Hava Durumu

#Çevre Güvenliği

giresunsonhaber - Çevre Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

​​​​​​​GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ Haber

​​​​​​​GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ

GİRESUN’DA ASBESTLİ SU BORULARI YENİLENİYOR: SÖKÜMDE İŞÇİ VE ÇEVRE GÜVENLİĞİ HAYATİ Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü Mahallesi’nde ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli içme suyu borularını polietilen borularla değiştiriyor. İlk etabı tamamlanan, ikinci etabı Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hatta sürdürülen yatırımın iki etaplık maliyeti 31 milyon 500 bin TL’ye ulaştı. Belediye Başkanı Fuat Köse çalışmaları yerinde incelerken, yatırımın sağlık ve altyapı açısından taşıdığı önemin yanında eski boruların hangi yöntemle söküldüğü de işçiler ve çevre açısından kritik önem taşıyor. İLK ETAP TAMAMLANDI, İKİNCİ ETAP BAŞLADI Giresun Belediyesi, kentin içme suyu altyapısını daha güvenli ve sağlıklı hale getirmek amacıyla yürüttüğü yatırımlar kapsamında asbestli içme suyu borularını yenilemeye devam ediyor. Proje kapsamında ekonomik ömrünü tamamlayan eski asbestli içme suyu boruları, uzun ömürlü ve yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borularla değiştiriliyor. Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından projenin ikinci etabı da başladı. Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki hattı kapsayan çalışmayla bölgenin içme suyu altyapısı yenileniyor. İKİ ETABIN MALİYETİ 31 MİLYON 500 BİN TL İki etabın toplam maliyeti 31 milyon 500 bin TL’yi bulurken Belediye Başkanı Fuat Köse de çalışmaları yakından takip ediyor. İnönü Caddesi’nde devam eden çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Köse, çalışanlara kolaylıklar dileyerek önemli bir altyapı yatırımının daha tüm hızıyla sürdüğünü söyledi. Vatandaşların sağlıklı, kesintisiz ve kaliteli içme suyuna ulaşmasının en önemli öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Köse, eskiyen içme suyu hatlarını modern altyapı sistemleriyle yenilediklerini ifade etti. KÖSE: “İÇME SUYU HATLARINI ETAP ETAP YENİLİYORUZ” Başkan Fuat Köse, çalışmalarla ilgili şunları kaydetti: “Giresun’umuzun geleceğini düşünerek altyapı yatırımlarımıza aralıksız devam ediyoruz. Yıllardır çeşitli sorunlara neden olan eski içme suyu hatlarını etap etap yeniliyor, su kayıplarını azaltırken vatandaşlarımıza daha sağlıklı ve güvenli içme suyu ulaştırmayı hedefliyoruz. Çalışmalarımız sırasında yaşanabilecek geçici aksaklıklar nedeniyle hemşehrilerimizden anlayış bekliyoruz. En kısa sürede çalışmaları tamamlayarak bozulan güzergâhı yeniden eski hâline getirip kullanıma açacağız. Güçlü altyapı, güçlü bir Giresun demektir. Bu anlayışla kentimizin her mahallesine eşit hizmet götürmeye devam edeceğiz.” ASBESTLİ BORULARIN YENİLENMESİ DOĞRU; SÖKÜM YÖNTEMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento içme suyu borularının, içme suyuna uygun polietilen borularla değiştirilmesi yerinde bir altyapı yatırımıdır. Ancak kanıtlanmış ağır sağlık tehlikesi borudan geçen su değil; eski boruların kesilmesi, kırılması ve kontrolsüz taşınması sırasında havaya yayılan liflerin solunmasıdır. Çalışmanın güvenli kabul edilebilmesi için yetkili personel, ıslak çalışma, hava ölçümü, arındırma ve tehlikeli atık yönetimi birlikte uygulanmalıdır. ASBEST NEDİR? Asbest ya da amyant; ısıya, aşınmaya ve kimyasallara dayanıklı, doğal olarak oluşan lifsi silikat minerallerinin ortak adıdır. Asbestli çimento borularda lifler çimento içerisinde güçlü biçimde bağlıdır. Boru sağlam ve hareketsizken havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Ancak eski boru kırıldığında, kuru biçimde kesildiğinde, taşlandığında, delindiğinde veya ezildiğinde gözle görülemeyecek kadar ince lifler solunabilir hale gelir. Dünya Sağlık Örgütü, krizotil dâhil bütün asbest türlerini insan için kanserojen kabul etmektedir. Türkiye’de asbestin üretimi, kullanılması, satılması ve piyasaya arzı 31 Aralık 2010’dan itibaren yasaklanmıştır. Buna karşılık geçmişte döşenen borular ve yapılarda bulunan asbestli malzemeler bugün hâlâ bakım ve söküm riski oluşturmaktadır. (DSÖ Asbest Bilgi Notu, ÇSGB Asbest Uygulama Rehberi) GEÇMİŞTE HAYATIMIZIN NERELERİNDEYDİ? Asbest geçmişte binlerce farklı üründe kullanıldı. İçme suyu ve kanalizasyon boruları, eternit çatılar, cephe ve duvar levhaları, bacalar, su depoları, havalandırma kanalları, kazan ve buhar borusu yalıtımları, gemi makine daireleri, yangına dayanıklı kaplamalar, marley ve vinil zeminler, fren ve debriyaj balataları, contalar, iplikler, elektrik panoları ve çeşitli sanayi ekipmanları asbestin kullanıldığı başlıca alanlar arasında yer aldı. Türkiye’de bazı bölgelerde “ak toprak”, “çorak toprak”, “çelpek” veya “höllük” olarak bilinen asbestli toprakların geçmişte sıva, çatı ve zemin malzemesi olarak, hatta bebek beşiklerinde kullanıldığı da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı rehberinde belirtiliyor. ASBESTİN KANITLANMIŞ TEHLİKESİ SOLUNMASIDIR Asbest lifleri solunduğunda akciğer dokusunda uzun yıllar kalabilir. Maruziyet; asbestoz adı verilen ilerleyici akciğer sertleşmesine, akciğer zarında plaklara ve kalınlaşmaya, akciğer kanserine, akciğer ve karın zarında gelişen mezotelyomaya, gırtlak ve yumurtalık kanserlerine yol açabilir. Hastalıklar çoğunlukla maruziyetten 10–50 yıl sonra ortaya çıkar. Sigara kullanımı, asbeste maruz kalanlarda akciğer kanseri riskini ayrıca yükseltir. Tek bir temas mutlaka hastalık oluşacağı anlamına gelmez; risk lifin türü, havadaki yoğunluğu, maruziyetin süresi ve tekrarı arttıkça büyür. Bununla birlikte asbest için bütünüyle güvenli kabul edilebilecek bir soluma düzeyi gösterilememiştir. İÇME SUYUNDAN GELEN RİSK İLE TOZUN SOLUNMASI AYNI DEĞİL Dünya Sağlık Örgütü, içme suyuyla alınan asbestin sağlığa zararlı olduğuna ilişkin tutarlı bilimsel kanıt bulunmadığı için içme suyunda asbeste yönelik sağlık temelli bir kılavuz değer belirlememiştir. DSÖ, asbestli çimento borulardaki temel tehlikenin boruların dış yüzeyinde kesme ve benzeri işlemler yapan kişilerin asbest tozunu soluması olduğunu bildirmektedir. (DSÖ İçme Suyunda Asbest Değerlendirmesi) Bu nedenle “asbestli borudan su içen herkes zehirlendi” şeklindeki bir değerlendirme bilimsel olarak doğru değildir. Eski hatların yenilenmesi yine de gereklidir. Yaşlanan boruların kırılması, su kaybına ve arızalara neden olması, sık bakım ve kesme işlemlerine ihtiyaç göstermesi gelecekteki asbest maruziyeti ihtimalini artırabilir. BORULARIN DEĞİŞTİRİLMESİ UYGUN BİR KARAR Ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento hatların planlı biçimde devreden çıkarılması; su kayıplarının azaltılması, arızaların önlenmesi, içme suyu sürekliliğinin güçlendirilmesi ve gelecekte asbestli boruya müdahale ihtiyacının ortadan kaldırılması açısından uygundur. PE 100 polietilen boruların içme suyu şebekelerinde kullanılması da teknik olarak uygun bir tercihtir. Ancak boruların ve ek parçaların TS EN 12201 serisine uygunluğu, içme suyunda kullanılabilirlik belgeleri, doğru çap ve basınç sınıfı, kaynak kayıtları, basınç-sızdırmazlık testleri, yıkama, dezenfeksiyon ve devreye alma su analizleri belgelendirilmelidir. (İller Bankası İçme Suyu Boruları Teknik Şartnamesi) Her eski borunun parçalanarak topraktan çıkarılması da şart değildir. Sağlam bir hattın yerinde bırakılıp uçlarının kapatılması ve koordinatlarının kayda alınması bazı güzergâhlarda sökümden daha düşük riskli olabilir. Borunun çıkarılması ile yerinde güvenli biçimde bırakılması arasındaki karar, güzergâh ve borunun fiziksel durumu için hazırlanmış risk değerlendirmesine dayanmalıdır. SÖKÜM ÖNCESİNDE ANALİZ, UZMAN VE ÇALIŞMA PLANI GEREKİR Asbestli boruya müdahaleden önce borunun türü, miktarı, güzergâhı ve fiziksel durumu belirlenmelidir. Gerektiğinde malzeme numunesi yetkili laboratuvarda analiz edilmelidir. Çalışma, asbest söküm uzmanının nezaretinde ve eğitim belgeli asbest söküm çalışanları tarafından yürütülmelidir. İş başlamadan risk değerlendirmesi ve çalışma planı hazırlanmalı; Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne mevzuata uygun bildirim yapılmalıdır. Çalışma alanı trafiğe, yayalara ve görevli olmayan personele kapatılmalı; uyarı levhaları, kontrollü giriş ve rüzgâr şartları dikkate alınarak güvenli çalışma sınırı oluşturulmalıdır. BORU KIRILMADAN VE SÜREKLİ ISLAK TUTULARAK ÇIKARILMALI Asbestli çimento boru mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı; kepçeyle ezilmemeli, düşürülmemeli, sürüklenmemeli ve gereksiz yere kırılmamalıdır. Malzeme çalışma öncesinde ve çalışma boyunca düşük basınçlı su sisi ile uygun ıslatıcı kullanılarak nemli tutulmalıdır. Lifli çamuru çevreye taşıyabilecek yüksek basınçlı su kullanılmamalıdır. Kuru kesim, spiral, taşlama, yüksek hızlı motorlu testere, basınçlı hava ve kontrolsüz delme işlemlerinden kaçınılmalıdır. Kesim zorunluysa asbestli çimento boruya uygun, düşük lif çıkaran ıslak yöntem ve kontrollü boru kesme ekipmanı kullanılmalıdır. Çalışma sonrasında kuru süpürme veya ev tipi elektrikli süpürge kullanılmamalı; ıslak temizlik ve asbeste uygun H sınıfı endüstriyel vakum uygulanmalıdır. (HSE Islak Çalışma Rehberi) İŞÇİLERİN KİŞİSEL KORUYUCULARI EKSİKSİZ OLMALI Kişisel koruyucu donanım, toz oluşmasını önleyen mühendislik tedbirlerinin yerine geçmez; bu tedbirlerin ardından gelen son koruma katmanıdır. Çalışanlarda yüz uyum testi yapılmış FFP3 seviyesinde solunum koruyucu veya P3 filtreli tam yüz maskesi bulunmalıdır. Riskin ve çalışma süresinin gerektirdiği durumlarda motorlu solunum sistemi kullanılmalıdır. İşçiler ayrıca başlıklı ve tek kullanımlık Tip 5/6 koruyucu tulum, tek kullanımlık eldiven, bağcıksız ve yıkanabilir iş çizmesi ile işin gerektirdiği göz, baş, işitme ve trafik güvenliği koruyucularını kullanmalıdır. Sakal ve yüz kılları sıkı oturan maskenin sızdırmazlığını bozabilir. Maske kirli bölgeden çıktıktan ve dış yüzey temizlendikten sonra en son çıkarılmalıdır. Kirli tulumlar eve götürülmemeli; temiz-kirli alan ayrımı, el-yüz yıkama ve işin kapsamına göre duşlu arındırma ünitesi kurulmalıdır. (HSE Solunum ve Kişisel Koruyucu Rehberi) Çalışanların sağlık gözetimi yapılmalı; görevleri, çalışma süreleri ve maruziyet kayıtları mevzuata göre en az 40 yıl saklanmalıdır. ASBESTLİ BORU VE KİRLENMİŞ MALZEMELER TEHLİKELİ ATIKTIR Boru parçaları, asbestli çamur, kirlenmiş toprak, temizlik bezleri, filtreler ve tek kullanımlık kişisel koruyucular asbest atığı olarak değerlendirilmelidir. Atıklar asbest işareti bulunan, sızdırmaz ve dayanıklı ambalajlara alınmalı; kırılmamalı, açıkta bekletilmemeli ve diğer hafriyatla karıştırılmamalıdır. Asbest içeren inşaat malzemeleri 17 06 05* kodlu tehlikeli atık kapsamındadır. Atıkların lisanslı taşıyıcıyla yetkili bertaraf tesisine gönderilmesi; taşınan miktar ile teslim ve kabul belgelerinin kayıt altına alınması gerekir. İŞÇİLER VE ÇEVRE HANGİ RİSK ALTINDA? Toprak altında sağlam ve müdahale edilmeyen asbestli çimento borunun havaya lif yayma ihtimali görece düşüktür. Borunun sürekli ıslak tutulup bütün halde ve eğitimli ekip tarafından çıkarılması durumunda risk önemli ölçüde azaltılabilir. Buna karşılık kuru kesme, taşlama, delme, kepçeyle ezme veya kırma; işçiler ve yakın çevrede bulunan kişiler açısından yüksek ve kabul edilemez bir soluma riski doğurabilir. Açıkta bırakılan kırık borulardaki lifler rüzgâr, trafik ve yaya hareketiyle yeniden havaya kalkabilir. Kirli tulum, ayakkabı, iş makinesi ve araçların arındırılmaması liflerin başka alanlara ve çalışanların evlerine taşınmasına neden olabilir. Asbestli çamurun toprağa veya yağmur suyu hattına verilmesi ise daha sonraki kazılarda yeniden maruziyet oluşturabilecek kalıcı bir çevre kirliliğine yol açabilir. HAVA ÖLÇÜMLERİ ÇALIŞMANIN GERÇEK RİSKİNİ GÖSTERİR Türkiye’de çalışanların sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalama asbest maruziyeti için belirlenen yasal üst sınır 0,1 lif/cm³tür. Ancak bu değer tamamen güvenli bir seviye olarak görülmemeli; maruziyet mümkün olan en düşük düzeye indirilmelidir. (Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik) Çalışma sırasında işçilerin kişisel maruziyeti ile çalışma alanı ve çevre sınırındaki hava, akredite ve yetkilendirilmiş laboratuvar tarafından ölçülmelidir. İş tamamlandığında görsel temizlik ve son hava ölçümü yapılarak asbest tozuna maruziyet riskinin kalmadığını gösteren kapanış raporu düzenlenmelidir. GÜVENLİ ÇALIŞMA ŞU BELGELERLE DOĞRULANABİLİR Sahadaki gerçek maruziyet düzeyi yalnızca basın açıklaması üzerinden belirlenemez. Çalışmanın işçi sağlığı, çevre güvenliği ve mevzuat açısından uygunluğunu gösterecek temel kayıtlar şunlardır: Asbest envanteri ve laboratuvar analiz raporu, Asbest söküm uzmanı ile çalışanların eğitim ve yetki belgeleri, Risk değerlendirmesi, çalışma planı ve İl Müdürlüğü bildirim kaydı, Kullanılan ıslak çalışma, alan izolasyonu ve arındırma yöntemi, Kişisel maruziyet ve çevre hava ölçüm sonuçları, Sökülen boru miktarı, tehlikeli atık taşıma kaydı ve bertaraf kabul belgesi, İş bitimi temizlik ve son ölçüm raporu, Yeni hattın basınç, sızdırmazlık, dezenfeksiyon ve su analiz sonuçları. Eski asbestli boruların yenilenmesi doğru ve gerekli bir altyapı yatırımıdır. Bu yatırımı gerçekten sağlıklı hale getirecek unsur ise yalnızca yeni borunun niteliği değil; eski borunun işçiye ve çevreye lif yaymadan hangi yöntemle söküldüğünün ve nereye gönderildiğinin belgelenmesidir.

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI

GİRESUN’DA ASBESTLİ BORULARA NEŞTER: İKİNCİ ETAP BAŞLADI Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü’nde tamamlanan ilk etabın ardından Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik hatta asbestli içme suyu borularını yeni nesil polietilen borularla değiştirmeye başladı. 31 milyon 500 bin liralık yatırımla şebekenin kapasitesinin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve daha güvenli bir altyapı oluşturulması hedefleniyor. Giresun Belediyesi, kentin yıllardır kullanılan eski içme suyu hatlarını yenilemek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda ikinci etaba geçti. Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından sürdürülen çalışma kapsamında, ekonomik ömrünü tamamlayan asbestli çimento boruları sökülerek yerlerine uzun ömürlü, yüksek sızdırmazlık özelliğine sahip yeni nesil polietilen borular döşeniyor. Yatırımla birlikte eski hatlardan kaynaklanan arızaların ve su kayıplarının azaltılması, içme suyu şebekesinin güçlendirilmesi ve bölgeye daha kesintisiz hizmet verilmesi amaçlanıyor. 6 KİLOMETRELİK HAT BAŞTAN SONA YENİLENİYOR Teyyaredüzü Mahallesi’nde tamamlanan ilk etabın ardından başlayan ikinci etap, Atatürk Lisesi ile G-City arasındaki yaklaşık 6 kilometrelik güzergâhı kapsıyor. Toplam yatırım bedeli 31 milyon 500 bin TL olarak açıklanan çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte bölgenin içme suyu altyapısının bütünüyle yenilenmesi planlanıyor. Yeni hatla birlikte şebeke kapasitesinin artırılması, su kayıplarının azaltılması ve uzun yıllar hizmet verecek daha dayanıklı bir sistem kurulması hedefleniyor. ALTYAPI ÇALIŞMALARI KENTİN FARKLI NOKTALARINDA SÜRÜYOR Giresun Belediyesi, asbestli boru değişiminin yanı sıra kanalizasyon, yağmur suyu ve şebeke yenileme çalışmalarını da farklı mahallelerde eş zamanlı olarak sürdürüyor. Nizamiye Mahallesi Yazar Sokak’ta kanalizasyon ve yağmur suyu hattı imalatı devam ederken, Aksu Mahallesi 37 No’lu Sokak’ta içme suyu şebekesinde tamirat yapılıyor. Aksu Mahallesi Mehmet İzmen Caddesi ile Uzuncakum mevkisinde ise ayrı ayrı 200 metrelik yeni kanalizasyon hattı inşa ediliyor. ASBEST NEDİR, NEDEN TEHLİKELİDİR? Asbest; ısıya, aşınmaya ve kimyasal maddelere dayanıklı, lifli yapıya sahip doğal silikat minerallerinin ortak adıdır. Uzun yıllar boyunca dayanıklılığı, yanmazlığı ve düşük maliyeti nedeniyle inşaat, sanayi, gemi, otomotiv ve altyapı sektörlerinde yaygın biçimde kullanıldı. Ancak asbestin mikroskobik lifleri havaya karıştığında ve solunduğunda insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturuyor. Asbestin asıl tehlikesi, borunun sağlam halde bulunmasından çok; kesilmesi, kırılması, taşlanması, delinmesi veya kontrolsüz biçimde sökülmesi sırasında liflerin havaya yayılmasıyla ortaya çıkıyor. BİNALARDAN SU HATLARINA KADAR GENİŞ BİR ALANDA KULLANILDI Asbest, özellikle 20. yüzyıl boyunca çok sayıda üründe tercih edildi. Başlıca kullanım alanları arasında şunlar yer aldı: Asbestli çimento içme suyu ve kanalizasyon boruları Çatı ve cephe kaplama levhaları Isı, ses ve yangın yalıtım malzemeleri Kazan ve tesisat izolasyonları Fren ve debriyaj balataları Conta, fitil ve sanayi ürünleri Eski yapılardaki sıva, döşeme ve yalıtım malzemeleri Asbestli çimento boruları da geçmişte dayanıklı, ekonomik ve korozyona dirençli oldukları gerekçesiyle içme suyu şebekelerinde yaygın olarak kullanıldı. HASTALIKLAR YILLAR SONRA ORTAYA ÇIKABİLİYOR Asbest liflerinin solunması, liflerin akciğer dokusuna yerleşmesine ve vücuttan kolaylıkla atılamamasına neden olabiliyor. Uzun süreli veya yoğun maruziyet sonucunda; Asbestozis Akciğer kanseri Mezotelyoma Akciğer zarında kalınlaşma Gırtlak ve yumurtalık kanseri gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Bu hastalıkların önemli bir bölümü maruziyetten hemen sonra değil, 10 ila 40 yılı aşabilen uzun bir sürenin ardından belirti verebiliyor. İÇME SUYUNDAKİ RİSK İLE SÖKÜMDEKİ RİSK AYNI DEĞİL Asbest konusunda en güçlü ve en iyi bilinen sağlık riski, liflerin solunum yoluyla vücuda alınmasıdır. Asbestli çimento borular bakımından en büyük mesleki tehlike; boruların kesilmesi, kırılması, delinmesi ve sökülmesi sırasında ortaya çıkan tozdur. Bu nedenle boruların değiştirilmesi sırasında yalnızca yeni hattın döşenmesi değil, eski hattın hangi yöntemle söküldüğü de doğrudan sağlık ve çevre güvenliği konusu haline geliyor. ASBESTLİ BORULAR SIRADAN KAZI YÖNTEMİYLE SÖKÜLEMEZ Asbestli boru değişimi, klasik bir altyapı kazısı gibi yürütülmemeli. Çalışma başlamadan önce borunun türü, durumu, konumu ve asbest içeriği belirlenmeli; ayrıntılı bir risk değerlendirmesi ile söküm planı hazırlanmalıdır. Uygulama sırasında; Çalışma alanı çevrilmeli Yetkisiz kişilerin alana girişi engellenmeli Borular kontrollü biçimde nemlendirilmeli Kırma, taşlama ve yüksek devirli kesimden kaçınılmalı Borular mümkün olduğunca bütün halde çıkarılmalı Uygun solunum koruyucu ekipman kullanılmalı Çalışanlara tek kullanımlık koruyucu kıyafet verilmelidir Asbestli malzemenin kuru halde kırılması veya iş makineleriyle parçalanması, liflerin çevreye yayılmasına neden olabileceği için en riskli uygulamalar arasında yer alıyor. SÖKÜLEN BORULAR HAFRİYATA KARIŞTIRILAMAZ Sökülen asbestli borular, sıradan inşaat atığı veya hafriyat olarak değerlendirilemez. Boruların mümkün olduğunca parçalanmadan çıkarılması, yüzeylerinin nemli tutulması, dayanıklı ve sızdırmaz malzemelerle paketlenmesi gerekiyor. Kırılan boru parçaları, temizlik malzemeleri, filtreler ve kullanılan koruyucu kıyafetler de asbestli atık kabul ediliyor. Ambalajların üzerinde tehlike uyarısı bulunmalı ve atıklar açık kasalı araçlarla, üzeri kapatılmadan veya çevreye lif yayabilecek biçimde taşınmamalıdır. ASBESTLİ ATIKLAR YAKILAMAZ, GERİ DÖNÜŞÜME GÖNDERİLEMEZ Asbestli atıkların yakılması, yeniden kullanılması, geri dönüşüm malzemelerine karıştırılması veya yol dolgusuna verilmesi uygun değildir. Bertaraf sürecinde; Atık kaynağında ayrı toplanmalı Uygun atık koduyla kayıt altına alınmalı Sızdırmaz biçimde paketlenmeli Lisanslı araçlarla taşınmalı Yetkili bertaraf tesislerine gönderilmeli Teslim ve taşıma belgeleri saklanmalıdır Asbestli boruların başka bir altyapı çalışmasında dolgu veya yapı malzemesi olarak yeniden kullanılması, sağlık ve çevre güvenliği açısından kabul edilemez. YATIRIMIN BAŞARISI SÖKÜM VE BERTARAF SÜRECİYLE ÖLÇÜLECEK Giresun’daki asbestli çimento borularının yeni nesil polietilen borularla değiştirilmesi, kentin içme suyu altyapısının yenilenmesi açısından önemli bir yatırım niteliği taşıyor. Ancak çalışmanın başarısı yalnızca yeni boruların döşenmesiyle değil; eski boruların kırılmadan sökülmesi, çalışanların korunması, çevreye lif yayılmasının önlenmesi ve çıkarılan malzemenin lisanslı tesislerde mevzuata uygun biçimde bertaraf edilmesiyle birlikte değerlendirilecek.

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA: Haber

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA:

GİRESUN’DA SU GÜVENLİĞİ MASADA: KAYNAKLAR, ARITMA TESİSLERİ VE ŞEBEKE KAYIPLARI ELE ALINDI Giresun’da İl Su Kurulu Toplantısı, Valilik Toplantı Salonu’nda Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda içme ve kullanma suyu güvenliği, su kaynaklarının korunması, içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu, şebeke kayıplarının azaltılması ve tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar değerlendirildi. Giresun açısından toplantının ana başlığı, suyun yalnızca bugünün değil, gelecek yılların en stratejik konusu haline gelmesi oldu. İL SU KURULU VALİLİKTE TOPLANDI Giresun’da İl Su Kurulu Toplantısı, Valilik Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantıya Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlık etti. Toplantıda içme ve kullanma suyu güvenliğinin sağlanması, su kaynaklarının korunması ve il genelinde su yönetimine yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kurulda ayrıca içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu, şebeke kayıplarının azaltılmasına yönelik çalışmalar ve tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar üzerinde duruldu. GİRESUN İÇİN SU YÖNETİMİ STRATEJİK BAŞLIK HALİNE GELDİ Giresun, yüksek yağış alan bir Karadeniz ili olarak bilinse de su yönetimi artık yalnızca “kaynak varlığı” üzerinden değerlendirilemiyor. İklim değişikliği, mevsimsel yağış rejimindeki dalgalanmalar, yaz aylarında artan tüketim, kırsal alanlardaki altyapı ihtiyaçları, içme suyu kaynaklarının korunması ve tarımsal sulamada verimlilik, Giresun için su yönetimini daha kritik hale getiriyor. Bu nedenle İl Su Kurulu toplantısında ele alınan başlıklar, sadece teknik altyapı gündemi değil; halk sağlığı, tarımsal üretim, çevre güvenliği ve yerel kalkınma açısından da önem taşıyor. İÇME SUYU GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ GÜNDEM OLDU Toplantının öncelikli başlıklarından biri içme ve kullanma suyu güvenliği oldu. İçme suyunda güvenliğin sağlanması; kaynaktan depoya, depodan arıtma tesisine, arıtma tesisinden şehir şebekesine kadar bütün zincirin kontrol edilmesini gerektiriyor. Bu kapsamda su kaynaklarının korunması, arıtma tesislerinin kapasitesi, depolama alanlarının durumu, şebeke hatlarının kayıp-kaçak oranı ve düzenli izleme çalışmaları Giresun açısından öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. İçme suyunda güvenlik yalnızca suyun musluğa ulaşmasıyla sınırlı değil. Suyun sağlıklı, sürdürülebilir, kesintisiz ve kalite standartlarına uygun şekilde vatandaşlara ulaştırılması gerekiyor. ARITMA TESİSLERİNİN MEVCUT DURUMU DEĞERLENDİRİLDİ Toplantıda içme suyu arıtma tesislerinin mevcut durumu da değerlendirildi. Giresun’da içme suyu altyapısının uzun vadeli planlamasında arıtma tesisleri kritik rol oynuyor. Özellikle kent merkezi, ilçe merkezleri ve nüfus hareketliliği artan bölgelerde arıtma kapasitesinin yeterliliği, su kalitesi açısından temel gündem başlığı haline geliyor. Giresun’un uzun vadeli içme suyu ihtiyacı için gündemde olan İkisu İçme Suyu Projesi ve Giresun İçme Suyu Arıtma Tesisi Projesi bu açıdan önem taşıyor. Giresun Belediyesi’nin daha önce duyurduğu bilgilere göre DSİ tarafından yürütülen proje; Giresun, Bulancak, Keşap, Dereli ve Duroğlu’nun uzun yıllara yayılan içme suyu ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. (Giresun Belediyesi) Yerel basına yansıyan bilgilere göre Giresun’a gelecek içme suyu için Kavaklar Mahallesi’nde arıtma tesisi kurulması planlanıyor ve proje aşamasındaki imalat noktaları DSİ heyeti tarafından yerinde incelendi. İKİSU PROJESİ GİRESUN’UN UZUN VADELİ SU PLANI AÇISINDAN ÖNEMLİ Giresun’un içme suyu gündeminde İkisu İçme Suyu Projesi ayrı bir başlık oluşturuyor. Proje, yalnızca Giresun merkez için değil; Dereli, Keşap, Bulancak ve çevre yerleşimlerin uzun vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamaya yönelik bölgesel bir altyapı yatırımı olarak değerlendiriliyor. Giresun’da nüfus hareketliliği, yaz aylarında artan su tüketimi, yeni yerleşim alanları, sanayi ve hizmet alanlarındaki büyüme, içme suyu yatırımlarını daha planlı hale getirmeyi zorunlu kılıyor. Bu nedenle İl Su Kurulu toplantısında arıtma tesisleri ve kaynak güvenliği başlığının ele alınması, İkisu ve bağlantılı içme suyu yatırımlarının şehir açısından taşıdığı önemi yeniden gündeme getirdi. ŞEBEKE KAYIPLARI AZALTILMADAN SU YÖNETİMİ TAMAMLANAMAZ Toplantıda değerlendirilen bir diğer kritik konu şebeke kayıpları oldu. İçme suyu kaynakları ne kadar güçlü olursa olsun, suyun şebekeye verildikten sonra kayıp-kaçak nedeniyle boşa gitmesi hem ekonomik hem çevresel açıdan ciddi sorun oluşturuyor. Eskiyen hatlar, arızalar, kaçak kullanımlar, ölçüm eksiklikleri ve basınç yönetimi sorunları, şehirlerde su kayıplarının temel nedenleri arasında yer alıyor. Giresun gibi eğimli topoğrafyaya sahip kentlerde şebeke basıncı, hat yenileme, depo yönetimi ve mahalle bazlı izleme çalışmaları daha da önem kazanıyor. Şebeke kayıplarının azaltılması; yeni su kaynağı bulmak kadar değerli bir tasarruf alanı oluşturuyor. Çünkü kayıp oranı düşürüldüğünde aynı kaynakla daha fazla nüfusa ve daha güvenli hizmet sunulabiliyor. TARIMSAL SULAMADA VERİMLİLİK GÜNDEMDE İl Su Kurulu toplantısında tarımsal sulamada su verimliliğini artıracak uygulamalar da ele alındı. Giresun’da tarımsal üretimin ana omurgasını fındık oluşturuyor. Bunun yanında sebzecilik, meyvecilik, örtü altı üretim ve iç kesimlerde farklı ürün desenleri de su yönetimiyle doğrudan bağlantılı. İklim değişikliğiyle birlikte yaz aylarında kuraklık riski, düzensiz yağışlar ve toprak nemindeki azalma tarımsal üretimi etkiliyor. Bu nedenle sulamada verimlilik, yalnızca sulama yapılan alanlar için değil, ürün kalitesi ve verim istikrarı açısından da önem taşıyor. Tarımsal sulamada vahşi sulama yerine basınçlı sulama sistemleri, damla sulama, yağmurlama, sulama zamanlaması, toprak nemi takibi ve ürün bazlı su ihtiyacı planlaması öne çıkıyor. SU KAYNAKLARININ KORUNMASI KURUMSAL KOORDİNASYON İSTİYOR Toplantıda su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik istişarelerde bulunuldu. Su yönetimi tek kurumun sorumluluğunda yürütülebilecek bir alan değil. Belediyeler, İl Özel İdaresi, DSİ, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, çevre birimleri, sağlık birimleri, kaymakamlıklar ve yerel yönetimler aynı veri ve planlama anlayışıyla hareket etmek zorunda. Kaynak koruma alanları, dere yatakları, içme suyu havzaları, arıtma tesisleri, depolar, şebeke hatları ve tarımsal sulama sistemleri bir bütün olarak ele alınmadığında su yönetimi parçalı kalıyor. İl Su Kurulu toplantısı, bu parçalı yapının ortak koordinasyonla yönetilmesi açısından önem taşıyor. SU KURULLARI YERELDEN ULUSALA UZANAN YAPIYLA ÇALIŞIYOR Türkiye’de su yönetiminde Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulları ve İl Su Kurulları birbirini tamamlayan bir yapı olarak çalışıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre illerde belirlenen ihtiyaçlar ve alınan kararlar Havza Su Kurullarına taşınıyor, buradan çıkan sonuçlar da Ulusal Su Kuruluna aktarılıyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Su Kurullarının görev ve çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelik, Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulları ve İl Su Kurullarının kuruluşu ile görev ve çalışma usullerini belirlemek amacıyla hazırlandı. (Mevzuat) Bu yapı, Giresun’da tespit edilen su sorunlarının yalnızca yerel gündemde kalmamasını, havza ve ülke ölçeğinde su politikalarına aktarılmasını sağlıyor. GİRESUN’UN SU GÜNDEMİ KAYNAKTAN MUSLUĞA PLANLANMALI Giresun açısından su yönetiminde önümüzdeki dönemin temel başlıkları kaynaktan musluğa güvenli su, arıtma kapasitesi, şebeke kayıplarının azaltılması, kırsal içme suyu altyapısı, tarımsal sulama verimliliği ve iklim değişikliğine uyum olarak öne çıkıyor. Bu başlıkların her biri, şehrin hem bugünkü yaşam kalitesini hem de gelecek yıllardaki büyüme kapasitesini doğrudan ilgilendiriyor. İl Su Kurulu toplantısı, Giresun’da suyun yalnızca teknik altyapı meselesi değil; halk sağlığı, tarımsal üretim, çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma başlığı olarak ele alınması gerektiğini ortaya koydu. KURAKLIK RİSKİNE KARŞI ERKEN PLANLAMA ŞART Giresun yağışlı bir coğrafyada yer alsa da iklim değişikliği, tüm illerde olduğu gibi su yönetimini daha dikkatli planlamayı zorunlu hale getiriyor. Yağışın yıl içindeki dağılımı, ani sağanaklar, taşkın riski, yaz aylarında su tüketiminin artması, tarımsal üretimde su ihtiyacı ve içme suyu kaynaklarının korunması aynı anda yönetilmesi gereken başlıklar arasında bulunuyor. Bu nedenle su yönetimi yalnızca kriz dönemlerinde değil, normal dönemlerde de düzenli veri, izleme, yatırım ve koordinasyon gerektiriyor. GİRESUN İÇİN SUDA YENİ DÖNEMİN ANAHTARI: KORUMA, VERİMLİLİK VE KOORDİNASYON İl Su Kurulu Toplantısı, Giresun’un su yönetiminde üç temel başlığın öne çıktığını gösterdi. Birincisi, içme suyu kaynaklarının korunması ve güvenli arıtma sistemiyle vatandaşa ulaştırılmasıdır. İkincisi, şebeke kayıplarının azaltılarak mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasıdır. Üçüncüsü ise tarımsal sulamada suyun ölçülü, planlı ve verimli kullanılmasını sağlayacak uygulamaların yaygınlaştırılmasıdır. Giresun’un gelecekte su sorunu yaşamaması için yeni kaynak arayışı kadar mevcut kaynakların korunması, kayıpların azaltılması ve bütün kurumların aynı planlama diliyle hareket etmesi gerekiyor.

NAZIM ELMAS: “​​​​​​​ACI HATIRALAR HAFIZALARDADIR” Haber

NAZIM ELMAS: “​​​​​​​ACI HATIRALAR HAFIZALARDADIR”

NAZIM ELMAS: “ÖNCE BİLİMSELLİK VE İNSAN” AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, maden tartışmaları üzerine 12 maddelik bir değerlendirme yayımladı. Elmas, insan sağlığı, çevre güvenliği, devlet denetimi ve stratejik maden politikası başlıklarında kapsamlı mesaj verdi. AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas, maden gündemine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Elmas, kamuoyunda yaşanan bilgi karmaşasına işaret ederek değerlendirmesini “Önce Bilimsellik ve İnsan” vurgusuyla duyurdu. Elmas, paylaşımına şu sözlerle başladı: “‘Tema’nın seksenbeşi Küstürdü kocayla eşi...’ dedi bir vatandaşımız. Gündem yoğun, bilgiler eksik. Her yandan bir ses kafalar karışık. Bilgi kirliliği insanın nerede duracağını gölgeliyor. ‘Önce Bilimsellik ve İnsan’ diyor maddelere geçiyorum.” Prof. Dr. Nazım Elmas, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “1.Hiçbir menfaat ve faaliyet insan sağlığından daha önemli değildir.” “2.Yaşadığımız çevre bize emanettir. Kaybettiğimiz şeylerin değerini elden gidince hatırlamak geç kalınmış bir eylemdir.” “3.Ülkemizde uygulamalar ve işlemler önceki on yıllardan daha düzenli ve hassastır. Yasalar, yönetmelikler ve yönergeler tüm belirsizlikleri gidermek içindir ve gerektiğinde güncellenir.” “4.Her talebin muhatabı, her olumsuzluğun şikayet mercii bulunmaktadır.” “5.Maden arama ve işletme işlemleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere, devletin ilgili kurumlarının işbirliği, denetimi ve takibi ile olmaktadır. Bu konudaki sağlıklı bilgiler istatistikler, kurumlarda mevcuttur. Bilimselliği tartışmalı verilerin başka amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir.” “6.Teknolojinin sağladığı tüm imkanlar ile özellikle halkın sağlığını, güvenliğini, huzurunu bozacak durumlara devletimizin müdahele kabiliyeti artmıştır. Yasadışılığı önlemek, suistimallere engel olmak bugün daha kolaydır.” “7.Milletimizin kültür seviyesi artmış, birçok alanda bilinçlenmiş, duyarlılıkları çoğalmış, ülke ve millet menfaatini önceleyen bir seviyeye ulaşmıştır. Toplumsal tepkileri bu hassasiyetinden neşet etmektedir. Sivil toplumun samimi endişeleri de bu kapsamdadır. Buna rağmen her alanda ayrıntılı bilgi sahibi olamayacağı için kimi zaman yanıltılabilmektedir.” “8.Maden arama ve işletme işlemleri, ayrı ayrı mevzuata tabidir. Arama ruhsatı ile işletme ruhsatının kapsamları ve ilgili kurumları bir değildir. Madeni çıkarmak için halkın mağdur olmayacağı ortamı ve şartları sağlamak devletin görevidir. Çevre ve insan sağlığı için tehdit ve risk unsurunu gözeterek işletme ruhsatı verilebilir. Çoğu yerde bu güvenceler bulunamadığı için işletme ruhsatı verilmez. Maden aranan sahaların en fazla yüzde beşinin ruhsat şartlarını taşıdığı görülmüş ve işletme ruhsatı alabilmiştir.” “9.Bazı madenler bir milli güvenlik sorunudur. Stratejik öneme sahiptir. Aranıp bulunması Ülkede varlığı, bulunmuş olması bile güven verir. İthal edilerek temin edilen ülkelere karşı o haliyle bile pazarlık şansını artırır.” “10.İnsan sağlığını koruyarak, çevre duyarlılığını yaşatarak yeraltı zenginliklerimizi milletin istifadesine sunup ekonomiye kazandırma hedefi varılması zor bir hedef değildir. Dünyada bunu başaran ülkeler vardır. Bizim medeniyetimiz bu konulara daha hassas olduğuna göre bu başarımızı ve tecrübemizi geliştirebiliriz.” “11.Devletine güvenen insanımız kaybetmemiştir. İnsanımızı tahrik edip iyi niyetini gizli emellerine alet etmek isteyenlerin bıraktığı acı hatıralar hafızalardadır...” “12.Dünyadaki çatışmaların sebepleri arasında geleceğin teknolojilerinin hammaddesi madenlerin de olduğunu biliyoruz. Milli teknoloji hammaddesi ve bağımsızlık unsuru olan madenlerimizle ilgili hedefler siyaset üstüdür. Maden zenginliği ile de caydırıcılığımızı artırarak büyük ve güçlü Türkiye’yi kurma yolundaki yürüyüşümüzü, önce insanımızı ve çevreyi korumaya devam ederek sürdüreceğiz.” Elmas, açıklamasında maden arama ve işletme süreçlerinin birbirinden ayrı hukuki çerçevelere sahip olduğunu, nihai ölçünün insan sağlığı ile çevre güvenliği olduğunu vurguladı. Açıklamada stratejik madenlerin milli güvenlik ve bağımsızlık boyutu da öne çıkarıldı. Açıklamanın en dikat çekici kısmını 11nci madde oluşturdu. Elmas bu maddede doğrudan bir kişi, parti, çevreci grup, platform ya da örgüt adı vermedi. Hangi çevrenin “tahrik” yaptığı, kimin “iyi niyeti” başka amaçlara yönlendirdiği ve “gizli emeller” ifadesiyle hangi siyasi ya da toplumsal hattın kastedildiği açık biçimde söylenmedi. Bu nedenle 11. madde, somut muhatabı netleştirilmiş bir suçlama değil, geniş alana bırakılmış siyasi bir mesaj niteliği taşıyor. Kaynak: AK Parti Giresun Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Nazım Elmas’ın sosyal medya paylaşımı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.