Hava Durumu

#Finansman

giresunsonhaber - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Kurban Bayramı yaklaşırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması için önemli bir çağrıda bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri'nde bir basın toplantısı gerçekleştiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, bayram dönemindeki hatalı kesim ve muhafaza işlemleri sebebiyle yüz binlerce derinin ziyan olduğunu ifade ederek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretilebilecek deri israf oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzme işlemleri ve tuzlama eksikliği nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba edildiğine dikkat çeken Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası imal edilebilirdi. Ayrıca jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşanıyor. Deri sektörü için ayrıca hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye dahil ediliyor. Bu yönüyle sektörümüz, güçlü bir döngüsel ekonomi örneği sergiliyor” dedi. Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemleri detaylandıran Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanması konusunda yerel yönetimler ve STK’lar aktif hale getirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara teslim etmesi zorunlu kılınmalı. Kesimi yapacak kasaplar için bilgilendirme notları hazırlanması büyük önem taşıyor. Deri yüzme teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve saklama koşullarında standart uygulamalar yaygınlaşmalı. Bu noktalara dikkat edildiğinde kurban derileri ekonomiye yeniden kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin, sektörün ihracat kapasitesini yükseltmek adına fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli şekilde geniş kapsamlı bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun süredir Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yürüttüğü Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firma ile katılım için hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla tamamlanmıştı. 2026 yılında ise Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılacak” şeklinde konuştu. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılının şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu düzenleneceğini, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini duyurdu. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden yapılan deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma arasından yalnızca 31 firma tarafından gerçekleştirildiğine değinen Gündoğdu, sektörün kalıcı büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılmasının şart olduğunu vurguladı. Bu hedef doğrultusunda saha çalışmalarına başladıklarını kaydeden Gündoğdu, öncelikle deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Gelecek dönemde tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği illerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları yapılacağını ifade eden Gündoğdu, firmalardan gelecek taleplerle şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme projelerinin ihracata ciddi katkı sunacağını belirtti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu dile getiren Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu olarak ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdam olanaklarını artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğine katkı sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini belirten Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci üretim imajına da önemli değer katacağını vurguladı. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon kaleminde birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına çıktığını ifade etti. Kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını kaydeden Gündoğdu, sektörün küresel rekabette var olabilmesi için finansman kanallarının açık kalmasının hayati olduğunu belirtti. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulamanın yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibarıyla Körfez bölgesi odaklı tedarik zincirindeki aksamalar ve artan küresel lojistik maliyetler sonucunda, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeliyle Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif olduğu bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin ihracat rekoruna dönüşmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının azaltılması gerektiğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi girdileri üzerindeki ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün dünya piyasalarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmek adına acilen yerli üretimi yetersiz olan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmesi, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla ulaşmasını sağlaması ve ihracatçıyı döviz kuru baskısından kurtaracak dinamik teşvikleri devreye alması gerekir. Maliyet yapısındaki bu kamu iyileştirmeleri hızla yapılmazsa, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını ve kilogram başı ihracat değerinde öncü olduklarını belirterek, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ayakkabı ihraç fiyatındaki bu seviyeyi, bölgenin kaliteli ve katma değerli üretim kapasitesinin bir kanıtı olarak gören Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle, rotamızı alım gücü yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek için İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda çeşitliliğe gitmek bir zorunluluktur. Bu coğrafyalardaki etkinliklere Ege'den aktif katılım sağlamayı hedefliyoruz. Prestijli fuarları takip ederek ve ticaret heyetleri düzenleyerek bağlarımızı güçlendirmeyi, lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin, dünyanın sürdürülebilirlik politikalarıyla kendi küresel geçiş süreçlerini karşılaştırarak gerçekçi adımlar atması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçıların küresel ticarette güçlü konumlanmaları için adil, şeffaf ve geleceğe karşı sorumlu iş modelleri geliştirmek adına tüm çalışmalarının merkezine sürdürülebilirliği koyduklarını aktardı. Derinin çevreyi kirlettiği yönündeki düşüncenin sektöre karşı bir önyargı olduğunu ifade eden Gürkan; “Bugün hem tüketiciler hem de büyük markalar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu talepleri karşılayıp yeni pazar fırsatları yaratmak için sürdürülebilir olmak zorundayız. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmamız var. Teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla yeşil dönüşümü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Yurt dışı fuarlarda sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu günümüzde, firmalarımızın kurumsal ve çevresel dönüşümü hızlandırması geleceğimize ışık tutacaktır. Bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımlar atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YATIRIM ÇAĞRISI Haber

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YATIRIM ÇAĞRISI

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YATIRIM ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen Müşterek Oda-Borsa toplantısında kentin ekonomik sorunları, organize sanayi bölgeleri, ulaşım yatırımları, finansmana erişim ve kentsel dönüşüm süreci ele alındı. İş dünyası, “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’da da uygulanması için çağrısını yineledi. Giresun iş dünyası, kentin ekonomik önceliklerini ve çözüm bekleyen başlıklarını Müşterek Oda-Borsa toplantısında değerlendirdi. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Organize Sanayi Bölgeleri yatırımları, ulaşım projeleri, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar, artan maliyet baskısı, vergi yapılandırması ihtiyacı ve kentsel dönüşüm süreci gündeme alındı. “YARISI BİZDEN” KAMPANYASI GİRESUN İÇİN GÜNDEME GELDİ Toplantının öne çıkan başlıklarından biri, kentsel dönüşüm kapsamında uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’da da hayata geçirilmesi oldu. Giresun iş dünyası temsilcileri, güvenli konut, planlı şehirleşme ve güçlü altyapı ihtiyacına dikkat çekerek, ekonomik koşullar nedeniyle vatandaşların ve esnafın dönüşüm maliyetini tek başına karşılamakta zorlandığını vurguladı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, kentsel dönüşümün artık tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirtti. Çakırmelikoğlu, daha önce farklı şehirlerde uygulanan “Yarısı Bizden” kampanyasının Giresun’da da uygulanmasını talep ettiklerini ifade etti. OSB YATIRIMLARI DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda Giresun’un üretim altyapısını güçlendirecek Organize Sanayi Bölgesi projeleri de ele alındı. Hasan Çakırmelikoğlu, Espiye-Tirebolu bölgesindeki 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de kurulan 4. Organize Sanayi Bölgesi ve Şebinkarahisar OSB’nin yatırım süreçleri hakkında bilgi verdi. OSB yatırımlarının üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından önem taşıdığı belirtilirken, sanayi altyapısının güçlendirilmesi için sürecin yakından takip edilmesi gerektiği ifade edildi. FINDIKTA KAHVERENGİ KOKARCA UYARISI Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, toplantıda fındık sektöründe yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Bölük, kahverengi kokarca tehdidine karşı üreticilerin bahçelerinde ilaçlama yapması gerektiğini belirterek, üreticilere duyarlılık çağrısında bulundu. Fındık üretiminde zararlı tehdidinin verim ve kalite açısından risk oluşturduğuna dikkat çekilen toplantıda, üreticilerin mücadele sürecini ihmal etmemesi gerektiği vurgulandı. FATOOĞLU: TÜM EKONOMİK ALANLARI HAREKETLENDİRİR Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Fatoğlu, “Yarısı Bizden” projesinin yalnızca inşaat sektörüne değil, Giresun ekonomisinin geneline katkı sağlayacağını belirtti. Fatoğlu, kampanyanın kentte uygulanabilmesi için ilgili kurumlar ve bakanlıklarla sürecin resmileştirilmesine yönelik görüşmeler yapılması gerektiğini ifade etti. FİNANSMAN VE MALİYET BASKISI MASADA Toplantıda işletmelerin finansmana erişimde yaşadığı sıkıntılar, artan maliyetler ve vergi yapılandırması ihtiyacı da gündeme geldi. Giresun iş dünyası temsilcileri, üretim, ticaret ve yatırım ortamının güçlenmesi için finansman kanallarının rahatlatılması, maliyet baskısının azaltılması ve işletmelere nefes aldıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Giresun’daki oda ve borsa temsilcileri, kentin ekonomik gelişimi için yatırım, altyapı, sanayi, ulaşım ve kentsel dönüşüm başlıklarında ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Haber

TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ

TÜRKİYE TARIM VE GIDA SEKTÖRÜNDE 5,3 MİLYAR DOLARLIK DÖNÜŞÜM HAMLESİ Türkiye, tarım ve gıda sektöründe üretim, işleme, pazarlama ve istihdam zincirini güçlendirecek yeni finansman modelini devreye alıyor. Dünya Bankası kaynaklı proje kapsamında 10 yılda 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı; ilk 750 milyon dolar 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. TARIMDA YATIRIMLAR DA PLANLAMA KAPSAMINA ALINIYOR Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, tarımsal üretimin yalnızca tarlada değil, sanayi ve pazarlama aşamalarında da planlı biçimde değerlendirilmesini hedefliyor. Proje, çiftçilerin ürünlerini pazarlama sorunu yaşamadan doğru bölgelerde, uygun sanayi tesislerinde işlenebilecek bir yapıya kavuşturulmasını amaçlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı’nda yaptığı açıklamada projenin bu yıl içinde başlatılacağını duyurdu. Yeni modelle tarım ve gıda alanında yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılacak. YATIRIM TUTARININ YÜZDE 80’İNE KADAR DESTEK Proje kapsamında yatırım tutarının yüzde 80’ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi desteği sağlanacak. İşletmelere 24 ay geri ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne bağlı olarak 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sunulacak. Finansman desteği tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ile makine-ekipman yatırımlarında kullanılacak. Böylece ürünün üretimden sonra işlenmesi, depolanması, paketlenmesi ve pazara ulaştırılması süreçlerinde yeni kapasite oluşturulması hedefleniyor. 2026’DA İLK 750 MİLYON DOLAR KULLANIMA AÇILACAK Proje için 10 yıllık dönemde 5,3 milyar dolarlık finansman paketi planlandı. Bu paketin ilk 750 milyon dolarlık bölümü 2026 yılında girişimcilerin kullanımına açılacak. Kredi Garanti Fonu’nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde güçlük yaşayan birincil üretim yapan çiftçiler için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturulacak. Bu adımla 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar açılması ve 250 bin kişiye yeni istihdam sağlanması hedefleniyor. KIRSAL REFAH VE İSTİHDAM AYNI PAKETTE ELE ALINACAK Yeni proje, kırsal kalkınmayı yalnızca destek ödemesi veya hibe modeliyle sınırlamıyor. Tarımsal ürünün değer zinciri içinde sanayiye bağlanması, üreticinin pazara erişimi, kırsalda yeni iş alanlarının oluşturulması ve gençler ile kadınların üretimde daha güçlü yer alması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut Kırsal Kalkınma Yatırım Programı da hibe destekleri, tasarruflu sulama sistemleri, IPARD ve dezavantajlı alanlara yönelik destek başlıklarıyla kırsal kalkınma yapısının önemli parçaları arasında bulunuyor. Bakanlığın Kırsal Kalkınma Yatırım Programı sayfasında 2026 yılı destek programları ve güncel mevzuat başlıkları yayımlanıyor. GENÇLER, KADINLAR VE AİLE İŞLETMELERİNE ÖNCELİK 2026 yılı kırsal kalkınma desteklerinde gençler, kadınlar ve aile işletmeleri de ayrı bir öncelik başlığı olarak öne çıkıyor. Erdoğan, Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı’na ayrılan 10 milyar liralık bütçenin yüzde 20’sinin gençlere ve kadınlara, yüzde 30’unun aile işletmelerine tahsis edildiğini açıkladı. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile yüzde 70’i arasında hibe desteği sağlanacak. Bu destek başlığı, yeni dönüşüm projesiyle birlikte değerlendirildiğinde kırsalda üretici tabanını güçlendiren, tarımsal sanayi yatırımlarını artıran ve üreticiyle işleme tesisleri arasında daha güçlü bağ kuran bir finansman zemini oluşturuyor. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ VE ÜRETİM PLANLAMASI VURGUSU Tarım ve gıda sektöründeki yeni finansman adımı, gıda arz güvenliği ve üretim planlaması politikalarının devamı niteliğinde ele alınıyor. Erdoğan, tarımsal üretim planlamasında iki yılın geride kaldığını, yeni aşamada tarımsal yatırımların da planlama kapsamına alınacağını ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da aynı programda tarımın stratejik önemine dikkat çekerek savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizlerinin ülkeler için üretim kabiliyetini en büyük güçlerden biri haline getirdiğini vurguladı. ÜRETİMDEN PAZARA UZANAN YENİ MODEL Proje, çiftçinin ürettiği ürünün değer kaybetmeden sanayiye ve pazara ulaşmasını hedefleyen geniş kapsamlı bir dönüşüm modeli sunuyor. Tesis inşaatı, makine-ekipman yatırımı, kredi garanti sistemi, uzun vadeli finansman ve pazarlama kanalları aynı yapı içinde ele alınacak. Bu modelle tarımsal üretimin yalnızca miktar olarak değil, işleme kapasitesi, katma değer, istihdam ve kırsal gelir açısından da büyütülmesi amaçlanıyor. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi, 2026 yılında başlayacak ilk finansman dilimiyle tarım ve gıda yatırımlarında yeni bir dönemin kapısını açacak.

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Haber

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI

SANAYİCİ İÇİN UCUZ VE UZUN VADELİ KREDİ ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. SANAYİCİNİN FİNANSMAN YÜKÜ ARTIYOR Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, sanayi üretiminin sürdürülebilirliği için finansman yapısının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. Sanayicinin yatırım, üretim, istihdam ve rekabet gücünü koruyabilmesi için uygun maliyetli kaynağa ihtiyaç duyduğunu belirten Çakırmelikoğlu, mevcut finansman sisteminin üretici üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. “YENİ BİR FİNANSAL MEKANİZMAYA İHTİYAÇ VAR” Çakırmelikoğlu, finansal gücün üretim gücüne dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, sanayiciyi zor durumda bırakmayan yeni bir finansman modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Üreticinin finans sisteminde ucuz ve uzun vadeli krediye her zaman ulaşabilmesi gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, finans kuruluşları ile sanayicileri karşı karşıya getirmeyen bir yapının kurulmasının önem taşıdığını dile getirdi. BANKA KREDİLERİNE BAĞIMLILIK ÜRETİCİYİ ZORLUYOR Türkiye’de üretici finansmanının büyük ölçüde bankacılık sistemi üzerinden karşılandığını belirten Çakırmelikoğlu, bu yapının sanayiciyi kırılgan hale getirdiğini kaydetti. Çakırmelikoğlu, gelişmiş ekonomilerde üreticilerin finansman ihtiyacının önemli bölümünü sermaye piyasalarından karşıladığını, Türkiye’de ise üreticilerin finansmana erişiminde bankacılık sisteminin ağırlıklı konumda bulunduğunu ifade etti. SERMAYE PİYASALARINA ERİŞİM GÜÇLENDİRİLMELİ Sanayinin daha güçlü bir üretim yapısına kavuşması için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi gerektiğini belirten Çakırmelikoğlu, üreticinin sermaye piyasalarına daha etkin şekilde erişebilmesinin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu, kredi daralmalarının sanayici üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu vurgulayarak, üretimi destekleyen, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir finansman sisteminin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi.

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE Haber

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE

EV KADINLARINA EMEKLİLİK VAADİ TBMM GÜNDEMİNDE CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, ev kadınlarına emeklilik düzenlemesinin hayata geçirilmemesini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a sordu. Kaya, 2023 seçimleri öncesinde verilen vaadin üzerinden 3 yıl geçtiğini belirterek düzenleme için somut takvim istedi. KAYA, BAKAN IŞIKHAN’A SORU ÖNERGESİ VERDİ CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, “ev kadınlarına emeklilik” vaadini TBMM gündemine taşıdı. Kaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, düzenlemenin neden Meclis gündemine getirilmediğini sordu. Kaya, 2023 seçimleri öncesinde “Aile Koruma Kalkanı Programı” kapsamında dile getirilen ev kadınlarına emeklilik vaadinin aradan geçen süreye rağmen belirsizlik içinde bırakıldığını belirtti. Kaya, “Vaadin üzerinden 3 yıl geçti, somut adım nerede?” sözleriyle Bakanlıktan açıklama istedi. PRİM DESTEĞİ VE BAŞVURU TAKVİMİ SORULDU Asu Kaya, ev kadınlarının prim ödemelerine devlet desteği sağlanmasını içeren düzenleme için başvuru takviminin açıklanmamasını gündeme getirdi. Kaya, seçim döneminde ifade edilen “primlerin üçte birini devlet karşılayacak” vaadinin uygulanmadığını belirterek bunun milyonlarca kadını etkilediğini söyledi. Kaya, ekonomik kriz ve yüksek enflasyonun kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çekti. En düşük isteğe bağlı sigorta priminin 10 bin TL’yi aştığını belirten Kaya, prim yükünün ev kadınları açısından sosyal güvenceye erişimi zorlaştırdığını ifade etti. FİNANSMAN VE YARARLANMA ŞARTLARI AÇIKLANSIN TALEBİ Kaya, soru önergesinde düzenlemenin finansmanına ilişkin belirsizlikleri de gündeme aldı. Aile ve Gençlik Fonu’ndan ev kadınlarının sosyal güvenliği için ne kadar kaynak ayrıldığını soran Kaya, düzenlemeden yararlanma kriterlerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. Kaya, yaş sınırı, çocuk sayısı ve evlilik süresi gibi şartların getirilip getirilmeyeceğini de Bakan Işıkhan’a yöneltti. Çocuk sayısına bağlı erken emeklilik modeli üzerinde çalışma yapılıp yapılmadığı da soru önergesinde yer aldı. BORÇLANMA, İHYA HAKKI VE ETKİ ANALİZİ GÜNDEMDE Asu Kaya, prim ödemekte zorlanan ev kadınları için geçmişe dönük borçlanma ya da ihya hakkı tanınıp tanınmayacağını sordu. Kaya, Bakanlığın düzenleme için etki analizi yapıp yapmadığını ve kaç kadının bu haktan yararlanmasının öngörüldüğünü de açıklamasını istedi. Ev kadınlarının sosyal güvenlik sistemi dışında kalması, kayıt dışı ev içi emeğin emeklilik hakkına dönüşmemesi ve prim yükünün artması tartışmayı büyütüyor. CHP, Bakanlığın düzenleme takvimini, finansman modelini ve yararlanma şartlarını kamuoyuna açıklamasını istiyor.

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ Haber

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ

GİRESUN’DA TAHSİLAT ARTTI, İŞ DÜNYASI DESTEK VE ESNEKLİK İSTEDİ Giresun’da vergi tahsilat oranı 2025 yılı Haziran sonu itibarıyla yüzde 84,60’a çıktı. Vergi Haftası kapsamında Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret eden Defterdar Hüsna Yıldız başkanlığındaki heyet ise tahsilat oranının yüzde 95 bandına ulaştığını açıkladı. Kentte 16 bin 128 esnaf ve 17 bin 859 işyeri bulunuyor. Giresun’da kamu maliyesi verileri tahsilat gücünün yükseldiğini gösterdi. Giresun Defterdarlığı’nın 30 Haziran 2025 tarihli özet tablolarında vergi gelirleri tahakkuku 4 milyar 165 milyon 728 bin lira, tahsilat ise 3 milyar 525 milyon 279 bin lira olarak yer aldı. Aynı tabloda tahsilat oranı yüzde 84,60 olarak kayda geçti. Kentte vergi idaresinin işlem hacmi de geniş bir tabana yayıldı. Defterdarlık kayıtlarında toplam mükellef sayısı 36 bin 239 oldu. Bu toplamın içinde 25 bin 466 gerçek usul gelir vergisi mükellefi, 8 bin 86 basit usul mükellefi ve 2 bin 687 kurumlar vergisi mükellefi yer aldı. 1 Ocak 2025’ten itibaren yapılan yaygın ve yoğun vergi denetimlerinde 3 bin 642 mükellef denetlendi, 875 cezalı tutanak düzenlendi ve 31 milyon 23 bin 276 lira ceza kayda geçti. Vergi Haftası’nda yapılan temaslarda iş dünyasının talepleri de masaya geldi. Giresun Defterdarı Hüsna Yıldız başkanlığındaki heyet, 26 Şubat 2026’da Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret etti. Görüşmede işletmelerin talep ve beklentileri ele alındı. Aynı ziyarette heyet, Giresun’da vergi tahsilat oranının yüzde 95’lere ulaştığını ifade etti. İş dünyası cephesinde ise destek ve esneklik talebi öne çıktı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, özel sektörün manevra alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi. Çakırmelikoğlu, vergi temelli destek ve teşviklerin güçlendirilmesini, bankaların kredi maliyetlerini gözden geçirmesini, KOBİ’lere yönelik kredi kısıtlamalarının yeniden değerlendirilmesini ve ihracatçının rekabet gücünü artıracak kur adımlarının atılmasını istedi. Giresun ekonomisinin tabanı küçük işletme ağırlığını koruyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu verilerinde Giresun’da 16 bin 128 esnaf, 17 bin 859 işyeri, 455 bin 74 nüfus ve 32 oda bulunduğu yer aldı. Bu tablo, kentte vergi ve finansman başlığının doğrudan esnaf ve küçük işletmeler üzerinde hissedildiğini gösteriyor. Bu sürüm yayına daha güvenli metindir. Yalnızca açık kaynaklı resmî veri ve kurumsal açıklamalar kullanıldı; baskıyla tahsilat, haciz uygulaması ya da esnafın kapanma noktasına geldiği yönündeki ifadeler Giresun için doğrulanmış ayrı bir açıklama bulunmadığı için metne alınmadı.

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Haber

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, İran’daki savaş ve Orta Doğu’daki tırmanmanın yıl ortasına kadar sürmesi halinde yaklaşık 45 milyon kişinin daha akut gıda güvensizliğine itilebileceğini açıkladı. Böylece dünyada şiddetli açlıkla karşı karşıya kalan insan sayısının 363 milyona yükselerek son yılların en ağır tablosuna ulaşabileceği bildirildi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın 17 Mart 2026 tarihli analizine göre, çatışmanın yıl ortasına kadar sona ermemesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması halinde, hâlihazırda gıda güvensizliği yaşayan 318 milyon kişiye yaklaşık 45 milyon kişi daha eklenecek. WFP, bu tablonun 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında görülen 349 milyonluk düzeyi de aşabilecek yeni bir küresel gıda şokuna işaret ettiğini duyurdu. Kurumun değerlendirmesinde, krizin merkezinde yalnızca savaş alanı değil, enerji ve lojistik koridorları da yer aldı. WFP, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili deniz taşımacılığı durma noktasına gelirken, Kızıldeniz hattındaki risklerin de arttığını; bunun enerji, yakıt ve gübre maliyetlerini yukarı çekerek açlığı Orta Doğu’nun çok ötesine taşıdığını bildirdi. Kuruma göre özellikle gıda ve yakıt ithalatına bağımlı Afrika ve Asya ülkeleri en ağır darbeyi alma riskiyle karşı karşıya. WFP Genel Müdür Yardımcısı ve Baş Operasyon Sorumlusu Carl Skau da tabloyu “küresel şok dalgası” sözleriyle özetledi. Skau, çatışmanın sürmesi halinde zaten bir sonraki öğününü karşılamakta zorlanan ailelerin en sert darbeyi yiyeceğini vurgularken, insani yardım hatlarında da ciddi kırılma yaşandığını söyledi. Cenevre’de yapılan açıklamalara göre kurumun sevkiyat maliyetleri savaşın başlamasından bu yana yüzde 18 arttı; daha pahalı yakıt ve uzayan güzergâhlar nedeniyle yardım operasyonlarının maliyeti hızla yükseldi. WFP’nin bölgesel projeksiyonları da alarmın boyutunu ortaya koydu. Buna göre Batı ve Orta Afrika’da akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısında yüzde 21, Doğu ve Güney Afrika’da yüzde 17,7, Asya’da ise yüzde 24 artış bekleniyor. Kurum, Sudan’ın buğday ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle fiyat artışlarından doğrudan etkileneceğini, Somali’de ise bazı temel ürünlerin fiyatlarının savaşın başlamasından bu yana en az yüzde 20 yükseldiğini belirtti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü de ayrı değerlendirmesinde, savaşın küresel enerji, gübre ve tarım-gıda sistemleri üzerinde sert baskı oluşturduğunu bildirdi. FAO’nun Mart 2026 tarihli raporuna göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksama petrol, gaz ve gübre ticaretini doğrudan etkiliyor; artan enerji maliyetleriyle birlikte gübre arzındaki daralma, mahsul veriminde düşüş ve gıda fiyatlarında yeni dalgalanma riskini büyütüyor. Aynı raporda, kriz sürerse 2026’nın ilk yarısında küresel gübre fiyatlarının ortalama yüzde 15 ila 20 daha yüksek seyredebileceği uyarısı yapıldı. Reuters’ın 20 Mart tarihli analizinde de Körfez hattının küresel gübre tedarikindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Habere göre Hürmüz Boğazı, dünya çapında ticareti yapılan gübrenin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği ana koridorlardan biri. Bank of America verilerine dayandırılan değerlendirmede üre fiyatlarının şimdiden yüzde 30 ila 40 arttığı, savaşın birkaç hafta daha sürmesi halinde başta tahıllar olmak üzere temel emtia arzında daralma yaşanabileceği aktarıldı. FAO Başekonomisti Máximo Torero da bu durumun ekim dönemini, yem arzını ve dolayısıyla et-süt fiyatlarını etkileyeceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre en kırılgan halka, dışarıdan gıda, yakıt ve gübre alan düşük gelirli ülkeler olacak. Gelişmekte olan birçok ekonomide gıda ve yakıtın enflasyon sepetindeki payı yüzde 30 ile 50 arasında değişirken, bu oran gelişmiş ekonomilerde çok daha düşük seyrediyor. Bu nedenle enerji kaynaklı her yeni sarsıntı, ithalata bağımlı ülkelerde doğrudan mutfak enflasyonuna, ardından da daha derin bir yoksulluk ve açlık dalgasına dönüşme potansiyeli taşıyor. Birleşmiş Milletler cephesinden verilen ortak mesaj ise net: çatışma uzadıkça yalnızca cephe hattı değil, dünyanın en kırılgan sofraları da vuruluyor. WFP, yeterli finansman sağlanmaması halinde mevcut insani yardım kapasitesinin daha da daralacağını ve açlık riski altındaki ülkelerde tablonun felakete dönüşebileceğini bildirdi. Kaynaklar: BM Dünya Gıda Programı (WFP), BM Cenevre Ofisi, FAO, Reuters.

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI Haber

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI

YUMAKLI GÜMÜŞHANE’DE TARIM VE KIRSAL KALKINMA DOSYASINI MASAYA YATIRDI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Gümüşhane programında valilik, belediye ve il müdürlüğü ziyaretlerinin ardından sektör paydaşlarıyla toplantı yapıldı, iftar programında vatandaşlarla buluşuldu, günün son bölümünde ise üniversite öğrencileriyle bir araya gelindi. Programa TKDK Gümüşhane İrtibat Ofisi adına Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu da katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 13 Mart 2026 tarihli Gümüşhane programında kentin tarım, kırsal kalkınma ve sektör yapılanmasına ilişkin başlıkları yerinde değerlendirdi. Resmî kaynaklara göre program kapsamında önce Gümüşhane Valiliği ve Gümüşhane Belediyesi ziyaret edildi, ardından sektör temsilcileriyle toplantı gerçekleştirildi. Günün devamında iftar programı düzenlenirken, son durakta Gümüşhane Üniversitesi öğrencileriyle buluşma yapıldı. Programın en dikkat çekici ayağını sektör paydaşları toplantısı oluşturdu. Gümüşhane Valiliği’nin açıklamasına göre Yumaklı, Vali Cevdet Atay ve protokol üyeleriyle birlikte sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda üretimin artırılması, tarım ve orman alanındaki çalışmalar ile kırsal kalkınma başlıkları ele alındı. Yerel basına yansıyan açıklamalarda Bakan Yumaklı, son 23 yılda Gümüşhane’ye tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 62 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını söyledi. Bakanlık programı yalnızca kurum ziyaretleriyle sınırlı kalmadı. Gümüşhane’de düzenlenen toplu iftar programında vatandaşlarla aynı sofrada buluşulurken, Ramazan ayının birlik atmosferi de programın öne çıkan başlıklarından biri oldu. Ardından Gümüşhane Üniversitesi’nde öğrencilerle yapılan buluşmada gençlerin görüşleri, beklentileri ve gelecek tasavvurları dinlendi. Üniversite paylaşımında, ziyaretin dayanışma ve kardeşlik vurgusuyla gerçekleştiği belirtildi. Programın TKDK boyutu da ayrıca dikkat çekti. TKDK Giresun İl Koordinatörlüğü paylaşımına göre, TKDK Gümüşhane İrtibat Ofisi’ni temsilen Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu da bakanlık programına katıldı. Bu ayrıntı, Gümüşhane’de yürütülen kırsal kalkınma gündeminin yalnızca genel tarım politikalarıyla değil, destek ve hibe mekanizmalarıyla da birlikte ele alındığını gösterdi. Son haftalarda TKDK hattında Gümüşhane için atılan adımlar da bu tabloyu güçlendiriyor. Şubat 2026’da yayımlanan haberlerde, IPARD III kapsamında Gümüşhane’de toplam 34 milyon liralık iki projeye yüksek oranlı hibe desteği verildiği duyuruldu. Ocak 2026’da ise Şiran Yerel Eylem Grubu Derneği ile yüzde 100 hibeli LEADER sözleşmesi imzalandığı açıklandı. Bu gelişmeler, Gümüşhane’de kırsal kalkınma başlığının saha ziyaretleriyle sınırlı olmadığını, finansman ve proje ayağında da somutlaştığını ortaya koydu. Gümüşhane programından çıkan ana mesaj net oldu: Tarım, kırsal kalkınma ve yerel üretim artık yalnızca klasik destek başlığı olarak değil, yatırım, gençlik, yerel iş birliği ve saha koordinasyonu ekseninde birlikte yürütülen bir politika alanı olarak ele alınıyor. Yumaklı’nın temasları, bu başlıkların Gümüşhane’de hem kamu kurumları hem sektör temsilcileri hem de gençlerle aynı gün içinde aynı gündem etrafında buluşturulduğunu gösterdi

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ Haber

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ

VALİ KOÇ’TAN GTSO’YA EKONOMİ MESAİSİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nda iş dünyasıyla bir araya geldi. Ziyarette ilin ekonomik potansiyeli, yatırım başlıkları, üretim kapasitesi ve kalkınma hedefleri masaya yatırılırken, görüşmenin merkezine kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi yerleşti. Giresun’da ekonomi gündemi bu kez Ticaret ve Sanayi Odası’nda kurulan masada konuşuldu. Giresun Valisi Mustafa Koç’un GTSO’ya gerçekleştirdiği ziyaret, yalnızca bir nezaket teması olarak değil; ilin üretim gücü, yatırım iklimi ve kalkınma rotasının yeniden değerlendirildiği önemli bir temas olarak öne çıktı. Resmi kayıtlara göre Vali Koç, iş dünyasının temsilcileriyle istişare zemininde buluşurken, Giresun’un ticari ve ekonomik potansiyelini ileri taşıyacak adımların ortak akıl çerçevesinde ele alınmasına vurgu yaptı. Vali Koç’u, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Şükrü Ataün, Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu ve yönetim kurulu üyeleri karşıladı. Görüşmede Oda yönetiminin, ilin mevcut ekonomik görünümüne, yatırım alanlarına ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler sunduğu bildirildi. Ziyaretin çerçevesi, sahadan gelen taleplerin doğrudan kamu yönetimine aktarılması bakımından dikkat çekti. Görüşmenin ana eksenini, Giresun’da üretimin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması, ihracat kapasitesinin büyütülmesi ve yatırım ortamının daha güçlü hale getirilmesi oluşturdu. Bu başlıklar, GTSO’nun son dönemde yaptığı açıklamalarla da örtüşüyor. Oda yönetimi daha önce de devam eden organize sanayi bölgesi yatırımları, finansman maliyetleri, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve sanayi altyapısının büyütülmesi gibi konuları ilin kalkınması açısından kritik başlıklar arasında göstermişti. Vali Mustafa Koç’un kamuoyuna yansıyan mesajında, “istişareye dayalı, karşılıklı güven ve ortak aklı önceleyen” bir anlayışla çalışmanın önemine işaret etmesi, bu ziyaretin yönünü de net biçimde ortaya koydu. Valilik açıklamasında, Giresun’un ekonomik potansiyelinin daha ileri taşınması için yapıcı her adımın uyum ve iş birliği içinde değerlendirilmesinin önemsendiği kayda geçti. Bu yaklaşım, il yönetimi ile iş dünyası arasında daha düzenli ve sonuç odaklı bir temas zemininin kurulacağına işaret ediyor. GTSO cephesinde son aylarda öne çıkan değerlendirmeler de bu temasın neden önemli olduğunu gösteriyor. Oda kayıtlarında; yeni organize sanayi bölgeleri, üretim alanlarının genişlemesi, sanayi yatırımlarının hızlanması ve orta-uzun vadeli istihdam hedefleri, Giresun ekonomisinin öncelikli gündemleri arasında sıralanıyor. Bu nedenle Vali Koç’un Oda yönetimiyle yaptığı görüşme, yalnızca mevcut tabloyu dinleme ziyareti değil; yatırım, üretim ve istihdam başlıklarında yeni bir eşgüdüm arayışının işareti olarak okunuyor. Giresun, ekonomik büyüme başlığında kamu ile özel sektörün daha yakın çalıştığı bir döneme girmek istiyor. İş dünyasının beklentilerinin doğrudan karar verici makamlara aktarılması ve buna karşılık kamu tarafının “koordinasyon” ve “iş birliği” vurgusunu yükseltmesi, ilin kalkınma gündeminde yeni bir temas hattı kurulduğunu gösteriyor. Ziyaret bu yönüyle, Giresun’da ekonomik başlıkların daha sık ve daha somut biçimde konuşulacağı bir dönemin habercisi niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.