Plastik sektörü, jeopolitik riskler ve maliyetlere rağmen 2025’te 10 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin başarısına katkı sağladı. Genel ihracat %4,5 arttı. TİM verilerine göre otomotiv sektörü 41,5 milyar dolarla en büyük katkıyı sundu.
Haber Giriş Tarihi: 11.01.2026 12:47
Haber Güncellenme Tarihi: 11.01.2026 21:34
Kaynak:
Kapsül
Plastik sektörü; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yükselen maliyet baskılarına rağmen güçlü üretim altyapısı, geniş ürün portföyü ve yüksek ihracat kapasitesiyle 2025 yılında yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, bu başarının Türkiye’nin ihracatındaki genel artışa önemli bir katkı sağladığını belirterek, Türk sanayisinin üretim gücünü, esnekliğini ve küresel rekabet yeteneğini açıkça gösterdiğini ifade etti.
Türkiye, küresel ekonomideki belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve ticaret üzerindeki baskılara rağmen 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı. Bu performans, Türk sanayisinin üretim kapasitesini, ihracat yeteneğini ve küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
2025 yılında ihracatta en büyük katkıyı 41,5 milyar dolarla otomotiv sektörü yaparken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 31,9 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü oldu. Elektrik-elektronik sektörü ise 17,7 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.
Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün grupları içerisinde plastikler ve mamulleri, 2025 yılında 9,567 milyar dolarlık ihracat ile açık ara lider konumunu sürdürdü. Plastik sektörünü, 7,133 milyar dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler izlerken, anorganik kimyasallar 3,673 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.
“Plastik ihracatı büyüyor”
2025 yılı ihracat performansını değerlendiren plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, küresel ölçekte yaşanan ekonomik daralma, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarına rağmen Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaşıldığını vurguladı.
Kimya sektörünün yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü olduğunu belirten Karadeniz, bu başarının arkasındaki en güçlü itici kuvvetin plastik endüstrisi olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “2025 yılında plastik sektörü olarak yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam, sadece sektörümüzün değil, Türk sanayisinin üretim gücünün, esnekliğinin ve krizlere karşı dayanıklılığının somut bir göstergesidir. Plastik sektörü; yüksek teknolojiye dayalı üretimi, geniş ürün portföyü ve ihracat kapasitesiyle Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyan temel sektörlerden biridir” dedi.
Karadeniz ayrıca, “Kimya sektörü Türkiye ihracatında yalnızca büyüklüğüyle değil, sağladığı yüksek katma değerle de önemli bir rol üstleniyor. Bu değerin merkezinde ise plastik sektörü yer alıyor. Plastik endüstrisi, kimya sektörünün ihracat performansına en güçlü desteği sağlayarak Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir aktördür” ifadelerini kullandı.
Küresel çatışmalar ticareti etkiliyor
Küresel ölçekte devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, lojistik hatlardaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ticaretini ciddi şekilde etkilediğini belirten Başkan Karadeniz, Türk sanayicisinin bu zorlu süreçte büyük bir mücadele verdiğini söyledi.
Karadeniz, “Küresel çatışmaların gölgesinde; artan maliyetlere, finansman erişimindeki zorluklara ve daralan pazarlara rağmen üretimden ve ihracattan vazgeçmeyen Türk sanayicisi ve ihracatçısı adeta birer kahramanlık hikayesi yazıyor. Türk ihracatçısı, tüm bu zorluklara rağmen pazarlarını korumayı ve yeni pazarlara açılmayı başardı” diye konuştu.
Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için sanayi ve ihracat odaklı politikaların önemine vurgu yapan Karadeniz, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracatı destekleyici yapısal reformların hızla uygulanması gerektiğini ifade etti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
2025’te Plastik İhracatı 10 Milyar Dolara Dayandı
Plastik sektörü, jeopolitik riskler ve maliyetlere rağmen 2025’te 10 milyar dolar ihracatla Türkiye’nin başarısına katkı sağladı. Genel ihracat %4,5 arttı. TİM verilerine göre otomotiv sektörü 41,5 milyar dolarla en büyük katkıyı sundu.
Plastik sektörü; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yükselen maliyet baskılarına rağmen güçlü üretim altyapısı, geniş ürün portföyü ve yüksek ihracat kapasitesiyle 2025 yılında yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, bu başarının Türkiye’nin ihracatındaki genel artışa önemli bir katkı sağladığını belirterek, Türk sanayisinin üretim gücünü, esnekliğini ve küresel rekabet yeteneğini açıkça gösterdiğini ifade etti.
Türkiye, küresel ekonomideki belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve ticaret üzerindeki baskılara rağmen 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı. Bu performans, Türk sanayisinin üretim kapasitesini, ihracat yeteneğini ve küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
2025 yılında ihracatta en büyük katkıyı 41,5 milyar dolarla otomotiv sektörü yaparken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 31,9 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü oldu. Elektrik-elektronik sektörü ise 17,7 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.
Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün grupları içerisinde plastikler ve mamulleri, 2025 yılında 9,567 milyar dolarlık ihracat ile açık ara lider konumunu sürdürdü. Plastik sektörünü, 7,133 milyar dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler izlerken, anorganik kimyasallar 3,673 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.
“Plastik ihracatı büyüyor”
2025 yılı ihracat performansını değerlendiren plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, küresel ölçekte yaşanan ekonomik daralma, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarına rağmen Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaşıldığını vurguladı.
Kimya sektörünün yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü olduğunu belirten Karadeniz, bu başarının arkasındaki en güçlü itici kuvvetin plastik endüstrisi olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “2025 yılında plastik sektörü olarak yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam, sadece sektörümüzün değil, Türk sanayisinin üretim gücünün, esnekliğinin ve krizlere karşı dayanıklılığının somut bir göstergesidir. Plastik sektörü; yüksek teknolojiye dayalı üretimi, geniş ürün portföyü ve ihracat kapasitesiyle Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyan temel sektörlerden biridir” dedi.
Karadeniz ayrıca, “Kimya sektörü Türkiye ihracatında yalnızca büyüklüğüyle değil, sağladığı yüksek katma değerle de önemli bir rol üstleniyor. Bu değerin merkezinde ise plastik sektörü yer alıyor. Plastik endüstrisi, kimya sektörünün ihracat performansına en güçlü desteği sağlayarak Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir aktördür” ifadelerini kullandı.
Küresel çatışmalar ticareti etkiliyor
Küresel ölçekte devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, lojistik hatlardaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ticaretini ciddi şekilde etkilediğini belirten Başkan Karadeniz, Türk sanayicisinin bu zorlu süreçte büyük bir mücadele verdiğini söyledi.
Karadeniz, “Küresel çatışmaların gölgesinde; artan maliyetlere, finansman erişimindeki zorluklara ve daralan pazarlara rağmen üretimden ve ihracattan vazgeçmeyen Türk sanayicisi ve ihracatçısı adeta birer kahramanlık hikayesi yazıyor. Türk ihracatçısı, tüm bu zorluklara rağmen pazarlarını korumayı ve yeni pazarlara açılmayı başardı” diye konuştu.
Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için sanayi ve ihracat odaklı politikaların önemine vurgu yapan Karadeniz, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracatı destekleyici yapısal reformların hızla uygulanması gerektiğini ifade etti.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
Kaynak: Kapsül
En Çok Okunan Haberler