Hava Durumu

#Küresel Rekabet

giresunsonhaber - Küresel Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji Sınavı Haber

Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji Sınavı

Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji Sınavı Şili’nin Fındık Hamlesi Türkiye İçin Yeni Bir Strateji SınavıPlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili’nin fındıkta üretimden teknolojiye uzanan planlı büyümesini görünür kılacak. Türkiye için asıl sınav, bu gelişmeleri izleyen kurumların bilgiyi üreticiye, sanayiciye ve politika yapıcıya nasıl aktaracağı olacak. Şili’de 13 Ağustos 2026’da Los Ángeles kentindeki Casa Laura’da düzenlenecek PlanetNuts Day Avellanos 2026, Avrupa fındığında büyüyen bir üretici ülkenin teknik kapasitesini, sanayi bağlantılarını ve küresel pazar hedeflerini aynı programda toplaması bakımından dikkat çekiyor. Etkinliğin hedef kitlesi yalnızca üreticilerden oluşmuyor; danışmanlar, fidanlıklar, tedarikçiler, ihracatçılar, sanayi temsilcileri ve karar alıcılar aynı zeminde buluşturuluyor. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya gibi isimlerin yer alması, bahçe yönetimi, sanayi, pazar ve bitki sağlığı başlıklarının birlikte ele alınacağını gösteriyor. Bu etkinlik, Şili’nin fındıkta yalnızca dikim alanını büyüten bir ülke olmadığını; üretimi, teknik danışmanlığı, sürdürülebilir girdileri, bitki sağlığını, işleme teknolojisini, otomasyonu ve ihracat bağlantılarını birlikte yöneten bir sektör mimarisi kurmaya çalıştığını ortaya koyuyor. Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile gibi sponsorların etkinlikte yer alması, bahçeden fabrikaya uzanan bütün zincirin programın parçası haline getirildiğini gösteriyor. Türkiye açısından bu gelişme yalnızca uzak bir rakip ülkenin sektör toplantısı olarak okunamaz. Şili’nin büyümesi, Türkiye’nin fındıkta üretici geliri, Giresun kalite fındığın ayrı konumu, sanayi katma değeri, sürdürülebilirlik standardı, rekolte yönetimi ve teknik bilgi aktarımı başlıklarını yeniden değerlendirmesini gerektiren daha geniş bir strateji dosyasına dönüşüyor. Şili, ikinci büyük üretici konumunu teknik kapasiteyle güçlendiriyor Şili Fındık Komitesi’nin 2026’da yayımladığı verilere göre ülke, 2025/26 sezonunda 120 bin 700 ton kabuklu fındık üretimiyle dünya üretiminde Türkiye’nin ardından ikinci sıraya yerleşti; aynı değerlendirmede Şili’nin küresel üretimden yaklaşık yüzde 12 pay aldığı, Türkiye’nin ise 518 bin tonla yüzde 49 paya sahip olduğu belirtildi. Şili’de dikim alanının yaklaşık 70 bin hektara ulaştığı ve 2030’a doğru 85 bin hektara yaklaşmasının beklendiği de aynı kaynakta yer aldı. (Comité Del Avellano) Bu tablo, Şili’nin fındıktaki yükselişinin geçici bir üretim artışı değil, uzun vadeli bir tarımsal yatırım hattı olduğunu gösteriyor. Şili’nin avantajı yalnızca yeni dikim alanlarından ibaret değil; mekanizasyon, profesyonel bahçe yönetimi, sanayiyle entegre tedarik zinciri ve büyük alıcıların güvenilir alternatif kaynak arayışı bu büyümeyi destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Giresun Son Haber’de daha önce yayımlanan değerlendirmelerde de Şili’nin mekanizasyon, verimlilik ve profesyonel yönetimle dünya standartlarını yakaladığına dikkat çekilmişti. (Giresun Son Haber) Türkiye hâlâ dünya fındık piyasasının merkez ülkesi. Ticaret Bakanlığı’nın sektör raporuna göre Türkiye, dünyanın en büyük fındık ihracatçısı konumunu sürdürüyor; ayrıca işlenmiş fındık ürünlerinin ihracattaki payı son yıllarda yüzde 40’lara ulaşmış durumda. Ancak aynı tablo, Türkiye’nin üstünlüğünü yalnızca üretim miktarıyla koruyamayacağını da gösteriyor. Çünkü küresel rekabet artık üretim alanı, verim, teknik danışmanlık, izlenebilirlik, sanayi yatırımı ve markalı ürün kapasitesinin birlikte yönetildiği bir döneme ilerliyor. (https://ticaret.gov.tr) PlanetNuts Day, Şili’nin değer zinciri modelini görünür kılıyor PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın dikkat çekici tarafı, etkinliğin klasik konferans formatının ötesine geçmesi. Programda yalnızca uzman sunumları değil, üreticilerin kendi bahçe deneyimlerini aktaracağı teknik masa formatı da bulunuyor. Bu yapı, teorik bilginin sahadaki karşılığını tartışmaya açıyor; hangi uygulamanın verime etki ettiği, hangi hastalık baskısının üreticiyi zorladığı, hangi budama, besleme veya koruma stratejisinin sonuç verdiği doğrudan üretici deneyimi üzerinden görünür hale geliyor. Bu yönüyle Şili’nin yaptığı, yalnızca etkinlik düzenlemek değil; sektör hafızası oluşturmaktır. Üretici, danışman, araştırmacı, sanayi temsilcisi ve teknoloji firması aynı gündem içinde buluşturulduğunda, fındık yalnızca bahçede yetişen bir ürün olmaktan çıkar ve planlanan, ölçülen, işlenen, pazarlanan bir değer zincirine dönüşür. Türkiye’nin bu gelişmeyi dikkatle izlemesi gerekir. Ancak izlemek, yalnızca Şili’deki toplantıya katılmak, fotoğraf paylaşmak ya da genel izlenim aktarmak anlamına gelmemelidir. Uluslararası teknik ziyaretlerin gerçek değeri, dönüşte üreticiye, sanayiciye ve politika yapıcıya sunulan somut bilgiyle ölçülür. Giresun’da aynı dönemde fiyat baskısı ve piyasa belirsizliği öne çıktı Şili’de teknik kapasite ve sektör örgütlenmesi güçlenirken, Giresun’da üreticinin gündemi yeni mahsul öncesi fiyat baskısı oldu. FİSKOBİRLİK Giresun Kooperatifi, 5 Haziran 2026’da 50 randıman Giresun kalite fındık fiyatını 215 TL’den 207 TL’ye düşürdü. Giresun Son Haber’in haberinde, 7 Mayıs 2026’da 227 TL seviyesinde bulunan fiyatın 207 TL’ye kadar gerilediği ve Eylül 2025’te 347 TL’ye kadar çıkan fiyatla karşılaştırıldığında üretici beklentisinin zayıfladığı vurgulandı. (Giresun Son Haber) Bu fiyat teknik olarak 2025 mahsulü için açıklanmış görünse de, zamanlaması nedeniyle 2026 mahsulü öncesinde piyasanın psikolojik eşiğini etkileyebilecek bir referans niteliği taşıyor. Fiyat açıklayan kurumun piyasada ne kadar alım yaptığı, hangi stok gücüne sahip olduğu ve açıklanan fiyatın fiili alım kapasitesiyle desteklenip desteklenmediği üretici açısından kritik hale geliyor. Giresun Son Haber’deki değerlendirmede de FİSKOBİRLİK’in kaç ton ürün aldığı, ne kadar alım yapacağı ve stok durumuna ilişkin şeffaf bilgi paylaşmamasının üretici güvenini zayıflattığı belirtildi. (Giresun Son Haber) Bu nedenle Şili’deki gelişmeler Türkiye açısından yalnızca üretim rekabeti olarak değil, fiyat oluşumu ve üretici pazarlık gücü açısından da okunmalıdır. Rakip ülkeler teknik kapasite ve sanayi entegrasyonu kurarken, Türkiye’de üretici hasat öncesinde düşük referans fiyat, belirsiz rekolte beklentisi ve kurumların piyasa ağırlığı konusundaki soru işaretleriyle karşı karşıya kalıyor. Rekolte tahminleri fiyat dilini erken kuruyor Türkiye’de fındık piyasasında yalnızca gerçekleşen üretim değil, sezon başlamadan açıklanan rekolte tahminleri de fiyat beklentisini etkiliyor. İhracatçı birliklerinin çiçek sayımına dayalı ilk tahminine göre 2026-2027 sezonu fındık rekoltesi 829 bin 239 ton olarak öngörüldü. Giresun Son Haber’in aktardığına göre çalışma 12 il, 79 ilçe, 446 bahçe ve 1.483 dal üzerinden yürütüldü. (Giresun Son Haber) Erken rekolte tahminleri piyasaya güçlü üretim sinyali verdiğinde, hasat başlamadan önce “ürün bol olacak” algısı oluşabiliyor. Bu algı, özellikle finansman ihtiyacı yüksek olan küçük üretici açısından pazarlık gücünü zayıflatma riski taşıyor. Rekolte verisi, maliyet, arazi yapısı, işçilik yükü, kalite ve bölgesel üretim zorluğu ile birlikte değerlendirilmediğinde fiyat tartışması eksik kalıyor. Türkiye’nin fındıkta ihtiyacı olan şey, rekolte tahminlerini yalnızca piyasa sinyali olarak açıklamak değil; bu veriyi üretici gelirini, kalite farkını ve bölgesel maliyet yapısını koruyacak bir politika çerçevesi içinde yönetmektir. Şili’nin üretim alanı artışı ve küresel alıcılar için alternatif kaynak haline gelmesi, Türkiye’de rekolte dilinin daha dikkatli kurulmasını zorunlu hale getiriyor. Giresun kalite fındık ortalama ürün mantığına bırakılmamalı Giresun kalite fındık, küresel rekabet analizinde yalnızca “Türkiye fındığı” başlığı altında eritilemez. Giresun’da üretim büyük ölçüde eğimli ve parçalı arazilerde, yamaç bahçelerinde, yoğun insan emeğine dayalı ve yüksek maliyetli bir modelle sürdürülüyor. Buna karşılık ova karakteri taşıyan bölgelerde makineleşmeye daha uygun arazi yapısı, bakım ve hasat süreçlerinde maliyet avantajı sağlayabiliyor. (Giresun Son Haber) Giresun Son Haber’de daha önce yayımlanan değerlendirmede, Çarşamba Ovası gibi düz üretim alanlarında dekar veriminin 300-400 kilogram aralığında, Giresun’un dik yamaç üretiminde ise 100-160 kilogram aralığında değerlendirildiği belirtilmişti. Aynı yazıda sahadaki üretici hesabına göre Çarşamba Ovası’nda kilogram maliyetinin 80-100 TL, Giresun kalite üretiminde ise 180-200 TL bandında oluştuğu ileri sürüldü; ayrıca 2025 için tüm bölgeleri kapsayan, aynı metodolojiyle hazırlanmış resmi kilogram maliyet verisine ulaşılamadığı da özellikle not edildi. (Giresun Son Haber) Bu fark, Giresun kalite fındığın neden ayrı ekonomik kategori olarak ele alınması gerektiğini açıklıyor. Aynı fiyat politikası, her bölgede aynı sonucu üretmiyor. Düz arazide yüksek verim ve daha düşük işçilik maliyetiyle çalışan üretici ile dik yamaçta düşük verim ve yüksek insan emeğiyle üretim yapan Giresun üreticisi aynı piyasa mantığına sıkıştırıldığında kalite cezalandırılmış oluyor. Giresun kalite fındık için ayrı referans fiyat, kalite primi, menşe standardı ve bölgesel maliyet farkını dikkate alan destek modeli kurulmadıkça, sürdürülebilirlik söylemi üretici için sahada karşılık bulmaz. Kalite yalnızca övgü cümleleriyle korunamaz; üreticinin gelirine yansımayan kalite zamanla zayıflar. Yaşlı bahçeler ve düşük verim Türkiye’nin rekabet dosyasında ayrı başlık olmalı Türkiye’nin fındıkta yapısal sorunu yalnızca fiyat değildir. Yaşlı bahçeler, eğimli arazi, düşük verim, toprak yönetimi eksikliği ve iklim riski rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Giresun Son Haber’de yayımlanan “Fındıkta Kırılma” başlıklı yazıda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 Giresun Tarımsal Yatırım Rehberi’ne göre ilde 1 milyon 177 bin 729 dekar alanda 92 bin 402 ton fındık üretildiği, bunun dekara yaklaşık 78,46 kilogram ortalama verime işaret ettiği aktarıldı. Aynı yazıda TEPGE’nin 2025 raporunda Doğu Karadeniz’de fındık bahçelerinin önemli bölümünün 50-100 yıllık olduğu ve ekonomik ömrünü tamamlayan bahçelerin yenilenmesi gerektiği belirtildi. (Giresun Son Haber) Bu veri, Türkiye’nin Şili’ye vereceği cevabın yalnızca ihracat politikasıyla sınırlı olamayacağını gösteriyor. Bahçe yenileme, toprak analizi, pH yönetimi, çeşit seçimi, gençleştirme, hastalık-zararlı takibi ve iklim riskine göre bölgesel danışmanlık sistemi kurulmadan Türkiye’nin üretim üstünlüğü uzun vadede korunamaz. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü’nün teknik kapasitesi, laboratuvar altyapısı ve kurumsal hafızası güçlü görünse de, Giresun Son Haber’in özel haberinde sahadaki beklentinin araştırmayı bahçede sonuç haline getirmek olduğu vurgulandı. Aynı haberde, yaşlanan bahçeyi yenileyen, toprak disiplinini sahaya yayan ve verimi kitlesel ölçekte artıran dönüşümün kamuya açık somut saha verileriyle yeterince görünür olmadığı belirtildi. (Giresun Son Haber) Bitki sağlığı yeni rekabet döneminin ortak başlığına dönüşüyor Şili’deki PlanetNuts programında bitki sağlığı, hastalık baskısı, odun hastalıkları ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin öne çıkması tesadüf değil. Fındıkta küresel rekabet yalnızca verim ve fiyatla sınırlı kalmıyor; hastalık ve zararlı yönetimi, ürün kalitesinin ve ihracat güvenliğinin ana unsurlarından biri haline geliyor. Türkiye’de de fındık kurdu, kahverengi kokarca ve külleme üretici gelirini doğrudan etkileyen riskler arasında. Giresun Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün 2026 yılı takvimine göre fındık kurdu ve kahverengi kokarcaya karşı ilaçlı mücadele sahil kolda 13 Mayıs, orta kolda 16 Mayıs, yüksek kolda ise 19 Mayıs’ta başlayacak şekilde planlandı; üreticilere bahçe kontrolü, ruhsatlı ürün kullanımı ve külleme hastalığına karşı dikkatli olma uyarısı yapıldı. (Giresun Son Haber) Bu tablo, Türkiye’nin rakip izleme stratejisinin yalnızca Şili’nin kaç hektar dikim yaptığına veya kaç ton üretim beklediğine bakmakla sınırlı kalamayacağını gösteriyor. Zararlı yönetimi, biyolojik mücadele, erken uyarı sistemi, ruhsatlı ürün kullanımı, teknik eğitim ve bölgesel uygulama takvimi de rekabet stratejisinin parçası haline getirilmelidir. TMO tek başına politika yerine geçemez Türkiye’de üretici her sezon TMO’nun açıklayacağı fiyatı bekliyor. Ancak TMO’nun varlığı, tek başına kalıcı bir fındık politikası anlamına gelmiyor. Giresun Son Haber’de yayımlanan değerlendirmede, 2026 mahsulü için üreticinin yine TMO’ya bakmasının fındık politikasındaki yapısal eksikliği gösterdiği; TMO’nun FİSKOBİRLİK’in, üretici kooperatiflerinin veya Giresun kalite fındığı dünya markasına dönüştürecek bir sistemin yerine geçemeyeceği belirtildi. (Giresun Son Haber) Fındıkta kalıcı piyasa düzeni için TMO tamamlayıcı bir araç olarak konumlandırılmalı; FİSKOBİRLİK, kooperatifler, lisanslı depoculuk, üretici finansmanı, kaliteye dayalı fiyatlama ve bölgesel ürün ayrımı aynı politika içinde ele alınmalıdır. Üretici hasat döneminde nakit ihtiyacı nedeniyle ürününü düşük fiyata satmak zorunda kalıyorsa, açıklanan taban fiyatın tek başına koruyucu etkisi sınırlı kalır. Giresun iş dünyasının Rekabet Kurumu’na yaptığı ziyarette de fındık piyasasında tekelleşmenin önlenmesi, üreticinin korunması ve ihracat gücünün artırılması talepleri gündeme taşındı. Bu ziyaret, fındıkta fiyat oluşumu ve alıcı yapısının yalnızca üretici açısından değil, yerel sanayi ve ihracat açısından da stratejik öneme sahip olduğunu gösterdi. (Giresun Son Haber) Sürdürülebilirlik yalnızca alıcının izlenebilirliği olmamalı Küresel fındık ticaretinde sürdürülebilirlik artık isteğe bağlı bir başlık değil. Büyük alıcılar ürünün nerede, hangi koşullarda, hangi sosyal ve çevresel standartlarla üretildiğini daha yakından izliyor. İstanbul’da 2 Haziran 2026’da düzenlenen Sürdürülebilir Fındık Zirvesi’nde iyi tarım uygulamaları, üreticinin sahadaki deneyimi, sosyal sürdürülebilirlik, çalışma yaşamı, çocuk işçiliği riski ve fındığın geleceğini belirleyecek yeni standartlar ele alındı. (Giresun Son Haber) Bu gelişme Türkiye için iki yönlü okunmalıdır. Bir yandan sürdürülebilirlik, ihracat pazarlarında güven sağlayan ve kaliteyi koruyan bir üretim modeli olarak önem kazanıyor. Diğer yandan, izlenebilirlik yalnızca alıcının tedarik zincirini kontrol ettiği bir sisteme dönüşürse üreticinin emeği, maliyeti ve kalite farkı görünmez kalabilir. Giresun kalite fındık için kurulacak sürdürülebilirlik modeli, ürünün hangi bahçeden geldiğini göstermenin ötesine geçmelidir. Bu sistem üreticinin arazi zorluğunu, işçilik maliyetini, düşük dekar verimini, kalite farkını ve gelir hakkını da görünür hale getirmelidir. Ürün izlenebilir olacaksa, üreticinin kaybı ve maliyeti de izlenebilir olmalıdır. Kalite belgelenecekse, kaliteyi üreten emeğin fiyat karşılığı da güvence altına alınmalıdır. Giresun sanayide büyüyor, ancak son mamul eşiği hâlâ kritik Giresun’un fındık sanayisindeki başarıları önemli bir avantaj sağlıyor. Giresun Son Haber’in 17 Haziran 2026 tarihli haberine göre Yavuz Gıda 180’inci, Yavuzkan Hazel 254’üncü ve Ahmet Ak Gıda 364’üncü sıradan İSO 500 listesine girdi. Haberde bu başarının kentin üretim ve ihracat gücünü gösterdiği, ancak ihracatın önemli ölçüde ara mamul ve yarı mamul ürünlere dayandığı vurgulandı. (Giresun Son Haber) Natürel iç fındık, kavrulmuş fındık, kıyılmış fındık, fındık unu ve fındık püresi kabuklu ürün satışına göre daha ileri işleme düzeyini temsil ediyor. Ancak bu ürünlerin büyük bölümü son tüketiciye Giresun markasıyla ulaşan çikolata, bar, gofret, nuga, fındık kreması veya paketli premium ürün haline gelmiyor. Asıl marka değeri çoğu zaman başka ülkelerdeki veya küresel şirketlerdeki nihai ürün zincirinde oluşuyor. Bu nedenle Türkiye’nin Şili’ye vereceği cevap yalnızca bahçede değil, raflarda da kurulmalıdır. Giresun kalite fındık dünya sanayisinin kaliteli girdisi olmakla yetinmemeli; kendi adı, kendi menşe değeri ve kendi markalı son ürünüyle dünya pazarında daha görünür hale gelmelidir. Fındık atıkları yeni katma değer alanına dönüşebilir Fındıkta katma değer yalnızca iç fındık, kavrulmuş ürün veya fındık kremasıyla sınırlı görülmemelidir. Yan ürünlerin değerlendirilmesi, döngüsel ekonomi ve gıda teknolojileri de yeni rekabet alanı olarak öne çıkıyor. Giresun Son Haber’de yayımlanan habere göre Bursa Teknik Üniversitesi’nde Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu yürütücülüğünde TÜBİTAK destekli bir projeyle fındık yağı üretiminden kalan küspelerin ohmik ısıtma yöntemiyle yüksek değerli bitkisel proteine dönüştürülmesi hedefleniyor. Haberde, projenin gıda atıklarının azaltılması, fındığın ekonomik değerinin artırılması ve bitki bazlı alternatif protein kaynaklarının geliştirilmesi açısından önem taşıdığı belirtildi. (Giresun Son Haber) Bu yaklaşım, Türkiye’nin fındık stratejisinin yalnızca ana ürüne odaklanmaması gerektiğini gösteriyor. Küspe, kabuk, yağ, protein, lif, biyokütle ve fonksiyonel gıda bileşenleri gibi alanlar, fındığın ekonomik değerini genişletebilir. Giresun ve Türkiye, fındığı yalnızca tarımsal ürün olarak değil, gıda teknolojisi, sürdürülebilir sanayi ve döngüsel ekonomi ürünü olarak da konumlandırmalıdır. Teknik ziyaret üreticiye dönmediğinde bilgi değere dönüşmez Türkiye’den Şili’deki etkinliklere katılacak kurumların, birliklerin, odaların, ihracatçıların veya özel sektör temsilcilerinin katkısı, ziyaretin görünürlüğüyle değil, dönüşte üretecekleri bilgiyle ölçülmelidir. Uluslararası teknik ziyaretlerin ardından hazırlanacak rapor; Şili’deki bahçe yönetimi, budama, hastalık kontrolü, işleme teknolojisi, üretici-danışman ilişkisi, sürdürülebilir girdi kullanımı ve sanayi entegrasyonu başlıklarını Türkiye koşullarıyla karşılaştırmalıdır. Bu rapor yalnızca kurum arşivinde kalmamalıdır. Giresun, Ordu, Trabzon, Sakarya, Düzce ve Samsun gibi farklı üretim bölgeleri için ayrı uygulanabilirlik notları hazırlanmalı; ziraat odaları, kooperatifler, üniversiteler, ticaret borsaları ve üretici toplantıları aracılığıyla sahaya indirilmelidir. Giresun Son Haber’de Fındık Çalışma Grubu toplantılarına ilişkin yayımlanan haberde, üretici talepleri, verimlilik, kalite, kahverengi kokarca mücadelesi, rekolte, maliyet, fiyat istikrarı ve piyasa beklentilerinin gündeme geldiği aktarıldı. Aynı haberde, bu toplantıların üretici açısından gerçek değer üretmesi için hangi verilerle hazırlandığının, hangi kurumların düzenli davet edildiğinin, alınan kararların nasıl izlendiğinin ve üreticiye ne kazandırdığının kamuoyuyla paylaşılması gerektiği vurgulandı. (Giresun Son Haber) Bu çerçeve, yurt dışı teknik ziyaretler için de geçerli olmalıdır. Şili’de izlenen her sunum, Türkiye’ye ancak üreticinin bahçesinde, sanayicinin yatırım kararında ve politika yapıcının düzenlemesinde karşılık bulduğu ölçüde değer kazandırır. Türkiye’nin Şili’ye cevabı kopyalama değil, kendi modelini kurma olmalı Şili’nin fındıkta kurduğu model Türkiye için doğrudan kopyalanacak bir reçete değildir. Şili’de daha planlı, geniş ve mekanizasyona uygun bahçeler öne çıkarken, Giresun’da üretim eğimli, parçalı ve yoğun insan emeğine dayalı bir coğrafyada sürdürülüyor. Bu nedenle Türkiye’nin stratejisi, Şili’nin yaptığı her uygulamayı aynen almak değil; Şili’nin sistem kurma aklını Türkiye’nin kendi üretim coğrafyasına çevirmek olmalıdır. Türkiye’nin yeni fındık stratejisi şu başlıklarda netleşmelidir: Birinci başlık, Giresun kalite fındığın ayrı ekonomik kategoriye dönüştürülmesidir. Aroma, menşe, üretim zorluğu, düşük dekar verimi, yüksek işçilik maliyeti ve kalite farkı ayrı referans fiyat, kalite primi ve izlenebilirlik sistemiyle korunmalıdır. İkinci başlık, bahçe yenileme ve verimlilik reformudur. Yaşlı bahçeler, düşük verim, toprak yönetimi eksikliği ve iklim riski bölgesel programlarla ele alınmalıdır. Üçüncü başlık, üretici merkezli piyasa düzenidir. TMO geçici müdahale aracı olarak kalmalı; FİSKOBİRLİK, kooperatifler, lisanslı depoculuk ve üretici finansmanı birlikte güçlendirilmelidir. Dördüncü başlık, teknik bilgi aktarımının zorunlu hale getirilmesidir. Yurt dışı etkinliklere katılan her kurum dönüşte kamuya açık teknik rapor, bölgesel karşılaştırma notu ve üretici eğitimi yapmakla yükümlü olmalıdır. Beşinci başlık, markalı son mamul üretimidir. Giresun sanayisinin ara mamul başarısı, çikolata, bar, nuga, gofret, fındık kreması ve paketli premium ürünlerle nihai tüketici pazarına taşınmalıdır. Altıncı başlık, sürdürülebilirlikte üretici hakkıdır. İzlenebilirlik yalnızca alıcının ürünü takip ettiği bir sistem değil; üreticinin emeğini, maliyetini, kalite farkını ve gelir hakkını kayıt altına alan bir model olmalıdır. Yedinci başlık, bitki sağlığı ve erken uyarı sistemidir. Kahverengi kokarca, fındık kurdu, külleme, don, aşırı yağış ve iklim baskısı için bölgesel, ölçülebilir ve üreticiye doğrudan ulaşan teknik destek ağı kurulmalıdır. Sekizinci başlık, döngüsel ekonomi ve yan ürün değeridir. Fındık küspesi, kabuk, yağ ve protein gibi yan ürünler gıda teknolojisi, alternatif protein, enerji ve sürdürülebilir sanayi alanlarında değerlendirilmelidir. Sonuç: Liderlik, bilgi ve değer zincirini kimin yöneteceğiyle belirlenecek Şili’nin fındıkta büyümesi Türkiye için yalnızca yeni bir rakip dosyası değildir. Bu gelişme, Türkiye’nin kendi sistemini yenilemesi gerektiğini gösteren güçlü bir uyarıdır. Türkiye üretim üstünlüğünü hâlâ koruyor; ancak dünya fındık piyasasında liderlik artık yalnızca tonajla belirlenmiyor. Yeni dönemde belirleyici olan, üreticiyi ne kadar koruduğunuz, kaliteyi fiyata ne kadar yansıttığınız, teknik bilgiyi sahaya ne kadar indirdiğiniz, sanayiyi son mamule ne kadar taşıdığınız, sürdürülebilirliği üretici hakkıyla ne kadar bütünleştirdiğiniz ve rakip ülkelerdeki gelişmeleri ne kadar hızlı stratejiye çevirdiğinizdir. PlanetNuts Day Avellanos 2026’da izlenecek her sunum, Türkiye için ancak üreticinin bahçesinde karşılık bulursa değer kazanacaktır. Teknik gezi rapora, rapor eğitime, eğitim uygulamaya, uygulama da üretici gelirine dönüşmediği sürece bilgi eksik kalır. Şili fındıkta planlı büyüyor. Türkiye’nin cevabı, geçmiş liderliğin rahatlığına yaslanmak değil; Giresun kalite fındığı merkezine alan, üreticiyi güçlendiren, sanayiyi markalı değere taşıyan ve küresel rekabete kendi modeliyle cevap veren yeni bir fındık stratejisi kurmak olmalıdır.

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR:  PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE Haber

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR: PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE

ŞİLİ FINDIKTA GÜCÜNÜ BÜYÜTÜYOR: PLANETNUTS GÜNÜ 13 AĞUSTOS’TA LOS ÁNGELES’TE YAPILACAK Şili’de Avrupa fındığı sektörü, 70 bin hektarı aşan dikim alanı, hızlanan profesyonelleşme süreci ve büyüyen teknik altyapısıyla yeni bir eşiğe geldi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticileri, danışmanları, fidanlıkları, tedarikçileri, ihracatçıları, sanayi temsilcilerini ve sektör liderlerini 13 Ağustos 2026’da Casa Laura, Los Ángeles’te buluşturacak. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya konuşmacı olarak yer alacak; üreticiler de teknik masada kendi bahçe deneyimlerini paylaşacak. ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA SAHNESİNDEKİ YERİNİ GÜÇLENDİRİYOR Şili, Avrupa fındığında dünyanın önde gelen üretim merkezlerinden biri olma hedefini daha güçlü biçimde ortaya koyuyor. Ülkede 70 bin hektarı aşan dikim alanı, sürdürülebilir büyüme arayışı ve giderek profesyonelleşen üretim yapısı, fındığı Şili tarımı içinde stratejik ürünlerden biri haline getirdi. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu büyüme döneminin teknik ve ticari yönünü tartışmaya açacak. Etkinlik, yalnızca bir üretici toplantısı olarak değil; Şili fındığının üretim, teknoloji, işleme, ihracat, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet başlıklarını aynı zeminde değerlendirecek bir sektör buluşması olarak hazırlanıyor. Toplantı, 13 Ağustos 2026 Perşembe günü Casa Laura, Los Ángeles’te yapılacak. Program 09.30’da başlayacak ve 15.00’e kadar sürecek. Bilet satışları Welcu üzerinden açıldı. Etkinliğin hedef kitlesi; üreticiler, danışmanlar, fidanlıklar, tedarikçiler, ihracatçılar, şirketler ve Avrupa fındığı sektöründe karar alıcı konumda bulunan profesyoneller olarak belirlendi. “ŞİLİ, FINDIK GÜCÜ” BAŞLIĞI ÖNE ÇIKTI PlanetNuts, 2026 buluşmasını “Chile, potencia avellanera” başlığıyla duyurdu. Bu ifade, Şili’nin artık yalnızca büyüyen bir üretici ülke değil, Avrupa fındığında küresel ölçekte ağırlık kazanan bir aktör olarak konumlandığını gösteriyor. Fındık üretiminin sezon açısından kritik bir aşamaya girdiği vurgulanırken, üreticilerin ve danışmanların sahada daha doğru karar alabilmesi için güncel teknik bilgiye ihtiyaç duyduğu belirtildi. Bu çerçevede PlanetNuts Day Avellanos 2026, üreticilere, danışmanlara ve sektör profesyonellerine bilgi, deneyim ve pratik araçlar sunmayı hedefliyor. Şili’de Avrupa fındığı üretimi büyürken, sektörün gündemi de değişiyor. Yeni dikim alanları tek başına yeterli görülmüyor. Verimli bahçe yönetimi, bitki sağlığı, doğru budama, soğuklanma takibi, hastalık kontrolü, besleme programları, sürdürülebilir girdiler, işleme kapasitesi, otomasyon, ürün kalitesi ve ihracat bağlantıları aynı stratejik çerçevenin parçaları haline geliyor. İLK KONUŞMACILAR AÇIKLANDI PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın ilk konuşmacıları da belli oldu. Programda Gabriel Aguilar, Camilo Scocco ve Ernesto Moya konuşmacı olarak yer alacak. Gabriel Aguilar, Avrupa fındığı alanında uzman danışman kimliğiyle programa katılacak. Aguilar’ın etkinlikte yer alması, bahçe yönetimi, sezon içi kararlar, hasat başarısı, verimlilik ve üreticinin sahada karşılaştığı teknik sorunların toplantının ana gündemlerinden biri olacağını gösteriyor. AgriChile Genel Müdürü Camilo Scocco’nun konuşmacı olarak açıklanması, etkinliğin yalnızca üretim tekniğiyle sınırlı kalmayacağını ortaya koyuyor. Scocco’nun katılımı, Şili fındığının sanayi, tedarik zinciri, ihracat, küresel pazar ve üretici-sanayi ilişkileri bakımından da değerlendirileceğine işaret ediyor. Fitopatolog ve akademisyen Ernesto Moya ise programın bitki sağlığı ve hastalık yönetimi boyutunu güçlendirecek. Moya’nın katılımı, Avrupa fındığında verim kayıplarına yol açan hastalık baskısı, odun hastalıkları, patojen riski ve sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin 2026 toplantısında daha görünür olacağını gösteriyor. ÜRETİCİLER TEKNİK MASADA SAHA DENEYİMİNİ ANLATACAK PlanetNuts, 2026 programında yalnızca uzman sunumlarına değil, üreticilerin doğrudan saha deneyimlerine de yer verecek. Etkinlikte teknik üretici masası oluşturulacak. Bu bölümde çiftçiler, kendi bahçelerinde uyguladıkları stratejileri, sezon içinde aldıkları kararları, karşılaştıkları sorunları, öğrendikleri dersleri ve elde ettikleri sonuçları sektörle paylaşacak. Bu format, Şili fındık sektöründe bilgi paylaşımının daha pratik bir zemine taşındığını gösteriyor. Çünkü Avrupa fındığında verim, kalite ve sürdürülebilirlik artık yalnızca laboratuvar, firma sunumu ya da akademik değerlendirme konusu değil; doğrudan bahçe ölçeğinde alınan günlük kararlarla şekilleniyor. Üretici masası, danışmanlar, firmalar ve araştırmacılar için de önemli bir gözlem alanı oluşturacak. Gerçek bahçe deneyimleri, sektörün hangi teknik çözümlere ihtiyaç duyduğunu, hangi uygulamaların sahada karşılık bulduğunu ve hangi risklerin üreticiyi zorladığını daha net gösterecek. SPONSORLAR ÜRETİMDEN İŞLEMEYE UZANAN GENİŞ BİR TEKNİK HAT OLUŞTURDU PlanetNuts Day Avellanos 2026 için sponsor duyuruları art arda geldi. Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorlar arasında açıklanması, etkinliğin bahçe yönetiminden bitki sağlığına, biyostimülasyondan işleme teknolojilerine, ürün korumadan sürdürülebilir girdilere kadar geniş bir teknik gündemle hazırlandığını gösteriyor. Bu yapı, Şili fındık sektörünün geldiği aşamayı da ortaya koyuyor. Artık büyüme yalnızca üretim alanı ve hasat miktarıyla ölçülmüyor. Bahçenin teknik yönetimi, bitkinin dayanıklılığı, ürünün kalite standardı, hasat sonrası işleme kapasitesi, otomasyon, biyolojik çözümler ve üreticiye teknoloji aktarımı sektörün ana belirleyicileri arasına giriyor. TRINUTS BAHÇE YÖNETİMİ VE TEKNİK DANIŞMANLIK BOYUTUNU GÜÇLENDİRDİ Trinuts, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasında yer aldı. Şirket, 30 yılı aşkın tarımsal deneyimiyle fındık, ceviz, badem ve kestane gibi sert kabuklu meyvelerde teknik danışmanlık ve üretim süreçleri üzerine çalışıyor. Trinuts’un çok disiplinli ekibi, bahçelerde verimlilik, etkin üretim, kârlılık ve üreticiye özel teknik çözüm geliştirme başlıklarıyla öne çıkıyor. Şirketin programa katılması, toplantının bahçe yönetimi ve saha danışmanlığı hattını güçlendirdi. Bu katılım, Avrupa fındığında yeni dönemin üreticiye daha yakın, bahçe bazında karar üreten ve her üretim alanının koşullarına göre çözüm geliştiren bir teknik danışmanlık yapısını gerekli kıldığını gösteriyor. FITOTECNOLOGÍA BİYOTEKNOLOJİ VE DOĞAL GİRDİLERLE PROGRAMA GİRDİ Fitotecnología da PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında açıklandı. Maule Bölgesi çıkışlı Şili şirketi, fitokimyasal bileşikler ve biyoteknoloji temelli doğal kaynaklı tarımsal girdiler geliştirme alanında çalışıyor. Şirketin uzmanlık alanları arasında biyostimülasyon, bitki besleme ve ürün koruma çözümleri bulunuyor. Bu katılım, 2026 buluşmasında sürdürülebilir üretim, bitki sağlığı, besleme verimliliği ve çevreyle uyumlu tarımsal girdi kullanımının güçlü başlıklardan biri olacağını gösteriyor. Şili’de Avrupa fındığı üretimi genişlerken, üreticiler yalnızca daha fazla dikim yapma baskısıyla değil, daha sağlıklı ve dayanıklı bahçeler kurma ihtiyacıyla da karşı karşıya bulunuyor. Fitotecnología’nın sponsorluğu, bu teknik dönüşümün biyo-temelli çözümler üzerinden de ilerlediğini ortaya koyuyor. PACK-MAN İŞLEME TEKNOLOJİLERİ VE OTOMASYONLA ÖNE ÇIKTI Pack-Man’in sponsorlar arasında yer alması, etkinliğin hasat sonrası süreçler ve sanayi kapasitesi boyutunu güçlendirdi. Şirket, meyve ve kuru yemişlerin işlenmesine yönelik teknolojik çözümler geliştiren bir firma olarak tanıtıldı. Pack-Man, 10 yılı aşkın deneyimiyle özel projeler, yüksek seviyeli ekipman ve uzman teknik servis hizmetleri sunuyor. Şirketin inovasyon ve otomasyon odağı, üreticilerin işleme süreçlerini optimize etmesini ve daha yüksek kalite standartlarına ulaşmasını hedefliyor. Bu sponsorluk, Şili’de fındık büyümesinin artık yalnızca tarlada değil, işleme hattında da yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Üretim artışı, eğer işleme kapasitesi, kalite standardı, otomasyon ve teknik servis altyapısıyla desteklenmezse sektörün rekabet gücünü sınırlayabilir. Pack-Man’in programa dahil edilmesi, bu nedenle etkinliğin sanayi ayağını tamamlayan önemli bir başlık oluşturuyor. UPL ÜRÜN KORUMA, BESLEME VE BİYOÇÖZÜMLERLE KATILDI UPL, PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Küresel ölçekte tarım çözümleri alanında faaliyet gösteren şirket, ürün koruma, bitki besleme ve biyoçözümlerden oluşan portföyüyle programa dahil oldu. UPL’nin OpenAg yaklaşımı, iş birliği ve inovasyon ekseninde üreticilere verimliliği artıran, bitki dayanıklılığını güçlendiren ve geleceğe hazırlıklı tarım uygulamalarını destekleyen araçlar sunmayı hedefliyor. Şili’de Avrupa fındığı üretiminde iklim değişkenliği, hastalık baskısı, verim istikrarı ve ürün kalitesi daha kritik hale gelirken, UPL’nin sponsorluğu toplantının ürün koruma ve sürdürülebilir üretim gündemini güçlendirdi. ROVENSA NEXT CHILE BİYOÇÖZÜMLERLE GÜNDEMİ GENİŞLETTİ Rovensa Next Chile, sürdürülebilir tarıma yönelik biyoçözümler portföyüyle PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında yer aldı. Rovensa Next, biyostimülantlar, biyogübreler, biyo-besleme ürünleri, biyokontrol çözümleri ve adjuvantlardan oluşan geniş ürün yapısıyla tanıtıldı. Şirketin sürdürülebilir tarım alanında çalışan 12 öncü firmanın birleşmesiyle oluşan yapısı, yerel teknik bilgi ile küresel deneyimi aynı çatı altında topluyor. Bu katılım, Şili fındık sektöründe biyolojik çözümler, bitki sağlığı, kalite ve çevresel sürdürülebilirlik başlıklarının daha fazla ağırlık kazandığını gösteriyor. Rovensa Next Chile’nin sponsorluğu, 2026 buluşmasının yalnızca verim artışını değil, verimin nasıl sürdürülebilir hale getirileceğini de tartışacağını ortaya koyuyor. FERTIGLOBAL VE FERTIAMERICA BİTKİ BESLEME TEKNOLOJİLERİNİ ÜRETİCİYE TAŞIYACAK FertiGlobal ve Fertiamerica da PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorları arasında açıklandı. Fertiamerica, FertiGlobal’in Şili’deki resmi distribütörü ve iş ortağı olarak konumlandırılıyor. FertiGlobal, biyostimülantlar ve bitki besleme teknolojileri alanında uzmanlaşmış uluslararası bir şirket olarak tanıtıldı. Şirket, tarımsal üretimde verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği artırmaya yönelik yenilikçi çözümler geliştiriyor. Bu teknolojilerin Fertiamerica aracılığıyla Şilili üreticilere ulaştırılması, Avrupa fındığında modern bitki besleme yönetiminin daha fazla önem kazandığını gösteriyor. İklim baskısı, hastalık riski, kalite standardı ve maliyet yönetimi aynı anda büyürken, üreticinin daha etkili teknik araçlara ihtiyaç duyduğu görülüyor. SUMITOMO CHEMICAL CHILE ÜRÜN KORUMA VE VERİMLİLİK HATTIYLA PROGRAMA DAHİL OLDU Sumitomo Chemical Chile, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın sponsorları arasına katıldı. Küresel ölçekte tarımsal inovasyon alanında faaliyet gösteren şirket, ürün koruma ve üretkenlik çözümleriyle etkinliğe dahil olacak. Sumitomo Chemical, kimyasal ve biyolojik teknolojileri birlikte kullanarak daha verimli ve sürdürülebilir tarımı destekleyen çözümler geliştiriyor. Şirketin AgroSolutions bölümü, üreticilere verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarında araçlar sunuyor. Sumitomo Chemical Chile’nin sponsorluğu, 2026 toplantısında bitki sağlığı, ürün koruma, verimlilik, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarının daha güçlü biçimde yer alacağını gösteriyor. ALICAHUE GENEL PARTNER AĞINA KATILDI PlanetNuts’un son duyuruları yalnızca PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsorlarıyla sınırlı kalmadı. Alicahue de PlanetNuts’un yeni genel partneri olarak açıklandı. Alicahue, ceviz üretimi ve pazarlaması alanındaki deneyimiyle tanıtıldı. Şirketin üreticilerle çalışma tecrübesi ve ulusal ile uluslararası pazarlar için yüksek kalite standartlarına sahip çözümler sunduğu belirtildi. Bu duyuru doğrudan PlanetNuts Day Avellanos 2026 sponsor listesine yazılacak bir etkinlik bilgisi değil. Ancak PlanetNuts’un fındık dışında daha geniş sert kabuklu meyve sektöründe de teknik bilgi, uzman içerik ve ticari bağlantı ağı kurduğunu gösteriyor. Platform, üreticiyi, şirketleri ve sektör aktörlerini aynı çatı altında buluşturan yapısını genişletiyor. KIŞ DÖNEMİ UYARILARI SAHA GÜNDEMİNİ GÖSTERDİ PlanetNuts’un güncel teknik içeriklerinde kış dönemi bahçe yönetimi de öne çıktı. TriNuts danışmanı ve PlanetNuts kurucu ortağı Rodrigo Rivadeneira, kış budamasının gelecek sezonun sürgün gelişimi ve çiçeklenmesi üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı. Rivadeneira’nın değerlendirmesinde odun hastalıklarına karşı koruma, yağışlı dönemde patojen giriş riskine karşı stratejik bakır uygulamaları, budama yaralarının korunması, soğuklanma saatlerinin izlenmesi, çeşitler arasında çiçeklenme senkronizasyonunun takip edilmesi, düşük soğuklanma alanlarında tamamlayıcı stratejilerin planlanması ve siyanamid kullanımının bölge koşullarına göre önceden değerlendirilmesi öne çıktı. Bu teknik uyarılar, PlanetNuts Day Avellanos 2026’nın neden yalnızca genel sektör değerlendirmesiyle sınırlı kalmayacağını gösteriyor. Şili fındığında üreticinin sahadaki kararları, gelecek sezonun verimini ve kalitesini doğrudan etkiliyor. SAHA ZİYARETLERİ ÜRETİCİYE YAKIN TEKNİK DESTEK İHTİYACINI ORTAYA KOYDU PlanetNuts’un paylaşımlarında AminoChem’in VI Bölgesi temsilcisi Eduardo Muñoz’un üreticilere yapılan saha ziyaretlerine ilişkin değerlendirmesi de yer aldı. Bu içerik, meyve bahçelerinin mevcut sorunlarını doğrudan sahadan öğrenme ve üreticilere üretim aşamasına uygun çözümler sunma ihtiyacını öne çıkardı. Gün boyunca farklı teknik başlıkların ele alınması, üreticilere destek ve danışmanlık verilmesi, Şili’de fındık sektörünün yalnızca büyük toplantılarla değil, üretici bahçelerine inen teknik temaslarla da ilerlediğini gösteriyor. Bu tablo, 2026 buluşmasının arka planını güçlendiriyor. Üretici, danışman, teknoloji firması ve araştırmacı arasındaki ilişki artık daha sürekli, daha teknik ve daha sonuç odaklı bir yapıya doğru ilerliyor. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SEKTÖRÜN ANA RİSKLERİ ARASINDA PlanetNuts’un güncel akışında meyveciliği etkileyen iklim değişikliklerine dikkat çekilmesi, Avrupa fındığında yeni dönemin önemli risk başlıklarından birini de ortaya koydu. İklim baskısı, yalnızca verim dalgalanması değil; çiçeklenme, soğuklanma, hastalık baskısı, su yönetimi, bitki besleme ve hasat kalitesi üzerinde de doğrudan etkili oluyor. Şili fındık sektörü 70 bin hektarı aşan dikim alanıyla büyürken, iklim değişkenliği ve sürdürülebilir üretim ihtiyacı daha sert bir yönetim süreci gerektiriyor. Bu nedenle 2026 toplantısında teknik bilgi, saha deneyimi, ürün koruma, biyoçözümler, bitki besleme ve işleme teknolojileri aynı gündemin parçaları olarak öne çıkıyor. ŞİLİ MODELİ BÜTÜN ZİNCİRİYLE MASAYA GELİYOR PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili’de Avrupa fındığının büyüme sonrası dönemini tartışacak. Üretim alanı genişledi; sektör profesyonelleşti; sponsor yapısı bahçeden fabrikaya uzanan bütün zinciri kapsayacak şekilde oluştu; konuşmacı listesi üretim, sanayi ve bitki sağlığı başlıklarını aynı programda buluşturdu. Bu tablo, Şili fındık sektörünün artık yalnızca “ne kadar üretim yapılacak” sorusuyla ilerlemediğini gösteriyor. Yeni dönemin gündemi; üretimin nasıl yönetileceği, kalitenin nasıl korunacağı, hastalık baskısının nasıl azaltılacağı, sürdürülebilir girdilerin nasıl kullanılacağı, işleme kapasitesinin nasıl artırılacağı ve küresel pazarda kalıcı konumun nasıl kurulacağı üzerinden şekilleniyor. TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN DİKKATLE İZLENMESİ GEREKEN BİR TABLO Şili’nin Avrupa fındığında ulaştığı ölçek, Türkiye açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Türkiye dünya fındığında ana üretici konumunu koruyor; ancak Şili’nin planlı büyümesi, teknik danışmanlık ağı, sanayi yatırımı, sürdürülebilirlik vurgusu, ürün koruma ve işleme teknolojileriyle güçlenen modeli, küresel rekabetin daha sertleşeceğini gösteriyor. Bu tablo, özellikle Giresun kalite fındığı için ayrı bir önem taşıyor. Giresun’da fındık büyük ölçüde yamaçlarda, parçalı ve eğimli arazilerde, yüksek işçilik maliyetiyle üretiliyor. Buna karşılık yeni büyüyen üretim bölgelerinde daha geniş alanlar, daha planlı bahçe yapıları, teknik danışmanlık destekleri ve sanayiyle entegre tedarik zincirleri öne çıkıyor. Giresun kalite fındığının aroma değeri, coğrafi niteliği, üretim zorluğu, işçilik maliyeti ve kalite farkı ortalama fiyat mantığı içinde eritilmemeli. Küresel rekabetin yeni döneminde Türkiye’nin yalnızca üretim miktarıyla değil; kalite standardı, üretici geliri, sürdürülebilirlik modeli, markalaşma, işleme kapasitesi ve ihracat stratejisiyle de güçlü bir cevap vermesi gerekiyor. Şili’nin yükselişi, Türkiye için bir tehdit başlığı olmanın ötesinde güçlü bir uyarı niteliği taşıyor. Dünya fındık piyasasında kalıcı güç, artık yalnızca ürün miktarıyla değil; üreticiyi merkeze alan teknik sistem, kaliteyi koruyan sanayi altyapısı, sürdürülebilirlik standardı ve markalaşmış ürün değeriyle kurulacak. PLANETNUTS GÜNÜ SEKTÖRÜN YÖNÜNÜ GÖSTERECEK PlanetNuts Day Avellanos 2026, Şili fındık sektörünün yeni aşamasını görünür hale getirecek. Casa Laura’daki buluşma, üretici, danışman, fidanlık, tedarikçi, ihracatçı, teknoloji firması, sanayi temsilcisi ve akademik uzmanları aynı zeminde buluşturacak. Gabriel Aguilar’ın teknik danışmanlık, Camilo Scocco’nun sanayi ve pazar, Ernesto Moya’nın bitki sağlığı perspektifi; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal, Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile’nin sponsor yapısıyla birleştiğinde, 2026 toplantısı Şili fındığında üretimden pazara uzanan bütün zinciri kapsayan güçlü bir sektör gündemine dönüşüyor. Şili, Avrupa fındığında büyümesini artık yalnızca rakamlarla değil, teknik kapasite, sürdürülebilirlik, kalite, işleme teknolojisi ve küresel pazar hedefleriyle birlikte anlatıyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026, bu yeni dönemin en net göstergelerinden biri olacak. KAYNAKÇA PlanetNuts’un PlanetNuts Day Avellanos 2026 duyuruları; Trinuts, Fitotecnología, Pack-Man, UPL, Rovensa Next Chile, FertiGlobal/Fertiamerica ve Sumitomo Chemical Chile sponsor açıklamaları; onaylı konuşmacı duyurusu; teknik üretici masası açıklaması; PlanetNuts’un kış dönemi saha yönetimi, budama, soğuklanma, hastalık koruması, AminoChem saha ziyareti, iklim değişikliği ve Alicahue partner duyurularına ilişkin güncel sosyal medya içerikleri esas alınmıştır.

2025’te Plastik İhracatı 10 Milyar Dolara Dayandı Haber

2025’te Plastik İhracatı 10 Milyar Dolara Dayandı

Plastik sektörü; küresel belirsizlikler, jeopolitik riskler ve yükselen maliyet baskılarına rağmen güçlü üretim altyapısı, geniş ürün portföyü ve yüksek ihracat kapasitesiyle 2025 yılında yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, bu başarının Türkiye’nin ihracatındaki genel artışa önemli bir katkı sağladığını belirterek, Türk sanayisinin üretim gücünü, esnekliğini ve küresel rekabet yeteneğini açıkça gösterdiğini ifade etti. Türkiye, küresel ekonomideki belirsizlikler, bölgesel çatışmalar ve ticaret üzerindeki baskılara rağmen 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza attı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaştı. Bu performans, Türk sanayisinin üretim kapasitesini, ihracat yeteneğini ve küresel rekabetçiliğini bir kez daha gözler önüne serdi. 2025 yılında ihracatta en büyük katkıyı 41,5 milyar dolarla otomotiv sektörü yaparken, kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü 31,9 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü oldu. Elektrik-elektronik sektörü ise 17,7 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Kimyevi maddeler ve mamulleri ürün grupları içerisinde plastikler ve mamulleri, 2025 yılında 9,567 milyar dolarlık ihracat ile açık ara lider konumunu sürdürdü. Plastik sektörünü, 7,133 milyar dolarlık ihracatla mineral yakıtlar ve ürünler izlerken, anorganik kimyasallar 3,673 milyar dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. “Plastik ihracatı büyüyor” 2025 yılı ihracat performansını değerlendiren plastik sektörünün çatı kuruluşu PLASFED Başkanı, küresel ölçekte yaşanan ekonomik daralma, jeopolitik riskler ve ticaret savaşlarına rağmen Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaşıldığını vurguladı. Kimya sektörünün yaklaşık 32 milyar dolarlık ihracatla Türkiye’nin ikinci büyük ihracatçı sektörü olduğunu belirten Karadeniz, bu başarının arkasındaki en güçlü itici kuvvetin plastik endüstrisi olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “2025 yılında plastik sektörü olarak yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam, sadece sektörümüzün değil, Türk sanayisinin üretim gücünün, esnekliğinin ve krizlere karşı dayanıklılığının somut bir göstergesidir. Plastik sektörü; yüksek teknolojiye dayalı üretimi, geniş ürün portföyü ve ihracat kapasitesiyle Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü koruyan temel sektörlerden biridir” dedi. Karadeniz ayrıca, “Kimya sektörü Türkiye ihracatında yalnızca büyüklüğüyle değil, sağladığı yüksek katma değerle de önemli bir rol üstleniyor. Bu değerin merkezinde ise plastik sektörü yer alıyor. Plastik endüstrisi, kimya sektörünün ihracat performansına en güçlü desteği sağlayarak Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıran stratejik bir aktördür” ifadelerini kullandı. Küresel çatışmalar ticareti etkiliyor Küresel ölçekte devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, lojistik hatlardaki aksamalar ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmaların dünya ticaretini ciddi şekilde etkilediğini belirten Başkan Karadeniz, Türk sanayicisinin bu zorlu süreçte büyük bir mücadele verdiğini söyledi. Karadeniz, “Küresel çatışmaların gölgesinde; artan maliyetlere, finansman erişimindeki zorluklara ve daralan pazarlara rağmen üretimden ve ihracattan vazgeçmeyen Türk sanayicisi ve ihracatçısı adeta birer kahramanlık hikayesi yazıyor. Türk ihracatçısı, tüm bu zorluklara rağmen pazarlarını korumayı ve yeni pazarlara açılmayı başardı” diye konuştu. Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi için sanayi ve ihracat odaklı politikaların önemine vurgu yapan Karadeniz, sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ihracatı destekleyici yapısal reformların hızla uygulanması gerektiğini ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.