Hava Durumu

#Finansman

giresunsonhaber - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi Haber

İkinci El Araç Pazarı Yılın İlk Yarısında Yüzde 1 Geriledi

İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 1 gerileyerek 4,3 milyon adet seviyesinde gerçekleşti. 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. İkinci el binek ve hafif ticari araç pazarı, 2026 yılının Ocak-Haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 1 gerileyerek 4.302.796 adet seviyesinde gerçekleşti. Türkiye'de ikinci el araç pazarına yenilikçi bir yaklaşım kazandıran 2PLAN'ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, yılın ilk altı aylık verilerini değerlendirerek; mevcut ekonomik koşullar, finansmana erişim zorlukları, stok seviyeleri ve sıfır araç kampanyalarının pazara olan etkilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “Mevcut dönemi dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacak” Yılın ilk yarısında yüksek faiz ortamının, taşıt kredilerine erişimdeki kısıtların ve sıfır araç tarafında markaların uyguladığı agresif kampanyaların ikinci el pazarını baskılayan temel unsurlar olduğunu belirten Orhan Ülgür, “Pazarda belirgin bir büyüme ve iyimserlikten söz etmek için henüz erken. Bununla birlikte, çok olumsuz bir tablo da söz konusu değil. Mevcut dönemi, talebin ve fiyat dinamiklerinin yeniden şekillendiği, daha dengeli ve temkinli bir süreç olarak ele almak daha doğru olacaktır.” dedi. “Stok yönetimi her zamankinden daha kritik hale geldi” İkinci el araç ticaretinde stok seviyelerinin yükseldiğine dikkati çeken Ülgür, özellikle ticari işletmeler açısından finansmana erişimin hâlâ zorlayıcı olmasının, stok yönetimini her zamankinden daha kritik hale getirdiğini vurguladı. İkinci el de fiyatların Ocak 2026 dönemine geri geldiğini aktaran Ülgür, “Sıfır araç tarafında devam eden kampanyalar ve finansman avantajlarının, özellikle 1-3 yaş aralığındaki ikinci el araçların fiyatlamasını ve takas değerlerini baskılamaya devam ediyor. Bu durum ikinci el pazarındaki fiyatlama dinamiklerini doğrudan etkiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Orhan Ülgür, alternatif finansman modellerine ilişkin ise “Tasarruf finansmanı gibi alternatif finansman modellerinin yaygınlaşması, tüketici tarafında yeni fırsatlar yaratsa da bunların pazar üzerindeki etkilerinin zamana yayılacağını değerlendiriyoruz.” diye konuştu. “2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında kapanacağını tahmin ediyoruz” Gelecek döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Ülgür, sözlerini şöyle tamamladı: "Yılın ikinci yarısında pazarın yönünü ağırlıklı olarak taşıt kredisi faizleri, krediye erişim kolaylığı, döviz kuru ve sıfır araç kampanyaları belirleyecek. Tüm bu gelişmeler ışığında, 2026 yılının 8,5-9 milyon adet bandında bir toplam hacimle kapanacağını tahmin ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İkinci el araç pazarı 5 ayda 3,5 milyona ulaştı Haber

İkinci el araç pazarı 5 ayda 3,5 milyona ulaştı

2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Yılın ilk beş aylık verilerine baktığımızda pazarın genel hacmini büyük oranda koruduğunu görmekteyiz. 3,5 milyon adedin üzerinde gerçekleşen satış rakamları, ikinci el otomobilin Türkiye'de hâlâ en ulaşılabilir mobilite seçeneği olmaya devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu. İSTANBUL (İGFA) - İkinci el binek ve hafif ticari araç piyasası, yılın ilk 5 aylık periyodunda geçtiğimiz yılın aynı dönemine nazaran yüzde 2,75 oranında gerileyerek 3.544.195 adet seviyesinde tamamlandı. Yılın ilk beş aylık performansı incelendiğinde pazarın genel hacmini büyük ölçüde muhafaza ettiği görüldü. 2026 yılı Mayıs ayı özelinde ise geçen yılın mayıs ayına kıyasla satışlar yüzde 22,26 azalarak 623.561 adet seviyesine geriledi. 2PLAN'ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, Mayıs ayı rakamlarını değerlendirerek pazarın güncel dinamiklerine dair kritik açıklamalarda bulundu. “Pazar rakamlarının ardındaki değişimi doğru analiz etmek gerekiyor” Mayıs ayında gözlenen daralmanın tek bir sebebe bağlanamayacağını ifade eden Orhan Ülgür, ekonomik şartların yanı sıra tüketici alışkanlıklarındaki değişimin de pazarı etkilediğini belirtti. Pazar verilerinin arkasındaki değişimin doğru okunması gerektiğinin altını çizen Ülgür, “Mayıs ayında pazarda yaşanan düşüşü sadece aylık satış adetleri üzerinden okumamak gerekir. Yüksek faiz oranları, kredi erişimindeki zorluklar, tüketicilerin harcamalarında daha seçici hale gelmesi ve sıfır araç pazarında süregelen kampanyalar ikinci eldeki hareketliliği etkileyen temel etkenler oldu. Buna ek olarak Kurban Bayramı öncesi yaşanan takvim etkisi de satış performansında belirleyici oldu. Ancak yılın ilk beş aylık sonuçlarına baktığımızda pazarın genel hacmini büyük oranda koruduğunu görüyoruz. 3,5 milyon adedin üzerinde gerçekleşen satışlar, ikinci el otomobilin Türkiye'de hâlâ en erişilebilir mobilite çözümü olmaya devam ettiğini açıkça kanıtlıyor.” ifadelerini kullandı. “Tüketici alışkanlıkları dönüşüyor” Son dönemde tüketici tercihlerinde ciddi bir değişim yaşandığına vurgu yapan Ülgür, özellikle ekonomik gerçeklerin satın alma davranışlarını yeniden şekillendirdiğine değinerek şunları kaydetti: “Günümüzde tüketiciler otomobil ihtiyacını tamamen ertelemek yerine bütçelerine uygun alternatifler üretmeye çalışıyor. Bu nedenle özellikle ileri yaş grubundaki araçlara olan talebin arttığını gözlemliyoruz. Türkiye'deki araç parkının yaşlanması da bu eğilimi destekleyen bir unsur. İkinci el araçlar geniş kitleler için ulaşılabilir mobilite ihtiyacını karşılamayı sürdürürken, tüketiciler satın alma kararlarında her zamankinden daha temkinli davranıyor. Öte yandan finansman tarafında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Geleneksel taşıt kredilerinin kullanım oranları geçmiş dönemlere nazaran oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Tüketiciler daha yüksek peşinat kullanıyor, alternatif finansman modellerine yöneliyor veya satın alma kararlarını bütçe planlamalarına göre revize ediyor. Bu durum, finansman çözümlerinin önümüzdeki süreçte sektör adına daha kritik bir konuma geleceğini gösteriyor.” “Artık sadece araç değil, güven satın alınıyor” İkinci el pazarındaki dönüşümün yalnızca satış rakamlarıyla sınırlı olmadığını belirten Ülgür, tüketici beklentilerinin de evrildiğini dile getirdi. Ülgür, “Geçmişte fiyat odaklı ilerleyen satın alma süreçleri bugün güven, şeffaflık ve satış sonrası hizmet detaylarıyla şekilleniyor. Özellikle ileri yaş grubundaki araçların payının arttığı bir konjonktürde ekspertiz süreçleri, araç geçmişi bilgileri ve kurumsal güvence mekanizmaları çok daha fazla önem kazanıyor. Tüketici artık sadece uygun fiyatlı bir araç aramıyor; aldığı aracın geçmişini bilmek, ekspertiz raporuna güvenmek ve ihtiyaç anında karşısında kurumsal bir muhatap bulmak istiyor. Bir başka ifadeyle tüketici artık sadece fiyatı değil, güveni satın alıyor.” dedi. “İkinci el pazarı yapısal dönüşüm sürecini sürdürüyor” İkinci el otomotiv sektörünün sadece hacimsel değil, yapısal bir değişim sürecinden geçtiğini ifade eden Ülgür, yılın ikinci yarısına dair beklentilerini şöyle aktardı: "İkinci el otomotiv sektörü bugün yalnızca satış adetleriyle değil; hizmet kalitesi, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve finansman çözümleri noktasında da önemli bir dönüşüm yaşıyor. Ekspertiz standartları, araç geçmişi verileri, dijital satış süreçleri ve satış sonrası hizmetler sektörün geleceğini belirleyen temel taşlar arasında yer alıyor. Yılın ikinci yarısında talebin yeniden dengelenmesini ve pazarın genel olarak istikrarlı görüntüsünü sürdürmesini öngörüyoruz. Özellikle güven, şeffaflık ve müşteri deneyimi sunabilen kurumsal oyuncuların önümüzdeki dönemde daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Fiyatlar tarafında ise enflasyona paralel, sınırlı ve kontrollü bir artış bekliyoruz. Mevcut fiyat seviyeleri, araç sahibi olmak isteyen tüketiciler için önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.” Tüm ihtiyaçlara yönelik çözümler 2PLAN’DA Müşterilerine takas desteği ve finansman çözümleri sunan 2PLAN, araç satışı sonrasında da servis hizmetleriyle müşterilerinin yanında olmaya devam ediyor. Ayrıca kalite ve müşteri memnuniyetini odak noktasına alan 2PLAN, Servis Plan iş birliğiyle hayata geçirilen ‘2PLAN Güvence’ ve ‘2PLAN Güvence Plus’ paketlerinin yanı sıra elektrikli araçlara özel ‘E-Plan’ paketiyle satış sonrası hizmet standartlarını yukarı taşıyor. 2PLAN’ın geniş ürün gamını incelemek ve yeniliklerden haberdar olmak isteyen müşteriler, 2PLAN Terminal İstanbul ve İzmir’i veya Türkiye'nin pek çok bölgesinde bulunan 2PLAN bayilerini de ziyaret edebiliyor. www.2plan.com.tr web adresi ile “@2plantr” Instagram hesabı başta olmak üzere sosyal medya kanalları üzerinden aradıkları araçlara kolayca ulaşabiliyorlar.

TOBB NEFES KREDİSİ 8 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR: Haber

TOBB NEFES KREDİSİ 8 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR:

TOBB NEFES KREDİSİ 8 HAZİRAN’DA BAŞLIYOR: KOBİLERE 3 MİLYON TL’YE KADAR FİNANSMAN TOBB Nefes Kredisi’nde yeni başvuru dönemi 8 Haziran 2026 Pazartesi günü başlayacak. TOBB’a bağlı oda ve borsa üyesi işletmelerin yararlanabileceği kredi paketinde firma başına üst limit 3 milyon TL olacak. Toplam büyüklüğü 100 milyar TL olarak planlanan programın ilk aşamasında 25 milyar TL’lik kaynak işletmelerin kullanımına sunulacak. KOBİLER İÇİN YENİ KREDİ PAKETİ Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Kredi Garanti Fonu iş birliğinde hazırlanan TOBB Nefes Kredisi, finansmana erişimde zorlanan işletmeler için yeniden devreye alınıyor. Program, özellikle nakit akışı baskısı yaşayan, işletme sermayesi ihtiyacı bulunan ve ticari faaliyetlerini sürdürmek isteyen KOBİ’lere destek sağlamayı hedefliyor. Krediye, TOBB’a bağlı oda ve borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. Başvuru süreci bankalar üzerinden yürütülecek. İşletmeler, programa dahil olan bankaların şubelerine giderek kredi talebinde bulunabilecek. FİRMA BAŞINA ÜST LİMİT 3 MİLYON TL Yeni dönemde her firma en fazla 3 milyon TL kredi kullanabilecek. Kredi paketinin toplam hacmi 100 milyar TL olarak planlandı. İlk aşamada ise 25 milyar TL’lik kaynak işletmelere kullandırılacak. Bu yapı, krediye ihtiyaç duyan işletmelere daha geniş bir finansman alanı açarken, özellikle yüksek maliyet, artan girdi giderleri ve daralan nakit döngüsü nedeniyle zorlanan KOBİ’ler açısından önemli bir destek başlığı oluşturacak. 6 AY ANAPARA ÖDEMESİZ DÖNEM TOBB Nefes Kredisi’nde geri ödeme planı, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil olmak üzere azami 48 ay vadeli olacak. İşletmeler ilk 6 ay boyunca kredi anaparasını ödemeyecek. Geri ödeme, anapara ödemesiz dönemin ardından belirlenen vade planına göre yapılacak. Bankaların uygulamasına göre ilk 6 aylık dönemde faiz, komisyon, KGF kefalet ücreti veya diğer masrafların nasıl tahsil edileceği başvuru sırasında netleşecek. Bu nedenle işletmelerin, kredi kullanmadan önce bankadan ayrıntılı ödeme planı alması gerekecek. FAİZ ORANI VADEYE GÖRE DEĞİŞECEK Kredide faiz oranı seçilen vadeye göre belirlenecek. 24 aya kadar vadeli kredilerde yüzde 36 faiz uygulanacak. 24 ayın üzerindeki vadelerde ise faiz oranı yüzde 34 olacak. Bu kapsamda 36 ay veya 48 ay vadeli kredi kullanacak işletmeler için oran yüzde 34 olarak uygulanacak. Kısa vadeli kullanımda ise yüzde 36 faiz devreye girecek. 48 AYLIK VADEDE ÖDEME NASIL İŞLEYECEK? Kredi 48 ay vadeli kullanıldığında ilk 6 ay anapara ödemesiz dönem olacak. Bu dönemin ardından kalan 42 ayda kredi borcu taksitler halinde geri ödenecek. Ödeme planı; kullanılan kredi tutarı, seçilen vade, faiz oranı, banka uygulaması, KGF kefalet yapısı, komisyon ve diğer masraflara göre kesinleşecek. Bu nedenle her işletmenin aylık taksit tutarı aynı olmayacak. Nihai ödeme tablosu, başvuru yapılan banka tarafından hazırlanacak. BAŞVURU YAPILABİLECEK BANKALAR TOBB Nefes Kredisi başvuruları şu bankaların şubeleri üzerinden yapılabilecek: Banka Akbank Denizbank QNB Bank T.C. Ziraat Bankası Türkiye Garanti Bankası Türkiye Halk Bankası Türkiye Vakıflar Bankası Yapı ve Kredi Bankası Ziraat Katılım Bankası İşletmeler, krediye başvurmadan önce TOBB’a bağlı oda veya borsa üyeliği durumunu kontrol edecek. Bankalar başvuruları kendi kredi değerlendirme süreçleri ve KGF kefalet koşulları çerçevesinde inceleyecek. KOBİLER İÇİN NAKİT AKIŞI DESTEĞİ TOBB Nefes Kredisi, özellikle işletme sermayesi ihtiyacı bulunan firmalar için öne çıkıyor. KOBİ’ler açısından en büyük sorun başlıklarından biri olan finansmana erişim, yüksek faiz ortamı ve teminat ihtiyacı nedeniyle daha kritik hale gelirken, bu paket oda ve borsa üyesi işletmelere yeni bir kaynak imkânı sunacak. 8 Haziran’da başlayacak başvuru süreciyle birlikte işletmeler, kredi limitleri ve geri ödeme koşulları için ilgili banka şubelerine başvurabilecek. İlk aşamada 25 milyar TL olarak kullandırılacak kaynak, programın devamında toplam 100 milyar TL’lik hacme ulaşacak şekilde planlandı.

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Kurban Bayramı yaklaşırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması için önemli bir çağrıda bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri'nde bir basın toplantısı gerçekleştiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, bayram dönemindeki hatalı kesim ve muhafaza işlemleri sebebiyle yüz binlerce derinin ziyan olduğunu ifade ederek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretilebilecek deri israf oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzme işlemleri ve tuzlama eksikliği nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba edildiğine dikkat çeken Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası imal edilebilirdi. Ayrıca jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşanıyor. Deri sektörü için ayrıca hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye dahil ediliyor. Bu yönüyle sektörümüz, güçlü bir döngüsel ekonomi örneği sergiliyor” dedi. Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemleri detaylandıran Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanması konusunda yerel yönetimler ve STK’lar aktif hale getirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara teslim etmesi zorunlu kılınmalı. Kesimi yapacak kasaplar için bilgilendirme notları hazırlanması büyük önem taşıyor. Deri yüzme teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve saklama koşullarında standart uygulamalar yaygınlaşmalı. Bu noktalara dikkat edildiğinde kurban derileri ekonomiye yeniden kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin, sektörün ihracat kapasitesini yükseltmek adına fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli şekilde geniş kapsamlı bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun süredir Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yürüttüğü Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firma ile katılım için hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla tamamlanmıştı. 2026 yılında ise Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılacak” şeklinde konuştu. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılının şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu düzenleneceğini, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini duyurdu. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden yapılan deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma arasından yalnızca 31 firma tarafından gerçekleştirildiğine değinen Gündoğdu, sektörün kalıcı büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılmasının şart olduğunu vurguladı. Bu hedef doğrultusunda saha çalışmalarına başladıklarını kaydeden Gündoğdu, öncelikle deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Gelecek dönemde tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği illerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları yapılacağını ifade eden Gündoğdu, firmalardan gelecek taleplerle şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme projelerinin ihracata ciddi katkı sunacağını belirtti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu dile getiren Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu olarak ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdam olanaklarını artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğine katkı sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini belirten Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci üretim imajına da önemli değer katacağını vurguladı. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon kaleminde birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına çıktığını ifade etti. Kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını kaydeden Gündoğdu, sektörün küresel rekabette var olabilmesi için finansman kanallarının açık kalmasının hayati olduğunu belirtti. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulamanın yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibarıyla Körfez bölgesi odaklı tedarik zincirindeki aksamalar ve artan küresel lojistik maliyetler sonucunda, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeliyle Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif olduğu bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin ihracat rekoruna dönüşmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının azaltılması gerektiğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi girdileri üzerindeki ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün dünya piyasalarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmek adına acilen yerli üretimi yetersiz olan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmesi, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla ulaşmasını sağlaması ve ihracatçıyı döviz kuru baskısından kurtaracak dinamik teşvikleri devreye alması gerekir. Maliyet yapısındaki bu kamu iyileştirmeleri hızla yapılmazsa, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını ve kilogram başı ihracat değerinde öncü olduklarını belirterek, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ayakkabı ihraç fiyatındaki bu seviyeyi, bölgenin kaliteli ve katma değerli üretim kapasitesinin bir kanıtı olarak gören Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle, rotamızı alım gücü yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek için İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda çeşitliliğe gitmek bir zorunluluktur. Bu coğrafyalardaki etkinliklere Ege'den aktif katılım sağlamayı hedefliyoruz. Prestijli fuarları takip ederek ve ticaret heyetleri düzenleyerek bağlarımızı güçlendirmeyi, lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin, dünyanın sürdürülebilirlik politikalarıyla kendi küresel geçiş süreçlerini karşılaştırarak gerçekçi adımlar atması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçıların küresel ticarette güçlü konumlanmaları için adil, şeffaf ve geleceğe karşı sorumlu iş modelleri geliştirmek adına tüm çalışmalarının merkezine sürdürülebilirliği koyduklarını aktardı. Derinin çevreyi kirlettiği yönündeki düşüncenin sektöre karşı bir önyargı olduğunu ifade eden Gürkan; “Bugün hem tüketiciler hem de büyük markalar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu talepleri karşılayıp yeni pazar fırsatları yaratmak için sürdürülebilir olmak zorundayız. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmamız var. Teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla yeşil dönüşümü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Yurt dışı fuarlarda sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu günümüzde, firmalarımızın kurumsal ve çevresel dönüşümü hızlandırması geleceğimize ışık tutacaktır. Bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımlar atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YATIRIM ÇAĞRISI Haber

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YATIRIM ÇAĞRISI

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YATIRIM ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen Müşterek Oda-Borsa toplantısında kentin ekonomik sorunları, organize sanayi bölgeleri, ulaşım yatırımları, finansmana erişim ve kentsel dönüşüm süreci ele alındı. İş dünyası, “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’da da uygulanması için çağrısını yineledi. Giresun iş dünyası, kentin ekonomik önceliklerini ve çözüm bekleyen başlıklarını Müşterek Oda-Borsa toplantısında değerlendirdi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Organize Sanayi Bölgeleri yatırımları, ulaşım projeleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, artan maliyet baskısı, vergi yapılandırması ihtiyacı ve kentsel dönüşüm süreci gündeme alındı. “YARISI BİZDEN” KAMPANYASI GİRESUN İÇİN GÜNDEME GELDİ Toplantının öne çıkan başlıklarından biri, kentsel dönüşüm kapsamında uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’da da hayata geçirilmesi oldu. Giresun iş dünyası temsilcileri, güvenli konut, planlı şehirleşme ve güçlü altyapı ihtiyacına dikkat çekerek, ekonomik koşullar nedeniyle vatandaşların ve esnafın dönüşüm maliyetini tek başına karşılamakta zorlandığını vurguladı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kentsel dönüşümün artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. Çakırmelikoğlu, daha önce farklı şehirlerde uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’da da uygulanmasını talep ettiklerini ifade etti. OSB YATIRIMLARI DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda Giresun’un üretim altyapısını güçlendirecek Organize Sanayi Bölgesi projeleri de ele alındı. Hasan Çakırmelikoğlu, Espiye-Tirebolu bölgesindeki 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de kurulan 4. Organize Sanayi Bölgesi ve Şebinkarahisar OSB’nin yatırım süreçleri hakkında bilgi verdi. OSB yatırımlarının üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından önem taşıdığı belirtilirken, sanayi altyapısının güçlendirilmesi için sürecin yakından takip edilmesi gerektiği ifade edildi. FINDIKTA KAHVERENGİ KOKARCA UYARISI Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, toplantıda fındık sektöründe yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Bölük, kahverengi kokarca tehdidine karşı üreticilerin bahçelerinde ilaçlama yapması gerektiğini belirterek, üreticilere duyarlılık çağrısında bulundu. Fındık üretiminde zararlı tehdidinin verim ve kalite açısından risk oluşturduğuna dikkat çekilen toplantıda, üreticilerin mücadele sürecini ihmal etmemesi gerektiği vurgulandı. FATOOĞLU: TÜM EKONOMİK ALANLARI HAREKETLENDİRİR Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Fatoğlu, “Yarısı Bizden” projesinin yalnızca inşaat sektörüne değil, Giresun ekonomisinin geneline katkı sağlayacağını belirtti. Fatoğlu, kampanyanın kentte uygulanabilmesi için ilgili kurumlar ve bakanlıklarla sürecin resmileştirilmesine yönelik görüşmeler yapılması gerektiğini ifade etti. FİNANSMAN VE MALİYET BASKISI MASADA Toplantıda işletmelerin finansmana erişimde yaşadığı sıkıntılar, artan maliyetler ve vergi yapılandırması ihtiyacı da gündeme geldi. Giresun iş dünyası temsilcileri, üretim, ticaret ve yatırım ortamının güçlenmesi için finansman kanallarının rahatlatılması, maliyet baskısının azaltılması ve işletmelere nefes aldıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Giresun’daki oda ve borsa temsilcileri, kentin ekonomik gelişimi için yatırım, altyapı, sanayi, ulaşım ve kentsel dönüşüm başlıklarında ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Haber

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ

TÜRKİYE TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Türkiye, tarım ve gıda sektöründe üretim, işleme, pazarlama ve istihdam zincirini güçlendirecek yeni finansman modelini devreye alıyor. Dünya Bankası kaynaklı proje kapsamında 10 yılda 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı; ilk 750 milyon dolar 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. TARIMDA YATIRIMLAR DA PLANLAMA KAPSAMINA ALINIYOR Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, tarımsal üretimin yalnızca tarlada değil, sanayi ve pazarlama aşamalarında da planlı biçimde değerlendirilmesini hedefliyor. Proje, çiftçilerin ürünlerini pazarlama sorunu yaşamadan doğru bölgelerde, uygun sanayi tesislerinde işlenebilecek bir yapıya kavuşturulmasını amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı’nda yaptığı açıklamada projenin bu yıl içinde başlatılacağını duyurdu. Yeni modelle tarım ve gıda alanında yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılacak. YATIRIM TUTARININ YÜZDE 80’İNE KADAR DESTEK Proje kapsamında yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi desteği sağlanacak. İşletmelere 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne bağlı olarak 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sunulacak. Finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ile makine-ekipman yatırımlarında kullanılacak. Böylece ürünün üretimden sonra işlenmesi, depolanması, paketlenmesi ve pazara ulaştırılması süreçlerinde yeni kapasite oluşturulması hedefleniyor. 2026’DA İLK 750 MİLYON DOLAR KULLANIMA AÇILACAK Proje için 10 yıllık dönemde 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı. Bu paketin ilk 750 milyon dolarlık bölümü 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde güçlük yaşayan birincil üretim yapan çiftçiler için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacak. Bu adımla 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar açılması ve 250 bin kişiye yeni istihdam sağlanması hedefleniyor. KIRSAL REFAH VE İSTİHDAM AYNI PAKETTE ELE ALINACAK Yeni proje, kırsal kalkınmayı yalnızca destek ödemesi veya hibe modeliyle sınırlamıyor. Tarımsal ürünün değer zinciri içinde sanayiye bağlanması, üreticinin pazara erişimi, kırsalda yeni iş alanlarının oluşturulması ve gençler ile kadınların üretimde daha güçlü yer alması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut Kırsal Kalkınma Yatırım Programı da hibe destekleri, tasarruflu sulama sistemleri, IPARD ve dezavantajlı alanlara yönelik destek başlıklarıyla kırsal kalkınma yapısının önemli parçaları arasında bulunuyor. Bakanlığın Kırsal Kalkınma Yatırım Programı sayfasında 2026 yılı destek programları ve güncel mevzuat başlıkları yayımlanıyor. GENÇLER, KADINLAR VE AİLE İŞLETMELERİNE ÖNCELİK 2026 yılı kırsal kalkınma desteklerinde gençler, kadınlar ve aile işletmeleri de ayrı bir öncelik başlığı olarak öne çıkıyor. Erdoğan, Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı’na ayrılan 10 milyar liralık bütçenin yüzde 20’sinin gençlere ve kadınlara, yüzde 30’unun aile işletmelerine tahsis edildiğini açıkladı. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile yüzde 70’i arasında hibe desteği sağlanacak. Bu destek başlığı, yeni dönüşüm projesiyle birlikte değerlendirildiğinde kırsalda üretici tabanını güçlendiren, tarımsal sanayi yatırımlarını artıran ve üreticiyle işleme tesisleri arasında daha güçlü bağ kuran bir finansman zemini oluşturuyor. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ VE ÜRETİM PLANLAMASI VURGUSU Tarım ve gıda sektöründeki yeni finansman adımı, gıda arz güvenliği ve üretim planlaması politikalarının devamı niteliğinde ele alınıyor. Erdoğan, tarımsal üretim planlamasında iki yılın geride kaldığını, yeni aşamada tarımsal yatırımların da planlama kapsamına alınacağını ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da aynı programda tarımın stratejik önemine dikkat çekerek savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizlerinin ülkeler için üretim kabiliyetini en büyük güçlerden biri haline getirdiğini vurguladı. ÜRETİMDEN PAZARA UZANAN YENİ MODEL Proje, çiftçinin ürettiği ürünün değer kaybetmeden sanayiye ve pazara ulaşmasını hedefleyen geniş kapsamlı bir dönüşüm modeli sunuyor. Tesis inşaatı, makine-ekipman yatırımı, kredi garanti sistemi, uzun vadeli finansman ve pazarlama kanalları aynı yapı içinde ele alınacak. Bu modelle tarımsal üretimin yalnızca miktar olarak değil, işleme kapasitesi, katma değer, istihdam ve kırsal gelir açısından da büyütülmesi amaçlanıyor. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, 2026 yılında başlayacak ilk finansman dilimiyle tarım ve gıda yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını açacak.

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Haber

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. SANAYİCİNİN FİNANSMAN YÜKÜ ARTIYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayi üretiminin sürdürülebilirliği için finansman yapısının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Sanayicinin yatırım, üretim, istihdam ve rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli kaynağa ihtiyaç duyduğunu belirten Çakırmelikoğlu, mevcut finansman sisteminin üretici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. “YENİ BİR FİNANSAL MEKANİZMAYA İHTİYAÇ VAR” Çakırmelikoğlu, finansal gücün üretim gücüne dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, sanayiciyi zor durumda bırakmayan yeni bir finansman modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Üreticinin finans sisteminde ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, finans kuruluşları ile sanayicileri karşı karşıya getirmeyen bir yapının kurulmasının önem taşıdığını dile getirdi. BANKA KREDİLERİNE BAĞIMLILIK ÜRETİCİYİ ZORLUYOR Türkiye’de üretici finansmanının büyük ölçüde bankacılık sistemi üzerinden karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu yapının sanayiciyi kırılgan hale getirdiğini kaydetti. Çakırmelikoğlu, gelişmiş ekonomilerde üreticilerin finansman ihtiyacının önemli bölümünü sermaye piyasalarından karşıladığını, Türkiye’de ise üreticilerin finansmana erişiminde bankacılık sisteminin ağırlıklı konumda bulunduğunu ifade etti. SERMAYE PİYASALARINA ERİŞİM GÜÇLENDİRİLMELİ Sanayinin daha güçlü bir üretim yapısına kavuşması için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, üreticinin sermaye piyasalarına daha etkin şekilde erişebilmesinin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu, kredi daralmalarının sanayici üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu vurgulayarak, üretimi destekleyen, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir finansman sisteminin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE Haber

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, ev kadınlarına emeklilik düzenlemesinin hayata geçirilmemesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a sordu. Kaya, 2023 seçimleri öncesinde verilen vaadin üzerinden 3 yıl geçtiğini belirterek düzenleme için somut takvim istedi. KAYA, BAKAN IŞIKHAN’A SORU ÖNERGESİ VERDİ CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, “ev kadınlarına emeklilik” vaadini TBMM gündemine taşıdı. Kaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, düzenlemenin neden Meclis gündemine getirilmediğini sordu. Kaya, 2023 seçimleri öncesinde “Aile Koruma Kalkanı Programı” kapsamında dile getirilen ev kadınlarına emeklilik vaadinin aradan geçen süreye rağmen belirsizlik içinde bırakıldığını belirtti. Kaya, “Vaadin üzerinden 3 yıl geçti, somut adım nerede?” sözleriyle Bakanlıktan açıklama istedi. PRİM DESTEĞİ VE BAŞVURU TAKVİMİ SORULDU Asu Kaya, ev kadınlarının prim ödemelerine devlet desteği sağlanmasını içeren düzenleme için başvuru takviminin açıklanmamasını gündeme getirdi. Kaya, seçim döneminde ifade edilen “primlerin üçte birini devlet karşılayacak” vaadinin uygulanmadığını belirterek bunun milyonlarca kadını etkilediğini söyledi. Kaya, ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekti. En düşük isteğe bağlı sigorta priminin 10 bin TL’yi aştığını belirten Kaya, prim yükünün ev kadınları açısından sosyal güvenceye erişimi zorlaştırdığını ifade etti. FİNANSMAN VE YARARLANMA ŞARTLARI AÇIKLANSIN TALEBİ Kaya, soru önergesinde düzenlemenin finansmanına ilişkin belirsizlikleri de gündeme aldı. Aile ve Gençlik Fonu’ndan ev kadınlarının sosyal güvenliği için ne kadar kaynak ayrıldığını soran Kaya, düzenlemeden yararlanma kriterlerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Kaya, yaş sınırı, çocuk sayısı ve evlilik süresi gibi şartların getirilip getirilmeyeceğini de Bakan Işıkhan’a yöneltti. Çocuk sayısına bağlı erken emeklilik modeli üzerinde çalışma yapılıp yapılmadığı da soru önergesinde yer aldı. BORÇLANMA, İHYA HAKKI VE ETKİ ANALİZİ GÜNDEMDE Asu Kaya, prim ödemekte zorlanan ev kadınları için geçmişe dönük borçlanma ya da ihya hakkı tanınıp tanınmayacağını sordu. Kaya, Bakanlığın düzenleme için etki analizi yapıp yapmadığını ve kaç kadının bu haktan yararlanmasının öngörüldüğünü de açıklamasını istedi. Ev kadınlarının sosyal güvenlik sistemi dışında kalması, kayıt dışı ev içi emeğin emeklilik hakkına dönüşmemesi ve prim yükünün artması tartışmayı büyütüyor. CHP, Bakanlığın düzenleme takvimini, finansman modelini ve yararlanma şartlarını kamuoyuna açıklamasını istiyor.

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ Haber

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ Giresun’da vergi tahsilat oranı 2025 yılı Haziran sonu itibarıyla yüzde 84,60’a çıktı. Vergi Haftası kapsamında Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Defterdar Hüsna Yıldız başkanlığındaki heyet ise tahsilat oranının yüzde 95 bandına ulaştığını açıkladı. Kentte 16 bin 128 esnaf ve 17 bin 859 işyeri bulunuyor. Giresun’da kamu maliyesi verileri tahsilat gücünün yükseldiğini gösterdi. Giresun Defterdarlığı’nın 30 Haziran 2025 tarihli özet tablolarında vergi gelirleri tahakkuku 4 milyar 165 milyon 728 bin lira, tahsilat ise 3 milyar 525 milyon 279 bin lira olarak yer aldı. Aynı tabloda tahsilat oranı yüzde 84,60 olarak kayda geçti. Kentte vergi idaresinin işlem hacmi de geniş bir tabana yayıldı. Defterdarlık kayıtlarında toplam mükellef sayısı 36 bin 239 oldu. Bu toplamın içinde 25 bin 466 gerçek usul gelir vergisi mükellefi, 8 bin 86 basit usul mükellefi ve 2 bin 687 kurumlar vergisi mükellefi yer aldı. 1 Ocak 2025’ten itibaren yapılan yaygın ve yoğun vergi denetimlerinde 3 bin 642 mükellef denetlendi, 875 cezalı tutanak düzenlendi ve 31 milyon 23 bin 276 lira ceza kayda geçti. Vergi Haftası’nda yapılan temaslarda iş dünyasının talepleri de masaya geldi. Giresun Defterdarı Hüsna Yıldız başkanlığındaki heyet, 26 Şubat 2026’da Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Görüşmede işletmelerin talep ve beklentileri ele alındı. Aynı ziyarette heyet, Giresun’da vergi tahsilat oranının yüzde 95’lere ulaştığını ifade etti. İş dünyası cephesinde ise destek ve esneklik talebi öne çıktı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, özel sektörün manevra alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Çakırmelikoğlu, vergi temelli destek ve teşviklerin güçlendirilmesini, bankaların kredi maliyetlerini gözden geçirmesini, KOBİ’lere yönelik kredi kısıtlamalarının yeniden değerlendirilmesini ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak kur adımlarının atılmasını istedi. Giresun ekonomisinin tabanı küçük işletme ağırlığını koruyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu verilerinde Giresun’da 16 bin 128 esnaf, 17 bin 859 işyeri, 455 bin 74 nüfus ve 32 oda bulunduğu yer aldı. Bu tablo, kentte vergi ve finansman başlığının doğrudan esnaf ve küçük işletmeler üzerinde hissedildiğini gösteriyor. Bu sürüm yayına daha güvenli metindir. Yalnızca açık kaynaklı resmî veri ve kurumsal açıklamalar kullanıldı; baskıyla tahsilat, haciz uygulaması ya da esnafın kapanma noktasına geldiği yönündeki ifadeler Giresun için doğrulanmış ayrı bir açıklama bulunmadığı için metne alınmadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.