Hava Durumu

#Finansman

giresunsonhaber - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ Haber

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ Giresun’da vergi tahsilat oranı 2025 yılı Haziran sonu itibarıyla yüzde 84,60’a çıktı. Vergi Haftası kapsamında Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Defterdar Hüsna Yıldız başkanlığındaki heyet ise tahsilat oranının yüzde 95 bandına ulaştığını açıkladı. Kentte 16 bin 128 esnaf ve 17 bin 859 işyeri bulunuyor. Giresun’da kamu maliyesi verileri tahsilat gücünün yükseldiğini gösterdi. Giresun Defterdarlığı’nın 30 Haziran 2025 tarihli özet tablolarında vergi gelirleri tahakkuku 4 milyar 165 milyon 728 bin lira, tahsilat ise 3 milyar 525 milyon 279 bin lira olarak yer aldı. Aynı tabloda tahsilat oranı yüzde 84,60 olarak kayda geçti. Kentte vergi idaresinin işlem hacmi de geniş bir tabana yayıldı. Defterdarlık kayıtlarında toplam mükellef sayısı 36 bin 239 oldu. Bu toplamın içinde 25 bin 466 gerçek usul gelir vergisi mükellefi, 8 bin 86 basit usul mükellefi ve 2 bin 687 kurumlar vergisi mükellefi yer aldı. 1 Ocak 2025’ten itibaren yapılan yaygın ve yoğun vergi denetimlerinde 3 bin 642 mükellef denetlendi, 875 cezalı tutanak düzenlendi ve 31 milyon 23 bin 276 lira ceza kayda geçti. Vergi Haftası’nda yapılan temaslarda iş dünyasının talepleri de masaya geldi. Giresun Defterdarı Hüsna Yıldız başkanlığındaki heyet, 26 Şubat 2026’da Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Görüşmede işletmelerin talep ve beklentileri ele alındı. Aynı ziyarette heyet, Giresun’da vergi tahsilat oranının yüzde 95’lere ulaştığını ifade etti. İş dünyası cephesinde ise destek ve esneklik talebi öne çıktı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, özel sektörün manevra alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Çakırmelikoğlu, vergi temelli destek ve teşviklerin güçlendirilmesini, bankaların kredi maliyetlerini gözden geçirmesini, KOBİ’lere yönelik kredi kısıtlamalarının yeniden değerlendirilmesini ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak kur adımlarının atılmasını istedi. Giresun ekonomisinin tabanı küçük işletme ağırlığını koruyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu verilerinde Giresun’da 16 bin 128 esnaf, 17 bin 859 işyeri, 455 bin 74 nüfus ve 32 oda bulunduğu yer aldı. Bu tablo, kentte vergi ve finansman başlığının doğrudan esnaf ve küçük işletmeler üzerinde hissedildiğini gösteriyor. Bu sürüm yayına daha güvenli metindir. Yalnızca açık kaynaklı resmî veri ve kurumsal açıklamalar kullanıldı; baskıyla tahsilat, haciz uygulaması ya da esnafın kapanma noktasına geldiği yönündeki ifadeler Giresun için doğrulanmış ayrı bir açıklama bulunmadığı için metne alınmadı.

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Haber

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, İran’daki savaş ve Orta Doğu’daki tırmanmanın yıl ortasına kadar sürmesi halinde yaklaşık 45 milyon kişinin daha akut gıda güvensizliğine itilebileceğini açıkladı. Böylece dünyada şiddetli açlıkla karşı karşıya kalan insan sayısının 363 milyona yükselerek son yılların en ağır tablosuna ulaşabileceği bildirildi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın 17 Mart 2026 tarihli analizine göre, çatışmanın yıl ortasına kadar sona ermemesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması halinde, hâlihazırda gıda güvensizliği yaşayan 318 milyon kişiye yaklaşık 45 milyon kişi daha eklenecek. WFP, bu tablonun 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında görülen 349 milyonluk düzeyi de aşabilecek yeni bir küresel gıda şokuna işaret ettiğini duyurdu. Kurumun değerlendirmesinde, krizin merkezinde yalnızca savaş alanı değil, enerji ve lojistik koridorları da yer aldı. WFP, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili deniz taşımacılığı durma noktasına gelirken, Kızıldeniz hattındaki risklerin de arttığını; bunun enerji, yakıt ve gübre maliyetlerini yukarı çekerek açlığı Orta Doğu’nun çok ötesine taşıdığını bildirdi. Kuruma göre özellikle gıda ve yakıt ithalatına bağımlı Afrika ve Asya ülkeleri en ağır darbeyi alma riskiyle karşı karşıya. WFP Genel Müdür Yardımcısı ve Baş Operasyon Sorumlusu Carl Skau da tabloyu “küresel şok dalgası” sözleriyle özetledi. Skau, çatışmanın sürmesi halinde zaten bir sonraki öğününü karşılamakta zorlanan ailelerin en sert darbeyi yiyeceğini vurgularken, insani yardım hatlarında da ciddi kırılma yaşandığını söyledi. Cenevre’de yapılan açıklamalara göre kurumun sevkiyat maliyetleri savaşın başlamasından bu yana yüzde 18 arttı; daha pahalı yakıt ve uzayan güzergâhlar nedeniyle yardım operasyonlarının maliyeti hızla yükseldi. WFP’nin bölgesel projeksiyonları da alarmın boyutunu ortaya koydu. Buna göre Batı ve Orta Afrika’da akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısında yüzde 21, Doğu ve Güney Afrika’da yüzde 17,7, Asya’da ise yüzde 24 artış bekleniyor. Kurum, Sudan’ın buğday ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle fiyat artışlarından doğrudan etkileneceğini, Somali’de ise bazı temel ürünlerin fiyatlarının savaşın başlamasından bu yana en az yüzde 20 yükseldiğini belirtti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü de ayrı değerlendirmesinde, savaşın küresel enerji, gübre ve tarım-gıda sistemleri üzerinde sert baskı oluşturduğunu bildirdi. FAO’nun Mart 2026 tarihli raporuna göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksama petrol, gaz ve gübre ticaretini doğrudan etkiliyor; artan enerji maliyetleriyle birlikte gübre arzındaki daralma, mahsul veriminde düşüş ve gıda fiyatlarında yeni dalgalanma riskini büyütüyor. Aynı raporda, kriz sürerse 2026’nın ilk yarısında küresel gübre fiyatlarının ortalama yüzde 15 ila 20 daha yüksek seyredebileceği uyarısı yapıldı. Reuters’ın 20 Mart tarihli analizinde de Körfez hattının küresel gübre tedarikindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Habere göre Hürmüz Boğazı, dünya çapında ticareti yapılan gübrenin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği ana koridorlardan biri. Bank of America verilerine dayandırılan değerlendirmede üre fiyatlarının şimdiden yüzde 30 ila 40 arttığı, savaşın birkaç hafta daha sürmesi halinde başta tahıllar olmak üzere temel emtia arzında daralma yaşanabileceği aktarıldı. FAO Başekonomisti Máximo Torero da bu durumun ekim dönemini, yem arzını ve dolayısıyla et-süt fiyatlarını etkileyeceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre en kırılgan halka, dışarıdan gıda, yakıt ve gübre alan düşük gelirli ülkeler olacak. Gelişmekte olan birçok ekonomide gıda ve yakıtın enflasyon sepetindeki payı yüzde 30 ile 50 arasında değişirken, bu oran gelişmiş ekonomilerde çok daha düşük seyrediyor. Bu nedenle enerji kaynaklı her yeni sarsıntı, ithalata bağımlı ülkelerde doğrudan mutfak enflasyonuna, ardından da daha derin bir yoksulluk ve açlık dalgasına dönüşme potansiyeli taşıyor. Birleşmiş Milletler cephesinden verilen ortak mesaj ise net: çatışma uzadıkça yalnızca cephe hattı değil, dünyanın en kırılgan sofraları da vuruluyor. WFP, yeterli finansman sağlanmaması halinde mevcut insani yardım kapasitesinin daha da daralacağını ve açlık riski altındaki ülkelerde tablonun felakete dönüşebileceğini bildirdi. Kaynaklar: BM Dünya Gıda Programı (WFP), BM Cenevre Ofisi, FAO, Reuters.

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI Haber

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Gümüşhane programında valilik, belediye ve il müdürlüğü ziyaretlerinin ardından sektör paydaşlarıyla toplantı yapıldı, iftar programında vatandaşlarla buluşuldu, günün son bölümünde ise üniversite öğrencileriyle bir araya gelindi. Programa TKDK Gümüşhane İrtibat Ofisi adına Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu da katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 13 Mart 2026 tarihli Gümüşhane programında kentin tarım, kırsal kalkınma ve sektör yapılanmasına ilişkin başlıkları yerinde değerlendirdi. Resmî kaynaklara göre program kapsamında önce Gümüşhane Valiliği ve Gümüşhane Belediyesi ziyaret edildi, ardından sektör temsilcileriyle toplantı gerçekleştirildi. Günün devamında iftar programı düzenlenirken, son durakta Gümüşhane Üniversitesi öğrencileriyle buluşma yapıldı. Programın en dikkat çekici ayağını sektör paydaşları toplantısı oluşturdu. Gümüşhane Valiliği’nin açıklamasına göre Yumaklı, Vali Cevdet Atay ve protokol üyeleriyle birlikte sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda üretimin artırılması, tarım ve orman alanındaki çalışmalar ile kırsal kalkınma başlıkları ele alındı. Yerel basına yansıyan açıklamalarda Bakan Yumaklı, son 23 yılda Gümüşhane’ye tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 62 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını söyledi. Bakanlık programı yalnızca kurum ziyaretleriyle sınırlı kalmadı. Gümüşhane’de düzenlenen toplu iftar programında vatandaşlarla aynı sofrada buluşulurken, Ramazan ayının birlik atmosferi de programın öne çıkan başlıklarından biri oldu. Ardından Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrencilerle yapılan buluşmada gençlerin görüşleri, beklentileri ve gelecek tasavvurları dinlendi. Üniversite paylaşımında, ziyaretin dayanışma ve kardeşlik vurgusuyla gerçekleştiği belirtildi. Programın TKDK boyutu da ayrıca dikkat çekti. TKDK Giresun İl Koordinatörlüğü paylaşımına göre, TKDK Gümüşhane İrtibat Ofisi’ni temsilen Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu da bakanlık programına katıldı. Bu ayrıntı, Gümüşhane’de yürütülen kırsal kalkınma gündeminin yalnızca genel tarım politikalarıyla değil, destek ve hibe mekanizmalarıyla da birlikte ele alındığını gösterdi. Son haftalarda TKDK hattında Gümüşhane için atılan adımlar da bu tabloyu güçlendiriyor. Şubat 2026’da yayımlanan haberlerde, IPARD III kapsamında Gümüşhane’de toplam 34 milyon liralık iki projeye yüksek oranlı hibe desteği verildiği duyuruldu. Ocak 2026’da ise Şiran Yerel Eylem Grubu Derneği ile yüzde 100 hibeli LEADER sözleşmesi imzalandığı açıklandı. Bu gelişmeler, Gümüşhane’de kırsal kalkınma başlığının saha ziyaretleriyle sınırlı olmadığını, finansman ve proje ayağında da somutlaştığını ortaya koydu. Gümüşhane programından çıkan ana mesaj net oldu: Tarım, kırsal kalkınma ve yerel üretim artık yalnızca klasik destek başlığı olarak değil, yatırım, gençlik, yerel iş birliği ve saha koordinasyonu ekseninde birlikte yürütülen bir politika alanı olarak ele alınıyor. Yumaklı’nın temasları, bu başlıkların Gümüşhane’de hem kamu kurumları hem sektör temsilcileri hem de gençlerle aynı gün içinde aynı gündem etrafında buluşturulduğunu gösterdi

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ Haber

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyasıyla bir araya geldi. Ziyarette ilin ekonomik potansiyeli, yatırım başlıkları, üretim kapasitesi ve kalkınma hedefleri masaya yatırılırken, görüşmenin merkezine kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi yerleşti. Giresun’da ekonomi gündemi bu kez Ticaret ve Sanayi Odası’nda kurulan masada konuşuldu. Giresun Valisi Mustafa Koç’un GTSO’ya gerçekleştirdiği ziyaret, yalnızca bir nezaket teması olarak değil; ilin üretim gücü, yatırım iklimi ve kalkınma rotasının yeniden değerlendirildiği önemli bir temas olarak öne çıktı. Resmi kayıtlara göre Vali Koç, iş dünyasının temsilcileriyle istişare zemininde buluşurken, Giresun’un ticari ve ekonomik potansiyelini ileri taşıyacak adımların ortak akıl çerçevesinde ele alınmasına vurgu yaptı. Vali Koç’u, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Şükrü Ataün, Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Görüşmede Oda yönetiminin, ilin mevcut ekonomik görünümüne, yatırım alanlarına ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler sunduğu bildirildi. Ziyaretin çerçevesi, sahadan gelen taleplerin doğrudan kamu yönetimine aktarılması bakımından dikkat çekti. Görüşmenin ana eksenini, Giresun’da üretimin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması, ihracat kapasitesinin büyütülmesi ve yatırım ortamının daha güçlü hale getirilmesi oluşturdu. Bu başlıklar, GTSO’nun son dönemde yaptığı açıklamalarla da örtüşüyor. Oda yönetimi daha önce de devam eden organize sanayi bölgesi yatırımları, finansman maliyetleri, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve sanayi altyapısının büyütülmesi gibi konuları ilin kalkınması açısından kritik başlıklar arasında göstermişti. Vali Mustafa Koç’un kamuoyuna yansıyan mesajında, “istişareye dayalı, karşılıklı güven ve ortak aklı önceleyen” bir anlayışla çalışmanın önemine işaret etmesi, bu ziyaretin yönünü de net biçimde ortaya koydu. Valilik açıklamasında, Giresun’un ekonomik potansiyelinin daha ileri taşınması için yapıcı her adımın uyum ve iş birliği içinde değerlendirilmesinin önemsendiği kayda geçti. Bu yaklaşım, il yönetimi ile iş dünyası arasında daha düzenli ve sonuç odaklı bir temas zemininin kurulacağına işaret ediyor. GTSO cephesinde son aylarda öne çıkan değerlendirmeler de bu temasın neden önemli olduğunu gösteriyor. Oda kayıtlarında; yeni organize sanayi bölgeleri, üretim alanlarının genişlemesi, sanayi yatırımlarının hızlanması ve orta-uzun vadeli istihdam hedefleri, Giresun ekonomisinin öncelikli gündemleri arasında sıralanıyor. Bu nedenle Vali Koç’un Oda yönetimiyle yaptığı görüşme, yalnızca mevcut tabloyu dinleme ziyareti değil; yatırım, üretim ve istihdam başlıklarında yeni bir eşgüdüm arayışının işareti olarak okunuyor. Giresun, ekonomik büyüme başlığında kamu ile özel sektörün daha yakın çalıştığı bir döneme girmek istiyor. İş dünyasının beklentilerinin doğrudan karar verici makamlara aktarılması ve buna karşılık kamu tarafının “koordinasyon” ve “iş birliği” vurgusunu yükseltmesi, ilin kalkınma gündeminde yeni bir temas hattı kurulduğunu gösteriyor. Ziyaret bu yönüyle, Giresun’da ekonomik başlıkların daha sık ve daha somut biçimde konuşulacağı bir dönemin habercisi niteliği taşıyor.

BULANCAK BELEDİYESİ ENERJİDE DÖNÜŞÜME GİRİYOR: Haber

BULANCAK BELEDİYESİ ENERJİDE DÖNÜŞÜME GİRİYOR:

BULANCAK BELEDİYESİ ENERJİDE DÖNÜŞÜME GİRİYOR: GES İLE ELEKTRİK ÜRETEN BELEDİYE OLACAK Şehit aileleri, gaziler, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında konuşan Necmi Sıbıç, Bulancak Belediyesinin enerji alanında yapısal bir dönüşüm sürecine girdiğini açıkladı. Başkan Sıbıç, belediyenin artık yalnızca elektrik tüketen değil, kendi elektriğini üreten ve üretim fazlasını satarak gelir elde eden bir yapıya kavuşacağını söyledi. DÜNYA BANKASI DESTEKLİ GES PROJESİ PAZARYERİ’NDE KURULACAK Başkan Sıbıç, projenin Dünya Bankası finansmanlı Türkiye Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (PUMREP) kapsamında yürütüldüğünü belirterek, Bilecik Pazaryeri ilçesinde kurulacak Güneş Enerjisi Santrali (GES) için tüm idari ve teknik süreçlerin tamamlandığını ifade etti. Projeye ilişkin olarak: Pazaryeri Belediyesi ile protokollerin imzalandığı, ÇED sürecinin olumlu sonuçlandığı, İller Bankası aracılığıyla yaklaşık 2 milyon Euro tutarında, 3 yıl geri ödemesiz kredi onayının alındığı açıklandı. “BU HEDEF HAYAL DEĞİL, YAKIN BİR GERÇEK” Projeye katkılarından dolayı iftar programına katılan Yaşar Tüzün’e teşekkür eden Başkan Sıbıç, kurulacak santral sayesinde Bulancak Belediyesinin tüm elektrik giderlerinin karşılanacağını, üretim fazlası enerjinin ise belediye bütçesine gelir olarak kazandırılacağını vurguladı. Sıbıç, yenilenebilir enerji alanındaki bu iş birliğinin yerel yönetimler arasında dayanışmaya örnek olacağını belirterek, Zekiye Tekin’e de sürece sağladığı katkılar nedeniyle teşekkür etti. Pazaryeri’nin Güneş Potansiyeli Uygun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası (GEPA) verilerine göre Pazaryeri ilçesi: Yıllık 1.450–1.550 kWh/m² güneşlenme potansiyeline, 2.600–2.700 saat/yıl güneşlenme süresine sahip. Bu değerler, Marmara Bölgesi ortalamasının üzerinde olup belediye ölçekli GES yatırımları için ekonomik ve teknik olarak yeterli kabul ediliyor. BENZER PROJELER TÜRKİYE GENELİNDE YAYGINLAŞIYOR PUMREP kapsamında ve belediye öz kaynaklarıyla Türkiye genelinde birçok yerel yönetim enerji üretimine yönelmiş durumda. Konya, İzmir, Gaziantep ve Eskişehir gibi büyükşehir ve ilçe belediyelerinde hayata geçirilen GES projeleriyle belediyelerin elektrik maliyetlerinde ciddi düşüşler sağlandığı biliniyor. BULANCAK İÇİN NE ANLAMA GELİYOR? Açık kaynaklardaki benzer PUMREP projeleri dikkate alındığında, Bulancak Belediyesi’nin yatırımının: Yaklaşık 1,5–2 MW kurulu güce, Yıllık 2,5–3 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine, Belediyeye yıllık milyonlarca liralık tasarruf ve ek gelir potansiyeline sahip olduğu değerlendiriliyor. Yetkililer, teknik kapasite ve üretim rakamlarının uygulama ve ihale süreci tamamlandığında kamuoyuyla paylaşılacağını belirtiyor. . . .Kaynaklar : Dünya Bankası – Turkey Municipal Renewable Energy Project (PUMREP) T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı – Güneş Enerjisi Potansiyel Atlası (GEPA) İller Bankası proje finansman duyuruları Belediyelerin kamuya açık faaliyet raporları

GTSO BAŞKANI ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN KREDİ KARTI LİMİT SINIRINA UYARI Haber

GTSO BAŞKANI ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN KREDİ KARTI LİMİT SINIRINA UYARI

GTSO BAŞKANI ÇAKIRMELİKOĞLU’NDAN KREDİ KARTI LİMİT SINIRINA UYARI Hasan Çakırmelikoğlu, kredi kartlarına yönelik limit sınırlandırma uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Çakırmelikoğlu, söz konusu uygulamanın mevcut haliyle işletmeleri sıkıntıya sokabileceğini belirterek, özellikle yerel işletmeler açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. “Alternatif finansman kanalları oluşturulmalı” Kredi kartı limitlerinin daraltılmasının, piyasada nakit akışını doğrudan etkileyeceğini ifade eden Çakırmelikoğlu, alternatif finansman kanalları oluşturulmadan hayata geçirilecek bir düzenlemenin ticaret hayatında daralmaya yol açabileceğini söyledi. Yerel ölçekte faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) kredi kartı üzerinden gerçekleşen satışlara önemli ölçüde bağımlı olduğuna işaret eden Çakırmelikoğlu, limit daralmasının tahsilat süreçlerinde aksamalara neden olabileceğini vurguladı. “Karar süreçlerinde iş dünyasının görüşü alınmalı” Ekonomik düzenlemelerin tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Çakırmelikoğlu, ticaret hayatının sürdürülebilirliği açısından karar alma süreçlerinde iş dünyasının görüşlerinin dikkate alınmasının önem taşıdığını belirtti. Piyasa dengelerini doğrudan etkileyen uygulamaların istişare kültürü çerçevesinde şekillendirilmesi gerektiğini ifade eden Çakırmelikoğlu, atılacak adımların hem finansal istikrarı hem de reel sektörün dinamizmini koruyacak şekilde planlanmasının gerekliliğine dikkat çekti.

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ Haber

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ

2,6 MİLYAR DOLAR KAZANDIRAN ÜRÜN SAHİPSİZ FINDIK TARIMI ALARM VERİYOR Türkiye’ye milyarlarca dolarlık döviz kazandıran, yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olan fındık tarımı, 2025 yılında da çözümsüzlük, belirsizlik ve sahipsizlikle anıldı. Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65’ini tek başına karşılayan Türkiye’de, üretici her geçen yıl biraz daha üretimden kopma noktasına sürükleniyor. Bu tabloya dikkat çeken Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2025 fındık sezonunu değerlendirerek, gelinen noktanın artık yalnızca ekonomik değil, yapısal bir kriz hâline dönüştüğünü vurguladı. Karan, 2026 yılının ise sorunların çözüme kavuştuğu ve üreticinin kazançlı çıktığı bir yıl olması temennisinde bulundu. 2025 yılında fındığın sahipsiz bırakıldığını ifade eden Karan, açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: “Dünyanın en kaliteli fındığı Türkiye’de, Türkiye’nin en kaliteli fındığı ise Giresun’da üretilmektedir. Fındık, 2024 yılında 2.6 milyar dolarlık ihracat geliriyle ülkemizin en yüksek gelir getiren tarım ürünü olmuştur. Ancak bu kadar özel ve değerli bir ürüne gerekli özen maalesef gösterilmemektedir. Fındık üretimi ve üreticisi 2025 yılında da sahipsiz kalmıştır. Özetle 2025 sezonu rekolte tartışmalarıyla başlamış, fiyat spekülasyonlarıyla sona ermiştir.” Stratejik Ürün, Plansız Yönetim Uzmanlara göre fındık; yalnızca bir tarım ürünü değil, kırsal istihdamdan ihracata, sanayiden gıda güvenliğine kadar birçok alanı doğrudan etkileyen stratejik bir ürün konumunda bulunuyor. Ancak plansız rekolte açıklamaları, geç ilan edilen alım fiyatları, yüksek girdi maliyetleri ve zayıflayan kooperatif yapısı, üreticiyi her yıl biraz daha savunmasız bırakıyor. Fındıkta yaşanan sorunların artık kronikleştiğine dikkat çeken Karan, 2026 yılına ilişkin beklentisini şu sözlerle dile getirdi: “2026 yılında inşallah ilimiz ve bölgemiz siyasetçileri fındıkta yaşanan ve artık kronikleşen sorunları gündemlerine alır ve çözüm yolları arar.” Üreticinin Önündeki 7 Temel Engel Başkan Karan, fındık tarımının sürdürülebilirliğini tehdit eden ve acil çözüm bekleyen sorunları şu başlıklar altında sıraladı: 1- Fiyat İstikrarsızlığı Serbest piyasadaki fiyat belirsizliği Tüccar–üretici arasındaki güç dengesizliği TMO’nun alım fiyatını geç ve yetersiz açıklaması 2- Girdi Maliyetlerinin Yüksekliği Gübre, mazot ve işçilik maliyetlerindeki artış Döviz kurunun üretim maliyetlerini doğrudan etkilemesi Küçük üreticinin kârlılığını tamamen yitirmesi 3- Düşük Verim ve Kalite Yaşlanan fındık bahçeleri Bilinçsiz bakım ve gübreleme Zararlılar ve hastalıklar (kahverengi kokarca, külleme) 4- İşçilik Sorunu Hasat döneminde işçi bulma zorluğu Yüksek yevmiyeler Mekanizasyon eksikliği 5- Pazarlama Sorunu Ürünün çoğunlukla yaş olarak satılması Katma değerli ürün üretiminin sınırlı olması Kooperatif yapılarının zayıflaması 6- Borçlanma ve Finansman Krediye bağımlı üretim modeli Hasat öncesi tüccara mecbur satış Artan faiz yükü 7- Arazi Yapısı Küçük ve parçalı bahçeler Ölçek ekonomisinin kurulamaması Modern tarım uygulamalarının hayata geçirilememesi Böyle Devam Edemez Fındık üreticisinin sorunlarının her yıl raporlandığını ancak çözüm üretilmediğini belirten sektör temsilcileri, mevcut tabloyla devam edilmesi hâlinde hem üretimde hem de ihracatta ciddi kayıpların kaçınılmaz olacağı uyarısında bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.