FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI
FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI
Fındık Araştırma Enstitüsü'nün 2016'da başlattığı 10 yıllık çalışma sonucunda, üç rakım kuşağında en yüksek verimi Foşa çeşidinin verdiği belirlendi. Geç don riski olan bölgeler için ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitleri önerildi.
Haber Giriş Tarihi: 29.07.2026 15:10
Haber Güncellenme Tarihi: 29.07.2026 15:27
Kaynak:
Giresun Sonhaber
FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI
Fındık Araştırma Enstitüsünün 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlattığı çalışma, sahilden 750 metre rakıma kadar üç farklı kuşakta yetiştirilen fındık çeşitlerinin verim, çiçeklenme, yapraklanma ve gelişim özelliklerini ortaya koydu. Üç lokasyonda da en yüksek verim Foşa çeşidinde belirlenirken, geç ilkbahar donu riski bulunan bölgeler için Çakıldak ve Allahverdi önerildi.
Fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen “doğru çeşit-doğru rakım” ilişkisine ışık tutan 10 yıllık araştırmanın sonuçları, Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde düzenlenen Bahçe Günü etkinliğinde üreticiler ve tarım sektörü temsilcileriyle paylaşıldı.
“Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” projesi kapsamındaki etkinlik, 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 10.00’da Hacıköy Mahallesi Batı Caddesi, Bektaşlı Küme Evleri yanındaki deneme bahçesinde gerçekleştirildi.
Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, ziraat odaları başkanları, tarım danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman müdürlüklerinde görev yapan teknik personel ile üreticiler katıldı.
SAHİLDEN 750 METREYE KADAR ÜÇ AYRI KUŞAK İNCELENDİ
Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve yörelere göre en uygun fındık çeşidini belirlemek amacıyla projenin 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlatıldığını açıkladı.
Bilgen, çalışma kapsamında çeşitlerin verim potansiyellerinin yanı sıra fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini, dikim sistemlerinde görülen yanlışlıkların da tespit edildiğini bildirdi.
Araştırma; Sahil Kol’da 0-250 metre, Orta Kol’da 251-500 metre ve Yüksek Kol’da 501-750 metre rakım aralıklarında yürütüldü.
ÜÇ LOKASYONUN DA VERİM LİDERİ FOŞA
Çalışmanın en dikkat çekici sonucu verim değerlerinde ortaya çıktı. Foşa fındık çeşidi, incelenen üç lokasyonun tamamında en yüksek verimi verdi.
Bitki boyu bakımından en yüksek değer yine Foşa çeşidinde, en düşük değer ise Çakıldak’ta ölçüldü. Dip sürgünü oluşturma yönünden Çakıldak ilk sırada yer alırken, en düşük dip sürgünü oluşumu Foşa çeşidinde saptandı.
Deneme alanlarında söküm öncesinde kaydedilen verim değerlerinin de çeşitlere bağlı olarak arttığı belirtildi.
ÇİÇEKLENME VE YAPRAKLANMA TAKVİMİ ÇEŞİDE GÖRE DEĞİŞTİ
Fenolojik gözlemlerde ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak çeşidinde gerçekleştiği belirlendi. İlk dişi çiçeklenme ve ilk yapraklanma Foşa’da görülürken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasıyla Allahverdi olduğu kaydedildi.
Bu farklılıklar, özellikle ilkbahar geç donlarının etkili olduğu alanlarda çeşit seçiminin yalnızca verime göre değil, çiçeklenme ve yapraklanma zamanına göre de yapılması gerektiğini ortaya koydu.
DON RİSKİNE GÖRE İKİ AYRI ÇEŞİT ÖNERİSİ
Araştırma sonuçlarına göre ilkbahar geç donlarının hâkim olmadığı yörelerde Foşa ve Allahverdi çeşitlerinin; geç donların etkili olduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi.
On yıllık çalışma, fındık bahçesi kurulurken yöre, rakım ve don riski dikkate alınmadan yapılan çeşit tercihinin verim ve kalite kaybına yol açabileceğini; bahçe planlamasının bilimsel veriler üzerinden yapılması gerektiğini gösterdi.
ÇALIŞMANIN BİLİMSEL VE KURUMSAL İZİ 2016’YA UZANIYOR
Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan araştırma, tek dönemli bir çalışma değil. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen’in Tarım ve Orman Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan resmî öz geçmişinde, aynı araştırma hattının iki ayrı TAGEM projesi hâlinde yürütüldüğü görülüyor.
İlk aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi” adıyla TAGEM-FTG ve Fındık Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2016-2020 yılları arasında gerçekleştirildi.
Çalışmanın devamı niteliğindeki ikinci aşama ise “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” adıyla 2021-2025 döneminde yürütüldü. Böylece açıklamada kullanılan “10 yıllık çalışma” ifadesinin, 2016’da başlayan birinci dönem ile 2025’te tamamlanan ikinci dönemin bütününü kapsadığı anlaşılıyor. Dr. Yusuf Bilgen’in resmî öz geçmişi
Fındık Araştırma Enstitüsünün internet sitesinde ikinci aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yoluyla Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi-II” adıyla devam eden projeler arasında da yer aldı.
Kurumsal kayıtlarda “performans” ve “adaptasyon” ifadeleriyle görülen proje, aynı araştırma çizgisinin iki aşamalı olarak sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Fındık Araştırma Enstitüsü proje kaydı
SONUÇLAR PROJE KAYDINDA VAR, HAKEMLİ MAKALEDE HENÜZ GÖRÜNMÜYOR
Araştırma, TAGEM projesi ve Fındık Araştırma Enstitüsü çalışması olarak kurumsal literatüre girmiş durumda.
Ancak yapılan akademik ve kurumsal yayın taramasında; Foşa’nın üç rakım kuşağının tamamında en yüksek verimi verdiği, ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak’ta, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın Foşa’da görüldüğü, Allahverdi’nin en geç yapraklanan çeşit olduğu ve don riskine göre çeşit önerilerinin sıralandığı nihai sonuçların tamamını içeren hakemli bir bilimsel makaleye rastlanmadı.
Dr. Yusuf Bilgen’in 2024 tarihli resmî yayın listesinde proje çalışmaları kayıtlı olmasına karşın, bu projenin sonuçlarını bütün ayrıntılarıyla yayımlayan ayrı bir makale veya kongre bildirisi bulunmuyor.
Araştırmanın proje geçmişi ve kurumsal kaydı doğrulanabilirken; çeşitlere, yıllara ve lokasyonlara göre ölçülen sayısal veriler ile istatistiksel analizlerin tamamının bilim dünyasına hangi yayın üzerinden sunulacağı belirsizliğini koruyor.
RAKIM VE YÖNEY İLİŞKİSİ 2019’DA TEZ KONUSU OLDU
Haber konusu projeyle birebir aynı olmamakla birlikte, fındıkta rakımın verim ve kalite üzerindeki etkisini inceleyen başka akademik çalışmalar bulunuyor.
Erkan Ayaz tarafından hazırlanan “Fındıkta Rakım ve Yöneyin Verim ve Kalite Üzerine Etkisi” başlıklı yüksek lisans tezi, 2019 yılında Ordu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yayımlandı. Çalışma, 2016 ve 2017 yıllarında Ordu’nun Fatsa ve Çamaş ilçelerinde yetiştirilen Çakıldak çeşidi üzerinde yürütüldü.
Araştırmada 0-250, 250-500, 500-750 ve 750-1000 metre olmak üzere dört rakım seviyesi ile kuzey, güney, doğu, batı ve düz alanlar karşılaştırıldı.
Çakıldak çeşidinde meyve kalitesi özelliklerinin rakım ve yöneye göre değiştiği; bitki başına verimin sahil kuşağında ve düz alanlarda, iç ağırlığı ile iç oranının ise çok yüksek kesimlerde ve doğu yöneylerde daha yüksek olduğu belirlendi.
Bu tez, Vakfıkebir’de açıklanan çeşit-rakım çalışmasının doğrudan yayını olmasa da fındıkta rakım ve ekolojik koşulların verim ile kaliteyi değiştirdiğini ortaya koyan akademik kaynaklardan biri oldu. YÖK Açık Bilim tez kaydı
ÇAKILDAK SONUÇLARI 2017 VE 2018’DE KONGRELERE TAŞINDI
Çakıldak çeşidine yönelik klon seleksiyonu çalışmasının ilk sonuçları, 15-19 Ağustos 2017 tarihlerinde Samsun’da düzenlenen IX. Uluslararası Fındık Kongresi’nde sunuldu.
Çakıldak çeşidinin Ordu’nun Ulubey, Kabadüz ve Gölköy ilçelerindeki klon seleksiyonuna ilişkin çalışma ise 9-12 Mayıs 2018 tarihlerinde Van’da gerçekleştirilen I. Uluslararası Tarım Bilimleri Kongresi’ne bildiri olarak taşındı.
Bu iki çalışma da Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan adaptasyon projesiyle aynı yayın değil. Ancak Çakıldak çeşidinin farklı bölge ve ekolojilerdeki üstün tiplerinin belirlenmesine yönelik araştırma çizgisinin daha önce uluslararası kongrelerde ele alındığını gösteriyor.
DON RİSKİNE KARŞI TOMURCUK AÇIMINI GECİKTİRME ÇALIŞMASI
Fındıkta ilkbahar geç donlarının etkisini azaltmaya yönelik başka bir araştırma, 2018 yılında uluslararası hakemli Acta Horticulturae dergisinin 1226’ncı sayısında yayımlandı.
Arzu Sezer, Çiğdem Köse, Ebru Gümüş ve Yusuf Bilgen tarafından hazırlanan çalışmada, fındıkta yaprak tomurcuklarının açılmasını geciktiren bazı uygulamaların ilkbahar don zararından korunmadaki etkisi incelendi.
DOI numarası 10.17660/ActaHortic.2018.1226.44 olan çalışma, çeşitlerin doğal adaptasyonundan farklı olarak, tomurcuk açım zamanına müdahale ederek don riskini azaltmaya odaklandı. Acta Horticulturae yayını
Rakımın fındık üzerindeki etkisini inceleyen güncel bir araştırma da 10 Şubat 2026 tarihinde uluslararası BMC Plant Biology dergisinde yayımlandı.
“Impact of Altitudinal Variation on Nutrient Dynamics and Bioactive Composition of Hazelnut Kernel” başlıklı çalışmada, rakım değişiminin fındık içinin mineral maddeleri, besin bileşenleri ve biyoaktif yapısı üzerindeki etkileri araştırıldı.
Bu çalışma Foşa, Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerini Vakfıkebir’deki üç rakım kuşağında karşılaştıran projenin yayını değil. Ancak rakım değişiminin yalnızca verimi değil, fındığın besin ve biyoaktif bileşimini de etkileyebildiğini gösteren güncel bir bilimsel kaynak olarak literatürde yer aldı. BMC Plant Biology makalesi
ON YILLIK VERİNİN TAMAMI BİLİMSEL YAYINA DÖNÜŞMELİ
Vakfıkebir’de açıklanan sonuçların geçmişi 2016’ya uzanıyor ve çalışma iki aşamalı TAGEM projesi olarak kurumsal kayıtlarda yer alıyor.
Bununla birlikte araştırmanın bilimsel değerinin tam olarak değerlendirilebilmesi için yıllara, çeşitlere ve rakım kuşaklarına göre elde edilen verim değerlerinin; deneme deseni, tekerrür sayısı, kalite ölçümleri ve istatistiksel analizlerle birlikte yayımlanması önem taşıyor.
Foşa’nın üç rakım kuşağında da en yüksek verimi verdiği yönündeki sonuç, üreticinin bahçe kurma ve çeşit değiştirme kararını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Bu nedenle 10 yıllık araştırmanın nihai proje raporunun ve hakemli bilimsel yayınının erişime açılması, Bahçe Günü’nde açıklanan sonuçların bilimsel yöntem ve sayısal veriler üzerinden incelenmesini sağlayacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI
Fındık Araştırma Enstitüsü'nün 2016'da başlattığı 10 yıllık çalışma sonucunda, üç rakım kuşağında en yüksek verimi Foşa çeşidinin verdiği belirlendi. Geç don riski olan bölgeler için ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitleri önerildi.
FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI
Fındık Araştırma Enstitüsünün 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlattığı çalışma, sahilden 750 metre rakıma kadar üç farklı kuşakta yetiştirilen fındık çeşitlerinin verim, çiçeklenme, yapraklanma ve gelişim özelliklerini ortaya koydu. Üç lokasyonda da en yüksek verim Foşa çeşidinde belirlenirken, geç ilkbahar donu riski bulunan bölgeler için Çakıldak ve Allahverdi önerildi.
Fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen “doğru çeşit-doğru rakım” ilişkisine ışık tutan 10 yıllık araştırmanın sonuçları, Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde düzenlenen Bahçe Günü etkinliğinde üreticiler ve tarım sektörü temsilcileriyle paylaşıldı.
“Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” projesi kapsamındaki etkinlik, 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 10.00’da Hacıköy Mahallesi Batı Caddesi, Bektaşlı Küme Evleri yanındaki deneme bahçesinde gerçekleştirildi.
Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, ziraat odaları başkanları, tarım danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman müdürlüklerinde görev yapan teknik personel ile üreticiler katıldı.
SAHİLDEN 750 METREYE KADAR ÜÇ AYRI KUŞAK İNCELENDİ
Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve yörelere göre en uygun fındık çeşidini belirlemek amacıyla projenin 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlatıldığını açıkladı.
Bilgen, çalışma kapsamında çeşitlerin verim potansiyellerinin yanı sıra fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini, dikim sistemlerinde görülen yanlışlıkların da tespit edildiğini bildirdi.
Araştırma; Sahil Kol’da 0-250 metre, Orta Kol’da 251-500 metre ve Yüksek Kol’da 501-750 metre rakım aralıklarında yürütüldü.
ÜÇ LOKASYONUN DA VERİM LİDERİ FOŞA
Çalışmanın en dikkat çekici sonucu verim değerlerinde ortaya çıktı. Foşa fındık çeşidi, incelenen üç lokasyonun tamamında en yüksek verimi verdi.
Bitki boyu bakımından en yüksek değer yine Foşa çeşidinde, en düşük değer ise Çakıldak’ta ölçüldü. Dip sürgünü oluşturma yönünden Çakıldak ilk sırada yer alırken, en düşük dip sürgünü oluşumu Foşa çeşidinde saptandı.
Deneme alanlarında söküm öncesinde kaydedilen verim değerlerinin de çeşitlere bağlı olarak arttığı belirtildi.
ÇİÇEKLENME VE YAPRAKLANMA TAKVİMİ ÇEŞİDE GÖRE DEĞİŞTİ
Fenolojik gözlemlerde ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak çeşidinde gerçekleştiği belirlendi. İlk dişi çiçeklenme ve ilk yapraklanma Foşa’da görülürken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasıyla Allahverdi olduğu kaydedildi.
Bu farklılıklar, özellikle ilkbahar geç donlarının etkili olduğu alanlarda çeşit seçiminin yalnızca verime göre değil, çiçeklenme ve yapraklanma zamanına göre de yapılması gerektiğini ortaya koydu.
DON RİSKİNE GÖRE İKİ AYRI ÇEŞİT ÖNERİSİ
Araştırma sonuçlarına göre ilkbahar geç donlarının hâkim olmadığı yörelerde Foşa ve Allahverdi çeşitlerinin; geç donların etkili olduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi.
On yıllık çalışma, fındık bahçesi kurulurken yöre, rakım ve don riski dikkate alınmadan yapılan çeşit tercihinin verim ve kalite kaybına yol açabileceğini; bahçe planlamasının bilimsel veriler üzerinden yapılması gerektiğini gösterdi.
ÇALIŞMANIN BİLİMSEL VE KURUMSAL İZİ 2016’YA UZANIYOR
Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan araştırma, tek dönemli bir çalışma değil. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen’in Tarım ve Orman Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan resmî öz geçmişinde, aynı araştırma hattının iki ayrı TAGEM projesi hâlinde yürütüldüğü görülüyor.
İlk aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi” adıyla TAGEM-FTG ve Fındık Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2016-2020 yılları arasında gerçekleştirildi.
Çalışmanın devamı niteliğindeki ikinci aşama ise “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” adıyla 2021-2025 döneminde yürütüldü. Böylece açıklamada kullanılan “10 yıllık çalışma” ifadesinin, 2016’da başlayan birinci dönem ile 2025’te tamamlanan ikinci dönemin bütününü kapsadığı anlaşılıyor. Dr. Yusuf Bilgen’in resmî öz geçmişi
Fındık Araştırma Enstitüsünün internet sitesinde ikinci aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yoluyla Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi-II” adıyla devam eden projeler arasında da yer aldı.
Kurumsal kayıtlarda “performans” ve “adaptasyon” ifadeleriyle görülen proje, aynı araştırma çizgisinin iki aşamalı olarak sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Fındık Araştırma Enstitüsü proje kaydı
SONUÇLAR PROJE KAYDINDA VAR, HAKEMLİ MAKALEDE HENÜZ GÖRÜNMÜYOR
Araştırma, TAGEM projesi ve Fındık Araştırma Enstitüsü çalışması olarak kurumsal literatüre girmiş durumda.
Ancak yapılan akademik ve kurumsal yayın taramasında; Foşa’nın üç rakım kuşağının tamamında en yüksek verimi verdiği, ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak’ta, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın Foşa’da görüldüğü, Allahverdi’nin en geç yapraklanan çeşit olduğu ve don riskine göre çeşit önerilerinin sıralandığı nihai sonuçların tamamını içeren hakemli bir bilimsel makaleye rastlanmadı.
Dr. Yusuf Bilgen’in 2024 tarihli resmî yayın listesinde proje çalışmaları kayıtlı olmasına karşın, bu projenin sonuçlarını bütün ayrıntılarıyla yayımlayan ayrı bir makale veya kongre bildirisi bulunmuyor.
Araştırmanın proje geçmişi ve kurumsal kaydı doğrulanabilirken; çeşitlere, yıllara ve lokasyonlara göre ölçülen sayısal veriler ile istatistiksel analizlerin tamamının bilim dünyasına hangi yayın üzerinden sunulacağı belirsizliğini koruyor.
RAKIM VE YÖNEY İLİŞKİSİ 2019’DA TEZ KONUSU OLDU
Haber konusu projeyle birebir aynı olmamakla birlikte, fındıkta rakımın verim ve kalite üzerindeki etkisini inceleyen başka akademik çalışmalar bulunuyor.
Erkan Ayaz tarafından hazırlanan “Fındıkta Rakım ve Yöneyin Verim ve Kalite Üzerine Etkisi” başlıklı yüksek lisans tezi, 2019 yılında Ordu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yayımlandı. Çalışma, 2016 ve 2017 yıllarında Ordu’nun Fatsa ve Çamaş ilçelerinde yetiştirilen Çakıldak çeşidi üzerinde yürütüldü.
Araştırmada 0-250, 250-500, 500-750 ve 750-1000 metre olmak üzere dört rakım seviyesi ile kuzey, güney, doğu, batı ve düz alanlar karşılaştırıldı.
Çakıldak çeşidinde meyve kalitesi özelliklerinin rakım ve yöneye göre değiştiği; bitki başına verimin sahil kuşağında ve düz alanlarda, iç ağırlığı ile iç oranının ise çok yüksek kesimlerde ve doğu yöneylerde daha yüksek olduğu belirlendi.
Bu tez, Vakfıkebir’de açıklanan çeşit-rakım çalışmasının doğrudan yayını olmasa da fındıkta rakım ve ekolojik koşulların verim ile kaliteyi değiştirdiğini ortaya koyan akademik kaynaklardan biri oldu. YÖK Açık Bilim tez kaydı
ÇAKILDAK SONUÇLARI 2017 VE 2018’DE KONGRELERE TAŞINDI
Çakıldak çeşidine yönelik klon seleksiyonu çalışmasının ilk sonuçları, 15-19 Ağustos 2017 tarihlerinde Samsun’da düzenlenen IX. Uluslararası Fındık Kongresi’nde sunuldu.
Çakıldak çeşidinin Ordu’nun Ulubey, Kabadüz ve Gölköy ilçelerindeki klon seleksiyonuna ilişkin çalışma ise 9-12 Mayıs 2018 tarihlerinde Van’da gerçekleştirilen I. Uluslararası Tarım Bilimleri Kongresi’ne bildiri olarak taşındı.
Bu iki çalışma da Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan adaptasyon projesiyle aynı yayın değil. Ancak Çakıldak çeşidinin farklı bölge ve ekolojilerdeki üstün tiplerinin belirlenmesine yönelik araştırma çizgisinin daha önce uluslararası kongrelerde ele alındığını gösteriyor.
DON RİSKİNE KARŞI TOMURCUK AÇIMINI GECİKTİRME ÇALIŞMASI
Fındıkta ilkbahar geç donlarının etkisini azaltmaya yönelik başka bir araştırma, 2018 yılında uluslararası hakemli Acta Horticulturae dergisinin 1226’ncı sayısında yayımlandı.
Arzu Sezer, Çiğdem Köse, Ebru Gümüş ve Yusuf Bilgen tarafından hazırlanan çalışmada, fındıkta yaprak tomurcuklarının açılmasını geciktiren bazı uygulamaların ilkbahar don zararından korunmadaki etkisi incelendi.
DOI numarası 10.17660/ActaHortic.2018.1226.44 olan çalışma, çeşitlerin doğal adaptasyonundan farklı olarak, tomurcuk açım zamanına müdahale ederek don riskini azaltmaya odaklandı. Acta Horticulturae yayını
2026’DA RAKIMIN FINDIK İÇERİĞİNE ETKİSİ YAYIMLANDI
Rakımın fındık üzerindeki etkisini inceleyen güncel bir araştırma da 10 Şubat 2026 tarihinde uluslararası BMC Plant Biology dergisinde yayımlandı.
“Impact of Altitudinal Variation on Nutrient Dynamics and Bioactive Composition of Hazelnut Kernel” başlıklı çalışmada, rakım değişiminin fındık içinin mineral maddeleri, besin bileşenleri ve biyoaktif yapısı üzerindeki etkileri araştırıldı.
Bu çalışma Foşa, Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerini Vakfıkebir’deki üç rakım kuşağında karşılaştıran projenin yayını değil. Ancak rakım değişiminin yalnızca verimi değil, fındığın besin ve biyoaktif bileşimini de etkileyebildiğini gösteren güncel bir bilimsel kaynak olarak literatürde yer aldı. BMC Plant Biology makalesi
ON YILLIK VERİNİN TAMAMI BİLİMSEL YAYINA DÖNÜŞMELİ
Vakfıkebir’de açıklanan sonuçların geçmişi 2016’ya uzanıyor ve çalışma iki aşamalı TAGEM projesi olarak kurumsal kayıtlarda yer alıyor.
Bununla birlikte araştırmanın bilimsel değerinin tam olarak değerlendirilebilmesi için yıllara, çeşitlere ve rakım kuşaklarına göre elde edilen verim değerlerinin; deneme deseni, tekerrür sayısı, kalite ölçümleri ve istatistiksel analizlerle birlikte yayımlanması önem taşıyor.
Foşa’nın üç rakım kuşağında da en yüksek verimi verdiği yönündeki sonuç, üreticinin bahçe kurma ve çeşit değiştirme kararını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Bu nedenle 10 yıllık araştırmanın nihai proje raporunun ve hakemli bilimsel yayınının erişime açılması, Bahçe Günü’nde açıklanan sonuçların bilimsel yöntem ve sayısal veriler üzerinden incelenmesini sağlayacak.
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler