Hava Durumu

#Altyapı

giresunsonhaber - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN KIRSAL YATIRIMLARI MASAYA YATIRILDI Haber

GİRESUN’UN KIRSAL YATIRIMLARI MASAYA YATIRILDI

GİRESUN’UN KIRSAL YATIRIMLARI MASAYA YATIRILDI Giresun Valisi Mustafa Koç başkanlığında gerçekleştirilen İl Özel İdaresi Yatırımları Değerlendirme Toplantısı’nda devam eden altyapı ve ulaşım projeleri, planlanan çalışmalar ve önümüzdeki dönemin yatırım programı ele alındı. Koç, kamu kaynaklarının amacına uygun kullanılmasını ve yatırımların sahada titizlikle takip edilerek zamanında tamamlanmasını istedi. Giresun İl Özel İdaresinin il genelinde yürüttüğü yatırımlar ile planlama aşamasındaki çalışmalar, Vali Mustafa Koç başkanlığında düzenlenen toplantıda kapsamlı biçimde değerlendirildi. Giresun Valiliği Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen İl Özel İdaresi Yatırımları Değerlendirme Toplantısı’na İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener, Genel Sekreter Yardımcıları Zülfikar Zunluoğlu ve Aytuğ Çobanoğlu ile ilgili şube müdürleri katıldı. DEVAM EDEN PROJELERİN SON DURUMU İNCELENDİ Toplantıda İl Özel İdaresinin sorumluluk alanındaki altyapı, ulaşım ve diğer kamu yatırımlarında gelinen aşama ele alındı. Devam eden projelerin uygulama süreçleri gözden geçirilirken, planlama aşamasındaki çalışmalar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi öngörülen yatırımlar değerlendirildi. Hizmetlerin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla sürdürülen çalışmalar da toplantının gündeminde yer aldı. Kırsal altyapının güçlendirilmesine yönelik faaliyetler, vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda önceliklendirilen yatırımlar ve uygulama süreçlerinde izlenecek yol haritası üzerinde duruldu. KAMU KAYNAKLARI ETKİN VE AMACINA UYGUN KULLANILACAK Toplantıda değerlendirmelerde bulunan Vali Mustafa Koç, kamu kaynaklarının etkin, verimli ve amacına uygun kullanılmasının önemini vurguladı. Yatırımların belirlenen program doğrultusunda ve zamanında tamamlanması gerektiğini ifade eden Koç, vatandaş odaklı hizmet anlayışının bütün çalışmaların merkezinde bulunmasını istedi. YATIRIMLAR SAHADA TİTİZLİKLE TAKİP EDİLECEK Vali Koç, yatırımların sahadaki ilerleyişinin yakından ve titizlikle takip edilmesi, kurumlar arasındaki iş birliği ile koordinasyonun en üst seviyede sürdürülmesi yönünde ilgili birimlere talimat verdi. Toplantı, devam eden çalışmaların genel değerlendirmesinin yapılması ve önümüzdeki döneme ilişkin yatırım planlamalarının ele alınmasının ardından sona erdi.

​​​​​​​GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ Haber

​​​​​​​GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ

GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli içme suyu borularını polietilen borularla değiştiriyor. İlk etabı tamamlanan, ikinci etabı Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hatta sürdürülen yatırımın iki etaplık maliyeti 31 milyon 500 bin TL’ye ulaştı. Belediye Başkanı Fuat Köse çalışmaları yerinde incelerken, yatırımın sağlık ve altyapı açısından taşıdığı önemin yanında eski boruların hangi yöntemle söküldüğü de işçiler ve çevre açısından kritik önem taşıyor. İLK ETAP TAMAMLANDI, İKİNCİ ETAP BAŞLADI Giresun Belediyesi, kentin içme suyu altyapısını daha güvenli ve sağlıklı hale getirmek amacıyla yürüttüğü yatırımlar kapsamında asbestli içme suyu borularını yenilemeye devam ediyor. Proje kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan eski asbestli içme suyu boruları, uzun ömürlü ve yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borularla değiştiriliyor. Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından projenin ikinci etabı da başladı. Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hattı kapsayan çalışmayla bölgenin içme suyu altyapısı yenileniyor. İKİ ETABIN MALİYETİ 31 MİLYON 500 BİN TL İki etabın toplam maliyeti 31 milyon 500 bin TL’yi bulurken Belediye Başkanı Fuat Köse de çalışmaları yakından takip ediyor. İnönü Caddesi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Köse, çalışanlara kolaylıklar dileyerek önemli bir altyapı yatırımının daha tüm hızıyla sürdüğünü söyledi. Vatandaşların sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna ulaşmasının en önemli öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Köse, eskiyen içme suyu hatlarını modern altyapı sistemleriyle yenilediklerini ifade etti. KÖSE: “İÇME SUYU HATLARINI ETAP ETAP YENİLİYORUZ” Başkan Fuat Köse, çalışmalarla ilgili şunları kaydetti: “Giresun’umuzun geleceğini düşünerek altyapı yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yıllardır çeşitli sorunlara neden olan eski içme suyu hatlarını etap etap yeniliyor, su kayıplarını azaltırken vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve güvenli içme suyu ulaştırmayı hedefliyoruz. Çalışmalarımız sırasında yaşanabilecek geçici aksaklıklar nedeniyle hemşehrilerimizden anlayış bekliyoruz. En kısa sürede çalışmaları tamamlayarak bozulan güzergâhı yeniden eski hâline getirip kullanıma açacağız. Güçlü altyapı, güçlü bir Giresun demektir. Bu anlayışla kentimizin her mahallesine eşit hizmet götürmeye devam edeceğiz.” ASBESTLİ BORULARIN YENİLENMESİ DOĞRU; SÖKÜM YÖNTEMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento içme suyu borularının, içme suyuna uygun polietilen borularla değiştirilmesi yerinde bir altyapı yatırımıdır. Ancak kanıtlanmış ağır sağlık tehlikesi borudan geçen su değil; eski boruların kesilmesi, kırılması ve kontrolsüz taşınması sırasında havaya yayılan liflerin solunmasıdır. Çalışmanın güvenli kabul edilebilmesi için yetkili personel, ıslak çalışma, hava ölçümü, arındırma ve tehlikeli atık yönetimi birlikte uygulanmalıdır. ASBEST NEDİR? Asbest ya da amyant; ısıya, aşınmaya ve kimyasallara dayanıklı, doğal olarak oluşan lifsi silikat minerallerinin ortak adıdır. Asbestli çimento borularda lifler çimento içerisinde güçlü biçimde bağlıdır. Boru sağlam ve hareketsizken havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Ancak eski boru kırıldığında, kuru biçimde kesildiğinde, taşlandığında, delindiğinde veya ezildiğinde gözle görülemeyecek kadar ince lifler solunabilir hale gelir. Dünya Sağlık Örgütü, krizotil dâhil bütün asbest türlerini insan için kanserojen kabul etmektedir. Türkiye’de asbestin üretimi, kullanılması, satılması ve piyasaya arzı 31 Aralık 2010’dan itibaren yasaklanmıştır. Buna karşılık geçmişte döşenen borular ve yapılarda bulunan asbestli malzemeler bugün hâlâ bakım ve söküm riski oluşturmaktadır. (DSÖ Asbest Bilgi Notu, ÇSGB Asbest Uygulama Rehberi) GEÇMİŞTE HAYATIMIZIN NERELERİNDEYDİ? Asbest geçmişte binlerce farklı üründe kullanıldı. İçme suyu ve kanalizasyon boruları, eternit çatılar, cephe ve duvar levhaları, bacalar, su depoları, havalandırma kanalları, kazan ve buhar borusu yalıtımları, gemi makine daireleri, yangına dayanıklı kaplamalar, marley ve vinil zeminler, fren ve debriyaj balataları, contalar, iplikler, elektrik panoları ve çeşitli sanayi ekipmanları asbestin kullanıldığı başlıca alanlar arasında yer aldı. Türkiye’de bazı bölgelerde “ak toprak”, “çorak toprak”, “çelpek” veya “höllük” olarak bilinen asbestli toprakların geçmişte sıva, çatı ve zemin malzemesi olarak, hatta bebek beşiklerinde kullanıldığı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı rehberinde belirtiliyor. ASBESTİN KANITLANMIŞ TEHLİKESİ SOLUNMASIDIR Asbest lifleri solunduğunda akciğer dokusunda uzun yıllar kalabilir. Maruziyet; asbestoz adı verilen ilerleyici akciğer sertleşmesine, akciğer zarında plaklara ve kalınlaşmaya, akciğer kanserine, akciğer ve karın zarında gelişen mezotelyomaya, gırtlak ve yumurtalık kanserlerine yol açabilir. Hastalıklar çoğunlukla maruziyetten 10–50 yıl sonra ortaya çıkar. Sigara kullanımı, asbeste maruz kalanlarda akciğer kanseri riskini ayrıca yükseltir. Tek bir temas mutlaka hastalık oluşacağı anlamına gelmez; risk lifin türü, havadaki yoğunluğu, maruziyetin süresi ve tekrarı arttıkça büyür. Bununla birlikte asbest için bütünüyle güvenli kabul edilebilecek bir soluma düzeyi gösterilememiştir. İÇME SUYUNDAN GELEN RİSK İLE TOZUN SOLUNMASI AYNI DEĞİL Dünya Sağlık Örgütü, içme suyuyla alınan asbestin sağlığa zararlı olduğuna ilişkin tutarlı bilimsel kanıt bulunmadığı için içme suyunda asbeste yönelik sağlık temelli bir kılavuz değer belirlememiştir. DSÖ, asbestli çimento borulardaki temel tehlikenin boruların dış yüzeyinde kesme ve benzeri işlemler yapan kişilerin asbest tozunu soluması olduğunu bildirmektedir. (DSÖ İçme Suyunda Asbest Değerlendirmesi) Bu nedenle “asbestli borudan su içen herkes zehirlendi” şeklindeki bir değerlendirme bilimsel olarak doğru değildir. Eski hatların yenilenmesi yine de gereklidir. Yaşlanan boruların kırılması, su kaybına ve arızalara neden olması, sık bakım ve kesme işlemlerine ihtiyaç göstermesi gelecekteki asbest maruziyeti ihtimalini artırabilir. BORULARIN DEĞİŞTİRİLMESİ UYGUN BİR KARAR Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento hatların planlı biçimde devreden çıkarılması; su kayıplarının azaltılması, arızaların önlenmesi, içme suyu sürekliliğinin güçlendirilmesi ve gelecekte asbestli boruya müdahale ihtiyacının ortadan kaldırılması açısından uygundur. PE 100 polietilen boruların içme suyu şebekelerinde kullanılması da teknik olarak uygun bir tercihtir. Ancak boruların ve ek parçaların TS EN 12201 serisine uygunluğu, içme suyunda kullanılabilirlik belgeleri, doğru çap ve basınç sınıfı, kaynak kayıtları, basınç-sızdırmazlık testleri, yıkama, dezenfeksiyon ve devreye alma su analizleri belgelendirilmelidir. (İller Bankası İçme Suyu Boruları Teknik Şartnamesi) Her eski borunun parçalanarak topraktan çıkarılması da şart değildir. Sağlam bir hattın yerinde bırakılıp uçlarının kapatılması ve koordinatlarının kayda alınması bazı güzergâhlarda sökümden daha düşük riskli olabilir. Borunun çıkarılması ile yerinde güvenli biçimde bırakılması arasındaki karar, güzergâh ve borunun fiziksel durumu için hazırlanmış risk değerlendirmesine dayanmalıdır. SÖKÜM ÖNCESİNDE ANALİZ, UZMAN VE ÇALIŞMA PLANI GEREKİR Asbestli boruya müdahaleden önce borunun türü, miktarı, güzergâhı ve fiziksel durumu belirlenmelidir. Gerektiğinde malzeme numunesi yetkili laboratuvarda analiz edilmelidir. Çalışma, asbest söküm uzmanının nezaretinde ve eğitim belgeli asbest söküm çalışanları tarafından yürütülmelidir. İş başlamadan risk değerlendirmesi ve çalışma planı hazırlanmalı; Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne mevzuata uygun bildirim yapılmalıdır. Çalışma alanı trafiğe, yayalara ve görevli olmayan personele kapatılmalı; uyarı levhaları, kontrollü giriş ve rüzgâr şartları dikkate alınarak güvenli çalışma sınırı oluşturulmalıdır. BORU KIRILMADAN VE SÜREKLİ ISLAK TUTULARAK ÇIKARILMALI Asbestli çimento boru mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı; kepçeyle ezilmemeli, düşürülmemeli, sürüklenmemeli ve gereksiz yere kırılmamalıdır. Malzeme çalışma öncesinde ve çalışma boyunca düşük basınçlı su sisi ile uygun ıslatıcı kullanılarak nemli tutulmalıdır. Lifli çamuru çevreye taşıyabilecek yüksek basınçlı su kullanılmamalıdır. Kuru kesim, spiral, taşlama, yüksek hızlı motorlu testere, basınçlı hava ve kontrolsüz delme işlemlerinden kaçınılmalıdır. Kesim zorunluysa asbestli çimento boruya uygun, düşük lif çıkaran ıslak yöntem ve kontrollü boru kesme ekipmanı kullanılmalıdır. Çalışma sonrasında kuru süpürme veya ev tipi elektrikli süpürge kullanılmamalı; ıslak temizlik ve asbeste uygun H sınıfı endüstriyel vakum uygulanmalıdır. (HSE Islak Çalışma Rehberi) İŞÇİLERİN KİŞİSEL KORUYUCULARI EKSİKSİZ OLMALI Kişisel koruyucu donanım, toz oluşmasını önleyen mühendislik tedbirlerinin yerine geçmez; bu tedbirlerin ardından gelen son koruma katmanıdır. Çalışanlarda yüz uyum testi yapılmış FFP3 seviyesinde solunum koruyucu veya P3 filtreli tam yüz maskesi bulunmalıdır. Riskin ve çalışma süresinin gerektirdiği durumlarda motorlu solunum sistemi kullanılmalıdır. İşçiler ayrıca başlıklı ve tek kullanımlık Tip 5/6 koruyucu tulum, tek kullanımlık eldiven, bağcıksız ve yıkanabilir iş çizmesi ile işin gerektirdiği göz, baş, işitme ve trafik güvenliği koruyucularını kullanmalıdır. Sakal ve yüz kılları sıkı oturan maskenin sızdırmazlığını bozabilir. Maske kirli bölgeden çıktıktan ve dış yüzey temizlendikten sonra en son çıkarılmalıdır. Kirli tulumlar eve götürülmemeli; temiz-kirli alan ayrımı, el-yüz yıkama ve işin kapsamına göre duşlu arındırma ünitesi kurulmalıdır. (HSE Solunum ve Kişisel Koruyucu Rehberi) Çalışanların sağlık gözetimi yapılmalı; görevleri, çalışma süreleri ve maruziyet kayıtları mevzuata göre en az 40 yıl saklanmalıdır. ASBESTLİ BORU VE KİRLENMİŞ MALZEMELER TEHLİKELİ ATIKTIR Boru parçaları, asbestli çamur, kirlenmiş toprak, temizlik bezleri, filtreler ve tek kullanımlık kişisel koruyucular asbest atığı olarak değerlendirilmelidir. Atıklar asbest işareti bulunan, sızdırmaz ve dayanıklı ambalajlara alınmalı; kırılmamalı, açıkta bekletilmemeli ve diğer hafriyatla karıştırılmamalıdır. Asbest içeren inşaat malzemeleri 17 06 05* kodlu tehlikeli atık kapsamındadır. Atıkların lisanslı taşıyıcıyla yetkili bertaraf tesisine gönderilmesi; taşınan miktar ile teslim ve kabul belgelerinin kayıt altına alınması gerekir. İŞÇİLER VE ÇEVRE HANGİ RİSK ALTINDA? Toprak altında sağlam ve müdahale edilmeyen asbestli çimento borunun havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Borunun sürekli ıslak tutulup bütün halde ve eğitimli ekip tarafından çıkarılması durumunda risk önemli ölçüde azaltılabilir. Buna karşılık kuru kesme, taşlama, delme, kepçeyle ezme veya kırma; işçiler ve yakın çevrede bulunan kişiler açısından yüksek ve kabul edilemez bir soluma riski doğurabilir. Açıkta bırakılan kırık borulardaki lifler rüzgâr, trafik ve yaya hareketiyle yeniden havaya kalkabilir. Kirli tulum, ayakkabı, iş makinesi ve araçların arındırılmaması liflerin başka alanlara ve çalışanların evlerine taşınmasına neden olabilir. Asbestli çamurun toprağa veya yağmur suyu hattına verilmesi ise daha sonraki kazılarda yeniden maruziyet oluşturabilecek kalıcı bir çevre kirliliğine yol açabilir. HAVA ÖLÇÜMLERİ ÇALIŞMANIN GERÇEK RİSKİNİ GÖSTERİR Türkiye’de çalışanların sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama asbest maruziyeti için belirlenen yasal üst sınır 0,1 lif/cm³tür. Ancak bu değer tamamen güvenli bir seviye olarak görülmemeli; maruziyet mümkün olan en düşük düzeye indirilmelidir. (Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik) Çalışma sırasında işçilerin kişisel maruziyeti ile çalışma alanı ve çevre sınırındaki hava, akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından ölçülmelidir. İş tamamlandığında görsel temizlik ve son hava ölçümü yapılarak asbest tozuna maruziyet riskinin kalmadığını gösteren kapanış raporu düzenlenmelidir. GÜVENLİ ÇALIŞMA ŞU BELGELERLE DOĞRULANABİLİR Sahadaki gerçek maruziyet düzeyi yalnızca basın açıklaması üzerinden belirlenemez. Çalışmanın işçi sağlığı, çevre güvenliği ve mevzuat açısından uygunluğunu gösterecek temel kayıtlar şunlardır: Asbest envanteri ve laboratuvar analiz raporu, Asbest söküm uzmanı ile çalışanların eğitim ve yetki belgeleri, Risk değerlendirmesi, çalışma planı ve İl Müdürlüğü bildirim kaydı, Kullanılan ıslak çalışma, alan izolasyonu ve arındırma yöntemi, Kişisel maruziyet ve çevre hava ölçüm sonuçları, Sökülen boru miktarı, tehlikeli atık taşıma kaydı ve bertaraf kabul belgesi, İş bitimi temizlik ve son ölçüm raporu, Yeni hattın basınç, sızdırmazlık, dezenfeksiyon ve su analiz sonuçları. Eski asbestli boruların yenilenmesi doğru ve gerekli bir altyapı yatırımıdır. Bu yatırımı gerçekten sağlıklı hale getirecek unsur ise yalnızca yeni borunun niteliği değil; eski borunun işçiye ve çevreye lif yaymadan hangi yöntemle söküldüğünün ve nereye gönderildiğinin belgelenmesidir.

TRABZON’DA 30 MİLYARLIK SÖZLEŞME, GİRESUN’DA 2015’TEN BERİ PROJE BEKLENİYOR Haber

TRABZON’DA 30 MİLYARLIK SÖZLEŞME, GİRESUN’DA 2015’TEN BERİ PROJE BEKLENİYOR

TRABZON’DA 30 MİLYARLIK SÖZLEŞME, GİRESUN’DA 2015’TEN BERİ PROJE BEKLENİYOR Trabzon Güney Çevre Yolu’nun 16,5 kilometrelik ilk kesiminin tamamlanması için 30 milyar lirayı aşan sözleşme imzalandığı açıklanırken, Giresun’da 2015 yılında duyurulan Piraziz–Keşap çevre yolu çalışması hâlâ yapım takvimine dönüşmedi. Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odası ise kent merkezindeki transit trafik yükünü azaltacak Aksu–Batlama bölümünün öncelikli etap olarak ele alınmasını istiyor. Komşu kentte milyarlarca liralık yapım sözleşmesi imzalanırken Giresun’un hâlâ proje, etap ve yatırım kararı konuşması, iki kent arasındaki ulaşım yatırımı farkını yeniden gündeme taşıdı. Trabzon Güney Çevre Yolu’nda yeni bir ihale aşamasının tamamlandığı duyuruldu. Yatırımlar Dergisi’ne dayandırılan haberlere göre Karayolları Genel Müdürlüğü, yolun 0+000 ile 16+500 kilometreleri arasındaki ilk kesiminin tamamlanması için Mapa İnşaat ile 20 Temmuz 2026 tarihinde sözleşme imzaladı. Sözleşme bedelinin 30 milyar 135 milyon 791 bin 155 lira, işin yaklaşık maliyetinin ise 35 milyar 501 milyon 378 bin 210 lira olduğu belirtildi. İhalenin teklifleri 24 Haziran 2026 tarihinde toplandı; altı firmanın doküman indirdiği, beş firmanın teklif verdiği ve tekliflerin tamamının geçerli kabul edildiği aktarıldı. 30 MİLYAR LİRA TRABZON’DAKİ İLK KESİME AYRILDI Açıklanan tutar, Trabzon Güney Çevre Yolu’nun tamamına değil, yapımına başlanan 16,5 kilometrelik ilk kesimin tamamlanmasına yönelik. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının açıklamasına göre Trabzon’u güneyden kuşatması planlanan yolun bu kesimindeki çalışmalara 1 Mayıs 2023 tarihinde başlandı. İlk bölümde yaklaşık 14 kilometre uzunluğunda yedi tüp tünel ile toplam uzunluğu yaklaşık 850 metreyi bulan yedi viyadük bulunuyor. Projenin tamamlanmasıyla transit trafiğin şehir içi trafikten ayrılması hedefleniyor. Trabzon açısından artık tartışılan konu çevre yolunun yapılıp yapılmayacağı değil; sahada devam eden ilk bölümün hangi kaynak ve takvimle tamamlanacağıdır. Yeni sözleşme, güzergâhı belirlenen ve yapımı başlayan bir kesime doğrudan kaynak bağlanması anlamına geliyor. Giresun’daki tablo ise bütünüyle farklı. GİRESUN İÇİN AÇIKLANAN RESMÎ HAT PİRAZİZ–KEŞAP ARASINDA Giresun Güney Çevre Yolu konusunda doğrulanabilen temel resmî çalışma, Karayolları Genel Müdürlüğünün 2015 yılında hazırladığı ön istikşaf hattıdır. Ticaret Bakanlığının arşivindeki açıklamaya göre Karayolları Genel Müdürlüğü, Giresun Çevre Yolu’nun ön istikşaf planını Mayıs 2015’te onayladı. Güzergâhın batıda Piraziz’den başlayıp doğuda Keşap’ta sona ermesi ve toplam 38,8 kilometre olması planlandı. Açıklanan hattın Piraziz, Pazarsuyu, Kuşluhan, İnece, Orhaniye, Ortaköy, Güneyköy ve Keşap güzergâhına oturması öngörüldü. Proje kapsamında toplam uzunluğu 13 bin 170 metre olan dokuz tünel ile toplam 1.880 metre uzunluğunda dört viyadük planlandı. Yolun mevcut Karadeniz Sahil Yolu’ndan ortalama beş kilometre içeride ve yaklaşık 200 metre kotunda ilerlemesi hedeflendi. Ancak Bakanlığın aynı açıklamasında, yapılacak koridor etütlerinin ardından nihai geçkinin kesinleştirileceği ve proje çalışmalarının buna göre sürdürüleceği belirtildi. Bu nedenle 2015’te duyurulan ihale, yolun inşaatına başlanacağı bir yapım sözleşmesi olarak değil; güzergâhı kesinleştirecek etüt ve mühendislik çalışmalarının başlangıcı olarak değerlendirilmelidir. ON BİR YILDIR PROJE KONUŞULUYOR, SAHADA ÇEVRE YOLU İNŞAATI YOK Giresun’da 2015 yılında güzergâh, tünel ve viyadük bilgileri kamuoyuna açıklanmasına rağmen, aradan geçen on bir yılda Piraziz–Keşap hattının yapımına ilişkin bağlayıcı bir takvim ortaya konulmadı. Projenin kesinleşmiş güncel güzergâhı, kaç etapta gerçekleştirileceği, ilk yapım bölümünün nereden başlayacağı, yaklaşık maliyeti, yatırım programı ve ihale tarihi kamuoyuyla paylaşılmış değil. 2025 yılında Giresun’daki meslek ve sivil toplum kuruluşlarının projenin 2026 yılı yatırım programına alınması için ortak açıklama yapması da yatırım kararının hâlâ beklendiğini gösteriyor. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, ilk aşamada şehir merkezi geçişini rahatlatacak bölümde somut adım atılmasını talep etti. Trabzon’da ise temeli 2023 yılında atılan ilk kesim için 2026 yılında 30 milyar lirayı aşan yeni bir sözleşme aşamasına geçildi. Aradaki fark yalnızca ayrılan para değildir. Trabzon’da güzergâh, etap, şantiye ve yapım süreci bulunurken; Giresun’da hâlâ projenin hangi bölümünün ne zaman yatırıma dönüştürüleceği tartışılmaktadır. MİMARLAR ODASI YENİ BİR GÜZERGÂH DEĞİL, ÖNCELİKLİ ETAP ÖNERDİ Giresun Mimarlar Odasının yaklaşımı da doğru değerlendirilmelidir. Oda tarafından Bakanlık projesinden bağımsız, farklı uzunlukta yeni bir çevre yolu güzergâhı açıklanmış değildir. Giresun Mimarlar Odası ile Giresun Ticaret ve Sanayi Odasının 12 Haziran 2026 tarihli ortak değerlendirmesinde, Giresun Limanı Farklı Seviyeli Kavşağı için öngörülen yaklaşık 1,35 milyar liralık yatırımın kentin trafik sorununa ne ölçüde kalıcı çözüm sağlayacağı sorgulandı. Ortak açıklamada, söz konusu kaynağın Giresun Çevre Yolu’nun Aksu–Batlama hattına yönlendirilmesinin değerlendirilmesi istendi. Buradaki Aksu–Batlama ifadesi, çevre yolunun resmî başlangıç ve bitiş noktalarını anlatmıyor. Bu hat, Piraziz–Keşap arasında planlanan ana çevre yolu projesinin, Giresun şehir merkezindeki transit trafik baskısını doğrudan azaltabilecek öncelikli bölümü olarak gündeme getiriliyor. Meslek kuruluşlarının önerisi, projenin tamamının bitirilmesini beklemek yerine, kent merkezine en hızlı faydayı sağlayacak kesimin ayrı bir yapım etabı hâline getirilmesine dayanıyor. Bu önerinin Bakanlık tarafından kabul edilmiş bir uygulama projesi olmadığı da unutulmamalıdır. Aksu–Batlama hattının yapım etabı olabilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğünün teknik projeyi hazırlaması, bağlantı noktalarını belirlemesi, maliyet hesabını tamamlaması ve yatırım programına alması gerekiyor. DAL-ÇIK PROJESİ ÇEVRE YOLUNUN YERİNE GEÇEMEZ Giresun Liman Kavşağı için planlanan Dal-Çık Projesi ile Güney Çevre Yolu aynı ulaşım yatırımı değildir. Dal-Çık Projesi, mevcut Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki belirli bir kavşakta araçların farklı seviyelerden geçirilmesini ve kavşaktaki kesişmelerin azaltılmasını amaçlıyor. Güney Çevre Yolu ise şehirler arası ve ağır taşıt trafiğini Giresun kent merkezine sokmadan güneydeki ayrı bir güzergâha yönlendirmeyi hedefliyor. Bir kavşak düzenlemesi, uygulandığı noktadaki beklemeleri ve sinyalizasyon kaynaklı yığılmaları azaltabilir. Ancak Ordu–Trabzon yönünde hareket eden transit araçları Giresun şehir merkezinden çıkaramaz. Bu nedenle Dal-Çık Projesi, çevre yolunun alternatifi veya onun yerine yapılmış kalıcı çözüm olarak gösterilemez. Mimarlar Odası ile Ticaret ve Sanayi Odasının ortak açıklamasında da Dal-Çık Projesi’nin altyapı ve zemin koşulları, yol kotları, kent siluetine etkisi, yapım döneminde trafik akışının nasıl sağlanacağı ve 400 iş günlük sürenin uygulanabilirliği konusunda ayrıntılı bilgilendirme istendi. Günlük yaklaşık 40 bin aracın kullandığı belirtilen bir güzergâhta yapılacak çalışmanın, inşaat boyunca kent içi ulaşımı nasıl etkileyeceğinin açıklanması gerektiği vurgulandı. TRABZON’DA ETAPLI YAPIM VAR, GİRESUN’DA ETAP KARARI YOK Trabzon’daki uygulama, büyük çevre yolu projelerinin tamamının aynı anda ihale edilmesinin gerekmediğini gösteriyor. Projede önce 16,5 kilometrelik ilk bölüm ele alındı. Şantiye kuruldu, tünel ve viyadük çalışmalarına başlandı. Ardından aynı kesimin tamamlanmasına yönelik yeni bir sözleşme imzalandığı açıklandı. Giresun’da da benzer bir etaplama modeli uygulanabilir. Resmî olarak açıklanan Piraziz–Keşap güzergâhının tamamının aynı anda yapılması beklenmeden, kent merkezindeki trafik yükünü doğrudan azaltacak Aksu–Batlama bağlantısı öncelikli yapım etabı olarak ele alınabilir. Ancak bunun için siyasi açıklama veya meslek kuruluşlarının önerisi yeterli değildir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün; Aksu–Batlama bölümünün teknik sınırlarını,Sahil yolundan ayrılma ve yeniden bağlanma noktalarını,Tünel ve viyadük ihtiyacını,Kamulaştırma alanlarını,Yaklaşık yatırım maliyetini,Projenin hangi yılın yatırım programına alınacağını,Yapım ihalesinin ne zaman gerçekleştirileceğini açıklaması gerekiyor. TRABZON’A YATIRIM YAPILMASI DEĞİL, GİRESUN’UN BEKLETİLMESİ ELEŞTİRİLİYOR Trabzon Güney Çevre Yolu’na kaynak ayrılması, Giresun ile Trabzon arasında karşıtlık kurulmasını gerektirmiyor. Trabzon’un büyüyen şehir içi ve transit trafik sorununun çözülmesi, bütün Doğu Karadeniz ulaşım ağı açısından önem taşıyor. Eleştirilmesi gereken, aynı sahil ulaşım koridorunda bulunan Giresun’un yıllardır etüt, güzergâh, proje ve yatırım talebi aşamasında bırakılmasıdır. Trabzon’da 2023 yılında yapımına başlanan ilk kesim için üç yıl sonra 30 milyar lirayı aşan yeni sözleşme imzalanırken, Giresun’da 2015 yılında duyurulan projenin ilk yapım etabı dahi kesinleşmiş değil. Giresun kent merkezinden geçen sahil yolu, şehir içi araçları, ağır taşıtları, şehirler arası otobüsleri ve transit trafiği aynı ulaşım koridorunda topluyor. Meslek kuruluşlarının çevre yolu talebini sürekli gündeme taşımasının temelinde de bu trafik baskısı bulunuyor. 2015’TE AÇIKLANAN PROJENİN BUGÜNKÜ DURUMU ORTAYA KONULMALI Bakanlık ile Karayolları Genel Müdürlüğü, 2015 yılında kamuoyuna açıklanan Piraziz–Keşap projesinin bugünkü durumunu ayrıntılı biçimde açıklamalıdır. Ön istikşaf hattında yapılan koridor etütlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, nihai güzergâhın onaylanıp onaylanmadığı ve açıklanan tünel ile viyadük planlarının geçerliliğini koruyup korumadığı bilinmelidir. Projenin yatırım programına alınmasının önünde teknik, mali veya planlama kaynaklı bir engel varsa bu da açıkça paylaşılmalıdır. Belirsizlik sürdükçe her yeni açıklama, Giresun açısından yeni bir başlangıç gibi sunulmakta; ancak sahada çalışmaya dönüşmeyen bu açıklamalar çevre yolu sorununu çözmemektedir. GİRESUN’A YENİ BİR MÜJDE DEĞİL, BAĞLAYICI TAKVİM GEREKİYOR Trabzon’da imzalandığı açıklanan 30 milyar liralık sözleşmenin Giresun açısından ortaya çıkardığı tablo açıktır: Proje etaplandırıldığında, kaynak ayrıldığında ve siyasi irade bir takvim belirlediğinde çevre yolu yatırımları ilerleyebiliyor. Giresun için artık yeni bir “takip ediyoruz”, “değerlendiriyoruz” veya “programa alınması için çalışıyoruz” açıklaması yeterli değildir. Onaylanmış güzergâh, öncelikli yapım etabı, ayrılmış ödenek, ihale tarihi ve sahada başlayacak çalışmadır. 2015 yılında duyurulan proje 2026 yılında hâlâ yatırım takvimi bekliyorsa, Giresun’un çevre yolu sorunu teknik bir hazırlık sürecini çoktan aşmış; doğrudan yatırım önceliği ve siyasi karar sorununa dönüşmüş demektir.

Trabzon’a yeni havalimanı müjdesi Haber

Trabzon’a yeni havalimanı müjdesi

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, hayata geçirilecek yeni havalimanı projesinin şehir için tarihi bir yatırım olduğunu vurgulayarak, "Karadeniz'in dünyaya açılan kapısı konumundaki Trabzon'umuz, gelecekteki ihtiyaçlara cevap verecek modern ve yüksek kapasiteli bir havalimanına fazlasıyla layıktır" ifadelerini kullandı. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, şehrin gelişen ekonomik yapısı, artan turizm potansiyeli ve her yıl yükselen yolcu trafiği nedeniyle mevcut havalimanı kapasitesinin yetersiz kalmaya başladığını belirterek, "Şehrimizin yükselen vizyonuna uygun olarak, mevcut havalimanının daha yüksek kapasiteyle hizmet verecek şekilde yeniden inşa edilecek olması Trabzon'umuz için tarihi bir adımdır. Bu yatırım sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak; turizmden ticarete, istihdamdan bölgesel kalkınmaya kadar pek çok sahada şehrimize kritik katkılar sunacaktır" şeklinde konuştu. TRABZON'UMUZ KAZANMAYA DEVAM EDİYOR Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle Trabzon'a çok önemli yatırımların kazandırıldığının altını çizen Başkan Genç, "Devletimizin güçlü vizyonu sayesinde Trabzon'umuz geleceğe güvenle ilerlemektedir. Yeni havalimanı projesi, bu vizyonun en değerli eserlerinden biri olacaktır. Şehrimizin ulaşım altyapısını modernize edecek bu yatırım, Trabzon'un ulusal ve uluslararası düzeydeki rekabet gücünü de yukarı taşıyacaktır" dedi. TEŞEKKÜR ETTİ Başkan Genç; projeye destek veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu'na, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Trabzon Milletvekili Mustafa Şen'e, Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç ile AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu'ya şükranlarını sundu. Büyükşehir Belediyesi olarak şehrin istikbaline değer katacak her projenin destekçisi olacaklarını kaydeden Başkan Genç, "Trabzon'umuzun daha güçlü, daha müreffeh ve ulaşılabilir bir şehir haline gelmesi adına tüm kurumlarımızla eş güdüm içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Şehrimiz için atılan her stratejik adımın takipçisi ve yanındayız" şeklinde konuştu.

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE? Haber

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE?

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE? Giresun Plajlar Bölgesi’nde çadır ve karavanların bulunduğu alanın kanalizasyonu, sağlıklı içme suyu, elektriği, duşu, tuvaleti ve çöp sistemi nerede? Türkiye’deki kamping mevzuatı bu hizmetleri tek tek zorunlu tutarken uluslararası asgari standartlar kişi başına su miktarından tuvalet sayısına kadar açık ölçüler getiriyor. Denize dışkı veya bulaşık suyu bırakıldığı iddiası ise derhal inceleme ve numune alınmasını gerektiriyor. Daha önce yapılan uyarılar neden dikkate alınmadı? Giresun’un Teyyaredüzü Plajlar Bölgesi’nde karavan parkın yanında oluşan çadır alanı, ciddi bir halk sağlığı ve çevre güvenliği tartışmasına dönüştü. Bir alan insanların günlerce veya haftalarca kalmasına açılıyorsa yalnızca çadır ve karavanların park edeceği boş bir zemin yeterli değil. Sağlıklı içme suyu, kullanma suyu, tuvalet, duş, kanalizasyon veya güvenli fosseptik sistemi, bulaşık yıkama alanı, elektrik, aydınlatma, çöp toplama ve atık su boşaltma noktalarının önceden hazırlanması gerekiyor. Plajlar Bölgesi için cevap bekleyen soru açık: İnsanların yerleşmesine izin verildiyse altyapı nerede; izin verilmediyse bu yerleşime neden müdahale edilmiyor? TÜRKİYE’DEKİ KAMPİNG STANDARDI AÇIK Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 36’ncı maddesi, kampinglerde bulunması gereken asgari şartları ayrıntılı biçimde düzenliyor. Yönetmeliğe göre kampinglerde: Her 10 kampçı ünitesi için en az bir kadın ve bir erkek tuvaleti, duşu ve lavabosu,Her 10 ünite için en az bir çamaşır makinesi ve ütüleme alanı,Her 5 ünite için yemek hazırlama, pişirme ve bulaşık yıkama alanı,Karavanların tuvalet ve atık su tanklarını boşaltabileceği uygun noktalar,Kampçı ünitelerine elektrik hizmeti,Sıcak-soğuk kullanma suyu ve sağlıklı içme suyu,Drenaj, aydınlatma ve güvenlik sistemi bulunması gerekiyor. Aynı yönetmelik, atık suların gerekli standartlarda arıtılmadan hiçbir şekilde açığa, akarsuya, göle veya denize akıtılamayacağını da hükme bağlıyor. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik Plajlar Bölgesi’ndeki alan resmî kamping veya karavan park olarak işletiliyorsa bu şartların hangileri sağlandı? Alan resmî kamping statüsünde değilse çadır ve karavanların altyapısız biçimde sürekli konaklamasına neden izin veriliyor? ULUSLARARASI ASGARİ STANDART BİLE SAĞLANIYOR MU? Afet ve geçici yerleşim alanlarında dünya genelinde kullanılan Sphere insani yardım standartları, kişi başına günlük en az 15 litre güvenli suyu temel uygulama olarak kabul ediyor. Kentsel ve uzun süreli yerleşimlerde kişi başına 50 litrenin asgari kabul edilebilir miktar olabileceği belirtiliyor. Sphere göstergelerine göre: Su noktasının yerleşim alanına uzaklığı 500 metreyi geçmemeli,Orta vadeli yerleşimlerde her 20 kişi için en az bir ortak tuvalet bulunmalı,Tuvalet ile yaşam alanı arasındaki mesafe 50 metreyi aşmamalı,Tuvaletlerde mahremiyet, içeriden kilit ve aydınlatma sağlanmalı,El yıkama suyu, sabun ve düzenli temizlik sistemi bulunmalı,Tuvalet ve atık sistemleri çevre için tehlike oluşturmamalı. Bunlar doğrudan turizm tesisi ruhsatı yerine geçen bağlayıcı hükümler değil; uluslararası kabul gören asgari insani yaşam ve halk sağlığı göstergeleri. Sphere Uluslararası Asgari Standartları Plajlar Bölgesi’ndeki çadır ve karavan alanı bu en düşük ölçüleri dahi karşılıyor mu? DIŞKI VE BULAŞIK SUYU DENİZE Mİ AKIYOR? Karavan ve çadır alanındaki tuvalet atıkları ile bulaşık sularının denize ulaştığı yönündeki iddia, görüntü ve laboratuvar incelemesi yapılmadan kesinleşmiş bilgi olarak yazılamaz. Ancak bu kadar ciddi bir iddia görmezden de gelinemez. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8’inci maddesi, atık ve artıkların çevreye zarar verecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesini yasaklıyor. Bulaşık suyu da kullanım sonrasında kirlenmiş atık sudur; kontrolsüz biçimde sahile veya denize boşaltılamaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu Dünya Sağlık Örgütü, arıtılmamış kanalizasyon ile dışkı kaynaklı kirliliği kıyı ve yüzme suları açısından önemli sağlık riskleri arasında gösteriyor. Böyle bir şüphede yapılması gereken; deşarj noktalarını belirlemek, denizden numune almak ve sonuçları açıklamaktır. DSÖ yüzme suyu rehberi İL ÖZEL İDARESİ: KARAVAN PARKIN ALTYAPI PROJESİ NEREDE? Teyyaredüzü’nde 40 karavan kapasiteli alanın düzenleme ihalesi Giresun İl Özel İdaresi Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü tarafından yapıldı. İl Özel İdaresi ihale kayıtları İl Özel İdaresi şu belgeleri açıklamalı: Karavan parkın onaylı altyapı projesi,Kanalizasyon, fosseptik veya atık su toplama sistemi,Karavan tuvalet tanklarının boşaltma noktası,Temiz ve kullanma suyu bağlantıları,Elektrik projesi ve güvenli bağlantı noktaları,Geçici ve kesin kabul tutanakları,İşletme veya devir protokolü,Güncel işletmecinin adı ve sorumlu personeli. Karavan park başka bir kuruma devredildiyse hangi şartlarla devredildiği açıklanmalı. Devir yapılmadıysa işletme, bakım ve altyapı sorumluluğunun hangi kurumda bulunduğunu İl Özel İdaresi kamuoyuna bildirmeli. MİLLİ EMLAK: İZİNSİZ YERLEŞİM VARSA NEDEN MÜDAHALE EDİLMİYOR? Çadırların kurulduğu alan Hazineye aitse Giresun Milli Emlak Müdürlüğü mülkiyet ve tahsis durumunu açıklamalı. Alan hangi ada ve parselde?Hangi kuruma tahsis edildi?Tahsisin amacı çadır veya karavan konaklamasına uygun mu?Yerleşim için tahsis yapılan kurumdan izin alındı mı?Herhangi bir tahsis veya izin yoksa neden işlem yapılmadı? Alan bir kamu kurumuna tahsis edildiyse bakım, koruma ve amacı dışında kullanımı önleme görevinin hangi kurumda olduğu ilan edilmeli. Tahsis bulunmuyorsa Hazine arazisindeki sürekli yerleşim ve işgal hakkında işlem yapılmalı. BELEDİYE: SU, KANALİZASYON, ÇÖP VE ZABITA DENETİMİ NEREDE? Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü bölgedeki tuvalet, rögar, fosseptik ve kanalizasyon bağlantılarını kontrol etmeli. Temizlik İşleri Müdürlüğü çöp toplama programını, Zabıta Müdürlüğü ise çadırların izin ve denetim durumunu açıklamalı. Belediyeye ait “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının arkasında çadırlar bulunuyorsa iki ihtimal var: Ya yasak uygulanmıyor ya da belirli kişiler için ayrı bir izin sistemi işletiliyor. Her iki durumda da karar ve yetkili makam açıklanmalı. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar ÇEVRE İL MÜDÜRLÜĞÜ VE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ NUMUNE ALMALI Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, karavan ve çadır alanındaki atık su sistemini yerinde incelemeli. Şüpheli deşarj noktalarından numune alınmalı, çevreye bırakılan suyun kaynağı belirlenmeli ve mevzuata aykırılık varsa işlem yapılmalı. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü de insanların denize girdiği noktalardan güncel yüzme suyu numunesi almalı. Sonuçlar yalnızca “temiz” veya “kirli” denilerek değil; numune noktası, tarih ve mikrobiyolojik değerlerle birlikte yayımlanmalı. UYARILAR NEDEN DİKKATE ALINMADI? Plajlar Bölgesi’ndeki çadırlar ve belediyenin yasak tabelası arasındaki çelişki 16 ve 22 Haziran’da haberleştirildi. Aradan geçen süreye rağmen alanın izin durumu, altyapısı, tuvalet sistemi ve sorumlu işletmecisi açıklanmadı. Bir haber yayımlandığında yalnızca birkaç çadırın yerini değiştirmek veya yeni bir tabela koymak çözüm değil. Yetkili kurumların sahaya çıkması, altyapıyı kontrol etmesi, tutanak düzenlemesi ve denetim sonucunu açıklaması gerekiyor. GİRESUN VALİLİĞİ: ACİL DENETİM HEYETİ GÖNDERİN Giresun Valiliği başkanlığında İl Özel İdaresi, Milli Emlak Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Çevre İl Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğünden oluşan ortak bir heyet aynı gün sahaya çıkmalı. Heyet şu soruların cevabını tutanak altına almalı: Alanda kaç çadır ve karavan bulunuyor?Kaç kişi sürekli veya geçici olarak kalıyor?Yerleşim için kim izin verdi?Kaç tuvalet, duş ve lavabo var?Sağlıklı içme ve kullanma suyu nereden sağlanıyor?Elektrik bağlantıları güvenli ve mevzuata uygun mu?Tuvalet ve bulaşık suları nereye gidiyor?Karavanların atık su tankları nerede boşaltılıyor?Çöpler hangi sıklıkla toplanıyor?Denizden ve şüpheli deşarj noktalarından numune alındı mı?İNSANLAR ALTYAPISIZ BİR SAHİLE YERLEŞTİRİLEMEZ İster resmî kamping, ister geçici çadır alanı, ister karavan parkı olarak adlandırılsın; insanların tuvaletsiz, temiz susuz, atık su sistemsiz, elektriksiz ve denetimsiz bir alanda sürekli yaşamasına göz yumulamaz. Deniz, tuvalet ve bulaşık suyu boşaltma alanı; sahil ise kontrolsüz yerleşim bölgesi haline getirilemez. Yetkili kurumların görevi sorumluluğu birbirine yönlendirmek değil; kimin izin verdiğini, altyapıyı kimin kurduğunu, atık suyun nereye gittiğini ve denetimi kimin yaptığını belgelemektir. Giresun artık “Burası kimin?” tartışması değil; temiz suyu akan, tuvaleti ve kanalizasyonu bulunan, elektriği güvenli, çöpleri toplanan ve denizi korunmuş bir sahil düzeni bekliyor.

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

GİRESUN SANAYİSPOR’DA SEÇİM 18 TEMMUZ’A KALDI Haber

GİRESUN SANAYİSPOR’DA SEÇİM 18 TEMMUZ’A KALDI

GİRESUN SANAYİSPOR’DA SEÇİM 18 TEMMUZ’A KALDI Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde Giresun’u temsil eden Giresun Sanayispor’un 11 Temmuz’da yapılması planlanan Olağan Seçimli Genel Kurulu, yeterli çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle ertelendi. Kulübün yeni yönetiminin belirleneceği toplantı, 18 Temmuz Cumartesi günü çoğunluk aranmaksızın gerçekleştirilecek. GİRESUN SANAYİSPOR’DA SEÇİM 18 TEMMUZ’A KALDI Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde Giresun’u temsil eden Giresun Sanayispor’un 11 Temmuz’da yapılması planlanan Olağan Seçimli Genel Kurulu, yeterli çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle ertelendi. Kulübün yeni yönetiminin belirleneceği toplantı, 18 Temmuz Cumartesi günü çoğunluk aranmaksızın gerçekleştirilecek. Giresun Sanayispor’da yeni sezon öncesinde yönetim yapılanmasının belirleneceği seçimli genel kurul süreci bir hafta ertelendi. Kulüp tarafından yapılan açıklamada, 11 Temmuz 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilmesi planlanan Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda yeterli çoğunluğun sağlanamadığı bildirildi. Açıklamada, genel kurulun 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 12.00’de, Sanayi Sitesi Kooperatif Binası’nda yapılacağı belirtildi. İkinci toplantıda çoğunluk şartı aranmayacak. KULÜPTEN GENEL KURUL AÇIKLAMASI Giresun Sanayispor Kulübünden yapılan duyuruda şu ifadeler kullanıldı: “Kulübümüzün bugün yapılması planlanan Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, yeterli çoğunluk sağlanamaması sebebiyle ertelenmiştir. Toplantının çoğunluk aranmaksızın 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 12.00’de Sanayi Sitesi Kooperatif Binası’nda yapılmasına karar verilmiştir.” Kulüp yönetimi tarafından daha önce açıklanan takvimde de ilk toplantının 11 Temmuz’da, çoğunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantının ise 18 Temmuz’da aynı yer ve saatte yapılacağı duyurulmuştu. (Yeşilgiresun Gazetesi) YENİ YÖNETİM VE DENETİM KURULLARI SEÇİLECEK 18 Temmuz’da gerçekleştirilecek genel kurulda açılış ve yoklamanın ardından divan kurulu oluşturulacak, yönetim ve denetim kurullarının faaliyetleri üyelerin değerlendirmesine sunulacak. Toplantının en önemli maddesini ise kulübün yeni dönem yönetim ve denetim kurullarının seçimi oluşturacak. Daha önce ilan edilen genel kurul gündeminde; Açılış ve yoklama, Divan seçimi, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı, Yönetim ve denetim kurullarının ibrası, Yeni yönetim ve denetim kurullarının seçimi, Dilek ve temenniler maddeleri yer almıştı. (Yeşilgiresun Gazetesi) ÜNAL GÖZE’NİN KARARI MERAK EDİLİYOR Giresun Sanayispor’da genel kurul sürecinin öne çıkan başlıklarından biri de mevcut Başkan Ünal Göze’nin yeniden aday olup olmayacağı oldu. Kulübü kadın futbolunun en üst ligine taşıyan yönetimin başında bulunan Göze’nin yeni dönemle ilgili kararına ilişkin henüz kulüp tarafından resmî bir adaylık açıklaması yapılmadı. Genel kurul kararının duyurulduğu ilk günlerde, kulüp başkanlığı için farklı isimlerin de liste çalışması yürüttüğü ve seçim tarihi yaklaştıkça adaylıkların netleşebileceği yerel spor kamuoyuna yansımıştı. (Yeşilgiresun Gazetesi) SÜPER LİGDEKİ İLK SEZON 10’UNCULUKLA TAMAMLANDI Giresun Sanayispor, 2025-2026 sezonunda Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi’nde çıktığı 30 karşılaşmada 12 galibiyet, 3 beraberlik ve 15 mağlubiyet aldı. Rakip fileleri 41 kez havalandıran yeşil-beyazlı ekip, kalesinde 70 gol görürken sezonu 39 puanla 10’uncu sırada tamamladı. Böylece Giresun temsilcisi, kadın futbolunun en üst ligindeki ilk sezonunda ligde kalmayı başardı. (Türkiye Futbol Federasyonu) Sanayispor; sezon boyunca Antalyaspor, Fatih Vatan Spor, Yüksekova Spor, Ünye Kadın Spor, Çekmeköy Bilgidoğa, ALG Spor ve Beylerbeyi karşısında aldığı sonuçlarla ligde kalma mücadelesinde önemli puanlar topladı. Özellikle sezonun ikinci yarısında elde edilen art arda galibiyetler, takımın Süper Lig’de kalıcı olmasında belirleyici oldu. GÜÇLÜ RAKİPLERLE AYNI LİGDE MÜCADELE ETTİ Giresun Sanayispor, sezon boyunca Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET, Amed Sportif Faaliyetler ve Hakkarigücü gibi kadın futbolunun güçlü ve yüksek bütçeli ekipleriyle aynı ligde mücadele etti. Sınırlı ekonomik imkânlara rağmen Süper Lig’de yer alan Giresun temsilcisinin sezonu ligde kalarak tamamlaması, sportif açıdan kulübün en önemli kazanımlarından biri oldu. Kulüp aynı zamanda altyapıdan yetişen genç sporculara üst düzey lig deneyimi kazandırmayı ve Giresun’da kadın futbolunun gelişimine katkı sunmayı temel hedefleri arasında gösteriyor. (Giresun Sanayispor) YENİ YÖNETİMİ YOĞUN BİR GÜNDEM BEKLİYOR 18 Temmuz’da göreve gelecek yönetimin önünde yalnızca takımın sportif planlaması değil, mali ve kurumsal yapıya ilişkin önemli başlıklar da bulunuyor. Yeni yönetimin öncelikli çalışma alanlarının; Teknik heyet yapılanmasının belirlenmesi, Mevcut oyuncularla görüşmelerin tamamlanması, Yeni sezon kadrosunun oluşturulması, Sponsor ve gelir kaynaklarının artırılması, Deplasman, ulaşım ve konaklama maliyetlerinin karşılanması, Altyapı organizasyonunun güçlendirilmesi, İç saha maçlarına seyirci ilgisinin artırılması olması bekleniyor. Kadın Futbol Süper Ligi’nde mücadele etmenin beraberinde getirdiği ulaşım, konaklama, oyuncu giderleri ve organizasyon maliyetleri nedeniyle kulübün yeni dönemde daha geniş bir ekonomik destek modeline ihtiyaç duyacağı değerlendiriliyor. 18 TEMMUZ’DA YENİ DÖNEM BAŞLAYACAK Giresun Sanayispor’un Olağan Seçimli Genel Kurulu, 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 12.00’de Sanayi Sitesi Kooperatif Binası’nda çoğunluk aranmaksızın yapılacak. Genel kurulda kulübün yeni başkanı ile yönetim ve denetim kurulları belirlenecek. Seçimin ardından yeşil-beyazlı kulüpte 2026-2027 sezonunun bütçe, kadro ve teknik yapılanmasına ilişkin çalışmaların hız kazanması bekleniyor. Süper Lig’deki ilk sezonunu ligde kalarak tamamlayan Giresun Sanayispor’da 18 Temmuz’daki seçim, kulübün ikinci Süper Lig sezonundaki hedeflerini ve izleyeceği yönetim modelini de şekillendirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.