Hava Durumu

#Trabzon

giresunsonhaber - Trabzon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trabzon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YURTLİG MASA TENİSİ GRUP MÜSABAKALARI GİRESUN’DA TAMAMLANDI Haber

YURTLİG MASA TENİSİ GRUP MÜSABAKALARI GİRESUN’DA TAMAMLANDI

YURTLİG MASA TENİSİ GRUP MÜSABAKALARI GİRESUN’DA TAMAMLANDI Giresun’da 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Yurtlig Masa Tenisi Grup Müsabakaları sona erdi. 19 Eylül Spor Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyona 11 ilden 90 sporcu katıldı. 11 İLDEN 90 SPORCU KATILDI Giresun, Yurtlig Masa Tenisi Grup Müsabakaları’na ev sahipliği yaptı. 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında 19 Eylül Spor Salonu’nda düzenlenen müsabakalarda 11 ilden gelen 90 sporcu mücadele etti. Organizasyonda genç sporcular, masa tenisi branşında dereceye girebilmek için raket salladı. Müsabakalar boyunca rekabetin yanı sıra dostluk ve fair-play ruhu da ön plana çıktı. KUPA VE MADALYALAR TAKDİM EDİLDİ Dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları düzenlenen törenle verildi. Ödüller; Spor Hizmetleri Müdürü Şaban Dizdar, Spor Faaliyetleri Şube Müdürü Abdurrahman Genç, Masa Tenisi İl Temsilcisi Hakan Günbey, Uluslararası Masa Tenisi Hakemi Nuri Akın ve TMTF Lig ve Organizasyon Kurulu Üyesi Sebahattin Şahin tarafından takdim edildi. ERKEKLERDE GÜMÜŞHANE, KADINLARDA TRABZON BİRİNCİ OLDU Müsabakalar sonunda erkekler kategorisinde Gümüşhane birinci, Erzurum ikinci, Trabzon ve Bayburt üçüncü oldu. Kadınlar kategorisinde ise Trabzon birinciliği elde etti. Artvin ikinci sırada yer alırken, Kilis ve Erzurum üçüncülüğü paylaştı. DERECEYE GİREN TAKIMLAR Erkekler Derece Takım 1. Gümüşhane 2. Erzurum 3. Trabzon 3. Bayburt Kadınlar Derece Takım 1. Trabzon 2. Artvin 3. Kilis 3. Erzurum Giresun’da tamamlanan organizasyon, sporcuların ortaya koyduğu mücadele ve centilmenlik görüntüleriyle sona erdi.

CHP  7 MAYIS’TA SEKÜ’DE Haber

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE

CHP 7 MAYIS’TA SEKÜ’DE CHP heyeti, 7 Mayıs Perşembe günü Giresun’da maden ruhsatları, sondaj girişimleri, ÇED süreçleri, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı başlıklarını gündeme taşıyacak. Heyet, Tirebolu’daki basın açıklamasının ardından Sekü Köyü’nde yurttaşlarla buluşacak. CHP HEYETİ TİREBOLU’DA AÇIKLAMA YAPACAK CHP Genel Başkan Yardımcıları, gölge bakanlar, bölge milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ile il ve ilçe örgütleri, “Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılan Karadeniz’de Halkımızın Yanındayız” programı kapsamında 7 Mayıs’ta Giresun’a gelecek. Giresun programı, saat 16.30’da Tirebolu İlçe Başkanlığı önünde yapılacak geniş katılımlı basın açıklamasıyla başlayacak. Heyet, açıklamanın ardından saat 17.00’de Sekü Köyü’ne hareket edecek. Sekü Köy Meydanı’ndaki halk buluşması saat 17.30’da yapılacak. SEKÜ KÖYÜ’NDE MADEN VE SONDAJ GÜNDEMİ ELE ALINACAK CHP heyeti, Sekü Köyü’nde köylülerin maden arama ve sondaj girişimlerine karşı yürüttüğü yaşam alanı mücadelesini yerinde dinleyecek. Programda Giresun’un geneline yayılan maden ruhsatları, sondaj faaliyetleri, işletme sahaları, kapasite artışı dosyaları, ÇED süreçleri, mahkeme başlıkları, fındık üretimi, su kaynakları ve köy yaşamı birlikte değerlendirilecek. GİRESUN’DA 720 MADEN RUHSATI BULUNUYOR TEMA Vakfı’nın MAPEG’in Temmuz 2022 tarihli IV. Grup maden ruhsat haritaları üzerinden hazırladığı çalışmada Giresun’daki ruhsat yoğunluğu dikkat çekti. Çalışmada Giresun il sınırları içinde 720 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğu, çalışma alanının yüzde 85’inin maden ruhsat alanı içinde kaldığı belirtildi. Ruhsatlı alanların yüzde 17’si arama, yüzde 14’ü işletme, yüzde 55’i ihale safhasındaki maden ruhsat alanı olarak sınıflandırıldı. Giresun’daki 16 ilçenin 11’inde IV. Grup madenlere ruhsatlılık oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. FINDIK, SU, ORMAN VE MERA ALANLARI RİSK BAŞLIĞINDA Giresun’da orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u ve iskân alanlarının yüzde 84’ü IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Bu tablo, maden ruhsatlarının yalnızca dağlık ve yerleşim dışı bölgelerle sınırlı kalmadığını; fındık bahçelerini, köy yerleşimlerini, meraları, orman varlığını ve su kaynaklarını da doğrudan ilgilendirdiğini gösteriyor. KORUNAN ALANLARDA RUHSAT ÇAKIŞMASI YÜZDE 89’A ULAŞTI Giresun’daki korunan alanların yüzde 89’u IV. Grup maden ruhsat alanlarıyla çakışıyor. Arkeolojik sit alanları, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları ile yaban hayatı geliştirme sahalarında çakışma oranı yüzde 100’e ulaşıyor. Tabiat parklarının yüzde 98’i, gölet ve barajların yüzde 95’i, tohum-meşcere alanlarının ise yüzde 36’sı ruhsat haritası içinde yer alıyor. SEKÜ’DEN DERELİ’YE, DOĞANKENT’TEN ALUCRA’YA MADEN BAŞLIĞI GENİŞLİYOR Tirebolu Sekü Köyü ile Görele Karlıbel Köyü hattı, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından planlanan sondaj girişimleri nedeniyle Giresun’daki maden karşıtı mücadelenin öne çıkan noktalarından biri oldu. Dereli hattında Meşeliyatak, Eğri Ambar, Yıldız, Yeşiltepe köyleri ile Bahçeli ve Sütlüce mahallelerinin kesiştiği bölgede sondaj çalışmaları başladı. Doğankent, Görele ve Tirebolu sınırlarındaki bakır-kurşun-çinko flotasyon tesisi, maden ocakları ve atık depolama kapasite artışı dosyası da Giresun’un maden gündemindeki ana başlıklar arasında yer alıyor. Alucra Demirözü çevresindeki altın-gümüş madeni açık ocak işletmeciliği dosyası ve Şebinkarahisar’da 2021 yılında yaşanan atık barajı olayı da kentte maden faaliyetlerine ilişkin tartışmaları büyüten başlıklar arasında bulunuyor. KARADENİZ PROGRAMI RİZE MİTİNGİYLE TAMAMLANACAK CHP’nin Karadeniz programı Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize illerini kapsıyor. Program 7 Mayıs’ta Ordu Fatsa’da başlayacak, aynı gün Giresun Tirebolu ve Sekü Köyü ile devam edecek. Heyet, 8 Mayıs’ta Trabzon Araklı ve Rize Çayeli programlarını gerçekleştirecek. Program, 9 Mayıs Cumartesi günü Rize’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak mitingle tamamlanacak.

GİRESUN’DA 29  DOSYA YENİDEN İNCELENECEK Haber

GİRESUN’DA 29 DOSYA YENİDEN İNCELENECEK

GİRESUN’DA 29 DOSYA YENİDEN İNCELENECEK Adalet Bakanlığı, Giresun’da 29 dosya ve 32 maktulü kapsayan dosyaları yeniden inceleme sürecine aldı. Türkiye genelinde yürütülen çalışmada 75 ilde 638 dosya ve 693 maktul mercek altına alındı. GİRESUN DİKKAT ÇEKEN İLLER ARASINDA Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, uzun yıllardır aydınlatılamayan dosyalar için yeni inceleme süreci başlattı. Giresun, 29 dosya ve 32 maktul ile inceleme kapsamındaki yüksek sayılı iller arasında yer aldı. Aynı listede İzmir 49 dosya ve 51 maktul, Sakarya 34 dosya ve 35 maktul, Trabzon 30 dosya ve 31 maktul ile ilk sıralarda bulunuyor. İLLERE GÖRE TÜRKİYE'NİN FAİLİ MEÇHUL HARİTASI ÇIKARTILDI Bakanlık kaynaklarından elde edilen verilere göre, faili meçhul cinayetler ve maktül vakaları ülke genelinde tek tek derlendi. İlk etapta 75 ilde toplam 638 dosya ve 693 maktul için inceleme başlatıldı. Bakanlığın verilerine göre, inceleme kapsamına alınan dosya ve maktul sayılarında bazı iller yoğunluklarıyla dikkat çekiyor. Yapılan sıralamada; İzmir 49 dosya ve 51 maktul ile ilk sırada yer alırken, onu 34 dosya ve 35 maktul ile Sakarya , 30 dosya ve 31 maktul ile Trabzon takip ediyor. Listenin devamında; Giresun 29 dosya ve 32 maktul , Tokat 29 dosya ve 32 maktul ve Tekirdağ 29 dosya ve 31 maktul ile dikkat çekerken; Malatya 24 dosya ve 24 maktul , Kahramanmaraş 19 dosya ve 21 maktul ve Çanakkale 17 dosya ve 28 maktul ile yüksek sayılara sahip öncelikli iller arasında bulunuyor. İlk 15 ili tamamlayan; Bursa 16 dosya ve 18 maktul , Düzce 16 dosya ve 18 maktul , Diyarbakır 17 dosya ve 18 maktul , Uşak 15 dosya ve 17 maktul , Elazığ 15 dosya ve 15 maktul ve Kütahya 15 dosya ve 15 maktul illerindeki faili meçhul vakalar; adaletin tecellisi ve cezasızlıkla mücadele vizyonu doğrultusunda titizlikle mercek altına alınacaktır. Ankara ve İstanbul illeri gibi metropollerde ise önem arz eden 10'ar dosya ve 10'ar maktul yönünden incelemeler yürütülecek. LİSTEDE YER ALMAYAN ŞEHİRLER Öte yandan listede faili meçhul dosyası bulunmayan altı il, Çorum, Erzincan, Hatay, Niğde, Sivas, Şırnak olarak sıralandı. 75 İLDE 638 DOSYA RAFTAN İNDİ Adalet Bakanı Akın Gürlek, ülke genelinde yapılan taramalar sonucunda 75 ilde 638 dosya ve 693 maktule ilişkin kapsamlı inceleme sürecinin başlatıldığını açıkladı. Bakanlık, özellikle kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanında derin iz bırakan faili meçhul dosyaları yeniden değerlendirecek. Çalışma, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü çatısı altında kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yürütülecek. DELİLLER YENİDEN DEĞERLENDİRİLECEK Yeni süreçte dosyaların delil durumu, soruşturma geçmişi, kriminal inceleme imkânları ve başsavcılıklarla kurulacak koordinasyon yeniden ele alınacak. Delil yetersizliği ya da delillerin karartılması nedeniyle sonuçlandırılamayan dosyalar da çalışma kapsamında incelenecek. BAKAN GÜRLEK: “KAMUOYUNU DERİNDEN YARALAYAN, TOPLUM VİCDANINDA İZ BIRAKAN, AYDINLATILMASI BEKLENEN HER OLAY BİZİM GÖREVLERİMİZ İÇİNDEDİR” BAKAN GÜRLEK: “HİÇBİR ADLİ VAKA SAHİPSİZ DEĞİLDİR, HİÇBİR ŞÜPHELİ VAKA UNUTULMAYA TERK EDİLMEYECEKTİR” Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir.” dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Edirne ziyareti kapsamında Valiliği ziyaret ederek, Vali Yusuf Sezer ve il protokolüyle bir araya geldi, çalışmalarla ilgili bilgi aldı. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek, Edirne'nin taşıdığı sınır şehir vasfının devletin kudretiyle hukuk düzeninin en görünür olduğu alanlardan biri olduğunu vurguladı. BAKAN GÜRLEK: “EDİRNE’YE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KURACAĞIZ” Bakan Gürlek, konuşmasında Edirne'de Bölge İdare Mahkemesi kurulmasına karar verdikleri müjdesini de paylaşarak, “Bu konuda gerekli adımları hem personel genel müdürlüğü hem de Hakimler ve Savcılar Kurulu olarak atacağız. İnşallah Edirne’mizde Bölge İdare Mahkemesi, yaz kararnamesiyle faaliyete geçirilecek.” dedi. “HİÇBİR VAKADA SAVCILARIMIZ DOSYANIN KAPAĞINDAKİ İSME BAKMAZ” Kamuoyunu derinden yaralayan ve iz bırakan tüm vakaların üzerine kararlılıkla gideceğinin altını çizen Bakan Gürlek, “Kamuoyunu derinden yaralayan ve toplum vicdanında iz bırakan aydınlatılması beklenen her olay bizim görevlerimiz içerisindedir. Başta Gülistan Doku, Rojin Kabaiş, Rabia Naz vakası olmak üzere çözümlenmeyi bekleyen ya da kamuoyunun yakından takip ettiği tüm hadiseler üzerine kararlılıkla gidilecektir. Hiçbir adli vaka sahipsiz değildir. Şüpheli hiçbir vaka unutulmaya terk edilmeyecektir. Devlet, adaletin tecellisi için gereken tüm imkanları seferber etme iradesine sahiptir. Hiçbir adli vakada savcılarımız dosyanın kapağındaki isme bakmaz. Bu isimlerin kim olduğuna, makamına, mevkisinin ne olduğuna bakmaz. Soruşturma içerisindeki vaka ve yetkilerini kullanır. Bu tür davaları takip eden Cumhuriyet Başsavcılarımıza ve savcılarımıza yaptıkları fedakâr görevlerden ötürü ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” diye konuştu. “MİLLETİMİZİ DERİNDEN ETKİLEYEN VE RAHATSIZLIK OLUŞTURAN HER TÜRLÜ ADLİ SUÇ VE KONULARIN ÜZERİNE KARARLILIKTA GİDECEĞİZ” Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı olarak güncel konularla ilgili, yasa dışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi toplumda milleti derinden etkileyen, rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve konularının üzerine kararlılıkla gideceğini, gerekli kanuni düzenlemeler eksikse gerekli düzenlemelerin de yapılacağını kaydetti. Adalet Bakanı Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yasadışı bahis, sanal kumar, sosyal medya terörleri, uyuşturucu suçları, yolsuzluk, çıkar amaçlı suç örgütleri, suça sürüklenen çocuklar gibi milletimizi derinden etkileyen ve rahatsızlık oluşturan her türlü adli suç ve konuların üzerine kararlılıkta gideceğiz. Bu konuda kanuni düzenlemeler eksikse bunları da yapacağız. Yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması bu kapsamda en temel önceliklerimiz arasındadır. Geciken adaletin toplum vicdanında karşılık bulmadığını biliyoruz. Bu doğrultuda süreçleri sadeleştiren, hızlandıran, öngörülebilirliği artıran düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçireceğiz. Edirne’mizin adalet hizmetleri anlamında eksiksiz hizmet alması için tüm imkanlarımızla çalıştığımızdan da emin olmanızı istiyorum.” “ÇOCUKLARIMIZI TÜM TEHDİTLERDEN KORUMAK MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Bakan Gürlek, toplumu tehdit eden unsurları bertaraf etmek için yoğun mesai verildiğini vurgulayarak, "Çocuklarımızı, gençlerimizi ve ailelerimizi çağımızın hastalığı olan uyuşturucudan, yasa dışı bahisten, sanal kumardan, sosyal medya teröründen bilcümle tüm tehditlerden korumak sadece bir asayiş meselesi değil, aynı zamanda aile, gelecek ve açıkça ifade ediyorum ki bir milli güvenlik meselesidir. Bu saydığımız tehdit unsurları milletimizin temelini oluşturan aile yapısını hedef almakta, toplumsal bünyemizi içeriden çökertmeye çalışmaktadır. Buradan açık ve net bir şekilde şunu ifade etmek istiyorum. Metropollerdeki torbacılardan, uluslararası uyuşturucu baronlarına onların istihbarat bağlantılarından finans kaynaklarına, sevkiyat hatlarından sokak düzeyindeki dağıtım ağlarına kadar bu karanlık düzene asla geçit vermeyeceğiz. Gençlerimizi ve çocuklarımızı adeta esir almayı, bilinçlerini ele geçirmeyi amaçlayan sanal platformların özellikle dünyada kontrolsüz bir salgın hastalık gibi hızla yayılması, küresel dünyada bir sorun olduğu gibi ülkemizde de güncel bir problemdir. Ailelerimizin, gençleri ve çocukları yakından takip etmesi en değerli varlığımız olan bireylerimizi bu tehditlerden korumak için elzem olup bu kapsamda tüm adımların atılması gerekmektedir. Devlet olarak da her konunun yasalaşması konusunda da gerekli adımlar atılmıştır. Bu konuda siz de biliyorsunuz yakın zamanda Meclis’ten bir Aile Paketi geçti. Bu Aile Paketi'nde de sosyal medya ile ilgili bir kısım düzenlemeler yapıldı. Biz de inşallah 12. Yargı Paketimizde sosyal medya ile ilgili bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz." diye konuştu. “CUMHURBAŞKANIMIZIN AÇIK VE NET TALİMATLARI DOĞRULTUSUNDA 81 İLDE TAM BİR SEFERBERLİK ANLAYIŞIYLA ADALET NOKTASINDA ATILMASI GEREKEN TÜM ADIMLARI ATACAĞIZ” Adalet Bakanı Gürlek, Türkiye Yüzyılı hedeflerini yürürken adalet sistemini daha da güçlendirmek, vatandaşın devlete olan güvenini pekiştirmek, hukukun üstünlüğünü her alanda hakim kılmak temel sorumluluklarında olduğunu söyledi. Bu sorumluluğu yerine getirirken milletin değerlerinden, tarihinden ve inancından alınan güçle hareket ettiklerini ifade eden Bakan Gürlek, şöyle konuştu: “Bugün buraya Bakanlığımızın ilgili tüm kadrolarıyla birlikte geldik. Yerinde tespitlerimizi yapıyor, ihtiyaçları doğrudan sahada değerlendiriyor, çözüm yollarını projelendiriyor ve Edirne'mizin adli altyapı eksiklerini varsa en kısa sürede inşallah somut adımlar atarak tamamlayacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın açık ve net talimatları doğrultusunda Bakanlığımızın sorumlu olduğu alanlarda 81 vilayetimizde tam bir seferberlik anlayışıyla özellikle adalet noktasında atılması gereken tüm adımları atacağız. Elimizden geldiğince yasal düzenlemeleri de kısa sürede faaliyete geçireceğiz.” dedi. Bakan Gürlek'i Edirne Valisi Yunus Sezer, Adalet Bakan Yardımcıları Abdullah Aydoğdu ve Sedat Ayyıldız, Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Edirne Cumhuriyet Başsaccısı Tuğan Sarıca, Edirne Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Uğur Bay, Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüder, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, MHP İl Başkanı Emre Tokluoğlu'nun yanı sıra il protokolü karşıladı. kaynak:Odatv https://www.odatv.com/guncel/adalet-bakanligi-duyurdu-faili-mechul-638-dosya-tekrar-incelenecek-hangi-ilde-kac-dosya-var-120144638?utm_source=chatgpt.com https://www.igfhaber.com/gundem/75-ilde-638-faili-mechul-dosya-inceleniyor-543635

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU Haber

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU

DOĞU KARADENİZ YEREL MEDYASI TRABZON’DA BULUŞTU CHP İletişim’in Trabzon’da düzenlediği Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması tamamlandı. Dokuz ilden gazetecileri bir araya getiren programda yerel basının ekonomik daralması, basın özgürlüğü, mesleki güvencesizlik ve dijital dönüşüm başlıkları gün boyu tartışıldı. Açılışta Burhanettin Bulut, Ahmet Kaya, Mustafa Bak ve Sibel Suiçmez konuştu; panel ve söyleşilerde sahadan gelen sorunlar masaya yatırıldı. TRABZON — Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, 24 Nisan’da Trabzon Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Çok Amaçlı Salonu’nda yapıldı. Trabzon, Artvin, Rize, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Ordu, Tokat ve Samsun’dan yerel medya temsilcilerinin katıldığı program, açılış konuşmaları, “Yerelde Gazetecilik” paneli ve öğleden sonraki söyleşi oturumlarıyla tamamlandı. CHP İletişim Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması, Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut öncülüğünde Trabzon Ortahisar Belediyesi’nde gerçekleşti. Programa Giresun’dan il yöneticileri Serdar Bayramoğlu, Ömür Yüksel, Ali Han Bektaş ile basın emekçileri Ufuk Kekül, Nur Kılıç, Hasan Seyis, Mehmet Yaşar ve Hilal Karaibrahim katıldı. Giresun heyetinin katılımı ve katkısı, toplantının bölgesel niteliğine ayrı bir derinlik kattı. AÇILIŞTA YEREL MEDYANIN KRİZ BAŞLIKLARI ÖNE ÇIKTI Programın açılışında CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ve CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut söz aldı. Toplantıya ayrıca CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, çevre illerden parti temsilcileri ve çok sayıda gazeteci katıldı. MUSTAFA BAK: YEREL BASIN EN ZORLU DÖNEMLERDEN BİRİNİ YAŞIYOR CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, yerel basının ulusal medyanın ötesinde bir anlam taşıdığını, sokağın sorununu görünür kıldığını ve yerel yöneticileri denetlenebilir tuttuğunu söyledi. Bak, artan baskı, dağıtım ve personel maliyetleri karşısında reklam gelirlerinin eridiğini, birçok gazetenin kapanma noktasına sürüklendiğini belirtti. Düşük ücret, güvencesiz çalışma ve ağır iş yükünün mesleğin geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Bak, yerel basına verilecek desteğin lütuf değil zorunluluk olduğunu dile getirdi. AHMET KAYA: ÖZGÜR BASIN ŞEFFAF YÖNETİMİN GÜVENCESİDİR Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon basınının Türk basın tarihinde köklü ve onurlu bir gelenek taşıdığını söyledi. Kaya, basın kuruluşlarının siyasi ve ekonomik baskı altında varoluş mücadelesi verdiğini, bu baskının halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını da zedelediğini ifade etti. Kaya, sadece yaptıklarını alkışlayan bir basın istemediklerini belirterek, eleştiren, denetleyen ve halkın talebini doğrudan yönetime taşıyan özgür basının demokratik yerel yönetim için temel güvence olduğunu vurguladı. SUİÇMEZ: YEREL MEDYA KENTİN HAFIZASI, VİCDANI VE SESİDİR CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, yerel medyanın yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığını, kentin hafızasını, vicdanını ve sesini taşıdığını söyledi. Suiçmez, artan maliyetler, azalan reklam gelirleri, kamu ilanlarının adil dağılmaması, düşük ücret ve sosyal güvenceden yoksun çalışma koşullarının yerel basını ağır bir baskı altına soktuğunu belirtti. Dijital dönüşüm için gerekli eğitim ve desteğin sağlanmaması halinde yerel medyanın daha da kırılgan hale geleceğini vurgulayan Suiçmez, medya için desteğin tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. BULUT: BASIN ÖZGÜR DEĞİLSE DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, yerel medyanın ekonomik sorunlarının yanında çok daha ağır bir özgürlük sorunu yaşadığını söyledi. Bulut, gazetecilerin mesleklerini yapamaz hale getirildiğini, otosansürün birçok yerde kurumsal biçimde büyüdüğünü ve Türkiye’de gazeteciliğin giderek bir cesaret mesleğine dönüştüğünü ifade etti. Basın özgürlüğü zayıfladığında sağlıklı siyasetten ve demokrasiden söz edilemeyeceğini belirten Bulut, farklı bölgelerde yapılan toplantılardan çıkacak verilerin bir araya getirilerek daha kapsamlı bir medya çerçevesi oluşturulacağını açıkladı. PANELDE SAHADAKİ GAZETECİLİK MASAYA YATIRILDI Açılışın ardından CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç moderatörlüğünde “Yerelde Gazetecilik” paneli yapıldı. Panelde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Aydın Gelleci, Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, TV52 Genel Yayın Müdürü Fatih Özdemir ve gazeteci Nur Kılıç söz aldı. Öğleden sonraki bölümde ise Burhanettin Bulut moderatörlüğünde Kıvanç El yazılı basını, Gülşah İnce görsel basını, Ahmet Hilmi Hacaloğlu ise dijital gazeteciliği değerlendirdi. KILINÇ İLETİŞİM KÖPRÜSÜ, GELLECİ EKONOMİK BAĞIMSIZLIK, KARAFAZLI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEDİ Yüksel Mansur Kılınç, buluşmanın medya sektörünün sorunlarını doğrudan sahadan dinlemek ve kalıcı bir iletişim köprüsü kurmak için düzenlendiğini söyledi. Aydın Gelleci, gelirler düştükçe medya bağımsızlığının da zedelendiğini, dijital dönüşüm sancıları ile nitelikli personel eksikliğinin yerel basını daralttığını anlattı. Gençağa Karafazlı ise yerel medyanın ekonomik, politik ve hukuki kuşatma altında olduğunu belirterek yerel medya yoksa demokrasinin de olmayacağını söyledi. ORTAK GÜNDEM: EKONOMİK DARALMA, GÜVENCESİZLİK, DİJİTAL DÖNÜŞÜM Toplantı boyunca artan maliyetler, azalan reklam gelirleri, kamu ilanlarının dağıtımındaki sorunlar, düşük ücret, güvencesiz çalışma, basın özgürlüğü üzerindeki baskılar ve dijital dönüşümün yarattığı yeni yükler ortak başlıklar olarak öne çıktı. Yerel medya temsilcileri, bölgesel basının ayakta kalmasının yalnızca mesleki değil, demokratik kamusal hayat açısından da kritik önemde olduğu görüşünde birleşti. TRABZON PROGRAMI GÜN BOYU SÜRDÜ VE TAMAMLANDI Trabzon’daki buluşma, açılış konuşmalarının ardından panel ve söyleşi oturumlarıyla gün boyu devam etti. Program, yerel medya temsilcilerinin sorunlarını doğrudan aktardığı, siyaset ve basın çevrelerinin aynı başlıklar etrafında buluştuğu bölgesel bir medya toplantısı olarak tamamlandı. Trabzon buluşması, yerel basının taleplerini görünür kılan ve çözüm başlıklarını ortaklaştıran bir toplantı olarak kayda geçti.

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Haber

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI

AHMET KAYACIK 12. YILINDA KABRİ BAŞINDA ANILDI Giresunlu gazeteci Ahmet Kayacık, Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Ailesi, meslektaşları ve dostları, bölge basınında iz bırakan Kayacık’ın haberciliğini, etik duruşunu ve çevre duyarlılığını bir kez daha hatırlattı. 12 yıl önce yaşamını yitiren NTV Doğu Karadeniz Temsilcisi Ahmet Kayacık için Kayadibi Mahallesi’ndeki kabri başında anma töreni düzenlendi. Törene Kayacık’ın oğlu Kuzey, gazeteciler, mahalle muhtarı Zafer Işık ve yakın çevresi katıldı. Anma programı, Giresun Belediye Meclisi Üyesi gazeteci Mustafa Öztürk’ün konuşmasıyla başladı. Törende Giresun Gazeteciler Derneği Başkanı Bekir Bayram, Kent Konseyi Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Cem Feridunoğlu, okul arkadaşı İsmail Tataroğlu ile gazeteciler Ahmet Bilge, Mehmet Yaşar, Yusuf Aksu ve Ufuk Kekül söz aldı. Katılımcılar, Ahmet Kayacık’ın meslek yaşamından anıları paylaştı; sahadaki refleksini, haber disipliniyle kurduğu güveni ve Karadeniz’i ülke gündemine taşıyan gazeteciliğini anlattı. Kur’an tilaveti ve dua ile süren anma, Ellez Pide Salonu’nda Ahmet Kayacık’ın sevdiği Giresun simidi ve tulum peyniri ikramıyla sona erdi. BÖLGE BASININDA İZ BIRAKAN BİR İSİM Ahmet Kayacık, 1955 doğumluydu. Gazeteciliğe 1978 yılında Gündüz Gazetesi’nde başladı. Daha sonra İleri Gazetesi, Karadeniz Gazetesi ve 13 yıl boyunca Hürriyet’te görev yaptı. 1997 yılında NTV’nin Karadeniz temsilciliğini üstlendi. Toplam 36 yıllık meslek hayatında haber, fotoğraf ve röportaj alanlarında çok sayıda çalışmaya imza attı. Kayacık, yalnızca televizyon haberciliğiyle değil, fotoğraf çalışmalarıyla da tanındı. Yıllar boyunca çektiği kareleri “Dağdeniz Karadeniz Al Gözüm Seyreyle” adlı kitapta topladı. Çevre sorunlarına dikkat çeken haberleri ve bölge meselelerine gösterdiği ısrarlı ilgi, meslek yaşamının belirgin çizgileri arasında yer aldı. SAHADA, EKRANDA VE HAFIZADA KALAN GAZETECİ Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin daha önceki anma metninde Ahmet Kayacık için “çok yönlü bir gazeteci” tanımı yapıldı. Aynı metinde, yerel basında yaptığı röportajlarla toplumsal meselelerin üzerine gittiği, spor müdürlüğü görevi üstlendiği ve ardından NTV’de bölge temsilciliği yaptığı vurgulandı. Kayacık, 21 Nisan 2014’te yaşamını yitirdi. Dönemin haberlerinde, uzun süredir NTV’nin Doğu Karadeniz bölge temsilciliğini yürüttüğü ve hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü bilgisi yer aldı. Cenazesi Trabzon’daki törenin ardından memleketi Giresun’da toprağa verildi. MESLEĞİN İÇİNDEN GELEN SAYGI Ahmet Kayacık’ın ölümünün ardından yapılan anmalarda meslektaşları, onun haberciliğini yalnızca ekranla sınırlı görmedi. Bölgeyi bilen, sahayı tanıyan, insan hikâyesini kaçırmayan ve haberin peşini bırakmayan bir gazeteci olarak anıldı. Bu yönüyle Kayacık, Karadeniz basınında adı yalnızca bir kurumla değil, doğrudan gazetecilik pratiğiyle hatırlanan isimlerden biri oldu.

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Haber

HAMZA BÖLÜK: YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR

HAMZA BÖLÜK: FINDIKTA YALNIZCA FİYAT DEĞİL, PAZAR PAYI DA KAYBEDİLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan Karadeniz Ekonomi programında gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtladı. Bölük, bu sezon fındıkta rekolte düşüşünün fiyatı hızla yukarı taşıdığını, ancak aynı dönemde Türkiye’nin ihracatta sert daralma yaşadığını söyledi; Şili başta olmak üzere yeni üretici ülkelerin büyümesinin Türk fındığı için doğrudan rekabet baskısı oluşturduğunu vurguladı. Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, programın başında fındık camiasının önemli isimlerinden eski Ulusal Fındık Konseyi Başkanı Sebahattin Aslantürk’ü andı. Bölük, Aslantürk’ün üretici, ticaret ve sektör üzerine yoğun çalışan bir isim olduğunu söyledi; yerine kolay doldurulamayacak bir kayıp yaşandığını ifade etti. “BU SEZON ÖZEL VE ZOR BİR SEZON OLDU” Hamza Bölük, 2025-2026 sezonunu “özel bir sezon” olarak tanımladı. Rekolte düşünce fiyatın doğal olarak yükseldiğini, ancak bu kez artışın çok kısa sürede ve çok sert yaşandığını belirten Bölük, hasat başladıktan 15 gün sonra fındığın yüzde 100 prim yaptığını, bu tabloyu yönetmenin de çok zor hale geldiğini söyledi. Bölük, ticaret grubu açısından da sezonun son derece zor geçtiğini anlattı. Programda Murat Gürsoy, sezonun TMO’nun 200 liralık fiyat açıklamasıyla başladığını, eylül ayında fiyatların zirve gördüğünü ve kimi piyasalarda 350 liraya kadar yükseldiğini, ardından da sert düşüş yaşandığını hatırlattı. Bölük, bu çerçevede yaşananları rekolte daralması, ani fiyat yükselişi ve ihracat kaybı ekseninde değerlendirdi. İHRACATTA YÜZDE 45 DARALMA VURGUSU Bölük, dünya genelinde bu yıl fındık tüketiminde yüzde 25’lik daralma beklendiğini, ancak Türkiye’nin bunun da ötesinde kayıp yaşadığını söyledi. Kendi değerlendirmesine göre Türkiye’nin ihracatı geçen yıla göre yüzde 45 düştü. Bölük, bu farkın yalnızca tüketim azalmasıyla açıklanamayacağını, ani fiyat yükselişi nedeniyle alıcı firmaların Türkiye dışındaki üretici ülkelere yöneldiğini ifade etti. Bölük, Eylül-Aralık döneminde beklenen ihracat düzeyine ulaşılamadığını, sezonun ilk dört ayında 100 bin ton bandının görülemediğini, devrin yaklaşık 65-68 bin ton seviyesinde kaldığını söyledi. “Bir ürünün azlığı fiyatını artırabilir ama satamazsanız az olması da bir şey ifade etmez” diyen Bölük, bu sezonun tam da bunu gösterdiğini belirtti. “DÜNYA TÜRKİYE DIŞINDA YENİ FINDIK ALANLARI KURDU” Hamza Bölük, Türkiye’nin onlarca yıl boyunca dünya fındık pazarını büyüttüğünü, Türk ihracatçısının fındığı 130 ülkeye taşıdığını ve dünya pazarında güçlü bir alan oluşturduğunu söyledi. Ancak aynı süreçte büyük alıcıların ve küresel şirketlerin Türkiye’ye bağımlılığı azaltmak için başka ülkelerde üretim alanları geliştirdiğini anlattı. Bölük, 1980’lerden sonra 14 ülkede fındık dikiminin denendiğini, bunların 7’sinde üretimin başarıya ulaştığını ifade etti. Bölük’ün programdaki değerlendirmesine göre Gürcistan ve Azerbaycan’da üretim 50-60 bin ton seviyelerine ulaştı. Balkanlarda yeni üretim denemeleri sürüyor. Şili’de ise 2008’de 2 bin ton olan üretim 2014’te 8 bin tona, geçen yıl ise 125 bin tona çıktı. Bölük, bu büyümenin Türkiye’nin dünya üretimindeki ağırlığını aşağı çektiğini, Türkiye’nin payının yüzde 60’ın altına indiğini ve mevcut yapının sürmesi halinde 5-10 yıl içinde yüzde 50’lere gerileyebileceğini söyledi. ŞİLİ DOSYASI: “GÖRÜNTÜLERİ YERİNDE GÖRDÜK” Programın ana başlıklarından biri Giresun Ticaret Borsası yönetiminin Şili ziyareti oldu. Bölük, ziyaretin UR-GE projesi kapsamında yapıldığını, programın ticaret ataşeliği ve büyükelçilik koordinasyonuyla yürütüldüğünü söyledi. Amaçlarının, Türkiye dışındaki üretici ülkelerde ne tür planlama yapıldığını, nasıl yatırım geliştirildiğini ve rekabetin nereye gittiğini yerinde görmek olduğunu belirtti. Bölük, Şili’de fındık üretimine ilişkin görüntülerin sahadan alındığını, burada üretim tesisleri, yeni dikim alanları ve fidan üretim merkezlerini gördüklerini anlattı. Programda dile getirdiği bilgiye göre Şili’de geçen yıl 125 bin ton fındık üretildi, bu yıl ise yaklaşık 107 bin tonluk üretim bekleniyor. Hasadın şubat, mart ve nisan aylarına yayıldığını; üretimin üç periyot halinde yapıldığını söyledi. BÜYÜK ÖLÇEKLİ, SULAMALI, MAKİNELEŞMİŞ TARIM MODELİ Hamza Bölük, Şili’de gördüğü tabloyu Türkiye’deki küçük üretici yapısından tamamen farklı bir model olarak anlattı. Şili’de üretimin büyük şirketler eliyle yapıldığını, 1000 dönümün altında üretim yapan neredeyse bulunmadığını, sulama altyapısının güçlü olduğunu ve makineleşmenin çok ileri düzeye ulaştığını söyledi. Bölük, Ant Dağları’ndan taşınan suyla geniş sulama sistemleri kurulduğunu, bilimsel veriye dayalı tarım uygulandığını belirtti. Bölük, burada şirketlerin kârlı ürüne geçtiğini, kâr düştüğünde ise ürünü söküp başka üretime yöneldiğini söyledi. Şili’de önce yaban mersini, ardından kiraz, son dönemde ise fındığın öne çıktığını aktaran Bölük, Türkiye’de ise bahçenin aile mirası olması nedeniyle üreticinin toprağı kolay terk edemediğini vurguladı. ŞİLİ’DE FİDAN ATAĞI, TÜRKİYE İÇİN YENİ RİSK Bölük, Şili’de hızlı bir dikim alanı genişlemesi gördüklerini söyledi. Doku kültürüyle fidan üreten tesislerin bulunduğunu, yıllık 1,5 ila 2 milyon fidan üretildiğini, 2026 ve 2027 için üretimin büyük ölçüde dolu olduğunu anlattı. Bölük, oradaki aktörlerin kendi ifadelerine dayanarak, Şili’nin 5 yıl içinde 150 bin tona, 10 yıl içinde ise 200 bin tonun üzerine çıkabileceğini söyledi. Bu tabloyu “abartı değil, gerçek bir rekabet baskısı” olarak değerlendiren Bölük, özellikle Şili’yi ciddi rakip olarak gördüğünü belirtti. Amerika’nın da rakip olduğunu, ancak kendi iç tüketim gücü nedeniyle Şili kadar baskı oluşturmadığını söyledi. Yine programda anlattığına göre Amerika’da dikili alan 45 bin hektar seviyesinde ve bunun 80 bin hektara kadar çıkma potansiyeli bulunuyor. Bölük, Amerika’nın bu yıl ilk kez Avrupa’ya iç fındık sattığını da dile getirdi. MALİYET FARKI DOĞU KARADENİZ’İ ZORLUYOR Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri maliyet hesabı oldu. Bölük, Şili’de üretim maliyetinin 1,60 dolar seviyesinde olduğunu, Amerika için de daha düşük rakamların konuşulduğunu, Doğu Karadeniz’de ise maliyetin 3 doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Bu farkın Türkiye’nin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Bölük, özellikle Ordu-Giresun hattında maliyet baskısının daha belirgin olduğunu ifade etti. Bölük, Şili’de gezdikleri bir firmada 6 bin dönüm alanda üretim yapıldığını, burada 2 bin ton fındık üretildiğinin ve maliyetin 1,60 dolar seviyesinde olduğunun aktarıldığını anlattı. Bu tabloyu Türkiye’deki parçalı arazi yapısı ve yüksek işçilik maliyetiyle kıyaslayan Bölük, “Bizim tarımımızla Şili tarımı arasında bağ kuramadım” dedi. ÇÖZÜM: YENİ PAZAR, KATMA DEĞER VE DOĞRUDAN DESTEK Hamza Bölük, çözüm için önce yeni tüketim alanları bulunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin küresel alıcılara bağımlılığını azaltması gerektiğini belirten Bölük, Hindistan, Pakistan, Afrika ve Brezilya gibi büyük nüfuslu pazarlara yönelmenin önemine dikkat çekti. Katma değerli ürün satışının artırılması gerektiğini de vurgulayan Bölük, fındığın yalnızca ham ürün olarak değil, daha kârlı ürün zinciriyle ihraç edilmesini savundu. Bölük, üretim tarafında ise fiyat desteklerinden çok üretim desteklerinin öne çıkarılması gerektiğini söyledi. Kendi önerisini açık biçimde dile getiren Bölük, dünya üretim maliyeti ile Doğu Karadeniz’deki maliyet arasındaki farkın doğrudan gelir desteğiyle kapatılmasını savundu. Böylece Ordu, Giresun ve kısmen Trabzon’daki üreticinin dünya ile aynı maliyet seviyesinde rekabet edebileceğini ifade etti. “GENÇ NÜFUS KÂRLI TARIMA DÖNER” Programda genç nüfusun tarımdan uzaklaşması da gündeme geldi. Bölük, bunun temel nedeninin kârsızlık olduğunu söyledi. “Bir şey kârlıysa herkes yapar” diyen Bölük, devlet desteği ve verimlilik artışı sağlanırsa genç nüfusun da yeniden üretime dönebileceğini belirtti. Bunun için budama, bahçe yenileme ve verimlilik odaklı yeniden yapılanmanın şart olduğunu kaydetti. LİSANSLI DEPO VE SPOT BORSA ÇAĞRISI Hamza Bölük, fındıkta fiyat oluşumunun söylentiyle değil, şeffaf piyasa düzeniyle belirlenmesi gerektiğini de söyledi. Ticaret borsalarının tescil görevi yaptığını, ihracatçı birliklerinin de kaydı tuttuğunu belirten Bölük, mevcut yapının söylenti ve sosyal medya etkisini kırmaya yetmediğini anlattı. Çözüm olarak lisanslı depo ağının yaygınlaştırılmasını ve kapısında spot borsa işleyen bir sistem kurulmasını önerdi. Bölük’ün tarif ettiği modele göre üretici fındığını lisanslı depoya getirecek, analiz yapılacak, ürün niteliği anlık görülecek ve alıcılar fiyat teklifini açık biçimde verecek. Bölük, 150 bin tonluk lisanslı depo kapasitesinin Türkiye için önemli bir rahatlama sağlayacağını, emanet fındığın bu sistem içinde işlem görmesi halinde fiyat oluşumunun da daha şeffaf hale geleceğini savundu. “BİR DÖNEM DAHA ADAY OLMAYI DÜŞÜNÜYORUM” Programın sonunda Murat Gürsoy, Hamza Bölük’e yeni dönemde aday olup olmayacağını da sordu. Bölük, iki dönemdir başkanlık yaptığını belirtti ve arkadaşlarının ısrarıyla bir dönem daha aday olmayı düşündüğünü söyledi. Bölük, kapanış bölümünde üreticilere “vazgeçmesinler, üretsinler” çağrısı yaptı. Üretimin en kıymetli iş olduğunu belirten Bölük, fındığın doğru yönetilmemesi halinde stok baskısının yeni sezona da taşınacağını, buna karşılık üretimden kopulmaması gerektiğini söyledi. Kaynak: Altaş TV. Murat Gürsoy- Karadeniz Ekonomi https://www.youtube.com/watch?v=606zlt7YDyA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.