Hava Durumu

#İhracat

giresunsonhaber - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu Haber

ASELSAN’ın İlk Dokuz Aylık Hasılatı 151,5 Milyar TL Oldu

ASELSAN, uzun dönemli hedeflerine ulaşmak amacıyla 2024 yılında uygulamaya başladığı aselsaneXt Programının olumlu çıktılarını elde etmeye 2026 yılının üçüncü çeyreğinde de devam etti. Şirketin 2026 yılının ilk dokuz ayında hasılatı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak %28 büyüyerek 151,5 milyar TL’ye ulaştı. Yılın ilk dokuz ayında elde edilen hasılatta Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp Sistemleri, Sualtı Sistemleri, Yapay Zekâ Destekli Kent Güvenliği Sistemleri, Güdümlü Mühimmat Sistemleri, Elektro-Optik ve Haberleşme teknolojileri belirleyici rol oynadı. Söz konusu büyümeyi ASELSAN’ın yüksek teknolojiye sahip ürünlerine yönelik artan talep destekledi. Şirketin bakiye siparişleri bir önceki çeyreğe göre 7,5 milyar dolar artarak 30,7 milyar dolara yükseldi. Yeni ihracat sözleşmeleri bu dönemde %34 artış ile 1,9 milyar dolar oldu. Yeni sözleşmelerde ve bakiye siparişlerde tarihi zirveler görüldü. Kişi Başı Hasılatta Dolar Bazında %4 Artış Güçlü büyümesini operasyonel mükemmellik, yüksek teknoloji ve kurumsal dönüşüm odağıyla destekleyen ASELSAN, verimlilik göstergelerinde de güçlü bir performans sergiledi. Şirketin FAVÖK marjı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 190 baz puan artarak %26,8 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde ASELSAN’ın FAVÖK tutarı da %38 artarak 40,6 milyar TL’ye ulaştı. Verimlilik artışı sağlayan uygulamaların kararlılıkla yürütülmesi, ürün portföyü içerisindeki kritik ve giriş bariyeri yüksek teknolojilere yönelik dönüşüm, ASELSAN’ın büyümesine ve operasyonel marjlarının korunmasına önemli katkı sağladı. Aynı dönemde ASELSAN’ın kişi başı hasılatında dolar bazında %4 oranında artış görüldü. Seri Üretim ve AR-GE’ye Yönelik Yatırımlarda İvme Artıyor Artan bakiye siparişlerle beraber yılın ilk dokuz ayında ASELSAN’a ilave üretim kabiliyeti ve ölçek kazandıracak yatırımlar kesintisiz bir şekilde devam etti. Oğulbey Teknoloji Üssü ve mevcut yerleşkelerde gerçekleştirilen yatırımlar bu dönemde %228 artarak 684 milyon dolar seviyesine yükseldi. Söz konusu yatırımlar ASELSAN’ın büyüyen sipariş hacmini karşılamasına ve sürdürülebilir büyümesine destek oluyor. 2025 yılında temeli atılan ve Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazı bu dönemde faaliyetlerine başladı. Benzer şekilde Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi birçok yeni yatırım bu dönemde devreye alındı. Hava, deniz ve kara savunma sistemlerinin üretiminde robotik ve otomasyon altyapısı önemli ölçüde güçlendirildi. Devreye alınan ve devam eden yatırımlar ile birlikte, ASELSAN'ın teslimat kapasitesi, hız ve kalite kabiliyeti artırıldı. Türkiye’de yürüttüğü Ar-Ge proje sayısında ve mühendis istihdamında lider olan ASELSAN’ın gerçekleştirdiği Ar-Ge harcamaları ilgili dönemde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %36 artarak 1,3 milyar dolar seviyesine yükseldi. Özellikle Uydu Teknolojileri, Kuantum Hesaplama Teknolojileri, Su Altı Teknolojileri, Yüksek Güçlü Mikrodalga Teknolojileri, Mikroelektronik Sistem Teknolojileri, Akıllı Mühimmat ve İtki Sistem Teknolojileri gibi giriş bariyeri yüksek alanlara yönelik yatırımlar hız kazandı. Söz konusu geleceğe yönelik devam eden yatırımlar ASELSAN’ın global savunma sanayii alanındaki görünümünü güçlendirmeye devam edecektir. Yatırım Döneminde Finansal Disiplin ASELSAN, hızlı bir şekilde büyüdüğü ve yatırım harcamalarını artırdığı bir dönemde, finansal sürdürülebilirliğini ve bilanço disiplinini korumayı da sürdürdü. Şirketin operasyonel nakit akışı 2026 yılının ilk 9 ayında 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ASELSAN’ın finansal borçlarının aktifleri içerisindeki payı %14 oldu. Etkin finans yönetimi ve geliştirilen yeni stratejiler ile ASELSAN’ın finansman giderleri bir önceki yılın aynı dönemine göre %10,3 azaldı. Özkaynak oranı %55 seviyesinde olan ASELSAN, bu alanda sektör ortalamalarının üzerindeki konumunu sürdürdü. ASELSAN’ın bilanço büyüklüğü 2025 yıl sonuna göre %15 arttı. Güçlü bilanço yönetimi, verimlilik artışı sağlayan uygulamalar ve sürdürülen finansal disiplin ile yılın ilk 9 ayında ASELSAN’ın özkaynak kârlılığı 400 baz puan artarak %16,6’ya yükseldi. Aktif kârlılığı ise %9’a yükselerek, sermaye ve varlık verimliliğinde önemli bir iyileşme kaydedildi. ASELSAN’ın FAVÖK marjında da bu dönem 190 baz puan iyileşme görülerek %26,8 seviyesine ulaşıldı. 2025 yıl sonuna göre Şirketin ticari alacakları %11 azaldı. Söz konusu alanlardaki iyileşmeler ASELSAN’ın güçlü bilanço yapısını destekledi. Seri üretime yönelik yüksek tutarlı yatırımların sürdüğü bir dönemde elde edilen güçlü finansal sonuçlar, ASELSAN’ın büyüyen ölçeğini, ihracat hedeflerini ve yüksek teknoloji yatırımlarını sağlıklı bir finansal yapı içinde yönetme kapasitesini destekliyor. ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Değerlendirdi: “Daha hızlı, daha çevik ve daha rekabetçi bir ASELSAN inşa ediyoruz” “2026, ASELSAN için yalnızca büyüdüğümüz değil, büyümenin ölçeğini değiştirdiğimiz bir yıl oluyor. aselsaneXt ile ortaya koyduğumuz dönüşüm; siparişlerimizden yatırımlarımıza, üretim kapasitemizden teknolojik derinliğimize kadar şirketimizin tamamında karşılık buluyor. Bugünün ihtiyaçlarını karşılamanın ötesine geçtik. Yarının taleplerine cevap verecek kapasiteyi, bugünden oluşturuyoruz. Daha hızlı, daha verimli ve küresel rekabette daha güçlü bir ASELSAN hedefiyle ilerliyoruz. İstikrarlı büyümenin yanı sıra büyüme hızımız da artıyor. Dolar bazında 3. Çeyrek büyüme rakamlarına baktığımızda, 2024’te %18, 2025’te %29 ve bu yıl %42 büyüdük. Büyümede ve birçok iş hacmi göstergesinde sektörümüzün global ortalamalarının çok çok üstünde performans gösteriyoruz. Nitekim Ağustos ayında açıklanan Defense News Top 100 listesinde üç basamak yükselerek 40’ıncı sıraya yerleştik. Forbes Global 2000 listesine giren ilk Türk savunma sanayi şirketi olduk. Benzer şekilde, global yatırım kuruluşlarının raporlarında da şirketimizin başarılarına dikkat çekiliyor. “Büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz” Hasılatımızı geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 28 artırarak 151,5 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı 190 baz puan iyileştirdik. Bu iyileşmede, Yapay Zekanın süreçlerimizde etkin kullanımı, dijital dönüşümün katkıları ve ürün portföyümüzde daha yüksek katma değerli ürünlerin payının artması etkili oldu. Ölçeğimiz büyürken operasyonel marjlarımızın gelişmesi bizim için özellikle kıymetli. Bu sonuçlar, daha fazla işi başarmanın yanında, yüksek katma değerli işleri daha verimli şekilde gerçekleştirdiğimizi de ortaya koyuyor. Biz büyümenin yalnızca hacmine değil, niteliğine de bakıyoruz. Daha büyük bir şirket olurken daha verimli bir yapıya ulaşmak, aselsaneXt ile hedeflediğimiz dönüşümün en önemli göstergelerinden biri. “Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz” Sipariş tarafında ASELSAN tarihinde yeni rekorlara imza attık. Bakiye siparişlerimiz tarihimizde ilk defa 30 milyar dolar seviyesini geçti. Yeni ihracat sözleşmelerimizi de yüzde 34 artışla 1,9 milyar dolara taşıdık. Alınan İş/Satışlar oranımızın 4,4’e yükselmesi, önümüzdeki yıllara uzanan iş hacmimizin önemli göstergelerinden biri. Bu oran bize yalnızca bugünkü talebin gücünü değil, önümüzdeki dönemin büyüme potansiyelini de gösteriyor. Satışlarımızın çok üzerinde yeni iş alıyor olmamız, önümüzde uzun ve güçlü bir iş yükü bulunduğuna işaret ediyor. Bundan sonraki temel sorumluluğumuz, bu portföyü zamanında teslimata, yeni kapasiteye ve teknolojik üstünlüğe dönüştürmek. “Oğulbey’de ilk üretim başladı” Kapasite artışı ve yüksek teknolojiye yönelik yatırımlarımızı yüzde 228 artırarak 684 milyon dolara çıkardık. Cumhuriyet tarihinin tek seferdeki en büyük savunma sanayii yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü’nün ilk fazını faaliyete aldık. Güdümlü Mühimmat Sistemleri Üretim Merkezi gibi yeni tesislerimizi devreye sokarken robotik ve otomasyon altyapımızı da geliştiriyoruz. Buradaki yaklaşımımız çok net: Siparişlerin, kapasitemizin önüne geçmesini beklemiyoruz. Talebin geleceği noktayı öngörerek altyapımızı bugünden hazırlıyoruz. Siparişi kapasiteye, kapasiteyi geleceğe dönüştürüyoruz. “Yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz” Uydu teknolojilerinden kuantum hesaplama teknolojilerine, su altı sistemlerinden yüksek güçlü mikrodalga ve mikroelektronik teknolojilerine kadar giriş bariyeri yüksek alanlara yatırım yapıyoruz. Antalya’da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresinde alçak yörünge uydu konseptimizi ilk defa tanıttık. Kuruluşundan bu yana TSK’nın karada, denizde ve havada haberleşmesini sağlayan ASELSAN, bundan sonra uydu haberleşme hizmetini de sağlayacak. ASTRALINK adını verdiğimiz projemiz uluslararası camianın da yoğun ilgisini çekti. Teknolojik bağımsızlığımızı güçlendirecek, ihracatta bizi daha yukarı taşıyacak ve yeni kabiliyet alanları açacak bu tür yeni teknoloji alanlarına odaklanmayı sürdüreceğiz. “Finansal istikrarımızı sürdürüyoruz” Yatırımlarımızı gerçekleştirirken finansal disiplinden taviz vermemek temel önceliklerimizden biri. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz yatırımın neredeyse iki katını bu yılın ilk üç çeyreğinde gerçekleştirmiş olduk. Yatırım temposunun bu ölçüde yükseldiği bir ortamda finansal istikrarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Finansal borçlarımızın aktifler içindeki oranını yüzde 14 seviyesinde tutarken finansman giderimizi yüzde 10,3 azalttık. Özkaynak karlılığımızı yüzde 16,6’ya, aktif karlılığımızı yüzde 9’a çıkardık. Biz kapasitemizi hızla artırırken finansal esnekliğimizi de koruyoruz. Bu denge, önümüzdeki dönemde yeni yatırım kararlarını daha sağlam bir zeminde almamıza imkân verecek. “Küresel ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz” Bugün ASELSAN’a ve geliştirdiğimiz sistemlere hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda giderek artan bir ilgi var. Bu ilgiyi stratejik bir gelişme olarak görüyoruz. Savunma bütçelerinin arttığı, ülkelerin tedarik güvenliğini ve teknolojik egemenliği daha fazla önemsediği bir dönemde ASELSAN’ın geniş ürün portföyü önemli bir avantaj sağlıyor. Kurumsal yönetim anlayışımız ve özveriyle çalışan nitelikli personellerimizle ASELSAN’ı bugünlere getirdik. Hedefimiz açık: ASELSAN’ı dünyanın önde gelen savunma teknolojisi şirketlerinden ve güçlü küresel teknoloji markalarından biri haline getirmek.” İmzalanan Sözleşmeler ve Bakiye Siparişler Global pazarlardaki etkinliğini önemli ölçüde artırarak uluslararası savunma ekosistemindeki konumunu her geçen gün güçlendiren ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında toplam 14 milyar dolar tutarında yeni sözleşme imzaladı. Söz konusu dönemde ulaşılan hacim ASELSAN tarihinde görülen en yüksek seviye olarak kaydedildi. Özellikle ilave Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Güdüm ve Yapay Zeka Destekli Kent Güvenliği sistemlerine yönelik önemli yeni siparişler alındı. ASELSAN’ın bakiye siparişleri de kesintisiz bir şekilde artmaya devam etti. ASELSAN’ın bakiye siparişleri yılın ilk 9 ayında 30,7 milyar dolar seviyesine yükseldi. 2025 sonunda ulaşılan 20 milyar dolar seviyesinin ardından ASELSAN tarihinde bakiye siparişlerde ilk defa 30 milyar dolar seviyesi görülmüş oldu. Alınan İş/Satışlar oranını bir önceki yılın aynı döneminde gerçekleşen 2,5 seviyesinin üzerine taşıyan ASELSAN, 2026 yılının ilk 9 ayında bu oranı 4,4’e yükselterek sektör ortalamaları üzerindeki seyrini korudu. Söz konusu alanlarda yakalanan büyümeler ASELSAN’ın ürün ve sistemlerine yönelik talebin istikrarlı şekilde arttığını ortaya koydu. İmzalanan Önemli Sözleşmeler 2026 Yılının 1. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Haberleşme Sistemlerinin ve İnsansız Deniz Araçlarına yönelik faydalı yüklerin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma ve Aviyonik Sistemlerin ihracatına yönelik sözleşmeYurt içi bir platform üreticisi ile yurt dışındaki kullanıcılara teslim edilmek üzere imzalanan Elektro-Optik Sistemlerin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Güdüm Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme, 2026 Yılının 2. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma, Radar, Elektronik Harp, Elektro-Optik, Aviyonik ve Haberleşme sistemlerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Radar, Hava Savunma, Elektro-Optik ve Haberleşme Sistemleri ile İHA ve İDA faydalı yüklerinin ihracatına ilişkin sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ilave üretimlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Kamu Güvenliği Haberleşme ile Uydu ve Uzay Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan yapay zekâ destekli Kent Güvenliği Yönetim Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. 2026 Yılının 3. Çeyreği Uluslararası müşteriler ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Elektronik Harp, Elektro-Optik, Arayıcı Başlık, Keşif ve Gözetleme, Haberleşme ve Silah Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Uluslararası müşteriler ile imzalanan Silah ve Elektronik Harp Sistemlerinin ihracatına yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,ROKETSAN ile imzalanan Hava Savunma Sistemlerinin alt bileşenlerine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Uzun Menzilli Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalanan Radar Sistemlerinin tedarikine yönelik sözleşme. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye ihracatta rekor kırdı... Dış ticaret açığı yüzde 25,8 geriledi Haber

Türkiye ihracatta rekor kırdı... Dış ticaret açığı yüzde 25,8 geriledi

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Eylül ayı dış ticaret verilerini açıkladı. Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,3 artarak 25 milyar 967 milyon dolara yükseldi. Böylece Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık ihracatına ve en yüksek eylül ayı ihracatına ulaşıldı. Dış ticaret açığı ise yüzde 25,8 geriledi. ANKARA (İGFA)- Türkiye’nin dış ticaretinde eylül ayında dikkat çeken bir artış yaşandı. Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, 2026 yılı eylül ayında mal ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,3 artışla 25 milyar 967 milyon dolar oldu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracattaki çift haneli artışla birlikte Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık ihracat seviyesine ulaşıldığını, eylül ayı ihracatında ise tüm zamanların rekorunun kırıldığını bildirdi. 9 AYLIK İHRACAT 210,9 MİLYAR DOLARI AŞTI Ocak-eylül döneminde Türkiye’nin mal ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artarak 210 milyar 952 milyon dolara yükseldi. Son 12 aylık ihracat da yüzde 5,2 artışla 283 milyar 706 milyon dolara ulaştı. Böylece yıllıklandırılmış ihracat, 2025 yılının eylül ayındaki 269,6 milyar dolar seviyesinden 14,1 milyar dolar yükseldi ve 2026 yılı Orta Vadeli Programı’nda öngörülen ihracat hedefi aşıldı. İTHALATTAKİ SINIRLI ARTIŞ DIŞ TİCARET AÇIĞINI DÜŞÜRDÜ Eylül ayında mal ithalatı, yıllık bazda yüzde 5,6 artarak 31 milyar 130 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracattaki güçlü artış ve ithalattaki daha sınırlı yükseliş sonucunda dış ticaret açığı yüzde 25,8 azalarak 5 milyar 163 milyon dolara geriledi. Eylül ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83,4 oldu. Ocak-Eylül döneminde ise ithalat yüzde 5,3 artışla 281 milyar 919 milyon dolara, dış ticaret açığı yüzde 5,7 artışla 70 milyar 967 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,8 olarak kaydedildi. Son 12 aylık dönemde dış ticaret açığı yüzde 7,3 artarak 95 milyar 976 milyon dolara ulaşırken ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7 oldu. Ticaret Bakanlığı, Orta Vadeli Program’ın 2027-2029 döneminde ihracatın küresel ticaretten aldığı payın artırılmasının hedeflendiğini bildirdi. Bu kapsamda yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürün ve hizmetlerin ihracattaki payının yükseltilmesi, düşük ve orta teknoloji yoğun sektörlerde dönüşümün desteklenmesi ve firmaların daha yüksek katma değerli üretime yönlendirilmesi planlanıyor.

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN ULAŞIM YATIRIMLARI İÇİN 2027 ÇAĞRISI Haber

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN ULAŞIM YATIRIMLARI İÇİN 2027 ÇAĞRISI

GİRESUN İŞ DÜNYASINDAN ULAŞIM YATIRIMLARI İÇİN 2027 ÇAĞRISI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, yıllardır gündemde olan ulaşım projelerinin 2027 Yılı Yatırım Programı'na alınmasını istedi. Çakırmelikoğlu, Güney Çevre Yolu başta olmak üzere ilçeleri birbirine bağlayan yollar için somut yatırım ve yapım takvimi açıklanması çağrısında bulundu. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 26 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, kentin ulaşım altyapısında uzun süredir beklenen projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Yaklaşık 20 yıldır gündemde bulunan yatırımların yalnızca planlama aşamasında kalmaması gerektiğini vurgulayan Çakırmelikoğlu, ödenek, ihale ve yapım takvimlerinin netleştirilmesini talep etti. GÜNEY ÇEVRE YOLUNUN İLK ETABI ÖNE ÇIKIYOR Çakırmelikoğlu, yaklaşık 49 kilometre olarak planlanan Giresun Güney Çevre Yolu'nun en azından 8 kilometrelik şehir geçişi bölümünün 2027 Yılı Yatırım Programı'na alınmasını istedi. Dereli–Şebinkarahisar Yolu ve Pınarlar Tüneli, Tirebolu–Torul yolu ile Yağlıdere–Kurtbeli yolu ve tünel projelerinin de öncelikli yatırımlar arasında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Dereli–Kotana arasındaki 7 kilometrelik bölümün ihale ve yapım sürecinin açıklığa kavuşturulmasını talep etti. SANAYİ VE İHRACAT İÇİN ULAŞIM VURGUSU Giresun'da planlanan üç yeni organize sanayi bölgesinin ulaşım ve lojistik altyapısına duyulan ihtiyacı artıracağını belirten Çakırmelikoğlu, yol yatırımlarının ham madde tedariki, ürün sevkiyatı ve ihracat maliyetleri açısından önem taşıdığını kaydetti. İş dünyasının beklentisinin, projelerin yatırım programında somut karşılık bulması ve uygulama takvimlerinin kamuoyuyla paylaşılması olduğunu bildirdi.

İtalya'ya yumurta, Irak'a kanatlı ürün Haber

İtalya'ya yumurta, Irak'a kanatlı ürün

Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk 9 ayında ihracatını yüzde 15 artırarak 1 milyar 509 milyon dolara taşıdı. Verilere göre, Rusya’ya su ürünleri, İtalya’ya yumurta, Irak’a kanatlı ürünleri ihraç edildi. İZMİR (İGFA) - Son çeyrek asırda ihracat performansıyla öne çıkan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, Ege Bölgesi’nin ihracatındaki ağırlığını artırıyor. Ağustos ayında son 12 aylık ihracatı ilk kez 2 milyar dolar barajını aşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, eylül ayında gerçekleştirdiği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesindeki 12 ihracatçı birliği arasında ilk kez ayın ihracat lideri oldu. Birlik, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artırarak 1 milyar 313 milyon dolardan 1 milyar 509 milyon dolara çıkardı ve yeni bir rekora imza attı. Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ilk kez en fazla ihracat gerçekleştiren birlik olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, sektörün 25 yıllık dönüşümüne dikkat çekti. Demir, “2001 yılında 50 milyon dolarlık ihracatla Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde son sırada yer alan su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz, bugün 2 milyar doların üzerinde ihracat hacmine ulaşan bir yapıya kavuştu. 2001 yılında Ege İhracatçı Birlikleri’nin toplam ihracatında yüzde 1,8 pay alıyorken günümüzde yüzde 15,3’e ulaştık. Bu başarı, üretim gücümüzün, ihracatçılarımızın girişimciliğinin ve uluslararası pazarlardaki rekabetçiliğimizin sonucu. Eylül ayında elde ettiğimiz liderlik önemli bir kilometre taşı. Ancak hedefimiz zirveye çıkmakla yetinmeyip zirveye demir atmak. Bu başarıya katkı sağlayan tüm ihracatçılarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” diye konuştu. İHRACATIN LOKOMOTİFİ SU ÜRÜNLERİ Su ürünleri sektörünün ihracatın lokomotifi olmayı sürdürdüğünü belirten Demir, 2026 yılının ocak-eylül döneminde su ürünleri ihracatının 1 milyar 222 milyon dolara ulaştığını söyledi. Su ürünlerinin Birliğin toplam ihracatındaki payının yüzde 81'e yükseldiğini kaydeden Demir, levrek, çipura ve Türk somonunun uluslararası pazarlardaki güçlü konumunun ihracat performansına önemli katkı sağladığını vurguladı. LEVREK İHRACATI 531 MİLYON DOLARA ULAŞTI Türkiye’nin levrek ve çipura üretimi ile ihracatında dünya birincisi konuma geldiğini belirten Demir, Egeli ihracatçıların bu iki üründe göz kamaştırıcı başarıya imza attıklarını ifade etti. Demir, “2026 yılının ocak-eylül döneminde levrek ihracatımız yüzde 25 artışla 424 milyon dolardan 531 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin toplam 596 milyon dolarlık levrek ihracatının yüzde 89’unu Egeli ihracatçılarımız gerçekleştirdi. Çipura ihracatımız da 390 milyon dolara ulaşırken Türkiye’nin toplam çipura ihracatının yüzde 86’sını karşıladık. Türk somonu ihracatımız ise yüzde 24 artışla 176 milyon dolardan 216 milyon dolara çıktı” dedi. Su ürünlerinin yanı sıra diğer ürün gruplarında da ihracat artışlarının yaşandığını belirten Demir, “Yumurta ihracatımız 2026 yılının ocak-eylül döneminde yüzde 79 artışla 71 milyon dolardan 128 milyon dolara yükseldi. Böylece yumurta, su ürünlerinin ardından en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün gruplarından biri oldu. Aynı dönemde kanatlı sektörümüz 93 milyon dolar, süt ürünleri sektörümüz 27 milyon dolar, bal sektörümüz 10,6 milyon dolar, diğer ürün gruplarımız ise 24 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Tüm ürün gruplarımızın katkısıyla ihracatımızı 2027 yılında 2,3 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz” diye konuştu. RUSYA’YA SU ÜRÜNLERİ, İTALYA’YA YUMURTA, IRAK’A KANATLI ÜRÜNLERİ İHRAÇ ETTİK Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin su ürünleri ihracatında ilk sırayı 182 milyon dolarla Rusya Federasyonu alırken, Yunanistan, İtalya’yı geçerek 179 milyon dolarla ikinci sıraya yerleşti. İtalya ise, 175 milyon dolarlık Türk balıkları talebiyle listedeki güçlü konumunu korudu. Yumurta ihracatında İtalya 26 milyon dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, Polonya’ya yumurta ihracatı yüzde 704’lük rekor artışla 2 milyon 2,7 milyon dolardan 22 milyon dolara fırladı ve zirve ortağı oldu. Yumurta ihracatında üçüncü büyük pazar Birleşik Arap Emirlikleri’ne 17,8 milyon dolarlık yumurta ihraç edildi. Kanatlı ürünleri ihracatında Irak 14,8 milyon dolarla listenin birinci sırasında yer alırken, süt ürünleri ihracatımızda 3,3 milyon dolarlık tutarla Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öne çıktı. Bal ihracatının zirvesinde 5,5 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı.

Akıncı’dan MGK Mühimmatı ile İlk Atışta Tam İsabet Haber

Akıncı’dan MGK Mühimmatı ile İlk Atışta Tam İsabet

Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Türkiye’nin taarruzi insansız hava aracı savaş uçağı AKINCI, test programı kapsamında MGK mühimmatı ile gerçekleştirdiği ilk atış testini tam isabet bularak başarıyla tamamladı. Baykar tarafından millî ve özgün olarak geliştirilen AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), yerli ve millî alt sistemler ile mühimmatların entegrasyonu sayesinde kabiliyetlerini geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda AKINCI, Aselsan tarafından milli imkânlarla geliştirilen Morfoz Güdüm Kiti (MGK) ile gerçekleştirilen atış testinde hedefini tam isabetle vurdu. İLK ATIŞTA HEDEFİNİ VURDU AKINCI, test faaliyeti kapsamında Tekirdağ’daki Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden Aselsan tarafından tamamen yerli bileşenlerle geliştirilen MGK ve Roketsan ile STM tarafından geliştirilen Alpagut mühimmatlarıyla havalandı. Saros Körfezi’nde gerçekleştirilen ilk atış testinde MGK ile belirlenen hedefi tam isabetle vuran AKINCI, atış testinin başarıyla tamamlanmasının ardından Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’ne geri döndü. MİLLİ MÜHİMMAT ÇEŞİTLİLİĞİ Bugüne kadar milli TİHA’nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-300 Süpersonik Füze, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat, SUNGUR Hava Savunma Füzesi ve en son MGK başarıyla entegre edildi. Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu milli mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen bir harekât ve taarruz kabiliyeti kazandı. İHRACAT ŞAMPİYONU Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Geride bıraktığımız 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2.2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi. Son yıllarda gelirlerinin %90’ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu. DÜNYANIN EN BÜYÜK İHA ŞİRKETİ BAYKAR 2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye’deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Savunma Sanayi Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023’te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye’yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı. Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplam 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

Ağustos'ta ihracat yüzde 8,1, ithalat yüzde 10,5 arttı... 8 ayda dış ticaret açığı büyüdü Haber

Ağustos'ta ihracat yüzde 8,1, ithalat yüzde 10,5 arttı... 8 ayda dış ticaret açığı büyüdü

TÜİK'in bugün açıkladığı Ağustos ayı Dış Ticaret İstatistikleri'ne göre genel ticaret sistemine göre dış ticaret açığı yüzde 22,3 artarak 5 milyar 239 milyon dolara yükseldi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı Ağustos ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolar, ithalat ise yüzde 10,5 artışla 28 milyar 706 milyon dolar oldu. OCAK-AĞUSTOS DÖNEMİNDE DIŞ TİCARET AÇIĞI BÜYÜDÜ Genel ticaret sistemine göre yılın ilk sekiz ayında ihracat yüzde 4 artarak 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat ise yüzde 5,3 artarak 250 milyar 790 milyon dolara yükseldi. Ağustos ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artarak 4 milyar 283 milyon dolardan 5 milyar 239 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,5’ten yüzde 81,7’ye geriledi. Ocak-ağustos döneminde ise dış ticaret açığı yüzde 9,3 artarak 65 milyar 793 milyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 74,7’den yüzde 73,8’e düştü. ENERJİ VE ALTIN HARİÇ VERİLER Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, ağustosta yüzde 2,7 artarak 20 milyar 831 milyon dolar olurken, ithalat yüzde 9,6 artışla 21 milyar 919 milyon dolara yükseldi. Bu kalemler hariç dış ticaret açığı 1 milyar 88 milyon dolar olarak kaydedildi. Aynı dönemde dış ticaret hacmi yüzde 6,1 artarak 42 milyar 749 milyon dolar oldu. İhracatta imalat sanayinin payı yüksek Ağustos ayında ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 93,6 olarak gerçekleşti. Tarım, ormancılık ve balıkçılığın payı yüzde 3,2, madencilik ve taşocakçılığının payı ise yüzde 2,3 oldu. Ocak-ağustos döneminde de imalat sanayinin ihracattaki payı yüzde 93,9 seviyesinde gerçekleşti. İTHALATTA ARA MALLARI İLK SIRADA Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ağustosta ithalat içinde ara mallarının payı yüzde 70,7, sermaye mallarının payı yüzde 13,5, tüketim mallarının payı ise yüzde 15,5 oldu. Ocak-ağustos döneminde de ara mallarının ithalattaki payı yüzde 71,1 olarak kaydedildi. İHRACATTA ALMANYA, İTHALATTA ÇİN İLK SIRADA Ağustosta en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. Almanya’ya ihracat 1 milyar 760 milyon dolar olurken, bu ülkeyi ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İsviçre izledi. İthalatta ise ilk sırayı Çin aldı. Çin’den yapılan ithalat 4 milyar 706 milyon dolar olurken, onu Almanya, Rusya Federasyonu, ABD ve İtalya takip etti. Özel ticaret sistemine göre ihracat, ağustosta yüzde 7,2 artarak 20 milyar 943 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8,1 artarak 26 milyar 654 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu sistemde dış ticaret açığı da yüzde 11,4 artışla 5 milyar 711 milyon dolara çıktı.

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Haber

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR”

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan gazeteci Murat Gürsoy’un hazırlayıp sunduğu “Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi” programına konuk oldu. Giresun Ticaret Borsası’nın 100. yılı dolayısıyla Borsa yerleşkesinde gerçekleştirilen programda Bölük; kurumun 100 yıllık geçmişinden lisanslı depoculuğa, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nden dijital tescile, kahverengi kokarcadan fındıkta verim ve üretim maliyetlerine, ihracattan dünya pazarındaki rekabete kadar çok sayıda başlıkta açıklamalarda bulundu. Bölük, yeni dönemde Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olduğunu da açıkladı. Gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtlayan Bölük, programın başında Giresun Ticaret Borsası’nın geçmişine ilişkin bilgi verdi. Borsanın 1 Ağustos 1926 tarihinde resmî olarak kurulduğunu ve ilk başkanının İsmail Aykutoğlu olduğunu belirten Bölük, bugüne kadar kurumda 28 başkanın görev yaptığını söyledi. Görev yapan yönetim ve meclis üyelerinin Borsanın bugün ulaştığı noktada emeği bulunduğunu ifade etti. “100 YILIN SONUNDA ÖRNEK BORSALARDAN BİRİ HALİNE GETİRDİK” Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın mevcut yerleşkesinin bulunduğu yaklaşık 40 dönümlük arazinin 2001 yılında satın alındığını, imar düzenlemesinin ardından yaklaşık 30 dönümlük alan üzerinde Avrupa Birliği projesi kapsamında lisanslı depo ve idari bina yatırımlarının gerçekleştirildiğini anlattı. Yerleşkenin 2017 yılında hizmete açıldığını belirten Bölük, lisanslı deponun da aynı tarihten itibaren faaliyet gösterdiğini söyledi. Borsanın geldiği noktaya ilişkin Bölük, “Amacımız Giresun Ticaret Borsası’nı 100 yılın sonunda Türkiye’deki örnek borsalardan biri haline getirmekti; getirdik, başardık. Bundan sonrası daha da ileri götürmek” ifadelerini kullandı. GATAM’DA RUHSAT SÜRECİ DEVAM EDİYOR Bölük, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nin oluşturulma sürecine ilişkin de bilgi verdi. Merkezin 2018 yılında başlayan çalışmaların ardından kurulduğunu, 2024 yılının mart ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Merkezin faaliyet gösterebilmesi için akreditasyon ve izin süreçlerinin bulunduğunu belirten Bölük, 2025 yılında akreditasyon sürecinin tamamlandığını, ardından Tarım ve Orman Bakanlığı nezdindeki işlemlerin başlatıldığını ifade etti. Çalışma ruhsatının alınmasına yönelik sürecin devam ettiğini söyleyen Bölük, izinlerin tamamlanmasının ardından merkezin bölgedeki gıda ürünlerine yönelik analiz gerçekleştiren bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Bölük, GATAM’ın cihaz ve ekipmanlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 2,5 milyon avro olduğunu söyledi. “ÜRETİCİYİ LİSANSLI DEPOYA ALIŞTIRAMADIK” Lisanslı depoculuk sistemini ayrıntılarıyla anlatan Bölük, Giresun’daki tesisin yaklaşık 15-16 bin tona kadar ürün kapasitesine ulaşabildiğini söyledi. Lisanslı deponun esas amacının üreticinin fındığını teslim ederek elektronik ürün senedi karşılığında depolaması veya daha sonra satışını gerçekleştirmesi olduğunu anlatan Bölük, spot borsa sistemiyle üreticinin ürününün analiz edilerek satışa çıkarılabileceğini de belirtti. Üreticilerin lisanslı depoculuğa yönelmesi amacıyla köylere, muhtarlıklara ve kahvehanelere kadar giderek sistemi anlattıklarını ifade eden Bölük, kira ve nakliye desteğinin yanı sıra ürün karşılığında finansmana erişim imkânları konusunda bilgilendirmeler yaptıklarını söyledi. Bölük buna rağmen, “Maalesef üreticiyi buraya alıştıramadık” dedi. Lisanslı depoya getirilecek ürünün belirli nem, kırık ve çürük oranları gibi standartları karşılaması gerektiğini belirten Bölük, üreticilerin daha kolay satış yöntemlerini tercih ettiğini söyledi. “LİSANSLI DEPOYU KAPATMAK İSTEMİYORUZ” Üreticinin yeterli miktarda ürün getirmemesi üzerine lisanslı deponun faaliyetini sürdürebilmesi için sanayi kuruluşları, fabrikacılar ve fındık ticareti yapan işletmelere de depolama imkânı sağladıklarını belirten Bölük, pandemi dönemi dışında tesisin kendi kendisini yönetebilen ve zarar etmeyen bir yapıya getirildiğini söyledi. Türkiye’de Giresun’dan önce Ünye ve Düzce’de lisanslı depoculuğun denendiğini ancak bu tesislerin kapandığını ifade eden Bölük, Giresun’daki tesisin kapanmasını istemediklerini belirtti. Bölük, “Şayet biz burayı atıl hale getirip kapatırsak kimse lisanslı depo yapmaz, kötü örnek olur” dedi. Gerektiğinde GİFLİDAŞ’ın zararının Borsa tarafından karşılandığını ifade eden Bölük, amaçlarının lisanslı depoculuğu ayakta tutmak ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. TESCİL İŞLEMLERİNDE DİJİTAL DÖNEM Giresun Ticaret Borsası’nın teknolojik dönüşüm çalışmalarına da değinen Bölük, Türkiye’de iki borsada uzaktan erişimle tescil işlemi yapıldığını, Giresun Ticaret Borsası’nın üçüncü olmak amacıyla yazılım geliştirdiğini anlattı. Bölük, üyelerin işyerlerinden tescil işlemlerini yapabilmelerinin hedeflendiğini belirterek, sistem sayesinde Eynesil, Görele ve Tirebolu gibi ilçelerden üyelerin tescil işlemi için Giresun merkeze gelmek zorunda kalmayacağını söyledi. “RANDIMANLI ALIŞVERİŞE DÖNDÜK” Fındık ticaretinde randıman sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bölük, geçmişte Giresun’da 50 randıman esasına göre yaygın bir ticaret yapılmadığını söyledi. Yaklaşık sekiz yıldır kabuklu kuruyemiş ticaretinin randımansız yapılmaması gerektiğini anlattıklarını belirten Bölük, Giresun dışındaki üretim bölgelerinde fındığın randıman üzerinden alınıp satıldığını ifade etti. Gelinen noktayı, “Allah’a şükür yüzde 80’ini başardık. Şimdi randımanlı alışverişe döndük. Giresun’u da artık fındık piyasasına entegre ettik” sözleriyle değerlendirdi. KOKARCA, KURUTMA VE FINDIK KABUĞU İÇİN AR-GE Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın üreticilere yönelik çalışmalarından da söz etti. Kahverengi kokarcanın bölgeye geleceğinin gündeme gelmesi üzerine 2018 yılında 100 adet feromon tuzağı satın alarak tarım teşkilatına verdiklerini söyledi. Fındığın kurutulmasına yönelik Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli seyyar kurutma sistemi üzerinde Ar-Ge çalışması yaptıklarını belirten Bölük, sistemin teknik sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Fındık kabuğundan aktif karbon elde edilmesi konusunda da araştırma yaptıklarını söyleyen Bölük, aktif karbon üretmeyi başardıklarını ancak maliyetin yüksek olması nedeniyle projeyi sürdüremediklerini anlattı. Fındığın yan ürünlerinden yakıt elde edilmesi dahil farklı çalışmalar üzerinde durduklarını belirten Bölük, “Biz bir tüccar kuruluşuyuz ama ürün yoksa tüccar da yok. Her şeyden önce ürün lazım. Biz ürünün peşindeyiz, üreticinin verimini artırma peşindeyiz” dedi. “KATMA DEĞERLİ ÜRÜN SATMA MECBURİYETİMİZ VAR” Giresun ekonomisi ve ihracata ilişkin soruları da yanıtlayan Bölük, kentin temel ihracat ürününün fındık olduğunu söyledi. Fındığı dünyanın çok sayıda ülkesine ulaştıran ihracatçıların sektör açısından önemine değinen Bölük, ürünün satılamadığı dönemlerde yaşanan sıkıntıların geçen sezon görüldüğünü ifade etti. Büyük firmaların yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmelerin de gelişmesi gerektiğini belirten Bölük, asıl hedefin fındığın daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmesi olduğunu söyledi. “Az olsun ama katma değerli ürün satalım” diyen Bölük, Avrupa ve ABD’deki market raflarında Türk markalarının daha fazla görülmesi gerektiğini belirtti. Bölük, “Biz hep dışarıya gittiğimizde fındığı bir İtalyan markasıyla, bir İsviçre markasıyla, bir Alman markasıyla tüketmek zorunda kalmayalım. Bu tüketimi Türk markalarıyla sağlayalım diye çabalıyoruz” dedi. “GİRESUN’DA KOKARCA İLE MÜCADELEYİ BAŞARAMADIK” Kahverengi kokarcanın 2026 ürünü üzerindeki etkisini de değerlendiren Bölük, özellikle düşük rakımlı bölgelerde ciddi zarar oluştuğunu söyledi. Bölük, “300 metrenin altında kokarcanın en az yüzde 50 zararı var ve çok ciddi ürün kaybımız var. Uğurlu fındık çok, çürük fındık fazla. Maalesef Giresun’da biz kahverengi kokarca ile ilgili mücadeleyi başaramadık” ifadelerini kullandı. Ordu’daki mücadele çalışmalarına dikkat çeken Bölük, Giresun’daki ilgili kurumların Ordu, Terme ve Çarşamba’da uygulanan yöntemleri incelemesi gerektiğini söyledi. “Onlar nasıl yaptıysa biz de yapacağız” diyen Bölük, il ve ilçe tarım müdürlükleriyle bu konuda çalışma yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Yapıştırılan metin GİRESUN VE ORDU İÇİN ÖZEL DESTEK ÖNERİSİ Giresun ve Ordu’daki fındık üretim koşullarının diğer üretim bölgelerinden farklı olduğunu belirten Bölük, özellikle eğimli arazi yapısının üretim ve toplama maliyetlerini yükselttiğini söyledi. Samsun, Düzce ve Sakarya gibi bölgelerde düz araziler ve makineli tarım imkânlarının üreticiye avantaj sağladığını ifade eden Bölük, Giresun ve Ordu’da ise düşük verim ve yüksek toplama maliyetinin üreticiyi zorladığını belirtti. Bu nedenle bölgeye özel bir destekleme modelinin değerlendirilebileceğini söyleyen Bölük, üretim maliyetiyle piyasa fiyatı arasındaki farkın belirli bir geçiş döneminde destekleme yoluyla karşılanabileceğini ifade etti. “ANA ÇÖZÜM 80 KİLOYU 160 KİLOYA ÇIKARMAK” Bölük, desteklemenin tek başına kalıcı çözüm olmadığını belirterek asıl çözümün verimlilikte olduğunu söyledi. “Ana çözüm, biz dönümdeki 80 kiloyu 160 kiloya çıkarmak zorundayız” diyen Bölük, Giresun’da yaklaşık 121 bin hektar fındık alanı bulunduğunu ve ortalama 80-100 bin ton arasında üretim gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölük, “Oysa 120-121 bin hektarda minimum 180-200 bin ton arasında fındık üretmemiz gerekir” dedi. Yapıştırılan metin Arazi parçalanmasının önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Bölük, 5-10 dönümlük küçük arazilerin bulunduğunu, üreticilerin önemli bölümünün gurbette veya şehir merkezlerinde yaşadığını söyledi. Fındıktan doğrudan geçimini sağlayan üretici oranının azaldığını savunan Bölük, birçok kişinin fındığı ek gelir olarak değerlendirdiğini belirterek mevcut üretim yapısının verimlilik sorununu büyüttüğünü ifade etti. “ÜRETİCİ BU FİYATLARLA PARA KAZANAMAZ” Fındık fiyatlarını da değerlendiren Bölük, üreticinin mevcut koşullardaki sıkıntısına dikkat çekti. “Üretici yüzde 100 haklı. Bu fiyatlarla para kazanamaz. Zarar eder” diyen Bölük, fiyatların oluşmasına yol açan nedenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini gerçekleştirdiğini belirten Bölük, bugün bu oranın kendi değerlendirmesine göre yüzde 50 seviyelerine gerilediğini ifade etti. Türkiye dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasının uluslararası alıcılar açısından alternatif oluşturduğunu belirten Bölük, diğer ülkelerde üretim maliyetlerinin daha düşük olduğunu ve alıcıların öncelikle daha düşük fiyatlı pazarlara yöneldiğini söyledi. Programın gerçekleştirildiği dönemde sezonun ilk üç haftalık ihracatının yaklaşık 10 bin ton olduğunu belirten Bölük, “Bu ihracat rakamıyla fındık satılmıyor demektir. Biz fındığın fiyatından yurt içinde rahatsızız, şikâyetçiyiz. Bu üreticiyi memnun etmiyor ama biz bu fındığı bile satamıyoruz” dedi. Yapıştırılan metin “TÜRKİYE ARTIK FINDIĞIN ESKİSİ GİBİ SAHİBİ DEĞİL” Bölük, önümüzdeki yıllarda fındıkta uluslararası rekabetin daha da artacağı görüşünü dile getirdi. Şili’deki üretim alanlarının genişletilmesine yönelik projeksiyonlara değinen Bölük, ülkedeki dikili alanın 2034 yılında 100 bin hektara çıkarılmasının planlandığını söyledi. Şili’nin yanı sıra Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de fındık üretiminin yaygınlaştığını belirten Bölük, “Dünya fındık üretme yarışında” ifadelerini kullandı. Bölük, Türkiye’nin dünya pazarındaki konumunu ise şu sözlerle değerlendirdi: “Bizim anlamamız gereken artık dünyada Türkiye fındığın eskisi gibi sahibi değil. Artık Türkiye’nin rakibi var. Dünyada rakibi var. Rakip ülkeler var ve hâlâ dikmeye devam ediyorlar.” Bölük sözlerini, “Biz eskiden fındığın patronuyduk. Biz ne dersek o oluyordu. Ama şimdi patron biz değiliz. Artık pazarda rakibimiz var” ifadeleriyle sürdürdü. REKABET İNCELEMESİ: “DENETİMDEN RAHATSIZ DEĞİLİZ” Programda fındık piyasasına ilişkin gerçekleştirilen kamu denetimleri ve incelemeler de gündeme geldi. Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın denetlenmesinin olağan olduğunu belirterek, “Biz denetimden rahatsız değiliz. Burası bir devlet. Devletler denetler. Denetlenmemek yanlış zaten” dedi. Ticaret borsaları ve ticaret-sanayi odalarının Ticaret Bakanlığı’nın denetimindeki kuruluşlar olduğunu belirten Bölük, Borsanın daha önce de müfettiş denetiminden geçtiğini söyledi. Son incelemenin ise şirketlerin fındık fiyatları konusunda ortak hareket edip etmediğinin araştırılmasına yönelik olduğunu ifade etti. “FINDIK PİYASASINDA REKABET AŞIRI” Bölük, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 700 bin tonluk fındık kırma kapasitesi bulunduğunu, buna karşılık ürün miktarının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğunu söyledi. İhracatçıların işleme kapasitesinin de mevcut ürün miktarının üzerinde olduğunu belirten Bölük, firmaların kapasitelerini kullanabilmek amacıyla ürün alımında rekabet ettiğini ifade etti. “Fındık piyasası dünyanın en acımasız rekabetinin olduğu bir piyasadır” diyen Bölük, yalnız Türkiye içindeki firmalar arasında değil, uluslararası pazarda da ciddi bir rekabet bulunduğunu söyledi. “FİYATI ARZ VE TALEP DENGELER” Fındık fiyatlarının düşük oluşmasının tacirler, ihracatçılar, tüccarlar, manavlar veya fabrikacılardan kaynaklandığı görüşüne katılmadığını belirten Bölük, serbest piyasadaki fiyatın arz ve talebe göre oluştuğunu söyledi. “Alım ve satım fiyatı serbest piyasada alınıp satılıyorsa bir ürünü arz ve talep dengeler” diyen Bölük, talebin olmadığı ortamda ürün alımının da yavaşladığını ifade etti. Geçen sezon ürünün az olduğu yönündeki beklentinin fiyatları 350 lira seviyelerine kadar taşıdığını, ancak bu fiyatlardan yeterli satış gerçekleştirilememesi üzerine fiyatların gerilediğini söyledi. Bölük, geçen sezondan yeni sezona yaklaşık 150 bin ton fındık devredildiğini belirterek, köylerde hâlâ eski mahsul bulunduğunu ifade etti. Üreticilerin bir bölümünün 300-350 lira beklentisi nedeniyle ürününü satmadığını, daha sonra fiyatların gerilemesiyle bu ürünlerin yeni sezona kaldığını söyledi. 180 LİRALIK FINDIK RAFTA NEDEN 1.000 LİRAYA ÇIKIYOR? Gazeteci Murat Gürsoy’un, üreticiden yaklaşık 180 liraya alınan fındığın market rafında 1.000 liraya kadar ulaşmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Bölük, kabuklu fındık ile tüketiciye sunulan işlenmiş iç fındığın doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini söyledi. Fındığın üreticiden çıktıktan sonra manav, fabrika, sanayici, toptancı ve perakende aşamalarından geçtiğini belirten Bölük, her aşamada işleme ve maliyet unsurlarının oluştuğunu ifade etti. Randıman nedeniyle kabuklu ürünün tamamının iç fındığa dönüşmediğini, ardından kavurma ve diğer işlemlerde nem ve fire kaybı yaşandığını anlatan Bölük; ambalaj, nakliye ve diğer maliyetlerin de fiyatın üzerine eklendiğini söyledi. Bölük, “180 liraya aldığınız fındığın zaten randıman bazındaki maliyeti 400 lira” değerlendirmesinde bulundu. Kavrulmuş fındığın işlemeci veya sanayiciden toptancıya çıkış fiyatının ortalama 650 lira civarında olduğunu belirten Bölük, işlenmiş ürünün yaklaşık 600-650 lira seviyesinde piyasaya sunulduğunu söyledi. Bölük, bundan sonraki perakende aşamasında oluşan fiyat konusunda ise, “Ondan sonrasının rafa kadar niye o kadar arttığını tabii kamuoyu diğer ürünlerde, sebze meyvede de aynı şeyi konuşuyor” değerlendirmesinde bulundu. HAMZA BÖLÜK YENİDEN ADAY Programın son bölümünde gazeteci Murat Gürsoy, Hamza Bölük’ün Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı için yeniden adaylığını açıklamasını da gündeme getirdi. Bölük, yaklaşık sekiz yıldır Borsada görev yaptığını belirterek ilk döneminde bir süre mevcut Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş ile birlikte çalıştığını, ardından yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiğini anlattı. Bölük, “Bu dönemde de yine yol arkadaşlarımın ve üyelerimizin desteğiyle beraber yeniden aday olmaya karar verdik ve adaylık sürecimizi açıkladık” dedi. “100 YILLIK MİRASI DAHA İLERİ TAŞIMAK İSTİYORUZ” Yeni döneme ilişkin hedeflerini anlatan Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nı mevcut noktadan daha ileri taşımak istediklerini söyledi. Teknolojiye uyum sağlayan, üyelerine daha modern hizmet sunan bir Borsa hedeflediklerini belirten Bölük, Giresun kalite fındığının ve genel olarak fındık sektörünün sorunlarını kamuoyu ve devlet kurumları nezdinde gündeme getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Borsaların temel görevlerinden birinin tescil olduğunu ancak Giresun Ticaret Borsası’nın bunun dışında da kendisine görevler yüklediğini belirten Bölük; lisanslı depo, ileri teknoloji laboratuvarı, uzaktan erişimli tescil ve üyelere yönelik bilgilendirme çalışmalarını örnek gösterdi. Üyelere randıman makinesi desteği verdiklerini ve bu desteği sürdürdüklerini belirten Bölük, daha önce dağıtılan nem ölçüm cihazlarının yeniden değerlendirildiğini söyledi. Ortak bir fındık yazılım programı geliştirmeye çalıştıklarını da açıklayan Bölük, amaçlarının üyelerin ticaretlerini daha modern yöntemlerle yönetmesi, kâr-zarar hesaplarını daha kolay yapabilmesi ve sektör içindeki iletişimin güçlendirilmesi olduğunu ifade etti. Üreticilere kahverengi kokarcayla mücadeleden fidan desteğine kadar farklı alanlarda destek vermeye devam edeceklerini belirten Bölük, programdaki mesajlarını şu sözlerle tamamladı: “Fındık yoksa biz yokuz. Fındık yoksa ticaret yok. Fındık yoksa tüccar yok. O yüzden en değerlisi bizim için üreticiler. Onların her zaman yanında olmaya çalışacağız.” KAYNAK: PROGRAM: Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi SUNAN: Gazeteci Murat Gürsoy YAYIN: Altaş TV KONUK: Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük ÇEKİM YERİ: Giresun Ticaret Borsası yerleşkesi KAYNAK: Altaş TV – Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi / Hamza Bölük röportajı

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI Haber

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI

GİRESUN LİMANI’NDA DEV SEVKİYAT: 125 KONTEYNER TEK SEFERDE YOLA ÇIKTI Giresun Limanı, Eylül ayında gerçekleştirilen yüksek hacimli ihracat operasyonuna sahne oldu. Espiye’de üretilen yaklaşık 3 bin 500 ton pelet, 125 konteynerle Avrupa Birliği ülkeleri ve İngiltere’ye gönderildi. Giresun’un ihracatında fındığın yanında farklı sektörlerin payı artarken, Giresun Limanı’ndan gerçekleştirilen son sevkiyat dikkat çekti. Pasifik Holding bünyesinde faaliyet gösteren ADEN Pellet Yenilenebilir Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş., Espiye’deki tesisinde üretilen peletleri Giresun Limanı üzerinden Avrupa pazarına gönderdi. Şirket tarafından gerçekleştirilen operasyonda 125 konteynerde yaklaşık 3 bin 500 ton pelet tek seferde ihraç edildi. 225 BİN PAKET PELET AVRUPA’YA GİTTİ Şirket Genel Müdürü Ozan Erbaş’ın verdiği bilgilere göre sevkiyatta, her biri 15 kilogramlık toplam 225 bin paket pelet yer aldı. Başta İtalya ve Slovenya olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri ile İngiltere’ye gerçekleştirilen ihracatın, Giresun Limanı’ndan bugüne kadar yapılan yüksek hacimli ihracat operasyonlarından biri olduğu belirtildi. Erbaş, operasyonla ilgili olarak: “Giresun Limanı’ndan tek seferde gerçekleştirdiğimiz 125 konteynerlik ihracat operasyonuyla yaklaşık 3 bin 500 ton pelet sevkiyatı gerçekleştirerek bölgede bugüne kadar yapılan en yüksek hacimli ihracat operasyonuna imza attık. Bu operasyonla Giresun’un ihracatına ve bölgenin üretim ekonomisine de önemli bir katkı sağlamış olduk.” ifadelerini kullandı. ESPİYE’DE ÜRETİLİYOR, GİRESUN LİMANI’NDAN İHRAÇ EDİLİYOR ADEN Pellet, Aralık 2024’ten bu yana Espiye’de bulunan tesisinde odun peleti üretiyor. 25 bin metrekare alan üzerinde kurulu, 9 bin metrekare kapalı alana sahip tesisin yıllık üretim kapasitesi 40 bin ton olarak açıklandı. Üretim tesisinin Giresun Limanı’na yaklaşık 37 kilometre uzaklıkta bulunması da şirket açısından önemli bir lojistik avantaj oluşturuyor. ÇAKIRMELİKOĞLU: “ÜRETEN VE İHRAÇ EDEN BİR İL OLMA YOLUNDAYIZ” Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu da üretim ve ihracat odaklı büyümenin önemine dikkat çekti. Çakırmelikoğlu: “Üreten ve ihraç eden bir il olma yolunda güzel adımlar atmaya devam ediyoruz. Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Giresun’un gelecek dönemde organize sanayi bölgeleriyle entegre, üretim ve ihracat odaklı gelişimine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. HEDEF ÜRETİMİ VE İHRACATI ARTIRMAK Şirket, önümüzdeki dönemde üretim kapasitesini artırmayı, mevcut ihracat pazarlarındaki faaliyetlerini büyütmeyi ve yeni pazarlara açılmayı hedefliyor. Giresun Limanı üzerinden gerçekleştirilen 125 konteynerlik sevkiyat, kentte fındık dışındaki üretim alanlarının ihracata açılması ve limanın dış ticarette daha etkin kullanılması açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıktı.Dosyadaki bilgilere göre tesis 25 bin m² alan, 9 bin m² kapalı alan ve yıllık 40 bin ton kapasiteye sahip; limana uzaklığının yaklaşık 37 kilometre olduğu belirtiliyor.

GİRESUN İHRACATTA TÜRKİYE’NİN YÜKSELEN İLLERİ ARASINDA Haber

GİRESUN İHRACATTA TÜRKİYE’NİN YÜKSELEN İLLERİ ARASINDA

GİRESUN İHRACATTA TÜRKİYE’NİN YÜKSELEN İLLERİ ARASINDA Giresun, 2026’nın ilk sekiz ayında ihracatını yüzde 23,3 artırarak 912,2 milyon dolara taşıdı. Kent, ihracat artış oranında Türkiye’de 13’üncü, ihracatına eklediği tutarda 17’nci sırada yer aldı. Türkiye genelindeki ihracat artışının yüzde 4 olduğu aynı dönemde Giresun’un büyüme hızı ülke ortalamasının yaklaşık 5,8 katına ulaştı. (https://ticaret.gov.tr) GİRESUN’UN TÜRKİYE’DEKİ YERİ NETLEŞTİ Ticaret Bakanlığı verileri ve Giresun Ticaret ve Sanayi Odasının aynı veriler üzerinden yaptığı sıralama, Giresun’un 2026 ihracat performansının ulusal ölçekteki yerini ortaya koyuyor. Giresun, Ocak-Ağustos döneminde yüzde 23,3 büyümeyle artış oranında Türkiye 13’üncüsü, ihracata eklenen dolar tutarı açısından ise 17’nci oldu. (Giresun TSO) GİRESUN’UN 2026 TÜRKİYE SIRALAMASI Gösterge Giresun Türkiye sırası Ocak-Ağustos 2026 ihracatı 912,2 milyon $ — Yıllık ihracat artışı %23,3 13. sıra İhracat artış tutarı yaklaşık 172,4 milyon $ 17. sıra Türkiye ihracatındaki payı %0,493 — TR90 ihracatındaki payı %43,2 1. sıra TR90 faaliyet ili ihracatı Bölge lideri 1. sıra Önemli not: “Giresun Türkiye ihracatında 13’üncü sırada” ifadesini kullanmıyoruz. Doğru ifade: “Giresun ihracat artış oranında Türkiye’de 13’üncü sırada.” (Giresun TSO) TÜRKİYE %4 BÜYÜDÜ, GİRESUN %23,3 Türkiye'nin Ocak-Ağustos 2026 ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artarak 185 milyar dolara çıktı. Aynı dönemde 56 ilin ihracatı artarken, 25 il 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdi. Giresun ise yüzde 23,3 büyüdü. Böylece ilin ihracat büyüme hızı Türkiye ortalamasının yaklaşık 5,8 katı oldu. (https://ticaret.gov.tr) TÜRKİYE–GİRESUN KARŞILAŞTIRMASI Ocak-Ağustos 2026 Türkiye Giresun İhracat 185 milyar $ 912,2 milyon $ İhracat artışı %4,0 %23,3 Büyüme farkı 1 kat Türkiye ortalamasının 5,8 katı Türkiye ihracatındaki pay %100 %0,493 Bu karşılaştırma Giresun’un başarısını daha net gösteriyor: Türkiye ihracatı büyürken Giresun ülke ortalamasından 19,3 puan daha yüksek bir büyüme gerçekleştirdi. (https://ticaret.gov.tr) 569,7 MİLYON DOLARDAN 1,15 MİLYAR DOLARA Giresun’un performansı yalnızca 2026’ya ait değil. Faaliyet ili bazlı verilere göre ilin ihracatı 2022’de 569,7 milyon dolar düzeyindeyken 2025’te 1 milyar 152,5 milyon dolara çıktı. Üç yıllık nominal artış yaklaşık yüzde 102’ye ulaştı. (Giresun TSO) GİRESUN’UN İHRACAT YOLCULUĞU Dönem İhracat Öne çıkan sonuç 2022 569,7 milyon $ Karşılaştırmanın başlangıç noktası 2024 1 milyar $+ %50,2 artışla milyar dolar eşiği aşıldı 2025 1 milyar 152,5 milyon $ Yeni tarihî seviye 2026 Ocak-Ağustos 912,2 milyon $ İlk 8 ayda %23,3 büyüme 2022 → 2025 toplam artış: yaklaşık %102 Bu tablo, Giresun’un ihracatının üç yıllık dönemde iki katından fazla seviyeye çıktığını gösteriyor. (Giresun TSO) AĞUSTOS HARİTASINDA DA GİRESUN ÖNE ÇIKIYOR Ticaret Bakanlığının Ağustos 2026 bültenindeki faaliyet illeri haritası, yalnız yıllık veya sekiz aylık toplamı değil, Ağustos ayındaki coğrafi dağılımı da gösteriyor. Bakanlığın haritasında Giresun’un o ay Türkiye ihracatındaki payı yüzde 0,32 olarak görülüyor. AĞUSTOS 2026 – DOĞU KARADENİZ İLLERİNİN TÜRKİYE İHRACATINDAN ALDIĞI PAY İl Ağustos ihracat payı Giresun %0,32 Trabzon %0,20 Ordu %0,20 Rize %0,04 Artvin %0,02 Gümüşhane %0,03 Bu altı il arasında ağustos ayındaki en yüksek pay: GİRESUN Bakanlık bülteninin 2. sayfasındaki Türkiye haritası da Giresun’un komşu Doğu Karadeniz illerinden daha yüksek ihracat payına sahip olduğunu görsel olarak ortaya koyuyor. TR90’DA LİDER GİRESUN Ulusal sıralamanın yanında bölgesel tablo daha çarpıcı. GTSO'nun Ticaret Bakanlığı verilerine dayanan değerlendirmesine göre Giresun, 2023'ten bu yana faaliyet ili bazında TR90 Bölgesi'nin ihracat lideri. 2026'nın ilk sekiz ayında ilin TR90 toplam ihracatındaki payı yüzde 43,2 seviyesine yükseldi. (Giresun TSO) GİRESUN’UN BÖLGEDEKİ KONUMU Gösterge Sonuç TR90 ihracat sırası 1. GİRESUN TR90 ihracatındaki pay %43,2 Liderliğin başlangıcı 2023 Ocak-Ağustos 2026 ihracatı 912,2 milyon $ Bu sonuç, TR90'dan gerçekleştirilen yaklaşık her 100 dolarlık ihracatın 43 dolarının Giresun kaynaklı olduğunu gösteriyor. (Giresun TSO) AĞUSTOSTA TÜRKİYE’NİN DEVLERİ: GİRESUN’UN ÖLÇEĞİ NEREDE? Giresun'un yerini doğru değerlendirebilmek için Türkiye'nin ihracat devleriyle ölçek farkını da göstermek gerekiyor. Ağustos 2026'da İstanbul 5 milyar 503 milyon dolarla ilk sırada, Kocaeli 3 milyar 122 milyon dolarla ikinci, İzmir 1 milyar 842 milyon dolarla üçüncü oldu. AĞUSTOS 2026 – TÜRKİYE’NİN İHRACAT LİDERLERİ Sıra İl Ağustos ihracatı 1 İstanbul 5,503 milyar $ 2 Kocaeli 3,122 milyar $ 3 İzmir 1,842 milyar $ 4 Bursa 1,423 milyar $ 5 Mersin 1,240 milyar $ … … … Giresun Türkiye payı %0,32 Bakanlığın Ağustos bülteninde ilk üç il İstanbul, Kocaeli ve İzmir olarak açıklanırken toplam Türkiye ihracatı 23 milyar 467 milyon dolar olarak gerçekleşti. Burada Giresun’un başarısının doğru okunması gerekiyor: Giresun henüz Türkiye'nin toplam ihracat hacminde ilk 10 ili arasında değil; fakat büyüme hızında ülkenin önde gelen illeri arasına girmiş durumda. 2025’İN TAMAMININ %79’U ŞİMDİDEN YAPILDI 2025'in tamamında Giresun'un faaliyet ili bazlı ihracatı 1 milyar 152,5 milyon dolar olmuştu. 2026'nın ilk sekiz ayında ulaşılan 912,2 milyon dolar, geçen yılın tamamının yaklaşık yüzde 79,1'ine karşılık geliyor. (Giresun TSO) 2025 REKORUNA NE KADAR KALDI? Gösterge Tutar 2025 yılı toplam ihracatı 1.152,5 milyon $ 2026 ilk 8 ay 912,2 milyon $ 2025 toplamının şimdiden gerçekleşen kısmı %79,1 2025 seviyesini yakalamak için kalan 240,3 milyon $ 2026'da kalan süre 4 ay Rekorun aşılması için gereken aylık ortalama yaklaşık 60,1 milyon $ Dolayısıyla Giresun'un son dört ayda aylık ortalama yaklaşık 60 milyon doların üzerinde ihracat yapması, 2025 yılının 1 milyar 152,5 milyon dolarlık seviyesinin aşılması için yeterli olacak. Bu hesap bir matematiksel eşik analizidir; yıl sonu tahmini değildir. GİRESUN’UN İHRACAT KARNESİ Haberde ayrıca tek bakışta görülebilecek şu özet kutuyu kullanalım: GİRESUN – 2026 İHRACAT KARNESİ SONUÇ İlk 8 ay ihracatı 912,2 milyon $ Yıllık artış %23,3 Türkiye artış ortalaması %4,0 Artış oranında Türkiye sırası 13. Artış miktarında Türkiye sırası 17. Türkiye ihracatındaki pay %0,493 TR90 ihracatındaki pay %43,2 TR90 sırası 1. 2022–2025 ihracat artışı yaklaşık %102 2025 ihracatı 1,1525 milyar $ 2030 hedefi 2 milyar $ Böylece haberin manşet altındaki ana mesajı da çok daha kesin olur: Giresun toplam ihracat hacminde Türkiye 13’üncüsü değil; 2026'nın ilk sekiz ayında ihracatını yüzde 23,3 artırarak “ihracat artış oranında Türkiye 13’üncüsü”, artış tutarında ise “Türkiye 17’ncisi” oldu. TR90 Bölgesi’nde ise liderliğini sürdürüyor. (Giresun TSO)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.