Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

giresunsonhaber - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ:  HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYANIN YENİ GÜCÜ: HER 10 MEYVE BAHÇESİNDEN BİRİ FINDIK Şili’de Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263 hektara ulaştı. Ülkedeki toplam meyve alanlarının yüzde 9,7’sini kaplayan fındık, Şili’yi Türkiye’nin ardından dünyanın en büyük ikinci üreticisi konumuna taşıdı. Sektör temsilcileri, dikim alanlarının gelecek 10 yılda 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Şili, Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda gerçekleştirdiği hızlı büyümeyle dünya pazarındaki ağırlığını artırıyor. Ülkede dikili her 10 meyve ağacından yaklaşık birinin artık fındık olması, bu ürünün Şili tarımındaki yükselişini ortaya koyuyor. Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi Odepa, Şili Gümrük İdaresi ve sektör temsilcilerinin verilerine göre Avrupa fındığı dikim alanı 2025 yılında 49 bin 263,6 hektara yükseldi. Bu alan, Şili’deki toplam meyve üretim sahalarının yüzde 9,7’sine karşılık geliyor. Ülkede 1999 yılında yalnızca 30 hektar olan fındık bahçelerinin yaklaşık çeyrek asır içinde 49 bin hektarın üzerine çıkması, sektörde yaşanan dönüşümün boyutunu gösteriyor. Bu büyümeyle birlikte Şili; ABD ve İtalya’yı geride bırakarak, dünya fındık üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti. Türkiye, küresel fındık üretimindeki tarihsel liderliğini sürdürürken Şili özellikle Güney Yarım Küre’deki üretim takvimi, yüksek verim ve sanayiye yönelik kaliteli ürün avantajıyla öne çıkıyor. FINDIK ÜRETİMİNİN MERKEZİ MAULE Şili’de Avrupa fındığı üretiminin en yoğun olduğu bölge Maule oldu. Odepa’nın meyve alanları envanterine göre Maule’de 21 bin 857,2 hektar fındık bahçesi bulunuyor. Maule’yi şu bölgeler izliyor: La Araucanía: 9 bin 768,3 hektarÑuble: 8 bin 850,2 hektarBiobío: 4 bin 956,3 hektarLos Ríos: 2 bin 331,9 hektarLos Lagos: 1.433,8 hektar Bu dağılım, Şili’de fındık üretiminin ağırlıklı olarak ülkenin orta ve güney kesimlerinde yoğunlaştığını gösteriyor. İklim koşulları, geniş tarım alanları ve mekanizasyona elverişli bahçeler, bölgedeki büyümeyi destekleyen temel unsurlar arasında gösteriliyor. HEDEF 10 YILDA 120 BİN HEKTARIN ÜZERİ Şilili üretici ve “La Avellana, el sabor que conquista al mundo” adlı kitabın yazarı Christian Chadwick, ülkedeki fındık dikim alanlarının önümüzdeki 10 yıl içerisinde 120 bin hektarı aşabileceğini öngörüyor. Chadwick’e göre Şili’de sektörün güncel saha tahminleri yaklaşık 70 bin hektarlık bir üretim potansiyeline işaret ediyor. Resmî envanterlerde kayıtlı alan daha düşük görünmesine rağmen yeni tesis edilen ve henüz tümüyle üretime geçmeyen bahçelerle birlikte sektörün fiilî büyüklüğünün daha yüksek olduğu değerlendiriliyor. Küresel pazarda yüksek kaliteli Avrupa fındığı arzının sınırlı kaldığını belirten Chadwick, yakın gelecekte dünya arzını köklü biçimde artırabilecek güçlü yeni üretici ülkelerin bulunmadığına dikkat çekiyor. Bu tablonun, uzun vadede satış fiyatlarını desteklemesi ve Şili’deki yeni bahçe yatırımlarını teşvik etmesi bekleniyor. İHRACATTA 504,9 MİLYON DOLARLIK REKOR Fındık üretimindeki büyüme, Şili’nin dış ticaret rakamlarına da doğrudan yansıdı. Şili Gümrük İdaresi verilerine göre ülkenin fındık ihracatı 2025 yılında 504,9 milyon dolar FOB değere ulaştı. Bu rakam, Şili fındık sektörünün bugüne kadar kaydettiği en yüksek ihracat değeri oldu. Şili fındığının 2025 yılındaki başlıca pazarları şöyle sıralandı: İtalya: 237,7 milyon dolarAlmanya: 93,3 milyon dolarPolonya: 81,1 milyon dolarBrezilya: 39,2 milyon dolar 2026 yılının ocak-mayıs döneminde ise ihracat değeri 122,5 milyon dolar FOB olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk beş aylık rakamlarının sezonun tamamını kapsamadığı ve ihracatın hasat, işleme ve sevkiyat takvimine bağlı olarak yıl içinde değişebildiği belirtiliyor. TONDA DE GİFFONİ EN YAYGIN ÇEŞİT Şili’deki fındık bahçelerinde farklı ticari çeşitler yetiştiriliyor. Ülkede en fazla kullanılan çeşitler arasında: BarcelonaTonda de GiffoniTonda Gentile delle LangheYamhillLewisRomana yer alıyor. Bu çeşitler arasında Tonda de Giffoni, Şili’de en yaygın yetiştirilen fındık çeşidi olarak öne çıkıyor. İtalyan kökenli bu çeşit; sanayiye uygunluğu, iç kalitesi ve çikolata sektöründeki kullanım özellikleri nedeniyle üreticiler ve alıcılar tarafından tercih ediliyor. Şili’de Avrupa fındığının ortalama veriminin hektar başına 3 bin ile 3 bin 500 kilogram arasında değiştiği belirtiliyor. Ürünün vegetatif gelişim süreci yaklaşık 190 ile 220 gün sürerken tüketim ve işleme aşamasında tane neminin yaklaşık yüzde 6 seviyesine kadar düşürülmesi gerekiyor. Fındığın su ihtiyacının diğer bazı ticari meyve türlerine göre daha sınırlı olduğu, sulama gereksiniminin hektar başına yaklaşık saniyede 0,75 litre düzeyinde bulunduğu ifade ediliyor. Ancak ihtiyaç duyulan su miktarı; bölgenin iklimine, toprağın yapısına, bahçenin yaşına ve sulama sisteminin verimliliğine göre değişebiliyor. ÜRETİMİN YÜZDE 99’U ÇİKOLATA SANAYİSİNE GİDİYOR Şili’de üretilen fındığın yaklaşık yüzde 99’u çikolata ve şekerleme sanayisinde değerlendiriliyor. Bu oran, ülkedeki üretim modelinin büyük ölçüde sanayi talebi ve ihracat üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fındık; çikolata, pralin, sürülebilir krema, dondurma, atıştırmalık, unlu mamul, bitkisel yağ, kozmetik ürün ve bitkisel içecek üretiminde kullanılıyor. Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden Ferrero’nun ürünleri, Şili’deki fındık sektörünün büyümesinde önemli rol oynuyor. PlanetNuts’un aktardığı verilere göre Nutella’nın içeriğinin yaklaşık yüzde 13’ünü fındık oluşturuyor. Bir Ferrero Rocher çikolatasının üretiminde ise doğrudan ve işlenmiş bileşenleriyle yaklaşık dört fındığın kullanıldığı belirtiliyor. FERRERO İÇİN STRATEJİK ÜLKE Ferrero’nun Şili’deki tarımsal faaliyetlerini yürüten AgriChile’nin Genel Müdürü Camillo Scocco, Şili’nin şirketin küresel tedarik zincirinde stratejik bir konuma ulaştığını belirtiyor. Scocco’ya göre ülkenin iklim koşulları, üretilen fındığın kalitesi ve üreticilerle sanayi arasında kurulan iş birliği, Şili’yi küresel pazarda güçlü bir tedarik merkezine dönüştürdü. 2025 sezonundaki üretim performansının Şili’yi dünyanın ikinci büyük fındık üreticisi konumuna taşıdığını vurgulayan Scocco, büyümenin devam edebilmesi için yalnızca üretim miktarının artırılmasının yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Scocco, sektörün geleceğini belirleyecek iki temel unsurun yüksek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim olduğunu ifade ediyor. Üretim alanları genişlerken toprak, su, iş gücü, izlenebilirlik ve çevresel etkilerin de birlikte yönetilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD İLE İKİNCİLİK REKABETİ SÜRECEK Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres de ülkenin dünya üretimindeki ikinci sırasını koruyabileceği görüşünde. Viñambres, özellikle ABD ile ikinci sırada ciddi bir rekabet yaşandığını ancak Şili’nin hızla genişleyen dikim alanları, hektar başına yüksek verimi ve ürün kalitesi sayesinde önemli avantajlara sahip olduğunu belirtiyor. Şili’nin Güney Yarım Küre’de bulunması da ülkeye farklı bir ticari üstünlük sağlıyor. Kuzey Yarım Küre’deki büyük üretici ülkelerin hasat dönemlerinden farklı zamanda piyasaya ürün sunabilen Şili, çikolata ve gıda sanayisinin yıl boyunca devam eden ham madde ihtiyacına cevap verebiliyor. BÜYÜMENİN SINAVI KALİTE VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLACAK Şili’de Avrupa fındığı, ülkenin en hızlı büyüyen tarımsal ürünlerinden biri haline geldi. Dikim alanlarının genişlemesi, ihracat gelirlerinin rekor seviyeye ulaşması ve uluslararası çikolata sanayisinin güçlü talebi, sektörün önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam edeceğine işaret ediyor. Ancak hızlı büyüme aynı zamanda yeni ihtiyaçları da beraberinde getiriyor. Hasat ve işleme tesislerinin kapasitesi, depolama ve lojistik altyapısı, nitelikli iş gücü, sulama yönetimi, ürün izlenebilirliği ve çevresel sürdürülebilirlik, sektörün yeni döneminde belirleyici olacak. Şili’nin Türkiye’nin ardından dünya fındık üretiminde ikinci sıraya yükselmesi, küresel fındık pazarının artık yalnızca geleneksel üretici ülkeler üzerinden şekillenmediğini gösteriyor. Üretim alanlarını hızla artıran Şili, önümüzdeki 10 yılda hem çikolata sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olmayı hem de dünya fındık ticaretindeki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. HABER KÜNYESİ Özgün haberin yazarı: Camila Muñoz Silva – PlanetNuts gazetecisi Yayın tarihi: 13 Temmuz 2026 Özgün yayın: PlanetNuts Ana kaynak: Economía y Negocios – El Mercurio Veri kaynakları: Şili Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Ofisi (Odepa), Şili Gümrük İdaresi, AgriChile ve Şili Fındık Komitesi KAYNAKÇA PlanetNuts, “Chile consolida su liderazgo en avellanos: uno de cada diez frutales plantados en el país corresponde a este cultivo”, Camila Muñoz Silva, Temmuz 2026. Economía y Negocios – El Mercurio, Şili Avrupa fındığı üretimi ve ihracatına ilişkin sektör araştırması. Odepa, Şili meyve üretim alanları ve bölgesel dikim envanteri. Şili Gümrük İdaresi, 2025 ve 2026 fındık ihracat verileri. AgriChile Genel Müdürü Camillo Scocco’nun sektör değerlendirmeleri. Şili Fındık Komitesi Başkanı Rodrigo Viñambres’in üretim ve pazar öngörüleri. Christian Chadwick, La Avellana, el sabor que conquista al mundo.

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Haber

​​​​​​​FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI

FERRERO’DAN FINDIK TEDARİKİNDE YÜZDE 97 İZLENEBİLİRLİK AÇIKLAMASI Ferrero Grubu’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre şirketin kullandığı fındığın yüzde 97’si üreticiye kadar izlenebilir hale geldi. Raporda kakao, kahve ve palm yağında ulaşılan takip oranlarının yanı sıra karbon salımının azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımı ve ambalajların dönüştürülmesine ilişkin veriler de paylaşıldı. Ferrero Grubu, 2024-2025 mali dönemindeki çevresel, sosyal ve tedarik zinciri çalışmalarını kapsayan 17’nci Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin kuruluşunun 80’inci yılında açıklanan raporda sürdürülebilirlik çalışmaları; iklim ve çevre, sorumlu ham madde tedariki, tüketim yaklaşımı ile çalışanlar ve toplum başlıkları altında değerlendirildi. Ferrero, özellikle tarımsal ham maddelerin kaynağının takip edilmesine, çiftçilerle yürütülen çalışmalara ve tedarik zincirindeki çevresel risklerin azaltılmasına ağırlık verdiğini bildirdi. (Ferrero) FINDIKTA ÜRETİCİYE KADAR TAKİP ORANI YÜZDE 97 Raporda, Ferrero’nun üretim süreçlerinde kullandığı fındığın yüzde 97’sinin doğrudan üreticiye kadar izlenebildiği belirtildi. Kakao tedarikinde çiftliklerin sınırlarını gösteren tarımsal haritalara kadar izlenebilirlik oranının yüzde 98’e, palm yağında plantasyona kadar izlenebilirliğin yüzde 98,6’ya ve kahvede tarımsal parsel haritalarına kadar takip oranının yüzde 100’e ulaştığı açıklandı. (planetnuts.cl) Ferrero’nun açıkladığı veriler, küresel gıda sektöründe artık yalnızca ham maddenin hangi ülkeden geldiğinin değil, hangi üretim alanında ve hangi üretici tarafından yetiştirildiğinin de giderek daha fazla önem kazandığını ortaya koydu. 230 BİN TARIMSAL ÜRETİM ALANI İNCELENDİ Şirket; kakao, kahve ve palm yağı tedarikçilerine ait yaklaşık 230 bin tarımsal alanın, Avrupa Birliği’nin Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğü’ne uyum amacıyla geliştirilen takip sistemi üzerinden incelendiğini açıkladı. Söz konusu sistemle ham maddelerin ormansızlaşmaya yol açan veya mevzuata uygun olmayan üretim alanlarından temin edilmesi riskinin azaltılması amaçlanıyor. (planetnuts.cl) Rapora göre kakao alımlarının yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons ve Fairtrade gibi bağımsız sertifika veya standartlar kapsamında gerçekleştirildi. Kullanılan palm yağının tamamının RSPO sertifikalı, kahvenin tamamının ise Rainforest Alliance sertifikasına sahip olduğu bildirildi. TEDARİK STRATEJİSİNİN MERKEZİNDE TARIMSAL ÜRETİM VAR Ferrero, temel ham maddelerin tedarik sürecini “Ferrero Farming Values” adı verilen yaklaşım üzerinden yürüttüğünü duyurdu. Bu sistem; tedarikçilerin denetlenmesi, ürünün kaynağının izlenmesi, bağımsız sertifikasyon, iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi, üretici topluluklarının desteklenmesi ve sektör genelinde iş birliği kurulması olmak üzere beş temel unsur üzerine oluşturuldu. Ferrero Grubu Üst Yöneticisi Lapo Civiletti, söz konusu yaklaşımın tedarikçi sorumluluğunu güçlendirmeyi, çiftçileri desteklemeyi ve farklı tarımsal ürünlerin kendine özgü üretim koşullarına göre çalışma modelleri geliştirmeyi amaçladığını belirtti. (Ferrero) KARBON SALIMINDA YÜZDE 7,2’LİK AZALMA Raporda şirketin doğrudan faaliyetlerinden ve satın aldığı enerjiden kaynaklanan Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımlarının, önceki mali döneme göre yüzde 7,2 azaltıldığı açıklandı. Ferrero’ya ait 24 üretim tesisinin şebekeden temin edilen yüzde 100 yenilenebilir elektrikle çalıştığı, üretim tesislerine özel karbon azaltma yol haritaları hazırlanabilmesi amacıyla da “Karbonsuzlaşma Merkezi” kurulduğu bildirildi. (planetnuts.cl) Şirket ayrıca ilk kez grup genelindeki su ayak izini hesapladığını ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini hedefleyen Alliance for Water Stewardship oluşumuna katıldığını duyurdu. AMBALAJLARIN YÜZDE 92,9’U DÖNÜŞÜME UYGUN TASARLANDI Ferrero’nun kullandığı ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir olacak şekilde tasarlandığı kaydedildi. Ambalajların yüzde 86,8’inin ise mevcut toplama ve geri dönüşüm sistemleri içerisinde uygulamada da dönüştürülebilir durumda olduğu belirtildi. Ferrero Rocher kutularında yapılan tasarım değişikliğiyle ürün başına kullanılan plastik oranının 2019-2020 dönemine göre yüzde 14,7 azaltıldığı, Eylül 2021’den bu yana yaklaşık 16 bin ton plastik kullanımının önüne geçildiği bildirildi. (planetnuts.cl) TARIMSAL TEDARİKTE YENİ DÖNEM Ferrero’nun açıkladığı rapor, büyük gıda şirketlerinin tedarik politikalarında izlenebilirlik, çevresel uygunluk, üretici kayıtları, sertifikasyon ve karbon ayak izinin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi. Dünya fındık üretimi ve ihracatında önemli bir konuma sahip Türkiye açısından da üreticinin kayıt altına alınması, bahçelerin dijital olarak haritalandırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve ürünün bahçeden fabrikaya kadar izlenebilmesi, önümüzdeki dönemde uluslararası ticaretin temel şartları arasında yer almaya devam edecek. Son paragrafta, raporun Türkiye ve Giresun fındık sektörü bakımından taşıdığı muhtemel sonuçlar gazetecilik değerlendirmesi olarak ayrıca işlendi. Kaynak: Camila Muñoz Silva/PlanetNuts için gazeteci https://planetnuts.cl/informe-de-sostenibilidad-2025-de-ferrero-destaca-avances-en-trazabilidad-descarbonizacion-y-abastecimiento-responsable/

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Haber

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU

FERRERO FINDIK, 375 MİLYON DOLARI AŞAN İHRACATLA SEKTÖRÜN ŞAMPİYONU OLDU Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2025 yılı “İlk 1000 İhracatçı Araştırması”nda Ferrero Fındık, 375 milyon doları aşan dış satımıyla “Fındık ve Mamulleri Sektör Birincisi” olurken Türkiye genelinde en fazla ihracat yapan firmalar arasında 70’inci sırada yer aldı. Şirketin ihracattaki başarısının yanında üretici eğitimi, iyi tarım uygulamaları, izlenebilirlik, sosyal koşullar ve onarıcı tarıma yönelik çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha geniş üretici kesimlerine ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren firmalarının belirlendiği TİM İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nın 2025 yılı sonuçları, İstanbul’da düzenlenen “İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni”nde açıklandı. Araştırma sonuçlarına göre Ferrero Fındık, 2025 yılında gerçekleştirdiği 375 milyon doların üzerindeki ihracatla fındık ve mamulleri sektörünün ihracat şampiyonu oldu. Şirket, Türkiye genel sıralamasında ise 70’inci basamakta yer aldı. TİM, İlk 1000 İhracatçı Araştırması’nı her yıl Türkiye’nin en yüksek ihracat hacmine ulaşan şirketlerini sektörler ve genel sıralama üzerinden belirlemek amacıyla yayımlıyor. (TİM) ÖDÜLÜ BAMSİ AKIN ALDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla, TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen törende Ferrero Fındık’ın sektör birinciliği ödülü, şirketin Genel Müdürü Bamsı Akın’a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından takdim edildi. Bamsı Akın, elde edilen başarının yalnızca ihracat rakamlarından ibaret olmadığını belirterek şirketin Türkiye’deki fındık değer zincirinin geliştirilmesi ve modernizasyonuna yönelik uzun vadeli çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti. Akın, bini aşkın çalışan ve tedarikçilerle birlikte Türk fındık sektörü için değer üretmeye odaklandıklarını, daha sürdürülebilir, dayanıklı ve rekabetçi bir yapı oluşturulması amacıyla sektörün bütün paydaşlarıyla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti. TÜRK FINDIĞINI DÜNYADAKİ FERRERO TESİSLERİNE TAŞIYOR Ferrero Fındık, Türkiye’den tedarik ettiği ve işlediği fındığı Ferrero Grubu’nun farklı ülkelerdeki üretim tesislerine gönderiyor. Türk fındığı; grubun çikolata, şekerleme ve fındık bazlı ürünlerinde kullanılan temel ham maddeler arasında bulunuyor. Ferrero Hazelnut Company, fındık değer zincirinin üretim, tedarik, işleme, kalite kontrolü ve pazara ulaştırma aşamalarında faaliyet gösterdiğini, yüksek kaliteli ve sorumlu biçimde tedarik edilmiş fındık için çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor. (ferrerohazelnutcompany.com) Şirketin Türkiye’deki sanayi faaliyetlerinin bugünkü yapısı, Ferrero Grubu’nun 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın almasının ardından şekillendi. Bu süreçte fındığın kırılması, işlenmesi, seçilmesi, mamul ve yarı mamul hâle getirilmesine yönelik kapasite ile ihracat bağlantıları güçlendirildi. Ferrero’nun 2023 yılında yaptığı açıklamada, Düzce fabrikasının yenilenmesi için 80 milyon avroluk yatırım planlandığı ve Türkiye’deki toplam yatırımın o tarihe kadar 130 milyon avroya ulaştığı belirtilmişti. (Ferrero) FERRERO DEĞERLİ TARIM PROGRAMI 2012’DEN BU YANA SÜRÜYOR Ferrero Fındık’ın Türkiye’deki sürdürülebilirlik çalışmalarının merkezinde, 2012 yılından bu yana uygulanan Ferrero Değerli Tarım Programı yer alıyor. Program kapsamında fındık üretiminin yalnızca hasat miktarı üzerinden değil; bahçe bakımı, toprak sağlığı, ürün kalitesi, izlenebilirlik, çalışma koşulları ve çevresel etkileriyle birlikte ele alınması amaçlanıyor. Ferrero, Karadeniz Bölgesi’ndeki saha ekipleri aracılığıyla üreticilerle doğrudan çalıştığını ve programı sivil toplum kuruluşları ile yerel paydaşlarla iş birliği içinde yürüttüğünü bildiriyor. (Ferrero) Ferrero Değerli Tarım Programı üç temel başlık üzerine kuruluyor: İnsan hakları ve sosyal uygulamalar Çevrenin korunması ve sürdürülebilirlik Tedarikçi şeffaflığı ve izlenebilirlik Bu başlıklar, şirketin fındık tedarik zincirine ilişkin taahhütlerini içeren Ferrero Fındık Bildirgesi’nin de temelini oluşturuyor. (ferrerohazelnutcompany.com) ÜRETİCİYE BAHÇE BAKIMI VE VERİMLİLİK DESTEĞİ Program kapsamında üreticilere budama, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele, hasat planlaması, kurutma, ürün kalitesinin korunması ve iş sağlığı ile güvenliği gibi alanlarda saha eğitimleri veriliyor. Bu çalışmalarla birim alandan daha kaliteli ürün alınması, üretim maliyetlerinin kontrol altına alınması ve bahçelerin değişen iklim koşullarına karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi hedefleniyor. Ferrero’nun Karadeniz Bölgesi’nde oluşturduğu model bahçelerde farklı tarımsal uygulamalar üreticilere uygulamalı olarak gösteriliyor. Şirketin açıkladığı verilere göre 2017 yılından itibaren oluşturulan 52 model bahçede iyi tarım uygulamaları ve verimlilik çalışmaları yürütüldü. Samsun’daki model bahçe uygulamaları da fındık sektörünün modernizasyonuna yönelik çalışmaların bir parçası olarak hayata geçirildi. (ferrerohazelnutcompany.com) ONARICI TARIM VE TOPRAK SAĞLIĞI ÖNE ÇIKIYOR Ferrero Fındık’ın çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarında son yıllarda onarıcı tarım yaklaşımı öne çıkıyor. Bu yaklaşımda toprağın yalnızca üretim yapılan bir alan olarak görülmemesi; organik madde miktarının korunması, erozyonun azaltılması, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, suyun daha verimli kullanılması ve bahçe ekosisteminin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Şirket, Ferrero Değerli Tarım Programı kapsamında onarıcı tarım uygulamalarının faydalarını üreticilere gösterecek saha faaliyetleri yürüttüğünü ve tam izlenebilir, daha sürdürülebilir bir fındık tedarik zinciri oluşturmayı hedeflediğini açıklıyor. (ferrerohazelnutcompany.com) İZLENEBİLİRLİK VE TEDARİKÇİ ŞEFFAFLIĞI Fındığın hangi bölgeden, hangi üretici veya tedarik zincirinden geldiğinin kayıt altına alınması, gıda sektöründe kalite ve güvenliğin yanı sıra sosyal ve çevresel risklerin yönetilmesi açısından da önem taşıyor. Ferrero, fındık tedarik zincirinde izlenebilirliği artırarak ürünün üretim alanından işleme tesisine kadar takip edilebilmesini, tedarikçilerin belirlenen standartlara uyumunun denetlenmesini ve sorun görülen alanlarda iyileştirici çalışmalar yapılmasını hedefliyor. Şirketin sürdürülebilir fındık politikası; üreticilerin ve yerel toplulukların gelişmesi, tarım işçilerinin haklarının korunması, çocuk işçiliği riskinin azaltılması ve sorumlu tedarik ilkelerinin uygulanması başlıklarını da kapsıyor. Ferrero, Türkiye’deki fındık tedarik zincirinde çalışma koşulları ve çocuk işçiliği riskinin sistemli ve çok paydaşlı çalışmalar gerektirdiğini kabul ediyor. (Ferrero) İHRACAT BAŞARISI ÜRETİM SAHASINDAKİ GELİŞİMLE TAMAMLANMALI Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatla sektör birincisi olması, Türk fındığının dünya çikolata ve gıda sanayisindeki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Ancak sektörün kalıcı biçimde güçlenmesi için ihracat hacminin yanında üreticinin gelirinin yükseltilmesi, yaşlanan bahçelerin yenilenmesi, mekanizasyon olanaklarının geliştirilmesi, toprak ve yaprak analizlerinin yaygınlaştırılması, kurutma standartlarının iyileştirilmesi, mevsimlik tarım işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarının geliştirilmesi ile fındığın daha yüksek katma değerle değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle Ferrero Fındık’ın iyi tarım, model bahçe, izlenebilirlik, sosyal sorumluluk ve onarıcı tarım çalışmalarını Giresun başta olmak üzere fındık üretilen bütün illerde daha fazla üreticiye ulaştırarak sürdürmesi, elde edilen ihracat başarısının üretim sahasına, çiftçiye ve bölge ekonomisine daha güçlü biçimde yansımasına katkı sağlayacaktır. Ferrero Fındık’ın 375 milyon doları aşan ihracatının ürün ve ülke bazındaki ayrıntıları açıklanmazken, şirketin dış satımının büyük bölümünü Türkiye’de tedarik edilen doğal ve kavrulmuş iç fındık ile çikolata ve şekerleme sanayisinde kullanılan işlenmiş, kıyılmış, püre ve diğer yarı mamul fındık ürünlerinin oluşturduğu değerlendiriliyor. Trabzon, Düzce ve İzmit’teki tesislerde işlenen Türk fındığı, Ferrero Grubu’nun dünyanın farklı ülkelerindeki üretim merkezlerine gönderilerek grubun çikolata ve şekerleme ürünlerinde kullanılıyor. Türk fındığının dünya pazarındaki değerini artıracak, üreticinin emeğini koruyacak, çevresel ve sosyal sürdürülebilirliği güçlendirecek çalışmaların kesintisiz biçimde devam etmesini diliyoruz.

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: Haber

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK:

FERRERO ŞİLİ’DE FINDIK BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRECEK: “KÜRESEL PAZARIN YENİ DENGESİ ÜRETİCİ ÇEŞİTLİLİĞİYLE KURULACAK” Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyüme hedefinden geri adım atmıyor. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında konuşan AgriChile yetkilileri; fiyat istikrarı, kalite, depolama, sürdürülebilirlik, rejeneratif tarım ve yeni yatırımlar üzerinden Şili’nin küresel fındık pazarında daha güçlü bir aktör haline geldiğini anlattı. Ferrero ve AgriChile’den Şili Fındığına Güçlü Büyüme Mesajı Dünya fındık ve çikolata sektörünün en büyük aktörlerinden Ferrero’nun Şili’deki iştiraki AgriChile, Avrupa fındığında büyümenin devam edeceğini açıkladı. RedAgrícola’nın “On The Road Chile” programında ele alınan değerlendirmelerde, Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi; kalite, iklim avantajı, yatırım kapasitesi, sürdürülebilirlik ve yeni üretici bölgelerin küresel pazara etkisi üzerinden değerlendirildi. Programda verilen mesajlara göre AgriChile, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin yalnızca bugünkü hacimle sınırlı kalmayacağını, ülkenin uygun iklim koşulları, artan işleme kapasitesi ve üretim tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda da büyümeyi sürdüreceğini öngörüyor. Küresel Fındıkta Fiyat Dengesi: Tek Ülkeye Bağımlılık Azalıyor AgriChile Genel Müdürü Camilo Socco’nun değerlendirmelerine göre fındık fiyatları artık yalnızca yerel üretim koşullarıyla değil, küresel arz-talep dengesiyle şekilleniyor. Bir ülkedeki üretim düşüşü ya da artışı, dünya genelinde hammadde bulunabilirliğini doğrudan etkiliyor. Programda, fiyatlarda yaşanan sert dalgalanmaların küresel piyasa açısından sağlıklı olmadığı vurgulandı. Bu nedenle Şili, Oregon ve Balkanlar gibi farklı üretim merkezlerinin gelişmesinin, gelecekte fındık fiyatlarının daha dengeli seyretmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi. Şili, Avrupa Fındığında İkinci Güç Olarak Öne Çıkıyor Yayında, Şili’nin Avrupa fındığında önemli bir üretici ülke konumuna geldiği belirtilirken, Oregon’un da Şili’ye yakın hacimlerle büyüdüğü, Balkanlar’da ise üretimin gelişme aşamasında olduğu aktarıldı. Bu tablo, küresel fındık pazarında geleneksel üretici ülkelerin yanında yeni merkezlerin de güç kazandığını gösteriyor. AgriChile’ye göre üretici ülke çeşitliliğinin artması, yalnızca arzı büyütmekle kalmayacak; aynı zamanda fiyat istikrarı açısından da pazara katkı sunacak. Kalite Vurgusu: “Şili Fındığında A ve B Kalite Oranı Güçlü” Programda Şili’deki mevcut sezonun kalite açısından dirençli geçtiği belirtildi. AgriChile yetkilileri, bu sezon ürün kalitesinde önceki yıllara göre ciddi bir fark oluşmadığını, A ve B kalite oranının güçlü şekilde devam ettiğini ifade etti. Yetkililere göre bu kalite düzeyi, Şili fındığını diğer üretim bölgelerinden ayıran başlıca unsurlardan biri. Ancak bazı bölgelerde küf ve zararlı baskısında küçük artışlar gözlendiği, bunun şu an için endişe verici boyutta olmadığı; buna rağmen gelecek sezonlar için dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Hasat Sonrası Kritik Uyarı: Depolama Kaliteyi Belirleyecek AgriChile’nin üzerinde durduğu en önemli başlıklardan biri hasat sonrası depolama oldu. Artan üretim hacminin, tarladan alıcıya kadar geçen süreçte daha güçlü bir ara depolama altyapısını zorunlu hale getirdiği vurgulandı. Yetkililer, ürünün temizlenip kurutulduktan sonra uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Büyük havalandırmalı çuvallar ve silo sistemleri, fındığın nem, küf ve kalite kaybı yaşamadan alıcı tesislere ulaşması için etkili çözümler arasında gösterildi. “İyi Sezon, Yatırım İçin Fırsat” AgriChile temsilcileri, Şili’de bu sezonun hem fiyat hem de ürün hacmi açısından üreticiye önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Bu nedenle üreticilere temizleme, kurutma ve ara depolama yatırımlarını artırma çağrısı yapıldı. Programda, kaliteyi korumanın yalnızca üretim aşamasında değil, hasat sonrasında da başladığı vurgulandı. Fındığın pazara güçlü girebilmesi için üreticinin tarladaki başarısını depolama ve işleme süreçleriyle tamamlaması gerektiği ifade edildi. Bilimsel Araştırma Sahaya İndiriliyor AgriChile’nin Ar-Ge çalışmalarında da dikkat çeken başlıklar yer aldı. Şirketin düzenlediği bilimsel toplantılarda, Şili’de Avrupa fındığı üzerine yürütülen iki-üç yıllık ve daha uzun süreli araştırmaların üreticiye aktarılması hedefleniyor. Araştırmalar; besleme, sulama, zararlı ve hastalık kontrolü, karbon ayak izi, sürdürülebilir üretim, biyolojik mücadele ve iklim değişikliğine uyum gibi alanlara yoğunlaşıyor. AgriChile yetkilileri, bu çalışmaların doğrudan üreticinin agronomik yönetimini geliştirmeye dönük olduğunu belirtti. Zararlılarla Mücadelede Yeni Dönem Programda, Şili’nin güney bölgelerinde sorun oluşturan bazı zararlılar için yeni mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Özellikle tuzak sistemleri, düşük çevresel etkiye sahip uygulamalar, biyolojik mücadele ve entegre zararlı yönetimi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. AgriChile’ye göre gelecek dönemde yalnızca kimyasal gübreleme ve klasik mücadele yöntemleri yeterli olmayacak. Daha düşük toksikolojik etkiye sahip moleküller, biyolojik çözümler ve sürdürülebilir yönetim modelleri Avrupa fındığı üretiminde daha fazla önem kazanacak. İklim Değişikliğine Karşı Yeni Tedbirler Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişikliği de önemli gündemlerden biri olarak öne çıktı. Özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde artan radyasyon baskısına karşı bio-stimülantlar ve güneş koruyucu uygulamaların gelecekte daha fazla kullanılabileceği belirtildi. Bu değerlendirme, fındık üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, değişen iklim koşullarına uyum kabiliyetinin de stratejik öneme sahip olduğunu ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik Sahadan Başlıyor Ferrero ve AgriChile’nin üzerinde durduğu ana başlıklardan biri de sürdürülebilirlik oldu. Programda sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir tercih değil; sosyal, ekonomik ve çevresel boyutları olan temel bir üretim yaklaşımı olduğu ifade edildi. AgriChile temsilcileri, tüketicinin artık sürdürülebilir üretim beklentisinin arttığını, bu nedenle fındık tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaların doğrudan sahadan başlaması gerektiğini vurguladı. Rejeneratif Tarım: Daha Az Kimyasal, Daha Çok Biyolojik Denge Yayında, AgriChile’nin rejeneratif tarımı sahada uygulamaya çalıştığı belirtildi. Bu kapsamda kimyasal gübre kullanımının azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, faydalı böceklerin korunması ve doğal yaşam alanlarının üretim sahaları içinde desteklenmesi öne çıkarıldı. Tarla kenarlarında oluşturulan çiçekli alanların yalnızca görsel amaç taşımadığı, faydalı böcekler için biyolojik koridor görevi gördüğü anlatıldı. İşlenmeyen alanların doğallaştırılmasıyla flora ve fauna için yaşam alanı oluşturulduğu, bunun da üretim ekosistemine katkı sağladığı ifade edildi. “Farklı Yapmak, Daha Pahalı Yapmak Değildir” AgriChile yetkilileri, sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının her zaman daha yüksek maliyet ya da daha düşük üretim anlamına gelmediğini vurguladı. Programda, “bir işi farklı yapmak” ile “daha pahalı yapmak” arasında doğrudan bir bağ kurulamayacağı mesajı verildi. Bu yaklaşım, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevre duyarlılığı olarak değil, aynı zamanda verimlilik ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından da ele aldığını gösteriyor. Yeni Üreticilere Mesaj: “Doğru Yer, Doğru Planlama, Doğru Dikim” Avrupa fındığını farklı meyve türlerinden ya da geleneksel tarım ürünlerinden geçiş yapmak isteyen üreticiler için de değerlendiren AgriChile, en kritik unsurun doğru ekonomik analiz ve doğru saha seçimi olduğunu belirtti. Yetkililere göre Avrupa fındığı geniş iklim aralıklarına uyum sağlayabilen “esnek” bir ürün. Ancak bu esneklik, plansız dikim yapılabileceği anlamına gelmiyor. Üreticilere, yatırım kararı almadan önce iyi bir fizibilite, uygun arazi seçimi ve doğru dikim planlaması yapılması çağrısı yapıldı. Üçüncü Tesisle Alım ve İşleme Kapasitesi Artacak AgriChile’nin büyüme stratejisinde yeni tesis yatırımları da kritik yer tutuyor. Programda üçüncü tesisin devreye girmesiyle birlikte şirketin meyve kabul ve işleme kapasitesinin önemli ölçüde artacağı ifade edildi. Bu yatırım, Şili’de üretim hacminin artmasına paralel olarak sanayi altyapısının da güçlendirildiğini gösteriyor. AgriChile, yalnızca üretimi değil, hasat sonrası kabul, işleme, depolama ve kalite yönetimini de büyümenin parçası olarak ele alıyor. Şili İçin 100 Bin Tonun Üzeri Konuşuluyor Programda, Şili’nin uzun vadeli üretim potansiyeline ilişkin dikkat çekici rakamlar da gündeme geldi. 80 bin hektar seviyesinde üretimin 100 bin tonun üzerine çıkabileceği, hatta uzun vadede 200 bin ton ve 300 bin ton gibi rakamların da konuşulduğu ifade edildi. AgriChile yönetimi ise bu rakamlardan çekinmediğini belirtti. Şili’nin Avrupa fındığı için elverişli iklim koşullarına sahip olduğu, farklı mikroklimaların üretim alanını genişletebileceği, yeni çeşitler ve araştırmalarla verimin daha da artırılabileceği vurgulandı. “Doğru Yapılırsa Şili Büyümeye Devam Eder” AgriChile’nin verdiği ana mesaj, Şili’de Avrupa fındığı üretiminin doğru planlama ile büyümeye devam edeceği yönünde oldu. Şirket, ülkenin iklim avantajı, artan üretici ilgisi, sanayi yatırımları ve bilimsel araştırmalarla bu büyümeyi sürdürebileceğini düşünüyor. Programda, tüketicinin aradığı kaliteye cevap verilebildiği sürece Şili’nin küresel pazarda büyümesinin önünde ciddi bir engel görülmediği ifade edildi. Türkiye ve Giresun İçin Dikkat Çeken Tablo Şili’de Ferrero ve AgriChile’nin ortaya koyduğu büyüme vizyonu, Türkiye ve özellikle Giresun fındığı açısından da dikkatle okunması gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Yayında verilen mesajlar, küresel fındık rekabetinin artık yalnızca üretim miktarı üzerinden değil; kalite, sürdürülebilirlik, depolama, izlenebilirlik, Ar-Ge, iklim uyumu ve sanayi entegrasyonu üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Bu nedenle Şili’deki büyüme hamlesi, klasik anlamda yalnızca yeni bir üretici ülkenin yükselişi değil; fındıkta yeni rekabet standartlarının da habercisi niteliği taşıyor.

Trabzon’a Otizm Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi geliyor Haber

Trabzon’a Otizm Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi geliyor

Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile MAPA İnşaat arasında imzalanan protokolle Otizm Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi tamamen bağış yöntemiyle inşa edilecek. Merkezin 18 ayda tamamlanması hedefleniyor. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in büyük önem verdiği Otizm Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, MAPA İnşaat tarafından tamamı bağış yöntemiyle inşa edilecek. İşbirliği protokolü, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve MAPA İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vedat Çetintaş tarafından imzalandı. Merkezin yapımına birkaç içinde başlanılması ve 18 içinde tamamlanması hedefleniyor. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in büyük önem verdiği ve sosyal belediyecilik anlayışının en güzel örneklerinden biri olan Otizm Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi için ilk adım atıldı. Yapımı tamamen bağış yoluyla gerçekleştirilecek merkez için Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve MAPA İnşaat ve Ticaret A.Ş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vedat Çetintaş arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokole göre merkezin inşa edileceği Geçit Mahallesi’ndeki arazi en geç 1 ay içerisinde bağışçı firmaya teslim edilecek, teslimden sonra en geç 1 ay içerisinde inşaata başlanacak ve merkez 18 ayda tamamlanacak. ENGELSİZ YAŞAM ANLAYIŞIYLA TASARLANACAK Otizmli bireylerin ihtiyaçları gözetilerek planlanan merkez, erişilebilir mimari anlayışıyla rampalar, asansörler, uygun ıslak hacimler ve ulusal standartlara uygun teknik donanımlarla inşa edilecek. Eğitim ve rehabilitasyon alanlarının yanı sıra sosyal etkinlikler, kültürel faaliyetler ve yaşam becerilerini destekleyecek çok amaçlı bölümler de merkez bünyesinde yer alacak. Projede ayrıca çevre düzenlemesi, peyzaj alanları, rekreasyon bölümleri ve sürdürülebilirlik kriterleri de uygulanacak. Bina, YES-TR Yeşil Sertifika hedeflerine uygun şekilde yapılacak ve güneş enerji sistemi altyapısı da projeye dahil edilecek. Yapım sürecinde yerli üretim malzemelerin kullanımına öncelik verilecek. SOSYAL BELEDİYECİLİĞE GÜÇLÜ KATKI Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, otizmli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik önemli bir adım attıklarını belirterek, “Şehrimize kazandıracağımız Otizm Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi, özel gereksinimli bireylerimizin eğitim, bakım ve sosyal yaşam süreçlerine güçlü bir destek sağlayacak. Bu proje, sosyal belediyecilik anlayışımızın en somut örneklerinden biridir. Bu önemli hizmet için tamamen bağış yoluyla bizimle iş birliği yapan MAPA İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vedat Çetintaş'a ve tüm MAPA ailesine teşekkür ediyorum" dedi.

BULANCAK’TA GÜNEŞTEN GELEN ÜCRETSİZ ŞARJ DÖNEMİ Haber

BULANCAK’TA GÜNEŞTEN GELEN ÜCRETSİZ ŞARJ DÖNEMİ

BULANCAK’TA GÜNEŞTEN GELEN ÜCRETSİZ ŞARJ DÖNEMİ Bulancak Belediyesi, çevre dostu kent hizmetleri kapsamında güneş enerjili Solar Şarj İstasyonlarını vatandaşların kullanımına sundu. İlçede 4 farklı noktaya kurulan istasyonlarla yurttaşlar, mobil cihazlarını ücretsiz olarak güneş enerjisiyle şarj edebilecek. Bulancak Belediyesi, sürdürülebilir kent anlayışı ve çevreci belediyecilik hedefi doğrultusunda yeni bir hizmeti daha hayata geçirdi. Belediye Başkanı Necmi Sıbıç’ın öncülüğünde, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından kurulan güneş enerjili Solar Şarj İstasyonları vatandaşların hizmetine sunuldu. İlçe genelinde Bulancak Meydanı’na 2, Bulancak Devlet Hastanesi’ne 1 ve Millet Bahçesi’ne 1 olmak üzere toplam 4 adet Solar Şarj İstasyonu yerleştirildi. Yeni nesil şarj üniteleri sayesinde vatandaşlar, cep telefonu ve mobil cihazlarını güneş enerjisinden elde edilen elektrikle ücretsiz olarak şarj edebilecek. GÜNEŞ ENERJİSİ KENT HİZMETİNE DÖNÜŞÜYOR Solar şarj istasyonları, yenilenebilir enerjinin günlük yaşamda doğrudan kullanılmasına imkân sağlayan çevreci kent uygulamaları arasında yer alıyor. Güneşten elde edilen enerjiyle çalışan bu sistemler, fosil kaynaklara olan bağımlılığı azaltırken vatandaşlara ücretsiz, erişilebilir ve pratik bir kamu hizmeti sunuyor. Bulancak’ta meydan, hastane ve millet bahçesi gibi vatandaş yoğunluğunun yüksek olduğu noktalara kurulan istasyonlar; çevre duyarlılığı, kamusal hizmete erişim ve sürdürülebilir şehircilik açısından dikkat çekiyor. Uygulama, temiz enerjinin yalnızca büyük ölçekli enerji yatırımlarıyla değil, kent yaşamının içinde doğrudan hissedilen küçük ama etkili hizmetlerle de yaygınlaştırılabileceğini gösteriyor. KAMU HİZMETİNDE TEMİZ ENERJİ DÖNEMİ Günümüzde mobil cihazlar, yalnızca haberleşme aracı değil; sağlık hizmetlerine ulaşım, acil durum iletişimi, ulaşım bilgisi, bankacılık işlemleri ve kamu hizmetlerine erişim açısından da günlük yaşamın temel parçalarından biri haline geldi. Bu nedenle kamusal alanlarda ücretsiz şarj imkânı sunulması, vatandaşın iletişim ve dijital erişim ihtiyacını destekleyen önemli bir hizmet olarak öne çıkıyor. Özellikle hastane çevresi, meydanlar ve sosyal yaşam alanları gibi yoğun kullanılan noktalarda bu hizmetin sunulması, uygulamanın kamu yararı yönünü güçlendiriyor. BULANCAK’TA ÇEVRECİ KENT HİZMETİ Solar şarj istasyonları, çevreci belediyecilik anlayışının görünür ve günlük hayata dokunan örneklerinden biri oldu. Vatandaşlar, herhangi bir ücret ödemeden mobil cihazlarını şarj ederken aynı zamanda yenilenebilir enerji kullanımını doğrudan deneyimleme imkânı bulacak. Bu yönüyle uygulama, hem çevre bilincini artıran hem de kent yaşamında pratik bir ihtiyaca cevap veren sosyal belediyecilik hizmeti olarak değerlendiriliyor. Güneş enerjisinin kamusal alanda görünür hale gelmesi, sürdürülebilirlik kültürünün toplumda yaygınlaşmasına da katkı sağlayacak. SIBIÇ: “ÇEVRECİ YATIRIMLARIMIZA DEVAM EDECEĞİZ” Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, çevre dostu yatırımları hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek, yenilenebilir enerji uygulamalarını yaygınlaştırmayı hedeflediklerini söyledi. Başkan Sıbıç açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Geleceğe daha temiz ve yaşanabilir bir Bulancak bırakmak için çevreye duyarlı projeleri birer birer hayata geçiriyoruz. Güneş enerjisiyle çalışan şarj istasyonlarımız hem vatandaşlarımıza ücretsiz bir hizmet sunuyor hem de yenilenebilir enerji kullanımına dikkat çekiyor. Sıfır atık ve sürdürülebilirlik anlayışımız doğrultusunda çevreci yatırımlarımıza devam edeceğiz. Bulancak için üretmeye, ilçemize değer katacak projeleri hayata geçirmeye kararlıyız.” YENİLENEBİLİR ENERJİ GÜNLÜK YAŞAMA TAŞINDI Bulancak Belediyesi’nin hayata geçirdiği güneş enerjili şarj istasyonları, ilçede çevreci kent hizmetlerinin yaygınlaştırılması adına önemli bir adım oldu. Uygulama; ücretsiz kamu hizmeti, yenilenebilir enerji kullanımı, sıfır atık yaklaşımı ve sürdürülebilir şehircilik hedeflerini aynı başlık altında buluşturdu. Bulancak’ta hizmete alınan solar istasyonlar, temiz enerjinin kent yaşamında doğrudan kullanılabileceğini ortaya koyarken, belediyenin çevre dostu yatırımlarına devam edeceği mesajını da güçlendirdi.

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA LİGİNE ÇIKIYOR PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026, 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE SEKTÖRÜN YENİ YOL HARİTASINI ÇİZECEK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, güçlenen sanayi bağlantıları, teknik danışmanlık ağı, fidanlık yatırımları, bitki sağlığı çözümleri ve işleme teknolojileriyle yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticiden sanayiye, bilim insanından teknoloji firmalarına kadar fındık zincirinin bütün aktörlerini aynı masada buluşturacak. Şili, Avrupa fındığında artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil; teknik kapasitesini geliştiren, sanayi bağlantılarını güçlendiren, fidanlık altyapısını kuran, hasat sonrası işleme teknolojilerine yatırım yapan ve küresel pazarla daha doğrudan ilişki kuran yeni bir fındık gücü olarak öne çıkıyor. Bu yükselişin en önemli buluşmalarından biri olan PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Şili’nin Los Ángeles kentinde, Casa Laura ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Program, 09.30 ile 15.00 saatleri arasında düzenlenecek. PlanetNuts’un güncel duyurusuyla yeniden gündeme gelen etkinlik, “fındık ağacını yeniden başrole taşıyan” bir teknik ve ticari buluşma olarak hazırlandı. Organizasyon; üreticileri, danışmanları, şirketleri, fidanlıkları, araştırmacıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini Şili Avrupa fındığının geleceğini tartışmak üzere bir araya getirecek. Etkinliğin ana teması, Şili’nin fındıkta ulaştığı büyüme seviyesinden sonra artık nasıl daha kaliteli, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir üretim modeline geçeceği üzerine kuruluyor. FINDIKTA YENİ GÜÇ MERKEZİ: ŞİLİ Avrupa fındığı üretiminde son yıllarda dikkat çeken Şili, dikim alanlarını artırmanın ötesinde, sektörün bütün zincirini yeniden kuran bir model geliştiriyor. Bu modelde yalnızca bahçe kurmak ya da üretim miktarını büyütmek yok; doğru fidan, doğru çeşit, sağlıklı bahçe yönetimi, bitki sağlığı, hastalık kontrolü, besleme programı, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik ve ihracat bağlantısı aynı anda ele alınıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026 bu nedenle klasik bir tarım toplantısı değil. Etkinlik, Şili fındığının büyüme sonrası dönemde hangi teknik, ticari ve stratejik başlıklara odaklanacağını gösterecek geniş kapsamlı bir sektör platformu niteliği taşıyor. Şili’nin fındıkta geldiği nokta, küresel piyasa açısından da önem taşıyor. Dünya fındık piyasasında Türkiye hâlâ ana üretici ülke konumunu korurken, Şili’nin planlı ve teknoloji odaklı büyümesi, rekabetin artık yalnızca rekolte miktarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Yeni dönemde rekabet; verimlilik, kalite standardı, ürün sağlığı, sanayi kapasitesi, sürdürülebilirlik, üretici-sanayi ilişkisi, işleme teknolojisi ve pazar disiplini üzerinden şekilleniyor. LOS ÁNGELES’TE TEKNİK VE TİCARİ BULUŞMA PlanetNuts Day Avellanos 2026, 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün farklı aktörlerini aynı çatı altında toplayacak. Etkinlik alanı olarak belirlenen Casa Laura, üreticiler, danışmanlar, akademisyenler, şirket temsilcileri ve sanayi aktörleri için teknik bilgi paylaşımının yapılacağı bir merkez haline gelecek. Programda Şili’de Avrupa fındığı yetiştiriciliğinin temel sorunları, yeni fırsatları ve önümüzdeki yıllarda sektörün karşı karşıya kalacağı rekabet başlıkları ele alınacak. Etkinlikte özellikle şu konuların öne çıkması bekleniyor: Avrupa fındığında verimlilik artışı, bahçe yönetimi, hastalık ve zararlı baskısı, bitki besleme, iklim değişikliğine uyum, fidan kalitesi, hasat sonrası işleme kapasitesi, kalite sınıflandırması, paketleme teknolojileri, sanayi bağlantıları, üretici deneyimleri ve ihracat perspektifi. Bu başlıklar, Şili fındığının artık yalnızca tarımsal üretim alanında değil, aynı zamanda küresel gıda ve sanayi zinciri içinde de daha güçlü bir konuma yerleşmek istediğini gösteriyor. KONUŞMACILAR: ÜRETİM, SANAYİ VE BİTKİ SAĞLIĞI AYNI MASADA PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın açıklanan ilk konuşmacıları, etkinliğin yönünü de ortaya koyuyor. Programda Avrupa fındığı danışmanı Gabriel Aguilar, AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco ve fitopatolog-akademisyen Ernesto Moya yer alacak. Gabriel Aguilar’ın katılımı, toplantının üretici uygulamaları, bahçe yönetimi, sezon içi karar alma süreçleri ve verimlilik başlıklarına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Aguilar’ın sahaya dayalı danışmanlık perspektifi, üreticilerin karşılaştığı pratik sorunların teknik zeminde değerlendirilmesini sağlayacak. Camilo Scocco’nun AgriChile Genel Müdürü olarak programda yer alması ise etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığında sanayi kapasitesi, ürün alımı, işleme altyapısı, ihracat bağlantıları, üretici-sanayi ilişkisi ve küresel pazar boyutunun da gündemde olacağını gösteriyor. Ernesto Moya’nın fitopatolog ve akademisyen kimliğiyle etkinlikte yer alması, bitki sağlığı başlığının programın en kritik bölümlerinden biri olacağını ortaya koyuyor. Avrupa fındığında hastalık baskısı, patojenler, odun hastalıkları, kök ve dal sağlığı, koruyucu uygulamalar ve sürdürülebilir mücadele yöntemleri Şili üreticileri için giderek daha önemli hale geliyor. Bu üç konuşmacı profili birlikte değerlendirildiğinde, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın üç temel eksene oturduğu görülüyor: sahada verimli üretim, sanayiyle güçlü bağlantı ve hastalıklara karşı bilimsel mücadele. ÜRETİCİ MASASI: SAHADAKİ GERÇEK DENEYİM MERKEZE ALINIYOR Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de teknik üretici paneli olacak. Bu panelde üreticiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde karşılaştıkları sorunları, aldıkları sonuçları ve edindikleri deneyimleri sektörle paylaşacak. Bu yaklaşım, Şili fındık sektöründe bilginin yalnızca akademik sunumlarla ya da şirket tanıtımlarıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Üretici masası, doğrudan sahadan gelen deneyimi merkeze alarak teknik tartışmayı daha gerçekçi bir zemine taşıyacak. Çünkü Avrupa fındığında başarı, artık sadece dikim alanını büyütmekle elde edilmiyor. Bahçede yapılan budama, sulama, bitki besleme, hastalık takibi, zararlı mücadelesi, soğuklanma izleme, hasat zamanı belirleme ve maliyet kontrolü gibi kararlar, ürünün verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. Üretici masasında paylaşılacak saha deneyimleri, danışmanlar ve şirketler için de önemli bir veri alanı oluşturacak. Hangi uygulamanın sahada karşılık bulduğu, hangi teknik çözümün üreticinin sorununu azalttığı, hangi risklerin yeni sezonda daha fazla öne çıkacağı bu bölümde daha görünür hale gelecek. SPONSORLAR FINDIK ZİNCİRİNİN TAMAMINI GÖSTERİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsor yapısı, etkinliğin kapsamını açık biçimde ortaya koyuyor. Sponsorlar yalnızca bir tanıtım listesi değil; Şili fındık sektörünün hangi alanlarda büyüdüğünü, hangi teknolojilere ihtiyaç duyduğunu ve hangi başlıklarda profesyonelleştiğini gösteren önemli bir veri niteliği taşıyor. Açıklanan sponsorlar arasında Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica, Sumitomo Chemical Chile, Anagra, UNITEC, Point Chile ve Castaño Austral Vivero gibi farklı alanlarda faaliyet gösteren firmalar yer alıyor. Bu yapı, fındıkta üretimden pazara uzanan bütün zincirin gündeme taşındığını gösteriyor. Teknik danışmanlık, biyoteknoloji, bitki besleme, biyoçözümler, ürün koruma, fidanlık, işleme teknolojileri, otomasyon, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik başlıkları etkinliğin ana omurgasını oluşturuyor. TRINUTS: BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK Trinuts’un sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin üretici sahasına güçlü biçimde odaklanacağını gösteriyor. Fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık yapan şirket, üreticilere bahçe koşullarına göre uyarlanmış çözümler sunuyor. Trinuts’un yaklaşımı, Şili fındığında teknik danışmanlığın artık tamamlayıcı değil, doğrudan üretim başarısını belirleyen bir unsur haline geldiğini ortaya koyuyor. Bahçe verimliliği, kârlılık, saha gözlemi, budama programı, besleme stratejisi ve sezon yönetimi gibi başlıklar, profesyonel danışmanlıkla birlikte daha sistemli hale geliyor. Fındıkta yeni dönemin üreticisi artık yalnızca toprağa fidan diken kişi değil; teknik veriyle karar alan, maliyetini izleyen, verimini ölçen ve kalite standardını yöneten profesyonel bir tarımsal aktör haline geliyor. FITOTECNOLOGÍA: BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL KAYNAKLI TARIMSAL GİRDİLER Fitotecnología’nın programa dahil olması, Şili fındık sektöründe biyoteknoloji ve doğal kaynaklı tarımsal girdilerin önem kazandığını gösteriyor. Şirket, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli çözümler üzerine çalışan yapısıyla dikkat çekiyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sürdürülebilir üretim tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bitki besleme, biyostimülasyon, ürün koruma ve çevreyle uyumlu tarımsal girdiler, özellikle iklim baskısının arttığı ve üretim maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde daha stratejik hale geliyor. Şili’nin bu alandaki ilgisi, fındıkta geleceğin yalnızca daha fazla kimyasal kullanımıyla değil, daha doğru, daha ölçülü ve daha sürdürülebilir girdi yönetimiyle kurulacağını gösteriyor. PACK-MAN: HASAT SONRASI İŞLEMEDE TEKNOLOJİ HAMLESİ Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası işleme kapasitesinin stratejik bir konu haline geldiğini gösteriyor. Üretim miktarı büyüdükçe, ürünün yalnızca bahçeden alınması yeterli olmuyor; kurutma, ayıklama, sınıflandırma, paketleme ve sanayiye uygun hale getirme süreçleri de aynı ölçüde önem kazanıyor. Pack-Man’in meyve ve kuru yemiş işleme teknolojilerindeki uzmanlığı, Şili fındığının sanayiyle entegrasyon sürecinde daha fazla teknolojiye ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor. Fındıkta değer artık yalnızca dalda değil; hasattan sonra ürünün nasıl işlendiği, nasıl sınıflandırıldığı ve pazara hangi standartla sunulduğu aşamada oluşuyor. UPL: ÜRÜN KORUMA, BİTKİ BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLER UPL’nin etkinlikte yer alması, ürün koruma ve bitki sağlığı başlığının Şili fındık sektörünün merkezinde olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte tarım çözümleri geliştiren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle üreticilere destek sunuyor. Avrupa fındığında hastalık ve zararlı baskısı, iklim değişkenliğiyle birlikte daha karmaşık hale geliyor. Bu nedenle üreticilerin yalnızca sezon sonunda değil, sezon boyunca bitki sağlığını izleyen ve önleyici yaklaşımı güçlendiren sistemlere yönelmesi gerekiyor. UPL’nin programdaki varlığı, Şili fındık sektöründe verim istikrarı, bitki dayanıklılığı ve sürdürülebilir koruma stratejilerinin daha fazla öne çıkacağını gösteriyor. ROVENSA NEXT CHILE: SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE BİYOÇÖZÜMLER Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, Avrupa fındığında biyolojik çözümler ve sürdürülebilir üretim arayışının güçlendiğini ortaya koyuyor. Biyostimülantlar, biyogübreler, biyokontrol ürünleri ve adjuvantlar gibi başlıklar, modern meyvecilikte giderek daha fazla önem kazanıyor. Şili’nin fındıkta büyüme stratejisi, yalnızca üretim miktarını artırmaya değil, bu üretimin çevresel ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasına da odaklanıyor. Bu nedenle biyoçözümler, fındıkta yeni dönemin önemli rekabet araçlarından biri haline geliyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA: BESLEME TEKNOLOJİLERİ ÖNE ÇIKIYOR FertiGlobal ve Fertiamerica’nın sponsor yapısında yer alması, bitki besleme teknolojilerinin etkinliğin önemli başlıklarından biri olacağını gösteriyor. Avrupa fındığında verim ve kalite, toprağın genel durumu kadar bitkinin doğru dönemde doğru besin maddesine ulaşabilmesiyle de yakından ilişkili. FertiGlobal’in biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanındaki çalışmaları, Fertiamerica’nın ise bu teknolojileri Şili üreticisine ulaştıran yapıdaki rolü, fındıkta modern besleme yaklaşımının önemini artırıyor. Yeni dönemde yüksek verim, yalnızca daha fazla gübre kullanmakla değil; bitkinin ihtiyacını doğru okumak, stresi azaltmak ve besleme programını bilimsel veriye göre kurmakla mümkün olacak. SUMITOMO CHEMICAL CHILE: ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL ÜRETKENLİK Sumitomo Chemical Chile’nin programa dahil olması, ürün koruma ve tarımsal üretkenlik başlıklarını daha da güçlendiriyor. Küresel tarım teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketin kimyasal ve biyolojik çözümleri birlikte ele alan yaklaşımı, fındıkta hastalık ve zararlı yönetiminin çok boyutlu hale geldiğini gösteriyor. Fındık bahçelerinde üretim maliyetlerinin yükseldiği, iklim risklerinin arttığı ve kalite beklentilerinin daha sıkı hale geldiği bir dönemde ürün koruma çözümleri, doğrudan üretici gelirini etkileyen bir faktör haline geliyor. ANAGRA: BİTKİ BESLEME, ÜRÜN KORUMA VE TARIMSAL TEKNOLOJİ Anagra’nın sponsorluğu, Şili fındığında geniş kapsamlı tarımsal çözüm sağlayıcılarının rolünü ortaya koyuyor. Bitki besleme, ürün koruma, biyostimülasyon ve tarımsal teknoloji başlıklarını birlikte ele alan şirket, üreticinin yalnızca tek bir soruna değil, bütün üretim sürecine çözüm aradığını gösteriyor. Bu durum, Şili fındık sektöründe profesyonelleşmenin hızlandığını ortaya koyuyor. Üretici artık yalnızca ürün satan firmalarla değil, bütün sezonu planlayan teknik çözüm ortaklarıyla çalışmak istiyor. UNITEC: KALİTE SINIFLANDIRMASI, KALİBRASYON VE PAKETLEME UNITEC’in sponsorlar arasında yer alması, Şili fındığında hasat sonrası kalite yönetiminin kritik hale geldiğini gösteriyor. Meyve, kuru yemiş ve sebze işleme teknolojilerindeki uluslararası deneyimiyle tanınan şirket, kalite sınıflandırması, kalibrasyon, paketleme ve izlenebilirlik alanlarında çözüm üretiyor. Bu başlık, fındıkta küresel pazar için hayati önemdedir. Çünkü ihracat pazarında ürün yalnızca miktarıyla değil; homojenliği, kalibresi, temizliği, standardı, izlenebilirliği ve işlenebilirliğiyle değer kazanıyor. Dünya fındık ticaretinde gelecek, yalnızca ürünü yetiştirenlerin değil; ürünü doğru sınıflandıran, doğru işleyen ve doğru pazara doğru standartla sunanların olacak. POINT CHILE: AGROKİMYA, BİYOLOJİK ÜRÜNLER VE SAHA DESTEĞİ Point Chile’nin PlanetNuts Day Avellanos sponsorları arasında yer alması, fındıkta saha destekli ürün koruma ve besleme yaklaşımının önem kazandığını gösteriyor. Agrokimyasallar, biyolojik ürünler ve bitki besleme çözümlerinden oluşan portföyüyle şirket, üreticilere farklı üretim koşullarına göre çözüm sunuyor. Şili’nin farklı tarım bölgelerinde teknik ekiplerle sahada bulunması, fındıkta danışmanlık ve ürün çözümünün birlikte ilerlediğini gösteriyor. Artık üretici, yalnızca ürün almak değil; ürünü ne zaman, nasıl ve hangi stratejiyle kullanacağını da bilmek istiyor. CASTAÑO AUSTRAL VIVERO: KALİTELİ FİDAN VE YENİ BAHÇE KURULUMU Castaño Austral Vivero’nun programa dahil edilmesi, Şili fındık sektöründe fidanlık ve kaliteli bitki üretiminin stratejik önemini ortaya koyuyor. Avrupa fındığında uzun vadeli başarı, bahçenin kurulduğu ilk günden başlıyor. Doğru fidan materyali, sağlıklı kök yapısı, uygun çeşit seçimi, hastalıksız bitki üretimi ve bölge koşullarına uyumlu bahçe kurulumu, gelecek yılların verimini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle fidanlık başlığı, yalnızca yeni dikim yapan üreticiler için değil, sektörün genel rekabet gücü için de kritik hale geliyor. Kalitesiz fidanla kurulan bir bahçe, yıllar boyunca düşük verim, hastalık riski ve ekonomik kayıp anlamına gelebiliyor. ALICAHUE İLE GENİŞLEYEN PARTNER AĞI PlanetNuts’un güncel duyurularında Alicahue’nin genel partner ağına katıldığı da açıklandı. Alicahue’nin ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimi, PlanetNuts’un yalnızca fındıkta değil, daha geniş sert kabuklu meyve ekosisteminde de iş birliği ağını büyüttüğünü gösteriyor. Bu gelişme, PlanetNuts Day Avellanos’un doğrudan etkinlik sponsorluğu listesiyle karıştırılmamalı. Ancak sektör açısından bakıldığında, sert kabuklu meyvelerde bilgi, teknoloji, üretici ağı ve pazar deneyiminin giderek daha entegre hale geldiği görülüyor. KIŞ DÖNEMİ TEKNİK GÜNDEMİ: BUDAMA, SOĞUKLANMA VE HASTALIK RİSKİ PlanetNuts’un güncel teknik paylaşımlarında kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıkıyor. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira’nın değerlendirmelerinde kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğu vurgulanıyor. Bu başlık, Avrupa fındığında sezon başarısının yalnızca hasat döneminde değil, kış aylarında alınan teknik kararlarla başladığını gösteriyor. Kış budaması, odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi ve düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması, yeni dönemin en kritik teknik başlıkları arasında yer alıyor. Bu tablo, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın yalnızca genel bir sektör toplantısı değil; üreticinin günlük bahçe kararlarını doğrudan ilgilendiren teknik bir platform olduğunu gösteriyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ FINDIKTA OYUNU DEĞİŞTİRİYOR Şili fındık sektörünün önündeki en önemli risklerden biri de iklim değişikliği. Çiçeklenme düzeni, soğuklanma ihtiyacı, su yönetimi, hastalık baskısı, zararlı popülasyonu, verim dalgalanması ve hasat kalitesi, iklim değişkenliğinden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle Şili’nin yeni dönem fındık stratejisinde yalnızca üretim alanı büyümesi değil, iklim risklerine karşı teknik uyum da önem kazanıyor. Fındıkta iklim baskısı, özellikle soğuklanma ihtiyacı ve çiçeklenme senkronizasyonu açısından kritik sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış zamanda gelen sıcaklık değişimleri, yetersiz soğuklanma, düzensiz çiçeklenme veya hastalık baskısındaki artış, bahçe verimini ve kaliteyi doğrudan etkiliyor. Şili’nin teknik toplantılarında bu başlıkların öne çıkması, sektörün geleceğe dönük riskleri şimdiden masaya yatırdığını gösteriyor. ŞİLİ MODELİ: BÜYÜME SONRASI PROFESYONELLEŞME DÖNEMİ Şili’de Avrupa fındığı artık büyüme döneminden profesyonelleşme dönemine geçiyor. Bu yeni dönemde mesele yalnızca kaç hektar bahçe kurulduğu değil; bu bahçelerin nasıl yönetileceği, hangi verim düzeyine ulaşacağı, hangi kalite standardını yakalayacağı ve küresel pazara nasıl entegre olacağıdır. Şili modeli, fındıkta şu başlıkları aynı anda güçlendirmeye çalışıyor: Kaliteli fidan üretimi, teknik danışmanlık, bitki sağlığı, biyolojik çözümler, ürün koruma, modern bitki besleme, hasat sonrası işleme, kalite sınıflandırması, paketleme, izlenebilirlik, sanayi bağlantısı ve ihracat disiplini. Bu başlıklar, dünya fındık piyasasında geleceğin rekabet eksenini de gösteriyor. Üretim miktarı hâlâ önemli olmakla birlikte, artık tek başına yeterli değil. Pazar, daha standart, daha izlenebilir, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir ürün talep ediyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN SESSİZ AMA GÜÇLÜ UYARI Şili’nin fındıkta planlı biçimde büyümesi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye dünya fındığında ana üretici ülke konumunu koruyor; ancak küresel rekabetin niteliği değişiyor. Artık mesele yalnızca “kim daha çok fındık üretiyor?” sorusu değildir. Asıl rekabet, ürünün hangi kalitede üretildiği, nasıl işlendiği, hangi standartla pazara sunulduğu, üreticinin ne kadar kazandığı, sanayinin nasıl yapılandığı ve ülkenin fındıkta nasıl bir marka değeri oluşturduğu üzerinden şekilleniyor. Giresun kalite fındığı açısından bu tablo daha özel bir anlam taşıyor. Giresun fındığı, kendine özgü aroması, coğrafi kimliği, eğimli arazilerde emek yoğun üretim yapısı ve kalite farkıyla sıradan bir emtia gibi değerlendirilmemelidir. Giresun kalite fındığının en büyük riski, dünya piyasasında ortalama fiyat mantığı içinde eritilmesidir. Şili’nin planlı büyümesi, Türkiye’ye ve özellikle Giresun’a şu gerçeği hatırlatıyor: Kalite yalnızca söylemle korunmaz. Kalite; üretici geliri, bahçe yenileme, teknik danışmanlık, işleme altyapısı, kalite sınıflandırması, coğrafi işaret bilinci, markalaşma, izlenebilirlik ve sürdürülebilir piyasa politikasıyla korunur. FINDIKTA GELECEK REKABETİ: BAHÇEDEN PAZARA TAM ZİNCİR Dünya fındık piyasasında yeni dönem, bahçeden pazara kadar uzanan tam zincir yönetimiyle şekilleniyor. Bir ülkenin üretim alanını artırması önemli olabilir; ancak asıl değer, o ürünün nasıl yönetildiği ve pazara nasıl sunulduğuyla ortaya çıkıyor. Şili, Avrupa fındığında bu zinciri kurmaya çalışıyor. Üretici eğitimleri, teknik paneller, sektör buluşmaları, fidanlık yatırımları, işleme teknolojileri, ürün koruma şirketleri, biyoçözüm sağlayıcıları ve sanayi temsilcileri aynı ekosistemin parçaları haline geliyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, yalnızca Şili’de yapılacak bir teknik toplantı olarak okunmamalıdır. Etkinlik, dünya fındık rekabetinde yönün nereye gittiğini gösteren bir işaret fişeğidir. PLANETNUTS DAY AVELLANOS 2026 SEKTÖRÜN NABZINI TUTACAK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün büyüme sonrası dönemde nasıl bir teknik ve ticari model kuracağını gösterecek en önemli buluşmalardan biri olacak. Gabriel Aguilar’ın üretici odaklı teknik danışmanlık perspektifi, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar bağlantısı, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi yaklaşımı, sponsor firmaların üretimden işlemeye uzanan geniş teknik kapasitesiyle birleştiğinde, etkinlik Avrupa fındığında yeni rekabet döneminin ana hatlarını ortaya koyacak. Şili, fındıkta artık yalnızca büyüdüğünü değil, bu büyümeyi teknoloji, bilgi, kalite ve sanayi bağlantısıyla yönetmek istediğini gösteriyor. Bu nedenle PlanetNuts Day Avellanos 2026, sadece bir etkinlik takvimi değil; Şili fındığının dünya pazarında daha güçlü, daha görünür ve daha organize bir aktör olma iradesinin sahaya yansımasıdır. Türkiye ve Giresun açısından bakıldığında ise bu gelişme, fındıkta rehavete yer olmadığını gösteriyor. Dünya değişiyor, üretim haritası genişliyor, teknoloji hızlanıyor, kalite standartları yükseliyor. Fındıkta gelecek; yalnızca rekolte açıklayanların değil, kaliteyi yönetenlerin, üreticiyi koruyanların, sanayiyi planlayanların, pazarı okuyanların ve coğrafi değerini markaya dönüştürenlerin olacak. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin Şili’deki en güçlü vitrini olarak 13 Ağustos’ta Los Ángeles’te sektörün karşısına çıkacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.