurları bertaraf etmek için yoğun mesai verildiğini vurgulayarak, "Çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen bilcümle tüm tehditlerden korumak sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum. Metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır. Bu konuda siz de biliyorsunuz yakın zamanda Meclis’ten bir Aile Paketi geçti. Bu Aile Paketi'nde de sosyal medya ile ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12. Yargı Paketimizde sosyal medya ile ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz." diye konuştu. “CUMHURBAŞKANIMIZIN AÇIK VE NET TALİMATLARI DOĞRULTUSUNDA 81 İLDE TAM BİR SEFERBERLİK ANLAYIŞIYLA ADALET NOKTASINDA ATILMASI GEREKEN TÜM ADIMLARI ATACAĞIZ” Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedeflerini yürürken adalet sistemini daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak temel sorumluluklarında olduğunu söyledi. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletin değerlerinden, tarihinden ve inancından alınan güçle hareket ettiklerini ifade eden Bakan Gürlek, şöyle konuştu: “Bugün buraya Bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyor ve Edirne'mizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda Bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz.” dedi. Bakan Gürlek'i Edirne Valisi Yunus Sezer, Adalet Bakan Yardımcıları Abdullah Aydoğdu ve Sedat Ayyıldız, Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Cumhuriyet Başsaccısı Tuğan Sarıca, Edirne Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Uğur Bay, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüder, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu'nun yanı sıra il protokolü karşıladı. kaynak:Odatv https://www.odatv.com/guncel/adalet-bakanligi-duyurdu-faili-mechul-638-dosya-tekrar-incelenecek-hangi-ilde-kac-dosya-var-120144638?utm_source=chatgpt.com https://www.igfhaber.com/gundem/75-ilde-638-faili-mechul-dosya-inceleniyor-543635

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı! Haber

CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol gözaltına alındı!

İzmir merkezli “kooperatif” soruşturması kapsamında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un gözaltına alınmasına, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir sert tepki gösterdi. ANKARA (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla yürütülen kooperatif soruşturması kapsamında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Ankara’da gözaltına alındı. Soruşturma çerçevesinde daha önce aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 65 kişi hakkında dava açılmış, bazı isimler tutuklu yargılanmaya başlanmıştı. Yaşanan gelişmelerin ardından CHP Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla gözaltı kararına tepki gösterdi. CHP'li Emir, Ümit Erkol’un uzun süredir kamuoyunun gözü önünde görev yaptığını vurgulayarak, “Her gün gözler önünde olan, sabit ikamet sahibi il başkanımızı sabahın erken saatlerinde evine baskın düzenleyerek gözaltına almak, yürütülen soruşturmaya katkı sağlamayacaktır” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/muratemirchp/status/2042143041092243635 Erkol’un davet edilmesi halinde ifade vermekten kaçınmayacağını belirten Emir, gözaltı işlemini “basit bir güç gösterisi” olarak nitelendirdi. Emir ayrıca, hem Ümit Erkol’un hem de aynı soruşturma kapsamında tutuklu bulunan diğer isimlerin masumiyetine inandıklarını belirterek süreci yakından takip ettiklerini ifade etti. Soruşturma kapsamında gelişmelerin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.