Hava Durumu

#Katma Değer

Giresun Sonhaber - Katma Değer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Katma Değer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIK İÇİN JAPONYA PAZARINDA YENİ HEDEFLER Haber

FINDIK İÇİN JAPONYA PAZARINDA YENİ HEDEFLER

FOODEX JAPAN 2027 İÇİN HAZIRLIKLAR BAŞLADI: FINDIK İÇİN JAPONYA PAZARINDA YENİ HEDEFLER Ege İhracatçı Birlikleri, Türk gıda ürünlerinin Japonya pazarındaki payını artırmak amacıyla 9–12 Mart 2027 tarihlerinde Tokyo'da düzenlenecek Foodex Japan Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı'na milli katılım organizasyonu gerçekleştirecek. Türkiye'nin Japonya'ya yıllık 335 milyon dolara ulaşan gıda ihracatının orta vadede 500 milyon doların üzerine çıkarılması hedeflenirken, fındık da ihracatta öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Yıllık yaklaşık 80 milyar dolarlık gıda ithalatı yapan Japonya, Türk fındığı açısından da önemli bir pazar konumunda. Japonya'nın 2024 yılındaki kabuksuz fındık ithalatının yaklaşık yüzde 95'inin Türkiye'den karşılanması, coğrafi işaretli Giresun Tombul Fındığı ve işlenmiş fındık ürünlerinin bu pazardaki gelişme potansiyelini ortaya koyuyor. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Japonya'nın başkenti Tokyo'da bulunan Tokyo Big Sight Fuar Merkezi'nde 9–12 Mart 2027 tarihlerinde düzenlenecek 52. Foodex Japan Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı için hazırlıklarını sürdürüyor. Ticaret Bakanlığının desteğiyle gerçekleştirilecek Türkiye milli katılım organizasyonunda gıda ihracatçıları, Japon satın almacılar ve Asya pazarında faaliyet gösteren uluslararası firmalarla bir araya gelecek. Yaklaşık 125 milyon nüfusa sahip Japonya, gıda ihtiyacının önemli bölümünü ithalat yoluyla karşılaması nedeniyle Türk ihracatçılar açısından stratejik pazarlardan biri olarak değerlendiriliyor. TÜRKİYE 30 YILDIR FOODEX JAPAN FUARINA KATILIYOR Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2027 yılında 52'ncisi düzenlenecek Foodex Japan Fuarı'na Türk firmalarının katılımını yaklaşık 30 yıldır organize ettiklerini belirtti. Japonya'nın kendi gıda ihtiyacının yaklaşık yüzde 40'ını karşılayabildiğini ifade eden Öztürk, ülkenin kalite ve gıda güvenliği konularında yüksek standartlara sahip olduğunu vurguladı. Öztürk, “Japonya gıda ithalatında büyük bir pazar. Gıda kalitesine ve güvenliğine azami dikkat ediyorlar. Zor beğenen ancak çalışmaya başladıktan sonra sadık bir pazar. Türk gıda ihracatçılarımızı Japonya'da Foodex Fuarı'nda yerlerini almaya davet ediyoruz” dedi. Foodex Japan'ın yalnızca Japonya'ya değil, Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya ülkelerine ulaşmak isteyen firmalara da ticari bağlantılar kurma imkânı sağladığını belirten Öztürk, fuarın Türk gıda sektörünün ihracat hedefleri açısından önem taşıdığını kaydetti. JAPONYA'YA GIDA İHRACATI BEŞ YILDA YÜZDE 60 ARTTI Ege İhracatçı Birliklerinin açıkladığı verilere göre Türkiye'nin Japonya'ya gıda ihracatı son beş yılda yüzde 60 artarak 210 milyon dolardan 335 milyon dolara yükseldi. Türkiye'nin Japonya'ya yaptığı toplam ihracatın yaklaşık yüzde 52'sini gıda ürünleri oluşturuyor. Japonya pazarında en fazla ihraç edilen gıda ürünü yaklaşık 80 milyon dolarla orkinos olurken makarna, zeytinyağı, kuru meyveler, meyve ve sebze mamulleri, fındık ve konserveler de ihracatta önemli yer tutuyor. Türkiye, orta vadede Japonya'ya gıda ihracatını 500 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyor. JAPONYA'NIN İTHAL ETTİĞİ İÇ FINDIĞIN YÜZDE 95'İ TÜRKİYE'DEN Foodex Japan Fuarı, Türkiye'nin geleneksel ihraç ürünlerinden fındık için de yeni ticari bağlantılar kurulmasına imkân sağlayabilecek. Dünya Bankasının WITS veri tabanında yer alan 2024 yılı uluslararası ticaret kayıtlarına göre Japonya'nın kabuksuz fındık ithalatında Türkiye açık ara ilk sırada bulunuyor. Japonya'nın iç fındık ithalatı 2024 Toplam ithalat 934,2 ton Türkiye'den ithalat 890,7 ton Türkiye'den ithalat değeri 8,28 milyon dolar Türkiye'nin miktar bazında payı %95,3 Rakamlar, kabuksuz fındığa ait gümrük tarife sınıfını kapsıyor. Farklı yöntemlerle işlenmiş fındık ürünleri bu tablonun dışında yer alabiliyor. Tokyo Ticaret Müşavirliğinin Japonya kuru meyve piyasasına ilişkin verilerinde de Türk iç fındığının ihracat değeri 2022'de 7,99 milyon dolar, 2023'te 8,02 milyon dolar ve 2024'te 8,28 milyon dolar olarak kaydediliyor. Bu rakamlar, Japonya'nın Türk fındığına yönelik mevcut talebinin yanı sıra işlenmiş ürünler ve markalı tüketim ürünleri açısından değerlendirilebilecek ticari imkânlara işaret ediyor. GİRESUN TOMBUL FINDIĞI İÇİN COĞRAFİ İŞARET AVANTAJI Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezlerinden Giresun, Japonya pazarında ürün kalitesi ve menşe özellikleriyle öne çıkabilecek iller arasında bulunuyor. Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret tescili verilen Giresun Tombul Fındığı, kendine özgü aroması ve kalite özellikleriyle uluslararası tanıtım açısından önemli bir değere sahip. Japonya'da gıda güvenliği, ürün izlenebilirliği, ambalaj ve kalite standartlarının öne çıkması; Giresun fındığının coğrafi işaretli ürün olarak pazarlanmasına yönelik çalışmalar açısından önem taşıyor. Giresunlu üretici ve ihracatçılar için yalnızca iç fındık satışı değil; kavrulmuş fındık, fındık ezmesi, şekerleme ve çikolata sanayisinde kullanılan işlenmiş fındık ürünleri de değerlendirilebilecek alanlar arasında yer alıyor. Türkiye'nin Japonya'ya yaptığı fındık ihracatının il ve menşe bazındaki dağılımının belirlenmesi ise Giresun'un mevcut pazar payının ve yeni ihracat olanaklarının daha ayrıntılı değerlendirilmesini sağlayacak. JAPON ALICILARLA İKİLİ İŞ GÖRÜŞMELERİ YAPILACAK Foodex Japan 2027 kapsamında Türk firmalarıyla Japon satın almacılar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirilecek. Fuar boyunca Türk gıda ürünlerinden hazırlanan menülerle tadım etkinlikleri düzenlenecek. Japon sosyal medya içerik üreticileriyle tanıtım çalışmaları yapılırken Türk zeytinyağının özelliklerini anlatan seminerler ve farklı gastronomi etkinlikleri de programa alınacak. Ege İhracatçı Birliklerinin verdiği bilgiye göre 2026 yılındaki Foodex Japan Fuarı'na 76 ülkeden 3 bin 238 firma katılmış, ziyaretçi sayısı yaklaşık 74 bine ulaşmıştı. 2027 organizasyonunda da Türk gıda firmalarının Japonya ve çevre ülkelerden gelen profesyonel alıcılarla doğrudan bağlantı kurmaları hedefleniyor. TÜRK MUTFAĞI KASIM AYINDA JAPONYA'DA TANITILACAK Ege İhracatçı Birlikleri, Foodex Japan öncesinde Türk gıda ürünlerinin tanıtımına yönelik başka etkinlikler de gerçekleştirecek. “Sağlıklı Beslenmede Türk Ürünlerinin Önemi” Turquality Projesi kapsamında Michelin yıldızlı şef Osman Serdaroğlu, 3–5 Kasım 2026 tarihlerinde Tokyo'daki Otsuma Women's University'de uygulamalı dersler verecek. Programda Türk mutfak kültürünü tanıtan sunumlar, yemek hazırlama gösterimleri ve tadım etkinlikleri düzenlenecek. Japonya'daki tanıtım ve fuar organizasyonlarında Tokyo Ticaret Müşavirliği ile iş birliği yapılacak. FINDIKTA HEDEF DAHA YÜKSEK KATMA DEĞER Foodex Japan 2027, Türk gıda ihracatının büyütülmesine yönelik çalışmaların yanı sıra Giresun fındığının uluslararası pazarlarda daha güçlü tanıtılması açısından da fırsatlar sunuyor. Japonya'nın iç fındık ithalatında Türkiye'nin yüksek paya sahip olması, mevcut ticaretin geliştirilmesi için önemli bir temel oluşturuyor. Giresun açısından bu ticaretin daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi, coğrafi işaretli fındığın markalaşması ve doğrudan alıcı ilişkilerinin güçlendirilmesi öne çıkıyor. Tokyo'da Mart 2027'de düzenlenecek Foodex Japan Fuarı'nda kurulacak yeni ticari bağlantıların, Türkiye'nin 500 milyon dolarlık gıda ihracatı hedefine katkı sağlaması ve Giresun fındığının Japonya pazarındaki tanıtım olanaklarını geliştirmesi bekleniyor.

FINDIĞIN ÜRETİMDEN İHRACATA UZANAN YOLCULUĞU Haber

FINDIĞIN ÜRETİMDEN İHRACATA UZANAN YOLCULUĞU

FATSA KAYMAKAMI BÖKE’DEN FİSKOBİRLİK’E ZİYARET: FINDIĞIN ÜRETİMDEN İHRACATA UZANAN YOLCULUĞU Fatsa Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, FİSKOBİRLİK’in Bolaman’daki fındık kırma fabrikası ile Giresun’daki entegre fındık işleme tesislerini ziyaret etti. Türk fındığının üreticiden teslim alınarak katma değerli ürünlere dönüştürülmesine kadar uzanan üretim süreçleri hakkında bilgi aldı. “FINDIĞIN FABRİKADAKİ YOLCULUĞUNU YERİNDE İNCELEDİ” Fatsa Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) bünyesinde faaliyet gösteren Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Bolaman’daki fındık kırma fabrikası ile Giresun’daki entegre fındık işleme tesislerine ziyarette bulundu. Ziyaret kapsamında fındığın üreticiden teslim alınması, kırılması, işlenmesi ve paketlenmesi aşamaları hakkında yetkililerden bilgi alan Böke, tesislerde yürütülen üretim faaliyetlerini yerinde inceledi. “TÜRK FINDIĞINA KATMA DEĞER KAZANDIRILIYOR” FİSKOBİRLİK’in üretim süreçlerinde fındığın yalnızca ham madde olarak değerlendirilmesiyle sınırlı kalınmadığı, işlenerek farklı ürünlere dönüştürüldüğü vurgulandı. Modern üretim tesislerinde gerçekleştirilen işlemlerle Türk fındığının ekonomik değerinin artırılmasının hedeflendiği belirtilirken, üreticinin emeğinin katma değerli ürünler aracılığıyla ülke ekonomisine kazandırılmasının önemi öne çıktı. “ÜRETİCİNİN EMEĞİNİ EKONOMİYE KAZANDIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ” FİSKOBİRLİK tarafından ziyarete ilişkin yapılan açıklamada, üreticilerin yetiştirdiği Türk fındığının modern tesislerde işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine devam edildiği ifade edildi. Birlik, Fatsa Kaymakamı Mustafa Ünver Böke’ye tesislere gerçekleştirdiği ziyaret ve fındık sektörüne gösterdiği ilgi dolayısıyla teşekkür etti.

100 milyon TL ve üzeri imalat yatırımlarına finansman kapısı... İmalat sanayiye hızlı finansman Haber

100 milyon TL ve üzeri imalat yatırımlarına finansman kapısı... İmalat sanayiye hızlı finansman

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) Programı'nda yeni bir uygulamanın başlatıldığını açıkladı. Buna göre, 100 milyon TL ve üzeri yatırım tutarına sahip, teşvik belgesi bulunan tüm imalat sanayii yatırımları belirlenen şartlarla Öncelikli Finansman Belgesi (ÖFB) kapsamına alınacak. ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yatırımların finansmana erişimini hızlandıracak yeni uygulamanın devreye alındığını duyurdu. Bakan Kacır, bugüne kadar 530 milyar lira yatırım tutarına sahip 84 projenin uygun koşullu finansmana yönlendirildiğini, toplam bütçesi 750 milyar TL olan YTAK Programı kapsamında yeni ve daha geniş kapsamlı bir dönemin başlatıldığını belirtti. 100 MİLYON TL VE ÜZERİNDEKİ YATIRIMLAR KAPSAMA GİRECEK Yeni uygulamayla imalat sanayiine yönelik teşvik belgesi bulunan 100 milyon TL ve üzeri tutardaki yatırımlar için Öncelikli Finansman Belgesi düzenlenecek. Proje Bazlı Destekler ile Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında teşvik belgesi bulunan yatırımcılar ile Stratejik Yatırım Belgesi alan yatırımcılara doğrudan ÖFB verilecek. Diğer teşvik belgeli yatırımlar ise katma değer potansiyeli, verimlilik ve sektörel etki, ekonomiye hızlı katkı ve Ar-Ge yetkinliği kriterleri üzerinden değerlendirilecek. Bu değerlendirmede 50 ve üzeri puan alan yatırımlar ÖFB almaya hak kazanacak. YATIRIMIN YÜZDE 50'SİNE KADAR KREDİ İMKÂNI ÖFB sahibi yatırımlar, bankalara başvurarak 1 milyar TL'ye ve yatırım tutarının yüzde 50'sine kadar YTAK kredisi kullanma imkânı elde edecek. Bakan Kacır, uygulamanın Türkiye'nin sanayileşme sürecini güçlendirmeyi ve stratejik yatırımların daha hızlı hayata geçirilmesini amaçladığını belirterek, Türkiye'ye değer katan yatırımları desteklemeye devam edeceklerini vurguldı. Yatırımcılar başvurularını yatirimkredisi.sanayi.gov.tr adresi üzerinden gerçekleştirebilecek.

FINDIK İÇİN YENİ YOL HARİTASI: VERİMLİLİK VE KATMA DEĞER Haber

FINDIK İÇİN YENİ YOL HARİTASI: VERİMLİLİK VE KATMA DEĞER

GİRESUN TOMBUL FINDIĞI İÇİN YENİ YOL HARİTASI: VERİMLİLİK VE KATMA DEĞER MASADA “Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı” kapsamında Giresun'u temsil eden Giresun Tombul Fındığı için Ürün Analiz Çalıştayı gerçekleştirildi. Fındık Araştırma Enstitüsü uzmanları çalıştayda üretim ve verimlilik ile katma değer ve ürün geliştirme alanlarında belirlenen sorunlara yönelik çözüm önerilerini ortaya koydu. Çalıştaydan elde edilen çıktılar, ürün için oluşturulacak yol haritasına temel oluşturacak. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı”nda Giresun'un ürünü olarak Giresun Tombul Fındığı ele alındı. Program, illerin kimliğiyle bütünleşmiş yerel ürünlerin yalnızca tanıtılmasını değil; üretim kapasitesinin artırılmasını, markalaştırılmasını, ekonomik değerinin yükseltilmesini ve sürdürülebilir biçimde pazara taşınmasını hedefliyor. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün 29 Eylül'de yaptığı açıklamaya göre düzenlenen Giresun Tombul Fındığı Ürün Analiz Çalıştayında Enstitü uzmanlarından Dr. Fikret Tüfekci ile Habip Aydın görev aldı. Tüfekci ve Aydın, çalıştayda iki kritik çalışma alanında ortaya çıkan sorunları ve çözüm önerilerini sundu: “Katma Değer ve Ürün Geliştirme” ile “Üretim ve Verimlilik.” SADECE FINDIK ÜRETMEK DEĞİL, FINDIĞIN DEĞERİNİ ARTIRMAK Programın yapısı dikkate alındığında Giresun açısından çalışma, fındığın yalnızca üretim miktarını ele alan klasik bir tarım çalışmasının ötesine geçiyor. “81 İl 81 Ürün” programında ürünlerin üretim kapasitesinin geliştirilmesiyle birlikte markalaşma, yenilikçilik, yerel kalkınmaya katkı ve pazarlama imkânları birlikte değerlendiriliyor. Programın diğer illerde tamamlanan ürün analiz çalıştaylarında da üretim, markalaşma ve katma değer potansiyellerinin değerlendirilerek sonuçların ürün bazlı yol haritalarına aktarılması esas alınıyor. Bu nedenle Giresun çalıştayında öne çıkan katma değer ve ürün geliştirme başlığı ayrı önem taşıyor. Programın 2026 uygulamalarında coğrafi işaretli yöresel ürünler için ürün geliştirme, işleme, paketleme, depolama ve nakliye süreçlerinde yenilikçi uygulamalar ile ulusal ve uluslararası tanınırlığın artırılması desteklenebilecek faaliyet alanları arasında yer alıyor. ÜRETİM VE VERİMLİLİK AYRI BAŞLIKTA ELE ALINDI Çalıştayın ikinci ana ekseni ise üretim ve verimlilik oldu. Fındık Araştırma Enstitüsü uzmanlarının bu başlıkta sorunlara yönelik çözüm önerileri sunduğu kurumun açıklamasıyla doğrulandı. Ancak hangi sorunların hangi maddeler halinde tespit edildiğine ve hangi önerilerin nihai karara dönüştüğüne ilişkin ayrıntılı çalıştay sonuç raporu henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Bu ayrım önemli. Çalıştayın yapıldığını, iki temel çalışma alanını ve uzmanların çözüm önerileri sunduğunu söylemek mümkün; ancak henüz yayımlanmamış bir sonuç raporuna dayanıyormuş gibi “şu kararlar alındı” şeklinde ayrıntılı maddeler sıralamak doğru olmaz. GİRESUN TOMBUL FINDIĞININ ELİNDE GÜÇLÜ BİR COĞRAFİ İŞARET VAR Giresun'un programdaki ürünü sıradan bir yöresel ürün değil. Giresun Tombul Fındığı, Avrupa Birliği nezdinde de coğrafi işaret tesciline sahip. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ürünün AB tesciliyle Türkiye'nin o tarihte AB'de tescilli coğrafi işaret sayısının sekize çıktığını açıklamıştı. Ürünün korunması ve değerinin artırılması konusunda Giresun'da daha önce de teknik çalışmalar yürütüldü. Giresun Ticaret Borsasının DOKA destekli projesinde, Giresun Tombul Fındığının coğrafi ve botanik kökeninin objektif yöntemlerle belirlenmesi, izlenebilirliğinin geliştirilmesi ve ürünün başka fındıklarla karıştırılmasına karşı analitik yöntemler oluşturulması amaçlandı. Dolayısıyla yeni çalıştayın önündeki temel mesele, mevcut coğrafi işaret ve kalite avantajının üretici gelirine, verimliliğe, işlenmiş ürüne, markalaşmaya ve daha yüksek ekonomik değere nasıl dönüştürüleceği olacak. ÇALIŞTAYDAN SONRA SIRA YOL HARİTASINDA “81 İl 81 Ürün” programının uygulama modeli, çalıştayın tek başına nihai aşama olmadığını gösteriyor. Diğer illerdeki uygulamalarda ürün analiz çalıştaylarından çıkan görüş ve öneriler, ilgili ürün için hazırlanacak “Ürün Analizi ve Yol Haritası” çalışmalarına girdi oluşturuyor. Ankara Keçisi ve tiftik için 18 Eylül'de gerçekleştirilen benzer çalıştay da açıkça bu süreç kapsamında düzenlendi. Giresun açısından bundan sonraki kritik belge de bu nedenle Giresun Tombul Fındığı Ürün Analizi ve Yol Haritası olacak. Bu belgede çalıştaydaki sorunların, çözüm önerilerinin, sorumlu paydaşların ve uygulanabilecek proje başlıklarının hangi somut hedeflere dönüştürüleceği görülebilecek. Fındık Araştırma Enstitüsü ise çalışmanın bütün fındık sektörüne yansıyabilecek başarı örnekleri ortaya çıkarması beklentisini dile getirdi.

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” Haber

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’”

ŞENYÜREK: ‘ÜRETİCİ ZARARA MAHKÛM EDİLİYOR’” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık fiyatlarındaki gerileme ve artan üretim maliyetleri üzerinden iktidarın tarım politikasını sert sözlerle eleştirdi. Giresun kalite fındığın geçen yıl eylül ayında 300 liraya kadar alıcı bulduğunu, bugün ise 180–210 lira bandına gerilediğini belirten Şenyürek, “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir” dedi. Şenyürek; TMO alım fiyatının en az 300 liraya çıkarılmasını, alım kotasının kaldırılmasını, FİSKOBİRLİK’in piyasayı yukarı taşıyacak bir fiyat açıklamasını ve Giresun’da fındığı işleyerek katma değer yaratan KOBİ’lerin desteklenmesini istedi. YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşüne ilişkin kapsamlı bir açıklama yaparak üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü karşısında korunamadığını savundu. Fındıktaki mevcut tablonun sıradan bir piyasa hareketi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Şenyürek, üreticinin artan girdi maliyetleri karşısında ürününü geçen yılın altında kalan fiyatlardan satmak zorunda bırakıldığını söyledi. “BUNUN ADI SERBEST PİYASA DEĞİL” Şenyürek, geçen yıl eylül ayında Giresun’da fındığın 300 liraya kadar alıcı bulduğunu hatırlatarak, bugün Giresun kalite fındığın randıman ve alım noktasına göre 180–210 lira bandına kadar gerilediğini ifade etti. Üretim giderlerindeki artışa dikkat çeken Şenyürek, şöyle konuştu: “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir.” Şenyürek, enflasyonun ve tarımsal girdi maliyetlerinin arttığı bir dönemde üretici fiyatının gerilemesinin kabul edilemez olduğunu savunarak, iktidarın yerel temsilcilerine de tepki gösterdi. “Madem 355 lira bile yeterli değil, fındık 180–210 lira bandına düştüğünde neden susuyorsunuz?” “ÜRETİCİ HER KİLOGRAMDA ZARAR EDİYOR” Şenyürek, ziraat odalarının bir kilogram fındığın işçilik dahil maliyetini 230–245 lira aralığında hesapladığını belirterek, serbest piyasada 180–210 liraya satış yapan üreticinin kilogram başına 20 ila 60 lira zarar ettiğini söyledi. Bu kaybın ton bazında 20 bin ila 60 bin liraya ulaştığını ifade eden Şenyürek, işçilik, patoz, akaryakıt, gübre ve diğer girdilerdeki artışların üreticinin yükünü daha da ağırlaştırdığını kaydetti. Giresun’da işçi yevmiyelerinin yer yer 2 bin 500 liraya, patoz çekim bedelinin ise ton başına 6 bin liraya kadar çıktığını belirten Şenyürek, mevcut tarımsal desteklerin üretim maliyetlerinin çok gerisinde kaldığını savundu. “Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecektir?” “TMO’NUN AÇIKLADIĞI FİYAT ÜRETİCİNİN CEBİNE GİRMİYOR” TMO’nun Giresun kalite fındık için 255 lira, Levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıkladığını hatırlatan Şenyürek, açıklanan fiyat ile serbest piyasadaki fiyat arasındaki farkın üretici açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Şenyürek, TMO’nun yalnızca fiyat açıklamasının yeterli olmadığını, güçlü ve yaygın alımlarla piyasayı desteklemesi gerektiğini savundu. “Sadece fiyat açıklamak yetmez; o fiyatı güçlü ve yaygın alımlarla savunmak gerekir.” TMO’daki alım kotası, randevu sistemi, alım noktalarının kapasitesi ve ürün bedellerinin ödeme süresine ilişkin eleştirilerde bulunan Şenyürek, üreticinin nakit ihtiyacı nedeniyle bekleyemediğini ve bu durumun serbest piyasadaki alıcıların elini güçlendirdiğini ileri sürdü. “TMO’nun görevi sınırlı miktarda ürün almak değil; piyasaya yön vermek, fiyatın aşağı çekilmesini önlemek ve üreticiyi güçlü alıcılar karşısında korumaktır.” “FİSKOBİRLİK KİMİN BİRLİĞİDİR?” Şenyürek’in açıklamasında en sert eleştirilerden biri de FİSKOBİRLİK’e yönelik oldu. FİSKOBİRLİK’in 1938 yılında Giresun’da üreticiyi korumak ve piyasada denge sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Şenyürek, kurumun 2026 sezonunda Giresun kalite fındık için 205 lira, Levant kalite için 195 lira seviyesinden alım fiyatı açıklamasını eleştirdi. “Üretici birliği olduğunu söyleyen bir kurum, TMO’nun 50 lira altında ve üretim maliyetinin bile gerisinde fiyat açıklayamaz. FİSKOBİRLİK’in görevi düşük fiyatları takip etmek değil, üreticiden yana ağırlık koyarak piyasayı yukarı taşımaktır.” Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in yönetim yapısına da siyasi eleştiri yönelterek kurumun yeniden üreticinin söz ve karar sahibi olduğu bağımsız bir yapıya kavuşması gerektiğini söyledi. “TMO 255 lira açıklamışken siz neden 205 lira fiyat verdiniz? Maliyeti 230–245 lira olan fındığı bu rakamdan alarak kimi koruyorsunuz?” “MİLYARLARCA DOLARLIK ÜRÜNÜN SAHİBİ ZARAR EDİYOR” Şenyürek, Türkiye’nin fındık ihracatından elde ettiği döviz gelirine dikkat çekerek, dünya piyasasında yüksek ekonomik değere sahip bir ürünün üreticisinin maliyet baskısı altında ezilmesinin sürdürülebilir olmadığını savundu. “Bütün riski üstlenen, donla, kuraklıkla, hastalıkla ve artan maliyetlerle mücadele eden çiftçi kendi ürününü maliyetinin altında satmaktadır.” Şenyürek, üretici zarar ederken fındığın ticari değerinden daha güçlü alıcıların yararlandığını ileri sürerek mevcut piyasa düzeninin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “FINDIĞIN KATMA DEĞERİ GİRESUN’DA KALMALIDIR” Şenyürek’in açıklamasında yalnızca üretici değil, fındığı işleyerek katma değer yaratan Giresunlu işletmeler de yer aldı. Çikolatalı fındık kreması, ezme, kavrulmuş fındık ve benzeri ürünler üreten yerel KOBİ’lerin enerji, ambalaj ve finansman maliyetleri karşısında desteklenmesi gerektiğini ifade eden Şenyürek, yerel markalaşmanın güçlendirilmesini istedi. “Üreticinin hakkını korumakla yerel imalatçıyı desteklemek birbirinin alternatifi değildir.” Şenyürek, Giresun’da yetişen fındığın mümkün olduğunca yine Giresun’da işlenmesi, markalaştırılması ve ihracata konu edilmesi gerektiğini vurguladı. “Fındık Giresun’da yetişiyorsa burada işlenmeli, burada markalaşmalı ve yarattığı katma değer de Giresun’da kalmalıdır.” TMO’YA KOTA VE FİYAT ÇAĞRISI Şenyürek, çözüm önerilerini de sıraladı. TMO’nun dönüm başına uyguladığı alım kotasının kaldırılmasını isteyen Şenyürek, ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin standartlara uygun ürünlerinin tamamının alınması gerektiğini söyledi. Giresun’un bütün ilçelerinde yeterli sayıda alım noktası oluşturulmasını, alım kapasitesinin artırılmasını ve ürün bedellerinin birkaç gün içinde üreticiye ödenmesini isteyen Şenyürek, Giresun kalite fındığın TMO alım fiyatının da en az 300 liraya yükseltilmesi gerektiğini savundu. FİSKOBİRLİK’e de çağrıda bulunan Şenyürek, kurumun piyasayı takip eden değil, üreticiden yana fiyat oluşumuna öncülük eden bir politika izlemesini istedi. Şenyürek ayrıca Rekabet Kurumu’nun fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşmasını ve eş zamanlı fiyat hareketlerini incelemesi gerektiğini belirterek mazot, gübre ve ilaçta üreticiye daha güçlü doğrudan destek verilmesi çağrısında bulundu. “FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR” YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek açıklamasını, üreticinin fındıktan daha yüksek ve sürdürülebilir bir gelir elde etmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı: “Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Emeğinin karşılığını ve dünya pazarında milyarlarca dolar kazandıran ürününden hak ettiği payı istiyor.” Şenyürek, YENİ Parti’nin üretici, yerel işletme ve fındıkta katma değer oluşturan kesimlerin desteklenmesini savunduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “YENİ Parti olarak fındığı birkaç büyük alıcının insafına, üreticiyi borca ve çaresizliğe teslim eden bu politikanın karşısındayız. Bahçedeki üreticimizden fındığı işleyip markalaştıran KOBİ’lerimize kadar alın teriyle değer yaratan herkesin yanındayız. Giresun’un emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Fındığın gerçek sahibi üreticidir ve son sözü de üretici söyleyecektir.”

Konya Şeker’den 5 bin 700 çalışana 285 milyon TL promosyon Haber

Konya Şeker’den 5 bin 700 çalışana 285 milyon TL promosyon

PANKOBİRLİK Genel Başkanı ve Konya Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Erkoyuncu, yaklaşık 5 bin 700 personele toplam 285 milyon TL banka promosyonu ödeneceğini açıkladı. KONYA (İGFA) - Konya Şeker A.Ş.’nin Garanti Bankası ile yaptığı anlaşma kapsamında, eylül ayında gıda grubunda çalışan personele kişi başı 50 bin TL promosyon ödemesi yapılacak. “Promosyon ilk kez bizim dönemimizde personele verildi” Konuya ilişkin açıklama yapan Erkoyuncu, çalışanların kurumsal yapının ana omurgası olduğunu vurgulayarak, emeğin karşılığının verilmesine büyük önem verdiklerini söyledi. Promosyon uygulamasının ilk kez kendi dönemlerinde hayata geçirildiğini belirten Erkoyuncu, önceki dönemde bankalardan alınan promosyonların personele ödenmeyip kurum hesabına geçtiğini, bu uygulamayı değiştirerek promosyonun doğrudan çalışanlara aktarılmasını sağladıklarını ifade etti. Erkoyuncu, “Promosyon hakkının bordro sahibinde olduğuna inanıyoruz” diyerek, çalışanların hakkı olan ödemeye dokunmadıklarını kaydetti. AYLIK MAAŞ ÖDEMESİ 500 MİLYON TL’Yİ BULUYOR Erkoyuncu ayrıca Konya Şeker’in maaş ödemeleri kapsamında çalışanlara aylık yaklaşık 500 milyon TL, yıllık ise 6 milyar TL ödeme yaptığını belirtti. Çalışanların üretim ve katma değer oluşturmadaki rolüne dikkat çeken Erkoyuncu, promosyon ödemelerinin tüm personele hayırlı olmasını diledi.

Ekonomi 2025’te yüzde 3,7 büyüdü... Üretim yöntemine göre imalat ilk sırada Haber

Ekonomi 2025’te yüzde 3,7 büyüdü... Üretim yöntemine göre imalat ilk sırada

TÜİK’in yıllık verilere dayalı hesaplamasına göre bağımsız yıllık gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 3,7 arttı. Cari fiyatlarla GSYH ise yüzde 41,6 yükselerek 63 trilyon 240 milyar 524 milyon TL oldu. ANKARA (İGFA) - TÜİK, yıllık gayrisafi yurt içi hasılaya ilişkin 2025 yılı verilerini açıkladı. Kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla 2025 yılında 714 bin 682 TL, dolar cinsinden ise 18 bin 103 dolar olarak hesaplandı. İMALAT SANAYİ İLK SIRADA Üretim yöntemine göre GSYH içinde en yüksek payı yüzde 15,6 ile imalat sanayi aldı. İmalatı, yüzde 12,9 ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 9,2 ile gayrimenkul faaliyetleri izledi. Yıllık büyümede ise inşaat sektörü yüzde 11,0 ile en hızlı artışı gösterdi. Onu kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor yüzde 8,5, bilgi ve iletişim yüzde 7,9 ile takip etti. En fazla küçülen sektörler ise tarım, ormancılık ve balıkçılık ile su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri oldu. HANEHALKI TÜKETİMİ ARTTI Yerleşik hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,2 arttı. Bu harcamaların GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak gerçekleşti. Hanehalkı harcamalarında en büyük payı yüzde 21,4 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 18,0 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar ve yüzde 15,0 ile ulaştırma aldı. Devletin nihai tüketim harcamaları 2025’te yüzde 1,0 artarken, gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 7,3 yükseldi. Bu kalemin GSYH içindeki payı yüzde 30,7 oldu. Mal ve hizmet ihracatı 2025’te yüzde 0,6 azalırken, ithalat yüzde 4,6 arttı. Cari GSYH içinde ihracatın payı yüzde 24,7, ithalatın payı ise yüzde 25,0 olarak kaydedildi. İŞGÜCÜ ÖDEMELERİ YÜZDE 40 ARTTI Gelir yöntemiyle yapılan hesaplamalara göre işgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,0 artarken, brüt işletme artığı/karma gelir yüzde 41,3 yükseldi. İşgücüne yapılan ödemelerin cari gayrisafi katma değer içindeki payı 2024’te yüzde 36,9 iken 2025’te yüzde 36,6’ya geriledi. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 43,3’ten yüzde 44,3’e çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.