Hava Durumu

#Ilkbahar Donu

giresunsonhaber - Ilkbahar Donu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ilkbahar Donu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞEBİN CEVİZİNDE BEREKETLİ HASAT: ÜRETİCİNİN FİYAT BEKLENTİSİ 350 LİRA! Haber

ŞEBİN CEVİZİNDE BEREKETLİ HASAT: ÜRETİCİNİN FİYAT BEKLENTİSİ 350 LİRA!

ŞEBİN CEVİZİNDE BEREKETLİ HASAT: ÜRETİCİNİN FİYAT BEKLENTİSİ 350 LİRA! Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde yetiştirilen, ince kabuğu ve kendine özgü aromasıyla tanınan Şebin cevizinde 2026 yılı hasadı başladı. İlkbahar donu ve dolu zararının yaşanmaması üreticileri sevindirirken, Şebinkarahisar Ziraat Odası Başkanı Muhlis Arslan bu yıl rekoltenin oldukça yüksek olduğunu açıkladı. Yeni mahsulün kilogram fiyatının 350 lira civarında olması bekleniyor. Henüz kesinleşmiş bir satış fiyatı bulunmazken, üreticiler artan verimin ekonomik kazanca dönüşmesini umut ediyor. İlçede ceviz hasadında geleneksel yöntemlerin yanı sıra traktörle ağaç titreştirme sistemleri de kullanılıyor. T amzara Mahallesi’nde üretim yapan Uğur Avşar, 2019 yılından bu yana uyguladığı yöntem sayesinde hem işçilikten hem de zamandan tasarruf sağladığını belirtti. Giresun’un önemli tarımsal üretim merkezlerinden Şebinkarahisar’da ceviz hasadı devam ediyor. İlçenin adıyla özdeşleşen Şebin çeşidinde bu yıl verimin yüksek olması, hasat dönemine giren üreticilerin beklentilerini artırdı. Anadolu Ajansı muhabiri Mahmut Ahmet Yeles’in 8 Ekim 2026 tarihinde Şebinkarahisar’da gerçekleştirdiği haber çalışmasında, Ziraat Odası Başkanı Muhlis Arslan ile ceviz üreticisi Uğur Avşar üretim, rekolte, hasat yöntemleri ve fiyat beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TRT Haber ve TRT Belgesel tarafından da yayımlanan çalışmada, Şebin cevizinin kendine özgü özelliklerinin yanı sıra üreticilerin hasatta kullandığı yöntemler ön plana çıktı. “İLKBAHAR DONU YAŞAMADIK, DOLU DA ZARAR VERMEDİ” Şebinkarahisar Ziraat Odası Başkanı Muhlis Arslan, bu yıl ceviz üretiminin önceki yıllara göre daha olumlu koşullarda gerçekleştiğini söyledi. İlkbahar döneminde yaşanabilecek olumsuz hava olaylarının ceviz üretimini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Arslan, 2026 sezonunda ciddi bir don ve dolu zararıyla karşılaşmadıklarını belirtti. Arslan, Anadolu Ajansına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Üretim bu sene çok güzel. İlkbahar donu yaşamadık, dolu da zarar vermedi. Bundan dolayı rekoltemiz çok yüksek.” Arslan'ın açıklaması, ilçedeki üreticilerin bu sezon ürün miktarı bakımından olumlu bir yıl geçirdiğini ortaya koyuyor. Ancak ilçe genelinde elde edilen toplam ceviz miktarına ilişkin kesinleşmiş bir tonaj açıklanmadı. YENİ MAHSULDE KİLOGRAM FİYATI 350 LİRA BEKLENİYOR Hasadın başlamasıyla birlikte üreticilerin en fazla merak ettiği konulardan biri de yeni mahsulün satış fiyatı oldu. Ziraat Odası Başkanı Muhlis Arslan, 8 Ekim'deki açıklamasında yeni mahsulün henüz piyasaya çıkmadığını belirterek kilogram fiyatının yaklaşık 350 lira olmasını beklediklerini söyledi. Bu rakam, üretici temsilcisinin sezon başındaki fiyat beklentisini ifade ediyor. Henüz gerçekleşmiş ve doğrulanmış bir satış fiyatı niteliği taşımıyor. Fiyatın hangi seviyede oluşacağı, hasat sonrası piyasaya sunulacak ürün miktarı, ürünün kalitesi ve alıcıların talepleriyle birlikte şekillenecek. Yüksek rekolte üreticinin toplam ürün miktarını artırırken, bunun gelire nasıl yansıyacağı satış fiyatları ve üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirilebilecek. HASAT BU YIL GECİKMELİ BAŞLADI Şebinkarahisar'da ceviz hasadı normal koşullarda eylül ayının ortalarında başlarken, 2026 yılında mevsim şartları nedeniyle hasat takvimi bir miktar gecikti. Ziraat Odası Başkanı Muhlis Arslan, hasadın eylül sonuna kaydığını belirtti. İlçenin farklı köy ve mahallelerinde cevizlerin olgunlaşma dönemine göre hasat sürdürülüyor. Rakım ve bahçelerin bulunduğu konumlara bağlı olarak ürünlerin olgunlaşma zamanları farklılık gösterebildiğinden, ilçedeki bütün bahçelerde hasat aynı tarihte tamamlanmıyor. TAMZARA'DA 100 CEVİZ AĞACINDA HASAT MESAİSİ Şebinkarahisar'ın Tamzara Mahallesi'nde ceviz yetiştiriciliği yapan Uğur Avşar da bu yılki verimden memnun olduğunu açıkladı. Bahçesinde yaklaşık 100 ceviz ağacı bulunan Avşar, hasadın 15-20 gün içerisinde tamamlanmasını planladığını belirtti. Üretici Avşar, ekim ayının ortasına kadar cevizleri toplamayı hedeflediklerini ifade etti. Bahçesindeki ürünlerin veriminden memnun olduğunu dile getiren Avşar'ın üretim sürecinde kullandığı mekanik hasat yöntemi de dikkat çekti. SIRIK YERİNE TRAKTÖRLE HASAT: İŞÇİLİK VE ZAMANDAN TASARRUF Şebinkarahisar'da geleneksel ceviz hasadında ağaçların sırıkla silkelenmesi ve dökülen ürünlerin yerden toplanması yöntemleri kullanılıyor. Ancak bazı üreticiler, hasat işlemini kolaylaştırmak amacıyla mekanik yöntemlere yöneliyor. Tamzara Mahallesi'nde üretim yapan Uğur Avşar, 2019 yılından bu yana traktörle ağaç titreştirme yöntemini kullandığını açıkladı. Bu uygulamada ağaca kontrollü titreşim verilerek olgunlaşan cevizlerin dallardan dökülmesi sağlanıyor. Daha sonra yere düşen ürünler toplanıyor. Avşar, traktörle hasat yönteminin geleneksel uygulamalara göre zaman ve işçilik tasarrufu sağladığını belirtti. Mekanik hasatta ağacın gövde yapısına uygun ekipman ve doğru uygulama önem taşırken, yöntemin üreticiler tarafından tercih edilmesinde iş gücü ihtiyacını azaltma hedefi öne çıkıyor. ŞEBİN CEVİZİNİN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ İNCE KABUĞU VE AROMASI Şebinkarahisar ile özdeşleşen Şebin cevizi, ince kabuk yapısı, içinin kabuktan kolay ayrılabilmesi ve kendine özgü aromasıyla tanınıyor. Türkiye'de bilinen yerli ceviz çeşitlerinden biri olan Şebin, ilçenin tarımsal kimliğinde önemli bir yere sahip. Ürünün özelliklerinin korunması, üretim kalitesinin geliştirilmesi ve piyasada daha güçlü biçimde tanıtılması, ilçedeki ceviz yetiştiriciliğinin ekonomik değeri bakımından önem taşıyor. Şebin çeşidinin tescili ile yöresel ürün adına coğrafi işaret verilmesi ise farklı süreçler. Şebinkarahisar'da Şebin cevizi için coğrafi işaret çalışmaları yürütüldüğü Şubat 2026'da duyurulmuştu. Coğrafi işaret tescilinin tamamlandığını gösteren resmî kayıt ise henüz doğrulanmış değil. YÜKSEK REKOLTE ÜRETİCİNİN KAZANCINA NASIL YANSIYACAK? Şebinkarahisar'da 2026 sezonunda hasat miktarının yüksek olması, üreticilerin pazarlama dönemine daha fazla ürünle girmesini sağlayabilecek. Ancak ceviz üretiminde verim artışı ile üreticinin ekonomik kazancı her zaman aynı oranda yükselmiyor. Hasat işçiliği, ürünlerin yeşil dış kabuklarından ayrılması, kurutulması, sınıflandırılması ve satışa hazırlanması üretim maliyetlerini oluşturuyor. Bu nedenle özellikle küçük üreticiler açısından kilogram başına elde edilen net gelir önem taşıyor. Üretici temsilcisinin 350 liralık fiyat beklentisinin gerçekleşmesi, ürünün kalitesi ve pazarlama koşullarıyla birlikte değerlendirilecek. GÖZLER YENİ MAHSULÜN SATIŞ FİYATINDA Şebinkarahisar'da üreticilerin yüzünü güldüren 2026 ceviz hasadında, ilkbahar donu ve dolu zararının yaşanmaması sezonun en önemli olumlu gelişmesi oldu. Ziraat Odası Başkanı Muhlis Arslan'ın yüksek rekolte açıklaması ve üretici Uğur Avşar'ın mekanik hasat uygulaması, ilçede hem üretim miktarının hem de tarımsal yöntemlerin gündeme geldiğini gösterdi. Hasadın tamamlanmasıyla birlikte yeni mahsulün piyasaya hangi fiyatlardan sunulacağı ve yüksek verimin üreticilerin gelirine nasıl yansıyacağı daha net ortaya çıkacak. Şebinkarahisar'da bu yıl ürün miktarı açısından memnuniyet yüksek. Üreticinin bundan sonraki beklentisi ise bereketli geçen sezonun satış gelirlerine de olumlu yansıması.

FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI Haber

FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI

FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI Fındık Araştırma Enstitüsünün 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlattığı çalışma, sahilden 750 metre rakıma kadar üç farklı kuşakta yetiştirilen fındık çeşitlerinin verim, çiçeklenme, yapraklanma ve gelişim özelliklerini ortaya koydu. Üç lokasyonda da en yüksek verim Foşa çeşidinde belirlenirken, geç ilkbahar donu riski bulunan bölgeler için Çakıldak ve Allahverdi önerildi. Fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen “doğru çeşit-doğru rakım” ilişkisine ışık tutan 10 yıllık araştırmanın sonuçları, Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde düzenlenen Bahçe Günü etkinliğinde üreticiler ve tarım sektörü temsilcileriyle paylaşıldı. “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” projesi kapsamındaki etkinlik, 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 10.00’da Hacıköy Mahallesi Batı Caddesi, Bektaşlı Küme Evleri yanındaki deneme bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, ziraat odaları başkanları, tarım danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman müdürlüklerinde görev yapan teknik personel ile üreticiler katıldı. SAHİLDEN 750 METREYE KADAR ÜÇ AYRI KUŞAK İNCELENDİ Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve yörelere göre en uygun fındık çeşidini belirlemek amacıyla projenin 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlatıldığını açıkladı. Bilgen, çalışma kapsamında çeşitlerin verim potansiyellerinin yanı sıra fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini, dikim sistemlerinde görülen yanlışlıkların da tespit edildiğini bildirdi. Araştırma; Sahil Kol’da 0-250 metre, Orta Kol’da 251-500 metre ve Yüksek Kol’da 501-750 metre rakım aralıklarında yürütüldü. ÜÇ LOKASYONUN DA VERİM LİDERİ FOŞA Çalışmanın en dikkat çekici sonucu verim değerlerinde ortaya çıktı. Foşa fındık çeşidi, incelenen üç lokasyonun tamamında en yüksek verimi verdi. Bitki boyu bakımından en yüksek değer yine Foşa çeşidinde, en düşük değer ise Çakıldak’ta ölçüldü. Dip sürgünü oluşturma yönünden Çakıldak ilk sırada yer alırken, en düşük dip sürgünü oluşumu Foşa çeşidinde saptandı. Deneme alanlarında söküm öncesinde kaydedilen verim değerlerinin de çeşitlere bağlı olarak arttığı belirtildi. ÇİÇEKLENME VE YAPRAKLANMA TAKVİMİ ÇEŞİDE GÖRE DEĞİŞTİ Fenolojik gözlemlerde ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak çeşidinde gerçekleştiği belirlendi. İlk dişi çiçeklenme ve ilk yapraklanma Foşa’da görülürken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasıyla Allahverdi olduğu kaydedildi. Bu farklılıklar, özellikle ilkbahar geç donlarının etkili olduğu alanlarda çeşit seçiminin yalnızca verime göre değil, çiçeklenme ve yapraklanma zamanına göre de yapılması gerektiğini ortaya koydu. DON RİSKİNE GÖRE İKİ AYRI ÇEŞİT ÖNERİSİ Araştırma sonuçlarına göre ilkbahar geç donlarının hâkim olmadığı yörelerde Foşa ve Allahverdi çeşitlerinin; geç donların etkili olduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi. On yıllık çalışma, fındık bahçesi kurulurken yöre, rakım ve don riski dikkate alınmadan yapılan çeşit tercihinin verim ve kalite kaybına yol açabileceğini; bahçe planlamasının bilimsel veriler üzerinden yapılması gerektiğini gösterdi. ÇALIŞMANIN BİLİMSEL VE KURUMSAL İZİ 2016’YA UZANIYOR Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan araştırma, tek dönemli bir çalışma değil. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen’in Tarım ve Orman Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan resmî öz geçmişinde, aynı araştırma hattının iki ayrı TAGEM projesi hâlinde yürütüldüğü görülüyor. İlk aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi” adıyla TAGEM-FTG ve Fındık Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2016-2020 yılları arasında gerçekleştirildi. Çalışmanın devamı niteliğindeki ikinci aşama ise “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” adıyla 2021-2025 döneminde yürütüldü. Böylece açıklamada kullanılan “10 yıllık çalışma” ifadesinin, 2016’da başlayan birinci dönem ile 2025’te tamamlanan ikinci dönemin bütününü kapsadığı anlaşılıyor. Dr. Yusuf Bilgen’in resmî öz geçmişi Fındık Araştırma Enstitüsünün internet sitesinde ikinci aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yoluyla Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi-II” adıyla devam eden projeler arasında da yer aldı. Kurumsal kayıtlarda “performans” ve “adaptasyon” ifadeleriyle görülen proje, aynı araştırma çizgisinin iki aşamalı olarak sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Fındık Araştırma Enstitüsü proje kaydı SONUÇLAR PROJE KAYDINDA VAR, HAKEMLİ MAKALEDE HENÜZ GÖRÜNMÜYOR Araştırma, TAGEM projesi ve Fındık Araştırma Enstitüsü çalışması olarak kurumsal literatüre girmiş durumda. Ancak yapılan akademik ve kurumsal yayın taramasında; Foşa’nın üç rakım kuşağının tamamında en yüksek verimi verdiği, ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak’ta, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın Foşa’da görüldüğü, Allahverdi’nin en geç yapraklanan çeşit olduğu ve don riskine göre çeşit önerilerinin sıralandığı nihai sonuçların tamamını içeren hakemli bir bilimsel makaleye rastlanmadı. Dr. Yusuf Bilgen’in 2024 tarihli resmî yayın listesinde proje çalışmaları kayıtlı olmasına karşın, bu projenin sonuçlarını bütün ayrıntılarıyla yayımlayan ayrı bir makale veya kongre bildirisi bulunmuyor. Araştırmanın proje geçmişi ve kurumsal kaydı doğrulanabilirken; çeşitlere, yıllara ve lokasyonlara göre ölçülen sayısal veriler ile istatistiksel analizlerin tamamının bilim dünyasına hangi yayın üzerinden sunulacağı belirsizliğini koruyor. RAKIM VE YÖNEY İLİŞKİSİ 2019’DA TEZ KONUSU OLDU Haber konusu projeyle birebir aynı olmamakla birlikte, fındıkta rakımın verim ve kalite üzerindeki etkisini inceleyen başka akademik çalışmalar bulunuyor. Erkan Ayaz tarafından hazırlanan “Fındıkta Rakım ve Yöneyin Verim ve Kalite Üzerine Etkisi” başlıklı yüksek lisans tezi, 2019 yılında Ordu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yayımlandı. Çalışma, 2016 ve 2017 yıllarında Ordu’nun Fatsa ve Çamaş ilçelerinde yetiştirilen Çakıldak çeşidi üzerinde yürütüldü. Araştırmada 0-250, 250-500, 500-750 ve 750-1000 metre olmak üzere dört rakım seviyesi ile kuzey, güney, doğu, batı ve düz alanlar karşılaştırıldı. Çakıldak çeşidinde meyve kalitesi özelliklerinin rakım ve yöneye göre değiştiği; bitki başına verimin sahil kuşağında ve düz alanlarda, iç ağırlığı ile iç oranının ise çok yüksek kesimlerde ve doğu yöneylerde daha yüksek olduğu belirlendi. Bu tez, Vakfıkebir’de açıklanan çeşit-rakım çalışmasının doğrudan yayını olmasa da fındıkta rakım ve ekolojik koşulların verim ile kaliteyi değiştirdiğini ortaya koyan akademik kaynaklardan biri oldu. YÖK Açık Bilim tez kaydı ÇAKILDAK SONUÇLARI 2017 VE 2018’DE KONGRELERE TAŞINDI Çakıldak çeşidine yönelik klon seleksiyonu çalışmasının ilk sonuçları, 15-19 Ağustos 2017 tarihlerinde Samsun’da düzenlenen IX. Uluslararası Fındık Kongresi’nde sunuldu. Çakıldak çeşidinin Ordu’nun Ulubey, Kabadüz ve Gölköy ilçelerindeki klon seleksiyonuna ilişkin çalışma ise 9-12 Mayıs 2018 tarihlerinde Van’da gerçekleştirilen I. Uluslararası Tarım Bilimleri Kongresi’ne bildiri olarak taşındı. Bu iki çalışma da Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan adaptasyon projesiyle aynı yayın değil. Ancak Çakıldak çeşidinin farklı bölge ve ekolojilerdeki üstün tiplerinin belirlenmesine yönelik araştırma çizgisinin daha önce uluslararası kongrelerde ele alındığını gösteriyor. DON RİSKİNE KARŞI TOMURCUK AÇIMINI GECİKTİRME ÇALIŞMASI Fındıkta ilkbahar geç donlarının etkisini azaltmaya yönelik başka bir araştırma, 2018 yılında uluslararası hakemli Acta Horticulturae dergisinin 1226’ncı sayısında yayımlandı. Arzu Sezer, Çiğdem Köse, Ebru Gümüş ve Yusuf Bilgen tarafından hazırlanan çalışmada, fındıkta yaprak tomurcuklarının açılmasını geciktiren bazı uygulamaların ilkbahar don zararından korunmadaki etkisi incelendi. DOI numarası 10.17660/ActaHortic.2018.1226.44 olan çalışma, çeşitlerin doğal adaptasyonundan farklı olarak, tomurcuk açım zamanına müdahale ederek don riskini azaltmaya odaklandı. Acta Horticulturae yayını 2026’DA RAKIMIN FINDIK İÇERİĞİNE ETKİSİ YAYIMLANDI Rakımın fındık üzerindeki etkisini inceleyen güncel bir araştırma da 10 Şubat 2026 tarihinde uluslararası BMC Plant Biology dergisinde yayımlandı. “Impact of Altitudinal Variation on Nutrient Dynamics and Bioactive Composition of Hazelnut Kernel” başlıklı çalışmada, rakım değişiminin fındık içinin mineral maddeleri, besin bileşenleri ve biyoaktif yapısı üzerindeki etkileri araştırıldı. Bu çalışma Foşa, Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerini Vakfıkebir’deki üç rakım kuşağında karşılaştıran projenin yayını değil. Ancak rakım değişiminin yalnızca verimi değil, fındığın besin ve biyoaktif bileşimini de etkileyebildiğini gösteren güncel bir bilimsel kaynak olarak literatürde yer aldı. BMC Plant Biology makalesi ON YILLIK VERİNİN TAMAMI BİLİMSEL YAYINA DÖNÜŞMELİ Vakfıkebir’de açıklanan sonuçların geçmişi 2016’ya uzanıyor ve çalışma iki aşamalı TAGEM projesi olarak kurumsal kayıtlarda yer alıyor. Bununla birlikte araştırmanın bilimsel değerinin tam olarak değerlendirilebilmesi için yıllara, çeşitlere ve rakım kuşaklarına göre elde edilen verim değerlerinin; deneme deseni, tekerrür sayısı, kalite ölçümleri ve istatistiksel analizlerle birlikte yayımlanması önem taşıyor. Foşa’nın üç rakım kuşağında da en yüksek verimi verdiği yönündeki sonuç, üreticinin bahçe kurma ve çeşit değiştirme kararını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Bu nedenle 10 yıllık araştırmanın nihai proje raporunun ve hakemli bilimsel yayınının erişime açılması, Bahçe Günü’nde açıklanan sonuçların bilimsel yöntem ve sayısal veriler üzerinden incelenmesini sağlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.