GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ
GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ
Asbest lifleri solunduğunda akciğer dokusunda uzun yıllar kalabilir. Maruziyet; asbestoz adı verilen ilerleyici akciğer sertleşmesine, akciğer zarında plaklara ve kalınlaşmaya, akciğer kanserine, akciğer ve karın zarında gelişen mezotelyomaya, gırtlak ve yumurtalık kanserlerine yol açabilir.
Haber Giriş Tarihi: 27.07.2026 16:09
Haber Güncellenme Tarihi: 27.07.2026 16:22
Kaynak:
Giresun Sonhaber
GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ
Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli içme suyu borularını polietilen borularla değiştiriyor.
İlk etabı tamamlanan, ikinci etabı Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hatta sürdürülen yatırımın iki etaplık maliyeti 31 milyon 500 bin TL’ye ulaştı.
Belediye Başkanı Fuat Köse çalışmaları yerinde incelerken, yatırımın sağlık ve altyapı açısından taşıdığı önemin yanında eski boruların hangi yöntemle söküldüğü de işçiler ve çevre açısından kritik önem taşıyor.
İLK ETAP TAMAMLANDI, İKİNCİ ETAP BAŞLADI
Giresun Belediyesi, kentin içme suyu altyapısını daha güvenli ve sağlıklı hale getirmek amacıyla yürüttüğü yatırımlar kapsamında asbestli içme suyu borularını yenilemeye devam ediyor.
Proje kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan eski asbestli içme suyu boruları, uzun ömürlü ve yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borularla değiştiriliyor.
Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından projenin ikinci etabı da başladı. Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hattı kapsayan çalışmayla bölgenin içme suyu altyapısı yenileniyor.
İKİ ETABIN MALİYETİ 31 MİLYON 500 BİN TL
İki etabın toplam maliyeti 31 milyon 500 bin TL’yi bulurken Belediye Başkanı Fuat Köse de çalışmaları yakından takip ediyor.
İnönü Caddesi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Köse, çalışanlara kolaylıklar dileyerek önemli bir altyapı yatırımının daha tüm hızıyla sürdüğünü söyledi.
Vatandaşların sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna ulaşmasının en önemli öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Köse, eskiyen içme suyu hatlarını modern altyapı sistemleriyle yenilediklerini ifade etti.
KÖSE: “İÇME SUYU HATLARINI ETAP ETAP YENİLİYORUZ”
Başkan Fuat Köse, çalışmalarla ilgili şunları kaydetti:
“Giresun’umuzun geleceğini düşünerek altyapı yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yıllardır çeşitli sorunlara neden olan eski içme suyu hatlarını etap etap yeniliyor, su kayıplarını azaltırken vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve güvenli içme suyu ulaştırmayı hedefliyoruz.
Çalışmalarımız sırasında yaşanabilecek geçici aksaklıklar nedeniyle hemşehrilerimizden anlayış bekliyoruz. En kısa sürede çalışmaları tamamlayarak bozulan güzergâhı yeniden eski hâline getirip kullanıma açacağız.
Güçlü altyapı, güçlü bir Giresun demektir. Bu anlayışla kentimizin her mahallesine eşit hizmet götürmeye devam edeceğiz.”
ASBESTLİ BORULARIN YENİLENMESİ DOĞRU; SÖKÜM YÖNTEMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento içme suyu borularının, içme suyuna uygun polietilen borularla değiştirilmesi yerinde bir altyapı yatırımıdır. Ancak kanıtlanmış ağır sağlık tehlikesi borudan geçen su değil; eski boruların kesilmesi, kırılması ve kontrolsüz taşınması sırasında havaya yayılan liflerin solunmasıdır.
Çalışmanın güvenli kabul edilebilmesi için yetkili personel, ıslak çalışma, hava ölçümü, arındırma ve tehlikeli atık yönetimi birlikte uygulanmalıdır.
ASBEST NEDİR?
Asbest ya da amyant; ısıya, aşınmaya ve kimyasallara dayanıklı, doğal olarak oluşan lifsi silikat minerallerinin ortak adıdır.
Asbestli çimento borularda lifler çimento içerisinde güçlü biçimde bağlıdır. Boru sağlam ve hareketsizken havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Ancak eski boru kırıldığında, kuru biçimde kesildiğinde, taşlandığında, delindiğinde veya ezildiğinde gözle görülemeyecek kadar ince lifler solunabilir hale gelir.
Dünya Sağlık Örgütü, krizotil dâhil bütün asbest türlerini insan için kanserojen kabul etmektedir. Türkiye’de asbestin üretimi, kullanılması, satılması ve piyasaya arzı 31 Aralık 2010’dan itibaren yasaklanmıştır. Buna karşılık geçmişte döşenen borular ve yapılarda bulunan asbestli malzemeler bugün hâlâ bakım ve söküm riski oluşturmaktadır. (DSÖ Asbest Bilgi Notu, ÇSGB Asbest Uygulama Rehberi)
GEÇMİŞTE HAYATIMIZIN NERELERİNDEYDİ?
Asbest geçmişte binlerce farklı üründe kullanıldı. İçme suyu ve kanalizasyon boruları, eternit çatılar, cephe ve duvar levhaları, bacalar, su depoları, havalandırma kanalları, kazan ve buhar borusu yalıtımları, gemi makine daireleri, yangına dayanıklı kaplamalar, marley ve vinil zeminler, fren ve debriyaj balataları, contalar, iplikler, elektrik panoları ve çeşitli sanayi ekipmanları asbestin kullanıldığı başlıca alanlar arasında yer aldı.
Türkiye’de bazı bölgelerde “ak toprak”, “çorak toprak”, “çelpek” veya “höllük” olarak bilinen asbestli toprakların geçmişte sıva, çatı ve zemin malzemesi olarak, hatta bebek beşiklerinde kullanıldığı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı rehberinde belirtiliyor.
ASBESTİN KANITLANMIŞ TEHLİKESİ SOLUNMASIDIR
Asbest lifleri solunduğunda akciğer dokusunda uzun yıllar kalabilir. Maruziyet; asbestoz adı verilen ilerleyici akciğer sertleşmesine, akciğer zarında plaklara ve kalınlaşmaya, akciğer kanserine, akciğer ve karın zarında gelişen mezotelyomaya, gırtlak ve yumurtalık kanserlerine yol açabilir.
Hastalıklar çoğunlukla maruziyetten 10–50 yıl sonra ortaya çıkar. Sigara kullanımı, asbeste maruz kalanlarda akciğer kanseri riskini ayrıca yükseltir. Tek bir temas mutlaka hastalık oluşacağı anlamına gelmez; risk lifin türü, havadaki yoğunluğu, maruziyetin süresi ve tekrarı arttıkça büyür. Bununla birlikte asbest için bütünüyle güvenli kabul edilebilecek bir soluma düzeyi gösterilememiştir.
İÇME SUYUNDAN GELEN RİSK İLE TOZUN SOLUNMASI AYNI DEĞİL
Dünya Sağlık Örgütü, içme suyuyla alınan asbestin sağlığa zararlı olduğuna ilişkin tutarlı bilimsel kanıt bulunmadığı için içme suyunda asbeste yönelik sağlık temelli bir kılavuz değer belirlememiştir. DSÖ, asbestli çimento borulardaki temel tehlikenin boruların dış yüzeyinde kesme ve benzeri işlemler yapan kişilerin asbest tozunu soluması olduğunu bildirmektedir. (DSÖ İçme Suyunda Asbest Değerlendirmesi)
Bu nedenle “asbestli borudan su içen herkes zehirlendi” şeklindeki bir değerlendirme bilimsel olarak doğru değildir. Eski hatların yenilenmesi yine de gereklidir. Yaşlanan boruların kırılması, su kaybına ve arızalara neden olması, sık bakım ve kesme işlemlerine ihtiyaç göstermesi gelecekteki asbest maruziyeti ihtimalini artırabilir.
BORULARIN DEĞİŞTİRİLMESİ UYGUN BİR KARAR
Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento hatların planlı biçimde devreden çıkarılması; su kayıplarının azaltılması, arızaların önlenmesi, içme suyu sürekliliğinin güçlendirilmesi ve gelecekte asbestli boruya müdahale ihtiyacının ortadan kaldırılması açısından uygundur.
PE 100 polietilen boruların içme suyu şebekelerinde kullanılması da teknik olarak uygun bir tercihtir. Ancak boruların ve ek parçaların TS EN 12201 serisine uygunluğu, içme suyunda kullanılabilirlik belgeleri, doğru çap ve basınç sınıfı, kaynak kayıtları, basınç-sızdırmazlık testleri, yıkama, dezenfeksiyon ve devreye alma su analizleri belgelendirilmelidir. (İller Bankası İçme Suyu Boruları Teknik Şartnamesi)
Her eski borunun parçalanarak topraktan çıkarılması da şart değildir. Sağlam bir hattın yerinde bırakılıp uçlarının kapatılması ve koordinatlarının kayda alınması bazı güzergâhlarda sökümden daha düşük riskli olabilir. Borunun çıkarılması ile yerinde güvenli biçimde bırakılması arasındaki karar, güzergâh ve borunun fiziksel durumu için hazırlanmış risk değerlendirmesine dayanmalıdır.
SÖKÜM ÖNCESİNDE ANALİZ, UZMAN VE ÇALIŞMA PLANI GEREKİR
Asbestli boruya müdahaleden önce borunun türü, miktarı, güzergâhı ve fiziksel durumu belirlenmelidir. Gerektiğinde malzeme numunesi yetkili laboratuvarda analiz edilmelidir.
Çalışma, asbest söküm uzmanının nezaretinde ve eğitim belgeli asbest söküm çalışanları tarafından yürütülmelidir. İş başlamadan risk değerlendirmesi ve çalışma planı hazırlanmalı; Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne mevzuata uygun bildirim yapılmalıdır.
Çalışma alanı trafiğe, yayalara ve görevli olmayan personele kapatılmalı; uyarı levhaları, kontrollü giriş ve rüzgâr şartları dikkate alınarak güvenli çalışma sınırı oluşturulmalıdır.
BORU KIRILMADAN VE SÜREKLİ ISLAK TUTULARAK ÇIKARILMALI
Asbestli çimento boru mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı; kepçeyle ezilmemeli, düşürülmemeli, sürüklenmemeli ve gereksiz yere kırılmamalıdır.
Malzeme çalışma öncesinde ve çalışma boyunca düşük basınçlı su sisi ile uygun ıslatıcı kullanılarak nemli tutulmalıdır. Lifli çamuru çevreye taşıyabilecek yüksek basınçlı su kullanılmamalıdır.
Kuru kesim, spiral, taşlama, yüksek hızlı motorlu testere, basınçlı hava ve kontrolsüz delme işlemlerinden kaçınılmalıdır. Kesim zorunluysa asbestli çimento boruya uygun, düşük lif çıkaran ıslak yöntem ve kontrollü boru kesme ekipmanı kullanılmalıdır.
Çalışma sonrasında kuru süpürme veya ev tipi elektrikli süpürge kullanılmamalı; ıslak temizlik ve asbeste uygun H sınıfı endüstriyel vakum uygulanmalıdır. (HSE Islak Çalışma Rehberi)
İŞÇİLERİN KİŞİSEL KORUYUCULARI EKSİKSİZ OLMALI
Kişisel koruyucu donanım, toz oluşmasını önleyen mühendislik tedbirlerinin yerine geçmez; bu tedbirlerin ardından gelen son koruma katmanıdır.
Çalışanlarda yüz uyum testi yapılmış FFP3 seviyesinde solunum koruyucu veya P3 filtreli tam yüz maskesi bulunmalıdır. Riskin ve çalışma süresinin gerektirdiği durumlarda motorlu solunum sistemi kullanılmalıdır.
İşçiler ayrıca başlıklı ve tek kullanımlık Tip 5/6 koruyucu tulum, tek kullanımlık eldiven, bağcıksız ve yıkanabilir iş çizmesi ile işin gerektirdiği göz, baş, işitme ve trafik güvenliği koruyucularını kullanmalıdır.
Sakal ve yüz kılları sıkı oturan maskenin sızdırmazlığını bozabilir. Maske kirli bölgeden çıktıktan ve dış yüzey temizlendikten sonra en son çıkarılmalıdır. Kirli tulumlar eve götürülmemeli; temiz-kirli alan ayrımı, el-yüz yıkama ve işin kapsamına göre duşlu arındırma ünitesi kurulmalıdır. (HSE Solunum ve Kişisel Koruyucu Rehberi)
Çalışanların sağlık gözetimi yapılmalı; görevleri, çalışma süreleri ve maruziyet kayıtları mevzuata göre en az 40 yıl saklanmalıdır.
ASBESTLİ BORU VE KİRLENMİŞ MALZEMELER TEHLİKELİ ATIKTIR
Boru parçaları, asbestli çamur, kirlenmiş toprak, temizlik bezleri, filtreler ve tek kullanımlık kişisel koruyucular asbest atığı olarak değerlendirilmelidir.
Atıklar asbest işareti bulunan, sızdırmaz ve dayanıklı ambalajlara alınmalı; kırılmamalı, açıkta bekletilmemeli ve diğer hafriyatla karıştırılmamalıdır. Asbest içeren inşaat malzemeleri 17 06 05* kodlu tehlikeli atık kapsamındadır.
Atıkların lisanslı taşıyıcıyla yetkili bertaraf tesisine gönderilmesi; taşınan miktar ile teslim ve kabul belgelerinin kayıt altına alınması gerekir.
İŞÇİLER VE ÇEVRE HANGİ RİSK ALTINDA?
Toprak altında sağlam ve müdahale edilmeyen asbestli çimento borunun havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Borunun sürekli ıslak tutulup bütün halde ve eğitimli ekip tarafından çıkarılması durumunda risk önemli ölçüde azaltılabilir.
Buna karşılık kuru kesme, taşlama, delme, kepçeyle ezme veya kırma; işçiler ve yakın çevrede bulunan kişiler açısından yüksek ve kabul edilemez bir soluma riski doğurabilir. Açıkta bırakılan kırık borulardaki lifler rüzgâr, trafik ve yaya hareketiyle yeniden havaya kalkabilir.
Kirli tulum, ayakkabı, iş makinesi ve araçların arındırılmaması liflerin başka alanlara ve çalışanların evlerine taşınmasına neden olabilir. Asbestli çamurun toprağa veya yağmur suyu hattına verilmesi ise daha sonraki kazılarda yeniden maruziyet oluşturabilecek kalıcı bir çevre kirliliğine yol açabilir.
HAVA ÖLÇÜMLERİ ÇALIŞMANIN GERÇEK RİSKİNİ GÖSTERİR
Türkiye’de çalışanların sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama asbest maruziyeti için belirlenen yasal üst sınır 0,1 lif/cm³tür. Ancak bu değer tamamen güvenli bir seviye olarak görülmemeli; maruziyet mümkün olan en düşük düzeye indirilmelidir. (Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik)
Çalışma sırasında işçilerin kişisel maruziyeti ile çalışma alanı ve çevre sınırındaki hava, akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından ölçülmelidir. İş tamamlandığında görsel temizlik ve son hava ölçümü yapılarak asbest tozuna maruziyet riskinin kalmadığını gösteren kapanış raporu düzenlenmelidir.
GÜVENLİ ÇALIŞMA ŞU BELGELERLE DOĞRULANABİLİR
Sahadaki gerçek maruziyet düzeyi yalnızca basın açıklaması üzerinden belirlenemez. Çalışmanın işçi sağlığı, çevre güvenliği ve mevzuat açısından uygunluğunu gösterecek temel kayıtlar şunlardır:
Asbest envanteri ve laboratuvar analiz raporu,
Asbest söküm uzmanı ile çalışanların eğitim ve yetki belgeleri,
Risk değerlendirmesi, çalışma planı ve İl Müdürlüğü bildirim kaydı,
Kullanılan ıslak çalışma, alan izolasyonu ve arındırma yöntemi,
Kişisel maruziyet ve çevre hava ölçüm sonuçları,
Sökülen boru miktarı, tehlikeli atık taşıma kaydı ve bertaraf kabul belgesi,
İş bitimi temizlik ve son ölçüm raporu,
Yeni hattın basınç, sızdırmazlık, dezenfeksiyon ve su analiz sonuçları.
Eski asbestli boruların yenilenmesi doğru ve gerekli bir altyapı yatırımıdır. Bu yatırımı gerçekten sağlıklı hale getirecek unsur ise yalnızca yeni borunun niteliği değil; eski borunun işçiye ve çevreye lif yaymadan hangi yöntemle söküldüğünün ve nereye gönderildiğinin belgelenmesidir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ
Asbest lifleri solunduğunda akciğer dokusunda uzun yıllar kalabilir. Maruziyet; asbestoz adı verilen ilerleyici akciğer sertleşmesine, akciğer zarında plaklara ve kalınlaşmaya, akciğer kanserine, akciğer ve karın zarında gelişen mezotelyomaya, gırtlak ve yumurtalık kanserlerine yol açabilir.
GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ
Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli içme suyu borularını polietilen borularla değiştiriyor.
İlk etabı tamamlanan, ikinci etabı Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hatta sürdürülen yatırımın iki etaplık maliyeti 31 milyon 500 bin TL’ye ulaştı.
Belediye Başkanı Fuat Köse çalışmaları yerinde incelerken, yatırımın sağlık ve altyapı açısından taşıdığı önemin yanında eski boruların hangi yöntemle söküldüğü de işçiler ve çevre açısından kritik önem taşıyor.
İLK ETAP TAMAMLANDI, İKİNCİ ETAP BAŞLADI
Giresun Belediyesi, kentin içme suyu altyapısını daha güvenli ve sağlıklı hale getirmek amacıyla yürüttüğü yatırımlar kapsamında asbestli içme suyu borularını yenilemeye devam ediyor.
Proje kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan eski asbestli içme suyu boruları, uzun ömürlü ve yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borularla değiştiriliyor.
Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından projenin ikinci etabı da başladı. Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hattı kapsayan çalışmayla bölgenin içme suyu altyapısı yenileniyor.
İKİ ETABIN MALİYETİ 31 MİLYON 500 BİN TL
İki etabın toplam maliyeti 31 milyon 500 bin TL’yi bulurken Belediye Başkanı Fuat Köse de çalışmaları yakından takip ediyor.
İnönü Caddesi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Köse, çalışanlara kolaylıklar dileyerek önemli bir altyapı yatırımının daha tüm hızıyla sürdüğünü söyledi.
Vatandaşların sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna ulaşmasının en önemli öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Köse, eskiyen içme suyu hatlarını modern altyapı sistemleriyle yenilediklerini ifade etti.
KÖSE: “İÇME SUYU HATLARINI ETAP ETAP YENİLİYORUZ”
Başkan Fuat Köse, çalışmalarla ilgili şunları kaydetti:
“Giresun’umuzun geleceğini düşünerek altyapı yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yıllardır çeşitli sorunlara neden olan eski içme suyu hatlarını etap etap yeniliyor, su kayıplarını azaltırken vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve güvenli içme suyu ulaştırmayı hedefliyoruz.
Çalışmalarımız sırasında yaşanabilecek geçici aksaklıklar nedeniyle hemşehrilerimizden anlayış bekliyoruz. En kısa sürede çalışmaları tamamlayarak bozulan güzergâhı yeniden eski hâline getirip kullanıma açacağız.
Güçlü altyapı, güçlü bir Giresun demektir. Bu anlayışla kentimizin her mahallesine eşit hizmet götürmeye devam edeceğiz.”
ASBESTLİ BORULARIN YENİLENMESİ DOĞRU; SÖKÜM YÖNTEMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento içme suyu borularının, içme suyuna uygun polietilen borularla değiştirilmesi yerinde bir altyapı yatırımıdır. Ancak kanıtlanmış ağır sağlık tehlikesi borudan geçen su değil; eski boruların kesilmesi, kırılması ve kontrolsüz taşınması sırasında havaya yayılan liflerin solunmasıdır.
Çalışmanın güvenli kabul edilebilmesi için yetkili personel, ıslak çalışma, hava ölçümü, arındırma ve tehlikeli atık yönetimi birlikte uygulanmalıdır.
ASBEST NEDİR?
Asbest ya da amyant; ısıya, aşınmaya ve kimyasallara dayanıklı, doğal olarak oluşan lifsi silikat minerallerinin ortak adıdır.
Asbestli çimento borularda lifler çimento içerisinde güçlü biçimde bağlıdır. Boru sağlam ve hareketsizken havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Ancak eski boru kırıldığında, kuru biçimde kesildiğinde, taşlandığında, delindiğinde veya ezildiğinde gözle görülemeyecek kadar ince lifler solunabilir hale gelir.
Dünya Sağlık Örgütü, krizotil dâhil bütün asbest türlerini insan için kanserojen kabul etmektedir. Türkiye’de asbestin üretimi, kullanılması, satılması ve piyasaya arzı 31 Aralık 2010’dan itibaren yasaklanmıştır. Buna karşılık geçmişte döşenen borular ve yapılarda bulunan asbestli malzemeler bugün hâlâ bakım ve söküm riski oluşturmaktadır. (DSÖ Asbest Bilgi Notu, ÇSGB Asbest Uygulama Rehberi)
GEÇMİŞTE HAYATIMIZIN NERELERİNDEYDİ?
Türkiye’de bazı bölgelerde “ak toprak”, “çorak toprak”, “çelpek” veya “höllük” olarak bilinen asbestli toprakların geçmişte sıva, çatı ve zemin malzemesi olarak, hatta bebek beşiklerinde kullanıldığı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı rehberinde belirtiliyor.
ASBESTİN KANITLANMIŞ TEHLİKESİ SOLUNMASIDIR
Asbest lifleri solunduğunda akciğer dokusunda uzun yıllar kalabilir. Maruziyet; asbestoz adı verilen ilerleyici akciğer sertleşmesine, akciğer zarında plaklara ve kalınlaşmaya, akciğer kanserine, akciğer ve karın zarında gelişen mezotelyomaya, gırtlak ve yumurtalık kanserlerine yol açabilir.
Hastalıklar çoğunlukla maruziyetten 10–50 yıl sonra ortaya çıkar. Sigara kullanımı, asbeste maruz kalanlarda akciğer kanseri riskini ayrıca yükseltir. Tek bir temas mutlaka hastalık oluşacağı anlamına gelmez; risk lifin türü, havadaki yoğunluğu, maruziyetin süresi ve tekrarı arttıkça büyür. Bununla birlikte asbest için bütünüyle güvenli kabul edilebilecek bir soluma düzeyi gösterilememiştir.
İÇME SUYUNDAN GELEN RİSK İLE TOZUN SOLUNMASI AYNI DEĞİL
Dünya Sağlık Örgütü, içme suyuyla alınan asbestin sağlığa zararlı olduğuna ilişkin tutarlı bilimsel kanıt bulunmadığı için içme suyunda asbeste yönelik sağlık temelli bir kılavuz değer belirlememiştir. DSÖ, asbestli çimento borulardaki temel tehlikenin boruların dış yüzeyinde kesme ve benzeri işlemler yapan kişilerin asbest tozunu soluması olduğunu bildirmektedir. (DSÖ İçme Suyunda Asbest Değerlendirmesi)
Bu nedenle “asbestli borudan su içen herkes zehirlendi” şeklindeki bir değerlendirme bilimsel olarak doğru değildir. Eski hatların yenilenmesi yine de gereklidir. Yaşlanan boruların kırılması, su kaybına ve arızalara neden olması, sık bakım ve kesme işlemlerine ihtiyaç göstermesi gelecekteki asbest maruziyeti ihtimalini artırabilir.
BORULARIN DEĞİŞTİRİLMESİ UYGUN BİR KARAR
Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento hatların planlı biçimde devreden çıkarılması; su kayıplarının azaltılması, arızaların önlenmesi, içme suyu sürekliliğinin güçlendirilmesi ve gelecekte asbestli boruya müdahale ihtiyacının ortadan kaldırılması açısından uygundur.
PE 100 polietilen boruların içme suyu şebekelerinde kullanılması da teknik olarak uygun bir tercihtir. Ancak boruların ve ek parçaların TS EN 12201 serisine uygunluğu, içme suyunda kullanılabilirlik belgeleri, doğru çap ve basınç sınıfı, kaynak kayıtları, basınç-sızdırmazlık testleri, yıkama, dezenfeksiyon ve devreye alma su analizleri belgelendirilmelidir. (İller Bankası İçme Suyu Boruları Teknik Şartnamesi)
Her eski borunun parçalanarak topraktan çıkarılması da şart değildir. Sağlam bir hattın yerinde bırakılıp uçlarının kapatılması ve koordinatlarının kayda alınması bazı güzergâhlarda sökümden daha düşük riskli olabilir. Borunun çıkarılması ile yerinde güvenli biçimde bırakılması arasındaki karar, güzergâh ve borunun fiziksel durumu için hazırlanmış risk değerlendirmesine dayanmalıdır.
SÖKÜM ÖNCESİNDE ANALİZ, UZMAN VE ÇALIŞMA PLANI GEREKİR
Asbestli boruya müdahaleden önce borunun türü, miktarı, güzergâhı ve fiziksel durumu belirlenmelidir. Gerektiğinde malzeme numunesi yetkili laboratuvarda analiz edilmelidir.
Çalışma, asbest söküm uzmanının nezaretinde ve eğitim belgeli asbest söküm çalışanları tarafından yürütülmelidir. İş başlamadan risk değerlendirmesi ve çalışma planı hazırlanmalı; Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne mevzuata uygun bildirim yapılmalıdır.
Çalışma alanı trafiğe, yayalara ve görevli olmayan personele kapatılmalı; uyarı levhaları, kontrollü giriş ve rüzgâr şartları dikkate alınarak güvenli çalışma sınırı oluşturulmalıdır.
BORU KIRILMADAN VE SÜREKLİ ISLAK TUTULARAK ÇIKARILMALI
Asbestli çimento boru mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı; kepçeyle ezilmemeli, düşürülmemeli, sürüklenmemeli ve gereksiz yere kırılmamalıdır.
Malzeme çalışma öncesinde ve çalışma boyunca düşük basınçlı su sisi ile uygun ıslatıcı kullanılarak nemli tutulmalıdır. Lifli çamuru çevreye taşıyabilecek yüksek basınçlı su kullanılmamalıdır.
Kuru kesim, spiral, taşlama, yüksek hızlı motorlu testere, basınçlı hava ve kontrolsüz delme işlemlerinden kaçınılmalıdır. Kesim zorunluysa asbestli çimento boruya uygun, düşük lif çıkaran ıslak yöntem ve kontrollü boru kesme ekipmanı kullanılmalıdır.
Çalışma sonrasında kuru süpürme veya ev tipi elektrikli süpürge kullanılmamalı; ıslak temizlik ve asbeste uygun H sınıfı endüstriyel vakum uygulanmalıdır. (HSE Islak Çalışma Rehberi)
İŞÇİLERİN KİŞİSEL KORUYUCULARI EKSİKSİZ OLMALI
Kişisel koruyucu donanım, toz oluşmasını önleyen mühendislik tedbirlerinin yerine geçmez; bu tedbirlerin ardından gelen son koruma katmanıdır.
Çalışanlarda yüz uyum testi yapılmış FFP3 seviyesinde solunum koruyucu veya P3 filtreli tam yüz maskesi bulunmalıdır. Riskin ve çalışma süresinin gerektirdiği durumlarda motorlu solunum sistemi kullanılmalıdır.
İşçiler ayrıca başlıklı ve tek kullanımlık Tip 5/6 koruyucu tulum, tek kullanımlık eldiven, bağcıksız ve yıkanabilir iş çizmesi ile işin gerektirdiği göz, baş, işitme ve trafik güvenliği koruyucularını kullanmalıdır.
Sakal ve yüz kılları sıkı oturan maskenin sızdırmazlığını bozabilir. Maske kirli bölgeden çıktıktan ve dış yüzey temizlendikten sonra en son çıkarılmalıdır. Kirli tulumlar eve götürülmemeli; temiz-kirli alan ayrımı, el-yüz yıkama ve işin kapsamına göre duşlu arındırma ünitesi kurulmalıdır. (HSE Solunum ve Kişisel Koruyucu Rehberi)
Çalışanların sağlık gözetimi yapılmalı; görevleri, çalışma süreleri ve maruziyet kayıtları mevzuata göre en az 40 yıl saklanmalıdır.
ASBESTLİ BORU VE KİRLENMİŞ MALZEMELER TEHLİKELİ ATIKTIR
Boru parçaları, asbestli çamur, kirlenmiş toprak, temizlik bezleri, filtreler ve tek kullanımlık kişisel koruyucular asbest atığı olarak değerlendirilmelidir.
Atıklar asbest işareti bulunan, sızdırmaz ve dayanıklı ambalajlara alınmalı; kırılmamalı, açıkta bekletilmemeli ve diğer hafriyatla karıştırılmamalıdır. Asbest içeren inşaat malzemeleri 17 06 05* kodlu tehlikeli atık kapsamındadır.
Atıkların lisanslı taşıyıcıyla yetkili bertaraf tesisine gönderilmesi; taşınan miktar ile teslim ve kabul belgelerinin kayıt altına alınması gerekir.
İŞÇİLER VE ÇEVRE HANGİ RİSK ALTINDA?
Toprak altında sağlam ve müdahale edilmeyen asbestli çimento borunun havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Borunun sürekli ıslak tutulup bütün halde ve eğitimli ekip tarafından çıkarılması durumunda risk önemli ölçüde azaltılabilir.
Buna karşılık kuru kesme, taşlama, delme, kepçeyle ezme veya kırma; işçiler ve yakın çevrede bulunan kişiler açısından yüksek ve kabul edilemez bir soluma riski doğurabilir. Açıkta bırakılan kırık borulardaki lifler rüzgâr, trafik ve yaya hareketiyle yeniden havaya kalkabilir.
Kirli tulum, ayakkabı, iş makinesi ve araçların arındırılmaması liflerin başka alanlara ve çalışanların evlerine taşınmasına neden olabilir. Asbestli çamurun toprağa veya yağmur suyu hattına verilmesi ise daha sonraki kazılarda yeniden maruziyet oluşturabilecek kalıcı bir çevre kirliliğine yol açabilir.
HAVA ÖLÇÜMLERİ ÇALIŞMANIN GERÇEK RİSKİNİ GÖSTERİR
Türkiye’de çalışanların sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama asbest maruziyeti için belirlenen yasal üst sınır 0,1 lif/cm³tür. Ancak bu değer tamamen güvenli bir seviye olarak görülmemeli; maruziyet mümkün olan en düşük düzeye indirilmelidir. (Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik)
Çalışma sırasında işçilerin kişisel maruziyeti ile çalışma alanı ve çevre sınırındaki hava, akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından ölçülmelidir. İş tamamlandığında görsel temizlik ve son hava ölçümü yapılarak asbest tozuna maruziyet riskinin kalmadığını gösteren kapanış raporu düzenlenmelidir.
GÜVENLİ ÇALIŞMA ŞU BELGELERLE DOĞRULANABİLİR
Sahadaki gerçek maruziyet düzeyi yalnızca basın açıklaması üzerinden belirlenemez. Çalışmanın işçi sağlığı, çevre güvenliği ve mevzuat açısından uygunluğunu gösterecek temel kayıtlar şunlardır:
Kaynak: Giresun Sonhaber
En Çok Okunan Haberler