Hava Durumu

#Trabzon

giresunsonhaber - Trabzon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trabzon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO 2025’TE FINDIĞI NASIL ALDI? 28 NOKTALIK HARİTA VE 2026 BEKLENTİSİ Haber

TMO 2025’TE FINDIĞI NASIL ALDI? 28 NOKTALIK HARİTA VE 2026 BEKLENTİSİ

TMO 2025’TE FINDIĞI NASIL ALDI? 28 NOKTALIK HARİTA VE 2026 BEKLENTİSİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2025 mahsulü kabuklu fındık alımlarında Giresun kalite için 200, levant kalite için 195, sivri kalite için 190 lira fiyat uyguladı. Don nedeniyle üretimin sert biçimde gerilediği sezonda alımlar randevulu sistemle yürütüldü; bölgesel haritalarda altı başmüdürlüğe bağlı 28 alım noktası işaretlendi. 2026 hasadı yaklaşırken üretici şimdi yeni fiyatı, kalite kriterlerini, ödeme takvimini ve alım noktalarını bekliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2025 yılı kabuklu fındık alım kampanyası; düşük rekolte, nisan ayında yaşanan zirai don, kahverengi kokarca kaynaklı kalite kayıpları, serbest piyasa fiyatları ve randevulu teslim sistemi altında yürütüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2025-2026 sezonu alım fiyatlarını 5 Ağustos 2025’te açıkladı. TMO, randevu sistemini 18 Ağustos’ta açtı, kabuklu fındık alımına ise 25 Ağustos’ta başladı. İlk aşamada 16 alım noktasının faaliyete geçirilmesi, hasat ve üretici talebine göre bu sayının 61’e kadar çıkarılması planlandı. DON ÜRETİMİ 453 BİN TONA DÜŞÜRDÜ 2025 sezonunun en belirleyici gelişmesi nisan ayında yaşanan zirai don oldu. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye’nin 2024’te 717 bin ton olan fındık rekoltesinin 2025’te yüzde 37 kayıpla 453 bin tona gerilediğini açıkladı. Rekolte çalışması; tarım il müdürlükleri, ziraat odaları, TMO temsilcileri, araştırma enstitüleri ve üniversitelerin saha incelemeleriyle hazırlandı. Güldal, hasadın ilk dönemindeki gözlemlerin 453 bin tonluk tahminin bile iyimser kalabileceğine işaret ettiğini söyledi. Ürün miktarındaki düşüş, piyasadaki arz beklentisini değiştirdi. Sezonun ilk günlerinde Sakarya başta olmak üzere bazı üretim bölgelerinde serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı rakamların üzerine çıktığı görüldü. Bu durum TMO’yu birçok bölgede doğrudan en yüksek fiyatı veren alıcıdan çok, piyasanın aşağı yönlü hareketini sınırlayan referans alıcı konumuna taşıdı. GİRESUN KALİTEYE 200, LEVANT KALİTEYE 195 LİRA TMO, 2025 mahsulü kabuklu fındık fiyatlarını yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre belirledi: Ürün grubu 2025 TMO alım fiyatı Giresun kalite 200 TL/kg Levant kalite 195 TL/kg Sivri kalite 190 TL/kg Yüzde 50’nin üzerindeki her bir randıman için Giresun kalite fındığa kilogram başına 4 lira, levant kalite fındığa ise 3,90 lira ilave ödeme uygulandı. Böylece yüksek randımanlı ve iyi kurutulmuş ürünün fiyatı taban rakamın üzerine çıktı. TMO, fiyat politikasını üreticinin depolama ve finansman ihtiyacını karşılamak, pazarlama döneminde oluşabilecek baskıyı azaltmak ve piyasa istikrarını korumak amacıyla oluşturduğunu bildirdi. Ürün bedelleri için 30 günlük ödeme takvimi açıklandı; ödemelerin imkânlar ölçüsünde daha kısa sürede yapılması planlandı. ALIMLAR RANDEVUSUZ YAPILMADI TMO’ya ürün teslim etmek isteyen üreticiler randevularını kurumun internet sitesi, e-Devlet veya TMO iş yerleri üzerinden aldı. Randevusu bulunmayan üreticilerin doğrudan alım noktasına giderek ürün teslim etmesine izin verilmedi. Uygulama, alım merkezlerindeki araç ve üretici yoğunluğunu azaltmak, aynı güne yığılan teslimatları kontrol etmek ve analiz işlemlerini sıraya koymak amacıyla sürdürüldü. Randevu işlemi altı aşamada tamamlandı: TMO’nun resmi internet sitesindeki “Ürün Alım Randevu” bölümüne girildi.T.C. kimlik numarası veya e-Devlet üzerinden sisteme giriş yapıldı, aydınlatma metni onaylandı.Sisteme ilk kez giren üreticiler telefon numarası ve e-posta bilgilerini kaydetti.Telefona gönderilen doğrulama kodu sisteme yazıldı.Banka bilgileri, ürün çeşidi, teslim edilecek işyeri, ürün miktarı ve teslim tarihi seçildi.“Randevu Oluştur” ve “Kaydet” işlemlerinin ardından randevu bilgisi kısa mesajla üreticiye iletildi. RUTUBET VE RANDIMAN TESLİMİN MERKEZİNDEYDİ Alım noktasına getirilen her ürün doğrudan kabul edilmedi. Fındık önce numune alma ve analiz işleminden geçirildi. Rutubet, sağlam iç oranı, buruşuk iç, çürük ve bozuk tane ile yabancı madde miktarı kontrol edildi. TMO’nun açıkladığı temel kriterlerde rutubet oranının en fazla yüzde 6,5, sağlam iç fındık oranının en az yüzde 40, buruşuk iç oranının en fazla yüzde 10 ve yabancı madde oranının en fazla binde 5 olması istendi. Kurum, üreticileri erken hasattan kaçınmaları ve fındığı teslimden önce yeterince kurutmaları konusunda uyardı. Kurutulmadan getirilen ürünlerde yüksek rutubet, teslimin ertelenmesine ve üreticinin fındığı yeniden kurutmak zorunda kalmasına yol açtı. Erken hasat edilen fındıkta ise randıman ve sağlam iç oranı düştüğü için üreticinin kilogram başına alacağı bedel geriledi. Kahverengi kokarcanın oluşturduğu emgi zararı da analiz sürecinin önemli başlıklarından biri oldu. Güldal, çürük ve bozuk iç fındık oranında daha önce yüzde 5 olarak uygulanan sınırın kokarca zararının etkisini azaltmak amacıyla yüzde 7’ye çıkarıldığını hatırlattı. TMO, yalnızca 2025 mahsulü ürün kabul etti. Eski yıl mahsulü fındık ile eski ve yeni mahsulün karıştırıldığı ürünler alım kapsamı dışında bırakıldı; ürünün doğal renk ve kokusunu taşıması ve dış yüzeyinin ıslak olmaması şartı uygulandı. 2025 HARİTALARINDA 28 ALIM NOKTASI İŞARETLENDİ Sezon başlangıcında 16 noktada alım yapılacağı, ihtiyaca göre kapasitenin 61 noktaya kadar genişletilebileceği açıklanırken, 2025 bölgesel alım haritalarında altı başmüdürlüğe bağlı toplam 28 nokta işaretlendi. Alım noktalarının bölgelere göre, en fazla noktadan en aza doğru dağılımı şöyle oluştu: Sıra TMO başmüdürlüğü Alım noktası sayısı Haritada işaretlenen noktalar 1 Samsun 7 Bafra, Samsun Merkez, Çarşamba, Terme, Ayvacık, Salıpazarı, Tokat-Erbaa 1 Sakarya 7 Adapazarı, Akyazı, Kocaali, Akçakoca, Düzce Merkez, Alaplı, Bartın Merkez 3 Ordu 5 İkizce, Ünye, Fatsa, Ordu Merkez, Ulubey 3 Trabzon 5 Beşikdüzü, Akçaabat, Ortahisar, Arsin, Artvin-Borçka 5 Giresun 3 Giresun Merkez, Espiye, Eynesil 6 Kocaeli 1 Kandıra Toplam 28 Samsun ve Sakarya başmüdürlükleri yedişer noktayla en geniş teslim ağına sahip bölgeler oldu. Ordu ve Trabzon beşer, Giresun üç, Kocaeli ise bir alım noktasıyla haritada yer aldı. Artvin’in Borçka ilçesindeki ekip şefliği, diğer bazı merkezlerden daha geç olarak 8 Eylül 2025’te hizmete açıldı. Bu uygulama, bütün noktaların aynı gün açılmadığını; alım merkezlerinin hasat takvimi ve bölgesel ihtiyaca göre kademeli biçimde devreye alındığını gösterdi. ÜRETİCİ FİYAT, NAKLİYE VE ÖDEME SÜRESİNİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRDİ TMO fiyatı üretici için güvence oluştururken teslim kararı yalnızca kilogram fiyatına bağlı kalmadı. Üreticiler; serbest piyasanın günlük fiyatını, ürünün randımanını, TMO analizinde oluşabilecek kesintileri, en yakın alım noktasına nakliye maliyetini ve ürün bedelinin ödeme tarihini birlikte değerlendirdi. Serbest piyasanın TMO fiyatının üzerine çıktığı yerlerde ürün özel sektöre yönelirken, piyasa fiyatının zayıfladığı veya alıcının düşük fiyat verdiği bölgelerde TMO’nun müdahale alımı üreticinin pazarlık gücünü korudu. TMO Genel Müdürü Güldal da üreticilere ürünlerini kurumun ilan ettiği fiyatın altında satmamaları çağrısı yaptı. 2026 İÇİN FİYAT, TARİH VE NOKTA LİSTESİ BEKLENİYOR 5 Ağustos 2026 itibarıyla TMO ve Tarım ve Orman Bakanlığının erişilebilir resmi fındık duyurularında 2026-2027 sezonuna ait kabuklu fındık alım fiyatı, randevu başlangıç tarihi ve bölgesel alım noktaları listesi yayımlanmadı. Resmi kanallarda erişilebilen son ayrıntılı fiyat duyurusu 2025-2026 sezonuna ait bulunuyor. Üreticinin 2026 sezonunda yalnızca kilogram fiyatını değil; alım merkezlerinin bahçelere yakınlığını, noktaların hangi tarihte açılacağını, günlük teslim kapasitesini, randıman primini, kokarca zararına uygulanacak toleransı ve ürün bedelinin kaç gün içinde ödeneceğini öğrenmesi gerekiyor. Geç açıklanan veya sınırlı tutulan alım ağı, üreticinin nakliye giderini ve özel alıcı karşısındaki zaman baskısını artırırken, erken ilan edilen güçlü bir alım programı serbest piyasadaki fiyat oluşumunu doğrudan etkiliyor.

FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI Haber

FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI

FINDIKTA RAKIMA GÖRE ÇEŞİT HARİTASI: 10 YILLIK ÇALIŞMANIN SONUÇLARI AÇIKLANDI Fındık Araştırma Enstitüsünün 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlattığı çalışma, sahilden 750 metre rakıma kadar üç farklı kuşakta yetiştirilen fındık çeşitlerinin verim, çiçeklenme, yapraklanma ve gelişim özelliklerini ortaya koydu. Üç lokasyonda da en yüksek verim Foşa çeşidinde belirlenirken, geç ilkbahar donu riski bulunan bölgeler için Çakıldak ve Allahverdi önerildi. Fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen “doğru çeşit-doğru rakım” ilişkisine ışık tutan 10 yıllık araştırmanın sonuçları, Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde düzenlenen Bahçe Günü etkinliğinde üreticiler ve tarım sektörü temsilcileriyle paylaşıldı. “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” projesi kapsamındaki etkinlik, 28 Temmuz 2026 Salı günü saat 10.00’da Hacıköy Mahallesi Batı Caddesi, Bektaşlı Küme Evleri yanındaki deneme bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Vakfıkebir Kaymakamı Kadir Ulusoy, Vakfıkebir Belediye Başkanı Fuat Koçal, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, ziraat odaları başkanları, tarım danışmanları, Trabzon İl ve İlçe Tarım ve Orman müdürlüklerinde görev yapan teknik personel ile üreticiler katıldı. SAHİLDEN 750 METREYE KADAR ÜÇ AYRI KUŞAK İNCELENDİ Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, rakım ve yörelere göre en uygun fındık çeşidini belirlemek amacıyla projenin 2016 yılında TAGEM desteğiyle başlatıldığını açıkladı. Bilgen, çalışma kapsamında çeşitlerin verim potansiyellerinin yanı sıra fındıkta verim ve kaliteyi doğrudan etkileyen çiçeklenme ve yapraklanma dönemlerinin belirlendiğini, dikim sistemlerinde görülen yanlışlıkların da tespit edildiğini bildirdi. Araştırma; Sahil Kol’da 0-250 metre, Orta Kol’da 251-500 metre ve Yüksek Kol’da 501-750 metre rakım aralıklarında yürütüldü. ÜÇ LOKASYONUN DA VERİM LİDERİ FOŞA Çalışmanın en dikkat çekici sonucu verim değerlerinde ortaya çıktı. Foşa fındık çeşidi, incelenen üç lokasyonun tamamında en yüksek verimi verdi. Bitki boyu bakımından en yüksek değer yine Foşa çeşidinde, en düşük değer ise Çakıldak’ta ölçüldü. Dip sürgünü oluşturma yönünden Çakıldak ilk sırada yer alırken, en düşük dip sürgünü oluşumu Foşa çeşidinde saptandı. Deneme alanlarında söküm öncesinde kaydedilen verim değerlerinin de çeşitlere bağlı olarak arttığı belirtildi. ÇİÇEKLENME VE YAPRAKLANMA TAKVİMİ ÇEŞİDE GÖRE DEĞİŞTİ Fenolojik gözlemlerde ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak çeşidinde gerçekleştiği belirlendi. İlk dişi çiçeklenme ve ilk yapraklanma Foşa’da görülürken, en geç yapraklanan çeşidin nisan ayının ilk haftasıyla Allahverdi olduğu kaydedildi. Bu farklılıklar, özellikle ilkbahar geç donlarının etkili olduğu alanlarda çeşit seçiminin yalnızca verime göre değil, çiçeklenme ve yapraklanma zamanına göre de yapılması gerektiğini ortaya koydu. DON RİSKİNE GÖRE İKİ AYRI ÇEŞİT ÖNERİSİ Araştırma sonuçlarına göre ilkbahar geç donlarının hâkim olmadığı yörelerde Foşa ve Allahverdi çeşitlerinin; geç donların etkili olduğu yörelerde ise Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerinin yetiştirilmesi önerildi. On yıllık çalışma, fındık bahçesi kurulurken yöre, rakım ve don riski dikkate alınmadan yapılan çeşit tercihinin verim ve kalite kaybına yol açabileceğini; bahçe planlamasının bilimsel veriler üzerinden yapılması gerektiğini gösterdi. ÇALIŞMANIN BİLİMSEL VE KURUMSAL İZİ 2016’YA UZANIYOR Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan araştırma, tek dönemli bir çalışma değil. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen’in Tarım ve Orman Bakanlığının internet sitesinde yayımlanan resmî öz geçmişinde, aynı araştırma hattının iki ayrı TAGEM projesi hâlinde yürütüldüğü görülüyor. İlk aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi” adıyla TAGEM-FTG ve Fındık Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2016-2020 yılları arasında gerçekleştirildi. Çalışmanın devamı niteliğindeki ikinci aşama ise “Melezleme ve Seleksiyon Yolu ile Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Adaptasyonlarının Belirlenmesi-II” adıyla 2021-2025 döneminde yürütüldü. Böylece açıklamada kullanılan “10 yıllık çalışma” ifadesinin, 2016’da başlayan birinci dönem ile 2025’te tamamlanan ikinci dönemin bütününü kapsadığı anlaşılıyor. Dr. Yusuf Bilgen’in resmî öz geçmişi Fındık Araştırma Enstitüsünün internet sitesinde ikinci aşama, “Melezleme ve Seleksiyon Yoluyla Islah Edilen Bazı Fındık Çeşitlerinin Farklı Ekolojilerdeki Performanslarının Belirlenmesi-II” adıyla devam eden projeler arasında da yer aldı. Kurumsal kayıtlarda “performans” ve “adaptasyon” ifadeleriyle görülen proje, aynı araştırma çizgisinin iki aşamalı olarak sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Fındık Araştırma Enstitüsü proje kaydı SONUÇLAR PROJE KAYDINDA VAR, HAKEMLİ MAKALEDE HENÜZ GÖRÜNMÜYOR Araştırma, TAGEM projesi ve Fındık Araştırma Enstitüsü çalışması olarak kurumsal literatüre girmiş durumda. Ancak yapılan akademik ve kurumsal yayın taramasında; Foşa’nın üç rakım kuşağının tamamında en yüksek verimi verdiği, ilk erkek çiçeklenmenin Çakıldak’ta, ilk dişi çiçeklenme ve yapraklanmanın Foşa’da görüldüğü, Allahverdi’nin en geç yapraklanan çeşit olduğu ve don riskine göre çeşit önerilerinin sıralandığı nihai sonuçların tamamını içeren hakemli bir bilimsel makaleye rastlanmadı. Dr. Yusuf Bilgen’in 2024 tarihli resmî yayın listesinde proje çalışmaları kayıtlı olmasına karşın, bu projenin sonuçlarını bütün ayrıntılarıyla yayımlayan ayrı bir makale veya kongre bildirisi bulunmuyor. Araştırmanın proje geçmişi ve kurumsal kaydı doğrulanabilirken; çeşitlere, yıllara ve lokasyonlara göre ölçülen sayısal veriler ile istatistiksel analizlerin tamamının bilim dünyasına hangi yayın üzerinden sunulacağı belirsizliğini koruyor. RAKIM VE YÖNEY İLİŞKİSİ 2019’DA TEZ KONUSU OLDU Haber konusu projeyle birebir aynı olmamakla birlikte, fındıkta rakımın verim ve kalite üzerindeki etkisini inceleyen başka akademik çalışmalar bulunuyor. Erkan Ayaz tarafından hazırlanan “Fındıkta Rakım ve Yöneyin Verim ve Kalite Üzerine Etkisi” başlıklı yüksek lisans tezi, 2019 yılında Ordu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde yayımlandı. Çalışma, 2016 ve 2017 yıllarında Ordu’nun Fatsa ve Çamaş ilçelerinde yetiştirilen Çakıldak çeşidi üzerinde yürütüldü. Araştırmada 0-250, 250-500, 500-750 ve 750-1000 metre olmak üzere dört rakım seviyesi ile kuzey, güney, doğu, batı ve düz alanlar karşılaştırıldı. Çakıldak çeşidinde meyve kalitesi özelliklerinin rakım ve yöneye göre değiştiği; bitki başına verimin sahil kuşağında ve düz alanlarda, iç ağırlığı ile iç oranının ise çok yüksek kesimlerde ve doğu yöneylerde daha yüksek olduğu belirlendi. Bu tez, Vakfıkebir’de açıklanan çeşit-rakım çalışmasının doğrudan yayını olmasa da fındıkta rakım ve ekolojik koşulların verim ile kaliteyi değiştirdiğini ortaya koyan akademik kaynaklardan biri oldu. YÖK Açık Bilim tez kaydı ÇAKILDAK SONUÇLARI 2017 VE 2018’DE KONGRELERE TAŞINDI Çakıldak çeşidine yönelik klon seleksiyonu çalışmasının ilk sonuçları, 15-19 Ağustos 2017 tarihlerinde Samsun’da düzenlenen IX. Uluslararası Fındık Kongresi’nde sunuldu. Çakıldak çeşidinin Ordu’nun Ulubey, Kabadüz ve Gölköy ilçelerindeki klon seleksiyonuna ilişkin çalışma ise 9-12 Mayıs 2018 tarihlerinde Van’da gerçekleştirilen I. Uluslararası Tarım Bilimleri Kongresi’ne bildiri olarak taşındı. Bu iki çalışma da Vakfıkebir’de sonuçları açıklanan adaptasyon projesiyle aynı yayın değil. Ancak Çakıldak çeşidinin farklı bölge ve ekolojilerdeki üstün tiplerinin belirlenmesine yönelik araştırma çizgisinin daha önce uluslararası kongrelerde ele alındığını gösteriyor. DON RİSKİNE KARŞI TOMURCUK AÇIMINI GECİKTİRME ÇALIŞMASI Fındıkta ilkbahar geç donlarının etkisini azaltmaya yönelik başka bir araştırma, 2018 yılında uluslararası hakemli Acta Horticulturae dergisinin 1226’ncı sayısında yayımlandı. Arzu Sezer, Çiğdem Köse, Ebru Gümüş ve Yusuf Bilgen tarafından hazırlanan çalışmada, fındıkta yaprak tomurcuklarının açılmasını geciktiren bazı uygulamaların ilkbahar don zararından korunmadaki etkisi incelendi. DOI numarası 10.17660/ActaHortic.2018.1226.44 olan çalışma, çeşitlerin doğal adaptasyonundan farklı olarak, tomurcuk açım zamanına müdahale ederek don riskini azaltmaya odaklandı. Acta Horticulturae yayını 2026’DA RAKIMIN FINDIK İÇERİĞİNE ETKİSİ YAYIMLANDI Rakımın fındık üzerindeki etkisini inceleyen güncel bir araştırma da 10 Şubat 2026 tarihinde uluslararası BMC Plant Biology dergisinde yayımlandı. “Impact of Altitudinal Variation on Nutrient Dynamics and Bioactive Composition of Hazelnut Kernel” başlıklı çalışmada, rakım değişiminin fındık içinin mineral maddeleri, besin bileşenleri ve biyoaktif yapısı üzerindeki etkileri araştırıldı. Bu çalışma Foşa, Çakıldak ve Allahverdi çeşitlerini Vakfıkebir’deki üç rakım kuşağında karşılaştıran projenin yayını değil. Ancak rakım değişiminin yalnızca verimi değil, fındığın besin ve biyoaktif bileşimini de etkileyebildiğini gösteren güncel bir bilimsel kaynak olarak literatürde yer aldı. BMC Plant Biology makalesi ON YILLIK VERİNİN TAMAMI BİLİMSEL YAYINA DÖNÜŞMELİ Vakfıkebir’de açıklanan sonuçların geçmişi 2016’ya uzanıyor ve çalışma iki aşamalı TAGEM projesi olarak kurumsal kayıtlarda yer alıyor. Bununla birlikte araştırmanın bilimsel değerinin tam olarak değerlendirilebilmesi için yıllara, çeşitlere ve rakım kuşaklarına göre elde edilen verim değerlerinin; deneme deseni, tekerrür sayısı, kalite ölçümleri ve istatistiksel analizlerle birlikte yayımlanması önem taşıyor. Foşa’nın üç rakım kuşağında da en yüksek verimi verdiği yönündeki sonuç, üreticinin bahçe kurma ve çeşit değiştirme kararını doğrudan etkileyebilecek nitelikte. Bu nedenle 10 yıllık araştırmanın nihai proje raporunun ve hakemli bilimsel yayınının erişime açılması, Bahçe Günü’nde açıklanan sonuçların bilimsel yöntem ve sayısal veriler üzerinden incelenmesini sağlayacak.

​​​​​​​YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI Haber

​​​​​​​YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI

YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI: GİRESUN PM’DE, KARADENİZ MYK’DE YOK Özgür Özel’in genel başkanlığında kurulan YENİ Parti’de üst yönetim ve karar organları belirlendi. Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 80 kişilik Parti Meclisi’nde görev alırken; Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Rize ve Artvin milletvekillerinden hiçbiri 9 kişilik Merkez Yönetim Kurulu’na giremedi. Partide Genel Başkan, üç grup başkanvekili, MYK üyeleri, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu ile birlikte görev verilen isimlerin tamamı açıklandı. YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından yönetim kademelerindeki görev dağılımı tamamlandı. Ankara’daki Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirilen Kurucular Kurulu toplantısında Özgür Özel oy birliğiyle Genel Başkan seçildi. Aynı toplantıda 80 kişilik Parti Meclisi ile 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu oluşturulurken, kapalı grup toplantısında üç TBMM Grup Başkanvekili belirlendi. Parti Meclisi’nin ilk toplantısında ise 9 kişilik Merkez Yönetim Kurulu onaylandı. Genel Başkan Özgür Özel ile birlikte MYK’nin 10 kişilik bir kurul olarak çalışacağı açıklandı. GİRESUN’DAN ELVAN IŞIK GEZMİŞ PARTİ MECLİSİ’NDE Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, YENİ Parti’nin 80 kişilik Parti Meclisi’nde yer aldı. Böylece Giresun, partinin en geniş karar organlarından biri olan Parti Meclisi’nde temsil hakkı kazandı. (Gazete Oksijen) Karadeniz’in altı ilinden seçilen milletvekilleri de Parti Meclisi listesinde yer buldu. Giresun’dan Elvan Işık Gezmiş, Ordu’dan Seyit Torun, Trabzon’dan Sibel Suiçmez, Samsun’dan Murat Çan, Rize’den Tahsin Ocaklı ve Artvin’den Uğur Bayraktutan Parti Meclisi’ne seçildi. KARADENİZ’İN ALTI İLİ MYK LİSTESİNDE YER ALMADI Partinin örgütlenme, yerel yönetimler, hukuk, seçim, medya, mali işler, yurt dışı örgütlenme ve halkla ilişkiler alanlarındaki görev dağılımını üstlenecek MYK’de Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Rize ve Artvin milletvekillerinden hiçbirine görev verilmedi. Karadeniz’in bu altı ili Parti Meclisi’nde birer milletvekiliyle temsil edilirken, Genel Başkan çevresindeki daha dar yönetim kadrosu olan MYK’de bölgedeki illerden seçilmiş bir milletvekili bulunmadı. Giresun açısından yönetim tablosu, Elvan Işık Gezmiş’in Parti Meclisi üyeliğiyle şekillendi. ÖZGÜR ÖZEL GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ CHP’den ayrılan Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri tarafından kurulan YENİ Parti’nin ilk Kurucular Kurulu toplantısında Özel, oy birliğiyle Genel Başkanlığa seçildi. YENİ Parti, Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu 91 milletvekiliyle kuruluşunu gerçekleştirdi. (euronews) YENİ PARTİ’NİN 9 KİŞİLİK MYK’Sİ Parti Meclisi tarafından onaylanan Merkez Yönetim Kurulu’ndaki görev dağılımı şöyle gerçekleşti: Genel Sekreter: Yunus Emre Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ensar Aytekin İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Özgür Ceylan Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yaşar Tüzün Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Gizem Özcan Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Nurhayat Altaca Kayışoğlu Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Utku Çakırözer Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Aylin Yaman Parti Sözcüsü: Zeynel Emre. (Cumhuriyet) MYK’de Genel Sekreterlik görevini Yunus Emre, örgüt yönetimini Ensar Aytekin, idari ve mali işleri Özgür Ceylan üstlendi. Yerel yönetimler Yaşar Tüzün’e, hukuk ve seçim işleri Gizem Özcan’a, yurt dışı örgütlenme Nurhayat Altaca Kayışoğlu’na, medya Utku Çakırözer’e, halkla ilişkiler Aylin Yaman’a bağlandı. Partinin kamuoyuna yönelik açıklamalarını ise Parti Sözcüsü Zeynel Emre yapacak. (Cumhuriyet) TBMM GRUP YÖNETİMİNDE ÜÇ İSİM YENİ Parti’nin kapalı grup toplantısında TBMM Grup Başkanvekilliği görevlerine Ali Mahir Başarır, Murat Emir ve Gökhan Günaydın seçildi. (Gazete Oksijen) 80 KİŞİLİK PARTİ MECLİSİ YENİ Parti’nin 80 kişilik Parti Meclisi’nde şu isimler görev aldı: Ahmet Tuncay Özkan, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Ali Gökçek, Aliye Timisi Ersever, Aliye Coşar, Asu Kaya, Aşkın Genç, Ayça Taşkent, Ayhan Barut, Aykut Kaya, Aylin Yaman, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, Barış Karadeniz, Bekir Başevirgen, Bilal Bilici, Bülent Tezcan, Cavit Arı, Cemal Enginyurt, Cumhur Uzun ve Deniz Yavuzyılmaz. Deniz Yücel, Doğan Demir, Ednan Arslan, Elvan Işık Gezmiş, Ensar Aytekin, Evrim Karakoz, Evrim Rızvanoğlu Emir, Eylem Ertuğ Ertuğrul, Fahri Özkan, Fethi Açıkel, Gamze Taşcıer, Gizem Özcan, Gökçe Gökçen, Hasan Öztürk, Hikmet Yalım Halıcı, İbrahim Arslan, İsmail Atakan Ünver, İsmet Güneşhan, İzzet Akbulut ve Kayıhan Pala. Mahmut Tanal, Mehmet Tahtasız, Mehmet Salih Uzun, Melih Meriç, Metin İlhan, Murat Bakan, Murat Çan, Mustafa Erdem, Mustafa Sarıgül, Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Mühip Kanko, Nail Çiler, Namık Tan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Okan Konuralp, Orhan Sümer, Özgür Ceylan, Gökan Zeybek, Özgür Erdem İncesu ve Reşat Karagöz. Servet Mullaoğlu, Seyit Torun, Sibel Suiçmez, Suat Özçağdaş, Süleyman Bülbül, Süreyya Öneş Derici, Şeref Arpacı, Tahsin Ocaklı, Talat Dinçer, Talih Özcan, Türkan Elçi, Uğur Bayraktutan, Ulaş Karasu, Utku Çakırözer, Ümit Özlale, Yaşar Tüzün, Yunus Emre, Yüksel Taşkın, Zeynel Emre ve Seda Kaya Ösen. 15 KİŞİLİK YÜKSEK DİSİPLİN KURULU Partinin Yüksek Disiplin Kurulu ise şu 15 isimden oluştu: Ahmet Tuna Soydemir, Ali Güvenbaş, Buse Batyar, Bülent Yücetürk, Deniz Orhon, Emin Anıl Koç, Emresan Dalveren, Ezgi Rahime Taşdemir, Gülsemin Kaya, Işıl Name Evgin, Kubilay Cem Baran Fırat, Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Mete Doğukan Beyaz, Ural Baysal ve Ziya Gökalp Koca. GİRESUN’UN PARTİDEKİ GÖREVİ PM ÜYELİĞİYLE ŞEKİLLENDİ YENİ Parti’nin ilk yönetim tablosunda Giresun’a düşen görev, Elvan Işık Gezmiş’in Parti Meclisi üyeliği oldu. Gezmiş, Giresun’u partinin 80 kişilik karar organında temsil edecek. Karadeniz’in diğer illerinden seçilen beş milletvekili de Parti Meclisi’nde yer alırken, bölgedeki altı ilin milletvekilleri dokuz kişilik MYK listesinin dışında kaldı.

TRABZON’DA 30 MİLYARLIK SÖZLEŞME, GİRESUN’DA 2015’TEN BERİ PROJE BEKLENİYOR Haber

TRABZON’DA 30 MİLYARLIK SÖZLEŞME, GİRESUN’DA 2015’TEN BERİ PROJE BEKLENİYOR

TRABZON’DA 30 MİLYARLIK SÖZLEŞME, GİRESUN’DA 2015’TEN BERİ PROJE BEKLENİYOR Trabzon Güney Çevre Yolu’nun 16,5 kilometrelik ilk kesiminin tamamlanması için 30 milyar lirayı aşan sözleşme imzalandığı açıklanırken, Giresun’da 2015 yılında duyurulan Piraziz–Keşap çevre yolu çalışması hâlâ yapım takvimine dönüşmedi. Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ise kent merkezindeki transit trafik yükünü azaltacak Aksu–Batlama bölümünün öncelikli etap olarak ele alınmasını istiyor. Komşu kentte milyarlarca liralık yapım sözleşmesi imzalanırken Giresun’un hâlâ proje, etap ve yatırım kararı konuşması, iki kent arasındaki ulaşım yatırımı farkını yeniden gündeme taşıdı. Trabzon Güney Çevre Yolu’nda yeni bir ihale aşamasının tamamlandığı duyuruldu. Yatırımlar Dergisi’ne dayandırılan haberlere göre Karayolları Genel Müdürlüğü, yolun 0+000 ile 16+500 kilometreleri arasındaki ilk kesiminin tamamlanması için Mapa İnşaat ile 20 Temmuz 2026 tarihinde sözleşme imzaladı. Sözleşme bedelinin 30 milyar 135 milyon 791 bin 155 lira, işin yaklaşık maliyetinin ise 35 milyar 501 milyon 378 bin 210 lira olduğu belirtildi. İhalenin teklifleri 24 Haziran 2026 tarihinde toplandı; altı firmanın doküman indirdiği, beş firmanın teklif verdiği ve tekliflerin tamamının geçerli kabul edildiği aktarıldı. 30 MİLYAR LİRA TRABZON’DAKİ İLK KESİME AYRILDI Açıklanan tutar, Trabzon Güney Çevre Yolu’nun tamamına değil, yapımına başlanan 16,5 kilometrelik ilk kesimin tamamlanmasına yönelik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının açıklamasına göre Trabzon’u güneyden kuşatması planlanan yolun bu kesimindeki çalışmalara 1 Mayıs 2023 tarihinde başlandı. İlk bölümde yaklaşık 14 kilometre uzunluğunda yedi tüp tünel ile toplam uzunluğu yaklaşık 850 metreyi bulan yedi viyadük bulunuyor. Projenin tamamlanmasıyla transit trafiğin şehir içi trafikten ayrılması hedefleniyor. Trabzon açısından artık tartışılan konu çevre yolunun yapılıp yapılmayacağı değil; sahada devam eden ilk bölümün hangi kaynak ve takvimle tamamlanacağıdır. Yeni sözleşme, güzergâhı belirlenen ve yapımı başlayan bir kesime doğrudan kaynak bağlanması anlamına geliyor. Giresun’daki tablo ise bütünüyle farklı. GİRESUN İÇİN AÇIKLANAN RESMÎ HAT PİRAZİZ–KEŞAP ARASINDA Giresun Güney Çevre Yolu konusunda doğrulanabilen temel resmî çalışma, Karayolları Genel Müdürlüğünün 2015 yılında hazırladığı ön istikşaf hattıdır. Ticaret Bakanlığının arşivindeki açıklamaya göre Karayolları Genel Müdürlüğü, Giresun Çevre Yolu’nun ön istikşaf planını Mayıs 2015’te onayladı. Güzergâhın batıda Piraziz’den başlayıp doğuda Keşap’ta sona ermesi ve toplam 38,8 kilometre olması planlandı. Açıklanan hattın Piraziz, Pazarsuyu, Kuşluhan, İnece, Orhaniye, Ortaköy, Güneyköy ve Keşap güzergâhına oturması öngörüldü. Proje kapsamında toplam uzunluğu 13 bin 170 metre olan dokuz tünel ile toplam 1.880 metre uzunluğunda dört viyadük planlandı. Yolun mevcut Karadeniz Sahil Yolu’ndan ortalama beş kilometre içeride ve yaklaşık 200 metre kotunda ilerlemesi hedeflendi. Ancak Bakanlığın aynı açıklamasında, yapılacak koridor etütlerinin ardından nihai geçkinin kesinleştirileceği ve proje çalışmalarının buna göre sürdürüleceği belirtildi. Bu nedenle 2015’te duyurulan ihale, yolun inşaatına başlanacağı bir yapım sözleşmesi olarak değil; güzergâhı kesinleştirecek etüt ve mühendislik çalışmalarının başlangıcı olarak değerlendirilmelidir. ON BİR YILDIR PROJE KONUŞULUYOR, SAHADA ÇEVRE YOLU İNŞAATI YOK Giresun’da 2015 yılında güzergâh, tünel ve viyadük bilgileri kamuoyuna açıklanmasına rağmen, aradan geçen on bir yılda Piraziz–Keşap hattının yapımına ilişkin bağlayıcı bir takvim ortaya konulmadı. Projenin kesinleşmiş güncel güzergâhı, kaç etapta gerçekleştirileceği, ilk yapım bölümünün nereden başlayacağı, yaklaşık maliyeti, yatırım programı ve ihale tarihi kamuoyuyla paylaşılmış değil. 2025 yılında Giresun’daki meslek ve sivil toplum kuruluşlarının projenin 2026 yılı yatırım programına alınması için ortak açıklama yapması da yatırım kararının hâlâ beklendiğini gösteriyor. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, ilk aşamada şehir merkezi geçişini rahatlatacak bölümde somut adım atılmasını talep etti. Trabzon’da ise temeli 2023 yılında atılan ilk kesim için 2026 yılında 30 milyar lirayı aşan yeni bir sözleşme aşamasına geçildi. Aradaki fark yalnızca ayrılan para değildir. Trabzon’da güzergâh, etap, şantiye ve yapım süreci bulunurken; Giresun’da hâlâ projenin hangi bölümünün ne zaman yatırıma dönüştürüleceği tartışılmaktadır. MİMARLAR ODASI YENİ BİR GÜZERGÂH DEĞİL, ÖNCELİKLİ ETAP ÖNERDİ Giresun Mimarlar Odasının yaklaşımı da doğru değerlendirilmelidir. Oda tarafından Bakanlık projesinden bağımsız, farklı uzunlukta yeni bir çevre yolu güzergâhı açıklanmış değildir. Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odasının 12 Haziran 2026 tarihli ortak değerlendirmesinde, Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı için öngörülen yaklaşık 1,35 milyar liralık yatırımın kentin trafik sorununa ne ölçüde kalıcı çözüm sağlayacağı sorgulandı. Ortak açıklamada, söz konusu kaynağın Giresun Çevre Yolu’nun Aksu–Batlama hattına yönlendirilmesinin değerlendirilmesi istendi. Buradaki Aksu–Batlama ifadesi, çevre yolunun resmî başlangıç ve bitiş noktalarını anlatmıyor. Bu hat, Piraziz–Keşap arasında planlanan ana çevre yolu projesinin, Giresun şehir merkezindeki transit trafik baskısını doğrudan azaltabilecek öncelikli bölümü olarak gündeme getiriliyor. Meslek kuruluşlarının önerisi, projenin tamamının bitirilmesini beklemek yerine, kent merkezine en hızlı faydayı sağlayacak kesimin ayrı bir yapım etabı hâline getirilmesine dayanıyor. Bu önerinin Bakanlık tarafından kabul edilmiş bir uygulama projesi olmadığı da unutulmamalıdır. Aksu–Batlama hattının yapım etabı olabilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğünün teknik projeyi hazırlaması, bağlantı noktalarını belirlemesi, maliyet hesabını tamamlaması ve yatırım programına alması gerekiyor. DAL-ÇIK PROJESİ ÇEVRE YOLUNUN YERİNE GEÇEMEZ Giresun Liman Kavşağı için planlanan Dal-Çık Projesi ile Güney Çevre Yolu aynı ulaşım yatırımı değildir. Dal-Çık Projesi, mevcut Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki belirli bir kavşakta araçların farklı seviyelerden geçirilmesini ve kavşaktaki kesişmelerin azaltılmasını amaçlıyor. Güney Çevre Yolu ise şehirler arası ve ağır taşıt trafiğini Giresun kent merkezine sokmadan güneydeki ayrı bir güzergâha yönlendirmeyi hedefliyor. Bir kavşak düzenlemesi, uygulandığı noktadaki beklemeleri ve sinyalizasyon kaynaklı yığılmaları azaltabilir. Ancak Ordu–Trabzon yönünde hareket eden transit araçları Giresun şehir merkezinden çıkaramaz. Bu nedenle Dal-Çık Projesi, çevre yolunun alternatifi veya onun yerine yapılmış kalıcı çözüm olarak gösterilemez. Mimarlar Odası ile Ticaret ve Sanayi Odasının ortak açıklamasında da Dal-Çık Projesi’nin altyapı ve zemin koşulları, yol kotları, kent siluetine etkisi, yapım döneminde trafik akışının nasıl sağlanacağı ve 400 iş günlük sürenin uygulanabilirliği konusunda ayrıntılı bilgilendirme istendi. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı belirtilen bir güzergâhta yapılacak çalışmanın, inşaat boyunca kent içi ulaşımı nasıl etkileyeceğinin açıklanması gerektiği vurgulandı. TRABZON’DA ETAPLI YAPIM VAR, GİRESUN’DA ETAP KARARI YOK Trabzon’daki uygulama, büyük çevre yolu projelerinin tamamının aynı anda ihale edilmesinin gerekmediğini gösteriyor. Projede önce 16,5 kilometrelik ilk bölüm ele alındı. Şantiye kuruldu, tünel ve viyadük çalışmalarına başlandı. Ardından aynı kesimin tamamlanmasına yönelik yeni bir sözleşme imzalandığı açıklandı. Giresun’da da benzer bir etaplama modeli uygulanabilir. Resmî olarak açıklanan Piraziz–Keşap güzergâhının tamamının aynı anda yapılması beklenmeden, kent merkezindeki trafik yükünü doğrudan azaltacak Aksu–Batlama bağlantısı öncelikli yapım etabı olarak ele alınabilir. Ancak bunun için siyasi açıklama veya meslek kuruluşlarının önerisi yeterli değildir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün; Aksu–Batlama bölümünün teknik sınırlarını,Sahil yolundan ayrılma ve yeniden bağlanma noktalarını,Tünel ve viyadük ihtiyacını,Kamulaştırma alanlarını,Yaklaşık yatırım maliyetini,Projenin hangi yılın yatırım programına alınacağını,Yapım ihalesinin ne zaman gerçekleştirileceğini açıklaması gerekiyor. TRABZON’A YATIRIM YAPILMASI DEĞİL, GİRESUN’UN BEKLETİLMESİ ELEŞTİRİLİYOR Trabzon Güney Çevre Yolu’na kaynak ayrılması, Giresun ile Trabzon arasında karşıtlık kurulmasını gerektirmiyor. Trabzon’un büyüyen şehir içi ve transit trafik sorununun çözülmesi, bütün Doğu Karadeniz ulaşım ağı açısından önem taşıyor. Eleştirilmesi gereken, aynı sahil ulaşım koridorunda bulunan Giresun’un yıllardır etüt, güzergâh, proje ve yatırım talebi aşamasında bırakılmasıdır. Trabzon’da 2023 yılında yapımına başlanan ilk kesim için üç yıl sonra 30 milyar lirayı aşan yeni sözleşme imzalanırken, Giresun’da 2015 yılında duyurulan projenin ilk yapım etabı dahi kesinleşmiş değil. Giresun kent merkezinden geçen sahil yolu, şehir içi araçları, ağır taşıtları, şehirler arası otobüsleri ve transit trafiği aynı ulaşım koridorunda topluyor. Meslek kuruluşlarının çevre yolu talebini sürekli gündeme taşımasının temelinde de bu trafik baskısı bulunuyor. 2015’TE AÇIKLANAN PROJENİN BUGÜNKÜ DURUMU ORTAYA KONULMALI Bakanlık ile Karayolları Genel Müdürlüğü, 2015 yılında kamuoyuna açıklanan Piraziz–Keşap projesinin bugünkü durumunu ayrıntılı biçimde açıklamalıdır. Ön istikşaf hattında yapılan koridor etütlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, nihai güzergâhın onaylanıp onaylanmadığı ve açıklanan tünel ile viyadük planlarının geçerliliğini koruyup korumadığı bilinmelidir. Projenin yatırım programına alınmasının önünde teknik, mali veya planlama kaynaklı bir engel varsa bu da açıkça paylaşılmalıdır. Belirsizlik sürdükçe her yeni açıklama, Giresun açısından yeni bir başlangıç gibi sunulmakta; ancak sahada çalışmaya dönüşmeyen bu açıklamalar çevre yolu sorununu çözmemektedir. GİRESUN’A YENİ BİR MÜJDE DEĞİL, BAĞLAYICI TAKVİM GEREKİYOR Trabzon’da imzalandığı açıklanan 30 milyar liralık sözleşmenin Giresun açısından ortaya çıkardığı tablo açıktır: Proje etaplandırıldığında, kaynak ayrıldığında ve siyasi irade bir takvim belirlediğinde çevre yolu yatırımları ilerleyebiliyor. Giresun için artık yeni bir “takip ediyoruz”, “değerlendiriyoruz” veya “programa alınması için çalışıyoruz” açıklaması yeterli değildir. Onaylanmış güzergâh, öncelikli yapım etabı, ayrılmış ödenek, ihale tarihi ve sahada başlayacak çalışmadır. 2015 yılında duyurulan proje 2026 yılında hâlâ yatırım takvimi bekliyorsa, Giresun’un çevre yolu sorunu teknik bir hazırlık sürecini çoktan aşmış; doğrudan yatırım önceliği ve siyasi karar sorununa dönüşmüş demektir.

Trabzon’a yeni havalimanı müjdesi Haber

Trabzon’a yeni havalimanı müjdesi

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, hayata geçirilecek yeni havalimanı projesinin şehir için tarihi bir yatırım olduğunu vurgulayarak, "Karadeniz'in dünyaya açılan kapısı konumundaki Trabzon'umuz, gelecekteki ihtiyaçlara cevap verecek modern ve yüksek kapasiteli bir havalimanına fazlasıyla layıktır" ifadelerini kullandı. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin gelişen ekonomik yapısı, artan turizm potansiyeli ve her yıl yükselen yolcu trafiği nedeniyle mevcut havalimanı kapasitesinin yetersiz kalmaya başladığını belirterek, "Şehrimizin yükselen vizyonuna uygun olarak, mevcut havalimanının daha yüksek kapasiteyle hizmet verecek şekilde yeniden inşa edilecek olması Trabzon'umuz için tarihi bir adımdır. Bu yatırım sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak; turizmden ticarete, istihdamdan bölgesel kalkınmaya kadar pek çok sahada şehrimize kritik katkılar sunacaktır" şeklinde konuştu. TRABZON'UMUZ KAZANMAYA DEVAM EDİYOR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle Trabzon'a çok önemli yatırımların kazandırıldığının altını çizen Başkan Genç, "Devletimizin güçlü vizyonu sayesinde Trabzon'umuz geleceğe güvenle ilerlemektedir. Yeni havalimanı projesi, bu vizyonun en değerli eserlerinden biri olacaktır. Şehrimizin ulaşım altyapısını modernize edecek bu yatırım, Trabzon'un ulusal ve uluslararası düzeydeki rekabet gücünü de yukarı taşıyacaktır" dedi. TEŞEKKÜR ETTİ Başkan Genç; projeye destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu'na, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen'e, Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu'ya şükranlarını sundu. Büyükşehir Belediyesi olarak şehrin istikbaline değer katacak her projenin destekçisi olacaklarını kaydeden Başkan Genç, "Trabzon'umuzun daha güçlü, daha müreffeh ve ulaşılabilir bir şehir haline gelmesi adına tüm kurumlarımızla eş güdüm içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Şehrimiz için atılan her stratejik adımın takipçisi ve yanındayız" şeklinde konuştu.

SİS DAĞI’NI BU KEZ ÇÖPLER KAPLADI Haber

SİS DAĞI’NI BU KEZ ÇÖPLER KAPLADI

SİS DAĞI’NI BU KEZ ÇÖPLER KAPLADI YAYLALARDA HER YAZ AYNI MANZARA: EĞLENİP ÇÖPÜNÜ BIRAKAN GİDİYOR EYNESİL BELEDİYESİ’NDEN SİS DAĞI’NDA ÖRNEK ÇEVRE MÜDAHALESİ VATANDAŞLARIN ÇAĞRISINA KAYITSIZ KALMAYAN BELEDİYE EKİPLERİ, YAYLAYI ÇÖPLERDEN ARINDIRDI Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’nin ortak kullanımındaki Sis Dağı Yaylası’nda yaz sezonuyla birlikte artan ziyaretçi yoğunluğunun yol açtığı çöp kirliliğine Eynesil Belediyesi müdahale etti. Hemşehrilerden gelen çağrı üzerine bölgeye çıkan Çevre Temizlik Ekibi, konteyner çevreleri, yol kenarları ve piknik alanlarında biriken atıkları toplayarak yaylayı temizledi. Belediye Başkanı Barış Güdük’ün öncülüğünde gerçekleştirilen çalışma, çevre duyarlılığı ve hızlı müdahale açısından takdir topladı. Sis Dağı Yaylası’nda yaz aylarının başlamasıyla birlikte ziyaretçi yoğunluğu arttı. Günübirlik gelenlerin, piknik yapanların ve bölgede vakit geçiren bazı vatandaşların geride bıraktığı plastik şişeler, poşetler, yiyecek ambalajları, teneke kutular ve çeşitli evsel atıklar, yaylanın doğal dokusunu gölgeleyen bir görüntü oluşturdu. Çöplerin konteyner çevresine taşması, yol kenarlarına ve yeşil alanlara yayılması üzerine vatandaşlar Eynesil Belediyesi’ne ulaşarak temizlik çağrısında bulundu. Belediye yönetimi bu çağrıya kayıtsız kalmadı; Çevre Temizlik Ekibi kısa sürede Sis Dağı’na yönlendirilerek kapsamlı bir çalışma başlatıldı. EKİPLER YAYLAYI ADIM ADIM TEMİZLEDİ Belediye ekipleri yalnızca konteyner çevresindeki atıkları toplamakla kalmadı; yol kenarlarına, piknik alanlarına ve geniş bir alana yayılan çöpleri de tek tek kaldırdı. Toplanan atıklar bölgeden uzaklaştırılırken, Sis Dağı yeniden doğal görünümüne kavuşturuldu. Ortaya konulan çalışma, çevre temizliğinin yalnızca merkez mahallelerle sınırlı tutulmadığını, ulaşımı zor ve geniş bir coğrafyaya yayılan yayla alanlarının da belediyenin hizmet anlayışı içinde bulunduğunu gösterdi. Vatandaşın çağrısını duyan, ekibini sahaya çıkaran ve sorunu yerinde çözen Eynesil Belediyesi, çevre yönetiminde örnek bir refleks ortaya koydu. GÜDÜK: “HEMŞEHRİLERİMİZİN ÇAĞRISINA KAYITSIZ KALMADIK” Eynesil Belediye Başkanı Barış Güdük, yürütülen çalışmanın ardından yaptığı açıklamada, vatandaşlardan gelen taleplerin dikkate alındığını vurguladı. Güdük şu ifadeleri kullandı: “Hemşehrilerimizden gelen çağrılara kayıtsız kalmadık. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte artan yoğunluk nedeniyle Çevre Temizlik Ekibimiz, Sis Dağı Yaylası’nda kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Hemşehrilerimizin daha temiz ve sağlıklı bir çevrede vakit geçirebilmesi için, üretken belediyecilik anlayışıyla doğamızı korumaya ve yaylalarımızı temiz tutmaya aralıksız devam ediyoruz.” Başkan Güdük’ün açıklaması, belediyenin temizlik hizmetini yalnızca günlük bir görev olarak değil, doğayı ve yaşam alanlarını koruyan bir kamu sorumluluğu olarak ele aldığını ortaya koydu. EYNESİL BELEDİYESİ TAKDİRİ HAK ETTİ Sis Dağı’nda yapılan temizlik çalışması, yaşanan kirliliği ortadan kaldırırken Eynesil Belediyesi’nin hızlı müdahale gücünü de gösterdi. Vatandaşlardan gelen çağrının cevapsız bırakılmaması, ekiplerin kısa sürede bölgeye ulaşması ve yaylanın geniş bir bölümünde temizlik yapılması takdiri hak eden bir hizmet olarak öne çıktı. Yaylaların temiz tutulması yalnızca belediye ekiplerinin çabasıyla sağlanamaz. Buna rağmen doğaya bırakılan atıkları toplamak zorunda kalan temizlik çalışanlarının gösterdiği emek, çevre hizmetinin görünmeyen yükünü bir kez daha ortaya koydu. Sis Dağı’nda çöpleri bırakanlar değil, o çöpleri tek tek toplayan emekçiler çevreye sahip çıktı. SORUN SİS DAĞI İLE SINIRLI DEĞİL Eynesil Belediyesi’nin müdahalesi Sis Dağı’ndaki kötü görüntüyü ortadan kaldırdı ancak benzer sorunlar Giresun’un diğer yaylalarında da yaşanıyor. Kümbet, Bektaş, Kulakkaya, Paşakonağı, Tamdere, Çakrak, Kazıkbeli, Karagöl ve ziyaretçi yoğunluğunun yüksek olduğu diğer yaylalarda yaz aylarıyla birlikte çöp miktarı hızla artıyor. Festival, şenlik, piknik ve günübirlik ziyaretlerle yayla nüfusu kısa sürede katlanırken, mevcut konteynerlerin kapasitesi çoğu yerde yetersiz kalıyor. Bazı bölgelerde dolan konteynerler zamanında boşaltılamıyor, bazı noktalarda ise sorumlu kurumlar arasındaki görev paylaşımı net biçimde kurulamadığı için atıklar doğada günlerce bekliyor. Eynesil Belediyesi’nin Sis Dağı’nda sergilediği müdahale, diğer yaylalar için de örnek alınabilecek bir uygulama niteliği taşıyor. YAYLALARDA MERKEZİ ÇÖP NOKTALARI KURULMALI Yayla girişleri, festival alanları, pazar yerleri, piknik bölgeleri, seyir noktaları ve yoğun kullanılan yol kavşaklarında merkezi çöp toplama alanları oluşturulmalı. Bu noktalara kapaklı, dayanıklı ve ziyaretçi yoğunluğunu karşılayacak büyüklükte konteynerler yerleştirilmeli. Konteyner koymak tek başına çözüm değil. Toplama günleri, araç güzergâhları, sorumlu ekipler ve atıkların taşınacağı aktarma noktaları sezon başlamadan belirlenmeli. Doluluk takibi yapılmayan her konteyner kısa sürede yeni bir çöp yığınına dönüşüyor. Cam, plastik, metal ve evsel atıklar için ayrı toplama bölümleri kurulması da yaylalarda geri dönüşüm sisteminin gelişmesini sağlayabilir. KURUMLAR ORTAK TEMİZLİK TAKVİMİ HAZIRLAMALI Yaylaların büyük bölümü belediyeler, İl Özel İdaresi, köy muhtarlıkları, yayla dernekleri ve farklı kamu kurumlarının görev alanları içinde bulunuyor. Bu çok parçalı yapı, sorumluluk açık biçimde paylaşılmadığında hizmet boşluğu oluşturuyor. Hangi yaylanın hangi kurum tarafından temizleneceği, atıkların hangi günlerde toplanacağı ve yoğun dönemlerde kaç ekibin sahada görev yapacağı önceden belirlenmeli. Eynesil Belediyesi’nin hızlı müdahalesi değerli bir örnek oluştururken, benzer çalışmaların kişisel gayretlere veya vatandaş ihbarlarına bağlı kalmadan düzenli sisteme dönüşmesi gerekiyor. ETKİNLİĞİ DÜZENLEYEN TEMİZLİĞİ DE PLANLAMALI Yaylalarda festival, şenlik, konser ve toplu etkinlik düzenleyen kurumlar yalnızca sahne, ulaşım ve program planlamamalı; ortaya çıkacak atığı da hesaplamalıdır. Etkinlik alanına yeterli sayıda çöp kutusu yerleştirilmeli, temizlik personeli görevlendirilmeli ve alan programın ardından temiz teslim edilmelidir. Binlerce kişinin katıldığı bir organizasyonun ardından çöplerin belediye ekiplerine ve doğaya bırakılması kabul edilebilir bir durum değildir. Eğlencenin yükünü temizlik çalışanları taşımamalıdır. ZİYARETÇİLER DE SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ Yaylaları koruma görevi yalnızca belediyelere ait değil. Doğada vakit geçiren herkes ürettiği atığı toplamak, en yakın çöp noktasına bırakmak veya beraberinde geri götürmek zorundadır. Plastik, cam ve metal atıklar toprağı ve su kaynaklarını kirletirken, yiyecek artıkları yabani hayvanları insan yoğunluğunun bulunduğu alanlara çekiyor. Bu nedenle yaylalardaki çöp sorunu yalnızca görüntü kirliliği değil, doğrudan ekolojik bir tehdittir. Doğayı sevdiğini söyleyip çöpünü yaylada bırakanların çevre duyarlılığı sözden öteye geçmiyor. ÖRNEK MÜDAHALE KALICI SİSTEMLE TAMAMLANMALI Eynesil Belediyesi, hemşehrilerden gelen çağrı üzerine Sis Dağı’na çıkarak sorumluluk aldı, çevre kirliliğine müdahale etti ve yaylayı temizledi. Başkan Barış Güdük ile sahada görev yapan Çevre Temizlik Ekibi, doğaya sahip çıkan çalışmaları nedeniyle kutlanmayı hak etti. Şimdi bu örnek müdahalenin bütün yaylaları kapsayan kalıcı bir sisteme dönüşmesi gerekiyor. Merkezi çöp noktaları kurulmalı, düzenli toplama takvimi hazırlanmalı, organizatörlere temizlik sorumluluğu verilmeli ve ziyaretçilerin doğaya atık bırakmasına karşı denetimler artırılmalıdır. Eynesil Belediyesi Sis Dağı’nı temizleyerek üzerine düşeni yaptı; bundan sonraki görev, aynı kirliliğin yeniden oluşmasını engelleyecek ortak sistemi kurmaktır. https://www.facebook.com/eynesilbld

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI Haber

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ÜRETİMİ 270 DEKARA ULAŞTI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak’ın Eriklik köyünde maviyemiş üreticisi Refik Aslan’ın bahçesinde incelemelerde bulundu. Ziyarette üretim ve hasadın yanı sıra ürünün işlenmesi, pazarlanması ve Bulancak Kadın Kooperatifi aracılığıyla katma değerli ürüne dönüştürülmesi ele alındı. ERİKLİK KÖYÜNDE ÜRETİM SÜRECİ İNCELENDİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak ilçesine bağlı Eriklik köyünde maviyemiş yetiştiriciliği yapan üretici Refik Aslan’ı ziyaret etti. Bahçede gerçekleştirilen incelemelerde; maviyemişin yetiştirilmesi, hasadı, değerlendirilmesi ve pazarlanmasına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete Şube Müdürleri Arif Kahya ve Haydar Ünlü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli de katıldı. KADIN KOOPERATİFİ İÇİN HİBE DESTEKLERİ GÖRÜŞÜLDÜ Ziyarette, maviyemişin yalnızca taze meyve olarak satılması yerine işlenerek ekonomik değerinin artırılması da gündeme geldi. Bu kapsamda Bulancak Kadın Kooperatifinde üretilebilecek reçel, marmelat, meyve suyu, kurutulmuş meyve ve benzeri ürünler için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanabilecek hibe destekleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Ürünün işlenmesi, paketlenmesi ve yerel bir marka altında pazarlanması; hem üretici gelirinin yükselmesi hem de kadın kooperatiflerinin üretim kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşıyor. GİRESUN’DA ÜRETİM ALANI HIZLA GENİŞLEDİ Giresun’da maviyemiş yetiştiriciliğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaklaşık 12 yıldır devam ediyor. Kentte 2024 yılı itibarıyla 66 dekar alanda yıllık yaklaşık 33 ton ürün elde edildiği açıklanmıştı. Özellikle 2022 yılında başlatılan destek projesiyle üreticilere sertifikalı fidan dağıtılarak yeni bahçeler kuruldu. GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ DESTEĞİNİN YILLARA GÖRE GELİŞİMİ Yıl Desteklenen üretici Kurulan yeni alan Dağıtılan fidan 2022 31 33 dekar 8 bin 330 2023 40 40 dekar 9 bin 900 2024 23 24 dekar 6 bin 2022-2024 toplamı 94 97 dekar 24 bin 230 Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerine göre üç yıllık dönemde 94 üreticiye toplam 24 bin 230 sertifikalı maviyemiş fidanı dağıtıldı ve 97 dekarlık yeni bahçe kurulması sağlandı. Projenin sonraki aşamalarında dağıtılan toplam fidan sayısı 62 bin 80’e, Giresun’daki maviyemiş yetiştiricilik alanı ise 270 dekara ulaştı. Ancak yeni kurulan bahçelerin tamamı henüz tam verim çağına ulaşmadığı için 270 dekarlık alanın tamamını mevcut yıllık üretim miktarıyla doğrudan karşılaştırmak mümkün değil. TÜRKİYE’DE HANGİ İLLER ÖNE ÇIKIYOR? Türkiye’de maviyemiş üretimi farklı iklim ve yetiştirme tekniklerine göre Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşıyor. Açıklanan il bazlı üretim verilerinde öne çıkan iller şöyle sıralandı: İl Üretim alanı Üretim miktarı Antalya 754 dekar 862 ton Bursa 2 bin 288 dekar 861 ton Kırklareli 175 dekar 341 ton Rize 351 dekar 205 ton Trabzon 220 dekar 97 ton Giresun 66 dekar Yaklaşık 33 ton Bu tablo, kamuoyuna açıklanan aynı dönemli il verileri ile Giresun için açıklanan 2024 üretim bilgisinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Antalya üretim miktarı, Bursa üretim alanı, Kırklareli ise yüksek verimiyle dikkati çekiyor. Bursa’da üretim sonraki dönemde de büyüdü. Yalnızca İnegöl ilçesinde 2024 yılında 1.400 dekar alandan yaklaşık 980 ton maviyemiş elde edildiği bildirildi. Bu durum, hızla gelişen üretim yapısı nedeniyle il verilerinin yıllara göre önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor. MAVİYEMİŞ NEDİR? Maviyemiş; bilimsel olarak Vaccinium cinsi içerisinde yer alan, mavi-mor renkli ve küçük taneli bir üzümsü meyve türü. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaban mersini, likapa, ligarba ve çalı çileği gibi adlarla da biliniyor. Ancak doğada kendiliğinden yetişen yerel türlerle ticari bahçelerde yetiştirilen kültür maviyemişleri arasında çeşit ve özellik bakımından farklılıklar bulunabiliyor. Maviyemiş; Taze meyve,Dondurulmuş ürün,Reçel ve marmelat,Meyve suyu,Kurutulmuş meyve,Pasta ve süt ürünleri,Kozmetik ve gıda sanayisi girdisi olarak değerlendirilebiliyor. ASİTLİ TOPRAKLARI VE YAĞIŞLI İKLİMİ SEVİYOR Maviyemiş yetiştiriciliğinde toprağın yapısı büyük önem taşıyor. Bitki, organik madde bakımından zengin ve asit karakterli topraklarda daha iyi gelişiyor. Kök bölgesinin nemli kalması gerekiyor ancak suyun birikmesi kök hastalıklarına yol açabiliyor. Bu nedenle drenajı iyi, su tutma kapasitesi yüksek ve asitli topraklar yetiştiricilik açısından avantaj sağlıyor. Giresun’un yağışlı iklimi, asitli toprak yapısı ve yüksek organik madde içeren arazileri, maviyemiş için uygun bir üretim ortamı oluşturuyor. Bakanlığın yatırım rehberinde de Karadeniz illeri, topraklı maviyemiş yetiştiriciliği açısından uygun bölgeler arasında gösteriliyor. EKONOMİYE KATKI Maviyemiş, küçük alanlardan ekonomik değer üretilebilmesi ve farklı ürünlere işlenebilmesi nedeniyle alternatif tarım ürünü olarak öne çıkıyor. Ürünün ekonomiye katkısı yalnızca taze meyve satışıyla sınırlı kalmıyor. Soğuk hava deposu, paketleme, dondurma, kurutma, reçel ve marmelat üretimi gibi alanlarda yeni bir üretim zinciri oluşturabiliyor. Özellikle kadın kooperatiflerinin sürece katılmasıyla; Yerel istihdamın artırılması,Küçük üreticinin pazara ulaşması,Ürünün raf ömrünün uzatılması,Tarımsal ürünün markalaştırılması,Kırsalda kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi,Giresun’a özgü yeni ürünlerin geliştirilmesi mümkün hale gelebiliyor. Eriklik köyündeki ziyaret, Giresun’da büyüyen maviyemiş üretiminin yalnızca bahçe tesisiyle sınırlı kalmayacağını; işleme, kooperatifçilik ve pazarlama boyutuyla yeni bir kırsal kalkınma alanına dönüşebileceğini gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.