Hava Durumu

#Avrupa Birliği

giresunsonhaber - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu Haber

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu

TÜİK 2025 verilerine göre canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42'ye gerileyerek yenilenme eşiği olan 2,10'un altında kaldı. En yüksek oran Şanlıurfa, en düşük oran ise Bartın'da kaydedildi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine gerileyerek nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10’un altında kalmayı sürdürdü. 2025 yılında canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu. Kaba doğum hızı ise binde 10,4 olarak gerçekleşti. Böylece 2001 yılında binde 20,3 olan kaba doğum hızı yaklaşık yarı yarıya düşmüş oldu. DOĞURGANLIK HIZINDAKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2014 yılından itibaren kesintisiz düşüş gösterdi. 2025 yılında ise bu oran 1,42 çocuk olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10’un altında seyrediyor. ŞANLIURFA İLK SIRADA, BARTIN SON SIRADA İllere göre incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. İzmir 1,10, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocuk ile listenin alt sıralarında yer aldı. 2017 yılında toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında olduğu il sayısı 57 iken, bu sayı 2025 yılında 76’ya yükseldi. Doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı ise 2017’de yalnızca 4 iken, 2025 yılında 59’a çıktı. Üç çocuk ve üzeri doğurganlık hızına sahip tek il ise Şanlıurfa oldu. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Avrupa Birliği ülkeleri arasında 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da görülürken, en düşük oran 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi. Türkiye’nin 2025 yılı toplam doğurganlık hızı olan 1,42 çocuk, Avrupa Birliği ortalaması olan 1,34’ün üzerinde gerçekleşti. Türkiye bu oranla AB ülkeleri arasında 11. sırada yer aldı. Annenin eğitim durumuna göre incelendiğinde, en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu annelerde 2,51 çocuk olurken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk olarak gerçekleşti. KENTLERDE DOĞURGANLIK DAHA DÜŞÜK Kent-kır sınıflamasına göre doğurganlık hızının en düşük olduğu yerler yoğun kentler oldu. 2025 yılında yoğun kentlerde toplam doğurganlık hızı 1,33 çocuk olarak hesaplanırken, orta yoğun kentlerde 1,53, kırsal alanlarda ise 1,75 çocuk olarak kaydedildi. Yaşa özel doğurganlık hızında en yüksek oran 2025 yılında 25-29 yaş grubunda görüldü. Böylece doğurganlığın daha ileri yaşlara kaydığı ortaya çıktı. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olurken, tüm annelerin ortalama doğum yaşı 29,4’e yükseldi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29 yaş ile Artvin olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu arada 15-19 yaş grubundaki kadınlarda görülen adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a geriledi. ÇOĞUL DOĞUM ORANI YÜZDE 3,3 OLDU 2025 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak kayıtlara geçti. Çoğul doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz, yüzde 0,1’i ise dördüz ve üzeri doğumlardan oluştu. Doğum sırasına göre incelendiğinde, 2025 yılında doğumların yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti. İkinci doğumların oranı yüzde 30,5, üçüncü doğumların oranı yüzde 15,5, dördüncü ve üzeri doğumların oranı ise yüzde 10,8 oldu.

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı Haber

Kurban Derilerini Ekonomiye Kazandıralım Çağrısı

Kurban Bayramı yaklaşırken, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, kurbanlık hayvan derilerinin ekonomiye kazandırılması için önemli bir çağrıda bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri'nde bir basın toplantısı gerçekleştiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, bayram dönemindeki hatalı kesim ve muhafaza işlemleri sebebiyle yüz binlerce derinin ziyan olduğunu ifade ederek, hammaddenin deri sektörünün sürdürülebilir üretim zinciri için taşıdığı kritik öneme vurgu yaptı. 10 milyon çift ayakkabı ve 3 milyon çanta üretilebilecek deri israf oluyor Son yıllarda Kurban Bayramı süresince yanlış deri yüzme işlemleri ve tuzlama eksikliği nedeniyle yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan derisinin heba edildiğine dikkat çeken Gündoğdu; “Kaybedilen bu derilerle yaklaşık 10 milyon çift ayakkabı ile 3 milyon kadın çantası imal edilebilirdi. Ayrıca jelatin ve kolajen sanayisinde de ciddi hammadde kayıpları yaşanıyor. Deri sektörü için ayrıca hayvan kesimi yapılmıyor; gıda amacıyla tüketilen hayvanların yan ürünleri sürdürülebilir bir yaklaşımla ekonomiye dahil ediliyor. Bu yönüyle sektörümüz, güçlü bir döngüsel ekonomi örneği sergiliyor” dedi. Kurban derilerinin korunması için alınması gereken önlemleri detaylandıran Gündoğdu şöyle devam etti; “Kurban derilerinin toplanması konusunda yerel yönetimler ve STK’lar aktif hale getirilmeli. Kurbanlık hayvan satıcılarının koyun başına 2 kilogram, büyükbaş hayvan başına ise 6 kilogram kaba tuzu alıcılara teslim etmesi zorunlu kılınmalı. Kesimi yapacak kasaplar için bilgilendirme notları hazırlanması büyük önem taşıyor. Deri yüzme teknikleri, bağırsak temizliği, tuzlama ve saklama koşullarında standart uygulamalar yaygınlaşmalı. Bu noktalara dikkat edildiğinde kurban derileri ekonomiye yeniden kazandırılır.” EDMİB sahaya iniyor 2026-30 döneminde Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin, sektörün ihracat kapasitesini yükseltmek adına fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten Halil Gündoğdu, Deri ve Deri Mamulleri Sektör Kurulu ile koordineli şekilde geniş kapsamlı bir yol haritası hazırladıklarını bildirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin uzun süredir Türkiye Milli Katılım Organizasyonu'nu yürüttüğü Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na 13-16 Haziran 2026 tarihlerinde 35 firma ile katılım için hazırlıkları tamamladıklarını ifade eden Gündoğdu; “Yunanistan Atina Sektörel Ticaret Heyeti’nin ikincisini 21-24 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştireceğiz. 2025 yılındaki ilk Atina heyetimiz 17 firmanın katılımıyla başarıyla tamamlanmıştı. 2026 yılında ise Kanada/Montreal ve ABD/New York sektör ticaret heyetlerine EDMİB üyesi firmalarımız katılacak” şeklinde konuştu. Gündoğdu, MIPEL Saraciye Fuarı’na 2027 yılının şubat ayında üçüncü kez milli katılım organizasyonu düzenleneceğini, Ocak 2027’de ise İzmir Leather & More Deri Konfeksiyon Fuarı’nın sektör paydaşlarını bir araya getireceğini duyurdu. İhracatın tabana yayılması hedefleniyor Bölgeden yapılan deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin 350 aktif firma arasından yalnızca 31 firma tarafından gerçekleştirildiğine değinen Gündoğdu, sektörün kalıcı büyümesi için ihracatın daha geniş bir tabana yayılmasının şart olduğunu vurguladı. Bu hedef doğrultusunda saha çalışmalarına başladıklarını kaydeden Gündoğdu, öncelikle deri ve kürk konfeksiyon firmalarının ziyaret edildiğini belirtti. Gelecek dönemde tüm alt sektörlerde ve EDMİB’in faaliyet gösterdiği illerde üye firmalarla düzenli istişare toplantıları yapılacağını ifade eden Gündoğdu, firmalardan gelecek taleplerle şekillenecek fuar, heyet, eğitim ve kümelenme projelerinin ihracata ciddi katkı sunacağını belirtti. Deri OSB sektöre sürdürülebilirlik altyapısı kazandıracak İzmir’de hayata geçirilmesi planlanan Deri ve Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin sektör için stratejik bir vizyon projesi olduğunu dile getiren Halil Gündoğdu, projenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hedefleriyle uyumlu olarak ilerlediğini söyledi. Modern organize sanayi bölgesinin istihdam olanaklarını artıracağını, nitelikli ara eleman sürekliliğine katkı sağlayacağını ve sürdürülebilirlik altyapısını güçlendireceğini belirten Gündoğdu, projenin İzmir’in çevreci üretim imajına da önemli değer katacağını vurguladı. Finansmana erişim ve döviz dönüşüm desteği çağrısı Deri ve deri mamulleri sektörünün yüksek katma değer üreten stratejik alanlardan biri olduğuna işaret eden Gündoğdu, özellikle deri ve kürk konfeksiyon kaleminde birim ihracat değerinin Türkiye ortalamasının yaklaşık 130 katına çıktığını ifade etti. Kaliteli girdi ihtiyacı, uzun üretim süreçleri ve küresel moda trendlerine hızlı uyum gerekliliğinin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığını kaydeden Gündoğdu, sektörün küresel rekabette var olabilmesi için finansman kanallarının açık kalmasının hayati olduğunu belirtti. Gündoğdu, ihracatçıların üzerindeki finansal yükün hafifletilmesi amacıyla Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği prim oranının yüzde 10 seviyesine çıkarılması ve uygulamanın yıllık olarak uzatılması gerektiğini sözlerine ekledi. Onay: “Türkiye, dünya devlerinin en tedarik alternatifi haline geldi” 2026 yılı itibarıyla Körfez bölgesi odaklı tedarik zincirindeki aksamalar ve artan küresel lojistik maliyetler sonucunda, coğrafi yakınlığı ve esnek üretim modeliyle Türkiye’nin dünya devleri için yeniden en güçlü alternatif olduğu bilgisini paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erhan Onay, bu potansiyelin ihracat rekoruna dönüşmesi için özellikle ayakkabı yan sanayisindeki maliyet baskılarının azaltılması gerektiğine vurgu yaptı. “Taban, ökçe, toka ve özel kimyasallar gibi temel yan sanayi girdileri üzerindeki ek korumacı vergiler ve katı gümrük barajları, nihai ürünün dünya piyasalarındaki rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir” diyen Onay; “Türkiye'nin bu fırsatı değerlendirmek adına acilen yerli üretimi yetersiz olan yan sanayi girdilerindeki gümrük duvarlarını esnetmesi, üreticinin hammaddeye dünya fiyatlarıyla ulaşmasını sağlaması ve ihracatçıyı döviz kuru baskısından kurtaracak dinamik teşvikleri devreye alması gerekir. Maliyet yapısındaki bu kamu iyileştirmeleri hızla yapılmazsa, siparişlerin daha düşük maliyetli ülkelere kayması kaçınılmaz olacaktır” şeklinde konuştu. Bozkurt; “Katma değerli ürün ihracatında Türkiye ortalamasını ikiye katladık” Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nagihan Bozkurt, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 65’inin Avrupa Birliği pazarına yapıldığını ve kilogram başı ihracat değerinde öncü olduklarını belirterek, ayakkabı grubunda Ege Bölgesi’nin 24,77 dolarlık kilogram başı ihraç fiyatıyla Türkiye ortalamasını ikiye katladığını vurguladı. Ayakkabı ihraç fiyatındaki bu seviyeyi, bölgenin kaliteli ve katma değerli üretim kapasitesinin bir kanıtı olarak gören Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı; “Bu nedenle, rotamızı alım gücü yüksek olan müreffeh pazarlara daha güçlü çevirmek istiyoruz. Mevcut pazarlarımızı korurken küresel dalgalanmalardan etkilenmemek için İskandinav ülkeleri, ABD ve Kanada gibi pazarlarda çeşitliliğe gitmek bir zorunluluktur. Bu coğrafyalardaki etkinliklere Ege'den aktif katılım sağlamayı hedefliyoruz. Prestijli fuarları takip ederek ve ticaret heyetleri düzenleyerek bağlarımızı güçlendirmeyi, lokomotif sektörümüz olan ayakkabıdaki ihracat başarısını çok daha yukarı taşımayı amaçlıyoruz.” Gürkan: “Çalışmalarımızın odağına sürdürülebilirliği alıyoruz” Türkiye’nin, dünyanın sürdürülebilirlik politikalarıyla kendi küresel geçiş süreçlerini karşılaştırarak gerçekçi adımlar atması gerektiğini belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Gizem Dönmez Gürkan, ihracatçıların küresel ticarette güçlü konumlanmaları için adil, şeffaf ve geleceğe karşı sorumlu iş modelleri geliştirmek adına tüm çalışmalarının merkezine sürdürülebilirliği koyduklarını aktardı. Derinin çevreyi kirlettiği yönündeki düşüncenin sektöre karşı bir önyargı olduğunu ifade eden Gürkan; “Bugün hem tüketiciler hem de büyük markalar sürdürülebilir ürünleri tercih ediyor. Bu talepleri karşılayıp yeni pazar fırsatları yaratmak için sürdürülebilir olmak zorundayız. Sektörümüzde Leather Working Group sertifikalarına sahip birçok başarılı firmamız var. Teknolojik altyapımız ve insan kaynağımızla yeşil dönüşümü gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Yurt dışı fuarlarda sosyal uygunluk sertifikalarının şart koşulduğu günümüzde, firmalarımızın kurumsal ve çevresel dönüşümü hızlandırması geleceğimize ışık tutacaktır. Bu dönemde de üye firmalarımızın farkındalığını artıracak adımlar atmayı planlıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de genç nüfusun payı yüzde 14,8... Yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı Haber

Türkiye’de genç nüfusun payı yüzde 14,8... Yapay zeka kullanımı yüzde 39,4'e çıktı

Türkiye'de 15-24 yaş aralığındaki genç nüfus 12,7 milyon seviyesine ulaşırken, gençlerin genel nüfus içindeki oranı yüzde 14,8 olarak belirlendi. TÜİK'in paylaştığı verilere göre genç işsizliğinde düşüş gözlemlenirken, NEET oranı artış gösterdi, yapay zeka kullanım oranı ise yüzde 39,4'e tırmandı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait gençlik istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, Türkiye'nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olurken, 15-24 yaş grubundaki gençlerin sayısı 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak tespit edildi. Gençlerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 14,8 olarak kaydedilirken, bu grubun yüzde 51,2’sini erkekler, yüzde 48,8’ini ise kadınlar oluşturdu. GENÇ NÜFUS ORANI UZUN VADEDE AZALIYOR TÜİK verileri, 1950 yılında yüzde 20,8 seviyesinde olan genç nüfus oranının 2025 yılında yüzde 14,8'e gerilediğini ortaya koydu. Nüfus projeksiyonları, bu oranın 2100 yılına kadar senaryolara göre yüzde 7 ile yüzde 11 aralığına düşebileceğini öngörüyor. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜSTÜNDE Türkiye'nin genç nüfus oranı, Avrupa Birliği'nin yüzde 10,7 olan ortalamasının üzerinde gerçekleşirken, yüzde 15,6 olan dünya ortalamasının ise bir miktar altında kaldı. İller bazında incelendiğinde, en yüksek genç nüfus oranının yüzde 20,4 ile Şırnak'ta, en düşük oranın ise yüzde 11,7 ile Balıkesir'de olduğu görüldü. Genç nüfus içindeki göç hareketliliğinin temel sebebinin eğitim olduğu saptandı. 2024 yılında 448 bin 826 genç eğitim amacıyla, 102 bin 660 genç ise iş bulma veya yeni bir işe başlama nedeniyle göç etti. Yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 46,3 olarak gerçekleşirken; bu oran kadınlarda yüzde 53 ile erkeklerin (yüzde 39,9) üzerinde seyretti. İŞGÜCÜNE KATILIM ARTARKEN NEET ORANI YÜKSELDİ Gençlerin işgücüne katılım oranı yüzde 47,6'ya çıkarken, işsizlik oranı yüzde 15,3'e geriledi. Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 11,7, genç kadınlarda ise yüzde 22,1 olarak belirlendi. Öte yandan, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin (NEET) oranı yüzde 23,3'e yükseldi. Genç kadınlarda bu oran yüzde 30,9 seviyelerine ulaştı. GENÇLERİN ÇOĞUNLUĞU SAĞLIK DURUMUNDAN MEMNUN Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, gençlerin yüzde 87,2’si genel sağlık durumundan memnun olduğunu ifade etti. İş memnuniyeti oranı yüzde 75,5, eğitim memnuniyeti ise yüzde 73 olarak kaydedildi. Araştırma verilerine göre, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar şiddete en çok maruz kalan kesim oldu. En sık rastlanan şiddet türünün yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet olduğu görüldü. YAPAY ZEKA KULLANIMI YÜZDE 39,4'E ÇIKTI TÜİK verilerine göre, internet erişimi olan gençlerin yüzde 39,4’ü üretken yapay zeka araçlarını kullandığını belirtti. Kullanımın ağırlıklı olarak eğitim süreçleri ve özel amaçlar için yoğunlaştığı saptandı. Yapay zeka kullanmayan gençlerin büyük bir kısmı ise temel gerekçe olarak “ihtiyaç duymamayı” gösterdi. TÜİK'in yayımladığı veriler, Türkiye'de genç nüfusun sayısal büyüklüğünü koruduğunu ancak oransal bir düşüş eğiliminde olduğunu; eğitim ve istihdam piyasasında ise fırsatlar ile yapısal sorunların eş zamanlı olarak sürdüğünü ortaya koydu.

KABİNE SONRASI KRİTİK AÇIKLAMALAR...  BAYRAM TATİLİ 9 GÜN OLDU Haber

KABİNE SONRASI KRİTİK AÇIKLAMALAR... BAYRAM TATİLİ 9 GÜN OLDU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından gerçekleştirdiği açıklamalarla ihracattaki rekor artışa dikkat çekti, Avrupa Birliği'ne önemli mesajlar verdi ve Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığını müjdeledi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kabine toplantısı gerçekleştirildi. Saat 16.50 sularında başlayıp yaklaşık 2 saat süren görüşmelerin ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak başta Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman olmak üzere birçok şehirde etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle vatandaşlara 'geçmiş olsun' dileklerini iletti. Yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri ve Tarım Bakanlıklarının ilgili saha birimleriyle birlikte hasar tespit faaliyetlerini titizlikle sürdürdüğünü bildirdi. Ekonomik verilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nisan ayında ihracatın yıllık yüzde 22,3'lük bir artış göstererek 25,4 milyar dolara yükseldiğini ve son 12 aylık ihracat rakamlarının 275,8 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu tazelediğini açıkladı. İhracat kalemlerinde özellikle kimya, otomotiv, hazır giyim ve elektrik-elektronik sektörlerinin ön plana çıktığını belirten Erdoğan, savunma ve havacılık sanayii ihracatının ise 962 milyon dolara ulaştığını kaydetti. "TÜRKİYE, YENİ DÜNYA DÜZENİNDE ÖNEMLİ GÜÇ MERKEZİ" Dış politika gündemine dair değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Avrupa Birliği'ne Türkiye'nin küresel ölçekteki kritik rolünü hatırlatarak, “Türkiye’siz bir Avrupa Birliği küresel aktör olamaz” şeklinde konuştu. Türkiye'nin yeni dünya düzeni içerisinde belirleyici bir güç merkezi haline geleceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: (Tarihimizin Rekoru) “Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını, Birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına… pic.twitter.com/DFQySi2ZtJ — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 4, 2026 "KURBAN BAYRAM TATİLİ 9 GÜN OLACAK" Kurban Bayramı tatil takvimi hakkında da bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramın 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edileceğini ifade ederek; kamu çalışanları için 26 Mayıs öğleden sonra başlayacak olan idari izne 1,5 gün daha ekleme yapıldığını ve böylelikle toplam tatil süresinin 9 güne çıkarıldığını duyurdu.

İKİ PROJESİ BELFOR 2026’DA ÖRNEK UYGULAMA OLARAK YER ALDI Haber

İKİ PROJESİ BELFOR 2026’DA ÖRNEK UYGULAMA OLARAK YER ALDI

GİRESUN BELEDİYESİ’NİN İKİ PROJESİ BELFOR 2026’DA ÖRNEK UYGULAMA OLARAK YER ALDI Türkiye Belediyeler Birliği’nin 16-17 Nisan 2026’da düzenlediği Belediyecilik Forumu’nda, Giresun Belediyesi’nin “Gençlik Açık Ofisi” ile “STK Yerleşkesi” projeleri örnek uygulamalar arasında sunuldu. Türkiye Belediyeler Birliği, 16-17 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlediği Belediyecilik Forumu’nda yerel yönetimlerin iyi uygulama örneklerini bir araya getirdi. Forumun resmî programında Giresun Belediyesi, “Gençlik Açık Ofisi” ve “Giresun Belediyesi STK Yerleşkesi” başlıklarıyla örnek uygulamalar arasında yer aldı. Forumun açılışını TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. TBB’nin yayımladığı bilgiye göre BELFOR’a Türkiye’nin farklı ölçeklerdeki belediyelerinden yoğun başvuru geldi. Yıldız, “Bu sadece bir sayı değildir; yerelde üretilen bilgi, deneyim ve çözüm kapasitesinin büyüklüğünü gösteren güçlü bir göstergedir” dedi. BELFOR 2026 programı; sosyal politika, gençlik politikaları, demokratik belediyecilik ve katılımcılık, bakım hizmetleri, çevre ve su politikaları, alternatif ekonomik modeller, kamusal alanların iyileştirilmesi ile bilimsel ve teknolojik yenilik başlıklarında toplam 21 oturumdan oluştu. Örnek gösterilen projelerden Gençlik Açık Ofisi, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre SOGEP kapsamında hayata geçirilen Giresun Sosyal Girişimcilik Merkezi bünyesinde kuruldu. Merkezde grafik tasarım, programlama, yapay zekâ, dijital okuryazarlık, proje hazırlama ve 3D yazıcı uygulamaları gibi alanlarda eğitimler yürütülüyor. STK Yerleşkesi tarafında ise Giresun Belediyesi’nin 7 Nisan 2026 tarihli açıklaması, Avrupa Birliği finansmanlı ve UNDP “Sivil Katılım” Hibe Programı kapsamındaki GOSİSAM projesinin Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak seçildiğini ortaya koydu. Aynı açıklamada, proje çalışmalarının Giresun STK Yerleşkesi’nde yürütüldüğü ve modelin diğer belediyelere örnek uygulama olarak sunulmasının planlandığı belirtildi. Bu tablo, Giresun Belediyesi’nin gençlik ve sivil toplum odaklı iki uygulamasının yalnızca yerel hizmet başlığı olarak değil, belediyecilikte yaygınlaştırılabilir model olarak da öne çıktığını gösterdi. BELFOR 2026, belediyeler arası deneyim paylaşımını büyüten ve iyi uygulamaları görünür hale getiren bir zemin olarak tamamlandı.

GİRESUN BELEDİYESİ, KADIN DOSTU KENTLER PROGRAMINDA Haber

GİRESUN BELEDİYESİ, KADIN DOSTU KENTLER PROGRAMINDA

GİRESUN BELEDİYESİ, KADIN DOSTU KENTLER PROGRAMINDA 25 BELEDİYEYLE ORTAK MASADA Giresun Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazı kapsamında Ankara’da düzenlenen çalıştayda yer aldı. Program, kadınların kent yaşamında eşit, güvenli ve engelsiz biçimde var olmasını hedefliyor. Giresun Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazında Türkiye’nin 7 bölgesinden seçilen 25 belediye arasında çalışmalarını sürdürüyor. Ankara’da düzenlenen iki günlük çalıştayda, kadın-erkek eşitliğinin yerel yönetim politikalarına daha güçlü biçimde yerleştirilmesi, belediyelerde eşitlik odaklı kurumsal yapıların güçlendirilmesi ve kent hizmetlerinin bu anlayışla yeniden şekillendirilmesi masaya yatırıldı. Giresun Belediyesi’ni çalıştayda Sosyal Hizmetler Müdürü Gizem Kılıç temsil etti. Çalışmaya, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ile programa dahil olan 25 belediyenin daire başkanları ve temsilcileri katıldı. Çalıştayda, programa katılan belediyeler kadın dostu uygulamalara ilişkin deneyimlerini birbirleriyle paylaştı. Yerel yönetimlerde son dönemde atılan adımlar değerlendirildi, uygulama örnekleri ele alındı ve belediyelerin önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritası üzerinde duruldu. EŞİTLİK VİZYONU KURUMLAŞIYOR Toplantının ana başlıkları arasında belediyelerde Yerel Eşitlik Birimlerinin kurulması ve güçlendirilmesi, Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulanması ile kadın-erkek eşitliğini esas alan stratejik yaklaşımın yerel yönetim mekanizmalarına yerleştirilmesi öne çıktı. Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, kadın dostu kent anlayışının yalnızca sosyal projelerle sınırlı bir başlık olmadığını, belediyelerin bütçe, politika ve hizmet süreçlerinin tamamına eşitlik perspektifi yerleştiren stratejik bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Arslan, bu anlayışın kalıcı hale gelmesi için belediyelerde daire başkanlığı düzeyinde sahiplenme ve kurumsal entegrasyon gerektiğini ifade etti. UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan da programın bugüne kadar önemli kazanımlar ürettiğini belirterek, katılımcılık ile kadın-erkek eşitliğinin belediyelerin tüm çalışmalarına entegre edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi. Khan, yerelde ortaya çıkan ihtiyaçların planlara ve hizmetlere daha etkin biçimde yansıtılmasının kadın dostu kent hedefi açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti. 25 BELEDİYE AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞIYOR Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında bugüne kadar 15 Yerel Eşitlik Birimi ve 17 Eşitlik Komisyonu kuruldu. Programda yer alan 11 belediye ise Yerel Eşitlik Eylem Planlarını uygulamaya başladı. Belediyeler, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri bünyesinde kurdukları danışma merkezleriyle de kadın-erkek eşitliğine yönelik hizmet kapasitesini artırdı. 2026 yılı boyunca sürecek eğitimler, mentorluk desteği ve uygulama kılavuzlarıyla, programa dahil olan 25 belediyenin tamamında Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulamaya alınması hedefleniyor. KASIM 2027’YE KADAR DEVAM EDECEK Kadın Dostu Kentler Programı, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Program, Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, UNFPA Türkiye ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında uygulanıyor. Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 kent belediyesi, yerel düzeyde kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi amacıyla Kasım 2027’ye kadar ortak çalışmalarını sürdürecek. Giresun Belediyesi’nin bu süreçte yer alması, kentte eşitlik temelli yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

GOSİSAM PROJESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TBB’NİN GÜNDEMİNE GİRDİ Haber

GOSİSAM PROJESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TBB’NİN GÜNDEMİNE GİRDİ

GOSİSAM PROJESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TBB’NİN GÜNDEMİNE GİRDİ Giresun’da yürütülen GOSİSAM Projesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamındaki görünürlüğü ve Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak seçilmesiyle ulusal ve uluslararası ölçekte öne çıktı. Giresun’da hayata geçirilen Giresun Ordu Sivil İnisiyatif Stratejik Araştırma Merkezi (GOSİSAM) Projesi, ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken çalışmalar arasına girdi. Avrupa Birliği finansmanıyla, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın “Sivil Katılım” Hibe Programı kapsamında Kuzey Yıldızı Derneği tarafından Giresun Belediyesi ortaklığında yürütülen proje, hem Birleşmiş Milletler çekim ekibinin ilgisini çekti hem de Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak seçildi. GOSİSAM Projesi için 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Giresun STK Yerleşkesi’nde paylaşım toplantısı düzenlendi. Toplantıda projenin sonuçları, sahadaki uygulamaları ve ortaya çıkan somut çıktılar kamuoyuna sunuldu. Programa Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER EKİBİ ÇEKİM YAPTI Toplantının öne çıkan başlıklarından biri, Birleşmiş Milletler çekim ekibinin program boyunca yürüttüğü çekimler ve röportajlar oldu. Etkinlik sırasında alınan görüntü ve kısa röportajların, UNDP tarafından ulusal ve uluslararası platformlarda yayımlanması planlandı. Bu gelişme, GOSİSAM Projesi’nin yalnızca yerelde değil, daha geniş ölçekte de dikkat çekici bir model haline geldiğini ortaya koydu. TBB ÖRNEK PROJE OLARAK SEÇTİ Projenin bir diğer önemli başarısı ise Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak belirlenmesi oldu. Nisan ayı içinde Türkiye genelindeki belediyelere örnek uygulama olarak sunulması planlanan proje, yerel yönetimlerle sivil toplum arasındaki iş birliği açısından dikkat çeken bir model olarak öne çıktı. HACAK: GİRESUN ADINA GURUR VERİCİ Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, toplantıda yaptığı konuşmada belediyenin sivil toplumla iş birliğine önem verdiğini söyledi. Hacak, GOSİSAM Projesi’nin elde ettiği görünürlüğün ve takdirin Giresun adına önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Projenin hem Birleşmiş Milletler düzeyinde görünürlük kazanmasının hem de Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek gösterilmesinin katılımcı yerel yönetim anlayışı açısından değer taşıdığını ifade etti. BELEDİYENİN DESTEĞİ ÖNE ÇIKTI Toplantıda, proje süresince yürütülen faaliyetler ve elde edilen sonuçların yanı sıra Giresun Belediyesi’nin sunduğu katkılar da öne çıktı. Debboy mevkiinde bulunan Gençlik Açık Ofisi’nin GOSİSAM STK Yerleşkesi olarak tahsis edilmesi, projenin kurumsal altyapısını güçlendiren en önemli adımlardan biri olarak değerlendirildi. Belediye ile Kuzey Yıldızı Derneği arasında kurulan iş birliği, projenin sahadaki etkisini büyüten temel unsurlar arasında gösterildi. YERELDEN DOĞAN MODEL ÜLKE GÜNDEMİNE TAŞINDI Yerelde başlayan GOSİSAM Projesi, kısa sürede ulusal ve uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çalışma haline geldi. Proje, Giresun’un sivil toplum ve yerel yönetim iş birliğinde örnek gösterilen kentler arasında yer alma iddiasını güçlendirdi.

IPARD III’te Kırsala 241 milyon avroluk dev hibe Haber

IPARD III’te Kırsala 241 milyon avroluk dev hibe

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Avrupa Birliği tarafından finanse edilen IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon avroluk hibe desteğiyle kırsalda yaklaşık 400 milyon avroluk yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından uygulanan ve Avrupa Birliği ile ortak finanse edilen IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. Takvim kapsamında toplam 241 milyon avro hibe desteği sağlanacak ve kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulamaya alınan IPARD III Programı ile başvuru süreçlerini hızlandırmak ve girişimcilere kolaylık sağlamak amacıyla yıllık çağrı takvimi uygulamasının sürdürüldüğünü belirtti. Yumaklı, 2026 yılında açılacak çağrı dönemleri sayesinde kırsal alanlarda önemli yatırımların hayata geçirilmesinin ve binlerce kişiye yeni istihdam oluşturulmasının hedeflendiğini ifade etti. DÖRT FARKLI BAŞLIKTA DESTEK Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan takvime göre Nisan ayında 25 milyon avro bütçeli “Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme”, mayıs ayında 30 milyon avro bütçeli “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” çağrıları yayımlanacak. Haziran ayında 30 milyon avro bütçeli “Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar” tedbiri için ilana çıkılacak. Temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu’ndan yetki devrinin ardından ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin yararlanabileceği 156 milyon avro bütçeli “Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları” çağrısı yayımlanacak. Program kapsamında desteklenen projelerin bütçesi 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği sağlanacak. Özellikle içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsal altyapıyı güçlendirecek projeler desteklenecek. KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE DESTEK TKDK tarafından 2011’den bu yana uygulanan IPARD programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu desteklerle yaklaşık 273 milyar TL yatırımın ülke ekonomisine kazandırıldığını ve 107 binden fazla kişiye istihdam sağlandığını ifade etti. Kırsal kalkınmada kadınlar ve gençlerin önemli rol oynadığını vurgulayan Bakan Yumaklı, proje değerlendirmelerinde kadın ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek puan ve ilave hibe oranları verildiğini belirtti. Bu kapsamda bugüne kadar 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını aktardı. Bakan Yumaklı, 2026 yılı için açıklanan IPARD III çağrı takviminin yatırımcılar ve tarım sektörü için hayırlı olmasını diledi.

Gıdalara ilişkin yeni tebliğ yayımlandı... Milyon ürünü etkileyecek değişiklik! Haber

Gıdalara ilişkin yeni tebliğ yayımlandı... Milyon ürünü etkileyecek değişiklik!

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdaların ait olduğu partiyi tanımlayan işaret ve numaralara ilişkin güncel tebliği Resmî Gazete’de yayımladı. Tebliğe göre, 31 Aralık 2026’dan itibaren piyasaya sunulan tüm gıdalar, ilgili parti işareti veya numarası ile etiketlenecek. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi kapsamında “Gıdaların Ait Olduğu Partiyi Tanımlayan İşaretler veya Numaralar Hakkında Tebliğ”i (Tebliğ No: 2026/11) bugünkü Resmi Gazete’de yayımladı. Tebliğ, gıdaların ait olduğu partiyi tanımlayan işaretleme usul ve esaslarını belirledi. Buna göre, piyasaya arz edilen gıdaların etiketlerinde veya ambalajlarında, üretici tarafından belirlenen bir parti/lot işareti veya numarası bulunması zorunlu olacak. İşaret veya numara, “P” veya “L” harfi ile gösterilecek ve kolayca okunabilir, silinmeyecek şekilde olacak. Hazır ambalajlı gıdalarda parti numarası doğrudan ambalaj üzerinde, ambalajsız gıdalarda ise paket, kap veya ticari belgelerde yer alacak. Tebliğe göre bazı istisnalar bulunuyor: Buna göre tarımsal ürünlerin geçici depolara gönderilmesi, son tüketiciye satış noktasında paketlenen gıdalar, 10 santimetrekareden küçük ambalajlı gıdalar ve kişiye servis edilen porsiyon dondurmalar gibi ürünlerde parti işareti zorunlu olmayacak. Bakanlık, tebliğin Avrupa Birliği mevzuatına uygun hazırlandığını ve 2011/91/AB Direktifi dikkate alındığını belirtirken tebliğe aykırı davranan işletmelere ise 5996 sayılı Kanun çerçevesinde idari yaptırım uygulanacağı kaydedildi. 31 Aralık 2026 tarihine kadar tüm gıda işletmecilerinin tebliğe uygun hareket etmesi gerekiyor; bu tarihten sonra tebliğe uygun olmayan gıdalar piyasada bulundurulamayacak. Ayrıca, ithal edilen gıdaların etiketleri için de aynı kurallar geçerli olacak. Söz konusu tebliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.