Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

giresunsonhaber - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Haber

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ

GİRESUN’DA BİTKİSEL ÜRETİM VE BİTKİ SAĞLIĞI İÇİN 2026 YOL HARİTASI BELİRLENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe müdürlüklerinde bitkisel üretim ve bitki sağlığı alanında görev yapan teknik personelin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve planlama toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılı çalışmaları mercek altına alınırken, 2026 yılına ilişkin uygulama takvimi ve hedefler netleştirildi. Toplantının açılışında konuşan İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, tarımsal üretimde verimlilik, sürdürülebilirlik ve kayıtlılığın artırılmasının öncelikli hedefler olduğunu vurguladı. Yılmaz, özellikle zararlı organizmalarla mücadele, planlı üretim modeli ve destekleme mekanizmalarının etkin uygulanmasının yeni dönemin temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti. Kahverengi Kokarca ile Mücadele Öncelikli Gündem Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, son yıllarda Karadeniz tarımı açısından ciddi tehdit oluşturan kahverengi kokarca zararlısına karşı yürütülen mücadele çalışmaları oldu. İl genelinde yürütülen sürveyler, biyoteknik ve kimyasal mücadele yöntemleri ile saha eğitimleri değerlendirildi. 2026 yılı için uygulanacak eylem planında erken uyarı, üretici bilgilendirmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması öne çıktı. Bitkisel Üretimde Planlı Dönem Tarımsal Üretimin Planlanması Yönetmeliği çerçevesinde Giresun’da yürütülen bitkisel üretim planlaması da toplantının ana gündem maddeleri arasındaydı. İl bazlı ürün deseninin iklim, toprak yapısı ve pazar koşullarına göre şekillendirilmesi; arz fazlası ve fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik görülüyor. Teknik personel, sahadaki uygulamalar ve üretici yönlendirmeleri hakkında bilgi paylaştı. Organik Tarım ve Kayıt Sistemleri Masada Organik tarım mevzuatı kapsamında il ve ilçe müdürlüklerinin görevleri, kapalı ortamda yürütülen Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) uygulamaları ve TAKE Projesi kapsamındaki çalışmalar da ele alındı. Özellikle kontrollü üretim alanlarının artırılması ve kayıt dışılığın azaltılması yönünde atılacak adımlar değerlendirildi. Tohumculuk, Bitki Pasaportu ve Denetimler Tohumculuk mevzuatı kapsamında yürütülen yetkilendirme ve denetim faaliyetleri, 2025 yılı uygulamaları ışığında gözden geçirildi. Sertifikalı tohum kullanımının yaygınlaştırılması, sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kayıt altına alınması ve bitki pasaportu uygulamalarının etkinleştirilmesi konularında teknik sunumlar yapıldı. Operatör kayıtlarının güncellenmesi ve izlenebilirliğin artırılması, 2026 hedefleri arasında yer aldı. ÇKS ve Desteklemelerde Güncel Durum Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin doğruluğu, destekleme başvurularında yaşanan sorunlar ve saha kontrolleri de toplantıda gündeme geldi. Üreticilerin desteklerden eksiksiz yararlanabilmesi için kayıtların güncel tutulmasının önemi vurgulandı. Bitki Koruma Ürünleri ve E-Reçete Takvimi Bitki Koruma Ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile depolanmasına ilişkin mevzuat uygulamaları, denetimler ve yeni dönemde yürürlüğe girecek uygulama takvimi ayrıntılı biçimde ele alındı. BKÜ E-Reçete sistemi ve üretici kayıt defteri uygulamalarını içeren B-Reçete sisteminin sahadaki işleyişi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri teknik personel tarafından paylaşıldı. Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından yapılan genel değerlendirme ile sona erdi. Yetkililer, 2026 yılında daha planlı, kayıtlı ve sürdürülebilir bir bitkisel üretim yapısının oluşturulması için sahadaki teknik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Tarımın geleceği biraz da veri, planlama ve disiplin işi; doğa sürprizlerle dolu ama hazırlıklı olanın kaybı daha az oluyor.

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi Haber

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi

Macaristan'ın İhracatı Özendirme Ajansı HEPA Türkiye'nin desteğiyle CAADEX–SİMECS iş birliği sonucu geliştirilen bal ısıtma ceketi, 16. Türkiye Arıcılık Fuarı'nda tanıtıldı. Türkiye arıcılık sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan 16. Türkiye Arıcılık Fuarı, 16–18 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde, SİMECS Group’un ana sponsorluğunda gerçekleştirildi ve yoğun katılım sağlandı. Arı sağlığı, bal ve arı ürünleri teknolojileri, modern kovan sistemleri ve profesyonel arıcılık ekipmanları gibi konular ağırlıklı olup, Azerbaycan, Özbekistan, Sırbistan, Bulgaristan, Kosova, Bosna-Hersek ve Lübnan’dan uluslararası ziyaretçileri ağırlayarak güçlü iş birlikleri ve etkileşimleri güçlendirdi. Arıcılıkta Daha İyi Verim ve Kalite Sağlayan Teknoloji Macaristan merkezli CAADEX firmasının, Türkiye dahil olmak üzere 8 ülkede faaliyet gösteren distribütörü SİMECS Group ile birlikte geliştirdiği bal ısıtma ceketi, SİMECS standında sektör profesyonellerinin ilgisine sunuldu. Balda kristalleşme ve donmanın sebep olduğu kalite ve verim kayıplarını engellemeye yönelik bu yenilikçi teknoloji; sürdürülebilir üretim, enerji tasarrufu ve ürün kalitesinin korunması açısından ilgi çekti. Türk ve Macar İş Birliğiyle Ar-Ge Vizyonu HEPA Türkiye, etkinlik boyunca SİMECS standında yer alarak ürünün tanıtımı ve iletişim stratejisine katkıda bulundu. HEPA Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve uluslararası iş birliklerini geliştirme çabası, Türk–Macar ortaklığının Ar-Ge ve yenilikçilik perspektifini ön plana çıkardı. Bu katılım, tarım ve gıda teknolojilerinde yenilikçi çözümlerin doğru ortaklarla buluşturulması ve uluslararası iş ilişkilerinin ilerletilmesi adına önemli bir fırsat oluşturdu. HEPA Türkiye, gelecekte de tarım, hayvancılık ve gıda teknoloji alanlarında katma değer yaratan projeleri desteklemeye, uluslararası firmalar ile Türkiye pazarı arasında köprü kurmaya devam edecektir. Agroexpo 2026'da Macaristan'ın Güçlü Temsiliyeti HEPA Türkiye, 3-7 Şubat 2026 tarihlerinde İzmir’de düzenlenecek olan 21. Agroexpo Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na Macaristan Pavyonu ile katılım göstereceğini açıkladı. Toplamda 8 Macar firması tarafından temsil edilecek olan ülkede; tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik yüksek teknoloji çözümleri, yenilikçi üretim yöntemleri, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalar sergilenecek. Agroofeed, Dronefiller, Humikal, Hupro, Livestocker, Myrazonit, Tolnagro ve Weedeye gibi firmaların katkılarıyla Macaristan Pavyonu, iki ülke arasında ticari ve teknolojik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlarken, sektör profesyonellerine gelecek tarım konsepti hakkında ilham verecek bir vizyon sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çöpler sandalye oluyor Haber

Çöpler sandalye oluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarsus Gençlik Kampı’nda yer alan Geri Dönüşüm Atölyesi’nde, geri dönüşüm ve üretim çalışmaları devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı birimlerin ihtiyaçlarının karşılandığı atölyede, hiçbir malzeme çöpe gitmiyor. MERSİN (İGFA) - Tarsus Geri Dönüşüm Atölyesi’nde, kullanılmayan malzemeler yeniden kullanılabilir hale getirilerek sürdürülebilirlik örneği sergileniyor. Geri dönüşümü sadece atık ayrıştırması olarak görmeyen Büyükşehir Belediyesi, hem ekonomik olarak tasarruf ediyor hem de çevreye katkı sunuyor. Tarsus Gençlik Kampı’nın doğal ortamında yer alan atölye; özellikle ahşap ürünleri yenileyip yeniden kullanıma kazandırarak, doğadan aldığı malzemeye yeniden değer katıyor. Özdemir: “Birimler gelen ürünlerin bakım, onlarım ve tamir işleri bu atölyede yapılıyor” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Marangoz Ustası Teslime Özdemir, Tarsus Gençlik Kampı Geri Dönüşüm Atölyesi’nde 2020’den bu yana, birimlerin malzemelerini ürettiklerini anlatarak, “Birimlerimizden gelen ürünlerin bakım, onlarım ve tamir işlerini bu atölyede yapıyoruz. Geri Dönüşüm Atölyemizde; birimlerimizin ihtiyacı olan masa, sandalye, dolap ve büro malzemelerinden tutun, akla gelecek her türlü ihtiyacı üretiyoruz. 2020’den 2025 yılına kadar Daire Başkanlığımıza bağlı 40 birim açıldı. Bu birimlerden 38’inin malzemeleri burada üretildi. Diğer dairelerden gelen talepleri de elimizden geldiğince yerine getirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. “Hurdaya ayrılmış malzemeleri, tekrar kullanıma kazandırıyoruz” Büyükşehir’in çeşitli programlarında kullanılan malzemeleri de ürettiklerini kaydeden Özdemir, “Mesela resim sergileri için şövaleler, sokak hayvanları için kedi evleri ürettik. Eski, atılmış, hurdaya ayrılmış malzemeleri de tekrar kullanıma kazandırıyoruz. Burada çocuklarımızın kullandığı kanolar var. Eskidiğinde bütün bakımlarını, onarımlarını yapıp tekrar etkinliklerimizde kullanıyoruz. Dünya genelinde geri dönüşüm çok önemli. Büyükşehir Belediyesi olarak biz de buna çok önem veriyoruz” diye konuştu. Marangoz işinin toplumda erkek mesleği olarak bilindiğini, fakat Büyükşehir’in bu konuda kendisine çok yardımcı olduğunu da sözlerine ekleyen Özdemir, “Bana bu yolda destek olduğu için Belediye Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum. Desteklerini hiç esirgemedi. Bu meslek zaten küçüklüğümden beri içimde vardı. Yeteneğimi de burada gösterebildiğim için çok şanslıyım ve gururluyum” dedi.

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor Haber

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor

sahibinden.com, KONDA Araştırma ile birlikte Türkiye'nin ilk "İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi" araştırmasını açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de katılımcıların %45'i son bir yılda ikinci el alışveriş yaptığını belirtiyor. Kuruluşundan bu yana ikinci el ürün alışverişine platform sağlayan sahibinden.com, KONDA Araştırma ile işbirliği yaparak Türkiye'de bir ilk olan “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasını duyurdu. Türkiye'deki ikinci el alışveriş dinamiklerini ve toplumun sürdürülebilirlik algısını ortaya koyan araştırma sonuçları, düzenlenen bir basın toplantısında açıklandı. Türkiye genelinde 28 ilde 2700 kişiyle yapılan araştırma, ülkemizde neredeyse her iki kişiden birinin son bir yılda ikinci el ürün almış veya satmış olduğunu gösteriyor. Kıyafetten mobilyaya, cep telefonundan beyaz eşyaya kadar geniş bir yelpazede alışveriş yapanların oranı %45’e çıkıyor. Bu veriler, ikinci el alışverişin artık sadece ekonomik bir seçenek değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir tercih haline geldiğini de işaret ediyor. “İKİNCİ EL ALIŞVERİŞ TOPLUMSAL DEĞİŞİMİN PARÇASI” Etkinlikte konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, araştırma sonuçlarının Türkiye'deki değişimi net bir biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Ertaş, “İkinci el alışveriş artık toplumda yerleşik bir davranış haline geldi. Her iki kişiden birinin bu sürece dahil olması, döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Çevresel endişeler ve ekonomik durumların tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Burak Ertaş şu şekilde konuştu: “Bugün mevcut olanı onarmak ve yeniden kullanmak hem çevreyi koruyan hem de bütçeyi rahatlatan bir tercih. Biz de bu sürecin sadece bir ticaret modeli değil, aynı zamanda yeni bir kültür yarattığına inanıyoruz. Platformumuzda el değişen her ürün, bu dönüşümün bir parçası haline geliyor. Genç neslin duyarlılığı ve sürdürülebilir yaşama olan ilgisi ise geleceğe dair en güçlü işaretlerden biri.” “TOPLUMSAL ALGI ÖNEMLİ DERECEDE DEĞİŞTİ” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem, araştırmanın sonuçları hakkında şöyle bilgi verdi: "Türkiye’de ikinci el alışveriş artık sadece bir seçenek değil. Veriler, bu davranışın bilinçli tüketim ve çevreye duyarlılığın birleştiği yeni bir akışa dönüştüğünü gösteriyor. Özellikle genç ve eğitimli kitlede ikinci elin hızla normalleşmesi, toplumsal değişimin önemli bir işareti. İkinci elin önündeki sosyal algı engellerinin etkisi artık yaygın değil. Bu, ikinci el alışverişin sürdürülebilir yaşamın güçlü bir parçası haline geldiğini gösteriyor.” ALIŞVERİŞ DİNAMİKLERİ DEĞİŞİYOR Araştırmaya göre ikinci el alışveriş sadece tek seferlik bir deneyim olmanın ötesine geçerek, düzenli tekrarlanan bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Her dört tüketiciden biri ayda bir veya daha sık ikinci el ürün satın alıyor. Bu grup araştırmada "gerçek sürdürülebilirlik taşıyıcısı" olarak tanımlanıyor. Düzenli olarak ikinci el alışveriş yapanların profili de araştırmada net bir şekilde ortaya çıkıyor. Ortalama yaş 35. Dijital platformları aktif olarak kullanan, üniversite mezunu bu kitle, büyük şehirlerde yoğunlaşıyor ve ikinci el pazarında dönüşüme öncülük ediyor. ALGI ENGELLERİ YERİNİ BİLİNÇLİ TÜKETİME BIRAKIYOR Türkiye’de ikinci el alışverişe yönelik eski çekinceler hızla kayboluyor. Araştırmada öne çıkan bulgular, sosyal algıdaki değişimin oldukça belirgin olduğuna işaret ediyor. “İkinci el düşük statü göstergesidir” diyenlerin oranı %17’de kalmış durumda. Buna karşılık ikinci el ürün kullananlara yönelik “tasarruflu”, “çevreye duyarlı” ve “tarz sahibi” gibi olumlu ifadeler daha sık dile getiriliyor. Toplumdaki bu değişim, ikinci el alışverişin artık geniş kesimlerce kabul gören bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. Statüye dayalı eski bariyerler yerini bilinçli tüketim ve sürdürülebilirlik anlayışına bırakıyor. YENİ KUŞAK SÜRDÜRÜLEBİLİR TÜKETİMİ BENİMSİYOR Araştırma; özellikle genç, eğitimli ve şehirde yaşayan kesimin ikinci el alışverişte daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu grup israfı azaltmayı, çevresel etkileri düşürmeyi ve sürdürülebilir yaşamı günlük pratiklerinin bir parçası haline getirmiş durumda. Yayımlanan rapora göre Türkiye’de sürdürülebilirlik kavramına aşinalık %61’e, karbon ayak izi farkındalığı ise %40’a ulaşmış durumda. Bu bilincin yayılması ikinci el alışverişe de doğrudan yansıyor. Dijitalleşme ikinci el alışverişi destekliyor. Güvenli ödeme, şeffaf ilan yapısı ve kullanıcı doğrulama adımları bu alanı hem erişilebilir hem de güvenilir hale getiriyor. CEP TELEFONLARI PAZARIN ÖNDE GELENİ Araştırma, ikinci el pazarında cep telefonu ve aksesuarlarının en yoğun hareketliliğe sahip olduğunu gösteriyor. Bu kategori toplam pazarın %54’ünü oluşturuyor. Bu yüksek ilgi, yenilenmiş elektronik ürünlere olan talebi de artırıyor. Diğer kategorilerde giyim ve ayakkabı %42, bilgisayar ve tablet %45, elektrikli ev aletleri ise %41 oranında pay alıyor. Tercihler cinsiyete göre de farklılık gösteriyor. Kadınlar anne-bebek ürünleri, giyim ve mobilya-dekorasyon kategorilerine yönelirken, erkekler daha çok elektronik ürünleri tercih ediyor. Erkek kullanıcıların bilgisayar ve tablet alışverişindeki payı %45’e, cep telefonu kategorisindeki oranı ise %58’e kadar yükseliyor. YAŞAM ALANLARINDA İKİNCİ EL YAYGINLAŞIYOR Araştırma, Türkiye’de hanelerin önemli bir kısmında ikinci el ürün bulunduğunu gösteriyor. Hanelerin %46’sında en az bir kategoriye ait ikinci el eşya yer alıyor. En yaygın kategoriler elektronik (%43), mobilya (%38) ve giyim-ayakkabı (%36) olarak sıralanıyor. Gardıroplarda da benzer bir tablo var. Her üç evden birinde ikinci el kıyafet bulunuyor. Hijyen ve kaliteye yönelik bazı çekinceler nedeniyle bu oran diğer kategorilere göre daha düşük kalsa da araştırma, ikinci el kıyafet kullanımında yukarı yönlü bir eğilim olduğunu gösteriyor. KULLANILMAYAN EŞYA YA SATILIYOR YA DA BAĞIŞLANIYOR Araştırma gösteriyor ki Türkiye’de ikinci el döngüsü sadece ekonomik sebeplerle değil, duygusal tercihlerle de şekilleniyor. Anne-bebek ürünlerinde bağış oranı %72’ye kadar çıkıyor. Elektronik ürünlerde ise satış eğilimi daha güçlü; bu kategoride satış oranı %40'ın üstüne çıkıyor. Veriler, bazı ürünlerde duygusal bağlılığın etkili olduğunu, bazı kategorilerde ise ikinci el alışverişin yerleşik bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. GENÇ NESİL ONLINE’DA, BÜYÜKLER GELENEKSEL KANALDA Araştırma, ikinci el alışverişte platform tercihinin yaşa göre belirgin bir şekilde farklılaştığını gösteriyor. Sadece online alışveriş yapanların oranı %8, yalnızca geleneksel kanalları kullananların oranı %19. Her iki kanalı birden tercih edenlerin oranı ise %16. Online alışverişi büyük şehirlerde yaşayan, 40 yaş altı ve yüksek eğitimli kullanıcılar tercih ediyor. Geleneksel yöntemleri tercih eden kesim ise çoğunlukla 45 yaşın üzerindeki tüketicilerden oluşuyor. GÜVEN HER ŞEYİN ÜZERİNDE Araştırma, ikinci el alışverişte kararsız kalan tüketiciler için en önemli unsurun güven olduğunu ortaya koyuyor. “Satıcı güven verirse alırım” diyenlerin oranı %83. “Ürün arızasızsa alırım” diyenler %82, “garanti veya iade imkânı varsa alırım” diyenler de %82 seviyesinde. En belirgin endişe ise hijyen kaygısı; bu oran %58’e ulaşıyor. Bu sonuçlar, güven mekanizmalarının ikinci el alışverişte neden kritik öneme sahip olduğunu açıkça gösteriyor. TÜRKİYE YENİ BİR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNEMİNDE Araştırma, ikinci el alışverişin Türkiye'deki yeni tüketim anlayışının bir parçası haline geldiğini gösteriyor. İsrafı azaltma, geri dönüşüme yönelme ve gereksiz tüketimden kaçınma gibi davranışlar toplumun geniş kesimlerinde daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, ikinci el alışverişin sürdürülebilirlik anlayışının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Bilinçli tüketicilerin artışı, dijitalleşme ve çevre duyarlılığının artması, Türkiye'de ikinci elin daha yaygın bir tercih haline gelmesinde etkili oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de ilk kez İzmir’de hayata geçirildi... Kent Denetçileri iş başında Haber

Türkiye’de ilk kez İzmir’de hayata geçirildi... Kent Denetçileri iş başında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerel demokrasiyi güçlendirmek için “Kent Denetçileri” adını verdiği yeni bir projeyi hayata geçirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay tarafından tanıtılan ve beş bölgede saha çalışmalarıyla başlayan bu projeyle birlikte, Türkiye’de ilk kez denetleme ve karar verme süreçlerine halka açık bir kapı açıldı. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerel yönetişimi güçlendirme amacıyla “Kent Denetçileri” projesini başlattı. İzmir Planlama Ajansı (İZPA) liderliğinde yürütülen bu yeni uygulama sayesinde gönüllü katılımın ön planda olduğu bir yönetim biçimi benimsenmiş oldu. Avrupa Birliği (AB) Projesi IMPETUS çerçevesinde geliştirilen “Kent Denetçileri” programı, şeffaf bir seçim süreciyle belirlenen 17 kent denetçisini; çevre kirliliği, kentsel sağlık ve yeşil alanların korunması gibi önemli meselelerde görevlendirdi. Konak, Karşıyaka, Balçova ve Buca’da belirlenen beş bölgede denetçiler çalışmalara başladı ve kent sakinleri tarafından alınan sorumluluklar Kültürpark, Kordon, Hasanağa Bahçesi, Bostanlı ve İnciraltı Kent Ormanı’nda uygulandı. Proje ekibinde yer alan İzmir Kavram Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Dr. Pelin Özden, “Bu yenilikçi proje ile katılımcı yönetim ve yurttaş bilimi ön plana çıkıyor. Vatandaşların yerel yönetim hizmetlerini denetleyebilmesi ve karar süreçlerine katılabilmesi hedefleniyor. 2 bin 911 başvurunun değerlendirildiği projede, açık ve şeffaf bir süreç uygulanarak İzmir'in önemli beş kamusal alanında denetimler gerçekleştirildi. Kameralı ve sesli kayıtlarla toplanan veriler, özel tutanaklarla zabıta birimleri ile paylaşıldı,” şeklinde konuştu. “VATANDAŞLARIN DA SORUMLULUKLARI VAR” Uygulamaya katılan Aleyna Polater, “Bir yurttaş olarak kentin denetlenmesi herkesin hayali. İzmir'de hangi yetkiliye başvurmam gerektiğini öğrenmek istedim. Belediye dışında vatandaşların da sorumluluğu olması gerektiğini fark ettim ve bu projeye katılmanın doğru bir adım olduğunu düşünüyorum,” dedi. 60 yıldır İzmir’de yaşayan Şaban Öngören ise, "Kentin her köşesini dolaşıyorum, gördüğüm sorunları bildirmek için uzun zamandır böyle bir fırsat bekliyordum. Projenin faydalı olacağını düşünüyorum, devam etmesi ve denetçi sayısının artması gerektiğine inanıyorum," diye ekledi. İZMİR İÇİN ÖNEMLİ HEDEFLER BELİRLENDİ AB Projesi IMPETUS çerçevesinde ilk 20 proje içerisinde yer alan Kent Denetçileri uygulaması, İzmir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğinde tanıtıldı. Gönüllü denetçiler, geniş başvuru yelpazesinden nota ile belirlenmişti. Proje çevresel sorunların tespiti yanında toplumsal farkındalık yaratmayı hedefliyor. Kentsel sürdürülebilirlik adına yurttaşları daha aktif kılmayı başaran proje, çevre kirliliği ve iklim değişikliği gibi konularda veri üretimini artırıyor. İZPA TARAFINDAN BAŞLATILDI Çalışmalara; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çeşitli daire başkanlıkları ve İzmir Kent Konseyi’nin katılımıyla İZPA öncülüğünde başlandı. Türkiye’nin ilk yerel yönetim denetim projesi bu ilgili birimlerle koordineli bir şekilde sürdürülüyor.

VİYADÜK ALTERNATİFİ Haber

VİYADÜK ALTERNATİFİ

Viyadük Alternatifi ile Daha Güvenli Bir Gelecek Giresun’un şehir girişinde uzun süredir gündemde olan Dal-Çık Projesi, kentin en çok tartışılan altyapı yatırımlarından biri olmayı sürdürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılan son temasların ardından yeniden gündeme gelen proje, özellikle Hacısiyam Mahallesi ve çevresini etkileyen Tabaklar Deresi ıslah çalışmasıyla doğrudan bağlantılı durumda. Ancak, bu iki projenin eş zamanlı yürütülmesi hem ekonomik hem de jeoteknik açıdan ciddi riskler taşıyor. Giresun’un kıyı hattı, yüksek yeraltı su seviyesi ve alüvyon zemin yapısıyla biliniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2024 Giresun Çevre Durum Raporu da bu gerçeği doğruluyor: şehir merkezi ve sahil hattında yeraltı suyu kotu zaman zaman deniz seviyesine kadar iniyor. Bu durum, Dal-Çık tipi projelerde drenaj ve pompa sistemlerine sürekli bağımlılık anlamına geliyor. Olası enerji kesintilerinde veya sel baskınlarında, altgeçidin su altında kalma riski oldukça yüksek. Meslek odaları ve uzmanlar bu konuda defalarca uyarıda bulundu, ancak projede “Dal-Çık” ısrarı hâlâ sürüyor. Buna karşın, viyadük (üst geçiş) seçeneği neredeyse hiç tartışılmıyor. Aslında Giresun’un şehir girişinde Dal-Çık yerine viyadük modeli çok daha uygulanabilir bir çözüm sunabilir. Bu modelde transit trafik, deniz seviyesinin üzerinde konumlandırılmış bir köprü ya da viyadük üzerinden kent merkezinin üstünden geçirilirken; şehir içi ulaşım mevcut hat üzerinden devam ediyor. Böylece hem Tabaklar Deresi ıslahının tamamlanması beklenmeden proje işletmeye alınabilir, hem de şehir günlük yaşam açısından minimum düzeyde etkilenir. Viyadük Modelinin Avantajları Deniz seviyesi altına inilmediği için zemin suyu ve sel riski ortadan kalkar. Proje, Tabaklar Deresi ıslahına bağımlı olmadan yürütülebilir. Şehirdeki işletmelerin erişimi ve müşteri trafiği kesintiye uğramaz. Pompa, drenaj ve bakım maliyetleri önemli ölçüde azalır. Uzun vadede enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından daha ekonomik bir çözüm sunar. Elbette her alternatifin kendine özgü zorlukları var. Viyadük modelinin ilk yatırım maliyeti, Dal-Çık’a göre yüzde 10 ila 30 oranında daha yüksek olabilir. Ayrıca şehir siluetine uyumlu, estetik bir tasarım süreci gerekir. Sahil hattındaki kazık temellerin deniz etkisine karşı dayanıklılığı da özenle planlanmalıdır. Trafik yönlendirmeleri ve geçici güzergâhlar için önceden kentsel planlama yapılması da şarttır. İlk yatırım maliyeti yüksek görünse de viyadük modeli uzun vadede daha düşük bakım giderleri sayesinde maliyet avantajı sağlayacaktır. Öte yandan Dal-Çık projesi pompa, enerji tüketimi ve periyodik bakım giderleri açısından yıllık bütçeye ciddi yük getirecektir. Üstelik, uzun süreli inşaat sürecinin şehir esnafı ve halk üzerindeki sosyal maliyeti de unutulmamalıdır. Giresun’un şehir girişi ve ticari akslarını doğrudan etkileyecek bu kararda, kısa vadeli maliyet değil, uzun vadeli sürdürülebilirlik esas alınmalıdır. Mevcut jeoteknik koşullar, su seviyesi ve kentsel yapı dikkate alındığında, viyadük modeli hem daha güvenli hem de ekonomik ve uygulanabilir bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, DSİ ve Giresun Belediyesi’nin koordinasyon içinde hareket ederek bu alternatifin teknik fizibilite çalışmasını bir an önce tamamlaması, kentin geleceği açısından en doğru adım olacaktır.

FERRERO FINDIKTA DİJİTAL DÖNEMİ BAŞLATTI Haber

FERRERO FINDIKTA DİJİTAL DÖNEMİ BAŞLATTI

Ferrero Fındıkta Dijital Dönemi Başlattı, Fiyat Dengesi Tartışması Derinleşiyor Karadeniz’de üretici küresel devin sistemine dahil oluyor; piyasa fiyatları büyük alıcının temposuna göre şekilleniyor Dünya fındık pazarının en büyük alıcısı Ferrero, Türkiye’deki tedarik zincirinde dijitalleşme sürecini hızlandırdı. 2014 yılında Oltan Gıda’yı satın alarak Türkiye’ye kalıcı biçimde giren şirket, bugün alımlarını Ferrero Fındık A.Ş. ve Ferrero Hazelnut Company (HCo) çatısı altında yürütüyor. Bu model, üreticiyi doğrudan küresel sisteme dahil ederken, bölgedeki fiyat dengesi üzerindeki etkisi ise yeni tartışmalara yol açıyor. Karadeniz’de yaygın alım ağı Ferrero’nun alım merkezleri Ordu, Giresun, Trabzon, Düzce, Sakarya ve Samsun illerinde bulunuyor. Alımlar hem doğrudan üreticiden hem de tedarikçiler ve kooperatifler üzerinden gerçekleştiriliyor. Her yıl Ağustos–Kasım döneminde yoğunlaşan kampanyada kalite kriterleri ön planda tutuluyor. Kalitesi yüksek fındık, nem oranı, randıman ve bozuk oranı gibi kriterlerle değerlendiriliyor. Sourcemap ile dijital kayıt dönemi Ferrero, tedarik zincirini izlenebilir hale getirmek için Sourcemap adlı dijital platformu Türkiye’de aktif hale getirdi. Bu sistem, üreticilerin bahçelerini, üretim miktarlarını, konum bilgilerini ve kalite verilerini doğrudan kayıt altına alıyor. Kayıt sürecinde ÇKS belgesi, banka hesabı ve kimlik bilgisi gerekiyor. Amaç, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim zinciri oluşturmak. Ferrero Türkiye, dijital sistem sayesinde üreticilere doğrudan bilgi akışı ve saha desteği sağladığını belirtiyor. Şirketin “Değerli Tarım Programı” kapsamında bugüne kadar 6.000’in üzerinde üreticiye tarımsal eğitim verildi. Piyasa fiyatlarında baskı etkisi Ferrero’nun Türkiye’den yılda yaklaşık 120–130 bin ton fındık tedarik ettiği tahmin ediliyor. Bu hacim, serbest piyasa fiyatlarını doğrudan etkileyen bir büyüklük. Özellikle Eylül–Ekim aylarında şirketin alım temposunun yavaşlaması, piyasa fiyatlarını kısa sürede aşağı çekebiliyor. Tüccarlar ve üretici temsilcileri, Ferrero’nun büyük alım kapasitesi nedeniyle serbest piyasada “psikolojik referans fiyat” oluştuğunu ifade ediyor. Bu durum, üreticinin pazarlık gücünü zayıflatırken, fiyatların da çoğu zaman tek alıcının temposuna bağlı hale gelmesine neden oluyor. Rekabet Kurumu süreci Ferrero’nun piyasa ağırlığı, Rekabet Kurumu tarafından yakından izleniyor. Kurum, 2025 yılında şirketin Eylül–Aralık dönemi alım taahhüdünü 45 bin tondan 30 bin tona düşürülmesine onay verdi. Kurul, bu kararı “rekabetçi dengeyi koruma” amacıyla aldığını duyurdu. Ancak bu düzenleme, kısa vadede üretici fiyatlarında geçici düşüşlere yol açtı. Ekonomistler, Türkiye’nin fındıkta uzun vadeli istikrarı sağlayabilmesi için hem yerli sanayicinin güçlendirilmesi hem de kooperatif sisteminin yeniden etkinleştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ferrero: “Amaç fiyat belirlemek değil, sürdürülebilirlik” Ferrero Fındık A.Ş. yetkilileri, kamuya açık açıklamalarında şu görüşü paylaşıyor: “Ferrero olarak amacımız fiyat belirlemek değil, sürdürülebilir, izlenebilir ve kaliteli bir üretim zinciri kurmaktır. Türkiye’deki üreticilerle uzun vadeli iş birliği hedefliyoruz.” Şirket, kalite temelli modelin üretici gelirini artırmayı amaçladığını, bölgesel kalkınmaya katkı sağladığını ifade ediyor. Denge politikası şart Tarım ekonomistleri, Ferrero’nun dijital sisteminin üreticiye küresel pazara erişim fırsatı sunduğunu ancak piyasa istikrarı açısından yerli denge mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre çözüm, rekabeti koruyan yerli politikalar ve üretici örgütlerinin yeniden etkinleştirilmesi. Ferrero’nun Türkiye’de başlattığı dijital dönüşüm, fındık üreticisine küresel zincire doğrudan katılım fırsatı sağlıyor. Ancak piyasanın tek bir alıcının temposuna bağımlı hale gelmesi, fiyat dengesini kırılganlaştırıyor. Türkiye’nin fındıkta sürdürülebilir üretici refahını koruyabilmesi için, rekabeti destekleyen ulusal politikaların ve kooperatif temelli denge yapılarının yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Ferrero Türkiye İletişim Bilgileri Ferrero Fındık A.Ş. Web: www.ferrero.com.tr E-posta: info.turkey@ferrero.com

Türkiye'de Yılın En İyi 50 Girişimi Belli Oldu Haber

Türkiye'de Yılın En İyi 50 Girişimi Belli Oldu

Türkiye'nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge'te sahne alacak TOP 50 girişim belirlendi. İTÜ ARI Teknokent'in Kuluçka Merkezi İTÜ Çekirdek’in düzenlediği etkinlik, bu yıl 25-26 Kasım günlerinde UNIQ İstanbul'da, herkese açık olarak yapılacak. "ImpactVerse" temasıyla girişimcilik etkisinin evrene yayılacağı Big Bang'de, 8 farklı dikey alanlarda seçilen en iyi 50 yerli ve global girişim ödül ve yatırımlarla bir araya gelecek. Teknolojik ürün ve hizmetlerini ticarileştirmek isteyen girişimcilere kapsamlı destek sunan İTÜ Çekirdek'in 14'üncüsünü düzenlediği Big Bang Startup Challenge'da, TOP 50 girişim belirlendi. 25–26 Kasım tarihlerinde UNIQ İstanbul'da "ImpactVerse" temasıyla düzenlenecek Big Bang, girişimcilik etkisinin evrene yayıldığı bir sahne olarak gerçekleşecek. 8 değişik sektörel dikeyde; (Otomotiv ve Mobilite, Enerji, ITU Seed, Yaşam Teknolojileri/Medikal Teknolojiler, Makine ve Yapay Zekâ, Gayrimenkul ve İnşaat Teknolojileri, İK ve Regülasyon Teknolojileri, E-Ticaret ve Platformlar) sunum yapacak 50 girişim, ödül ve yatırımlarla buluşacak. Etkinliğe global yatırımcılar da çevrim içi olarak katılabilecek. Türkiye'nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge, bu yıl "ImpactVerse'' sloganıyla girişimcilik etkisinin evrene yayılacağı bir platform olacak. Etkinliğin ilk gününde TOP 50 girişim sektörel dikeyde sunum yapacak; ikinci günde ise girişimlerin ödül ve yatırımları açıklanacak. Bu yıl etkinlikte farklı sektörlerden alanında uzman konuşmacılar da yer alacak. İki gün sürecek etkinlikte özel şovlar ve performanslarla coşkuyu sürekli yüksek tutacak. Girişimcilik ekosisteminin tüm unsurlarını bir araya getirecek Big Bang'de katılımcılar, network'lerini genişletmenin yanı sıra fuaye alanında kurulacak girişim stantları ve deneyim alanlarıyla birçok yenilikçi teknolojiyle tanışma şansı yakalayacaklar. Her yıl 500 girişime destek sunuyor Girişimcilik ekosistemini geliştirmeyi hedefleyen "Dünyanın en iyi üniversite kuluçka merkezi" İTÜ Çekirdek, her yıl yaklaşık 500 girişime destek vererek Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer yaratıyor. Geçen yıl 2,85 milyar TL'lik ödül ve nakit, yatırım desteği açıklanan Big Bang'in bu sene daha büyük bir kaynak sunması bekleniyor. Türkiye'den dünya sahnesine uzanan başarı hikayeleri İTÜ Çekirdek, girişimcilere sadece erken aşama destek sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yatırımcı ve fonlarla buluşarak küresel başarı yolunda yeni kapılar açıyor. Şimdiye kadar desteklenen birçok girişim; Silikon Vadisi'nde yatırıma değer görüldü, 40'tan fazla ülkede dağıtım ağı kurdu ve bazıları sektörel dönüşüme öncülük eden etkiler yarattı. Bu girişimlerin arasında gelecek vadeden "unicorn" adayları da yer alıyor. Girişimci sunumlarının eş zamanlı olarak global yatırımcılara canlı yayınlanacağı etkinliğe kayıtlar bigbang.itucekirdek.com adresinden yapılabiliyor. BIG BANG STARTUP CHALLENGE 2025'TE SAHNE ALACAK TOP 50 GİRİŞİM Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB)'in desteğiyle Otomotiv ve Mobilite Sahnesi: Arya AI: Yapay zeka destekli bir lojistik optimizasyon motorudur. Karmaşık ve manuel dağıtım planlamalarını hızlı, veri odaklı ve senaryoya dayalı karar alma süreçlerine dönüştürüyor. ALL IoT Teknoloji: Şehirlerin atık toplama süreçlerinde yakıt, zaman ve karbon emisyonlarını yüzde 50'ye kadar azaltarak, atık yönetimini daha akıllı, çevreci ve verimli bir hale getiriyor. M-BASED: Hayvansal ve petrol bazlı derilere dayalı etik ve çevresel sorunları, geliştirdiği "Mantar Tabanlı Vegan Deri" ile sona erdiriyor. Tekstil sektörüne sürdürülebilir, çevre dostu, erişilebilir ve yüksek kaliteli hambal sunuyor. GUARTEC: Motosiklet kullanıcılarının güvenlik, konfor ve stil ihtiyaçlarını birleştiren teknoloji odaklı bir koruyucu çözümdür. STEP4: Şirketlerin sürdürülebilirlik risklerini analiz etmelerini, ESG performanslarını değerlendirmelerini ve regülasyonlarla uyumlu dijital eylem planları ile gelişimlerini yönetmelerini sağlayan yapay zeka destekli bir kurumsal sürdürülebilirlik platformudur. Vignetim: Avrupa'da araçla seyahat eden bireyler ve ticari filolar için dijital vinyet, otoyol geçişi, eSIM ve sigorta çözümlerini tek bir platformda sunarak kapsamlı bir mobilite asistanı deneyimi sunuyor. Biges Kompozit: Tekstil atıklarını ileri dönüşümle yüksek performanslı kompozit malzemeler, akustik panel ve sürdürülebilir hammaddeye çeviren çevreci bir girişimdir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder)'in desteğiyle Enerji Sahnesi: Conveks: Elektrik dağıtım şirketleri için rota optimizasyonu, görev atama ve dinamik planlama süreçlerini otomatikleştiren, yapay zeka destekli akıllı optimizasyon çözümüdür. NisusAI: Yapay zeka tabanlı otomasyon sistemiyle kurumların RPA altyapılarını tek platformda yöneten, maliyet azaltıp dijital dönüşümü hızlandıran bir çözümdür. Onna Robotics: Rüzgar enerjisi sektöründe bakım ve operasyonel verimliliği dönüştüren, yapay zeka destekli otonom mobil robot (AMR) çözümleri geliştiren bir ileri teknoloji girişimidir. Rotamen: Yapay zeka destekli saha iş gücü yönetim platformudur. Torkman: Itools ürün serisi ve Torka denetim/uygulama platformuyla fabrika, tesis ve enerji hatlarında insan + robot iş birliğini veriyle yöneten bir ekosistem sağlar. Ukko Bot: LLM (Büyük Dil Modeli) tabanlı yapay zekasıyla enerji profesyonellerinin doğal dilde sordukları sorulara hızlı analiz sunan, kârlılığı artıracak kararları hızlandıran bir SaaS platformudur. Werer Energy: Yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren, lityum batarya paketleri, hibrit invertör sistemleri ve ölçeklenebilir enerji depolama çözümleri geliştiren bir teknoloji girişimidir. ITU SEED Sahnesi: Beesage: Arıcılar için geliştirilen modüler erken uyarı sistemiyle bal verimini artıran, arı kolonisini koruyan ve kovan ziyaretlerini azaltan bir teknoloji sağlar. Fleetroot: Akıllı mobilite ve IoT platformu olarak, işletmelerin son teslimlerini, filo yönetimini ve bağlı varlıklarını gerçek zamanlı olarak takip etmelerini sağlar. FortyGuard: Ticaret, şehir sistemleri ve enerji sektörlerinde ölçeklenebilir yapay zeka destekli analizler sunar. 2 metre hassasiyetindeki sıcaklık verileriyle işletmelere gerçek zamanlı içgörüler sağlar. Key2Enable: Engelli öğrencilere yönelik, öğrenim ve iletişim süreçlerini destekleyen inovatif eğitim teknolojileri geliştirir. Waiter Call: Restoran sahiplerinin personel iş yükünü dengelemelerinde yardımcı olan dijital bir yönetim sistemidir. Yaşam Teknolojileri ve Medikal Teknolojiler Sahnesi: Bloocell Sağlık Teknolojileri: Kişiye özel üretilebilen, biyobozunur yapısıyla doğal yenilenmeyi destekleyen ve doku onarımında etkili çözümler sunan yapay doku teknolojisidir. CalibraMics: Bilgisayarlı Tomografi görüntülerinde veri standardizasyonu sağlayan, hibrit sistemler geliştiren ve üreten bir teknoloji girişimidir. Collaxir Arge ve Biyoteknoloji: Patentli yeşil teknolojisiyle balık ve tavuk atıklarını yüksek saflıkta kolajen peptitler ve değerli hammaddelere çeviren biyoteknoloji çözümleri geliştiren girişimdir. GODİ Biyoteknoloji: Yaşam bilimlerinin geleceğine yönelik öncüllük ederek ileri biyoteknolojik ürünler geliştiren bir girişimdir. MamaLabs: Anne sütü besleyici değerlerini analiz ederek, sonuçlarla doktorlar tarafından kişisel takviye veya beslenme önerisi sunan, emziren annelere destek teknolojisi sunmaktadır. Marin "kişiselleştirilmiş destek rutini": Uzman onaylı, yapay zeka tabanlı algoritmasıyla kullanıcı sağlık verilerine dayalı kişiselleştirilmiş destek çözümleri sunar. My Gene And Cell Therapies Biyoteknoloji: İthal eskitme otoantikor testleri yerine, serumdaki en düşük titreleri gün içinde hassas bir şekilde ölçen, genetik programlı akıllı hücre platformudur. RAYMARE: Tarımsal üretimde beslenme, su kıtlığı ve toprak verimliliği gibi küresel sorunlara bitki bazlı çözümler sunan bir derin teknoloji girişimidir. Yapay Zekâ ve Makine Teknolojileri Sahnesi: AirGemba: IoT ve yapay zeka teknolojilerini birleştirerek işletmelere operasyonel verilerden gerçek zamanlı içgörüler sunan bir süreklilik platformudur. ARCH Technology: Kullanıcının nabzını, doku oksijenlenmesini ve ödem miktarını ölçen, elde edilen verilere göre kan dolaşımını düzenleyen giyilebilir bir teknoloji ürünüdür. Corezzle Electronics: Elektronik bileşenleri 1 TL boyutundaki tek bir işlemci paketinde toplayarak, firmalar için kompakt ve yüksek performanslı çözümler sunar. DexterGPT: Yapay zeka altyapısı ile teknik bilgiyi gerektirmeden SEO ve dijital pazarlama çalışmalarını yürüterek, kullanıcıların maliyetten tasarruf etmesine yardımcı olur. Lunaar: Fiziksel ve dijital dünyalar arası deneyim farklarını gidererek, markalar ve tüketiciler için yeni nesil yapay zeka destekli ürün deneyimleri sunar. NCT Robotik: Otel, sağlık, eğitim ve etkinlik sektörleri için otonom robotlar geliştiren bir teknoloji girişimi olarak hizmet verir. Seri AI Systems: Yapay zeka desteği sağlayan, güvenli ve genişletilebilir bir akıllı sohbet platformudur. Uludoğan Savunma Sanayi: Savunma ve güvenlik alanlarında kullanılmak üzere; otonom uçuş yeteneği olan, yerli nano insansız hava araçları geliştiren bir girişimdir. Gayrimenkul ve İnşaat Teknolojileri Sahnesi: CIRCULA: Robotik imalat ve biyobazlı malzemeleri kullanarak sürdürülebilir çözümler geliştirir. CoBoT AI: Tasarım otomasyon yazılımı ve yapay zeka ajanlarıyla manuel süreçleri dijitalleştiren bir platform sunar. Myaircharger: Hızlı ve ekonomik şarj çözümleri sunarak, mekanlara şarj reklam ve müşteri etkileşimi sağlar. Sanamekan: Birçok etkinlik türü için mekan kiralama imkanı sunan çevrim içi bir platformdur. İK ve Regülasyon Teknolojileri Sahnesi: hiri.ai: İşe alım süreçlerini yapay zeka ile otonomlaştıran ve şirketlere verimlilik kazandıran bir platformdur. Sobrantech Dijital Dönüşüm: Firmaların dijital dönüşümünü uluslararası standartlarda gerçekleştirmelerine yardımcı olur. Synaps AI: İşe alım süreçlerini otomatikleştiren bir platformdur. Tebli: Belge süreçlerini optimize eden hukuk teknolojisi platformudur. Waytogo: Koçluk ve mentorluk süreçlerini dijitalleştiren ve analiz eden bir şirket. WiseStella: Gemi işletmeciliğinde yapay zeka temelli analizler sunan bir SaaS platformudur. E-Ticaret ve Platformlar Sahnesi: BINCLUSIVE: Engelli bireylerin erişimini kolaylaştıran yapay zeka tabanlı kullanıcı deneyimi platformudur. Ranke Studios: Psikolojik derinliği yüksek oynanış biçimleriyle oyunlar geliştiren bir stüdyo. VOTLOG: Mobil odaklı tüketici araştırma platformudur. SociaPol: No-code altyapılı metaverse platformudur. Trilema Wallet: Blockchain tabanlı cüzdan alt yapısı sunar. Dijital ödeme çözümleri sağlar. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.